Orijinalini görmek için tıklayınız : Cenaze Törenlerimiz.
SELAM canlar. Bu topikte sizlere çeşitli yörelerin cenaze törenleri hakkında bilgi vermeye çalışacağım. Umarım bazı canların kafasındaki sorulara cevap verebilirim.
MUĞLA- ANTALYA- MERSİN' in BAZI YÖRELERİNDEKİ ALEVİLERİN CENAZE TÖRENLERİ
Bu yöredeki cenazeler eski Göktanrı ve Yunan cenazelerinden esintiler taşır. Ben şimdi kendi bulunduğum bölgenin cenazesini size anlatmak istiyorum. Bu cenaze biçimi küçük farklılıklar olsada Antalya Mersin ve Aydın daki Tahtacılar tarafından uygulanır.
1- VEFAAT GÜNÜ
Haber kısa sürede yayılır ve çevresi toplanır. Eğer gece ölmüşse başında sabah olmsaı beklenir. Bu sırada Merhumun ayaklarına kına yakılır. Sabah olunca herkez toplanmış olur. Cenaze görevlilerce yıkanır ve giydirilir. Ayakları ve ağzı çötülür.Daha sonra bir kilimin içinde tabuta konur. Kapak kapatılmaz. Herkez merhumla vedalaştıktan sonra tabut kaldırılır ve elden ele geçirilerek mezarlığa kadar götürülür. Bu esnada kadınla evde bekler. Erkekler cenazeyi Mezarlıkta Musallaya yerleştirir. Cenaze namazı kılınır ve Cenaze mezarın yanına getirilir. Dede veya Mürebbi İsm-i Azam duasını okur. Mezarın içine döşek, çarşaf, su testisi, bir adet somun ekmek, çıra, çakmak, bazı yörelerdede balta konur.
Cenaze yerleştirilir. Üstüne yorgan örtülür ve özel eşyaları yanına bırakılır. Üstüne toprak göçmemesi için tahta ile kapatılır ve tahtanın kenarları kiriş otu ile sıkılaştırılır. Herkes sırası ile toprak atar. Kürek elden ele verilmez yere atılarak alınır. Bu işlem bitince Mürebbide İsm-i azamı bitirmiş olur ve herkeze sorar "er (bayansa hatun) kiş niyetine hakkınızı helal ediyormusunuz" herkez helal edince oradan ayrılır. Yas evine gelir. Herkez evinde ne yemek varsa getirir ve uzak misafirlerle yenir. Ev sahibi o gün sadece bir kurban keser. Yemeğe başlamadan önce ERKEN çevrilir. Erkende önce farraş yeri süpürür. Daha sonra Lokmacı sofrayı ve kurbanın döşü ile sağ ön bacağı mürebbiye niyaz ederek getiri.Mürebbi Sofra gülbengini okur. İkrarı alınmış 5-7 kişi ile bunlar yenir ve herkez yemeğe başlaya bilir.
O gün bittiğinde ölünün yıkandığı yere bir ateş yakılır ve bir kap içinde su konur.
2- İKİNCİ GÜN
Daha önceden konmuş su süzülür ve içinden ölünün kirpikleri çıkar. (ölünün gelip kirpiklerini attığına inanılır). O gün Taziyeler kabul edilir. Eğer ölü genç ise ağıtlar yakılır.
3- ÜÇÜNCÜ, BEŞİNCİ, YEDİNCİ, ON İKİNCİ , KIRKINCI GÜNLERİ ve YILLARI
Bu günlerde de kurban kesilir. Yemek verilir. İlk gündeki gibi erken çevirilir.
devamı var
çeşm-i naz 01.02.2007, 17:33 paylaşımın için sağol ama bir kaç şey takıldı gözüme onları sormak istiyorum
-cem evinde yıkanmıyor mu cenaze?
-kadınlardan neden helallik almıyorsunuz?
-kına neden yakılıyor?
-ölünün darı çekilmiyor mu?
-ateş neden yakılıyor su ısıtlıyor?yaa bir de gerçekten kirpik mi çıkıyor içinden?
