Orijinalini görmek için tıklayınız : Kırklar illegal bir örgütmüydü..?


Dogan24
23.12.2005, 13:35
kırklar ceminin kuruluş sekli ...
hz muhammetden bile gizli kuruldu nedeni ise muhammet iktidarda yanında ömer var ömere kızını vermiş bekir var osman var bunlar sınıf duşmanlarımızve muhammetin bizimle oldugu kadar bunlarlada ittifakı var
muhammet üç kez ret ediliyor dortuncude alınıyor 'kapı calınıyor' ''kim o'? diyorlar ''benim diyor'' ''burada biz varız sana gerek yok diyorlar '' ve en sonunda içeriye giriyor ve kırkları tamamlıyor..

Oli
18.01.2006, 17:19
kırklar ceminin kuruluş sekli ...
hz muhammetden bile gizli kuruldu nedeni ise muhammet iktidarda yanında ömer var ömere kızını vermiş bekir var osman var bunlar sınıf duşmanlarımızve muhammetin bizimle oldugu kadar bunlarlada ittifakı var
muhammet üç kez ret ediliyor dortuncude alınıyor 'kapı calınıyor' ''kim o'? diyorlar ''benim diyor'' ''burada biz varız sana gerek yok diyorlar '' ve en sonunda içeriye giriyor ve kırkları tamamlıyor..

Perdeleme devam ediyor (EşitlikPartisiSözü)

Doğan bey ne demek illegal bir örgütmüydü? hangi açıdan baktığımıza bağlı biz aleviysek kırlar meclisi bize göre illegal değildir. Ancak siz alevi düşmanı iseniz size göre illegal olabilir.

Not. birazdan yanıt verir masum masum. "ben sadece sormuştum"

Dogan24
18.01.2006, 18:12
Perdeleme devam ediyor (EşitlikPartisiSözü)

Doğan bey ne demek illegal bir örgütmüydü? hangi açıdan baktığımıza bağlı biz aleviysek kırlar meclisi bize göre illegal değildir. Ancak siz alevi düşmanı iseniz size göre illegal olabilir.

Not. birazdan yanıt verir masum masum. "ben sadece sormuştum"


oli candostum oncelikle bu yazı yazılalı çok oldu ama site içindeki okuma alışkanlıgındanmı yoksa başka bir nedendenmi bilinmez gundeme gelmesi bugunmuş göstermiş oldugun hasasiyetliğine teşekkür ederim şimdi konu uzerinden bana yaklasınını acıkcası kınıyorum bende aleviyim ama bu degildirki alevilik tartışılmıyacak tabiki olmaliki bizlere yetişin genç nesil ögrenmeli


(illegal)bu çüğmledeki anlam belli veya belirsiz bir kuruluş veya devlet veya iktidar ayrı düşünçe ne dersende yani hariçden veya gizliden kurulan oluşumdur

yazındaki anlatımda kırklar ceminin kuruluşu alatılmakdadır
kırklar o dönemin illegal bir örgütüydü...
hz muhammedden gizli kurulmuşdu. nedenleri ise hz muhammedin yanında ömer.var ömere kızını vermiş bekir var osman var bunar sınıf düşmanlarımız ve muhammedin bizlerle oldugu kadar bunlarlada ittifakı var şimdi sen benim alevi olmadıgıma nasıl karar verdin..? bu yazılanları aleviside suniside yazıp okumakda dogrusu ne sen biliyorsan hayır demelisin dogru olanı budur diye yazki bizlerde seni takdir edelim

aleviliğin temelinde saygı ve insana verilen deger vardır ve hiç bir toplumda yokdur geçmişimizden bugunumuze kadar gelen binlerce yazılmış makaleler mevcuttur karanlıkda kalanları aydınlatmak ve daha ileriye göturmek amacıyla yazılmıştır ve tartışmaya acıkdır senin gibi okuyup ama anlamadan yakıştırma yapmadan ve insanları alaycı yaklaşmadan olmalıdır
bugun bana yaparsın biride kalkar sana aynısını yapar yazıda eksik veya tartişacak noktayı bulursun tartışırız amaki asla insana olan saygını yıtırme yoksa yanlızca bendeğil bu stedeki tüm çanlar senin ne oldugundan şüphe duyarlar ve şu sözede asla unutma (ne ararsan kendinde ara)
kendini bulman dileğiyle candost

Oli
18.01.2006, 18:19
(illegal)bu çüğmledeki anlam belli veya belirsiz bir kuruluş veya devlet veya iktidar ayrı düşünçe ne dersende yani hariçden veya gizliden kurulan oluşumdur

sayın doğan24!
legal kanuni demektir illegal ise kanunsuz demektir.
mantık buysa hıristiyanlığa ve museviliğe göre islamiyet illegaldir. Osmanlıya göre Türkiye illegaldir. durulan tarafa göre değişir bu işler.

Dogan24
18.01.2006, 18:29
sayın doğan24!
legal kanuni demektir illegal ise kanunsuz demektir.
mantık buysa hıristiyanlığa ve museviliğe göre islamiyet illegaldir. Osmanlıya göre Türkiye illegaldir. durulan tarafa göre değişir bu işler.

evet dostum dogrudur buda kırkların gizliden kuruldugunu gözterir
hıristiyan nasıl museviyi musevi nasıl islamiyeti illegal görüyorsa o dönemlerdede 39 canı birileri illegal olarak görmuştur

Oli
18.01.2006, 18:31
evet dostum dogrudur buda kırkların gizliden kuruldugunu gözterir
hıristiyan nasıl museviyi musevi nasıl islamiyeti illegal görüyorsa o dönemlerdede 39 canı birileri illegal olarak görmuştur

onların öyle görmesi normal. umarım siz öyle görmüyorsunuz.

Dogan24
18.01.2006, 18:38
onların öyle görmesi normal. umarım siz öyle görmüyorsunuz.
benim görmemdeki sakınca nerde..?

Oli
18.01.2006, 18:39
benim görmemdeki sakınca nerde..?

size göre illegalse siz aleviliği reddetmek durumunda kalırsınız da ondan...

Dogan24
18.01.2006, 18:49
size göre illegalse siz aleviliği reddetmek durumunda kalırsınız da ondan...
hayda bu ne zihniyet ya kardeşim

Oli
18.01.2006, 18:52
hayda bu ne zihniyet ya kardeşim

illegal derken zihniyetin ne idiyse bu da öyle bir zihniyet işte...
Hz.Ali ye illegal örgüt kurmuş demek durumunda kalırsın.. yani sana göre Hz.Ali BölücüBaşı olur.

Dogan24
18.01.2006, 19:05
illegal derken zihniyetin ne idiyse bu da öyle bir zihniyet işte...
Hz.Ali ye illegal örgüt kurmuş demek durumunda kalırsın.. yani sana göre Hz.Ali BölücüBaşı olur.
işde buda senin anlayış farkın kırklar hz muhammed den gizli kurulmadımı..?
kuruldugunu hercan bilmekde o dönemlerde hz muhammedin yanında olan bekir osman ve ömeri bügün ben sen eleştirirken nasıl olurda 39 canın güvenmesini beklersin kırkların oluşumundan bugune gelen ve hiç ödun vermeyen tek şeyde baş kaldırımdır bu maraştada boyleydi dersimdede ve sivasdada böyle oldu şimdi bunların hepşi bölüçü başımı oldular sen nedemek istiyorsun ya

Oli
18.01.2006, 19:07
işde buda senin anlayış farkın kırklar hz muhammed den gizli kurulmadımı..?
kuruldugunu hercan bilmekde o dönemlerde hz muhammedin yanında olan bekir osman ve ömeri bügün ben sen eleştirirken nasıl olurda 39 canın güvenmesini beklersin kırkların oluşumundan bugune gelen ve hiç ödun vermeyen tek şeyde baş kaldırımdır bu maraştada boyleydi dersimdede ve sivasdada böyle oldu şimdi bunların hepşi bölüçü başımı oldular sen nedemek istiyorsun ya

sen ustasın vallahi! benim ona dediğimi çevirdi bana....

Dogan24
18.01.2006, 19:22
sen ustasın vallahi! benim ona dediğimi çevirdi bana....

senin kadar ustalaşamadık sayın oli biz senin yanında cırak kalırız bizim daha ögrenmesi gereken cok şeyeyimiz var hattimizemi

(not) oli :D yanılıyor olmalısın yazdıklarımla yazdıklarını karşılaştırmanı öneririm ayrıca haklı cıkmak gibi bir düşünçemde yok kırklar hakkında yazılan kıtapları okumanı tavsiye edebilirim

bülentişcan
19.01.2006, 12:08
kırklar ceminin kuruluş sekli ...
hz muhammetden bile gizli kuruldu nedeni ise muhammet iktidarda yanında ömer var ömere kızını vermiş bekir var osman var bunlar sınıf duşmanlarımızve muhammetin bizimle oldugu kadar bunlarlada ittifakı var
muhammet üç kez ret ediliyor dortuncude alınıyor 'kapı calınıyor' ''kim o'? diyorlar ''benim diyor'' ''burada biz varız sana gerek yok diyorlar '' ve en sonunda içeriye giriyor ve kırkları tamamlıyor..
Sevgili Dogan 24
Kırkların kuruluş Cemi yada KIRKLAR ceminın boyle olmadığını biliyoruz,yani ben oyle biliyorum
Muahmmedin Kırklar Cemi ne girişi MİRAC dönüşü oluyor,
Yani bu olay MİRAC nasıl bedensel olmayıp bir hal durumu ise,Kırklar cemi de boyle yani BATINI manada anlamak gerekir dıye duşunuyorum.
Diğer 3.sahıslarla kırklar cemiminin ilintisi yok,legal veya illegallik aramayalım,
Çünkü kırklara dahıl olan kişiler aynı dönemde yaşamayan şahıslardı,Ademden ;İmam Mehdiye kadar
yada ben senin anlattığını anlayamadım
DOSTCA KAL

