Orijinalini görmek için tıklayınız : Kur’an Allah kelamı mı yoksa Muhammet mi oturup yazmış !..


Oli
27.12.2005, 19:09
Muhammet, birgün gündüz vakti evlâtlığı Zeyd'i görmek için onun evine gider. Zeyd'i bulamaz. Zeyd'in karısı Zeyneple karşılaşır. Birden tutulur Zeynep'e..
Bir kadına Muhammed'in ilgi duyması o kadının başka erkeğe -o erkeğin kocası da olsa- uygun olmaktan çıkması ve dolayısıyla Muhammed'in olması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Bu nedenle Zeyd, durumu öğrenir öğrenmez muhammet'e gidip konuşur.
- Karımdan ayrılmak istiyorum
- Neden Seni kuşkuya düşürecek bir şey mi yaptı?
-Vallahi Hayır.Beni kuşkuya düşürecek hiç bir şey yapmadı. Ondan iyiliktan başka bir şey görmedim.
-Öyleyse karını bırakma Tanrı'dan kork!.
Muhammet, karını bırakma derken gerçekte sevdiği Zeynep'in boşanmasını istiyordu ki Zeyd onu boşasın da kendisi alsın..
Ama bu isteğini ve sevgisini dışarı vuramıyor, toplumdan çekiniyor ve içinde saklıyordu.
İşte bu sırada Azhap suresi 37. ayet birden iniverir Muhammetin zihnine!..(Bkz Taberi,Camiü'l-Beyân22/10-11)
Şimdi ayete bakalım aynen Diyanet'in çevirisidir..
"Ey muhammet! Allah'ın nimetlendirdiği kimseye "eşini bırakma, Allahtan sakın! diyor. Allahın açığa vuracağı şeyi içinde saklıyordur. İnsanlardan çekiniyordun, oysa Allahtan çekinmen daha uygundu(Dikkat!, Tanrı burda kendinden Allah diye bahsediyor)Sonunda Zeyd, eşiyle ilgisini kestiğinde onu seninle evlendirdik ki, evlatlıkları eşleriyle ilgilerini kestiklerinde onlarla evlenmek konusunda mü'minlere bir sorumluluk olmadığı bilinsin. Allahın buyruğu yerine gelecektir" (Azhap suresi 37.)

*******************

Görüldüğü üzere allahın kelamı olduğu iddia edilen kuran da muhammetin şahsi zevklerine uygunlaştırılmış kurallar var. Bu internetten alınmış bir yazıdır galiba turan dursun dan alıntılanmış. "Mum söndü karalaması" konusunda bildiğim kadar anlattım burada sure ismide verilmiş şekilde var kimse demesin yalan...

Dogan24
02.01.2006, 17:24
ne denilebilinirki yoruma acık ben sahsen şaşirdım desem yalan olmaz

ibrahim-ch
02.01.2006, 23:25
Arkadaslar ben sizin durumunuzu anliyorum
Cünki bu bilgileri ben yaklasik 7 yil önce ögrenmistim.
aynen sizdeki gibi sasirdim
Ama bir seyi ihmal ediyoruz.
Hz. Muhammed bir melek degil bir insan vede bir erkek.
( Meleklerde cinsiyet yoktur vede sadece Allahin emirlerini yerine getirirler hür iradeleri yoktur.)
elbetteki insanimsi erkegimsi özellikler tasiyacak.
Bu ayetteki mana Melek insan farkini anlamak icindir.
cevrenizdeki insanlardan LüTFEN melegimsi tavir ve duygu beklemeyin.
Hepimiz KIYAM da ayaga kalkip SIRAT köprüsünden gececegiz.!
KUL hakkiyla gidenler gecemeyecekler. Allah her seyi affedecek fakat KUL hakkini ancak KUL un kendisi affedebilir. Helallesme cok önemli.
saygilar

ibrahim-ch
02.01.2006, 23:46
Kainattaki her sey Allah kelamIdir. Allah kelamligini sadece KURAN-MUSHAF ile SINIRLAMAYIN. !

BÜYÜKDOGU
03.01.2006, 02:09
insan stratejisini çok dikkatli gütmeli
gerek olumlu gerekse olumsuz manada bu böyledir
yapmış olduğumuz övgü ve yergiler bazen kişiye ters manada ulaşır.
Bazıları HZ. Muhammedi öveyim derken suyunu çıkarır (insan üstü bir varlık yapar)
Bazıları da yererken yüceltir.
İşte bir örneği de bu kardeşi yazdığı başlık.
KURANI HZ. MUHAMMED YAZDI demek kadar O nu yücelten bir söz duymadım.
Ki onun zamanında yaşayan O nun karşıtları dahi "BİZ BU ADAMA PEYGAMBER DEĞİL DEMEMİZ ONU DAHA DA YÜCELTİYOR" diyorlardı.
Çünkü o zamana kadar sihir, kahinlik ve şairlik ve liderlik bir kişi de mükemmel bir şekilde, (eksiksiz) toplanmamıştı.

özgüreren
05.01.2006, 00:47
bunu okumuştum daha önce o bahsettiğiniz ateistin kitabında o kendi yorumu..bakın orada ne diyor peygamber zeydin hanımından hoşlanıyor ve bunu saklamaya çalışıyor..ve zeyd çok sevdiği peygamberi için hanımını boşuyor ve peygamberle evlenmesini sağlıyor..ve Allahta buna izin veriyor zeydin bu hareketinden dolayı..burada herhangi bir zinamı var..veya başka bir namus dışı bir şeymi var...günümüzde adam kızının namusuna göz dikiyor..bu olaylar öyle kolay değil biraz araştırırken düzgün insanlardan yola çıkın senin bilmiyorum ama ..aleviler butür ateist oyunlara inanacağını sanmıyorum açıkçası zaten bun ateist insanlara inan biri zaten ateistliği kabul etmiş olur bende bu yolda ona güle güle derim ne diyim her koyun kendi bacağından asılır..saygılarımla

selim.pusat
10.01.2006, 01:36
Bence Kİmse Kİmsenİn YumuŞak Karnina Dokunmasin. Ben Burayi Bİr Horoz DÖĞÜŞÜ Meydani Olarak GÖrmek İstemİyorum (haddİm Olmayarak). Alevİlİk KÜltÜrÜnÜn İnsanliĞa Çok Şey KattiĞina Ve KatacaĞina Kanaat Edenlerdenİm. Ne Hazretİ Muhammed, Ne De Hazretİ Alİ BÖyle Bİr MÜnazara/mÜnakaŞa Olsun İsterlerdİ. İnsani Sevmekle BaŞlar HerŞey Dİyoruz. NİÇİn Kategorİze Etmeden, KoŞulsuz Sevgİyİ Bulamiyoruz. İlla Benİ Sevmen İÇİn Benİm Sen Mİ Olmam Gerekİr? O Zaman Sen Benİ DeĞİl Kendİnİ Seversİn. Ama Sen 7 Mİlyarlik DÜnyada Teksİn. Anan, Baban, EŞİn Ve Dahİ ÇocuĞun Bİle Sen DeĞİl. O Zaman Onlarda Mi DÜŞman...saygilarimla.

battalgazi
10.01.2006, 02:21
Sünni islam, uydurma bir islamdir, süreleri veya hadisleri benim icin bir sey ifade etmez. Turan dursun da zaten hep burdan (Sünni Islamdan) yola cikmistir. O nedenle bir cok konuda yanildigini düsünüyorum. Kuran sürelerinin zamanla degistirildigini, yok edildigini biliyoruz, diyanetin kurani bizi baglamaz.

hucr
10.01.2006, 20:56
Tebrikler arkadaşlar hep böyle devam edelim, peygamber efendimizi, onun mübarek hayatını Turan Dursun gibi ümmetin içerisine sokulmuş dönmelerden öğrenmeye devam edelim. Onun ve velayetine mazhar olan imamlarımızın hayatlarını muteber kaynaklardan değil de onların bırakmış olduğu mirası yıkmak için uğraşan zihniyetin ürünü olan bu tür yazılardan öğrenelim. Ve şunu da hiç düşünmeyelim ki bizim burada uyduruk yazılarla sorgulamaya çalıştığımız, iftirada bulunduğumuz, şehvet düşkünü olarak tanımaya çalıştığımız kişi yüzyıllar öncesinde karnına taş bağlayarak açlığını dindirmeye çalışan elindekini avucundakini fakire muhtaca dağıtan, son nefesinde bile bizleri yani ona ümmet olma şerefine kavuşmuş biz değerli takipçilerini haykıra haykıra bu dünyaya veda eden Allah'ın elçisi, biz ve kainatın yaratılma sebebidir.

Saygılarımla

hucr
10.01.2006, 20:57
Tebrikler arkadaşlar hep böyle devam edelim, peygamber efendimizi, onun mübarek hayatını Turan Dursun gibi ümmetin içerisine sokulmuş dönmelerden öğrenmeye devam edelim. Onun ve velayetine mazhar olan imamlarımızın hayatlarını muteber kaynaklardan değil de onların bırakmış olduğu mirası yıkmak için uğraşan zihniyetin ürünü olan bu tür yazılardan öğrenelim. Ve şunu da hiç düşünmeyelim ki bizim burada uyduruk yazılarla sorgulamaya çalıştığımız, iftirada bulunduğumuz, şehvet düşkünü olarak tanımaya çalıştığımız kişi yüzyıllar öncesinde karnına taş bağlayarak açlığını dindirmeye çalışan elindekini avucundakini fakire muhtaca dağıtan, son nefesinde bile bizleri yani ona ümmet olma şerefine kavuşmuş biz değerli takipçilerini haykıra haykıra bu dünyaya veda eden Allah elçisi, kainatın yaratılma sebebidir.

Serkan_Devrim
11.01.2006, 05:09
turan dursun mükemmel bir araştırmacıdır. konuyla ilgili bilgisi çoktur. bir çok şey öğrenilebilir kendisinden. ama ne yazıkki diyalektikten, nesnellikten ve objektiflikten uzak bir araştırmacı. yetiştiği iğrenç yobazların ortamı kendisini hz muhammet düşmanlığına itmiş. bu yüzden eleştirileri nesnel olmayıp şahi sataşma içeriyor. vaktim olunca kitaplarındaki değerli araştırmalarını ve nesnel olamadığı yorumları yazacağım.

büşra
22.01.2006, 22:37
bir insan ancak bu gibi adice bi tezgahla karalanabilir ne diyim yazık size peki Hz muhammed okumayı bile bilmeziken nasıl olur da göğün ve yerin yedi katmandan oluşduğunu, İnsanların Ikradan yaratıldığını bilebilir yazık size tek kelime yazık
bence kuranın uydurma oldunu söyleyen insanlar namaz oruç ve zekattan kaçma isteyen kendilerine kendi nefisleri üzere kurdukları bir hayat için uraşıolar
Ama bilesiniz ahirette iki elim de yakanızda sadece benim değil tüm müslümanların

TheGodfather
22.01.2006, 22:49
bir insan ancak bu gibi adice bi tezgahla karalanabilir ne diyim yazık size peki Hz muhammed okumayı bile bilmeziken nasıl olur da göüün ve yarin yedi katmandan oluşduğunu, İnsanların Ikradan yaratıldığını bilebilir yazık size tek kelime yazık

Siz yanlış anlıyorsunuz bizi..Bizim burda Hz.Muhammedi karalamak gibi bir düşüncemiz yok..Nasıl yapabiliriz ki bunu..bu sadece bir tartışma..Turan Dursun'da olsa bir iddia atmış ortaya bunun doğruluğunu ya da yanlışlığını biz tartışarak öğreniriz..Dogmatik hadislerle değil..Varsa aksi yönde bir tezin yorumunu yap..Öylece yazık size diyip bu işin içinden çıkamazsınız.

Yakapınarlı
22.01.2006, 22:54
bir insan ancak bu gibi adice bi tezgahla karalanabilir ne diyim yazık size peki Hz muhammed okumayı bile bilmeziken nasıl olur da göüün ve yarin yedi katmandan oluşduğunu, İnsanların Ikradan yaratıldığını bilebilir yazık size tek kelime yazık
bu karalamayı yapan bizler değiliz yani adilikle suçlaman hata kurduğun cümleyi iyice incele.yazık size demek ne oluyo burası tartışmaların olduğu biryer lütfen saygı sınırlarını aşmayın ve zorlamayın.

kizilbas44
22.01.2006, 22:59
alevilikte dedeler vardır onların sözünü dinlenir.hangi dedemiz den böyle bi söz işittiniz.Bu görüşü buraya yazmak bi aleviye yakışmaz.biz dede torunlarıyız turan dursun gibilerinin sözleri bizi bağlamamalı.turan dursunun sitesine baktım sanki adam bizim peygamberimize kin bağlamış.biz allah muhammed ali deriz.bizim peygamberimize atıla lafların burda yeri olmaması lazım bana göre.allah muhammed ali yolundan gitmeye devam edin ona sarılın bırakmayın.

TheGodfather
22.01.2006, 23:03
alevilikte dedeler vardır onların sözünü dinlenir.hangi dedemiz den böyle bi söz işittiniz.Bu görüşü buraya yazmak bi aleviye yakışmaz.biz dede torunlarıyız turan dursun gibilerinin sözleri bizi bağlamamalı.turan dursunun sitesine baktım sanki adam bizim peygamberimize kin bağlamış.biz allah muhammed ali deriz.bizim peygamberimize atıla lafların burda yeri olmaması lazım bana göre.allah muhammed ali yolundan gitmeye devam edin ona sarılın bırakmayın.

Tamam hemfikiriz.Ancak Alevi forumda her konu tartışmaya açıktır birbirimize saygılı olduğumuz sürece...Biz Hz.Muhammed oturup kuranı yazmış demiyoruz..Brisinin ortaya attığı iddiayı tatışıyoruz..İsteyen gerçek olduğunu düşünür isteyen yalan olduğunu..
Anlatabildim mi?
Yoksa biz Hak Muhammed Ali yolundan ayrılmış değiliz.

kizilbas44
22.01.2006, 23:05
ya OLİ de san ki bunu kesin gibi yazmis kardes OLİ sen bu konuda buraya düsünceni yaz.sanki o görüsü savunur gibisin

kizilbas44
22.01.2006, 23:12
haklısın goodfather ama bi ataistin görüşü gelip buraya yazılmaz.alevilikte ataistlik yoktur.hepimiz hak muhammed ali yolcusuysak böyle saçma.lütfen turan dursunun sitesine girin ve o güzel saçmalıklarını okuyun.hiç yakışırmı öyle birinin görüşünü buraya yazmak.

Serkan_Devrim
22.01.2006, 23:16
haklısın goodfather ama bi ataistin görüşü gelip buraya yazılmaz.alevilikte ataistlik yoktur.hepimiz hak muhammed ali yolcusuysak böyle saçma.lütfen turan dursunun sitesine girin ve o güzel saçmalıklarını okuyun.hiç yakışırmı öyle birinin görüşünü buraya yazmak.

turan dursunu beğenmem. nesnel ve diyalektik olmadığı için. ama çok değerli bir araştırmacıdır. yaptığı araştırmalar saçma değildir. aksine çok değerlidir araştırmaları. ama o araştırmaları yorumlayışı eleştirilebilir.

kizilbas44
22.01.2006, 23:18
sevgili ali ekber araştırmacı olabilir ama herşeyi ataistliğine göre yorumlamasın. hak muhammed ali diyenlerdeniz.hakkı tanımıyanlarla bizim işimiz olmamalı bence

Yakapınarlı
22.01.2006, 23:20
neden bu forumda sadece görüşlerimiz yazılacak deniliyor anti görüşlerde yazılmalı incelenmeli ki herkez birşeyler öğrensin yani bu forumda ne işi var lafı bence hiç yerinde olmamış.

