Orijinalini görmek için tıklayınız : 8 Mart Dünya Kadınlar Günü (tüm topikler)


hevall
08.03.2007, 13:06
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü
sağ partilerinde veya sağ düşünceye sahip sivil toplum kuruluşlarının da kutlamaya başlamasını hatta ufaktan ufaktan sahiplenmeye çalışmalarını, adını değiştirip kendilerine maal etmeye çalışmalarını açık söyleyeyim yadırgıyorum.
Sırf siyaset uğruna, şovmenlik için, birilerinin elinde gül demetleri kadınların gününü kutluyorlar.
Emekçi kadınlar günü nedir, nasıl doğmuştur, içeriği nedir bunları sorgulamadan, yani bence kendi içlerinde çelişkiye düşerek etkinlikler kutlamalar yapılıyor.
Bir de yeni politika devlet güdümlü program düzenleniyor.
Hele birde bugünün başındaki ‘emekçi’ ifadesini kaldırıp, kadınlar günü adı altında etkinlik düzenliyorlar ya tepki göstermemek içten bile değil. Ben bu olanları sindiremiyorum.
Emekçi kadınlar Günü bence bir direniştir, bir ayağa kalkış, bir haykırıştır ve
sağcıların bunu sahiplenmesiyle amacı dışına saptırıldığı kanaatindeyim.

Bu anlamda sizlerin de görüşlerinizi almak istiyorum.

lion12
08.03.2007, 13:09
Şimdi sonuçta bu konu takdire şayan ve ilgi çeken bir konu olduğu için herkeste sahiplenecek tabi ki de...

suyunsesi
08.03.2007, 13:41
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü
sağ partilerinde veya sağ düşünceye sahip sivil toplum kuruluşlarının da kutlamaya başlamasını hatta ufaktan ufaktan sahiplenmeye çalışmalarını, adını değiştirip kendilerine maal etmeye çalışmalarını açık söyleyeyim yadırgıyorum.
Sırf siyaset uğruna, şovmenlik için, birilerinin elinde gül demetleri kadınların gününü kutluyorlar.
Emekçi kadınlar günü nedir, nasıl doğmuştur, içeriği nedir bunları sorgulamadan, yani bence kendi içlerinde çelişkiye düşerek etkinlikler kutlamalar yapılıyor.
Bir de yeni politika devlet güdümlü program düzenleniyor.
Hele birde bugünün başındaki ‘emekçi’ ifadesini kaldırıp, kadınlar günü adı altında etkinlik düzenliyorlar ya tepki göstermemek içten bile değil. Ben bu olanları sindiremiyorum.
Emekçi kadınlar Günü bence bir direniştir, bir ayağa kalkış, bir haykırıştır ve
sağcıların bunu sahiplenmesiyle amacı dışına saptırıldığı kanaatindeyim.

Bu anlamda sizlerin de görüşlerinizi almak istiyorum.


Hele birde bunun başındaki emekçi ifadesini kaldırıp kadınlar günü altında etkinlik düzenliyorlar demişsiniz
Hiçte şaşırmadım dersem doğru söylemiş olurum çünkü bunu en başta Birleşmiş milletler yaptı şöyleki
8 Mart Dünya Emekçi kadınlar günü Birleşmiş Milletler eliyle burjuvazi tarafından sınıf içeriğinden uzaklaştırılarak içi boşaltılıp bir hediye gününe dönüştürülüp hak arama emeğinin karşılığını almak için mücadele edip bunu
canlarıyla bedel ödeyerek veren bu onurlu günü (8 mart kadınlar günü)ne dönüştürmüştür.
Feministlerde bunu benimseyip... feministlerin bakiş açısıyla 8 mart kadınlar günü kutlaması yılı yapmıştır.Daha sonrada çeşitli burjuva hareketlerin sırf bu günün kadınlar günü olarak algılayıp kutlamalar ve şenlikler yapmaları kaçınılmaz
olmuştur...
Oysaki emekçi kadınların bakış açılarının bağdaşamayacağı tarihsel mücadele örnekleriyle ortadadır...

serap_kerasus
08.03.2007, 14:07
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü
sağ partilerinde veya sağ düşünceye sahip sivil toplum kuruluşlarının da kutlamaya başlamasını hatta ufaktan ufaktan sahiplenmeye çalışmalarını, adını değiştirip kendilerine maal etmeye çalışmalarını açık söyleyeyim yadırgıyorum.
Sırf siyaset uğruna, şovmenlik için, birilerinin elinde gül demetleri kadınların gününü kutluyorlar.
Emekçi kadınlar günü nedir, nasıl doğmuştur, içeriği nedir bunları sorgulamadan, yani bence kendi içlerinde çelişkiye düşerek etkinlikler kutlamalar yapılıyor.
Bir de yeni politika devlet güdümlü program düzenleniyor.
Hele birde bugünün başındaki ‘emekçi’ ifadesini kaldırıp, kadınlar günü adı altında etkinlik düzenliyorlar ya tepki göstermemek içten bile değil. Ben bu olanları sindiremiyorum.
Emekçi kadınlar Günü bence bir direniştir, bir ayağa kalkış, bir haykırıştır ve
sağcıların bunu sahiplenmesiyle amacı dışına saptırıldığı kanaatindeyim.

Bu anlamda sizlerin de görüşlerinizi almak istiyorum.



Tabiki emekçi kadınlar gününü tüm insanlık kutlasın ama, dediklerinize katılıyorum..özellikle "kadınlar gününüz kutlu olsun" ifadesini kullarak, "emekçi" kelimesini çıkararak, "sevgililer günü vari" kapitalist düzenin uyduruk günlerine benzetmeye çalışıyorlar..
tabi medyaya müdehale edemeyiz belki am, mesela bugün iş yerinde "kadınlar günün kutlu olsun " lafına, "emekçi kadınlar günü diye düzelterek söylletim"..en azından söylem olarak biz izin vermeyelim..

azel24
08.03.2007, 14:09
SLM OLSUN 8 MARTI YARATANLARA !

SLM OLSUN 8 MARTI YAŞATANLARA !



8 mart 1857 yılında ABD de 15- 16 saat çalıştırılan dokuma işçisi kadınlar eşit iş ,eşit ücret ve insanca yaşama adına greve gitmişlerdir.dokuma işçisi bu kadınların haklı grevi emperyalizmin para babaları tarafından kanla bastırılmış ve 129 işçi katledilmiştir.
1910 yılında 2. enternasyonel de Clara Zetkin' in önerisiyle bu yiğit dokuma işçisi kadınların anısına 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak kabul edilmiştir.
dokuma işçisi kadınların kanlarıyla tarihe yazılan 8 Martı unutturmayı başaramayan Uluslararası Para Babaları bugünün içini boşaltıp anlamından saptırmak için 8 martı sadece Dünya Kadınlar Günü olarak ilan etmişlerdir.
kadının sömürülmesinin nedeni;;
halkımızı açlığa,yoksulluğa, işsizliğe ,pahalılığa ,emperyalist savaşlara ve ölümlere mahkum eden emperyalizmdir.
kadının gerçek kurtuluşu;;;
ancak ezen ve ezilenin olmadığı özel mülkiyetin kaldırılıp herşeyi emekçi halkın üretebileceği sosyalist bir düzende mümkümdür.
bu nedenle tüm dünya insanının bir kere daha DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜNÜ saygıyla kutluyorum

SEVGİYLE....

adige_46
12.03.2007, 10:26
boşver kardeş emekçi kadınlar zekidir bunun bir siyasi olay olduğunu anlarlar bilgilendirdiğin için teşekür ederim

serçeşme
29.02.2008, 09:49
Mersin Hacı Bektaş Veli Derneği; 08.03.2008 Cumartesi Saat 13:30 'da

8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısı ile Derneğimizde bir panel düzenlenecektir.

PANELİSTLER: Mersin Üni.Felsefe Bölümünden Yrd.Doç.KAMURAN GÖDELEK ,

Mersin Üni.Sosyoloji Bölümünden Yrd.Doç.MUSTAFA ÇAĞLAYANDERELİ

Konu:Toplumumuzda Kadının Yeri.

Sunan:dernek yönetiminden NURAY ASLAN

Panelin hemen ardından Ozan ESRARİ eşi Birsen Hanım ve Grup NEHİR'den saz ve türkü dinletisi sunulacaktır.

Hazırlayanlar Dernek Yönetim Kurulu Ve Dernek Kadın kolları

Aysu_Can
07.03.2008, 15:58
Dunyada yasanan:
Butun cirkinliklere, zulumlere, Baskiya, soykirimlarina, ragmen
Ben kadinim, anayim gelecege iyi nesiller yetistirecegim !! Gelecekte umidim var diyorsaniz "8 MART Emekci Kadinlar gunu(muz) kutlu olsun"

kreşmir
07.03.2008, 16:00
dünya emekçi kadınlar gününüz kutlu olsun

zafer bizim olacak.....

hüzün
07.03.2008, 16:09
siz kadınlar...
hangi gün yaşadınız ki
özgürlügü farkedesiniz
hangi gün özgürce yaşadınızki
kadınlıgınızı anlayabilesiniz...
birlikten kuvvet dogar
elele verip birlikte özgürleşelim...

dünya emekçi kadınlar gününüz kutlu olsun...

