Gülom
11.03.2007, 00:22
Alevilerde Nevruz
Hz. Ali’nin 598’in 21 Mart’ında Nevrûz günü doğmuş olması ya da doğumunun bugüne rastlamış olması, son derece büyük bir anlam taşır. Hz. Ali gibi sayısız üstün meziyetlere sahip olan bir önderin, Nevrûz gibi her bakımdan oldukça anlamlı bir günde doğmuş olması, hem Nevrûz’un değerini yücelterek onun daha geniş bir kesimce benimsenmesini sağlamış, hem onun kişiliğinin anlamını ve gizini daha da derinleştirmiştir.
Nevrûz Edebiyatımızda İmam Ali
Alevi şair ve ozanları, Nevrûz’u konu edinen çokça şiir ve deyiş yazıp söylemişler. Nevrûziyye diye adlandırılan bu şiir türüne, Bâki, Nef’î , Nedîm gibi Divan şairlerinde de rastlıyoruz. Anlaşılma güçlüklerinden ötürü Divan şiirindeki söz konusu örneklere burada yer verme gereğini duymuyoruz. Pir Sultan Abdal gibi Alevi şairleri, Nevrûziyye’lerinde, Nevrûz’un anlam ve önemini, İmam Ali’nin bugünle bütünleşen doğumu olayını, kişiliğini işliyor; bugünün büyük bayram olduğunu vurguluyorlar.
16. yüzyıl Dede ve şairlerimizden olan Pir Sultan Abdal’ın aşağıdaki bu deyişinin, kendi türünün en güzel örneklerinden olduğu kanısındayız:
Sultan Nevrûz günü cemdir erenler,
Gönüller şad oldu ehl-i imanın,
Cemâl yâri görüp doğru bilenler,
Himeti erince Nevrûz Sultan’ın.
Cümle eşya bugün destur aldılar,
Aşk ile didâra karşı yandılar,
Erenler ceminde bâde sundular,
Himmeti erince Nevrûz Sultan’ın.
Erenler dergâhı rûşen bu günde,
Doldurmuş bâdeyi, sunar elinde,
Susuz olan kanar kendi gönlünde,
Himmeti erince Nevrûz Sultan’ın.
Sultan Nevrûz günü canlar uyanır,
Hal ehli olanlar nura boyanır,
Muhib olan bugün ceme dolanır,
Himmeti erince Nevrûz Sultan’ın.
Pîr himmet eyledi bugün kuluna,
Cümle muhib bugün cemde buluna,
Cümle eşya konar kudret balına,
Himmeti erince Nevrûz Sultan’ın.
Aşık olan canlar bugün gelürler,
Sultan Nevrûz günü birlik olurlar
Hallâk-ı cihandan ziya olurlar,
Himmeti erince Nevrûz Sultan’ın.
Pîr Sultan’ın eydür, erenler cemde,
Akar çeşmim yaşı her dem bu demde,
Muhabbet ateşi yanar sinemde,
Himmeti erince Nevrûz Sultan’ın.
Pir Sultan Abdal, "Sultan Nevrûz günü cemdir erenler" deyip herkesi "ceme dolanma"ya çağırıyor. "Aşık olan canlar"ın Sultan Nevrûz günü bir araya geldiklerini, "birlik" olduklarını söyler. "Cümle eşya bugün destur aldılar" dizesi ile de, Nevrûz gecesinde, sabaha doğru "cümle eşya"nın secdeye kapanıp "destur" yani izin alıp, varlıklarını yeni süreçte veya girilen yeni yılda da devam ettirmek istediklerine işaret eder.