Serkan_Devrim
22.01.2006, 23:24
sevgili ali ekber araştırmacı olabilir ama herşeyi ataistliğine göre yorumlamasın. hak muhammed ali diyenlerdeniz.hakkı tanımıyanlarla bizim işimiz olmamalı bence
bu onun yoruölayışıdır. zaten çok değerli olmasına rağmen onu beğenmememin nedeni nesnel olamamasıdır. ancak bunun dışında eleştiremem onu. ateist olmak kişinin kendi isteğidir. bu sebeple bir insanı dışlayamam. hele de katledilmişse daha da üzülürüm. biz insana insan olduğu için değer vermiyormuyuz? biz yaratılanı yaratandan ötürü sevmiyormuyuz? biz değerlerimize ters düşemeyiz. turan dursun kendince bazı şeyler çıkarmıştır araştırmalarından. doğruluğu yanlışlığı veya nesnelliği, önyargılılığı eleştirilebilir ancak ateist olduğu için ona kızamam. daha hoşgörülü olmalı kızılbaş44
saygılar

büşra
23.01.2006, 00:05
yaradan rabbin adı ile oku. insanı embiriyodan ilişip yapışan bir sudan sevgi ve ilgiden yarattı.(Alak 1,2,3)

rüzgarları rahmetinin önünde müjdeci gönderen O'dur.Nihayet onlar yüklerle ağırlaşmış bulutları yüklenince onu ölü bir beldeye göndeririz.Onunla su indiririz de o suyla her türlü meyvayı çıkarırız. işde biz ölüleri de böyle çıkarırız.Düşünüp ibret almanız umuluyor. (Araf 57)

O rab ki yeri sizin için bir döşek,göğü de bir bina yaptı ve gökten bir su indirdi de onunla sizin için meyvalardan bir rızık çıkardık. Artık bilip durduğunuz halde allaha ortaklar koşmayın (Bakara 22)
O Allah'tır ki yeryüzündekilerin tümünü sizin için yarattı. Sonra göğe saltanat kurdu da onların yedi gök halinede düzenledi. O Alimdir,herşeyi çok iyi bilir.(Bakara 29)

O küfre sapanlar görmediler mi ki gökler ve yer bitişik idi biz onları ayırdık.Her canlı şeyi sudan oluşturduk.Hala iman etmeyecekler mi? yer yüzüne insanlar sarsılmasın diye sabit dağlar yerleştirdik rahat gidebilsinler diye aralarında geniş yollar var ettik. Göğü karışıklıkdan korumuş bir tavan kıldık oysa onlar bundaki delillerden yüz çeviriyorlar. geceyi ve gündüzü güneşi ve ayı yaratan O'dur.Herbiri bir yörüngede yürür(Enbiya 30,31,32,33)
Biz bunlara ve babalarına geçimlikler verdik de ömürleri uzadı şimdi memleketlerini her yandan eksilttiğimizi görmüyorlar mı? üstün gelen onlar mıdır? (Enbiya 44)

bu insanlar devenin nasıl yaratıldığına göğün nasıl yükseltildiğine dağların nasıl dikildiğine yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı?(Gaşiya 17,18,19,20)

And olsun ki peygamberimizi belgelerle gönderdik insanların doğru hareket etmeleri için peygamberlere kitab ve ölçü indirdik pek sert olan ve insanlara pek faydası olan demiri var ettik.Bu allahın dinine ve peygamberlerine görmeksizin yardım edenleri meydana çıkarması içindir doğrusu allah kuvvetlidir güçlüdür(Hadid 25)

bir kez dahi Kuranın açıklamasını okumuş olan bir insan bu gerçekleri görmezlikden gelip de kuran Muhammedin Yazmasıdır diyebilir mi
henüz 6. yy da bu gerçekleri hiç bir insan bilmez iken kuran ile bu gerçekler insanlara bildirilmişdir Henüz yeni yeni bilinmeye başlanan insanın 3 odadan geçtiği bundan tam 14 yy evvel kuranda bildirilmişdir biz bile bunları bu çağın teknolojisinde zorla çözerken bunları Hz Muhammedin bilmesi Ve uydurması ile bu gerçeklerin nasıl oluyorsa tutması nasıl olabilir.
Kuranın değiştirildiğini ifade eden kardeşime yazıyorum bunu da kuranın ilk yazılmış hali hala saklanmakdadır ve dünyanın yok oluşuna kadar saklanıcakdır çünkü kuran Yaradanın sözleridir ve onu değiştirmeye kalkanlar muhakkak cezalandırılacaklardır

Serkan_Devrim
23.01.2006, 08:18
Kuranın değiştirildiğini ifade eden kardeşime yazıyorum bunu da kuranın ilk yazılmış hali hala saklanmakdadır ve dünyanın yok oluşuna kadar saklanıcakdır çünkü kuran Yaradanın sözleridir ve onu değiştirmeye kalkanlar muhakkak cezalandırılacaklardır

büşra, çok güzel yazmışsın. kuranın güzel sözlerini örnek vermiş ve onu bir insanın yazmayacağını söylemişsin. buraya kadar çok güzel. tartışmaya renk katan bir yazı olmuş. ama bu yukarıdaki kısım hem konuyu değiştiren kısım hemde tamamiyle önyargılı bir bakış. kuran değiştimi konu başlığında sünni kaynaklara dayalı olarak kuranın bir çok dönüm doktlarından bahsedildi. en önemlisi ise kuranın indirilişinden 200 yıl sonra kurana okuma kolaylığı için harekeler ve işaretler getirilmesidir. bunu yapan haccacı zalim adındaki biridir. sünniler bile onun zalimliğini kabul ederler. böyle bir adamın kurana yaptığı bu değişklik eksiksiz olabilirmi? haccac hz Ali düşmanı biriydi. hz Aliyi hala seven birini bulup öldürmek isterdi. ona şimdilik kanber kaldı dediler. oda kanberi sadece hz Ali yi seviyor diye öldürdü. işte haccac böyle bir adamdır. bence o konuyu bir daha oku. kuran değişti demedim. değişmiş olabilir dedim. ben öyle olduğuna inanıyorum. ama sen hiç bir kanıt olmadan önyargılı bir şekilde değişmedi diyorsun, birde değişmeyecek diyorsun. neden? vahiymi geldi değişmeyeceğiyle ilgili sana? bence o konuyu bir daha okumanda fayda var.
saygılar

Oli
23.01.2006, 16:02
ya OLİ de san ki bunu kesin gibi yazmis kardes OLİ sen bu konuda buraya düsünceni yaz.sanki o görüsü savunur gibisin

kızılbaş44 o görüşü savunsam eğer aleviliğime halel gelir mi sence? ben defalarca aleviliğinin muhammeti ile islamın muhammetinin aynı anlamda olmadığını belirttim. Bizim Ali mizde islamın Ali sinden farklıdır. Bizim ateistlerle neden işimiz olmasın allaha inanıp insan yakanla işimiz oluyoda, inançsız ama insan olanla niye işimiz olmasın... iddiayı çürütün sonra benden görüş isteyin... aziz nesinde inaçsızdı ama gerçek bir aydındı.

kizilbas44
23.01.2006, 18:09
bak Oli kardeş sen kendi görüşünü yazmışsın bana göre alivilerin sevdiği muhammed ali islam da kilerdir.sen dediğine göre o zaman sende aleviliği islam dışı görenlerdensin.ben böyle görmüyorum düşüncem böyle değil.evet insan yakanlarla konuşuyoruz bu hepimizde var konuşmayanını göstersene ama adamlar yine hak muhammed ali mize bişey demiyolar ataistler gibi.aziz nesin aydın bi insan yazdıkları kitaptalarda öyle ama ataistliğine gelince ona da karşıyım. hangi ataisti severim biliyomusunuz?allaha inanmıyorum diyeni allaha muhammede ali ye küfür edeni değil hakaret edeni değil.

büşra
23.01.2006, 18:19
ali ekber arkadaşım kuranı kerime harekeler konulmuş evet ama eğer bi yanlışlık olsaydı bunu zamanın kuran alimleri bilir ve fark ederlerdi kuran değiştirilemez bunu bilmek için vahiy gelmiş olması gerekmez haşa ben peygamber diilim değiştirilememesinin nedeni ise dünyada o kadar çok hafız var ki ve kuranın o kadar çok okunmuş hali var ki bir hafız olmasa başka hafız bulur değişikliği ve unutmayınız ki kuranın aslı deve derisine ilk geçirilenler ilk kitap haline getirilenler ve 4 adet çoğaltılan kuran nushaları hala saklanmakdadır unutmayınız ve eğer ustünü esresi farklı yere konulmuş olsa bile hala kuranı kerimin harekesiz olan hali var bunu araplar rahatlıklar okuyabilirler ve arap hafızlar harekesiz olarak kuranı ezberlerler büyük alimler de diyanette çalışanlar da harekesiz olarak okuyabiliyorlar yani ne yönden bakarsanız bakın kuranın değiştirilme ihtimali binde bir bile yokdur.
kuran ilk indirilmeye başlandığı günden beri korunmuşdur lütfen bunu incil zebur tevratla karıştırmayın ve eğer incil tevrat zebur birisini okumuşsanız bakınız ki kuranla benzeşen ve ters düşmeyen bir çok ayet gözünüze çarpacakdır incil ve diğer 2 kitap da tamamen bozulmamışdır.Ve ayrıca Barnabas incili ile daha fazla kuran ayetleri uyuşmakdadır

srdr_ist
01.03.2006, 23:33
bu konun başlığı bana şunu demem gerektiğini söyledi sen peygemberlemi askerlik yaptın .Ne bu saygısızca vede art niyetlice bulduğum bu soru hakkında yorum yapanların eline sağlık ama soran ne nasibi var veya yok merak etmeyede gerek yok anlamak isteyecekmidir.

ufuk44
02.03.2006, 12:28
Muhammet, birgün gündüz vakti evlâtlığı Zeyd'i görmek için onun evine gider. Zeyd'i bulamaz. Zeyd'in karısı Zeyneple karşılaşır. Birden tutulur Zeynep'e..
Bir kadına Muhammed'in ilgi duyması o kadının başka erkeğe -o erkeğin kocası da olsa- uygun olmaktan çıkması ve dolayısıyla Muhammed'in olması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Bu nedenle Zeyd, durumu öğrenir öğrenmez muhammet'e gidip konuşur.
- Karımdan ayrılmak istiyorum
- Neden Seni kuşkuya düşürecek bir şey mi yaptı?
-Vallahi Hayır.Beni kuşkuya düşürecek hiç bir şey yapmadı. Ondan iyiliktan başka bir şey görmedim.
-Öyleyse karını bırakma Tanrı'dan kork!.
Muhammet, karını bırakma derken gerçekte sevdiği Zeynep'in boşanmasını istiyordu ki Zeyd onu boşasın da kendisi alsın..
Ama bu isteğini ve sevgisini dışarı vuramıyor, toplumdan çekiniyor ve içinde saklıyordu.
İşte bu sırada Azhap suresi 37. ayet birden iniverir Muhammetin zihnine!..(Bkz Taberi,Camiü'l-Beyân22/10-11)
Şimdi ayete bakalım aynen Diyanet'in çevirisidir..
"Ey muhammet! Allah'ın nimetlendirdiği kimseye "eşini bırakma, Allahtan sakın! diyor. Allahın açığa vuracağı şeyi içinde saklıyordur. İnsanlardan çekiniyordun, oysa Allahtan çekinmen daha uygundu(Dikkat!, Tanrı burda kendinden Allah diye bahsediyor)Sonunda Zeyd, eşiyle ilgisini kestiğinde onu seninle evlendirdik ki, evlatlıkları eşleriyle ilgilerini kestiklerinde onlarla evlenmek konusunda mü'minlere bir sorumluluk olmadığı bilinsin. Allahın buyruğu yerine gelecektir" (Azhap suresi 37.)

*******************

Görüldüğü üzere allahın kelamı olduğu iddia edilen kuran da muhammetin şahsi zevklerine uygunlaştırılmış kurallar var. Bu internetten alınmış bir yazıdır galiba turan dursun dan alıntılanmış. "Mum söndü karalaması" konusunda bildiğim kadar anlattım burada sure ismide verilmiş şekilde var kimse demesin yalan...

değerli arkadaşım

sevgili hz.ali efendimize inanıyorsan.hz.muhammed de inanacaksın.ayıp.
bu yazıyı okuyan bir başka mezhepteki insan alevilerin hz.muhammed i böyle gördüğünü sanacak.

zaten yazıyı okuduğumda anlamıştı turan dursun olduğunu.ona da saygımız var.
bu forumda muhammed i böyle karı düşkünü olarak göstermende ayıp.
tamam sen sadece yazıyı koymussun ama olsun.

hz.ali efendimizin saygı gösterdiği birina karşı bizim de saygı göstermemiz lazım.

ayrıca karşıdaki bahsedilen insan milyonlarca insanın peygamberdir.

hoşgörü. hoşgörü. hoşgörü. hoşgörü. hoşgörü.

Kolera
02.03.2006, 12:55
bende bunlari yillar önce okumustum...kutsal kitaplarin kaynaklari kitaplari var turan dursunun kitaplari...3 tane olmasi lazim zaten kendi öldürüldü bu kitaplardan sonra...adam eski müftü ve din konuusunda bu yüzden cok bilgili.nerde ne demek istemis aninda not almis bir sürü seyi...ilginc olan bunu yazan eski bir müftüyse bu konu irdelenmeli..ama bana sorarsaniz muhammed kendi bastan sona yazdi .cünkü bu olay sadece bir örnek ama muhammedin durumuna uygun düserek vahiy olan bir sürü sey var...yani allah inse bunlari ben yolladim dese o zaman inaniriim ona...ama sunuda sorardim senin adaletin sadece muhammede mi calisiyor

kureşan
02.03.2006, 17:17
müftülere okadar inanıyorsan hala neden inancsızsın turan dursun bir
müftler ise binlerce artı kuranı kerimi hiç okumadığında belli turan dursunun 3 kitabını okurken birde kuranı kerimi okusaydın enazında birazdaha saygılı olurdun
sevgilerimle

Kolera
02.03.2006, 19:23
müftülere okadar inanıyorsan hala neden inancsızsın turan dursun bir
müftler ise binlerce artı kuranı kerimi hiç okumadığında belli turan dursunun 3 kitabını okurken birde kuranı kerimi okusaydın enazında birazdaha saygılı olurdun
sevgilerimle

müftülere inandigimi nereden cikardin anlamadim. ben sadece adam eski bir müftü...yani yillarca inanmis birinin birden dönüp böyle seyler yazmasi üzerinde durulabilecek bir nokta demek istedim...

ayrica kurani da okudum arkadasim...okumaz zorundaydim cünkü turan dursun aciklama yaptigi her yerde kaynaklari kurani kerim bilmem kacinci ayet vesaire idi...yani kurani da okudum...ayrica incilide okudum ve tevratida okudum merakini gidereyim belki bu defada onlari niye okumadin yazarsin...sadece zeburu okumadim o da benim ayibim olsun istersen...

altobelli
02.03.2006, 23:21
boştaysa gelsin :)

ufuk44
02.03.2006, 23:36
turan dursun
turan dursun sahtekardır yarında o peygamberliğini ilan ederse şaşırmayın!!!!
sakın hak kelamından şaşmayın canlar!!!!!!!!!!!!


sevgili dostum turan dursuna sahtekardır diyorsunda onu tanımadığın belli.

şimdi sen niye dersin.

kendisi galiba 1991 yılı olması lazım sukiasy sonucu öldürüldü.

yani peygamberliğini ilan edemez

altobelli
03.03.2006, 00:11
iyi o zaman yandaşları ilan eder

derviscemal
03.03.2006, 00:14
iyi o zaman yandaşları ilan eder


Sevgili Atobelli komik olma lütfen..

