Orijinalini görmek için tıklayınız : İşte Anadolu Vaşağı


erayY
15.02.2007, 23:51
http://www.milliyet.com.tr/2007/02/02/son/resim/sontur06.jpg

İşte Anadolu vaşağı... Kangallardan ağaca tırmanarak kurtuldu...

DÜNYA Doğayı Koruma Birliği tarafından ‘nesli tehlikedeki türler’ arasına alınan ve Türkiye'de az sayıda bulunan vaşaklardan biri, yiyecek için indiği Sivas'ın merkeze bağlı Tepeönü Köyü'nde köpeklerinin saldırısından ağaca tırmanarak kurtuldu. Tam 11 saat ağaçta kalan vaşak, sahipleri tarafından köpeklerin oradan uzaklaştırılması ve havanın kararmasıyla ağaçtan inerek uzaklaştı.
Kedigiller ailesiin Lynx cinsini oluşturan, orta büyüklükteki vaşaklar, Sivas’ta ikinci kez gündüz gözüyle görüldü. Genellikle geceleri avlanan ve gündüzleri pek görünmeyen vaşaklar, kent merkezine 10 kilometre uzaklıkta Tepeönü Köyü yakınlarındaki Fadlum Tuzla İşletmesi'nin arazisine indi. Tuzlada koruma amaçlı bulunan kangal köpekleri tarafından farkedilen ve kovalanan bir vaşak, işletmenin bahçesindeki kavak ağacına tırmandı. İşletme sahibi Ahmet Yılmaz’ın çabalarına rağmen ağaçtan inmeyen vaşak, sabah saat 09.00’dan akşam saat 20.00’ye kadar ağacın tepesinde bekledi. Havaya ateş açılıp korkutularak ağaçtan indirilmeye çalışılan vaşak buna karşın ağaçta bekledi ve Ahmet Yılmaz'ın köpekleri oradan uzaklaştırıp kulübeye kapatması, ardından havanın kararmasıyla ağaçtan inerek bölgeden uzaklaştı.
Ahmet Yılmaz, “Sabah saatlerinde köpeklerin birşey kovaladağını gördüm. Ağacın etrafında havlıyorlardı. Geldiğimde tepede kediye benzer birşey gördüm. Önce ne olduğunu anlaamadım, sonra vaşak olduğunu söylediler. Buralarda ilk kez görülüyor. Neslinin tükenmekte olduğunu öğrendiğimiz için zarar vermeden tekrar doğaya dönmesi için çaba gösterdik'' dedi.
Sivas’ta vaşaklar 29 Aralık 2006'da Çevre ve Orman Müdürlüğü ekiplerince görüntülenmişti. Vaşaklar, bu kez ilk defa çok yakından DHA objektiflerine yansıdı.


Vaşakların özellikleri
İNSANLARIN yerleşim yerlerinden mümkün oldukça uzakta, kayalık ve dağlık bölgelerde yaşayan vaşaklar, Türkiye’de Karadeniz, Marmara ve Akdeniz Bölgesi’nin dağlık ve ormanlık bölgelerinde bulunuyor. Kedigiller ailesinin, Avrupa’da bulunan en büyük temsilcisi olan vaşaklar, uzun ve siyah püsküllü kulakları, yuvarlak kafası ile tanınıyor.
Uzun bacakları ve kısa kuyruğu sayesinde soğuğa karşı dayanıklı olan ve kalın kar tabakalarının içinde rahat hareket edebilen vaşaklar, yalnız dolaşır, genellikle hava kararırken ve geceleri ava çıkar. Av olarak küçük ve orta boylu tırnaklıları tercih eden, bunların dışında yaşam çevrelerinde buldukları tüm küçük memelileri ve kuşları da avlayan vaşak, sessizce yaklaşıp aniden avının üzerine atlayarak veya 20 metrelik kısa bir mesafeden koşarak saldırır. Avının gırtlağına atlayarak soluksuz bırakan vaşaklar, yakaladıkları hayvanların leşlerini yaprakların ve dalların altına saklayıp, yaklaşık 5 gün boyunca oradan beslenir.
Bugüne kadar insanlara saldırdıkları görülmeyen vaşakların, çiftleşme zamanları ise şubat ile nisan aylarında gerçekleşir. Dişi vaşaklar 10 hafta süren bir gebelikten sonra 2- 3 yavru doğurur. Yuvada bekleyen yavru vaşaklar, bir dahaki ilkbaharda annelerinden ayrılır. Vaşak yavrularının yarısı ilk sene içinde ölür.

Kaynak (http://www.milliyet.com.tr)

sidarta54
16.02.2007, 00:08
teşekkürler haber için bundan 2 ay önce araştırmıştım anadolu parsını uzun zamandır görülmediği haberleri vardı kedigiller ailesinin önemli bir üyesi ayrıca en iri pantermiş

tabiri caizse bunun bir alt modeli iran parsı yada fars parsı(panthera pardus) diyebiliriz bundan biraz daha kısa belgesellerde izlediklerimize beziyor tam bir panter yani ancak çok uzun zamandır anadoluda yok en son karadenizde görüldüğü söyleniyor ancak bu bir rivayet ve belli belirsiz resimlerden öteye gitmedi çok güzel bi haber olmuş çok mutlu oldum görünce