çiçekdürbünü
07.03.2008, 16:13
Eşit işe eşit ücret istiyoruz.

yağmuryüreklim
07.03.2008, 16:20
Dünya EMEKÇİ Kadınlar gününüz kutlu olsun...

sevgi
07.03.2008, 16:23
Toprak öyle bitip tükenmez, /daglar öyle uzakta,
sanki gidenler hiçbir zaman
hiçbir menzile erisemeyecekti.
Kagnilar yürüyordu yekpare mesaleden tekerlekleriyle
Ve onlar
ayin altinda dönen ilk tekerlekti.
Ayin altinda öküzler
baska ve çok küçük bir dünyadan gelmisler gibi
ufacik kisaciktilar
ve piriltilar vardi hasta kirik boynuzlarinda
ve ayaklari altindan akan
toprak,
toprak,
ve toprakti.
Gece aydinlik ve sicak
ve kagnilarda tahta yataklarinda
oyu mavi humbaralar çirilçiplakti.
Ve kadinlar
birbirlerinden gizleyerek
bakiyorlardi ayin altinda
geçmis kafilelerden kalan öküz ve tekerlek ölülerine.
Ve kadinlar
bizim kadinlarimiz:
korkunç ve mübarek elleri
ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
anamiz, avradimiz, yarimiz
ve sanki hiç yasanmamis gibi ölen
ve soframizdaki yeri
öküzümüzden sonra gelen
ve daglara kaçirip ugrunda hapis yattigimiz
ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki
ve kara sabana kosulan ve agillarda
isiltisinda yere sapli biçaklarin
oynak, agir kalçalari ve zilleriyle bizim olan
kadinlar,
bizim kadinlarimiz
simdi ayin altinda
kagnilarin ve hartuçlarin pesinde
harman yerine kehriban basli sap çeker gibi
ayni yürek ferahligi,
ayni yorgun aliskanlik içindeydiler.
Ve onbeslik saraplenin çeliginde
ince boyunlu çocuklar uyuyordu.
Ve ayin altinda kagnilar
yürüyordu Aksehir üzerinden Afyon`a dogru.
.
Nazim Hikmet Ran



8 mart dünya emekçi kadınlar gününüz kutlu olsun...
--------------------------------------------------------------------------------

çiçekdürbünü
07.03.2008, 16:27
Talepler dile getirilmezse ve elde etmek için savaşılmazsa insanlık olduğu yerde sayıklar.
8 Martlar bizlere bunu öğretmiştir.

BerfeM
07.03.2008, 16:37
''Kadının özgürlüğü, tüm insanlığın özgürlüğü gibi, yalnızca emeğin sermayenin boyunduruğundan kurtulmasıyla olacaktır'' Clara Zetkin.

bütün ezilmelere, baskılara rağmen direnen tüm kadınlarımızın; dünya EMEKÇİ kadınlar gününü kutlarım.

Ünzile insan dölü
On kardeş beşi ölü
Büyüdükçe unufak
Ve gelir de görücü
İnci gibi dişi
Görücü bilir işi
Söğüdüm ağlar gider
Olur hatun kişi

Varmadan sekizine
Ergin oldu Ünzile
Hem kadın hem de çocuk
Onikisinde ana
Bir gül gibi al ve narin
Bir su gibi saydam ve sakin
Susar kadın Ünzile

Yağmuru kim döküyor
Ünzile kaç koyun ediyor
Dayaktan uslanalı
Hiçbirşey sormuyor

Korkar durur gitmez
Köyün en son çitine
İnanır o sınırda
Dünyanın bittiğine

Ünzile insan dölü
Bilinmezlere gebe
Sırların mihnetini
Yükleyip de beline

Varmadan sekizine
Ergin oldu Ünzile
Hem kadın hem de çocuk
Onikisinde ana
Bir gül gibi al ve narin
Bir su gibi saydam ve sakin
Susar kadın Ünzile

Söz: Aysel Gürel Müzik: Onno Tunç

içim burkularak dinliyorum Ünzile için yazılmış sözleri. gerçek bir yaşam öyküsüdür Ünzile. ve tabii Ünzile gibi birçok yaşam, adları farklı olsada...

baskıya, ezilmişliğe son olsun.. Yeni Ünzile'ler yaratılmasın...

sevgilerimle..

alişero
07.03.2008, 17:35
erkek egemen toplumunda kadının hakkını sadece vereceği mücadele sonrasında alabileceği ve bu mücadelede yerini kadının yanında olarak belirleyen sosyalistler her alanda her yerde 8 mart dünya emekçi kadınlar gününde kadınların yanında kadınlarla birlikte olması temennisi ile!

tüm kadınların 8 mart dünya emekçi kadınlar günü kutlu olsun.

BerfeM
07.03.2008, 17:53
http://www.youtube.com/watch?v=F_XQtduoFs8

Sümeyra - Kadınlarımızın Yüzleri

Kadınlarımızın yüzü acıların kitabıdır
Acılarımız, ayıplarımız ve döktüğümüz kan
Kara sapanlar gibi çizer kadınların yüzünü
Ve sevinçlerimiz vurur gözlerine kadınların
Göllerde ışıyan seher vakitleri gibi...

Yirminci yüzyılın insanlarıyız... insanlarıyız
Dünya sulh içinde bayram olmalı... bayram olmalı
Atom tahripleri kaldırmalıyız... kaldırmalıyız!

Laiklik dünyaya sultan olmalı ... sultan olmalı
Gülüm efendim, benim efendim, benim sultanım

Demokrasi insan öldür demiyor... öldür demiyor!

Açılan gülleri soldur demiyor... soldur demiyor
Hür bağımsızlığı kaldır demiyor... kaldır demiyor

Hepler hür bağımsız insan olmalı
Gülüm efendim, benim efendim, benim sultanım

Kul hasanım aşka sinemi yaktım... sinemi yaktım
Halkın derdi ile eridim aktım... eridim aktım
Dört kitap okudum kitaba baktım... kitaba baktım...
Sağlar hastalar dermen omalı... derman olmalı

Gülüm efendim, canım efendim hal böyle! Böyle

arjinim
07.03.2008, 18:07
tüm kadınlar zaten emekçilerdir.
ya işte ya evde çalışıyorlardır.tembel kadın görmek zordur.dünyanın yükü omuzlarımızda.
umarım emekler boşa gitmez.bir hak bilen çıkar.sizlerinde emekçi kadınlar gününüz kutlu olsun.
izmir/balçova belediyesi özel bir gösteri yapacak bayanlar için 08/03/2008 tarinde kardelen düğün salonunda izmirli arkadaşlara duyurulur.balçova

MısriKız
07.03.2008, 18:29
...
Ve çalışmak doğuştan mezara dek
Ve böyle sürüp gitsin istemiyoruz
Yaşamak için ekmek
Ruhumuz için gül istiyoruz!
Yürüyoruz yürüyoruz kol kola
Saflarımızda ölüp gitmiş arkadaşlarımız
Ve türkümüzde onların kederli “Ekmek!” çığlıkları
Çünkü bir köle gibi çalıştırıldı onlar
Sanattan, güzellikten, sevgiden yoksun
Biz de bugün hâlâ onların özlemini haykırıyoruz
İş ve ekmek istiyoruz
Ama gül de istiyoruz
Yürüyoruz yürüyoruz, yan yana, güzel günler adına
Kadınız, insanız, insanlığı ayağa kaldırıyoruz
Paydos bundan böyle köleliğe, aylaklığa
Herkes çalışsın, bölüşülsün kardeşçe, yaşamın sundukları
İşte bunun için yükseliyor yüreklerimizden
Bu ekmek ve gül türküleri
Ve yineliyoruz hep bir ağızdan
“Ekmek ve gül! Ekmek ve gül!”
James OPPENHEIM

dünya emekçi kadınlar günümüz kutlu olsun,yaşasın devrimci kadınların onurlu mücadelesi

mhrs
07.03.2008, 20:10
8 Mart’ı kadınlar için milat yapan, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü 150 yıl öncesinden bugüne taşıyan, 8 Mart’ın tarihini yazan, bir taraftan New Yorklu dokuma işçisi kadınların daha iyi çalışma koşulları için başlattıkları grev ise, diğer taraftan da 129 kadın işçinin üzerlerine kilitlenen kapının ardında, “nasıl olduysa çıkıveren” yangında, yanarak can vermeleriydi.
150 yıldır yazılan 8 Mart tarihinin içinde ilk günden bu yana bu iki şey, mücadele ve ölüm, birlikte var oldu. Öncesi de var elbet ancak öncesine hiç bakmasak da kadınlar 150 yıldır, her 8 Mart’ta iki şeyin çetelesini tutuyor, ölümlerin ve mücadelenin.
2006 8 Mart’ı Bursa’da yanan kadın işçilere adamıştık, 2007 8 Mart’ı Urfa Ceylanpınar’da boğularak ölen kadınlara adadık. Diğerlerini saymadık, sayalım: Namus için öldürülen, töreye adak verilen Güldünya’ya, Şemse’ye, Gülistan’a, Berivan’a...
Ortak “kaderi” paylaşanlar, deneyimlerini de paylaşabildikleri ölçüde tarihi kendi tarihleri olarak yazarlar ve de yaparlar. 8 Mart’ı 150 yıl öncesinden bugüne bağlayan tarih, ölüm hanesine yeni kadınlar yazıldıkça, mücadele eden kadınların tarihi oldu. 150 yıldır kadınlar şiddete, sömürüye, eşitsizliğe karşı mücadele ettiler, grevlere katıldılar.
New York’tan bu yana çok şey değişti, bu mücadelelerin pek çok kazanımı oldu. Ancak kadınlar için şartlar pek çok açıdan 150 yıl öncesini aratmayacak nitelikte kötü. 7 Şubat 2007’de Ceylanpınar Devlet Üretme Çiftliği’nde süt sağım işçisi olarak çalışan, üçü hamile 10 kadın kamyon kasasında taşınırken, Çırpı deresine yuvarlanarak öldü. Pek çoğu çocuk denecek yaştaydı. On kadın 8 Mart’ın çetelesine yazıldı. Son bir yılın hafızasına yazılanlar sadece bunlar değil. İsrail birlikleri tarafından kuşatılan camideki Filistinli militanlara kalkan olmak için cami önüne gelerek, İsrail’i protesto eden elli kadar kadından ikisi İsrail birlikleri tarafından öldürüldü. İki kadının ölümünü televizyonlarda defalarca döndürülen o görüntülerden izledi dünya... Ve 8 Mart’ın hemen arifesinde, işgalcilerin kontrolündeki işbirlikçi Irak hükümetine karşı savaştıkları gerekçesiyle üç Iraklı kadın, Vassan Talip, Zeynep Fadıl ve Lika Ömer Muhammed, idama mahkum edildi. Son bir yılın kuvvetle hatırlanan olaylarından ikisi…
2008 8 martını bu yıl emekçi kadınlar yine ölüm haberlerinin geldiği tersane lerde tersane işçileriyle kutlayacak omuz omuza...
8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN...

yayladereli
07.03.2008, 20:11
ARKADAŞLAR BEN HENÜZ YENİYİM BÜTÜN BAYAN ARKADAŞLARIN BU ANLAMLI GÜNÜNÜ KUTLUYORUM.


