Orijinalini görmek için tıklayınız : Neden Aleviligi devrimci hareket bugüne dek ciddi bicimde incelemedi?


Gülom
03.03.2007, 17:35
Bir kitap kapagindan alinti:

Okuncak en buyuk kitap Insandir (Tarihte ve gunumude Alevilik).
R. Yurukoglu
1990, Alev yayinlari

"1962-1968 arasinda devrimci harekette yer alanlar Aleviligin, Turkiye'de sosyalist hareketin gelismesinde oynadigi rolu iyi bilirler. Bizler okul siralarinda, simdi kimilerininin dinci, gerici, yobaz dedikleri Alevi turkuleriyle sosyalizmi bulduk. O turkulerle devrimci harekette yer aldik. Neden Aleviler devrimci harekete bu denli yogun katilmaktadirlar? Bu sorunun yanitini aramaya basladigim noktada, kitap yazma amaci da, iletmek istedigim bir dusunce de yoktu. Ancak okudukca, Anadolu tarihinin ve gunumuzun en buyuk sorunlarindan biriyle karsi karsiya oldugumuzu ogrendim. Daha sonra bazi cevrelerden "bu konu neden gerekti?"sorusu geldi. Oysa sorulmasi gereken sudur: "Neden Aleviligi devrimci hareket bugune dek ciddi bicimde incelemedi? Neden bugun de incelemiyor?"

Yapilmisada, Alevi orgutlenmesi baslamadan onceki durumlardan ornekler sunmaniz cok iyi olacak, en azinda ben birseyler ogrenmis oldum. Yorumlarinizi ve yazilarinizi bekliyorum.

not:Ben bu kitapi cok begendim. Alevilikte ilgili ve Turkce olarak ilk okudugum kitap. Anlayana kadar zaten annam agladi, cunki bana cok bilimsel geldi. Ama tekrar tekrar okuyarak anladim gibi. Tavsiye ederim. Bu kitap daha cok Aleviligin tarihini anlatigi gibi, sosyalist hareketlerin bakis acisini (ve yanlislarini) anlatiyor.

Saygilarimla

halitseyfi
04.03.2007, 00:28
Bir kitap kapagindan alinti:

Okuncak en buyuk kitap Insandir (Tarihte ve gunumude Alevilik).
R. Yurukoglu
1990, Alev yayinlari

"1962-1968 arasinda devrimci harekette yer alanlar Aleviligin, Turkiye'de sosyalist hareketin gelismesinde oynadigi rolu iyi bilirler. Bizler okul siralarinda, simdi kimilerininin dinci, gerici, yobaz dedikleri Alevi turkuleriyle sosyalizmi bulduk. O turkulerle devrimci harekette yer aldik. Neden Aleviler devrimci harekete bu denli yogun katilmaktadirlar? Bu sorunun yanitini aramaya basladigim noktada, kitap yazma amaci da, iletmek istedigim bir dusunce de yoktu. Ancak okudukca, Anadolu tarihinin ve gunumuzun en buyuk sorunlarindan biriyle karsi karsiya oldugumuzu ogrendim. Daha sonra bazi cevrelerden "bu konu neden gerekti?"sorusu geldi. Oysa sorulmasi gereken sudur: "Neden Aleviligi devrimci hareket bugune dek ciddi bicimde incelemedi? Neden bugun de incelemiyor?"

Yapilmisada, Alevi orgutlenmesi baslamadan onceki durumlardan ornekler sunmaniz cok iyi olacak, en azinda ben birseyler ogrenmis oldum. Yorumlarinizi ve yazilarinizi bekliyorum.

not:Ben bu kitapi cok begendim. Alevilikte ilgili ve Turkce olarak ilk okudugum kitap. Anlayana kadar zaten annam agladi, cunki bana cok bilimsel geldi. Ama tekrar tekrar okuyarak anladim gibi. Tavsiye ederim. Bu kitap daha cok Aleviligin tarihini anlatigi gibi, sosyalist hareketlerin bakis acisini (ve yanlislarini) anlatiyor.

Saygilarimla


Sevgili can

12 eylül öncesi alevi deyişleri devrimçiliğin simgesi durumundaydı. Özellikle pirsultan abdal ın şiirleri gözde durumdaydı. Zamani, İhsani, Livaneli alevi deyişlerini söyler bununla birlikte deyişlerimizin formatında yeni besteleriyle devrimci müziği oluştururlardı.Devrimciler tarafında ençok dinlenen müzikler özellikle Deyişlerimiz formatındaydı.

O zamanlarda alevilğin inanç kısmı pekte dikkate alınmazdı.

"Yarin yanağından gayrı herşey ortaktır" söylemlerle kominal toplumu savunan devrimciler aleviliği yobazlık olarak diğer tüm dinlerle aynı kefeeye korlardı. Dedeler, yüz yıllardır rehberimiz olan dedeler,yobaz olarak değerlendirilirdi. Aleviliğin mücadeleci ruhu devrimçilere örnek olurken yaşam felsefesi yok sayılır, gerici yobaz bir sınıfa soklurdu. Sünni devrimci kişiler oruç tutarken, alevlerin inançsal bazda attıkları adımlar yobazlık olarak değerlendirilir ve eleştirilirdi.

Tarihteki alevi isyanları, devrimci ruha katılırken aleviliğin adını bile anmak gericilik sayılırdı. Bu gün pekte değişen birşey olduğunu sanmıyorum. "Aleviler gene gerici ve yobaz. Alevilik yobaz bir yaşam şekli."

Marxtan, Engelsten bile önce "yarin yanağından gayrı herşeyde hep beraber" diyen aleviliği görmezden gelen türkiye devrimcileri kendilerini nekadar geliştirebilirler? ben pekte geliştirebileceklerini ve türkiyede başarı sağlayabileceklerini sanmıyorum. Burnunun ucunu göremeyenler ilerleyemezler.

Ben yaşadığım olumsuzlukların unutmadıklarımı kısaca yazmaya çalıştım. Umarımki sosyalist ve kominist arkadaşlarımızda buna daha açıklık getirecek bilgiler yazarlar.

Haydaryiğit
04.03.2007, 20:50
Sevgili can

12 eylül öncesi alevi deyişleri devrimçiliğin simgesi durumundaydı. Özellikle pirsultan abdal ın şiirleri gözde durumdaydı. Zamani, İhsani, Livaneli alevi deyişlerini söyler bununla birlikte deyişlerimizin formatında yeni besteleriyle devrimci müziği oluştururlardı.Devrimciler tarafında ençok dinlenen müzikler özellikle Deyişlerimiz formatındaydı.

O zamanlarda alevilğin inanç kısmı pekte dikkate alınmazdı.

"Yarin yanağından gayrı herşey ortaktır" söylemlerle kominal toplumu savunan devrimciler aleviliği yobazlık olarak diğer tüm dinlerle aynı kefeeye korlardı. Dedeler, yüz yıllardır rehberimiz olan dedeler,yobaz olarak değerlendirilirdi. Aleviliğin mücadeleci ruhu devrimçilere örnek olurken yaşam felsefesi yok sayılır, gerici yobaz bir sınıfa soklurdu. Sünni devrimci kişiler oruç tutarken, alevlerin inançsal bazda attıkları adımlar yobazlık olarak değerlendirilir ve eleştirilirdi.

Tarihteki alevi isyanları, devrimci ruha katılırken aleviliğin adını bile anmak gericilik sayılırdı. Bu gün pekte değişen birşey olduğunu sanmıyorum. "Aleviler gene gerici ve yobaz. Alevilik yobaz bir yaşam şekli."

Marxtan, Engelsten bile önce "yarin yanağından gayrı herşeyde hep beraber" diyen aleviliği görmezden gelen türkiye devrimcileri kendilerini nekadar geliştirebilirler? ben pekte geliştirebileceklerini ve türkiyede başarı sağlayabileceklerini sanmıyorum. Burnunun ucunu göremeyenler ilerleyemezler.

Ben yaşadığım olumsuzlukların unutmadıklarımı kısaca yazmaya çalıştım. Umarımki sosyalist ve kominist arkadaşlarımızda buna daha açıklık getirecek bilgiler yazarlar.