Dogan24
19.01.2006, 14:26
[quote=bülentişcan]
Sevgili Dogan 24
Kırkların kuruluş Cemi yada KIRKLAR ceminın boyle olmadığını biliyoruz,yani ben oyle biliyorum
Muahmmedin Kırklar Cemi ne girişi MİRAC dönüşü oluyor,
Yani bu olay MİRAC nasıl bedensel olmayıp bir hal durumu ise,Kırklar cemi de boyle yani BATINI manada anlamak gerekir dıye duşunuyorum.
Diğer 3.sahıslarla kırklar cemiminin ilintisi yok,legal veya illegallik aramayalım,
Çünkü kırklara dahıl olan kişiler aynı dönemde yaşamayan şahıslardı,Ademden ;İmam Mehdiye kadar
yada ben senin anlattığını anlayamadım..!

burada hz muhammed nerden geldiğine dair söz geçmedi kırklara girişiminin sekli yazıldı mirac dan geldi medineden geldi demedim kardeşim yazılanları yüzeysel okumayın okudunmu tamamını oku yoksa neden ilgisi olmayan nedenleri yazıyorsun madem ben yanlış biliyorum sende kırkların kuruluşunu dogrusunu yaz ben bileyim

ömer ..bekir..osman hz muhammede yakın olan isımlerdi ..bu nedenle hz muhammedden bile gizli kurulmuşdur neden olarakda muhammed iktidarda ve yanında bu sahıslar var yazdıgım yazırda girişinide okuya bilirsin

can dostum farzedelim sen iktidarsın ben iktidardan gizli örgüt kurdum şindi sorun şu
bu kurulan illegalmidir yoksa legal midir..?

bülentişcan
19.01.2006, 15:05
Sevgili dogan24
Sakin olmakda fayda var,örgüt kurmada tabiki illegal olur,
Kırklara Peygamberin sonradan katılımının nedeni illegalli olmadığını duşunuyorum,
Espirisi farklı gibi geliyor bana,Eşitlik,herkesin adem sıfatı ile katılımı GİBİ algılamak gerektiği kanaatındeyım,
Yoksa Bekir,Ömer,Osman la arası ıyı diye,gizli oldu kavramı bana doğru gelmiyor,
DOSTCA KAL

Dogan24
19.01.2006, 15:21
Sevgili dogan24
Sakin olmakda fayda var,örgüt kurmada tabiki illegal olur,
Kırklara Peygamberin sonradan katılımının nedeni illegalli olmadığını duşunuyorum,
Espirisi farklı gibi geliyor bana,Eşitlik,herkesin adem sıfatı ile katılımı GİBİ algılamak gerektiği kanaatındeyım,
Yoksa Bekir,Ömer,Osman la arası ıyı diye,gizli oldu kavramı bana doğru gelmiyor,
DOSTCA KAL
evet can dostum haklısın benim bekir osman ve ömeri yazmamdaki neden aralarının iyi olmadığından değil tabiki görüş ayrılıgı sadece göruş ayrılımı oluşmamış olsaydı bizler bugun bu konuyu konuşmazdık zaden kurulumun özüde görüşlerin faklılığından doğmuştur

Adam
19.01.2006, 17:30
size göre illegalse siz aleviliği reddetmek durumunda kalırsınız da ondan...

İllegalı kötü bir şey olarak algılamak olaya merkezden bakmakla alakalıdır oli. Yani ben Doğan'ın illegalle kastını kötü bulmuyorum. İllegal kavramı devletin(merkezdeki yönetenin) verdiği bir kavramdır. Osmanlı da Alevilik illegaldır, bu açık ve net. Yasaklanmıştır örgütlenmesi yasaktır fakat bu güne kadar geldik. İllegal olan her şey kötü legal olan herşey iyidir mantığıyla yaklaşırsan bu olayı çözmen zorlanır. Bana her ne kadar illegal olması mantıklı gelmese de bu böyledir.

Serkan_Devrim
19.01.2006, 17:37
İllegalı kötü bir şey olarak algılamak olaya merkezden bakmakla alakalıdır oli. Yani ben Doğan'ın illegalle kastını kötü bulmuyorum. İllegal kavramı devletin(merkezdeki yönetenin) verdiği bir kavramdır. Osmanlı da Alevilik illegaldır, bu açık ve net. Yasaklanmıştır örgütlenmesi yasaktır fakat bu güne kadar geldik. İllegal olan her şey kötü legal olan herşey iyidir mantığıyla yaklaşırsan bu olayı çözmen zorlanır. Bana her ne kadar illegal olması mantıklı gelmese de bu böyledir.

doğru. illegal legalın değilidir, tersidir, zıttıdır. illegalın iyi yada kötü oluşu legalın iyi yada kötü oluşuna bağlıdır. legal iyiyse illegal kötüdür. legal kötüyse illegal iyidir. legal=yasal anlamına gelir. illegal ise yasal olmuyan demektir. bazen yasal olan şey kötüdür. kırkların illegal oluşu ise farklı bir durumdur. o zamanki yasal durum neydide kırklar illegal oluyor?

hsn
28.01.2006, 03:16
Erdogan Aydin
(kaynak:http://www.***********/aisilisk.htm)

...

Sorunu bu boyutuyla aydınlatmak açısından Aleviliğin mütemmim cüz’ü
(tamamlayıcı parçası), temel mitolojisi, alamet-i farikası (ayırıcı
işareti) olan Kırkların Cemi’ni tekrar tekrar anımsatmak gerekiyor. Öykü
Alevi kültürüyle tanışmış herkes tarafından çok iyi bilindiği halde içeriği
boşaltılmaya, tıpkı Aleviliğin folklora indirgenmesi gibi, Alevilik
tanımında kapı arkası edilmeye çalışılıyor. Oysa Aleviliğin, Aleviliğin
Ali’sinin, Alevilikle Müslümanlığın, Ali’yle Muhammed ilişkisinin
niteliğini göstermek anlamında gerçekten de tayin edici önem taşıyor.
Öykünün kritik öğelerini en devletçi, en tarihsel Alici ve en Kurban’cı R.
Zelyut’tan aktarıyorum ki, farklılığın uzlaşmazlığı daha da net görülsün:


İnanışa göre Muhammed Miraç’a çıkarken önüne bir Aslan çıkar. Aslanın neden
olduğu korkuyla hemen yardımcı olarak Ali’yi anımsar. Ama Ali yoktur. Bu
sırada duyduğu bir ses; “Yüzüğünü (hatemini) aslana ver!” der. Muhammed
verir ve aslan sakinleşerek yolu açar. Aslan sonradan anlaşılacağı gibi
Ali, Hatem ise Muhammed’in mührüdür. İlk ders; Muhammed peygamberlik
mührünü daha ilk adımda aslan kılığındaki Ali’ye vermiştir. Oysa ortodoks
gelenekte Ali, savaşçı yanıyla öne çıkan bir tilmizdir.


Allah ile yüzleşmesinden dönerken, bu kez “Ashab-ı Suffa” kapısına rastlar,
kapıya vurur. İçerden bir ses, “kimsin, ne istersin?” der. Muhammed,
“Peygamberim” deyince, içeriden, “bizim aramıza peygamber sığmaz,
peygamberliğini var ümmetine eyle” denir ve kapı açılmaz. Bunun teessürü
ile Allah’a geri döner, ama Allah, “ol kapıya var” diye ısrar eder.
Muhammed’in kendini yine Peygamber olarak tanıtması karşısında,
içeridekiler, “bize peygamber gerekmez” diye kapıyı yine açmazlar. Muhammed
yine teessürle Tanrı’ya döner ve yol diler. Tanrı bu kez o kapıdan girişin
anahtar sözcüklerini öğretir ve Muhammed, üçüncü varışında, içeridekilerin
sorusunu, “hadimül fukarayım”, yani yoksulların hizmetçisiyim, veya bir
başka rivayete göre, “ene biatihim”, yani sizlere uyanım, sizlere biat
edenim der. Bunun üzerine Kırklar kapıyı açıp ona “hoş geldin” derler.
İkinci ders; Muhammed, Kırkların peygamber tanımaz kültürünü aşması mümkün
olmayan ve onların anlayışına boyun eğen bir biçare konumundadır. Bu durum
Pir Sultan’ın bir deyişinde, “Kırklar meydanında erkan isteyen / Arıtsın
kalbini girsin otursun” diye ifadesini bulur. Oysa İslami gelenekte
Muhammed, tüm meleklerin ve tüm peygamberlerin üstünde, Allah’ın en sevgili
ve ayrıcalıklı varlığıdır. Görüldüğü gibi karşımızda yapısal bir farklılık
durmaktadır. Dolayısıyla durum buyken, Ali ve Kırkların tanımadığı
peygamberlik kapısını Aleviliğe dayatanlar, gerçekte onu yapısal olarak
değiştirmiş olmaktadırlar.


Öykünün üçüncü bölümünde Muhammed, kendisine gösterilen yere oturur. Ortam
cem ortamıdır ve 22 erkek, 17 kadın daire halinde yüz yüze cem tutmaktadır.
Salman Farisi ise onlara yiyecek bulmaya gitmiştir. “Kimsiniz” sorusu, “biz
Kırklarız”, “küçüğünüz ve ulunuz kimdir” sorusu ise, “küçüğümüz de ulumuz
da uludur”, yani biz eşitiz diye yanıtlanır. Üçüncü özet; Kırkların tanrı
katında meşru ibadeti namaz değil kadın erkek birlikte ve yüzyüze yapılan
cem olup, burada hiyerarşi tanımaz bir eşitlik esastır. Bu eşitlik ve çoğul
konuşma, aynı zamanda birlikte karar verme anlamında ciddi bir demokrasi
kurumlaşmasıdır.(7) Buna karşılık Kur’an’da eşitsizliğin, temel öğe olduğu,
tanrı kul, kadın erkek, mümin kâfir, köle efendi, fakir ve zengin olarak
bütün kategorilerde tartışılamaz norm olduğu anımsanırsa (Ayrıntılar için
bkz.Erdoğan Aydın, “İslamiyet Gerçeği”, IV. Cilt; ayrıca, “İslamcılık ve
Din Politikaları”), Kırklar dini ile Kur’an dini arasındaki fark, bu
aşamada daha da belirginleşir. Kırkların eşitlik anlayışı, ruh, fizik ve
yaşam tarzı anlamında mutlak bir eşitlik bilinci olarak öykünün devamında
daha da belirginleştirilecektir:


“Biriniz eksik, ne oldu” der Muhammed, “O Selman’dır ama eksik değil,
aramızdadır”, denir; Peygamberin şaşkınlığı karşısında, durumun açıklaması
da, “biz kırk kişiyiz, kırkımız da bir kişiyiz” şeklinde yapılır. Ancak bu
kendini ötekilerle özdeşleme durumu belli ki Muhammed’e inandırıcı gelmez;
bunun üzerine Ali, elini keser ve orada hazır bulunanların hepsinin elinden
kan akması yanı sıra Selman’ın da kanı pencereden gelerek ortaya dökülür.
Ali’nin eli sarılınca hepsinin kanı durur ve Selman da eli sarılı olarak
gelir. Dördüncü ders; Kırkların eşitliği aynı zamanda ruh ve fizik birliği
anlamında çoklukta tekliği ifade eder. Oysa İslamiyet'te herkes ayrı
kederle yaşar ve sorumlulukları birbirine karşı değil Tanrıya karşıdır.


