denizsefiri
12.02.2007, 12:23
Değerli kardeşlerim bir süredir bu forumda misafirim. Bu foruma sadece aleviliği öğrenmek, alevilerin tasavvuf konusundaki yaklaşımlarını incelemek gibi niyetlerle üye olmuştum. Forumda aktif olarak yazmak konusunda ilk etapta hiç niyetim yoktu. Hatta bu nedenle anlamsız bir kullanıcı adı seçmekte sakınca görmemiştim. Burada zaman geçirdikçe, beklediğimden farklı bir dünyayla karşılaştım. Alevilerin inançları hakkında bildiklerime güveniyordum ama maalesef çok eksik bilgilermiş..
Gelelim asıl konuya, bir mürşidim var ve tasavvuftayım. Bu forumda, özellikle tasavvufla ilgili konularda yazdığımda bu konuya yer verir ama nereye tabi olduğumu açıklamazdım. Ta ki, "university of Allah" isimli topik forumunuzda açılana ve hakaretlerinizi okuyana dek.. O başlık altında gerekli şeyleri yazmama rağmen okunmamış olduklarını düşündüğüm için yeni başlık altında bu konuyu açmak ve önemli bir noktaya dikkatlerinizi çekmek istedim.
Ben klasik sünni inanış içinde yetişmiş biriyim. Hurafelerle dolu bir din anlatılırdı hep bizlere, islamın sadece adı vardı ortada.. Öyle bir din anlayışı ki; korkulan, korkulması gereken bir Allah var, adalet sahibi olduğu söyleniyor ama bazı mezheplere, ırklara mensup doğanları adeta kayırıyor. Hoşgörüden dem vurulurdu, sevgi dini denirdi... İcraatte hiçbirini görmek mümkün değil. Allah'tan kaçarak, korkarak geçen yıllar.. Ben o karanlığın içinde gözyaşlarıyla diledim Rabbimi, avazım çıktığı kadar bağıra bağıra istedim dostluğunu.. Ve bir mucize ile mürşidime ulaştırdı bir gün beni... Sizler benim mürşidimi yerden yere vuruyorsunuz bu gün, neye dayanarak?
Siz aleviler zorluklarla, baskılarla gelmediniz mi bu günlere? Neden o zaman dostu düşmandan ayırmakta bu kadar acizsiniz.. Zaten sayılıyken sizi anlayan ve de sevenler neden sizi dost sayanları böyle pervasızca incitiyorsunuz.. Benim mürşidim taassub içindeki forumlarda, sözde müslüman sitelerde her gün aşağılanıyor. "Onlar bilmiyorlar" deyip bağrıma taş basıyorum.. Çünkü o karanlığın içinden geldim ben de.. Sorgulamanın, eleştirmenin dinden çıkardığına inanılan, Allah'tan korkulan bir dünya orası. Onlara ayetlerle anlatmaya çalışıyoruz gene de gerçek islamı.. Ama sizler.. yazdıklarınız yaralıyor beni.
Biz her milletten, her kökenden, her dinden Allah'a ulaşmayı dileyenlerin oluşturduğu ve bir gün dinlerin birleşeceğine inanan bir toplumuz. Allahu Teala'nın Adem(a.s)dan bu yana tek bir din yarattığına, dinlerin isimleri değişse de muhtevanın hep aynı olduğuna iman ediyoruz. Allah'ın kılık kıyafete, kökene, etikete değil kalplerdeki talebe baktığını söylüyoruz. Kim ölmeden önce Allah'a ulaşmayı dilerse dine adım atar diyoruz. Dinin muhtevası teslimdir, ölmeden önce ölmektir diyoruz.
Üniversitemiz biz talep sahibi olanlara hizmet veren bir kurum. Kimsenin sömürülmesi, beyninin yıkanması söz konusu değil. Hakaretlerinizi nefesimi tutarak ve Rabbimin adını zikrederek okudum.. Yazdığınız anlamda ne cahiliz, ne safız.. Bu konuyla ilgili sorusu olanlara öm yoluyla cevap verebilirim. Forumunuzu kendi reklam vasıtamız yapmaktan ictinab ederim.
Bu forumu daha mantıklı kullanmanız ne güzel olurdu. Az geyik, çok bilgi paylaşımı gibi mesela. Bunu ukalalık yapmak için söylemiyorum. Burada herbiriniz ne kadar önemli bir misyon yüklendiğinizi anlayabilseniz keşke. Kendinizi değil, asırlardır hor görülen kimliğinizi, inançlarınızı temsil ettiğinizi.. Ben şu konuyu açmaktan inanın şu an üzülüyorum. Acaba forumu gereksiz yere meşgul mü edeceğim diye.. Ama bu açıklamaları yapmam gerekiyordu.