Kimi Der Ki Kadın

Uzun Kış Gecelerinde Yatmak İçindir
Kimi Der Ki Kadın

Yeşil Harman Yerinde
Dokuz Zilli Köçek Gibi Oynatmak İçindir
Kimi Der Ki Ayalımdır
Boynumda Taşıdığım Vebalımdır
Kimi Der Ki Hamur Yoğuran
Kimi Der Ki Çocuk Doğuran
Ne O, Ne Bu, Ne Köçek, Ne Ayal, Ne Vebal
O Benim Kollarım, Bacaklarım, Başımdır
Yavrum, Annem, Karım, Kızkardeşim
Hayat Arkadaşımdır

Nazım Hikmet

hidir.dt
07.03.2008, 20:30
Bİzİ Onurlandiran,bÜyÜten,egİten,yetİŞtİren "anamiz,karimiz,kizimiz,sevgİlİmİz
Kisaca HerŞeyİmİz" Olan BÜtÜn Kadinlarin DÜnya Kadinlar GÜnÜnÜn Kutluyor Onlari Saygiyla Selamliyorum.

CaNCa
07.03.2008, 20:38
Var olan her güne emekleri kazınan tüm emekçi kadınlarımızın günü kutlu olsun..

tosunoglu
07.03.2008, 20:48
8 Mart uluslar arasi dunya emekci kadinlar gununde siz emekci kadinlari,mizi saygiyla selamliyorum.


MADENCININ KIZI


Kakulunde
Husnu yusuf çiçeginle
Gulerek geldin yine
Kurban olam
Ayaginin tozuna kiz
Daglari getirdin
Gorus kabinime.


Nasil da alismisim sana
Su has-bahçe
Al-elvan torbana kiz.
Yine ne bunlar ne
Pelin otu
Civanperçemi, nane


Cok etkiliyor beni inan
Su tavrinla
Koca bir ceza evini
Alaya alman.
Yilmaman
Bunca yil aglamaman
Her zaman soylerim ya
Boyle olmalidir derim
Bir madencinin kizi
Ve boyle tanimalidir dusman
Bizim mizacimizi.

HAYDAR TEBER

özcan1
07.03.2008, 21:16
Kadının toplumda hak ettiği yeri alabilmesi, onları çalışma yaşamında etkin kılacak önlemlerin alınması, erkeklerle eşit fırsatların tanınması ile mümkündür.

İçinde bulunduğumuz süreçte sadece kadınlarımızın haklarına değil, cumhuriyetimizin kazanımlarına da saldırılar artmaktadır. Unutmamalıdır ki, kadınımızın elde ettiği hakların tümü Cumhuriyet’in eseridir.

Bugün kadın haklarına sahip çıkmanın yolu Cumhuriyete, Atatürk ilke ve devrimlerine sahip çıkmaktan geçmektedir. Çünkü Cumhuriyet aydınlanma devrimi, ümmetçilik yerine ulusçuluğu, kulluk yerine yurttaşlığı, gericilik yerine çağdaşlığı beraberinde getirmiştir.

Cumhuriyet aydınlamasının ışığında, kadın-erkek eşitliğinin sağlandığı bir dünya dileğiyle,
tüm kadınlarımızın Dünya Kadınlar Günü'nü kutluyorum.

Saygilar

atlas-89
07.03.2008, 21:16
bu düzene bu sisteme karşı kazandığımız bir zafer olduğu için kutlanılası bir gün..bunun yanı sıra hala hala ve hala ezilmişliğimizle yaşıyoruz..bu yüzden kutlamak istemiyorum ben artık bir şeyleri sadece kutlamak istemiyorum!
bende burda yeniyim tüm canlara merhabalar..

halilibrahim83
07.03.2008, 21:23
basda butun analarımızın ve kadinlarimizin DUNYA EMEKÇİ KADİNLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN

Bakır
07.03.2008, 21:42
önceki sene katıldığım 8 mart dünya emekçi kadınlar günü mitingine bu sene katılamayacağım.ama yinede aklım ve gönlüm sizlerle olacak...8 martı kazanmalıyız!


Cinsel sömürüye son!

Kahrolsun Kapitalizm ve Emperyalizm!

Kadınların Kurtuluşu Sosyalizmde!

Yaşasın Komünist Partisi!

http://img143.imageshack.us/img143/7977/f396ecc605ax0.png

çiçekdürbünü
07.03.2008, 21:57
Dünya Kadınlar Günü nedeniyle Uşak’ta düzenlenen toplantıda konuşan Erdoğan, kadınlara “Bunlar Türk milletinin kökünü kazımak istiyorlar, nüfusun azalmasını istemiyorsanız, 3 çocuk doğurun” dedi.


UŞAK - Başbakan Tayyip Erdoğan, kadınlara yönelik her türlü ayrımcılığı reddeden, her türlü istismarı elinin tersiyle iten, kadın ve erkeği beraber gören geleneğin temsilcileri olduklarını belirterek, tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı; ardından ilginç bir mesaj verdi.

devamı linkte@ http://www.ntvmsnbc.com/news/438418.asp

Başbakan 8 Mart Dünya Emekçi kadınlar gününde kadınların taleplerini dinleyeceğine, onlardan daha çok çocuk doğurmalarını talep etti.
Üstüne üstlük bu talebinin ardından kadın istismarını ellerinin tersiyle ittiklerini de belirtti.
Kadınlar, 8 MART'ın anlamı daha çok çocuk doğurmakmış biz yanlış anlamışız.

k_seyduna
07.03.2008, 22:02
Tüm kadınlarımızın Emekçi Kadınlar Günü'nü kutlu olsun.

tosunoglu
07.03.2008, 22:11
Istermisiniz tayyip bey yakinda yeni bir yasayla dort kadinla evlenmenin yolunu açsin . çocuk dogurun, çoplerden ekmek toplasin eee çoplerin geri donusumunu boyle sagliycak galiba bizim super akillilar. yuh be

nihat 61
07.03.2008, 22:47
http://img413.imageshack.us/img413/4025/adszmq0.png


KADINLARIN ANDI

Bizler yeni bir binyılın eşiğindeki kadın insan varlıklarıyız. Bizler türümüzün çoğunluğunu oluşturuyoruz; buna karşın hep gölgelerde yaşadık. Bizler görünmeyenleriz; okur yazar olmayanlarız, emekçileriz, göçmenleriz, yoksullarız.

Ve diyoruz ki artık böyle olmayacağız!

Bizler açlık çeken kadınlarız - pirincin, sığınacak bir evin, özgürlüğün, birbirimizin, kendimizin açlığını çeken kadınlarız.

Bizler, susuzluk çeken kadınlarız – temiz suyun ve kahkahanın, okur – yazarlığın, aşkın susuzluğunu çeken kadınlar...

Bizler her toplumda, her zamanda varolduk. Katliamlar yaşadık, ama varolmaya devam ettik. İsyan ettik, başkaldırdık ve isyanımızın izlerini bıraktık.

Bizler sürekliliğiz; geleceği geçmişle, mantığı duyguyla dokuyoruz.

Bizler aklı başında kadınlarız ve EVET diye haykırıyoruz!

Bizler kemikleri kırılmış; sesleri, akılları, yürekleri kırılmış kadınlarız – ama gene de HAYIR diye fısıldamaya devam ediyoruz.

Bizler ruhunu hiçbir köktendinci kafesin hapsedemeyeceği kadınlarız.

Bizler bahçelerimize, soluduğumuz havaya, ırmaklarımıza, denizlerimize ölüm tohumları saçılmasına izin vermeyi reddeden kadınlarız.

Bizler her birimiz değerli, benzersiz, gerekliyiz. Birbirimizin aynısı olmak zorunda değiliz ve bunun için kendimizi güçlü, gönençli ve rahat hissediyoruz. Bizler, özlemin kızlarıyız. Bizler, 21. yüzyılın politikalarını dünyaya getirecek olan gebe kadınlarız.

Bizler, erkeklerin ‘kendinizi onlardan sakının’ diye uyardığı kadınlarız.

Bizler bütün sorunların bizim sorunlarımız olduğunu bilen kadınlarız; bilgeliğimize yeniden sahip çıkıyor, yarınlarımızı yeniden icat ediyor, iktidar da dahil olmak üzere her şeyi sorguluyor ve her şeyi yeniden tanımlıyoruz.

Neye ihtiyacımız olduğunu, öfkemizi, umudumuzu, geleceğe ilişkin hayallerimizi ayrıntılarıyla belirledik son birkaç on yılda. Sessizliğimizi kırdık, sabrımızı tükettik. Acılarımıza ağıt yakmaktan bıktık. Belirsiz sözlerden ve beklemekten bıktık. Eyleme, onura, sevince susadık. Artık yalnızca sabretmek ve varlığımızı sürdürmekle yetinmek istemiyoruz.

Bizleri inkar etmeye, tanımlar içine hapsetmeye, eritip yok etmeye, mahkum etmeye çalıştılar; köleleştirildik, özgürlüğümüz kısıtlandı, sürgünlere ve gaz odalarına yollandık, tecavüze uğradık, dayak yedik, yakıldık, gömüldük. Ama hiçbir şeyle, kendi başarısız sistemlerini kurtarma teklifiyle bile teslim alınmadık.

Binlerce yıldır kadınlar, iktidara sahip olmaksızın sorumluluk taşıdılar; erkekler ise sorumluluk taşımadan iktidara sahip oldular. Şimdi, bizlere dost olma cesaretini gösteren erkeklere bir denge olanağı, bir gelecek sunuyor, bir yardım eli uzatıyoruz. Ama onlar olsun ya da olmasın, biz yolumuza devam edeceğiz.

Çünkü bizler kocakarılarız, yeni yetmeleriz, ilk gelen ama sonuna dek direnen yerlileriz, tümüyle farklı bir boyutun yerlileri... Biz Zambia’da kız çocuğu, Burma’da büyükanne, El Salvador ve Afganistan’da, Finlandiya ve Fiji’de kadınız. Balinanın türküsü ve yağmur ormanıyız. Kıyıda patlayacak olan dip dalgasıyız; yitik ve aşağılanmış ve gözyaşları içinde bile olsa, ışığa doğru sendeleyerek koşanlarız.

