Orijinalini görmek için tıklayınız : Seyit Rıza Asıldığında askerdim
suyunsesi 18.02.2007, 00:39 Seyit Rızanın asıldığınıda asker olan ve Seyit Rızayı yakında tanıyan canlı tanıkla yapılan bu repörtajı çok uzun olduğundan dolayı kısa bir bölümünü
yayınlıyorum sizlerde yorumlarınızla katılırsanız sevinirim
Şimdiden hepinize teşekkürler.
H. MERGARIJİ: Türk devleti, 1937/38 senelerinde Dêsim’de halkımızı genç, yaşlı, çocuk, bebek, sağlam hasta ayırımı yapmadan katletmiş. Bu konuda neler anlatabilirsin?
3. Ordu Dêsim’e saldırdı. Ve asker halkı kesmeye başladı. Ah! Ah! ... Kök söktüler. Büyük katliamda hepsini kestiler.
H. MERGARIJİ: Sen, Sey Rıza’yı yakından gördün mü?
MEMEDÊ KOLU: Evet gördüm. Sey Rıza’yı astıklarında ben, bizim köyden Hese Qoji’nin oğlu Alxıdır’la orada askerdik.
H. MERGARIJİ: Nerede askerdiniz?
MEMEDÊ KOLU: Sey Rıza’yı, Xapet’de astılar. Biz de oarada askerdik.
H. MERGARIJİ: Sey Rızaları Xarpet’de astıklarında, senle Alxıdır orada askerdiniz?
MEMEDÊ KOLU: Evet, biz Xarpet’de askerdik. O günlerde Xarpet’deki hükümet binasına „Tunceli Mahkemesi“ adını takmışlardı. Sey Rıza’ın yaşı çok yüksekmiş. Bu nedenle hakim demiş ki „Bu adam çok yaşlı, kanunen biz bunu asamayız.” (bazı sözler anlaşılmadı) Sabahın erken saatlerinde Alxıdır, benim yatağıma gelerek dedi ki: „Kardeş çabuk kalk! Hepsini asmışlar!” Ben kalktım. Alxıdırla gittik ki, o kuru üzüm, pestil satılan bu taraftaki Sele Meydanında her iki Demenız’ı asmışlar. Her ikisinin de dilleri dışarıya sarkmıştı. Biraz yukarıdaki büyük meydana gittik ki, orada en ön tarafta Sey Rıza’yı, onun arkasında Seyd Uşên’i, hemen onun da arkasında da Fındıq’ı asmışlar. Bu üçünü aynı meydanda asmışlardı. Sey Rıza’nın oğlu Uşên’le Hese İve Qıj’in oğlunu da Odun Meydanında (bazı sözler anlaşılmadı) asmışlardı. Bir süre asılanların durduğu meydanlar arasında gittik geldik, baktık.
Akşama dediler ki: „Ataturk geliyor.“ İstasiyona kadar halı serdirmek için bölüklerden adam toplayıp götürdüler. Biz gitmedik. Dediler ki: „Ataturk, istasiyondan gelip hükümet binasına geçiyor.“ Sonunda Ataturk geldi.
Bu yedi adam, Dêsim’in ileri gelen aşiret liderleriydi. Devlete karşı iş yapan kadroydu. Öğleden sonra asılan yedi kişinin cesetlerini arabaya koyup Hanköy’üne götürdüler. Orada yakıp bir çukura attılar. (Memedê Kolu, acısından burada çok sinirlendi. H. M.) Devlet, diğerlerine de hapis cezası vererak, dedi ki: „Gidin hapiste çürüyün!“ Onlar gitti hapiste öldü götürüp çöpe attılar. Diğerlerini de sürgüne gönderdiler.
H. MERGARIJİ: Asılanların cesetlerini yaktıklarında sen de gördün mü?
MEMEDÊ KOLU: Evet, ben de oradaydım. Sey Rıza, uzun sakallıydı. O zamanlar bunların lideri Uşênê Seydi’di. Uşênê Seydi, Kureyşanlı’di ve akıllıydı. Hepsini astılar...
Kaynak: http://www.dersim.dk adresinden Alınmıstır
spartacus 18.02.2007, 02:51 Seyit Rıza'nın Dersim tarihinde önemli bir yeri vardır.
O uğruna dövüştüğü davanın adamıydı. Hakatten zalimin karşısında boyun eğmedi, diz çökmedi. O yiğit bir önderdi. Başeğmezliğini ve kendi duruşunu açıklayan en güzel söyler, yine Pir Seyit Rıza'ya aittir. Der ki:
"Ben sizin hilelerinizle baş edemedim bu bana dert oldu, ama bende sizin karşınızda diz çökmedim bu da size dert olsun."
Evet belki amacına ulaşmadan bir isyanın şafağında yenildi, esir düştü. Ama bükülmedi, diz çökmedi, baş eğmedi. Giderken darağacına ilmiği kendi boynuna geçirdi. İşte bu kahraman tutumu ve baş eğmezliği zalime dert oldu. Ki bu dert onları iflah etmez bitirir.
Asılırken Pir Seyit Rıza'nın son isteği şuydu:
"Önce beni asın, oğlumun asıldığını görmek istemiyorum."
suyunsesi 18.02.2007, 18:36 ARAFIYAN: İ.S.Çağlayangil'in bir anısı
ekrem tukenmez
Mon, 23 Oct 2000 00:13:29 -0700
ihsan sabri çağlayangil'in anılarım kitabından alınmış ve Serbesti dergisinde
yayınlanmış yazı
Bir Cinayetin Anatomisi
Beni Asmaya mı geldin ?
Ceza infaz kanunu her asılanın ayrı bir yerde asılmasını, asılanların
birbirlerini görmemesini emrediyordu.Bu şartı da yerine getirmeye
çalıştık.Her meydana dört sehpa koyduk.Vali bir de çingene cellat buldu.Gece 12.00 de hapishane ye gittik.Farlarla çevreyi aydınlattık.Mahkemenin 72 sanığı var.
Sanıkları aldık.mahkemeye götürdük.Çingene de geldi.Adam başına on
lira istedi..”Peki”, dedik.
Sanıklar Türkçe bilmiyor.Mahkeme kararı açıklandı.Yedi kişi ölüm
cezasına çarptırılmış;sanıklardan bazıları beraat etmiş,bazıları da
çeşitli hapis cezaları almıştı.
Kararlar okununca hakim ilamda idam lafını kullanmadığı ve ölüm
cezasına çarptırılmaktan bahsettiği için verilen hükmü iyi anlamadılar.
“idam tunne” diye bir vaveyle koptu.
Biz Seyyit Rıza’yı aldık.Otomobilde benimle Polis Müdürü İbrahim’in
arasına oturdu.Jeep Jandarma karakolunun yanındaki meydanda durdu.
Seyyit Rıza sehpaları görünce durumu anladı.
-Asacaksınız,dedi ve bana döndü.
-Sen Ankara’dan beni asmak için mi geldin ?
Bakıştık.İlk kez idam edilecek bir insanla yüz yüze geliyorum.Bana
güldü.
Savcı Namaz kılıp kılmayacağını sordu.İstemedi.Son sözünü sorduk.
-Kırk liram ve saatim var.Oğluma verirsininiz,dedi.
Bu sırada Fındık Hafız asılıyordu.Asarken iki kez ip koptu.ben Fındık
Hafız asılırken Seyyit Rıza görmesin diye pencerenin önünde durdum.
Fındık Hafız’ın idamı bitti.Seyyit Rıza yı meydana çıkarttık.Hava
soğuktu. Ve etrafta kimseler yoktu.Ama Seyyit Rıza meydan insan
doluymuş gibi sessizliğe ve boşluğa hitap etti.
-Evladı Kerbelayıh. Bı hatayıh.Ayıptır.Zulümdür.Cinayettir,dedi.
Benim tüylerim diken diken oldu.Bu yaşlı adam rap rap
yürüdü.Çingeneyi itti.İpi boynuna geçirdi.Sandalye ye ayağı ile tekme vurdu,infaznı
gerçekleştirdi.
Oğlu yaşında bir subayı öldürecek kadar katı yürekli olan bir
insanın bu
mukadder akıbetine acımak zor.Ama ihtiyarın bu cesaretini takdir
etmekten kendimi alamadım.
Asabım çok bozuldu.Emniyet Müdürü’ne “ben üşüdüm otele gidiyorum
“dedim.
YAZILANLAR HAKKINDA ÇOK BİLGİYE SAHİP DEĞİLİM.Fakat KOÇGRİ Katliamı hk.aynı düşünceleri paylaşmıyorum.Çünkü; bahsettiğiniz isim g.doğudan getirilen şafi ağalardır.Onları ALEVİ DİYE BAŞA GETİREN KOÇGRİLERİN BAŞINDAKİ SOYSUZLAR, halkın katliamının sonunu hazırlamışlardır.Sorumlular TOPAL OSMAN DENEN YEZİT
İĞNEYİ BİRAZDA KENDİMİZİE BATIRALIM.BEN DE KOÇGRİLİYİM.
YAZILANLAR HAKKINDA ÇOK BİLGİYE SAHİP DEĞİLİM.Fakat KOÇGRİ Katliamı hk.aynı düşünceleri paylaşmıyorum.Çünkü; bahsettiğiniz isim g.doğudan getirilen şafi ağalardır.Onları ALEVİ DİYE BAŞA GETİREN KOÇGRİLERİN BAŞINDAKİ SOYSUZLAR, halkın katliamının sonunu hazırlamışlardır.Sorumlular TOPAL OSMAN DENEN YEZİT
[COLOR="DarkRed"]İĞNEYİ BİRAZDA KENDİMİZİE BATIRALIM.BEN DE KOÇGRİLİYİM.
Çok sayıda çelişki var yazında Sayın Erkan72, sap-saman herşey biribirine karışmış. Bilmeden yazdığını düşünüyorum. Gerçi bilerekde yazmış olabilirsin, artniyetli de olman mümkün. Bu duyarsızlığın ve duyarlılık gösterdiklerine bakınca...
spartacus 18.02.2007, 23:49 YAZILANLAR HAKKINDA ÇOK BİLGİYE SAHİP DEĞİLİM.Fakat KOÇGRİ Katliamı hk.aynı düşünceleri paylaşmıyorum.Çünkü; bahsettiğiniz isim g.doğudan getirilen şafi ağalardır.Onları ALEVİ DİYE BAŞA GETİREN KOÇGRİLERİN BAŞINDAKİ SOYSUZLAR, halkın katliamının sonunu hazırlamışlardır.Sorumlular TOPAL OSMAN DENEN YEZİT VE KOÇGRİLERİN BAŞINDAKİ
İĞNEYİ BİRAZDA KENDİMİZİE BATIRALIM.BEN DE KOÇGRİLİYİM.
Sayın Erkan.
Yazılanlar hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığınızı kendinizde belirtmenize rağmen çok ağır ithamlarda bulunmuşsunuz. Bunu hiç etik bulmuyorum.
Seyit Rıza'nın Güneydoğu'dan getirilen bir şafi ağa olduğunu nasıl iddia edebiliyorsunuz? Seyit Rıza Dersim'in Lirtik köyünde doğmuş, hasbe has alevidir. Şeyh hasan aşiretinde olduğunu herkes bilmesine rağmen nasıl tarihi gerçekliği çarpıtırsınız anlam vermekte güçlük çekiyorum.
Dersim isyanı o bölge halkının haksızlığa ve zülme karşı isyanıdır. Bu anlamda toprak ağalarıyla ilintirdirmek için hayal gücünüzün çok yüksek olması gerekir. Özellikle Kurtuluş savaşına katılan Zazalar ve Kürtlere verilen sözler yerine getirilmemesinin ardında bu bölgelerde halk huzursuzluklarını ifade etmişlerdir. Netice itibarıyla verilen sözlere dair adımlar atılmaması ardından dağlara çıkılıp isyan ateşi tutuşturulmuştur.
Dersim coğrafyası bugünki Tunceli'yle sınırlı bir alan değildir. Erzincan, Elazığ, Bingöl'ün sınırlarındaki bir çok ilçeyi kapsayan alandır. Eğerki isyanın zuhur ettiği alanın Tunceli kapsamının dışında ele alınıyorsa bu yanılgı olacaktır. Dersim'in içerisinde Tunceli vardır, ama Dersim'in hepsi Tunceli değildir. Burdan hareketle dış etkenler arıyorsanız, Dersim tarihini araştırmanızı öneririm.
suyunsesi 19.02.2007, 00:16 GELMEDI HOZATLILAR
Koçgiri başladı harbe.
Sesi gitti şarka garba.
Bir ordu asker geldi.
Dayanmadılar bu harba.
Dılo yaman, yaman yaman.
