Orijinalini görmek için tıklayınız : liberal alevi olur mu?


connor mac leod
11.05.2007, 12:54
ben çok merak ettim aranızda liberal olan varsa gelsin bi baksın,genelde alevileri sosyalist kimliğiyle tanır insanlar ama bunca sene içinde gördüğüm liberal alevilerin sayısı sosyalistlerini geçti...
cvp yazılırsa sevinirim...

deniz olmak
11.05.2007, 12:58
bence gereksiz bir topik açmışsınız burdaki alevilerin siyasi görüşleri ve dünya görüşleri ile ilgili bir sürü topik var değerlendirmeleri bulabilirsiniz...

Elbetteki alevi insanlarının bir çoğu sosyalisttir sebebi ise yanlışları ve insanlara uygulanan zorbalıkları gördükten ve yaşadıktan sonra kendini en çok demokratik düşünceyi içinde barındıran sosyalizm de bulmuştur

connor mac leod
11.05.2007, 13:02
ben faşosunu bile gördüm bu konuda yorumun ne olacak,hatta ve hatta www.turkcu.net teki modlardan birkaçı alevi...

firariHH
11.05.2007, 13:05
ben faşosunu bile gördüm bu konuda yorumun ne olacak,hatta ve hatta www.turkcu.net teki modlardan birkaçı alevi...

Faso Dediklerin, Yani Fasist Aleviler, onlari Alevi olarak görmüyorum.
Sordugun soruyuda sacma buluyorum.Cogu Alevi Sosyalistir bunu sende iyi biliyorsun.
Alevilik Hakkinda ki Ana Forumda biraz gez sorularina cevap bulursun , en azindan bilgilenmis olursun.

Anatolianman
11.05.2007, 13:09
bence gereksiz bir topik açmışsınız burdaki alevilerin siyasi görüşleri ve dünya görüşleri ile ilgili bir sürü topik var değerlendirmeleri bulabilirsiniz...

Elbetteki alevi insanlarının bir çoğu sosyalisttir sebebi ise yanlışları ve insanlara uygulanan zorbalıkları gördükten ve yaşadıktan sonra kendini en çok demokratik düşünceyi içinde barındıran sosyalizm de bulmuştur

Katılıyorum sana.
Alevi kökenli olmak ile alevi olmak (aleviliği yaşamak) arasındaki büyük farklılığın farkını farkettiğimiz zaman bu tür gereksiz başlıklar atmamıza gerek yok.
connor mac leod; sanada tavsiyem yeni konu açmadan önce yazılmış olan binlerce yorumu oku. Ben şahsen okumaya çalıştım vede önceden yazmayı düşündüğüm yüzlerce yazıyı yazmaktan vazgeçtim......


.

connor mac leod
11.05.2007, 13:12
Faso Dediklerin, Yani Fasist Aleviler, onlari Alevi olarak görmüyorum.
Sordugun soruyuda sacma buluyorum.Cogu Alevi Sosyalistir bunu sende iyi biliyorsun.
Alevilik Hakkinda ki Ana Forumda biraz gez sorularina cevap bulursun , en azindan bilgilenmis olursun.

itirazım var kardeşim,mesela ben kendimi bir istisna olarak görüyorum,en başta liberal ekonomiye olan inancımdan dolayı,dünyanın maddiyata ve materyalizme dayandığı şu günlerde kaç kişi sosyalist bir ekonomi modelini benimser,ister alevi olsun ister başkası... :001_tongu

firariHH
11.05.2007, 13:27
itirazım var kardeşim,mesela ben kendimi bir istisna olarak görüyorum,en başta liberal ekonomiye olan inancımdan dolayı,dünyanın maddiyata ve materyalizme dayandığı şu günlerde kaç kişi sosyalist bir ekonomi modelini benimser,ister alevi olsun ister başkası... :001_tongu



Sen Kendini Bir istisna olarak Gör, ve liberal ekonomiye inanmaya devam et.
Benim Sana anlatmak istedigim cogu Alevilerin Sosyalist oldugur,anlamayip konuyu baska yerlere getirme emi.

