Orijinalini görmek için tıklayınız : küresel ısınma


barısarock
02.11.2006, 00:13
Bizler, dünyadaki kampanyalar, örgütler ve aktivistler olarak, Nairobi'de toplanacak dünya hükümetlerinden Kyoto Protokolü’nü 2012'den itibaren güçlendirmelerini ve genişletmelerini talep ediyoruz; böylece bu Protokol daha etkili ve uygulanabilir hale gelebilir ve sera gazı emisyonlarında büyük bir kesintiye gidilmesini sağlayabilir. Bizler, bütün ülkeleri bu anlaşmayı imzalamaları ve kendi ülkelerindeki sera gazı salınımlarını en aza indirmeleri konusunda uyarıyoruz. İnsanlığın ve bütün canlı varlıkların geleceği sizin yaptıklarınıza bağlıdır. Aşağıda ismi geçen ülkelerde 4 Kasım günü yukarıda bahsedilen metinde ortaklaşılan konu üzerinde yani küresel ısınmayı durdurmak için elimizden geleni yapmak için yüz binlerce insan sokakta olacak. Bizler de Türkiye’de aynı zamanda İstanbul’da Kadıköy meydanında olacağız.Türkiye küresel ısınmanın ortaya çıkardığı sorunları en yoğun yaşayan ülkelerden biri olmasına rağmen Kyoto Protokolü’nü imzalamayan birkaç sanayi ülkesinden biri. Oysa son yıllarda Türkiye’de sellerin, orman yangınlarının, göllerin ve sulak alanların kuruması, fırtınaların şiddetini arttırması ve çoğalması gibi pek çok olaya tanık oluyoruz. 4 Kasım’da eylem yapacak ülkeler:


ABD, Almanya, Arjantin, Avustralya, Bangladeş, Belarus, Belçika, Birleşik Krallık, Bolivya, Bulgaristan, Brezilya, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Filipinler, Finlandiya, Fransa, Güney Afrika, Güney Kore, Hırvatistan, Hollanda, İrlanda, İspanya, İtalya, İsveç, İzlanda, Kamerun, Kanada, Kenya, Kolombiya, Kosta Rika,Kuzey Afrika, Kuzey İrlanda, Kuzey Kore, Meksika, Nepal, Nijerya, Norveç, Polonya, Portekiz, Romanya, Rusya, Slovenya, Tayvan, Türkiye, Yunanistan, Yeni Zelanda, Uruguay




.

Lamekan
02.11.2006, 01:03
Bu protokola türkiye bildiğim kadarıyla imza atmadı ve son ölçüm verilerine göre yüzde 70 küsürler atmosfere en çok karbondiyoksik veren iülke olma özelliğininde sahibi olduk.. Dünyada ise gene bu protokolü imzalamayan abd başı çekiyor..


Umarımki eylemler öncelikli olarak bu protokole imza atmamız ve gereğini yapmamız için yardımcı olur..

İnsanlar olarak yaşadığımız yeri yok etmekde üstümüze yok...

ulalıgenç
14.12.2006, 11:29
Evet arkadaşlar dünyamızın belki de gördüğü ve görebileceği en büyük tehlike bunun adı artık hepimizin duymaya alıştığı "Küresel ısınma" tehdidi..


CO2 ve ısıyı tutan diğer gazların miktarındaki artış, atmosferin ısısının yükselmesine sebep olmaktadır. Bu da küresel ısınma olarak ifade edilir. Bu durumun, buzulların erimesi ve okyanusların yükselmesi gibi ciddi sonuçlar doğuracak iklim değişmelerine yol açmasından endişe edilmektedir

İşte bu durum irticadan,terörden,Tayyipden ondan bundan ve herşeyden daha tehlikeli..Çünkü dünyanın sonunu getiriyor..

Amerikan, İngiliz ve Avustralyalı bilimadamları ortak bir raporla dünyanın 10 yıl sonra çevre felaketleri açısından geri dönülemez noktaya geleceğini duyurdu. Çünkü dünya ısınıyor.

Bunu biz insanlar yaptık,suçlu bizleriz..Kendimizin,doğanın herşeyini sonunu biz hazırladık.İşte teknolojinin korkunç yüzü de bu...

Dünyada ardı ardına meydana gelen doğal felaketlerin en önemli sebeplerinden biri olarak gösterilen küresel ısınma tehlikesi giderek artıyor. Amerikan hükümeti'ne bağlı olarak çalışan bilim adamlarının açıkladığı rapora göre dünyanın buzullarla kaplı bölgesi Antartika'da denizler üzerindeki buzlanma 1978'den bu yana yüzde 20 oranında azaldı. Uydu görüntülerini inceleyen Amerikan Ulusal Kar ve Buzlanma Bilgi Merkezi, Antartika'daki buz oranının son yüzyılın en düşük seviyesine ulaştığını açıkladı. Uzmanlar olası felaket senaryolarına göre 2080 yılından itibaren yazları Antartika'daki tüm buzulların erimesi ile doğa felaketleri yaşanacak.

Buzullar eriyor ve buna bağlı olarak okyanuslar yükseliyor..Bu da bazı Avrupa ülkeleri için hiç de iyi olmayacak.Çünkü su seviyesi bu ülkelerin yerleşim alanlarının üzerine çıkacak..

Dünyanın dört bir yanından gelen küresel ısınma haberlerine bir yenisi eklendi. 11 bin yıllık buzulun erimesi endişe yarattı.
Sibirya'da Fransa ve Almanya'nın yüzölçümü genişliğindeki bataklık buzullarının da küresel ısınmaya yenik düştüğü ve erimeye başladığı bildirildi. Gezegenin bu 11 bin yıllık maziye sahip, en geniş donmuş bölgesi; oluştuğundan beri ilk kez eriyerek suya dönüşüyor. Bilim adamlarına göre bu bölge erirken açığa çıkan milyarlarca ton metan gazı atmosferde birikecek ve karbondioksitten 20 kat daha zararlı bu kütle, yeryüzünde sera gazı etkisi yaratabilecek

Doğayla iç içe yaşamayı bilen ve o olmadan bizim olamayacağımızı ta yüzyıllar öncesinde söyleyen Kızılderililere kulak verelim...

Hava Kızılderili için değerlidir. Çünkü her şey aynı nefesi paylaşır. Hayvanlar, ağaç, adam, hepsi aynı nefesi paylaşır. Nefes aldığı hava, beyaz adamın dikkatini çekmiyor gibi. Pek çok günden sonra ölen adam gibi kötü kokuyla uyumuş. Ama eğer size toprağımızı satarsak , havanın bizim için değerli olduğunu hatırlamalısınız, çünkü hava, sağladığı tüm yaşamla aynı ruhu taşır.

Büyükbabamıza ilk nefesi veren rüzgar, onun soluğunu da kabul edendir ve rüzgar çocuklarımıza yaşam ruhunu da vermelidir ve eğer size toprağımızı satarsak, onu, beyaz adamın bile gidip çayırın çiçeklerinin tat verdiği rüzgarı tadabileceği bir yer olarak, ayrı ve kutsal tutmalısınız.



Ve toprağımızı alma teklifinizi düşüneceğiz. Eğer kabul etmeye karar verirsek bir şart koyacağım. Beyaz adam bu toprağın hayvanlarına kardeşleri gibi davranacak.



Ben vahşiyim ve başka bir yoldan anlamam. Çayırlarda çürüyen binlerce bufalo gördüm, beyaz adamın geçen trenden vurup, bıraktığı. Ben vahşiyim ve dumanlı demir atın , bizim sadece canlı kalmak için öldürdüğümüz bufalodan nasıl daha önemli olabildiğini anlamıyorum .