Çîya gırto berf û duman.
Mera bîşîn şahê merdan.
Ew dermanê hemu derdan.
Ovacıĝın aşireti.
Zapteyledi memleketi.
Geride imdat gelmedi.
Hozat çekmedi gayreti.
Dılo yaman, yaman yaman.
Çîya gırto berf û duman.
Mera bîşîn şahê merdan.
Ew dermanê hemu derdan.
Yemin edenler elmaya.
Zülfikari Mürteza´ya.
Geriden teller çektiler.
Biz uymayız eşkiyaya.
Dılo yaman, yaman yaman.
Çîya gırto berf û duman.
Mera bîşîn şahê merdan.
Ew dermanê hemu derdan.
ALİ ŞER
D-e-v-r-i-m-c-i 04.04.2007, 18:19 biz kürtler ona seyidê rızo diyoruz.büyüğümüz ve isyanlarımızın simgelerinden biridir.kendisi bizim için ingiltere (fransa veya ingiltere) kralına mektup bile yazmıştır.bizim uğrumuzda hiç bir çıkar gözetmeksizin ölüme bile cesaretle yürümüştür.em bı qürbana wi riyê sıpibıvın....berxwedan jiyane(yaşamak direnmektir)
anadolu75 05.04.2007, 14:08 seyit riza adinda bir asinin cikmasina ismet inonu ve celal bayar adinda serseriler sebep olmustur. ve cokta dogaldir bu gibi insanlardan asla medet umulmaz.cunku dersim katliamini yapanlarda bunlardir.hemde ataturkten gizleyerek.allahtan fevzi cakmak pasa girdi devreye ve dersimdeki vatandaslarimizi bu cellatlardan kurtardi.fevzi pasayada tesekkur etmeniz lazim cunku o olmasaydi dersimdeki insanlarin yarisi mahvolmustu.
D-e-v-r-i-m-c-i 05.04.2007, 14:20 seyit riza adinda bir asinin cikmasina ismet inonu ve celal bayar adinda serseriler sebep olmustur. ve cokta dogaldir bu gibi insanlardan asla medet umulmaz.cunku dersim katliamini yapanlarda bunlardir.hemde ataturkten gizleyerek.allahtan fevzi cakmak pasa girdi devreye ve dersimdeki vatandaslarimizi bu cellatlardan kurtardi.fevzi pasayada tesekkur etmeniz lazim cunku o olmasaydi dersimdeki insanlarin yarisi mahvolmustu.
birincisi zaten dersimin yarı nüfusunu el altından mahvettiler.ikincisi bu bölgeyi iyi bilen ve bu bölgeyi en iyi şekilde mahva götürebilecek tek adam vardı o da senin paşandı.üçüncüsü bu ülkede böylesine bir olay yaşanacak ve allah gibi korktukları atatürk bunu bilmeyecek.işte buna gülerim.kaldı ki fevzi çakmak o dönemde genel kurmay başkanıydı ve onun emri olmadan doğuda (özellikle) kuş uçamazdı.devlet sandığınız kadar uyuyormu zannediyorsunuz.o hep uyanık ve şiyar vaziyette....işbirlikçiler dersimi mahvetti ama yeni bir dersim ve dersimliler bu gün hala var.şu sıralarda munzur suyuna el atmış vaziyetteler.dur bakalım daha ne çoraplar örülecek dersimin başına.
anadolu75 05.04.2007, 15:57 birincisi zaten dersimin yarı nüfusunu el altından mahvettiler.ikincisi bu bölgeyi iyi bilen ve bu bölgeyi en iyi şekilde mahva götürebilecek tek adam vardı o da senin paşandı.üçüncüsü bu ülkede böylesine bir olay yaşanacak ve allah gibi korktukları atatürk bunu bilmeyecek.işte buna gülerim.kaldı ki fevzi çakmak o dönemde genel kurmay başkanıydı ve onun emri olmadan doğuda (özellikle) kuş uçamazdı.devlet sandığınız kadar uyuyormu zannediyorsunuz.o hep uyanık ve şiyar vaziyette....işbirlikçiler dersimi mahvetti ama yeni bir dersim ve dersimliler bu gün hala var.şu sıralarda munzur suyuna el atmış vaziyetteler.dur bakalım daha ne çoraplar örülecek dersimin başına.
bunlar iste emir dinlemeden yaptilar yapacaklarini bu olayda en buyuk suc ismet inonu ve celal bayarindir.ataturku kurt dusmani olarak gostermek buyuk bir ihanettir.o emri bu ikisi ne ataturke danistilar ne de fevzi pasaya kafalarina gore yaptilar planlarini.
D-e-v-r-i-m-c-i 05.04.2007, 16:18 bunlar iste emir dinlemeden yaptilar yapacaklarini bu olayda en buyuk suc ismet inonu ve celal bayarindir.ataturku kurt dusmani olarak gostermek buyuk bir ihanettir.o emri bu ikisi ne ataturke danistilar ne de fevzi pasaya kafalarina gore yaptilar planlarini.
iyide sen o dönemi nerden biliyorsun.bahsettiğin adamların "ulan tunceli kıyıda köşede değil ki kalkıp ermenilere araplara satalım" lafı da hala kulağımızda çınlamaktadır.çünkü bu ülkede isyan deninlince akla gelen ilk il amed ardından dersimdir.işte bunun gıyabında yüz yıllardır bu iki il çekmiştir ve de omuzlamıştır devrimcileri.kimsenin kimseyi kötülemesine gerek yok.gerek aleviler gerekse de kürtler kimin ne olduğunu biliyor ve kimin ne yaptığınıda.artık bizi birbirimize kırdıramayacaklar.
anadolu75 06.04.2007, 15:40 iyide sen o dönemi nerden biliyorsun.bahsettiğin adamların "ulan tunceli kıyıda köşede değil ki kalkıp ermenilere araplara satalım" lafı da hala kulağımızda çınlamaktadır.çünkü bu ülkede isyan deninlince akla gelen ilk il amed ardından dersimdir.işte bunun gıyabında yüz yıllardır bu iki il çekmiştir ve de omuzlamıştır devrimcileri.kimsenin kimseyi kötülemesine gerek yok.gerek aleviler gerekse de kürtler kimin ne olduğunu biliyor ve kimin ne yaptığınıda.artık bizi birbirimize kırdıramayacaklar.
ben herseyi biliyorum demedim bu konular uzerinde cok arastirdim ogrendim iste
sizde surekli pasalari sucladiniz asil suclanmasi gereken kisiler simdi vardir.
seyit riza cikariniz icin emperyalizmle isbirligine girsimistir.nedense kurtler hep emperyalizmle kucak kucaga iragi goruyoruz kurdistanda kurulursa amerikan sayesinde kurulur.hic demiyosunuz.emperyalist bunlar ulkeyi bolecekler biz kendimiz kuralim devletimizi diye.
D-e-v-r-i-m-c-i 08.04.2007, 02:36 ben herseyi biliyorum demedim bu konular uzerinde cok arastirdim ogrendim iste
sizde surekli pasalari sucladiniz asil suclanmasi gereken kisiler simdi vardir.
seyit riza cikariniz icin emperyalizmle isbirligine girsimistir.nedense kurtler hep emperyalizmle kucak kucaga iragi goruyoruz kurdistanda kurulursa amerikan sayesinde kurulur.hic demiyosunuz.emperyalist bunlar ulkeyi bolecekler biz kendimiz kuralim devletimizi diye.
ee devletimiz bizi sürekli görmezden geliyor.ne yapalım dost.bize sürekli yanlış adres veren bir ülke yönetimine güvenmeye devam mı edelim yani.kaç seyit rıza yitirdik böyle biliyormusun.? maymun gözünü açmıştır artık.dediğim gibi güneşin ve ateşin çocukları yüzünü artık doğrulara ve kural tanımamazlıklara dönmüştür.gayri kanmayız artık 23 nisan şenliklerine...
promethe 08.04.2007, 12:01 Feodal bir Kürt beyi olarak ayaklanıyor.Yani feodalizmin bölgede tasfiyesine karşı...
Milli ya da demokratik temelde bir ayaklanma yok.Kendini Kürt olarak tanımlayacak bilince bile sahip olmayan bir aşiret reisi.
Tarihsel olaylara bakışta önemli bir kıstas olarak şunu söyleyebiliriz:Yaşanan olay ve alınan tavır ilerici midir,gerici midir?Meseleye bu pencereden bakıldığında doğru bir depğerlendirmeye varılabilir.
Kendi feodal çıkarlarını korumaya yönelik olarak ayaklanıyor.Yanına bu işten hiç çıkarı olamayan Kürt köylüsünü de alıyor. Ayaklanmanın bastırılması esnasında haliyle kan dökülüyor.Ayaklanmanın sorumlularının yanında ,ayaklanmadan çıkarı olmayan masum Kürt köylüleri de eziliyor.
D-e-v-r-i-m-c-i 08.04.2007, 15:08 Feodal bir Kürt beyi olarak ayaklanıyor.Yani feodalizmin bölgede tasfiyesine karşı...
Milli ya da demokratik temelde bir ayaklanma yok.Kendini Kürt olarak tanımlayacak bilince bile sahip olmayan bir aşiret reisi.
Tarihsel olaylara bakışta önemli bir kıstas olarak şunu söyleyebiliriz:Yaşanan olay ve alınan tavır ilerici midir,gerici midir?Meseleye bu pencereden bakıldığında doğru bir depğerlendirmeye varılabilir.
Kendi feodal çıkarlarını korumaya yönelik olarak ayaklanıyor.Yanına bu işten hiç çıkarı olamayan Kürt köylüsünü de alıyor. Ayaklanmanın bastırılması esnasında haliyle kan dökülüyor.Ayaklanmanın sorumlularının yanında ,ayaklanmadan çıkarı olmayan masum Kürt köylüleri de eziliyor.
çok haklı olduğun bir nokta var o da:::köylünün hiçbirşeyden haberdar olmaması.yıllardır ezilirken bu varoş halk diye tabir edilen ama uyutmak için "köylü milletin efendisidir"safsatasını çıkaran ve hep sırtından rant çıkaran seyit rıza değil devletin ta kendisidir.işte tam bu noktada seyit rıza köylünün göremediğini görmüş asimilasyonun en derin noktasın farketmiş ve isyan bayrağını çekmiştir.bu noktayı da anlamak için müneccim olmak gerekmemektedir.devrimci demokrat bir harekettir ve ilericidir.ama önü kesilmiş ve yanlış lanse edilmiştir.nedeni de taraftar kitlesinin ölükten sonra bile onun fikir ve düşüncelerine sahip çıkıp onun farkettiği noktayı keşfetmesidir.bu tür isyanlar insanların gözünü açmasında çok etkili olmuştur.feodallikten uzak bilakis feodalliğin tekeline çomak sokan hareketlerdir.
spartacus 08.04.2007, 15:37 seyit riza adinda bir asinin cikmasina ismet inonu ve celal bayar adinda serseriler sebep olmustur. ve cokta dogaldir bu gibi insanlardan asla medet umulmaz.cunku dersim katliamini yapanlarda bunlardir.hemde ataturkten gizleyerek.allahtan fevzi cakmak pasa girdi devreye ve dersimdeki vatandaslarimizi bu cellatlardan kurtardi.fevzi pasayada tesekkur etmeniz lazim cunku o olmasaydi dersimdeki insanlarin yarisi mahvolmustu.
Söylediklerinizi çürütmek için uzun uzadıya yazmayacağım. Çünkü içinde bir çok tutarsızlık taşıyan iddialarınızla kendiniz istemeyerek çelişiyorsunuz. Eğer ki, devletin iki önemli adamı isyanın başlamasına sebep olmuşlarsa daha nasıl bu isyanı emperyalistlerle ilişkilendiriyorsunuz. Eğer ki bu İsmet İnönü sizin deyiminizle serseriyse o zaman birinci ve ikinci İnönü ve Sakarya savaşında o savaşa komutanlık eden İsmet Paşaydı. Sizin söyleminize bakarak Dersim isyanının sorumlusu İsmet İnönüdür. Bu İnönü Sakaryada, İnönü muharebelerinde kurtarıcı oluyorda, Dersim'de neden serseri olup çıktı? Unutmayın ki, sizin "serseri" olarak tabir ettiğiniz kişiler, cumhuriyetin kurulmasından çok büyük katkısı vardır. Cumhuriyetin kurulmasında mimar olanlar Dersim katliamında serseri olup çıkıyorlar! Bu hiç akla ve mantığa uygun mudur? Bu şekilde siz cumhuriyetin kuruluşunu tartışmaya açıyorsunuz.
ben herseyi biliyorum demedim bu konular uzerinde cok arastirdim ogrendim iste
sizde surekli pasalari sucladiniz asil suclanmasi gereken kisiler simdi vardir.
seyit riza cikariniz icin emperyalizmle isbirligine girsimistir.nedense kurtler hep emperyalizmle kucak kucaga iragi goruyoruz kurdistanda kurulursa amerikan sayesinde kurulur.hic demiyosunuz.emperyalist bunlar ulkeyi bolecekler biz kendimiz kuralim devletimizi diye.