Selman gelmiş, ancak yiyecek olarak sadece bir üzüm tanesi bulabilmiştir.
Tek üzüm tanesi paylaştırılmak üzere Muhammed’in önüne konur. “Ey hadimül
fukara, hadimlik edip, bu üzüm tanesini Kırklara kısmet eyle” denir.
Muhammed şaşkınlığı devam eder, çünkü bir üzümü kırka bölmenin yol ve
bilincinden yoksundur. Tanrı yardımına yetişir, veya bir başka versiyonda
olduğu gibi kırklar ona paylaştırmanın yolunu öğretirler. Muhammed üzümü
ezer. Şeriatçı otorite korkusuyla üzümden üretilenin “şerbet” olduğu
söylense de gerçekte şaraba dönüşür. Nitekim Kırklar onu içtikçe mest olur
ve semah dönmeye başlarlar. Nitekim Kul Nesimi, “Çağırma meclis-i riaya
bizi / Biz şerbet içmeyiz dolumuz vardır” diye diyerek duruma açıklık
getirir. Pir Sultan ise bu durumu, “Kırklar Meclisine gelen doluyu /
Dolduran Muhammed içen Ali’dir” diyerek Ali’den yana bir üstünlük
vurgusuyla belirtir. Öykünün İslamcı mantalite açısından kabul edilmezliği
her aşamada daha da derinleşir. Nitekim Muhammed de kendinden geçer ve
Semaha katılır. Bu dönüş sırasında başındaki imame de düşer ve Kırklar onu
da kırka bölerek bellerine dolarlar. Beşinci ders; Tek bir üzüm tanesini
bile ortaklaştıran bir eşitlik kültürü yanısıra, ibadette içki içmek ve
semah dönmek şeklindeki Alevi ibadeti İslam ibadetinin yerine ikame
edilmiştir. Öyle ki Muhammed’in bile bunun dışında kalamadığı bir yana,
yere düşen imamesini de paylaştırırlar.


Öykünün sonunda Muhammet, yaşadığı şaşkınlıklar içinde bir de mührünün
Ali’de olduğunu görünce, aslanın da o olduğunu anlar ve kendinden
(peygamber) üstün (ermiş) olduğunu kabullenir. Ali’ye uyulmasını ister ve
onla bütünleşir, onun musahibi olurken, şeriat Muhammed’e, hakikat ve
tarikat ise Ali’ye bırakılır. Altıncı ders; Ali’nin aşkın varlığı
Muhammed’in üstündedir ve bu nedenle katı kurallı yaşam olarak şeriat
Muhammed ve ümmetine bırakılırken, Ali’ye ve Alevilere ise hakikat ve
tarikat düşer.


Mitolojilerin toplumsal kültürü belirleyen misyonu anımsanacak olursa, bu
öykünün, Aleviliğin Muhammed’e, Ali’ye, inanca, toplumsal yaşama bakış
açısını belirlemek anlamında önemi açıktır. Bu öyküde Aleviliğin ne olup
olmadığı yanı sıra, Müslümanlıktan köklü farklılığı da tüm açıklığıyla
ortadadır. Buradan hareketle Aleviler, kendilerine dayatılan İslami
kuralları reddetmenin, İslami görüntü altında kendi geleneksel inançlarını
ve yeni koşullarda benimsedikleri yeni kuralları İslam görüntüsü altında
sürdürme meşruiyeti elde ederler. Alevilerin irade beyanında genellikle
“biz Müslüman’ız” demeleri kuşkusuz bir vakıadır; ancak bu beyanı esas
almamız halinde bile, bambaşka bir kalıba dökülmüş farklı bir İslamiyet ile
karşı karşıyayız.


Sonuç


Özetle Alevilik, Şiilik gibi Ali’den, onun kimlik ve mücadelelerinden
türemiş bir Alicilik değildir. Kendilerini zorla değiştiren Müslümanlığın
içinden Ali’yi kendine yakın bulup, egemene karşı bir savunma mekanizması
olarak sahiplenmiş özgün bir sentezdir. Ancak bu sahiplenmede Ali’yi olduğu
gibi kabullenmemiş, onu kendi otantik değerlerine göre ortaklaşmacı ve
barışçıl olarak yeniden yaratmış ve işte bu yeni niteliğiyledir ki onu
kendi tanrısal anlayışına isim yapmıştır(8). Bu noktada Ali bu inanca temel
kavram, sembol kılınmış, ama bunu yapanlar damat-kuzen Ali gibi yaşamamış
ve düşünmemişlerdir. Onlar yaşadıkları gibi inanmaya ve ancak
karşılaştıkları yeni inançlar yaşamlarına uygunsa içselleştirmişlerdir.
Yani tayin edici halka, yaşam tarzı ve yaşamdan çıkardıkları derslerdir. Bu
anlamda henüz Ali ile tanışmamış, tanıyıp onu kendine temel kavram, İslami
otoriteye karşı temel sığınak, tanrısına yeni isim yapmamış olan XIII.
yüzyılın bilgesi Yunus Emre’nin din anlayışı ile, Aliye çok sıklıkla
başvurulan XVI. Yüzyıl dönemi inanç önderi Pir Sultan, hatta Sünni gelenek
içinde gelmesine karşın Şeyh Bedrettin arasında fark yoktur. Buna karşılık
Aleviler ile kuzen-damat Ali ve ardılı İmam Cafer’in tanrıya, öteki
inançlara, kadına, insan tanrı ilişkisine bakışı arasında çok büyük farklar
vardır.

...

Candacan
28.01.2006, 03:43
illegal derken zihniyetin ne idiyse bu da öyle bir zihniyet işte...
Hz.Ali ye illegal örgüt kurmuş demek durumunda kalırsın.. yani sana göre Hz.Ali BölücüBaşı olur.

Sevgili oli,
Biz de çok illegal çalışmalar yaptık. Bize haksızlık etmiyormusun.

Oli
28.01.2006, 14:08
Sevgili oli,
Biz de çok illegal çalışmalar yaptık. Bize haksızlık etmiyormusun.

haksızlık yok sevgili candacan!
bazı arkadaşlarla özel mesajda legal-illegal yerine meşru ve meşru olmama diye anlaşmıştık. ayrıca o dönemin legali ve illegalini ayırt etme imkanımızda yok.

redyellow
11.09.2006, 17:46
Sayın hsn;


Peygamber mektebi ve Ashab-ı Suffa

Mescid-i Nebevi'nin bir tarafında üstü kapalı olarak yapılan yere "Suffa", burada barınanlara da "Ashab-ı Suffa " denilmiştir.

Burada, barınacak evi bulunmayan fakirler ve kimsesizler kalırdı. Bu kişiler iş buldukları zaman çalışır, geçimlerini sağlarlardı, iş bulamayınca da Peygamberimiz ve Ashabın zenginleri tarafından ihtiyaçları karşılanırdı. Bu gruptan evlenenler ayrı bir eve taşınır, yeni bir yuva kurardı.

Burada bulunanlar, her zaman Peygamberimizle birlikte olur, O'nun ilminden faydalanırlardı. Günlerini ibadet ve ilim öğrenmekle geçirirlerdi. İslâm'da ilk eğitim ve öğretim kurumu, Suffa okulu, ders gören Ashabın öğretmeni de Hz. Peygamber (s.a.s.)'dir. Peygamberimizden en çok hadis rivayet eden Ebû Hureyre bu okuldan yetişmiştir.

Suffa okulundan yetişenler içinde; İslâm dinini, Kur'an-ı Kerim'i ve hadisi şerifleri çok iyi kavrayan, açıklayan büyük alimler bulunmakta idi. Başka yerlere İslâmiyeti anlatmak için görevlendirilenler bunlardan seçilirdi.

Bu sebeple, Suffa adını taşıyan bu yer, İslâm tarihinde ilk defa kurulan okuldur. Bu okuldan yetişenler İslâmiyetin yayılmasında ve dinin öğretilmesinde önemli görevler yapmışlardır."

Zaman Gazetesinin Kutlu Doğum Haftası münasebetiyle hazırlanan sayfasından alınmıştır.

http://www.zaman.com.tr/kutludogum/kronoloji2.php
***


ASHÂBI SUFFA

Kıble, henüz Kâbe tarafına çevrilmeden önce idi. Mescid-i Nebevî'nin kuzey duvarında, hurma dallarıyla bir gölgelik ve sundurma yapıldı. Buna Suffa denilirdi. Burada kalan Müslümanlara da "Ashâb-ı Suffa" ismi verildi.

Mescid-i Şerifin Suffasında kalan bu Sahabîlerin, Medine'de, ne meskenleri, ne de aşiret ve akrabaları, hiç bir şeyleri yoktu. Âileden uzak, dünya meşgale ve gâilesinden âzâde ve tam mânâsı ile feragatkâr bir hayata sahib idiler. Kur'an ilmi tahsil eder, Resûl-i Ekrem Efendimizin va'z ve derslerini dinleyerek istifâde ederlerdi. Ekseriya, oruçlu bulunurlardı. ../..

http://www.resulullah.org/altsayfa.php?s=yazi_oku&id=161
***

Ayrıca bir çok kaynaktada okunabilir.