Yine Hüsnü Baba, Nevrûziyye’lerinden birinde bu konuyu anımsatır ve Kuran’ın Nevrûz günü vahyedildiği inancını yineler:
Geldi dünyaya bu dem lütf-u adâletle Ali
Nûra gark oldu heman arz-ü semavât-ü celi
Cümlece ins ile cinn yüz sürüp dedi belî
Ehl-i islama bugün vahy ile Kur’an geldi
Bu dörtlükte yeralan Cümlece ins ile cinn yüz sürüp dedi belî dizesi ise Nevrûz’da veya Mart Dokuzu’nda, "ins ile cinn" cümle mahlukatın, bütün varlıkların secdeye gelerek "yüz sürüp" ikrar verdiklerini, yani "beli" dediklerini belirtir. Özellikle Türkiye’de yaşayan Aleviler arasında yaygın olan bir inanca göre, bu gece yarısından sonra, ağaçlar ve diğer varlıklar secdeye gelirken, bir çok değişiklikler olur, hatta derelerde su yerine süt aktığına inanılır. Kim o sırada suya girip yıkanır ve o secde anını gözetlerse, tüm günahlarından arınır, Hak nezdinde makul olup büyük sevap kazanır. Bu yüzdendir ki, ağırlıkla Dersim, Erzincan, Sivas gibi yörelerde, kimi yaşlılar, söz konusu gece, suların soğukluğuna aldırış etmeden derelere koşup yıkanmak için çaba gösterirler.[/B]
Kurtler’de Nevruz
Kurtlerin tarihine baktigimiz zaman, M.O. 2600 yilinda Gutiler ismi altinda, Kral Kamassi yonetiminde bir Kurt devleti kuruyorlar. Gutiler M.O. 2649 yillarinda Sumer ve Akatlari yenerek 225 yil hukumdarligini surduruyorlar. M.O. 2360 yillarinda ayni Kurt asiretlerinden meydana gelen Gutiler ile Lolular birlesince, butun Mezopotamya’ya hakim olurlar. M.O. 2150 yillarinda Lolular, Sus, Kimas, Urbilum, Erbela Asiretleri Gutiler’in merkezi otoritesi altindan ayrilirlar. Boylece Gutiler Devleti zayif dusurulur. Gutiler’in zayiflamasini firsat bilen Ur devleti, Gutilere savas acar. M.O 2120 yilinda Gutiler’i yonetimine son verilir. Lolu ve Guti asiretlerinin bir kismi, Ermeni Krali Tigran’nin etrafinda toplanirlar. Zagros daglrina ceilerek her asiret kendi agasi tarafinden yonetilir. Doga anlamina gelen”Heni Kuti Amerdin “ Anzan” adinda bir devlet kuruyorlar. Met Imparatorlugu M. O. 612 yillarinda Asurlari ortadan kaldirilnca, bu Kurt asiretleri de Metler’e baglaniyorlar. Iste o zamanlarda Iranlilar ve Kurtler arasinda yapilan geleneksel Nevruz Bayramlari, halkar tarafindan kirlara cikilarak coskulu bir sekilde kutlanirmis. Mezopotamya’da Met Imparatorlugu tarafndan dagitilan bu Kurt asiretleri, asiret duzeyinde yasamlarini surdururler. Baska asiretler de Zagros daglarinda hakimiyetini surduren zalim Dehaglilar’a bagli onlarin hakimiyeti altinda yasiyorlardi. Iste bunlarin icinde yasayan Demirci Kave ismindeki insan, Nevruz bayramlarinda bir araya gelen kalabalik insanlari orgutler ve baskaldirir. Bas kaldiran Demirci Kave M.O. 612 yillarinda, Yezidi, Hiristiyan ve Zerdust Kurtlerini toplar. Milleti zulmu altinda inleten, zalim Degah kralligini yikar, “ Derefse Kave” devletini kurar. Demirci Kave calisirken kullandigi deriden yapilmis is onlugunu de kymetli mucevher taslarlar susleyerek Direfse Kave devletinin bayragi yapar. 78 yil hakimiyet suren Direfse Kave devletini, Pers Krali Sirus M.O. 534 tarihinde isgal eder. Direfse Kave hakimiyetini tarihten siler. Kiymetli taslarla suslenmis, bayrak olarak bilinin demirci onlugunu de, harp ganimeti olarak Iran’a goturur. Cok kiymetli taslar oldugu icin, hazinede kutsal bir emanet gibi mahafaza edilir.