Kurtuluş savaşı başlatıldığında Sivas'ta yapılan kongrenin kemalistler açısından çok büyük önemi vardı. Kemalistler Kürtleride yanına çekebilmek için özellikle bir kürt ilini kongre merkezi olarak seçiyordu.
Çanakkale'ye gidip baktığınızda o savaşın içinde kürtleride göreceksiniz.
Lozan'a emperyalistlerle anlaşma yapmak üzere giden İsmet İnönü'nün sözleri çok dikkat çekicidir. "Ben buraya kürtleri ve Türkleri temsilen geldim."
Yukarıda kurtuluş savaşından Lozan'a kadar bir kaç can alıcı örnek sundum. Bunları sunmamın nedeni Kürt isyanlarıyla bağlantı kurmak maksatıyladır.
Kürtlere Kurtuluş savaşı sırasında verilen sözler cumhuriyet kurulduğunda yerine getirilmediği için isyanlar çıkmaya başlıyor.
Kemalistler bu isyanların halk hareketi olduğunu gizlemek ve muamma yaratmak için emperyalistlerle işbirliği içinde oldukları yalanını yaydılar.
Feodal bir Kürt beyi olarak ayaklanıyor.Yani feodalizmin bölgede tasfiyesine karşı...
Milli ya da demokratik temelde bir ayaklanma yok.Kendini Kürt olarak tanımlayacak bilince bile sahip olmayan bir aşiret reisi.
Tarihsel olaylara bakışta önemli bir kıstas olarak şunu söyleyebiliriz:Yaşanan olay ve alınan tavır ilerici midir,gerici midir?Meseleye bu pencereden bakıldığında doğru bir depğerlendirmeye varılabilir.
Kendi feodal çıkarlarını korumaya yönelik olarak ayaklanıyor.Yanına bu işten hiç çıkarı olamayan Kürt köylüsünü de alıyor. Ayaklanmanın bastırılması esnasında haliyle kan dökülüyor.Ayaklanmanın sorumlularının yanında ,ayaklanmadan çıkarı olmayan masum Kürt köylüleri de eziliyor.
Dersim isyanı bir halk hareketidir. Bu halk hareketi doğru ve demokratik taleplerle gündeme gelmiştir. Seyit Rıza'nın can yoldaşı Ali Şer özellikle sosyalizmden etkilenmiş bir kişiliği vardır. Sık sık baküye giderek sosyalizm hakkında bilgi ve birikim elde ediyordu. Kürdistanı temsilen Bakü'deki komünist enternasyonal toplantısına gözlemci sıfatıyla bir çok kez katılmıştır.
Ali Şer çok açık bir şekilde bolşevik devriminden etkilenmiştir. Bunu ülkesine uyarlamak istiyordu.
Bu kadar net ve berrak bir mücadeleyi Promthe'nin bulanıklaştırmasını anlamakta güçlük çekiyorum.
Seyit Rıza ve Ali Şer o dönem komünistlerin bile başaramadığı cesareti ve olgunluğu göstererek eşleriyle birlikte savaşmışlardır. Yani kadını kavganın ve mücadelnin en başına taşıyarak ne kadar demokratik ve aydın olduklarını gösteriyorlar.
Şan olsun Dersim isyanına!
anadolu75 08.04.2007, 21:08 Söylediklerinizi çürütmek için uzun uzadıya yazmayacağım. Çünkü içinde bir çok tutarsızlık taşıyan iddialarınızla kendiniz istemeyerek çelişiyorsunuz. Eğer ki, devletin iki önemli adamı isyanın başlamasına sebep olmuşlarsa daha nasıl bu isyanı emperyalistlerle ilişkilendiriyorsunuz. Eğer ki bu İsmet İnönü sizin deyiminizle serseriyse o zaman birinci ve ikinci İnönü ve Sakarya savaşında o savaşa komutanlık eden İsmet Paşaydı. Sizin söyleminize bakarak Dersim isyanının sorumlusu İsmet İnönüdür. Bu İnönü Sakaryada, İnönü muharebelerinde kurtarıcı oluyorda, Dersim'de neden serseri olup çıktı? Unutmayın ki, sizin "serseri" olarak tabir ettiğiniz kişiler, cumhuriyetin kurulmasından çok büyük katkısı vardır. Cumhuriyetin kurulmasında mimar olanlar Dersim katliamında serseri olup çıkıyorlar! Bu hiç akla ve mantığa uygun mudur? Bu şekilde siz cumhuriyetin kuruluşunu tartışmaya açıyorsunuz.
Kurtuluş savaşı başlatıldığında Sivas'ta yapılan kongrenin kemalistler açısından çok büyük önemi vardı. Kemalistler Kürtleride yanına çekebilmek için özellikle bir kürt ilini kongre merkezi olarak seçiyordu.
Çanakkale'ye gidip baktığınızda o savaşın içinde kürtleride göreceksiniz.
Lozan'a emperyalistlerle anlaşma yapmak üzere giden İsmet İnönü'nün sözleri çok dikkat çekicidir. "Ben buraya kürtleri ve Türkleri temsilen geldim."
Yukarıda kurtuluş savaşından Lozan'a kadar bir kaç can alıcı örnek sundum. Bunları sunmamın nedeni Kürt isyanlarıyla bağlantı kurmak maksatıyladır.
Kürtlere Kurtuluş savaşı sırasında verilen sözler cumhuriyet kurulduğunda yerine getirilmediği için isyanlar çıkmaya başlıyor.
Kemalistler bu isyanların halk hareketi olduğunu gizlemek ve muamma yaratmak için emperyalistlerle işbirliği içinde oldukları yalanını yaydılar.
Dersim isyanı bir halk hareketidir. Bu halk hareketi doğru ve demokratik taleplerle gündeme gelmiştir. Seyit Rıza'nın can yoldaşı Ali Şer özellikle sosyalizmden etkilenmiş bir kişiliği vardır. Sık sık baküye giderek sosyalizm hakkında bilgi ve birikim elde ediyordu. Kürdistanı temsilen Bakü'deki komünist enternasyonal toplantısına gözlemci sıfatıyla bir çok kez katılmıştır.
Ali Şer çok açık bir şekilde bolşevik devriminden etkilenmiştir. Bunu ülkesine uyarlamak istiyordu.
Bu kadar net ve berrak bir mücadeleyi Promthe'nin bulanıklaştırmasını anlamakta güçlük çekiyorum.
Seyit Rıza ve Ali Şer o dönem komünistlerin bile başaramadığı cesareti ve olgunluğu göstererek eşleriyle birlikte savaşmışlardır. Yani kadını kavganın ve mücadelnin en başına taşıyarak ne kadar demokratik ve aydın olduklarını gösteriyorlar.
Şan olsun Dersim isyanına!
ismet inonu sadece inonu savaslarini kazanmistir. ve kutahya eskisehir savaslarinda yenildi ve zor gunler basladi.tabi araya sovyet yardimi.halkin orduya yiyecek,giysi vb.gibi maddi ihtiyaclar vermesi ve ataturkun baskomutan olmasiyla sakarya savasi ve dumlumpinar da taaruza gecilip zafer kazanildi.bunlar olmasaydi ismet inonu basari saglayamazdi. ismet inonu her zaman kurtleri asagilamistir. kurtleri de turkleri de temsil etmek ona kalmamis.bir suru siyasetci vardi yollasalardi lozana onlar imzalardi.mesela rauf orbayi gondermediler.aslinda ismet inonu yerine rauf orbayi gonderselerdi daha iyi olurdu.turk ve kurt tarafini ataturk temsil eder ismet inonu degil.
Feodal bir Kürt beyi olarak ayaklanıyor.Yani feodalizmin bölgede tasfiyesine karşı...
Milli ya da demokratik temelde bir ayaklanma yok.Kendini Kürt olarak tanımlayacak bilince bile sahip olmayan bir aşiret reisi.
Tarihsel olaylara bakışta önemli bir kıstas olarak şunu söyleyebiliriz:Yaşanan olay ve alınan tavır ilerici midir,gerici midir?Meseleye bu pencereden bakıldığında doğru bir depğerlendirmeye varılabilir.
Kendi feodal çıkarlarını korumaya yönelik olarak ayaklanıyor.Yanına bu işten hiç çıkarı olamayan Kürt köylüsünü de alıyor. Ayaklanmanın bastırılması esnasında haliyle kan dökülüyor.Ayaklanmanın sorumlularının yanında ,ayaklanmadan çıkarı olmayan masum Kürt köylüleri de eziliyor.
Ne kadar kolay bir ezber, feodalizmin tasfiyesi sloganı! Sadece aldatıcı; olayları ve konuyu tam bilmeyenlere (veya eksik bilenlere) yönelik oluşturulmuş bir ezberdir bu.
İlericilik; bir halkın veya bir dinsel-mezhepsel yapının tasfiyesi ise zaten ilerici olamaz. Niyetini ırkçı ve dinsel totaliterlikten alan bir anlayışın ilericiliği olmaz. Karşısındaki, (farzedelim) en ilkel bir konumda dahi olsa. Niyet feodalizmi tasfiye değildir; totaliter bir biçimde bir kurgulanmış ulus tasavvuruna hizmettir. Başkaca da (ilerici!) boyutu yoktur; vardır denmesinin sebebi olayı ve sonuçlarını meşrulaştırma çabasıdır hem o dönem; hemde şimdi...
ibrahim-ch 11.04.2007, 18:13 Doguda yapilacak bir toprak reformuna en cok AGA lar karsi.
Mücadele Agalara karsi yapilmali.
AGA lar idris bitlisi den beri
Bu ayricaliklarini korumak icin her seyi yaparlar.
Hatta doguda Türkiyeden ayri bir devlet kurulsa bile bu AGA lar konumlarini korurlar.
Konumlarini korumak icin her careyi düsünürler. Dünya menfaat dünyasi.
Doguda yapilacak bir toprak reformuna en cok AGA lar karsi.
Mücadele Agalara karsi yapilmali.
Ne kadar toprak reformu yapıldığı ortada; gurur duyulacak düzeyde! Lütfen bir araştırırmısınız toprak bölüşümünün ne oranda sağlandığını-sonuçlarını...
Artı, ekilebilir toprakları en sınırlı yerlerdendir Dersim yöresi. Burada böyle bir amaçtan söz etmek dahi, Coğrafyadan bihaber olmak kaynaklı olabilir veya bilinçli çarpıtma çabasından kaynaklanabilir...
Bu boyut, sadece sol-ezilenden yana olma anlamındaki kandırmacaya yönelik; meşrulaştırma söylemleridir.
ibrahim-ch 11.04.2007, 18:25 Agalar
Toprak reformunu engellemek icin
Asiretlerini isyana cagirabilecekleri tehdidini yapinca devlet ne yapsin tabiki geri adim atiyor.
sonrada bana dokunmayan yilan bin yasasin mantigi.
Agalar
Toprak reformunu engellemek icin
Asiretlerini isyana cagirabilecekleri tehdidini yapinca devlet ne yapsin tabiki geri adim atiyor.
sonrada bana dokunmayan yilan bin yasasin mantigi.
Ağa ile Aşiret önde geleni sosyolojik olarak ve gerçekte de aynı anlamları taşımaz. Bu bile, olayları değerlendirirken,başlı başına bir eksikliktir. Her Aşiret lideri toprak zengini değildir; böyle bir konumu olamayabilir. Ağa ayrıdır; Aşiret lideri (reisi veya her neyse). Ağalık sadece g.doğuya-doğuya özgü değildir, toprak zenginliği olan heryerde bu durum az çok vardır. Çukurova, Konya Ovası, Ege Ovaları (Menderes Ovası-Adnan Menderes ve ataları önemli bir toprak ağasıdırlar; binlerce dönüm arazileri Aydın çevresinde vardır o dönem) Trakya vd. yerlerde de halihazırda toprak ağalığı var.
Yani bu meşrulaştırıcı bir anekdot değil artık.
Sistem toprak bölüşümünü amaçlamış olsa öncelikle Toprak Ağalarına yönelirdi.
Bunu yapmamıştır; çünkü baştan beri ana amacı o değildir-olmamıştır...
promethe 11.04.2007, 21:06 Ne kadar kolay bir ezber, feodalizmin tasfiyesi sloganı! Sadece aldatıcı; olayları ve konuyu tam bilmeyenlere (veya eksik bilenlere) yönelik oluşturulmuş bir ezberdir bu.
