Orijinalini görmek için tıklayınız : Antalya Akçaeniş Köyü


duyguşimşek
17.12.2005, 13:05
merhaba arkadaşlar antalyanın akçaeniş köyündenim abdal musa türbesini bilir misiniz. oraya çok yakın herkese selam .akçaenişli var mı acaba aramızda

atayselvi
23.12.2005, 17:30
merhaba arkadaşlar antalyanın akçaeniş köyündenim abdal musa türbesini bilir misiniz. oraya çok yakın herkese selam .akçaenişli var mı acaba aramızda:36_3_16: :36_3_16: :36_3_16:

Akçaeniş şimdi soğuk sana GÜNLÜKBAŞIN dan selamlar.www.gunlukbasi.org sitemize girip mesaj gönderebilirsin.

duyguşimşek
25.12.2005, 19:37
sizede çok selamlar

antalya bu kadar soğuksa orayı düşünemiyorum bizim köye gittiniz mi hiç

dedebey
25.12.2005, 19:50
antalyalı arkadaşlara bir sorum olacak. Osmanlı tarihinde en büyük Alevi kalkışmalarından Şahkulu isyanı bugünkü antalya'ya bağlı Teke'de olmuş. Yani Alevilerin en yoğun olduğu yerlerden biriymiş. Aleviler halen Antalya'da kalabalık mı?

duyguşimşek
25.12.2005, 20:49
bir antalyalı olarak gerçekten burada aleviler çoğunlukta gibi.alevi kardeşlerimiz alevi olduklarını saklamasa daha iyi olacak bu ayrı konu herkese selam:106: :106: :106:
[INDENT]

atayselvi
26.12.2005, 12:10
sizede çok selamlar


antalya bu kadar soğuksa orayı düşünemiyorum bizim köye gittiniz mi hiç



tabiki gittim senede 3-4 defa belkide senden fazladır.

atayselvi
26.12.2005, 12:12
bir antalyalı olarak gerçekten burada aleviler çoğunlukta gibi.alevi kardeşlerimiz alevi olduklarını saklamasa daha iyi olacak bu ayrı konu herkese selam:106: :106: :106: [indent]

Antalyanın büyük bir mahallesi var kızılarık , ayrıca çevre yolunun üstünde benim tanıdığım en az 150 hane var. diğer mahalleleride normal 100 er hane saysak tutun siz kaç kişi olduklarını sayın.

duyguşimşek
26.12.2005, 21:39
ya insanın köyünden olmasa bile memleketini bilen biriyle karşılaşması ne güzel birşey atayselvi akçaenişten kimleri tanıyorsunuz acaba çok çok selamlar :36_1_39: :36_1_39: :36_3_16: :36_3_16: :36_1_39:

atayselvi
28.12.2005, 21:49
İbrahim Özcan Amcam var mesela,baylanları ,namı diğer Oski, Ayarlar.karataşlar.Benim akçaenişin girişinde kız kardeşim var. Turanlar da NAdir, Arif.Ayhan Abi vardı rahmetli oldu.Üniversite yıllarımda baharları gelirdim Şimdi senede 3-4 kez gidiyoruz.Namı şumail tanırdım.Derviş,berduş bayağı tanıyormuşum yahu. Yukarı mahalleden tanıdıklarım var ama isimlerini hatırlıyamıyorum.

ni_u
29.12.2005, 00:23
arkadaşlar antalyanın her yeine dağılmış bir şekilde aleviler....

mazıdağında..
yenidoğanda ..
kızılarıkta..
teomanpaşada...
demirgül tarafında..

baya alevi arkadaşlar var yani...

atayselvi
31.12.2005, 13:45
[quote=ni_u]arkadaşlar antalyanın her yeine dağılmış bir şekilde aleviler....

mazıdağında..
yenidoğanda ..
kızılarıkta..
teomanpaşada...
demirgül tarafında..

baya alevi arkadaşlar var yani...


olamazmı? birde alevi arkadaşlar değil,alevi soydaşlarımız diyelim herkes sizin yaşınızda olmayabilr. benim gibi mesela

S.Günday
25.01.2006, 18:31
Selamlar.. Sayın Muhatarım (atayselvi), bizde akçaenişten gelmedikmi? Yani Benim yarı sülalem Antalya Kızılarıkta halen.. Civcili Ahmet Ağa zamanında tahtacılarla oralardan gelmiş biliyorum Fethiye'ye. Yanlışmıyım?

tahtaci
25.01.2006, 20:12
merhaba arkadaslar duygu ben akcenış li degilim ama orayı bilirum bende antaladanım tahtacılardan.. karatepe akçeniş gögbük..:):):)huehueh

Ali GÜZEL
06.02.2006, 01:45
merhaba...
arkadaşlar ben akçaenişten ali . akçaeniş ve akdeniz yöresi tahtacıları hakkında arştırma yapıyorum bu konuda kaynağa dayalı bilgisi olan varsa paylaşırsa sevinirim

thosun
16.02.2006, 10:24
selamlar .... aşiretimin insanları gerçeğin demine hü diyerekten sanal ortamdaki buluşmamızın gerçekte de olmasını diliyorum ...

atayselvi
19.02.2006, 20:11
Selamlar.. Sayın Muhatarım (atayselvi), bizde akçaenişten gelmedikmi? Yani Benim yarı sülalem Antalya Kızılarıkta halen.. Civcili Ahmet Ağa zamanında tahtacılarla oralardan gelmiş biliyorum Fethiye'ye. Yanlışmıyım?

canım selim doğrusun tabiki. Yalnız Akçaeniş de değil de oraya 5 km uzaklıkta olacak galiba Değirmenköy diye bir yerden olacak sanırım. Çünkü Antalya da yaşıyan teyzengilin oralarda hala toprakları var sanıyorum.daha sonraları Değirmenköy tahtacılarıda Akçaeniş e gitmişler ve oraya yerleşmişler .Sanırım şimdi Değirmenköy de alevi yok. Biliyorsun ki Bizim günlükbaşını da alevilere kazandıran Civcili Ahmet Ağa nın Mezarı da uzun yıllar Abdal Musa Türbesinin yanındaydı.Tür benin etrafı duvarla çevrilince mezarı duvarın dışında kaldığından daha sonra rahmetli Handan yenge mezarını günlükbaşına taşıdı .Bundan sonra tanıtım için bütün yazılarınızın altına www.gunlukbasi.org adresini yazın.

aydınlı_kasalak
23.02.2006, 10:29
Merhabalar

Mersin'den İzmir'e kadar Akdeniz sahil şeridi boyunca uzanan Toros dağlarında yaşayan, tüm Tahtacı'lara selam olsun.

Akçaeniş köyü ve diğer tahtacı köylerinde yaşayan insanlarla mutlaka bi yerden bi tanışıklığımız çıkar. Akçaeniş'e her Abdal Musa şenliklerinde uğrar yemek yeriz. Beraber gittiğimiz arkadaşların mutlaka bir yakını veya tanıdığı vardır orada.

ismet akça
24.02.2006, 01:30
merhabalar ben akçaenis'ten ismet buseneki geclik solenini biz yaptik bu senede sölen yapacaz insallah sizleride aramizda görürüz:3: :2: :3: :3:

ismet akça
24.02.2006, 21:13
www.akcaenis.tr.cx akçaenis köyu taninitim sitesi
bu site basit yapilmis bir sitedir 1 ay içerisinde köyümüze giderek fotograf çekip yenibir site yapacag1m www.akcaenis.com olacak bu site yeni sitemizde gençlik sölenlerimiz olacak tahtaci fatma olacak yani download yapabileceksiniz

duyguşimşek
25.02.2006, 13:14
Akçaeniş Köyü ve Kızılarık Mahallesi/Antalya Tahtacılarında Halk Ağzından Derlemeler

abarık: şaşma ünlemi

acıktan: az sonra

aka: ağabey

avırt: ağız içi

aydaş: çok bakımsız kalma

ayın oyun: şu bu

babıç: Ayakkabı

balart: abartma

bayaktan: az önce

bazlama: Kaba yufka ekmeği

beslenki: büyütülmek üzere başkasından alınan, evlatlık

bılkıtma: çok mutlu etme, feraha ulaştırma

bibi: hala

Boy: karanfilden yapılan hoş koku yayan takı

böğsümek: ağlama öncesi durum

böğürmek: acı çığlık

börtmek: kırışma

canavar: kurt

carız: rezil olma

culluk: hindi

çandır: küçük

çencere: tencere

çepel: bulaşık

çıntar: mantar

çıvlımak: sıçramak

çimmek: yıkanmak

çintmek: parçalamak

çipil: küçük su birikintisi

çirterme: germe

çomça: kepçe

çomruk: kütük

çotmak: birbirine bağlama

davın: dermansız dert

daylı: çıban

dıkmavık: baykuş

dılmışık: ılık

dırtlı: çok zayıf düşmüş

duluk: yanak

düremeç: ekmek arası, dürüm

ecereli: cadı

ede: baba

ellik: başkaları

ende: işaret zamiri

esereli: hastalıklı

eyer: öfke ünlemi

eynan: görgüsüz

fısık: sönük, havası sönük

fışşıklama: yerinde duramama, aranma

fıydırmak: atmak

fişfiklemek: kışkırtmak

fosurama: fısıldama

gada: bela

galesiz: vurdum duymaz

galli: sincap

garaz: iftira

gastancıktan: yalancıktan

gayıl: kabul

genez: galiba

gırık: sevgili

gısmır: Cimri

gıytarma: aralama

gilik: çekirdek

gocaoğlan: ayı

gopil: yeterince gelişememiş küçük kalmış

göbelek: zehirli mantar

gulin: tay

gurg: kuluçka

gürdüşme: şakalaşma, oynaşma

hapaz: avuç

hatıl: çatı direği

haykınsınma: Bir şeyden umudu geçme

helke: kova

heye: evet

hısta: inançla ilgili dağıtılan yiyecekler

hıyanat: kurnaz

hindi: şimdi

ıhıcık: işte

ırafan: hareketli uslu

ilenç: beddua

kakınç: karşıdakini küçümseme anlamında kullanılır

keskenmek: el kaldırmak

keşir: Havuç

kimiye: çok kıymetli olan

kişkirme: ayartma

kitir etme: kızartma

könçek: don

kuru yangın: platonik aşk

malamat: rezil

mantız: mangal

matıflamak: bunamak, saçmalamak

meymanatsız: bereketsiz

meytambal: zarar getiren

mıymıntı: herşeyi sorun eden

murayıl: ukala

murt: mersin

müzmahal: çok üzmek

nahalet: lanet

noh: saf

oku: davetiye

olçum: halk hekimi

onmak: murada ermek

öteğen: geçen gün

ötürük: ishal

övelemeç: un çorbası

palanga: baraka

patan: bacak arası

patırama: hızlı konuşma konuştuğu anlaşılmama

pırtı: elbise

pırtma: elden kaçma,düşme

pokis: yumruk

pörsüme: çürüme

punta: kalp krizi

pünsürme: ağızdaki birşeyi fışkırtma

püsü: kedi

sedeyağı: tereyağı

sellik: tükrük bezi

senit: üzerinde yufka açılan tahta

sınarım: salak

sifir: et kokusu

sinme: saklanma

sokum: lokma

somya: divan

şaplak: alkış

şörbüt: çapak

takdelen: ağaç kakan

tepimek: aşırı susamak

tepit: yağsız yapılan ekmek

tıllanma: bir yerde asılı kalma

tilli: en yüksek yer

tiydirme: işeme

tiyneti bozuk: kötülük düşünen

tosartma: yüzünü asma

tuytur: tırtıl

urasa: büyü

üfrük: ıslık

ülüş: pay, hisse

vıykırmak: bağırmak

yağlıgara: iftira

yağlık: yazma

yakım: ağıt, türkü

yalım: herhalde, ateş

yanıç: yengeç

yantır: ters davranan

yarıttın: güya başarılı oldun

yavsı: at sineği

yerselleme: dışlama

yılık: doğru olmayan

zaar: herhalde

zibil küreği: faraj

zibil: pislik

zur: uğur

duyguşimşek
26.02.2006, 12:04
ASIK MEHMET CIVAROGLU
Bir Tahtacı Ozanı: Âşık Mehmet Civaroğlu

1935 yılında Antalya ilinin Finike ilçesine bağlı Gökbük köyünde doğan âşık daha sonra Elmalı ilçesinin Akçaeniş köyüne yerleşmiştir. İlkokul mezunu olan Civaroğlu toplam altı evlilik yapmıştır. Dördü kısa süreli (Kaş'tan 20 gün, Yeniköy’den 15 gün, Gökbük’ten 20 gün, Kaş’tan 30 gün) olduğu için kendini iki evlilik yapmış olarak sayar. Beşinci eşi Elif 1950’de üzerine tomruk göçmesi sonucu vefat etmiş ve 1967 yılına kadar üç kız çocuğuyla (Eşe, Bilan, Güllü) yaşamış 1967’de Burdur’dan Eşe (Ayşe) ile evlenmiş ve bu evlilikten Kader ve Yaman isimli iki çocuğu olmuştur. İlk yakımlarını 15 yaşlarındayken aynı obada âşık olduğu bir kıza yazmıştır. Kızın bu obadan başka obaya göçmesi onun âşıklığını pekiştiren olay olmuştur. Âşığın elinde çok az şiiri kalmıştır. Bunun nedeni ise kitabını bastıracağını söyleyen bir kişi tarafından alınan şiirlerin bir daha geri getirilmemesidir. Âşık halen yaşamını Akçaeniş köyünde sürdürmektedir. İlham kaynağını sorduğumuzda aşk, açlık ve acı olduğunu söylemiştir.