Görüşlerinize katılıyorum..Bizim herkesten farklı olan devrimci ruhumuzu görmüyorlar ya da görmezlikten geliyorlar.Bahsetmiştiniz.Dinledikleri türküler eskiden bizim deyişlerimiz,ozanlarımızın türküleri olurken şimdi özgün müzik adı altında bizim türkülerimizle hiçbir ilgisi bulunmayan türküler dinlemektedirler.Yalnızca bu bir örnektir.Ancak neden bu kadar değişik görünüyoruz onlara yoksa kendimizi ifade edemiyor muyuz ?* Ya da bizi anlamak istemiyorlar mı ?



Dikkatinizi veriniz biraz bu konuya...

EŞİTLİK PARTİSİ
04.03.2007, 21:02
Değerli Canlar...

1966 yılından beri bizzat yaşayarak gördüğüm DEVRİMCİ haraket ALEVİLİĞE çok ama çok özel önem vermiştir.
Tabi kitabı okumadım ama o günleri yaşadım...
Ki kaldı ki, ALEVİLERİN yönetimelere gelmesi için özel önem verilirdi.
Aksini duymadım ve yaşamadım.
Saygı ve Sevgilerimle

Bektaş ÇELEBİ

Servan
04.03.2007, 21:18
evet alevilik te sosyalizm önemli yer tutar.alevilikteki bir cümle bunun kanıtıdır 'kırkımız bir birimiz kırkız...'.sosyalizm ve devrimin bayrağı biz alevilerde canalr.

saffet67
04.03.2007, 22:59
Sevgili canlar, Türkiye'de ve özellikle biz alevilerde, sol siyasal düşünceye bir yakınlık var. Bence bunun temel nedeni, sosyalizmin dine bakış açısını kendimiz için kurtuluş yolu görmemizdi. Çünkü mezhebi ve kimliğini açıkça ortaya koyma sıkıntısı çeken; kendi kimliğini gizlemek zorunda kalan insanların, din baskısından kurtulma yolu buydu. Oysa sosyalizm diyalektik materyalizmden temellenen ve sınıf mücadelesini esas alan, sanayi devrimi sonrası siyaset felsefesidir. Irk, mezhep ve din temelli bir anlayış olmamıştır hiçbir zaman. Ancak insanlara eşitlik ve özgürlük vaad eden bu anlayış, biz alevilere sıcak geldi. Ancak sol hareket içinde de ezildi, horlandı aleviler; sadece kullanıldılar, öldüler.
O nedenle hala sosyalizm ve devrimcilik romantizmi yapmak bence doğru değil. Özgürlük ve eşitlik sosyalizm olmadan da ulaşılabilir bir hedeftir. Bunun demokrasi ve hukuk devleti olabilmekten başka da bir çözümü yok. Batı toplumlarını görebilenler, gözlemleyenler bilir ki; demokrasi ve hukuk devleti olabilmek bunu bize sağlar. Bugün Türkiye'de alevi ya da sünni olmak, bir siyasi felsefeye inanmak yada inanmamak, bir ırka mensup olmak veya olmak insanlar için avantaj veya dezavantaj olmaktadır. Bu avantajı veya dezavantajı, bir kamu görevinde çalışırken, bir şirkette işe girerken, hatta bir inşaatta işçi olarak çalışırken bile görebilirsiniz. Oysa bugün batı toplumlarında özel şirketlerin dahi işe alırken herhangi bir tutum takınması, veya ırkçı tutumu iş sözleşmesini fesh etmek için sebep ypması dahi, milyonlarca Dolarlık yada Euro'luk tazminat sebebi sayılmaktadır. Batı toplumlarının kendi halklarına, kendi vatandaşı olmayanlara dahi sağladığı sosyal güvenlik ve hukuk sistemine baktığımızda, sorunun çözümünün eşitlikçi demokratik bir hukuk sistemi olmakta yattığı görülür. Eşitlikçi demokratik hukuk devleti olabilmek ve bunun için mücadele edebilmek de sıkı bir devrimciliktir.
Ben de nispeten daha özgürlükçü olduğu için, denize düşen yılana sarılır misali sol partilere oy veren bir aleviyim. Ama alevilikle sosyalizmi özdeşleştirmek hem aleviliğe, hem de sosyalist felsefeye haksızlık olur.
Bizim devrimciliğimiz, daha çok örgütlü sivil toplum kuruluşları yaratabilmek, daha çok adalet, daha çok hukuk, daha çok demokrasi ve daha çok eşitlik yaratabilmek olmalıdır. Bunun için hepimizin sosyalist, sosyal demokrat, liberal yada başka birşey olmamız gerekmiyor. Şeriatçılar tarikatlar etrafında örgütlenirken ve bugün ülkeyi yönetirken, bizler her tarafa dağıldık. Derneklerle vakıflarla örgütlenelim, demokrasi örgütlü sivil toplum kuruluşlarıyla yaratılır. Bizim başka ülkemiz yok, örgütlenirsek, bu ülkeye ve kendimize daha yararlı olacağız.

saffet67
04.03.2007, 23:03
Sevgili canlar, Türkiye'de ve özellikle biz alevilerde, sol siyasal düşünceye bir yakınlık var. Bence bunun temel nedeni, sosyalizmin dine bakış açısını kendimiz için kurtuluş yolu görmemizdi. Çünkü mezhebi ve kimliğini açıkça ortaya koyma sıkıntısı çeken; kendi kimliğini gizlemek zorunda kalan insanların, din baskısından kurtulma yolu buydu. Oysa sosyalizm diyalektik materyalizmden temellenen ve sınıf mücadelesini esas alan, sanayi devrimi sonrası siyaset felsefesidir. Irk, mezhep ve din temelli bir anlayış olmamıştır hiçbir zaman. Ancak insanlara eşitlik ve özgürlük vaad eden bu anlayış, biz alevilere sıcak geldi. Ancak sol hareket içinde de ezildi, horlandı aleviler; sadece kullanıldılar, öldüler.
O nedenle hala sosyalizm ve devrimcilik romantizmi yapmak bence doğru değil. Özgürlük ve eşitlik sosyalizm olmadan da ulaşılabilir bir hedeftir. Bunun demokrasi ve hukuk devleti olabilmekten başka da bir çözümü yok. Batı toplumlarını görebilenler, gözlemleyenler bilir ki; demokrasi ve hukuk devleti olabilmek bunu bize sağlar. Bugün Türkiye'de alevi ya da sünni olmak, bir siyasi felsefeye inanmak yada inanmamak, bir ırka mensup olmak veya olmak insanlar için avantaj veya dezavantaj olmaktadır. Bu avantajı veya dezavantajı, bir kamu görevinde çalışırken, bir şirkette işe girerken, hatta bir inşaatta işçi olarak çalışırken bile görebilirsiniz. Oysa bugün batı toplumlarında özel şirketlerin dahi işe alırken herhangi bir tutum takınması, veya ırkçı tutumu iş sözleşmesini fesh etmek için sebep ypması dahi, milyonlarca Dolarlık yada Euro'luk tazminat sebebi sayılmaktadır. Batı toplumlarının kendi halklarına, kendi vatandaşı olmayanlara dahi sağladığı sosyal güvenlik ve hukuk sistemine baktığımızda, sorunun çözümünün eşitlikçi demokratik bir hukuk sistemi olmakta yattığı görülür. Eşitlikçi demokratik hukuk devleti olabilmek ve bunun için mücadele edebilmek de sıkı bir devrimciliktir.
Ben de nispeten daha özgürlükçü olduğu için, denize düşen yılana sarılır misali sol partilere oy veren bir aleviyim. Ama alevilikle sosyalizmi özdeşleştirmek hem aleviliğe, hem de sosyalist felsefeye haksızlık olur.
Bizim devrimciliğimiz, daha çok örgütlü sivil toplum kuruluşları yaratabilmek, daha çok adalet, daha çok hukuk, daha çok demokrasi ve daha çok eşitlik yaratabilmek olmalıdır. Bunun için hepimizin sosyalist, sosyal demokrat, liberal yada başka birşey olmamız gerekmiyor. Şeriatçılar tarikatlar etrafında örgütlenirken ve bugün ülkeyi yönetirken, bizler her tarafa dağıldık. Derneklerle vakıflarla örgütlenelim, demokrasi örgütlü sivil toplum kuruluşlarıyla yaratılır. Bizim başka ülkemiz yok, örgütlenirsek, bu ülkeye ve kendimize daha yararlı olacağız.