BiZ;
-Aleviyiz
-İnsanız
-Evrenseliz
-Cagdasiz
-Hümanistiz
-Esitlikciyiz
-Halkcıyız
-İnsan ve tabiat sevgisi ile emege saygı en kutsal degerlerimiz
-Haksızlıgın karsısındayız
-Sosyalizme inaniriz,ve sosyalistiz.

connor mac leod
11.05.2007, 13:36
eheh be kardeşim bu kadarı da pes yani,sıkılmasanız diyeceksiniz ki anamızdan da sosyalist doğduk... :)

firariHH
11.05.2007, 13:37
eheh be kardeşim bu kadarı da pes yani,sıkılmasanız diyeceksiniz ki anamızdan da sosyalist doğduk... :)

Kardesim,senin amacin ney? Burda Tartisma cikarmakmi, senin yerin burasi degil.Anami´da birdaha agzina alma terbiyesizlik yapma.

Ciminli Erdal
11.05.2007, 13:46
itirazım var kardeşim,mesela ben kendimi bir istisna olarak görüyorum,en başta liberal ekonomiye olan inancımdan dolayı,dünyanın maddiyata ve materyalizme dayandığı şu günlerde kaç kişi sosyalist bir ekonomi modelini benimser,ister alevi olsun ister başkası... :001_tongu

Sana gönülden katiliyorum!
Kapitalizme ilişkin dezenformasyon, çarpıtma, yanlış takdim ve yalan öylesine yaygındır ki, bu durumun bas sorumluları:"kapitalizmin deformasyona uğramasına seyirci kalan" sözde kapitalistlerdir.
Yirminci yüzyıl kapitalistleri,"insan"ı üretim araçlarından "birisi"ne indirgemek suretiyle insanlığa en büyük kötülüğü yapmışlardır...
Dünya tarihinde hiç bir ekonomik-politik sistem değerini, kapitalizm gibi apaçık ortaya koymamış,hiç bir ekonomik-politik sistem insanoğluna kapitalizm kadar yarar sağlamamıştır.
Dünyada hiç bir sisteme, kapitalizme olduğu kadar vahşice, haince ve cahilce saldırılmamıştır. Kapitalizme ilişkin dezenformasyon, çarpıtma, yanlış takdim ve yalan öylesine yaygındır ki,2000 lif yılların gençliği bile kapitalizmin gerçek doğası hakkında yeterince bilgi sahibi olamayacaktır.
Bu durumun bas sorumluları da "kapitalizmin deformasyona uğramasına seyirci kalan" sözde kapitalistlerdir - günümüz kapitalistleri yani.
Kapitalizm öncelikle "ahlaki" deformasyona uğramıştır. Yirminci yüzyıl kapitalistleri,"insan"ı üretim araçlarından " birisi "ne indirgemek suretiyle insanlığa en büyük kötülüğü yapmışlardır.İnsanin üretim sürecindeki rolüne ve niteliğine önem vermemişler, insani, toprak, orman, yeraltı servetleri gibi üretim araçlarından birisi,'toplum' denilen şeye hizmet veren unsurlardan biri olarak görmüşler, insan hizmetlerini toplum denilen soyutlamaya en yararlı olacak biçimde örgütlemeye çalışmışlardır.