Şimdi buna göre;

Ashabı Suffa olan kişilerin Peygamber efendimize;

“bizim aramıza peygamber sığmaz, peygamberliğini var ümmetine eyle”

“bize peygamber gerekmez”

gibi hitaplarda bulunulması mümkün müdür?

alıntı yaptığınız yazıda bahsedilen şeyler doğru şeyler değil.

KomünistAlevi
11.09.2006, 18:21
Sayın hsn;


Peygamber mektebi ve Ashab-ı Suffa

Mescid-i Nebevi'nin bir tarafında üstü kapalı olarak yapılan yere "Suffa", burada barınanlara da "Ashab-ı Suffa " denilmiştir.

Burada, barınacak evi bulunmayan fakirler ve kimsesizler kalırdı. Bu kişiler iş buldukları zaman çalışır, geçimlerini sağlarlardı, iş bulamayınca da Peygamberimiz ve Ashabın zenginleri tarafından ihtiyaçları karşılanırdı. Bu gruptan evlenenler ayrı bir eve taşınır, yeni bir yuva kurardı.

Burada bulunanlar, her zaman Peygamberimizle birlikte olur, O'nun ilminden faydalanırlardı. Günlerini ibadet ve ilim öğrenmekle geçirirlerdi. İslâm'da ilk eğitim ve öğretim kurumu, Suffa okulu, ders gören Ashabın öğretmeni de Hz. Peygamber (s.a.s.)'dir. Peygamberimizden en çok hadis rivayet eden Ebû Hureyre bu okuldan yetişmiştir.

Suffa okulundan yetişenler içinde; İslâm dinini, Kur'an-ı Kerim'i ve hadisi şerifleri çok iyi kavrayan, açıklayan büyük alimler bulunmakta idi. Başka yerlere İslâmiyeti anlatmak için görevlendirilenler bunlardan seçilirdi.

Bu sebeple, Suffa adını taşıyan bu yer, İslâm tarihinde ilk defa kurulan okuldur. Bu okuldan yetişenler İslâmiyetin yayılmasında ve dinin öğretilmesinde önemli görevler yapmışlardır."

Zaman Gazetesinin Kutlu Doğum Haftası münasebetiyle hazırlanan sayfasından alınmıştır.

http://www.zaman.com.tr/kutludogum/kronoloji2.php
***


ASHÂBI SUFFA

Kıble, henüz Kâbe tarafına çevrilmeden önce idi. Mescid-i Nebevî'nin kuzey duvarında, hurma dallarıyla bir gölgelik ve sundurma yapıldı. Buna Suffa denilirdi. Burada kalan Müslümanlara da "Ashâb-ı Suffa" ismi verildi.

Mescid-i Şerifin Suffasında kalan bu Sahabîlerin, Medine'de, ne meskenleri, ne de aşiret ve akrabaları, hiç bir şeyleri yoktu. Âileden uzak, dünya meşgale ve gâilesinden âzâde ve tam mânâsı ile feragatkâr bir hayata sahib idiler. Kur'an ilmi tahsil eder, Resûl-i Ekrem Efendimizin va'z ve derslerini dinleyerek istifâde ederlerdi. Ekseriya, oruçlu bulunurlardı. ../..

http://www.resulullah.org/altsayfa.php?s=yazi_oku&id=161
***

Ayrıca bir çok kaynaktada okunabilir.

Şimdi buna göre;

Ashabı Suffa olan kişilerin Peygamber efendimize;

“bizim aramıza peygamber sığmaz, peygamberliğini var ümmetine eyle”

“bize peygamber gerekmez”

gibi hitaplarda bulunulması mümkün müdür?

alıntı yaptığınız yazıda bahsedilen şeyler doğru şeyler değil.
Ya bakın yine Kırklar Meclisi ile ilgisi olmayan yazıyı buraya koymuşsunuz...Yani Sünniliğinde bukadarı ya!!!
Hem Alevi sitesine geliyorsunuz hemde Kırklar Meclisini çarpıtıyorsunuz...
Alıntı yaptığınız gazetede Zaman :p :p :p doğaldır yani...

gizem
11.09.2006, 21:39
Sayın hsn;


Peygamber mektebi ve Ashab-ı Suffa

Mescid-i Nebevi'nin bir tarafında üstü kapalı olarak yapılan yere "Suffa", burada barınanlara da "Ashab-ı Suffa " denilmiştir.

Burada, barınacak evi bulunmayan fakirler ve kimsesizler kalırdı. Bu kişiler iş buldukları zaman çalışır, geçimlerini sağlarlardı, iş bulamayınca da Peygamberimiz ve Ashabın zenginleri tarafından ihtiyaçları karşılanırdı. Bu gruptan evlenenler ayrı bir eve taşınır, yeni bir yuva kurardı.

Burada bulunanlar, her zaman Peygamberimizle birlikte olur, O'nun ilminden faydalanırlardı. Günlerini ibadet ve ilim öğrenmekle geçirirlerdi. İslâm'da ilk eğitim ve öğretim kurumu, Suffa okulu, ders gören Ashabın öğretmeni de Hz. Peygamber (s.a.s.)'dir. Peygamberimizden en çok hadis rivayet eden Ebû Hureyre bu okuldan yetişmiştir.

Suffa okulundan yetişenler içinde; İslâm dinini, Kur'an-ı Kerim'i ve hadisi şerifleri çok iyi kavrayan, açıklayan büyük alimler bulunmakta idi. Başka yerlere İslâmiyeti anlatmak için görevlendirilenler bunlardan seçilirdi.

Bu sebeple, Suffa adını taşıyan bu yer, İslâm tarihinde ilk defa kurulan okuldur. Bu okuldan yetişenler İslâmiyetin yayılmasında ve dinin öğretilmesinde önemli görevler yapmışlardır."

Zaman Gazetesinin Kutlu Doğum Haftası münasebetiyle hazırlanan sayfasından alınmıştır.

http://www.zaman.com.tr/kutludogum/kronoloji2.php
***


ASHÂBI SUFFA

Kıble, henüz Kâbe tarafına çevrilmeden önce idi. Mescid-i Nebevî'nin kuzey duvarında, hurma dallarıyla bir gölgelik ve sundurma yapıldı. Buna Suffa denilirdi. Burada kalan Müslümanlara da "Ashâb-ı Suffa" ismi verildi.

Mescid-i Şerifin Suffasında kalan bu Sahabîlerin, Medine'de, ne meskenleri, ne de aşiret ve akrabaları, hiç bir şeyleri yoktu. Âileden uzak, dünya meşgale ve gâilesinden âzâde ve tam mânâsı ile feragatkâr bir hayata sahib idiler. Kur'an ilmi tahsil eder, Resûl-i Ekrem Efendimizin va'z ve derslerini dinleyerek istifâde ederlerdi. Ekseriya, oruçlu bulunurlardı. ../..

http://www.resulullah.org/altsayfa.php?s=yazi_oku&id=161
***

Ayrıca bir çok kaynaktada okunabilir.

Şimdi buna göre;

Ashabı Suffa olan kişilerin Peygamber efendimize;

“bizim aramıza peygamber sığmaz, peygamberliğini var ümmetine eyle”

“bize peygamber gerekmez”

gibi hitaplarda bulunulması mümkün müdür?

alıntı yaptığınız yazıda bahsedilen şeyler doğru şeyler değil.
pardon her yerde aynı cevabı vermekten sıkılmadınız mı ? başka bir konudada aynı cevabı vermişsiniz

hsn
12.09.2006, 01:32
Alevilerin Büyük Sırrı
Ünsal Öztürk


Kendisi de Alevi olan ve “Alevilerin Büyük Sırrı” adlı bir kitap yazan yayıncı Ünsal Öztürk; “Alevilikte Allah anlayışı yoktur.” / Yurt Yayınları’ndan çıkacak olan ve bu yayınevinin sahibi olan Ünsal Öztürk tarafından kaleme alınan “Alevilerin Büyük Sırrı”, hayli tartışılacak gibi görünüyor. Kayseri kökenli bir Alevi olan Öztürk, kendileri için inançlarının neredeyse felsefi temeli olarak kabul ettikleri “Kırklar Cemi-Meclisi’nin Sırrı”nı çözdüğünü iddia ediyor.

Nedir “Alevilerin Büyük Sırrı”?

Bizimkiler kendilerine “Hak Ehli Erenleri” adını verirlerdi. Alevi sözcüğünü ilk kullanan Baha Sait’tir. Yani, her bilginin insanın kendisinde olduğuna ve her olgunun merkezinde insan olduğuna inanırlar. Onlar için her şey insanda başlar ve biter. İşin temeli şudur: Tek ve çok tanrılı dinlerin tümü yaradılış teorisine inanmaktadır. Oysa, bilim bu inanışı reddetmektedir. Din insanın çamurdan yaratıldığını söyler.

Kuran’ın Hac Süresi’nin 5. Ayeti “Biz sizi topraktan, sonra az bir sudan yarattık” der. Aleviler buna inanmıyorlar mı?

Aleviler öz olarak anneler ve babalardan oluştuklarına inanırlar. Alevilikte, Hak Ehli Erenleri’nde yaradılış yoktur. Bilimin savunduğu evrimci teze inanmışlardır. İslam öncesinde de böyleydi. Benim görüşüm, İslam’la birlikte Alevilerin kendi görüşlerini “sır” etmiş olduklarıdır. Bu sır da doğuşla ilgilidir.

Bu sırrı çözdüğünüzü söylüyorsunuz?

Sır insanın doğuşudur. Alevilerde ölünün kefenlenmesi geleneği, sırrın başlangıç noktasıdır. Ölüyü tamamen örten iki katlı ve dış kefenin altında “yakasız gömlek” denilen, ancak ölüyü boydan boya örtmeyen bir iç kefen vardır. Bu kefene ölünün cinsel organını örttüğü için, “sır örtüsü” de denir. Edep örtüsü yerine sır örtüsü denmesinin nedeni de, Alevilerin sırrını saklamasıdır. Çünkü cinsel organlar, üreme organlarıdır. Sır, birleşmede, üremededir.