Ormanın gizli köşeleri pek çok insanın kokusuyla dolduğunda, ve diri tepelerin görünümü konuşan tellerle lekelendiğinde anlamıyoruz. Çalılık nerede? Gitmiş! Ve kıvrak taylarla av hayvanlarına elveda demek nedir? Yaşamın sonu ve yaşamaya çalışmanın başlangıcı.
Öyleyse, toprağımızı alma teklifinizi düşüneceğiz. Kabul edersek bu vadettiğimiz ayrılan bölge için olacak. Orada belki, kalan kısa günlerimizi dilediğimizce yaşayabiliriz. Bu dünyadan en çok Kızılderili de yok olduğunda ve anası sadece çayırlar üzerinde hareket eden bir bulutken, bu kıyılar ve ormanlar hala halkımın ruhunu muhafaza edecekler. Çünkü halkım bu dünyayı, yeni doğanın annesinin yürek taşını sevdiği gibi sever. Öyleyse, eğer toprağımızı satarsak , onu bizim sevdiğimiz gibi sevini. Onunla bizim ilgilendiğimiz gibi ilgilenin. Diyarın anısını onu aldığınızdaki gibi saklayın. Ve bütün gücünüzle , bütün aklınızla, bütün kalbinizle onu çocuklarınız için koruyun ve sevin. Tanrının hepimizi sevdiği gibi.



Bildiğimiz bir şey var. Tanrımız aynı tanrı. Bu dünya onun için değerli. Beyaz adam bile bu ortak kaderden ayrı tutulamaz. Bütün bunlardan sonra, kardeşte olabiliriz. GÖRECEZ

foodal
17.02.2007, 17:34
Küresel Isınmaya Karşı Peki Biz Neler Yapabiliriz?

*Bulunduğunuz ortam sıcaklığını düşürün

Fazla değil, sadece 1°C düşürün, böylece bir miktar enerji tasarrufu
yapabilirsiniz. Eğer üşürseniz ; ki bu ihtimal genelde yoktur, üzerinize
modaya uygun bir kazak, süveter giyebilirsiniz.
(CO2 salınımı açısından bize faydası)
Ortalama bir aile böylece yılda atmosfere 0,4 ton CO2 verilmesini
engellemiş olacağı gibi parasını da tasarruf etmiş olur.

*Elektrikli cihazların Stand by konumunda bırakmayın

Televizyonlarımızı standby konumunda bırakmak bir miktar enerjiyi
gereksiz yere harcamamıza neden olur. Kumandayla kapatmak yerine
oturduğumuz yerden kalkarak TV'yi üzerinden kapatabiliriz.)
(CO2 salınımı açısından bize faydası)
(Ortalama bir aile böylece yılda 150 kg CO2'in atmosfere karışmasını
engellemiş olur.)

*Şarj cihazlarını prizlere takılı bırakmayın

Küçük şarj cihazları kullanılmadıkları zaman bile bir miktar enerji
harcarlar. Cep telefonu, PlayStation … gibi cihazlarınızı şarj
etmediğinizde ya da pilleri dolduğunda şarj cihazlarını prizde
bırakmayınız.
(CO2 salınımı açısından bize faydası)
(Ortalama bir aile böylece yılda 7 kg CO2'in atmosfere karışmasını
engellemiş olur.)

* Daha fazlasını kaynatmayın
Su ısıtıcıları sizin çay ya da kahve içmeniz için gereken enerjiden çok
daha fazlasını harcarlar. Eğer bir bardak içecekseniz sadece bir bardak su
kaynatın daha fazlasını değil.
(CO2 salınımı açısından bize faydası)
(Ortalama bir aile böylece yılda 45 kg CO2'in atmosfere karışmasını
engellemiş olur.)

* Uçağa daha az binmeye çalışın

Bu toplantıya katılmak için gerçekten uçakla mı gitmeniz gerekiyor ?
Tatilinizi gerçekten yurtdışında yapmaya mı ihtiyacınız var? Ve tüm
dünyadaki akrabalarınız, sizi gerçekten sevselerdi size yakın bir yere
yerleşmezler miydi ?)
(CO2 salınımı açısından bize faydası)
(Ortalama bir aile böylece yılda 4 ton CO2'in atmosfere karışmasını
engellemiş olur )

* Çok parlak ışıkları söndürün

Gerçekten onlara ihtiyacınız yoksa lütfen onları kapatın. Zira onlar çok
fazla enerji tüketirler. Eğer karanlıktan korkuyorsanız , inanın
hayaletler gerçek değil:)
(CO2 salınımı açısından bize faydası)
(Ortalama bir aile böylece yılda 4 ton CO2'in atmosfere karışmasını
engellemiş olur )

* Duşu kullanın

Duşlar banyo yapmanız için yeterli olan suyun yarısını harcarlar ve banyo
için gerekli olan suyun ısıtılmasından daha az enerji gerektirirler )
(CO2 salınımı açısından bize faydası)
(Ortalama bir aile böylece yılda 4 ton CO2'in atmosfere karışmasını
engellemiş olur ve iyi bir para tasarrufu yapmış olur.)

*Daha verimli ampul kullanın

Düşük enerji ampulleri size gereken ışığı verdikleri gibi 3 kat daha az
güç harcarlar. Eğer ki bir gece kulübünde yaşamıyorsanız, tüm
ampullerinizi değiştirin.
(CO2 salınımı açısından bize faydası)
(Ortalama bir aile böylece yılda 200 kg CO2'in atmosfere karışmasını
engellemiş olur.

*Dondurucularınızı sızdırmaz hale getirin

Dondurucular çok iyi sızdırmazlık sağlandığında en yüksek verimde
çalışırlar, bu sayede havayı dondurmak için yoğun bir şekilde çalışmak
zorunda kalmazlar.
(CO2 salınımı açısından bize faydası)
(Ortalama bir aile böylece bir miktar CO2'in atmosfere karışmasını
engellemiş olur.)

* Arabanızı olabildiğince az kullanın

Yürüyün, ata binin, koşun, paten kayın, toplu taşıma araçları kullanın ya
da en kötüsü otostop yapın. Her ne durumda olursa olsun aracınızı
kullanmamaya çalışın
(CO2 salınımı açısından bize faydası)
(Ortalama bir aile böylece fazlasıyla CO2'in atmosfere karışmasını
engellemiş olur.)

*Evinizin ısısını havaya atmayın

Evinizin çatı arasını, duvarlarını, sıcak su hatlarını ve kazanı ısı
kaçağına karşı izole edin. Kapı pencere ve çerçevelerinizi hava
kaçaklarına karşı kontrol edin. Evinizi ılık tutun, sıcak değil ve böylece
gezegenimizi biraz daha soğutmuş olursunuz.
(CO2 salınımı açısından bize faydası)
( Ortalama bir aile böylece yılda 3.8 ton CO2'in atmosfere karışmasını
engellemiş olur ve iyi bir para tasarrufu yapmış olur.)

*Çamaşır yıkama sıcaklığını düşürün

Kıyafetlerinizi 40-60 derecede yıkayacağınız yerde 30 derecede yıkayın.
makineniz daha az enerji kullanmış olur ve elbiseleriniz hala parlayan
beyaz renklerde kalır.
(CO2 salınımı açısından bize faydası)
(Ortalama bir aile böylece yılda 90 kg CO2'in atmosfere karışmasını
engellemiş olur.)

*Yiyeceklerinizi kendi bölgenizden temin edin

Yakın çevrenizdeki yiyeceklerle beslenin, dünyanın bir ucundakilerle
değil, sadece çevrenizdeki yiyecekleri yemekle ölmezsiniz. Böyle bu
yiyecekler dünyanın diğer uçlarından uçaklarla size taşınmaz.
(CO2 salınımı açısından bize faydası)
(Ortalama bir aile böylece yılda 4 ton CO2'in atmosfere karışmasını
engellemiş olur ve iyi bir para tasarrufu yapmış olur.