Bunların tümü de biziz. Biz yoğunluk, enerji, kabından taşmış varlıklarız – artık daha fazla beklemeye tahammülü kalmamış, durdurulamaz varlıklar.....

İşte yeni binyılın eşiğinde duruyoruz, ardımızda yıkıntılar, bize yön gösterecek bir haritadan bile yoksun, dilimizde korkunun keskin tadı.

Gene de zıplayacağız!

Tahayyül etmek, bir yaratıcılık eylemidir.

Yaratıcı olmak ise, iradenin uygulanması.

Bunların tümü politiktir ve mümkündür.

Ekmek. Tertemiz bir gökyüzü. Barışın egemenliği. Bir yerlerde şarkı söyleyen bir kadın sesi, pişen yemeklerden tüten duman gibi her yeri saran bir melodi. Silahları bırakmış askerler, bereketli hasatlar, iyileşmiş yara, istenen çocuk, özgürlüğüne kavuşmuş tutsak, bütünselliğine saygı gösterilen beden, geri dönen sevgili. İşaretleri anlamlı ve okunur kılan o büyülü yetenek. Eşit ve hakça paylaşılan, değeri verilen emek. Sorunları çözmek için varılan anlaşmadan duyulan sevinç. Yalnızca selamlamak için kaldırılan eller. Güvenli yerler – yürekler, evler, ülkeler – öylesine güvenli ki en sonunda artık güvenli sınırlara gerek kalmamış. Ve her yerde kahkahalar, dayanışma, sevinç, dans, doygunluk. Mütevazi bir cennet şimdi’de.

Biz bunu gerçek kılacağız; kendimizin yapacağız; politikayı, tarihi, barışı yaratacağız; bunları ulaşılabilir kılacağız; yaramazlık yapacağız; farklılık yapacağız; aşk yapacağız; bağlar kuracağız; mucize yaratacağız.

İnanın bize.

Biz dünyayı değiştireceğiz!



Kadınların Küresel Stratejileri Toplantısı Bildirgesi, Beijing 1995

tüm dünya kadınlar günü kutlu olsun

dervisan
07.03.2008, 23:38
8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ



8 Mart 1857 tarihinde ABD'nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda çoğu kadın 129 işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 100 bini aşkın kişi katıldı. 26 - 27 Ağustos 1910 tarihinde Danimarka'nın Kopenhag kentinde 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında (Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı) Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart'ın "Dünya Emekçi Kadınlar Günü" olarak kutlanması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi.

8 mart dünya emekçi kadınlar gününün anlamı ve tarihçesi bu kadar ağır iken günümüzde kadını ikinci planda tutan çoğu örgüt ve partiler günümüzün popüler kültürü altında sadece bu anlamlı günü 8 mart dünya kadınlar günü olarak kutluyor acaba 8 mart dünya emekçi kadınlar günü dediğimiz zaman erkek hegomanyasına sahip iktidar yada kadınları ikinci sınıf gören toplumlar kadınların emekçi olmasından mı korkuyor ?

Kadınlar evinde kocası tarafından köle gibi kullanılması ve kadınları sadece mutfak ve yatak odasında kullanan zihniyet aslında kendi karakterini sıfırlamış oluyor.
Örgüt ve partilerde kadın kollarının erkek hegomanyası altında olması ataerkillik düşünce için uygun bir sistemdir ama kadınlar kendi düşünceleri için ataerkillik düşüncesinden bağımsız hareket etmesi gerekir ataerkil altında var olan kadın kolları kadın haklarını savunmaktan yoksundur
Hem evinde emek verip hem de fabrika köşelerinde alın terini akıtan kadınlarımızın emeklerine sahip çıkması ataerkil iktidarlarını yada ataerkil düşünceye sahip toplumları ve erkekleri neden rahatsız ediyor?
Kadın kendi emeğinin ürünü olan maddi özgürlüğü elde ettiğinde. Erkekler kadınlara söz geçirememekten korkuyor ve kadınların kendilerini bulması sanki erkeklerin ikinci sınıf muamele görecekmiş gibi algılanıyor olması ataerkillik düşünceyi rahatsız ediyor.

Kadının yeri kocasının yanıdır ve kadının işi çocuk doğurup erkeğini her yönüyle tatmin etmesidir düşüncesi maalesef varlığını sürdürüyor. Madem kadın erkek eşitliği diyorsak ve hayat kominal bir şekilde paylaşımsa kadınların emeklerini ve düşüncelerini sahiplememiz gerekiyor.
Bazı kurum ve kuruluşların dünya emekçi kadınlar gününü dünya kadınlar günü olarak kadınlar matinesi düzenleyip dünya emekçi kadınlar gününü bir eğlence gibi kutlanıldığında

Acaba kadın gücünü savunmak için canını veren 129 işçinin kemiği sızlıyor mudur ?


8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN



DERVİŞAN

ONU®
07.03.2008, 23:38
Dünya Kadınlar Günü nedeniyle Uşak’ta düzenlenen toplantıda konuşan Erdoğan, kadınlara “Bunlar Türk milletinin kökünü kazımak istiyorlar, nüfusun azalmasını istemiyorsanız, 3 çocuk doğurun” dedi.


UŞAK - Başbakan Tayyip Erdoğan, kadınlara yönelik her türlü ayrımcılığı reddeden, her türlü istismarı elinin tersiyle iten, kadın ve erkeği beraber gören geleneğin temsilcileri olduklarını belirterek, tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı; ardından ilginç bir mesaj verdi.

devamı linkte@ http://www.ntvmsnbc.com/news/438418.asp

Başbakan 8 Mart Dünya Emekçi kadınlar gününde kadınların taleplerini dinleyeceğine, onlardan daha çok çocuk doğurmalarını talep etti.
Üstüne üstlük bu talebinin ardından kadın istismarını ellerinin tersiyle ittiklerini de belirtti.
Kadınlar, 8 MART'ın anlamı daha çok çocuk doğurmakmış biz yanlış anlamışız.



Tayyip bey, halk kendi karnını doyuramıyor, bir de çocuğa mı bakacak?
Tabi size göre hava hoş! Bütün imkanlar elinizde.O zaman siz çocuk yapın bari :)

İşte kadını sadece bir ev işi ve çocuk yapma makinesi gibi gören zihniyet.

di-lara
08.03.2008, 00:51
.

http://img526.imageshack.us/img526/3828/collage23ngnhr4.jpg



8 Mart Kadınlar Günü (Dünya Ve Ülkemizde Kadın Olmak)


Bir ülkede gelir dağılımı açısından bir adaletsizlik varsa, çalışma yaşamından cinselliğe kadar, kadın erkek eşitliği bir çözüme indirgenememişse, toplumsal ve sosyal adalet kavramı soyuttan somuta dönüştürülememişse, çalışan kesim ulusal gelirden payını alamıyorsa bu demektir ki o ülkede sorunlar çözülmemiştir...

Bazı tespitlere göre kadınlarda yaygın intihar vakaları olan ülkelerden biri de çağdaş saydığımız Türkiye geliyor. Türkiye’deki uzmanların, ilgililerin araştırmalarına göre kadınların kendini ifade edememe, okutulmama, erken yaşlarda evlendirilme, çaresizlik, yoksulluk ve en önemlisi de sürekli şiddete maruz kalma, ırzına geçilme, ırzına geçenle evlenmeye zorlanma gibi nedenler intihar nedenini oluşturduğunu ileri sürüyorlar...

Oysa biliniyor ki Türkiye de sistematik şiddete uğrayan kadın oranı % 70 lerde seyrediyor.
Bu oran şidettin hemen her türünü kapsıyor. Dayak, öldürme, tecavüz, aşağılama gibi fiziksel şiddetten, ekonomik, cinsel, duygusal, psikolojik şiddet türlerinin tümünü eğitimli kadın da eğitimsiz kadında yaşıyor.

Ülkemizde en can yakıcı sorunlardan biri namus cinayetleridir. İster kadın, ister erkek olsun insan olarak 21 inci yüzyılda karşı çıkacağımız en önemli konulardan biri de bu olmalıdır. Kendi değerlerine sahip bir toplum yönetimi hangi koşulda olursa olsun öncelikle kadınlarının aşağılanmasına, ezilmesine çaresiz bırakılmasına, tecavüz edilmesi, öldürülmesine karşı en tabi önlemler alır.

Dünyanın bir çok geri kalmış ülkesinde bu tür cinayetler işleniyor.
NBC İnternational’ın verilerine göre, en kötü durumda olanlar ise Pakistan, Hindistan, Ürdün, Yemen, İran, Bangladeş,Türkiye ve buna benzer diğer Arap ve Afrika ülkeleri. Türkiye gibi uzun bir demokrasi geçmişi olan çağdaş bir ülkenin isminin uluslar arası bu tür geri kalmış ülkelerle beraber anılması vatandaş olarak beni hayli üzüyor…

Dünyada geri kalmış bir çok ülkede kürtaj, kadın sünneti gibi olaylar tezahür etsede. Bizde ki gibi aile mahkemesi kurup kadınlarını, kızlarını vahşice öldürme şiddeti göstermezler.

Töre cinayetleri sadece töreden de kaynaklanmıyor, o konuda araştırma yapan uzmanların raporlarına göre. Bölgenin içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik yapıyı da göz ardı etmemek gerek.
“Kültürel gerilik, işsizliğin yaşamlardaki acımasızlığı, ekonomik özgürlüğü olmayan insanların bağımlılığı, kadınlara erkek egemen bakış ve bir türlü bitmeyen ölümler…”

Oysa ülkemizde kadınların sadece bir cinsel obje yada eşya gibi görüldüğünü ve kadınlara yapılan haksızlıkların, insanlık dışı davranışların nedenleri belli, bunu yetkili yetkisiz herkes de biliyor ama cesaret edip kimse açıklama getiremiyor, getirmek isteyenlere de ne yazıkki ilkel metotlarla saldırılıyor...

Unutmayalım töre cinayetleri tüm diğer sorunlar gibi ülkemizin, hepimizin de sorunudur.
Bu utanç verici sorun ne insanlığa ne de ülkemize yakışıyor. Kendini yurttaş olarak, insan olarak gören, kadın veya erkek, yoksul yada zengin, partili yada partisiz, asker veya sivil her kesimin ve herkesin Töre cinayetlerine karşı çıkarak kampanya başlatmalı, hep beraber çözümler üretmeliyiz...