Erdem12
04.03.2007, 23:28
Sevgili canlar, Türkiye'de ve özellikle biz alevilerde, sol siyasal düşünceye bir yakınlık var. Bence bunun temel nedeni, sosyalizmin dine bakış açısını kendimiz için kurtuluş yolu görmemizdi. Çünkü mezhebi ve kimliğini açıkça ortaya koyma sıkıntısı çeken; kendi kimliğini gizlemek zorunda kalan insanların, din baskısından kurtulma yolu buydu. Oysa sosyalizm diyalektik materyalizmden temellenen ve sınıf mücadelesini esas alan, sanayi devrimi sonrası siyaset felsefesidir. Irk, mezhep ve din temelli bir anlayış olmamıştır hiçbir zaman. Ancak insanlara eşitlik ve özgürlük vaad eden bu anlayış, biz alevilere sıcak geldi. Ancak sol hareket içinde de ezildi, horlandı aleviler; sadece kullanıldılar, öldüler.O nedenle hala sosyalizm ve devrimcilik romantizmi yapmak bence doğru değil. Özgürlük ve eşitlik sosyalizm olmadan da ulaşılabilir bir hedeftir. Bunun demokrasi ve hukuk devleti olabilmekten başka da bir çözümü yok. Batı toplumlarını görebilenler, gözlemleyenler bilir ki; demokrasi ve hukuk devleti olabilmek bunu bize sağlar. Bugün Türkiye'de alevi ya da sünni olmak, bir siyasi felsefeye inanmak yada inanmamak, bir ırka mensup olmak veya olmak insanlar için avantaj veya dezavantaj olmaktadır. Bu avantajı veya dezavantajı, bir kamu görevinde çalışırken, bir şirkette işe girerken, hatta bir inşaatta işçi olarak çalışırken bile görebilirsiniz. Oysa bugün batı toplumlarında özel şirketlerin dahi işe alırken herhangi bir tutum takınması, veya ırkçı tutumu iş sözleşmesini fesh etmek için sebep ypması dahi, milyonlarca Dolarlık yada Euro'luk tazminat sebebi sayılmaktadır. Batı toplumlarının kendi halklarına, kendi vatandaşı olmayanlara dahi sağladığı sosyal güvenlik ve hukuk sistemine baktığımızda, sorunun çözümünün eşitlikçi demokratik bir hukuk sistemi olmakta yattığı görülür. Eşitlikçi demokratik hukuk devleti olabilmek ve bunun için mücadele edebilmek de sıkı bir devrimciliktir.
Ben de nispeten daha özgürlükçü olduğu için, denize düşen yılana sarılır misali sol partilere oy veren bir aleviyim. Ama alevilikle sosyalizmi özdeşleştirmek hem aleviliğe, hem de sosyalist felsefeye haksızlık olur.
Bizim devrimciliğimiz, daha çok örgütlü sivil toplum kuruluşları yaratabilmek, daha çok adalet, daha çok hukuk, daha çok demokrasi ve daha çok eşitlik yaratabilmek olmalıdır. Bunun için hepimizin sosyalist, sosyal demokrat, liberal yada başka birşey olmamız gerekmiyor. Şeriatçılar tarikatlar etrafında örgütlenirken ve bugün ülkeyi yönetirken, bizler her tarafa dağıldık. Derneklerle vakıflarla örgütlenelim, demokrasi örgütlü sivil toplum kuruluşlarıyla yaratılır. Bizim başka ülkemiz yok, örgütlenirsek, bu ülkeye ve kendimize daha yararlı olacağız.

Değerli Can,

Yazdıklarına renklendirdiğim kısımlar haricinde genelde katılıyorum.

Ama, şunuda bilmelisinki; Türkiye özelinde gerçek-evrensel demokrasiyi dillendirenler ve de talep edenler görece "Sosyalist" anlayışlar ve partilerdir.

Bizim sosyal demokratlarımızın dahi, Türkiye özelinde, demokratik talepleri çok sınırlıdır veya yok gibidir adeta.

halitseyfi
05.03.2007, 00:47
Ama, şunuda bilmelisinki; Türkiye özelinde gerçek-evrensel demokrasiyi dillendirenler ve de talep edenler görece "Sosyalist" anlayışlar ve partilerdir.

.

Sevgili can

işte sırf bunun için, evrensel demokrasiyi savunan başka bi anlayış olduğu için sosyalist hareket aleviliği özellikle incelemelidir.

MAlesef halen görmemezlikten geliniyor.

halitseyfi
05.03.2007, 00:51
Görüşlerinize katılıyorum..Bizim herkesten farklı olan devrimci ruhumuzu görmüyorlar ya da görmezlikten geliyorlar.Bahsetmiştiniz.Dinledikleri türküler eskiden bizim deyişlerimiz,ozanlarımızın türküleri olurken şimdi özgün müzik adı altında bizim türkülerimizle hiçbir ilgisi bulunmayan türküler dinlemektedirler.Yalnızca bu bir örnektir.Ancak neden bu kadar değişik görünüyoruz onlara yoksa kendimizi ifade edemiyor muyuz ?* Ya da bizi anlamak istemiyorlar mı ?



Dikkatinizi veriniz biraz bu konuya...

sevgili can

kendini saklayanlar, ki aleviliğini halen gizleyenler var. kendini pek fazla ifade edemezler.

Anlamak istemiyorlarmı? sorunuza ise kendimce geçerli bir cevap veremiyorum.

sausen
05.03.2007, 01:49
Merhaba Canlar,

Ezilmişliğin, azınlık olmanın ve örgütlülüğün gereği olarak biz aleviler sosyalizmi seçerek sadece yürümemiz gereken yolda yürümüşüz. Koşullar ve yaşanan olaylar bir duruş olarak sosyalizmin içinde yeşertmiştir aleviği. Ve bugüne kadar tanıdığım ve içinde bulunduğum bütün devrimci gruplarda alevilik her zaman ön plandadır.

Gülom
07.03.2007, 00:12
Merhaba Canlar,

Ezilmişliğin, azınlık olmanın ve örgütlülüğün gereği olarak biz aleviler sosyalizmi seçerek sadece yürümemiz gereken yolda yürümüşüz. Koşullar ve yaşanan olaylar bir duruş olarak sosyalizmin içinde yeşertmiştir aleviği. Ve bugüne kadar tanıdığım ve içinde bulunduğum bütün devrimci gruplarda alevilik her zaman ön plandadır.

Sevgili Can,

Ornek verebilirmisin? Turkiyedeki sosyalizm Alevilerin sayesinde vardir, ama Alevilik icin ne yapmislardir? Yani Alevi orgutlenmesinden onceki tarih icin soyluyorum.

Okunacak en buyuk kitap'tan bir alinti daha, sayfa 286:

" Devrimci hareketin etkisi: Ne ilginctir ki, devrimci hareketin Alevi toplumun bilincine etkisi de celiskili olmustur. Onu ileri goturucu yanlarin yani sira, reddedici olmustur, hatta geriye itici yanlar da tasimistir. Getirdigi olumsuzluklarin nedeni asilk olarak Turkiye devrimici haretketinin kendi bilgisizligi, kendine guvensizligi ve gurultucu uslubudur. Sozun kisasi devrimci harekete buyuk olcue hala egemen olan kucuk burjuva karakterdir.

1960 sonrasi devrimci harekete katilan Alevi gencler, katildiklari devrimci orgulerin etkisiyle Aleviligi ellerinin tersiyle bir yana ittiler, reddettiler. Kucuk gorduler, alay ettiler. Cunku girdikleri devrimci hareketlerde baska bir hava solumadilar. Boylece, ciktigi kabugu red, devrimciligin bir anlamda olcusu oldu. Bu yeni devrimci olan Alevi gencler dedeleri cok koyden kovdular, cok koyde cem evlerini yiktilar. Kisinin kendi inanclari ve gercekleriyle toplumun inanc ve gerceklerini birbirine karistirmamasi gerektigi yolundaki Markci ilkeyi bu genclere anlatan da cikmadi. Kimse demedi ki, "kardesler bu yaptiginiz devrimcilik degildir". Dedeleri kovmak, cem evlerinin yikmak 20 milyonluk Alevi toplulugun inanclarini degistirdi mi? Hyir, yalnizca bazi bolgerlerde kardesi kardes, Aleviyi devrimciye kusturdu. Bu davranislarin belirli bir etkinlik kazandigi yorelerde ise sonuc etkin bir toplumsal gucu dagitmakten baska birsey olmadi.