Dilerim kalpten söylediğim bu sözlerimi Allah kalplerinize ulaştırsın. Bize inanmayın ama rica ediyorum hakaret de etmeyin.. Mürşidim benim için çok kıymetlidir. Lütfen yersiz hakaretlerinize son verin.
Gelelim asıl konuya, bir mürşidim var ve tasavvuftayım. Bu forumda, özellikle tasavvufla ilgili konularda yazdığımda bu konuya yer verir ama nereye tabi olduğumu açıklamazdım. Ta ki, "university of Allah" isimli topik forumunuzda açılana ve hakaretlerinizi okuyana dek.. O başlık altında gerekli şeyleri yazmama rağmen okunmamış olduklarını düşündüğüm için yeni başlık altında bu konuyu açmak ve önemli bir noktaya dikkatlerinizi çekmek istedim.
Ben klasik sünni inanış içinde yetişmiş biriyim. Hurafelerle dolu bir din anlatılırdı hep bizlere, islamın sadece adı vardı ortada.. Öyle bir din anlayışı ki; korkulan, korkulması gereken bir Allah var, adalet sahibi olduğu söyleniyor ama bazı mezheplere, ırklara mensup doğanları adeta kayırıyor. Hoşgörüden dem vurulurdu, sevgi dini denirdi... İcraatte hiçbirini görmek mümkün değil. Allah'tan kaçarak, korkarak geçen yıllar.. Ben o karanlığın içinde gözyaşlarıyla diledim Rabbimi, avazım çıktığı kadar bağıra bağıra istedim dostluğunu.. Ve bir mucize ile mürşidime ulaştırdı bir gün beni... Sizler benim mürşidimi yerden yere vuruyorsunuz bu gün, neye dayanarak?
Siz aleviler zorluklarla, baskılarla gelmediniz mi bu günlere? Neden o zaman dostu düşmandan ayırmakta bu kadar acizsiniz.. Zaten sayılıyken sizi anlayan ve de sevenler neden sizi dost sayanları böyle pervasızca incitiyorsunuz.. Benim mürşidim taassub içindeki forumlarda, sözde müslüman sitelerde her gün aşağılanıyor. "Onlar bilmiyorlar" deyip bağrıma taş basıyorum.. Çünkü o karanlığın içinden geldim ben de.. Sorgulamanın, eleştirmenin dinden çıkardığına inanılan, Allah'tan korkulan bir dünya orası. Onlara ayetlerle anlatmaya çalışıyoruz gene de gerçek islamı.. Ama sizler.. yazdıklarınız yaralıyor beni.
Biz her milletten, her kökenden, her dinden Allah'a ulaşmayı dileyenlerin oluşturduğu ve bir gün dinlerin birleşeceğine inanan bir toplumuz. Allahu Teala'nın Adem(a.s)dan bu yana tek bir din yarattığına, dinlerin isimleri değişse de muhtevanın hep aynı olduğuna iman ediyoruz. Allah'ın kılık kıyafete, kökene, etikete değil kalplerdeki talebe baktığını söylüyoruz. Kim ölmeden önce Allah'a ulaşmayı dilerse dine adım atar diyoruz. Dinin muhtevası teslimdir, ölmeden önce ölmektir diyoruz.
Üniversitemiz biz talep sahibi olanlara hizmet veren bir kurum. Kimsenin sömürülmesi, beyninin yıkanması söz konusu değil. Hakaretlerinizi nefesimi tutarak ve Rabbimin adını zikrederek okudum.. Yazdığınız anlamda ne cahiliz, ne safız.. Bu konuyla ilgili sorusu olanlara öm yoluyla cevap verebilirim. Forumunuzu kendi reklam vasıtamız yapmaktan ictinab ederim.
Bu forumu daha mantıklı kullanmanız ne güzel olurdu. Az geyik, çok bilgi paylaşımı gibi mesela. Bunu ukalalık yapmak için söylemiyorum. Burada herbiriniz ne kadar önemli bir misyon yüklendiğinizi anlayabilseniz keşke. Kendinizi değil, asırlardır hor görülen kimliğinizi, inançlarınızı temsil ettiğinizi.. Ben şu konuyu açmaktan inanın şu an üzülüyorum. Acaba forumu gereksiz yere meşgul mü edeceğim diye.. Ama bu açıklamaları yapmam gerekiyordu.
Dilerim kalpten söylediğim bu sözlerimi Allah kalplerinize ulaştırsın. Bize inanmayın ama rica ediyorum hakaret de etmeyin.. Mürşidim benim için çok kıymetlidir. Lütfen yersiz hakaretlerinize son verin.