Haydaryiğit
17.02.2007, 17:46
Küresel Isınmaya Karşı Peki Biz Neler Yapabiliriz?

*Bulunduğunuz ortam sıcaklığını düşürün

Fazla değil, sadece 1°C düşürün, böylece bir miktar enerji tasarrufu
yapabilirsiniz. Eğer üşürseniz ; ki bu ihtimal genelde yoktur, üzerinize
modaya uygun bir kazak, süveter giyebilirsiniz.
(CO2 salınımı açısından bize faydası)
Ortalama bir aile böylece yılda atmosfere 0,4 ton CO2 verilmesini
engellemiş olacağı gibi parasını da tasarruf etmiş olur.

*Elektrikli cihazların Stand by konumunda bırakmayın

Televizyonlarımızı standby konumunda bırakmak bir miktar enerjiyi
gereksiz yere harcamamıza neden olur. Kumandayla kapatmak yerine
oturduğumuz yerden kalkarak TV'yi üzerinden kapatabiliriz.)
(CO2 salınımı açısından bize faydası)
(Ortalama bir aile böylece yılda 150 kg CO2'in atmosfere karışmasını
engellemiş olur.)

*Şarj cihazlarını prizlere takılı bırakmayın

Küçük şarj cihazları kullanılmadıkları zaman bile bir miktar enerji
harcarlar. Cep telefonu, PlayStation … gibi cihazlarınızı şarj
etmediğinizde ya da pilleri dolduğunda şarj cihazlarını prizde
bırakmayınız.
(CO2 salınımı açısından bize faydası)
(Ortalama bir aile böylece yılda 7 kg CO2'in atmosfere karışmasını
engellemiş olur.)

* Daha fazlasını kaynatmayın
Su ısıtıcıları sizin çay ya da kahve içmeniz için gereken enerjiden çok
daha fazlasını harcarlar. Eğer bir bardak içecekseniz sadece bir bardak su
kaynatın daha fazlasını değil.
(CO2 salınımı açısından bize faydası)
(Ortalama bir aile böylece yılda 45 kg CO2'in atmosfere karışmasını
engellemiş olur.)

* Uçağa daha az binmeye çalışın

Bu toplantıya katılmak için gerçekten uçakla mı gitmeniz gerekiyor ?
Tatilinizi gerçekten yurtdışında yapmaya mı ihtiyacınız var? Ve tüm
dünyadaki akrabalarınız, sizi gerçekten sevselerdi size yakın bir yere
yerleşmezler miydi ?)
(CO2 salınımı açısından bize faydası)
(Ortalama bir aile böylece yılda 4 ton CO2'in atmosfere karışmasını
engellemiş olur )

* Çok parlak ışıkları söndürün

Gerçekten onlara ihtiyacınız yoksa lütfen onları kapatın. Zira onlar çok
fazla enerji tüketirler. Eğer karanlıktan korkuyorsanız , inanın
hayaletler gerçek değil:)
(CO2 salınımı açısından bize faydası)
(Ortalama bir aile böylece yılda 4 ton CO2'in atmosfere karışmasını
engellemiş olur )

* Duşu kullanın

Duşlar banyo yapmanız için yeterli olan suyun yarısını harcarlar ve banyo
için gerekli olan suyun ısıtılmasından daha az enerji gerektirirler )
(CO2 salınımı açısından bize faydası)
(Ortalama bir aile böylece yılda 4 ton CO2'in atmosfere karışmasını
engellemiş olur ve iyi bir para tasarrufu yapmış olur.)

*Daha verimli ampul kullanın

Düşük enerji ampulleri size gereken ışığı verdikleri gibi 3 kat daha az
güç harcarlar. Eğer ki bir gece kulübünde yaşamıyorsanız, tüm
ampullerinizi değiştirin.
(CO2 salınımı açısından bize faydası)
(Ortalama bir aile böylece yılda 200 kg CO2'in atmosfere karışmasını
engellemiş olur.

*Dondurucularınızı sızdırmaz hale getirin

Dondurucular çok iyi sızdırmazlık sağlandığında en yüksek verimde
çalışırlar, bu sayede havayı dondurmak için yoğun bir şekilde çalışmak
zorunda kalmazlar.
(CO2 salınımı açısından bize faydası)
(Ortalama bir aile böylece bir miktar CO2'in atmosfere karışmasını
engellemiş olur.)

* Arabanızı olabildiğince az kullanın

Yürüyün, ata binin, koşun, paten kayın, toplu taşıma araçları kullanın ya
da en kötüsü otostop yapın. Her ne durumda olursa olsun aracınızı
kullanmamaya çalışın
(CO2 salınımı açısından bize faydası)
(Ortalama bir aile böylece fazlasıyla CO2'in atmosfere karışmasını
engellemiş olur.)

*Evinizin ısısını havaya atmayın

Evinizin çatı arasını, duvarlarını, sıcak su hatlarını ve kazanı ısı
kaçağına karşı izole edin. Kapı pencere ve çerçevelerinizi hava
kaçaklarına karşı kontrol edin. Evinizi ılık tutun, sıcak değil ve böylece
gezegenimizi biraz daha soğutmuş olursunuz.
(CO2 salınımı açısından bize faydası)
( Ortalama bir aile böylece yılda 3.8 ton CO2'in atmosfere karışmasını
engellemiş olur ve iyi bir para tasarrufu yapmış olur.)

*Çamaşır yıkama sıcaklığını düşürün

Kıyafetlerinizi 40-60 derecede yıkayacağınız yerde 30 derecede yıkayın.
makineniz daha az enerji kullanmış olur ve elbiseleriniz hala parlayan
beyaz renklerde kalır.
(CO2 salınımı açısından bize faydası)
(Ortalama bir aile böylece yılda 90 kg CO2'in atmosfere karışmasını
engellemiş olur.)

*Yiyeceklerinizi kendi bölgenizden temin edin

Yakın çevrenizdeki yiyeceklerle beslenin, dünyanın bir ucundakilerle
değil, sadece çevrenizdeki yiyecekleri yemekle ölmezsiniz. Böyle bu
yiyecekler dünyanın diğer uçlarından uçaklarla size taşınmaz.
(CO2 salınımı açısından bize faydası)
(Ortalama bir aile böylece yılda 4 ton CO2'in atmosfere karışmasını
engellemiş olur ve iyi bir para tasarrufu yapmış olur.



Çok akıllıca yöntemler.Yerinizden bir zahmet kalkıverin artık...rahatımız bozulacak biraz ama dünyanın geleceği için yapılması gerekenler bunlar...
tasarruf yapmayı öğrenmeliyiz...

foodal
17.02.2007, 20:02
Çok akıllıca yöntemler.Yerinizden bir zahmet kalkıverin artık...rahatımız bozulacak biraz ama dünyanın geleceği için yapılması gerekenler bunlar...
tasarruf yapmayı öğrenmeliyiz...
Tembeliz malesef :whistling


KÜRESEL ISINIMA KARŞI NELER YAPILABİLİR



Küresel Isınım etkilerini gidermek, en azından süreci uzatmak için neler yapılabilir? Bilim adamları bu konuda yine insanların, duyarlı çevre örgütlerinin, Sivil Toplum Örgütlerinin ve hükümetlerin yardımlarını sıralamışlar:

- Dünyada bu konudaki tek kapsamlı protokol olan Kyoto Protokolü’nün tüm dünya ülkeleri tarafından imzalanışı gereklidir. İmzalamayan ülkelere ise çeşitli yaptırımlar uygulanabilir.