Yirmibirinci yüzyılda Kadın ve erkeğe öncelikle insan olarak bakabilmeyi öğrenememişsek ve günümüz Türkiye’sinin demokrasisinde hala töre cinayetlerinin işlendiği ve cinayeti işleyenin namus kısvesi altında doğru dürüst ceza almadığı; şiddet gören, mal gibi alınıp satılan, bekaretiyle uğraşılıp teşhir edilen, tecavüzcüsüyle evlendirilmeye kalkışılan kızların, kadınların var olduğu bir ülkenin vatandaşı olmak, ülkesini ve insanlarını seven çağdaş bir insan olarak benim gücüme gidiyor. Ya sizin?


Nuri CAN
www.nuricann.com






Ben Bir Kadınım Anadoluda


Ben bir kızım Anadoluda
doğmadan sönmüş yıldızım
anamın ak sütü gibiyim
suçsuzum günahsızım

doğmuşum ahırda, büyümüşüm yabanda
mektep yüzü görmemişim
satılmışım mal gibi, tarla gibi
al demişler almışım, kal demişler kalmışım
insan değilim yeryüzünde
çağımın gerisinde bırakılmışım
bahtsızlığım ezo gelinlerde türküleşmiş

ben bir kadınım Anadoluda
yoksuluk içinde yaşarım, yamalı giysiler içinde
baharımı yaşayamadan kararıp kalır düşlerim
kazma saplarındayım, buğday başaklarında
haziranın kırk derece sıcağında yoldaş olup erime
orak biçerim ağa tarlalarında
ellerim nasır, tabanlarım yarık
çatlak çatlak dudaklarım
demem kimseye niye çatladığını
küskünlüğüm kendime, küskünlüğüm hayata
küskünlüğüm dünyaya
küskünlüğüm ki, kavruk bir bozkır çiçeği

ben bir kadınım Anadoluda
yas içinde yaşarım, karalar içinde
her gün küçük çocuğumu kilitleyip evime
yanıma alıp kızamıklısını her sabah
belime bağladığım ekmek çıkınıyla
çapaya, çifte, oduna giderim
son çocuğumu tarlada doğurup
can veririm bozkırın kollarında
gelmez kimseler imdadıma

ben bir anayım Anadoluda
umudum harman yeri, saçlarım süpürge
yangınlı sevdaların yurdu yüreğim
bereket memelerimde savrulur
göğsümde beslenir Türkiye
kitaplar yazmaz beni şairler tanımaz
yalnızca bir simgeyim

ben bir anayım Anadoluda
ben bir bacıyım
yaralı bir yüreğim, paramparçayım
kah zincire vurulmuş köle, kah baştacıyım
kah gözyaşı, kah acıyım
ağıtlar dudağımda kanar, ırmaklar çığlığımda
taş olsam dayanırdım, toprak olsam dayanır
ama ben bir anayım
dağlarımca oğullarım, dallarımca kızlarım var

yaşlı bir çınarım ulu mu ulu
gövdem ihanetlerin izleriyle dolu
öfkem bu acıyı reva görenlere
duyun beni ey tanıyın beni
ben Zaza güzeli, ben Kürt kızıyım
ben Yörük esmeri, ben Laz gelini
her zulme boyun eğmiş, her acıya razıyım

ne kadar bağırsam da duyulmuyor sesim
Kıbele’yim ben, Helen’im, Belkıs’ım
Kezban’ım, Nergiz’im
Mezopotamya’yım, Likyalı prensesim
Fatma’yım, Emine’yim, Cankız’ım
namert ellerimle doğurdum sizi
duyun beni ey tanıyın beni
ben Anadoluyum Anadolu
gencecik ölümlerin yaslı gelini

Nuri CAN









O Benim Yavrumdu Kurşuna Dizdiğiniz

O benim yavrumdu kurşuna dizdiğiniz
dokuz ay umut içinde taşıdım karnımda
canımla besledim, sevgimle yoğurdum
sancılar içinde doğurdum onu
her gece huzur içinde yatırdım koynumda

O benim yavrumdu iple boğduğunuz
tanrılardan dileğimdi o
yemediğim yedirdiğim
kötülüklerden koruyup
tanrıya bin kez şükür dediğimdi

O benim nazlı baharımdı
yatırıp koynumda huzur içinde
saçlarını koklayıp her sabah
uyandırmaya kıyamadığımdı

o benim yavrum, nazlım, nazenimdi
can pâremdi, ciğer parem, cânım, canımın içi
sıcak, sımsıcak nefesini içtiğimdi o
kalbimde büyütüp, kucağımda bellediğimdi
can yoldaşım, arkadaşımdı
ona anlatırdım her derdimi, sırdaşımdı o

özenle büyütmüştüm
kıydınız namus adına, namusuzca
söyleyin bana beyler, efendiler, elleri kırılasıcalar
“sizi de bir ana doğurmadı mı? ”
nasıl kıyılır süt kuzusu bir yavruya

gözlerinde yittiğimdi o, göz aydınlığımdı
kalbimin hiç bitmez sevinci, saçlarını ördüğüm
her gece rüyalarımda gördüğüm
yüzünde sevindiğim, bakmaya doyamadığımdı

içimde bin isyan ateşi taşıyorum şimdi
volkanlar kadar kızgın ve har
ben yavrumu yitirdim
yüreğim alev, alev yanar

ben anneyim yaşamı doğuranım ben
yaşamı savunan benim, inanmam ölüme
yere batsın tanımam törelerinizi
barbarca töre cinayetlerinizi

O benim yavrumdu kurşuna dizdiğiniz
oysa sarılıp uyuyacaktık daha beraber
masallar anlatacaktım ona
uykuya dalacaktı masumca
daha anlatacaklarımız vardı ana kız
öpüp koklayacaktım saçlarını daha
kıvrılan uçlarını alıp avuçlarıma
yüreğinin sıcaklığını hissedecektim yüreğimde

birlikte yaşayacaktık bir ömür
kah durarak bir uçurumun kıyısında
kah ağlayacaktık, kah mutlu olacaktık

kefensiz, törensiz bir çukura attınız onu
utanırım her defasında gözlerinize korkuyla bakmaktan
utanırım her defasında sizinle aynı dünyayı paylaşmaktan
yere batsın tanımam törelerinizi, ben anneyim
şimdi yaralı bir kuş gibi çırpınıyor kalbim
şimdi param parça her yerim
şimdi kış kadar soğuk ve çaresiz ellerim
şimdi pınarlar gibi çağlıyor gözlerim

o benim sevdamdı, o benim yavrum, o benim anam
kara gözleri, sütten ak elleri vardı
O benim yavrumdu, alnımın akı
namusuzca kurşuna dizdiğiniz, namus adına
ben anneyim yaşamı doğuranım ben
inanmam ölüme
yere batsın tanımam törelerinizi
tanımam barbarca cinayetlerinizi, ben anneyim...

şimdi acılardan bir dünya kurdum kendime
pınarıma ateş saçtılar alev alev acıdan
kurudu cansuyum, kör oldum
oy görmezlik “kör olmada gör beni”
“imanın var mı senin”


Nuri CAN
www.nuricann.com


.

Asii
08.03.2008, 02:27
8 mart dünya emekçi kadınlar günümüz kutlu olsun başarı ve özgür yarınlar getirmesini dilerim

Labrys
08.03.2008, 02:30
tüm kadınlarımızın kadınlar günü kutlu olsun.

Kara Davut
08.03.2008, 02:37
tüm bayan üyelerimizin kadınlar gününü kutluyorum.inşaallah tüm dünya kadınları daha müreffeh bir şekilde yaşarlar.aslında dünyada kadının ezildiği kadar hiçbir canlı ezilmiyor.varlığımızın ve ahlakımızın en önemli sebepleri olan,ilk öğretmenlerimiz,ilk dostlarımız,ilk arkadaşlarımız,ilk aşklarımız olan annelerimizi düşünürsek kadının aslında nasıl yüce bir varlık olduğunu daha iyi anlayacak ve onların ezilmesine müsaade etmeyeceğiz.hepinizi çok seviyoruz.iyiki varsınız,Ey Kadınlar.

demidem
08.03.2008, 05:36
Erkek ailenin basidir, Kadin ise boynu ve basi nereye isterse oraya cevirir. Dunya emekci kadinlar gunu kutlu olsun

nusayri
08.03.2008, 06:23
8 mart emekçi kadınlar günü kutlu olsun.
insan saygısı adına insanca bir yaşam için yalnız 8 mart günle deyil tüm günler emekçi kadınlar günü olmasıdır.
yaşamın her saniyesinde ortak olan kadınlar ,verdikleri emek yaptıkları insani katkılar, sağladıkları hoşgörü ve insancıl duyguları ile barışın simgesidirler.
barışça bir yaşam , tüm günler emekçi kadınlar günü olmasıdır.

dünya emekçi kadınlar günü kutlar,özgürce ve eşitçe bir yaşam olması dileyiyle saygılar sunarım.








saygılarımla.

okancakirkaya
08.03.2008, 08:31
Eşitlikten uzak olmayan, sevgi ve özveri dolu bir dünyada yorgunluklarının karşılığını almaları ümidiyle; başta annem ve bütün anneler olmak üzere, yer yüzündeki bütün emekçi kadınlarımızın günü kutlu olsun...


Okan ÇAKIRKAYA

yurek_cagrısı
08.03.2008, 09:22
8 mart dünya emekçi kadınlar günümüz kutlu olsun.tüm kadınlarımızın barış, sevgi dolu bir dünyada özgürce yaşamasını diliyorum..

@DuYGu@
08.03.2008, 09:37
yaşamı yaşamlarıyla yaşatanlara selam olsun!!!!

tüm bayan arkadaşların emekçi dünya kadınlar günü kutlu olsun

onur melis
08.03.2008, 09:44
KARI & KOCA
Bir çift hiç konuşmadan arabayla yolda gitmekteydi. Daha önceki bir tartışma münakaşaya dönüşmüştü ve hiçbiri teslim olmak istemiyordu. Keçi, katır ve domuzlarla dolu bir çiftliğin yanından geçerken koca, alaycı bir biçimde
sorar: 'Akrabaların mı?' Karısı 'Evet' diye cevap verir ve ekler, 'Senin
taraftan akrabalarım'

KELİMELER
Kocası karısına kadınların bir günde kaç kelime kullandığına dair bir makale
okuyordu... 'Erkeklerin 15,000 kelimesine karşılık 30,000 kelime'
Karısı yanıtladı: 'Sebebi erkeklere her şeyi tekrar etmek zorunda olmamızdır.'
Kocası karısına döndü ve sordu: 'Efendim?'

