Orijinalini görmek için tıklayınız : Oğlunu anan anneye dava
spartacus 02.02.2007, 22:16 1977 yılında ODTÜ'de jandarma tarafından katledilen devrimci öğrenci Ertuğrul Karakaya'nın annesi Ayşe Karakaya oğlunu andığı için davalık oldu.
Karakaya'nın ölümünün 29. yılında Salihli Asri Mezarlığı'ndaki mezarı başında düzenlenen anmaya katıldığı gerekçesiyle yargılanan anne Karakaya'nın, “slogan atma suretiyle suçu ve suçluyu övme” gerekçesiyle cezalandırılması isteniyor. Salihli Savcısı Seyfullah Öselmiş tarafından açılan davada görme engelli anne Ayşe Karakaya'yla birlikte bir oğlu ve iki torunu ve oğulunun 16 arkadaşı yargılanıyor.
Mahkeme 9 Mart 2007 günü Salihli Sulh Ceza Mahkemesi'nde görülecek.
Ertuğrul Karakaya 8 Haziran 1977'de ODTÜ'de jandarma tarafından katledilmişti. ODTÜ ÖTK yöneticisi olan devrimci öğrenci Karakaya vurulup düştüğü yerde süngülenmişti ve gelen ambulansın engellenerek geri çevrilmesi sonucu hayatını kaybetmişti.
Ertuğrul Karakaya için 'Ertuğrul'a Ağıt' isimli türkü yakılmıştı. Ağıt'ın sözleri şöyle:
Gökte bulut yan yan gider Yaralarından kan gider Töresi batası dünya Kahpe kalır sahan gider
Ortadoğu'nun dumanı Jandarma bilmez amanı Ertuğrul'a düğün ettik Ot biçim orak zamanı
Hasına canim hasına Haber salın babasına ODTÜ'de bir yiğit ölmüş Kuşlar dönüyor yasına
Doğru ya yiğit doğru ya Canavar girdi sürüye Ölür mü yiğit olanlar Ertuğrul benzer diriye
aykudgöksun 02.02.2007, 23:18 böyle düşünen insanı savcı yapan,bu gibi kişilerden oluşan insanlar başımıza getirten ve bize zulmederken 'bana dokunmayan yılan bin yaşasın' diyen zihniyete kahrolsun.polisi askeri ne ki devlet ne olsun...
suyunsesi 03.02.2007, 00:57 1977 ODTÜ ÖTK Yönetim Kurulu üyesiyken, okul kapısında jandarma tarafından vurularak öldürülen yığıt devrimci Ertuğrul Karakaya'yı saygiyla anıyorum...
Ertuğrul Karakaya için yol arkadaslarinin yaktigi agit.
Gökte bulut yan yan gider
Yaralarından kan gider
Töresi batası dünya
Kahpe kalır şahan gider
Ortadoğu'nun dumanı
Jandarma bilmez amanı
Ertuğrul'a düğün ettik
Ot biçim orak zamanı
Osman seni Osman seni
Yoz eğitmiş ustan seni
Vururlar mi arkasından
Sizde arkadaş diyeni
Halkın bagrından biçtiler
Birer birer hepimizi
Başarmadan ölmek yoktu
Böyle m'ettik kavlimizi
Hasına canım hasına
Haber salın babasına
ODTÜ'de bir yiğit ölmüş
Kuşlar dönüyor yasına
Yavan yerdi yavan degil
Sabırlıydı, söven değil
Hayata tümüyle tutkun
Bir şey seçip seven degil
Kapılara faşist gelmiş
Var mı demiş, sor mu demiş
Ankara'nın kanlıları
Ertuğrul'u vur mu demiş
Salihli'den çağrılıyor
Kazma kürek deriliyor
Düğününe varacakken
Ölüsüne varılıyor
Yumasalar yumasalar
Yol üstüne komasalar
Bilen olur bilmez olur
Garip öldü demeseler
Doğru ya yiğit doğru ya
Canavar girdi sürüye
Ölür mü yiğit olanlar
Ertuğrul benzer diriye
suyunsesi 03.02.2007, 11:34 1977 yılında ODTÜ'de jandarma tarafından katledilen devrimci öğrenci Ertuğrul Karakaya'nın annesi Ayşe Karakaya oğlunu andığı için davalık oldu.
Karakaya'nın ölümünün 29. yılında Salihli Asri Mezarlığı'ndaki mezarı başında düzenlenen anmaya katıldığı gerekçesiyle yargılanan anne Karakaya'nın, “slogan atma suretiyle suçu ve suçluyu övme” gerekçesiyle cezalandırılması isteniyor. Salihli Savcısı Seyfullah Öselmiş tarafından açılan davada görme engelli anne Ayşe Karakaya'yla birlikte bir oğlu ve iki torunu ve oğulunun 16 arkadaşı yargılanıyor.