- İmzalanmış bulunan bu protokolün gereklerini tüm ülkeler uygulayıp daha temiz ve çağdaş bir yaşam ortaya çıkarılışını sağlamakla yükümlüdürler. Bu gerçek çağdaşlığın en büyük gereğidir. Bu bağlamda A.B.D., Çin, Hindistan, Avustralya gibi ülkelerin çağdaş olmadıklarını rahatlıkla söyleyebiliriz.

- Basın-yayın organları, televizyon, sinema gibi görsel etkinlikler kullanılarak tüm insanların bu konudan haberdar edilerek çözüme katkılarının sağlanışı gereklidir. Biliyoruz ki birçok basın kuruluşunun etkisi devletler ve hükümetlerinkinden çok daha fazladır.



- Yerel yönetimler, Valilikler ve ilgili kamu kuruluşları bu konularda gerekli yasal ve yapay düzenleyişleri yapmakla doğal olarak yükümlüdürler. İklim değişikliği etkilerine uyum hazırlığında işbirliği yapacak, kıyı kuşağı yönetimi, su kaynakları, tarım ve özellikle kuraklık, çölleşme ve sellerden etkilenen alanların korunuşu için entegre planlar hazırlayacak ve geliştirecektir.



- Gönüllü kişiler ile Sivil Toplum Örgütleri çeşitli etkinliklerle Küresel Isınıma karşı önlemler alabilir, bu konuda yasal düzenleyişler yapılıp teşvikler ve kaynak aktarımları yapılabilir.



- İnsanların tekil olarak yapabilecekleri ise ağaç dikmek, enerji tasarrufu yapmak, doğaya zarar vermeyen yakıt ve enerji türleri kullanmaktır.



- Küçük yaşlardan başlayarak insanlara çevre ve doğa sevgisi aşılanarak bilinçli yaşam öğretilebilir. Çünkü bu dünya onlara bırakacağımız en önemli emanettir. Okullarda ödüllü yarışlar düzenlemek, Fizik, Kimya ve Biyoloji gibi temel ders konularında Küresel Isınımı işlemek onları bilinçli yapacaktır.



- Enerji üretiminde fosil yakıt kaynakları yerine temiz enerji kaynaklarına, yani Biyo enerji, Güneş, Rüzgâr ve Dalga Enerjisi yöntemlerine ağırlık verilebilir.



- Kara, deniz ve hava taşıtlarında petrol ürünleri yerine başta Hidrojen-Bor Enerjisi olmak üzere güneş ve rüzgâr enerjisi kullanmak doğaya salınan karbon emisyonunu önemli ölçüde azaltacaktır.



- Yine enerjiyi verimli kullanmak, tasarruf sağlayıcı önlemler almak, besin maddeleri ve su tasarrufu yapmak da herkese düşen en önemli görevlerdendir.



BU DÜNYA HEPİMİZİN!...

//habermania//

huseyn
17.02.2007, 22:18
evet küresel ısınmaya karşı herkes en azından burda yazanlardan birkaç tanesini yapsa yaşanacak bir dünyada yaşarız belki...

çeşm-i naz
21.02.2007, 18:47
arkadaşlar artık durdurmak için çok geçmiş buzullar engelenemez şekilde eriyor
nisan ayındaki raporlar bunun belgesi olacak rapora göre;
hollanda,bengladeş,londra sular altında kalacak
maldivler bataklık olacak buzullar artık engellenemiyor dünya dan aldıklarımızı geri veremiyoruz biri buna dur desin artık.....

nuhmelek
21.02.2007, 19:18
geçen babmda demişti bunalrı ama artık çok geç gerçekten dünyanın sonu geliyor acı da olsa artık bundan sonra ne yapabiliriz ona bakmalıyız

foodal
22.02.2007, 12:50
Geri dönüşü olmayan yol!


Sıcaklık 100 yıl içinde en az 1.8 derece, deniz seviyesi ise 18 santimetre yükselecek

Atmosferi zehirli gazlarla kirletmeye devam edersek sıcaklık 4 derece artacak. Denizler 59 santimetre yükselecek ve kıyı kentleri sular altında kalacak. Hayvan türlerinin yarısı yok olacak. 4 milyar kişi susuz kalacak

Birleşmiş Milletler’e bağlı Hükümetler Arası İklim Değişikliği Grubu’nun (IPCC) endişe beklenen raporu dün Fransa’nın başkenti Paris’te açıklandı. 133 ülkeyi temsil eden 2 bin 400 saygın uzmanın hazırladığı rapora göre, küresel ısınma insanlığın sonunu getirecek boyuta ulaşıyor. Dünyanın ortalama ısısının son yüzyıl içinde 0.7 derece arttığını vurgulayan rapora göre küresel ısınmayı durdurmak artık imkansız. Çünkü yeryüzünden yansıyan güneş ışınlarını hapseden karbondioksit gibi kirli gazların oranı kritik eşiği geçti. Biraz daha açmak gerekirse, zehirli gazlar salan yüzlerce devasa volkanın olduğu 650 bin yıl önce bile atmosferdeki karbon gazı oranı 300 ppm’di (metreküpteki partikül oranı)... 200 yıl önce sanayileşme başladığında bu oran 280 seviyesine seyrediyordu. Günümüzde ise 300 sınırını geçerek 379’a ulaştı. IPCC Başkanı Rajendra Pachauri, rapordaki çarpıcı verilerin anlamını şu sözlerle açıkladı:

“Dünyayı bugün kirletmeyi durdursak bile küresel ısınma yüzyıllar boyunca devam edecek. Karbonun atmosferdeki ömrü 200 yıldır... Yani 200 yıl sonra süreç tersine dönebilir. Bu durumda bile 100 yıl içinde ortalama hava sıcaklığı her 100 yılda 1.8 derece artacak. Yani daha az soğuk günler, daha sıcak geceler, öldüren sıcak hava dalgaları, seller ve yoğun yağışlar, yıkıcı kuraklıklar ve kasırgalarda artışlarla karşılaşacağız. Bunun felaket olduğunu düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. Çünkü bizi daha kötüsü bekliyor. Tahminlerimize göre atmosferdeki karbon oranı 2100 yılına kadar yüzde 44 daha artacak. Yani atmosfer kirlenecek ve küresel ısınmanın etkileri artacak. Ortalama hava sıcaklığı bu durumda 4 derece yükselecek. İşte bu sonun başlangıcı olacak.”

Sorumluluk insanlığın
IPCC, 2001’de yayınladığı raporda küresel ısınmada yüzde 60’lık payın insanların yarattığı kirliliğin olduğunu açıklamıştı. Dünkü raporda bu pay yüzde 90’a çıktı. Raporun altında imzası Prof. Kevin Trenberth en etkili uyarıyı yaptı: “Küresel ısınma durduramayacağınız bir şey. Bununla yaşamak zorundayız. Ancak küresel ısınmanın etkilerini azaltarak bir felaketi önleyebiliriz.

Ortalama hava sıcaklığı 0.7 derece arttı

IPCC raporuna göre, dünyanın ortalama

ısısı son 100 yılda 0.7 derece arttı. İlk bakışta az gibi görünen bu artış, kutuplardaki

buzulların yüzde 14’ünün erimesine yol açtı

Küresel ısınma nedir?
Küresel ısınma, fosil yakıtlarının kullanımıyla atmobfere yayılan karbondioksit ile metan gibi gazların, Ddünyanın ısısını hapsetmesiyle oluşuyor. Güneş’in yaydığı kızılötesi ışınlar yeryüzüne girerken kirli gaz kütlelerine takılmıyor. Kızılötesi ışınlar kara ve denizleri çarparak bir ısı enerjisi yaratıyor. Bu ısının da termal enerji olarak tekrar uzaya karışması gerekiyor. Ancak karbondioksit ve metan gibi atık gazlar, 120 kilometre kalındığındaki atmosferin orta bölümlerinde bir “kalkan” oluşturduğu için, normalde uzaya çıkması gereken termal enerjinin bir bölümü içeride hapsoluyor ve küresel ısınma meydana çıkıyor.

