Hikayeci_M
16.12.2005, 23:42
ŞAH İSMAİL ( ŞAH HATAYİ )
Alevi inancı tarihi boyunca sayısız önderler, kamil insanlar, çağının ve toplumun bir değil onlarca adım önünde olan insanlar yetiştirdi. Bu insanlar sadece Aleviler için değil, bütün insanlık için çok büyük kazanımladır.
İşte bu insanlardan biri de (Yedi Ulu'lardan biri olan Şah Hatayi (D.17.07.1487) (Ö. 23.05.1524). ) ŞAH İsmail’dir. Şah İsmail çağının en önemli siyasetçisi, savaşçısı, din önderi, sairdir. Aradan 500 yıl geçmesine karşın Şah İsmail’in deyişleri daha bir güzelleşerek insanların beyninde ve yüreğindeki yerlerini korumaktadır. Şah İsmail 37 yıllık ömründe sayısız savaşlar kazanmış, ülkeler fethetmiş, sayısız insanı örgütlemiş ve sayısız sanat eseri üretmiştir. Yaşadığı dönemde değil, onu takip eden dönemlerde de Şah İsmail mazlumun dostu, zalimin korkusu olmuştur.
Babası Şeyh Haydar, anası Ak koyunlu hükümdarı Uzun Hasan'ın kızı Alem şah Halime Begüm Sultanadır. Şah İsmail doğumundan kısa bir süre sonra yetim kalmıştır. Babası Şeyh Haydar şehit edilmiş kendisi ile ağabeyi Ali ise esir düşmüşlerdir. Şah İsmail, Ak koyunlu devletinde çıkan taht kavgalarının sonucu ve annesinin büyük çabası sonucu zindandan kurtulurlar. Kurtulur kurtulmaz annesi ve ağabeyi ile dedelerinin mirası olan ve kapalı Edebil Tekkesine gelerek faaliyete başlarlar. Ali babasının tahtına oturur. Kısa bir zaman sonra Rüstem Bey’in ordusu Erdebil’e saldırır. Ali ve arkadaşları şehit düşerken annesi İsmail’i alıp kaçar. Bundan sonrası büyük bir örgütlenme gizlilikle devam eder. Şah İsmail artık Erdebil’in tek kurtarıcısıdır. Edebil Tekkesinin taraftarları onu bu bilinçle eğitirler. Şah İsmail 15 yaşına geldiği zaman artık halk arasında bir efsane haline gelmiştir.
Şah İsmail kendisini önder olarak kabul eden ve dedelerinin ve babasının yolunu sürdürmesini isteyenlerle bir ordu kurar. İlk iş olarak dedesinin ve babasının katili olan Şirvan hükümdarının üzerine yürür ve ilk zaferini kazanır. Bu zafer sayısız zaferlerin ilkidir. Hemen ardından Ak koyunluları yenerek Azerbaycan ve İran topraklarına sahip olur. 1502 yılında da şanlı bir devrin başlangıcı olacak Safevi Devleti’ni kurar.
Şah İsmail’in etkisi ve gücü salt Safevi sınırlarıyla kalmadı, Alevilerin olduğu bütün bölgelerde bir güç kaynağı oldu. Şah İsmail boş durmuyor çeşitli dillerde eserler yazıyor, tasavvufla yakından ilgileniyor, bilimi o zaman imkanları çerçevesinde inceliyordu. Bütün kültürel-sanatsal ve diğer ilgi alanları dışında Şah İsmail Aleviliği sistemleştiriyor, kurumlar yaratıyordu. Alevi inanç sistemini anlatan eserler yazıyor, yazdırıyordu. Şah İsmail ve Edebil adeta bir Alevi merkezi olmuştu.
Eğer Şah İsmail’i tek kelime ile anlatmak gerekirse ona Aleviliği kurumlaştıran önder diyebiliriz.
Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim'le 19 Mart 1514'de yaptığı Çaldıran'daki savası kaybetti. 1524'de 37 yaşında iken Azerbaycan'da Hakka yürüdü. Cenazesi Erdebil'e götürülerek, dedesi Şeyh Safiyüddi'nin türbesi yanında toprağa verildi. Şah Hatayı çok iyi bir eğitim almıştır. Hz. Ali ve Hacı Bektaş'ı Veli üstüne pek çok içtenlikli nefesler yazmistir.