Başlıca şiirleri

Beşinci karısı Güssü hamiledir ve tahtacılığın büyük oranda insan emeğine dayanmasından dolayı çalışmaya devam etmektedir. Âşık ağacı kestiğinde yıkılmak üzere olan ağacın dalı hamile kadına çarpar. Hastaneye acilen yetiştirilmek için orman dairesinden araç istenir. Olumlu cevap alınamayınca tomruk yüklü bir kamyonla Elmalı’ya indirilir. Kadın ölür ve çocuk ta ölü doğar bunun üzerine âşık şu yakımı yakar:

Balıklarım su içinde boğuldu

Yurdum göçtü birer birer dağıldı

Harmanlarım kış gününde savruldu

Yaba kürek kırık diyemedim ben

Arkadaşlar iyi tutun yabanı

Kuzulara tutamadık çobanı

Çocuklarım dedi nettin anamı

Onlara da yalan deyemedim ben

Gettimidi gelemedim ker ile

Gözlerimde doldu kanlı ter ile

Muayeneye girdim Necdet Kür ile

Emaneti senin deyemedim ben

Söyler Âşık Mehmet dağlar bayırlı

Su altları olur ince çayırlı

Fakir isen ölmek herdem hayırlı

Allaha zengin et deyemedim ben

Aynı karısına ikinci bir ağıt:

Kalk der deli gönül sürdü yörüdü

Seherde esişen yellere döndüm

Felek sevdiğimi elden alalı

Kervanı kesilmiş yollara döndüm

Feleğin elinde ben dolanırım

Ayrılık elinden sevdalanırım

Çalkanı çalkanı dalgalanırım

Ördeği gelmedik göllere döndüm

Yarimin başında gördüm bir tarak

Yanına gitsem de yollarım ırak

İçimi sardı günlerdir marak

Ayrıldım eşimden dullara döndüm

Ne acılar gördüm çeşit kullardan

Dolaşırım her an acı dillerden

Boynu bükük yavru gezer yollardan

Yerinde açmamış güllere döndüm

Dostları acıdı Mehmet Civar’a

Ellerimde gezer üçbeş cigara

Ciğerimde bitti iyiolmaz yara

Birden gelmiş geçmiş sellere döndüm

akcaenisli
26.02.2006, 18:11
slm duygu kardes msn adresin varsa verirmisin valla ayni köydeniz ama kesin birbirimizi tanimiyoruz

Ali GÜZEL
27.02.2006, 02:05
merhaba
akçaenişli kardeşim aramıza hoş geldin
bende akçaenişliyim msn adresim aliguzel07@hotmail.com
umarım seninle ve buraya kaydolacak yeni akçaenişlilerle görüşürüz

duyguşimşek
27.02.2006, 13:30
merhaba akçenişli nasılsın msn görüşürüz.

Haydar Güzel
27.02.2006, 14:35
BEN ANTALYA ELMALI AKÇAENİŞ KÖYÜNDEN HAYDAR GÜZEL ,
Balıklarım su içinde boğuldu

Yurdum göçtü birer birer dağıldı

Harmanlarım kış gününde savruldu

Yaba kürek kırık diyemedim ben

Arkadaşlar iyi tutun yabanı

Kuzulara tutamadık çobanı

Çocuklarım dedi nettin anamı

Onlara da yalan deyemedim ben

Gettimidi gelemedim ker ile

Gözlerimde doldu kanlı ter ile

Muayeneye girdim Necdet Kür ile

Emaneti senin deyemedim ben

Söyler Âşık Mehmet dağlar bayırlı

Su altları olur ince çayırlı

Fakir isen ölmek herdem hayırlı

Allaha zengin et deyemedim ben

Aynı karısına ikinci bir ağıt:

Kalk der deli gönül sürdü yörüdü

Seherde esişen yellere döndüm

Felek sevdiğimi elden alalı

Kervanı kesilmiş yollara döndüm

Feleğin elinde ben dolanırım

Ayrılık elinden sevdalanırım

Çalkanı çalkanı dalgalanırım

Ördeği gelmedik göllere döndüm

Yarimin başında gördüm bir tarak

Yanına gitsem de yollarım ırak

İçimi sardı günlerdir marak

Ayrıldım eşimden dullara döndüm

Ne acılar gördüm çeşit kullardan

Dolaşırım her an acı dillerden

Boynu bükük yavru gezer yollardan

Yerinde açmamış güllere döndüm

Dostları acıdı Mehmet Civaroğlu

Ellerimde gezer üçbeş cigara

Ciğerimde bitti iyiolmaz yara

Birden gelmiş geçmiş sellere döndüm


rahmetli açık mehmet civaroğlu anısına

Ali GÜZEL
28.02.2006, 02:34
MERHABA....
haydar(BOMBACI) aramıza hoş geldin.Biliyorsun ben sizlerden uzağım antalyadaki arkdaşlarınıza bu adresi verin. hep birlik olalım.herkez birbiri ile sürekli irtibat halinde olur.köy hakkındaki geniş çaplı araştırmam bitmek üzere .bittiği zman bunu bütün gençlerle paylaşacağım.bu konuda bana yardımcı olabilecek çalışmalarınız varsa paylaşırsanız sevinirim.


A Benim tenim Memleketim (AKÇAENİŞ)
Dünyayı verseler
değişmem çayırındaki bir çiğ tanesine...

Haydar Güzel
28.02.2006, 12:58
Slm Abİİİİ,
Bİz ArkadaŞla Bİr Sİte OluŞturmak İstİyoruz , Bİzde Burda Bİlgİ Toplamaya BaŞladik , Senİn Bİlgİlerİnİ De Bu Sİteye Katabİlİrİz.

Sponsor Bulmaya BaŞladik BÜyÜk Bİr İhtİmal BulacaĞiz

akcaenisli
28.02.2006, 22:41
Slm akçaenişliler Haydar Güzel adlı arkadaşımızla bir site yapmaya başladık sizlerinde desteklerini bekliyoruz.Site açıldıktan sonra forumda olacagı için 10 adet moderator bulmamız lazım gönüllüler varsa msn den bulsunlar beni .

Şoreş
01.03.2006, 01:22
Antalyalı değilim ama hepinizi selamlıyorum canlar ;)

Ali GÜZEL
01.03.2006, 14:54
merhaba...
aramıza hoş geldin ama ismini ,nerden olduğunu söylersen seviniriz.önce bütün tahtacılar sonra da bütün aleviler bir şekilde akrabadır.

akcaenisli
01.03.2006, 20:44
slm gürsel abi aramıza hoşgeldin arkdaşlar siteyi yeniledim bu güzel oldu http://www.akcaenis.tr.cx/

Şoreş
01.03.2006, 22:21
slm gürsel abi aramıza hoşgeldin arkdaşlar siteyi yeniledim bu güzel oldu http://www.akcaenis.tr.cx/ (http://www.akcaenis.tr.cx/)

Teşekkür ederim.Aranızda olmaktan gerçekten mutluyum canlar!!:komik

Sitenizi ziyaret edeceğim ;)

cem selcin
02.03.2006, 11:28
ALLAH ALLAH EYVALLAH.. hak le ilahe illah...
samahlar saf ola günahlar af ola
çar kı pervaz hak için ola.... gerçeğin demine.. HÜ.. YA ALİ...

Şoreş
02.03.2006, 14:48
Tahtacı semahı çok güzel arkadaşlar dinlemişinizdir kesinlike :)

En çok dinlediğim semahlardan sadece birtanesidir :)


Ali DOST!!!!

akcaenisli
02.03.2006, 17:32
[quote=soreş]Tahtacı semahı çok güzel arkadaşlar dinlemişinizdir kesinlike :)

En çok dinlediğim semahlardan sadece birtanesidir :)


evet bizde çok dinleriz seni bu seneki abdal musa _ölenlerinde misafir etmek isterim

Şoreş
02.03.2006, 22:49
Çok teşekkür ederim Can.İşallah gelicem oralara işallah gelicem gönül isterki abdal musa türbesini ziyaret edelim orda şenliklere katılalım hatta orda cem yapmak bile çok güzel olur canlar.Üniversite dersden falan kalmazsan misafirinizim:) İnşallah oralardayım :) Bizim akrabalarımız sık sık gelirler antalya abdal musaya.Geçen sene ben gelememiştim okul olduğu için.Tahtacı köyünde kalmış akrabalarımız otobüslerle gitmişlerdi.Köylüler çok misafirperver dediler birsürüde foto çekmişlerdi ama kardeşimin pc çökünce tüm resimler gitmiş. :(

Hepinizi tekrar selamlıyorum canlar sizleri seviyorum biz hepimiz biriz Aleviyiz canız ;)

Ali yardımcınız olsun inşallah ;)

Şoreş
02.03.2006, 22:53
Bu arada Antalyada nüfusun ne kadarını alevi canlar oluşturuyor? Yarı yarıya var mı acaba??

Ali GÜZEL
03.03.2006, 04:38
HOŞGELDİN GÜRSEL
nüfüs açısından antalyanın kine oranla bizler azınlıkta kalıyoruz. zaten antalya yöresi tahtacıları şehre daha ineli 10 yıl kdar oluyor. bunun nedeni ise köyün yakınındaki avlna gölünün kurutlmasıyla iklimin sertleşmesi ve buna bağlı olarak halkın büyük bir bölümünün geçim kaynağı olan elmacılığın durması. şuan antalyada kumlucada,finikede,demrede ve serikte geçimlerini sürdürmektedir tahtacılar.fakat köy ile bağlantımız hiçbir zaman kopmadı hiçde kopmayacaktır.

Ali GÜZEL
03.03.2006, 04:42
türkiyede yaşayan tahtacıların kökenleri,yaşamyerleri ve yaşam koşulları hakkında geniş bir araştırmam var .yakında bu araştırmaları gençlerle paylaşacağım.yazında kökeninizin türkmen olduğunu söylemişsin.hangi türkmen boyu olduğunu ve nerden sivasa yerleştiğniz hakkında bilgi toplayabilirsen tahtacılarla olan bağlantınız ortaya çıkacaktır.

Şoreş
03.03.2006, 16:44
Çok teşekkür ederim.Msn adresinizi kaydediyorum.Umarım kabul edersiniz hocam ;)

akcaenisli
06.03.2006, 07:40
akçaenişliler köyümüzde en sevdiğiniz kim köyün ünlü kişilerinden
Benimki dıbıt tı geceleri az küfür etmedi bize ama küfürlerini bile özledim allah rahmet eylesin.

musa
20.03.2006, 14:16
merhaba duygu bende akçaenişliyim ama ben seni köyümüzde fazla görmediğim için beni tanımazsın ama ilerde tanıyacaksın istersen ziyaretçilerine tahtacıları anlatırsan sevinirim çünkü bu türk milleti tahtaçılara fazla iyi bakmamıyorlar senden tahtacı fatma filmden kısa görüntüler istiyoruz ve senden bi akçaenişli olarak gurur duyuyoruz herkeze akçaeniş gençliği olarak selamlar diyorum

akcaenisli
20.03.2006, 19:36
merhaba duygu bende akçaenişliyim ama ben seni köyümüzde fazla görmediğim için beni tanımazsın ama ilerde tanıyacaksın istersen ziyaretçilerine tahtacıları anlatırsan sevinirim çünkü bu türk milleti tahtaçılara fazla iyi bakmamıyorlar senden tahtacı fatma filmden kısa görüntüler istiyoruz ve senden bi akçaenişli olarak gurur duyuyoruz herkeze akçaeniş gençliği olarak selamlar diyorum


kuzenim nasılsın ya hoşgeldin aramıza

Ali GÜZEL
21.03.2006, 00:09
MUSA HOŞGELDİN
ama bu hangi musa bilgilendirirsen bizi seviniriz
www.akcaenis.com
az kaldı

cem selcin
22.03.2006, 23:35
CANLAR hepinize fethiyenin tahtacı köyü günlükbaşından kucak dolusu sevgiler.... bizler de yanınızdayız yardımımız olursa seviniriz...

Haydar Güzel
24.03.2006, 16:59
slm, akçaeniş toprağı , öncelikle musa ve cem selcin hoşgeldin aramıza, cem selcin seninle akraba oluyoruz galiba ............

hüüüüü deminneeeee ya aliiiiiiiiiiiiiiiiiiiii

duyguşimşek
25.03.2006, 00:45
bu siteye ilk girdiğimde akçenişli birileri yoktu...bu işi başlatmış gibi olmak bir yerde toplanmak çok hoşuma gitti ve bu durumdan çok mutluyum...musa kardeşime de söylediklerinden dolayı teşekkür ederim... görüşmek üzere...