Mahkeme 9 Mart 2007 günü Salihli Sulh Ceza Mahkemesi'nde görülecek.
Ertuğrul Karakaya 8 Haziran 1977'de ODTÜ'de jandarma tarafından katledilmişti. ODTÜ ÖTK yöneticisi olan devrimci öğrenci Karakaya vurulup düştüğü yerde süngülenmişti ve gelen ambulansın engellenerek geri çevrilmesi sonucu hayatını kaybmişti.
29 Yıl sonra da olsa bir annenin haykırışlarına tahummül edilmeyip göz altına alınması...
Suçu oğlunun mezarında anma töreninde slogan atmak ne yapsaydı vuranlara siz çok yaşayın iyiki oğlumu vurdunuzmu deseydi bu bir anne ya solagan atmakda ne kelime eline geçirse o öpmeye, sevmeye, koklamaya kıyamadığı oğlunun katillerini elleriyle parçalardı...
Bu ülkede artık analar ölen çocuklarını bile anamayacak öyle mi? yazıklar olsun bu ülkeye.. biz sustukça daha çok tepemize biner bunlar.ne zaman biz bunlara diş göstericez. tek tek mücadele etmeye kalksak başımızı ezer bunlar. sizce de artık tek yürek olmanın zamanı gelmedi mi canlar?yoksa kayıp mı ediyoruz mücadeleyi? sizce demokratik yollardan mı olmalı mücadelemiz yoksa bunlara karşı ...............? (noktayı siz doldurun canlar cevaplarınızı takip ediyorum. saygılar....
spartacus 03.02.2007, 12:13 Bizim ölülerimizden kokuyorlar, bizim sevdalarımızdan korkuyorlar. Geçen yıl bu korku açık-seçik olarak yasalara bağlanmadı mı? Dağda vurulan gerillaları, ailelerinden habersiz vurulup düştüğü yere gömeceklermiş. Ölülerimizden, cesetlerimzden ve onların anılarından korkuyorlar. Korkunun ecele fayda olmayacağını bilsinler ki, şehitlerimizi unutmayacağız, onlara verilmiş sözümüz var. Düşenleri unutmak ihanettir. Onları asla unutmayacağız, mücadelelerini her doğan gün kavgamızda yaşatacağız.
spartacus 03.02.2007, 16:24 Ertuğrul Karakaya'nın anısına sizlerle Ertuğrul'a ağıtı paylaşıyorum.
http://www.speedyshare.com/257645466.html
spartacus 04.02.2007, 13:35 O bir ana elbetteki oğlunu anacak. Ve katillerinin peşine düşecektir. Bütün bu olanlara seyirci kalamaz ve dayanamaz. Analık budur işte, en faşizan dönemlerde dahi yavrusuna bir mavzer gibi sarılmaktır. Onu hesabını sormak için haykırmaktır, yumruk olmaktır.
Bu soruşturmanın mantığı faşizmde saklıdır. Faşizm budur işte, analık ve duygu tanımaz.
Ama gün gelecek, devran dönecek ve anaların çektiği tüm acıların hesabı sorulacaktır.
bolşevik 04.02.2007, 13:44 Analar...Çocuklarının ardından ağıtlar yakan ve giden yiğitten sonra da kalanlara sarılan engin yürekli analar...Dinmek bilmeyen acılarına bir de kahbe devranın damgasını vurduğu ve yürek çağrısını katmerlediği analar...
Gün olur devran döner, hesap sorulur...
bolşevik 04.02.2007, 14:22 Bu olay bana Arjantin'deki beyaz başörtülü anneleri hatırlattı: Onlar da cuntanın başa gelmesinden sonra evlerinden toplanan ve bir daha yüzlerini göremedikleri yavrularını anıyorlardı sessizce...Çocukları işkencede öldürülmüş ve onlara haber verilmeden gömülmüştü...
Dünyanın dört bir yanında yaşanan bu olaylara bir gün gelecek dur diyeceğiz hep beraber!