İlericilik; bir halkın veya bir dinsel-mezhepsel yapının tasfiyesi ise zaten ilerici olamaz. Niyetini ırkçı ve dinsel totaliterlikten alan bir anlayışın ilericiliği olmaz. Karşısındaki, (farzedelim) en ilkel bir konumda dahi olsa. Niyet feodalizmi tasfiye değildir; totaliter bir biçimde bir kurgulanmış ulus tasavvuruna hizmettir. Başkaca da (ilerici!) boyutu yoktur; vardır denmesinin sebebi olayı ve sonuçlarını meşrulaştırma çabasıdır hem o dönem; hemde şimdi...
Merhaba Erdem12! İlericilik tam da sizin olmadığını düşündüğünüz şeydir.Feodalizm dinsel ve mezhepsel ortaklıklara dayanarak iktidarını sağlamaz mı?Bu yapıyı sürdürmek midir ilericilik?
Etnik kimliğinizi unutarak meseleye bakarsanız nesnel değerlendirme yapabilirsiniz.
Seyit Rıza'nın ayaklanması mı ilerici karakterlidir?
Hangi ulus devlet kendi varlığına yönelen tehditi totaliter olmayan yollarla savmıştır;örneği var mıdır?
Saygılar...
Merhaba Erdem12! İlericilik tam da sizin olmadığını düşündüğünüz şeydir.Feodalizm dinsel ve mezhepsel ortaklıklara dayanarak iktidarını sağlamaz mı?Bu yapıyı sürdürmek midir ilericilik?
Etnik kimliğinizi unutarak meseleye bakarsanız nesnel değerlendirme yapabilirsiniz.
Seyit Rıza'nın ayaklanması mı ilerici karakterlidir?
Hangi ulus devlet kendi varlığına yönelen tehditi totaliter olmayan yollarla savmıştır;örneği var mıdır?
Saygılar...
Sayın promethe,
Bellirli bir imparatorluktan kalan topraklarda veya savaşla elde kalması sağlanan (yine imp. mirası olabilecek) bir toprak parçası üzerinde yaşayan değişik etnisiteleri, asimilasyon ve baskı ile tek bir ulusun mecrasına akıtma çabası "doğal oluşumlu ulus devletin" tam karşılığı değildir.
Olmayan tek ulustan; ulus devlet çıkarmak mümkün değildir - bu totaliterliğin bir başka nedeni ve yüzüdür- veya çok zordur!
Bir toprakta tek ulus yaşar ise, sen o toprak üzerinde ulus devlet inşa edersin! Ama sen, bir imparatorluktan paylaşım savaşı sonucunda, koparabildiğin kadarıyla; bir parçasında ulus devlet oluşturmaya çalışmışsın; bu haliyle ve her boyutuyla, zaten doğal bir süreç değildir...
Burada yöneten etnisitenin feodaline yönelme (örneğin Türk etnisitesinden feodalleri yok etme çabası niçin yok da?) çabasından ziyade; diğer ayakbağı etnisitelere yönelme var ve bunu meşrulaştırmak için, bu ajitasyonu kullanma var. Bu sadece bir ajitasyondur; amaç başkadır; amaç ulus yaratmaktır; asimilasyondur! Amaç, feodaliteyi falan çözmek değildir; öncelikle farklı bir etnisiteyi, oluşturulmak istenen bir ulus devlet lehine çözmektir-dağıtmaktır!
Sorun Seyit Rıza'nın isyanı değildir; varlığı-gücü-saygınlığı ve farklılığıdır.
Asıl feodalite gerekçesini sürekli kullananlar; asıl "nesnel olmayanlardır". Çünkü onlar, ulus yaratmanın Türkiye gibi bir Osmanlı İmparatorluğu kalıntısı üzerinde; bunun mozaiksel yapısı üzerinde kurulmaya çalışıldığını ıskalıyorlar. Bu ıskalamayı bilinçli yapanlar olduğu gibi, ezber kaynaklı yapanlar da var...
Saygılar...
Merhaba Erdem12! İlericilik tam da sizin olmadığını düşündüğünüz şeydir.Feodalizm dinsel ve mezhepsel ortaklıklara dayanarak iktidarını sağlamaz mı?Bu yapıyı sürdürmek midir ilericilik?
Etnik kimliğinizi unutarak meseleye bakarsanız nesnel değerlendirme yapabilirsiniz.
Seyit Rıza'nın ayaklanması mı ilerici karakterlidir?
Hangi ulus devlet kendi varlığına yönelen tehditi totaliter olmayan yollarla savmıştır;örneği var mıdır?
Saygılar...
Sayın promethe,
İlericilik, Irkçı ulusçuluk motivasyonu ile, ulus kotarma adına, diğer etnisiteleri veya mezhepsel-dinsel farklı olanları ezme-devşirme amacıyla hareket etmek olamaz! Buradaki adeta budur çünkü!
Sizin bu ilericilik kabulünüze, evrensel sol literatürde sadece tebessüm edilir; çünkü ilericilik değil nasyonalliğin bir türüdür bu!
Ayrıca, bunun sadece bizim bize propogandamız olduğu, herşey, bütün yaşanmışlıklar baz alındığında, ayrıca görülecektir. Bunun sadece bir çarpıtma ve vehim olduğu açıkça ortadadır!
Gerçek gerekçeleri ve niyetleri gözardı ederek, tanımlamaya gitmişsiniz siz tüm olayı, bu nasyonalist algıdır sadece, kesinlikle ilerici değildir; sosyalist hatta sosyal demokrat literatürün içerisindeki bir tanım dahi olamaz bu savunma!
Yapıyla neyi kastediyorsunuz? Dersimi ne kadar tanıyorsunuz da, bu kadar gözü kapalı konuşabiliyorsunuz? Emin olduğunuz tek şey ezberlediğiniz sloganlarınızdır sadece...
Totaliterlikle kastedilen farklı bir durumdur; galiba siz militarist ile totaliteri karıştırdınız!
Saygılar...
doktor62 13.04.2007, 00:21 muzaffer oruçoğlunun dersim kitabında,seyit rızanın asıldıktan sonra yakıldığını anlatmaktadır.
GELMEDI HOZATLILAR
Koçgiri başladı harbe.
Sesi gitti şarka garba.
Bir ordu asker geldi.
Dayanmadılar bu harba.
Dılo yaman, yaman yaman.
Çîya gırto berf û duman.
Mera bîşîn şahê merdan.
Ew dermanê hemu derdan.
Ovacıĝın aşireti.
Zapteyledi memleketi.
Geride imdat gelmedi.
Hozat çekmedi gayreti.
Dılo yaman, yaman yaman.
Çîya gırto berf û duman.
Mera bîşîn şahê merdan.
Ew dermanê hemu derdan.
Yemin edenler elmaya.
Zülfikari Mürteza´ya.
Geriden teller çektiler.
Biz uymayız eşkiyaya.
Dılo yaman, yaman yaman.
Çîya gırto berf û duman.
Mera bîşîn şahê merdan.
Ew dermanê hemu derdan.
ALİ ŞER
Evet, bu Şiir'i Alişir Bey yazdı..
Aman Yüreğim amman
Dağı taşı sardı duman
Gelsin bize Şahı Merdan
O dur tüm dertlere derman..
Anlamı budur..
Birçok Aşiret destek vermemiş onlara. İhanet etmişler..
Şiirde biraz da sitem var.. Ama Seyit Rıza çok yardım etmiş Alişir beye.. Zaten beraber hareket ederlermiş..
Seyit Rıza şandin çend hezar Leşkere Şex Hesenan ji bo Berxwedane Qoçgiriye.. Lebele din Tire'yan zehf tirsin, bizdin.. Hin Tireyan bebexti kirin.. Minaki Kureyşan, Giniyan, Balaban u din Tireyan / Rojhelati Tireyan.. Lebele Kurmeşan zehf şer kirin. Lewma Alişir Beg, Nuri Dersimi, Zarife Xanım u din beg'an winda kirin..
anadolu75 16.04.2007, 12:59 Evet, bu Şiir'i Alişir Bey yazdı..
Aman Yüreğim amman
Dağı taşı sardı duman
Gelsin bize Şahı Merdan
O dur tüm dertlere derman..
Anlamı budur..
Birçok Aşiret destek vermemiş onlara. İhanet etmişler..
Şiirde biraz da sitem var.. Ama Seyit Rıza çok yardım etmiş Alişir beye.. Zaten beraber hareket ederlermiş..
Seyit Rıza şandin çend hezar Leşkere Şex Hesenan ji bo Berxwedane Qoçgiriye.. Lebele din Tire'yan zehf tirsin, bizdin.. Hin Tireyan bebexti kirin.. Minaki Kureyşan, Giniyan, Balaban u din Tireyan / Rojhelati Tireyan.. Lebele Kurmeşan zehf şer kirin. Lewma Alişir Beg, Nuri Dersimi, Zarife Xanım u din beg'an winda kirin..
seyit rizaya saygim var tamam da.alisir bey dediginiz kisi 1921 de turk,kurt,laz,arap yani butun halk emperyalizme direnirken kurt isyani cikartti.hatta emperyalistlerin yardimini aldi.ihanet etti dedigin asiretler en iyisini yapmislar ve destek vermemisler.onlar yurtsever ve halkin kardesligi,menfaatligini birinci derecede tutan insanlardir.destek verseler asil o zaman ihanet etmis olacaklardi.
Seyit Rızanın asıldığınıda asker olan ve Seyit Rızayı yakında tanıyan canlı tanıkla yapılan bu repörtajı çok uzun olduğundan dolayı kısa bir bölümünü
yayınlıyorum sizlerde yorumlarınızla katılırsanız sevinirim
Şimdiden hepinize teşekkürler.
H. MERGARIJİ: Türk devleti, 1937/38 senelerinde Dêsim’de halkımızı genç, yaşlı, çocuk, bebek, sağlam hasta ayırımı yapmadan katletmiş. Bu konuda neler anlatabilirsin?
3. Ordu Dêsim’e saldırdı. Ve asker halkı kesmeye başladı. Ah! Ah! ... Kök söktüler. Büyük katliamda hepsini kestiler.
H. MERGARIJİ: Sen, Sey Rıza’yı yakından gördün mü?
MEMEDÊ KOLU: Evet gördüm. Sey Rıza’yı astıklarında ben, bizim köyden Hese Qoji’nin oğlu Alxıdır’la orada askerdik.
H. MERGARIJİ: Nerede askerdiniz?
MEMEDÊ KOLU: Sey Rıza’yı, Xapet’de astılar. Biz de oarada askerdik.
H. MERGARIJİ: Sey Rızaları Xarpet’de astıklarında, senle Alxıdır orada askerdiniz?
MEMEDÊ KOLU: Evet, biz Xarpet’de askerdik. O günlerde Xarpet’deki hükümet binasına „Tunceli Mahkemesi“ adını takmışlardı. Sey Rıza’ın yaşı çok yüksekmiş. Bu nedenle hakim demiş ki „Bu adam çok yaşlı, kanunen biz bunu asamayız.” (bazı sözler anlaşılmadı) Sabahın erken saatlerinde Alxıdır, benim yatağıma gelerek dedi ki: „Kardeş çabuk kalk! Hepsini asmışlar!” Ben kalktım. Alxıdırla gittik ki, o kuru üzüm, pestil satılan bu taraftaki Sele Meydanında her iki Demenız’ı asmışlar. Her ikisinin de dilleri dışarıya sarkmıştı. Biraz yukarıdaki büyük meydana gittik ki, orada en ön tarafta Sey Rıza’yı, onun arkasında Seyd Uşên’i, hemen onun da arkasında da Fındıq’ı asmışlar. Bu üçünü aynı meydanda asmışlardı. Sey Rıza’nın oğlu Uşên’le Hese İve Qıj’in oğlunu da Odun Meydanında (bazı sözler anlaşılmadı) asmışlardı. Bir süre asılanların durduğu meydanlar arasında gittik geldik, baktık.
Akşama dediler ki: „Ataturk geliyor.“ İstasiyona kadar halı serdirmek için bölüklerden adam toplayıp götürdüler. Biz gitmedik. Dediler ki: „Ataturk, istasiyondan gelip hükümet binasına geçiyor.“ Sonunda Ataturk geldi.
Bu yedi adam, Dêsim’in ileri gelen aşiret liderleriydi. Devlete karşı iş yapan kadroydu. Öğleden sonra asılan yedi kişinin cesetlerini arabaya koyup Hanköy’üne götürdüler. Orada yakıp bir çukura attılar. (Memedê Kolu, acısından burada çok sinirlendi. H. M.) Devlet, diğerlerine de hapis cezası vererak, dedi ki: „Gidin hapiste çürüyün!“ Onlar gitti hapiste öldü götürüp çöpe attılar. Diğerlerini de sürgüne gönderdiler.