Kolera
03.03.2006, 00:15
turan dursun
turan dursun sahtekardır yarında o peygamberliğini ilan ederseler şaşırmayın!!!!
sakın hak kelamından şaşmayın canlar!!!!!!!!!!!!


dostum titre ve kendine gel ölü bir kisi peygamberligini ilan edemez...bilip bilmeden konusuyorsun masallah...

altobelli
03.03.2006, 00:18
hak vergisi ne diyim elimde değil :):):)

manifesto
03.03.2006, 01:05
Muhammet, birgün gündüz vakti evlâtlığı Zeyd'i görmek için onun evine gider. Zeyd'i bulamaz. Zeyd'in karısı Zeyneple karşılaşır. Birden tutulur Zeynep'e..
Bir kadına Muhammed'in ilgi duyması o kadının başka erkeğe -o erkeğin kocası da olsa- uygun olmaktan çıkması ve dolayısıyla Muhammed'in olması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Bu nedenle Zeyd, durumu öğrenir öğrenmez muhammet'e gidip konuşur.
- Karımdan ayrılmak istiyorum
- Neden Seni kuşkuya düşürecek bir şey mi yaptı?
-Vallahi Hayır.Beni kuşkuya düşürecek hiç bir şey yapmadı. Ondan iyiliktan başka bir şey görmedim.
-Öyleyse karını bırakma Tanrı'dan kork!.
Muhammet, karını bırakma derken gerçekte sevdiği Zeynep'in boşanmasını istiyordu ki Zeyd onu boşasın da kendisi alsın..
Ama bu isteğini ve sevgisini dışarı vuramıyor, toplumdan çekiniyor ve içinde saklıyordu.
İşte bu sırada Azhap suresi 37. ayet birden iniverir Muhammetin zihnine!..(Bkz Taberi,Camiü'l-Beyân22/10-11)
Şimdi ayete bakalım aynen Diyanet'in çevirisidir..
"Ey muhammet! Allah'ın nimetlendirdiği kimseye "eşini bırakma, Allahtan sakın! diyor. Allahın açığa vuracağı şeyi içinde saklıyordur. İnsanlardan çekiniyordun, oysa Allahtan çekinmen daha uygundu(Dikkat!, Tanrı burda kendinden Allah diye bahsediyor)Sonunda Zeyd, eşiyle ilgisini kestiğinde onu seninle evlendirdik ki, evlatlıkları eşleriyle ilgilerini kestiklerinde onlarla evlenmek konusunda mü'minlere bir sorumluluk olmadığı bilinsin. Allahın buyruğu yerine gelecektir" (Azhap suresi 37.)

*******************

Görüldüğü üzere allahın kelamı olduğu iddia edilen kuran da muhammetin şahsi zevklerine uygunlaştırılmış kurallar var. Bu internetten alınmış bir yazıdır galiba turan dursun dan alıntılanmış. "Mum söndü karalaması" konusunda bildiğim kadar anlattım burada sure ismide verilmiş şekilde var kimse demesin yalan...

Yani bu alıntıyı yapmaya bile elim varmıyor ama madem böyle iddialar var gerçekleri bilmek herkezin hakkı.
Daha öncede benzer bir yazını okumuştum orada zeyt değil bilal diyordun neyseki biraz düzelme var ama yanlışta ısrar ediyorsun.
Hz zeynep validemizin evliliğinde birçok hikmet vardır küçükyaşta peyganber hanesine girmiş o ahlak ile büyümüş ve günümüze birçok hadis rivayet etmiş birisidir.Peyganber ve onun hanımları ile alakalı yazarken daha dikkatli olunmalı
Kur'ana Hz Muhanmedin şahsi zevkleri girmiş demek te çok ilgin zira hayatı mücadele ve tebliğle geçmiş bir dava insanına yapılmış bir hakaret bu enbaşta.Hayatını birkez okusaydın zevkten ziyade sıkıntı ve çile görürdün.
Orduların ganimetleri onun emrinde olmasına rağmen öldüğünde dahi kalkanının bir yahudide rehin olması onun dünya mal ve mülklerine zerre itibar etmediğine işaret değil mi?

manifesto
03.03.2006, 01:13
Oli hocam iyice saçmalamışsın farketti isen
metinde zeynep yazmışsın zeynep peyganberimizin kızı kardeş
böyle abuksubuk yazıları lütfen birdaha yazma

manifesto
03.03.2006, 01:14
Bir insan ataist olabilir ama ataistlerinde onuru olmalı

Serkan_Devrim
03.03.2006, 12:13
Oli hocam iyice saçmalamışsın farketti isen
metinde zeynep yazmışsın zeynep peyganberimizin kızı kardeş
böyle abuksubuk yazıları lütfen birdaha yazmamanifesto bu metindeki zeynep peygamberin kızı değildir. peygamberin zeynep adında kızı vardır ama metinde bahsedilen zeynep peygamberin amcasının kızıdır ki evlenmişlerdir. ve öncede de oğulluğu zeydin hanımıydı zeynep.

manifesto
03.03.2006, 14:32
manifesto bu metindeki zeynep peygamberin kızı değildir. peygamberin zeynep adında kızı vardır ama metinde bahsedilen zeynep peygamberin amcasının kızıdır ki evlenmişlerdir. ve öncede de oğulluğu zeydin hanımıydı zeynep.

Düzeltme....
Bu metin düzeltildi :)

müttaki
03.03.2006, 14:41
ali_ekber hocam peyganberimizin zeynep adında bir hanımı yoktur evvela.
zeytten boşanan ve daha sonra hz.peyganberle evlenen kişi hz.ebubekirin kızı hz.aişe dir. Bu meselenin bukadar dallandırılıp budaklandırılmasını anlamadım.yaşı küçük deniyor güya bir karalama yapılacak yaa ,daha önce zeyt ile izdivaç etmiş olduğuna göre evlilik çağında gerektiği zaten ortaya çıkıyor.Ve Kur'an da bu evliliğin bir hayır olduğu ve Allah katında hükme bağlandığı ifade ediliyor yani ilahi sevk ile yapılmış bir izdivacı şimdiki paparazzi mantığıyla değerlendirmek çok yanlış.

evet manifesto yanılıyorsun zeydin karısıdır sonra zeyd ayrılıyor ondan

peygamber efendimiz evleniyor. Kuranda ise geçen: size evlatlıklarınızın eşleriyle evlenmek helaldir, bunu anlatmak için Allah böyle yapmıştır tarzı bir ayet var.

Hani sen Allah’ın kendisine nimet verdiği, senin de (azat etmek suretiyle) iyilikte bulunduğun kimseye, “Eşini nikahında tut (onu boşama) ve Allah’tan sakın” diyordun. İçinde, Allah’ın ortaya çıkaracağı bir şeyi gizliyor ve insanlardan çekiniyordun. Oysa kendisinden çekinmene Allah daha layıktı. Zeyd eşinden yana isteğini yerine getirince (eşini boşayınca), onu seninle evlendirdik ki, eşlerinden yana isteklerini yerine getirdiklerinde (onları boşadıklarında), evlatlıklarının eşleriyle evlenmeleri konusunda mü’minlere bir zorluk olmasın. Allah’ın emri mutlaka yerine getirilmiştir. (http://kuran.gen.tr/?x=s_main&y=s_middle&kid=1&sid=33)(Ahzab-37)

Serkan_Devrim
03.03.2006, 14:49
ali_ekber hocam peyganberimizin zeynep adında bir hanımı yoktur evvela.
zeytten boşanan ve daha sonra hz.peyganberle evlenen kişi hz.ebubekirin kızı hz.aişe dir. Bu meselenin bukadar dallandırılıp budaklandırılmasını anlamadım.yaşı küçük deniyor güya bir karalama yapılacak yaa ,daha önce zeyt ile izdivaç etmiş olduğuna göre evlilik çağında gerektiği zaten ortaya çıkıyor.Ve Kur'an da bu evliliğin bir hayır olduğu ve Allah katında hükme bağlandığı ifade ediliyor yani ilahi sevk ile yapılmış bir izdivacı şimdiki paparazzi mantığıyla değerlendirmek çok yanlış.manifesto sen nerden okuyorsun bunları. aişenin başka birinden boşanmasına imkan yoktur. çünkü altı yaşında nikahlanmıştır peygambere. dokuz yaşındada zifaf olmuştur.


Zührî, "Biz Zeyd b. Harise'den önce müslüman olan bilmiyoruz" demiştir. Zeyd b. Harise "Bedr" ve ondan sonraki savaşlarda Resulullah (s.a.v.) ile birlikte bulunmuş ve nihayet Mute savaşında emîr , yani kumandan olarak şehit olmuştur. Resulullah (s.a.v.) onu seferlerinin bazısında Medine'de yerine bırakmıştır. Bera b. Azib'den rivayet olunduğuna göre, Zeyd b. Harise: "Ya Resulullah Hamza ile aramızda kadeşlik sözleşmesi yaptık." demiştir. Hz. Aişe'den rivayet olunur ki "Resulullah (s.a.v.) Zeyd b. Harise'yi herhangi bir seriyyede (düşman üzerine gönderilen küçük süvari müfrezesi) gönderdiği zaman mutlaka onu kumandan yapardı. Ve eğer sağ kalmış olsaydı, onu halife bırakırdı." Buharî'de rivayet olunduğu üzere Seleme b. Ekvâ (r.a.) demiştir ki: "Peygamberle birlikte yedi gazâ ettim. Resulullah, onu bize kumandan yapardı."

Zeyd'in katıldığı seriyyeler: Önce Karede, sonra Hamum, sonra, Iys, sonra Mutrıf, daha sonra sırasıyla, Hısma, Kurza seriyyeleri olmuş, daha sonra Mute savaşında kumandan olmuş ve bu savaşta ellibeş yaşında iken şehid olmuştur. Kur'ân'da ondan başka hiçbir sahabi ismiyle söylenmemiştir. Yine Buharî'de İbn Ömer (r.anhüma)dan rivayet olunduğu üzere, Resulullah (s.a.v) buyurmuştur ki: "O, yani Zeyd, gerçekten kumandanlığa layıktır. Ve gerçekten en çok sevdiklerimdendir."

Tirmizî ve başka muhaddislerin rivayeti ile Hz. Aişe demiştir ki: "Bir sefer Zeyb b. Harise Medine'ye geldi, Resulullah benim odamdaydı, geldi kapıyı çaldı, Resulullah kalktı, ona sarıldı ve öptü."

Bir de İbnü Ömer (r.anhüma) şöyle demiştir: Ömer, Üsâme'ye benden daha çok maaş bağladı. Kendisine sordum. O, Resulullah'a senden daha sevgili idi, babası da Resulullah katında senin babandan daha sevgiliydi dedi.

İşte Zeyd böyle çeşitli yönlerden Allah'ın ve Resulü'nün nimetine ermiş bir zat idi. Burada bunun bu niteliklerle nitelenmesi, nimetin değer ve şükrünü bilecek güzel niteliklere sahip olduğunu tescil ile, gönüldekini kendisine olduğu gibi söylemek için çekinecek bir taraf olmadığına bir dikkat çekmektir. Yani senin, böyle senden nimet görmüş bir kimseye karşı çekinmene hiçbir sebeb yokken diyordun ki Eşini bırakma, kendi yanında tut. Yani Zeyneb'i boşama. Burada tefsirler bu konudaki rivayetlerin arasına şöyle bir paragraf eklemişlerdir: Güya Resulullah (s.a.v.) Zeyneb'i Zeyd'e nikâhladıktan bir zaman sonra, tesadüfen gözü ona ilişmiş, birdenbire güzelliği gönlünde yer etmiş de "Gönülleri çeviren Allah'ı tesbih ederim" demiş. Zeyneb de tesbihi işitmiş Zeyd'e söylemiş, Zeyd intikal etmiş ve bunun üzerine Zeyneb'le beraberliği uygun görmeyerek Resulullah'a gelmiş: "Ben eşimden ayrılmak istiyorum" demiş. Resulullah (s.a.v.)de: "Ne var, ondan seni şüpheye düşürecek bir şey mi oldu?" buyurmuş. Zeyd: "Yok. Vallahi ben ondan hayırdan başka bir şey görmedim. Fakat şerefli bir aileden gelmesi dolayısıyla kendisini benden büyük görüyor." demiş. Ve o zaman Resulullah "Hanımını kendine sıkı tut" buyurmuş. Ansızın görülen bir güzelin güzelliğini son derece temiz ve ince bir biçimde duyup takdir ederek yaratanın yaratıcılık gücünü tesbih ve tenzih ile ilan etmekte peygamberlerin ismet (günah işlememe) özelliğine aykırı hiçbir durum olmadığından, bu hikayenin gerçekten olmuş olmasını varsaymakta aslında bir sakınca yoktur. Bununla birlikte birtakım hırıstiyan yazarların dedikodu aracı yapmak istedikleri bu hikaye, Hadis ilmi bakımından, gerçekten olmuş bir olay değildir. Bir kere rivayet açısından sahih hadis kitaplarında, sahih bir yol ve sened ile rivayet edilmemiştir. Sonra dirayet, yani hadisin mânâsı açısından, Zeyneb'in güzelliğini Resulullah'ın henüz yeni görüp anlamış olması aklen kabul edilemez. Zira Zeyneb Resulullah'ın yakın akrabasından olmakla, ta çocukluğundan beri görüp bildiği ve özellikle tesettür edilmemiş bulunduğu için vücud güzelliğini yakından tanıyageldiği bir kadın iken, bunu ilk olarak bu defa görülmüş beğenilivermiş diye anlatmak kendi kendini yalanlayan bir hikayedir. Doğrusu Resulullah Zeyneb'i önceden biliyordu ve bildiği için onu evlat gibi sevdiği Zeyd'e nikah etmiş idi. Fakat Zeyneb onurlu bir kadındı. Zeyd'i kölelikten azad edilmiş olduğundan dolayı kendine denk sayamamış, ona varmak istememişti. Sırf Resulullahın emrine itaatla ona varmış, fakat gereği gibi ısınamamıştı. Ara sıra Peygamber'e akrabalığından dolayı şerefli olması ve asaletiyle övünerek Zeyd'e karşı büyüklenmek istiyordu. Gerçekten kumandanlığa layık olarak yaradılmış olan Zeyd buna bir süre sabretti ise de Resulullaha varıp Zeyneb'den ayrılmak istediğini arz eyledi. Resulllah (s.a.v.)da bunu nefsinde uygun gördüğü halde, birdenbire müsade etmeyip dedi ki: "Hanımını kendine sıkı tut." Ve Allah'tan kork. Yani kadını boşamanın, önemsiz bir mesele olmadığını, Allah katında sorumluluk getiren bir iş olduğunu düşün, çünkü "Yani Allah katında helallerin en çirkini boşamadır." Bu nasihatlar güzel, fakat böyle derken İçinde de Allah'ın meydana çıkaracağı bir şey gizliyordun. Boşamasını uygun görüyordun, yahut onu nikahlamayı düşünüyordun da söylemiyordun. Taberî'de Süfyan b. Uyeyne kanalıyla Ali b. Hüseyn'den rivayet edildiğine göre, Allah, peygamberine bildirmişti, Zeyneb ilerde Resulullah'ın hanımlarından birisi olacaktı. Böyle iken Zeyneb'den şikayete geldiği zaman, ona hanımını kendinde tut demişti. Çünkü o halde halkı da sayıyordun. Zeyd'in hatırını sayıyor ve insanlar dedikodu ederler diye çekiniyordun. Oysa Allah'ı sayman daha uygundu. Eğer korkacak bir şey varsa, halkı hiç hesaba almayarak yalnız Allah saygısını duyasın. Yani sırf gizlemek sakıncalı değildir. Allah için korkacak, Allah'ın emrine aykırı olacak bir şey olsaydı, sade Allah korkusuyla gizlemek de sakıncalı değildi. Fakat Allah için korkacak bir durum yok iken sırf insanlardan korkarak gizlemek veya Allah korkusuyla birlikte bir de halk korkusu gözetmek, işte hatırlatmanın sebebi budur. Halktan hiç korkmayarak yalnız Allah korkusunu gözetmek gerekti. Çünkü Allah'ın ilahi mesajını tebliğ eden peygamberler açıklanacağı üzere Allah'tan başka kimseden korkmazlar. "Allah'tan korkarlar ve O'ndan başka kimseden korkmazlar." (Ahzab, 33/39). Deniliyor ki Peygamber'e karşı en şiddetli âyet bu "İçinde Allah'ın meydana çıkaracağı bir şey gizliyordun" âyetidir. Hz. Aişe der ki: "Resulullah (s.a.v.) Allah'ın kitabından bir şey gizleseydi bu âyeti gizlerdi." "İçinde de Allah'ın meydana çıkaracağı bir şey gizliyordun." "İnsanlardan çekiniyordun, oysa Allah'dan çekinmen daha uygundu." Demek ki bu ayet bu şekilde Resulullah'ın doğruluğuna ve pek yüksek olan huşu ve takvasına da açık bir delil oluyor. Zeyd ondan tamamen ilişiğini kesince, yani senden nimet elde etmiş olan Zeyd, sonunda o hanımı olan Zeyneb'den muradına erince, onu tutmak istemeyip boşadı ve iddeti çıktı. Ona hiçbir şekilde bir ihtiyacı kalmadı ve bu şekilde Zeyneb açıkta mahrum kaldı. O zaman biz onu seninle evlendirdik, yani senin çekinmene rağmen nihayet onunla evlenmeni sana emrettik. Demek ki Peygamber insanlara karşı söylemekten bile kaçındığı bir fiilin açıktan açığa yapılmasına emir almış bulunuyordu. Şüphe yok ki bu onun iman ve kesin inancını ortaya çıkaran büyük bir imtihandır. Fakat bu ne için böyle oluyordu? Ne idi? Bu evlendirmede ümmet için önemli bir hüküm hikmeti vardı. Şöyle ki Oğulluklarının, hanımlarında ilişkilerini kestikleri zaman, müminler üzerine bir darlık olmaması hikmeti için. Zira sûrenin başında geçtiği üzere, siz oğulluk edinmekle yüce Allah onları gerçekten sizin oğullarınız edivermemiştir. Şu halde, Nisa Sûresi'nde "Öz oğullarınızın hanımları ile evlenmeniz haram edildi." (Nisa, 4/23) buyruğuna uygun olarak, öz oğulların hanımları ile nikâhlanmak haram edilmiştir, diye oğullukların hanımlarını da gerçekten onlar gibi saymak gerekmez. Bir kimsenin oğul edindiği evlatlığının hanımını boşayıp iddeti çıktığı zaman, o adamın onunla evlenmesi şer'an caizdir, bunda hiçbir sakınca yoktur. İşte cahiliyet devrinde kökleşmiş olan bu adetin bu darlığın İslam'da kaldırılması için, ilâhî hikmet Peygamber'in bizzat kendisinde tatbikini gerektirmiş ve bu hikmet için o evlenme emredilmiştir. Allah'ın buyruğu yerine getirilmiştir. Onun için bu emir de yerine getirilmiş, Peygamber evlenmiş, Zeynep de Peygamber'in hanımı olmuştur. Bu şekilde bu evlenmenin meşru olduğu tatbikatla gösterilmiştir.
www.biriz.biz/kuran/ahzab/ahzab.htm
bu son yazılan elmalılı hamdi yazırın tevsiridir. herhalde kabul edersin.

