Amedli
23.04.2007, 00:55
http://img156.imageshack.us/img156/3518/birkatilinsoylediklerixk5.jpg (http://imageshack.us)
Bir Katilin Söyledikleri... Düzenin Pislikleri Geçtiğimiz öğrenim yılının sonunda, Gazi Üniversitesi’nde Kürt olduğu gerekçesi ile bir üniversite öğrencisine saldıran ve sonrasında kendisini gözaltına almak için gelen başkomiseri öldüren Alperen Ocakları üyesi Tolunay Bostancı’nın mahkemesi, bir kez daha faşist örgütlenmesin içinde yer aldığı ilişkiler ağını ortaya koymuş oldu. 10 Nisan günü, Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde gerçekleştirilen duruşma sırasında savcıya verdiği ifadelerde, BBP yöneticileri ile yakınlığını, "Birçok suç işledim. Emniyet sağ olsun gözardı etti" diyerek de emniyet ile ilişkilerini açık bir şekilde anlatmış oldu. Gazi Üniversitesi’nde gerçekleştirdiği saldırı sonrasında, BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nu ve sonrasında Ümit Özdağ’ı ofislerinde ziyaret eden Bostancı, bu ofislerde, emniyet görevlileri ile karşılaştığını ama gözaltı gibi bir işlemin olmadığını söyledi. Bu görüşmelerden sonra, başkomiserin kendisini cep telefonundan arayarak ne zaman teslim olacağını sorduğu ve kendisinin de bir görüşmesi olduğu, onu gerçekleştirdikten sonra teslim olacağını söyleyeceği kayıtlara geçti.
"1999 yılından beri çifte tabanca ve el bombasıyla gezmeme rağmen yakalanmamam, tesadüf değildir" demesi ve mahkeme başkanının başka bir cinayet ile ilişkisi olup olmadığı sorusuna “bilemem, araştırın bulun” demesi ise, arkasındaki “güce” işaret ediyordu.
Yukarıda aktardığımız açıklamalar, günden güne artan kirin ve yıllardan beri ilericilerin üzerine saldırtmak üzere yetiştirilen beslemelerin nasıl desteklendiklerinin, devlet ile kurdukları ilişkinin açık ifadesidir. Güncel gelişmeler de değerlendirilerek, “yorumumuzu” başlıklar şeklinde yaparsak:
1. Ülkemizde, faşist hareket doğrudan devlet bağlantılıdır. Egemen güçlerin onayı ve isteği ile saldırılar planlanmakta, insanlar öldürülmektedir.
2. Bir saldırgana polisin cep telefonu ile ulaşması, saldırı sonrasında faşist beslemenin partisinin yöneticileri ile görüşmesi ve değerlendirmelerde bulunması bu kirin kaynaklarını göstermektedir.
3. Söz konusu siyaset olduğunda, devlet bağlantısı, yerini ABD’nin güdümüne bırakmaktadır.
4. Özellikle, saldırı haberlerinde, BBP’nin adının geçirilmesi düzenin ve devletin egemen güçlerinin bir tercihidir. Göz önünde bulunan bir hareketin, çekim gücünü artıracağı düşünülmektedir.
5. Düzen, MHP ile tutmakta zorlandığı ya da tutmayı tercih etmediği lümpen saldırgan kanadın BBP’ye yönelmesini sağlamaktadır.
6. BBP’nin yeni dönemde yaptığı transferlerin, sadece BBP’nin gücünden kaynaklanmadığı, devletin kontrgerilla yapılanması içindeki “deneyimli” aktörlerini bilerek ve isteyerek bu alana kaydırdığı önemsenmelidir.
