Orijinalini görmek için tıklayınız : isveçte açlık grevi
türküdostu 14.05.2007, 01:48 MUSA DOĞAN VE ARKADASLARI STOCKHOLM DE ACLIK GREVINDE
İsveç'in başkenti Stockholm'de açlık grevi YAPAN TKP(ML) DAVASINDAN 10 YIL cezaevınde yatmıs 96 Ö.O gazısı olan sayısız aclık grevıne gırmıs en son devletın sartlı tahlıye saldırısıyla kandıra f tipi cezaevinden 2002 yılında sartlı salı verılen ve saglık sorunlarından kaynaklı yurt dısına cıkmak zorunda kalan MUSA DOĞAN VE ARKADASLARI aclık grevını surduruyor. İltica ettikleri İsveç'te kendilerine oturma ve çalışma izni verilmemesi üzerine başkent Stockholm'ün ünlü Sergel Meydanı'na çadır kurarak açlık grevine başlayan MUSA DOĞAN, MEHMET YOLUM ve VELİ EMRAH a bir kişinin daha katıldığı öğrenildi. Polisin tüm müdahalesine rağmen Sergel Meydanı'nda eylemlerini sürdüren ilticacıların sözcüsü MUSA DOĞAN, "Oturma ve çalışma izni verilene kadar burada açlık grevine devam edeceğiz" dedi. LUTFEN KAYPAKKAYA NET UYELERI ve YONETICELERI SIZLERI BU KONUDA DUYARLILIGA DAVET EDIYORUM LUTFEN hayatını bulundukları bayrakların altında onurla tasıyan bu ınsanların sesı solugu olun.
İsveç'in başkenti Stockholm'de açlık grevi YAPAN TKP(ML) DAVASINDAN 10 YIL cezaevınde yatmıs 96 Ö.O gazısı olan sayısız aclık grevıne gırmıs en son devletın sartlı tahlıye saldırısıyla kandıra f tipi cezaevinden 2002 yılında sartlı salı verılen ve saglık sorunlarından kaynaklı yurt dısına cıkmak zorunda kalan MUSA DOĞAN VE ARKADASLARI aclık grevını surduruyor.
İltica ettikleri İsveç'te kendilerine oturma ve çalışma izni verilmemesi üzerine başkent Stockholm'ün ünlü Sergel Meydanı'na çadır kurarak açlık grevine başlayan MUSA DOĞAN, MEHMET YOLUM ve VELİ EMRAH a bir kişinin daha katıldığı öğrenildi.
Polisin tüm müdahalesine rağmen Sergel Meydanı'nda eylemlerini sürdüren ilticacıların sözcüsü MUSA DOĞAN, "Oturma ve çalışma izni verilene kadar burada açlık grevine devam edeceğiz" dedi.
http://istanbul.indymedia.org/news/2007/05/187568.php
DiLkeT-CeZaM 15.05.2007, 08:42 Türkiye'den sürgün gelen ve İsveç İltica Dairesi tarafından kendilerine oturum hakkı verilmeyerek çıkış kararları alan 4 ilticacı bir aylık açlık grevi başlattı
Bugün kadar verdiği kararlarla tartışma konusu olan İsveç iltica dairesine karşı tepkiler giderek artıyor. Kapatılması tartışma konusu olan iltica dairesi, birçok siyasi ilticacı hakkında sınır dışı kararı verirken, Türkiye�de cezaevi yattıktan sonra İsveç'e iltica talebinde bulunan 4 ilticacı başkent Stockholm'de iltica dairesine karşı açlık grevi başlattı. Yaklaşık bir buçuk yıldır İsveç'e siyasi sığınma talebinde bulunan Musa Doğan, Yılmaz Keleş, Mehmet Yolum ve Veli Emre kendilerine verilen çıkış kararına karşı Stockohlm Sergelstog Meydanında çadır açarak 1 aylık açlık grevine başladı.
Bir büre önce akciğer ameliyatı geçiren Musa Doğan, İsveç devletinin Türkiye ile yaptığı anlaşmalara siyasi ilticacıların kurban edildiğini söyledi.
ONURUMUZU KORUMALIYIZ
Türkiye'de müebbet hapis cezası ile yargılanan ve ardından rahatsızlığı nedeniyle 6 ay cezası ertelenen Doğan, bir buçuk yıl önce İsveç�e iltica talebinde bulunduğunu belirterek şöyle devam etti: İsveç Dışişleri Bakanı Carl Bildt Türk ordusunun en büyük sermaye gücü olan Oyak banka yatırım yapıyor. Bu ülkenin kralının kızı Türkiye'de staj görüyor ve ekonomik olarak ilişkiler çok iyi. Bu nedenle biz siyasi ilticacılar bu ilişkilere kurban ediliyoruz� diyerek verilen sınırdışı kararların siyasi içerik taşıdığını söyledi.
Sağlık durumunun kötü olmasına rağmen bir aylık açlık grevine girmeye karar verdiğini söyleyen Doğan devamla şunları dile getirdi: İsveç iltica dairesi ''Beni ülkeme gönderin öldürülmek istiyorum'' demedikçe Türkiye'den gelen ilticacılara yanıt vermiyor. Bu durum o kadar zorlaştırıldı ki buraya sığınmış birsürü siyasi ilticacı zor durumda ve yıllardır yanıt yok. Ben bu duruma karşı koymasam onurumda gidecek. İsveç gibi kendine demokratım diyen bir ülkede bu tür vicdansızlıkların yaşandığını kamuoyuna duyurmak istedik. Amacımız sonuç almak yada almamak değil. Sözümü söylemek ve vicdansızlığa karşı bir başkaldırıdır.
kaynak: ANF
__________________________________________________ _____________
Her türlü baskılara maruz kalan insanlarımızın daha ne kadar zorluklar yaşadığının kanıtı olsa gerek bu haber. ve bu açlık grevini umut ederimki başarıyla sonuçlanır..
