Orijinalini görmek için tıklayınız : Fethullah G?lenin orduya y?nelik siyaseti...
TheGodfather 07.04.2005, 15:32 Orduya yonelik siyaset
Gulen ve cemaati; planli surdurdukleri calismalarinin onunde engel olarak hep orduyu gormuslerdir. (Orduyu) ele gecirme hep basarisizlikla sonuclaninca, Gulen, su anda orduya yonelik su politikayi izlemektedir:
1) Orduya hos gorunme (bu arada hizmet calismalarini yine sessiz ve derinden devam ettirme)
2) Askeriyeye karsi bazi politikacilardan alinmis tavizlerle polisi guclendirme (Asker-polis denkligini olusturmaya calisma).. Ordunun istedigi zaman ihtilal yapabilme ihtimalini onlemenin yolu ya da orduyu ele gecirmek ya da boyle bir guc dengesi olusturmakla saglanabilir (polis kolejlerine girmek, ogretim uyelerini ozel olarak sectirmek ve cemaate bagli polisleri daha ogrencilik yillarinda etkilemek, hizmete sokmak)..
Nitekim basina yansiyan pek cok olay, cemaatin polis camiasinda oldukca etkin oldugunu gostermistir. Kati hizmet anlayisi icinde yetistirilen bu polisiye kuvvet, gerektiginde silahli bir guc olarak ordunun karsisinda yer alabilir diye dusunulmustur.
Gulen, ordu konusunda o kadar hassastir ki, askerin almis oldugu her olumsuz karar, onu hasta eder, yataklara dusurur... Idari ve siyasi kadrolardaki muritleri, ona tehlikeli durumlari (darbe vs-FB) ihtimalleri cok kisa zamanda ulastiriyorlar kuskusuz...
... Hizmet, askeriyeye cok buyuk onem vermektedir. Su anda Hizmet'in hedefi askeriyedir. Bu kurumu da ele gecirirlerse, Turkiye cok buyuk bir kaosun icine suruklenecektir.
Hizmet devamli olarak, uygun kisilige, asker kisiligine sahip sir vermeyen elemanlari secer ve eliyle askeriyenin icine koyar. Bunlardan biri de bendim. Ancak birkac arkadasimiz, daha sonra askeri okullarda fark edilerek okuldan uzaklastirildilar. Bizleri, askeri okullarda kendimizi belli etmememiz icin ozel olarak egitirlerdi. Mesela, gozlerimizle namaz kilardik....
Orduya yonelik siyaset
Gulen ve cemaati; planli surdurdukleri calismalarinin onunde engel olarak hep orduyu gormuslerdir. (Orduyu) ele gecirme hep basarisizlikla sonuclaninca, Gulen, su anda orduya yonelik su politikayi izlemektedir:
1) Orduya hos gorunme (bu arada hizmet calismalarini yine sessiz ve derinden devam ettirme)
2) Askeriyeye karsi bazi politikacilardan alinmis tavizlerle polisi guclendirme (Asker-polis denkligini olusturmaya calisma).. Ordunun istedigi zaman ihtilal yapabilme ihtimalini onlemenin yolu ya da orduyu ele gecirmek ya da boyle bir guc dengesi olusturmakla saglanabilir (polis kolejlerine girmek, ogretim uyelerini ozel olarak sectirmek ve cemaate bagli polisleri daha
ogrencilik yillarinda etkilemek, hizmete sokmak)..
Nitekim basina yansiyan pek cok olay, cemaatin polis camiasinda oldukca etkin oldugunu gostermistir. Kati hizmet anlayisi icinde yetistirilen bu polisiye kuvvet, gerektiginde silahli bir guc olarak ordunun karsisinda yer alabilir diye dusunulmustur.
Gulen, ordu konusunda o kadar hassastir ki, askerin almis oldugu her olumsuz karar, onu hasta eder, yataklara dusurur... Idari ve siyasi kadrolardaki muritleri, ona tehlikeli durumlari (darbe vs-FB) ihtimalleri cok kisa zamanda ulastiriyorlar kuskusuz...
... Hizmet, askeriyeye cok buyuk onem vermektedir. Su anda Hizmet'in hedefi askeriyedir. Bu kurumu da ele gecirirlerse, Turkiye cok buyuk bir kaosun icine suruklenecektir.
