lenin
30.01.2007, 10:21
Güvercinler şahinleri yendi
DOĞAN TARKAN
Sosyalistler 1968'den beri çok sayıda arkadaşını, yoldaşını kaybetti. Ben hepsi için gözyaşı döktüm. Kimilerini tanırdım, canım çok acıdı. Kimilerini tanımazdım, yine üzüldüm. Hepsinin ardından "biri ölür, binlercesi gelir" dedik. Öyle olmadı. Giden gitti, yerine çok fazla gelmedi. Bugün azız. Güçsüzüz. Oysa Hrant gitti ve yerine gerçekten yüz binler geldi.
Hrant Dink'in ölümü benim için en acısı oldu. Onu tanımazdım. Ama ölümü çok sarsıcı oldu, çünkü onu koruyamadığımızı biliyorum.
Aylardır başkaları ile birlikte Hrant'a da saldırılıyor. 301. maddeden ceza yedi. Tehditler aldı.
Biz sosyalistler olarak ne yaptık? Onu koruduk mu? Biz koruma polisliği yapamayız. Böyle bir yeteneğimiz yok, ama acaba politik olarak Hrant'ı koruduk mu? Hayır, korumadık. Ona sahip çıkmadık. Hatta içimizden bazıları onun öldürülmesine yol açan politik ortama katkıda bulundu. Deniz Baykal'ın artık solcu olduğunun söylenmesi çok zor olan CHP'si 301. maddeyi çıkartarak saldırının zeminini hazırladı. Doğu Perin-çek'in İşçi Partisi MHP'lilerle Kızılelma koalisyonu kurarak daha da ileri gitti.
Cumhuriyet gazetesi Türk milliyetçiliğinin bayraktarı oldu. Dün sosyalistler Cumhuriyet okuduğu için ülkücüler tarafından öldürülürdü, bugün Cumhuriyet kendi çalışanlarının kendi gazetelerinde verdiği ve içinde "Hepimiz Hrant'ız, hepimiz Ermeni'yiz" sloganını içeren ilanı basmamış. Ragıp Duran'ın deyişiyle, "Olsun, bize zaten İlhan Selçuk gibi Ermeni lazım değil!"
Kendilerine solcu diyen bazıları "Nobel Ödülü'nün 'Türkiye'de 1 milyon Ermeni öldürüldü' diyen yazara verilmesi, kararın siyasi içeriği hakkında soru işaretlerini de beraberinde getiriyor" diyebildi. Gene kendilerine sosyalist, komünist diyenler "Türkiye insanına olan kinini kustuğu röportajında bu ifadelere yer veren Pamuk, halk düşmanlığı konusunda Belge ile yarışıyor... Pamuk, uygarlığın değil, yozlaşmanın, çürümenin, ufalmanın, zavallılığın yazarı olarak kendisine alan açıyor" bile dediler.
Hem solda yer aldığını söyleyip hem de bu denli koyu milliyetçi olunabilir mi? Hayır. İşte bu nedenle Hrant'ın ölümü çok ağır geliyor. Çok yoldaşımız sağcılar tarafından öldürüldü, ama hiçbirinin öldürülmesini oluşturan koşullarda solun bu denli çok payı olmadı.
NE YAPTIK?
Kıbrıs sorununun hararetli olduğu günlerde, "Kıbrıs Türktür, Türk kalacaktır" mitinglerinin yapıldığı günlerde ben sosyalist oldum. Peki ne yaptım? Ecevit Kıbrıs'ı işgal ettiğinde ne yaptık? Bugün Türkiye solu Kıbrıs'taki Türk ordusu için ne düşünüyor?
Ya Türkiye'den kaçan Rumlar, Ermeniler, Süryaniler ve diğerleri? Onlar için ne yaptık? Kaçımız bizim sosyalist olduğumuz ve "demokratik Türkiye" mücadelesi verdiğimiz yıllarda Rumların yanlarına sadece bavullarını alarak kaçtığını fark etti? Ben kendi adıma bu tür sorunları yıllar sonra öğrendim. Utanç içinde öğrendim.
Ya Ermeni sorunu? İster soykırım deyin, ister ciddi bir katliam deyin, fark etmez. Tepki gösterdik mi? Bu ülkede yaşayan milyonlarca Yahudi, Ermeni ve Rum'un ne olduğunu sorguladık mı? İstanbul'un Kurtuluş adlı mahallesinin Tatavla olduğunu ve Ermeni mahallesi olduğunu biliyor muyuz? Biliyorsak bile, ses çıkardık mı? Yahudi'nin zengin, Rum'un ve Ermeni'nin korkak olmasına karşı çıktık mı?