meymane_usari 15.05.2007, 09:25 Günümüzde hangi ülke olursa olsun önce siyasi çıkarlarını korumayı tercih ediyor.İnsan canının önemini burada göz ardı ediyorlar.Ben İsveç'i siyasi mültecilere sağladığı kolaylıklarla bilirdim demek ki ülkeler ve siyaset politikası değiştikçe dünya değişiyor.....
saygılar
yagmur12 15.05.2007, 09:44 Devletler, kurallar ve siyaset hepsi insan için olmalı. İnsanlık ikinci plana atılıp boş menfaatler uğruna zedeleniyorsa (bile bile) bu durum karşında yapılacak şey neler olabilir, nasıl karşı gelinebilir bunu sorgulamak gerekir. "Sağlık durumu kötü olmasına rağmen bir aylık açlık grevine girmeye karar verdiğini söyleyen Doğan..." bu söz ardında çok yüce bir davranışın sebebi yatıyor! Böyle şereften mahrum bir hareket karşısında onurlu bir ölümü seçmeyi çıkar yol olarak görmüşler ve bunun böyle olması "yorumsuz"... Türk Hükümeti'nin iğrenç bir yüzü daha... Konu için teşekkür ederim CeZaM.
Zaten bir topik varmiş konuyla alâkalı.
http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=30652
DiLkeT-CeZaM 15.05.2007, 14:28 bugün açlık grevinde 12. günündeler sanırım ayın 24'ünde eski isveç başbakanı ziyaretlerine gidecekler ve isveç toplumunda duyarlı ve bilinçli çevrelerin odağı olmayı başarabilmişler şimdiden arzu ederim ki istedikleri sonuçları elde edinceye kadar inandıkları yolda en iyi sonucu alabilirler..
tuncerbio 15.05.2007, 16:25 benzer iki konu cezam ın da isteği ikkate alınarak birleştirilmiştir..
KızılBant 15.05.2007, 16:28 http://kaypakkaya.net/resimler/devrim.jpg
Türkiyede 6 yıl sürdü ölüm orucları şimdi bu iki ülkeyi kıyaslıyınca Türkiye tam azılı faşist
spartacus 15.05.2007, 17:29 Avrupa'da burjuva demokrasisini sembolü haline gelen bir ülkede böylesi bir tablonun yaşanması çok üzücü bir durumdur. Açlık grevine giden insanların demokratik hakları güvence altına alınarak açlık grevi pozitif olarak sonlandırılsın isitiyorum. Bu anlamda İsveç açlık grevine gidenlerin taleplerini kabul etmelidir. Aksi taktirde İsveç'in demokratik sıfatına gölge düşecektir.
Politik sebeplerden ötürü iltica edenlerin demokratik hakları 51 konvensiyonuyla güvence altına alınmıştır. İsveç uluslararası anlaşmaların kriterlerin gereklerini yerine getirerek politiklere oturum vermelidir. İnsanlar eğer ki, ülkelerini bırakıp sürgünde yaşamayı tercih etmişlerse bunun sosyolojik sebepleri vardır. Buna uygun olarak Birleşmiş Milletler'in 51 konveksiyon yasasına sadık kalmalıdır.
suyunsesi 15.05.2007, 17:44 Avrupa'da burjuva demokrasisini sembolü haline gelen bir ülkede böylesi bir tablonun yaşanması çok üzücü bir durumdur. Açlık grevine giden insanların demokratik hakları güvence altına alınarak açlık grevi pozitif olarak sonlandırılsın isitiyorum. Bu anlamda İsveç açlık grevine gidenlerin taleplerini kabul etmelidir. Aksi taktirde İsveç'in demokratik sıfatına gölge düşecektir.
Politik sebeplerden ötürü iltica edenlerin demokratik hakları 51 konvensiyonuyla güvence altına alınmıştır. İsveç uluslararası anlaşmaların kriterlerin gereklerini yerine getirerek politiklere oturum vermelidir. İnsanlar eğer ki, ülkelerini bırakıp sürgünde yaşamayı tercih etmişlerse bunun sosyolojik sebepleri vardır. Buna uygun olarak Birleşmiş Milletler'in 51 konveksiyon yasasına sadık kalmalıdır.
Yorumunuza sağlık söylediklerinize aynen katılıyorum...
tuncerbio 15.05.2007, 22:59 Politik sebeplerden ötürü iltica edenlerin demokratik hakları 51 konvensiyonuyla güvence altına alınmıştır. İsveç uluslararası anlaşmaların kriterlerin gereklerini yerine getirerek politiklere oturum vermelidir. İnsanlar eğer ki, ülkelerini bırakıp sürgünde yaşamayı tercih etmişlerse bunun sosyolojik sebepleri vardır. Buna uygun olarak Birleşmiş Milletler'in 51 konveksiyon yasasına sadık kalmalıdır.
sevgili spartacus iltica ile ilgili prosedürleri bizden daha iyi bilir ama malum herşey prosedüre göre işlemiyor devletler kendi çıkarları uyuşmayınca altına imza attıkları sözleşmeleri çiğnemekte uzmanlar...
isveç halkının duyarlılığı bu konuda önemli avrupadaki dostlarımız bu konuda çeşitli kampanyalar yürüterek isveç halkkına konunun özünü anlatacaktır sanırım bizde elimizden gelen bir şey varsa yapmalıyız bürokratik olayların çözümünde sivil toplum ciddi bir yere sahiptir o nedenden dolayı herkesin duyarlı olması gerekir ....umarım talepleri kabul edilir ...
barikatci 15.05.2007, 23:57 Hepimiz biliriz ki avrupa gelismis emperyalist ve kapitalist ülkelerden olusur. Ekonomisi gelismemis (türkiye gibi) kapitalist yari feodal ülkeler sistem karsitlari kisileri sistemin zayif olmasindan dolayi vurarak öldürerek cezaevlerine atarak kendini korur ve bu tür ülkelerde halkin emegi halkin bogazi skilarak kanin akitarak sömürülür ve avrupa amerika gibi gelismis yerlerde halkin emegi sah damarina acitmadan takilan siringayla cekilir kimse farkinda olmaz. Sonuc olarak avrupada emperyalist bir yer ve böylesi seyler yasaniyor. göcmen isciler kullanildiklari kadar kullaniliyor. islerine gelinmedigi zamanda bi kenara atiliyor ve devlet politikalariyla avrupa halki yabanci düsmanligina sevk ediliyor.
