Alevi_Fenerli
09.02.2007, 10:10
Sabit konulara baktım ve Pir Sultan'la ilgili bişey göremedim ve başlıktan anlaşılacağı gibi Pir Sultan Abdal ve Hızır paşa arasında olanları kitaba bakarak yazıyorum...
'' Hızır Paşa Sıvas'la Hafik arasında bulunan Sofular köyündenmiş. Bu köy eskiden Alevi köyü imiş; sonra ahalisi azmış. Hızır Paşa, köyünden Banaz'a gelmiş, Pir Sultan'ın ''azab'' ı, sonra da müridi olarak bir zaman Banaz'da kalmış. Pir Sultan'a demiş ki: '' Pirim, bana himmet ver de bir makama geçeyim, büyük adam olayım.'' Pir Sultan da: '' Ulan Hızır, ben dua ederim, sen büyük adam olursun, paşa, vezir olursun, gelir beni asarsın '' demiş. Hasılı Pir Sultan'ın himmetiyle, Hızır İstanbul'a gitmiş, orada terakki etmiş, nihayet paşa olmuş ve Sıvas'a vali gelmiş. İlk işi Pir Sultan'ı Sıvas'a, huzuruna çağırmak olmuş. Hızır Paşa eski şeyhine hürmette kusur etmemiş; nefis yemekler ikram etmiş. Pir Sultan bunları yememiş. Paşa bunun sebebini sorunca, Pir Sultan: '' Sen zina ettin, haram yedin, yetimlerin ahını aldın, haram para ile yapılmış yemeklerini ben değil, köpeklerim bile yemez.'' Pir Sultan, Sıvas'tan, paşanın konağından Banaz'daki iki köpeğine seslenmiş, köpekler gelmişler; önlerine Pir Sultan yemek tepsisini sürmüş, köpekler dokunmamışlar bile. Bu hakarete Paşa çok kızmış, Pir Sultan'ı Sıvas'ın Toprakkale'sine hapsetmiş. Lakin yine ne olsa, eski şeyhine kıymak istememiş, ona haber göndermiş, huzuruna çağırtmış. '' Eğer içinde Şah'ın adı geçmeyen üç deme söylersen seni affedeceğim demiş. Pir Sultan ''peki'' demiş, ve aşağıdaki üç şiiri söylemiş:
Birincisi
Hızır Paşa bizi berdar etmeden
Açılın kapılar Şah'a gidelim
Siyaset günleri gelip yetmeden
Açılın kapılar Şah'a gidelim
Gönül çıkmak ister Şah'ın köşküne
Can boyanmak ister Ali müşküne
Pirim Ali, On İki İmam aşkına
Açılın kapılar Şah'a gidelim
Her nereye gitsem yolum dumandır
Bizi böyle kılan ahd ü amandır
Zencir boynum sıktı halim yamandır
Açılın kapılar Şah'a gidelim
Yaz selleri gibi akar çağlarım
Hançer aldım ciğerciğim dağlarım
Garip kaldım şu arada ağlarım
Açılın kapılar Şah'a gidelim
Ilgın ılgın eser seher yelleri
Yare selam eylen Urum Erleri
Bize peyik geldi Şah bülbülleri
Açılın kapılar Şah'a gidelim
PİR SULTAN'ım eydür, mürvetli Şah'ım
Yaram baş verdi sızlar ciğergahım
Arşa direk direk olmuştur ahım
Açılın kapılar Şah'a gidelim
İkincisi
Kul olayım kalem tutan eline
Katip ahvalimi Şah'a böyle yaz
Şekerler ezeyim şirin diline
Katip ahvalimi Şah'a böyle yaz
Allahı seversen katip böyle yaz
Dünü gün ol Şah'a eylerim niyaz
Umarım yıkılsın şu kanlı Sıvas
Katip ahvalimi Şah'a böyle yaz
Sıvas illerinde zilim çalınır
Çamlı Beller bölük bölük bölünür
Ben dosttan ayrıldım bağrım delinir
Katip ahvalimi Şah'a böyle yaz
Münafıkın her dediği oluyor
Gül benzimiz sararuban soluyor
Gidi Mervan şad oluban gülüyor
Katip ahvalimi Şah'a böyle yaz
PİR SULTAN ABDAL'ım hey Hızır Paşa
Gör ki neler gelir sağ olan başa
Hasret koydu bizi kavım kardaşa
Katip ahvalimi Şah'a böyle yaz
Üçüncüsü
Karşıdan görünen ne güzel yayla
Bir dem süremedim giderim böyle
Ala gözlü pirim sen himmet eyle
Ben de bu yayladan Şah'a giderim
