Orijinalini görmek için tıklayınız : Türkiye Ve Dünya Kamuoyuna -


Şah-Mat
10.04.2007, 16:09
TÜRKİYE VE DÜNYA KAMUOYUNA..........



Alevileri ve Aleviliği çeşitli yollarla asimile etme politikası yüzyıllardır inatla sürdürülmektedir. Oysa her inanç ve kültür gibi Alevilik inanç ve kültürü de var olma ve varlığını güçlendirme hakkına sahiptir. Bu en temel insan hakkını çiğnemek, kabulü hiçbir biçimde mümkün olmayan bir haksızlıktır. Bu nedenle Alevi inanç ve kültürüne yönelik asimilasyoncu çalışmaların, dönüştürmeci ve başkalaştırmacı karakteri karşısında inancımızın yaşamsal özelliklerinden olan kimi ögeleri bir kez daha tüm kamuoyuna anımsatmanın bizimle diyalog kurmak isteyen kişi ve kurumlar açısından yararlı sonuçlar doğuracağı kanısındayız.

Aleviler olarak bizler, tüm inançlara saygı duymaktayız. Aynı saygının diğer inanç mensuplarınca tarafımıza da gösterilmesini talep etmek en doğal hakkımızıdır. Bu sebeple ilan ederiz ki; Alevi kimliğinin ayrılmaz parçaları olan inanç ve ibadetlerimizin dönüştürmeci ve başkalaştırmacı çalışmalara maruz bırakılmasını kabul etmemiz mümkün değildir.

Bu bağlamda her kişi ve kurumca bilinmelidir ki;

Alevilerin ibadeti cemdir. Cemin teolojik kökeni Kırklar Meclisidir. Cem ibadeti ve içinde yer alan semah, kültürel ve folklorik bir unsur biçiminde değerlendirilip küçümsenemez. Sünni inancına mensup kardeşlerimizin ibadet biçimi olan beş vakit namaz uygulaması Alevilerce saygı duyulan bir ibadet olmakla birlikte Alevi tarihinde ve geleneğinde yer almamaktadır. Her ne şekilde olursa olsun beş vakit yada Şii inancındaki gibi üç vakit namaz uygulamasının Aleviliğe dahil edilmeye çalışılması doğru değildir. Bunu hiçbir Alevi kabul etmeyecektir.

Alevilerin orucu Muharrem ve Hızır orucudur. Sünni ve Şii inancına mensup kardeşlerimizin Ramazan'da bir ay süreyle tuttukları oruç uygulaması Alevi inanç ve geleneğinde yoktur. Alevileri Ramazan ayında bir ay süreyle oruç tutmaya teşvik etmek ve yönlendirmek inancımıza yönelik yapılmış ve yapılmakta olan yanlış ve haksız bir uygulama olarak görülmektedir. Alevilerce Sünni ve Şii inancındaki Ramazan orucuna gösterilen saygının aynısını diğer inançlara mensup kardeşlerimizden Muharrem ve Hızır orucumuz için de beklemekteyiz.

Alevilerin ibadet yeri cem evleridir. Camiler; Sünni ve Şii kardeşlerimizin ibadet yerleridir. Alevilerin, camileri kendileri için bir ibadet yeri olarak görmemeleri inançlarının bir gereğidir. Alevi ibadeti olan cem ibadetlerini; ibadetin bir parçası olan müzik, semah ve kadın erkek birlikteliği gibi nedenlerden ötürü camilerde uygulayabilmek mümkün değildir. Bundan dolayı Alevilere ibadet yeri olarak camileri göstermek gerçekçi olmadığı gibi doğru da değildir.

Vahdet - i vücud anlayışı çerçevesinde Tanrı'ya, Hazreti Muhammed'in nübüvvetine, Hazreti İmam Ali'nin velayetine, Tenasüh ve Devriyeye inanmak inanç dünyamızın en temel unsurlarındandır.

Bizler Aleviler olarak başta Türkiye olmak üzere tüm dünya kamuoyuna tekrar anımsatmak isteriz ki, yüzyıllardır yaptığımız gibi bundan sonra da cem yürütmeye, semah dönmeye, Telli Kur'an adını verdiğimiz sazımızla deyişler söylemeye, kerbela şehitlerinin kişiliğinde tarihteki tüm mazlumlar için Muharrem ayında oruç ve matem tutmaya devam edeceğiz.



Saygıyla duyurulur.


(Karacaahmet Sultan Dergahı)




Yorum;


Sevgili canlar alevilerin önemli kurumlarından olan karacaahmet dergah'ı resmi sitesinde türkiye ve dünya kamuoyuna alevileri,aleviliği ve aleviliğin yolu itibarıyla inançlara,ırklara,insanlara alevilerin nasıl baktığını bu yüzden türkiyede ve dünyada alevilerinde isteklerini insanca yaşamaları gerektiğini bildiren bir duyuru bildirgesi yayınlamışlardır..Formumuzda olmasını doğru bulduğumdan burada konuyu açıyorum.

Genel itibar olarak güzel bir şekilde hazırlanmış olan bir bildirgey'e bir çok alevi aydınımız,dedelerimiz,dergahlarımız,derneklerimizd e destke verdikleriniz bildirmişlerdir.Hem burada bu bildirge için duyarlı aleviler olarak varsa ekleyeceklerimiz veya eleştirilerimiz burada sizlerin dile getirmesini isterim.

Sonuçta;aleviler adına yapılmış bir açıklama bir kurumumuzdan geliyorsa tüm alevileri kapsar.Kısaca kesmek gerekirse görüşlerinizi,yorumlarınız varsa aşağıdaki karacaahmet dergahının resmi sitesine "destek" mesajlarınız ve katıldığınızıda gösterebilirsiniz...