Hizmet devamli olarak, uygun kisilige, asker kisiligine sahip sir vermeyen elemanlari secer ve eliyle askeriyenin icine koyar. Bunlardan biri de bendim. Ancak birkac arkadasimiz, daha sonra askeri okullarda fark edilerek okuldan uzaklastirildilar. Bizleri, askeri okullarda kendimizi belli etmememiz icin ozel olarak egitirlerdi. Mesela, gozlerimizle namaz kilardik....
munzur_hozat 07.04.2005, 17:06 Ben şunu kesinlikle söyleyebilirim on yıl içinde, çok farklı bir türkiye olacak.Nur cemaati taktir edilecek bir titizlik ve hiyerarjik bir düzende çalışmalarını geleceğin Türkiyesi olacak lise ve üniversite öğrencileri üzerinde sürdürmektedir.Onları yatılı okulllarına ve dersanelerine alarak ve Üniversitelerdeyse ışık evlerinde ve yurtlarda öğrencileri yoğun bir eğitimden geçirmektedirler ve bu kitle azımsanmayacak sayıdadır isim vermiyorum mesela bir ilde bulunan universitede öğrencilerin % 60'ı ya cemaat yurtlarında kalarak ya ışık evlerinde yada devlet yurlarında kalarak bu zihniyete göre yetiştirilmektedir.
Kendileri dışındakileri cehennem de yakılacak bir odun, kafir ve gayrimuslim görüyorlar.Bunlar yarın öğretmen, kaymakam,polis, ve diğer yerlerde memur olacaklar gelin burdan yakın birde bizim Alevi toplumuna bakın en önemli konularda dahi ayrım içinde.?slamın içindemiyiz değilmiyiz vs.
Ve ne komiktir, ?çten pazarlığı, riyayı ret eden bir din içinde yer alan nur cemaati takkiyenin en büyüğünü göstermektedir.
elkufru_billah 08.04.2005, 16:34 Ben şunu kesinlikle söyleyebilirim on yıl içinde, çok farklı bir türkiye olacak.Nur cemaati taktir edilecek bir titizlik ve hiyerarjik bir düzende çalışmalarını geleceğin Türkiyesi olacak lise ve üniversite öğrencileri üzerinde sürdürmektedir.Onları yatılı okulllarına ve dersanelerine alarak ve Üniversitelerdeyse ışık evlerinde ve yurtlarda öğrencileri yoğun bir eğitimden geçirmektedirler ve bu kitle azımsanmayacak sayıdadır isim vermiyorum mesela bir ilde bulunan universitede öğrencilerin % 60'ı ya cemaat yurtlarında kalarak ya ışık evlerinde yada devlet yurlarında kalarak bu zihniyete göre yetiştirilmektedir.
Kendileri dışındakileri cehennem de yakılacak bir odun, kafir ve gayrimuslim görüyorlar.Bunlar yarın öğretmen, kaymakam,polis, ve diğer yerlerde memur olacaklar gelin burdan yakın birde bizim Alevi toplumuna bakın en önemli konularda dahi ayrım içinde.?slamın içindemiyiz değilmiyiz vs.
Ve ne komiktir, ?çten pazarlığı, riyayı ret eden bir din içinde yer alan nur cemaati takkiyenin en büyüğünü göstermektedir.
Yaptığın yoruma katılmamak elde değil
munzur_hozat 08.04.2005, 16:55 paylaştığımız ortak noktalar olması güsel :)
cok haklisin munzur biz aleviler neden se orgutlene miyoruz, bizler nerde yanlis yapiyoruz benim enistemde ist.polislik yapti oda polislerin cogunun Fetullah gulenci oldugunu soyluyor.......Fetullah gulenciler sessizce yayiliyor...
TheGodfather 08.04.2005, 18:01 Cemaat medyayi iyi kullaniyor
Fethullah Gulen cemaatinin cok uzun yillar kapali ve sessiz kalip, sonra birdenbire kamuoyunun gundemine girmesi, kuskusuz, cok ince bir politikanin sonucudur. Fethullah Gulen, 30 yila yakin bir zamandir bu cemaati
olusturmus. Hicbir gazeteci, ciddi bicimde, bu cemaatin yetistirdigi genclerin dunyasina girmeyi dusunmemis. Cok saglikli bir arastirma, bazi seylerin Turkiye'de ne kadar ters gittigini ortaya cikarabilirdi.
206 kitle orgutunu catisi altinda toplayan Sivil Toplum Kuruluslari Birligi (STKB), anilan ogrencilerin tanitimina onculuk edince, cemaat yayin organi konumundaki Zaman gazetesi, Gulen ve okullarin savunmasini ustlenerek; STKB'yi ''illegal orgut yuvasi'' ve ''Ataturkcu Dusunce Dernegi'' ni de ''Ataturk ismini izinsiz kullaniyor'' diyerek sucladi. Gazete haberinin ekseni, anilan
kuruluslardaki kimi sosyalistlerin, gecmisteki siyasi/orgutsel faaliyetleriydi. Zaman, yine eski pasli silaha, klasik-anti komunist propaganda yoluna sarildi.
