Orijinalini görmek için tıklayınız : Panteizm
Panteizm yani diğer adıyla tüm tanrıcılık, kamu tanrıcılık bir Alevi sitesinde kesinlikle bulunması gerekiyor çünkü Hallac-ı Mansur gibi insanların düşünceleri, Şeyh Bedrettin gibi önderlerin fikirleri aslında felsefi olarak Panteizme ulaşıyor. Bu konu hakkında agnostic.net sitesinden bir makale açıklama paylaşmak istiyorum.
PANTEİZM
PANTEİZM (Kamutanrıcılık - Tümtanrıcılık)
Tanrı ile evreni bir, aynı ve özdeş kabul eden görüştür. Panteizm, anlam olarak tümtanrıcılık demektir.
Panteizme göre Tanrı'nın evrenden ayrı ve bağımsız bir varlığı yoktur. Tanrı doğada, nesnelerde, insan dünyasında vardır. Her şey Tanrı'dır.
Bu algılamada Tanrı’nın, evrenin kendisi olduğunu savunulur. Panteistler evrende varolan her şeyin (atom, hareket, insan, doğa, fizik kanunları, yıldızlar... ) aslında bir bütün olarak Tanrı’yı oluşturduğunu söylerler. Bu bakımdan evrende vuku bulan her olay, her hareket aslında doğrudan Tanrı’nın hareketidir. Bu görüşün ilginç ve çarpıcı bir sonucu, insanın da Tanrı’nın bir parçası olduğudur.
Panteizme göre; Tanrı her şeydir ve her şey Tanrıdır. Tanrı – Evren - İnsan ayırımı yoktur. Böyle bir ayrım aklın yanılsamasıdır. Aşkın bir Tanrı var olmadığı gibi, her hangi bir yaratmadan da söz edilemez.
Evreni algılayış biçimi olarak Panteizm, Hindu, Buda dinlerinde hayal gücü geleneğine uygun bir anlayıştır. Felsefî bir tasarım olarak Panteizm ise, eski Yunan felsefesinde Plotinos (205-270), Rönesans'tan sonra Giordano Bruno (1548-1600) ve Spinoza (1632-1677) tarafından temsil edilmiştir. Düşünsel kökü Antik Çağ Yunan Stoacılığına dayanan Panteizmin ileri sürdüğü “Evrenin Ruhu Anlayışı”, Hegelciliği ve Spinozacılığı doğurmuştur.
Panteizme göre evrenin toplamı Tanrı’dır ve evrenin dışında gizemcilerin savundukları gibi bir Tanrı yoktur. Açıkçası her zerre onun kendisidir. Gizemciliğe göre de, her zerre İlahi güzelliği yansıtan bir ayna ve araçtır. Evrenin yaratılış nedeni, Tanrı’nın güzelliğini yansıtmak ve göstermek içindir.
Panteizm üç Türdür;
1. Tabiatçı Panteizm: Tek realite tabiattır. Tanrı da tabiatın içinde var olandır. (Dideron, Boron d’Holbach)
2. İdealist Panteizm: Tek realite ruhtur. Tanrı da ruhun özünde var olandır. (Hegel, Fichte, Brunschvicg)
3. Teolojik Panteizm: Felsefî anlamda asıl Panteizm budur. Evrende tek realite Tanrı’dır. Diğer bütün varlıklar, evren, dünya, tabiat, insan, ruhlar vs. her şey Tanrı’nın varlığında oluşmuştur. Hiçbir şey onun dışında değildir, her şey odur.
Bruno, Boehme, Spinoza gibi filozofların ileri sürdüğü Tek-ilkeci (monist) Panteist görüş, giderek Tasavvuf içinde de benimsenmiştir. Tasavvuf düşüncesi de özünde bir panteist anlam taşımaktadır. Anadolu mutasavvıflarından Hallac-ı Mansur ve Mevlâna bu düşüncededir.