-döşek konulması garip geldi biraz bana???:huh:
su ısıtılmıyor ateş ayrı su ayrı. evet içinden gerçekten kirpik çıkıyor (bunun hala nasıl olduğunu çözemedim)
Kınanın yakılma sebebi Allah'a şükrandır. Eğer kişi evinde değilde kaza sonucu falan ölseydi yakılmazdı çünkü nasip olmazdı. Hem allah katına çıkarken güzellik içindir bu.
Döşek bradaki Rumlar arasındada yaygındır. Öldükten yaşama inancından gelir.
Balta ise insanların bu dünyada ne iş yapıyorsa öbür taraftada o işi yapacağı inancındandır.
çeşm-i naz 01.02.2007, 18:16 çok ilginç gerçekten de çok şaşırdım peki cem evinde niye yapmıyorsunuz yıkamıyorsunuz cenazeyi??
arkadaşlar daha öncede bahsettiğim gibi anadolu aleviliğinde cem evi diye bir anlayış yoktur. bu anlayış şehirlerşmenin sonucu olarak gelişmiştir. anadoluda cemler raskele seçilmiş evlerde yapılır. zaten bizim cem evimizde yok.
ALEVİ ÖNDERLERİNİN BELİRTTİĞİ CENAZE
Canlar esasen Alevi büyüklerinin buyurduğu cenaze şekli ise şöyledir. Bu cenaze şeklini Rahmetli Dedem beni eğitirken öğretmişti. Fakat bu bölgenin adetleri yukarıda anlattığım gibi olduğu için bu yöntemi uygulayamıyorum. Ama asıl cenazelerimiz böyle olmalı. Bu yazıyı size pek değerli Hüseyin Gazi Metin dedemin ağzından anlatıyorum.
1- HAK DÖŞEĞİNE KONULMASI
Bir can ruhunu Hakk'a teslim ettiğinde o an en yakınında bulunan bir kimse, " Ya Hak,Muhammet,Ali Şefaatinden mahrum eyleme " diye tekbir getirerek Hakk'a yürüyen Can'ın gözlerini kapatır.
Temiz bir bez , mendil ya da tülbent ile çenesini bağlar. Elbiseleri çıkarılarak, bir çarşafa sarılıp "Rahat döşeğe-Hak döşeğine" bırakılır. Elleri yanlarına düzgün bir şekilde uzatılır. Her iki ayak baş parmakları bir bezle birbirine bağlanır. Sırt üstü yatırılan mevtanın üzeri tamamen kapanacak şekilde temiz bir çarşafla ya da bezle örtülür.
2- YIKAMA
Hakk'a yürüyen can, teneşire büyük bir dikkat, saygı ve özenle taşınır. Bu sırada bir gülbank okunur. " Ber Cemal-i Muhammed, Şah-ı velayet, İmam Ali, İmam Hasan, Şah Hüseyini Pir bilene verelim candan salavat.( Bu sırada orada bulunan canlar salavat getirirler)
Dede " Hakk'tan geldik, hakk'a gidiyoruz. Can kıblesine döndük, Yüce Tanrım Hakk'a yürüyen Can senin aşığındır. Sen Canansın O da Can'dır. Şimdi Can bedeni terk etti. Bedeni toprağa dönecek don değiştirecek. Canı ruhu ise sana dönecek. Mürşidimiz Muhammed, Pirimiz Ali, Ehl-i beyt'in yüzü suyu hürmetine sana dönen bu Canı sancağının altına alasın, saklayasın, bekleyesin. GERÇEĞE HÜÜ." diye gülbank verir.
Bu dualar, gülbanklar verilirken mevtanın üzerine iki kat ya da kalın bir "stil bezi" örtülür. Bu bezin kalın ya da iki kat örtülmesinin sebebi vücudun iç kısmını ve avret yerlerini göstermemesi amaçlıdır. Önce avret yerleri yıkanır ve bir pamuk ya da bezle tıkanır. Yıkama esnasında akıntı olmasına karşı tedbir olarak öncelikle bu işlem yapılmalıdır. Sonra vücudunun üst kısmından başlayarak, vücudunun her bölümünde ayrı eldiven ve singer kullanarak bol sabunlu ılık suyla iyice yıkanır. ( 4 takım eldiven ve singer gereklidir!) Yıkama esnasında mevtanın erkek ise erkek müsahibi, kadın ise bayan müsahibi yıkamaya yardımcı olur.