YARADILIŞ
Bir gün bir adam karısına sordu: 'Aynı zamanda nasıl hem bu kadar salak, hem de bu kadar güzel olabildiğini anlamıyorum.' Karısı yanıtladı: 'Açıklamama izin ver. Allah beni sen çekici bul diye çok güzel yarattı; Allah beni seni çekici bulayım diye çok salak yarattı!'

KONUŞMAMA CEZASI
Bir karı koca evde problemler yaşamaktaydı ve birbirlerine konuşmama cezası uygulamaktaydı. Aniden adam ertesi gün karısının kendisini sabah 5:00 da iş için bir uçuşu olduğundan uyandırması gerektiğini hatırladı. Sessizliği ilk bozan ve kaybeden kendisi olmamak için, bir kağıdın üzerine 'Lütfen beni sabah 5:00 da uyandır.' yazdı ve notu karısının bulabileceği bir yere bıraktı. Ertesi sabah, adam uyandı ancak saatin 9:00 olduğunu ve uçuşu kaçırdığını farketti. Çok
kızdı, tam karısının onu neden uyandırmadığını soracakken yatağın yanında bir parça kağıt buldu. Kağıtta 'Saat 5:00 uyan' yazmaktaydı.

Erkekler bu tip yarışmalar için yeterli donanıma sahip değiller. Allah erkeği kadından önce yaratmış olabilir, ancak şaheserden önce her zaman bir
kabataslak vardır.

çiçekdürbünü
08.03.2008, 09:59
Tayyip bey, halk kendi karnını doyuramıyor, bir de çocuğa mı bakacak?
Tabi size göre hava hoş! Bütün imkanlar elinizde.O zaman siz çocuk yapın bari :)

İşte kadını sadece bir ev işi ve çocuk yapma makinesi gibi gören zihniyet.

Bence oylarını garantileme derdinde. Çünkü rte nin sözlerine uyup, çocuk yapacak kadar akılsız olanlar ona oy veriyor.
Burada kötü olan rte'nin böyle bir konuşmayı ekmek, özgürlük ve gül günleri için direnen ve bu direnişte ölen kadınların sembolleştirdiği bir günde etmesi.
Abesle iştigaldir başka birşey değil.

tiyatrocu
08.03.2008, 11:08
Dünya Kadınlar Günü | 8 Mart

Dünden bugüne 'Kadınlar Günü'

Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1800'lü yıllarda bir tekstil fabrikasında daha iyi çalışma koşulları için greve giden kadın işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamayarak ölmeleriyle gündeme geldi.

Kadınlar tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de 8 Mart'ta eşitlik isteklerini daha yüksek sesle dile getiriyorlar. 8 Mart'ın Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanması, uluslararası düzeyde kabul gören bir hal alması 1970'lere rastlasa da, bu tarihe kaynaklık eden olay ve dünya kadınlarının ortak bir gün kutlama isteğinin gündeme gelişi 1800'lerin ortasını bulur. ABD'nin New York kentindeki Cotton tekstil fabrikasında çalışan işçi kadınlar, 1800'lü yılların ortalarından beri daha iyi çalışma koşulları, emeklerinin karşılığında hak ettikleri ücret ve daha iyi yaşam için mücadele vermektedir. Ama bunca yıllık mücadeleye karşın elde edebildikleri pek bir hak yoktur. En sonunda, 8 Mart 1908 günü, haklarını alabilmek için son çare olarak greve giderler. Ancak patronlar bu greve zalim bir şekilde müdahale ederler. Greve giden kadınlar fabrika binasına kilitlenirler. Patronlar bu yolla grevin başka fabrikalara sıçramasını engellemek isterler. Ancak beklenmedik bir şey olur ve fabrika yanmaya başlar. Ne yazık ki yangından fabrikada bulunan kadın işçilerden çok azı kaçarak kurtulmayı başarır

Yanan fabrikadan kaçmayı ve fabrikanın çevresine kurulmuş olan barikatları aşmayı başaramayan 129 kadın işçi yanarak ölür. Aynı yıl diğer endüstri kollarındaki kadınlar da mücadeleye devam ederler. Kadınların yürüttükleri mücadelenin temelinde seçme ve seçilme hakkı, günlük çalışma saatlerinin, koşullarının ve ücretlendirmenin yeniden düzenlenmesi gibi konular bulunmaktadır. Dünya Kadınlar Gününde bugün de ilk başlarda yapıldığı gibi eşitlik için, bağımsızlık için, politik haksızlıkların ortadan kalkması için, daha iyi yaşama ve çalışma koşulları elde edebilmek için çalışılıyor.


Türkiye'de 8 Mart Kadınlar Günü

İlk kez 1921 yılında "Emekçi Kadınlar Günü" olarak kutlanmaya başlayan 8 Mart, 1975 yılında daha yaygın olarak kutlandı ve sokağa taşındı. "Birleşmiş Milletler Kadınlar On Yılı" programında Türkiye de etkilenmiş, 1975 yılında "Türkiye 1975 Kadın Yılı" kongresi yapılmıştır. 1980 askeri darbesinden sonra dört yıl anılmadı 8 Mart. 1984'ten itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından Dünya Kadınlar Günü kutlanmaya başlandı.

Kadınlar 80'li yıllarda 8 Mart'ı izinli yürüyüş ve şenliklerle kutlayamamışlarsa da, küçük gruplar mütevazı kutlamalarını sürdürdüler. 90'lı yıllarda kadın kuruluşlarının sayı ve çeşitliliğinin artması ile beraber 8 Mart daha geniş bir katılımla kutlanılır oldu.

Canan1
08.03.2008, 11:20
selamlar...

bütün dünya emekci kadinlarimizin kadinlar günü kutlu olsun....

8 Mart senligi yarin,yani 9 Martta saat: 14.00 de frankfurtta, Saalbau Titusforum Nordwestzentrumda senliklen kutlanicak...almanyada yasayan canlara duyurlulur....almanyanin bütün sehirlerinde bugünkü etkinlikler sürecek...
yarinki senliklikte Frankfurtta, kadin tiyatrosu, grup EMEK, alevi kültür merkezin halk oyunlari ekibi, FFM, Flamencansia flamenko grubu, Hint dans grubu ve Portekiz Kadin Tiyatro grubu yer alacak. Giris sadece: 3 Euro

Saygilarimla

http://www.kizilbayrak.net/uploads/RTEmagicC_8-Mart-Kadin-militan_01.jpg.jpg

ONU®
08.03.2008, 11:21
Onları seviyoruz ama...
Türkiye kadına karşı şiddette birinci çıktı.

Dünya İzleme Enstitüsü'nün raporuna göre, Türkiye'de kadınların yüzde 58'i şiddet görüyor. Bu oran Bangladeş ve Hindistan'dan bile yüksek. Eşitlikte ise yerimiz 177 ülke arasında 111'incilik..
Kadın ve şiddet üzerine çalışmalar yapan Okan Üniversitesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Zeynep Alemdar'ın Dünya İzleme Enstitüsü'nün raporuna dayanarak verdiği bilgilere göre Türkiye'de kadınların yüzde 58'i şiddet görüyor. Türkiye'yi yüzde 47 ile Bangladeş, yüzde 45 ile Etiyopya, yüzde 40 ile Hindistan ve yüzde 34'le Mısır izliyor. ABD'de yayımlanan Violence Against Women (Kadına Karşı Şiddet) dergisinin son sayısında yer alan araştırma, Türkiye'nin Ortadoğu ülkeleri arasında kadına en fazla şiddet uygulayan ülke olduğunu ortaya koyuyor. Çalışmanın sonuçlarına göre; Türkiye'deki 19 yaş üstü evli kadınların yüzde 51'i aile içi şiddetin mağduru. Bu rakam İsrail'deki Yahudi toplumunda yüzde 30, Mısır'da yüzde 34, Lübnan'daki Filistinli mülteci kadınlar arasında ise yüzde 22.

ŞİDDETİN SONUCU İNTİHAR
Cinsler arasındaki eşitsizliği azaltmak için son yıllarda yasalarda bazı iyileştirmeler yapsa da Türkiye, Dünya Gelişmişlik Endeksi 2007 sonuçlarına göre de kadın erkek eşitliğinde 177 ülke arasında 111'inci sırada yer alıyor. 2006 yılında yayımlanan cinsiyet güçlendirme endeksinde, yani kadınların ekonomik hayata katılmasını artırma, karar alma ve politika mekanizmalarına sokma konusunda da Türkiye oldukça başarısız. Bu konuda 75 ülke içinde 72'nci sırada yer alan Türkiye'nin durumu sadece Mısır, Suudi Arabistan ve Yemen'den iyi. İran'da bile kadınların siyasi hayat içindeki yeri Türkiye'nin önünde. Dünya İzleme Enstitüsü Türkiye'deki aile içi şiddetin sonuçlarından biri olan kadın intiharlarına da dikkat çekiyor. Enstitü'nün araştırmasına göre Türkiye'deki intiharların yüzde 80'i kadınlar tarafından gerçekleştiriliyor.

ŞİDDET İÇSELLEŞMİŞ
Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması'nın ortaya koyduğu bir başka ilginç sonuç ise Türkiye'de kadınların kültürel, eğitim, sosyalleşme gibi nedenlerle ister zengin ister fakir olsun kocalarından dayak yemeyi içselleştirmiş olmaları. Yrd. Doç. Dr. Alemdar, Türkiye'de son yıllarda kadınların maruz kaldığı şiddette sayısal bir artma olmasa da istatistiklerde oransal artışların tespit edildiğinin altını çiziyor.