Biz değil miyiz yıllardır seçilmiş Başbakanı asan; 27 Mayıs darbesini ilerici olarak niteleyen? Biz değil miyiz Kıbrıs'ın işgalini alkışlayan?
Geriye bakarsak, biz sosyalistler bu ülkedeki ırkçılığa ve milliyetçiliğe karşı tutarlı bir biçimde karşı çıkmadık. İşte bu nedenle Hrant'ın öldürülmesi çok acı veriyor. Çünkü bütün bunları bir kez daha hatırlatıyor. Eksiklerimizi yüzümüze çarpıyor.
Stalin'in Rusya'sının bir halklar cehennemi olmasına ses çıkardık mı? Milliyetçiliğin yağı bize Stalin'den bulaştı. Sorguladık mı? Hiç değilse SSCB dağıldığında dört bir tarafta ırkçı, faşist güruhlar ortaya çıktığında sorguladık mı? Orta Asya Cumhuriyetleri'nde "Türkmenbaşı" gibi eski Komünist Partisi yöneticileri yeni devlet başkanları olduğunda bu garipliği sorguladık mı?
Rusya'nın her tarafında azınlıklar ayrılmak için ayağa kalktığında sorguladık mı? Sürgünden dönen halkları duyduğumuzda düşündük mü "Böyle sosyalizm olur mu?" diye? Kafkas ülkelerinin nasıl SSCB'ye katıldığını düşünüp sorguladık mı?
YENİ BİR HAREKET
Hrant'ın cenazesinde yüz binlerce insan "Hepimiz Hrant'ız, hepimiz Ermeniyiz" diye yürüdü. Sosyalistler bu büyük yürüyüşte küçük ve etkisiz kaldı. Slogan atmadık, ama o kadar çok sesimiz çıktı ki, kendimiz de şaşırdık. Cenazeden önce toplanan sosyalist grupların temsilcilerinin birçoğu sloganlı yürümek istiyordu. "Halkın sesini susturamazsınız" diye. Halkın sesi kısıldı mı?
Hrant'ın vurulduğu günün akşamı 40 kişi Osman-bey'den Taksim'e yürüdük. Çoğumuz sosyalisttik. Ama dört gün sonra yüz binler olduk. İçimizden bazıları cenaze yürüyüşüne katılmadı. Öne sürdükleri gerekçe ne olursa olsun, asıl neden belli: Cumhuriyet gazetesi yöneticileri gibi, "Hepimiz Ermeniyiz" diyemediler.
Hrant ve onun cenazesine katılan yüz binler, cenazeye katılamasalar bile destekleyen milyonlar, bana çok şey öğretti.
Öncelikle halka güvenmenin ne kadar doğru olduğunu bir kere daha öğrendim. Milliyetçiliğin bir tehdit olmadığını, karşısında koskoca bir güç olduğunu bir kere daha gördüm. Bütün o linç edebiyatının nasıl palavra olduğunu, nasıl bir abartma olduğunu bir kere daha gördüm.
Genç, çok genç bir kuşağın, faşizmin ne olduğunu bile bilmeyen bir kuşağın arasında yürüdüm. Liseli binlerce gencin arasındaydım. Bu ülkede, dünyanın her yerinde olduğu gibi yepyeni bir hareket olduğunu bir kere daha gördüm. Cesaretim arttı.
Şimdi yeni bir dönem başlıyor. Artık sol eskisi gibi olamaz. Rumların bu ülkeden kaçmak zorunda kalmalarına sessiz kalmayacağız. Ermeni soykırımı üzerine sessiz kalmayacağız. Yahudilere karşı ırkçılığa müsaade etmeyeceğiz. 301 kalkacak, artık önümüzde duramaz.
Hrant'a, Rakel'e ve Hrant'ın cenazesine katılan yüz binlere teşekkür ederim. Bu ülkeyi değiştirecek en önemli adımı attık. Kemalizmin ve stalinizmin ürünü olan milliyetçiliğin artık Türkiye solu üzerine etkisi eskisi gibi güçlü olamaz. Ya sosyalistsiniz ya yurtsever! İkisi birden olunamaz. Sosyalistler bütün dünyayı, bütün insanları sever. Biz sadece Ermeni değiliz, Afrika-lı'yız, Asyalı'yız, Çinli'yiz, Amerikalı'yız, Arjantinliyiz, Kürt'üz. Biz insanız.
Hrant'ın cenazesinde duyduğumuz, güzel günlerin ayak sesidir. Eskiden "faşizmin ayak seslerini" duyardık, bu cenazede ise sağ ve sol milliyetçiliğin cenazesinin sesini duyduk. Biz güvercinler şahinleri 23 Ocak 2007'de yendik.
