onur melis
06.04.2007, 01:18
Daha MEB tarafından çocuklara tavsiye edilen ve alevilere hakaretler içeren, Ömer Seyfettin imzalı Harem isimli kitabın şokunu atlatamadan ikinci bir kitap çıktı karşıma. Özellikle son dönemlerde, yüzyıllardır birilerinin yüreklerinde kangren gibi taşıdıkları alevi nefretini, çocukların tertemiz beyinlerine yerleştirme çabalarının ne kadar palazlandığını ve vahşileştiğini görüyoruz . Birçok bilimsel ve sanatsal eser okullara sokulmazken, halkın yazarları ve ozanları “bölücüdür, komünisttir, kızılbaştır...”diye yasaklanırken, diğer yandan tarikatlar, uyuşturucu çeteleri, ırkçı ve bölücü düşünceler okullarda cirit atıyor. Bu tür kirli saldırıları yapanların tek amacı var; kendi karanlık zihniyetlerini devam ettirecek nesiller yaratmak ve çocuklara din,dil,ırk farkını öğreterek bölücülük aşılamaktır.
Yine türk edebiyatında yeri olan önemli bir yazar ve yine o kirli zihniyetin yarattığı büyük ve affedilemeyecek yanlışı...
Kitap : TORAMAN
Yazan: Hüseyin Rahmi Gürpınar
Yayınevi: Atlas
Basım tarihi: 1973
Elde edilen yer: Türkiye Cumhuriyeti okullarından biri
Toraman isimli kitabın 11. Sayfası’nda iki kadının yaptıkları dedikodu aktarılıyor. Konuşmanın bir yerinde kadınlardan biri, evlerinde besleme (ev işlerine yardımcı olan fakir kız çocuğu) yetiştiren bir kadının, besleme kızı kocasıyla kilerde uygunsuz vaziyette yakaladığını anlatıp şöyle devam ediyor;
“-...Herifin de kabahatı yok hani. O paçavra hastalığından kalktıktan sonra Şefika’nın her tarafı pörsüdü. Yüzüne lekeler bastı. Gudubet birşey oldu. Karlar yagsa kış değil mi/ karı bu çirkinliğini örtlek için saçlarını kanarya sarısına boyadı. Eşi dostu kendisine güldürdü. Bunun tutarı on paralık bir ayna...Bir kere aynanın önüne gidip de suratına baksa ya...Çoraklıkta kalmış ineklere döndü. Tanrım insanı bir kere şaşırtmasın. Herif artık bu hırtlamba karının yüzüne bakmaktan bıktı. Karşısında dolaşan ay gibi evlatlığı görünce kendini tutamadı. MEZHEBİ GENİŞ ADAM...KIZILBAŞ MIDIR NEDİR?”
Yine türk edebiyatında yeri olan önemli bir yazar ve yine o kirli zihniyetin yarattığı büyük ve affedilemeyecek yanlışı...
Kitap : TORAMAN
Yazan: Hüseyin Rahmi Gürpınar
Yayınevi: Atlas
Basım tarihi: 1973
Elde edilen yer: Türkiye Cumhuriyeti okullarından biri
Toraman isimli kitabın 11. Sayfası’nda iki kadının yaptıkları dedikodu aktarılıyor. Konuşmanın bir yerinde kadınlardan biri, evlerinde besleme (ev işlerine yardımcı olan fakir kız çocuğu) yetiştiren bir kadının, besleme kızı kocasıyla kilerde uygunsuz vaziyette yakaladığını anlatıp şöyle devam ediyor;
“-...Herifin de kabahatı yok hani. O paçavra hastalığından kalktıktan sonra Şefika’nın her tarafı pörsüdü. Yüzüne lekeler bastı. Gudubet birşey oldu. Karlar yagsa kış değil mi/ karı bu çirkinliğini örtlek için saçlarını kanarya sarısına boyadı. Eşi dostu kendisine güldürdü. Bunun tutarı on paralık bir ayna...Bir kere aynanın önüne gidip de suratına baksa ya...Çoraklıkta kalmış ineklere döndü. Tanrım insanı bir kere şaşırtmasın. Herif artık bu hırtlamba karının yüzüne bakmaktan bıktı. Karşısında dolaşan ay gibi evlatlığı görünce kendini tutamadı. MEZHEBİ GENİŞ ADAM...KIZILBAŞ MIDIR NEDİR?”