Ciminli Erdal
11.05.2007, 13:55
Laissez Faire Kapitalizm

İnsanın rasyonel yapısıyla uyumlu tek sistem " Laissez Faire Kapitalizm "dir. Kapitalizm insanların benzersiz üretkenlik yeteneğinin serbestliğidir. Bu anlamda kapitalizm, mucizevi derecede üretken olan tek sistemdir. Kapitalizmin ahlaki haklılığını: insanın "ne kendisini başkalarına ne de başkalarını kendisine feda" etmeden kandisi için varolma hakkını, kendi başına bir amaç olarak tanıması oluşturur. İnsanın: "kendisini başkaları, başkalarını kendisi için fedaya "zorlayan altruist ruh ve beden mistiklerinin tümü kapitalizmle çelişir, uyuşamaz.
Çünkü kapitalizm, başkalarına hizmet ve feragat prensipleriyle çalışmaz, çalışamaz.
İnsanoğlunun gerçekten muhteşem velinimeti kapitalizm, buna rağmen, eskiden ve bugün neden kızgınlık, itham ve nefretten başka birşeyle anılmamaktadır? Kapitalizmin sözde savunucuları neden eskiden ve bugün onun adına özür dilemeyi sürdürmekdedir?
Neden kazanmak, kâr etmek ve yetenek ahlaken ödüllendirilmez?
Çünkü kapitalizm ve altruizm birbiriyle uyuşmamaktadır. Çünkü kapiatalizm ve altruizm aynı kişide ve toplumda birlikde olamaz.
Bu nedenle altruizme sarılmış sözde kapitalizm savunucuları, en büyük kötülüğü kapitalizme yapmakdadır.
Çünkü kapitalizmi savınmak bir ekonomi meselesi değil:bir ahlak meselesidir.
İşte bu anlamda aklın mutlaklığı temelinde AHLAKİ BİR DEVRİM en zor, en çok çaba gerektiren, en radikal isyan şeklidir,
fakat bugün yapılması gereken şeydir.
Bu nedenle, altruist ahlak ile ruh ve beden mistikleri: çağdaşlığın, ilerlemenin, becerinin ve yeteneğin önündeki en aşağılık en iğrenç
ve en tehlikeli engeldir.
Medeniyet yok olmak zorunda değildir. Vahşi ve modern yamyamlar sadece bizim hatalarımızdan dolayı kazanıyorlar.
Onlarla sonuna kadar ve dürüstlükle savaşmak için reddetmemiz gereken şey altruizm ahlakı ve irrasyonalizmdir.
Ahlaki temeli olan altruizmle savaşmadan, kolektivizmle savaşamayız.
Onun epistomolojik temeli olan irrasyonallikle savaşmadan altruizmle savaşamayız.
Kendisi için mücadele edecek bir şeyimiz olmadıkca, bir şeye karşı mücadele edemeyiz.
Bunlar felsefi konulardır, fakat bu uğruna savaşılacak muhteşem bir amaç değilmidir?
Bu anlamda zararı değil: kâr etmeyi felsefik olarak savunmak, her rasyonel insanın ödevidir.!

aliaybars
11.05.2007, 13:57
ben çok merak ettim aranızda liberal olan varsa gelsin bi baksın,genelde alevileri sosyalist kimliğiyle tanır insanlar ama bunca sene içinde gördüğüm liberal alevilerin sayısı sosyalistlerini geçti...
cvp yazılırsa sevinirim...
liberallik,bireysellik,özgürlük tüm alevilerin ve sosyalistlerin saygı duydukları kavramlardır.yalnız günümüzde liberallik ya da liberal ekonomik sistem bir sis perdesi gibi kullanılıyor,devletler ya da politikacılar emperyalist amaçlarını meşru kılabilmek amacıyla hep bu liberalliğin arkasına sığınır,kapitalizm için,sermaye birikimleri için bunu kullanırlar.Genelde eşitlikten özgürlükten bireysel hak ve hukuktan bahseden kişiler gelin görün ki en büyük eşitsizliklere yol açanlar olmuştur.Abd başkanı Bush ve yardımcısı Rice her konuşmasında özgürlüktür demokrasidir,atar da tutarlar oysa bunlar yalan söylüyorlar ve amaçları uğruna yapamayacakları pislik yoktur.Sosyalist olmak ise her ne hikmetse genel anlamda insanlarda baskıcı insana önem vermeyen katı devletçi hak ve özgürlüklerin rafa kaldırmaktanyana olmak gibi görünüyor daha doğrusu gösteriliyor.kapitalizmin hüküm sürdüğü dünyamızda özellikle süper güç Abd nin en büyük korkusu sosyalizm olduğu için heryerde her fırsatta kötülemeler aşağılamalar yapılması doğal gözüküyor.çünkü sosyalizmde Abd dünyayı yönetemeyecek,milyardolarlar birkaç kişinin cebine akmayacak.asıl liberal ve eşitlikçi olan sosyalizmdir,kimse bunu yadsıyamaz.sosyal adalet için çabalayan bir sistemi liberal olmamakla suçlayamazsınız.liberal deyimi kapitalist rejimlerde yalnızca sermaye sahipleri için geçerlidir.işçi ahmet ya da mehmet bir köledir bir sermeye biriktirme aracıdır.dünyadaki gelir dağılımı adaletsizliğine bakınca ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız.
liberal ekonomik sistemin iyi yanları olduğunu ben de bir sosyalist olarak kabul ediyorum,ama bu iyi yanlar ve ilerlemeler bile sermaye için yapılıyor.adaletin mülkü koruduğu bir kapitalist sistem sosyal patlamalara ve yıkımlara uğramaya mahkumdur.insan doğası gereği malesef çok bencildir,hep bana hep bana isteği vardır.dolayısıyla kar insanların gözünü bürüyor ve böylece sömürü düzeni başlayıp sürüyor.artı değerin daha adil paylaşımının yapılabildiği kapitalist sistemler biraz makul görünebilir.işçiye 5 lira verip 50 liralık değer üretmesini istemek hiç bir akla ve mantığa sığmaz.işçi bu anlaşmaya razı olsa bile bu onun geçim derdi olmasından kaynaklanır.türkiyede de ücretlerin az olmasının nedeni iş gücü fazlalığı ama iş azlığıdır.bu olunca da ücretler düşüyor ve sermaye sahibi muazzam karlar elde ediyorken işçiler sömürülüyor.kimse buna liberaldir diyemez.