Onlar biter sanıyorlar ama ölüm toplasa da çiçekleri çiçekte tohum bitmez ki...
spartacus 05.02.2007, 00:48 Bir oğul büyütmelisin
zulüm ejderha olsa da
telli duvaklı yurdumda
bir oğul büyütmelisin
kavgada yiğit olmalı
gün gelip yol kenarında
kızıl gül açmış alnında
bulursan yıkılmayasın
gözyaşında hınç olmalı
düşen birdir bilmelisin
bin oğlun var sevmelisin
yarın bizim yılmayasın
yüreğinde güç olmalı
yarin yanağından gayrı
paylaşmak için herşeyi
söylediğimiz türkülerde
senin de sesin olmalı
Grup Yorum
suyunsesi 11.03.2007, 11:43 10/03/2007
Bakalım Ertuğrul'un suçu neymiş?
RUŞEN GÜRSEL İZMİR
8 Haziran 1977 tarihinde öldürülen ODTÜ Öğrenci Temsilcileri Konseyi yöneticisi Ertuğrul Karakaya'yı Salihli'deki mezarı başında andıkları gerekçesiyle haklarında "suçu ve suçluyu övmek" iddiasıyla dava açılan ve aralarında Karakaya'nın annesi Ayşe Karakaya'nın da bulunduğu 19 kişinin yargılanmasına devam edildi.
Salihli Sulh Ceza Mahkemesi'nde görülen davada yargılanan 73 yaşındaki anne Ayşe Karakaya, savunmasında oğlu Ertuğrul'u 29 yıldır her sene mezarı başında andığını belirtti. Gözlerinin görmediğini ve çevresindekilerin yardımıyla mezarlığa gidebildiğini söyleyen Ayşe Karakaya, "Oraya girmek ya-saksa kapıya yazsınlar" dedi. Davanın bir diğer sanığı olan Ertuğrul Karakaya'nın kardeşi Erol Karakaya ise söz konusu davaya neden olan anmanın yapıldığı gün mezarlığa gidemediğini, ancak orada olması halinde anmaya katılacağını ifade ederek, "Orada olmadığım halde suçlu gösteriliyorum" diye konuştu. Sanıklar arasında Ertuğrul Karakaya'nın yeğenleri Ayşen ve Nurşen Karakaya da vardı. Ayşen Karakaya savunmasında amcasının mezarına sadece o gün değil, her gün gittiğini ve bunda bir suç unsuru görmediğini, suçlamayı kabul etmediğini söyledi. Sanık avukatlarından Ali Koç, Ertuğrul Karakaya hakkında herhangi bir mahkûmiyet kararı olmadığını hatırlatarak, "Bu durumda suçu ve suçluyu övmek söz konusu olamaz" dedi. Savcı Seyfullah Öselmiş'in hukuk tarihine olumsuz örnek olarak geçecek bir davanın öznesi olduğunu söyleyen Avukat Ali Koç, "Savcı hukuku alet ederek bir yalan üstünde kamuoyunun uzlaşmasını sağlamaya çalışıyor. Annesi oğlunu andığı için suçluyu övmekle suçlanıyor. Davada, sadece sanıkların beraatinin yeterli olmayacağını düşünüyoruz" diye konuştu.
HANGİ ADALET MAHKUM EDEBİLİR
Bir diğer sanık avukatı olan Özkan Yücel de davanın açılma nedeninin siyasi olduğunu belirterek, "Bir anne oğlunun mezarında oğlunu övmekten başka ne yapabilirdi? Bugün tüm sanıklara mahkeme heyeti tarafından 'slogan attın mı' şeklinde bir soru yöneltilmesi bile doğru değildir. Hangi adalet anlayışı, hangi değer ve yasa bunları mahkûm etmeyi başaracak" dedi. Müvekkillerinin hakkında kamu davası açılabilmesi için yeterli şüpheyi yaratacak delil olmadığını ve savunmalarını yaparak üzerlerine düşeni yaptıklarını dile getiren Avukat Aysun Koç, "Asıl savcı, yeterli delil toplayamayarak üzerine düşeni yapmamıştır" diye konuştu. Avukatlar, anma esnasında mezarlıkta yapılan çekimler için gerekli izinlerin alınmadığını ve yasadışı olduğunu söyleyerek, polisler hakkında yaptıkları suç duyurusunun ardından takipsizlik kararı verildiğini sözlerine eklediler.
Bu konudaki itirazlarının inceleme aşamasında olduğunu belirten avukatlar, itirazın kabul edilmesi halinde polisler hakkında kamu davası açılacağını ve davanın kanuna aykırı delillerle açıldığının açığa çıkacağını ifade ettiler.