Esasında bu modern olarak Panteizm olarak adlandırılan felsefi akımı Alevi düşünürleri çok daha eski zamanlarda çözmüşler. Aleviliğin hümanist yanı burdan geliyor. Gerçekden bu sonuçlara ulaştıkça ve Aleviliğin asimile edilen yanlarını sundukça ve öğrendikçe çok daha mutlu oluyorum Alevi kimliği taşıdığım için. Bize kalan ise bu düşünceleri tekrar hayata geçirebilmek. Aleviliği islam içinde bir mezhep statüsünden gerçek yerine taşıyabilmek, gerçek yeride tabiki İslam üstü ve tüm dinleri kapsayan yanıdır, Şaman, Zerdüşt, Batıni ve Panteist yönüde bunun bir parçası.
Evet haklısın Cenk kardesim ama su var alevilik meshebbini yaymak icin öncelikle birlik olusturmamız lazım yani söyle diyim bir hacı bektas derneğine bak insalara ayrı düsünceler sahip pir sulatan derneklerive cem evinde bilgi alanlar hepisi ayrı düsünceler sahiptir bunun icin biz önce her konuda ortak noktayı bulmalız sonrada birlik beraberlik icinde olup yollumuzu yaymalıyız ama bunu yapmak icin cabalar sarf etmemiz lazım ve ben bu cabayı hic kimsede göremiyorum....
ThassosIsland 15.10.2006, 16:52 mevlana'nin
"kim olursan ne olursan yine gel" sozunde belirttigi gibi bu goruste insan ne yaparsa yapsin nasil olursa olsun oncelikle insan oldugu icin sevgiye layiktir. cunku o insandir, tanrinin yansimasidir ve onu sevmemek tanriyi sevmemektir. panteizm gorusu dinlerden farkli olarak iyi insan olmayi ve insanlara iyi davranmayi cehennemde yanmamak icin degil,tanriya olan (dolayisi ile evrendeki her seye) sevgisinden benimser.
kısaca tanrı doğayla özdeştir düşüncesi..
panteizm son derece epik ve şiirsel bir inanç türüdür, aynı zamanda doğru yorumlanır ve diğer dinlerden de düşünceler katılırsa ideal bir inancı oluşturur.
tasavvuf inancından farkı tanrıya hem iyi hem de kötü özellikleri vermesidir.
panteizm realite anlamında üç kısıma ayrılır:
1. tabiatçı panteizm: dideron tarafından bir yapıya bürünen bu tür panteizme göre, gerçek olan tek şey tabiattir ve tanrı dahil her şey tabiatın içinde bulunur.
2. idealist panteizm:hegel'in üzerinde tartıştığı bu türe göre, tek realite ruhtur ve tanrı dahil her şey bu ruhta kimliğe bürünür; tanri ruhun özünde gizlidir.
3. teolojik panteizm: evrendeki tek realitenin tanrı olduğunu açıklar. tüm varlıklar, kainat, tanrının varlığında oluşur. tanrının dışında olan bir şey yoktur; her şey o'dur.
kendi kendime kendimi, evreni, tanrıyı, dini, yaşamı kısaca herşeyi sorguladığım zaman diliminde, din konusunu o zamana kadar bana öğretilenler ile kendi sağduyumu karşılaştırarak kafamda kurcalarken kendi kendime bulduğum felsefedir. sonrdan lise 3'te felsefe dersinde spinozayı işlerken dumurlardan dumurlara koşmuştum. benim kendi çapımda ürettiğim düşünceleri adam benden 500 yıl önce düşünmüş, adına da panteizm demişti. gurur duymuştum kendimle, bir parça da hayal kırıklığıydı çünkü "ben neye inanıyorum" sorusuna verdiğim yanıt bana özgü değildi, birileri daha akıl etmişti. neyse...