Bu aşamadan sonra müsahibi varsa öncelikle müsahibinden başlamak üzere en yakın akraba ve arkadaş dost, komşular sırası ile mevtayı ziyaret eder, bir miktar su dökerler. ( Can suyu)
Yıkama bittikten sonra mevta üst tarafı temiz bir havlu ile, alt tarafı ayrı bir havlu ile başı da ayrı bir havlu ile kurulanır. Cenazenin sarılacağı kefen bezinin altına sargı bezleri (ayaklarına , beline ve boynuna gelecek şekilde) önceden yerleştirilir. Üzerine sargı bezi açılır. Cenaze bu sargı bezinin üzerine sırt üstü yatırılır.
Erkek kefeni üç parçadır. Ahiret gömleği, eteklik ve sargıdan oluşur. Kadın kefen ise 4 parçadır. gömlek, eteklik, sargıya ilaveten baş örtüsü ve göğüs örtüsü bezi bulunur.
Sargı bezinin üzerine yatırılmış olan mevtaya Ahiret gömleği giydirilir. ardından eteklik sarılır. Sonra sargı bezi her iki taraftan vücudu iyice saracak şekilde, baş ve ayaklar görünmeyecek şekilde sarılır. Baş ve ayak uçlarından ve belinden bağlanır. Bu bağlar mevta kabire konulduğunda çözülür.
Kefenleme işleminde önemli bir kural ise kefen bezinin mevtanın kendi kazancından sağlanması ilkesidir. Mevta kefene konulduktan sonra yüzü açılır. Akraba , komşu ve yolculamaya gelenler iseğe bağlı olmak üzere, Hakk'a yürüyen Can'ı son kez görürler. Ziyaret esnasında gözyaşı dökülmez, ziyaret sonucu kefenin başı da kapatılır.
3- HELALLİK ALINMASI
Hakk'a yürüyen Can'ı uğurlamaya gelenlerden "Helallik" alınır. Bu Helallik töreni hem Hakk'a yürüyen Can 'ın evinin önünde, hem de Cenaze töreninin yapılacağı yerde alınır. Buna Alevi- Bektaşi inancında " Helallik Meydanı" da denir.
Hakk'a yürüyen can, evinin önünde uygun yükseklikte bir yere konur. Dede helallik isterken diğer canlar cemlerde olduğu gibi yarım ay biçiminde ayaklar mühürlenerek ve eller göğüste çapraz bir vaziyette dar duruşuna geçerler. Çünkü dar duruşu bir teslimiyettir.
Dede " Hakk'a yürüyen ( erkek ya da bayan adı ile anılarak) ......... Can'ı nasıl bilirdiniz?" diye sorar. Canlar " İyi bilirdik, Hak Muhammed Ali, dondan dona , Candan Cana taşısın." derler.
Ardından Dede " Ey canlar, Hakk'ı hakikatı özünde gören, bu yüzden En-el hak diyen, 72 millete bir nazarla bakıp, eline , diline , beline sahip olmayı kendisine ilke edinen, dini sevgi, kabesi insan, kitabı bilim, mazlumun yanında, zalimin karşısında yer alan ve şimdi Hakk'a yürüyen bu can (bu yol eri, ya da bacısı) sizin içinizde yeyip içti, sizlerle yaşadı. Belki de hak yedi, şimdi göçtü, hakk'a yürüdü.
Bu can üzerinde maddi , manevi hakkınız olabilir, varsa helal ediyormusunuz? diye sorar. Canlar "Helal ediyoruz" derler.
Bu soru üç kez tekrarlanır. Her defasında Helal ediyoruz cevabı alınır. Ardından Dede " Hakkımız varsa helal ediyoruz diyen canlardan Hak Muhammed Ali razı olsun der. Sonra Dede duaya başlar...
"Ya Hakk, ya Muhammed, ya Ali. Yücelerden yüce tanrım. Can kıblesine döndük, sana yalvarıyoruz, sana yakarıyoruz. Hepimiz senden geldik, sana döneceğiz. Hakk'a yürüyen bu ............... can, yönünü sana çevirmiş, sana dönüyor. Seni Hakk bilen, Hz. Muhammedi mürşid bilen, Hz. Ali'yi Pir bilip, Ehl-i Beyte gönülden bağlı olan bu Canı, İmam Hasan, İmam Hüseyin aşkına bağışla.