Türkiye Ve Dünya Kamuoyuna; (Karacaahmet Resmi Web Sitesi-AleviForumu) (http://www.karacaahmet.com/cevap.asp?kid=6840&baslik=BİLDİRGE)


Saygılarımla...,

firariHH
10.04.2007, 16:14
paylasim icin saol, cok dogru seyler yaziyor.

lion12
10.04.2007, 16:20
Sevgili can güzel bir yazı ve de bütün zamanlardan beri süregelmiş olan yok etme politikası yazıda da belirtildiği üzere halen devam etmekte.Madem ki devlet bu hainliği halen devam ettiriyor öyleyse biz hakkımızı arama yollarına başvuracaz bunun başka çaresi yok.
Her inanç gibi bizimde haklı olarak yaşama hakkımız var ve kimse bunu engelleyemez.Ancak içimde artık çokta fazla korku yok diyebiliyorum çünkü eskisine göre daha çok aleviliği sahiplenen bir alevi gençlik var.Kendi ibadetine saygı bekleyen bir toplum,başka ibadetlere de saygı göstermeyi bilmeli.Yüzyıllar boyu Ramazan aylarında televizyonlarda yayınlayıp duruyorlar İftar programlarını,neden Muharrem ayında Kerbela ile ilgili programlar yayınlanmıyor işte bu asimilsayonun düz mantıkla bakıldığında dahi fark edilecek en bariz örneği.Madem ki bu ülkede laiklik var,öyleyse din işleri başkanlığı neden var.Devlet din konusuna karışmayıp bunu insanların özgürlüğüne bırakmak varken,bizzat dine kendisi karışıyor ve de fetvaları kendisi veriyor.Bu tip hareketler bir kere laikliğin temeline aykırı şeyler.Laik bir ülkenin din kurumunun olması bir kere çok saçma birşey.Hadi diyelim ki var,neden öyleyse tek bir mezhebe hitap ediyor?Hani laiklik devletin din işlerine karışmamasıydı?Resmen bir inancı temsil ediyor.Bu ne demokrasi ilkesine uyar ne laikliğe.Yüzyıllar boyu Türkiye ye hiçbir faydasının olmadığını düşündüğüm Diyanet İşleri Başkanlığı derhal ama derhal kapatılmadığı sürece bu tür dayatmalar sürecektir bence.

Şah-Mat
10.04.2007, 16:42
Sevgili Lion12..,

Yorumların için teşşekür ediyorum...

Devletimizin (özellikle 50'li yıllardan sonra) yanlı veya taraflı olarak biz alevileri yıldırma,yılgınlığa,asimilasyon'a uğratmak istemeleri malesef üzücü bir şekilde devam etmektedir.Bunu bu dönem iktidarı ilede yaşamaktayız.Bugün TRT gibi devlet kanalında kendi halkının büyük birr çoğunluğunu oluşturan alevi yurtaşların inançsal olarak hiç bir hakkı verilmediği görülmektedir.Bu gerçekten acıdır.Zamanın 60-70'li kuşaktaki abilerimiz çok iyi bilmekteler ki zorla köylerimize camii yaptırıldı.Yaptırmak istemeyenler zulm,işkence gördüler.Köylerinden uzaklaşmak zorunda kaldılar.Bu kaynakları alevilerin köylerine camii yaptırarak ellerine ne geçti.İmamlar beş ay veya altı ay kendileri namaz kılıp daha sonra gittler.Ülkemizinde içinde bulunduğu bu zor şartlarda bu kaynağı alevi köylerine zorla camii yaptırmak istemeleri doğru mudur.Bu zulm değil midir..Bunlara kayıtsız kalmak ve desteklemek asla doğru değildir.



Bizlerde biliyoruz ki bizimle bu duyguları paylaşan aydın nice sünni ve şii kardeşlerimizde var.Ancak;dayatılan ve uygulatılmaya çalışan projeler halen devam etmesi katlanılabilirlik noktasında değildir.Bu gün alevi canlarımızın okullardan din derslerinde "kızılbaş,alevi..vb" terimlere yüklenen anlamlar gerçekten bilime,insanlığa ve islam dinine yakışmayacak tarzdan davranış ve eylemlerdir.


Tv'lerde...Radyolarda....tek düzelik bir yapım yapılması asla doğru değildir.Bu yüzden mustafa kemal atatürk ve silah arkadaşları en başta türkiye halkı türkiye cumhuriyetinin BİR DİNE mensup olmadığını belirtmişlerdir.Türkiye cumhuriyetinin bir dini olmadığını söylemişler ve kabul edilmiştir.


Eğer ki bugün devletin kanallarında sadece sünni inancına mensup kardeşlerimize yönelik programlar yapılırsa,aynı şekilde bu devlet için her türlü hizmeti veya görevi yerine getiren ve vergisini veren alevi yurttaşlarını bununla beraber türk vatandaşı olup farklı inanc yollarını benimseyen vatandaşlara yönelik program uygulanmaması,yapılmaması doğru değildir.


Anadolu Alevileri olarak bence yukarıdaki türkiye ve kamuyona yapılan bildirge biz aleviler olarak çektiğimiz sıkıntıları,yapılmasını tasvip etmediğimiz davranış ve eylemlerde bulunanları,aleviliğin ne olduğunu,neleri tasvip ettiğini ve neleri istediğimizi belirtmesini güzel,anlamlı ve doğru olarak buluyorum...


Bu vesile ilede karacaahmet sultan dergahı yöneticilerine ve canlarımıza teşşekür ediyorum..



Saygılarımla...,