Gulen'in avukatlari da, ogrenciler ve arkasindakiler hakkinda dava acacaklarini acikladilar. (bkz; Zaman, 17 Subat 1998)
Fakat Zaman gazetesi, kanunen yasak olan ''Ataturk'' adinin alinmasiyla, bir sifati ifade eden ''Ataturkcu'' sozcugunu bilerek birbirine karistirip, sanki ''Ataturkcu'' sifatinin da bir kisiye, dernege, kurulusa verilmesinin yasadisi olacagi yolunda izlenim birakti. Acik bir demagoji kokuyordu soz konusu haber.
Bu arada, genelde dinci vakiflari barindiran Turkiye Gonullu Tesekkuller Vakfi Baskani Ahmet Sisman da, ''kimligi belirsiz iki ogrenciye isnat edilerek Fethullah Gulen'in karalanmasi'' ni kinadi. Gulen'den ''Ozur dilenmesi'' ni istedi. (Zaman, 14 Subat
1998)
Islami egilimli avukatlardan olusan Hukukcular Dernegi Baskani Av. Necati Ceylan, ''bu aciklamayla hukukun cignendigini'' belirterek, ''bu acikca yargisiz infazdir'' yolunda gorus belirtti.
Ancak, STKB gerilemedi; daha once basin onune cikmayan ve adlarini gizleyen iki ogrenciyi kamuoyuna tanitti. ''Hoca'nin Gorunmeyen Yuzu- Okullari'' adiyla, iki ogrencinin anlatim ve iddialarini iceren kitabi basina dagitti.
Basta Zaman gazetesi olmak uzere Fethullah Gulen'e yakin duran cevre ise, ogrenci ''yakinlarinin ifadelerine'' dayanarak, ''anilan iki kisinin STKB tarafindan aldatildigini; kendilerine burs verildigini ve milyarlarca lira takdim edildigini'' soylediler. Zaman, daha bir gayretli davranarak, STKB'nin toplantisina katilan Turk-Is 1. Bolge Temsilcisi Faruk Buyukkucak' la goruserek, ''bu zatin, STKB tarafindan baska bir gerekceyle toplantiya davet edildigini: oysa, basin toplantisinin Fethullah Gulen aleyhinde oldugunu
ogrenince, oyuna getirilmis oldugunu ve toplantiyla bir provokasyon tezgahlandigini'' (13 Subat 1998) yazdi.
Aydinlik dergisine yaptigi aciklamaya gore, Buyukkucak soyle dedi: ''STKB toplantisina bilerek ve isteyerek katildim. Oyuna falan da getirilmedim. Zaman gazetesi carpitiyor. Tekzib icin ariyorum, ama karsima cikmiyorlar.'' (bkz; 15 Subat 1998)
Aksam 'dan Nazli Ilicak, ''Ser cephesi hala gorevde'' basligi ile su satirlari kaleme aldi: ''Refah Partisi'nden sonra, sira galiba Fethullah Gulen Hocaefendi aleyhine bir kampanya baslatmaya geldi. Bazi gazete ve dergilerde haberler yayinlaniyor, duzmece sehitler bulunup toplantilar duzenleniyor. Gene birileri dugmeye basti... Birtakim sivil toplum kuruluslari cemaatin okullarinda
okuyan iki eski talebeyi bulmuslar. Okullarda, onbinlerce ogrenci okuyor. Iki tane sutu bozugu, isimlerini gizli tutmak kaydiyla konusturuyorlar... Malum cevreler, Refah'i pacasindan tutup alasagi ederken, medya ve muhalefetten destek bulmuslardi. Bugun, sartlar daha farkli gozukuyor. Gulen Hoca'nin basinin, toplumun, siyasi kadrolarin icinde cok sayida destekcisi var..'' (13
Subat 1998)
STKB, basina yaptiklari ikinci bir aciklamada, ''STKB'de yer alan tum orgutler yasaldir'' dedikten sonra, ''Seriat devleti getirmek isteyenler, hangi kademelere gelmis, hangi gorev ve yetkileri ele gecirmis olursa olsun, demokratik, laik, sosyal hukuk devlet ilkelerine gercek anlamlari ile sahip cikan bizleri bilincli ve kararli sekilde karsilarinda bulacaklardir'' yolunda gorus belirtti. (Cumhuriyet, 14 Subat 1998)
Ardindan ''Fethullah'in parlatilan yildizini sondurecegiz'' sozlerini soyledi. (Aydinlik, 15 Subat 1998).
Olayin hikayesi boyle.
Medya ile calisan Strateji Grubu
Ozellikle medya, Gulen cemaatine cok olumlu yaklasiyor. Dogrusu cemaat, medyayi cok iyi kullaniyor. Baslangicta, televizyonlarda ya da basindaki soylesiler, ozel olarak secilmis kisiler tarafindan yaptirildi. Bunlar anlasmali roportaj ve yazilardi.