Bismişah...Allah Allah... Hakk Muhammed Ali, On iki İmam, Pirimiz , Üçler , beşler yediler, Ondört masum-u Pak'lar, On yedi kemerbestler, Kırklar, Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli aşkına bağışla. Hakk'a yürüyen, Can'ın geride kalan yakınlarına, yol kardeşlerine, sabretme gücü ve sağlıklar ihsan eyle , Burada bulunan bütün can'ların geçmişlerinin ruhu şad eyle.
Ya Hakk.. Hepimize Hakk Muhammed Ali diyerek don değiştirme nasip eyle. Hakkın huzurunda Dem-i Ali, Sırr-ı Nebi, Pirimiz üstadımız Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli ve tüm yol erenlerinin ve gerçeklerin demine devranına hüü diyelim, verelim candan salavat... der.
Salavat: (Allahume salli ala seyyidina Muhammed ve ala Ali seyyidina Muhammed. La ilahe illallah, Muhammedün Resulullah, Aliyyül Veliyullah, Mürşid-i Kamilullah,)
Bu gülbank ile HELALLİK alınmış olur. Helallik meydanı töreni biter.
4- CENAZE TÖRENİ (CENAZE MEYDANI)
Helallik Gülbangı'nın ardından Cenaze töreni (ya da Meydanı) başlar. cenaze törenine gelen canların Cem törenine gelir gibi, tertemiz yıkanmış olmaları gerekir.
Cenaze Musalla taşına konur. Canlar cenazenin ardında yarım ay biçiminde toplanırlar. Dede ise cenazeyi önüne alarak canları karşısına alır ve cemal cemale Ayn-i Cem de olduğu gibi tören başlar.
<u>(Alevi-Bektaşi geleneği bugün sünni anlayışla uygulanmaktadır.)</u>
Cenaze töreninde kadın erkek yanyana safa durur.(Artık sünnilerin bile cenaze törenlerinde kadın- erkek yan yana saf durmaktadırlar.) Canlar ellerini çapraz bir şekilde göğsünde buluştururlar. Cem töreninde olduğu gibi ayaklar mühürlenip "Dar" durumuna geçerler. Alevi- Bektaşi erkanı böyle olması gerekirken bugün sünni anlayışın uygulamaları yapılmaktadır.
Cenaze töreni ‘’Hakk Ya Muhammed Ya Ali’’ tekbiri ile başlar. Bu tekbir söylenirken başlar yukarıya kaldırılır.( Alevi- Bektaşi inancında asıl olarak " Allahuekber" diye tekbir yoktur, sonradan törenlere bir şekilde eklenmiştir. (İmam-ı Cafer Cenaze töreninin secdesi ve rukusu olmadığı için namaz olmadığını belirtmiştir.)
Dede cenazenin baş kısmında durarak tekbirden sonra duaya başlar. Bismişah... Ya Hakk, Ya Muhammed, Ya Ali.
Yüce tanrım, Hakk'a yürüyen ............. can için durduk sana duaya.Yüzümüzü döndük Kıble-i Beytullah'a. Uyduk Hakk ,Muhammed, Ali ve On iki İmama...
Yücelerden yüce Ya Hakk. Can Kıblesine döndük. Düşündük , yaradılanı gördük, yaradana inandık , yaradanı İnsan-ı Kamil'de bulduk. En- el Hakk olduk,
Bağışla bizi Ya Hakk. Sana yürüyen , sana uçan , sana doğru uğurladığımız, sana doğru yolculadığımız bu Can'ı bağışla.
Bilenler bildikleri bir duayı okusun, bilmeyenler Hak Muhammed Ali aşkına salavat getirsin... der.
Dede:
"Ya Hakk, Ya Muhammed, Ya Ali " der. Bu söz söylenirken başlar yukarıya doğru kaldırılır.
" Hakikat abdestini aldık . Günahımız sevabımız boynumuzda niyaza geldik . Medet mürvet Şahım darına durmaya geldik.