Umarim aclik grevindeki yoldaslarimiz zaferle eylemlerini sonlandirirlar buda avrupadaki fasistlere bi ders olur halkin ve örgütlülügün gücünü görürler.(Gerci onlar isci ve emekci sinifinin gücünü biz emekcilerden daha iyi biliyorlar)
cornflakegirl 16.05.2007, 00:16 toplumdaki haksızlıkları ya da mağduriyetleri protesto amacıyla kamuyu ya da yetkili mercileri uyandırmak üzere ve gerektiğinde ölünceye kadar her türlü beslenmeden gönüllü olarak vazgeçmek dünya üzerinde görebileceğimiz en onurlu davranışlardan biridir.dışarısı olmayan bir dünyada kendine "dışarı" yaratanlara sahip çıkmalıyız...dileğimiz taleplerinin bir an önce gerçekleşmesidir.unutmayalım ki bu yolda can verenlerin rakamı 3 basamaklı hanelere ulaşmıştır...hayat,kahrolası her şeyin üstünde olmalı arkadaşlar.bundan sonra denebilecek tek bir şey var ki;
ölümü seyretme...
ölüme sessiz kalma...
greve sahip çık...
ses ver!..
spartacus 16.05.2007, 01:35 sevgili spartacus avrupada yaşayan biri olarak iltica ile ilgili prosedürleri bizden daha iyi bilir ama malum herşey prosedüre göre işlemiyor devletler kendi çıkarları uyuşmayınca altına imza attıkları sözleşmeleri çiğnemekte uzmanlar...
isveç halkının duyarlılığı bu konuda önemli avrupadaki dostlarımız bu konuda çeşitli kampanyalar yürüterek isveç halkkına konunun özünü anlatacaktır sanırım bizde elimizden gelen bir şey varsa yapmalıyız bürokratik olayların çözümünde sivil toplum ciddi bir yere sahiptir o nedenden dolayı herkesin duyarlı olması gerekir ....umarım talepleri kabul edilir ...
Söylediklerin katılıyorum, ancak eklemek istediğim bazı husular vardır. Doğrudur bazen kendi koydukları hukuku ihlal etmektedirler. Ancak yine de bizim üzerinde vurgu yapacağımız şey uluslararası hukukun gereklerini yerine getirmeleri konusunda İsveç'e baskı yapmaktır. Bu BM ve AB neznindeki anlaşmalar üzerinde yükselmelidir. Sonuçta bu kişiler burjuva hukuku üzerinde bir talepte bulunmuşlardır ve bizlerinde o çerçevede demokraik haklarımızı aramamız ussaldır. Şayet 51 anlaşmasını elimizin tersiyle itersek emperyalist devletlerin istediği ırkçı zemine istemeyerkte olsa katkı sunarız. Neticede 51 konvetksiyonel anlaşması avrupadaki ve dünyadaki siyasi sürgünlerin varlık sebebidir. Hatta bu durumda rahatsız olan bazı emperyalist devletlerin 51 anlaşmasının artık gereksizliğine işaret etmektedir. Hatta iç hukukunda bazı yasalar çıkartılarak 51 anlaşması boşa çıkartılmak isteniyor. Bu anlamda bizim buna karşı durmamız gerekir.
DiLkeT-CeZaM 16.05.2007, 08:52 Arkadaşlar somut birşeyler yapılmalı burada iltica meselesinden anlayan ve bilen birisi varsa bu konuyla ilgili isvec hükümetinde hangi bölüm iltica talepleriyle ilgileniyorsa onlara mail atalim, haksizliga ugradiklarini, magdur olduklarini, onurlu bir mücadele verdiklerini ve yanliz olmadiklarini belirtelim. ingilizcesi iyi olan ve bu iltica konularında tam olarak teorik bilgiye sahip olan bir arkadasimiz varsa ingilizce bir metin yazıp bu konu başlığı altında kalıp duyarlı ve ilgili olanların kopyala yapıştır yöntemiyle mail atıp onlari uyandirabiliriz yani en azindan onlari dürtmüş oluruz. bunun en azindan bu baslik altinda böyle degerlendirilmesi sadece kendi aramizda konusmamis oldugumuzun kaniti olsun. bunun böyle olmasi konusunda fikri olan veya yardimi olabilecek bir arkadasimiz var mı?
suyunsesi 16.05.2007, 12:24 ''Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) 2006 yılında Türkiye’de yaşanan insan hakları ihlalleri ile ilgili rapor yayınladı.
TİHV Dokümantasyon Merkezi’nin hazırladığı ve Kürt sorunu, yaşam hakkı, kişi güvenliği, hapishaneler, ifade özgürlüğü-örgütlenme özgürlüğü, Şemdinli davası iddianamesi, TMY vb. madde ve eklerden oluşan rapordaki, her bir madde ve ek ayrı ayrı incelenip-değerlendirildiğinde, bu sistemin ve devletin niteliğinin kavranmasına olanak sunuyor.
Özellikle de raporun “Cezaevleri” başlığı altında işlenen maddesi, F tipi hapishanelerdeki uygulamaları ile neyi başarmak istediğini bariz bir biçimde ortaya koyuyor.
Raporda yer alan bu madde öncelikle, F tipi hapishanelerin tutsaklar üzerindeki olumsuz etkileri noktasında çarpıcı tespitleri barındırıyor''.
En az bizler kadar ülkelerini çok seven bu mültecilerimiz acaba neden sürgün bir yaşamı seçmişlerdir???