DOĞAN TARKAN
Sosyalistler 1968'den beri çok sayıda arkadaşını, yoldaşını kaybetti. Ben hepsi için gözyaşı döktüm. Kimilerini tanırdım, canım çok acıdı. Kimilerini tanımazdım, yine üzüldüm. Hepsinin ardından "biri ölür, binlercesi gelir" dedik. Öyle olmadı. Giden gitti, yerine çok fazla gelmedi. Bugün azız. Güçsüzüz. Oysa Hrant gitti ve yerine gerçekten yüz binler geldi.
Hrant Dink'in ölümü benim için en acısı oldu. Onu tanımazdım. Ama ölümü çok sarsıcı oldu, çünkü onu koruyamadığımızı biliyorum.
Aylardır başkaları ile birlikte Hrant'a da saldırılıyor. 301. maddeden ceza yedi. Tehditler aldı.
Biz sosyalistler olarak ne yaptık? Onu koruduk mu? Biz koruma polisliği yapamayız. Böyle bir yeteneğimiz yok, ama acaba politik olarak Hrant'ı koruduk mu? Hayır, korumadık. Ona sahip çıkmadık. Hatta içimizden bazıları onun öldürülmesine yol açan politik ortama katkıda bulundu. Deniz Baykal'ın artık solcu olduğunun söylenmesi çok zor olan CHP'si 301. maddeyi çıkartarak saldırının zeminini hazırladı. Doğu Perin-çek'in İşçi Partisi MHP'lilerle Kızılelma koalisyonu kurarak daha da ileri gitti.
Cumhuriyet gazetesi Türk milliyetçiliğinin bayraktarı oldu. Dün sosyalistler Cumhuriyet okuduğu için ülkücüler tarafından öldürülürdü, bugün Cumhuriyet kendi çalışanlarının kendi gazetelerinde verdiği ve içinde "Hepimiz Hrant'ız, hepimiz Ermeni'yiz" sloganını içeren ilanı basmamış. Ragıp Duran'ın deyişiyle, "Olsun, bize zaten İlhan Selçuk gibi Ermeni lazım değil!"
Kendilerine solcu diyen bazıları "Nobel Ödülü'nün 'Türkiye'de 1 milyon Ermeni öldürüldü' diyen yazara verilmesi, kararın siyasi içeriği hakkında soru işaretlerini de beraberinde getiriyor" diyebildi. Gene kendilerine sosyalist, komünist diyenler "Türkiye insanına olan kinini kustuğu röportajında bu ifadelere yer veren Pamuk, halk düşmanlığı konusunda Belge ile yarışıyor... Pamuk, uygarlığın değil, yozlaşmanın, çürümenin, ufalmanın, zavallılığın yazarı olarak kendisine alan açıyor" bile dediler.
Hem solda yer aldığını söyleyip hem de bu denli koyu milliyetçi olunabilir mi? Hayır. İşte bu nedenle Hrant'ın ölümü çok ağır geliyor. Çok yoldaşımız sağcılar tarafından öldürüldü, ama hiçbirinin öldürülmesini oluşturan koşullarda solun bu denli çok payı olmadı.
NE YAPTIK?
Kıbrıs sorununun hararetli olduğu günlerde, "Kıbrıs Türktür, Türk kalacaktır" mitinglerinin yapıldığı günlerde ben sosyalist oldum. Peki ne yaptım? Ecevit Kıbrıs'ı işgal ettiğinde ne yaptık? Bugün Türkiye solu Kıbrıs'taki Türk ordusu için ne düşünüyor?
Ya Türkiye'den kaçan Rumlar, Ermeniler, Süryaniler ve diğerleri? Onlar için ne yaptık? Kaçımız bizim sosyalist olduğumuz ve "demokratik Türkiye" mücadelesi verdiğimiz yıllarda Rumların yanlarına sadece bavullarını alarak kaçtığını fark etti? Ben kendi adıma bu tür sorunları yıllar sonra öğrendim. Utanç içinde öğrendim.
Ya Ermeni sorunu? İster soykırım deyin, ister ciddi bir katliam deyin, fark etmez. Tepki gösterdik mi? Bu ülkede yaşayan milyonlarca Yahudi, Ermeni ve Rum'un ne olduğunu sorguladık mı? İstanbul'un Kurtuluş adlı mahallesinin Tatavla olduğunu ve Ermeni mahallesi olduğunu biliyor muyuz? Biliyorsak bile, ses çıkardık mı? Yahudi'nin zengin, Rum'un ve Ermeni'nin korkak olmasına karşı çıktık mı?