Bunlar nasil yapiliyor? Bilinen seyler bunlar... Cesitli yontemler var... Basinda maddi ya da manevi cikar temin etme geliyor. Cemaat, Fethullah Gulen'in temas edecegi, soylesi veya TV programi yapacagi kisilerle ilgili olarak cok ayrintili bilgi toplar. Onlari degerlendirerek, uygulanacak stratejiyi saptar. Zaten, kendilerine uygun onerileri kabul ederler. Medya iliskileri ile calisan,
cok genis bir strateji grubu vardir. Bunlar, yazili ve gorsel basinla iletisim kurmanin yani sira, iclerinden bazilarini surekli beslerler.
G. Gulen cemaatinin cok uzun yillar kapali ve sessiz kalip, sonra birdenbire kamuoyunun gundemine girmesi, kuskusuz, cok ince bir politikanin sonucudur.
F. Gulen, 30 yila yakin bir zamandir bu cemaati olusturmus. Hicbir gazeteci, ciddi bicimde, bu cemaatin yetistirdigi genclerin dunyasina girmeyi dusunmemis. Cok saglikli bir arastirma, bazi seylerin Turkiye'de ne kadar ters gittigini ortaya cikarabilirdi.
''Nabza gore serbet vermek...''
Son gunlerde cemaatle ve hoca ile ilgili haber soylesiler cok artti. Bizlere, zaten, 1998 yili basi itibariyla cemaatin cok onemli hale gelecegi soylenmisti. Oyle de oluyor. Hele cemaatin odullerini alana unlu kisiler...
Bugun yukselen radikal Islama karsi Gulen'i umut isigi gorenler, kisa zaman sonra ne denli yanildiklarini anlayacaklardir...
Istanbul Gazi Mahallesi'nde meydana gelen olaylar sirasinda incinmis olan Alevilerin, bir anlamda destegini almak icin, 'Ben de Aleviyim' diyor F. Gulen. Bunu agabeylere sordugumuzda, 'Hocaefendi, bu sozleriyle ne demek istedi?' dedigimizde, bizesoylenen suydu: 'O Kizilbaslara ulasabilmenin, hareketimize engel olmalarini onlemenin yolu, biraz gururlarini oksamaktan gecer. Nabza gore serbet vermek gerekir. Hocaefendi, bunu yapmistir.'
Cemaat, Sunnilik disinda butun ******leri kesinlikle reddeder ve dislar. Dogu'dan gelmis Safii mezhebindeki bazi arkadaslar, zorla Hanefi yapildilar...
Takiyye, cemaatin temel felsefesidir. Kullanilan kod isimler, uzatilmis saclar, uzun favoriler, modern gorunusler, gerektiginde kizlarin baslarini acmaya zorlanmalari, hep hedefe varmak icin kullanilan gostermelik hareket ve aldatmacalardir...
Oysa, hizmette, surekli olarak, yillarca beyinlerimize 'cemaat disinda dost olmayacagi, cemaat disindaki butun insanlarin cok kotu insanlar olduklari' asilandi.
Burc FM, STV, Sizinti, Aksiyon vs'den olusan bu cemaatin medyasi, propagandalarini yapmak ve kendilerini tanitmak acisindan cok onemlidir. Yayinlarda tarihi ve guncel olaylar cok degisik acidan yorumlanarak verilmek istenen mesajlar topluma ulastirilir. Ama, bilir misiniz ki, bu yayinlar biz cemaat ogrencilerine yasaktir.
Bizler STV, Burc FM'i izleyemeyiz. O yayinlardaki cagdas bir konusma, konuklarla sohbetler ya da muzik programlari bizim kafamizi karistirabilir diye... Cunku yayinlar, cemaatin kamuoyuna yansiyan yuzu icin ozel olarak secilmis programlardan olusur.(*) Cemaatte 'kadin sesi kesinlikle haramdir' fikri, ilk ogretilenlerin basinda gelir. Oysa, STV'de Eser - Engin Noyan cifti
birlikte program yapmaktalar. Hizmet evlerinde aynen STV gibi Burc FM'i de dinleyemeyiz. Agabeylere sordugumuzda, 'bu yayinlarin ehli dunya icin oldugunu, topluma hos gorunmek, taraftar bulmak, kabul gormek icin ozel olarak hazirlandigini, bizler icin hayirli olmayacagini' soylerler.
Ote yandan, zar zor gecinirken, bizleri mecburen Zaman ve Sizinti gibi cemaatin yayinlarina abone yaparlardi. Yurt ve evlerde kalan herkesin bir gorevi vardi; Zaman gazetesi, Sizinti dergisi sorumlulari gibi. Onlara kazandirdiklari her abone icin, 'ahirette sana su kadar Huri verilecek ve sevap yazilacak' diyerek calismalari, gazete ve dergilerin tirajlarinin arttirilmasi saglanirdi.