H. MERGARIJİ: Asılanların cesetlerini yaktıklarında sen de gördün mü?
MEMEDÊ KOLU: Evet, ben de oradaydım. Sey Rıza, uzun sakallıydı. O zamanlar bunların lideri Uşênê Seydi’di. Uşênê Seydi, Kureyşanlı’di ve akıllıydı. Hepsini astılar...
Kaynak: http://www.dersim.dk adresinden Alınmıstır
umarim seyit rizanin yanindasin, onu gorursen soyle dersimliler rizosunu cok seviyor ve onunla gurur duyuyor:sad:
H.BaranYıldırım 13.10.2007, 01:55 İnsanın bazı şeyleri okurken tüyleri ürperiyor...
Bazıları Seyit Rıza'ya feodal bey demiş; kimisi asi demiş; kimisi de bütün bu olayların sebebini İsmet İnönü'ye bağlamış... Bu arkadaşların bunları bilgisizlikten yaptıklarını zannetmiyorum, çünkü kendi tarihlerini sorgularlarsa şu anda ne durumda olduklarını göreceklerdir... Sorgulamaktan korkuyorlar.
1- Seyit Rıza'dan Marxist bir tavır sergilemesini bekleyemezsiniz...
Seyit Rıza, Dersim'in Zapata'sıdır, kendi halkına olan zulümekarşı savaşmış ve bu uğurda da can vermiştir. Sanki Dersim'de toprak reformu olmuş da Seyit Rıza karşı çıkıp ayaklanmış; Seyit Rıza ağa değildir, Derviş'tir; bakınız Derviş neymiş?
2- Seyit Rıza, bir Kürt-Alevi dervişidir, Kurtuluş Savaşı'ndan önce kendilerine verilen sözlerin tutulmaması üzerine ayaklanmışlarıdır; yoksa ders kitaplarında yazıldığı gibi birilerinin gazına gelip ya da canı sıkıldığı için ayaklanmamıştır.
3- İsmet İnönü, Atatürk'ün izni olmadan çişe bile gitmeyen biridir ve bu gibi cezaların kararını verecek bir ağırlığı yoktur; ama Atatürk'ün bunu yapmayacağını düşününen Aleviler bu idamların vebalini İsmet İnönü'ye atmışlardır.
Alevi kesim hala neden bazı tarihsel gerçekleri görmezlikten gelirler acaba?
rozerin62 13.10.2007, 21:32 İnsanın bazı şeyleri okurken tüyleri ürperiyor...
Bazıları Seyit Rıza'ya feodal bey demiş; kimisi asi demiş; kimisi de bütün bu olayların sebebini İsmet İnönü'ye bağlamış... Bu arkadaşların bunları bilgisizlikten yaptıklarını zannetmiyorum, çünkü kendi tarihlerini sorgularlarsa şu anda ne durumda olduklarını göreceklerdir... Sorgulamaktan korkuyorlar.
1- Seyit Rıza'dan Marxist bir tavır sergilemesini bekleyemezsiniz...
Seyit Rıza, Dersim'in Zapata'sıdır, kendi halkına olan zulümekarşı savaşmış ve bu uğurda da can vermiştir. Sanki Dersim'de toprak reformu olmuş da Seyit Rıza karşı çıkıp ayaklanmış; Seyit Rıza ağa değildir, Derviş'tir; bakınız Derviş neymiş?
2- Seyit Rıza, bir Kürt-Alevi dervişidir, Kurtuluş Savaşı'ndan önce kendilerine verilen sözlerin tutulmaması üzerine ayaklanmışlarıdır; yoksa ders kitaplarında yazıldığı gibi birilerinin gazına gelip ya da canı sıkıldığı için ayaklanmamıştır.
3- İsmet İnönü, Atatürk'ün izni olmadan çişe bile gitmeyen biridir ve bu gibi cezaların kararını verecek bir ağırlığı yoktur; ama Atatürk'ün bunu yapmayacağını düşününen Aleviler bu idamların vebalini İsmet İnönü'ye atmışlardır.
Alevi kesim hala neden bazı tarihsel gerçekleri görmezlikten gelirler acaba?
Braye delal yazdıklarının altına imzamı atıyorum.
İnsanın bazı şeyleri okurken tüyleri ürperiyor...
Bazıları Seyit Rıza'ya feodal bey demiş; kimisi asi demiş; kimisi de bütün bu olayların sebebini İsmet İnönü'ye bağlamış... Bu arkadaşların bunları bilgisizlikten yaptıklarını zannetmiyorum, çünkü kendi tarihlerini sorgularlarsa şu anda ne durumda olduklarını göreceklerdir... Sorgulamaktan korkuyorlar.
1- Seyit Rıza'dan Marxist bir tavır sergilemesini bekleyemezsiniz...
Seyit Rıza, Dersim'in Zapata'sıdır, kendi halkına olan zulümekarşı savaşmış ve bu uğurda da can vermiştir. Sanki Dersim'de toprak reformu olmuş da Seyit Rıza karşı çıkıp ayaklanmış; Seyit Rıza ağa değildir, Derviş'tir; bakınız Derviş neymiş?
2- Seyit Rıza, bir Kürt-Alevi dervişidir, Kurtuluş Savaşı'ndan önce kendilerine verilen sözlerin tutulmaması üzerine ayaklanmışlarıdır; yoksa ders kitaplarında yazıldığı gibi birilerinin gazına gelip ya da canı sıkıldığı için ayaklanmamıştır.
3- İsmet İnönü, Atatürk'ün izni olmadan çişe bile gitmeyen biridir ve bu gibi cezaların kararını verecek bir ağırlığı yoktur; ama Atatürk'ün bunu yapmayacağını düşününen Aleviler bu idamların vebalini İsmet İnönü'ye atmışlardır.
Alevi kesim hala neden bazı tarihsel gerçekleri görmezlikten gelirler acaba?
cok guzel yazmisin bra bende katiliyorum.
seyit riza dersim icin direndi, kimligi icin direndi.
katlimin en buyuk suclusu ataturk sonra ismet inonu ve celal bayar gelir.
mareshal fevzi cakmak olmasaydi dersim haritadan siliniyordu.
ama onutmuyalimki dersime son darbe 80 yillarindaki sol gorusluler yani devrimciler vurdu. katliaminla bitmeyen dersim inanisina devrimciler son verdi. asiretlerin yerine bu el devrimciler gecti.
saygilarimla
Kılıç Ali 14.10.2007, 23:34 Dersimde yaşanan katliamı Atatürkün üstüne atarak kolaya kaçan zihniyeti kınıyorum... Bir topicte Seyit Rıza ile ilgili arkadaşımızın birisi nesnel bir şekilde olaylara yaklaşılması gerektiğini yazdığında bazı arkadaşlarımız savunma refleksi içerisinde sanki burda seyit rızaya hakaret içerikli bir söz söylenmiş gibi saldırıya geçen şahşiyetler, neden diğer değerlere çamur atmaktan ve saldırmaktan bu kadar sevinç içeinde bulunuyorlar açıkcası anlamak zor,
Dersimde yaşanan katliamı Atatürkün üstüne atarak kolaya kaçan zihniyeti kınıyorum... ,
bir ulkede katliam olursa ilk once cumhurbaskanin haberi olur, sizce birilerinin ataturkten gizli is yapma yuregini sahipmidir?
spartacus 14.10.2007, 23:45 Dersimde yaşanan katliamı Atatürkün üstüne atarak kolaya kaçan zihniyeti kınıyorum... Bir topicte Seyit Rıza ile ilgili arkadaşımızın birisi nesnel bir şekilde olaylara yaklaşılması gerektiğini yazdığında bazı arkadaşlarımız savunma refleksi içerisinde sanki burda seyit rızaya hakaret içerikli bir söz söylenmiş gibi saldırıya geçen şahşiyetler, neden diğer değerlere çamur atmaktan ve saldırmaktan bu kadar sevinç içeinde bulunuyorlar açıkcası anlamak zor,
Dersim katliam gerçekleştirildiğinde Mustafa Kemal sağdı. Mustafa Kemal Paşa'nın izni olmadan böylesi bir harekatın taslarlanması imkansızdır. Dersim'e yönelik hava hareketında bu toprakları bombalayan Atatürk'ün kızı Sabiha Gökçen'dir. Biz o yörenin insanlarıyız. Tereciye tere satmaya kalkıyorsun.
Kılıç Ali 14.10.2007, 23:49 Dersim katliamı 1938 yılında,
Atatükün yatağa düşmesi 1937 yılındadır, tarihleri okuma kabiliyetimiz olduğu kanısındayım! İşin tuhaf tarafı düşmanımın düşmanı dostumdur misali ölmüş olan bir insana iftira atmaktan çekinmemeniz, ben tereciye tere satmam, ama şunu iyi bilirim çıracının şahidi bozacıdır...
spartacus 14.10.2007, 23:52 Dersim katliamı 1938 yılında,
Atatükün yatağa düşmesi 1937 yılındadır, tarihleri okuma kabiliyetimiz olduğu kanısındayım! İşin tuhaf tarafı düşmanımın düşmanı dostumdur misali ölmüş olan bir insana iftira atmaktan çekinmemeniz, ben tereciye tere satmam, ama şunu iyi bilirim çıracının şahidi bozacıdır...
Dersim isyanı Ocak-Temmuz 1938 arasında yaşanmıştır. Katliam ise tarihte 12 Temmuz olarak anımsanır. Öte yandan Atatürk 10 Kasım 1938'de hayata gözlerini yumdu. Bunu hatırlatmakta fayda vardır. Aradaki zaman sürecini ilk okul çocukları dahi hesaplardı.
Kılıç Ali 14.10.2007, 23:57 Dersim katliamı 12 Temmuz 1938'de oldu ve Atatürk 10 Kasım 1938'de öldü. Siz hesap yapmasını da bilmiyorsunuz. Bu basit farkı ilk okul çocukları dahi hesaplardı.
Okuduğunu anlaya bilen bir insan diye tahmin ediyordum seni yanılmışım, ben sana Atatürk'ün yatağa düştüğü tarihi verdim öldüğü tarihi değil, sen ilk önce yazdıklarımı iyice bir anla ondan sonra cevap yazarsın...
spartacus 15.10.2007, 00:03 Dersim katliamı 1938 yılında,
Atatükün yatağa düşmesi 1937 yılındadır, tarihleri okuma kabiliyetimiz olduğu kanısındayım! İşin tuhaf tarafı düşmanımın düşmanı dostumdur misali ölmüş olan bir insana iftira atmaktan çekinmemeniz, ben tereciye tere satmam, ama şunu iyi bilirim çıracının şahidi bozacıdır...
Dersim isyanı Ocak-Temmuz 1938 arasında yaşanmıştır. Katliam ise tarihte 12 Temmuz olarak anımsanır. Öte yandan Atatürk 10 Kasım 1938'de hayata gözlerini yumdu. Bunu hatırlatmakta fayda vardır. Aradaki zaman sürecini ilk okul çocukları dahi hesaplardı. Birde çelişkilerin oluştuğu evreleride hesaba katarsak Atatürk o zamanlar turp gibiydi. Geç bunları...
spartacus 15.10.2007, 00:13 Sayın Kılıç Ali. Duygusal söylemlerle konuşmayınız. Kanıtınız varsa sunun; yoksa şıracı bozacı türünden laf cambazlığıyla sonuç alamazsınız.
Bakın ben artık belgelerle konuşmak istiyorum.
1937 yılına ait Tan Gazetesi. Süreç nasıl işlemiş bir okuyun.
http://dersim.biz/assets/images/Yurt_Parcasi_Seyit_Riza.jpg
Dersim isyanı Ocak-Temmuz 1938 arasında yaşanmıştır. Katliam ise tarihte 12 Temmuz olarak anımsanır. Öte yandan Atatürk 10 Kasım 1938'de hayata gözlerini yumdu. Bunu hatırlatmakta fayda vardır. Aradaki zaman sürecini ilk okul çocukları dahi hesaplardı. Birde çelişkilerin oluştuğu evreleride hesaba katarsak Atatürk o zamanlar turp gibiydi. Geç bunları...
Yani dolaylı yoldan da olsa diyorsunuz ki bu katliamda Atatürkün parmağı var...
Pes diyorum...