Bu, herkesin bildiği bir gerçek, sır bunun neresinde?

Alevilerde temelde Allah anlayışı yoktur. Yaradılışa inanmazlar. Aleviler, insanın evrimci bir mantıkla yaratıldığına inanırlar; ancak, Müslüman olmak zorunda kaldıklarında, bu inanışlarını saklamak zorunda kalmışlardır. Bu sırrı bildiğini inandığım Başköylü Hasan Efendi adlı Alevi piri, “Varlığın Doğuşu” adlı kitabında bu konuyu şöyle açıklar: “Baba mayayı ana sütüne katar, ana rahminde vücut tutar. Mayalanan maya 40 gün mayada kalır. 41. gün vücut hasıl olur.” Yani anne rahmindeki mayalanma 40 gün sürer. 41. gününde insanın ilk şekli oluşur. İlk insanın oluşumu 40. günden sonra, 41. günde gerçekleşir. Anne rehminde bebeğin ilk nüvesi tamamlanır. Bu da Alevi inancında çok önemli bir yer işgal eden “Kırklar Cemi-Meclisi” inancıdır.

Kırklar Cemi-Meclisi nedir?

“Kırklar Cemi”, insanın ilk kez belirmesi, ilk insanın ana rahminde toparlanması, cem olmasıdır. Bu da başka bir alemde, “Kubbe-i Rahman’da yani ana rahminde gerçekleşmektedir. Cem kavramı anne rahminde oluşan insanın ilk toparlanmasını, cem olmasını anlatmaktadır. Kırklar cemi ve semah insanın ana rahminde mayalandığı ilk 40 gün ile ilgilidir. 40 günden sonra da 41 yoktur. Yani Kırklar bir’e dönüşmektedir. Zaten Kırklar söylencesi’nin bütün anlatımları da buna dönüktür. Kırklar cinsiyetsizdir, cinsiyet henüz oluşmamıştır. Bu yüzden Sırrı Hakikat Kapısı’ndan geçip Kırklar Cemi’ne girenlerin cinsiyetinin olmadığı kabul edilir. Bir başka değişle, Adem’in Allah tarafından çamura şekil verilerek; kadının da onun kaburgasından yaratıldığı inanışına karşı, Aleviler evrimci bir mantıkla meseleye bakarlar. Ve insanın evriminin bir sonucu olarak doğduğuna inanırlar. Kırklar Cemi’yle de, erkeğin spermlerinin, kadının rahim içinde bulunan yumurtasını döllemesiyle ortaya çıkan embriyonun yolculuğunu tasvir ederler. Sözle söylenemeyen bilimsel gerçeğin dans ile anlatılmasıdır. İlk 40 günün anlatılmasıdır. Alevi inanışı bu bilimsel düşüncenin sır edilmesidir.

Müslüman gibi görülen, ancak kendi içlerinde evrim inancını yaşamaya çalışan bir topluluktan mı bahsediyorsunuz?

Tam da öyle. Alevilerin bilimle ilgileri var, dinle ilgileri yok. Kendilerini “Hak Ehli Erenleri” diye tanımlayan bir grup, İslam kapıyı çaldığında korkudan, “Biz de Müslüman olduk” diyorlar. Ama kendi inançlarını, bir nevi Sebataycılar gibi sırra büründürüyorlar. Aslında kendi dünyalarında doğuma inanıyorlar. Bunlar, çok büyük bir ihtimalle Harran Üniversitesi ya da bu üniversiteye bağlı cevredeki eğitim kurumlarında çalışmalarını sürdürüyorlar. Bunların ortaya koyduğu bilim felsefesi de zamanla, özellikle Anadolu coğrafyasına yayılıyor. Bu felsefeye inananan topluluklar sayesinde kitleselleşiyorlar. Örneğin Baba İshak, Baba İlyas gibi erenlerin köyleri Harran etrafındadır. Onların izlerini sürerseniz, o coğrafyaya ulaşırsınız.

Aleviler için “Orta Asya’dan gelen Türklerdir” deniyor. Siz bu tezi ret mi ediyorsunuz?

Aleviliğin Orta Asya’dan gelmediği bellidir. İddiam da şudur, bundan böyle hiç kimse Alevilerin cemlerinin ve semahlarının Orta Asya’dan eski Türk inançlarından ve Şaman ayinlerinden geldiğini söyleyemez. Çünkü aralarında çok farklı kozmik ve mitolojik farklılıklar var. Birbirine çok zıt iki sistemdir. Orta Asya kültürü ve Şaman, Kutup Yıldızı merkezli düşünür, dünya merkezli düşünmez. İnanışa göre Kutup Yıldızı’nın etrafında dönen bütün gök cisimleri dönmektedirler. Orta Asya’dan gelmedikleri bellidir ama kimdir bu Aleviler? Dediğim gibi evrimci düşünceyi benimsemiş farklı topluluklardır.

Bu sırrı saklayanlarn, bir süre sonra kendi cemaatinden de mi bu sırrı saklamaya başlıyor?

Eavet kesinlikle! İslam’la tanışılmasının ardından bilgi, sırra büründü. Bir süre sonra sırrı bilenler, özellikle diğer baskıların da etkisiyle Aleviler içinde azalmaya başladı. Sır hak edenlere verilmeye başlandı.

Aleviler içide bir grup var ki, sırrın gerçekte ne anlama geldiğini biliyor ve ona göre mi yaşıyorlar?

Evet! Kesinlikle böyledir. Dedelerin çoğu sırrı bilmez. Mürşit ve Pirler bilirler. Kırklar cemi yaparlar. Kırklar Cemi’ne sadece Mürşitler ve Pirler katılır. Bu cemde kimse oturmaz herkes kendi hizmetlerini kendisi görür ve yaşanan hiçbirşey anlatılmaz. Sır işte burada gizlidir. Şu anda Alevi sırrını bilen olup olmadığını bilmiyorum. Yoksa bu kadar kafa karışıklığı olmazdı. Alevi cemaati içinde Mürşit ve Pir denen iki makam var, bunlar sırrı biliyor ve bunlar sırra göre yaşıyor, zaman zaman bir takım ritüllerde bulunuyorlar. Yunus Emre Kırklar Cemi’nin gerçek anlamını bilen biridir örneğin. Örneğin Yunus Emre diyor ki, “Derviş adını duydum/ derviş yolun dolandım/ yola baktım utandım/ her işim yanlış benim” Yunus, “Sır-ı Hakikat Kapısı’ndan geçtim” diyor. “Yola bakınca geçmişimden utandım, bütün işlerim yanlışmış” diyor.

Bu sırrı bilen son kişi kim sizce?

Başköylü Hasan Efendi, Erzincan’ın Çayırlı yakınlarında bir köyündedir; o, bu sırrı biliyordu. Kitabında da saklıyordu. Ama ben hem ondan hem sırrı bile Alevi ozanlarından öğrendim ve sırrı çözdüm.

Haber : Okan Konuralp

Fotoğraf : Barış Oral

Kitapta böyle anlatılıyor:

Kırklar Meclisi’nin sırrı

“...Nihayet dışarıdan gelen 40. kişi Muhammet’in önüne bir üzüm tanesi koyar. Üzümü paylaştırmasını ister. Sonuçta sonradan gelen üzümü de kendisi ezerek Kırklara tattırır. Muhammet’e de tattırır. Artık 40 tamamlanmıştır ve Kırklar coşkuyla aralarına Muhammet’i de alarak, “ Gezegenlerin dünyanın etrafında dolaşımı” gibi semaha kalkarlar. Bu semah tabii ki üryan, yani çıplak olacaktır. Oturan kimse, semahın dışında kalan kimse kalmamıştır meydanda, yani ana rahminde. Artık Kırklar yoktur. Bir’e dönüşmüştür. Anne rahminde ilk insanın 366 azasının oluşumu tamamlanmıştır. Kırklar, 41. günü Muhammet ile tamamlayarak gelecek insanı selamlamaktadır. Semah sırasında Muhammet’in başındaki sarık yere düşer. Kırklar bu sarığı alıp 40 parçaya bölerek bellerine bağlarlar. Kırkların sarığı bellerine bağlaması Göbek Kordonunu ifade etmektedir. Muhammet’in sarığı Alevilerin “kemerbest” sırrını, bebeğin Göbek Kordonunu saklamıştır. Muhammet’i de evine göndermişlerdir. Ali ise Hak’ka yani Bir’e tavaf ederek Kırkların Bir’e dönüşümünü ve Bir’i selamlama ritüelini gerçekleştirmiştir. İşte Alevilerin sırrı budur.“

hsn
12.09.2006, 01:32
Kitap hakkında görüşler:

Alevi Dedesi Ali Yıldırım: Hüseyin Gazi Derneği’nin Kurucusu

„Âlevilerin Tanrısı, insanların işine karışmaz”

“Ünsal Öztürk sonuçlardan yola çıkarak “olsa olsa böyle olmalıdır” diyor. Ancak buna ait bizim elimizde bilimsel açıdan veriler olması gerekir. Ama bu başka insanların işi. Tabu diye bir şey kalmamalı. Bunlardan biri de oradaki kırklar Cemi’ne ilişkindir.

Birçok konu Alevilerde Kırklara dayandırılır. Cesaretle bunun üzerine giden bir çalışma bu. Kırklar hakkında söyledikleri, yaratılış ve doğuş üzerine söyledikleri son derece sağlıklı. Bir üstün yaratıcı, her şeye kadir yaratıcı Alevilikte yoktur zaten. Tanrı yoktur anlamında söylemiyorum, ama Alevilerin Tanrısı insanların işlerine karışmaz. Benim temel eleştirim, tarihsel bağlamına oturtmak gerektiğidir. Kitabın, bilimsel olarak desteklenmesi gerekir. „

Avukat Fevzi Gümüş – Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Sekreteri

“Alevi öğretisine uygun”

-Bu kitabı nasıl değerlendiriyorsunuz?

„Bu kitap, anladığım kadarıyla, “Aleviliğin merkezi insandır” tezine dayanıyor. Doğadaki dönüşüme atıf yapılıyor. Kadın ve erkeğin birleşmesi sonucu çocuk doğuyor. Burada çocuk sır olarak gösteriliyor. Ana rahmine düşen sperm 41. gün insan şeklini alıyor.