bu öğreti, benim inancımı yansıtıyor. islam inancı olarak sürekli bana öğretilen üstün bir tanrı, onun kulları olan ama doğa üzerinde hakim olup diğer yaratıklardan üstün tutulan insanlar ile diğer yaratıklar şeklinde bir hiyerarşiydi. çeşitli kademelere de melekler, şeytan, cin, hayvanlar, ruhlar, iyiler ve kötüler vs. sıkışmaktaydı. bu tip bir hiyerarşiydi canımı sıkan. hayatının uzunca bir bölümünü doğanın göbeğinde geçirmiş biri olarak, doğanın müthiş uyumunu, dengeyi, herşeyin bir arada olanca zıtlığıyla da olsa birlikte yaşamasını görüp sonra bunları birbirinden anlamsız bir hiyerarşiyle ayırmak çok ters geliyordu. bu tip bir sistem bana çok bencilce, çok insancıl bir üstünlük kurma hevesi gibi göründü. neden hayvanların efendisiyiz ki? bunu da kim çıkardı? neden bu dünya nimetleri biz tüketelim diye var olmuş olsunlar ki? ne kadar emperyalist bir yaklaşım bu. bu tip bir düşüncenin amerika plantasyonlarında tarım yapmak için ormanları yakıp, hayvanları sürüp, zenci köleleri çalıştıran beyaz adamın mantığından ne farkı var?
Thassosisland İnsan bu dünyada eşrefi mahluktur....
öncelikle bilimin şu tespitini kabul ediyorum... İnsan bedeni ve yapısı gelişmiş bir hayvandır ve diğer hayvanlardan da farkı yoktur....
çevresine uyum sağlar ve yaşamak için gerekirse herşeyi silebilir... duyguları vardır hayvanlardaki gibi... içgüdüleri vardır karşı koyamadığı... vs.. vs...
ama bu beden içinde Bir Adem vardır ki dünyada hiçbir mahlukta yoktur... o Adem İradedir İstekdir... bütüm alem Ademin isteğinde dürülüdür...
ayrıca İslamdaki İnsan,melek, şeytan, cin vs... hep Adam suretindedirler hayali yaratıklar değillerdir... aynı elbiseyi giyerler....
ve tüm Alem Adam suretindeki Adem için var olmuştur... Allah Ademi kendisi için diğer mahluklarıda Adem için yaratmıştır..
Kafanız karışmasın Adam demiyorum... İnsan-ı kamil olan Adem diyorum... diğer Adamlar diğer mahlukatdan farkları yoktur Adem olana kadar...
neden?
bu alemlerden ayrı bir yerde Allah olmadığına göre ve bu alemde de İnsandan başka İrade sahibi olmadığına göre İnsan Allahın İradesidir... Allah bu alemdeki herşeyi İnsandan irade etmektedir.... İnsan-ı kamillerden
ThassosIsland 15.10.2006, 23:59 Müttakı sana tek birşey söyleyecem...
ben olması gereken Islam dan değil.
bıze olmadıgı halde buymuş gibi dayatılan, kadın erkek, insan hayvan gibi ayrımları İslamın gereklıgı gibi gösterenlere karsı soyledım..
İslam dınınden olay şudur bi dunya vardır ve dunyadakı hersey Allah ın yansımasıdır. Baktığınız herseyde O'nu göreceksınız.. Herşer Allahtan bir parça ise hersey saygıyı haketmelıdır..
hiçbirşey anlatıldığı gibi değildir... ben şimdi sana bizim köyü anlatsam şurda dağ var aradan nehir geçiyo ama kendi gözlerinle görmek hissetmek farklıdır...
bu yüzdende anlatılanlar İnsanların görme isteklerini uyandırmak içindir... mevlana İnsanın değeri gördüğü kadardır der.. yani ne kadar ilim toplarsan topla görmedikten sonra bi anlamı yok...
bu yüzdende anlatılanların bir önemi yok önemli olan kendimiz görmemiz...
herşey Allahın yansıması mesela hırsızlıklar yalanlar gibi mi? evet Allahın ülkesinde herşey var ama Muhammed ülkesinde O'nun bayrağının altında toplalanlar Filtreli sadece Cemali var orada....
Allahın ülkesinde ki herşey saygıyı Hak eder... şeytanda :)
ThassosIsland 16.10.2006, 15:26 Müttaki:"herşey Allahın yansıması mesela hırsızlıklar yalanlar gibi mi? evet Allahın ülkesinde herşey var ama Muhammed ülkesinde O'nun bayrağının altında toplalanlar Filtreli sadece Cemali var orada...."