Biz değil miyiz yıllardır seçilmiş Başbakanı asan; 27 Mayıs darbesini ilerici olarak niteleyen? Biz değil miyiz Kıbrıs'ın işgalini alkışlayan?
Geriye bakarsak, biz sosyalistler bu ülkedeki ırkçılığa ve milliyetçiliğe karşı tutarlı bir biçimde karşı çıkmadık. İşte bu nedenle Hrant'ın öldürülmesi çok acı veriyor. Çünkü bütün bunları bir kez daha hatırlatıyor. Eksiklerimizi yüzümüze çarpıyor.
Stalin'in Rusya'sının bir halklar cehennemi olmasına ses çıkardık mı? Milliyetçiliğin yağı bize Stalin'den bulaştı. Sorguladık mı? Hiç değilse SSCB dağıldığında dört bir tarafta ırkçı, faşist güruhlar ortaya çıktığında sorguladık mı? Orta Asya Cumhuriyetleri'nde "Türkmenbaşı" gibi eski Komünist Partisi yöneticileri yeni devlet başkanları olduğunda bu garipliği sorguladık mı?
Rusya'nın her tarafında azınlıklar ayrılmak için ayağa kalktığında sorguladık mı? Sürgünden dönen halkları duyduğumuzda düşündük mü "Böyle sosyalizm olur mu?" diye? Kafkas ülkelerinin nasıl SSCB'ye katıldığını düşünüp sorguladık mı?
YENİ BİR HAREKET
Hrant'ın cenazesinde yüz binlerce insan "Hepimiz Hrant'ız, hepimiz Ermeniyiz" diye yürüdü. Sosyalistler bu büyük yürüyüşte küçük ve etkisiz kaldı. Slogan atmadık, ama o kadar çok sesimiz çıktı ki, kendimiz de şaşırdık. Cenazeden önce toplanan sosyalist grupların temsilcilerinin birçoğu sloganlı yürümek istiyordu. "Halkın sesini susturamazsınız" diye. Halkın sesi kısıldı mı?
Hrant'ın vurulduğu günün akşamı 40 kişi Osman-bey'den Taksim'e yürüdük. Çoğumuz sosyalisttik. Ama dört gün sonra yüz binler olduk. İçimizden bazıları cenaze yürüyüşüne katılmadı. Öne sürdükleri gerekçe ne olursa olsun, asıl neden belli: Cumhuriyet gazetesi yöneticileri gibi, "Hepimiz Ermeniyiz" diyemediler.
Hrant ve onun cenazesine katılan yüz binler, cenazeye katılamasalar bile destekleyen milyonlar, bana çok şey öğretti.
Öncelikle halka güvenmenin ne kadar doğru olduğunu bir kere daha öğrendim. Milliyetçiliğin bir tehdit olmadığını, karşısında koskoca bir güç olduğunu bir kere daha gördüm. Bütün o linç edebiyatının nasıl palavra olduğunu, nasıl bir abartma olduğunu bir kere daha gördüm.
Genç, çok genç bir kuşağın, faşizmin ne olduğunu bile bilmeyen bir kuşağın arasında yürüdüm. Liseli binlerce gencin arasındaydım. Bu ülkede, dünyanın her yerinde olduğu gibi yepyeni bir hareket olduğunu bir kere daha gördüm. Cesaretim arttı.
Şimdi yeni bir dönem başlıyor. Artık sol eskisi gibi olamaz. Rumların bu ülkeden kaçmak zorunda kalmalarına sessiz kalmayacağız. Ermeni soykırımı üzerine sessiz kalmayacağız. Yahudilere karşı ırkçılığa müsaade etmeyeceğiz. 301 kalkacak, artık önümüzde duramaz.
Hrant'a, Rakel'e ve Hrant'ın cenazesine katılan yüz binlere teşekkür ederim. Bu ülkeyi değiştirecek en önemli adımı attık. Kemalizmin ve stalinizmin ürünü olan milliyetçiliğin artık Türkiye solu üzerine etkisi eskisi gibi güçlü olamaz. Ya sosyalistsiniz ya yurtsever! İkisi birden olunamaz. Sosyalistler bütün dünyayı, bütün insanları sever. Biz sadece Ermeni değiliz, Afrika-lı'yız, Asyalı'yız, Çinli'yiz, Amerikalı'yız, Arjantinliyiz, Kürt'üz. Biz insanız.
Hrant'ın cenazesinde duyduğumuz, güzel günlerin ayak sesidir. Eskiden "faşizmin ayak seslerini" duyardık, bu cenazede ise sağ ve sol milliyetçiliğin cenazesinin sesini duyduk. Biz güvercinler şahinleri 23 Ocak 2007'de yendik.