-Evrimci-Bilimsel bir yaklaşım değil mi?

Evet, öyle görünüyor. Yaradılışa değil, doğula gönderme yapılıyor. Bu da aslında Alevi öretisine uygun. Alevilikteki bütün ibadetlerin ana merkezi inszandır. Hacı bektaş’ın bir sözü var. “Her ne arar isen insanda ara, Kâbe’de, Hac’da, Mekke’de değildir” diyor. Bu anlamda doğru.

Kaan Tecelli

YASAKLI YAYINCI

Kayseri doğumlu Ünsal Öztürk (1957), 1981’de İÜ Orman Fakültesi’nden mezun oldu. 1982’de Orman Bakanlığı’nda başladığı görevine, 1983’de son verildi. 1987’de Yurt Yayınları’nı kurdu. 1994-97’de İsmail Beşikçi’nin kitaplarının yayıncısı olduğu için tutuklandı. Yayınladığı 41 kitap toplatıldı; 36’sından mahkum oldu. Yargılamalarının tamamını AİHM’e götürdü ve bir kısmını kazandı.


Tempo Dergisi, 25 Ekim 2005
__________________________________________________ _____________________

Bu ve bundan önceki satirlari buraya tasidigim icin sakin bu düsünceleri savundugumu düsünmeyin.
Ben "hakikat kapisini" aralamis erenlerden degilim ki bunlari anlayayim.:innocent:
Sadece konuyla ilgili oldugu icin ve bu yüzden bahse ve tartismaya deger buldugum icin kopyaladim.

Benim görüsüm: Alevileri Sebataycilarla kiyaslayana itimat etmemek lazim.

redyellow
12.09.2006, 09:24
Ya bakın yine Kırklar Meclisi ile ilgisi olmayan yazıyı buraya koymuşsunuz...Yani Sünniliğinde bukadarı ya!!!
Hem Alevi sitesine geliyorsunuz hemde Kırklar Meclisini çarpıtıyorsunuz...
Alıntı yaptığınız gazetede Zaman :p :p :p doğaldır yani...


ben bu yazıyı buraya durup dururken yazmadım herhalde. Ashab-ı suffa ile ilgili yazı yazılmış bende onu cevaben yazdım.

İşinize geleni görüp işinize gelmeyeni görmemek gibi bir huyunuz var herhalde.

kırklar meclisi ile ilgisi olmayan demişsiniz, peki ashab-ı suffa'nın ne olduğunu yazdım, ashab-ı suffanın kırklar meclisi ile bağlantısı ne?
Yazınızdaki "yani sünniliğinde bu kadarı ya!!!! demenizi buradaki insanlara saygımdan dolayı cevaplamıyorum.


pardon her yerde aynı cevabı vermekten sıkılmadınız mı ? başka bir konudada aynı cevabı vermişsiniz

her yerde dediğiniz iki yerde yazılmış. sizde komünist arkadaş gibi işinize gelmeyince görmüyorsunuz herhalde. bu yazıyı yazdığım iki yerde de ashab-ı suffa ile ilgili yazılmış, konu aynı olunca cevap aynı oluyor.

sizce normal değilmi?

KomünistAlevi
12.09.2006, 11:30
ben bu yazıyı buraya durup dururken yazmadım herhalde. Ashab-ı suffa ile ilgili yazı yazılmış bende onu cevaben yazdım.

İşinize geleni görüp işinize gelmeyeni görmemek gibi bir huyunuz var herhalde.

kırklar meclisi ile ilgisi olmayan demişsiniz, peki ashab-ı suffa'nın ne olduğunu yazdım, ashab-ı suffanın kırklar meclisi ile bağlantısı ne?
Yazınızdaki "yani sünniliğinde bu kadarı ya!!!! demenizi buradaki insanlara saygımdan dolayı cevaplamıyorum.




her yerde dediğiniz iki yerde yazılmış. sizde komünist arkadaş gibi işinize gelmeyince görmüyorsunuz herhalde. bu yazıyı yazdığım iki yerde de ashab-ı suffa ile ilgili yazılmış, konu aynı olunca cevap aynı oluyor.

sizce normal değilmi?
Ya ben size sabaha kadar anlatsam Kırklar Meclisini siz yine anlamazsınız..Çünkü Sünnisiniz aklınız sırf sabit bir yere çalışmaktadır...Bir kere bu olayı bizden öğrennebilmek için ve anlayabilmek için Okuduğunuz gazeteyi değiştrmeniz gerekmektedir....Okuduğunuz gazete saf masumane bir gazetede değil, Okudğunuz gazete :
Zaman gazetesi...:osama: :osama:
Siz Sünni bir kültürle yetiştiğiniz için ne desek anlamazsınız...Söylediklerimiz masal gibi gelir size...Siz önce kabuklarınızı bir kırın...

redyellow
12.09.2006, 12:07
offff...yeter artık yahu yeter...

her iki lafından birisi sünnisiniz, sünnisin vs. vs. bu ne çirkin bir anlayış.

ben sana yazarken ALEVİSİNİZ, ANLAMAZSINIZ gibi şeyler yazıyormuyum?

benimle muhatap olun, benim inancımla, değerlerimle muhatap olmayın.

Bu uslüpla devam edecekseniz lütfen benimle de muhatap olmayın.

Ben zaman gazetesinide okurum, cumhuriyet gazetesinide.. hürriyet gazetesini de okurum vakit gazetesini de... birgün gazetesini de okurum yeniasya gazetesinide.

çünkü ben sizin gibi olaylara tek taraflı ve at gözlüğüyle bakmamaya çalışıyorum.

tekrar ediyorum benim inancımı, değerlerimi muhatap alacaksanız, onlara saldıracaksanız;

Size Güle güle.

KomünistAlevi
12.09.2006, 13:21
offff...yeter artık yahu yeter...

her iki lafından birisi sünnisiniz, sünnisin vs. vs. bu ne çirkin bir anlayış.

ben sana yazarken ALEVİSİNİZ, ANLAMAZSINIZ gibi şeyler yazıyormuyum?

benimle muhatap olun, benim inancımla, değerlerimle muhatap olmayın.

Bu uslüpla devam edecekseniz lütfen benimle de muhatap olmayın.

Ben zaman gazetesinide okurum, cumhuriyet gazetesinide.. hürriyet gazetesini de okurum vakit gazetesini de... birgün gazetesini de okurum yeniasya gazetesinide.

çünkü ben sizin gibi olaylara tek taraflı ve at gözlüğüyle bakmamaya çalışıyorum.

tekrar ediyorum benim inancımı, değerlerimi muhatap alacaksanız, onlara saldıracaksanız;

Size Güle güle.
Asıl sana Güle Güle...

1-Biz kimseye Sünniliğinden veya Aleviliğinden dolayı iyi niyetli veya kötü niyetli veya art niyetli yaklaşmıyoruz...

2-Senin bu konuyu inkar etmenin çok doğal olduğunu sölüyoruz...Çünkü Sünniler bizim temel kavramlarımızı her zaman inkar ettiler bunlardan biriside sensin((Tabi istisnalar hariç onlarada saygımız sonsuz tabi sen bu istisnalardan birisi değilsin))...Senin bu konuları inkar etmen çok doğal çünkü sünni kültürü örnek almışsın sünni bir çevrede büyümüşsün ve sende bir Sünnisin...Yani ne anlatsak birşey arıyosun ne anlatsak bir kulp buluyosun...Bunu fazlada görmüyorum çünkü siz bu Zaman gazetesinin fikirlerini öğrenerek ve öyle fikirlere saygı duyarak büyüdünüz ve o fikirlerin dışına çıkmak istemiyorsunuz...

Tekrar sölüyorum her Sünni senin gibi değil...Burda Sünni olan ve bizim temel kavramlarımıza saygılı olan kişilerde var....Ama bunlar azınlık denecek kadar Türkiye Cumhuriyetinde azlar...Ve sende bunlardan birisi değilsin...Sen Cahil Sünnilerdensin herşeye bahane bulan Alevilere Muhalefet eden sünnilerdensin...

3-Sen her gazeteyi okuyosunda onun için Sivas Katliamı ile Başbağlar katliamını birbiriyle karşılaştırıyosun demi...Cumhuriyet okuduysan eğer bu fikirinin nekadar vicdansız ve ahlak sınırlarını aşdığını ve Allahsızca bir fikir olduğunu görürsün...Sen sadece Zaman ,Yeni Şafak okursun....Neden peki bu İslami konularla ilgili Cumhuriyetin yazı dizisini örnek almıyosun geliyosun Burda Fethullaçı gazeteyi örnek alıyosun ve o gazeteden Alıntı yapıyosun...Senin fikrin neyse zikrinde odur...

Cumhuriyet okuyan adam Başbağlarla Madımağın farklı katliamlar olduğunu ve bunun hiç bir türlü birbiriyle alakası olmadığını bilir...Sizin gibi İslamcı Faşistlerde gidip bu başbağları örnek gösteriyosunuz kendi caniliğinizi saklamak için....
Bukadar şeyi neden yazdığıma gelirsek eğer sen daha iyi bilrsin bir konuda Biz bize yapılan katliamları anlatırken ,Sivas katliamından bahsederken sen ordan Sazan gibi atladın....

Arkadaşlar Başbağlar hakkında ne düşünüyorsunuz diye?

Sonrada ben bu konu hakkındaki görüşlerinizi almak istiyorum gibi saf ve masumane bir tavır sergilediniz ama biz bu saf ve masumaneliğin ne olduğunu iyi biliyoruz kafanızı yormayın...
Eğer illaki bizim Başbağlar hakkındaki görüşlerimizi sorsaydınız gider ayrı bir konu başlığı açardınız yada Özel Mesaj yoluyla sorabilirdiniz....Madımak katliamının ardından Başbağları kıyaslayan zihniyetin ne olduğunu biz Aleviler iyi biliyoruz...Başbağlar Alevi katliamlarının olduğu bir konu içerisine sokulmaz...
Herhalde Saf ,Aptal bellediniz bizi...PKK yaptı eğer bilmiyosanız Başbağları...