Simde soralim. Alevi kokenli devrimci gencler bunlari yaparken, dolayisiyla devrimin dogal baglasiklarindan olan bir kesimi tedirgin ederken ve yine dolayisiyla alani ana dusmana bosaltirken, Sunni kokenli devrimci gencler ne yaptilar, ya de ne yapabildiler? Sunni kokenli devrimci gencler kac tane haciyi-hocayi-imami- vaizi koylerden kovabildiler? Kac tane cami yiktilar? Bir tek caminin duvarlarini delselerdi burjuva dunyayi baslarina yikmazmiydi?Neden cem evleri yikilirken ses etmedi? Demek ki, bu gencler, kendi orgutlerinin de tesviki ya da onayi altinda, ama bilmeden dusmanin istedigini yaptilar"

Bu kitapi yazan R. Yurukoglu kendiside sosyalistir ve bu konudada cok kitaplari vardir.

Saygilarimla

Erdem12
07.03.2007, 19:49
Sevgili Can,

Ornek verebilirmisin? Turkiyedeki sosyalizm Alevilerin sayesinde vardir, ama Alevilik icin ne yapmislardir? Yani Alevi orgutlenmesinden onceki tarih icin soyluyorum.

Okunacak en buyuk kitap'tan bir alinti daha, sayfa 286:

" Devrimci hareketin etkisi: Ne ilginctir ki, devrimci hareketin Alevi toplumun bilincine etkisi de celiskili olmustur. Onu ileri goturucu yanlarin yani sira, reddedici olmustur, hatta geriye itici yanlar da tasimistir. Getirdigi olumsuzluklarin nedeni asilk olarak Turkiye devrimici haretketinin kendi bilgisizligi, kendine guvensizligi ve gurultucu uslubudur. Sozun kisasi devrimci harekete buyuk olcue hala egemen olan kucuk burjuva karakterdir.

1960 sonrasi devrimci harekete katilan Alevi gencler, katildiklari devrimci orgulerin etkisiyle Aleviligi ellerinin tersiyle bir yana ittiler, reddettiler. Kucuk gorduler, alay ettiler. Cunku girdikleri devrimci hareketlerde baska bir hava solumadilar. Boylece, ciktigi kabugu red, devrimciligin bir anlamda olcusu oldu. Bu yeni devrimci olan Alevi gencler dedeleri cok koyden kovdular, cok koyde cem evlerini yiktilar. Kisinin kendi inanclari ve gercekleriyle toplumun inanc ve gerceklerini birbirine karistirmamasi gerektigi yolundaki Markci ilkeyi bu genclere anlatan da cikmadi. Kimse demedi ki, "kardesler bu yaptiginiz devrimcilik degildir". Dedeleri kovmak, cem evlerinin yikmak 20 milyonluk Alevi toplulugun inanclarini degistirdi mi? Hyir, yalnizca bazi bolgerlerde kardesi kardes, Aleviyi devrimciye kusturdu. Bu davranislarin belirli bir etkinlik kazandigi yorelerde ise sonuc etkin bir toplumsal gucu dagitmakten baska birsey olmadi.

Simde soralim. Alevi kokenli devrimci gencler bunlari yaparken, dolayisiyla devrimin dogal baglasiklarindan olan bir kesimi tedirgin ederken ve yine dolayisiyla alani ana dusmana bosaltirken, Sunni kokenli devrimci gencler ne yaptilar, ya de ne yapabildiler? Sunni kokenli devrimci gencler kac tane haciyi-hocayi-imami- vaizi koylerden kovabildiler? Kac tane cami yiktilar? Bir tek caminin duvarlarini delselerdi burjuva dunyayi baslarina yikmazmiydi?Neden cem evleri yikilirken ses etmedi? Demek ki, bu gencler, kendi orgutlerinin de tesviki ya da onayi altinda, ama bilmeden dusmanin istedigini yaptilar"

Bu kitapi yazan R. Yurukoglu kendiside sosyalistir ve bu konudada cok kitaplari vardir.

Saygilarimla

Değerli Can,
Türkiye de dinciliğin temellerini sosyalistler sarsmıştır. Çok sayıda putu kırdı bu çoşkulu ve yiğit insanlar.
Sen zannediyorsunki, Devrimciler, Sünni yapı içerisinde tabu kırıcılığı yapmadılar, öyle tabuları yıktılarki sen bunları içlerinde yaşamadığın için bilmiyorsun. Ben bu yapıyı iyi gözlemlediğim için bilmekteyim.
Biraz diğer boyutlu bak; bu yiğit coşkulu yürekler dinciliği önledikleri gibi Alevi toplumsal tabanının misyoner Sünni ve Şiiliğin etkisine girişini de bir nevi önlediler.
Onlar olmasa, Alevi toplumu da, Sünni toplumu da bugünkü kadar tabusuz ve ya görece daha sınırlı tabulara sahip olmazlardı.


Peki, R.Yörükoğlu'nun nasıl bir günah çıkarma anlayışıyla bunu yazdığını; nasıl bir gelecek öngördüğünü satır aralarından anlayabildinmi?
Bence egosantrik bir kapalı toplum öngörüsü ile sosyalist devrimcileri günah keçisi yapmıştır.
Yaptığı, ya kapitalist sisteme bir kapitalizme bir güzellemedir veya sosyalistlere bireysel bir kinden kaynaklıdır ( Ayrıca; çoklukla, "bu tarz" devrimcilere yönelik eleştirileri iki temelden yükselir, ya kapitalist değerlere ram olma; ya da egosantrizm ve benzeri temelde toplumsal narsizm)

halitseyfi
07.03.2007, 22:19
Değerli Can,
Türkiye de dinciliğin temellerini sosyalistler sarsmıştır. Çok sayıda putu kırdı bu çoşkulu ve yiğit insanlar.
Sen zannediyorsunki, Devrimciler, Sünni yapı içerisinde tabu kırıcılığı yapmadılar, öyle tabuları yıktılarki sen bunları içlerinde yaşamadığın için bilmiyorsun. Ben bu yapıyı iyi gözlemlediğim için bilmekteyim.Biraz diğer boyutlu bak; bu yiğit coşkulu yürekler dinciliği önledikleri gibi Alevi toplumsal tabanının misyoner Sünni ve Şiiliğin etkisine girişini de bir nevi önlediler.
Onlar olmasa, Alevi toplumu da, Sünni toplumu da bugünkü kadar tabusuz ve ya görece daha sınırlı tabulara sahip olmazlardı.


Peki, R.Yörükoğlu'nun nasıl bir günah çıkarma anlayışıyla bunu yazdığını; nasıl bir gelecek öngördüğünü satır aralarından anlayabildinmi?
Bence egosantrik bir kapalı toplum öngörüsü ile sosyalist devrimcileri günah keçisi yapmıştır.
Yaptığı, ya kapitalist sisteme bir kapitalizme bir güzellemedir veya sosyalistlere bireysel bir kinden kaynaklıdır ( Ayrıca; çoklukla, "bu tarz" devrimcilere yönelik eleştirileri iki temelden yükselir, ya kapitalist değerlere ram olma; ya da egosantrizm ve benzeri temelde toplumsal narsizm)

Sevgili can

Devrimci coşkunun türkiye insanına çok şeyler kazandırdığı gerçektir. Bunu inkar etmemek gerekir.

Yalnız unutmamak gerekirki alevi toplumunda dinin etkisini yok etmekte okadar başarılı oldularki, yüzyıllarca alevi toplumunu sırtında taşıyan dedelik kurumunu yerini alacak en ufak birşey vermeden, Alevi sosyal yapısı içinde yok ettiler.(gerçi bizlerde buna yardım ettik).

Tüm sosyal yaşantıları cem ve dedelik üzerine şekillenmiş, köylü alevi toplumuna yaşattıkları boşluğun bizlere verdiği zararı hesaplamadılar bile. Yani devrimçi öğretilerde bellirttiği gibi feodal toplumdan, sosyalist topluma sıçratmaya çalıştılar. Bu bir çocuğun birer birer çıkması gereken basabağı 5 er 5er çıkmaya zorladılar. Tepetakla düşüncede bırakıp kaçtılar.

sünni toplumda yıktıkları tabularıda herhalde ben göremedim.
İktidar gerici yobaz güçlerin elinde, gerici sünniler gene katlivacip fermanları veriyor. Aleviler şehirleşmeyle birlikte gene yakılıyor. Devlet gene alevileri ikinci sınıf vatandaş olarak görüyor.Malesef gene Türkiyede temel çelişki ALEVİ-SÜNNİ çelişkisi olarak karşımızda duruyor.