Ezelden seyrettik biz bu alemi, Güneş doğmadan, ay doğmadan, Aydan günden ezelden.Bu mülke biz gelmiş gitmiş idik ezelden . Günahlarımızı, sevaplarımızı bir mizanda tartmış idik ezelden. Konağımız ışıktır, handan ezelden. Cananı gördük hoş olduk, Özümüzü tanıdık yol olduk. Ana rahmine düştük kandan ezelden. GERÇEĞE HÜ. MÜMİN E YA ALİ...
Dede : Ya Hakk, Ya Muhammed, Ya Ali...
Bu can Hakk'a yürüdü. Kainatın temsilcisi idi. Hakk ile buluştu, yaradana kavuştu. Yeni bir dona , yeni bir cana , bin bir cana karıştı.
Bu can ölmeden evvel binlerce kez ölmüş , binlerce kez de dirilmiş idi. Şimdi bu can başka bedenlerde yeniden dirilecek, bu canın bedeni canlı cansız her şeye sinecek.Kainat durdukça yaşayacak bu can canan içinde. Gerçeğe hü Mümine Ya Ali...
Dede: Ya Hakk, Ya Muhammed, Ya Ali...
Dostlar, bu Can Hakk'a yürüdü. Ruhu ortada kaldı. . Hakk'a teslim olan bedendir. Ona bedensiz kalmanın acısını çektirmeyelim. Yaşadığınız müddetçe Hakk'a yürüyen bu canın ruhunu, özünüzde yaşatabilir misiniz? Bu soruyu üç kez tekrarlayan dede 3 kez "İsteriz" cevabını aldıktan sonra : Hak Muhammed Ali sizlerden razı olsun. dilekleriniz, dualarınız, Hak Muhammed Ali'nin gönül defterine kaydedilsin. Her daim dile gelsin. GERÇEĞE HÜ MÜMİNE YA ALİ.
SELAMLAMA
Tekbirden sonra sağa dönerek SELAM OLSUN HAKK'IN HUZURUNA VARANLAR. denir bu esnada sol el aşağıya sarkıtılır. Sonra sola dönerek " SELAM OLSUN GERÇEĞE HÜ DİYE DUA EDENLER" der ve sağ el de aşağıya sarkıtılır.
Sağa sola selam verildikten sonra dede " Rıza-i Lillah için Hakk'a yürüyen bu can için, bildiğiniz bir duayı yapın der. ( Bilenler bildikleri bir duayı, bilmeyenler Hak Muhammed Ali'ye salavat getirir.)
Böylece Cenaze töreni sona erer.
5- MEZARA KOYMA
Daha sonra Hakk'a yürüyen can mezara konur. Üzeri yarım çatı şeklinde kapatılır.Bu sırada dede GÜLBANK VERİR.
" Ey sonsuz keremli Yüce tanrım. Divanına geldik, darına durduk. Ya Hakk...Dualarımızı, Muhammed Mustafa aşkına, Aliyyel Murteza aşkına, On İki İmamlar aşkına kabul eyle...
Ya Hakk... Kusurlarımıza bakma, Gönlümüze kin, kibir, gammazlık, garezlik, hasetlik sokma. Kalbimizi kara, yüzümüzü yara etme. Hastalarımıza şifa, detlerimize deva eyle.
Ya Hakk... Görünür , görünmez kazadan, beladan, şerden, münkirden, nursuzdan, pirsizden, yolsuzdan bizleri koru. Bizlerden doğacak zümreyi İnsan-ı Kamil eyle Ehli-beyt davasının gönül erlerinden eyle. Ya Hakk... Evlat isteyene evlat, nimet isteyene nimet, kısmet isteyene kısmet nasip eyle. Ya Hakk... Gökten hayırlı rahmet, yerden hayırlı bereket ihsan eyle. Ya Hakk...Don değiştiren, Hakk'a yürüyen ana - baba, konu - komşu, çoluk - çocuk, kimsesi olmayan , mezar taşı dahi belli olmayanların gönül defterine kaydeyle ya Hakk...
Yücelerden yüce Ya Hakk...