TheGodfather 08.04.2005, 18:02 ISIK EVLERI
Gulen'in deyimiyle, (ogrencilerin/agabey adi verilenlerin kaldigi-F.B.) 'Isik Evleri' cemaatin inanmis ya da ticari imkanlar saglanmis esnaf ve isadamlari tarafindan finanse edilir. Cemaat icin agi genisletmenin yolu, yeni mali kaynak ve insan gucu bulmaktadir. Cemaatin birlik butunluk icinde birarada bulunup, amaclarini gerceklestirmesi icin, yeni gelenlere manevi ve mukaddes degerlerin onemi benimsetilir. Ahiret hayatlarinda elde edecekleri kazanimlar, sevaplar anlatilir. Onceleri Anadolu'daki esnaflarla baslayan, sonra buyuk kentlere ve is dunyasina ulasan bu maddi yardimlarin birer Allah ve Peygamber hizmeti oldugu kabul edildigi icin, cemaat bu konuda pek zorluk cekmez.
(Bu yardimsever kisilerin) cemaatin, ogrencileri Ummet ruyalari ile egittiklerini bilmedikleri muhakkak. 'Hayirli bir is' diyerek buna sariliyorlar. Boylece, Turkiye'nin dort bir tarafinda, ilcelere kadar uzanmis bu evlerde, okullardaki basarili, zeki cocuklarla baglanti kurulur. Genellikle okul birincileri secilir.
Bu nedenle, 'Isik Evleri', cemaate adam kazandirmanin en etkili yontemidir. O evlerde gorulen yakinlik, karsilik beklemeden yapilan yardimlar cocuk dunyamizda bizlere, o gune degin hic sahip olmadigimiz duygulari, heyecanlari yasatir. Ancak cemaate girdikten ve cemaatin bir kucuk uyesi olduktan sonra muthis bir degisim baslar. Bir askeri disiplinle, oylesine kati kurallarla yasamaya baslanir ki, dayanmak cok guctur.
... Yurt belletmeni, beni, sabah namazina kaldirdi. Ustum acik oldugu icin cok usurdum. Bir de sabahlari buz gibi suyla abdest alirdik. Bir keresinde abdest almak istemedim. Belletmen, zorla beni suyun altina soktu. Ondan sonra hasta, sinuzit oldum...
... Yatsi namazi ve tesbihattan sonra, ev imaminin sohbeti vardir. Sonra Nur Risaleleri ve F. Gulen'in kitaplari okunur, kasetleri izlenir. Haftada en az (biz ogrenciler icin ozel olarak hazirlanmis) 3 kaset video izlenir. Islamin nasil yeniden yonetime hakim olacagi, ozlenen Ser-i duzenin topluma faydalari ve benzeri hedefler tekrarlanir. Ya da Hoca'nin yeni cikan bir kitabi sayfa sayfa
okunur. Ev imami tarafindan yorumlanir. Hepsinden sinav yapilir. Mecburi yarismalar duzenlenir ve kazananlara, yine Hoca'nin baska bir kitabi verilir.
Evler cok guzel dosenmis, her turlu imkani olan evlerdir. Ev imami, ogrencilerle surekli toplanti halindedir. Dikkati cekmek icin, toplantilar herkesin uykuda oldugu zamanlarda yapilir. Siki istisare icindedirler. Eve gelen ogrenciler kivama gelmisse, onlarin planlamasi yapilir. Zaman gazetesinin promosyonu icin calisilir. Her evin imami, abone bulmak konusunda yaris icindedir.
''Kutsal cemaatten olmak...''
Bir kere, beyinlerimize su ana fikir sanki kazinmistir: 'Bu cemaatten olmak cok buyuk bir nasiptir. Yani oyle bir kismettir ki, herkese nasip olmaz. Allah'in ancak cok sansli ve secilmis kullari, bu cemaatin bireyleri olabilir. Bu kutsal cemaatin manevi bir misyonu var'...
Ayrica, surekli olarak cemaatin cok buyudugu ve hayatta ne olmak istersek -kaymakam, vali, polis, ogretmen- olabilecegimizi ya da nerede ve nasil bir is kurmak istiyorsak, cemaatin hemen yardim edecegini soyluyorlardi. Cemaatin sadece Turkiye'de degil, butun dunyada yayildigini ve cok guclu oldugunu soyluyorlardi.
Eger cemaate karsi olumsuz bir davranisiniz olursa, hizmeti sekteye ugratacak birsey yaparsaniz, en basta 'sefkat tokadi' yersiniz. Allah'in kapisina sirtini donmeniz ve Allah'in da size sirtini donmesi... Peygambere karsi gelmeniz... bunun sonuclari ne olabilir? Bu tur oyle korkutucu seyler anlatilir ki, inanci olan bir insan icin bunlara tahammul edilemez... Eger cemaate karsi cok buyuk bir sey yaparsaniz, hizmette kucucuk bir hata yapmis olursaniz, Allah basiniza oyle husumetler getirir ki, ne dunyada ne de
ahirette belinizi bir daha dogrultamazsiniz. Sefkat tokadini muhakkak yersiniz...