Islam peygamerinden sonra, M.S. 642 tarininde Omer zamaninda Sad Ibni Vakkas kumandasindaki Arap ordulari, Iran’i isgal edip, Islam dinini kabul ettirdikten sonra, o zamana kadar Iranlilar tarafindan muhafaza edilen kiymetli taslarla islenmis Kurt bayragini, harp hanimeti olarak Sad ibni Vakkas tarafinden alinir. Omer’e goturulur. Omer de uzerindeki kiymetli taslari, harp ganimetli olarak alir. Deri onlugun kutsal sayilmasini, Muslumanliga aykiri gorerek yakar. M.O. 2760 yilinda Iran kulturunde varligini gosteren Nevruz bayrami, daha sonralari diger toplumlarin da kulturune girmistir. Kis sikintisinin sonumu, bahrin gelisini mujdeleyen bayram olarak dunyada kutlanirken, yalniz Mezopotamya, Dicle kirmanc Kurtleri “Demirci Kave Ihtilali “olarak etmisler.
M.O. 612 yilinda 21 Mart o gunden bugune kadar, yine ayni Kurtler tarafindan Kurtulus Bayrami anlamiyla kutluyorlar. Nevruz Bayramlarinda yaptiklari birtakim taskinliklar ile cevrelerine verdikleri rahatsizlika kendileri icin bir kurtulus gunu olacaginin imajini veriyorlar. Kafkas ve Aras Kurtleri olan, orta Anadolu’ya yerlesen, Ankara, Cankiri, Eskisehir, Afyon, Konya, Nevsehir, Yozgat, Kirsehir, ve Aksaray’da yasayan Kurtler, Kave ihtilanini tanimazlar. Nevruz bayramini aynen Iranlilar veya Turkler gibi kutlarlar.
Hz. Ali’nin 598’in 21 Mart’ında Nevrûz günü doğmuş olması ya da doğumunun bugüne rastlamış olması, son derece büyük bir anlam taşır. Hz. Ali gibi sayısız üstün meziyetlere sahip olan bir önderin, Nevrûz gibi her bakımdan oldukça anlamlı bir günde doğmuş olması, hem Nevrûz’un değerini yücelterek onun daha geniş bir kesimce benimsenmesini sağlamış, hem onun kişiliğinin anlamını ve gizini daha da derinleştirmiştir.
Nevrûz Edebiyatımızda İmam Ali
Alevi şair ve ozanları, Nevrûz’u konu edinen çokça şiir ve deyiş yazıp söylemişler. Nevrûziyye diye adlandırılan bu şiir türüne, Bâki, Nef’î , Nedîm gibi Divan şairlerinde de rastlıyoruz. Anlaşılma güçlüklerinden ötürü Divan şiirindeki söz konusu örneklere burada yer verme gereğini duymuyoruz. Pir Sultan Abdal gibi Alevi şairleri, Nevrûziyye’lerinde, Nevrûz’un anlam ve önemini, İmam Ali’nin bugünle bütünleşen doğumu olayını, kişiliğini işliyor; bugünün büyük bayram olduğunu vurguluyorlar.
16. yüzyıl Dede ve şairlerimizden olan Pir Sultan Abdal’ın aşağıdaki bu deyişinin, kendi türünün en güzel örneklerinden olduğu kanısındayız:
Sultan Nevrûz günü cemdir erenler,
Gönüller şad oldu ehl-i imanın,
Cemâl yâri görüp doğru bilenler,
Himeti erince Nevrûz Sultan’ın.
Cümle eşya bugün destur aldılar,
Aşk ile didâra karşı yandılar,
Erenler ceminde bâde sundular,
Himmeti erince Nevrûz Sultan’ın.