Ali Çelik
25.03.2006, 23:58
Duygu,seni kutlarım.Köyümüz adına güzel bir girişim.Her kademede pekçok memurumuz var.Açıkçası hiç birimiz köye sahip çıkmak anlamında somut birşey yapmıyoruz.Senin bu adımın bizlere örnek olur.İsmet ,köy için hazırladığın siteyi gördüm.Ellerine sağlık.İstediğiniz herhangi bir şey varsa,elimden gelen yardımı yapmaya hazırım.Önümüzdeki yıl,köyün seyirlik oyunlarını belgesel yapmayı düşünüyorum.Ayrıca köyde yaşanmış olaylardan film projem var.Senaryo çalışma sı yapıyorum.İkinizinde gözlerinden öperim.Ali ÇELİK

duyguşimşek
26.03.2006, 16:55
söyledikleriniz beni ne kadar sevindirdi anlatamam...çok teşekkür ederim...ama elimden daha fazlasını yapmakta gelebilse keşke...ama ali güzel abinin çok büyük bi çalışması var bence çok güzel olacak...onu sabırsızlıkla bekliyorum...herkese çok selam...görüşmek üzere...
Duygu,seni kutlarım.Köyümüz adına güzel bir girişim.Her kademede pekçok memurumuz var.Açıkçası hiç birimiz köye sahip çıkmak anlamında somut birşey yapmıyoruz.Senin bu adımın bizlere örnek olur.İsmet ,köy için hazırladığın siteyi gördüm.Ellerine sağlık.İstediğiniz herhangi bir şey varsa,elimden gelen yardımı yapmaya hazırım.Önümüzdeki yıl,köyün seyirlik oyunlarını belgesel yapmayı düşünüyorum.Ayrıca köyde yaşanmış olaylardan film projem var.Senaryo çalışma sı yapıyorum.İkinizinde gözlerinden öperim.Ali ÇELİK
www.akcaenis.com

duyguşimşek
26.03.2006, 17:09
Akçaeniş Köyü ve Akçaeniş Tahtacılarının Yerleşik Düzene Geçişi

Akçaeniş, genel olarak Tahtacı köyü olmasına karşın, kısmen Bektaşilerin de bulunduğu; bu niteliğiyle, Alevilerin ve Bektaşilerin birlikte "yan yana" yaşadığı, nüfusu yaklaşık 1500 kişiden ibaret bir yerleşim birimidir.

Köy Üzerine Genel Bilgiler (Köyün Coğrafyası)

Akçaeniş, Akdeniz Bölgesi'nde Antalya'nın güneybatısında kalan ve ona 129 km. uzaklıkta olan Elmalı ilçesinin Akçay bucağına bağlı bir köydür. Elmalı'ya 18 km. uzaklıkta ve onun güneybatısında, Akçay'ın da 9 km. kuzeydoğusundadır. Denizden yüksekliği 1050 m. olan Elmalı Ovası'nın güneyinde ve onun bir bölümünü oluşturan Zümrüt Ovada kurulmuş ova köyü ve toplu bir yerleşim birimidir. Yerleşim yerinin etrafında, tarım alanları ile elma bahçeleri vardır. Güneybatısında, Muğla il sınırına paralel olarak uzanan sivri ve keskin sırtlı tepelerin yer aldığı Akdağ; güneydoğusunda Bey Dağları ve Avlan Gölü bulunmaktadır.



Yerleşik Düzene Geçiş (Köyün Tarihi)



Köy, 1929 yılında kurulmuş. Ondan önce, köyün bulunduğu yer, 7-8 haneden ibaret olan Bektaşilerin yaşadığı ve tarımla uğraştıkları "çiftlik"miş. Bektaşilerin burada bulunmasının nedeni, "Abdal Musa Tekkesi ve Türbesi"nin Tekke Köyü'nde -ki köy Tekke Köyü'ne 3 km. dir- olmasıymış.

1929 yılında Fethiye yöresinde yaşayan Tahtacı oymaklarından kimi haneler, yerleşik düzene geçip, tarımla uğraşmak istemişler. Kara çadırla konup-göçen bu oymaklar, hem hayvancılık yapıyorlarmış, hem de ormanda çalışıyorlarmış. Cumhuriyetin ilânından sonra, ormanlarda tüccarların işletmecilik yapmaya başlamaları, Tahtacı oymaklarının hareket yeteneklerini ve iş alanlarını kısıtlamış. Buna, tarımla geçinen köylerin, göçebelik yapan ve hayvancılık ekonomisine sahip oymaklardan, tarım alanlarına zarar vermeleri nedeniyle artan bir şekilde, şikâyetçi olmaları ve merkezi hükümetin baskısı eklenince, oymaklardan bir kısım haneler, toprağa dayalı yerleşmeler kurmak istemişler. Böylece, Fethiye yöresindeki Tahtacılardan "Gökçeli Oymağı"na bağlı 7 hane, bu "çiftliği" satın almış ve buraya yerleşmişler. "Kazan kazan, ver katıra; artırırsan ve bakıra, bakır da bir kıymettir" anlayışındaki katır ve bakır yerini toprağa bırakmış. Zamanla, ilk yerleşen hanelerin toprak sahibi olmak ve tarımla uğraşmak isteyen akrabaları, onların yanına yerleşmiş, köy oluşmuş. "Çiftlik" adı da kullanılmaz olmuş. Köy yolunun, biraz eğimli bir yerde bulunan yıkık bir değirmenden geçmesi ve toprağın da beyaz gibi gözükmesi nedeniyle adına "Akçainiş" denmiş. Köyün adı, daha sonra "Akçaeniş" olarak kullanılmaya başlanmış.

duyguşimşek
26.03.2006, 17:14
ABDAL MUSA NIN VASİYETİİmdi ol Sultanın sırrını sakla. Az Söyle. Sadık Ol. Mümin Ol. Kavgalı yerden kaç. Bilmediğin kişiye yar olma. Düşmanlığı belgelenmiş kişi ile dost olma. Kimsenin uğradığı kötü duruma gülme. Kendinden ulu kimse ile mücadele etme. Doğru ol. Musibete sabret. Sözü düşün sonra söyle. Her sırrı oğlana ve avrete söyleme. İbadete ve malına güvenme. Halim-Selim ol. Münkire gönül verme. Evliyaullahın kelamını münkire deme. Kimseye hoşhuy deme. Dünya için gönlünü mahzun etme. Bir kimseye bir şey için dervişlik satma. Mevki sahibi kimselere yüzsuyu dökme. Yalan söyleme. Şahit olma. Maslahat için vezir ve ricalin kapısına varma. Bana iyi desinler diye sofuluk satma. Düşmanına yüz verme. Her bulduğun hale şükreyle. Elden gelirse yalnız nimet yeme. Tarikat pirdaşını ve karındaşını ayrı görme.Evliyaullah'-tan ve Mürşitten gönlünü ayırma. Hak divanından ayrılma. Ahde vefa et. Vaktini zayi etme. Server-i Kainat Efendimizi ve Ali Eshabı ve dahi İmameyn Efendilerimizin şefaatına mazhar olasın. Ehlullah ile muhabbette iken " Eyvallah, Kerem Ettiniz !" deyip niyaz etmeli. Muhammed ile Ali'ye düşmanlık arzusunda bulunan kefere ile sohbet etme, zira dostlukları sahtedir, onlara iyi demek olmaz. Kendine ziynet verme, gönlüne ziynet ver. Kalleş, pirsiz adamlar ile yoldaş olma, zira yol- erkan bozulur. Yavuz ol. Zira yirmi dört saat içinde bin devre girersin. Ol devirlerin herhangisinde bulunur isen ol sıfatta bürünür haşrolursun. Baki gerçekler demine Hu, Allah Eyvallah.

alıntıdır

duyguşimşek
27.03.2006, 00:49
arkadaşlar!!!!!!! TAHTACI FATMA YI İZLEMEK İSTEYENLER www.hizirkahya.com adresine girip üye olarak izleyebilirler...bu değerli eseri izlemenizi tavsiye ederim...tahtacı hayatını çok güzel bir şekilde gözler önüne seriyor...
http://img157.imageshack.us/img157/9842/a1734nf.jpg

musa
27.03.2006, 20:28
ali abi beni tanımadınya öyle olsun ben musa koşan şimdi tanıdınmı

Ali Çelik
27.03.2006, 23:58
Akçaeniş'liler olarak "köyümüzü seviyoruz" demenin bize yetmeyeceği kanaatindeyim.Herkesin branşıyla ilgili,köy için proje üretmesi vaktinin geldiğini,hatta geçtiğini düşünüyorum.En azından bir düşünce platformu oluşturabiliriz.İlerde bu bir derneğe dönüşebilir.Zaten üretilen projelerin hayata geçirilmesin ancak bu şartlarda kabul göreceği inancını taşıyorum. Yoksa kahvehanelerde,"mamurların mahallığı"olarak konuşulup,köyün arşivine malzeme eklemekten öteye gitmeyeceği inancını taşıyorum.İlk etapta öğretmenler dersleri zayıf çocuklara tatillerinden yarım saat ayırabilirler,doktorlarımız sağlık taraması adı altında hallerini sorsalar bile,manen köye moral olur inancındayım.vs...Saygı ve sevgilerimle

Haydar Güzel
28.03.2006, 09:50
slm, ALİ ÇELİK abimizin bahsettiği üzere dernekleşme gerekiyor, düşünsenize bizim köyümüz aleviköyü cami var ama cem evi yok..... hiç kimsede cem evi yapılsın diye bır çalışma yürütmüyor, böyle bir çalışma olsa tüm akçaenişin kendi halkından veya antalyada yerleşmiş olan tahtacılardan her türlü desteğin geleceğinden eminim......

Haydar Güzel
28.03.2006, 12:03
Alevilik Ve Tarihi
Alevilerin tarihi gelenekleri, inançları konusunda başvurulabilecek birçok kaynak var elbette; ancak bunlar birçok noktada da farklı bilgi ve yorumlar içermektedirler. Elbette bu farklılık da nedensiz değildir; Aleviler yüzyıllar boyu egemen sınıfların baskısı altında kalmış, bunun sonucunda içe kapanmış ve bu kapanıklığın sonucu olarak da geçmişe ilişkin güvenilir veriler bilgiler bırakılmamıştır.
Aleviliği tanımlamak ve tarihini açığa çıkartmak adına yola çıkmış olmasına rağmen şovenizmin batağına saplanmışlardır.

Alevi halkının kendi gelenek ve değerlerini korumak, düzenin ve egemen ideolojinin baskılarına göğüs germek için kurdukları örgütlenmeleri kullanmak, onların iyi niyetlerini paraya, otoriteye çevirmek hep bu kesimlerin "marifetleri" arasındadır. Zihniyet tam bir "tüccar zihniyeti"dir. Bir kısım öyle düşkünleşmiştir ki, işi daha da ileri götürerek partiler kurmuş, kitleyi vaatlerle kandırıp meclislere gitmiş, onları hoyratça sömürmüş ve sonunda terkedip gitmişlerdir. Düzenin krizi derinleştikçe, halkımızın tepkilerini kırmaya çalışan, en az düzen kadar kaygıya kapılıp, ince hesaplarla kendilerini düzene kanıtlamak için alevi halkın zihinlerini bulandıran, devrimcilerle arasına duvarlar örmeye çalışanlar yine bu tiplerdir. Devrimcilere saldırır, yalan-demagoji-ispiyonculuk vb. her türlü kirli yöntemi kullanır, kurtuluşun önüne geçmeye çalışırlar. Gazi ve Ümraniye olayları bunun en çıplak örneğidir. İzzettin Doğan adı verilen hainin başını çektiği düzenden beslenen bir grup, Alevi halka yönelik saldırıyı organize eden, 21 insanımızı acımasızca katleden kişilerle kapalı kapılar ardında toplantılar yapacak denli ileri gitmişlerdir. Katliam arkasından ortaya çıkan öfkeyi ve bu öfkenin devrimciler tarafından doğru yöne kanalize edilmesiyle ortaya çıkan ayaklanmayı bastırmak için ellerinden geleni yapmışlardır. Halkın katledilmesi emrini verenlerle kolkola girenler, devrimcileri karalayanlar, halkın intikam duygusunun önüne geçmeye çalışanlar yine bunlardır. Ve tüm yaptıklarıyla Alevi halkın düşmanı olduklarını defalarca göstermişlerdir. Yaşanan süreç ve bu süreç içinde yaşanan faşist saldırılar ile oligarşinin içine yuvarlandığı siyasi kriz, adeta birer katalizör işlevi görmektedir. Maskeler birer birer düşmekte, Alevi halkı dost düşmanı ayırmakta her geçen gün biraz daha ustalaşmaktadır.