Olaylara at gözlüğü ile baktığın belli oluyo...Sadece burda Sünni inancı empoze etmye çalışıyorsun...Hiç birşeye kani gelmiyosun...Sizin ibadethinizden başka ibadet yokmuşcasına davranıyosun...Biz olaylara At gözlüğü ile bakmıyoruz merak etme....Sen bize Camiinin Kuranda yerini gösterebilirmisin?
Ama ben sana Kuranda Camiinin yerini olmadığını gösterebilirim...
Ama sen her konuda olduğu gibi Cahil bir Sünni olarak Camii kuranda vardır bile diyebiliyorsun bazı topik ve mesajlarında...

Sen ilk önce şu kabuklarını kırda ondan sonra Kırklar Meclisini öğrenmeye çalış ve Alevilikle ilgili bişeyler tartış...
Hem Kırklar Meclisini yok sayan ve Alakası olmayan yazılarla belirten Milli Görüşçü gazeteyi okuycaksın hemde gelip burda Alevilikle ilgili forumda bilgi tayin etceksin...

gizem
12.09.2006, 13:50
offff...yeter artık yahu yeter...

her iki lafından birisi sünnisiniz, sünnisin vs. vs. bu ne çirkin bir anlayış.

ben sana yazarken ALEVİSİNİZ, ANLAMAZSINIZ gibi şeyler yazıyormuyum?

benimle muhatap olun, benim inancımla, değerlerimle muhatap olmayın.

Bu uslüpla devam edecekseniz lütfen benimle de muhatap olmayın.

Ben zaman gazetesinide okurum, cumhuriyet gazetesinide.. hürriyet gazetesini de okurum vakit gazetesini de... birgün gazetesini de okurum yeniasya gazetesinide.

çünkü ben sizin gibi olaylara tek taraflı ve at gözlüğüyle bakmamaya çalışıyorum.

tekrar ediyorum benim inancımı, değerlerimi muhatap alacaksanız, onlara saldıracaksanız;

Size Güle güle.
vay be üslübuda sizden öğrenir olduk at gözüğü ile bakan taraf acaba kim şöle kendi yazdılaırnızı baştan okuyun bakalım at mı başka bi gözlük mü kendiniz irdeleyin siz bizim inancımızla muhatap oluyorsunuz ama kırklar bizim inancımızdır ve siz bunu muatap almışsınız tek taraflı bakmıyorum merak etmeyin zaman gazetesi gibi gazeteler tek taraflı değildir çünkü kendi iktidarı gelir satar kendi iktarı gider satmaz tayyib para verir yayınlatır battı mı yayınlatmaz alevilere iftira ederler doğru kabul edilir överler çıkarları vardır hiç te tek taraflı değil bide bizim tarafımızdan bakalım böyle gazetelere güler geçeriz çünkü ne olaylar atlattı benim toplumum sizin tarafınızdan bakıldımı her yazınız kanun kural ve doğru sayılır çünkü siz öğle kabul etmişsinizdir yani tamamen sizi muatap alıyoruz biz ama siz inancımızı muatap alıyorsunuz bu adaletsizlik değil mi nasıl güle güle asıl size güle güle kimin formundan kimi kavuyorsunuz ama siz bizim inancımıza saldırıyorsunuz asıl sizin yolunuz açık olsun ala ala ya ....ne zihniyet ama saygılarımla gizem

redyellow
12.09.2006, 14:17
gizem,

hayırdır size ne oldu?

benim yazımın muhatabı başkası idi ve o da kendisine yakışan bir şekilde cevabını yazmış.

KomünistAlevi
12.09.2006, 14:26
gizem,

hayırdır size ne oldu?

benim yazımın muhatabı başkası idi ve o da kendisine yakışan bir şekilde cevabını yazmış.
Biz yakışana yakışcak şekilde cevap veririz...Sizede yakışcak olan cevabı verdik...
Artık sizede cevap vermiycem!!!
Elllerime yazık değil mi?:confused1:biggrin:
Dar fikirli insanlara cevap vermekten yoruluyo insan artık...

Güle Güle...

gizem
12.09.2006, 14:33
gizem,

hayırdır size ne oldu?

benim yazımın muhatabı başkası idi ve o da kendisine yakışan bir şekilde cevabını yazmış.
bakın bana bişi olmadı biz tek canızdır Birmizin parmağı kanasa 40 mızın parmağından kan akar ... O dur ki 40 lar ceminde peygamber içeri girer derler ALİ nerdedir o arada ALİNİN PARMAĞI KANAR 40 larında parmağı kanamaya başlar o bakımdan biz bütünüzdür birimize bişi olsa diermiz savunuruz bilmem anlatabildimmi ayrıca sarf ettiğiniz sözcükler tek kişinin inancına edilen sözcükler değil toplumuzun inancına edilen sözlerdir saygılarımla gizem

karadagli
12.09.2006, 15:37
Ben sn.Redyellowdan iki haftadan beri cevap bekliyorum hala cevap vermedi.

islamda cami var demistiniz. bende size bunu ayetlerle ispat edin demistim.ben size olmadigini ispat ettim sizde var oldugunu ispat edermisiniz.


saygilar

redyellow
12.09.2006, 15:49
:36_1_55:

karadagli
12.09.2006, 16:10
sevgili redyellow bu güzel birsey, tabanca alkisa dönmüs. keske o alkistan birazda kalbin icin calsan ne güzel olurdu belki kapanan kalbin acilirdi.

Serkan_Devrim
12.09.2006, 16:30
konuyu tartışmaktan çok kişilik tartışması olmuş bu topik. konu hakkında yazarsak daha faydalı olur. birbirimize güle güle demekten iyidir.

ZülfüKakul
14.09.2006, 15:37
Arkadaşlar bence redyellow'a bu kadar tepki göstermeyin... Bir insanı sadece sunni diye ayıramazsınız.. Konuyla alakasız birşeyden bahsetmiş olabilir... Yanlış bilgi vermiş olabilir.. Ama bunlarada sen sunnisin anlamazsın, sunniliğin bu kadarı tarzı cevaplar yazmak bırakın aleviliği insanlığa yakışmaz...

Sizlerin bu rencide edici sözlerinize karşı sizin verdiğiniz sözlerin benzerleriyle yanıt vermemiş..

Biz biriz ayrım yapmayız,insan seçmeyiz.. derken bu tarz sözleri okumak üzdü beni.. Hemde çok..

Herşey bi yana 40küsür yaşındaki bi insana daha 10lu yaşlarımızdayken uslübü sizden öğrendik tarzı hiç hoş olmayan sözleri hiç bir gence yakıştıramam.. Seni azda olsa tanıyorsam, eminimki o an ki sinirden söylemişsindir öyle değilmi canım.. Kendimden biliyorum :p

KomünistAlevi
14.09.2006, 15:59
Arkadaşlar bence redyellow'a bu kadar tepki göstermeyin... Bir insanı sadece sunni diye ayıramazsınız.. Konuyla alakasız birşeyden bahsetmiş olabilir... Yanlış bilgi vermiş olabilir.. Ama bunlarada sen sunnisin anlamazsın, sunniliğin bu kadarı tarzı cevaplar yazmak bırakın aleviliği insanlığa yakışmaz...

Sizlerin bu rencide edici sözlerinize karşı sizin verdiğiniz sözlerin benzerleriyle yanıt vermemiş..

Biz biriz ayrım yapmayız,insan seçmeyiz.. derken bu tarz sözleri okumak üzdü beni.. Hemde çok..

Herşey bi yana 40küsür yaşındaki bi sana daha 10lu yaşlarımızdayken uslübü sizden öğrendik tarzı hiç hoş olmayan sözleri hiç bir gence yakıştıramam.. Seni azda olsa tanıyorsam, eminimki o an ki sinirden söylemişsindir öyle değilmi canım..
Selam...

Redyellowa sen Sünnisin sen anlamazsın demedim...Sünni Kültürle Yetişmişsin anlamamak istiyorsun ve işine öylesi geliyor dedim..
Öyle bir şey demeyede hakkımız yok zaten buraya gelmişse anlatırız

Ama Redyellow bütün topiklerde Kırklar Meclsini belirli kaynaktan okursa ve bizim temel kavramlarımızı bizten dinlemeyipte belirlli Milli Görüşçü gazetenin dediğini kaliye alırsa tabiki Siz Sünnisiniz derim....

Ama bakın nedemişim tam olarak:
Siz Cahil Sünnisiniz dedim...

Yani yıllardan beri süre gelen inkar politikasına devam eden Sünnilerden ve tek bir fikire kendisini adapte eden Sünnilerden...

Peki bu Kırklar Meclisine inanan Sünnilerde var bizim anlattığımız gibi...
Ve ben onlara gerçek hayatta sen Sünnisin anlamazsın niye demiyorum...?

Çünkü yeni fikirlere açıklar kabuklarını kırmışlar...
Ama bazılarıda var ki bu örnek olarak Sayın redyellow sadece kendi bildiği doğru...Ve alıntı yaptığı gazetede Aleviliği yok sayan bir gazete yani bizimle ilgisi olmayan ve bizi inkar etmeye çalışan bir gazete olan Zaman Gazetesi gidip bunu örnek alıyo...

Daha bu Kara düşünceli Sünniler Peygamber Efendimizin Üzüm Suyunun üzümün ezilerek Şarap haline gelipte içtiğini vede Kırklarla Ya Allah diyerek Semah döndüğünü bile Günah olarak kabul ediyolar...

Peki siz bu düşüncedeki insana ne dersiniz Sayın ÖzlemKral?

Sevgi ve saygılarımla...

ZülfüKakul
14.09.2006, 16:06
Selam...

Redyellowa sen Sünnisin sen anlamazsın demedim...Sünni Kültürle Yetişmişsin anlamamak istiyorsun ve işine öylesi geliyor dedim..
Öyle bir şey demeyede hakkımız yok zaten buraya gelmişse anlatırız

Ama Redyellow bütün topiklerde Kırklar Meclsini belirli kaynaktan okursa ve bizim temel kavramlarımızı bizten dinlemeyipte belirlli Milli Görüşçü gazetenin dediğini kaliye alırsa tabiki Siz Sünnisiniz derim....