Erenler dergâhı rûşen bu günde,
Doldurmuş bâdeyi, sunar elinde,
Susuz olan kanar kendi gönlünde,
Himmeti erince Nevrûz Sultan’ın.
Sultan Nevrûz günü canlar uyanır,
Hal ehli olanlar nura boyanır,
Muhib olan bugün ceme dolanır,
Himmeti erince Nevrûz Sultan’ın.
Pîr himmet eyledi bugün kuluna,
Cümle muhib bugün cemde buluna,
Cümle eşya konar kudret balına,
Himmeti erince Nevrûz Sultan’ın.
Aşık olan canlar bugün gelürler,
Sultan Nevrûz günü birlik olurlar
Hallâk-ı cihandan ziya olurlar,
Himmeti erince Nevrûz Sultan’ın.
Pîr Sultan’ın eydür, erenler cemde,
Akar çeşmim yaşı her dem bu demde,
Muhabbet ateşi yanar sinemde,
Himmeti erince Nevrûz Sultan’ın.
Pir Sultan Abdal, "Sultan Nevrûz günü cemdir erenler" deyip herkesi "ceme dolanma"ya çağırıyor. "Aşık olan canlar"ın Sultan Nevrûz günü bir araya geldiklerini, "birlik" olduklarını söyler. "Cümle eşya bugün destur aldılar" dizesi ile de, Nevrûz gecesinde, sabaha doğru "cümle eşya"nın secdeye kapanıp "destur" yani izin alıp, varlıklarını yeni süreçte veya girilen yeni yılda da devam ettirmek istediklerine işaret eder.
Yine Hüsnü Baba, Nevrûziyye’lerinden birinde bu konuyu anımsatır ve Kuran’ın Nevrûz günü vahyedildiği inancını yineler:
Geldi dünyaya bu dem lütf-u adâletle Ali
Nûra gark oldu heman arz-ü semavât-ü celi
Cümlece ins ile cinn yüz sürüp dedi belî
Ehl-i islama bugün vahy ile Kur’an geldi
Bu dörtlükte yeralan Cümlece ins ile cinn yüz sürüp dedi belî dizesi ise Nevrûz’da veya Mart Dokuzu’nda, "ins ile cinn" cümle mahlukatın, bütün varlıkların secdeye gelerek "yüz sürüp" ikrar verdiklerini, yani "beli" dediklerini belirtir. Özellikle Türkiye’de yaşayan Aleviler arasında yaygın olan bir inanca göre, bu gece yarısından sonra, ağaçlar ve diğer varlıklar secdeye gelirken, bir çok değişiklikler olur, hatta derelerde su yerine süt aktığına inanılır. Kim o sırada suya girip yıkanır ve o secde anını gözetlerse, tüm günahlarından arınır, Hak nezdinde makul olup büyük sevap kazanır. Bu yüzdendir ki, ağırlıkla Dersim, Erzincan, Sivas gibi yörelerde, kimi yaşlılar, söz konusu gece, suların soğukluğuna aldırış etmeden derelere koşup yıkanmak için çaba gösterirler.[/B]
Kurtler’de Nevruz
Kurtlerin tarihine baktigimiz zaman, M.O. 2600 yilinda Gutiler ismi altinda, Kral Kamassi yonetiminde bir Kurt devleti kuruyorlar. Gutiler M.O. 2649 yillarinda Sumer ve Akatlari yenerek 225 yil hukumdarligini surduruyorlar. M.O. 2360 yillarinda ayni Kurt asiretlerinden meydana gelen Gutiler ile Lolular birlesince, butun Mezopotamya’ya hakim olurlar. M.O. 2150 yillarinda Lolular, Sus, Kimas, Urbilum, Erbela Asiretleri Gutiler’in merkezi otoritesi altindan ayrilirlar. Boylece Gutiler Devleti zayif dusurulur. Gutiler’in zayiflamasini firsat bilen Ur devleti, Gutilere savas acar. M.O 2120 yilinda Gutiler’i yonetimine son verilir. Lolu ve Guti