96 Ö.o ve Tecrite karşı bir çok açlık grevleri yapıp sağlığını kaybedip bu günde hala bedenlerini açlık grevlerine yatırıyorlarsa İsveç Hükümetinin bunu göz ardı etmeyip mültecilerin en insani yaşam haklarını dikkate alıp kötü olan sağlıklarının dahada kötüleşmeden acilen çözüm önerisi sunmalıdır!!!!
Sevgili Cezam söylediklerinize katılıyorum yapmamız gereken en insani görevlerimizi yerine getirmeliyiz...
EREN izm 16.05.2007, 12:30 ''TİHV Dokümantasyon Merkezi’nin hazırladığı ve Kürt sorunu, yaşam hakkı, kişi güvenliği, hapishaneler, ifade özgürlüğü-örgütlenme özgürlüğü, Şemdinli davası iddianamesi, TMY vb. madde ve eklerden oluşan rapordaki, her bir madde ve ek ayrı ayrı incelenip-değerlendirildiğinde, bu sistemin ve devletin niteliğinin kavranmasına olanak sunuyor.
Özellikle de raporun “Cezaevleri” başlığı altında işlenen maddesi, F tipi hapishanelerdeki uygulamaları ile neyi başarmak istediğini bariz bir biçimde ortaya koyuyor.
Raporda yer alan bu madde öncelikle, F tipi hapishanelerin tutsaklar üzerindeki olumsuz etkileri noktasında çarpıcı tespitleri barındırıyor''.
En az bizler kadar ülkelerini çok seven bu mültecilerimiz acaba neden sürgün bir yaşamı seçmişlerdir???
96 Ö.O ve Tecrite karşı bir çok açlık grevleri yapıp sağlığını kaybedip bu günde hala bedenlerini açlık grevlerine yatırıyorlarsa İsveç Hükümetinin bunu göz ardı etmeyip mültecilerin en insani yaşam haklarını dikkate alıp kötü olan sağlıklarının dahada kötüleşmeden acilen çözüm önerisi sunmalıdır!!!!
Sevgili Cezam söylediklerinize katılıyorum yapmamız gereken en insani görevlerimizi yerine getirmeliyiz...
katılıyorum size tabikiii :surrender
barikatci 16.05.2007, 18:24 http://www.hemenpaylas.gen.tr/out.php/t13244_1.jpg (http://hemenpaylas.gen.tr/show.php/13244_1.jpg.html)
http://www.hemenpaylas.gen.tr/out.php/t13245_2.jpg (http://hemenpaylas.gen.tr/show.php/13245_2.jpg.html)
DiLkeT-CeZaM 19.05.2007, 13:00 aldigim duyumlara göre düneyin bu konularla ilgilenen bakanlik yetkilileri ve bir kac sol partinin genel sekreterleri aclik grevine giren devrimcilerin ziyaretine gelip onlarla görüsmüslerdir. bu konuyla ilgili pazartesi günü parlemantoda bir kac görüsme ve konusmanin yapilacagi haberini de aldim. bu konuyu merak edenler icin sürecin ilerleyisi hakkinda fikir sahibi olmak isteyenlere bildirilir..
DiLkeT-CeZaM 19.05.2007, 21:42 Stockholm'de Türk Mültecilerin Açlık Grevi Sürüyor
İsveç'in Başkenti Stockholm'de Kendilerine Oturma İzni Verilmesi Talebiyle Açlık Grevine Başlayan Kürt Kökenli 4 Türk Vatandaşının Açlık Grevi Sürüyor.
İsveç'in başkenti Stockholm'de kendilerine oturma izni verilmesi talebiyle açlık grevine başlayan Kürt kökenli 4 Türk vatandaşının açlık grevi sürüyor.
Açlık grevi yapan Yılmaz Keleş, Mehmet Yolun, Veli Emre ve Musa Doğan'ın görüşme talebi üzerine Entegrasyon ve Eşitlik Bakanı Nyamko Sabuni ve Sosyal Demokrat Parti Başkanı Mona Sahlin eylemcileri grevi sürdürdükleri çadırda ziyaret etti. Görüşmenin ardından bir açıklama yapan Bakan Sabuni, Göçmen Dairesi'nin bağımsız bir kurum olmasından dolayı müdahale edemeyeceğini, fakat eylemcilerin taleplerini bakanlar kuruluna taşıyacağını söyledi. Sosyal Demokrat Parti Başkanı Sahlin ise, konuyu parti olarak
inceleyeceklerini ve gerekli girişimlerde bulunacaklarını ifade etti.
Açlık grevinin 14. gününde sağlık durumu kötüleşen Veli Emre, ambulansla Saint Göran Hastanesi'ne kaldırıldı.
kaynak:haberler.com
barikatci 22.05.2007, 23:42 Basına ve Kamuoyuna!
Politk sığınma talabiyle İsveç’e iltica eden Veli Eren, Musa Doğan,Yılmaz Keleş ve Mehmet Yolum iltica talepleri red edilerek Türkiye’ye iade edilmek isteniyor. Oturma ve çalışma izni verilene kadar Stockholm'un ünlü Sergel Meydanı'na çadır kurarak 3 Mayıs 2007 de açlık grevini başlayan politik sığınmacılar, Türkiye’ye iade edildikleri taktirde can güvenlikleri tehlikeye atılmış olacak.Türkiye hapishanelerinde uygulanan tecrit sonucu onlarca tutsak sakat kalmaya devam etmekte.
İsveç hükümeti T.C`de demokratik gelişmeler olduğunu, işkencenin kalktıgını, cezaevlerinin iyileştirildigini ileri sürerek politik sığınmacıların baş vurularını kabul etmeme, yok sayma tutumunu sürdürüyor. Oysa Türkiye ve Türkiye Kürdistanında işkence, katliam, operasyonlar birbirini izlemekte, devletin ‘iyleştirme paketleri’ yanlızca bir göz boyamaktan öte bir anlam ifade etmemektedir.