Ama bakın nedemişim tam olarak:
Siz Cahil Sünnisiniz dedim...

Yani yıllardan beri süre gelen inkar politikasına devam eden Sünnilerden ve tek bir fikire kendisini adapte eden Sünnilerden...

Peki bu Kırklar Meclisine inanan Sünnilerde var bizim anlattığımız gibi...
Ve ben onlara gerçek hayatta sen Sünnisin anlamazsın niye demiyorum...?

Çünkü yeni fikirlere açıklar kabuklarını kırmışlar...
Ama bazılarıda var ki bu örnek olarak Sayın redyellow sadece kendi bildiği doğru...Ve alıntı yaptığı gazetede Aleviliği yok sayan bir gazete yani bizimle ilgisi olmayan ve bizi inkar etmeye çalışan bir gazete olan Zaman Gazetesi gidip bunu örnek alıyo...

Daha bu Kara düşünceli Sünniler Peygamber Efendimizin Üzüm Suyunun üzümün ezilerek Şarap haline gelipte içtiğini vede Kırklarla Ya Allah diyerek Semah döndüğünü bile Günah olarak kabul ediyolar...

Peki siz bu düşüncedeki insana ne dersiniz Sayın ÖzlemKral?

Sevgi ve saygılarımla...


Teşekkür ederim açıklama için..Tamam haklısınız, sözlerinize ekleyecek hiçbirşey yok.. Sadece okuduğum sözleri yazdım ve yakıştırmadım.. Sizde haklısınız sabır bi yere kadardır..

Dedin ya siz olsaydınız diye ben o sözleri karşıdaki kim olursa olsun söyleyemem.. Tamam kapalı görüşlü olabili dar kafalı olabilir(bunlar redyellow için geçerli değil genel söylüyorum) bunlar hakkında yorum yapılabilir iyi yada kötü.. Ama sunniliğine laf söylemek haddim olmaz düşünüyorum.. Zaten açıklamanda da gayet güzel yazmışsın inananlarda var diye benim bahsettiğimde buydu genelleme yapmamak... Teşekkür ederim tekrar..

Daha bu Kara düşünceli Sünniler Peygamber Efendimizin Üzüm Suyunun üzümün ezilerek Şarap haline gelipte içtiğini vede Kırklarla Ya Allah diyerek Semah döndüğünü bile Günah olarak kabul ediyolar...

Aman inandığımız şeylere laf etmesinlerde(bizim etmediğimiz gibi) bizde sabrımızı zorlamayalım

KomünistAlevi
14.09.2006, 17:03
Teşekkür ederim açıklama için..Tamam haklısınız, sözlerinize ekleyecek hiçbirşey yok.. Sadece okuduğum sözleri yazdım ve yakıştırmadım.. Sizde haklısınız sabır bi yere kadardır..

Dedin ya siz olsaydınız diye ben o sözleri karşıdaki kim olursa olsun söyleyemem.. Tamam kapalı görüşlü olabili dar kafalı olabilir(bunlar redyellow için geçerli değil genel söylüyorum) bunlar hakkında yorum yapılabilir iyi yada kötü.. Ama sunniliğine laf söylemek haddim olmaz düşünüyorum.. Zaten açıklamanda da gayet güzel yazmışsın inananlarda var diye benim bahsettiğimde buydu genelleme yapmamak... Teşekkür ederim tekrar..



Aman inandığımız şeylere laf etmesinlerde(bizim etmediğimiz gibi) bizde sabrımızı zorlamayalım
Sayın Özlemkral...

Konuda mutabık kaldığımıza ve anlaştığımıza sevindim:thumbup1: :thumbup1:

Sevgiyle Kalın...

redyellow
14.09.2006, 17:16
Arkadaşlar bence redyellow'a bu kadar tepki göstermeyin... Bir insanı sadece sunni diye ayıramazsınız.. Konuyla alakasız birşeyden bahsetmiş olabilir... Yanlış bilgi vermiş olabilir.. Ama bunlarada sen sunnisin anlamazsın, sunniliğin bu kadarı tarzı cevaplar yazmak bırakın aleviliği insanlığa yakışmaz...

Sizlerin bu rencide edici sözlerinize karşı sizin verdiğiniz sözlerin benzerleriyle yanıt vermemiş..

Biz biriz ayrım yapmayız,insan seçmeyiz.. derken bu tarz sözleri okumak üzdü beni.. Hemde çok..

Herşey bi yana 40küsür yaşındaki bi insana daha 10lu yaşlarımızdayken uslübü sizden öğrendik tarzı hiç hoş olmayan sözleri hiç bir gence yakıştıramam.. Seni azda olsa tanıyorsam, eminimki o an ki sinirden söylemişsindir öyle değilmi canım.. Kendimden biliyorum :p


bu güzel yazınız için teşekkür ediyorum. konuyla ilgili görüşlerimi özel mesaj olarak gönderdim.

iyi günler

KomünistAlevi
14.09.2006, 17:26
bu güzel yazınız için teşekkür ediyorum. konuyla ilgili görüşlerimi özel mesaj olarak gönderdim.

iyi günler
Selam....

Konuyla ilgili eğer Özlem hanımla diğer yazılarımızıda okusaydınız vede onlar içinde teşekkür etseydiniz daha makbule geçerdi...

Zaten size karşı olan tavrımı Cümle Cihan öğrendi...

Amacım bütün Sünnilerin bize karşı olduğunu belirtmek değil

Amacım sizin gibi Sünni düşünceli insanların bize ve temel değerlerimize karşı olduğudur...
Zaten bu ülkede diğer bizi anlayan Sünni yurttaşlarda olmasa bu ülke yaşancak halde olmazdı...

Ama işte maaalesef sizin gibilerin arasında azınlık denecek kadar azlar...

Zaten Özlem hanımlada biz bu konuda mutabık kalmıştık...

Sevgiyle Kalın...

karadagli
14.09.2006, 17:48
sevgili kominist alevi can, allah sana sabirlar versin derim,

ALLI07
14.09.2006, 17:56
bu güzel yazınız için teşekkür ediyorum. konuyla ilgili görüşlerimi özel mesaj olarak gönderdim.

iyi günler
Burası daha kısaydı onun için burayı alıntı yaptım!Arkadaşım;Hz. Muhammed(s.a.v.)'i dedesi amcasına emanet eder,çocuk yaşta Hz.Ali(r.a.)'yle aynı yatakta ve aynı disiplin,terbiyede büyürler.Peygamberimiz lokmayı çiğnedikten sonra Hz.Ali'nin ağzına verirdi.Hira dağına giderken bir tek Hz Ali O'nu görürdü.İlk müslüman Hz.Ali'dir.Sen Ehl-i Beyt'den örnek vereceğine,Ashabı Musaf'dan örnek veriyorsun,Olacak şey değil !Sünni öğretisi işte budur,demek gerekiyor.

Hakkarili
03.10.2007, 12:39
kırklar ceminin kuruluş sekli ...
hz muhammetden bile gizli kuruldu nedeni ise muhammet iktidarda yanında ömer var ömere kızını vermiş bekir var osman var bunlar sınıf duşmanlarımızve muhammetin bizimle oldugu kadar bunlarlada ittifakı var
muhammet üç kez ret ediliyor dortuncude alınıyor 'kapı calınıyor' ''kim o'? diyorlar ''benim diyor'' ''burada biz varız sana gerek yok diyorlar '' ve en sonunda içeriye giriyor ve kırkları tamamlıyor..

ben kırklar cemini böyle okumamıştım peygamber efendimizin(s.a.v) ben varım yani kendini enaniyeti ön plana çıkardığı için kabul edilmemiş yoksa sana gerek yok diye bir şey hiç okumadım bu forumda sizce haksızmıyım

Hakkarili
03.10.2007, 12:42
COLOR="Black"]Arkadaşım;Hz. Muhammed(s.a.v.)'i dedesi amcasına emanet eder,çocuk yaşta Hz.Ali(r.a.)'yle aynı yatakta ve aynı disiplin,terbiyede büyürler.Peygamberimiz lokmayı çiğnedikten sonra Hz.Ali'nin ağzına verirdi.Hira dağına giderken bir tek Hz Ali O'nu görürdü.İlk müslüman Hz.Ali'dir.Sen Ehl-i Beyt'den örnek vereceğine,Ashabı Musaf'dan örnek veriyorsun,Olacak şey değil !Sünni öğretisi işte budur,demek gerekiyor. [/COLOR][/COLOR][/QUOTE]

hz.Ali ye kiseye verilmemiş bir lakap var belki biliyorsunuzdur keremallahü vechehü bunun sebebi ise .hz.Alinin yüzünü puta dönmeden islamiyeti kabul eden tek insan olması ehli beytten önce bu da onun ne kadar önemli biri olduğunun ispatından sadece bir tanesi

AleviKürt
04.10.2007, 17:09
ben kırklar cemini böyle okumamıştım peygamber efendimizin(s.a.v) ben varım yani kendini enaniyeti ön plana çıkardığı için kabul edilmemiş yoksa sana gerek yok diye bir şey hiç okumadım bu forumda sizce haksızmıyım

Aslinda Kirklar Cemi'nin tam tamina nasil gerceklestigi hakkinda biraz degisik anlatimlar var.

Bazi kaynaklarda, 3 kere kapiya vurdugu yazili degildir. Diger kaynaklarda ise, karsilastigi Aslan'a parmagandaki yüzügü degil, sirf bir "hatem" verdigi yaziyor. Yani aralarinda böylece biraz degisiklik var.

Bu degisiklikleri istersen bulabilirim.

Fakat evet, Peygamber efendimiz, peygamberligi ile girmek istedigi icin giremiyor. Sirf kendi niyeti ile girmek istediginde girebiliyor.

alibabali
05.10.2007, 19:21
kırklar cemi anlattıgınızdan farklı kırklarda kimler vardı kapıdan kim geri gönderildi eksikliklerimizi tamamlayıp yazalım sizin söyleminizdeki muhafelet sözüne katılıyorum.alibaba.