Alevi inancı tarihi boyunca sayısız önderler, kamil insanlar, çağının ve toplumun bir değil onlarca adım önünde olan insanlar yetiştirdi. Bu insanlar sadece Aleviler için değil, bütün insanlık için çok büyük kazanımladır.
İşte bu insanlardan biri de (Yedi Ulu'lardan biri olan Şah Hatayi (D.17.07.1487) (Ö. 23.05.1524). ) ŞAH İsmail’dir. Şah İsmail çağının en önemli siyasetçisi, savaşçısı, din önderi, sairdir. Aradan 500 yıl geçmesine karşın Şah İsmail’in deyişleri daha bir güzelleşerek insanların beyninde ve yüreğindeki yerlerini korumaktadır. Şah İsmail 37 yıllık ömründe sayısız savaşlar kazanmış, ülkeler fethetmiş, sayısız insanı örgütlemiş ve sayısız sanat eseri üretmiştir. Yaşadığı dönemde değil, onu takip eden dönemlerde de Şah İsmail mazlumun dostu, zalimin korkusu olmuştur.
Babası Şeyh Haydar, anası Ak koyunlu hükümdarı Uzun Hasan'ın kızı Alem şah Halime Begüm Sultanadır. Şah İsmail doğumundan kısa bir süre sonra yetim kalmıştır. Babası Şeyh Haydar şehit edilmiş kendisi ile ağabeyi Ali ise esir düşmüşlerdir. Şah İsmail, Ak koyunlu devletinde çıkan taht kavgalarının sonucu ve annesinin büyük çabası sonucu zindandan kurtulurlar. Kurtulur kurtulmaz annesi ve ağabeyi ile dedelerinin mirası olan ve kapalı Edebil Tekkesine gelerek faaliyete başlarlar. Ali babasının tahtına oturur. Kısa bir zaman sonra Rüstem Bey’in ordusu Erdebil’e saldırır. Ali ve arkadaşları şehit düşerken annesi İsmail’i alıp kaçar. Bundan sonrası büyük bir örgütlenme gizlilikle devam eder. Şah İsmail artık Erdebil’in tek kurtarıcısıdır. Edebil Tekkesinin taraftarları onu bu bilinçle eğitirler. Şah İsmail 15 yaşına geldiği zaman artık halk arasında bir efsane haline gelmiştir.
Şah İsmail kendisini önder olarak kabul eden ve dedelerinin ve babasının yolunu sürdürmesini isteyenlerle bir ordu kurar. İlk iş olarak dedesinin ve babasının katili olan Şirvan hükümdarının üzerine yürür ve ilk zaferini kazanır. Bu zafer sayısız zaferlerin ilkidir. Hemen ardından Ak koyunluları yenerek Azerbaycan ve İran topraklarına sahip olur. 1502 yılında da şanlı bir devrin başlangıcı olacak Safevi Devleti’ni kurar.
Şah İsmail’in etkisi ve gücü salt Safevi sınırlarıyla kalmadı, Alevilerin olduğu bütün bölgelerde bir güç kaynağı oldu. Şah İsmail boş durmuyor çeşitli dillerde eserler yazıyor, tasavvufla yakından ilgileniyor, bilimi o zaman imkanları çerçevesinde inceliyordu. Bütün kültürel-sanatsal ve diğer ilgi alanları dışında Şah İsmail Aleviliği sistemleştiriyor, kurumlar yaratıyordu. Alevi inanç sistemini anlatan eserler yazıyor, yazdırıyordu. Şah İsmail ve Edebil adeta bir Alevi merkezi olmuştu.
Eğer Şah İsmail’i tek kelime ile anlatmak gerekirse ona Aleviliği kurumlaştıran önder diyebiliriz.
Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim'le 19 Mart 1514'de yaptığı Çaldıran'daki savası kaybetti. 1524'de 37 yaşında iken Azerbaycan'da Hakka yürüdü. Cenazesi Erdebil'e götürülerek, dedesi Şeyh Safiyüddi'nin türbesi yanında toprağa verildi. Şah Hatayı çok iyi bir eğitim almıştır. Hz. Ali ve Hacı Bektaş'ı Veli üstüne pek çok içtenlikli nefesler yazmistir.