Cemaat, cok net soylemek gerekirse, ana hatlariyla:
a) Isik Evleri ve yurtlarda yetistirilen, Gulen'in deyisiyle, 'Isik Suvarileri' yle yeni bir toplum yaratmak... Altin Nesil denen, bu yetistirilen genclik, cemaatin ana hedefleri cercevesinde yeni bir toplum yaratacaktir.
b) Yaratilan yeni toplumda Islami duzen hakim olacaktir. Bu da laik demokratik Turkiye Cumhuriyeti'ni sona erdirip, yerine Ser'i kanunlarin gecerli olacagi, Islami devleti kurmakla gerceklesecektir.
... Yetistirilip, kendilerini Altin Nesil denilen yeni nesil, Ataturk'e, devrimlerine ve onun eseri olan Cumhuriyet'e dusmandir. Onunla hesaplasmak uzere yurt, kolej ve Isik Evleri'nde egitilmislerdir. Ser'i duzeni arzulayan tek tip insanlardan olusan yiginlari olusturur...
Yani bir kul oluyoruz. Artik hangi yone suruklenirsek, nereye goturulursek oraya gidiyoruz. Sormayan, sorgulamayan, kendine soylenen her seye riza gosteren, itaat eden kisi oluyoruz. Agabeyler ne derse, itirazsiz kabul edeceksin...
TheGodfather 08.04.2005, 18:04 ''Hoca'nin Gorunmeyen Yuzu: Okullari'' isimli kitaptan alintiliyoruz:
''Bugun ortaya cikarak, yillarca birlikte yasadigim bu cemaatin aldatmacalarini ortaya koymanin altinda iki onemli neden var:
1. Onlarla birlikte oldugum sure boyunca yapilan baski ve zorlamalar sonucu, iki bucuk yil depresyon tanisiyla tedavi gormus olmam... Benzer bir durumu halen yasamakta olan bir diger ogrencinin babasini tanimam. 2. Din adina korkunc bir somuru duzeni kurarak, insanlari aldatan ve toplumu ortacag karanligina goturmek isteyen bu salgina, vatanini ve degerlerini seven bir kisi olarak dur diyebilmek...
Okulun en basarili ogrencisi olarak 2. ve 3. siniflarda Imam-Hatip Ortaokullari bilgi yarismasinda yer aliyordum. Son sinifta okulun yakininda bir evde yasayan bazi agabeyler, bizimle ilgilenmeye basladilar. Bizi evlerine davet ederek, 'derslerimize yardim edeceklerini' soyluyor, ayrica bize cok hos ikramlarda bulunuyorlardi.
1989-90 ogretim yili boyunca evlerinde bize ders veren bu agabeyleri, siniftaki bir arkadasim araciligi ile tanidim. Saatlerce bize ders anlatir, bilmediklerimizi ogretir, bu arada sohbet ederlerdi. Bu agabeylerin, bizi calistirmalari karsiliginda maddi hicbir sey istememeleri bizim icin bulunmaz firsatti. Verdikleri derslere devam eden 6-7 ogrenciydik.
Birgun geldi, 'neden boyle bize iyi davrandiklarini' sordugumuzda; 'Bizler okullarimizi bitirdigimizde ogretmen olmak istiyoruz. Sizlere ders anlatarak deneyim elde ediyoruz' dediler.
Sozunu ettigim agabeyler, bana ilimli olmayi ogrettiler: Bizlere verilen egitimin amaci Imam-Hatip okullarinda da, Fethullah cemaatinde de ayniydi. Yani, Islami bir toplumu yaratmak... Islam devleti kurmak. Bu amaca ulasmada yol ve yontem farkliydi. RP ve onun gibi tanimlayabilecegimiz radikal gruplar , kendilerini soylem ve faaliyetleriyle ortaya koyarken; F. Gulen cemaati, cok
daha yumusak ve ilimli bir goruntu cizmeye calisiyordu. Toplumsal tepki ve engellemeyle karsilasmamak icin, bize ogretilen yontem 'nabza gore serbet verme' anlayisi idi.
Diger insanlar, 'Islamda kadinla tokalasmak haramdir' deyip kadinlarla tokalasmazlarken ve bir bakima zihniyetlerini acikca ortaya koyarken, bizim cemaatin elemanlari-insanlari tarafindan kabul gormek icin -kadinlarla birarada olmaktan kacinmazlar...
Bu durumu baska bir ornekle daha aciklamak istiyorum: Mesela, Isik Evleri'nde kalan biz Nur talebeleri icin, coca-cola icmek kesinlikle haramdir. Fakat cemaate yeni girecek veya yeni girmis insanlarin evine gittigimizde, bize ikram edilen cola'lari, 'haram ' diyen agabeyler, bizden once davranir icerlerdi. Daima uyumlu ve ilimli bir goruntu vermek tedbir olarak vasiflandirilir.