Kılıç Ali 15.10.2007, 00:15 Dersim isyanı Ocak-Temmuz 1938 arasında yaşanmıştır. Katliam ise tarihte 12 Temmuz olarak anımsanır. Öte yandan Atatürk 10 Kasım 1938'de hayata gözlerini yumdu. Bunu hatırlatmakta fayda vardır. Aradaki zaman sürecini ilk okul çocukları dahi hesaplardı. Birde çelişkilerin oluştuğu evreleride hesaba katarsak Atatürk o zamanlar turp gibiydi. Geç bunları...
Sen yakın tarihi ya hiç bilmiyorsun yada doğruları çarpıtarak ajitasyon yapmak hoşuna gidiyor, Atatürkün o tarihlerde turp gibi ayakta olduğunu söyleyerek Atatürk hakkında ne derece bilgiyle donatıldığını! gözler önüne sürüyor...
spartacus 15.10.2007, 00:18 Yani dolaylı yoldan da olsa diyorsunuz ki bu katliamda Atatürkün parmağı var...
Pes diyorum...
Sen yakın tarihi ya hiç bilmiyorsun yada doğruları çarpıtarak ajitasyon yapmak hoşuna gidiyor, Atatürkün o tarihlerde turp gibi ayakta olduğunu söyleyerek Atatürk hakkında ne derece bilgiyle donatıldığını! gözler önüne sürüyor...
Ben demiyorum, dönemin burjuva basını yazıyor. Kimseye iftira attığım yok. Süreci belgeleriyle sizinle paylaşıyorum. Sizin tersi yönde kanıtınız varsa buyrun beni ikna edin. Bende özeleştiri yapmaya hazırım... Kanıt istiyorum beyler. Öyle lafla tarih açıklanmaz...
Tabuların yıkılması, herkesin eleştirilebileceğinin anlaşılması ve kimsenin kusursuz olmadığını görmek gerekir... Herkes hata yapmışır... Tabi ki Atatürk'te...
Atatürk'ün bu topraklara kazandırdıkları ortadır ve tartışmasızdır... Ancak O'da tehlikeli gördüğü, sivri gördüğü kişi, sınıf ve toplulukları ortadan kaldırma yöntemini kullanmıştır...
Olayları biraz daha derin okuduğunuzda; Nazım' a, istanbulda komünist partililere, İstiklal Mahkemesine, Dersim bölgesine vb yapılan haksızlıkları göreceğinize eminim... Tabi ki bunları kurulan Cumhuriyetin selameti için yaptığını söyleyebilirsiniz. Ancak bu yapılanların ve Ata'nın tartışılmayacağı anlamına gelmez...
Saygılar
Dersim katliamı 1938 yılında,
Atatükün yatağa düşmesi 1937 yılındadır, tarihleri okuma kabiliyetimiz olduğu kanısındayım! İşin tuhaf tarafı düşmanımın düşmanı dostumdur misali ölmüş olan bir insana iftira atmaktan çekinmemeniz, ben tereciye tere satmam, ama şunu iyi bilirim çıracının şahidi bozacıdır...
sen ataturkun resimlerini gormedinmi katliamdan sonra dersimde
Kılıç Ali 15.10.2007, 00:37 Ben bir katliamın olmadığından bahsetmiyorum, katliamın sorumluluğunun Atatürkün üstüne atılmasına karşı çıkıyorum, Çamur atmaya çekinmediğiniz insanın bugün Alevi toplumu içerisinde ki yerini herkesten iyi bilmeniz gerekir!
Yani dolaylı yoldan da olsa diyorsunuz ki bu katliamda Atatürkün parmağı var...
Pes diyorum...
evet kesinlikle hic dusunmeden
Ben bir katliamın olmadığından bahsetmiyorum, katliamın sorumluluğunun Atatürkün üstüne atılmasına karşı çıkıyorum, Çamur atmaya çekinmediğiniz insanın bugün Alevi toplumu içerisinde ki yerini herkesten iyi bilmeniz gerekir!
Bakın kimsenin Atatürk'ü karaladığı yoktur... Konuyu da sadece olayın olduğu döneme indirgemeyiniz, Ata sağ ve sağlıklı iken, harita üzerinde dersimi kırmızı kalem ile kırmızı çember içine almıştır... Ve Atatürk hastaydı vb sözlerle, yersiz ve başarısız savunmalara girmeyin...
Bütün bu yaşananlara rağman hiçbir dersimli kardeşim Ata hakkında zaten kötü bir söz söylememiştir... Sadece eleştiri hakkımızı savunuyoruz...Hepsi bu!
Saygılar
Ben bir katliamın olmadığından bahsetmiyorum, katliamın sorumluluğunun Atatürkün üstüne atılmasına karşı çıkıyorum, Çamur atmaya çekinmediğiniz insanın bugün Alevi toplumu içerisinde ki yerini herkesten iyi bilmeniz gerekir!
kanit istiyorsan trabzonda muzesi var. ataturkun nasil dersime girecegine yonelik bir harita ve nasil uygulanacaklari.
spartacus 15.10.2007, 00:43 Ben bir katliamın olmadığından bahsetmiyorum, katliamın sorumluluğunun Atatürkün üstüne atılmasına karşı çıkıyorum, Çamur atmaya çekinmediğiniz insanın bugün Alevi toplumu içerisinde ki yerini herkesten iyi bilmeniz gerekir!
Bakınız bay dogmatik. Sana sayısız kanıt sunabilirim.
Oysa sen ve ülküdaşların "şıra boza işleriyle" siyaseti karıştırıyorsunuz. Siyaset ciddi bir iştir, aynı zamanda kanıtlara dayalı oldukça ciddiye alınır. Ben kanıt istiyorum, adam lafı eveleyip geveliyor. Tersini ispat edemiyorsan, susup oturacaksın. Benim bilgim ve belgem var. O çerçevede konuşuyorum. O beylere sunacak daha çok materyalim var. Ama onlar bir tane kanıt sunamaz.
Ben Mustafa Kemal'in yönlerini ve anti emperyalist yönlerini beğeniyor ve savunuyorum. Ancak tabu olarakta görmüyorum.
spartacus 15.10.2007, 00:44 Başlığı iyi okuyun. Kemal Kuşları geliyor. Sabiha Gökçen'den bahs ediliyor. Atatürk'ün manevi kızı. M.Kemal bu dönem bir hayli sağlıklıydı.
Bunu o dönemin günlük gazetesi yazmış. Kemalistliğinde hiç şüphe duyulmayacak bir gazete!
http://dersim.biz/assets/images/Bagrisan_Halk.jpg
Kılıç Ali 15.10.2007, 00:47 Tabuların yıkılması, herkesin eleştirilebileceğinin anlaşılması ve kimsenin kusursuz olmadığını görmek gerekir... Herkes hata yapmışır... Tabi ki Atatürk'te...
Atatürk'ün bu topraklara kazandırdıkları ortadır ve tartışmasızdır... Ancak O'da tehlikeli gördüğü, sivri gördüğü kişi, sınıf ve toplulukları ortadan kaldırma yöntemini kullanmıştır...
Olayları biraz daha derin okuduğunuzda; Nazım' a, istanbulda komünist partililere, İstiklal Mahkemesine, Dersim bölgesine vb yapılan haksızlıkları göreceğinize eminim... Tabi ki bunları kurulan Cumhuriyetin selameti için yaptığını söyleyebilirsiniz. Ancak bu yapılanların ve Ata'nın tartışılmayacağı anlamına gelmez...
Saygılar
Atatürk dahil herkes eleştirilebilir,
Bu dersimin evladı Seyit Rızada dahil! İğneyi kendimize çuvaldızı başkasına batırmamız gerekiyor can, seyit rıza söz konusu olduğunda saldırıya geçen eleştiriye tahammülü olmayanlar, Cemevlerinde resmi baş köşede duran insan hakkında konuşurken daha dikkatli olmaları gerekir, içinde bulundukları toplumun huzur ve selameti açısından,
kanit istiyorsan trabzonda muzesi var. ataturkun nasil dersime girecegine yonelik bir harita ve nasil uygulanacaklari.
Biz burada Atatürkün Tunceli ye girip girmediğini tartışmıyoruz ki...
Yada bir operasyonun olup olmadığını...Zaten Hayır Tuncelide Hiçbirşey omamıştır demek Ahmaklıktır...
Lakin Sanki o bölgede yaşayan insanların Devlete karşı Hiçbir yanlışı ve hatası olmamıştır gibi,
Sanki olayı Hitlerin Yahudilere yaptığı gibi bir soykırımmış gibi gösterme gayretini anlayamıyorum...
Kılıç Ali 15.10.2007, 00:52 Bakınız bay dogmatik. Sana sayısız kanıt sunabilirim.
Oysa sen ve ülküdaşların "şıra boza işleriyle" siyaseti karıştırıyorsunuz. Siyaset ciddi bir iştir, aynı zamanda kanıtlara dayalı oldukça ciddiye alınır. Ben kanıt istiyorum, adam lafı eveleyip geveliyor. Tersini ispat edemiyorsan, susup oturacaksın. Benim bilgim ve belgem var. O çerçevede konuşuyorum. O beylere sunacak daha çok materyalim var. Ama onlar bir tane kanıt sunamaz.
Ben Mustafa Kemal'in yönlerini ve anti emperyalist yönlerini beğeniyor ve savunuyorum. Ancak tabu olarakta görmüyorum.
Ülküdaştan kastın ülkücülükse sana misliyle iade ederim, bana sayısız kanıt sunarım gibi laflar sunup lafı dolaştıracağına kanıt sunda bende göreyim, yok eğer kanıt sunamayacaksan hiç lafı çevirme otur oturduğun yerde...
spartacus 15.10.2007, 00:58 Ülküdaştan kastın ülkücülükse sana misliyle iade ederim, bana sayısız kanıt sunarım gibi laflar sunup lafı dolaştıracağına kanıt sunda bende göreyim, yok eğer kanıt sunamayacaksan hiç lafı çevirme otur oturduğun yerde...
Yahu sen siyasi kör değil, aynı zamanda optik manada körsün. Yukarıda gazete küpürleri yayınladım. Bunlardan daha net ne olabilir? Görmek istemeyenlerden daha kör, duymak istemeyenlerden daha sağır yoktur!
Oysa sen ve ülküdaşların "şıra boza işleriyle" siyaseti karıştırıyorsunuz.
Sizin gibi düşünmeyen herkesi ülkücü yada şeriatçı olarak görmek nasıl bir Anlayıştır...
Yani insanlar sizin gibi düşünmüyorsa illa Ülkücümü olmalı niye illa Karşınızdakine bir sıfat yükleme gayretindesiniz...
Ayrıca Gösterdiğiniz gazete küpürleri benim için hiçbir anlam ifade etmiyor...
Devletin resmi belgelerini ( ermeni Soykırımı ile ilgili osmanlı Arşivini ) Belge kabul etmeyen ve Ermeni soykırımı olmuştur tezini savunan siz bugün kalkmış Bir gazeteyi bize belge diye gösteriyorsunuz...
olaylara sadece ve sadece kendi penceresinden bakmak bu olsa gerek..
Selamlar
Kılıç Ali 15.10.2007, 01:00 Sen savcımısın, valimisin huzur ve selametten bahs ediyorsun.
Sadece onların ayak takımından olabilirsin.
Konuşma jargonun neci olduğunu ele veriyor.
Ben sana kanıt sundum, laf cambazlığı yapmayı bırak konuya dön.
Sunduğum kanıtlara cevap bekliyorum.
Benim daha o döneme dair yüzlerce gazete küpürüm var. Yoksa sus otur.
Adını sormadım!
Alevi toplumu içerisinde huzur ve selametten bahsetmekten neden bu kadar gocunduğunu anlamıyorum, sözde barış ve demokrasi istiyorsunuz! ama bunun sözüne bile tahammülün yok...
Sn Kılıçali; Dersim ve Seyit Rıza adlı, geçtiğimiz günlerde tartışılan konudaki mesajıma bakarsanız, benim Seyit Rıza'nın da eleştirilmesi gerektiğini yazdığımı görürsünüz...Kimsenin Ata hakkında saygısız ve yanlış konuştuğu yoktur... Olaya duygularınızla değil, aklınız ve kanıtlar ile yaklaşmak daha doğru olacaktır...Bizler içinde bulunduğumuz toplumun huzur ve selametinin garantileriyiz...
Ve sn Ardıç; Devlete yapılan hatalar demek ne demek oluyor tam olarak!? Hangi hata kurtuluş savaşında omuz omuz çarpıştığın insanları öldürmene nedendir?! Kimsenin Ata'yı gösterdiğiniz örnekle bir tutuğu yoktur. Konunun ve anlaşabilme umudumuz için yanlış örneklerle konuyu saptırmamalıyız...Ayrıca devlete karşı yapılan hataları ölüm cezası ile cezalandıran zihniyet bize tarihin kan ve karanlık dolu sayfalarından çok tanıdık gelmektedir!