Okuduğumuz gülbankları, duaları Nebilerin, Velilerin Muhammed Ali'nin gönül defterine kaydeyle ya Hakk. Ya Hakk, Kerbela'da biat etmeden canını verenlerin ruhlarına hediye eyledik, kabul eyle ya Hakk.On İki İmamın, Ehl-i Beyt'in gönül defterine kaydeyle ya Hakk. Ya Hakk... Muhammed Ali yolunda can verenlerin, çilesini çekenlerin aziz ruhlarına hediye eyledik gönül defterlerine kaydeyle ya Hakk... İnsanlığa ışık tutanların, Hallac-ı Mansurların, Seyyit Nesimilerin, Pir Sultanların ve insanlık yolunda,hak yolunda, halk yolunda can veren şehitlerin ruhuna hediye eyledik, gönül defterine kaydeyle ya Hakk...
Hakk'a yürüyen , sana doğru uçan, sana doğru yolculadığımız .............Can'ın gönül defterine kaydeyle ya Hakk...
Bu gülbanktan sonra Dede, son olarak hazırda bulunan canlara bildikleri bir duayı okumalarını öğütler ve cenaze töreni biter.( Cenaze törenlerinde Fatiha okunması mecburiyeti yoktur. İmam Cafer Buyruğu, bilinen bir duayı, genellikle salavat getirmeyi, ve On İki İmam'ın adını sayıp bilinen bir dua ile söylenmesini öğütler.)
Dede bu tören sonrasında Hakk'a yürüyen Can'ın evine hane halkı ve yakın akrabalarını toplar. Hakk'a yürüyen Can'ın vasiyeti varmıdır? diye sorar. Borcu var mıdır? diye sorar. Var ise dedenin huzurunda açıklanır. Borcu varsa ödeme şekli kararlaştırılır. Rızalık alınır. Cenaze töreni ardından katılanlara lokma verilir.Cenaze evine birkaç gün komşular tarafından yemek verilir, ev işleri yapılır.
Hüseyin Gazi Metin
Dede
esmerim26 01.02.2007, 20:29 2- İKİNCİ GÜN
Daha önceden konmuş su süzülür ve içinden ölünün kirpikleri çıkar. (ölünün gelip kirpiklerini attığına inanılır). O gün Taziyeler kabul edilir. Eğer ölü genç ise ağıtlar yakılır.
[COLOR="Red"]
çok ilginç ilk defa böyle bişey duydum can birde demişsin ki ''farraş yeri süpürür '' ben farraş ne demek? kadınlar cenazeye götürülmedikleri için bu konu ilgimi çekti ayrıca paylaşımın için saol emegine saglık:innocent:
gerçekten kirpik çıkıyor. farraş cemde bir hizmettir. diğer adıyla süpürgeci.
burada kadını sokmuyorlar mezarlığa. bir türlü burdakilere öğretemedim "böyle cenaze olmaz" dediysemde yok kabul etmiyorlar. illaki kadın olmayacak. cenaze namazı kılınacak. halbuki bakın bizim cenazelerimiz aşşağıdaki gibi olmalı.
bu arada arkadaşlar . cenaze konusunda sorusu olan varsa bana burda sorabilir. muhakkak cevaplarım.
yenibirgün 01.02.2007, 22:52 arkadaşlar daha öncede bahsettiğim gibi anadolu aleviliğinde cem evi diye bir anlayış yoktur. bu anlayış şehirlerşmenin sonucu olarak gelişmiştir. anadoluda cemler raskele seçilmiş evlerde yapılır. zaten bizim cem evimizde yok.
Evet ya haklısın biz köydeyken ölünün evinin önünde yıkanırdı cenaze ama işte istanbula geldik cem evinde yapılıyor.Büyük ihtimalle camilerde yapılmaması içindir diye düşünüyorum.Ama annem dediğine göre camide yapılan bir yıkamada da ölünün eline ve ayağına kına yakılmış ve hatta üstüne gül suyu dökülmüş.Çok ilginç.
ÖLÜM DÖŞEĞİNDEKİ İNSANA KARŞI GÖREVLER:
Alevi bir can ölüm döşeğinde iken yanındakilerin belirli görevleri vardır.BUnlar şöyledir.
