Orijinalini görmek için tıklayınız : Bu Son Şansın Türkiye(Mutlaka Okuyunuz)


keklikoluk46
04.05.2007, 15:56
LUTFEN DELETE ETMEYIN,OKUYUN
'Hüseyin her zaman olduğu gibi sabah ezanıyla uyandı. Karısı kendinden önce kalkmış
ve salonu sabah namazı için hazırlamıştı. Bazı sabahlar uykularına doyamayıp namaza
kalkamıyorlardı, ama çevrelerindekilere kıldıklarını söylemek zorunda oldukları
için, o zaman da vicdan azabı çekiyorlardı. Uykulu gözlerle Hüseyin'in imamlığında
namazlarını kıldılar.Güneş de yavaş yavaş kendini göstermeye başlamıştı. Ayşe gidip
kızı Kübra ve oğlu Furkan'ı uyandırdı. Yavrucakların sabahın bu saatinde kalkmaları
onu üzüyordu, ama İslam Devrim Konseyi ilkokulların sabah altı buçukta eğitime
başlaması kararını aldığından beri, başka şansları kalmamıştı.Henüz yedi yaşında
olan Furkan her sabahki gibi, ağlamaklı ağlamaklı kalktığında on bir yaşında olan
Kübra kahvaltıyı hazırlamakta annesine yardım etmeye başlamıştı bile. Aile sessizce
kahvaltılarını ederken TRT 1'de yayınyanan 'İslam'ın Sabahı'programını seyrettiler.
Zaten fazla bir şansları yoktu, çünkü Türk-İslam devrimi gerçekleştiği günden beri
tümradyo ve televizyonlar devletleştirilmişti ve Anadolu ve Trakya İslam Federasyonu
sabah saatlerinde dini programlar dışında yayınlara izin vermiyordu. Gerçi gün
içinde de durum çok farklı değildi, ama hiç olmazsa arada bir, korsan filmcilerden
aldıkları İslam devrimi öncesi Türk filmleri veya yeni Amerikan filmleri seyrederek
eğlenebiliyorlardı.Ayşe kızı Kübra'nın çarşafını giydirirken bir an çocukluğunu
hatırladı.Annesi her sabah okul önlüğünü giydirdikten sonra upuzun saçlarını güzelce
tarar ve kızını öpüp koklayarak okula uğurlardı. Oysa Kübra'nın okulda çarşaf giyme
zorunluğu olduğu için, ne saçını uzatmasının bir anlamı vardı, ne de güzel önlükler
giymesinin... Kızını hazırladıktan sonra Ayşe kendi çarşafını da giydi ve ailece
evden çıktılar. Önce Furkan devlet kreşine, sonra Kübra okula bırakıldı ve karı koca
da çalıştıkları devlet dairelerine gittiler. Hüseyin sakallarının biraz fazla
uzadığını vekısaltması gerektiğini fark etti iş yerine varınca. Tamam, sakal
bırakmakzorunluydu; ama fazla uzadığı zaman da amirleri hemen uyarıyorlardı.Öğle
namazı saatinde her zamanki gibi okullar ve devlet daireleri tatilegirdi. Ayşe
çalışmakta olduğu bakanlıkta, Hüseyin öğretmenlik yaptığı okulda, Kübra da okulunun
mescidine giderek öğle namazlarını kıldılar.Furkan ise henüz namaz yaşında
olmamasına rağmen,kreş eğitmeninindenetiminde abdest almasını ve namaz kılmasını
öğrendiği kısa bir derse tabi tutuldu.Akşam ezanı saatinde devlet daireleri ve
okullarda mesai saatleri bittiği için tüm aile yeniden evde toplandılar. Herkes
kendine göre yorgundu.Özellikle Ayşe'nin canı çok sıkkındı. Birkaç hafta içinde
Ramazan başlayacaktı ve midesindeki rahatsızlık nedeniyle oruç tutmakta zorlandığı
için, Ramazanlar'ı artık sevmiyordu Ayşe. Oysa devlet dairesindeçalıştığı ve
özellikle de Ramazan aylarında tüm devlet işleri namazlara ve iftarsaatlerine göre
ayarlandığı için, günlük hayat Ayşe için iyice güçleşiyordu. İslam devriminden önce
olduğu gibi, canı isteyenin orucunu Allah rızası için tuttuğu, istemeyeninse keyfi
istediği gibi tutmadığıgünleri düşündü. Oysa şimdi oruç tutmamak neredeyse dine
karşı çıkmak gibi bir şeydi ve bu da olacak şey değildi.Ayşe yattığı yerde bunları
düşünürken, Hüseyin ise çoktan uyumaya başlamıştı ve rüyasında babasını
görüyordu.Babası genelde olduğu gibi evde akşam rakısını içiyor ve çakırkeyif
oldukça da Anadolu türküleri söylüyordu. O anda birden rüyasında dairesindeki
amirini gördü. Amiri her zamanki asık suratıyla günde en az üç kere verdiği
vaazlarından birini veriyor ve içkinin, hatta m üziğin ne kadar günah olduğunu
söylüyordu?'Yukarıda sıradan bir Türk ailesinin İslam devrimi yapıldıktan sonar
yaşayacağı sıradan bir günün özetini okudunuz. Bu size bir şey ifade etti mi?
'Komik' mi dediniz, 'saçma' mı dediniz, 'hadi canım sen de' veya 'yok devenin başı'
mı dediniz? Siz ne dediniz bilmiyorum, ama oturduğunuzyerde sürdürdüğünüz bu gaflet
uykusuna devam ederseniz, üç-beş yıl içinde birsabah böyle bir Türkiye'ye
uyanacaksınız. Beğenin veya beğenmeyin! Bu tür lafları 'laiklik paranoyası' olarak
görenlere ise İran İslam devriminin ardından ülkesinden kaçmak zorunda olan bir
aydının şu sözlerinihatırlatmak isterim: 'Şah Pehlevi'nin Amerikancı ve emperyalist
rejimindeno denli bezmiştik ki İslami şeriat bile gelse, bundan beter olamaz
diyorduk. İran Komünist Partisi (TUDEH) bile Pehlevi'ye karşı, prensipte bile olsa,
Ayetullah Humeyni'yi destekler hale gelmişti. Oysa Humeyni gelip de İslam devrimi
gerçekleştirildikten sonra, İslami şeriat baskısı altında yaşamanın ne demek
olduğunu ancak o zaman görebildik. Şanslıolanlarımız ülkeden kaçtı, o kadar şanslı
olmayanlarımız ise şu anda ülkemizin topraklarının altında yatıyorlar!' AKP
hükümetinin başından beri bir yalan rüzgârı olan ve Türk ordusunu zaptu rapt altına
almaktan başka hiçbir şeyi hedeflemeyen AB (Avrupa Birliği) politikası da artık AB
(Arap Birliği) politikasına dönüştüğüne göre, bu adamların artık nesini
istiyorsunuz? Kafası türbanlı cumhurbaşkanı eşlerini mi, 'İslam hakkı için caizdir'
deyip ülkeyi her açıdan soyup soğana çevirmelerini mi, yoksa uluslararası havaalanı
apronunda devekesen (ve yakalanınca önce görevden alınıp, sonra terfian Londra'ya
tayin edilen) bürokratlarını mı?BU SON ŞANSINIZ TÜRKİYE! Bu seçimde de 'Hiçbirine oy
vermeye değmez' diyesandığa gitmeyip, uykuya dalarsanız, uyandığınızda adım adım
yaklaşan şeriatın artık dörtnala koştuğunu göreceksiniz.SİYASİ FİKRİNİZ NE OLURSA
OLSUN, YAKLAŞAN SEÇİMDE MUTLAKA VE MUTLAKA OY VERİN VE TÜRKİYE'Yİ ORTAÇAĞ
KARANLIĞINA DÖNDÜRMEYE HEVESLENEN AKP KADROLARININ HEVESLERİNİ KURSAĞINA TIKIN!Bu
mesajı yedi kişiye gönderirseniz, yedi gün içinde bir dileğiniz elbette
gerçekleşmeyecek, ama bu mesajı iletebildiğiniz kadar kişiye iletir ve
uyarabildiğiniz kadar insanı uyarırsanız, erkek çocuklarının 14 yaşındanitibaren
namaz kılmak ve kız çocuklarının 12 yaşından tibaren kara çarşaf giymek zorunda
olduğu bir Türkiye'den belki kurtulabiliriz.