Ciminli Erdal
11.05.2007, 13:58
ALTRUİZM = BEN DÜŞMANLIĞI
KENDİMİZİ FEDA ETMEMİZİ İSTEYEN VAMPİRLER!

ALTRUİST ahlakın temeli;
"BEN'i kötülük standartı, BEN dışındakileri ise iyilik standartı" olarak görme anlamına gelen:
KENDİNİ FEDA ETMEDİR.

Her politik sistem, belirli bir ahlak sistemi üzerine bina olur.
Eski ve sözde modern "yeni" tüm kolektivist mistiklerin temelinde altruizm vardır.
Altruizmin temelini ise irrasyonalizm oluşturur.
Oysa,insanı:"kendisini başkaları, başkalarını kendisi için fedaya "
zorlayan altruist görüşlerin tümü;bizzatihi insan tabiatı ile çelişir, uyuşamaz.

İnsanlık tarihinin baskın ahlak sistemi, altrüist-kollektivist doktrinin çeşitlemelerinden ibaret olmuştur; yani, bireyi, ya mistik ya da sosyal karakterli bir üst otoriteye tabi kılmıştır. Bunun sonucu olarak politik sistemlerin çoğu, aynı devletçi tiranlığın -derecede farklı, temel prensipte aynı- çeşitlemeleri halindedir. Bu tiranlıkların birey üzerindeki gücünü sınırlayan tek şey, tesadüfler olmuştur: ya bireye bir takım alanlarda sınırlı bir saygı gösteren kimi gelenekler; ya da, kanlı çekişme ve çöküş dönemlerindeki kaosun doğurduğu kontrolsuzluk. Böyle bütün sistemlerde ahlak, bireye tatbik edilen, fakat o mistik veya sosyal kaynaklı üst otoritenin muaf tutulduğu bir kavramdır. Mesela, o otoritelerden biri olarak sunulan "toplum" ahlak kanunlarının dışında tutulmuştur; çünkü, toplum, ahlakın kaynağı, yorumlayıcısı, amacı olarak kabul edilmiştir.
Politik otoritenin ahlak-dışı kalması olgusu, mistik veya sosyal kaynaklı hangi altrüist-kollektivist ahlaka sahip olursa olsun, bütün devletçi sistemler için geçerli oldu. "Hükümdarların Kutsal Hakları" nosyonu, mistik ahlakların politik teorisini; "Vox populi, vox dei" ("Halkın sesi, tanrının sesi") nosyonu, sosyal ahlakların politik teorisini ifade eder.
Yanlış felsefeler:insanın kendisi için var olma hakkının olmadığını, diğer insanlara hizmet etmenin kendi varlığının tek gerekçesi olduğunu ve kendini feda etmenin insanın en yüksek ahlaki görev, erdem ve değer olduğunu iddia ederler. Bu iddianın nezaket, iyi niyet ve başkalarının haklarına saygı duyma ile ilgisi yoktur. Akıl dışı ahlakın temel mantığı: Kendini kurban etme, kendini reddetme, kendini yalanlama, kendini mahvetme anlamına gelen BEN'i kötülük standartı, BEN dışındakileri ise iyilik standartı olarak görme anlamına gelen KENDİNİ FEDA ETMEDİR.

İşte bu felsefi anlayış aşağıdaki niçinlere dünyevi mantıklı cevaplar bulamaz:

*İnsanlar niçin başkaları için yaşasın?
*İnsan niçin kurbanlık bir hayvan olsun?
*Bu, niçin iyi bir şey olsun?