Son dönemlerde Avrupaya sığınma talebinde bulunan politik ilticacıların iadeleri sıkça gündeme getirilmekte. Bunlar içerisinde de Türkiyeli ve Kürdistanlı politik ilticacılar yoğun yer almaktalar. Almanya ve İsviçre’den, sonra İsveç’te de bu tür uygulamalar sıklaşarak devam etmektedir. İadelerini talep ettikleri Veli Eren, Musa Doğan,Yılmaz Keleş ve Mehmet Yolum’un iadelerini durduralım.
Aşağıya aktardığımız, Göçmen Dairesi ve Göçmen Bakanlığının adreslerine protesto kartı ve imza kampanyası ile açlık grevindeki arkadaşlarla dayanışma içinde olalım.
Veli Eren, Musa Doğan,Yılmaz Keleş ve Mehmet Yolum ile dayanışmayı yükseltelim!
Göçmen Dairesi ve Göçmen Bakanlığına Adresleri:
Migrationsverket (Göcmen Dairesi)
60 170 NORRKÖPING
Migrationsminister(Göcmen Bakanlığı)
Regeringskansliet
103 33 STOCKHOLM
gökmen22 22.05.2007, 23:46 herzaman yanlarındayız
yagmur12 22.05.2007, 23:54 Bunca zaman geçti ve hala bir olumlu bir adım görünürde yok, insanların ölümünü seyretmek "birilerine" zevk vermekte herhalde!
Cezam önerdiğiniz fikre dair bir gelişme olursa destek vermeye hazırım şahsım adına. Çünkü bu konuyu biliyor olmak ve eli kolu bağlı olup sadece yorum yapmak bize birşey kazandırmayacak!
barikatci 23.05.2007, 21:43 Aşagıdaki adresler, İSVEC BAŞBAKANI, DIŞISLERİ BAKANI, İLTICA VE POLİS BAKANLIĞI, INTEGRASION BAKANLIĞI, ADALET BAKANLIGI VE BM YÜKSEK İNSAN HAKLARI KOMİSERLİGİ VE BM YÜKSEK İLTİCACILAR KOMİSELİGİ’NİN E-MAIL ADRESLERİDİR.BU ADRESLERE YOGUN BİR BICIMDE E-MAIL GÖNDERMEK, AÇLIK GREVİNDEKİ ARKADAŞLARLA DAYANIŞMAYI YÜKSELTMEK İÇİN BÜTÜN ARKADAŞLARIN DUYARLI OLMASI VE ZAMAN GEÇİRMEDEN HAREKETE GEÇMESİNİ İSTİYORUZ!
BAŞARILAR.
Appel urgent contre l'expulsion de quatre demandeurs d'asile
LETTRE OUVERTE
AUX AUTORITE DE SÙEDE,
LES DEPUTES-ES DU PARLEMENT EUROPEEN, ORGANISATION DES INTERNATIONALE, DEFENSEUR DROITE D'HOMME
ET
MEDIA-PRESSE DU MONDE !
21 Mai 2007
Madame, Monsieur,
La "Maison populaire de Genève" a été alertée par l’information faisant état d’une éventuelle expulsion vers la Turquie de quatre demandeurs d'asile d’origine kurde.
Ces militants politiques, Messieurs Veli Eren, Musa Doğan, Yılmaz Keles et Mehmet Yolum, ont passé de nombreuses années dans les geôles turques et ont été condamnés finalement à plusieurs années d'emprisonnement.
Suite à l'opération sanglante de l'Etat turc contre les prisonniers politiques du 19 décembre 2000, ils ont été transférés à une prison de type F. Ils ont alors rejoint le mouvement de grève de la faim, en protestation contre les traitements inhumains et la répression.
M. Dogan a été condamné en Turquie à une peine de réclusion à perpétuité, en raison de sa participation politique au TKP/ML (parti communiste de Turquie, marxiste-léniniste). De mars 1993 à septembre 2003, M. Dogan a été détenu dans différentes prisons turques. Ses conditions de détention ont été éprouvantes et il a entamé, de manière répétée, des grèves de la faim. Celles-ci correspondent à un total de 3 ans sur 10 de sa détention. Suite à sa dernière grève de la faim -qui a duré 126 jours pour protester contre les cellules d’isolement-, un comité de médecins a diagnostiqué chez M. Dogan le syndrome de "Wernicke-Korsakof" (pertes de mémoire, invalidités diverses et troubles comportementaux); il a alors pu bénéficier de la liberté conditionnelle pendant 6 mois pour recevoir des traitements médicaux. C’est lors de cette période que M. Dogan a fui la Turquie pour se réfugier en Suède. Il y a déposé une demande d’asile politique qui a été refusée.
Depuis le 3 mai 2007, Messieurs Veli Eren, Musa Doğan, Yılmaz Keles et Mehmet Yolum ont entamé une grève de la faim sur la place Sergel de Stockholm pour protester contre le rejet de leurs demandes d'asile et leurs éventuelles extraditions.
Ils sont actuellement placés en détention et risquent d'être extradés vers la Turquie à tout moment.
Nous appelons chacune et chacun à la solidarité.Messieurs Veli Eren, Musa Dogan, Yılmaz Keles et Mehmet Yolum risquent la mort en cas d’extradition. L'état physique et psychologique de M. Dogan est critique, ses proches et amis sont très inquiets.
La Turquie est un Etat reconnu pour la pratique de torture. Or, nous vous rappelons que l’article 3 alinéa 1 de la Convention de 1951 (et son complément de 1967) contre la torture et autres peines ou traitements cruels, inhumains ou dégradants dont l’application est universelle - stipule qu'"aucun Etat n’expulsera, ne refoulera, ni n’extradera une personne vers un autre Etat où il y a des motifs sérieux de croire qu’elle risque d’être soumise à la torture". A noter que Suède a participé activement à la réalisation de cette convention.