Saygılar
spartacus 15.10.2007, 01:02 Adını sormadım!
Alevi toplumu içerisinde huzur ve selametten bahsetmekten neden bu kadar gocunduğunu anlamıyorum, sözde barış ve demokrasi istiyorsunuz! ama bunun sözüne bile tahammülün yok...
Adım yanda yazılı. Spartacus. İlla gerçek ismimi istiyorsanız, buyrun Cemal.
Konuyu saptırma, sadece senin ülkücü olduğuna dikkat çekerek yazdım. Yoksa özgürlük, barış, kardeşlik ve demokrasi kavramlarımı sizinle yarıştırma niyetinde değilim. Çünkü böyle bir şey yapmam için seviyenize düşmem icap eder. Buda asla tarzım olamaz.
Adını sormadım!
...
Bu saygısızlıktır...
Saygılar
spartacus 15.10.2007, 01:05 Bu saygısızlıktır...
Saygılar
Vay be bende korktum, öyle dedi ya daha da yazmam(!)
Adım yanda yazılı. Spartacus. İlla gerçek ismimi istiyorsanız, buyrun Cemal.
Avatarınıza bakarak sürekli hanımefendi diye hitap ediyorum eğer bir yanlışlık varsa Özür dilerim bayan olduğunuzu düşünerek öyle hitap ettim...
Selamlar
Kılıç Ali 15.10.2007, 01:08 Adım yanda yazılı. Spartacus. İlla gerçek ismimi istiyorsanız, buyrun Cemal.
Konuyu saptırma, sadece senin ülkücü olduğuna dikkat çekerek yazdım. Yoksa özgürlük, barış, kardeşlik ve demokrasi kavramlarımı sizinle yarıştırma niyetinde değilim. Çünkü böyle bir şey yapmam için seviyenize düşmem icap eder. Buda asla tarzım olamaz.
1) Ülkücü değilim
2) Senin BÖLÜCÜ olduğunu düşünüyorum
3) Alevilik adı altında Kürt milliyetçiliği yapıyorsun
4) Seviyeme düşmen için, seviyeme çıkman lazım...
spartacus 15.10.2007, 01:09 Avatarınıza bakarak sürekli hanımefendi diye hitap ediyorum eğer bir yanlışlık varsa Özür dilerim bayan olduğunuzu düşünerek öyle hitap ettim...
Selamlar
Çevir kazı yanmasın!
Çevir kazı yanmasın!
Ne demek istediniz ne alaka ben gayet ciddi olarak Avatarınıza bakarak Hanımefendi diye hitap ettim....
spartacus 15.10.2007, 01:13 1) Ülkücü değilim
2) Senin BÖLÜCÜ olduğunu düşünüyorum
3) Alevilik adı altında Kürt milliyetçiliği yapıyorsun
4) Seviyeme düşmen için, seviyeme çıkman lazım...
Ben kendimi bildikten sonra sizin beni ne olarak algılamanız beni ırgalamıyor.
Siz Dersim isyanı üzerinde yazarsanız, sizi ciddiye alıp cevap verebilirim.
Aksi taktirde sizinle alakalı konu benim açımdan kapanmıştır.
Kılıç Ali 15.10.2007, 01:14 Bu saygısızlıktır...
Saygılar
Saygısı olan hiç bir insana saygısızlık yapmam...
Dostluk ve kardeşlik ile;
Kimse bu ortamda bölücülük yapmaz...Ayrıca yine kimse bir diğer arkadaşımıza bölücü diye hitap edemez...
Bir şeyleri savunuyor olmamız, ki asla kimsenin bir diğer milleti aşşaladığı veya yücelttiği yoktur, bizi kalıplara sokmaz, sokamaz...
Sadece gerçekler bu yöndedir ki bizler bu ortamda doğru bildiklerimizi anlatıyor, tartışıyoruz... Sn spartacusun gösterdiği gazete resminden beri karşı düşünceden, bir delil veya fikir gelmemiştir ki, bir tıkanıkla olayı kişiselleştirmemek gerekir...
Saygı unsuru ise bu ortamda olmazsa olmazlarımızdandır...Herkes bir başkasına koşulsuz saygı göstermek durumundadır...Kişiye göre değişen saygı şartları, bir üyemiz için kendince bozulduğunda, bir saygısızlık ile cevap verme hakkını o kişiye kazandırmaz...
Bizler Seyit Rıza'dan Ata'ya, Kuranı Kerim'den Allah'a kadar her şeyi konuşur,inançlarımız ve gördüklerimiz doğrultusunda herşeyi savunur ya da eleştiririz...
Gerçek olan olayı kişisel egolara dönüştürmemektir...
Saygılar
Dersimin yakildigi ve basildigi zaman 21. mart 1937 nevruz gecesiydi...
Atatürkün manevi kiza Sabiha Gökcem pilotlari yöneldiriyordu ve kendisi bastan beri o katliamda oldu.....
15 kasim ayni yil seyit riza ve 71 isyanci elazigda yargilandi...
[B][COLOR="black"]
Sn spartacusun gösterdiği gazete resminden beri karşı düşünceden, bir delil veya fikir gelmemiştir ki,
1- O küpür Tuncelide bir operasyon yapıldığını Gösterir mahiyettedir ve Aksini İddia etmiyorum bu sebeple karşı bir belge göstemek durumunda değilim.Sadece nedenleri sorgulamamız gerektiğini söyledim.
2- Ermeni soykırmı yapılmıştır tezini savunan Spartacus Devletin Osmanlı Arşivleri ile bunun olmadığını söylemesine rağmen Resmi devlet arşivini belge kabul etmemekte ve hala aksini savunmakta ama Buna karşı Bir Gazete küpürüne sıkı sıkıya sarılmaktadır...Buda olaylara tamamen tek taraflı baktığının ve her ne şekilde olursa olsun Türk tarihini Ve devletini bir şekilde mahkum etme isteğinin dışa vurumudur...
Saygılar iyi Geceler..
Kılıç Ali 15.10.2007, 01:32 Dostluk ve kardeşlik ile;
Kimse bu ortamda bölücülük yapmaz...Ayrıca yine kimse bir diğer arkadaşımıza bölücü diye hitap edemez...
Bir şeyleri savunuyor olmamız, ki asla kimsenin bir diğer milleti aşşaladığı veya yücelttiği yoktur, bizi kalıplara sokmaz, sokamaz...
Sadece gerçekler bu yöndedir ki bizler bu ortamda doğru bildiklerimizi anlatıyor, tartışıyoruz... Sn spartacusun gösterdiği gazete resminden beri karşı düşünceden, bir delil veya fikir gelmemiştir ki, bir tıkanıkla olayı kişiselleştirmemek gerekir...
Saygı unsuru ise bu ortamda olmazsa olmazlarımızdandır...Herkes bir başkasına koşulsuz saygı göstermek durumundadır...Kişiye göre değişen saygı şartları, bir üyemiz için kendince bozulduğunda, bir saygısızlık ile cevap verme hakkını o kişiye kazandırmaz...
Bizler Seyit Rıza'dan Ata'ya, Kuranı Kerim'den Allah kadar her şeyi konuşur,inançlarımız ve gördüklerimiz doğrultusunda herşeyi savunur ya da eleştiririz...
Gerçek olan olayı kişisel egolara dönüştürmemektir...
Saygılar
Saygıyı tek taraflı beklediğiniz andan itibaren saygı diye bir şey kalmaz, ben kimseye olmadığı bir şeyi isnat ederek suç yüklemedim, ama alevi halkının huzur ve selameti için yazdığım için ülkülükle suçlandım, çünkü onlar gibi düşünmeyen herkes ya ülkücüdür yada şeriatçi, bende onun ve onun gibi düşünenlerin bölücü olduğunu düşündüğümü belirttim. Ben dersim katliamı olmamıştır demedim Atatürke çamur atılmasına karşı çıktım.
Egolarını tatmin edememiş insanların kişisel ihtiraslarıyla hareket etmeleri ve bunu alevilik adı altında yapmaları sahip olduklarını söyledikleri inanca yapabilecekleri en büyük kötülüktür...
spartacus 15.10.2007, 01:34 Dersimin yakildigi ve basildigi zaman 21. mart 1937 nevruz gecesiydi...
Atatürkün manevi kiza Sabiha Gökcem pilotlari yöneldiriyordu ve kendisi bastan beri o katliamda oldu.....
15 kasim ayni yil seyit riza ve 71 isyanci elazigda yargilandi...
Sevgili Canan
Bunları yazmanıza hiç gerek yok ki, ben yukarıda kanıtları sundum. O döneme ilişkin sayısız kanıt sunabilirim dedim. Ama bunlar her tarihi saptırdıkları gibi Dersim gerçeğini de inkar ediyorlar. Zaten bunu çok iyi yaparlar, katliam yaparlar, bütün dünya bilir bir tek onlar bilmezler.
Görmek istemeyenlerden daha kör yoktur.
spartacus 15.10.2007, 01:36 Ayekçiğin lütfen senden bir ricam, bu şahıs konuyla alakalı bir şey yazmadığı müddetçe topiği amacından saptırmasına müsade etmemek lazım.
Saygılar sunuyorum...
Sevgili Canan
Bunları yazmanıza hiç gerek yok ki, ben yukarıda kanıtları sundum. O döneme ilişkin sayısız kanıt sunabilirim dedim. Ama bunlar her tarihi saptırdıkları gibi Dersim gerçeğini de inkar ediyorlar. Zaten bunu çok iyi yaparlar, katliam yaparlar, bütün dünya bilir bir tek onlar bilmezler.
Görmek istemeyenlerden daha kör yoktur.
Osmanlı Arşivini belge kabul edip etmediğiniz konusunda hala bir cevap alabilmiş değilim...
Hayır ediyor yada etmiyorsanız Uluslararası bir yalan olan Sözde Ermeni soykırımı ile ilgili düşüncelerinizi öğrenmek isterim...
spartacus 15.10.2007, 01:48 Osmanlı Arşivini belge kabul edip etmediğiniz konusunda hala bir cevap alabilmiş değilim...
Hayır ediyor yada etmiyorsanız Uluslararası bir yalan olan Sözde Ermeni soykırımı ile ilgili düşüncelerinizi öğrenmek isterim...
Yahu komik duruma düşüyorsunuz. Ben cumhuriyet tarihinde bahs ediyorum, siz 1938 katliamını Osmanlı arşiviyle açıklıyorsunuz. Gerçekte komik oluyorsunuz.
Kılıç Ali 15.10.2007, 01:57 Yahu komik duruma düşüyorsunuz. Ben cumhuriyet tarihinde bahs ediyorum, siz 1938 katliamını Osmanlı arşiviyle açıklıyorsunuz. Gerçekte komik oluyorsunuz.
Okuduğunu anlamaktan hakikaten kıtsın... Bu konuyla ilgili artık sataşma olmadığı sürece cevap dahi yazmama gerek yok, tartışmayı bilmeyen bir zihniyetle ne tartışıla bilir ki!!!
kanit aramak icin fazla derinliklere inmek gerekmez, suyun yuzerindekiler fazlasiyla yeterlidir.
eger ataturk topal osmani ve diger cete baslarini dersime gondermisse sonuncunuda nasil olacagini cok iyi biliyordu, kurnaz olan adam her zaman kurnazdir, birakin artik yok neymis hastaymis yataktaymis, iyiki yatakdaymis yoksa dersimin koku geliyordu.
dersim iskali 2 yil surdu, ataturk iki yil boyunca hep yatiyormuydu?
fevzi cakmagin sayesinde katliam durduruldu ve yuz binlerce dersimli surgune gonderildi
size bir sit ornek veregim burda cok guzel kanitlar var hemde devletin arsivleri
www.dersim.biz neden gerceklerden kaciyorsunuz anlamadim.
Yahu komik duruma düşüyorsunuz. Ben cumhuriyet tarihinde bahs ediyorum, siz 1938 katliamını Osmanlı arşiviyle açıklıyorsunuz. Gerçekte komik oluyorsunuz.
Bence siz cidden şaka gibisiniz bu kadar çok şey bildiğini iddia edip hangi koudan bahsettiğimi anlamamak sanırım size özgü bir durum...
Osmanlı Arşivleri ile Tunceli olaylarını açıklamak Olarak algılıyorsanız siz benim yazdıklarımı tekrar okumanızı öneririm..
Ben size Yine bir başka Sözde soykırımı ( Sözde Ermeni soykırımını )savunurken neden Osmanlı Arşivine bakmadığınızı Soruyorum...
Öyle ya bir gazete küpürünü göğsünü gere gere bize kanıt olarak sunan siz Koskoca bir devlet arşivini nasıl görmezden geliyorsunuz...