1. Su Vermek
Ölüm halindeki kişi de, ölüme ait belirtilerin (örneğin, nefes almada aşırı güçlükler, belleğin yitirilmesi, hareketlerdeki ani ve kontrolsüz değişiklikler vb.) görülmesi durumunda, ağzına az miktarda su verilir. Zaten ölüm döşeğindeki “can”a sürekli olarak belirli aralıklarla su verilir ya da su içmeyecek durumda ise dudakları bir bez veya pamuk parçası ile ıslatılır.
Sünni inanışlı toplulukların ölüm halindeki kişiye kıbleye çevirme geleneğine, Alevilerde -özellikle kırsal kesimde yaşayanlarda- pek rastlanılmamaktadır. Ölüm halindeki kişinin yatarken herhangi bir yöne doğru çevrileceğine ya da belli bir biçimde yatırılacağına ilişkin hiçbir yazılı veya sözlü kayıt bulunmamaktadır. Alevilikte, kıbleye çevirme olgusunun bulunmaması, bu inanca göre kıblenin tanımlanmasının Sünnilikten farklıdır ve bunda Alevi düşünce yapısının önemli rol oynadığını söylemek olanaklıdır. Çünkü Alevilikte kıble, insanın karşısında yer alan bir başka insanın yüzüdür (“can”ın cemalidir). Dolayısıyla ayrıca bir kıble arayışına ihtiyaç duyulmamaktadır.
2. Kelime-i Tevhid Getirmek
Ölmek üzere olan ve tamamen şuurunu kaybetmemiş-söylenenleri anlayarak tekrar edebilen-kişinin yanında dinsel bilgi sahibi (Dede, Baba, mürşid, rehber vb. gibi) kişi tarafından üç kez “Tevhid Kelimesi” veya “Şehadet Kelimesi” söylenir:
“LA İLAHE İLLALLAH, MUHAMMEDUN RASULULLAH, ALİYYUN VELİYULLAH”
(“Allah’tan başka Tanrı yoktur. Muhammed Mustafa Allah’ın elçisidir. Aliyyel-Mürteza, Allah’ın velisidir” ya da “İnanırım ve derim ki Allah’tan başka Tanrı yoktur; yine inanırım ve derim ki Muhammed Mustafa Allah’ın elçisidir. Ve yine inanırım ve derim ki Aliyyel - Mürteza Allah’ın velisi ve inananların önderidir”)
Bu sözleri ölüm halindeki kişinin tekrar etmesi için kesinlikle ısrar edilmez. Hastanın durumu bunları söylemeye uygun değilse, yalnızca “Allah” sözü telkin edilir. Ayrıca, ölmek üzere olanın yanında çok hafif sesle “düvazimam” okunabilmektedir. Çoğunlukla ölmek üzere olan kişinin yanına aile bireyleri ve onun en çok sevdiği arkadaşları alınmaktadır.
3. Kutsal Kitaptan Bölümler Okumak
Aleviliğin heterodoks niteliğine bakılarak bir takım tören ve ritüellerden yoksun saymak olanak dışıdır. Her inanış gibi, bu inanca bağlı topluluklarda tören ve ritüellerde bakımından zengindir. Sünni Ortodoks inançla yer yer benzeşen, zaman zaman da farklılaşan yönler, uygulamalara sık sık rastlanmaktadır.
Dede/Baba veya dinsel bilgi sahibi kimse, ölmek üzere olan kişinin yanında “Yasin” ve “Âyet-El-Kürsi” süreleri gizli olarak okur. Özellikle her aşamada “ism-i azam” okunmaktadır/okutulmaktadır.
4. Vedalaşmak / Helallaşmak
Durumu ağırlaşan “can”ın hısım ve akrabalarının hastanın yanı başında bulunmaları ve helalleşmeleri uygun bulunmaktadır.
arkadaşlar ne yazıkki anadolunun bir çok yerinde asimile edilmeye çalışılan alevilerimiz cenazelerinde namaz kılmaktadır. halbuki bizim cenazelerimiz namaz içermemekte ve kendimize has cenaze defin geleneklerimiz bulunmaktadır. lütfen sizde çevrenizde olan değişik cenaze adetlerini bana iletin veya burada yayınlayın.
|
|