YAni sevgili Can " aynı hamam aynı tas" sadece biraz kalayı gitmiş.

D-e-v-r-i-m-c-i
07.03.2007, 22:25
neden mi devrimci....bildiğim tüm asi ruhlar D-e-v-r-i-m-c-i dir....en ufak haksızlığa bile tahammülü olmayan kişiler devrim ci olurlar......HAKKINIZI KİMSEYE YEDİRMEYİN,,,ZİRA HAKKINIZLA BERABER ŞEREFİNİZİDE YİTİRİRSİNİZ..(hz ali)

slush
07.03.2007, 23:05
Sevgili can

Devrimci coşkunun türkiye insanına çok şeyler kazandırdığı gerçektir. Bunu inkar etmemek gerekir.

Yalnız unutmamak gerekirki alevi toplumunda dinin etkisini yok etmekte okadar başarılı oldularki, yüzyıllarca alevi toplumunu sırtında taşıyan dedelik kurumunu yerini alacak en ufak birşey vermeden, Alevi sosyal yapısı içinde yok ettiler.(gerçi bizlerde buna yardım ettik).

Tüm sosyal yaşantıları cem ve dedelik üzerine şekillenmiş, köylü alevi toplumuna yaşattıkları boşluğun bizlere verdiği zararı hesaplamadılar bile. Yani devrimçi öğretilerde bellirttiği gibi feodal toplumdan, sosyalist topluma sıçratmaya çalıştılar. Bu bir çocuğun birer birer çıkması gereken basabağı 5 er 5er çıkmaya zorladılar. Tepetakla düşüncede bırakıp kaçtılar.

sünni toplumda yıktıkları tabularıda herhalde ben göremedim.
İktidar gerici yobaz güçlerin elinde, gerici sünniler gene katlivacip fermanları veriyor. Aleviler şehirleşmeyle birlikte gene yakılıyor. Devlet gene alevileri ikinci sınıf vatandaş olarak görüyor.Malesef gene Türkiyede temel çelişki ALEVİ-SÜNNİ çelişkisi olarak karşımızda duruyor.

YAni sevgili Can " aynı hamam aynı tas" sadece biraz kalayı gitmiş.

Halit Abi yazdıkların için seni kutlarım çok yerinde tespitlerin ve eleştirilerin var... Bu konu alevilik içinde yeterince de tartışılmamış bir konudur çünkü sol tarafından yobaz damgası yiyip afaroz edilmekte var...

Erdem12
07.03.2007, 23:48
Sevgili can

Devrimci coşkunun türkiye insanına çok şeyler kazandırdığı gerçektir. Bunu inkar etmemek gerekir.

Yalnız unutmamak gerekirki alevi toplumunda dinin etkisini yok etmekte okadar başarılı oldularki, yüzyıllarca alevi toplumunu sırtında taşıyan dedelik kurumunu yerini alacak en ufak birşey vermeden, Alevi sosyal yapısı içinde yok ettiler.(gerçi bizlerde buna yardım ettik).

Tüm sosyal yaşantıları cem ve dedelik üzerine şekillenmiş, köylü alevi toplumuna yaşattıkları boşluğun bizlere verdiği zararı hesaplamadılar bile. Yani devrimçi öğretilerde bellirttiği gibi feodal toplumdan, sosyalist topluma sıçratmaya çalıştılar. Bu bir çocuğun birer birer çıkması gereken basabağı 5 er 5er çıkmaya zorladılar. Tepetakla düşüncede bırakıp kaçtılar.

sünni toplumda yıktıkları tabularıda herhalde ben göremedim.
İktidar gerici yobaz güçlerin elinde, gerici sünniler gene katlivacip fermanları veriyor. Aleviler şehirleşmeyle birlikte gene yakılıyor. Devlet gene alevileri ikinci sınıf vatandaş olarak görüyor.Malesef gene Türkiyede temel çelişki ALEVİ-SÜNNİ çelişkisi olarak karşımızda duruyor.

YAni sevgili Can " aynı hamam aynı tas" sadece biraz kalayı gitmiş.


Değerli Can,

Devrimci mücadele Türkiye ve Dünyada süreç olarak yaşanmasaydı acaba nasıl bir yapı sözkonusu olabilirdi, bu düşünülmelidir. Muktedir olmamasına rağmen, sırf muhalif mücadele boyutuyla, insanlığa çok sayıda kazanım sağlamış sınıfsız dünya mücadelesinin getirileri çok. Sloganik söylemleri dahi egemenleri ürkütmüş revizyonal çabalara yolaçmıştır.
Ayrıca sence hiç mi getirisi olmadı bu ülkede insanların önyargılarını törpüleme bağlamında? Bugün birtakım şeyler konuşulup tartışılabiliyorsa bu devrimci mücadelenin ve devrimci bakış açısının dolaylı toplumsal yansımaları kaynaklıdır (en azından büyük bir bölümüyle).
Din ile ilgili, sınıflara karşı tutumları konusunda, yaptıkları artniyetli değildir; sonuçları bazı yanlışları doğurmuş olsa da.

Gericilik varlığını ve gücünü temel dinamikleriyle korumuyor aslında; o da kendi içinde revize olmuş durumda. Ha halen iddiaları yokmu? Var! İktidardalar mı? Evet! Bu ayrı bir durum olup, gerekçeleri-nedenleri ayrı bir tartışma konusu yapılabilir...
İnanmaktayım ki devrimci mücadele süreci olmasaydı; gericilik çok daha yıkıcı faşizan bir yapıyla tezahhür edebilir; iktidar aygıtını ele geçirebilirdi. Bu bugünkünden daha karanlık; "bugüne" denk düşerdi ki düşünmesi bile korkunç olabilecek bir konum olabilirdi.
Devrimci mücadele dinsel-dinci yapıların tümünü törpülemiştir. Bu, inkar edilemez. Görünür sonuçları, sınırlı gibi yansısa dahi, bu böyledir.
Bu konuda dönüşüm katkısı en fazla olan, -eylemlilik ve evrim boyutlu olarak- sosyalist mücadele temeli kaynaklıdır.
Yani değerli Can, kalayın altındaki bakırsa bakırlığı; altınsa altınlığı; tenekeyse tenekeliği; ortaya çıkmıştır. Bu bile yeter bir gelişmedir Türkiye özelinde.

halitseyfi
08.03.2007, 00:18
Değerli Can,

Devrimci mücadele Türkiye ve Dünyada süreç olarak yaşanmasaydı acaba nasıl bir yapı sözkonusu olabilirdi, bu düşünülmelidir. Muktedir olmamasına rağmen, sırf muhalif mücadele boyutuyla, insanlığa çok sayıda kazanım sağlamış sınıfsız dünya mücadelesinin getirileri çok. Sloganik söylemleri dahi egemenleri ürkütmüş revizyonal çabalara yolaçmıştır.
Ayrıca sence hiç mi getirisi olmadı bu ülkede insanların önyargılarını törpüleme bağlamında? Bugün birtakım şeyler konuşulup tartışılabiliyorsa bu devrimci mücadelenin ve devrimci bakış açısının dolaylı toplumsal yansımaları kaynaklıdır (en azından büyük bir bölümüyle).
Din ile ilgili, sınıflara karşı tutumları konusunda, yaptıkları artniyetli değildir; sonuçları bazı yanlışları doğurmuş olsa da.