Bu arada duruşma sürerken sanık avukatları mahkeme heyetinden salona bulunan iki sivil polisin dışarı çıkarılmasını ve salonda bulunan kişilerin silahlı olup olmadıklarının tespitini talep etti. Ancak salondan çıkarılan olmadı. Ayşe Karakaya ve diğer sanıkların avukatlarının, adaleti yanlış bilgi ve belgelerle etkiledikleri gerekçesiyle emniyet ve savcılık hakkında suç duyurusunda bulunacakları öğrenildi. Duruşmaya Ankara 78'liler, İzmir 78'liler, İstanbul ODTÜ Mezunlar Derneği, ÖDP ve EMEP temsilcileri de izleyici olarak katılırken, duruşma Ertuğrul Karakaya'nın ölüm yıldönümü olan 8 Haziran 2007 tarihine ertelendi.
spartacus 17.11.2007, 22:24 Bu suçu yine işleyeceğiz' (http://www.birgun.net/bolum-56-haber-53334.html#haber_basi)
Ertuğrul Karakaya'nın 29'ncu ölüm yıldönümü nedeniyle, 8 Haziran 2006'da memleketi Manisa-Salihli'de mezarı başında bir anma düzenlendi. Salihli Asri Mezarlığı'ndaki anmaya, Karakaya'nın annesi Ayşe Karakaya'nın yanı sıra ÖDP, EMEP ve TKP ilçe başkan ve üyeleri de katıldı. Anmada, anne Ayşe Karakaya "Benim oğlumun ne suçu vardı? Ne günahı vardı da oğlumu öldürdüler? Niye kıydılar?" diyerek sitem etti. Etkinliğin ardından görevli polislerin, etkinlikte tuttukları notlar ve mezarlık çıkışına ait kamera görüntülerine dayanarak bir iddianame hazırlandı. Salihli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede Ankara İl Emniyet Müdürlüğü'nün o dönemki yazısına dayanarak, Karakaya'nın, "ODTÜ A-ı kapısında güvenlik kuvvetleriyle girdiği çatışmada ölü olarak ele geçirildiği" iddia edildi. Ertuğrul Karakaya, annesine açılan davanın iddianamesinde "yasadışı örgüt üyesi" ilan edildi.
Yargılama sırasında sanık avukatları Ertuğrul Karakaya'nın sicil kaydının ve öldürülmesine ilişkin dosyanın getirtilmesini istedi. İlgili makamların mahkemeye gönderdikleri yazılar 22 yaşında jandarma kurşunuyla öldürülen Ertuğrul Karakaya'nın suçlu olmadığını ortaya çıkardı. Hakkında hiçbir adli işlem ve soruşturma bulunmayan Ertuğrul Karakaya'yı öldüren jandarma er Osman Özdemir ise 4 gün tutuklu kaldıktan sonra jet hızıyla beraat etti ancak ailenin bu dava ve beraat kararından 30 yıl boyunca haberi olmadı.
'ERTUĞRULLAR DEĞERLERİMİZDİR'
Salihli Sulh Ceza Mahkemesi'nde dün yeniden hakim karşısına çıkan sanıklar son savunmalarında Ertuğrul'un okulunda jandarma tarafından sırtından vurularak katledildiğini, her 8 Haziran'da mezarı başında anma düzenlediklerini, bundan sonra da anmaya devam edeceklerini belirterek bunun suç olmadığını söylediler. Sanıklardan Yasemin Erden "Ertuğrullar değerlerimizdir. Yozlaşmaya çürümüşlüğe karşı insan onuruna yakışır şekilde yaşamayı sürdüreceğim" derken Ertuğrul'un ağabeyi Erol Karakaya, "Ben kardeşim öldüğü günden beri haftada iki kez mezarına gidiyorum. Bu suçsa bundan sonra da suçu işlemeye devam edeceğim" dedi. Ethem Sarıhan ise ifadesinde "Ülkemizde devrimcilik, bağımsızlık ve sosyalizm adına yaşamını yitiren bütün onurlu insanları saygıyla anıyorum, onların yolunda yürümeye devam edeceğiz" diye konuştu. Metin Kocabıyık davanın siyasi olduğunu belirterek "Ben bu suçu ömrüm boyunca işlemeye devam edeceğim" dedi.
Sanık avukatları da davanın yasal olmayan polis kaydı delil gösterilerek açıldığını, hukuki olması gerekirken politik olduğunu, iddianın soyut ve kanuna aykırı olduğunu, Ertuğrul Karakaya'nın işlediği bir suç olmadığını, bu nedenle "suç ve suçluyu övme" eyleminden söz edilemeyeceğini bilirterek beraat talebinde bulundu.
karizma serko 17.11.2007, 22:37 yazık hemde çok yazık,
bi ananın oğlunu anmasına bile tahammülü olmayan bir toplumda yaşıyoruz,
|
|