VAN Kadın Derneği VAKAD, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü sebebiyle 1 Mart'tan beri yeni bir çalışma yürütüyor. Minibüslerle mahalle mahalle gezen VAKAD'lılar "Kuma İstemiyoruz" ve "Başlık Parası İstemiyoruz" sloganları atarak kadınları Van'da yaygın olan kuma uygulamasına karşı çıkmaya çağırıyor. VAKAD Danışmanı Emine Baz, mahalle gezileri sırasında bir erkeğin yanlarına gelip "Sizin kesin kocanız yoktur, ondan böyle ortalardasınız" dediğini belirtiyor. Kente asılan billboard'larla da 8 Mart'ın önemi ve bilinçlendirme çabalarına destek aranıyor.

ULUSLARARASI yapılan bir ankette, Batılı ülkelerde olduğu kadar Müslüman ülkelerdeki kadınların da eşit haklara sahip olmak istediği belirlendi. Türkiye'de oran yüzde 91 çıktı. Anket ABD'den Çin'e kadar 16 ülkede, 14 bin 896 kişinin katılımıyla yapıldı. WorldPublicOpinion.org'ın yaptırdığı Maryland Üniversitesi'nin 'Uluslararası Tavırların İncelenmesi Programı' grubu yönetiminde gerçekleştirilen anket, dünya üzerindeki araştırma merkezleri tarafından yürütüldü. Erkeklerin yüzde 84'ü, kadınların yüzde 88'i eşitliğin "önemli" olduğunu, kadınların yüzde 64'ü, erkeklerin yüzde 54'ü "çok önemli" olduğunu söyledi.

KADIN Adayları Destekleme ve Eğitme Derneği (KA-DER), Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü'nün verileri ile hazırladığı "Türkiye'nin Temsilde Kadın-Erkek Eşitliği Karnesi"ni açıkladı. KA-DER, kadın erkek herkesi, "utanç verici" olarak adlandırdığı tablonun vehametini anlamaya; göstermelik kutlamalarla 8 Mart'ın geçiştirilmesi çabalarına son vermeye davet etti. "Sıfır dolu karne"ye ek olarak bir de not düşen KA-DER, haftalardır bu karne için resmi kurumlardan bilgi almaya çalıştıklarını, ancak yönetimlerinde erkeklerin bulunduğu devlet kurumları, partiler ve sivil toplum kuruluşlarının çoğundan bilgi alamadıklarını belirtti. KA-DER, bilgi alamadıkları kurumları takibe devam edecekleri sözü verdi.

Sabah

kezban
08.03.2008, 12:36
bugün bizim günümüz diğer günlerden farkı yok ama olsun hepimizin kadınlar günü kutlu olsun

ceylan gözlüm
08.03.2008, 12:43
tüm kadınların dünya kadınlar günü kutlu olsun...

@DuYGu@
08.03.2008, 12:50
15855



sözün bittiği yer..

Aysu_Can
08.03.2008, 13:06
Bu baslik altinda daha once acilan topikler var oradan devam edilebilirdi saygilar..

@DuYGu@
08.03.2008, 13:39
15856
15857
15858
15859
8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlamaları başladı. Bugün saat 11.00’de İstanbul Halkevi’nde buluşan 100’e yakın Halkevci Kadın Galatasaray Postanesi’ne bir yürüyüş yaparak burada bir basın açıklaması gerçekleştirdiler. Annelerin bebeklerini ve kız çocuklarını da getirdikleri yürüyüş boyunca kadınlar “Kız kardeşliğin ülkesini kuracağız, Herkes sussun kadınlar konuşsun, AKP’nin karanlığına teslim olmayacağız, Evdeki tencere kimin umurunda dünyanın yükü benim sırtımda” sloganlarını attılar ve “Burçak tarlası” türküsünü söylediler. İstiklal Caddesi boyunca yürüyen Halkevci Kadınlar, eylemi izleyenler tarafından sık sık alkışlandılar.

Galatasaray Postanesi önünde Halkevci Kadınlardan Ezgi Özdemir’in okuduğu basın açıklamasının ardından kadınlar, Kadıköy’de 8 Mart Kadın Platformu’nun düzenlediği Mitinge katılmak üzere dağıldılar.


Akp'nin karanlığına teslim olmayacağız!!!!
yarın saat 12'de Kadıköy'deyiz..

Canan1
08.03.2008, 13:41
15856
15857
15858
15859
8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlamaları başladı. Bugün saat 11.00’de İstanbul Halkevi’nde buluşan 100’e yakın Halkevci Kadın Galatasaray Postanesi’ne bir yürüyüş yaparak burada bir basın açıklaması gerçekleştirdiler. Annelerin bebeklerini ve kız çocuklarını da getirdikleri yürüyüş boyunca kadınlar “Kız kardeşliğin ülkesini kuracağız, Herkes sussun kadınlar konuşsun, AKP’nin karanlığına teslim olmayacağız, Evdeki tencere kimin umurunda dünyanın yükü benim sırtımda” sloganlarını attılar ve “Burçak tarlası” türküsünü söylediler. İstiklal Caddesi boyunca yürüyen Halkevci Kadınlar, eylemi izleyenler tarafından sık sık alkışlandılar.

Galatasaray Postanesi önünde Halkevci Kadınlardan Ezgi Özdemir’in okuduğu basın açıklamasının ardından kadınlar, Kadıköy’de 8 Mart Kadın Platformu’nun düzenlediği Mitinge katılmak üzere dağıldılar.


Akp'nin karanlığına teslim olmayacağız!!!!
yarın saat 12'de Kadıköy'deyiz..

sevgili duygucan:wub:

Cok güzel resimler ve paylasim, iste böyledir bizim kadinlarin dayanismasi ve destegi:thumbup:

sevgilerimle

@DuYGu@
08.03.2008, 14:02
Erdoğan’dan 8 Mart mesajı: Çok çocuk yapın!
İSTANBUL (08.03.2008)- Başbakan Tayyip Erdoğan, 8 Mart'ta kadınlara, “Çok çocuk yapın” tavsiyesinde bulundu. Başbakan, erkek egemen konuşmasında, ırkçı şoven ifadeler de kullandı. Nüfus planlamasını eleştiren Erdoğan, “Bu tuzağa düşmeyeceğiz. Bunlar Türk milletinin kökünü kazımak istiyorlar” dedi.




Akp'nin kadın haklarına ve kadınlara vermiş olduğu değer ortada..
sözleri buram buram erkek egemenliği ve ırkçılık kokuyor Başbakan'ın,gerici zihniyetlere göre kadın evin bekçisi ve çocuklarının anasıdır sadece..

karadagli
08.03.2008, 14:59
yaşamımızın doğumdan ölüme her anında varlıklarıyla onurlandığımız, ihtiyacımız olduğunda desteklerini esirgemeyen, eğiten, yetiştiren, bizi biz yapma yolunda yüreklerindeki sevgi ve şefkati karşılıksız veren fedakar,emekci kadınlarımızın Dünya Kadınlar Gününü yürekten kutluyorum.


sevgiler

Özgür insan24
08.03.2008, 22:04
BÜTÜN KADINLARIMIZIN VE GENÇ KIZLARIMIZIN 8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜNÜ EN İÇTEN DUYGULARIMLA KUTLARIM...

Ne eksik eteğiz,ne biçare
Ne avareyiz,ne aklımız kısa
Reddediyoruz bu kalıbı...
Bu kalıbı reddettiğimiz ölçüde
Her şeyi başarabilir,
Her şeyi yapabiliriz


Kadının kurtuluşuda bu düzende
değil,bu düzene karşı kadını,
erkeğiyle mücadele etmemizdedir...




ÖRGÜTLÜ KADIN GÜÇLÜ KADINDIR
KADIN MÜCADELEYLE ÖZGÜRLEŞECEK
ERKEKLERLE HER ALANDA TAM EŞİTLİK İSTİYORUZ
CİNSEL-ULUSAL-SINIFSAL SÖMÜRÜYE SON
TÖRE CİNAYETLERİNE ve DAYAĞA SON
KADINIZ HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ

YAŞASIN 8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ

Canan1
08.03.2008, 22:13
dayanisma sadece 8. martlarda olmamasi dilegiylen...:rolleyes:

Özgür insan24
08.03.2008, 22:23
Gerçektende canan arkadaş çok çok haklıdır...

bence o yüzden HER GÜN 8 MART HER GÜN KAVGA...

"İSTİYORUZ VERMEZSENİZ ALACAĞIZ"

"HAK VERİLMEZ ALINIR"

ozcangulum
08.03.2008, 22:37
8 mart dünya emekçi kadınlar gününüz kutlu olsun

PirO_62
08.03.2008, 23:07
Analarımız, Yarimiz, Gardaşlarımız hayatın ve emek kavgasının ağır yükünü omuzlarında taşıyan yeğane varlıklarımız. Bir gün değil her günün hürmetli sahipleri. Olumsuzluklara rağmen ezilmemişliği ile dimdik ayakta duran eli öpülesi hayatımızın temelleri..



http://img137.imageshack.us/img137/7681/kadinlarde2.jpg (http://imageshack.us) http://img80.imageshack.us/img80/1784/calisankadinlarhr7ls5.jpg (http://imageshack.us)

http://img524.imageshack.us/img524/9162/rtemagiccsumerbankiscisnf7.jpg (http://imageshack.us) [CENTER]http://img524.imageshack.us/img524/6926/r6isl2l2lrqpjaxtkih7agg9.jpg (http://imageshack.us)

halitseyfi
08.03.2008, 23:14
Sevgili canlar hepinizin gününü candan kutluyorum.

Büyük küçük eli öpülesi kadınlarımızın, ellerinden öpüyorum.