Gericilik varlığını ve gücünü temel dinamikleriyle korumuyor aslında; o da kendi içinde revize olmuş durumda. Ha halen iddiaları yokmu? Var! İktidardalar mı? Evet! Bu ayrı bir durum olup, gerekçeleri-nedenleri ayrı bir tartışma konusu yapılabilir...
İnanmaktayım ki devrimci mücadele süreci olmasaydı; gericilik çok daha yıkıcı faşizan bir yapıyla tezahhür edebilir; iktidar aygıtını ele geçirebilirdi. Bu bugünkünden daha karanlık; "bugüne" denk düşerdi ki düşünmesi bile korkunç olabilecek bir konum olabilirdi.
Devrimci mücadele dinsel-dinci yapıların tümünü törpülemiştir. Bu, inkar edilemez. Görünür sonuçları, sınırlı gibi yansısa dahi, bu böyledir.
Bu konuda dönüşüm katkısı en fazla olan, -eylemlilik ve evrim boyutlu olarak- sosyalist mücadele temeli kaynaklıdır.
Yani değerli Can, kalayın altındaki bakırsa bakırlığı; altınsa altınlığı; tenekeyse tenekeliği; ortaya çıkmıştır. Bu bile yeter bir gelişmedir Türkiye özelinde.

Sevgili can

Bir önceki yazımın ilk çümlesi bir taktir çümlesiydi.

Dünyadaki gelişmeler birilerinin başarısı birilerinin başarısızlığı temelinde şekillenir. Eğer başarılı olunmuş olsaydı,demekki doğru adımlar atılmış olurdu. Eğer başarılı olunsaydı burada taktir çümleleridahada fazla olurdu. Eleştiri başarısızlığa olur. Başarılı olunsaydı bende burada eleştirmeye çalışmazdım.

Mustafa Supi lerin ve Deniz lerin ülkemizde başlattığı hareket sonradan bölünen,yüzlerce parcaya ayrılan hareket sloganik olmaktan öteye gitmemiş, bu ülkeyi ve halkını tanımaya bile zahmet etmemiştir. Hayalprest bir şekilde çizilen bir yolda kendi kendine düşman olarak gelişmiştir.

Peki neden? bence temel nedenlrden biri:Lenin dedi,Mao dedi,stalin dedi lerle hareket eden çok okuyan fakat bu ülkenin koşullarını ve halkını değerlendirmeyen bir yapyı geliştirmiş olmalarıydı. Malesef almanyaya, sscb ye ,çine, kübaya baktık ama nedense anadoluya,halkımıza bakmadan geçtik gittik. Bu halkın koşullarını ve değerlerini temelsiz bir şekilde yok etmeye çalıştık. O değerlerin yerine ise hiç birşey yerleştiremedik.

Sevgili can

Başaramadık, başarısızlarda acımasızca eleştirileli, yanlışlar ortaya konulmalı. Bu yanlışların birida ülkemiz koşullarıiçinde aleviliğin ciddi bir şekilde incelenmemesi oldu. Devrimçi güçler birdaha böyle devrimçi bir rıuha sahip halk kitlesi bulamazlar.

Art niyet aramıyorum sadece sorumlu oldukları yanlışları veya eksikleri kendimce ortaya koymaya çalışıyorum.

Doğruları, iyileri herkes söylüyor. Hatta şişiriyorlar. Fakat yanlışlar nedense konuşulmuyor. Bu ülkede devrimci güçlerin en belirgin hatası Alevileri görmezden gelmiş olmalarıdır. Halende aynı şeyi yapıyorlar.

Sağlıkla kal

tuncerbio
08.03.2007, 00:27
Sevgili can

"Yarin yanağından gayrı herşey ortaktır" söylemlerle kominal toplumu savunan devrimciler aleviliği yobazlık olarak diğer tüm dinlerle aynı kefeeye korlardı.

Tarihteki alevi isyanları, devrimci ruha katılırken aleviliğin adını bile anmak gericilik sayılırdı. Bu gün pekte değişen birşey olduğunu sanmıyorum. "Aleviler gene gerici ve yobaz. Alevilik yobaz bir yaşam şekli."



. Ancak sol hareket içinde de ezildi, horlandı aleviler; sadece kullanıldılar, öldüler.
O nedenle hala sosyalizm ve devrimcilik romantizmi yapmak bence doğru değil.

marksist sosyalizmin dini düşüncelere bakış açısı nettir ama ülkemiz devrimcileri aleviliği bir meshep olmaktan çok yaşam felsefesi olarak algıladıkları için hiçbir zaman aleviliği gerici olarak nitelememiştir....geçmiştede ,bugün olduğu gibi tüekiye sol hareketinin en büyük dinamosu aleviler -alevi kökenli insanlar oluşturmuştur bundan dolayı devrimcilerin aleviliğe karşı bir sempatisi herzaman var olmuştur,müzik ve diğer sanatsal alanlardada alevilikten etkilenmiştir sol düşünce ....

evet aleviler tarih boyunca ezilmişler dışalnmışlar ve doğal olarkta marksizmden etkilenmişlerdir , burada kullanılmışlardır ,ölldürülmüşlerdir gibi cümleleri kullanan arkadaşlara soruyorum siz istemedikten sonra size zorle neyi kim yaptırabilir ? onlar devrimci düşüncenin gerektirdiği bedeli göze alarak bu savaşın içine giren insanlardır ve bedelini bedelleriyle ödemişlerdir .....devrimciler hiçbir zaman aleviliği yobazlık olark nitelendirmemiş hatta dini yapılar içinde ilerici unsur olarak görmüşlerdir...

solun ihtiyacı olan şey aleviliği nereye koymaası gerektiğini netleştirmektir evet ama önce ülkenin yapısal durumu için yeni bir tahlil ortaya konmalı ve toplumun tüm dinamikleri ne ait sorunlar için çözüm yolları üretilmelidir ,buda devrimci hareketlerin 19 aralık,mercan katliamı,f tipi vb soeunların belirli çözüme ulaştırılması ve yeniden güç dengesinde söz sahibi olmasından sonra gerçekleşecek tir....

Erdem12
08.03.2007, 00:30
Değerli Can,

Son yazdıklarına tamamen katılıyorum, teşekkür ediyorum.

Ama diyorum ya, sende takdir edersinki tarihi yenenler yazıyor! Bu konudaki tutumların-tavır alışların altında yatan biraz vurun abalıya mantığıdır. Bu üzücü, yoksa bu konudaki doğruları sende en az benim kadar bilmektesin.

Sevgiler Can...

halitseyfi
08.03.2007, 00:37
Sevgili tuncerbio

benim anlatmaya çalıştığım temel çelişkide burada. Yani aleviliği, gerekli anlamada inceleyip, araştırıp tahlilini yapmadan alevi toplumunun bazı değerleriyle oynamış olması.

Toplum yapısı olarak gerçekten inançlarına bağlı bir toplumun,alevi yaşam tarzının ilerici ve devrimci değerlerini ortaya koyup bu değerlerin üzerinde hareket geliştirilseydi anadolu toplumuçok daha kazançlı olurdu diye düşünüyorum


Sevgili Erdem12
teşekürler

slush
08.03.2007, 00:39
Halit Abinin Tespitlerinde Devrimci haraketi getirdikleri için eleştirmiyor ama bu dinsel törpüleme olayının sadece aleviler tarafında yapıldığını işaret ediyor ki buna bende katılıyorum diğer cephede bu başarılı olmamıştır.

Bugün Türkiyesindeki resimde de bu çıkıyor... iktidar tek parti Akp milli görüş, Saadet Milligörüş, DYP ve Anap merkez sağ ama muhafazkar... Yani söyle bir toplam yapıldığında bu dinsel törpülenme tek taraflıdır...

İnsanlar büyükşehirlere geldiklerinde is bulma ve barinma telasina düstüler... Yükselen devrimcilik hareketinin içinde kendilerini buldular fabrikalarda, atelyelerde, mahallelerde.. Dedelerini ve ocakların dergahlarını köylerinde bıraktılar... Fizyolojik ihtiyaçları karşıladıkça inançlarına dönmeye başladılar... Baktılar dedeleri köylerinde kalmış.. Ve cem evleri insaa etmeye başladılar bu eksikligi gelen kusak 70 yaşlarda olunca daha çok anladılar çünkü birer birer ölmeye başladılar... Cenaze namazları nerede kılınacak camilerde mi?

Dedelik kurumunu isteyen 12 imamın ismini zikreden, Muharrem ayında Kerbelanın matemini tutanlar gericilik ve yobazlıkta suçlanmıştır suçlanıyorda. Gazi mahallesinde bile dedenin katledilmesi üzerine oraya giden örgütlü olmayan alevi vatandaşımızın yetis ya Ali haykırmasına bile tahammül edememyen yüzü kapalı örgüt üyeleri bunlar yobaz demistir... Ve Tartışma çıkartmışlardır...