Eğer göğerüben bostan olursam
Şu halkın diline destan olursam
Kara toprak senden üstün olursam
Ben de bu yayladan Şah'a giderim
Bir bölük turnaya sökün dediler
Yürekteki derdi dökün dediler
Yayladan ötesi yakın dediler
Ben de bu yayladan Şah'a giderim
Dost elinden dolu içmiş deliyim
Üstü kan köpüklü meşe seliyim
Ben bir yol oğluyum, yol sefiliyim
Ben de bu yayladan Şah'a giderim
Alınmış abdestim aldırırlarsa
Kılınmış namazım kıldırırlarsa
Sizde Şah diyeni öldürürlerse
Ben de bu yayladan Şah'a giderim
PİR SULTAN ABDAL'ım dünya durulmaz
Gitti giden ömür, geri dönülmez
Gözlerim Şah yolundan ayrılmaz
Ben de bu yayladan Şah'a giderim
'' Pir Sultan'ın böyle meydan okuması Hızır Paşa'yı büsbütün gazaba getirmiş; Pir Sultan'ın asılmasını emretmiş. Bir gece Pir Sultan'ı asmaya götürmüşler. Darağacına giderken şu şiiri söylemiş:
Bize de Banaz'da Pir Sultan derler
Bizi de kem kişi bellemesinler
Paşa hademine tenbih eylesin
Kolum çekip elim bağlamasınlar
Hüseyin Gazi Sultan binsin atına
Dayanılmaz çarh-ı felek zatına
Bizden selam söylen ev külfetine
Çıkıp ele karşı ağlamasınlar
Ala gözlüm zülfün kelep eylesin
Döksün mah yüzüne nikap eylesin
Ali Baba Hak'tan dilek dilesin
Bizi dar dibinde eğlemesinler
Ali Baba eğer söze uyarsa
Emir Hüda'nındır, beyler kıyarsa
Ala gözlü yavrularım duyarsa
Alın çözüp kara bağlamasınlar
Surum işlemedi kaddim büküldü
Beyaz vücudumun bendi söküldü
Önüm sıra Kırklar Pirler çekildi
Daha beyler bizi dillemesinler
PİR SULTAN ABDAL'ım coşkun akarım
Akar akar dost yoluna bakarım
Pirim aldım seyrangaha çıkarım
Daha Yıldız-Dağın yaylamasınlar
Arkadaşlar bu yazı alıntı değil baştata belirttiğim gibi kendim elimle yazdım ve kitaptan yazdım.
'' Hızır Paşa Sıvas'la Hafik arasında bulunan Sofular köyündenmiş. Bu köy eskiden Alevi köyü imiş; sonra ahalisi azmış. Hızır Paşa, köyünden Banaz'a gelmiş, Pir Sultan'ın ''azab'' ı, sonra da müridi olarak bir zaman Banaz'da kalmış. Pir Sultan'a demiş ki: '' Pirim, bana himmet ver de bir makama geçeyim, büyük adam olayım.'' Pir Sultan da: '' Ulan Hızır, ben dua ederim, sen büyük adam olursun, paşa, vezir olursun, gelir beni asarsın '' demiş. Hasılı Pir Sultan'ın himmetiyle, Hızır İstanbul'a gitmiş, orada terakki etmiş, nihayet paşa olmuş ve Sıvas'a vali gelmiş. İlk işi Pir Sultan'ı Sıvas'a, huzuruna çağırmak olmuş. Hızır Paşa eski şeyhine hürmette kusur etmemiş; nefis yemekler ikram etmiş. Pir Sultan bunları yememiş. Paşa bunun sebebini sorunca, Pir Sultan: '' Sen zina ettin, haram yedin, yetimlerin ahını aldın, haram para ile yapılmış yemeklerini ben değil, köpeklerim bile yemez.'' Pir Sultan, Sıvas'tan, paşanın konağından Banaz'daki iki köpeğine seslenmiş, köpekler gelmişler; önlerine Pir Sultan yemek tepsisini sürmüş, köpekler dokunmamışlar bile. Bu hakarete Paşa çok kızmış, Pir Sultan'ı Sıvas'ın Toprakkale'sine hapsetmiş. Lakin yine ne olsa, eski şeyhine kıymak istememiş, ona haber göndermiş, huzuruna çağırtmış. '' Eğer içinde Şah'ın adı geçmeyen üç deme söylersen seni affedeceğim demiş. Pir Sultan ''peki'' demiş, ve aşağıdaki üç şiiri söylemiş:
Birincisi
Hızır Paşa bizi berdar etmeden
Açılın kapılar Şah'a gidelim
Siyaset günleri gelip yetmeden
