Orijinalini görmek için tıklayınız : sıratul mustekim


mekzunsincari
19.03.2007, 19:09
Değerli alevi kardeşlerim kur’anı kerimde geçen sıratul müstekim ayetleri hz. Ali (as) ve ehli beyt hakkında nazil olmuşlardır.
sıratul mustakim (doğru yol) hz. Ali (as) ve ehli beyt imamlarının yoludur.

Şeyh Süleyman Belhi el-Hanefi “Yenabi’ul- Meveddet”te Ahmed’in “Menakıb”ından, o da İbn-i Abbas’tan rivayet ediyor. İbn-i Abbas Resul-u Ekrem (s.a.a)’in şöyle buyurduğunu naklediyor:
“Ya Ali! Sen havuzumun ve bayrağımın sahibi, kalbimin habibi, benim vasim, ilmimin varisi ve halifemsin. Sen benden önceki peygamberlerin mirasının emanetçisisin. Sen Allah’ın yeryüzündeki emini ve bütün insanlara hüccetisin; Sen imanın rüknü ve İslam’ın bekçisisin. Sen karanlığın meşalesi, hidayetin nuru ve dünya ehli için yükseltilmiş nişanesin.
Ya Ali! Kim sana uyarsa, kurtulmuştur; kim de senden yüz çevirirse, helak olmuştur. Açık yol sensin; sırat-i müstakim sensin; ak yüzlülerin lideri ve müminlerin sultanı sensin. Ben kimin mevlası isem, sen de onun mevlasısın; ben bütün mümin erkek ve kadınların mevlasıyım. Seni ancak helalzade sever ve sana yalnızca haramzade düşman olur. Allah Teala beni miraca götürdüğünde şöyle buyurdu: “Ya Muhammed! Ali’ye benden taraf selam söyle ve ona bildir ki, o benim dostlarımın İmamı ve bana itaat edenlerin nurudur.” Bu keramet ve makam sana mübarek olsun ya Ali!”Ez-Zeria C.7, S.200
Hutbet’ül Beyân Maddesinde: “Meşhur hutbelerdendir, Emir’ül Müminin Hz. Ali (as)’ye nispet ederiz. Muhtelif nüshaları vardır.”
“Benim Sırat’ul Müstakim (Doğru olan yol).”
. Said bin Cübeyr’den, o da İbn-i Abbas’tan naklen, Resulullah (saa) Hz. Ali'ye hitaben şöyle buyurdu: (Yâ Ali, ente sâhibu havdi, ve sâhibu livâi, ve habibu kalbi, ve vasiyyi ve vârisü ilmi, ve ente müstevde’ü mevârisil enbiyâi min kabli, ve ente eminullâhi fi ardihi, ve hüccetullâhi alâ beriyyetihi, ve ente rüknül imân, ve amûd ül islâm, ve ente misbâh’üd dücâ, ve menâr ül hüdâ, vel alemül merfuu li ehlid dünyâ, yâ Ali men ettebeake necâ, vemen tehallefe anke helek, ve entet tarik’ul vâdih, vessırât’ul müstakim, ve ente kâidül ğürrül muhaccilin, ve ya’sûb’ül müminin, ve ente mevlâ men enâ mevlâh, ve enâ mevlâ küllü müminin ve müminetin, lâ yühibbüke illâ tâhir’ül vilâdeh, velâ yübğiduke illâ habis’ül vilâdeh, vemâ a’receni rabbi iles-semâi ve kellemeni rabbi illâ kâle: Yâ Muhammed, ikra Aliyyen minni esselâm ve arrifühü ennehü imâmü evliyâi ve nuru ehli tâati, ve heniyen leke hâzihil kerâmeh.)
Meali: “Ey Ali, sen havuzumun ve sancağımın sahibi ve kalbimin sevgilisisin. Sen benim vasim, ilmimin varisi ve benden önceki peygamberlerin mirasının emanetçisisin. Sen Allah'ın yeryüzündeki güvendiği ve insanlar üzerinde onun hüccetisin. Sen imanın rüknü ve İslamın direğisin. Sen, zifri karanlığın meşalesi, hidayetin nuru ve dünya ehli için yükseltilmiş nişanesin. Ey Ali, her kim sana uyarsa kurtulur, her kim senden yüz çevirirse helak olur. Sen aşikar, belli olan yol ve dosdoğru olan sıratsın. Sen ak yüzlülerin önderi ve müminlerin sultanısın. Ben kimin mevlası isem sen de onun mevlasısın. Ben ise her erkek ve kadın müminlerin mevlasıyım. Seni ancak temiz doğumlu bir kişi sever ve ancak kötü doğumlu olan kişi düşman olur. Miraç’ta Allah beni katına aldığında bana şöyle bildirdi: Ey Muhammed, Ali'ye benden selam oku ve bildir ki, kendisi evliyamın imamı ve bana itaat edenlerin nurudur. Ona bu keramet kutlu olsun.”
Kaynak:
1) Hüsâmettin el-Mirdi el-Hanefi nin “Âli Muhammed” s.45
2) el-Kunduzi el-Hanefi "Yenabi'ul Mevedde" s.133
3) et-Tüsteri "İhkâk'ul Hak" c.20 s.407
4) Menakıb-ı Ahmet bin Hanbel

. Yasir bin Hammad, İmam Ali el-Rida'dan, babaları ve dedelerinden naklen, Resulullah (saa) Hz. Ali'ye hitaben şöyle buyurdu: (Yâ Ali, ente hüccetullâh, ve ente bâbullâh, vet-tarik ilallâh, ent en-nebe'ül azim, ve entes-sırât'ül müstakim ve entel mesel'ül a'lâ. Ente imâm'ül müslimin ve Emir'ül Mü'minin, ente hayr'ül vasiyyin ve seyyidis-sıddıkin. Yâ Ali, ente Fâruk'ul a'zam ves-Sıddık'ul Ekber. Hizbek hizbi ve hizbi hizbullâh, ve hizbu a'dâek hizb üş-Şeytân)
Meali: "Ey Ali, sen Allahın hüccetisin, sen Allahın kapısısın, sen Allaha götüren yolsun, Nebe'ül Azim (Büyük olan haber), Sırat-ı Müstakim (Doğru olan yol) ve Mesel-i Ala (En yüce örnek) sensin. Sen Müslümanların imamı ve Müminlerin Emiri'sin. Sen vasilerin en hayırlısı ve Sıddık (doğrulayıcı) ' ların üstadısın. Ey Ali, sen en yüce faruk ve en büyük sıddıksın. Senin fırkan benim fırkamdır, benim fırkam da Allah’ın fırkasıdır, senin düşmanlarının fırkası da Şeytan’ın fırkasıdır"
Kaynak:
1) el-Kunduzi el-Hanefi "Yenabi'ül Mevedde" s. 495-496
2) Hüsamiddin el-Hanef “Âli Muhammed” s.625
3) el-Behrani “Gâyet’ül Meram” c.4, s.15
4) et-Tüsteri “Şerh-i İhkak’ul Hak” c.22, s.281




“Bizi Sırât’ul Müstakim (dosdoğru olan yol)’e hidayet et” (Fatiha 6. Ayet)
Bu ayet hakkında İmam Ali kerremallahu vechehü şöyle buyurdu:
“Sırat’ul Müstakim biz Ehl-i Beyt’in sevgisidir.”

(Menakibu Murtadavi S.49)

Allah (cc) ehli beyt sevgisini kalbimizde daim kılsın
selamlar.