Avedis
10.02.2007, 22:27
Agos gazetesinde korku sürüyor
Agos Gazetesi Yazarı ve Hrant Dink’in yakın dostu Aydın Engin, Dink’in öldürüldüğü 19 Ocak tarihinden bu yana 250’yi aşkın tehdit telefonu ve maili aldıklarını söyledi.
Agos Gazetesi üç hafta önce öldürülen gazetenin genel yayın yönetmeni Hrant Dink’in şokunu yaşamaya devam ediyor. Cinayetin ardından gazete binasının girişine güvenlik kamerası konmasına, binanın önünde üç polisin güvenlik noktası oluşturmasına rağmen Agos çalışanlarının korkusu sürüyor.
Dink cinayetinden sonra olayla ilgili güvenlik güçlerine bilgi veren ve kaygı duydukları için üç kişinin ayrıldığını söyleyen Agos Yazarı ve Hrant Dink’in yakın dostu Aydın Engin’e son durumlarını sorduk. Dink için cenaze töreninde on binlerin bir araya gelmesinin yaşanan şokun atlatılmasında “ilaç” görevi gördüğünü belirten Engin, “Agos Gazetesi’nin her zaman tehdit aldığını” söyledi. Engin şöyle konuştu:
“Agos her zaman tehdit alıyordu ancak cenaze töreninden bir gün önce ve bir gün sonra gazete binasının havaya uçurulacağı tehdidini aldık. Bu maillerde ’Sizi toptan halledeceğiz’yazıyordu. Bu tehditlerin yazılı olanlarını Şişli ve cinayeti araştıran savcılıklara ilettik. Maille gelen tehditlerin IP numaralarının araştırıldığını biliyoruz.”
Dink-Aksoy cinayeti benzemiyor
Prof. Dr. Muammer Aksoy’un tuzak bir telefon görüşmesinin ardından öldürüldüğünü Dink’e düzenlenen suikastle benzerlik taşımadığını belirten Engin, o günü şöyle anlattı:
“Benim gördü tanıklarından edindiğim ve bildiğim kadarıyla öğle saatlerinde sona eren gündem toplantısının ardından Hrant, kendisinin ihtiyacı olduğu için 14.00 sıralarında para çekmeye gidiyor. Bir telefon görüşmesinin ardından dışarı çıkması söz konusu değil. Yirmi, yirmi beş dakika sonraysa silah sesinin duyulmasıyla arkadaşlarımız onu yerde görüyorlar. Olayda tuzak bir telefon olmamasına rağmen, Dink’in bilgisayar kopyası ve cep telefonu görüşmeleri de polis tarafından incelendi, böyle bir şeye şu an için rastlanılmadığını biliyoruz.”
Uluslararası Dink Vakfı kuruluyor
Dink’in adını taşıyan bir vakıf kurulacağını açıklayan Engin, projeyi şöyle anlattı: “Hrant’ın adını taşıyan uluslararası bir vakıf kurulmasını amaçlıyoruz. Gunter Wallraff, Nobel ödüllü edebiyatçı Gunter Grass gibi isimlerin yer alacağı bir jürinin, barış ödülü vermek için her yıl biraraya gelmesini planlıyoruz.
‘Senin de soyun Ermeniymiş’
Engin, koruma polisiyle dolaşmanın güçlüğünü şöyle anlattı: “Bu olayın ardından birçok tehdit almaya başladım. Bunlardan biri de ’Senin de soyun Ermeniymiş ortaya çıktı piç’ biçimindeydi. Artan tehdit telefonlarının ardından şu an bir polisle gezmek zorundayım. Evimin 2 girişinde 6 polis güvenliğimi sağlamaya çalışıyor ama korumayla yaşamak zor bir şey.”
( Vatan )
Agos Gazetesi Yazarı ve Hrant Dink’in yakın dostu Aydın Engin, Dink’in öldürüldüğü 19 Ocak tarihinden bu yana 250’yi aşkın tehdit telefonu ve maili aldıklarını söyledi.
Agos Gazetesi üç hafta önce öldürülen gazetenin genel yayın yönetmeni Hrant Dink’in şokunu yaşamaya devam ediyor. Cinayetin ardından gazete binasının girişine güvenlik kamerası konmasına, binanın önünde üç polisin güvenlik noktası oluşturmasına rağmen Agos çalışanlarının korkusu sürüyor.
Dink cinayetinden sonra olayla ilgili güvenlik güçlerine bilgi veren ve kaygı duydukları için üç kişinin ayrıldığını söyleyen Agos Yazarı ve Hrant Dink’in yakın dostu Aydın Engin’e son durumlarını sorduk. Dink için cenaze töreninde on binlerin bir araya gelmesinin yaşanan şokun atlatılmasında “ilaç” görevi gördüğünü belirten Engin, “Agos Gazetesi’nin her zaman tehdit aldığını” söyledi. Engin şöyle konuştu:
“Agos her zaman tehdit alıyordu ancak cenaze töreninden bir gün önce ve bir gün sonra gazete binasının havaya uçurulacağı tehdidini aldık. Bu maillerde ’Sizi toptan halledeceğiz’yazıyordu. Bu tehditlerin yazılı olanlarını Şişli ve cinayeti araştıran savcılıklara ilettik. Maille gelen tehditlerin IP numaralarının araştırıldığını biliyoruz.”
Dink-Aksoy cinayeti benzemiyor
Prof. Dr. Muammer Aksoy’un tuzak bir telefon görüşmesinin ardından öldürüldüğünü Dink’e düzenlenen suikastle benzerlik taşımadığını belirten Engin, o günü şöyle anlattı:
“Benim gördü tanıklarından edindiğim ve bildiğim kadarıyla öğle saatlerinde sona eren gündem toplantısının ardından Hrant, kendisinin ihtiyacı olduğu için 14.00 sıralarında para çekmeye gidiyor. Bir telefon görüşmesinin ardından dışarı çıkması söz konusu değil. Yirmi, yirmi beş dakika sonraysa silah sesinin duyulmasıyla arkadaşlarımız onu yerde görüyorlar. Olayda tuzak bir telefon olmamasına rağmen, Dink’in bilgisayar kopyası ve cep telefonu görüşmeleri de polis tarafından incelendi, böyle bir şeye şu an için rastlanılmadığını biliyoruz.”
Uluslararası Dink Vakfı kuruluyor
Dink’in adını taşıyan bir vakıf kurulacağını açıklayan Engin, projeyi şöyle anlattı: “Hrant’ın adını taşıyan uluslararası bir vakıf kurulmasını amaçlıyoruz. Gunter Wallraff, Nobel ödüllü edebiyatçı Gunter Grass gibi isimlerin yer alacağı bir jürinin, barış ödülü vermek için her yıl biraraya gelmesini planlıyoruz.
‘Senin de soyun Ermeniymiş’
Engin, koruma polisiyle dolaşmanın güçlüğünü şöyle anlattı: “Bu olayın ardından birçok tehdit almaya başladım. Bunlardan biri de ’Senin de soyun Ermeniymiş ortaya çıktı piç’ biçimindeydi. Artan tehdit telefonlarının ardından şu an bir polisle gezmek zorundayım. Evimin 2 girişinde 6 polis güvenliğimi sağlamaya çalışıyor ama korumayla yaşamak zor bir şey.”
( Vatan )