Ve yine yaşanan süreç, siyasi iktidarlar ve onların dolaylı-dolaysız işbirlikçilerinin yaptıkları ayak oyunlarının sonuç vermeyeceğini gösteren örneklerle doludur.

Çabalar boşunadır. Alevi halkın gerçek dostları, gerçek yol arkadaşları devrimciler ve namuslu aydınlar ve her mezhep ve dinden yoksul emekçi halkımızdır.

ALEVİLİĞİN KISA TARİHİ
İslamın ilkelerini oluşturup, müslümanlığı geniş bir alana yayan Muhammed'in ölümü üzerine, onun yerine kimin geçeceği yani iktidarın kimde olacağı tartışmaları başlar. Tartışmanın pek çok tarafı vardır. Kimi peygamberin ölümü öncesinde Ali'yi halife gösterdiğini iddia eder. Kimi soy bakımından yakınlığın, kimileri ise bilgi, tecrübe anlamında yetkinliğin baz alınmasını savunur. Gelenekçiler Ebubekir'i, soy ve bilgiyi öne çıkanlar ise Ali'den yana tavır alırlar.

Daha henüz peygamber yeni ölmüş, Ali ve yakınları onun cenaze işiyle uğraşırken yandaşları Ebubekir'i halife ilan ederler. Bazı İslam ileri gelenleri, bunu kabul etmez ancak Ali onları yatıştırır. İlk görüş ayrılıkları işte bu sürecin ürünüdür.

Ebubekir ölümden önce kendine Ömer'i halife gösterir. O ölünce de İmamlık yine sorun olur. Süreci takip ederken, olayı elbette yalnızca "kişisel" bir çatışma olarak görmemek gerekir. Çünkü sorun, siyasal ve ekonomik iktidarı ele alma sorunudur. Ali'yi savunanlar onun göreve gelmesini isterler. Sorunun seçim yoluyla çözümü kararlaştırılır ve Ömer halife olur. Ali, bu sonuç karşısında da müslümanlar arasında bölünme ve kırgınlık olmaması için tarafları yatıştırma yolunu seçer. Hatta Ömer'e saygı gösterir. Ömer, iktidarının üzerinden 10 yıl geçtikten sonra bir suikastçı tarafından namaz kılarken öldürülür. Hilafet yine sorun olur. Ali'ye karşı olanlar Osman'ı aday gösterirler. Bu kez seçimlerde bir takım oyunlar çevrildiği iddia edilmektedir. Çevrilen oyunlar, ortaya çıkar ve iş savaşa dökülür. Ancak Ali, yine araya girer ve savaşı önler. Osman'a karşı herhangi bir soğukluk göstermez.

Osman'ın halifeliği 12 yıl sürer ve o da Ebubekir'in oğlu tarafından öldürülür. Ondan sonra herhangi bir aday çıkmaz ve Ali Halife seçilir.

Osman'ın halifeliği döneminde Suriye valisi olan Muaviye, Osman'ın öldürülmesinden Ali'yi sorumlu tutarak ona karşı savaş ilan eder. Ali, çatışmalara son vermek için çalışsa da başarılı olamaz. Sonunda o da, namaz kıldığı bir gün camide suikastla öldürülür.
Bu olay arkasından Muaviye, halifelik makamına oturur. Kendisinden sonra halifeliğe Ali'nin oğlu Hasan'ın gelmesi konusunda anlaşma yapar ancak sözünde durmaz ve onu zehirleterek öldürür. Oğlu Yezid'i aday gösterir. Ve bu süreçten sonra halifelik babadan oğula geçen bir kurum haline getirilir.

Ali'nin taraftarları buna karşı çıkarlar. Ali'nin oğullarından Hüseyin'i çağırtarak halife seçeceklerini belirtirler. Ancak, Hüseyin ve yakınları Kerbela'da kuşatılır, günlerce susuz bırakılır ve toplam 72 kişi tümüyle kılıçtan geçirilip öldürülür. Bir tek Zeynel Abidin adlı kişi sağ kalır. O günden sonra işte bu olay tarihi bir önem kazanır. İranlı Şiilerin Muharrem'de kendilerine eziyet etmelerinin ve o inançtan gelen Anadolu Alevilerinin yeni Muharrem ayının bir ve onuncu günleri arasında su orucu tutmalarının nedeni bu olaydır.

KIZILBAŞLIK ÜZERİNE BİLGİ

Anadolu'da Yörük olarak yaşayan Türkmen oymaklarının bir kısmı Alevi olmuşlardır. Bu kesimlere geçmişten bugüne Kızılbaş demek adet olmuştur. Bunun nasıl böyle olduğu konusunda türlü rivayetler vardır.

Bu rivayetlerden birine göre, Hz. Muhammed bir savaşta başından vurulmuş ve kafası kızıla bürünmüştür. O günden sonra da savaşlara kızıl bir taç ile katılmıştır. Ad buradan gelmektedir.

Bir diğer rivayet ise, Şah İsmail'in askerlerini Anadolu'dan Suriye'ye geçirirken askerlerine kızıl takkeler giydirdiğidir. Bu olaydan sonra da Şiilere ve Anadolu Alevilerine Kızılbaş demek adet olmuştur.

BEKTAŞİLİK ÜZERİNE

Bektaşilik Alevilikten farklı birşey değildir. Tek farkı, dede kaynağı açısındandır. Türkiye'de ağırlıklı dede kaynağı Hacı Bektaş soyudur. Diğer kaynak ise Ocakzadelerdir. Bu iki kolun da dünya görüşü, yolu, yöntemi -küçük ayrıntılar hariç- aynıdır. Hacım Bektaş-ı Veli Anadolu Aleviliğinin piri durumundadır. O genelde kendine özgü bir yol yaratmamıştır. Büyük pir, Alevi'dir.
Bektaşilik, tam anlamıyla Anadolu'ya özgü bir alevi öğretisidir. Erdemli olmayı ve hoşgörüyü esas alır. Horasan'da doğan Bektaş-ı Veli, Ahmet Yesevi dergahından eğitim görmüş ve daha sonra 13. yüzyıl sonlarına doğru Anadolu'ya göçmüştür. Aynı yıllar Anadolu'da Baba İshak ve Baba İlyas'ın önderliğini yaptığı ve daha adil, eşitlikçi ve faziletli bir düzen kurma amacına yönelik halk ayaklanmaları vardır. Bektaş-ı Veli bu ayaklanmalardan da etkilenmiş ve nitekim öğretisini fazilet, eşitlik, adalet ve dayanışma ilkeleri üzerine inşa etmiştir.
Kısacası, Bektaşilik Aleviliğin bir koludur ve Kızılbaşlık, Cepnilik, Tahtacılık gibi tarikat sayılabilecek Alevi topluluk inançlarından farklı değildir.
hedef sana productıon
haydar güzel

thosun
28.03.2006, 12:27
slm akçaeniş insanları .... ben de günlükbaşıdan hasan budak ... namıdeğer thosun ... Akçaenişten gelinimiz var İbrahim Demir'in kızı Esin ... :D (Kuzenim ile evli) geçen sen en son akçaenişe gurban için gittiğimizde çok güzel çekimler yaptım yaklaşık 300 mb tutuyor... 6 megapiksel makina ile çektiğim için kaliteli görüntüler ... bu görüntüleri birkaç arkadaşım benden istedi hatta abdal musa türbesi resimli anlatım olarak açmıştım bir konu altında .... Resimler silindi hosttan ... Eğer kullanmak isterseniz o resimlerimi cd ye çekip gönderebilirim ... kargo ile ...

akcaenisli
28.03.2006, 13:53
slm arkadaşlar ben arkadaşlarla konuştum bu senede bir gençlik şöleni yapacaz fikirleriniz varsa benimle paylaşırsanız çok sevinirim

Haydar Güzel
28.03.2006, 16:31
slm hasan budak

elindeki görünteleri bize ulaştırısan çok sevinirim. adresim ise. sinan mah. atatürk cad. 1252 sokak R.berberoğlu İşh.kat:4/no:7 ANTALYA EKSPRES GAZATESİ ADRESE GÖNDEREBİLİRSİN .KARŞI ÖDEMELİ KARGO İLE..
....ŞİMD,İDEN TEŞEKÜRLER......

Ali GÜZEL
31.03.2006, 03:05
ARKADAŞLAR MERHABA...
şimsi bana hepiniz siteyi soracaksınız. biliyorsunuz ben doğuda çalışıyorum.yaklaşık bir haftadır ilk defa int giriyorum.buraların hatları ancak bu kadar int girmemize izin veriyor. ağır ağır genişliyoruz. inanıyorumki hep beraber bir çok olayın zorlukarın üztesinden geleceyiz. tabi bahsettiğim bu zorluklar köyün yarına olacak zorluklar. tatile az kaldı. bir zman sonra şöleni ,yazın köyde yapılabilinecekleri .hepsini ayrı ayrı tartışırız.
şölen konusunda ali çelikten başka bize önderlik yapacak olan yok. umarım güzel ve eğlenceli bir yaz olur.
site konusunda da biraz daha sabır.sizlerden önce benim sabrım tükenmek üzere....

elif&gül
03.04.2006, 19:57
selam bende akçaenişliyim siteyi çok beğendim.akçaenişimizi anlatmaya kelimeler yetmez...ben öğrenciyim köyümü çok özlüyorum en çokta düğünlerde samah dönmeyi özledim..tahtacı gardaşlarıma selam...

Ali GÜZEL
06.04.2006, 03:55
aramıza hoş gelidin elif
birazdaha kendinden bahsedersen bizim seni tanımamız açısından daha iyi olur .
yakında www.akcaenis.com adresi bizim köyümüzü çok güzel bir şekilde anlatacak çevrene ve bizim köylü arkadaşlarına bu aresi ver. hep birlik olmak dileyimle ailene selam....

akcaenisli
08.04.2006, 19:51
selam bende akçaenişliyim siteyi çok beğendim.akçaenişimizi anlatmaya kelimeler yetmez...ben öğrenciyim köyümü çok özlüyorum en çokta düğünlerde samah dönmeyi özledim..tahtacı gardaşlarıma selam...

aramıza hoş geldiniz msn adresiniz varsa yazarmısınız

gözel
10.04.2006, 14:50
merhaba ben güzel karadas ben de akçaenişliyim bu forumu duyunca çok heyecanlandım ben canım köyüme senede maalesef senede 2 kere anca 1 haftalığına gidiyorum yapılanlara elimden geldiği kadar destek olmaya hazırım herkezi bu yaptıklarından dolayı tek tek kutluyorum en kısa zamanda yüzyüze de görüşmek dileğiyle hepinize saygılar hoşçakalın:)

güldestim
10.04.2006, 15:23
Hepinize merhaba.Ben Akçaenişli köyünden değilim.Fakat Antalya merkez'de yaşıyorum.Yıllar önce Abdal Musa Türbesine gitmiştim.Çok güzel bi yer.Köyünüzde oraya yakınmış.Ne mutlu size bir sürü tanıdık arkadaş buldunuz.

ozançümen
10.04.2006, 19:12
merhaba değerli canlar bende tahtacıyım.bende bu siteye oldum çünkü gurur verici bir şey.tüm akçaenişlilere selam olsun:)))))

duyguşimşek
10.04.2006, 23:35
yeni gelen arkadaşlar hepiniz hoşgeldiniz...görüşmek üzere...herkese çok selam...