2007 en sıcak yıl olacak
IPCC’nin raporuna göre, meteoroloji kayıtlarının tutulduğu 1850’den bu yana en sıcak 12 yılın 11’i 1985’ten sonra yaşandı. 2007’nin en sıcak yıl olacağı açıklandı.

Sibirya’ya turuncu kar yağdı Rusya Acil Durumlar Bakanlığı, Sibirya’da sarı-turuncu renkli kar yağdığını açıkladı. Küf kokan turuncu karın nedenin bölgedeki filtre sistemi olmayan fabrikalar olarak gösterildi.

Ağaçlar erken çiçek açtı IPCC’nin raporunda, kış aylarının etkisini 40 yıl içinde kaybedeceği açıklandı. Sonbaharda yapraklar 7 gün geç dökülecek ve ilk- baharda çiçeklerin 9 gün önce açacak.

Eğer önlem almazsak İstanbul ‘batacak’ 1 derece artarsa:

* Yılda 300 bin kişi küresel ısınma kaynaklı hastalıklardan can verecek.

* Buzulların erimesiyle denizler 18 santimetre yükselecek ve 50 milyon kişi evsiz kalacak. Kış etkisini hafifletecek. Alp Dağları’ndaki kayak merkezlerinin yüzde 40’ı karsız kalacak

2 derece artarsa:Sular 23 santimetre yükselecek. Deniz kıyısında yaşayan 80 milyon kişi taşınmak zorunda kalacak. Afrika’da 60 milyon kişi sıtmaya yakalanacak. Seller yüzünden 10 milyon kişi evsiz kalacak. Dünya üzerindeki bitki ve hayvan türlerinin yüzde 40’ı yok olacak.

3 derece artarsa: 1.5 ila 4 milyar kişi su sıkıntısı çekecek. 550 milyon kişi daha gıda kıtlığı yaşayacak. Her yıl açlık fazladan 3 milyon can alacak.

* Kuzey Buz Denizi ortadan kalkacak. n Kutup ayıları tarihe karışacak. Grönland üzerindeki buz tabakası tamamen eriyecek

4 derece artarsa: Tüm bunlara ek olarak dünyada tarım üretimi yüzde 40 düşecek.

* Kutup bölgelerindeki tundra örtüsünün yarısı yok olacak.

* Himalayalar’daki buzullar tamamen eriyecek. Çin nüfusunun yüzde 25’i susuz kalacak. Su savaşları başlayacak.

5 derece artarsa: New York, Londra, Tokyo ve İstanbul gibi kıyı şehirleri sular altında kalacak. Kutuptaki buzullar tamamen eriyecek. Deniz seviyesi aniden 4 metre yükselecek. Tarım üretimi duracak. Dünya nüfusunun yüzde 70’i açlıkla karşı karşıya gelecek.//habernokta//

mustyy
22.02.2007, 14:35
artık gerçekten çok geç ama dur demek lazım sonumuz hayırlı deil.....

drhumutus
20.03.2007, 17:01
aşağıdaki alıntıyı okuyan arkadaşların görüşlerini çok merak etmekteyim...


Sevgili arkadaşlar

Uzunca bir süredir dünyamızın içine girdiği ısınma süreci hakkında yazılanları ve bu konudaki yorumları izliyorum. Dikkatimi çeken ve beni bu konuda yazmaya iten şey: kimsenin küresel ısınma nedeninin sera gazları dışında başka sebebe bağlı olabileceğini ifade etmemesi oldu. Oysaki bu gruplardaki arkadaşlarım mistik bilgiler, ezoterik tarih ve uzay bilgilendirmeleri konularında yoğun bir bilgi alışverişi içindeler. Ama kimse dünyanın içine girdiği bu enerji anaforunun, yaklaşık her 26 600 senede bir yaşadığı döngüye bağlı olabileceğini düşünmüyoruz..

Hepimiz biliyoruz ki; medyomik algılamayla yazılmış bütün kutsal kitaplar bir kıyamet olgusundan söz eder. Tevrat, kuran, ve inciller bu konuda geniş bilgilendirmeler yapmıştır. Nostardamus, Muhıttin Arabi gibi kahinler binlerce yıl önceden yaşanacak olayları işaret etmişlerdir ve tahninlerinin büyük bölümü kronolojik bir sıralamayla gerçekleşmiştir. En önemli kehanetleri ise yaşanacak zorlu günlerle ilgilidir.
Yakın tarihimizde Bedri Ruhselman ekolunun uzantısı olan bilgilerde ve özellikle Ergün Arıkdalın indirdiği sadıklar Planı bilgilendirmesinde geçiş adı verilen olgu detaylarla geniş bir şekilde anlatılır. İnkalar yüzyıllarca önce yaptığı takvimlerde 2012 ye son tarihi koymuş ve zamanı durdurmuşlardı r. Bir çok medyomsal temas yaklaşan önemli günler hakkında netleşen bilgiler vermesine, hissiyatı yükselen hemen herkes dünyanın bir geçiş süresini girdiğini bilmesine rağmen sözü edilen küresel ısınmayı yaklaşan önemli günlerle ilkişkilendirmekten uzak durmaktayız.
Silver Birch gibi, Ramtha gibi bir çok dünya dışı varlık nerdeyse 1970 leden1980 lerden beri dünyanın yakın zamanda içine gireceği durumu işaret etmekteler. Ramtha küresel ısınmanın söz konusu bile olmadığı zamanlarda yükselere çıkmak, denizden uzaklaşmak ve tarımı öğrenmek konularında devamlı bir tavsiye içindedir. ve sözleri bu günlerde anlam kazanmaktadır.

Sümer yazıtları, uygur yazıtları, mısır kalıntıları ve birçok pörşimende nuh tufanı hikayeleri geniş yer tutar. Üstelik dünyanın bir çok tufan atlattığıda bilinir. Schuman rezonanası, foton kuşağı bilgileri ayrıntılarıyla anlatılır ama kimse küresel ısınma dediğimiz olgunun yaklaştığımız yüksek emerjili manyetik alanla ilgili olduğunu, kutupların yer değiştireceğinden, manyetik kutuplaşmanın bir süre için ortadan kalkacağından bu süre içinde dünyanın dönmesini durduracağından, dönmenin durması etkisiyle merkez kaç kuvvetinden kurtulan okyonus sularının dünyayı yaklaşık 1000 km lik bir yüksekliğe kadar sular altında bırakacağından söz etmez.

Uzaya en yakın duran ve dünya dışı zeki uygurlıklarla en yakın ilişkşide olduğu bilinen Amerikanın tyoto anlaşmasına neden imza atmadığını ve konuyu neden önmesemediği ve nasanın konuyu neden ciddiye almadığını düşünmüyoruz.