manifesto
03.03.2006, 15:33
Düzeltme..
Bu metin düzeltildi.

müttaki
03.03.2006, 15:53
Rasulullah (s.a.v.)'in Zeynep binti Cahş (r.anha) ile evlenmesi teşriî açıdan birçok yönü bulunan bir evliliktir. Bunlar:

A- Evlenmede erkek ile kadın arasındaki denkliğin bulunmasını gerektiren geleneği yıkıyordu. Halasının kızını -ki Kureyş'in ileri geleni idi- kölelikten azad edilen birisi ile evlendiriyordu.

B- Arap adetlerine göre bir kişinin evlatlığı onun oğlu gibi sayılıyordu ve evlatlığının karısı ile evlenemezdi. Bu evlilikle Allah Rasulü, bir kişinin evlatlığının boşadığı kadınla evlenememesi düşüncesini yıkıyordu.

Zeyneb binti Cahş; Rasulullah (s.a.v.)'ın halası, Abdulmuttalib'in kızı Umeyme'nin kızı idi. Hz. Zeynep, O'nun gözü önünde ve gözetiminde yetişmişti. Bu nedenle Zeyneb Rasulullah için bir kız veya küçük bir bacı gibi idi. Onu çok iyi tanıyor, Zeyd'le evlenmeden önceki durumunu, çekici olup olmadığını iyi biliyordu. Rasulullah, çocukluğuna ve gençliğine kadar küçük yaşından beri ona şahid olmuştu. O, Rasulullah için meçhul değildi; adeta kızı gibi biliyordu onu. O'nu, azadlısı Zeyd ile evlendirmek istediğinde kardeşi Abdullah bin Cahş karşı çıktı. Bu karşı geliş iki şeyden kaynaklanıyordu:

a-) Zeyneb (r.anha) Kureyşli ve Haşimi idi.

b-) Rasulullah'ın halasının kızı idi. Nasıl olurda Hatice (r.anha)'nın köle olarak alıp daha sonra azad ettiği bir kişi ile evlenecekti. Bunu, Zeyneb'e büyük bir ar gördü. Arabların yanında da bu, büyük bir ar sayılırdı. Şereflilerin şerefli kızları, kölelikten kurtulsalar da kölelerle evlenemezlerdi. Ama, Rasulullah istiyordu ki bu tür gelenekler yıkılsın. Ve insanlar bilsin ki üstünlük Arab Acem olmakta değildir. Üstünlük takvalı olmadadır. Allah'ın şu sözü anlaşılmalıydı:

"Şüphesiz, sizin en ekreminiz Allah katında takvalı olanınızdır."

Rasulullah (s.a.v.) bu türden bir itirazın akrabalarının dışındaki bir kadından gelmesini hoş karşılamıyordu. Halasının kızı Zeyneb binti Cahş'ın, Arabların bu çirkin geleneklerinden kurtulma onurunu yüklenmesini istiyordu. Bu, onların adetlerinin yıkılışı olacaktı. İnsanların söyleyeceğinden korktuğu sözlere, ancak onun dayanabileceğini düşünüyordu. Kendisinin büyüttüğü, Arapların adet ve geleneklerinin gölgesinde yetişmiş olan Zeyd (r.a.)'in, diğer çocuklar gibi bu verasete sahip olma hakkının bulunmasını istiyordu. İşte bu zat Zeyneb'le evlenecekti. O, yüce Şari’nin, evlatlıklarını çocukları olarak görenler için hazırladığı bir olaya hazırlanmış oluyordu. Rasulullah (s.a.v.), Zeyneb'in ve kardeşi Abdullah'ın kabul etmeleri için ısrar etti. Zeyneb (r.anha) ve kardeşi Abdullah, Zeyd ile evlenme olayının gerçekleşmemesi için direndiler. Bunun üzerine Allah (c.c.), şu ayeti inzal buyurdu:

"Bir mü’min erkek ve kadın için, Allah ve Rasul'ü, bir işe hükmettiğinde, o işlerinde, kendileri için, muhayyer değillerdir (seçme hakları yoktur). Kim Allah ve Rasulü’ne isyan ederse o, apaçık delalet içindedir. "

Bundan sonra, Zeyneb ve Abdullah için bir seçenek kalmadı ve "biz bunu kabul ediyoruz ya Rasulullah" dediler. Rasulullah mihrini verdikten sonra gerdeğe girdiler. Ancak Zeyneb ve Zeyd'in evlilikleri istenildiği gibi devam etmedi; sıkıntılar ve hoşnutsuzluklar başladı. Allah ve Rasulü’nün olmasını istediği bu evliliğe, Zeyneb'in gönlü yatmamıştı. İsteklere boyun eğmemişti, bu evliliğe karşı yumuşak olmamıştı. Bilhassa Zeyd'e karşı gururlu idi; bir köleye rıza gösteremiyordu. Zeyd’e sıkıntılı bir hayat yaşatıyordu. Zeyd (r.a.), bu durumu kaç sefer Rasulullah'a anlattı; kötü muamelesini izaha çalışarak defalarca Rasulullah (s.a.v.)'tan onu boşamak için izin istedi. Ancak Rasulullah (s.a.v.) eşini elinde tut diyordu. Öte yandan Allah’tan Rasulü’ne gelen vahiy, Zeyd'in boşamasından sonra Zeyneb'in kendisinin olacağını bildiriyordu. Muhammed, oğlunun karısı ile evlendi denilmesinden korktuğundan bu olay, kendisine çok ağır geldi. Kendisini ayıplayacaklarından korkuyordu; çünkü Zeyd, O'nun evlatlığı idi. Bundan dolayı Zeyd'in boşamasını istemiyordu. Fakat Zeyd (r.a.), Zeyneb'i boşamak için ısrar etti. Zeyd Zeyneb'i boşadıktan sonra Zeyneb'in kendisiyle evleneceğini Allah'ın vahyettiğini bildiği halde: "Eşini yanında tut Allah'tan kork" diyordu. Bunun üzerine Allah Rasulü’ne Rabbin'den bir itab geldi. Yani yüce Allah Rasulü’ne şöyle diyordu: Ben sana, Zeyneb'in evleneceğin kadınlardan birisi olduğunu bildirdiğim halde sen, Allah'ın açığa vuracağı şeyi içinde gizliyorsun. Bu husus ayette şöylece yer alıyordu:

"Fakat Allah'ın açığa vuracağı şeyi içinde gizliyordun." Ayette de belirtildiği üzere Allah Rasulü, evlatlığının boşadığı hanımın daha sonra kendisinin hanımı olacağını bildiği halde bunu gizliyordu. Allah'ın sonradan açığa vurduğu şey de işte budur. Yani evlatlığının boşadığı hanımı ile evlenmesi mutlaktır, değişmez.

Rasulullah (s.a.v.)'in, daha sonra vahiyle açıklanacak olan şeyi gizlemesinin nedeni şuydu: Arablarda, evlatlıklar neseb ve miras hususunda eve aittirler. Çocuklarına ait olan tüm haklar evlatlıkları için de geçerli idi; mirasta ve nesebin haramlılığı gibi tüm hususlarda aynen öz çocuklar gibi işlem görürlerdi. İşte bunun içindir ki Allah Rasulü’ne, evlatlığının boşayacağı hanımıyla kendisinin evleneceği vahyedilince; Zeyd’in Zeyneb'i boşama yönündeki tüm ısrarlarına, Zeyneb'den şikayetçi olmasına, aralarında bir sıcaklığın bulunmamasına, evlendikleri günden beri evlilik hayatının uyumsuz bir şekilde sürdüğünü bildirmesine rağmen Zeyd’e hanımını elinde tutması ve boşamaması için ısrar etti. Ancak Zeyd boşanmada ısrar edince Rasulullah ona izin verdi. Rasulullah'ın Zeyneb'le evleneceğinden hem kendisinin hem de Zeyneb'in haberi olmaksızın Zeyneb'i boşadı. Ahmed, Müslim ve Nesei'nin Süleyman b. el-Muğire yoluyla Sabit’ten, onun da Enes'ten rivayet ettiğine göre: “Zeyneb iddetini doldurduğu zaman Rasulullah (s.a.v.) Zeyd’e Zeyneb’i çağırmasını söyledi. Zeyd şöyle anlatıyor: Hemen Zeyneb'e gittim ve Zeyneb'e: “Seni müjdeliyorum, Rasulullah seni çağırıyor. Rasulullah beni sana gönderdi ve gelmeni istedi.” Zeyneb şöyle dedi: “Allah bana emretmedikçe bir şey yapmayacağım.” Gitti mescidine girdi ve bu sırada Kur'an indi, Rasulullah da izinsiz olarak gelip Zeyneb'in yanına girdi. Allah Rasulü Zeyneb'in yanına girdiğinde ilgili ayetin şu kısmı nazil olmuştu:”

“Zeyd, o kadından ilişiğini kesince biz, onu, sana nikahladık ki, bundan böyle evlatlıkları kadınları ile ilişkilerini kestikleri zaman, o kadınlarla evlenme hususunda, mü’minlere bir güçlük olmasın."

Şayet Zeyneb, Rasulullahla evleneceğini daha önce bilseydi, ben Rabbim'in emirlerini bekliyorum, yani O'nunla evlenmeyi tercih ediyorum demezdi. Şayet Zeyd, onu boşadıktan sonra Rasulullahla evleneceğini bilseydi, seni müjdeliyorum demezdi. Dolayısıyla bu evliliğin sebebi, mü’minlerin evlatlıklarının boşadığı hanımlarla evlenmelerinde bir sakınca olmadığını göstermek içindir.

Serkan_Devrim
03.03.2006, 15:58
:) ya varya bir paranoya sanki önce açıp peyganberlerimizin hanımlarının isimlerini bir öğrenin sonra Hz. Zeyd den boşanıp da peyganberimizle evlenen kişinin bana hala zeynep olduğunu söyleyin

Tarihi bile çarpıtmaya çalışmak ne garip bir tavır Hz.Ebubekirin Zeynep adında kızı varmıydı ki
Zeyd'in evli olduğu daha sonrada boşandığı kişi Hz. Aişe'dir
Bu kabullenmesi çok zor bir mesele değil, zeynep'i kim nerden çıkardı bir anlatsın bakalım.Meseleleri doğru aktaralım.
Hz Aişe yaş olarak küçüktü ama zeyt ile daha önce evlenmiş olduğuna göre evlilik çağına gelmiş biri olması gerekmez mi? Siz ailesinden daha mı iyi bileceksiniz
Aişe yi yakında Kundan ta bir bebekti o zaman evlendi gibi acip bir iddia ile karşılaştıracaksınız. Bu büyük bir vebal arkadaşlar dikkatli olalım.
Biraz meseleleri okuyup öğrenmek lazım. nedir anlaşılmaya izah edin bi
manifesto bir üstteki yazıyı yada müttakinin yazısını oku. sana elmalılı'nın tevsirini sunduk. daha da yalnışta inat ediyorsun. oku bi bakalım.

müttaki
03.03.2006, 16:02
evet bu yazı hem oliye hem manifestoya cevap veriyo hehe :)

mtb_1973
03.03.2006, 17:40
düşünce özgürlüğü denilen bir kavram var ama ben bu yazılanlara bir düşünce saygı göremedim nasılki dinler inançlar farklıda olsa sonuçda herkes ayını isimi dilinden ve kalbinden söylüyor allah cc zıt düşünce niz varsa onlara ben saygı duyarım saygılarımla

manifesto
03.03.2006, 23:00
evet müttaki hocam mesele senin yazdığın gibi.Benim Hz. Zeynep Bint-i Cahş ile Hz Aişe nin isimlerini karıştırmam mesele olmuştur. Oradaki yanlış anlama ondan dır yanlışta ısrar olmaz olur ise art niyet olur.