Gülom
08.03.2007, 21:06
Değerli Can

Sen zannediyorsunki, Devrimciler, Sünni yapı içerisinde tabu kırıcılığı yapmadılar, öyle tabuları yıktılarki sen bunları içlerinde yaşamadığın için bilmiyorsun. Ben bu yapıyı iyi gözlemlediğim için bilmekteyim.


Sana katilmiyorum Erdem12. Ben Avrupada (sizde nerde yasadiginizi bilmiyorum), burda Turkiyede yasak olan orgutler cok ozgurce hareket edebiliyorlar. Burda bu orgutlerin icinde yuksek yerlerde olan bircok arkadaslarim var. Bunlarin gecelerine katilmakla birlikte,bu dava icin hayatini kayip eden bir cok sayida yakin akrabam var (bircogumuz gibi), sakina bunlarin icinde yasamadigimi soylemeyin. Ben burda matem orucunu tutugum icin, bircok defa gerici lafini isitmisimdir,Zulfikar kilicini boynumda tasidigim icin bana elistiri yapanlar oldu, sanki sosyalistlik esit haklari saglamak degil, atheistligi savunmaktir, ben bunun boyle olmadigini biliyorum,ama gercek hayata maalesef bircogu bunu kavrayamamistir. Halbuki cok iyi biliniyordiki bu orgutlerin tabani Alevilerdi. Zaten Alevilier olmasa, Turkiyede sosyalistlik diye birsey olmaz. Ve burda (yani yurt disinda) tam tersine devlet tarafinda camilere ayrim yapildiginda, ilk kosan gene bizim Alevi sosyalistler oldu, devlet muslumanlara ayrim yapiyor diye. Yanda inanmiyacaksiniz, ama benim buyuklerim burda Alevi dernegi kurduklarinda, MHP ve yobazlarda korktuklari halde, ilk elistiriyi bu orgutlerden aldilar, Alevi dernegini kurarak insanlari boluyorsunuz diye. Onun icin lutfen sen bunlarin arasinda yasamiyorsun, bilmiyorsun deme...ben yasadiklarimla yasadim bunlari...

Değerli Can

Peki, R.Yörükoğlu'nun nasıl bir günah çıkarma anlayışıyla bunu yazdığını; nasıl bir gelecek öngördüğünü satır aralarından anlayabildinmi?
Bence egosantrik bir kapalı toplum öngörüsü ile sosyalist devrimcileri günah keçisi yapmıştır.
Yaptığı, ya kapitalist sisteme bir kapitalizme bir güzellemedir veya sosyalistlere bireysel bir kinden kaynaklıdır ( Ayrıca; çoklukla, "bu tarz" devrimcilere yönelik eleştirileri iki temelden yükselir, ya kapitalist değerlere ram olma; ya da egosantrizm ve benzeri temelde toplumsal narsizm)

Hayir katilmiyorum, bence Turkiye sosyalistleri (tabiki hepsine demiyorum) gecmiste cok hatalari olmustur, bunu da kabul etmek lazim ve buna gore kendilerini yenilemeleri gerek. Nasil oluyorda, Sosyalistler dogudaki Kurtleri savunduklari halde, buralarda yeterince oy alamiyorlar? Nasil oluyorda iscilerin hakkini savundukari halde, Turkiye genelinde Sunni kesimden yeterince oy veya destek alamiyorlar? Nasil oluyorda secimlerde sol oylari cogunlukla sociaal demokraatlara gidiyor,ama komunist ve sosyalist partilere gitmiyor? Nasil oluyorda Turkiyenin son zamanin en buyuk ayiplarinda olan hapisanelerde aclik grevlerinde yer yerinde oynamadi? Bunlari iyi dusunmek lazim.

Aslinda Yorukogluna haksizlik ediyorsun, bu yazar sosyalistligi elistirmiyor, sadece Turkiye sosyalistlerin sosyalislikle zit olan davranislarini sergiliyor ve Alevilik inancina yapilan haksizliklari anlatiyor. Bu yazar bunlari yaparkende Marks ve Engels ten alintilar alarak yapiyor. Ilginizi cekerse sizlere sunmak isterim.

Saygilarimla

Gülom
08.03.2007, 21:12
Sevgili can

Bir önceki yazımın ilk çümlesi bir taktir çümlesiydi.

Dünyadaki gelişmeler birilerinin başarısı birilerinin başarısızlığı temelinde şekillenir. Eğer başarılı olunmuş olsaydı,demekki doğru adımlar atılmış olurdu. Eğer başarılı olunsaydı burada taktir çümleleridahada fazla olurdu. Eleştiri başarısızlığa olur. Başarılı olunsaydı bende burada eleştirmeye çalışmazdım.

Mustafa Supi lerin ve Deniz lerin ülkemizde başlattığı hareket sonradan bölünen,yüzlerce parcaya ayrılan hareket sloganik olmaktan öteye gitmemiş, bu ülkeyi ve halkını tanımaya bile zahmet etmemiştir. Hayalprest bir şekilde çizilen bir yolda kendi kendine düşman olarak gelişmiştir.

Peki neden? bence temel nedenlrden biri:Lenin dedi,Mao dedi,stalin dedi lerle hareket eden çok okuyan fakat bu ülkenin koşullarını ve halkını değerlendirmeyen bir yapyı geliştirmiş olmalarıydı. Malesef almanyaya, sscb ye ,çine, kübaya baktık ama nedense anadoluya,halkımıza bakmadan geçtik gittik. Bu halkın koşullarını ve değerlerini temelsiz bir şekilde yok etmeye çalıştık. O değerlerin yerine ise hiç birşey yerleştiremedik.

Sevgili can

Başaramadık, başarısızlarda acımasızca eleştirileli, yanlışlar ortaya konulmalı. Bu yanlışların birida ülkemiz koşullarıiçinde aleviliğin ciddi bir şekilde incelenmemesi oldu. Devrimçi güçler birdaha böyle devrimçi bir rıuha sahip halk kitlesi bulamazlar.

Art niyet aramıyorum sadece sorumlu oldukları yanlışları veya eksikleri kendimce ortaya koymaya çalışıyorum.

Doğruları, iyileri herkes söylüyor. Hatta şişiriyorlar. Fakat yanlışlar nedense konuşulmuyor. Bu ülkede devrimci güçlerin en belirgin hatası Alevileri görmezden gelmiş olmalarıdır. Halende aynı şeyi yapıyorlar.

Sağlıkla kal


Eline ve yazina saglik

Erdem12
08.03.2007, 21:40
Sana katilmiyorum Erdem12. Ben Avrupada (sizde nerde yasadiginizi bilmiyorum), burda Turkiyede yasak olan orgutler cok ozgurce hareket edebiliyorlar. Burda bu orgutlerin icinde yuksek yerlerde olan bircok arkadaslarim var. Bunlarin gecelerine katilmakla birlikte,bu dava icin hayatini kayip eden bir cok sayida yakin akrabam var (bircogumuz gibi), sakina bunlarin icinde yasamadigimi soylemeyin. Ben burda matem orucunu tutugum icin, bircok defa gerici lafini isitmisimdir,Zulfikar kilicini boynumda tasidigim icin bana elistiri yapanlar oldu, sanki sosyalistlik esit haklari saglamak degil, atheistligi savunmaktir, ben bunun boyle olmadigini biliyorum,ama gercek hayata maalesef bircogu bunu kavrayamamistir. Halbuki cok iyi biliniyordiki bu orgutlerin tabani Alevilerdi. Zaten Alevilier olmasa, Turkiyede sosyalistlik diye birsey olmaz. Ve burda (yani yurt disinda) tam tersine devlet tarafinda camilere ayrim yapildiginda, ilk kosan gene bizim Alevi sosyalistler oldu, devlet muslumanlara ayrim yapiyor diye. Yanda inanmiyacaksiniz, ama benim buyuklerim burda Alevi dernegi kurduklarinda, MHP ve yobazlarda korktuklari halde, ilk elistiriyi bu orgutlerden aldilar, Alevi dernegini kurarak insanlari boluyorsunuz diye. Onun icin lutfen sen bunlarin arasinda yasamiyorsun, bilmiyorsun deme...ben yasadiklarimla yasadim bunlari...