Haydar Güzel
11.04.2006, 11:47
GÖzelll Ve Ozannnn HoŞgeldİnİz, GÖrÜŞmek Üzere HÜÜÜÜ Demİneee Yaaaa Alİİİİİİ

alipaşa
13.04.2006, 21:32
merhaba arkadaşlar bu sayfayı görünce çok şaşırdım ve çok sevindim.hepinize selamlar akçaenişli olan arkadaşlar tanıyacaktır,abilerim kardeşlerim merhaba

ali abi(güzel)nasılsın,hayat nasıl gidiyo oralarda

diğer ali abi(çelik)sen nasılsın abi seninle burda karşılaşmak güzel,artık projelerinde banada yer verirsin:)

arkadaşlar görüşelim bundan böyle,ismet gençlik şöleniniz nasıl geçti,umarım iyi geçmiştir

akcaenisli
14.04.2006, 13:11
Hoşgeldin paşa abi aramıza nasılsın ya görüşmeyeli www.akcaenis.tr.cx (http://www.akcaenis.tr.cx) siteyi yeniledim bak istersen Atatürk ve Hz Ali Köşeleri koydum.Paşa Abi Şölen Güzeldi Sen Olmasan Oyunmu Cıkardı Abi ya Biz dramı komediye çevirmiştik :D ama abi bildigin gibi sonu kötü oldu oda olmasa iyi olacaktı ama oldu işte.

akcaenisli
14.04.2006, 15:41
Yaptıgım Siteyi Baştan Aşşağıya Yeniledim Yeni Konular AÇıldı Site Girişi Değiştirildi TAhtacı Fatmayı Online İzleme İmkanı Sundum Sizlere

AKÇAENİŞ WEB ADRESİNE GİRMEK İÇİN TIKLAYIN (www.akcaenis.tr.cx)

musa
15.04.2006, 17:07
kuzen siten mükemmel olmuş seni kutlarım ama bi eksiğin var hani köymüzün fotoları umarım Ali abi seninde fotoları göre biliriz fotoraflardan bari özlemmimizi gidere biliriz eger elinde foto yoksa biz gönderelim sana AKCAENİŞ gençliğine selam

akcaenisli
15.04.2006, 19:49
kuzen siten mükemmel olmuş seni kutlarım ama bi eksiğin var hani köymüzün fotoları umarım Ali abi seninde fotoları göre biliriz fotoraflardan bari özlemmimizi gidere biliriz eger elinde foto yoksa biz gönderelim sana AKCAENİŞ gençliğine selam

sağol kuzen www.akcaenisforum.tr.cx aynen bizimde böye forumumuz var artık tüm akçaenişlileri bekliyorum

ozançümen
16.04.2006, 19:10
ismet site güzel olmuş ama köyümüzün o güzel yerlerinden bi kaç tane fotoğraf koyabilirsen daha güzel olacağına inanıyorum.musa kardeşime selam olsun.musa naber kardeşim.TÜM AKÇAENİŞ GENÇLİĞİNE selam olsun...

akcaenisli
17.04.2006, 13:07
ozan elimde hiç bir fotograf yok malesef

Ali GÜZEL
18.04.2006, 19:06
Merhaba ARKADAŞLAR....
Nihayet siteyi internete verdim www.akcaenis.com. sitenin şuan ki haliyle olması gereken arasında uçumlarvar.artık hergün olmasa bile birkaç güne site yenilenecek yeni başlıklar.yeni bölümler olacak. geçen yaz köyde çekim yapmıştım.onu bir klip haline getirmeye çalışıyorum.bitince sitede yayınlayacam.sitemize üye olunki genişleyelim .iyi yada kötü yorumlarınız bekliyorum .ziyaretçi defterini karalayın...

akcaenisli
19.04.2006, 16:32
Ali abi site güzel olacak ama benimde seninde elinde fotograf var.Bizim İçin Böyük Bİr sorun bu galiba bu :D . Akçaeniş köyü internette yayılmaya başladı
Ali abinin yaptıgı site olsun benim yaptıgım site + forum olsun bunları kalkındırmak bizim elimizde internette daha önemli yerlere gelmek istiyorsak
www.akcaenis.com www.akcaenisforum.tr.cx iki siteyede üye olalım lütfen

mustafabal
19.04.2006, 16:40
bombacı haydar kardeş naber nerelerdesin ben mustafa bal görüşelim hotmail'im mustafabal85@hotmail.com grüşelim kib

mustafabal
19.04.2006, 16:47
ozan kardeş nerdesin ya öldünmü yoksa mail adresini göndersene benimki mustafabal85@hotmail.com görüşelim...

mustafabal
19.04.2006, 16:53
duygu kardeş bende akçaenişliyim seni tanıyamadım kimlerdensin acaba merak ettim ben mustafa bal

ozançümen
20.04.2006, 14:35
mıstık ben burdyım sen nerdesin adresini aldım.görüşürüz.ben antalyadayım.okul nasıl gidiyo.siteye hoş geldin...

Ali GÜZEL
24.04.2006, 00:32
Arkadaşlar
artık sitemiz açıldı www.akcaenis.com

eylemm82
24.04.2006, 21:02
merhaba arkadaşlar antalyanın akçaeniş köyündenim abdal musa türbesini bilir misiniz. oraya çok yakın herkese selam .akçaenişli var mı acaba aramızda:36_3_16: :36_3_16: :36_3_16:

ortaokula gidiyordum ailece abdal musa gezisine gitmiştik ama kısmetse bu yaz tekrar gitmek istiyorum.

akcaenisli
25.04.2006, 23:11
www.akcaenisforum.com arkadaşlar yeni bir forum açtım girip bakarsanız seviniriö

ozlemca
26.04.2006, 09:47
slm, ALİ ÇELİK abimizin bahsettiği üzere dernekleşme gerekiyor, düşünsenize bizim köyümüz aleviköyü cami var ama cem evi yok..... hiç kimsede cem evi yapılsın diye bır çalışma yürütmüyor, böyle bir çalışma olsa tüm akçaenişin kendi halkından veya antalyada yerleşmiş olan tahtacılardan her türlü desteğin geleceğinden eminim......

Selam canlar, dostlar. Bende akşaenişliyim bu siteyide araştırarak buldum ve hemen üye oldum. Sevgili haydar cem evimiz yok doğru söylüyorsun ama bence köyümüzde bulunan her hane cem evidir. Ali abi bu arada site çok güzel emeğine ve ellerine sağlık...

akcaenisli
26.04.2006, 17:43
hoşgeldin özlem aramıza dediklerinize tam olarak katılıyorum.Ama cem evinin yapılması zor haydar abi köyümüzün tek eksigi birlik beraberlik yok çogu kişi birbirinin kuyusunuz kazmaya çalışıyo ne zaman birilik beraberlik sağlanırsa daha güzel bir akçaeniş olacak.

ozlemca
26.04.2006, 19:16
hoşgeldin özlem aramıza dediklerinize tam olarak katılıyorum.Ama cem evinin yapılması zor haydar abi köyümüzün tek eksigi birlik beraberlik yok çogu kişi birbirinin kuyusunuz kazmaya çalışıyo ne zaman birilik beraberlik sağlanırsa daha güzel bir akçaeniş olacak.

Sizleri görünce hoşgördüm. Bu noktada haydar abine bende katılıyorum. Biraraya gelmek böyle bir şeyle uğraşmak için hiç kimsenin tasası olmaması gerekiyor ki herkes yaşam mücadelesi veriyor bizim köyümüzde. Yada birilerinin önlük etmesi bekleniyor.

Ali GÜZEL
27.04.2006, 17:25
arkaşdaşlar merhaba.....
Sizleri bişr araya toplamak o kadar zor değil.yeterki sizler isteyin.öyle görüyorumki bir arada olmak için köyümüz için birşeyleri yapmayı herkes istiyor.öncelikle köyümüzde sizce neler eksik bunları bir düşünün ve sitemize www.akcaenis.com a yadabana bildirin. köyümüze ne yapılabilir, neler yapabiliriz, tek kişisel olarak neler yapabilirsiniz,istediğiniz her konuyu bana bildirin.hep beraber değerlendirip bir sonuca varalım ve bu sonucu faaliyete dökelim. Ünlü bir Tahtacı düşünürü dedem derki ; gençler daima birlik olun birlikten kuvvet doğar bu kuvvet sizi köye ,yurdunuza bağlar :)
görüşlerinizi bekliyorum......

jonathanfix
27.04.2006, 23:50
Ben forumun yeni üyesiyim. Antalya'da 23 yıl kaldım ve tüm ilçelerini, 611 köyünü, (dolayısıyla Akçaeniş'i de) bilirim. Daha doğrusu Antalya'yı doğuda Kaladran çayından, Batı'da Eşen Çayı'na ve ötesine Dalaman'a kadar olan bölgeyi karış karış, dağ,tepe,köy,çeşme ve denizini bilirim. Avlan Gölü'nde tekrar su tutularak ekolojik dengenin tekrar eskisi gibi olması için de çok emeğim vardır. Oradayken, hemen hemen her ay 1-)Elmalı-Avlan-Finike ve 2-)Elmalı-Akçay-Gömbe-İslamlar-Kalkan-Kaş yolculuğum oluyordu zaten. Ancak 6 aydır başka bir kentte yaşıyorum. Ama Antalya'ya sık sık geleceğim yine. Ayrıca Fethiye Günlükbaşı'nı ve Çalış'ı da bilirim. Orada Berlin Otel, Poyraz Otelin sahipleri var, onlar da alevidir ve iyi insanlardır.
Bir kaç Antalya deyimi de ben ekleyeyim : İLİSTİR= KEVGİR ; BUZ GİBİ (ÇAMAŞIRLAR İÇİN) = ÇOK TEMİZ YIKANMIŞ
Yalnız baştan belirteyim. Ben Alevi veya sünni değilim. Bir mezhebim yok. Ama Antalya'da yaşadığım yıllar içinde Alevi pek çok dostum oldu.Dost dediysem gerçekten can dostları. Aleviliğin tarihini de çok iyi bilirim.
BURADAN TÜM FORUM ÜYELERİNE SELAM VE SAYGILAR GÖNDERİYORUM.
AYRICA AKÇAENİŞ'E VE AKÇAENİŞ'LİLERE DE SELAMLAR...

ANAMIZ BİRDİR AYNI MEMEDEN EMMİŞİZ DOSTLAR
KAN KARDEŞİZ, SİZE KANIM KAYNIYOR

gözel
28.04.2006, 02:51
merhaba kardeşlerim son yazılanları okuyunca açıkcası üzüldüm köyde beraberlik yok evet ama bunu yaşam zorluklarına iş güce bağlanması çok yanlış sanki birlik olduğu günler herkez boş mu geziyordu? ben birlik olunmayı ancak bi önderle olacağına inanıyorum tabi gençlere özellikle kışları da orada olan gençlere çok iş düşüyor öncelikle onların birlik olup diğerlerine önderlik etmesi gerekiyor.bu konuda bence konuşulmalı diyorum herkeze selamlar ediyorum

akcaenisli
29.04.2006, 11:35
Sevgili Arkadaşlar bende gencim ama biz 14-15 yaşındayken köyde gençler arasında bu kadar uçurumlar yoktu biz yazları giderdik köye okulda toplanır futbol voleybol oynardık gençler arasında birlik beraberlik vardı ama şimdi öyle değil köyümüzün gençleri bir takım dizilere özenip tabanca tüfek alıyorlarsa yeni grublaşmalara ortaya çıktıysa birlik beraberlik zor gibi bundan sonra aynı köyden çocuklar birbirlerini diger elmalılı çocuklara dövdürüyorsa bilemiyorum artık ne kadar gelişir bu köye bu yazdıklarım haddimi çok çok aştı ama bundan sonra inşallah akçaeniş eski günlerine döner kuşaklar arasında çok farklılık var babamların zamanındaki birlik beraberlik bizim kuşağımızda benim ve arkadaşlarımın katkısı ile tabiki azalmadı değil.Birlik beraberligi sağlamak için köye küçükte olsa bir dernek açmak şart oldu gibi ama dernegi ben yada benim yaşımdaki bir arkadaşım açarsa dikkat çekeceginiz sanmıyorum ama köyümüzün bilgili saygı gören insanlarında birisi kurarsa bende sizde o dernege üye oluruz ve akçaeniş gelişir.Bu yazdıklarımda saygı çerçevesini biraz aştıysam çok çok özürdilerim hepinizden.Saygılarımla

Ali GÜZEL
05.05.2006, 01:12
Bütün akçaenişlilerin buluşma noktası www.akcaenis.com
herkes köyü için, geleceğimiz için birşeylerin ucundan tutarsa bu hepimizin başarısı,hepimizin geleceği ve mhepimizin mutlululuğu olur. gelin hep beraber köyümüz ve gençliğimiz için birşeylerin ucundan tutalım. Fikir ve düşüncelerinizi bekliyorum.siteyi benim kurmuş olmam hiç önemli değil ki amacına ulaşmadıktan sonra hiçbir işe yaramaz.köyümüz ve kaybolan değerlermiz adına fikir , düşüncelerinizi ve yorumlarınızı bekliyorum.akcaenis07@hotmail.com
bizlerin fikirlerini söyleyecekleri yerler buralar değil kendi sitelerimiz

orange rent
05.05.2006, 13:11
köyümün çok hoşuma giden bir geleneğinden bahsetmek istiyorum.bizim köyde arefe günleri özellikle kurban bayramını karşılayan arefe gününde tüm köy halkı mezarlığa gider.herkes hemen hemen ordadır.orada ölüsü olanlar işte evlerinde ne varsa ne alabilmişlerse ölülerinden ötürü yiyecek dağıtırlar.özellikle lokum dağıtırlar. bayılırım lokuma.babaannem bile yaşlı hasta olmasına rağmen o kadar yolu yürür. ölüsünün başına gider, birşeyler dağıtır. buna çok önem verilir. diğer köylerin yanından geçeriz de mezarlıkları bomboştur.şaşar kalırım
selam duygu ben günlükbaşından yonca mezarlık ziyaretleri tüm alevi köylerinde katılımı çok fazla olan günler tabiiki bu çok güzel bişey..
ama ben sizin köyünüzün misafir perverliğini seviyorum insanları çok iyi inşallah hep öyle kalırlar sevgilerimle..