KesiciAli
05.03.2006, 00:40
bende alevi bir kardesinizim ama lütfen kuran ve muhammed hakkinde sapik seyler yazmayalim muhammed demek ali demek 1 nur ikiye bölünmüs bir parcasi muhammed bir parcasi alidir.muhammede laf atmak aliye laf atmaktir bunu böyle bilin .

caferi
17.03.2006, 22:35
ESSELAMIN ALEYKÜM VE RAHMETTULLAH
Bi kere bu soruyu sormak bile çok saçma .elbette Kuran ALLAH kelamıdır. bundan kimsenin şüphesi olmasın.. ALLAHU teala kuranın koruyucusudur..
böyle bir konunun bırakın tartışılması ,sorulması bile hatadır.hem düşünün HZ Muhammet (s.a.a.v) efendimizin okuma yazması yoktur okuma yazma bilmeyen birisinin bunları nasıl yazabilir...

ercan005
20.03.2006, 02:30
kardeşler bu konuyu buraya taşımakla en büyük saygısızlığı yapıyoruz bence.aleviler için mum söndü karalaması yapanlarla, bu konuyu buraya taşıyan arasında hiçbir fark yoktur.bakın dostlar hz. Ali efendimizde aynı dinin mezhubu.hz.Muhammed için yazılmışsa bir o kadar da Hz.Ali için yazılmış uyarlanmış bir kur an ile karşı karşıyayız.bu fikri taşıyan arkadaşımızın Hz. Ali yi ve peygamberimizi ne kadar tanıdığı meçhuldur.
arkadaşlar lütfen şunu unutmayalım.Allahın peygamberimiz s.a.v. aracılığıyla göndermiş olduğu kur an ı kerim süreleriyle hiç bir derdimiz yok.kur anı kerimden verilen güzelliklerden alan alır almayan almaz.lütfen böyle yaparak aleviliği saptırıyoruz.şunu unutmayalım elhamdülillah müslümanız ama hakları yenmiş müslümanlarız.burada ne peygamberimizin ne de allahımızın bir rolü vardır.kimler bize dost kimler düşman iyi kavrayalım.burada dostlarımız allah peygamberimiz hz. ali dir.düşmanlarımız hakkında yorum yapmak istemiyorum.tartışmanın alevlenmesi bize hiçbirşey kazandırmaz...sizler dostlarınızı bilin..dostlar yanınızdaysa hiç bir düşman yaklaşamaz...

pirihorasani
20.03.2006, 12:05
Muhammet, birgün gündüz vakti evlâtlığı Zeyd'i görmek için onun evine gider. Zeyd'i bulamaz. Zeyd'in karısı Zeyneple karşılaşır. Birden tutulur Zeynep'e..
Bir kadına Muhammed'in ilgi duyması o kadının başka erkeğe -o erkeğin kocası da olsa- uygun olmaktan çıkması ve dolayısıyla Muhammed'in olması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Bu nedenle Zeyd, durumu öğrenir öğrenmez muhammet'e gidip konuşur.
- Karımdan ayrılmak istiyorum
- Neden Seni kuşkuya düşürecek bir şey mi yaptı?
-Vallahi Hayır.Beni kuşkuya düşürecek hiç bir şey yapmadı. Ondan iyiliktan başka bir şey görmedim.
-Öyleyse karını bırakma Tanrı'dan kork!.
Muhammet, karını bırakma derken gerçekte sevdiği Zeynep'in boşanmasını istiyordu ki Zeyd onu boşasın da kendisi alsın..
Ama bu isteğini ve sevgisini dışarı vuramıyor, toplumdan çekiniyor ve içinde saklıyordu.
İşte bu sırada Azhap suresi 37. ayet birden iniverir Muhammetin zihnine!..(Bkz Taberi,Camiü'l-Beyân22/10-11)
Şimdi ayete bakalım aynen Diyanet'in çevirisidir..

Bunun dogrulugunu ispat etsene bana?

Olaylari bu yone cekmek istedikten sonra diger ayetlerede bahaneler bulunur.Arkadasim ayet dogrudur,fakat yukardaki olayin bana kaynagini goster.

Serkan_Devrim
20.03.2006, 12:12
(Bkz Taberi,Camiü'l-Beyân22/10-11)

Bunun dogrulugunu ispat etsene bana?

Olaylari bu yone cekmek istedikten sonra diger ayetlerede bahaneler bulunur.Arkadasim ayet dogrudur,fakat yukardaki olayin bana kaynagini goster.kaynak vermiş daha ne yapsın? nasıl ispatlayablir ki başka.:yamukgul:

canugur
20.03.2006, 15:12
Yeri gelince Sahih- i Buhari´yi dahi yalanlamaktan cekinmedikten sonra, tarihsel belge ve kaynaklari bazi insanlarin anlamasini beklemek beyhude bir bekleyis olacabilir.

Ama yine de gercekler bir bir su yüzüne cikmaktadir.
saygilar

Nesimi
23.03.2006, 23:45
Azhab-37. Hani sen Allah’ın kendisine nimet verdiği, senin de (azat etmek suretiyle) iyilikte bulunduğun kimseye, “Eşini nikahında tut (onu boşama) ve Allah’tan sakın” diyordun. İçinde, Allah’ın ortaya çıkaracağı bir şeyi gizliyor ve insanlardan çekiniyordun. Oysa kendisinden çekinmene Allah daha layıktı. Zeyd eşinden yana isteğini yerine getirince (eşini boşayınca), onu seninle evlendirdik ki, eşlerinden yana isteklerini yerine getirdiklerinde (onları boşadıklarında), evlatlıklarının eşleriyle evlenmeleri konusunda mü’minlere bir zorluk olmasın. Allah’ın emri mutlaka yerine getirilmiştir.

Çok ince bir nokta gerçekten iyi yakalanmış Acaba bütün bir insanlığa gönderilmiş olan Kur'andan bu ayetle insanlık nasıl bir fayda sağlayacak merak ediyorum doğrusu :)

Bilim teknik bu kadar ilerlemiş ve halada ilerlemeye devam ederken şeriatla yönetilen ve Kur'an a dayalı olarak yönetilen neden sefalet içinde olduğunu sanırım bu durum özetliyor ?

manifesto
24.03.2006, 00:03
Çok ince bir nokta gerçekten iyi yakalanmış Acaba bütün bir insanlığa gönderilmiş olan Kur'andan bu ayetle insanlık nasıl bir fayda sağlayacak merak ediyorum doğrusu

Kalbinde nifak ve münafıklık alameti olanları ortaya çıkarmaktadır bu ayet.İnsanlığa ve müslümanlığa faydası budur.

Nesimi
24.03.2006, 00:10
Çok ince bir nokta gerçekten iyi yakalanmış Acaba bütün bir insanlığa gönderilmiş olan Kur'andan bu ayetle insanlık nasıl bir fayda sağlayacak merak ediyorum doğrusu

Kalbinde nifak ve münafıklık alameti olanları ortaya çıkarmaktadır bu ayet.İnsanlığa ve müslümanlığa faydası budur.

:D evet beklediğim cevap buydu demek nifak ve munafıklık alametini tespit ettiniz bravo gerçekten dünyaya insanlığa büyük bir hizmet peki şu an şeriata göre katlim vacipmidir? =)

manifesto
24.03.2006, 00:15
kızılkilise, siz daha çok duaya ihtiyacı olan bir kimsesiniz ve ben duamı şöle yaparım , Allahım sen ıslahı mümkün olan bütün kullarını ıslah eyle, ıslahı mümkün olmayan kullarına ise azametinle muamele eyle.....(amin)

redyellow
29.03.2006, 09:41
"Kur’an Allah kelamı mı yoksa Muhammet mi oturup yazmış !.."

Başlığa baktıktan sonra yazının içeriği için yorum yapmaya bile gerek kalmamış Kesinlikle önyargı ile, büyük bir husumet ile yazılmış bir yazı.

Yazının başlığında bile Hz.Muhammed (sav) den MUHAMMET diyerek bahsetmek bile yazanın niyetini çok açık ortaya çıkarıyor.

Sanki asker arkadaşından bahsediyor.

Milyonlarca-milyarlarca insanın peygamberine herkes ama herkes (inansın inanmasın) saygılı olmak zorundadır.

Hangi peygamberden bahsedilirse bahsedilsin hepsine saygılı olmak, hürmet etmek insanlık gereğidir.

sinan boztepe
31.03.2006, 11:46
"""kuran allah kelamımı yoksa muhammedi oturup yazmış """

bu nasıl bir konu daha anlayamadım!!! bu sözü ancak allaha inanmayan biri söyleye bilir...
dört kitaba inancımız var.. hepsini cenabı hak kelamıdır.. ister yahudiye sorun,, ister hıristiyana....
inanınki daha bu konunun niçin açıldığını anlayamadım.. dini sorgulamak çok yanlış.. insanların inançları ile dalga geçmeye benzer bu.........
allah kelamı değlse muhammedin hayal dünyasımıydı??? bu konu o anlama gelir...

bu konuyu açan arkadaşım kimse aklını başına toplasın.. bizlerin dini inançlarını örseleyecek bu tip sorularla zaman geçirmesin.. çünki ben bu konunun altında başka nedenler ararım........

ne demek olsun; ben muhammed mustafanın neslindenim; eğer peygamber hayalperest ise biz asırlardır bir hayal peşinden mi gittik.. bir hayal içinmi asıldık, kesildik, yakıldık, diri diri yüzüldük..................
allah aşkına yapmayın............
eğer inanmıyorsanız dahi saygı gösterin........

Şoreş
31.03.2006, 12:17
Kuran Allahın sözleridir ve Peygamberimiz yazmıştır.Kuran sanki geleceği görüyor.Bunları Allahtan başkası bilemez

redyellow
31.03.2006, 14:16
"""kuran allah kelamımı yoksa muhammedi oturup yazmış """

bu nasıl bir konu daha anlayamadım!!! bu sözü ancak allaha inanmayan biri söyleye bilir...
dört kitaba inancımız var.. hepsini cenabı hak kelamıdır.. ister yahudiye sorun,, ister hıristiyana....
inanınki daha bu konunun niçin açıldığını anlayamadım.. dini sorgulamak çok yanlış.. insanların inançları ile dalga geçmeye benzer bu.........
allah kelamı değlse muhammedin hayal dünyasımıydı??? bu konu o anlama gelir...

bu konuyu açan arkadaşım kimse aklını başına toplasın.. bizlerin dini inançlarını örseleyecek bu tip sorularla zaman geçirmesin.. çünki ben bu konunun altında başka nedenler ararım........

ne demek olsun; ben muhammed mustafanın neslindenim; eğer peygamber hayalperest ise biz asırlardır bir hayal peşinden mi gittik.. bir hayal içinmi asıldık, kesildik, yakıldık, diri diri yüzüldük..................
allah aşkına yapmayın............
eğer inanmıyorsanız dahi saygı gösterin........


Sayın Boztepe,

bu güzel, bu sağduyulu yazınız için teşekkür ederim.

Saygılar

srdr_ist
31.03.2006, 15:07
"""kuran allah kelamımı yoksa muhammedi oturup yazmış """

bu nasıl bir konu daha anlayamadım!!! bu sözü ancak allaha inanmayan biri söyleye bilir...
dört kitaba inancımız var.. hepsini cenabı hak kelamıdır.. ister yahudiye sorun,, ister hıristiyana....
inanınki daha bu konunun niçin açıldığını anlayamadım.. dini sorgulamak çok yanlış.. insanların inançları ile dalga geçmeye benzer bu.........
allah kelamı değlse muhammedin hayal dünyasımıydı??? bu konu o anlama gelir...

bu konuyu açan arkadaşım kimse aklını başına toplasın.. bizlerin dini inançlarını örseleyecek bu tip sorularla zaman geçirmesin.. çünki ben bu konunun altında başka nedenler ararım........

ne demek olsun; ben muhammed mustafanın neslindenim; eğer peygamber hayalperest ise biz asırlardır bir hayal peşinden mi gittik.. bir hayal içinmi asıldık, kesildik, yakıldık, diri diri yüzüldük..................
allah aşkına yapmayın............
eğer inanmıyorsanız dahi saygı gösterin........

Dedem bu konu ile çıkan düşünceye vede takip edenlere Tektir ile uslanmayanın sonu kötektir. Yani bizden değil ama allah tan korkun biz Allah tan korkmayız diiyenlere :) gülerim senin Allah la iyi bir samimiyetin var heralde yoksa neden korkmayasın BİLİNİZ Kİ ALLAH A KÜFRETSENİZ BAĞIŞLAR AMA SEVDİĞİ KULUNA BİR SÖZ SÖYLER VE O YÜCE PEYGAMBER DE ÜZÜLÜRSE ÇOK ŞEYDEN KORKMANIZ LAZIM ALLAH SEVDİĞİ KULUNA AĞIR SÖZ SÖYLEYENİ ASLA AFFETMEZ VE AĞIR CEZA VERİR.
İnanmıyorsanız devam edin biz üzerimize düşen hak sözünü beyan ettik.
Buyrun korkusuzca söyleyin biz sizin dediğinizden Allah a sığınıyoruz bizim Allah tan kokumuz vardır. Olduğu içinde aha fazla bir şey söyleyemiyoruz dersek sizin düştüğünüz kefeye düşeriz.

aksakal
31.03.2006, 19:12
Büşra kardeşime aynen katılıyorum . Kuran ilk aalı neise o dur ve kıyamete kadar da aynı kalacaktır. " O'nu (kuranı) biz indirdik biz koruyacağız" bu ayet Allah'a aittir.

redyellow
06.04.2006, 17:46
kızılkilise, siz daha çok duaya ihtiyacı olan bir kimsesiniz ve ben duamı şöle yaparım , Allahım sen ıslahı mümkün olan bütün kullarını ıslah eyle, ıslahı mümkün olmayan kullarına ise azametinle muamele eyle.....(amin)


aminnnnn

Zahir
10.04.2006, 11:13
Muhammet, birgün gündüz vakti evlâtlığı Zeyd'i görmek için onun evine gider. Zeyd'i bulamaz. Zeyd'in karısı Zeyneple karşılaşır. Birden tutulur Zeynep'e..
Bir kadına Muhammed'in ilgi duyması o kadının başka erkeğe -o erkeğin kocası da olsa- uygun olmaktan çıkması ve dolayısıyla Muhammed'in olması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Bu nedenle Zeyd, durumu öğrenir öğrenmez muhammet'e gidip konuşur.
- Karımdan ayrılmak istiyorum
- Neden Seni kuşkuya düşürecek bir şey mi yaptı?
-Vallahi Hayır.Beni kuşkuya düşürecek hiç bir şey yapmadı. Ondan iyiliktan başka bir şey görmedim.
-Öyleyse karını bırakma Tanrı'dan kork!.
Muhammet, karını bırakma derken gerçekte sevdiği Zeynep'in boşanmasını istiyordu ki Zeyd onu boşasın da kendisi alsın..
Ama bu isteğini ve sevgisini dışarı vuramıyor, toplumdan çekiniyor ve içinde saklıyordu.
İşte bu sırada Azhap suresi 37. ayet birden iniverir Muhammetin zihnine!..(Bkz Taberi,Camiü'l-Beyân22/10-11)
Şimdi ayete bakalım aynen Diyanet'in çevirisidir..
"Ey muhammet! Allah'ın nimetlendirdiği kimseye "eşini bırakma, Allahtan sakın! diyor. Allahın açığa vuracağı şeyi içinde saklıyordur. İnsanlardan çekiniyordun, oysa Allahtan çekinmen daha uygundu(Dikkat!, Tanrı burda kendinden Allah diye bahsediyor)Sonunda Zeyd, eşiyle ilgisini kestiğinde onu seninle evlendirdik ki, evlatlıkları eşleriyle ilgilerini kestiklerinde onlarla evlenmek konusunda mü'minlere bir sorumluluk olmadığı bilinsin. Allahın buyruğu yerine gelecektir" (Azhap suresi 37.)

*******************

Görüldüğü üzere allahın kelamı olduğu iddia edilen kuran da muhammetin şahsi zevklerine uygunlaştırılmış kurallar var. Bu internetten alınmış bir yazıdır galiba turan dursun dan alıntılanmış. "Mum söndü karalaması" konusunda bildiğim kadar anlattım burada sure ismide verilmiş şekilde var kimse demesin yalan...


MEARİC SURESİ


http://www.diyanet.gov.tr/kuran/mainimg/SPACE.GIF

http://www.diyanet.gov.tr/kuran/mainimg/SPACE.GIF

http://www.diyanet.gov.tr/kuran/mainimg/SPACE.GIF38,39,40.
Görebildiklerinize ve göremediklerinize yemin ederim ki, o (Kur’an), hiç şüphesiz çok şerefli bir elçinin (Allah’dan alıp tebliğ ettiği) sözüdür.
http://www.diyanet.gov.tr/kuran/mainimg/SPACE.GIF41.
O, bir şâirin sözü değildir. Ne de az inanıyorsunuz!
http://www.diyanet.gov.tr/kuran/mainimg/SPACE.GIF42.
Bir kâhinin sözü de değildir. Ne de az düşünüyorsunuz!
http://www.diyanet.gov.tr/kuran/mainimg/SPACE.GIF43.
O, âlemlerin Rabbi tarafından indirilmedir.
http://www.diyanet.gov.tr/kuran/mainimg/SPACE.GIF44,45.
Eğer Muhammed bize isnat ederek bazı sözler uydurmuş olsaydı mutlaka onu kudretimizle yakalardık.
http://www.diyanet.gov.tr/kuran/mainimg/SPACE.GIF46.
Sonra da onun şah damarını mutlaka keserdik.
http://www.diyanet.gov.tr/kuran/mainimg/SPACE.GIF47.
Hiçbiriniz de bu cezayı engelleyip ondan savamazdı

Bırak Safsatalara inanmayı. Eğer bir konuda şüpen varsa aç Allahın Kelamını oku ve doğru olup olmadığına bak. Nasıl Turan DURSUN'un senin yerine düşünmesine izin verebilirsin. Yoksa Hologramı algılaya bilecek bazı şeylerin eksikte vekaleten Turan DURSUN'umu atadın.
Nekadarda az düşünüyon ne kadarda az inanıyon. Şahdamarının ne olduğunu sen bileceksin ki??? Rabbimin vaadi gerçektir.