Agabeylerle oldugumuz 9-10 ay suresinde, bizden hicbir sey istemediler. Oylesine siki bir tedbir uyguluyorlardi ki, o insanlari onca sure taniyor olmamiza ragmen, namaz kildiklarini, Zaman gazetesi ve Sizinti dergisi okuduklarini, Fethullahci olduklarini anlamamistik. Bunlari, geriye donusumuzun artik olmayacagi bir zamanda ogrendik.
Bu uzun zaman diliminde gazetelerini, kitaplarini, namazlarini, ibadetlerini bizden siki bicimde sakladilar. Daha sonra bu yontemi biz de ogrencek ve yeni gelenlere, bize ve dostlugumuza alisincaya kadar, hicbir sey belli etmeyecektik. Bu gizlilige, 'hizmette temel egitim' yani 'tedbir' deniyor.
Cemaat mensuplarina herhangi bir onyargi ile bakilmamasi, onlarin tehlike olarak gorulmemesi icin, bu yonteme basvuruyorlar. Bu yontem 'Isik Evleri' icin cok gerekli.
Ayrica, kamuoyu icinde cok olumlu bir goruntu veriyorlar. Gercek yuzlerini gostermezler.
Bizi Izmir'e getiren ve o cok guvendigimiz agabeylerin gercek yuzunu gormeye basladik. Bize, kalacagimiz yurt icin cok guzel seyler anlatmislardi. Oysa, kalacagimiz yurt daha insaat halindeydi. Ve yurdun bitirilmesi icin, bizim de isciler gibi gunlerce calismamiz gerekiyordu.
Bize, 'Ataturk Lisesi'nde okuyacaksiniz' demislerdi, oysa beni Buca Lisesi'ne, N'yi ise Sirinyer Lisesi'ne kayit yaptirdilar.
Yeni yasam, yeni bir dunya...''
Donmemek uzere butun gemileri yakmis; butun belgeleri onlara vermistik. Okullara kaydimiz yapilmisti... Agabeyler de zaten bunu cok iyi biliyorlardi. Boylece ailelerinden cesitli vaatlerle kopartilmis, dunyayi tanimayan, hicbir sey bilmeyen bir suru zavalli cocuk... Artik, bu tarihten sonra bizim icin yeni bir yasam basliyordu: Fethullahcilik.
Gercek boyle... Sonra da kati bir disiplin ve Said-i Nursi'nin ogretileri ile dis dunyadan tamamen kopuk, Fethullah Hoca'nin gorusleri dogrultusunda bir sisteme dahil ediyorlar, hizmete sokuyorlar...
Bu cemaatin kendisiyle misyon edindigi 'Ilay-i Kelimetullah' yani Islami dunyanin her yanina ve her insanina goturmeye, Allah'in dini olan Islami ve anayasa hukmunde olan Kur'an-i Kerim hukumlerini hem fen hem de toplumsal yasamda etkin kilmaktir. Diger adiyla 'Kur'an hizmeti'..
Tedbir ise, Kur'an hizmetini yaparken bu hizmete hic kimse tarafindan zarar verilmesin, bu is yarim kalmasin diye alinan birtakim onlemlerdir. Bu onlemlere, diger adiyla takiyle ya da tev'il yoluna gitme de denir. Orneklemek gerekirse, cok ilimli ve yumusak gozukmek, kod isimleri kullanmak, yeni ogrencilerden uzun bir sure asil kimliklerini saklamak gibi...
Kendine, 'Hakki tutup kaldirma' ya da 'Islami yeniden herseyi ile hem bireyin hem de toplumun tum yasamina etkin ve egemen kilma' diye tanimlayabilecegimiz bir misyon yukleyen bu cemaat, kod isim kullanmayi 'tedbir' acisindan zorunlu gormektedir.
Nihai hedefe ulasana kadar, her yontem ve yol mubahtir. Bunun icine yalan soylemek de, insanlari aldatmak da girer. Yeter ki, 'hizmet' kesintiye ugramasin. Hizmet denilen calismanin en buyuk ozelligi, sessiz ve derinden olmasidir. Bu gizlilik de guclu oluncaya kadar devam edecektir. Gulen'in deyisiyle, bunun olcusu, 'Gelinen hicbir noktadan, hicbir guc tarafindan geri adim attirilmayacak kadar guclu olmaktir'. Cemaatin temel felsefesi budur...
Agabeyler, kapmak icin ogrencinin evine tanisma yemegine gitiklerinde, sayet evin reisi icki iciyorsa, Agabey de ona eslik ediyordu. Bir defasinda arkadasimin evine gitmistik. Yemekte icki vardi; agabey, arkadasimin babasina katilmak icin orada icki de icti. Gozlerime inanamadim. Daha sonra, sordugumda, 'hizmet icin' dedigini hatirliyorum.