örtmen 07
12.05.2006, 17:44
slm caylak kızı ben besikci koyundenim ıspartada edbiyat ogrencisiyim bi suu akcenisli arkadasım var ama tekkeye geldim akcaenise hic gelmedim daha ya anlatıyorlar yazın genclerin eglencelerini imreniyor ve gelmek istiyorum acaba yardımcı olurmusun koy hakkında birazbilgi verip erhan

örtmen 07
12.05.2006, 17:47
slm caylak kızı ben baymaktanım ısparta edebiyat fakultesindeyim ıspartada okuyan akceenisli varmıu bide sizin koye hic gelmedim ben tekkeye geldim bi kere o kadar koye ugramadım olur yazınki eglencelerinizi duydum akceenisli arkadaslardan ve gelmek istiyorum yardımcı olurmusun bana

örtmen 07
13.05.2006, 19:03
slm dost tum caylak tahtacılara slm enseli obası

akcaenisli
22.05.2006, 16:05
slm örtmen hoşgeldin aramıza ıspartada okuyan benim bildigim kadarıyla 2 kişi var arkadaşlar www.akcaenisforum.com desteklerinizi bekliyorum tek başıma bir siteyi yöenetmek zor mod alımı yapmak zorundayım yardımcı olursanız sevinirim sitede 3 modaratör 2 yönetici bulunmakta mod sayısını 10a çıkarmam lazım yardımcı olursanız sevinirim

AKCAENİSFORUM YÖNETİCİSİ İSMET AKÇA

ozanortaca
05.06.2006, 19:28
merhaba arkadaşlar antalyanın akçaeniş köyündenim abdal musa türbesini bilir misiniz. oraya çok yakın herkese selam .akçaenişli var mı acaba aramızda:36_3_16: :36_3_16: :36_3_16:

merhaba akçaeniş li arkadaşım.ben muğla ortacalıyım.yıllar önce babamlarla gitmiştik bir yaz günü ABDAL MUSA açılışına.çok görkemliydi.yeniden gelmeyi çok istiyorum .mutlaka fırsat yaratacağım ama...hoşgeldin aramıza.

headers
21.06.2006, 16:51
merhaba arkadaşlar ben de kızılarıktanım ayrıca yazlarımıda akçaenişte geçiriyorum herkese selamlar ozan..

headers
21.06.2006, 16:52
evet bende kızılarıktanım yazlarımı akçaenişte geçiriyorum bütün akçaenişlilere selamlar

aLee
24.06.2006, 14:45
bizim komşu akceniş den bi kız buldu nişanlandı :D

ozlemca
27.06.2006, 23:42
bizim komşu akceniş den bi kız buldu nişanlandı :D
Desene sizin komşu çok şanslı

NAZLI ŞİMŞEK
03.07.2006, 13:14
selam arkadaşlar ben akçaeniş köyünden Nazlı ŞİMŞEK. Bu siteye rastgele girdim iyiki de girmişim. o kadar güzel şeyler okudum ki 3 senedir köyüme gelemiyorum bu yazılar köyüme olan özlemimi birazda olsa giderdi.inanın bizim köyümüzde yaşadığım kardeşliği dayanışmayı akşamları gençlerle toplanıp ateş yakmalarımızı hep özlüyorum.ben bağlama çalıyorum.her türkümde köyümü hatırlıyorum.bir alevi kızı olarak kenetlenip köyümü ve bu siteyi yaşatmayı istiyorum.sizi seviyorum kardeşlerim.BİZ AKÇAENİŞLİYİZ.

veyinesevdam
04.07.2006, 01:03
Baymaktan selamlar...
Arkadaşlar merhabalar bende antalyanın bi alevi köyündenim beşikçi köyü (enseli) duygu merhaba bana ulaşırsan sevinirim msn adresimi veriyorum gelirsen sevinirim sen_turkulerini_soyle@hotmail.com

arkadaşlar antalyada bayaa alevi yerleşim yeri var ben bildiğim kadarını söyliyeyim...

beşikçi (baymak)
hızırkahya(çalka)
tekke
akçaeniş
gökbük
menevşelik
çatallar
değirmen köy
yeni köy
toptaş
kızılarık
çevreyolu
göksu
serik
sorgun
zeytinköy
karatepe
teomanpaşa

valla aklıma gelenler bunlar herkesi saygıyla selamlıyorum

Türkü tadında kalın....

berrak
04.07.2006, 18:39
herkese bende bir akcaenişli olarak sizlerin yazınızı görünce daha bi inandım birlik olduğumuza KAHRAMAN AKCAENİŞİM SENİ ÇOK ÖZLEDİM

cihan_kacmaz
12.07.2006, 13:47
bılırızde ama ben buralı dıgılım bde sey sorcam ıhlamurlar altındayı ızlıyomusn?

ahmet yapar
12.08.2006, 21:48
selam arkadaşlar
ben burdurlu bir tAhtacıyım burdurdada akçaenişliler var. ben hiç gitmedim ama merak ediyorum. benim babaannemde akçaenişliymiş. ilk fırsatta gitmek istyorum. şimdi ankarada yaşıyorum acaba nasıl giderim ve konaklayacak yer var mı? bi mail atarsanız çok sevinirim (e posta : ayapar@metu.edu.tr)
görüşmek üzere









































9

şaheser
18.08.2006, 21:20
duygu cum sözlüğünü okudum.mersinliyim.aynı dili konuşuyoruz:-)

şaheser
24.08.2006, 01:08
SELAM ARKADAŞLAR!Ben Mersin in Mut ilçesinden bir tahtacı kızı.az önce tahtacı Fatma belgeselini izledim.Annem in adı da Fatma ve belgeseli izlerken,çocukluğuyla ilgili anlattığı sahneler canlandı gözlerimin önünde..çok duygulandım...Tüm Akdeniz e istanbul dan sewgilerimi gönderiyorum..

ozançümen
03.09.2006, 20:27
siteye girmeyeli çok zaman geçti.herkese selam olsun.tüm alevi alemine ve bizim akçaeniş gençliğine selam olsun.

mesuteren
07.09.2006, 23:04
ya insanın köyünden olmasa bile memleketini bilen biriyle karşılaşması ne güzel birşey atayselvi akçaenişten kimleri tanıyorsunuz acaba çok çok selamlar :36_1_39: :36_1_39: :36_3_16: :36_3_16: :36_1_39:
Akçenişe gittim şenliklere.Tanıdığım da var sizin köyden.Ortağımın annesi.

_yoldaş_
16.09.2006, 13:18
sizede çok selamlar

antalya bu kadar soğuksa orayı düşünemiyorum bizim köye gittiniz mi hiç

slm mrb.ben beşikçide oturuyorum.akçenişi iyiy bilirim.yakın sayılmaz ama geliyorum arasıra.siz kışları akçenişte kalıyosanız ali kolaylok versin:)))
..........
Kısa zaman içinde ard arda mesaj yazıldığı için sistem tarafından mesajlar birleştirilmiştir (otomesajdır, Alevimen)
antalyalı arkadaşlara bir sorum olacak. Osmanlı tarihinde en büyük Alevi kalkışmalarından Şahkulu isyanı bugünkü antalya'ya bağlı Teke'de olmuş. Yani Alevilerin en yoğun olduğu yerlerden biriymiş. Aleviler halen Antalya'da kalabalık mı?
mrb antalya da kalıbalık olmaskta bi varlıgımızı hisstirecekkadar topluluk oldugumuzu söylüyolar:)

ALLI07
16.09.2006, 17:14
Antalya'lı canlar,hepinize merhaba...Ben Antalya'lı değilim ama Kaş'ta 8 sene kadar kaldım,şimdi İstanbul'dayım.Abdal Musa türbesine geldim.Zaman zaman da Elmalı'ya gelmiştim.Tekke köyünden tanıdığım arkadaşlar da vardır.Uçar suya pikniğide gelirdik...Antalya'yı çok severim o yüzden nickimin sonu 07 dir.

akgül araç
21.09.2006, 19:23
arkadaşlar merhaba eşim antalya akseki güçlü köyden ben tokatlıyım ve aleviyim bayramda kısmetse geleceğim antalyaya merakım akçaeniş tam olarak antalyanın neresinde ziyaret etmek istiyorum nasıl gelirim cevaplarsanız memnun olurum
BİZ İNSANLARI GÖRÜNTÜLERİYLE DEĞİL GÖNLÜYLE DEĞERLENDİRİP SEVENLERDENİZ.....:excl:

_yoldaş_
26.09.2006, 21:57
slm caylak kızı ben baymaktanım ısparta edebiyat fakultesindeyim ıspartada okuyan akceenisli varmıu bide sizin koye hic gelmedim ben tekkeye geldim bi kere o kadar koye ugramadım olur yazınki eglencelerinizi duydum akceenisli arkadaslardan ve gelmek istiyorum yardımcı olurmusun bana
ala baymaklı sen neye çaylak sen gızlara :hmmm

Ali GÜZEL
03.10.2006, 00:19
merhaba.....
arkadaşlar akçaeniş hakkında daha fazla bilgi bulmak istiyorsanız www.akcaenis.com bakın
köyümüzle ilgili herşey var

Haydar Güzel
15.10.2006, 00:59
herkese merhaba, 15 ekim 2006 pazar günü saat:14.00 de özgün müziğin devi GRUP YORUM akçaeniş köyünde köy halkı ile söyleşi yapacak ve kısa bir tü
rkü dinletisi sunacaktır.

burhantanal
22.10.2006, 19:47
slm bende akçenişliyim.bütün canlara selam ve sevgiler:

Ali GÜZEL
06.12.2006, 16:29
Akcaeniş Hakkinda Herşey

www.akcaenis.com

duyguşimşek
27.01.2007, 18:00
slm arkadaşlar...sizlerden bi isteğim var...bazı arkadaşlarımız burada msj yazmayı farklı algılıyor sanırım...lütfen yazılan msjları doğru okuyalım ve saçma yorumlar yapmayalım...yanlış anlaşılmasın sözüm yorum yazanlara falan değil...görüşmek üzere...

ökkeş
10.03.2007, 23:21
selam ben siteye yeni üye oldum..kökenim akçeniş..antalyada oturuyorum..yazışmak isterim...

duyguşimşek
23.04.2007, 16:24
Akçaeniş Tahtacılarında Mürebbilik Kurumu
Akçaeniş, Akdeniz Bölgesi'nde Antalya'nın güneybatısında kalan Elmalı ilçesinin Akçay bucağına bağlı, bir ova köyüdür. Akçaeniş, genel olarak Tahtacı köyü olmasına karşın, kısmen Bektaşilerin de bulunduğu; bu niteliğiyle, Alevilerin ve Bektaşilerin birlikte yan yana yaşadığı, nüfusu yaklaşık 1500 kişiden ibaret toplu bir yerleşim birimidir.

Bu makale, Akçaeniş Tahtacılarının Aleviliğe dayalı dini örgütlenme biçiminde -ya da Tahtacıların oluşturduğu dini sistemde- mürebbilik kurumunu, mürebbinin/mürebbilerin yerini ve fonksiyonunu, buna bağlı olarak da sosyal/kültürel ilişkilerdeki konumunu ele almayı amaçlamaktadır.

Mürebbi Kimdir?
Akçaeniş Tahtacılarında mürebbi, ocaktan gelen dini liderin yani dedenin olmadığı zamanlarda cemaate dini kuralları öğretecek ve törenleri yönetecek kişilere verilen bir addır; dini liderdir. Aynı köyde, birden fazla dini lider, yani mürebbi bulunabilmektedir. Mürebbilik, köy cemaatinin isteği gözetilerek, Yan(ın)yatır Ocağını temsil eden dede tarafından uygun görülen kişiye verilen bir ünvandır, görevdir ve mürebbi, bir anlamda, dedenin yerine tayin ettiği kimsedir ya da onun vekilidir.

Kim, Nasıl Mürebbi Olabilir?
Tahtacılarda mürebbilik, ocağa ya da soya bağlı değildir. Diğer bir anlatımla, onların çocukları, babaları mürebbi olduğu için mürebbi olamamaktadır. “Dedenin çocukları, dede soyundan gelen birisiyle evlenir” kuralı, mürebbinin çocukları için geçerli değildir. Dini alanda yeterli olan/görülen her erkek gerekli koşulları yerine getirmişse mürebbi olabilmektedir.

Mürebbi olabilmek için, kişinin

a) evli olması;

b) bir musahibinin bulunması;

c) köyde, herhangi bir küçük dini gruba/cemaate üye olması

ön koşulları vardır.

Küçük dini gruba/cemaate üye olan kişi ya da talip,

1) ikrar verme cemine katılmış;

2) görgü ceminden geçmiştir.

Bu koşulları yerine getirebilen her erkek, mürebbi olabilmeye adaydır. İkrar verme cemine katılarak herhangi bir dini gruba/cemaate üye olmuş, ancak, görgü cemine katılmamış kişi, mürebbi olamamaktadır.

Mürebbiliğe aday olan kişide aranan başka özellikler de vardır. Bunlar:

a) Buyruk ve emirlerini çok iyi bir şekilde bilmek;

b) köyde herhangi bir kimse ile dargın olmamak, ondan şikayetçi olabilecek kişinin bulunmamasıdır.