Zahir
10.04.2006, 13:17
Mearic diye yazdığım sure Hakka suresidir Düzeltiyorum.

Nesimi
10.04.2006, 18:36
Turan dursun bu konuda çok güzel eserler bıraktı ardında özellikle "din bu 1" okumanızı şiddetle tavsiye ederim. yobazların silahlı saldırı sonucu öldürüldü turan dursun ama ardında insanlığa çok güzel eserler bıraktı karanlığı örümcek beyinlileri deşifre etti...

canugur
12.04.2006, 14:15
bunu okumuştum daha önce o bahsettiğiniz ateistin kitabında o kendi yorumu..bakın orada ne diyor peygamber zeydin hanımından hoşlanıyor ve bunu saklamaya çalışıyor..ve zeyd çok sevdiği peygamberi için hanımını boşuyor ve peygamberle evlenmesini sağlıyor..ve Allahta buna izin veriyor

Buraya kadar yeterli yanit icin sayin özgüreren.

Arkadas, bir ateistin yorumunu degil, acik olarak, kutsal kitaptan belge sunmus. (Azhap 37.)

Bunun yaninda bir de (Azhap 50) yi okursaniz, konu daha da anlasilacak.
Kitap böyle bir cok sahsi ayetlerle doludur.

Konuyu kabulleniyor görünümndesiniz de, yapilan is dogru mudur, hic düsündünüz mü?
Insanligi uyarmak icin görevlendiriliyorsunuz, ve ogullugunuzun karisina asik olup tanrinin rizasini istiyorsunuz.
sonuc budur.
Vicdanlara sigmayan, bir konumda bulunan kisinin, yaptigi hareket icin tanriyla paralel davranmasidir.
saygilar

manifesto
12.04.2006, 14:27
Konuyu kabulleniyor görünümndesiniz de, yapilan is dogru mudur, hic düsündünüz mü?
Insanligi uyarmak icin görevlendiriliyorsunuz, ve ogullugunuzun karisina asik olup tanrinin rizasini istiyorsunuz.
sonuc budur.
Vicdanlara sigmayan, bir konumda bulunan kisinin, yaptigi hareket icin tanriyla paralel davranmasidir.
saygilar

İnanan bir kimse peyganberi hakkında en ufak bir şüpeye düşmez.Şüpe necis bir damla gibidir bir kazan sütün içine düşmüş olsa o artık içilmez.Ayetler kopyala yapıştır olarak incalenmez tevsir kitapları bunun içindir.Ayetin ne manaya işaret ettiğini ayetin iniş sebebini ve ondan nasıl doğru şekilde istifade edilmesi gerektiğini belirtir.Ayeti düz mantıla dahi okursanız anlam ortada.

.......Zeyd eşinden yana isteğini yerine getirince (eşini boşayınca), onu seninle evlendirdik ki, eşlerinden yana isteklerini yerine getirdiklerinde (onları boşadıklarında), evlatlıklarının eşleriyle evlenmeleri konusunda mü’minlere bir zorluk olmasın. Allah’ın emri mutlaka yerine getirilmiştir

Eski Arap örf ve naslarından olan evlatlığın evlat gibi olması hükmü kaldırılmıştır Ayetin sonuna doğru bu çok güzel bir şekilde izah edilmiş,netekim bugün dahi evlatlık olarak alınan çocuklar artık erişkin olduklarında mahremiyet ortaya çıkar kız ise veya erkek isede durum aynıdır.

canugur
12.04.2006, 14:35
İnanan bir kimse peyganberi hakkında en ufak bir şüpeye düşmez.Şüpe necis bir damla gibidir bir kazan sütün içine düşmüş olsa o artık içilmez.Ayetler kopyala yapıştır olarak incalenmez tevsir kitapları bunun içindir.Ayetin ne manaya işaret ettiğini ayetin iniş sebebini ve ondan nasıl doğru şekilde istifade edilmesi gerektiğini belirtir.Ayeti düz mantıla dahi okursanız anlam ortada.

Eski Arap örf ve naslarından olan evlatlığın evlat gibi olması hükmü kaldırılmıştır Ayetin sonuna doğru bu çok güzel bir şekilde izah edilmiş,netekim bugün dahi evlatlık olarak alınan çocuklar artık erişkin olduklarında mahremiyet ortaya çıkar kız ise veya erkek isede durum aynıdır.
Bunlar kurtarma cabalari sayin manifesto,
düsüncenizde siz de haklisiniz.
Ama bunu Türkiye de bir cok din bilginleri, insan oldugu icin, o´nun da hatasi olabilecegini, Muhammed´in daha sonra sehid olan Zeyid´in mezari basnda agladigini söyleyerek kabullenmislerdir.
Ayetler de, farkli anlamlara cekilmeyecek kadar oldukca acik.
Bir de böyle baksak.
Böylece süpheye gerek kalmadan, bir din herkes tarafindan alglanir, herkes iradesine göre davranabilir.
saygilar

manifesto
12.04.2006, 14:55
Bunlar kurtarma cabalari sayin manifesto,

Neyi kurtarma çabası imiş onu anlamadım?

Ama bunu Türkiye de bir cok din bilginleri, insan oldugu icin, o´nun da hatasi olabilecegini, Muhammed´in daha sonra sehid olan Zeyid´in mezari basnda agladigini söyleyerek kabullenmislerdir.

Hatadan kasdınız nedir? Peyganberler dini naslarda hata yapmazlar, aksi halde nerede hata yaptıklarını nerede doğru yaptıklarını ayırt edemeyiz. Peyganberlerin sıfatlarındandır bu fetanet feraset ismet tebliğ bunlar her peyganberin sahip olduğu sıfatlardır.Allah onları hata yapmamaları için seçmiş ve dini tebliğ etme vazifesini onlara vermişdir.Zeyd'in kabrinde ağlamış olasını neye yordunuz onu anlamadım zira hem sahabe hemde evlatlığıdır.Ayetler farklı anlamlara çekilemeyecek kadar açıktır lafı bir yere kadar doğrudur ama her laf farklı yönlere çekilebilir.Bunu önlemek için peyganberimiz 23 sene ashabının içinde yaşamışdır.

müttaki
12.04.2006, 15:01
Bunlar kurtarma cabalari sayin manifesto,

Neyi kurtarma çabası imiş onu anlamadım?

Ama bunu Türkiye de bir cok din bilginleri, insan oldugu icin, o´nun da hatasi olabilecegini, Muhammed´in daha sonra sehid olan Zeyid´in mezari basnda agladigini söyleyerek kabullenmislerdir.

Hatadan kasdınız nedir? Peyganberler dini naslarda hata yapmazlar, aksi halde nerede hata yaptıklarını nerede doğru yaptıklarını ayırt edemeyiz. Peyganberlerin sıfatlarındandır bu fetanet feraset ismet tebliğ bunlar her peyganberin sahip olduğu sıfatlardır.Allah onları hata yapmamaları için seçmiş ve dini tebliğ etme vazifesini onlara vermişdir.Zeyd'in kabrinde ağlamış olasını neye yordunuz onu anlamadım zira hem sahabe hemde evlatlığıdır.Ayetler farklı anlamlara çekilemeyecek kadar açıktır lafı bir yere kadar doğrudur ama her laf farklı yönlere çekilebilir.Bunu önlemek için peyganberimiz 23 sene ashabının içinde yaşamışdır.

HAMD alemlerin Rabbi olan ALLAHA mahsustur.

byybilgin
12.04.2006, 16:15
böyle rivayetler var,dolu,ama bunlar isralliyat dedigimiz türden,OLAY ŞÖYLE:peygamber zeynep'i almak istiyordu ancak zeyd ondan önce davrandı dahasonra kız soylu bir aileden geldigi için zeydi küçük gördü peygambere şikayet etti.peygamberde bırakta ben alayım diyemedi.utandı kendisiyle alay edilmesinden korktu.ama Allah bunu açıga çıkardı. bu ayette anlaşıla biliyorki bazı ayetler peygamberi zor durumda düşürebilmiştir,eger kuran peygamberin sözü olsaydı böyle ayetler yazarmıydı? bu tam tersine kuan ın Allah ınkelamı oldugunu gösterir.

sun
13.04.2006, 00:19
Muhammet, birgün gündüz vakti evlâtlığı Zeyd'i görmek için onun evine gider. Zeyd'i bulamaz. Zeyd'in karısı Zeyneple karşılaşır. Birden tutulur Zeynep'e..
Bir kadına Muhammed'in ilgi duyması o kadının başka erkeğe -o erkeğin kocası da olsa- uygun olmaktan çıkması ve dolayısıyla Muhammed'in olması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Bu nedenle Zeyd, durumu öğrenir öğrenmez muhammet'e gidip konuşur.
- Karımdan ayrılmak istiyorum
- Neden Seni kuşkuya düşürecek bir şey mi yaptı?
-Vallahi Hayır.Beni kuşkuya düşürecek hiç bir şey yapmadı. Ondan iyiliktan başka bir şey görmedim.
-Öyleyse karını bırakma Tanrı'dan kork!.
Muhammet, karını bırakma derken gerçekte sevdiği Zeynep'in boşanmasını istiyordu ki Zeyd onu boşasın da kendisi alsın..
Ama bu isteğini ve sevgisini dışarı vuramıyor, toplumdan çekiniyor ve içinde saklıyordu.
İşte bu sırada Azhap suresi 37. ayet birden iniverir Muhammetin zihnine!..(Bkz Taberi,Camiü'l-Beyân22/10-11)
Şimdi ayete bakalım aynen Diyanet'in çevirisidir..
"Ey muhammet! Allah'ın nimetlendirdiği kimseye "eşini bırakma, Allahtan sakın! diyor. Allahın açığa vuracağı şeyi içinde saklıyordur. İnsanlardan çekiniyordun, oysa Allahtan çekinmen daha uygundu(Dikkat!, Tanrı burda kendinden Allah diye bahsediyor)Sonunda Zeyd, eşiyle ilgisini kestiğinde onu seninle evlendirdik ki, evlatlıkları eşleriyle ilgilerini kestiklerinde onlarla evlenmek konusunda mü'minlere bir sorumluluk olmadığı bilinsin. Allahın buyruğu yerine gelecektir" (Azhap suresi 37.)

*******************

Görüldüğü üzere allahın kelamı olduğu iddia edilen kuran da muhammetin şahsi zevklerine uygunlaştırılmış kurallar var. Bu internetten alınmış bir yazıdır galiba turan dursun dan alıntılanmış. "Mum söndü karalaması" konusunda bildiğim kadar anlattım burada sure ismide verilmiş şekilde var kimse demesin yalan...

valla bende ayni fikirdeyim,..dogru söze ne denir,...

tarıkkubat
13.04.2006, 20:49
Allah'ın selamı ve rahmeti üzerinize olsun
şunu acıkca ifade edeyim insanlar benim kanaatimce zihinlerinde olusturdukları
dogruları kesin gercek olarak gorup buna gore hareket ediyor ; (kimpeygambere itaat ederse Allah a itaat etmis olur,vekim yuz cevirirse bilsinki sen onların uzerine 'bekci 'olarak gönderilmedin)'nisa80' yani o elci sadece bizimle rab arasında bir bag bir iletisim aracı o sadece bundan sorum lu yani secim bizim pekcok hadiste peygamberin bende sizin gibi bir insanım demesi onun bizim his ve duygularımızın aynısını hissettigi gercegini ortaya koymuyormu.oda bizim gibi bir insan tek fark rab tarafından secilmis olması O sadece bize unutulan gercegi hatırlatmakla yukumlu.

canugur
28.04.2006, 21:44
Arastirma cok güzeldi sayin oli, tesekürler.
Tarihsel yasamin ayetlerle desteklenmesi bu kadar tutarli olur.
saygilar

kanagladi
05.05.2006, 19:36
Muhammet, birgün gündüz vakti evlâtlığı Zeyd'i görmek için onun evine gider. Zeyd'i bulamaz. Zeyd'in karısı Zeyneple karşılaşır. Birden tutulur Zeynep'e..
Bir kadına Muhammed'in ilgi duyması o kadının başka erkeğe -o erkeğin kocası da olsa- uygun olmaktan çıkması ve dolayısıyla Muhammed'in olması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Bu nedenle Zeyd, durumu öğrenir öğrenmez muhammet'e gidip konuşur.
- Karımdan ayrılmak istiyorum
- Neden Seni kuşkuya düşürecek bir şey mi yaptı?
-Vallahi Hayır.Beni kuşkuya düşürecek hiç bir şey yapmadı. Ondan iyiliktan başka bir şey görmedim.
-Öyleyse karını bırakma Tanrı'dan kork!.
Muhammet, karını bırakma derken gerçekte sevdiği Zeynep'in boşanmasını istiyordu ki Zeyd onu boşasın da kendisi alsın..
Ama bu isteğini ve sevgisini dışarı vuramıyor, toplumdan çekiniyor ve içinde saklıyordu.
İşte bu sırada Azhap suresi 37. ayet birden iniverir Muhammetin zihnine!..(Bkz Taberi,Camiü'l-Beyân22/10-11)
Şimdi ayete bakalım aynen Diyanet'in çevirisidir..
"Ey muhammet! Allah'ın nimetlendirdiği kimseye "eşini bırakma, Allahtan sakın! diyor. Allahın açığa vuracağı şeyi içinde saklıyordur. İnsanlardan çekiniyordun, oysa Allahtan çekinmen daha uygundu(Dikkat!, Tanrı burda kendinden Allah diye bahsediyor)Sonunda Zeyd, eşiyle ilgisini kestiğinde onu seninle evlendirdik ki, evlatlıkları eşleriyle ilgilerini kestiklerinde onlarla evlenmek konusunda mü'minlere bir sorumluluk olmadığı bilinsin. Allahın buyruğu yerine gelecektir" (Azhap suresi 37.)

*******************

Görüldüğü üzere allahın kelamı olduğu iddia edilen kuran da muhammetin şahsi zevklerine uygunlaştırılmış kurallar var. Bu internetten alınmış bir yazıdır galiba turan dursun dan alıntılanmış. "Mum söndü karalaması" konusunda bildiğim kadar anlattım burada sure ismide verilmiş şekilde var kimse demesin yalan...


valla oli çok güzel bi araştırma eline sağlık yani bi insan anca bu kadar iki arada bi derede kalır yani hz.muhammed bunu yapıyorsa allahım gerisini düşünmek bile istemiyorum hatırlarsanız geçtiğimiz yıllarda birisi ben peygamberim diye çıkmış medyatik olmuştu size bir sır vereyimmi eğer hz.muhammed kuranda ben son peygamberim benden sonra peygamber gelmeyecek demeseydi bak bu hiç bi peygamberin aklına gelmemiş en akıllısı hz.muhammedmiş her neyse böyle yazmaasaydı kuranda bizim şu anda yeni bi peygamberimiz vardı :komik :komik :komik :komik :komik

Oli
05.05.2006, 19:39
kanagladı arakadaş! artık bu konuya cevap gelince bakana kadar kalpten gidecek duruma geliyom... şiddetle karşı çıkanlar, beni dine davet edenler falan... ne bileyim korkuyom işte.. yine dine davet eden biri geldi sandım...

beğenilerinizi bana, şikayetlerinizi turan dursunun şahsında hakka yapınız:)

lion12
05.05.2006, 19:58
Tebrikler arkadaşlar hep böyle devam edelim, peygamber efendimizi, onun mübarek hayatını Turan Dursun gibi ümmetin içerisine sokulmuş dönmelerden öğrenmeye devam edelim. Onun ve velayetine mazhar olan imamlarımızın hayatlarını muteber kaynaklardan değil de onların bırakmış olduğu mirası yıkmak için uğraşan zihniyetin ürünü olan bu tür yazılardan öğrenelim. Ve şunu da hiç düşünmeyelim ki bizim burada uyduruk yazılarla sorgulamaya çalıştığımız, iftirada bulunduğumuz, şehvet düşkünü olarak tanımaya çalıştığımız kişi yüzyıllar öncesinde karnına taş bağlayarak açlığını dindirmeye çalışan elindekini avucundakini fakire muhtaca dağıtan, son nefesinde bile bizleri yani ona ümmet olma şerefine kavuşmuş biz değerli takipçilerini haykıra haykıra bu dünyaya veda eden Allah elçisi, kainatın yaratılma sebebidir.