Hayir katilmiyorum, bence Turkiye sosyalistleri (tabiki hepsine demiyorum) gecmiste cok hatalari olmustur, bunu da kabul etmek lazim ve buna gore kendilerini yenilemeleri gerek. Nasil oluyorda, Sosyalistler dogudaki Kurtleri savunduklari halde, buralarda yeterince oy alamiyorlar? Nasil oluyorda iscilerin hakkini savundukari halde, Turkiye genelinde Sunni kesimden yeterince oy veya destek alamiyorlar? Nasil oluyorda secimlerde sol oylari cogunlukla sociaal demokraatlara gidiyor,ama komunist ve sosyalist partilere gitmiyor? Nasil oluyorda Turkiyenin son zamanin en buyuk ayiplarinda olan hapisanelerde aclik grevlerinde yer yerinde oynamadi? Bunlari iyi dusunmek lazim.

Aslinda Yorukogluna haksizlik ediyorsun, bu yazar sosyalistligi elistirmiyor, sadece Turkiye sosyalistlerin sosyalislikle zit olan davranislarini sergiliyor ve Alevilik inancina yapilan haksizliklari anlatiyor. Bu yazar bunlari yaparkende Marks ve Engels ten alintilar alarak yapiyor. Ilginizi cekerse sizlere sunmak isterim.

Saygilarimla


Ben bildiklerimi ve çıkarımsamalarımı yazdım. Türkiye'de sosyalist hareketin handikapları vardır, eksikleri ve açmazları vardır. Ama, bu onun terkini gerektirmez.

Ben ,tamamen dinsel temelde kurgulanmış bir dünya özlemiyorum (bu hangi din, mezhep, felsefe olursa olsun, kökenini taşıdığım en ılımlı mistik öğeler taşıyan Alevilikte dahildir buna) yazdıklarım o yüzden yapım gereğidir. Bence, isteniyorsa, bu konuda, genel bağlamında, sentezci olmak en doğrusudur.

Peki değerli can, tamamen mistik değerlerin yüceltilmesi sence sosyalizmden daha iyi bir dünya ve yaşam ögörmekte midir? Bu boyutlu da olaya bakmalısın.

Sentezlemeye dahi karşı olan, mistik Alevi anlayışını dillendirenleri, soldan veba gibi kaçanları, sağla gönül bağlamışları (Diyanet, Gülen, DYP) nereden kaynaklı-temelli hareket ettiklerini (çıkış noktalarını) sorgulamalı açıyı genişletmelisin... (Sünni İslamcılara kesinlikle sol adına tolörans gösterilmez; demokratlık adına sadece kısmi saygı gösterilebilir. Buyursunlar hayatımızı kurgulasınlar tarzı bir teslimiyet olamaz orada. Buna izin verilemez elbette.)

Saygılar...

Gülom
08.03.2007, 22:30
Peki değerli can, tamamen mistik değerlerin yüceltilmesi sence sosyalizmden daha iyi bir dünya ve yaşam ögörmekte midir? Bu boyutlu da olaya bakmalısın.

Sentezlemeye dahi karşı olan, mistik Alevi anlayışını dillendirenleri, soldan veba gibi kaçanları, sağla gönül bağlamışları (Diyanet, Gülen, DYP) nereden kaynaklı-temelli hareket ettiklerini (çıkış noktalarını) sorgulamalı açıyı genişletmelisin... (Sünni İslamcılara kesinlikle sol adına tolörans gösterilmez; demokratlık adına sadece kısmi saygı gösterilebilir. Buyursunlar hayatımızı kurgulasınlar tarzı bir teslimiyet olamaz orada. Buna izin verilemez elbette.)

Saygılar...

Ozur dilerim can, ama soylemek istediklerini anlamadim,nedenini biliyorsun, biraz acarmisin? :blush:

Saygilarimla

Erdem12
08.03.2007, 22:52
Değerli Can,

Sosyalist anlayış, mistik yapıların tümüne bilimselliğinden ötürü mesafelidir. Bilimsel gerekçeleri ile; bu konuda tavrını kor. Ha, bu Türkiye'de şabloncu temelli oluştan kaynaklı olarak kırgınlıklar, "sonuçları itibariyle" eşitsiz-haksız kırılma noktaları yaratmıştır dersen katılırım. Bu sonuçları itibariyle doğru bir tesbit ve gözlem olabilir, amaçlanan "eşitsizlik-haksızlık olmasa dahi". Buna çok itirazım olmaz.

Ama bunu, tamamen red temelli bir mistik yapıyı oluşturma ve egemen kılma adına dillendirirsen, buna saygı duymakla beraber; katılmam.

Saygılarımla...

Gülom
08.03.2007, 23:34
Değerli Can,

Sosyalist anlayış, mistik yapıların tümüne bilimselliğinden ötürü mesafelidir. Bilimsel gerekçeleri ile; bu konuda tavrını kor.


Dogrudur, ama bu demekter degildir, sosyalist olmak icin inanczis olman gerekiyor, bir inancli olarakta esit olabilirsin. Inanci yok etme gibi bir amacta olmamasi gerekiyor, onemli olan esitsizlik, bunlari ortadan kaldirmak lazim..

Yoksa bunu demek istemedinmi?

Değerli Can,


Ama bunu, tamamen red temelli bir mistik yapıyı oluşturma ve egemen kılma adına dillendirirsen, buna saygı duymakla beraber; katılmam.



Dogrudur, zaten bunu yapmak yanlis, cunku sosyalizimin sisteminde olmamasi lazim, ama insanlarada bu konuda dayatma olmamasi lazim.

Umarimki seni yanlis anlamadim..:shifty:

saygilarimla

halitseyfi
08.03.2007, 23:51
Değerli Can,

Sosyalist anlayış, mistik yapıların tümüne bilimselliğinden ötürü mesafelidir. Bilimsel gerekçeleri ile; bu konuda tavrını kor. Ha, bu Türkiye'de şabloncu temelli oluştan kaynaklı olarak kırgınlıklar, "sonuçları itibariyle" eşitsiz-haksız kırılma noktaları yaratmıştır dersen katılırım. Bu sonuçları itibariyle doğru bir tesbit ve gözlem olabilir, amaçlanan "eşitsizlik-haksızlık olmasa dahi". Buna çok itirazım olmaz.

Ama bunu, tamamen red temelli bir mistik yapıyı oluşturma ve egemen kılma adına dillendirirsen, buna saygı duymakla beraber; katılmam.

Saygılarımla...

Sevgili can

Söylediklerinize katılmakla birlikte, sosyalist hareket kendi temel ilkesi olan bilimsellikten uzak hareket etmiştir. Bilimsellik bulunduğu alanda yaşayan halkları incelemkle yerine oturmuş olur. Karşı olduğu mistik yapılanmaları incelemeden hareket etmiştir.

Aleviliği egemen kılma gibi bir düşünceyi savunmuyorum. Kişisel yaşamımda alevilkten vazgeçemeyeceğim gibi, sosyal yaşamımda özgürlükçü yapıdaki bir sosyal düzenide tercih ederim.

Bu yazıyı bana yönelik yazmadığını biliyorum fakat yazmadan edemedim.

sağlıkla kal.

Erdem12
09.03.2007, 14:49
Değerli halitseyfi can,

Sosyalist hareketin önemli bir bölümü şabloncu hareket etmiştir, bu açıdan kendisini sorgulamamıştır. Doğal olarak bu şablonculuk bilime uzak düşmeye tekabül eder. Bunları bende kabul ederek, yineliyorum.

Bende, kişisel yaşamımda Alevilikten ödün vermeye yolaçacak hertürden yapılandırmacılığa elbette karşı duracağım. Ama bu sahayı sömürmek isteyen gericilere karşı durmam herzaman daha öncelikli olacaktır-olmalıdır.

Sosyalist hareketin bilimsel-insancıl-somut gerekçelerle eleştirilmesi, onun gelişimi ve sağlıklı bir kuşatıcılığa kavuşması açısından şarttır. Bunu istemekle beraber gericilikle soslanmış popülist eleştirilere karşı durmak bir görevdir diyorum.

(Burada, ne seni; ne slush canı; ne Gülom canı; hedefleyerek yazmadığımı belirteyim. Sizlerin fikirlerine, çoklukla katılmaktayım. Ben burada sağ soslu eleştirel yapıyı niyet ve konumuyla eleştirmek istedim.)

Saygılar can.