Messieurs Veli Eren, Musa Dogan, Yılmaz Keles et Mehmet Yolum nous ont demandé notre soutien. Il convient de réexaminer attentivement leurs dossiers. Nous considérons que leur situation correspond pleinement aux critères déterminant l’obtention du statut de réfugié politique.
Par conséquent, nous vous demandons instamment d’intervenir auprès des autorités compétentes de Suède, afin d’empêcher l’extradition de Messieurs Veli Eren, Musa Dogan, Yılmaz Keles et Mehmet Yolum vers un pays où les attendent la prison et vraisemblablement la torture.
En vous remerciant par avance pour votre compréhension et pour l’attention que vous porterez à ce courrier, nous vous prions d’agréer, Madame, Monsieur, nos salutations distinguées.
Adresses des autorités suédoises compétentes:
Migrationsverket
60 170 NORRKÖPING
Migrationsminister
Regeringskansliet
103 33 STOCKHOLM
Fredrik Reinfeldt
Prime Minister, Prime Minister's Office
registrator@primeminister.ministry.se
Carl Bildt
Minister for Foreign Affairs, Ministry for Foreign Affairs
registrator@foreign.ministry.se
Tobias Billström
Minister for Migration and Asylum Policy, Ministry of Justice
registrator@justice.ministry.se
Nyamko Sabuni
Minister for Integration and Gender Equality, Ministry of Integration and Gender Equality
registrator@integration.ministry.se
Beatrice Ask
Minister for Justice, Ministry of Justice
registrator@justice.ministry.se
United Nations High Commissioner for Human Rights
ngochr@ohchr.org
United Nations High Commissioner for Refugees
1503@ohchr.org
DiLkeT-CeZaM 23.05.2007, 22:03 Bu yazıyı e-mail aracılığı ile yazılı olan kurum ve kuruluşlara göndereceğim ve tüm arkadaşlarında göndermesini bekliyorum!!! Birlikten kuvvetin doğacağına inanlarında göndereceğine inanıyorum!.
barikatci 23.05.2007, 22:05 evet, duyarli arkadaslarin bu isi üsenmeden gerceklestirecegine eminim ve bu site disinda bildiginiz devrimci demokrat sitelerede bu yaziyi iletmenizi rica ediyorum. birlikten kuvvet dogar yoldaslarimizdan destegimizi esirgemiyelim
DiLkeT-CeZaM 23.05.2007, 22:11 Herkes bir tane gönderse ve duyarlı olan insanlara söylemesi yeterli gelebilir. kopyalayıp yapıştırmanız yeterlidir..Elinizden geleni yapabilirsiniz bu sizin elinizde 2 dakika ayırmanız yeterli!'!
Seyirci olup insanların haklı isteklerine arkamızı dönmeyelim seyirci kaldıkça içimizden bir parça eksilmiyormu insanlığımızdan utanmıyormuyuz haklı mücadelelerini destekliyorum. Unutmayın arkadaşlar.
Kötülerin kazanması için iyilerin sessiz kalması yeterlidir
Evet arkadaşlar lütfen sizde duyarsız kalmayın. Ben hepsine gönderdim. Tüm canlardanda bunu bekliyoruz. Ordada direnenler bizim yoldaşlarımız. Onlar yalnız değiller çünkü bizde onların yanındayız.
Arkadaşlar konuyu kopyalayıp mail bölümünüze yapıştırdıktan sonra "Kime" yazan yere direk olarak aşşağıda yazan yeri kopyalayıp yapıştırır ve yollarsanız adreslerin tamamına gider.
registrator@primeminister.ministry.se,registrator@ foreign.ministry.se,registrator@justice.ministry.s e,registrator@integration.ministry.se,registrator@ justice.ministry.se,ngochr@ohchr.org,1503@ohchr.or g
yagmur12 23.05.2007, 23:09 Bu bile bizim için "birşey"dir. Lütfen herkes bu konuya duyarlı olsun!!! Madem aynı yolda yürüyoruz o halde direncimiz büyümeli!
"Kötülerin kazanması için iyilerin sessiz kalması yeterlidir!"
Kazanan bizler olalım!
DiLkeT-CeZaM 24.05.2007, 09:16 Hadi arkadaşlar bu konuyu duyanlar duymayanlara iletsin ve duyarlı insanların bilgisayar başında geçirmelerine faydalı olunmuş olalım!!
suyunsesi 24.05.2007, 10:45 evet, duyarli arkadaslarin bu isi üsenmeden gerceklestirecegine eminim ve bu site disinda bildiginiz devrimci demokrat sitelerede bu yaziyi iletmenizi rica ediyorum. birlikten kuvvet dogar yoldaslarimizdan destegimizi esirgemiyelim
Sevgili Barikatcı arkadaşımızın dediğine katılıyorum ben diğer sitelerede göndereceğim duyarlı olmak lazım...
Arkadaşlar ama bizlerde genellikle vurdum duymazlık hakim bizlerin başına gelmeden açılan bu tür topiklerin yanında bile geçmiyoruz!!!
Hep şu yanlış deyim yer etmiş kafalarımıza bana değmeyen yılan bin yaşasın ama o yılan bir gün sizede değer...bunu unutmayalım...
DiLkeT-CeZaM 24.05.2007, 19:53 beraberliğin, dayanışmanın, birlikteliğin gücünü bilen arkadaşlar sizlere sesleniyorum bu mesajları gözardı etmeyeceğinizi biliyorum o yüzden göndermeye ve çevrenize bu mesajları göndermeye devam edin!!
aldigim duyumlara göre düneyin bu konularla ilgilenen bakanlik yetkilileri ve bir kac sol partinin genel sekreterleri aclik grevine giren devrimcilerin ziyaretine gelip onlarla görüsmüslerdir. bu konuyla ilgili pazartesi günü parlemantoda bir kac görüsme ve konusmanin yapilacagi haberini de aldim. bu konuyu merak edenler icin sürecin ilerleyisi hakkinda fikir sahibi olmak isteyenlere bildirilir..