Sana katılıyorum sonuna kadar kardeş...

lion12
05.05.2006, 19:59
Hakikaten de arkadaşımız çok güzel bahsetmiş.Turan Dursun dediğiniz adam Allah olgusunda dahi şüphe edilmesi gerektiğini söyleyen,İslamı parçalama ve ortalığı kızıştırma niyetli bir yazar olduğu sözlerinden de,internet sitesinden de anlaşılıyor.

lion12
05.05.2006, 20:02
www.turandursun.com .Canlar bu siteden bu adamın kim olduğunu ve ne amaçlı olduğunu anlayabilirsiniz.

canugur
05.05.2006, 20:04
Ya da insanlara ne yapmakta oldugunu gösteren, karanlikta bir mumdu T.Dursun...
...ama, söndürdüler....

Oli
05.05.2006, 20:04
www.turandursun.com .Canlar bu siteden bu adamın kim olduğunu ve ne amaçlı olduğunu anlayabilirsiniz.

senden bu amacın özetini alabilirmiyim... turan dursun inançlı iken inançsızlığa sürüklenmiş bir kişi. senden benden daha iyi kuran bilgisi olduğundan şüphem yok. canına mal olan şeyler yazmış bir adamın amacı neydi acaba. kendi kendini öldürtmek mi?:sas

lion12
05.05.2006, 20:26
senden bu amacın özetini alabilirmiyim... turan dursun inançlı iken inançsızlığa sürüklenmiş bir kişi. senden benden daha iyi kuran bilgisi olduğundan şüphem yok. canına mal olan şeyler yazmış bir adamın amacı neydi acaba. kendi kendini öldürtmek mi?:sas

Senden belki daha çok Kuran bilgisi olduğu kesin ama sen beni tanımıyorsun,ben de seni tanımıyorum.Benden daha çok Kuran bilgisi olduğunu nereden biliyorsun.Kendi adına konuş.Bak demek ki inançsızlığa sürüklendiğine göre bir etkenler onu buraya sürüklemiş.Ayrıca kendi şahsi düşüncelerini açıklaması gayet doğal çünkü sonuçta o da bir insan ama sen bu adamın düşüncelerini savunuyorsan,ben de savunmayan biri olarak senin fikirlerini çürütme hakkına sahibim demektir.Karşılıklı tartışmalarda böyle ilerlenilir.Ayrıca kullandığın kelimelere de dikkat et haddini bil.Sen nereden tanıyorsunda beni çıkmış bana sen o adam kadar Kuran bilmiyorsun diyorsun.Farzetki bilmiyorum,bundan sanane?Sen kendi adına konuş benden iyi biliyor diye benim adıma değil.

Oli
05.05.2006, 20:29
Senden belki daha çok Kuran bilgisi olduğu kesin ama sen beni tanımıyorsun,ben de seni tanımıyorum.Benden daha çok Kuran bilgisi olduğunu nereden biliyorsun.Kendi adına konuş.Bak demek ki inançsızlığa sürüklendiğine göre bir etkenler onu buraya sürüklemiş.Ayrıca kendi şahsi düşüncelerini açıklaması gayet doğal çünkü sonuçta o da bir insan ama sen bu adamın düşüncelerini savunuyorsan,ben de savunmayan biri olarak senin fikirlerini çürütme hakkına sahibim demektir.Karşılıklı tartışmalarda böyle ilerlenilir.Ayrıca kullandığın kelimelere de dikkat et haddini bil.Sen nereden tanıyorsunda beni çıkmış bana sen o adam kadar Kuran bilmiyorsun diyorsun.Farzetki bilmiyorum,bundan sanane?Sen kendi adına konuş benden iyi biliyor diye benim adıma değil.

:hmmm :hmmm
hımmmm... amacı neydi söylemedin... sendende bendende iyi bilir genel bir sözdür sen belki daha iyi biliyorsundur.. ..eee bilgilendir o halde:hmmm :yamukgul:

lion12
05.05.2006, 20:39
:hmmm :hmmm
hımmmm... amacı neydi söylemedin... sendende bendende iyi bilir genel bir sözdür sen belki daha iyi biliyorsundur.. ..eee bilgilendir o halde:hmmm :yamukgul:

Senin gözlerinde bir körlük var herhalde.Yazdım ya amacı ne olacak her insan savunduğu değerleri açıklamak ve de topluma duyurma eğiliminde olabilir.O da o şekilde bir yorumda bulunmuş ne amaca hizmet ettiğini bilemeyiz ki.Kendi bildiği doğruları duyurmak istiyordur.

Oli
05.05.2006, 20:45
Senin gözlerinde bir körlük var herhalde.Yazdım ya amacı ne olacak her insan savunduğu değerleri açıklamak ve de topluma duyurma eğiliminde olabilir.O da o şekilde bir yorumda bulunmuş ne amaca hizmet ettiğini bilemeyiz ki.Kendi bildiği doğruları duyurmak istiyordur.

gözlerine hayran kaldım.... önce "Yazdım ya amacı ne olacak her insan savunduğu değerleri açıklamak ve de topluma duyurma" dedin.
sonra da "ne amaca hizmet ettiğini bilemeyiz ki" dedin...

allah akıl fikir versin... ben körüm... he he he:yamukgul:

ersano
05.05.2006, 20:54
Canlar Merhaba

lion12
05.05.2006, 21:04
gözlerine hayran kaldım.... önce "Yazdım ya amacı ne olacak her insan savunduğu değerleri açıklamak ve de topluma duyurma" dedin.
sonra da "ne amaca hizmet ettiğini bilemeyiz ki" dedin...

allah akıl fikir versin... ben körüm... he he he:yamukgul:

Kusura bakma arkadaşım ama sana bir mesaj daha yazmıyacam bundan sonra... senin gibi seviyesiz ve de lakayıt birini karşıma alıp insan yerine koyup tartışmak bile başlı başına bir hataymış meğerse.Anlayışında çok kıt sen en iyisi tekrar oku yazdıklarımı.Allah senin gibi saçma sapan yorumlar getirenlere esas akıl fikir versin.Benim kim olduğum belli ben bir Kızılbaşım.:2: :24:

MetinK
06.05.2006, 05:44
Sn lion12 ve Oli;
Lütfen konu basligi disina ve kisisel sorunlara indirgemeden konu üzerinden devam edelim.
Görüs ve düsüncelerimizi yazarken olayi kisisellestirmemeye özen gösterelim.

Balta
06.05.2006, 09:13
Konuyu kabulleniyor görünümndesiniz de, yapilan is dogru mudur, hic düsündünüz mü?
Insanligi uyarmak icin görevlendiriliyorsunuz, ve ogullugunuzun karisina asik olup tanrinin rizasini istiyorsunuz.
sonuc budur.
Vicdanlara sigmayan, bir konumda bulunan kisinin, yaptigi hareket icin tanriyla paralel davranmasidir.
saygilar

İnanan bir kimse peyganberi hakkında en ufak bir şüpeye düşmez.Şüpe necis bir damla gibidir bir kazan sütün içine düşmüş olsa o artık içilmez.Ayetler kopyala yapıştır olarak incalenmez tevsir kitapları bunun içindir.Ayetin ne manaya işaret ettiğini ayetin iniş sebebini ve ondan nasıl doğru şekilde istifade edilmesi gerektiğini belirtir.Ayeti düz mantıla dahi okursanız anlam ortada.

.......Zeyd eşinden yana isteğini yerine getirince (eşini boşayınca), onu seninle evlendirdik ki, eşlerinden yana isteklerini yerine getirdiklerinde (onları boşadıklarında), evlatlıklarının eşleriyle evlenmeleri konusunda mü’minlere bir zorluk olmasın. Allah’ın emri mutlaka yerine getirilmiştir

Eski Arap örf ve naslarından olan evlatlığın evlat gibi olması hükmü kaldırılmıştır Ayetin sonuna doğru bu çok güzel bir şekilde izah edilmiş,netekim bugün dahi evlatlık olarak alınan çocuklar artık erişkin olduklarında mahremiyet ortaya çıkar kız ise veya erkek isede durum aynıdır.


Ben şu parağrafı yanlışmı anladım Manifesto, yani Evlatlık alınan bir bebek büyüyünce onu evletlık alanlarla evlenebilir mi?

Balta
06.05.2006, 09:30
Kusura bakma arkadaşım ama sana bir mesaj daha yazmıyacam bundan sonra... senin gibi seviyesiz ve de lakayıt birini karşıma alıp insan yerine koyup tartışmak bile başlı başına bir hataymış meğerse.Anlayışında çok kıt sen en iyisi tekrar oku yazdıklarımı.Allah senin gibi saçma sapan yorumlar getirenlere esas akıl fikir versin.Benim kim olduğum belli ben bir Kızılbaşım.:2: :24:

Metine uyarılarına ek olarak; Sayın Lion bir daha kişilere

seviyesiz
lakayıt
insan yerine koyup
anlayışı kıt
saçma sapan

gibi hakaretlerde bulunmamanızı şiddetle öneririm. Sanırım bir kaç günlük adaptasyon size iyi gelecek. Forumumuzda böyle hakaretler duymak istemiyoruz. Her ne sebeple olursa olsun bu sözleri sarfedilmemeli.

canugur
06.05.2006, 13:19
Insanin kendi cocugundan farki ne ki anlattiginiz seyin sayin manifesto.
sizin de inanamadiginiz kesindir.
Babalik; bir cocugun salt dogumuna neden olmak degildir.

Kücük bir cocugu evlatlik alip, onu yetiskin caglara kadar besleyip büyüttükten sonra, aradaki yas farkini da gözetmeden, bize baba diyen evlatlik diye büyttügümüz evladimizin karisinin düsüncelerini, hayallerini de yikarak onun üzerinde nasil bir cinsel tasarruf hakkina sahip olabiliyoruz, bunu anlamak kesinlikle mümkün degildir.

Eevlatliklariminizn karilari, bizim de evladimiz sayilmazlar mi?

Böylesine ahaki dumura ugramis bir sosyal yapida. böyle uygulamalarin; ozaman icin dogru karsilansa dahi, halk arasinda evlatlik ya da evlatlarini ortadan kaldirip karilarina sahip olma tesviki anlamina gelmez mi?
BU KONUYU;
TÜM ALEVI CANLARIN CIDDI BICIMDE GÖZDEN GECIRMELERI, VE ISLAMA NE KADAR YAKIN OLABILECEGIMIZI DE BÖYLECE IYICE DÜSÜNMELERINI ÖNERIRIM.
saygilar

manifesto
06.05.2006, 13:41
BU KONUYU;
TÜM ALEVI CANLARIN CIDDI BICIMDE GÖZDEN GECIRMELERI, VE ISLAMA NE KADAR YAKIN OLABILECEGIMIZI DE BÖYLECE IYICE DÜSÜNMELERINI ÖNERIRIM
Siz zaten islamiyetle yollarınızı ayırmışsınız geri kalan kimselerin ne yaptığının ne önemi var ki? Mühim olan insanın kendi kararı.
Din Hz.Peyganberimizle Hz.Zeynebin evlenmesi değil,o peyganberimizin özeli.
Ama burada dahi bir batıl ortadan kaldırılıyor.Bir kimse falan benim oğlumdur filan benim kızımdır demesi ile o ne oğlu olur nede kızı hüküm bu.
Çocuk kimin yatağında doğmuş ise ona aittir.
Hz.Zeynep payganber hanımı olma şerefine ermiş yüksek ahlak ve fazilet sahibi biridir.Zeyd onu kendinden daha üstün ahlaklı ve faziletli olduğu için kendisinin dengi olmadığını anlamış ve boşanmışlardır,daha sonrada ilahi sevk ile Hz.Peyganberimiz evlenmişdir mesele budur.

canugur
06.05.2006, 13:58
Çocuk kimin yatağında doğmuş ise ona aittir.

Öyle midir dersiniz sayin manifesto?
Peki öyle olsun.
ama benim icime sinmedi bu hikaye????
sagilar

Yorum
06.05.2006, 14:31
Siz zaten islamiyetle yollarınızı ayırmışsınız geri kalan kimselerin ne yaptığının ne önemi var ki? Mühim olan insanın kendi kararı.
Din Hz.Peyganberimizle Hz.Zeynebin evlenmesi değil,o peyganberimizin özeli.
Ama burada dahi bir batıl ortadan kaldırılıyor.Bir kimse falan benim oğlumdur filan benim kızımdır demesi ile o ne oğlu olur nede kızı hüküm bu.
Çocuk kimin yatağında doğmuş ise ona aittir.
Hz.Zeynep payganber hanımı olma şerefine ermiş yüksek ahlak ve fazilet sahibi biridir.Zeyd onu kendinden daha üstün ahlaklı ve faziletli olduğu için kendisinin dengi olmadığını anlamış ve boşanmışlardır,daha sonrada ilahi sevk ile Hz.Peyganberimiz evlenmişdir mesele budur.

Ben çok merak ediyorum ve canugura katıldığımı söylemek istiyorum.
Bir an o dönemi unutalım. Bu olayın peygamber olarak cerayan etmesinide unutalım. Sıradan bir gazetede böyle bir habere rastlayalım.
Haberdede şöyle yazsa,

Evlatlık edindiği kişinin eşine aşık olan üvey kayınbaba evlatlığınıda razı edip boşattıktan sonra onunla evlendi.

Bu haberi nasıl yorumlarsınız?

canugur
06.05.2006, 14:47
Ben çok merak ediyorum ve canugura katıldığımı söylemek istiyorum.
Bir an o dönemi unutalım. Bu olayın peygamber olarak cerayan etmesinide unutalım. Sıradan bir gazetede böyle bir habere rastlayalım.
Haberdede şöyle yazsa,

Evlatlık edindiği kişinin eşine aşık olan üvey kayınbaba evlatlığınıda razı edip boşattıktan sonra onunla evlendi.

Bu haberi nasıl yorumlarsınız?

Mükemmel bir yaklasim....
Mantigin, bilginin, ve yasanan cagin; inanci zorladigi noktayi iyi yakaladiniz sayin yorum.

manifesto
06.05.2006, 15:12
Evlatlık edindiği kişinin eşine aşık olan üvey kayınbaba evlatlığınıda razı edip boşattıktan sonra onunla evlendi.
Bu haberi nasıl yorumlarsınız?
Magazin yapalım öyle mi? Dini magazin sayfalarından mı öğrenicez?
Bu hadiseyi polemiğe çevirmek sizin marifetiniz biraz olsun açıp okuma ve nasıl gerçekleştiğini öğrenme zahmetine katlansaydınız bu abuk subuk yorumları yapmazdınız ben sizin için buraya taşıyayım zahmet edip okuyun isterseniz.