Akıldışı felsefe savunucuları, işte bu sorulardan kaçmak için dünyevi olmayan, doğa üstü ve irrasyonel olan mistizme sığınır. Çünkü ancak irrasyonel olan bir şeyde gerekçe aranmaz, o sadece inançla kabul edilir. Bu nedenle mantık ve akıldışı felsefe çelişir.Mistizmi ayakta tutanda işte bu akıldışı ahlak anlayışıdır.. Medeniyetse aklın ürünüdür. Mistizmin kölesi olan bir akıl medeniyet değil karanlık üretir. Eski- yeni mistizmin iki versiyonu vardır: Ruh ve beden mistikleri, yani "varoluş olmaksızın bilince inananlar ve bilinç olmaksızın var oluşa inananlar. Her ikisi de önce aklınızın teslim olmasını ister. Birisi ilhamlarını, diğeri reflekslerini öne sürerek önce aklınızı teslim almak ister.."Onların tek amacı, "madde olarak insan bedeninin köleleştirilmesi ve manevi olarak aklın yok edilmesi." dir!

Kendini feda etmeyi talep eden böylesi bir mistik ahlak sistemi, fedakarlıkları toplayan üstün yöneticisi olmaksızın ilan edilemez, yaygınlaştırılamaz. Geleneksel olarak iki tip toplayıcı vardır: Tanrı ya da toplum. Toplayıcı insanoğlunun geneli için ulaşılamaz olmak zorundaydı ve onun otoritesi sadece "baş rahipler", "komiserler", "sömürge valileri", "devlet görevlileri" vs. olarak çeşitli şekillerde adlandırılan özel aracılar eliti ile açıklanmak zorundaydı. İşte yeni mistiklerin de izlediği yol budur: Yeni toplayıcılar: yüce hükmedenler ve yeni bir kültür! Yani tanrıyı veya toplumu anlamlı bir şekilde gerçek yöneticiler olarak göstermeye çabalayan: MİSTİZM! Yani bizden başkaları için veya doğmamış nesiller için veya üç-beş yıllık programları için ve asıl kendileri için: KENDİMİZİ FEDA ETMEMİZİ İSTEYEN VAMPİRLER!

Ciminli Erdal
11.05.2007, 14:03
liberallik,bireysellik,özgürlük tüm alevilerin ve sosyalistlerin saygı duydukları kavramlardır.yalnız günümüzde liberallik ya da liberal ekonomik sistem bir sis perdesi gibi kullanılıyor,devletler ya da politikacılar emperyalist amaçlarını meşru kılabilmek amacıyla hep bu liberalliğin arkasına sığınır,kapitalizm için,sermaye birikimleri için bunu kullanırlar.Genelde eşitlikten özgürlükten bireysel hak ve hukuktan bahseden kişiler gelin görün ki en büyük eşitsizliklere yol açanlar olmuştur.Abd başkanı Bush ve yardımcısı Rice her konuşmasında özgürlüktür demokrasidir,atar da tutarlar oysa bunlar yalan söylüyorlar ve amaçları uğruna yapamayacakları pislik yoktur.Sosyalist olmak ise her ne hikmetse genel anlamda insanlarda baskıcı insana önem vermeyen katı devletçi hak ve özgürlüklerin rafa kaldırmaktanyana olmak gibi görünüyor daha doğrusu gösteriliyor.kapitalizmin hüküm sürdüğü dünyamızda özellikle süper güç Abd nin en büyük korkusu sosyalizm olduğu için heryerde her fırsatta kötülemeler aşağılamalar yapılması doğal gözüküyor.çünkü sosyalizmde Abd dünyayı yönetemeyecek,milyardolarlar birkaç kişinin cebine akmayacak.asıl liberal ve eşitlikçi olan sosyalizmdir,kimse bunu yadsıyamaz.sosyal adalet için çabalayan bir sistemi liberal olmamakla suçlayamazsınız.liberal deyimi kapitalist rejimlerde yalnızca sermaye sahipleri için geçerlidir.işçi ahmet ya da mehmet bir köledir bir sermeye biriktirme aracıdır.dünyadaki gelir dağılımı adaletsizliğine bakınca ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız.
liberal ekonomik sistemin iyi yanları olduğunu ben de bir sosyalist olarak kabul ediyorum,ama bu iyi yanlar ve ilerlemeler bile sermaye için yapılıyor.adaletin mülkü koruduğu bir kapitalist sistem sosyal patlamalara ve yıkımlara uğramaya mahkumdur.insan doğası gereği malesef çok bencildir,hep bana hep bana isteği vardır.dolayısıyla kar insanların gözünü bürüyor ve böylece sömürü düzeni başlayıp sürüyor.artı değerin daha adil paylaşımının yapılabildiği kapitalist sistemler biraz makul görünebilir.işçiye 5 lira verip 50 liralık değer üretmesini istemek hiç bir akla ve mantığa sığmaz.işçi bu anlaşmaya razı olsa bile bu onun geçim derdi olmasından kaynaklanır.türkiyede de ücretlerin az olmasının nedeni iş gücü fazlalığı ama iş azlığıdır.bu olunca da ücretler düşüyor ve sermaye sahibi muazzam karlar elde ediyorken işçiler sömürülüyor.kimse buna liberaldir diyemez.