7. Bütün bu çete bozuntularına ve faşist tosuncuklara hak ettikleri yanıt verilmelidir.
8. Bu kiri “devrim”den başka çözümün kaldırabileceğini düşünmek ise tek anlamı ile saflıktır
--------------------------------------------------------------------------------
http://img156.imageshack.us/img156/9152/faizmegeitej0.jpg (http://imageshack.us)
Bir Katilin Söyledikleri... Düzenin Pislikleri Geçtiğimiz öğrenim yılının sonunda, Gazi Üniversitesi’nde Kürt olduğu gerekçesi ile bir üniversite öğrencisine saldıran ve sonrasında kendisini gözaltına almak için gelen başkomiseri öldüren Alperen Ocakları üyesi Tolunay Bostancı’nın mahkemesi, bir kez daha faşist örgütlenmesin içinde yer aldığı ilişkiler ağını ortaya koymuş oldu. 10 Nisan günü, Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde gerçekleştirilen duruşma sırasında savcıya verdiği ifadelerde, BBP yöneticileri ile yakınlığını, "Birçok suç işledim. Emniyet sağ olsun gözardı etti" diyerek de emniyet ile ilişkilerini açık bir şekilde anlatmış oldu. Gazi Üniversitesi’nde gerçekleştirdiği saldırı sonrasında, BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nu ve sonrasında Ümit Özdağ’ı ofislerinde ziyaret eden Bostancı, bu ofislerde, emniyet görevlileri ile karşılaştığını ama gözaltı gibi bir işlemin olmadığını söyledi. Bu görüşmelerden sonra, başkomiserin kendisini cep telefonundan arayarak ne zaman teslim olacağını sorduğu ve kendisinin de bir görüşmesi olduğu, onu gerçekleştirdikten sonra teslim olacağını söyleyeceği kayıtlara geçti.
"1999 yılından beri çifte tabanca ve el bombasıyla gezmeme rağmen yakalanmamam, tesadüf değildir" demesi ve mahkeme başkanının başka bir cinayet ile ilişkisi olup olmadığı sorusuna “bilemem, araştırın bulun” demesi ise, arkasındaki “güce” işaret ediyordu.
Yukarıda aktardığımız açıklamalar, günden güne artan kirin ve yıllardan beri ilericilerin üzerine saldırtmak üzere yetiştirilen beslemelerin nasıl desteklendiklerinin, devlet ile kurdukları ilişkinin açık ifadesidir. Güncel gelişmeler de değerlendirilerek, “yorumumuzu” başlıklar şeklinde yaparsak:
1. Ülkemizde, faşist hareket doğrudan devlet bağlantılıdır. Egemen güçlerin onayı ve isteği ile saldırılar planlanmakta, insanlar öldürülmektedir.
2. Bir saldırgana polisin cep telefonu ile ulaşması, saldırı sonrasında faşist beslemenin partisinin yöneticileri ile görüşmesi ve değerlendirmelerde bulunması bu kirin kaynaklarını göstermektedir.
3. Söz konusu siyaset olduğunda, devlet bağlantısı, yerini ABD’nin güdümüne bırakmaktadır.
4. Özellikle, saldırı haberlerinde, BBP’nin adının geçirilmesi düzenin ve devletin egemen güçlerinin bir tercihidir. Göz önünde bulunan bir hareketin, çekim gücünü artıracağı düşünülmektedir.
5. Düzen, MHP ile tutmakta zorlandığı ya da tutmayı tercih etmediği lümpen saldırgan kanadın BBP’ye yönelmesini sağlamaktadır.
6. BBP’nin yeni dönemde yaptığı transferlerin, sadece BBP’nin gücünden kaynaklanmadığı, devletin kontrgerilla yapılanması içindeki “deneyimli” aktörlerini bilerek ve isteyerek bu alana kaydırdığı önemsenmelidir.
7. Bütün bu çete bozuntularına ve faşist tosuncuklara hak ettikleri yanıt verilmelidir.
8. Bu kiri “devrim”den başka çözümün kaldırabileceğini düşünmek ise tek anlamı ile saflıktır
--------------------------------------------------------------------------------
http://img156.imageshack.us/img156/9152/faizmegeitej0.jpg (http://imageshack.us)