Zeynep Bint-i Cahş, Resulullah’ın (sas) mübarek hanımlarındandır. Babası, Cahş ibn Riab’dır. Annesi, Resulullah’ın halası Ümeyye Bint-i Abdilmuttalib’dir.
Daha önceleri adı Berre iken Efendimiz (sas), adını “Zeynep” olarak değiştirdi. Resulullah (sas); yanında büyüttüğü, yetiştirdiği ve evladım dediği Hz. Zeyd Bin Haris’i, halasının kızı olan Hz. Zeynep (r.anha) ile evlendirmek istedi. Hz. Zeynep Kureyşli bir hanımdı. Zeyd ise azatlı bir köle olduğu için, Hz. Zeynep, bu evliliğe sıcak bakmadı; fakat Resulullah’ın emrine karşı durmamak için bu evliliğe razı oldu. Bir gün Hz. Zeyd, Resulullah’a (sas) gelerek hanımından ayrılmak istediğini söyledi. Allah Resûlü bu evliliğe vesile olduğu için ona: “Hanımını tut; onu boşama ve Allah’tan kork!” buyurdu. (Ahzâb, 37). Ancak, evlilik ta baştan isteksizliğe bağlı olarak geliştiği için Hz. Zeynep kocasına gerekli olan saygı ve hürmeti gösteremiyordu. Zaten, Cenab-ı Hak onun Zeyd’den boşanıp Resûlullah’ın temiz eşleri arasına katılmasını çoktan murat etmişti. Bununla birlikte, cahiliyye devrine ait bazı âdetler vardı. Bir kimse birisini evlat edinir ve ona “evladım” derse, artık, o onun öz evladı olur; onun mirasından faydalanırdı. Hal böyle olunca da “evladım” dediği kimsenin hanımı da onun gelini sayılırdı.
Şimdi ise Cenab-ı Hak, Habibi’ne (sas) Hz. Zeynep ile evlenmesini emrediyordu. Efendimiz (sas) münafıkların dedikodusundan çekindiği için bu evlilik kendisine zor geliyordu. Ancak, emir Yaratıcı’dandı ve bu emre uymak gerekirdi... Hz. Aişe validemiz (r.anha) anlatıyor: “Bir gün Resûlullah ile oturmuş, sohbet ederken o sırada vahiy geldi. Allah (cc) Habibi’ni, Hz. Zeynep (r.anha) ile gökyüzünde nikahladığını müjdeliyordu.”
Böylece Hz. Zeynep diğer hanımlardan bir fark ile Resulullah’ın ezvâc-ı tahirâtı (müstesna pâkize hanımları) arasına dahil oldu. Çünkü, onun nikahını Cenab-ı Hak kıymıştı.

İşte sorun münafıkların durumu,ben asla onlardan olmam.

Yorum
06.05.2006, 15:36
Magazin yapalım öyle mi? Dini magazin sayfalarından mı öğrenicez?
Bu hadiseyi polemiğe çevirmek sizin marifetiniz biraz olsun açıp okuma ve nasıl gerçekleştiğini öğrenme zahmetine katlansaydınız bu abuk subuk yorumları yapmazdınız ben sizin için buraya taşıyayım zahmet edip okuyun isterseniz.

Zeynep Bint-i Cahş, Resulullah’ın (sas) mübarek hanımlarındandır. Babası, Cahş ibn Riab’dır. Annesi, Resulullah’ın halası Ümeyye Bint-i Abdilmuttalib’dir.
Daha önceleri adı Berre iken Efendimiz (sas), adını “Zeynep” olarak değiştirdi. Resulullah (sas); yanında büyüttüğü, yetiştirdiği ve evladım dediği Hz. Zeyd Bin Haris’i, halasının kızı olan Hz. Zeynep (r.anha) ile evlendirmek istedi. Hz. Zeynep Kureyşli bir hanımdı. Zeyd ise azatlı bir köle olduğu için, Hz. Zeynep, bu evliliğe sıcak bakmadı; fakat Resulullah’ın emrine karşı durmamak için bu evliliğe razı oldu. Bir gün Hz. Zeyd, Resulullah’a (sas) gelerek hanımından ayrılmak istediğini söyledi. Allah Resûlü bu evliliğe vesile olduğu için ona: “Hanımını tut; onu boşama ve Allah’tan kork!” buyurdu. (Ahzâb, 37). Ancak, evlilik ta baştan isteksizliğe bağlı olarak geliştiği için Hz. Zeynep kocasına gerekli olan saygı ve hürmeti gösteremiyordu. Zaten, Cenab-ı Hak onun Zeyd’den boşanıp Resûlullah’ın temiz eşleri arasına katılmasını çoktan murat etmişti. Bununla birlikte, cahiliyye devrine ait bazı âdetler vardı. Bir kimse birisini evlat edinir ve ona “evladım” derse, artık, o onun öz evladı olur; onun mirasından faydalanırdı. Hal böyle olunca da “evladım” dediği kimsenin hanımı da onun gelini sayılırdı.
Şimdi ise Cenab-ı Hak, Habibi’ne (sas) Hz. Zeynep ile evlenmesini emrediyordu. Efendimiz (sas) münafıkların dedikodusundan çekindiği için bu evlilik kendisine zor geliyordu. Ancak, emir Yaratıcı’dandı ve bu emre uymak gerekirdi... Hz. Aişe validemiz (r.anha) anlatıyor: “Bir gün Resûlullah ile oturmuş, sohbet ederken o sırada vahiy geldi. Allah (cc) Habibi’ni, Hz. Zeynep (r.anha) ile gökyüzünde nikahladığını müjdeliyordu.”
Böylece Hz. Zeynep diğer hanımlardan bir fark ile Resulullah’ın ezvâc-ı tahirâtı (müstesna pâkize hanımları) arasına dahil oldu. Çünkü, onun nikahını Cenab-ı Hak kıymıştı.

İşte sorun münafıkların durumu,ben asla onlardan olmam.

Magazin yapalım niye magazin olunca anlaşılmıyormu. Sakın polemiğe girmeyin bu bağımsız bir uydurma hikayedir ama herhangi biryerde geçmiş ve gazetenin üçüncü sayfasından yayınlanıyor. Daha öncedende söyledim bırakalım 1400 yıl öncesini ve kişileri. Benim peygamberle vs bir husmetim yok hele inanalara saygısızlık edebiyatınada girmeyelim.

Bu konuyu magazin olarak yayınlayım şahsi değerlendirmenizi yapın?

Hatice, Babası, Memiştir. Annesi, kayınpeder olan Mehmetin halası Pakizedir.
Daha önceleri adı Berna iken kayınpeder, adını “Hatice” olarak değiştirdi. Kayınpeder; yanında büyüttüğü, yetiştirdiği ve evladım dediği Murtazayı, halasının kızı olan Hatice ile evlendirmek istedi. Hatice Erzurumlu bir hanımdı. Evlatlık Murtaza ise azatlı bir çiftçi olduğu için, Hatice, bu evliliğe sıcak bakmadı; fakat kayınpeder Mehmetin emrine karşı durmamak için bu evliliğe razı oldu. Bir gün Evlatlık Murtaza Babalığı Mehmet ağaya gelerek hanımından ayrılmak istediğini söyledi. Köyün ağası Mehmet bu evliliğe vesile olduğu için ona: “Hanımını tut; onu boşama ve Allah’tan kork!” buyurdu. Ancak, evlilik ta baştan isteksizliğe bağlı olarak geliştiği için Hatice kocasına gerekli olan saygı ve hürmeti gösteremiyordu. Zaten, ahali onun Evlatlık Murtazadan boşanıp Mehmet ağanın temiz eşleri arasına katılmasını çoktan murat etmişti. Bununla birlikte, eski köyün bazı âdetler vardı. Bir kimse birisini evlat edinir ve ona “evladım” derse, artık, o onun öz evladı olur; onun mirasından faydalanırdı. Hal böyle olunca da “evladım” dediği kimsenin hanımı da onun gelini sayılırdı.
Şimdi ise Ahali Mehmet ağaya Hatice ile evlenmesini emrediyordu. Ağamız karşı köydeki kan davalılarının dedikodusundan çekindiği için bu evlilik kendisine zor geliyordu. Ancak, emir Köyün meclisindendi ve bu emre uymak gerekirdi... Hatice : “Bir gün Ağayla oturmuş, sohbet ederken o sırada Muhtar geldi. Muhtar Mehmet ağaya, Hatice ile cayırlıkta nikahladığını müjdeliyordu.”
Böylece Hatice diğer hanımlardan bir fark ile Mehmet Ağanın ezvâc-ı tahirâtı (müstesna pâkize hanımları) arasına dahil oldu. Çünkü, onun nikahını İmam Çayırda kıymıştı.

İşte sorun münafıkların durumu,ben asla onlardan olmam.

Zahir
06.05.2006, 15:38
Sayın Manifesto, Dünyanın Enbüyük Devrimcisi Muhammedin yaptığı devrimlerinin herhes tarafından anlaşılması tabiki mümkün değil. Bide Şu Hazret kelimesini önüne gelene kullanmamış olsaydın daha güzel olurmuş. Hatta hiç kullanmasaymışsın dahada güzel olurmuş.

Kainattaki Tek Efendi Allahtır. Başka Efendi edinenlere diyecek lafımız yok...

okan02
06.05.2006, 15:43
biraz hz. peygambere saygi lütfen...

Zahir
06.05.2006, 15:49
Allah Kuluna Yetmez mi?

Muhammeden Resullullah......

kanagladi
06.05.2006, 19:19
kanagladı arakadaş! artık bu konuya cevap gelince bakana kadar kalpten gidecek duruma geliyom... şiddetle karşı çıkanlar, beni dine davet edenler falan... ne bileyim korkuyom işte.. yine dine davet eden biri geldi sandım...

beğenilerinizi bana, şikayetlerinizi turan dursunun şahsında hakka yapınız:)

can sen çok güzel bi konuya deyinmişsin bi iki laf ederdim ama burda kimseye saygısızlık yapmak istemem yoksa benimde bi iki lafım var bu konuda sen çok püf bi noktasını yakalamışsın tebrik ediyorum sen sağlıcakla kal

canugur
07.05.2006, 08:27
Sayin oli, topik konusununa dönersem, sorunuz gercekten güzel.

Öznel kavramlar zaten bilimsel yollarla cözülmez.
subjektivizm, nesnellige ramen vardir ama.
Bu nedenle, bu ikisinin varligindan hep söz edilecege benzer.
Kuran adi verilen kitap ta nesnel olduguna göre, bunun da objektif bir nedeni, yani yazicisi olmasi kesinlikle muhtemeldir ki, subjektif olan nesnel olamaz.
cünü kitabi dikkatli okudugumuzda, kulaga gönüle söylenmis sözlere benzeyip benzemedigini belirleyen kistaslar, o dönemin arap yasayisinin bir yansimasindan baska bir sey degildir.

Olay yalnizca bizim, o´na; yani kutsal kitaba yükledigimiz tanrisal misyondan baska bir sey degildir.

Nesimi
07.05.2006, 09:42
Magazin yapalım öyle mi? Dini magazin sayfalarından mı öğrenicez?
Bu hadiseyi polemiğe çevirmek sizin marifetiniz biraz olsun açıp okuma ve nasıl gerçekleştiğini öğrenme zahmetine katlansaydınız bu abuk subuk yorumları yapmazdınız ben sizin için buraya taşıyayım zahmet edip okuyun isterseniz.

Zeynep Bint-i Cahş, Resulullah’ın (sas) mübarek hanımlarındandır. Babası, Cahş ibn Riab’dır. Annesi, Resulullah’ın halası Ümeyye Bint-i Abdilmuttalib’dir.
Daha önceleri adı Berre iken Efendimiz (sas), adını “Zeynep” olarak değiştirdi. Resulullah (sas); yanında büyüttüğü, yetiştirdiği ve evladım dediği Hz. Zeyd Bin Haris’i, halasının kızı olan Hz. Zeynep (r.anha) ile evlendirmek istedi. Hz. Zeynep Kureyşli bir hanımdı. Zeyd ise azatlı bir köle olduğu için, Hz. Zeynep, bu evliliğe sıcak bakmadı; fakat Resulullah’ın emrine karşı durmamak için bu evliliğe razı oldu. Bir gün Hz. Zeyd, Resulullah’a (sas) gelerek hanımından ayrılmak istediğini söyledi. Allah Resûlü bu evliliğe vesile olduğu için ona: “Hanımını tut; onu boşama ve Allah’tan kork!” buyurdu. (Ahzâb, 37). Ancak, evlilik ta baştan isteksizliğe bağlı olarak geliştiği için Hz. Zeynep kocasına gerekli olan saygı ve hürmeti gösteremiyordu. Zaten, Cenab-ı Hak onun Zeyd’den boşanıp Resûlullah’ın temiz eşleri arasına katılmasını çoktan murat etmişti. Bununla birlikte, cahiliyye devrine ait bazı âdetler vardı. Bir kimse birisini evlat edinir ve ona “evladım” derse, artık, o onun öz evladı olur; onun mirasından faydalanırdı. Hal böyle olunca da “evladım” dediği kimsenin hanımı da onun gelini sayılırdı.
Şimdi ise Cenab-ı Hak, Habibi’ne (sas) Hz. Zeynep ile evlenmesini emrediyordu. Efendimiz (sas) münafıkların dedikodusundan çekindiği için bu evlilik kendisine zor geliyordu. Ancak, emir Yaratıcı’dandı ve bu emre uymak gerekirdi... Hz. Aişe validemiz (r.anha) anlatıyor: “Bir gün Resûlullah ile oturmuş, sohbet ederken o sırada vahiy geldi. Allah (cc) Habibi’ni, Hz. Zeynep (r.anha) ile gökyüzünde nikahladığını müjdeliyordu.”
Böylece Hz. Zeynep diğer hanımlardan bir fark ile Resulullah’ın ezvâc-ı tahirâtı (müstesna pâkize hanımları) arasına dahil oldu. Çünkü, onun nikahını Cenab-ı Hak kıymıştı.

İşte sorun münafıkların durumu,ben asla onlardan olmam.


şu sas , sav, cc, xyz, ğüq, ranha vs vs nedir bunlar? neden her ismin sonuna konur neden arap kültürünüde öğrenmek zorundayız islam olmak için

halktan birisi hocay birşey sorar hemen arapça "rabbena atina fid dünya bla bla...." diye devam eden arapça cümleler kurarlar sonra insanlar ağızlarını açıp bakarlar. Türkçe anlamıyor mu Allah yoksa bu tarz kelimeler kulanıp insanlara en hakiki müslüman benim bak Hz.Muhammed(sav) diyorum gibisinden kendini kanıtlama çabalarımıdır. şekillerden şekilcilikten uzaklaşalım diyorum...

muhammed_ali_27
25.07.2006, 10:15
Sünni islam, uydurma bir islamdir, süreleri veya hadisleri benim icin bir sey ifade etmez. Turan dursun da zaten hep burdan (Sünni Islamdan) yola cikmistir. O nedenle bir cok konuda yanildigini düsünüyorum. Kuran sürelerinin zamanla degistirildigini, yok edildigini biliyoruz, diyanetin kurani bizi baglamaz.

kardeş ne kadar yazık sünni ne demek biliyormusun. sen gerçekten aleviliği yaşasan hoşgörülü olur bu şekilde bir yazı yazmazdın. önyargılısın sünnilere karşı. araştır öğren biraz can. seni saygıya davet ediyorum... lütfen herkes birbirinin görüşüne saygılı olsun canlar... eğer bu şekilde hareket edersek başkalarının amaçlarına hizmet oluruz unutmayın. kardeşi kardeşe kırdırmak isteyen insanlar var ve bu şekilde hareket edersek onlara hizmet etmiş oluruz.

muhammedordusu
25.07.2006, 22:28
evet itiraf ediyorum kuranı hz. muhammed yazdı.geçmiş insanların olaylarını (peyg hayatlarını ,karşı çıkanların helak olma olaylarını )mucizeleri,gelecekte gerçekleşecek ibretleri,(firavunun cesedinin ortaya çıkacağı)ve kurandaki ayette olduğu gibi kendini daha ikaz etmesi (abdullah ümmü mektum).ve en ufak ayrıntıları ve daha neler neler hepsini o yazdı.madem öyle gelecek günlerde inşallah bir topik açacağım.orada bazı sorularıma cevap verirsiniz inşallah.

Ali sağlam
04.08.2006, 21:59
Değerli canlar arkadaşımızın yazmış olduğu HZ.Muhammed efendimizi aşağılayan ve onun peygamberliğine şüphe etmiştir bu çok yanlış
çünkü biz aleviler HZ.Muhammed efendimizi peygamber HZ.Ali efendimizi
imamların başı veilk halife olması gerektiği fakat ona oynanan oyunlardan dolayı ancak dördüncü h