asiretlerinin bir kismi, Ermeni Krali Tigran’nin etrafinda toplanirlar. Zagros daglrina ceilerek her asiret kendi agasi tarafinden yonetilir. Doga anlamina gelen”Heni Kuti Amerdin “ Anzan” adinda bir devlet kuruyorlar. Met Imparatorlugu M. O. 612 yillarinda Asurlari ortadan kaldirilnca, bu Kurt asiretleri de Metler’e baglaniyorlar. Iste o zamanlarda Iranlilar ve Kurtler arasinda yapilan geleneksel Nevruz Bayramlari, halkar tarafindan kirlara cikilarak coskulu bir sekilde kutlanirmis. Mezopotamya’da Met Imparatorlugu tarafndan dagitilan bu Kurt asiretleri, asiret duzeyinde yasamlarini surdururler. Baska asiretler de Zagros daglarinda hakimiyetini surduren zalim Dehaglilar’a bagli onlarin hakimiyeti altinda yasiyorlardi. Iste bunlarin icinde yasayan Demirci Kave ismindeki insan, Nevruz bayramlarinda bir araya gelen kalabalik insanlari orgutler ve baskaldirir. Bas kaldiran Demirci Kave M.O. 612 yillarinda, Yezidi, Hiristiyan ve Zerdust Kurtlerini toplar. Milleti zulmu altinda inleten, zalim Degah kralligini yikar, “ Derefse Kave” devletini kurar. Demirci Kave calisirken kullandigi deriden yapilmis is onlugunu de kymetli mucevher taslarlar susleyerek Direfse Kave devletinin bayragi yapar. 78 yil hakimiyet suren Direfse Kave devletini, Pers Krali Sirus M.O. 534 tarihinde isgal eder. Direfse Kave hakimiyetini tarihten siler. Kiymetli taslarla suslenmis, bayrak olarak bilinin demirci onlugunu de, harp ganimeti olarak Iran’a goturur. Cok kiymetli taslar oldugu icin, hazinede kutsal bir emanet gibi mahafaza edilir.
Islam peygamerinden sonra, M.S. 642 tarininde Omer zamaninda Sad Ibni Vakkas kumandasindaki Arap ordulari, Iran’i isgal edip, Islam dinini kabul ettirdikten sonra, o zamana kadar Iranlilar tarafindan muhafaza edilen kiymetli taslarla islenmis Kurt bayragini, harp hanimeti olarak Sad ibni Vakkas tarafinden alinir. Omer’e goturulur. Omer de uzerindeki kiymetli taslari, harp ganimetli olarak alir. Deri onlugun kutsal sayilmasini, Muslumanliga aykiri gorerek yakar. M.O. 2760 yilinda Iran kulturunde varligini gosteren Nevruz bayrami, daha sonralari diger toplumlarin da kulturune girmistir. Kis sikintisinin sonumu, bahrin gelisini mujdeleyen bayram olarak dunyada kutlanirken, yalniz Mezopotamya, Dicle kirmanc Kurtleri “Demirci Kave Ihtilali “olarak etmisler.
M.O. 612 yilinda 21 Mart o gunden bugune kadar, yine ayni Kurtler tarafindan Kurtulus Bayrami anlamiyla kutluyorlar. Nevruz Bayramlarinda yaptiklari birtakim taskinliklar ile cevrelerine verdikleri rahatsizlika kendileri icin bir kurtulus gunu olacaginin imajini veriyorlar. Kafkas ve Aras Kurtleri olan, orta Anadolu’ya yerlesen, Ankara, Cankiri, Eskisehir, Afyon, Konya, Nevsehir, Yozgat, Kirsehir, ve Aksaray’da yasayan Kurtler, Kave ihtilanini tanimazlar. Nevruz bayramini aynen Iranlilar veya Turkler gibi kutlarlar.