İylikler hep sizinle olsun.

yeşiltepe
09.03.2008, 00:02
bütün düyna kadınlarımızın kadınlar gunu kutlu olsun

darkeye
09.03.2008, 01:12
bütün canların annelerinin ellerinden öpüyorum.forumdaki bütün bayanların da günü kutlu olsun.sevgiyle kalın canlar :)

soulgod
09.03.2008, 01:39
kadınım yeri geldi tırnakalarımla kazıdm toprağımı, fabrika köşelerinde sabahlara kadar aşım için çalıştım, kadınım bir tandır köşesinde ebesiz doğurdum, kadındım karnımda çocuk sırtımda dayak eksik kalmadı, kadındım üstüme kuma alındı, kadındım düşüncem uğruna dört duvar arasında beni yaktılar, kadındım konuşmamalıydım, kadındım var oluşumdan beri taktığım bez parçasını siyasete alet ettiler, kadındım bir çoğu gibi geri kaldım okumadım,okutulmadım daha çocuk yaşta gelin verildim ağladım isyan ettim duyulmadı sesim, kadındım sözde töre cinayetlerinde katledildim kadındım kadındılar ve kadınlardık... bizler sadece bu günlerde değil her gün vardık bizler insan oğlu yaratıldığı anda var edildik hatta diye bilirim ki dünya kadının üzerine kurulmuş herşeyde kadının varlığı görülmekte

ciGlik
09.03.2008, 01:45
İLGİNÇ BİLGİLER

Birleşmiş Milletler tarafından yapılan bir araştırmaya göre;

1. Dünyadaki işlerin %66'sı kadınlar tarafından görülüyor.
2. Buna karşın kadınlar dünyadaki toplam gelirin ancak %10'una sahipler.
3. Dünya'daki mal varlığının ise % 1'ine sahipler.
4. Başka bir değişle dünyadaki işlerin % 34'ü erkekler tarafından görülüyor ama erkekler dünyadaki toplam gelirin % 90'ına ve toplam mal varlığının % 99'una sahipler.
5. Şehirlerde evli kadınların % 18'i, köylerde de % 76'sı eşleri tarafından dövülüyor.
6. Kadınların % 57,7'si evliliklerinin ilk gününde şiddetle karşılaşıyor.
7. Aile içi suçların % 90'ını kadına karşı işlenen suçlar oluşturuyor

Yinede günümüz kutlu olsun:lol: hala ayaktayiz...

Özgür insan24
25.03.2008, 16:49
ANKARA'DA GÖZALTI TERÖRÜ

Ankara’da 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde, ellerinde "yasadışı terör örgütü mensuplarının" fotoğraflarını taşıdıkları gerekçesi ile 10 kişi gözaltına alındı.

25 Mart sabaha karşı evleri basılarak gözaltına alınanların isimleri:
Ebru Gürler,
Erdinç Eroğlu,
Bünyamin Keneş (Eğitim-Sen Üyesi),
İsmail Cengiz Mumcu,
Şahan Uyanık,
Alev Şahin (Mimarlar Odası Ankara Şube Sekreter Yardımcı ve Smgm Sorumlusu ),
Meliha Kulu,
Tuncer Gümüş,
Gültaç Eylül (Türk Telekom çalışanı )
ve soyadını öğrenemediğimiz Ezgi ...

Gözaltına alınanlar Ankara Terörle Mücadele Şubesi’nde tutuluyor.

Özgür insan24
27.03.2008, 20:06
Hukuksuzluk Devam Ediyor
2008.03.25

Kevser Mırzak’ın katledilmesini protesto etmek için yapılan basın açıklamasına ve Mırzak’ın cenazesine katıldıkları gerekçesi ile gözaltına alınıp tutuklananların ikinci Mahkemesi görüldü.

Başta 12 kişi tutuklanmış ilk mahkemede 7 kişi serbest bırakılmış, 5 kişinin tutukluluk hallerinin devamına karar verilmişti. 11 Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada tahliye kararı çıkmadı.

23 Mart Salı günü 11 ACM’de görülen ikinci mahkeme saat 11.15’de başladı. Duruşmaya tutuklu sanıklar: SES MYK üyesi Meryem Özsöğüt, Eray Destegül, Utku Aykar, İbrahim Akın, Umut Şener getirildi.

Sanık avukatları Av. Selçuk Kozağaçlı ve Av. Öztürk Türkdoğan müvekkillerinin tahliyelerini isterken, Savcı Özsöğüt ve Aykar’ın 314. maddeden örgüt üyeliği ile diğer sanıkların örgüt propagandası yapmaktan cezalandırılmalarını talep etti. Mahkeme 15 Mayıs 2008 tarihine ertelenerek saat 11.45’te sona erdi.

Mahkemeden sonra KESK Ankara Şubeler Platformu bir açıklama yaptı. Açıklamayı KESK dönem sözcüsü Turan Yıldırım okudu:

“Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Genel Örgütlenme Sekreteri Meryem Özsöğüt hiç bir haklı ve hukuki neden olmaksızın 8 Ocak 2008 günü evine gelen emniyet görevlilerince gözaltına alınmış ve daha sonra da tutuklanarak F Tipi Hapishanesine gönderilmiştir.

Özsöğüt’ün yeri, yurdu, toplumsal konumu ve sendikal görevi bilinmektedir. Yazılı tebligatla kendisinden ifade vermesi istenebilir, konu her ne ise bu yolla aydınlatılabilirdi. Bizler bu durumu Emek ve demokrasi mücadelesinde, hak gasplarına karşı yükselen tepkiyi bastırmaya yönelik bir yıldırma politikası olarak algılıyoruz.

Bugün de Eğitim-Sen 1 nolu Şube üyesi Bünyamin Keneş 8 Mart bahane edilerek gözaltına alınmıştır. Bizler KESK Ankara Şubeler Platformu olarak Meryem Özsöğüt’ün bu mahkemede serbest bırakılmasını istiyoruz” dedi.

Açıklamada “Baskılar bizi yıldıramaz”, “ Meryem Özsöğüt Serbest Bırakılsın” sloganları atıldı.

Daha sonra Ankara HÖC temsilciliği “İnfazları Protesto Edenler Değil Katliamcılar Yargılansın” pankartını açarak bir açıklama yaptı.

Eylemde “İnfazları Protesto Edenler Değil Katliamcılar Yargılansın”, “Adalet İstiyoruz”, “Kahrolsun Faşizm Yaşasın Mücadelemiz”, “Halkız Haklıyız Kazanacağız” sloganları atıldı. HÖC adına açıklamayı Evrim Yücel okudu.

Yücel, ülkemizde hukukun olmadığını hatırlatarak, en ufak bir hak arama talebine, infazlara karşı çıkanların baskıyla susturulmaya çalışıldığını dile getirdi. Yücel’in yaptığı açıklamayı aynen yayınlıyoruz.

“Bundan tam iki ay önce Ankara’da gece yarısı evler basılmış ve 12 kişi tam bir terör havası estirilerek gözaltına alınarak tutuklanmıştı.

Tutuklananların tek suçu infazlara karşı olmak ve Kevser Mırzak adında bir devrimcinin sağ yakalanabilecekken polislerce öldürülmesini protesto etmekti.

Tutuklanan 12 kişinin 7’si ilk mahkemede serbest bırakılmış SES MYK üyesi Meryem Özsöğüt, Umut Şener, Eray Destegül, Utku Aykar ve İbrahim Akın’ın hukuksuz bir şekilde tutukluluklarına devam kararı alınmıştır.

Yaşanan tüm bu olaylar bu ülkede demokrasinin, düşünce özgürlüğünün olmadığını, temel hak ve özgürlüklerin hiçe sayıldığını gözler önüne seriyor.

Keza insanlar sırf bir mezar ziyaret etti diye yasadışı örgüt üyesi olmakla suçlanıyor. Bu suçlamalarla 5 kişi aylarca hapsedilirken katliamcılar ise elini kolunu sallayarak aramızda dolaşmaya devam ediyor.

Polise her türlü yetki verilerek, insan öldürme özgürlüğü tanınırken, en ufak bir hak talebinde bulunan halka saldırılıyor, infazlara karşı olanlar baskıyla susturulmaya çalışılıyor, devrimci-demokrat insanlar tutuklamalarla, yıldırılmaya çalışılıyor.

Ülkemizde hukukun olmadığı, en ufak bir hak talebine dahi tahammülün olmadığı, bugün Ankara da yaşanan ev ve öğrenci yurtları baskınları ile onlarca kişinin gözaltına alınmasıyla bir kez daha kanıtlanmıştır.

Buradan her fırsatta Türkiye’nin demokratik bir hukuk devleti olduğunu söyleyenlere soruyoruz:

Haksızlıklara, adaletsizliklere, katliamlara karşı olanları gözaltına almanın tutuklamanın neresinde demokrasi, neresinde hukuk var?

Neden katliamcılar, işkenceciler, ülkemizi emperyalizme peşkeş çekenler değil de infazlara karşı çıkan devrimci demokrat kişiler yargılanıyor?

Yaşanan hukuksuzluklara derhal son verilmelidir. İnfazlara karşı olanlar değil infazlar yapan katliamcılar yargılanmalıdır.”

12.30’da yapılan eyleme 25 kişi katıldı.



Ankara'da Gözaltı Terörü
2008.03.25

* YENİLENDİ *
Ankara’da 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde, ellerinde "yasadışı terör örgütü mensuplarının" fotoğraflarını taşıdıkları gerekçesi ile Haklar ve Özgürlükler Cephesi üyesi 16 kişi gözaltına alındı.

25 Mart sabaha karşı evleri ve öğrenci yurtları basılarak gözaltına alınanların isimleri:

Bayram Dalyan,
İsmail Cengiz Mumcu,
Şahan Uyanık (Gençlik Derneği üyesi),
Erdinç Eroğlu (Ankara Temel Haklar Derneği çalışanı),
Tuncer Gümüş (Ankara Temel Haklar Derneği çalışanı),
Bünyamin Keneş (Öğretmen, Eğitim-Sen üyesi),
Ezgi Şahin (İdilcan Kültür Merkezi çalışanı),
Gültaç Harmancı (Türk Telekom çalışanı),
Elif Atar (Gençlik Derneği üyesi),
Berna Yılmaz (Gençlik Derneği üyesi),
Didem Akman (Ankara Gençlik Derneği Başkanı),
Funda Tosun (Ankara Temel Haklar Derneği çalışanı),
Alev Şahin (Mimarlar Odası Ankara Şube Sekreter Yardımcı ve Smgm Sorumlusu),
Ebru Gürler (Gençlik Derneği üyesi),
Bilgehan Karpat (Gençlik Derneği üyesi),
Meliha Kulu (İdilcan Kültür Merkezi çalışanı)


Gözaltına alınanlar Ankara Terörle Mücadele Şubesi’nde tutuluyor.


KAHROLSUN FAŞİZM YAŞASIN MÜCADELEMİZ

HALKIZ HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