BU SON ŞANSIN TÜRKİYE, İNAN BANA EN SON ŞANSIN!

CUMHURIYET MECLISI GURUBU

yagmur12
04.05.2007, 16:03
Paylaşım için teşekkürler Keklikoluk46. Her ne kadar hiç olamayacak gibi gelse de birşeyler yapılmaya çalışılmazsa sonumuz böyle olur. Kurtuluş bizlerin elinde bunu unutmamak gerek!

cicim
04.05.2007, 16:33
Bu konu daha önce açılmıştı.......
Sanırım kazan......

keklikoluk46
04.05.2007, 17:13
Bu konu daha önce açılmıştı.......
Sanırım kazan......

Tekrar tekrar okunacak bir konu bence.Çünkü hala birleşemiyoruz ve kaybediyoruz...

cicim
04.05.2007, 17:19
Tekrar tekrar okunacak bir konu bence.Çünkü hala birleşemiyoruz ve kaybediyoruz...

Olabilir tabiki fakat herkes bir konudan birer tane daha acarsa ne olur bu forum.
Birleşmeyi bir konuyu birkaç defa acarak yapabileceğimizi sanmıyorum..

serpil_88
04.05.2007, 17:29
uyan türkiye

keklikoluk46
04.05.2007, 17:49
Olabilir tabiki fakat herkes bir konudan birer tane daha acarsa ne olur bu forum.
Birleşmeyi bir konuyu birkaç defa acarak yapabileceğimizi sanmıyorum..

Bu konunun varlığından haberim yoktu.Kusuruma bakmazsınız inşallah:001_rolle

burty
04.05.2007, 18:05
paylaşımın için çok teşekkürler can; açıkcası böyle şeyler bana hiç olmayacak gibi gelmiyor çünkü bu hayatta her an herşey olabilir özellikle "burası türkiye oluyor böyle " denen bir ülkede yaşaıyorsak...

hiç belli olmaz bakarsını bir anda öyle şeyler olur ve bir şekilde istemediğimiz ve bize hiç olmayacak gibi gelen her şey olabilir bence.

topiği açan arkadaşıma desteğim tam ve sonsuzdur.belki benim yorumuma da gülüp geçebilirsiniz okuduktan sonra ama; umarım, başımıza kötü şeyler geldiği gün (allah korusun).ve siz gerçekten bunun farkına vardığınızda, yine bu şekilde özgürce gülebilirsiniz...

pandora
04.05.2007, 19:03
paylaşım için teşekkürler! artık bazı şeyleri görüp harekete geçme vaktidir!!!

ONU®
04.05.2007, 19:21
Zaman artık hareket zamanı.

Demokratik hakkınızı kullanın.

Oyunuzu kullanın!...