Açılın kapılar Şah'a gidelim
Gönül çıkmak ister Şah'ın köşküne
Can boyanmak ister Ali müşküne
Pirim Ali, On İki İmam aşkına
Açılın kapılar Şah'a gidelim
Her nereye gitsem yolum dumandır
Bizi böyle kılan ahd ü amandır
Zencir boynum sıktı halim yamandır
Açılın kapılar Şah'a gidelim
Yaz selleri gibi akar çağlarım
Hançer aldım ciğerciğim dağlarım
Garip kaldım şu arada ağlarım
Açılın kapılar Şah'a gidelim
Ilgın ılgın eser seher yelleri
Yare selam eylen Urum Erleri
Bize peyik geldi Şah bülbülleri
Açılın kapılar Şah'a gidelim
PİR SULTAN'ım eydür, mürvetli Şah'ım
Yaram baş verdi sızlar ciğergahım
Arşa direk direk olmuştur ahım
Açılın kapılar Şah'a gidelim
İkincisi
Kul olayım kalem tutan eline
Katip ahvalimi Şah'a böyle yaz
Şekerler ezeyim şirin diline
Katip ahvalimi Şah'a böyle yaz
Allahı seversen katip böyle yaz
Dünü gün ol Şah'a eylerim niyaz
Umarım yıkılsın şu kanlı Sıvas
Katip ahvalimi Şah'a böyle yaz
Sıvas illerinde zilim çalınır
Çamlı Beller bölük bölük bölünür
Ben dosttan ayrıldım bağrım delinir
Katip ahvalimi Şah'a böyle yaz
Münafıkın her dediği oluyor
Gül benzimiz sararuban soluyor
Gidi Mervan şad oluban gülüyor
Katip ahvalimi Şah'a böyle yaz
PİR SULTAN ABDAL'ım hey Hızır Paşa
Gör ki neler gelir sağ olan başa
Hasret koydu bizi kavım kardaşa
Katip ahvalimi Şah'a böyle yaz
Üçüncüsü
Karşıdan görünen ne güzel yayla
Bir dem süremedim giderim böyle
Ala gözlü pirim sen himmet eyle
Ben de bu yayladan Şah'a giderim
Eğer göğerüben bostan olursam
Şu halkın diline destan olursam
Kara toprak senden üstün olursam
Ben de bu yayladan Şah'a giderim
Bir bölük turnaya sökün dediler
Yürekteki derdi dökün dediler
Yayladan ötesi yakın dediler
Ben de bu yayladan Şah'a giderim
Dost elinden dolu içmiş deliyim
Üstü kan köpüklü meşe seliyim
Ben bir yol oğluyum, yol sefiliyim
Ben de bu yayladan Şah'a giderim
Alınmış abdestim aldırırlarsa
Kılınmış namazım kıldırırlarsa
Sizde Şah diyeni öldürürlerse
Ben de bu yayladan Şah'a giderim
PİR SULTAN ABDAL'ım dünya durulmaz
Gitti giden ömür, geri dönülmez
Gözlerim Şah yolundan ayrılmaz
Ben de bu yayladan Şah'a giderim
'' Pir Sultan'ın böyle meydan okuması Hızır Paşa'yı büsbütün gazaba getirmiş; Pir Sultan'ın asılmasını emretmiş. Bir gece Pir Sultan'ı asmaya götürmüşler. Darağacına giderken şu şiiri söylemiş:
Bize de Banaz'da Pir Sultan derler
Bizi de kem kişi bellemesinler
Paşa hademine tenbih eylesin
Kolum çekip elim bağlamasınlar
Hüseyin Gazi Sultan binsin atına
Dayanılmaz çarh-ı felek zatına
Bizden selam söylen ev külfetine
Çıkıp ele karşı ağlamasınlar
Ala gözlüm zülfün kelep eylesin
Döksün mah yüzüne nikap eylesin
Ali Baba Hak'tan dilek dilesin
Bizi dar dibinde eğlemesinler
Ali Baba eğer söze uyarsa
Emir Hüda'nındır, beyler kıyarsa
Ala gözlü yavrularım duyarsa
Alın çözüp kara bağlamasınlar
Surum işlemedi kaddim büküldü
Beyaz vücudumun bendi söküldü
Önüm sıra Kırklar Pirler çekildi
Daha beyler bizi dillemesinler
PİR SULTAN ABDAL'ım coşkun akarım
Akar akar dost yoluna bakarım
Pirim aldım seyrangaha çıkarım
Daha Yıldız-Dağın yaylamasınlar
Arkadaşlar bu yazı alıntı değil baştata belirttiğim gibi kendim elimle yazdım ve kitaptan yazdım.