Dünyaya yaklaşan gök taşlarına karşı önlem almak için füzeler gönderen ve bu konuda kimseye danışma gereği bile duymadan hareket eden Amerikanın böyle bir olay karşısında tepkisiz kalacağını beklemek yanılgı olur düşüncesindeyim. Nasa ve Amerika konunun gerçek nedenlerini biliyorlar. Onlar şu an bu türlü geçiş dönemlerinle ayakta kalan ve tehlikeyi en az zararla atlatan bölgelerle ilgileniyorlar. Bu bölge tevratta Aden cenneti diye anlatılan fırat ve dicle nehirleri arasında kalan ve mezetopamyanı n bir kısmını kapsayan bölgeler. Amerika bu bölgelerle ilgileniyor. Petrolden daha çok kritik zamanda bu alanlara göç etmeyi düşünüyor. Ülkemize özellikle toroslara ve kaz dağlarına inanılmaz bir akın var. Avrupanın ve dünyanın bir çok bölgesinden insanlar bu yüksek bölgelerden yer almak için adeta yarışıyorlar. Elktriği ,suyu ve yolu bile olmayan bu yüksekliklere neden yerleşmeyi düşündüklerini anlamaya çalışmıyoruz.
Dünyanın %20 sini karalar olşturuyor. İnsanların yerleşim merkezlerinin kapladığı alan karaların binde biri bile değil. Yaşayan nufusun milyonda biri bile sera gazı kullanmıyor. Buna karşın küresel ısınmanın nedeninin sera gazlarına bağlanması bana çok komik geliyor. Bilimin elinde daha uygun bir açıklama olamadığı ve yaklaşan kritik bölgeyi tanımlayamadıkları için erllerindeki en akla yalın sebebp olan sera gazları konusuna saplanıyorlar.

Oysaki yükselen enerjiyi, düşüncenin eyleme dönüşme hızını ve eş zamanlıklardaki çoğalmayı titreşimini yükselten hekkes farkına varıyor. Bence bir devrin sonuna geliyouz. Korkacak bir şey yok. Bu konumdan İnsanlık ailesi başta olmak üzere bütün varlıksal yapı
enerjisel olarak, bilinç ve farkındalık yükselişi olarak çok kazançlı çıkacak. Yapmamız gereken şey bilgiyi öne almak şimdiden bazı önlemleri almak olmalıdır.

Bilim adamlarının tahminiden bile önce gelişmekte olan olaylar için neler yapmalıyız konusundaki düşüncelerime bir başka yazımda cevap vermek ve bu konuda değişik düşünen arkadaşlarımın yorumunu duymak istiyorum .Sevgilerimle. ...

mustafa kartal

yalcin1903
22.03.2007, 22:24
arkadaşlar yazık hepimize.Allah var mı yokmu sorusuna, Aleviler namaz kılar mı kılmaz mı sorusuna ve bunun gibi birçok boış konulara mesaj yazarken görüş belirtirken şuan önümüzde bulunan tehditle ilgili hiç birimiz yazı yazmamışız ve neler yapabileceğimizi belirtmemişiz.yazık değil mi hepimize...

erkan2434
09.04.2007, 01:26
dünya artık bize küstü

pirayem
09.04.2007, 09:38
Ben bu boyutuyla bakmıyorum küresel ısınmaya,binlerce yıl önce yaşamış inkalar yada bilgeler 2012 yılında son noktayı neye göre koymuşlar bilinemez ama,teknolojinin bu kadar gelişeceğini ve insanlarında teknolojinin gelişmesine paralel olarak dünyaya ne kadar zarar vereceklerini kestiremezlerdi diye düşünüyorum.

Herşey insanların elindedir.İstersek küresel ısınmayı bir nebze de olsa yavaşlatabiliriz.Suları daha az kullanarak,boş yanan ışıkları söndürerek vs vs.

zazaozgun
25.04.2007, 10:35
sevgili canlar;
belki bilginiz vardır ama hatırlatmak istedim.

28.04.2007 cumartesi günü saat=12:00'de Haydarpaşa Numune Hastanesi önünde başlayacak küresel ısınma eylemi kadıköye kadar yapılacak yürüyüş ve kadıköydeki eylemle gün boyu sürecek.Mitingin sonunda Zeynep Cassalini konseri olacaktır.tüm aydınlar,yeşilciler ve duyarlı insanlar orda olacaklar.
içeriği= ''NE KÖMÜR, NE PETROL, NE NÜKLEER;GÜNEŞ, RÜZGAR BİZE YETER!''
''BAŞKA BİR ENERJİ MÜMKÜN…''
''TÜRKİYE KYOTO’YU İMZALA!''
''Gezegenimize, suyumuza, Sinop’umuza, çiftçimize sahip çıkmaK''

Geleceğe bir de yeni bir çernobil vakkası bırakmayalım.
istanbulda yaşayan yada gelme imkanı olan tüm duyarlı alevi canların katılmasını rica ediyorum.''

geleceğe ve dünyamıza sahip çıkalım....
TEŞEKKÜRLER..

seyhunbey
25.04.2007, 13:30
Dünya Değişiyor Her şey Değişiyor Tek Değişmeyen ne yazikki Türkiye doğa bile değişiyor..

kengerly h.ali
25.04.2007, 14:04
walla ne diyeceğimi bilemedim:sook cok değişik bir noktaya degınılmiş.ben küresel ısınmanın boyle bir boyutu oldugunu hıc duymamsıtım.ama cok ilginç.o zaman bizler kazdagına cadırlarımızı kurup yerleşelim(kaz dagı dedım cunku manisaya en yaın o war:biggrin: )konuya daha fazla hakım olmak ıcın topiği acan drhumutus arkadasımdan daha geniş bilgi rica edıyorum eger mumkunse.saygılar...............

Servan
25.04.2007, 17:14
türkiye ABD'nin tkyoto protololunu imzalamasını istiyor ama kendisi imzalamıyor bu nasıl bir çelişkidir.

barısarock
26.04.2007, 11:18
merhaba

evet aslında dünyanın ömrü bittiyor ve yaşamda bilim adamları dünyanın bir 10 yılı var diyorlar. en kısa zamanda önlem alınmasa küresel ısınmadan çöl olacak her yer yani bu açıdan herkesin küresel isinmaya ve küreselşmeye karşı birlikde mücadele edelim daha fazla yaşamak için ayrıcaarkadaşlar küresel isinma dedigimiz şey havaların sıcak olması degil iklim degişiyor yani göçmek kuşlar bile zamanınd agöç edemez duruma geldiler

herkesi kadıköydeki mitnge gelmesini bekliyorum
ben ordayım

zazaozgun
26.04.2007, 12:03
miting nerde kaçta başlıyor yazdım forumda.ben miting de olucam gelme imkanı olan herkes lütfen orda olsun,bu dünya bizim.geleceğe her yönden dengesi bozulmuş bir dünya bırakmayalım.
LÜTFEN HEPİNİZ ORDA OLUN...
TEŞEKKÜRLER...

çeşm-i naz
26.04.2007, 12:24
türkiye ABD'nin tkyoto protololunu imzalamasını istiyor ama kendisi imzalamıyor bu nasıl bir çelişkidir.

imzalamaz tabi ki her zaman ki gibi bir ülkeyi maşası olarak kullanıyor
abd kendi çöplüklerini kimyasal atıklarını gelip türkiye ye gömüyor atıyor bunu yapan adam hiç o anlaşmayı imzalar mı??
abd hem raporları açıklıyor hemde önlem almıyor ne illet bir devlet dünyayı her yönden batırıyorlar....

EN ÇOK ABD KİRLETİYOR

Son yıllarda karbondioksitteki artışın hızını inceleyen bilimadamları, Çin ve Hindistan’ın bu artışa büyük katkısı olduğunu öne sürüyorlar. Ancak, “dünya karbondioksit üretimi”ni sıraya koyduğumuzda, ABD başı çekiyor.

ABD dünya nüfusunun yüzde 4'üne sahip ancak karbondioksit üretiminin yüzde 25’ini sağlıyor. İngiltere yüzde 3 üretiyor. Hindistan, nüfusu 15 kat fazla olmasına rağmen karbondioksit üretimi hemen hemen İngiltere ile aynı.