Ne kadar konusursan konus anlattıkların karsındakının anlayabıldıgı kadardır. o kadar garip bir örnek vermışşınkı. olayı çekriğin yönlerın hosuma gitmedi.. İnsan insan oldugu ıçın allah ın yansımasıdır, hırsız,doktor,avukat oldugu ıcın degıl. neyse sohbetın yönunu baska taraflara cekmeye, anlamasız örnekler vermeye başladın.. panteizmle bağını kuramıyorum söyledıklerının...
tartısma stılının bana göre değil..
evet herşey Allahın yansıması ve herşey saygıyı Hak ediyor demek ile bunu yaşayabilmek farklı..... ve zor.... evet Allah tabiatın kendisi ama nedense panteizmi savunanlar bile İnsanı tabiattan ayrı düşünüyorlar..... birşeyi savunmak o şeyi yaşamak değildir....
neyse... Thassosisland başka bir konuda görüşmek dileğiyle.... sevgiler
Rüzgarınoğlu 17.10.2006, 12:43 bu güzel yorumlar için sağolun arkadaşlar....
felsefeci 12.03.2007, 16:55 Panteizm Nedir?
Bir bütün olarak kavranan evrenin Tanrı ile özdeş olduğu ve evrende açığa çıkan bileşik töz, güçler ve yasalar dışında Tanrı olmadığı öğretidir.
Panteizmin çok çeşitli biçimleri vardır. Bunlar biri bütün olarak doğaya bilinç atfeden pansişizmden dünyanın yalnızca bir görüş ve temelde gerçek dışı olduğunu ileri süren akozmik panteizmine ussal Yeni Platoncu ya da türümcü görüşlerden sezgici ve gizemci görüşlere kadar değişir.
Batı felsefesinin yakın dönemlerinde panteizm düşüncesini en yetkin biçimde dile getiren Spinoza’dır. Sonsuz niteliklere sahip bir tek sınırsız varlığın olabileceğini öne süren Spinoza’ya göre Tanrı ve doğa aynı gerçekliğe verilen iki ayrı addan başka şeyler değişti. Tersi durumunda Tanrı ve dünya birliğinin Tanrıdan daha büyük bir bütünlüğü olurdu. Spinoza Tanrının gerekliliğinden dünyanın gerekliliğini içerdiğini özgürlük olanağının bulunmadığını belirtti.
Panteizm dogmalara bağlı Hıristiyan ilahiyatçılar tarafından yaratıcı ile yaratılan arasındaki ayrımı yok ettiği, Tanrıyı belirsizleştirdiği, aşkın yerine bütünüyle içkin bir tanrı kavaramı öne sürdüğü, insanın ve tanrının özgürlüğü düşüncesini dışladığı gerekçeleriyle reddedildi.
NiSAN_Rojda 12.03.2007, 21:28 herşey Allah'ı ifade eder, herşey Allah'ın birliğidir.
peki felseci arkadaşım pantizim için Teizm de diyebilir miyiz ?? ikiside evrenin ve Allah ın bütünlüğnü yoğun şekilde savunuyor
.....
felsefeci 13.03.2007, 18:40 Teizm Nedir
Evreni yaratan ve yöneten, vahiy yoluyla insanlara buyruklar veren bir tanrının varlığına inanır. Teizm deyimi usu ve iradesi olan kişisel bir tanrının varlığını ileri sürmekle vahyi inkar ederek herkesin kendi aklına tabi olmasını ileri süren teizmin Allah ile alemi bir sayan panteizmin, Allah’ı ve dini inkar eden ateizmin, çoktanrıcılığı kabul eden politeizmin karşısındadır. Bağnaz dinsel bir felsefe öğretisidir, bilimi yadsır. Tanrıya insansal duygular yükleyen biçimine kişisel teizmin , tanrıyı tüm nesneleri nedeni sayan biçimine ussal teizm denir.