Mürebbi adayını, bağlı bulunduğu dini grubun/cemaatin mürebbisi, dedeye tanıtmakta ve adaylığını iletmektedir. Bunun için, mürebbisinin ve cemaatin onu dini alanda yeterli görmesi gerekmektedir. Aday, görgü ceminde dedenin önünde dini sınavdan geçmekte, bilgisi ona(yla)nırsa, dedenin duasını/hayırlısını alarak -ve sırtı dede tarafından sağ el ile sıvazlanarak- mürebbi olabilmekte, ilân edilebilmektedir.

Mürebbiliğe hak kazanan aday, kendi dini grubunu/cemaatini kurabilir/oluşturabilir. Bu anlamda, öncelikle onun musahibi baş yardımcısıdır. Her mürebbinin, kendisine özgü küçük bir dini grubu/cemaati bulunmaktadır. Her küçük dini grup/cemaat, değişik mürebbiler tarafından yönetilmektedir. Mürebbi, sadece dedenin bulunamadığı tüm dini törenleri yönetmekle -dedenin olduğu dini törenleri yönetemez- yükümlüdür. Mürebbiliğin devam ettirilebilmesi için, her mürebbinin yılda bir kez dede huzurunda görgü cemine katılması ve görgüden geçirilmesi gerekmektedir.

Mürebbiye/Anabacı
Özel olarak böyle bir kurum olmamakla birlikte, mürebbi olan erkeğin eşine mürebbiye/anabacı denilmektedir. Kocası mürebbi olmayan kadın, mürebbiye/anabacı olamamaktadır. Mürebbi, karısını da dini anlamda eğitmelidir. Çünkü, mürebbinin karısı, törene gelen bacıların, yani erlerin/erkeklerin eşlerinin lideridir. Onlara, dini alanda yol göstermektedir. Ancak, mürebbiye/anabacı, mürebbiye bağımlıdır ve dini törende herhangi bir farklı fonksiyonu yoktur.

Mürebbiliğin Fonksiyonları
Tahtacılarda dini sistem, mürebbiler sayesinde, dedenin bulunmadığı zamanlarda, bir kontrol mekanizması kurarak/oluşturarak kendisini sürdürmektedir. Diğer bir deyişle, dini sistemin sürekliliği, ancak bu şekilde sağlanabilmektedir.

Tahtacılarda, gerek Yan(ın)yatır Ocağını ve gerekse Hacıemirli Ocağını içeren iki mürşit ocağında/evinde, dini sistemin sürekliliği için on(lar)a bağlı belirli kurumlar oluşturulmuştur. Bu bağlamda dedeler, adı geçen mürşit ocaklarına/evlerine; dedenin ulaşamadığı, kolay gidemediği yerlerde babalar -Tahtacılarda babalık kurumu da vardır ve babalar "dikme baba" olarak adlandırılmaktadır- dedelere ve mürşit ocaklarına/evlerine; dedelerin ve babaların gidemediği, ulaşamadığı yerlerde mürebbiler -varsa- babalara, dedelere ve mürşit ocaklarına/evlerine bağ(ım)lıdır. Mürebbi, bu hiyerarşik dini örgütlenme içinde en alttaki dini lideri temsil etmektedir. Genelde dedenin, babanın olmadığı-bulunamadığı yerlerde mürebbilik kurumu inşa edilmiştir. Nitekim, birkaç aileden ibaret olan obalarda ve bir ya da birkaç obanın bulunduğu orman maktalarında, köylerde ve mahallelerde dini sistem ancak bu sayede kendini yaşatabilmiş, koruyabilmiş ve geliştirebilmiştir.

Akçaeniş Tahtacılarında mürebbi, dini sistemin işlemesi için, şu belli başlı fonksiyonları üstlenmiştir:

a) Küçük dini grupta/cemaatte
Genel olarak Gökçeli, Çaylak, Eseli ve Danabaş aşiretlerinin birarada yaşadığı Akçaeniş Tahtacılarında aşiret liderliği yoktur. Köy cemaati, sözü edilen aşiret üyelerinden her birisinin tek tek, ikisinin ya da üçünün birden yer aldığı en az beş çiftten oluşan küçük dini gruplara/cemaatlere bölünmüştür. Her küçük dini grubun/cemaatin (taliplerin) başında mürebbiler vardır ve o dini gruptan/cemaatten (taliplerden) mürebbisi sorumludur. Bu anlamda mürebbi, farklı aşiretleri, ata ocaklarını -ki buradaki ocak kavramı, dede ocağını kapsamamaktadır, tam olarak karşılamasa da kutsallık yüklenilen hane anlamındadır; bu anlamda dini bir kurumdur-, ocakları dini ilişkiler ağıyla birarada tutan dini bir lider kimliğindedir.

b) Grup/cemaat-içi çatışmalarda ya da grup/cemaat değiştirmede
Zaman zaman küçük dini gruplarda/cemaatlerde, grup/cemaat-içi çatışmaların yaşandığı bir gerçektir. Nitekim, Akçaeniş Tahtacılarında da küçük dini grup/cemaat-içi çatışmalar nedeniyle ait olduğu gruptan/cemaatten ayrılmalar görülmektedir. Küçük dini gruptan/cemaatten ayrılmalar -ki onlar küçük dini grubun/cemaatin çözülmesi olarak nitelenmemelidir- mürebbinin onayı-oluru alınarak olmaktadır. Eğer çatışma ve anlaşmazlık, mürebbi ile oluyorsa, söz konusu grubun/cemaatin üyesi olan kişinin, ait olduğu gruptan/cemaatten ayrılabilmesi için, o zaman dedenin onayını-olurunu alması gerekmektedir.

Öte yandan, başka bir küçük dini gruba/cemaate gitmek için, mürebbinin ya da dedenin onayını-olurunu almadan ait olduğu küçük dini gruptan/cemaatten ayrılan çiftin, üyesi olmak istediği dini grupta/cemaatte hemen önkoşulsuz kabul görmesi söz konusu değildir. Diğer bir deyişle, küçük dini gruplar/cemaatler arasındaki yatay hareketlilik, kurallara bağlanmıştır ve bu sayede, küçük dini grubun/cemaatin çözülmesi rizikosunun önüne geçilmiştir. Küçük dini grup/cemaat-içi çatışmalar, belirtilen tip yatay hareketliliğin temelini oluşturmaktadır. Musahiplik kurumunun yanı sıra akrabalık gibi etkenler, grup/cemaat-içi çatışmaları çözümleyemiyorsa, grup/cemaat-içinde daha fazla çatışmaların oluşmaması için, isteyen tarafa gruptan/cemaatten ayrılma izni verilmektedir.

Çiftin başka bir küçük dini gruba/cemaate girebilmesi için, bu iznin, ait olduğu küçük dini grubunun/cemaatinin mürebbisi -ya da dede- tarafından, girmek istediği küçük dini grubun/cemaatin mürebbisine iletilmesi zorunludur. Bu durum, mürebbiler arasında konuşulmakta ve çift üzerine bilgi alış-verişinde bulunulmaktadır. Çiftin girmek istediği küçük dini grubun/cemaatin mürebbisi, bu dileği kendi grubuna/cemaatine götürmekte; grubun/cemaatin de onayı-oluru alınarak, grup/cemaat değiştirme olayı gerçekleşmektedir. Çift, grup/cemaat-içi çatışmalar nedeniyle gruptan/cemaatten ayrılmak istediğinde başka bir gruba/cemaate katılmayabilir de. Nitekim, Akçaeniş Tahtacılarında bu duruma rastlanılmaktadır.

encin1
23.04.2007, 16:46
bende Antalya/Alanya ilçesinde ikamet etmekteyim.
Geçen sene hariç nerdeyse 8 sene tekke köyüne gittim bundan sonra akçaenişe de uğramayı düşünüyorum. bütün canlara selam olsun

duyguşimşek
23.04.2007, 16:47
Tahtacı Türkmen Alevilerini Tanıyalım
Tahtacı Köyleri Web Siteleri
http://www.tahtacilar.com/

http://tahtacilar.4mg.com/

http://www.mehmetlerkoyu.com/

http://www.hizirkahya.com/

http://www.burakiri.tr.gs/

http://asitepe.liyiz.biz/

http://www.gunlukbasi.org/

http://www.dalakderesi.net/

http://www.korulukoyu.com.tr.tc/

http://www.kirtil.com.tr.tc/

http://tataci.kazorum.com/

http://www.akcaenis.com/

Şoreş
02.05.2007, 11:57
Teke, Akçeniş ve Değirmendere, Elmalıdaki 3 Alevi Köyünden..

duyguşimşek
15.05.2007, 09:15
http://www.milliyet.com.tr/ekler/gazete_pazar/981101/haber/images/habavl.jpg

Avlan Gölü'nün hazin öyküsü


Ziya BUYUK

Yıllar önce ağaların toprak sahibi olması için kurutulan, bugün ise ekolojik değeri anlaşılarak yeniden canlandırılmaya çalışılan Avlan Gölü'nün ilginç bir öyküsü var.

Avlan Gölü haritalarda belli belirsiz görülen küçük bir su parçası. Göller Bölgesi diye bilinen Batı Toroslar'daki irili ufaklı 25 göl arasında en mütevazı olanı. Avlan, 12 Mart 1971 müdahalesi öncesindeki dönemin devrimci gençlik liderlerinden Deniz Gezmiş'in de uğrunda mücadele ettiği bir göl. Avlan Gölü'nün tamamı 1978 yılında, Toros Dağları'na açılan bir kanalla kurutuldu. Kurutulmasının ardından yörede ekolojik felaketler yaşanınca, gölün yeniden canlandırılmasına karar verildi. Ama 4 yıldır bir türlü başarılamadı.
Avlan Gölü'nün kış aylarında göl, yaz aylarında ise su birikintisi olarak siyasal tarihimizde ayrı bir yeri var. Kuruyan göle sahip olmak için ağa ailesi Subaşı ve Baysarılar'la çevre köyler arasında toprak savaşı başlar. Osmanlılardan kalma tapularda, gölün ve çevre dağların sahibi görünen ağalar, kamu malı sayılması gereken gölün toprağına da sahip çıkmak isterler. Köylülerde topraktan pay isteyince müthiş bir mücadele başlar. Zamanın valisi, kaymakamı ve güvenlik güçleri de ağalardan yana tavır alır. Köylülerin imdadına ise dönemin en etkin muhalefet grubu olan Dev - Genç yetişir. Özellikle ODTÜ'lü öğrenciler, gruplar halinde bölgeye gelerek köylülerin yanında ağalara karşı mücadele ederler. Deniz Gezmiş de Elmalı'ya gelerek mücadeleye katılır.

Muhtar Gezmiş'i evinde ağırlar
ODTÜ'lü öğrenci grubuyla bölgeye gelen Deniz Gezmiş'i evinde ağırlayan zamanın Beyler Köyü Muhtarı Halil Tak, olayları şöyle anlatıyor:
"Elmalı Ovası'nda şiddetli bir ağalık düzeni vardı. Öyle ki tahıl ambarları üzerine kurduğu köşkünden dürbünle ovada çalışanları gözleyen ağa, iyi çalışmayanları akşam kırbacıyla cezalandırırdı. Odun toplamaya giden köylüler ormana para karşılığında girebilirdi. Avlan Gölü'nün yaz aylarında kuruyan bölümlerinde ekim yapmak isteyen köylülere ağalar izin vermezdi. Göl kurutulmaya başlanınca, biz buranın devletin toprağı olduğunu savunduk. Ancak devlet yetkilileri oranın ağalara ait olduğunu söylüyordu. Ben o dönem, 1968 yılında muhtar seçildim. 25 yaşındaydım ve ovanın en genç muhtarıydım. Ağalar bana yanlarında yer almam koşulu ile 100 dönüm arazi teklif ettiler. Ben de '100 dönümü gözden çıkarıyorsanız 100 dönüm daha katın ve köylülere verin de bu iş bitsin' dedim. 6 ay boyunca yaklaşık 500 öğrenci bizimle birlikte mücadele etti. Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını ben evimde misafir ettim. Kendi aralarında tartışmalarına şahit oldum."

"Öğrencilere Elmalı'da saldırdılar"
Muhtar bir gün Ankara'dan gelen öğrenci otobüsünün Elmalı'da saldırıya uğradığını duyar. Köy halkı saldırıyı Adalet Partisi Gençlik Kolları'nın organize ettiğini öğrenir. Köylüler toplanıp ellerinde yabalar, oraklar, tırmıklarla Elmalı'ya iner ve sokak sokak saldırganları arar. Mücadele boyunca Muammer Aksoy, Uğur Alacakaptan, Turan Güneş, Kemal Sarıibrahimoğlu, Fahir Giritlioğlu, Muammer Erten, CHP Isparta Milletvekili Tahsin Argun sürekli olarak onlara yardımcı olur.
Halil Tak gelişmeleri şöyle anlatıyor: "Bu mücadele sırasında köylüler iki yıl ekin ekememişti ve açlıkla karşı karşıya kalmıştı. Bize yardıma gelen öğrenciler imdadımıza yetişti. İlkokulumuza da araç gereç, kitap defter getirdiler. Okulumuz o zamanlarda liselerde bile olmayan malzemelere kavuştu. Örneğin mikroskop bile getirdiler. 1970'e doğru olaylar yatışınca rahmetli Turan Güneş beni İş Bankası'na memur olarak aldırdı. Kendisi o zaman bankanın yönetim kurulundaydı. Toprak mücadelelerinin yatışması ve Avlan Gölü'nün mülkiyeti konusundaki belirsizlik, 1974 yılında kurulan Ecevit Hükümeti zamanına kadar sürdü. Bu tarihten itibaren Avlan Gölü devletin malı oldu."