Ortalama bir Amerikalı yılda 6 ton, bir İngiliz 3 ton, bir Çinli 0.7 ton, bir Hintli 0.25 ton karbondioksit üretiyor.

Atmosfere yılda 220 milyon ton karbondioksit bırakan Türkiye ise 20.sırada…2010 yılında bu rakam 400 milyon tonlara ulaşacak.

Atmosfere yılda ortalama 21 milyar ton karbondioksit salınıyor ve bu miktar giderek artıyor.

DÜNYA ALARM VERİYOR

Küresel ısınma, kutuplardaki buzulların erimesine, iklimin ve mevsim şartlarının değişmesine, okyanusların ısınmasına, deniz seviyesinin yükselmesine, orman yangınlarının artmasına, göllerin küçülmesine, ırmakların kurumasına, kışın sıcaklıkların artmasına, ilkbaharın erken gelmesine, sonbaharın gecikmesine, bitkilerin erken çiçek açmasına, göç dönemlerinin değişmesine, kıyı şeritlerinin erozyona uğramasına, bulut ormanlarının kurumasına yol açıyor.

Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) tarafından yapılan araştırmaya göre, küresel ısınma bu yüzyılın sonunda bitki ve hayvan varlığının üçte birini tehdit ediyor.

Küresel ısınmanın etkileri dünyanın her yanında görülüyor. Milyonlarca insanı sel, kasırga, kuraklık, susuzluk ve salgın hastalıklarla karşı karşıya bırakıyor. Yükselen deniz seviyesi Pasifik adaları ve Hint Okyanusu'ndaki adaların çoğunu tehdit ediyor.

DÜNYADA NELER OLUYOR?

Grönland eriyor - Kuzey Yarımküre’nin en büyük buz kütlesi olan Grönland adası, küresel ısınma nedeniyle eriyor. Grönland kütlesinin erimesi, düşük seviyedeki sahil şeridinde bulunan yerleşim yerlerinin sular altında kalmasına neden olacak.

Amazon ormanları yok oluyor - Brezilya hükümetinin yaptığı araştırmalar, dünyanın akciğeri sayılan Amazon’un 2003 yılında rekor düzeyde ormanlık alan yitirdiğini gösteriyor. Büyüklüğü 4.2 milyon kilometrekare olan Amazon’un şimdiye dek yüzde 20’si yok oldu.

Buzullar eriyor - Küresel ısınma, buzullarıyla ünlü Arjantin’i etkisi altına aldı. Buenos Aires’in 3 bin 200 kilometre güneybatısında bulunan Lago Argentino şehri, bugüne kadar buzullarıyla turistleri kendine çekerken, artık tursitler dev buzulların sıcaklığın etkisiyle yıkılmasını izlemek için şehre geliyor.

Hollanda kıyılarının 100 yılı kaldı: Hollanda sahillerinde, zeminin gelecek 100 yıl içinde 40 santimetre dolayında çökmesi bekleniyor.

Avustralya'da 2002 yılında şiddetli kuraklık yaşandı.

Kuzey Pasifik'te somon balığı popülasyonunda, bölgedeki sıcaklığın normalden 6 derece artması yüzünden büyük düşüş görüldü.

Kalifornia kıyılarında binlerce deniz kuşu, denizlerin ısınmasının yol açtığı besin kıtlığı yüzünden öldü.




TÜRKİYE AFRİKALAŞACAK

Bilimadamlarına göre küresel ısınma önlenemediği taktirde Türkiye 100 yıl içinde Kuzey Afrika’ya dönecek.

Yağışlar azalınca, başta GAP bölgesi olmak üzere, tüm nehirlerin taşıdığı su miktarı düşecek. Baraj göllerinin su seviyesi azalacak, hidroelektrik enerji üretimi ciddi oranda aksayacak.

Yüksek basınç kuşağının kuzeye kaymasıyla ülkemizde hakim olabilecek tropikale benzer bir iklim; düzensiz, ani ve şiddetli yağışlar, seller, hortum, kasırga, heyelan ve erozyona yol açacak. Kasırga ve fırtınaların tetikleyeceği seller can ve mal kaybına neden olacak.

Isınmayla birlikte denizlerimizdeki su akıntıları ve sıcaklık rejimleri değişecek. Balıkların göç yolları bozulacak. Kuru kesimlerde yüksek sıcaklıklarla birlikte orman yangınları ile tarımsal hastalık ve tarım zararlılarında büyük artışlar görülecek.

Kavurucu sıcaklar ve kuraklık tarımsal ürünlerin hem çeşidinin hem de miktarının azalmasına neden olacak.

Yaz yerine bahar turizmi yapılacak. Güney bölgeleri, turizmi kuzeye kaptıracak. Akdeniz yerine Karadeniz öne çıkacak.

Kar yağışı giderek azalacak. Hatta kış mevsimi ortadan kalkacak.

İklim değişiklikleri, göçlere neden olacak. Türkiye'de yaşayanlar kuzeye yerleşmeye çalışacak.

Daha sık ve uzun süreli kuraklıklar olacak. Araştırmalara göre, 2030’da Türkiye’nin büyük bir kısmı oldukça kuru ve sıcak bir iklimin etkisine girecek, sıcaklıklar 2-3 derece artacak. Deniz seviyesinin 2030’da 30, 2050-2100 arasında da azami 100 santimetre yükselmesi bekleniyor.

Denizlerin yükselmesinden kıyı kesimleri etkilenecek. Özellikle Sadullah Paşa ve Amcazade Hüseyin Paşa gibi bazı yalılar sular altında kalacak.

Deniz seviyesinde yükselmelerle birlikte kıyı şeridi ve deltalardaki tarım alanları, plajlar ve yat limanları, kullanılamaz hale gelecek.

işte cumhuriyet şu bu derken cumhuriyet diye haykırdığımız şu dönemlerde türkiye'nin geleceği....

Servan
26.04.2007, 15:09
ewet amerika küresel ısınmaya neden olan madde çıkışının %35'ine sahip.tabi ki de imzalamayacaktır.

sausen
26.04.2007, 15:12
Merhaba Canlar,

Artık hiç duracak zaman değil. Herkesin duyarlılık göstermesi gerekiyor.
Çocuklarınız yüzlerindeki gülümseyiş için daha duyarlı olalım...

çeşm-i naz
27.04.2007, 10:50
VAN GÖLÜ KURUYOR

Türkiye’de küresel ısınmanın birinci derecede etkisini gösterdiği yer Van Gölü… Göl ve çevresinde yıllık ortalama sıcaklık 1 derece arttı ve Van Gölü kurumaya başladı. Göldeki su seviyesi1994’te maksimum seviyeye ulaştı. 11 yıldır bu seviyeye ulaşamaması küresel ısınmanın göstergesi… Küresel ısınma devam ettikçe su seviyesi azalmaya devam edecek.

Uydu görüntülerinden Van’ın Özalp ve Saray ilçelerinde tamamı kurumuş göletler saptandı.

PENTAGON’UN FELAKET SENARYOSU

Amerikan Savunma Bakanlığı Pentagon’un raporuna göre, 2020 yılından itibaren dünyada su ve enerji kıtlığının baş gösterecek. Rapora göre küresel ısınma nedeniyle dünyada şu değişimler yaşanacak:

Avrupa’daki kıyı kentleri sular altında kalacak.

İngiltere’de “Sibirya” soğukları yaşanacak.

Küresel ısınmanın kuruttuğu bölgelerde su kaynaklarına sahip ülkeler, ellerindeki doğal kaynakları korumak için nükleer silahlara başvuracaklar.