Üretimin temelinin ne olduğunu hiç düşündünüz mü? Örneğin elektrik üreten bir jeneratöre bakın, onun düşünme yeteneğinden yoksun kas gücü sahibi insanlar tarafından üretildiğini söyleyebilir misiniz?
Bir buğday tohumunu, üretimi ilk defa gerçekleştiren insanın zekasını miras almadan, büyütmeye çalışın. Sadece sağa sola koşturarak yiyecek elde etmeye çalışın - bütün bunlardan sonra üretimin ve dünyadaki bütün zenginliklerin temelinin insan zekası olduğunu göreceksiniz.
Ama siz paranın gücü olanın, zayıf olanın pahasına, kazanıldığını söylüyorsunuz. Güçten ne anlıyorsunuz? Bu güç silah veya kasların gücü değildir.Zenginlik düşünme kapasitesine sahip insanın ürettiğidir. O zaman yeni bir motor icat eden kişi, bunu icat edemeyenin pahasına mı
para kazanmış oluyor? Para zeki insanın, aptalın pahasına kazandığı bir şey mi? Hırslı olanın, tembel olanın pahasına kazandığı bir şey mi?
Para, yağmalanmadan veya gasp edilmeden önce, yaratılmak zorunda ve paranın yaratılmasını her dürüst insan kendi gücünün sınırları oranında gerçekleştirebilir. Dürüst insan, ürettiğinden daha fazla tüketemeyeceğinin farkında olan insandır.
Sizin kötü dediğiniz şey bu mu?

connor mac leod
11.05.2007, 14:05
Sana gönülden katiliyorum!
Kapitalizme ilişkin dezenformasyon, çarpıtma, yanlış takdim ve yalan öylesine yaygındır ki, bu durumun bas sorumluları:"kapitalizmin deformasyona uğramasına seyirci kalan" sözde kapitalistlerdir.
Yirminci yüzyıl kapitalistleri,"insan"ı üretim araçlarından "birisi"ne indirgemek suretiyle insanlığa en büyük kötülüğü yapmışlardır...
Dünya tarihinde hiç bir ekonomik-politik sistem değerini, kapitalizm gibi apaçık ortaya koymamış,hiç bir ekonomik-politik sistem insanoğluna kapitalizm kadar yarar sağlamamıştır.
Dünyada hiç bir sisteme, kapitalizme olduğu kadar vahşice, haince ve cahilce saldırılmamıştır. Kapitalizme ilişkin dezenformasyon, çarpıtma, yanlış takdim ve yalan öylesine yaygındır ki,2000 lif yılların gençliği bile kapitalizmin gerçek doğası hakkında yeterince bilgi sahibi olamayacaktır.
Bu durumun bas sorumluları da "kapitalizmin deformasyona uğramasına seyirci kalan" sözde kapitalistlerdir - günümüz kapitalistleri yani.
Kapitalizm öncelikle "ahlaki" deformasyona uğramıştır. Yirminci yüzyıl kapitalistleri,"insan"ı üretim araçlarından " birisi "ne indirgemek suretiyle insanlığa en büyük kötülüğü yapmışlardır.İnsanin üretim sürecindeki rolüne ve niteliğine önem vermemişler, insani, toprak, orman, yeraltı servetleri gibi üretim araçlarından birisi,'toplum' denilen şeye hizmet veren unsurlardan biri olarak görmüşler, insan hizmetlerini toplum denilen soyutlamaya en yararlı olacak biçimde örgütlemeye çalışmışlardır.

sonunda anlayan bi arkadaş çıktı işte halimizden ne demeye çalıştığımızdan anlayan çıktı...