Disarida entelektuel gorunmeye calisilir, pantolon giyilir, kravat takilirdi. Evlerde ise salvar giyer, sarik takarlardi. Yani disarida tedbir uygulanirdi... (*)
(*) Gorustugumuz eski bir cemaat mensubu boyle bir olaya rastlanmadigini, disarda modern icerde salvar giyinmenin cok lokal bir davranis olmasi gerektigini belirtti.
TheGodfather 08.04.2005, 18:08 Canlar....
Sizi medeni,Atatürkçü,bizi ortaçağın karanlık yüzüyle boğuşturma çabasında olan cemaat evlerine katılmanızı istirham ediyorum....Yoksa maasallah hepimiz cehennemde odun oluruz...Niyemi eee Fethullah hoca öyle diyorda ondan....Fethullah ne derse doğrudur....:5:
Ha bu arada şaka yaptım..Sakın cemaat evlerine falan uğrmayın...Sizide yoldan çıkarırlar...
Alevimen 08.04.2005, 18:15 Canlar....
Sizi medeni,Atatürkçü,bizi ortaçağın karanlık yüzüyle boğuşturma çabasında olan cemaat evlerine katılmanızı istirham ediyorum....Yoksa maasallah hepimiz cehennemde odun oluruz...Niyemi eee Fethullah hoca öyle diyorda ondan....Fethullah ne derse doğrudur....:5:
Ha bu arada şaka yaptım..Sakın cemaat evlerine falan uğrmayın...Sizide yoldan çıkarırlar...
Nekadar espirili mesaj olmasına rağmen bu forumu gönülden ziyaret edenler bu tür cemaatlere veya gruplara katılma oranları sıfırdır. Duncan'ın dediği gibi eğitim çok önemli hususdur, başka söze gerek yok. :8:
Nefer_Nefru 10.04.2005, 18:24 Beni foruma davet eden arkadaşım the godfather çok önemli bir konuya değinmiş..Teşekkürler godfather.
bu konuda açıklama ırak küveyti işgal ettiğinde amerika saldırdığında basında yer aldı.Bu arada saddam israile bir iki suki fırt füzesi attı, bu arda israill masum çocuklar ölür diye Fetullah Gülen telaşa kapıldı beyanat verdi.Argo sözlerimden dolayı özür diliyorum...
Fakat her gün Irak ve filistinde müslüman masum insanlar ve çocuklar ölüyor Fetullahsa beyon duvar..
yazıklar olsun bu soysuza
ve buna rağmen peşinden giden körlere..
munzur_hozat 10.04.2005, 21:02 Nekadar espirili mesaj olmasına rağmen bu forumu gönülden ziyaret edenler bu tür cemaatlere veya gruplara katılma oranları sıfırdır. Duncan'ın dediği gibi eğitim çok önemli hususdur, başka söze gerek yok. :8:
tabiki bu nedenle türkiye'de laikliği en benimsemiş ve uygulayabilen alevilerdir.Alevilerin yetişme tarzı ve yapısı yani alevi gelenek ve uygulamaları bu tür örgütlere alevi bir insanın girmesine çelik bir engeldir.
YOLGEZER1984 11.04.2005, 11:41 zaten doğruyu her zaman ENGEL olarak görmüşleridir. dostum onun için bizleri sevmezler....
DiyaR_02 29.06.2005, 14:48 adamlar kendilerini zirveye ulastirmak icin akla mantiga gelemeyecek seyleri yapmaktadirlar(bunlar buz daginin sadece görünen yuzu). Bunlari bizlerle paylasan arkadasa tsk ederim. Neden biz aleviler, onlarin yaptiklarinin daha fazlasini yapamiyoruz... kendimizi daha ileriye götürmek icin elimizde ne varsa harcamaliyiz kanisindayim..
Herkese Saygilarimi sunarim...
LiberalistiC 30.06.2005, 09:00 Yazı güzel Fetullah her geçen gün büyüyor gelişiyor ve bu büyüme gelişme bizler için iyi sonuç gibi gözükmüyor.
Fetullah günen maddi bakımdan çok varlıklı bir insandır herkesin bildiği gibi, ?çinde bulunduğumuz sistemde sadece menfaat sistemidir yani parayı basan düdüğü alır şeklinde.
Fetullah günen insanları kendine çekmek için çok çakal bir oyun oynar. Bu adam maddi bakımdan ülkeye gelir sağlıyor size en başta dediğim gibi içinde bulunduğumuz sistem menfaat sistemidir diye .
?şte fetullah cılar da hep menfaat çi insanlardır. Yani adamda para var para olduğun için millet onu adam sanıyor .
Diyar_02 inin dediği gibi kendimizi ileriye götürmeliyiz bunu sadece tek bir şekilde yaparız OKUYARAK.
|
|