Tarım alanlarının ve su havzalarının korunması ve ele geçirilmesi nedeniyle çıkacak çatışmalar, terör örgütleri kanalıyla bölgesel savaşlara dönüşecek.

KYOTO PROTOKOLÜ

Kyoto Protokolü, küresel ısınma ve iklim değişikliği konusunda mücadeleyi sağlayacak uluslarası tek çerçeve… Protokolü 141 ülke imzaladı. Protokol, ülkelerin atmosfere saldıkları karbon miktarını 1990 yılındaki seviyelere düşürmelerini gerekli kılıyor. 1997’de imzalanan protokol, 2005’te yürürlüğe girebildi. Çünkü, protokolün yürürlüğe girebilmesi için, onaylayan ülkelerin 1990’daki emisyonlarının (atmosfere saldıkları karbon miktarı) dünyadaki toplam emisyonun yüzde 55’ini bulması gerekiyordu. Bu orana 8 yıl sonunda Rusya’nın katılımıyla ulaşılabildi.

ABD KİRLETİYOR AMA İMZALAMIYOR

ABD, “Benim çıkarlarım önce gelir” diyerek protokolü imzalamayı reddediyor. Bugün başlayan ve ana gündem maddelerinden birini küresel ısınmanın oluşturduğu G-8 Zirvesi öncesi bu tavrını imzalamama tavrını sürdüren Bush yönetimi, enerji fiyatlarını artıracağı ve ABD’de 5 milyon kişiyi işsiz bırakacağı gerekçesiyle Kyoto Protokolü’ne karşı çıkıyor.

Kyoto Protokolü hükümlerine uyum, imza atan ülkeler açısından zorunlu… Tüm dünyada çevrenin korunmasına evrensel standartlar getiren protokole AB ülkelerinin tamamı taraf... Kyoto Protokolü ile devreye girecek önlemler son derece pahalı yatırımlar gerektiriyor. Sözleşmeye göre,

Atmosfere salınan sera gazı miktarı yüzde 5'e çekilecek.

Endüstriden, motorlu taşıtlardan, ısıtmadan kaynaklanan sera gazı miktarını azaltmaya yönelik mevzuat yeniden düzenlenecek.

Daha az enerji ile ısınma, daha az enerji tüketen araçlarla uzun yol alma, daha az enerji tüketen teknoloji sistemlerini endüstriye yerleştirme, ulaşımda, çöp depolamada çevrecilik temel ilke olacak.

Atmosfere bırakılan metan ve karbondioksit oranının düşürülmesi için alternatif enerji kaynaklarına yönelinecek.

Fosil yakıtlar yerine örneğin bio dizel yakıt kullanılacak.

Çimento, demir çelik ve kireç fabrikaları gibi yüksek enerji tüketen işletmelerde atık işlemleri yeniden düzenlenecek.

Termik santrallerde daha az karbon çıkartan sistemler, teknolojiler devreye sokacak.

Güneş enerjisinin önü açılacak. Nükleer enerjide karbon oranı sıfır olduğu için dünyada bu enerji ön plana çıkarılacak.

Fazla yakıt tüketen ve fazla karbon üretenden daha fazla vergi alınacak.

@maciranlı@
07.06.2007, 11:16
"Öyle bir dünyada yasiyoruz ki, bir pesin hükümü Söküp

atmak, atomu parçalamaktan daha zor."

@maciranlı@
07.06.2007, 11:17
"Sakladigin bir sir senin esirindir.

Açiga vurursan sen onun esiri olursun."

HZ. ALI .....

@maciranlı@
07.06.2007, 11:20
Adam olana bir söz yeter:

Dürüst, anlayışlı ve iyi ahlâklı kimselere bir şeyi bir defa söylemek yeterlidir. İstenileni yapmak için tekrar tekrar ikaz etmek zorunda kalınan insanlarda akıl, ahlâk veya kişilik yönünden eksiklik var demektir. Bir konuda anlayışsızlık göstermek art niyet belirtisidir.

Bir kimseye bir iş yaptırmak bir öğüt vermek veya doğru yolu göstermek hususunda yakınırken söylenir......

butterfly_efect
10.06.2007, 14:52
küresel ısınmadan en çok etkilenen hayvanlar olcak bence hayvanlar derken soğuk yerlerde yaşayanlar..kutup ayıları,penguenler...
en çok da kutup ayıları biz gene 4 mevsimi yaşadığımızdan belki pek etkilemz ama en çok etkilenen onlar olacak galiba..... ya bu çok önemli bir konu...

gül23
10.06.2007, 15:59
...

foodal
10.06.2007, 22:32
Küresel ısınma nedenlerinin nedenlerinde mistik güçler aramak ya da geçmişteki olaylara benzetmek yerine, şu an neler yapılacağı üzerinde sanırım düşünmek daha yerinde olur. Tübitaktakilerin bu konuyla ilgili güzel soru cevaplarını okudum ve adaptasyondan bahsedilmiş. İklim değişikliği bir anda olmuyor, insanlar zamanla adapte olabilirler belki de, ama susuzluk gibi ciddi sorunlara yaşayan hiçbir varlık adapte olamaz:blink:

sORU:
İnsanoğlunun giderek artan küresel ısınmayı durdurmaya başaracak ve kendi kendini böylece yok etmesini önleyebilecek şansı var mı?

CEVAP:Küresel ısınma yerine, �iklim değişikliği� terimini kullanmak daha doğru olacak sanırım, çünkü dünyamızın tarihinde (insanoğlu atmosfer üzerinde etkin olmadan çok önceleri) iklim değişikliklerine birçok kez rastlanmıştır. Bilim adamları için iki büyük bilinmeyen, bulutların ve okyanusların bu denklemde nasıl rol oynadıklarıdır. Dünyanın geçmişine bakıldığında, yeryüzünün ısısı sadece insanoğlunun neden olduklarına değil, daha pek çok faktöre dayalı olarak da epeyi bir değişkenlik göstermiştir.

Bazı bilim adamları, son zamanlarda okyanusların demir ile gübrelenerek (iron fertilization) �soğutulmasının� yöntemleri üzerinde çalışıyorlar. Ancak çoğu bilim adamı da, insan oğlunun küresel ısınmayı arttıran faaliyetlerinden asla vazgeçmeyeceği, dolayısıyla da bu gelişmelerle yaşamayı öğrenmemiz ve ortaya çıkabilecekleri geldikçe göğüslemeye çalışmamız gerektiği fikrine sahipler. İnsanlar, çevrelerini kontrol edebilen yegane hayvanlar, dolayısıyla yaşam belki de bugünkü gibi olmayacak ama insanların değişime bir şekilde ayak uydurup var olmayı sürdüreceklerine inanılıyor. Böyle düşünen bilim adamları, hayvanlar nasıl değişik çevre koşullarına adapte olarak yaşamayı sürdürebiliyorlarsa, insanların da iklim değişikliklerinin getireceği yeni durumlara adapte olarak yaşamaya devam edecekleri görüşünü ileri sürüyorlar.

Şah-Mat
11.06.2007, 00:15
Bu konuyu bende takip etmeye çalışıyorum.Bir takım küresel ısınmayla ilgili sitelere baktım.Gerçekten inanılmaz bir şekilde dünya değişime uğruyor.Bizim ülkemizde de ağrı dağına bilim adamları geldiler.Türkiyedeki küresel ısınma ve iklim değişikliği üzerine çalışma yaptılar.Eğer artarak devam ederse 2050 yılı hiçte iyi gözle bakılmıyor.Bu arada küresel ısınmayı sadece kelime olarak ezberlemeyelim.Bize çok basit geliyor ama öyle değil...her neyse bu konuyu şimdilik izliyorum.konu için teşekkürler..