Ciminli Erdal
11.05.2007, 14:09
sonunda anlayan bi arkadaş çıktı işte halimizden ne demeye çalıştığımızdan anlayan çıktı...

Inanki su 70li Nostalji,Romantizm rüzgarlarin hayallerini sorgulayan insanlar ciksa ister istemez Liberal düsünceye isinacaklar.:lol:

firariHH
11.05.2007, 14:12
Inanki su 70li Nostalji,Romantizm rüzgarlarin hayallerini sorgulayan insanlar ciksa ister istemez Liberal düsünceye isinacaklar.:lol:

Konu nerden nereye geldi kardesim???
Arkadas Liberal Alevi olurmu diye sordu, konuyu ceke ceke nereye kadar uztattiniz.

garcia
11.05.2007, 14:14
topik; gereksiz tartışmalardan ve gördüğüm provakatif mesajlardan dolayı kapatılmıştır.zaten çokta gerekli bir topik değil...

tuncerbio
11.05.2007, 17:14
eheh be kardeşim bu kadarı da pes yani,sıkılmasanız diyeceksiniz ki anamızdan da sosyalist doğduk... :)

anamızdan sosyalist doğmasakta gerçeklerin farkına varacak beynimiz olduğundan doğru yolu bulduk ......

liberalizme gelince inancı ve yürreği sağlam olmayan kişiler paradan yana tavır alır ....

forumu karıştırmak gibi niyetiniz mi var ???????????

Alevimen
12.05.2007, 09:49
bence topiği açan kişi gayet caiz bir soru sormuştur ve neden böyle aşırı cevaplar yazıldığına pek anlam veremedim. Gene bana sorarsanız bu dünyada her insanın hayatı, özgürlüğü ve mal varlığı zorbalıkla alınamaz haklarıdır, devletin işlevide bu hakları korumaktır, ben bu terimi böyle tanımlarım.

Liberal bir adam sizin görüşünüze katılmayabilir ama o düşüncenizi duyurabilmeniz için sizler için mücadele eder! Liberalizmin temeli hoş görü ve düşünce özgürlüğüdür.
İşte bu liberalizmin oluşturduğu İLK siyasi görüşüdür. Ama zamane dünyada 19 yy. itibaren liberalizmin politik anlamı yozlaştırıldığını düşünüyorum, helede Türkiyede. Yani bu topikdede okuduğum gibi Kapitalizm, anti-demokratik gibi şeylerle karıştırılıyor!

Ekonomide size bir örnek vereceğim, bizim alevi köylerinde eskiden atalarımızın biçtiği her tarlanın tapusu mu vardı? Yasal haklar kimdeydi..
Sıradan bir insan boş bir araziyi alıyor, düzenliyor, ekiyor, bakıyor, biçiyor... Gelirini sağlıyor, bununla birlikde vergisinide ödüyor vs. ekonomi çark işliyor yani. Sonra bu tarlalar milletin elinden alındı mı? İşte, madem çalıştın değersiz olan toprak senin alın teriyle değer kazanıp senin malın oluyor. Bu insanın en doğal hakkı deyil midir? Yada başka köylü gelip diğerinin tarlasını mı çaldı, veya devlet mi geldi el koydu.. tabii bazı yerel sorunlar ve haksızlıklar olabilir ama lütfen kapitalizm ile karıştırmayın...

Size gene soruyorum 40 yıl gurbette hergün ağız kokusu çeken insan hayatının son yıllarında ufak bahçeli ev alamaz mı? hakkı deyil midir? Neden bu şiddet nedir bu içimizdeki hak sorgulması.

Topik kilitlenmiş fakat yeni gördüm o nedenle gecikmeli cevap yazıyorum, şu cümlemi tekrarlamakla bitirmek istiyorum:
Liberal bir adam sizin görüşünüze katılmayabilir ama o düşüncenizi duyurabilmeniz için sizler için mücadele eder! Liberalizmin temeli hoş görü ve düşünce özgürlüğüdür.

Saygılar
Alevimen