Arkadaşlar bir gelişme varmı durumu kötüleşenler hakkında bilginiz yokmu bilgisi olan arkadaşlar varsa bizimle paylaşsın.
DiLkeT-CeZaM 29.05.2007, 14:01 hayır, henüz bir gelişme yok. ayrıca açlık grevinde bugun 26. gününü yaşıyorlar.
DiLkeT-CeZaM 29.05.2007, 14:21 ayrıca yukarıda yazılı olan bildirinin isveç makamlarına e-posta olarak göndermenizi istiyorum. duyduğum kadarıyla sadece isviçre den 10 bin imza gönderilmiş diğer ülkelerden gönderilen imzaların sayısını da şu an bilmiyorum. duyduğum kadarıyla öyle..herkesi yukarıda yazılı olan mail adresine mail göndermeleri bu konunun ilerlemesi için faydalı olduğunu düşünüyorum. herkese saygılar...
yagmur12 29.05.2007, 14:33 Konunun ilerlemesi ve sonuca bağlanmasına katkı sağlamak için bu topiği de sürekli canlı tutmaya çalışalım. Sanırım hala bu konuda bilgisi olmayan ve e-posta atmayan arkadaşlarımız vardır.
Duyarlı olmakta fayda var, herzaman bahsettiğimiz "haksızlığa karşı omuz omuza" tarzı konuşmalarda böylelikle kuru laf olmaktan çıkar!
Hayat bir sahne ise bizde bu yaşananlara seyirci isek unutmamız gereken bir şey var bir gün oradakilerle rolleri değiştirebiliriz.Seyirci olup alkışlamak yetmez.
Replik ezberlemeden yaşamalı rolü.
Her birinizde bir adres var ne var farklı adresler alsanız da atılacak mesajı fazlalaştırsanız.Buraya gelince bir çok yazı için Copy Paste yapıyoruz.Bu olay içinde yapacağınız basit.Duyarsız olup içinizde barındırdığınız güzel duygularınızı öldürmeyin.
DiLkeT-CeZaM 01.06.2007, 23:12 03.04.2007 tarihinden beri devam eden açlık grevi daha halen istenilen sonuçları getirmemiştir. bu yüzden edindiğim bilgilere göre açlık grevi devam edecektir. ilk etap olarak belediyeden alınan 30 günlük süreye ek olarak 30 günlük bir sürede alınmıştır. ayrıca şimdiye kadar 2 kişinin hastaneye kaldırıldığını ve tekrar açlık grevine devam etmek için meydandaki çadırlarında mücadele vermektedirler. açlık grevine girenlerin hepsinde de sağlık sorunlarının daha önceden var olduğunu biliyorum umarım en kısa zamanda sağlıklarına ve psikolojilerine daha fazla zarar verilmeden olumlu yönde sonuclar alinir. sunu tekrar hatirlatmak istiyorum: konu iceriginde ilgili makamlarin mail adresleri yazili olup mail atarak onlari harekete gecirebilirsiniz! lütfen duyarsiz kalmayalim!!!
herkese saygılar ve sevgiler...
Arkadaşlar lütfen ya bakın çeşitli organizasyonlar için dayanışma diye bağırıyoruz.Bakın burada insan hayatı söz konusu.Lütfen az bir zaman ayırsanız.Az daha duyarlı olun.Ölüler için ordan oraya koşuyorsunuz.Bu adamlarında ölmesi mi lazım birşeyler yapmanız için.
DiLkeT-CeZaM 04.06.2007, 18:53 ...gün itibariyle aclik grevlerinin 31. günlerindeler...
anadolu75 05.06.2007, 01:26 isvecteki aclik grevi yapan arkadaslara allah sabir versin.ve tum zorluklarin ustesinden geleceklerine inaniyorum.umarim grevleride olumlu sonuc verir.
Aşagıdaki adresler, İSVEC BAŞBAKANI, DIŞISLERİ BAKANI, İLTICA VE POLİS BAKANLIĞI, INTEGRASION BAKANLIĞI, ADALET BAKANLIGI VE BM YÜKSEK İNSAN HAKLARI KOMİSERLİGİ VE BM YÜKSEK İLTİCACILAR KOMİSELİGİ’NİN E-MAIL ADRESLERİDİR.BU ADRESLERE YOGUN BİR BICIMDE E-MAIL GÖNDERMEK, AÇLIK GREVİNDEKİ ARKADAŞLARLA DAYANIŞMAYI YÜKSELTMEK İÇİN BÜTÜN ARKADAŞLARIN DUYARLI OLMASI VE ZAMAN GEÇİRMEDEN HAREKETE GEÇMESİNİ İSTİYORUZ!
BAŞARILAR.
* Appel urgent contre l'expulsion de quatre demandeurs d'asile
LETTRE OUVERTE
*
AUX AUTORITE DE SÙEDE,
LES DEPUTES-ES DU PARLEMENT EUROPEEN, ORGANISATION DES INTERNATIONALE, DEFENSEUR DROITE D'HOMME
ET
MEDIA-PRESSE DU MONDE !
************************************************** ************************************************** ************************************************** ****** *** *** *** *** *** *** *** *** *** *** *** *** *** *** *** *** *** *** *** *** *** *** *** *** (mail edeceğiniz günün tarihini ekleyin) June 2007
Madame, Monsieur,
La "Maison populaire de Genève" a été alertée par l’information faisant état d’une éventuelle expulsion vers la Turquie de quatre demandeurs d'asile d’origine kurde.
Ces militants politiques, Messieurs Veli Eren, Musa Doğan, Yılmaz Keles et* Mehmet Yolum, ont passé de nombreuses années dans les geôles turques et ont été condamnés finalement à plusieurs années d'emprisonnement.
Suite à l'opération sanglante de l'Etat turc contre les prisonniers politiques du 19 décembre 2000, ils ont été transférés à une prison de type F. Ils ont alors rejoint le mouvement de grève de la faim, en protestation contre les traitements inhumains et la répression.