Şoreş
16.02.2007, 00:51
Anadolu canlıları üzerine kendimce araştırmalarım vardı.. Anadolu Vaşağı ve Karakulak diye adlandırılan 2 tür var, etçil, kedigillerden..İkisininde nesli tehlike altındadır..

ademce
16.02.2007, 03:01
Bir ansiklopedi Hayat Ansiklopedisin de okudum; Anadolu da arslan bulunmazmış ancak kaplan varmış ve yanılmıyorsam en son 1950 yılların Güneydoğu da (Belki urfa) görülmüş, bir de leopar da Ege de dağlar vardı hatırlayamadım orada bulunurmuş. Söz açılmışken söyleyim, dedim -kısa mesaj olmasın- ilgimi çeken aynı konudan başka bir şey de dünyanın en yırtıcı hayvanı Bengal kaplanı imiş ve insan yermiş. (Başka bir yerdede beyaz kutup ayısı demişlerdi) Hindistanda her yıl binlerce kişi yılan sokulması sonucu ölenlermiş ondan sonra ikinci vaka da bu olurmuş bu Bengal Kaplanı. TRT de "Vahşi Kedilerin Günlüğü" çok kalite bir belgeseldi. Hazır Trt demişken aşağı da ki adrese uğramadan geçmeyin.

Zamana Yolculuk...Nostaljik bir çalışma
http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=26687

aliko
16.02.2007, 12:25
Kangalım benim :D:D:D
Teşekkürler...

tuncerbio
17.02.2007, 17:25
türkiye ve dünyadaki nesli çeşitli nedenlerle tehlike altında bulunan canlılar RED LİST denen bir listede çeşitli katagoriler altında toplanmıştır (bu katagorilerde canlının kalan birey sayısı , üreme alanlarınadki sorunlar ,yaşam alanı sorunu ,beslenme sorunu gibi sorunlar ele alınıyor ) şuanda ülkemizde 300 civarında canlı red list katogorisine girmektedir bunların 30 civarında kısmı ciddi tehlike altındadır ...

Caretta caretta ........................ iribaş deniz kaplumbağası
Monachus monachus ........... ........ akdeniz keşiş foku
Numenius tenuirostris ...................... ince gagalı kervan çulluğu
Geronticus eremita ...................... kelaynak
Rana holtzi ........................... toros kurbağası
Dryomys laniger ......................... kaya yedi uyuru

bu türlerin bazılarıdır (ben redlistin tamamını türkçeye çevirmiştim bilgisayara aktardığım zaman forumada eklerim )

Nesimi
17.02.2007, 17:49
Bu tarz hayvanların neslinin tam olarak kurumaması sevindirici. Sivas yakınlarında az da olsa yaşadığını bilmek oldukça güzel. Ayrıca Marmara bölgesinde genellikle çatalca civarları ile trakyada bunlardan bulunuyormuş.

Akdenizde Anadolu Parsı adı verilen farklı bir vahşi kedi türü yaşıyor ancak onların sayısıda çok azalmış.

Güneydoğu anadoluda Urfa- Hakkari civarlarında ise Kaplan yaşadığı tespit edilmiş en son 1950 yılında Urfa-Birecik de bir kaplan görülmüş. Hakkaride geçen senelerde bir kaplan türünden bahsediliyordu.

Tabi çoğu yok olup gittiler. Bu canlılar tükendikçe doğanın dengeside olumsuz etkileniyor.

tuncerbio
17.02.2007, 17:58
ülkemizde bu türlerin korunması adına ciddi çalışmalar yapılıyor birçok türün üreme alanında lokal istasyonlar mevcut ve araştırma ekipleri dönmesel çalışmalar yapıyor ....

Caretta ve Chelonia türü kaplumbağalar için 17 sahilimizde üreme dönmlerinde koruma çalışmaları var dalyan ve akyatan bu dönemlerde akşam halk akapalı hale getiriliyor....

Kelaynak için Birecikte doğa derneğinin sabit istasyonu var ve sürekli kontrolde tutuluyorlar

foklar için AFAG foça da ve iskenderunda istasyon kurdu

milli parklarda vaşak ve diğer türler için koruma yapılıyor ,anadolu yaban koyunu ve dağ keçileri, vaşaklar markalanarak takip ediliyor....

ama bu çalışmalara halk ın katılımı ve bilgilendirilmesi sağlanmasında sıkıntı var yine bütçeler çok dar ben beş yıl her yaz bu çalışmalarda gönüllü çalıştım çabalar ciddi ama devlet kurumları tutarsız kalıyor denebilir....

barcelona sözleşmesi cenova deklarsayonu , born sözleşmesi ,avcılığı düzenleyen yasalar vb.. hiçe sayılıyor ama kimsanin çıtı çıkmıyor ...

Agop
17.02.2007, 18:56
tuncerbio kardeş. bildiğim kadarıyla sende caretta caretta korumacılığı yaptın burda.

tuncerbio
18.02.2007, 13:32
tuncerbio kardeş. bildiğim kadarıyla sende caretta caretta korumacılığı yaptın burda.


hem caretta hem chelonia koruma çalışmalarında türkiyenin 6 sahilinde çalıştım ....flamingo halkalama çalışmasında bulundum...milli parklarda envanter hazırlanması ve tür tespiti çalışmalarına katıldım,kış ortası su kuşu sayımı (göç döneminin ortasına rastlar ve ülkedeki türlerin tespiti ve sayısı için yapılır ) nda bulundum ....fırsat bulursam daha yenilerinede katılmayı düşünüyorum....