Mazisini arıyor
Demirel'in başbakanlığı döneminde, köylülerin Avlan Gölü'nün kurutulup tarım arazisine dönüştürülmesi talepleri üzerine, 1978 yılında gölün suyunu Finike yönüne akıtacak olan 5.5 km'lik tünelin yapımına başlandı. İki yılda tamamlanan tünel ile göl tamamen kurutuldu. 10 bin dönümlük göl arazisinde köylüler devlete ödedikleri kira karşılığında ekim yapmaya başladılar.
Ancak yıllar sonra bölgedeki sedir ormanlarının ve ovadaki elma üretiminin iklim değişikliğinden olumsuz yönde etkilendiğini söyleyen çevreci kuruluşlar, bu kez gölde su tutulması mücadelesini başlattılar. Ve bu mücadele sonrası son iki yıldır gölde su tutulmaya başlandı. Ancak başka sorunlar başgösterdi. Karayolları gölün kurutulduğu yıllarda Finike - Elmalı Karayolu'nu gölün ortasından geçirmişti. Bu nedenle gölde su seviyesi fazla yükseltilemiyordu. Göl de yaz başlarında kuruyordu. Köylüler de "Madem yaz başında göl kuruyor iki ay önce su bırakılıp kurutulsun ve bize ekim için zaman kalsın," diyerek tünel kapağını gizlice açıyordu. Bu kez de gölden boşaltılan suların seralarını bastığı Finikeliler isyan ediyordu. Sonuçta Avlan Gölü mazisini ararken, yöredeki nem düğmesinin yarattığı ekolojik bozulma tarımı ve doğal yaşamı olumsuz etkilemeye devam ediyor.



http://www.internethaber.com/images/news/5514.jpg

kervanci
16.05.2007, 11:04
http://www.milliyet.com.tr/ekler/gazete_pazar/981101/haber/images/habavl.jpg

Avlan Gölü'nün hazin öyküsü


Ziya BUYUK

Yıllar önce ağaların toprak sahibi olması için kurutulan, bugün ise ekolojik değeri anlaşılarak yeniden canlandırılmaya çalışılan Avlan Gölü'nün ilginç bir öyküsü var.

Avlan Gölü haritalarda belli belirsiz görülen küçük bir su parçası. Göller Bölgesi diye bilinen Batı Toroslar'daki irili ufaklı 25 göl arasında en mütevazı olanı. Avlan, 12 Mart 1971 müdahalesi öncesindeki dönemin devrimci gençlik liderlerinden Deniz Gezmiş'in de uğrunda mücadele ettiği bir göl. Avlan Gölü'nün tamamı 1978 yılında, Toros Dağları'na açılan bir kanalla kurutuldu. Kurutulmasının ardından yörede ekolojik felaketler yaşanınca, gölün yeniden canlandırılmasına karar verildi. Ama 4 yıldır bir türlü başarılamadı.
Avlan Gölü'nün kış aylarında göl, yaz aylarında ise su birikintisi olarak siyasal tarihimizde ayrı bir yeri var. Kuruyan göle sahip olmak için ağa ailesi Subaşı ve Baysarılar'la çevre köyler arasında toprak savaşı başlar. Osmanlılardan kalma tapularda, gölün ve çevre dağların sahibi görünen ağalar, kamu malı sayılması gereken gölün toprağına da sahip çıkmak isterler. Köylülerde topraktan pay isteyince müthiş bir mücadele başlar. Zamanın valisi, kaymakamı ve güvenlik güçleri de ağalardan yana tavır alır. Köylülerin imdadına ise dönemin en etkin muhalefet grubu olan Dev - Genç yetişir. Özellikle ODTÜ'lü öğrenciler, gruplar halinde bölgeye gelerek köylülerin yanında ağalara karşı mücadele ederler. Deniz Gezmiş de Elmalı'ya gelerek mücadeleye katılır.

Muhtar Gezmiş'i evinde ağırlar
ODTÜ'lü öğrenci grubuyla bölgeye gelen Deniz Gezmiş'i evinde ağırlayan zamanın Beyler Köyü Muhtarı Halil Tak, olayları şöyle anlatıyor:
"Elmalı Ovası'nda şiddetli bir ağalık düzeni vardı. Öyle ki tahıl ambarları üzerine kurduğu köşkünden dürbünle ovada çalışanları gözleyen ağa, iyi çalışmayanları akşam kırbacıyla cezalandırırdı. Odun toplamaya giden köylüler ormana para karşılığında girebilirdi. Avlan Gölü'nün yaz aylarında kuruyan bölümlerinde ekim yapmak isteyen köylülere ağalar izin vermezdi. Göl kurutulmaya başlanınca, biz buranın devletin toprağı olduğunu savunduk. Ancak devlet yetkilileri oranın ağalara ait olduğunu söylüyordu. Ben o dönem, 1968 yılında muhtar seçildim. 25 yaşındaydım ve ovanın en genç muhtarıydım. Ağalar bana yanlarında yer almam koşulu ile 100 dönüm arazi teklif ettiler. Ben de '100 dönümü gözden çıkarıyorsanız 100 dönüm daha katın ve köylülere verin de bu iş bitsin' dedim. 6 ay boyunca yaklaşık 500 öğrenci bizimle birlikte mücadele etti. Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını ben evimde misafir ettim. Kendi aralarında tartışmalarına şahit oldum."

"Öğrencilere Elmalı'da saldırdılar"
Muhtar bir gün Ankara'dan gelen öğrenci otobüsünün Elmalı'da saldırıya uğradığını duyar. Köy halkı saldırıyı Adalet Partisi Gençlik Kolları'nın organize ettiğini öğrenir. Köylüler toplanıp ellerinde yabalar, oraklar, tırmıklarla Elmalı'ya iner ve sokak sokak saldırganları arar. Mücadele boyunca Muammer Aksoy, Uğur Alacakaptan, Turan Güneş, Kemal Sarıibrahimoğlu, Fahir Giritlioğlu, Muammer Erten, CHP Isparta Milletvekili Tahsin Argun sürekli olarak onlara yardımcı olur.
Halil Tak gelişmeleri şöyle anlatıyor: "Bu mücadele sırasında köylüler iki yıl ekin ekememişti ve açlıkla karşı karşıya kalmıştı. Bize yardıma gelen öğrenciler imdadımıza yetişti. İlkokulumuza da araç gereç, kitap defter getirdiler. Okulumuz o zamanlarda liselerde bile olmayan malzemelere kavuştu. Örneğin mikroskop bile getirdiler. 1970'e doğru olaylar yatışınca rahmetli Turan Güneş beni İş Bankası'na memur olarak aldırdı. Kendisi o zaman bankanın yönetim kurulundaydı. Toprak mücadelelerinin yatışması ve Avlan Gölü'nün mülkiyeti konusundaki belirsizlik, 1974 yılında kurulan Ecevit Hükümeti zamanına kadar sürdü. Bu tarihten itibaren Avlan Gölü devletin malı oldu."

Mazisini arıyor
Demirel'in başbakanlığı döneminde, köylülerin Avlan Gölü'nün kurutulup tarım arazisine dönüştürülmesi talepleri üzerine, 1978 yılında gölün suyunu Finike yönüne akıtacak olan 5.5 km'lik tünelin yapımına başlandı. İki yılda tamamlanan tünel ile göl tamamen kurutuldu. 10 bin dönümlük göl arazisinde köylüler devlete ödedikleri kira karşılığında ekim yapmaya başladılar.
Ancak yıllar sonra bölgedeki sedir ormanlarının ve ovadaki elma üretiminin iklim değişikliğinden olumsuz yönde etkilendiğini söyleyen çevreci kuruluşlar, bu kez gölde su tutulması mücadelesini başlattılar. Ve bu mücadele sonrası son iki yıldır gölde su tutulmaya başlandı. Ancak başka sorunlar başgösterdi. Karayolları gölün kurutulduğu yıllarda Finike - Elmalı Karayolu'nu gölün ortasından geçirmişti. Bu nedenle gölde su seviyesi fazla yükseltilemiyordu. Göl de yaz başlarında kuruyordu. Köylüler de "Madem yaz başında göl kuruyor iki ay önce su bırakılıp kurutulsun ve bize ekim için zaman kalsın," diyerek tünel kapağını gizlice açıyordu. Bu kez de gölden boşaltılan suların seralarını bastığı Finikeliler isyan ediyordu. Sonuçta Avlan Gölü mazisini ararken, yöredeki nem düğmesinin yarattığı ekolojik bozulma tarımı ve doğal yaşamı olumsuz etkilemeye devam ediyor.


http://www.mevsimsiz.com/makale_resim/ruhg5d2dac.jpg
http://www.68liler.org/images/deniz200305061.jpg
http://www.internethaber.com/images/news/5514.jpg


Selam Duygusimsek cok tecrubeli birisin forumda tebrik ederim bende tahtaciyim Antalya merkezde oturuyoruz simdi eskisehirdeyim Anadolu Universitesinde isletme okuyorum. Burada tahtaci görmek gercekten cok güzel akcenis densin galiba akcenise cok gittim akrabalarımız var ama adlarını filan hatırlamıyorum simdi dedem filan biliyor ama. Abdal Musa ya 5 yıldan beri gidemiyorum universite vesayre derken 5 yıl gecti cok özledim ama pirimizin huzuruna gidip bir niyaz edemedik 5 yıldan beri ama gidecegim bu sene galiba insallah zaman bulabilirsek. neyse kendine iyi bak mesajima cevap yazarsan sevinirim.

duyguşimşek
16.05.2007, 23:54
teşekkür ederim kervancı...özellikle yaptıklarımın farkında olduğun için...eskişehir benim ikinci memleketim...nekadar şanslısın...görüşmek üzere...

ayrıca topiği ziyaret eden arkadaşlardan özellikle akçaenişli veya köyü bilenlerden bir ricam var...lütfen olumlu olumsuz yorum yazın...mümkünse paylaşımda bulunun...teşekkürler...

duyguşimşek
23.05.2007, 00:07
http://www.youtube.com/watch?v=Mx4ylrc_TQ0


:D :D :D :D :thumbup1:

kara_kız
05.07.2007, 14:10
ben akcaenişli deilim ama baymaklıyım(beşikci ) yani ama bizim tahtacılar baymak der

garcia
15.07.2007, 03:12
arkadaşlar antalyada ne kadar alevi köyü var?15-16.yy da nüfusun çoğu alevi olan bu ilde şu anda alevilerin oranı ne kadar(%?) merak ettim.

vyztxt
17.08.2007, 17:20
antalya merkez...

duyguşimşek
10.10.2007, 13:59
karşınızda gencay şen....

http://www.youtube.com/watch?v=VRbGLwnFxGQ


:D :D :D :D :D :D

alipaşa
22.12.2007, 22:28
merhaba ben o köylüyüm ismim paşa akın,çocukluğum 14 yaşına kadar o köyde geçti,sonra okumak için ayrıldım köyden.
eskişehir,ankara derken şimdi yine antalyaya döndüm ve köye gidip geliyorum zaman buldukça.

alipaşa
22.12.2007, 22:29
ayrıca bu duygu şimşek denen arkadaşı merak ediyorum,köyde yaşayan şimşekleri tanırım fakat,duyguyu çıkaramadım.

duyguşimşek
23.12.2007, 11:26
ayrıca bu duygu şimşek denen arkadaşı merak ediyorum,köyde yaşayan şimşekleri tanırım fakat,duyguyu çıkaramadım.

mehmet şimşek in kızıyım... veli şimşek in torunuyum...umarım çıkarabilmişsindir...zaten o kadar köyde kalan biri değilim o nedenle beni tanıyan çok kişi yoktur...ama tanıyan da iyi tanır :D:D:D

velialtinay
27.03.2008, 00:22
sllm arkdaslar ben veli bende akçaenişlim "tasına toprağına gurban oldugum akcaeniş"

hsn.akin
07.04.2008, 22:06
meraba arkadaslar bende akçaenişliyim okudukca köyümüzün gelceğiyle ilgili arkdasların karamsarlığa doğru eğilim göstermesi beni üzdü. ben akçaenişin birlik beraberliğine bi çok kez şahit oldum olmayada devam edeceğimi dşünüyorum..yeterki bizler duyarlı olabilelim..umarım bu görüntüler size moral verebilir:)
http://video.google.com/videoplay?docid=-4609582973181965628&q=ak%C3%A7aeni%C5%9F&total=40&start=0&num=10&so=0&type=search&plindex=2