Sebebini daha önce yazmıştım tekrar yazayım isterseniz...
Osmanlı arşivini belge kabul etmezsiniz çünkü Orada Uluslarası bir yalan olan Sözde Ermeni soykırımı hikayesi çürütülmüştür ve siz bilinçaltınızda yatan Türk Tarihini ve Türkiye cumhuriyetini suçlama kaygısından bu gerçeği kabul edemiyorsunuz...
Aman Türk tarihine ve Türkiye cumhuriyetine bir çamur atayımda nasıl olursa olsun...
1937 Tarihli bir gazete küpürü : Çok Önemli belge
Osmanlı devlet arşivleri : Dikkate alınmaya değmez...
Gülüyorum size...
Sayin Ardic hep polemik dimi? Yukaridaki insanlarin bilgili oldugu gözden kacmiyor,siz buraya dagitmak istiyorsunuz buda gözden kacmiyor.
Kavga yaratip sanalda ilgi istiyorsunuz,ayip
Siz dostlara gülüyorsunuz? Bende size gülerim
bide kayit tarihi 12.10.07 -alevi degilsiniz bu önemli degil ama Osmanli belgeleri sizin gibilere yakisir
aaaa, simdi size yeni malzeme verdim tartismak icin,buyruuuuuuuuuuun, meydan sizin
bide kayit tarihi 12.10.07 -alevi degilsiniz bu önemli degil ama Osmanli belgeleri sizin gibilere yakisir
Niye yazabilmek için Çok eski üye mi olmak gerekir...
Ayrıca osmanlı belgelerini niye kabul etmiyorsunuz işinizemi gelmiyor...
Sanal da ilgi İsteyecek yaşta değilim küçük hanım sanırım bu 17 yaşlarında gerçekleşmesi muhtemel bir duygudur...
Selamlar...
H.BaranYıldırım 15.10.2007, 11:25 Kemalist kesim hakikaten çok ilginç bir karaktere sahip. Daha 20 yaşında olmasına rağmen tarihsel bilgileri yemiş yutmuş gibi konuşan gençlerin olması ne kadar üzücü... Araştırmayan, okumayan, sadece okulda edindiği derme-çatma bilgilerle, resmi ideolojinin ilkokuldan beri onlara empoze ettiği çarpık bilgilerle gelip sanki olaylara vakıfmış gibi yazılar yazmak hakikaten ilginç...
Tarihsel belge istiyorlar bir de...
Atatürk o devirde hastaymış diye tutturmuş bir de arkadaşımız; evet o dönemlerde hasta yatağında yatıyor olabilir ama bu hastalık bilincinin kapalı olduğu bir hastalık değildir, bunu iyice anla...
Sana bir link vereyim de hem oku kardeş hem de dinle...
http://www.youtube.com/watch?v=NBY71QvB8xE
Alevi kesimin tarihlerini görme zamanı hala gelmemiş anlaşılan, Kemalizm'in peşine takılan Alevilik çok hızlı bir şekilde Ülkücülüğe kaymakta, daha 10 sene önce kendilerini Gazi Mahallesi'nde kurşuna dizen Devlet ve Ülkücü kesim değil miydi?
Ne biçim hafızanız var sizin...
spartacus 15.10.2007, 14:57 Bence siz cidden şaka gibisiniz bu kadar çok şey bildiğini iddia edip hangi koudan bahsettiğimi anlamamak sanırım size özgü bir durum...
Osmanlı Arşivleri ile Tunceli olaylarını açıklamak Olarak algılıyorsanız siz benim yazdıklarımı tekrar okumanızı öneririm..
Ben size Yine bir başka Sözde soykırımı ( Sözde Ermeni soykırımını )savunurken neden Osmanlı Arşivine bakmadığınızı Soruyorum...
Öyle ya bir gazete küpürünü göğsünü gere gere bize kanıt olarak sunan siz Koskoca bir devlet arşivini nasıl görmezden geliyorsunuz...
Sebebini daha önce yazmıştım tekrar yazayım isterseniz...
Osmanlı arşivini belge kabul etmezsiniz çünkü Orada Uluslarası bir yalan olan Sözde Ermeni soykırımı hikayesi çürütülmüştür ve siz bilinçaltınızda yatan Türk Tarihini ve Türkiye cumhuriyetini suçlama kaygısından bu gerçeği kabul edemiyorsunuz...
Aman Türk tarihine ve Türkiye cumhuriyetine bir çamur atayımda nasıl olursa olsun...
1937 Tarihli bir gazete küpürü : Çok Önemli belge
Osmanlı devlet arşivleri : Dikkate alınmaya değmez...
Gülüyorum size...
Bakınız siz sanırım topikleri karıştırdınız. Hatırlamakta yarar vardır, şuan üzerinde durduğumuz ve yazdığınız topik: Seyit Rıza Asıldığında askerdim. Bu konuyu Ermenilerle ilişkinlendirmeniz, konuyu saptırmakla alakalı olabilir, onun ötesinde bir bağlantısı yoktur. Dolayısıyla bu konuya bağlı olarak 1923 yılında yıkılan bir imparatorluğun tozlu arşivlerinden belge getirmeye kalkacak kadar komik duruma düşüyorsunuz. Dersim üzerine hiç bir bilgiye sahip olmadığınız açık, ama konuyu saptırma üzerine uzman olduğunuz kesin gibi...
Bir süreci en iyi iki türlü öğrenebiliriz. Bir o dönemin yazılı kaynaklarına baş vurarak; ikinci olarak süreci yaşayan tanıklardan dinleyebiliriz.
Topik zaten süreci yaşayan bir Türk askerinin anlatımları üzerine açılmış. Bu dahi sizi ikna edememiş. Size sürecin yazılı belgelerini sunuyoruz; bundan dahi tatmin olamıyorsunuz. Sizin için ne tür bir belge tatminkar olur henüz anlayabilmiş değilim.
Konunun Ermeni soykırımı ile bir ilgisi yoktur... Bizler bu konudaki görüşlerimizi ilgili konularda açık bir dille beyan ettik... Bu topraklar da tabi ki Ermeniler de öldürülmüştür! Ancak bizler bunu emperyal devletler dedi diye deği, kardeşliğimiz ve gerçekler adına kabul ediyoruz...
Burada ki amaç kimseyi kötülemek değildir. Sadece eleştiriyor, o günleri yaşayan insanların anlattıklarını, gazeteleri sizlere sunuyoruz...
Amaç T.C 'yi kötülemek değildir... Ancak en ufak bir eleştirimizde bizleri kalıplara sokmaya kalkmayın... Bizler tüm bu iddalarımızı, yüreklerimizde yanan HALKLARIN KARDEŞLİĞİ ADINA yapıyoruz... Gerçek olan her zaman Halklardır!!! Bu topraklarda tarih boyunca kurulan bütün devletleri YÜCE ANADOLU kültürleri kurmuştur!! Bu devleti de ANADOLU halkları beraber kurmuştur!! Gerçek olan devlet değil, savunulması gereken devlet değil, HALKLARDIR!
Unutmayın ki bugün canla başla savunduklarınız bir gün sizin de canınızı yakacaktır...
Saygılar
spartacus 15.10.2007, 15:13 Resmi kaynaklarda Dersim katliamının ön safhasını 1935 yılında çıkan Tunceli Kanunu 2884 maddesinde görebiliriz. Bu konuyla bağlantılı size bir belge sunuyorum:
"Evvela, cumhuriyet idaresi 2884 numaralı kanunla cephe faaliyetini Tunceli'ne çevirmiştir. İki seneden beri hükümetin Tunceli'ne taalluk eden mesailin (sorunların) en ehemmiyetsiz görünen teferruatına karşı bile ne kadar ehemmiyetle alaka gösterdiği kimsenin meçhulü değildir.
Saniyen, (ikincisi) Tunceli teb'an mücrim (doğaçtan suçlu) yaratılmış bir insan değildir. Mensup olduğu Türk ııkmıh mümtaz avsafını (üstün niteleğini) haiz kanaatkar, mütehammil (sabırlı) cesur, atıcı, binici, misafir perver bir insandır. Arazi (görünen) sebepler ortadan kalkınca midesinin ve ruhunun ihtiyaçlarını seyit ile aşiret Reisine mutavaatta (boyun eğmek) değil, kanuna itaatta ve alınteri ile hayatını kazanmakta buluyor ve buna alışıyordu.
2884 numaralı kanun böyle Tunceli'nde Sihirkâr bir te'sir yapmış ve Türk milletinin Atatürk'ün idaresinde sık sık görmeğe alıştığı ve kendi fıtrî (doğaç) medeni kabiliyetini istinad eden mucizelerden birini daha yaratmıştı."
Faik Bulut -Yon yayinlari 1991 Intanbul
Sayfa 165
spartacus 15.10.2007, 16:00 Kızı, Devletten Seyit Rıza'nın Mezarını Sordu
BİA (Tunceli)
Devlete başkaldırdığı gerekçesiyle bundan 69 yıl önce Elazığ'da idam edilen Dersimli Kürt lider Seyit Rıza'nın kızı Leyla Polat, devletten babasının mezarını sordu. Cenazenin nerede olduğunu soran Polat, "kendi köyümüzde bir kabir yapmak istiyoruz" dedi.
Devlete başkaldırdığı gerekçesiyle bundan 69 yıl önce Elazığ'da idam edilen Dersimli Kürt lider Seyit Rıza'nın kızı Leyla Polat, babasının bir mezarı bulunup bulunmadığını, varsa nereye gömüldüğünü bilmek istiyor.
Leyla Polat, 18 Kasım 1937 tarihinde "olağanüstü" şartlarda Elazığ'da idam edilen "Seyit Rıza'nın cenazesini almak ve yaşadığı topraklara geri getirmek ve kendi köylerinde bir kabir yapmak istediklerini" belirterek avukatları Hüseyin Aygün aracılığıyla girişimde bulundu.
"Mezarı başında dua etmek istiyoruz"
27 Ekim'de Elazığ Valiliği'ne başvuran Av. Aygün, Anayasa başta olmak üzere ulusal ve ulusal-üstü mevzuat ve özellikle Mezarlıklar Hakkında Nizamnamesi'ne göre bu haklarının olduğunu bildirdi.
Dilekçede, "Her ölenin yakını gibi belirli günlerde mezarına gitmek; kurban kesmek ve dua etmek istemektedirler. Bu her insanın temel hakkıdır. Müvekkilim ve aile efratları, belirli bir mezar yerine sahip olma haklarını aradan geçen 70 yıldan sonra kullanmak istemektedirler" denildi.
İdam edildi, mezarının yeri bilinmiyor
Seyit Rıza ve arkadaşları, Elazığ Örfi Mahkemesi'nin verdiği karar ile "idam" cezası ile cezalandırılmış, hüküm 18 Kasım 1937 günü Elazığ'da infaz edilmişti. Dönemin şartlarında infaz sonrası cenazeler ailelere verilmediği gibi bugüne kadar müvekkiller cenazeler konusunda bilgilendirilmedi. Sonuç olarak Seyit Rıza'nın nereye gömüldüğünü kimse bilmiyor.
Ancak kızının resmi olmayan yerlerden aldığı bir duyuma göre cenaze; infazın ardından Elazığ merkezdeki Holfenk Köyü civarında bulunan Kireçocağı Mevkii'ne defnedildi. Başka bir duyuma göre ise defin yeri, Elazığ merkezdeki "Tren İstasyonu" yakınında bulunan Yolçatı Mevkii.
Av. Aygün, cenazelerin yerinin Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı kayıtlarında ve Elazığ Mezarlıklar Müdürlüğü belgelerinde mevcut olduğunu kaydederek, cenazenin müvekkillerine iade edilmesini, Valilikçe ilgili kurumlara gereken talimatların verilmesini talep etti.
BİA Haber Merkezi
27/10/2006
Cem-i-Cihan 15.10.2007, 16:51 Niye yazabilmek için Çok eski üye mi olmak gerekir...
Ayrıca osmanlı belgelerini niye kabul etmiyorsunuz işinizemi gelmiyor...
Sanal da ilgi İsteyecek yaşta değilim küçük hanım sanırım bu 17 yaşlarında gerçekleşmesi muhtemel bir duygudur...
Selamlar...
osmanlının kabul edilecek belgesimi var dostum ortamı bozmana gerek yok
sadece sus ve dinle burda bi konu var ve o konu hakkında bilgili olan arkadaşlar fikirlerini yazıolar saygılı olman gerekirken ortamı geriosun yaptığın ayıp saygı ve sevgi sınırınıda aşma burda pınar17 arkadaşımıza küçük hanım demişin bende senin deyiminle küçüğüm ama sana saygı duyuyorum neyse konu burda kapansın dost
saygılar
|
|