Tüm bilimsel kuramları alt üst eden düşünce sistemidir. Bilimle örtüştüğüne inandıkları değerler varsa sahip çıkarlar. Neden-nasıl gibi soruları sormaz, bilimi kabul edeceklerse düşünceleriyle çelişmemesi şartını koşarlar...
Siyasallaşan teistler ise bilimi siyasal bir araç olarak görüp bilimle bilimin yöntem ve bulgularını kullanarak savaşmayı tercih etmektedirler. Bilimi yadsımakla kalmazlar bilimi dinsel kitaplardan örnekler vererek çürüttüklerini iddia ederler; bilimi dinle çürüttüklerini iddia ederler.
Toplumun çoğunluğunu etkisi altına alan bilimi kabul ederken, bilimdeki yeni gelişmeleri dine ve Allah'a bilinçli darbe vurmaya çalışanların ürünü olarak görme eğilimindedirler...
Ateizm, Teist düşünceyi, düşünce sistemini temellendirirken baz almazken, teist düşünce ateizm'i siyasi bir olgu olarak değerlendirir ve dünyanın başına gelmiş en büyük felaket olarak görür. Ateizm ile savaşmayı temel prensibi haline getirir.
Bu günün teistleri, teizm ile taban tabana zıt olan, panteizm, politerizm, deizm gibi düşünce akımlarını görmezden gelirken, ateizm'i kendisine yegane düşman olarak görme eğiliminde olmakla beraber, ateizminde teizme düşman olduğu sanrısına kapılarak, hezeyanlar yaşamaktadır.
Tüm tarih boyunca birbirleriyle mücadele eden savaş veren teist akımlar, günümüze gelindiğinde şaşırtıcı bir şekilde ortak çalışma yürütmekte ve ateizmin lanetlenmesi için hertürlü çalışmaya girmektedirler.
Batı teist düşüncenin ateizmle mücadele yöntemini doğu teizm i başarılı bulmakta ve batı teist kaynaklarını kendi dillerine çevirerek uyarlamalar yapmakta ve bu yayınları ücretsiz dağıtmaktadırlar.
Sayın felsefeci
Topiklerinizde Kopyala Yapıştır Yaparken Kendi Yorumunuzuda Yazınız..
rüzgar gülü can Bu Yazdıklarınızı Googledede Bulabilir.. Amaç Paylaşım ise Kendinize Ait Bir şeylerde Gerektirir.. Yoksa Konunun Yeri Kazan.
İyi Forumlar
Panteizm'in tanrı anlayışı ile kendini müslüman olarak ifade etmeyen canlarımızın büyük bir kısmının tanrı anlayışı örtüşmektedir. Daha doğrusu İslam'ın Tanrı modelinin (Allah'ın) monoteist olmasından ve monoteist Tanrının işlevsel bakımdan korkulan, kudretli, cezalandıran ve ödüllendiren üstün anlamındaki yapısı Alevilik felsefesine ters gelmektedir. Sevilen ruhların ve canlı cansız evrenin bütünü olan Tanrı dan korkulmaz, hatta amaç aşk ile ona ulaşmaya çalışmaktır. Ona ulaşıldığı zamanda ise ondan kopmuş ruh yine onunla bir olacaktır. Bu olaya ise fenafillah(nirvana) denilmektedir. Panteist tanrı modelini kullanan inanışlardan bir diğeride Budizmdir.
Panteizm konusu forumda var konuları birleştiriyorum
KızılBant 09.04.2007, 14:04 Panteizm Aleviliği etkilemiş bir görüştür. Belkide Panteizmin oluşmasına Alevi geleneği yani Batınilik katkı sağladı. Bunlar hepsi iç içedir. Tarihsel olarak birbiri ardına gelişirler ve basamak basamak bilgiyi geleceğe aktarırlar.
İlk insan sıfır bilgiden günümüz insanı atom bilgisine ulaştıysa bu gelişme bir anda olmadı kültürler gelenekler teknoloji bunları gelecek nesillere aktardı.
Bu konu için teşekürler :)
|
|