M. Dogan a été condamné en Turquie à une peine de réclusion à perpétuité, en raison de sa participation politique au TKP/ML (parti communiste de Turquie, marxiste-léniniste). De mars 1993 à septembre 2003, M. Dogan a été détenu dans différentes prisons turques. Ses conditions de détention ont été éprouvantes et il a entamé, de manière répétée, des grèves de la faim. Celles-ci correspondent à un total de 3 ans sur 10 de sa détention. Suite à sa dernière grève de la faim -qui a duré 126 jours pour protester contre les cellules d’isolement-, un comité de médecins a diagnostiqué chez M. Dogan le syndrome de "Wernicke-Korsakof" (pertes de mémoire, invalidités diverses et troubles comportementaux); il a alors pu bénéficier de la liberté conditionnelle pendant 6 mois pour recevoir des traitements médicaux. C’est lors de cette période que M. Dogan a fui la Turquie pour se réfugier en Suède. Il y a déposé une demande d’asile politique qui a été refusée.
Depuis le 3 mai 2007, Messieurs* Veli Eren, Musa Doğan, Yılmaz Keles et Mehmet Yolum ont entamé une grève de la faim sur la place Sergel de Stockholm pour protester contre le rejet de leurs demandes d'asile et leurs éventuelles extraditions.
Ils sont* actuellement placés en détention et risquent d'être extradés vers la Turquie à tout moment.
Nous appelons chacune et chacun à la solidarité.Messieurs Veli Eren, Musa Dogan, Yılmaz Keles et Mehmet Yolum risquent la mort en cas d’extradition. L'état physique et psychologique de M. Dogan est critique, ses proches et amis sont très inquiets.
La Turquie est un Etat reconnu pour la pratique de torture. Or, nous vous rappelons que l’article 3 alinéa 1 de la Convention de 1951 (et son complément de 1967) contre la torture et autres peines ou traitements cruels, inhumains ou dégradants dont l’application est universelle - stipule qu'"aucun Etat n’expulsera, ne refoulera, ni n’extradera une personne vers un autre Etat où il y a des motifs sérieux de croire qu’elle risque d’être soumise à la torture". A noter que Suède a participé activement à la réalisation de cette convention.
Messieurs Veli Eren, Musa Dogan, Yılmaz Keles et Mehmet Yolum nous ont demandé notre soutien. Il convient de réexaminer attentivement leurs dossiers. Nous considérons que leur situation correspond pleinement aux critères déterminant l’obtention du statut de réfugié politique.
Par conséquent, nous vous demandons instamment d’intervenir auprès des autorités compétentes de Suède, afin d’empêcher l’extradition de Messieurs Veli Eren, Musa Dogan, Yılmaz Keles et Mehmet Yolum vers un pays où les attendent la prison et vraisemblablement la torture.
En vous remerciant par avance pour votre compréhension et pour l’attention que vous porterez à ce courrier, nous vous prions d’agréer, Madame, Monsieur, nos salutations distinguées.
Adresses des autorités suédoises compétentes:
Migrationsverket
60 170 NORRKÖPING
Migrationsminister
Regeringskansliet
103 33 STOCKHOLM
Fredrik Reinfeldt
Prime Minister, Prime Minister's Office
registrator@primeminister.ministry.se
Carl Bildt
Minister for Foreign Affairs, Ministry for Foreign Affairs
registrator@foreign.ministry.se
Tobias Billström
Minister for Migration and Asylum Policy, Ministry of Justice
registrator@justice.ministry.se
Nyamko Sabuni
Minister for Integration and Gender Equality, Ministry of Integration and Gender Equality
registrator@integration.ministry.se
Beatrice Ask
Minister for Justice, Ministry of Justice
registrator@justice.ministry.se
United Nations High Commissioner for Human Rights
ngochr@ohchr.org
United Nations High Commissioner for Refugees
1503@ohchr.org
Geçmiş olsun demek yetmiyor bu formu kopyalayıp alttaki adreslere göndermekle geçebilir umudundayız.Sözle olmasın.Gün icraat günüdür.
DiLkeT-CeZaM 05.06.2007, 18:37 31. günü bitirdikten sonra aclik grevine son verdikleri haberini aldim. sonucu daha henüz belli degil yakin bir zaman icerisinde sonucun aciklanacagi söylenmis...aclik grevinin sonlandirilmasi karari karsi tarafin talebi dogrultusunda degil zaten saglik sorunlari yasayan kisiler bu aclik grevini gerceklestirdiler 31. günlük aclik grevinin kendi sagliklarini cok riske atacaklari icin noktalamislar. herkesin daha cok birlik ve kuvvetini gösterebilecegi günleri ve anlari yasamak dilegiyle...
yagmur12 05.06.2007, 19:01 31. günü bitirdikten sonra aclik grevine son verdikleri haberini aldim. sonucu daha henüz belli degil yakin bir zaman icerisinde sonucun aciklanacagi söylenmis...aclik grevinin sonlandirilmasi karari karsi tarafin talebi dogrultusunda degil zaten saglik sorunlari yasayan kisiler bu aclik grevini gerceklestirdiler 31. günlük aclik grevinin kendi sagliklarini cok riske atacaklari icin noktalamislar. herkesin daha cok birlik ve kuvvetini gösterebilecegi günleri ve anlari yasamak dilegiyle...
Açlık grevinin son bulduğuna sevindim, gönül isterdi ki olumlu sonuçlar alındığı için bitsin; hatta hiç başlamamış olsun ama işte mevcut durum bu maalesef!
Konudan bizleri haberdar ettiğin, duyarlılığın ve sadece yorum yapmakla, yazı yazmakla kalmayıp işi icraata döktüğün için önce kendi namıma sonra tüm arkadaşlarım adına sana teşekkür ediyorum Cezam. Bu durum için elinden geleni yapmaya gayret gösteren arkadaşlara da teşekkürler. Daha aydınlık günleri beraberce görmek dileği ile...
|
|