Orijinalini görmek için tıklayınız : Dünya Böyle Bir Alim Görmedi


garcia
17.05.2007, 17:52
-1-
Arkadaşlar aşağıda okuyacağınız yazı bilim ve gelecek dergisin mayıs sayısından alınmıştır.Yazının tam metni internette bulunmadığı için,klavye başında uzun süre emekleyerek,yazdığım bir yazıdır.yazı ENVER HELVACIOĞLU'na aittir.Bu yazıyı okurken,gülmekten yerlere yattığımıda itiraf etmek zorundayım...olduğu gibi paylaşıma aktarıyorum:


Harun Yahya'nın bilimin yanıt veremediği iddiaları


Dünya böyle bir alim görmedi!

bu bir mizah yazısı değil.benim öyle bir yeteneğim yok.yaptığım şey sadece harun yahya'nın yaratılış atlası'ndan bölümler aktarmak.bu atlas, yeteri kadar mizah unsuru barındırıyor.hologram kapaklardan,kuşe kağıtlardan ve renkli fotoğraflardan gözleri kamaşıp Evrim Kuramına karşı güçlü bir yanıt verildiğini sananlara bazı gerçekleri göstermek istedik.
işte büyük alim Harun Yahya'nın müthiş buluşları.

Ender Helvacıoğlu

Harun Yahya(Adnan Oktar,yani Adnan hoca)evrim kuramını çürütmek için iki tane 800 sayfalık bol resimli YARATILIŞ ATLASI hazırlamış.üstadın çeşitli konularda daha onlarca eseri var.30.000 fotoğraf içeren 45.000 sayfalıkbir külliyatın sahibi.kitapları,aralarında urduca ve kishvahili,hausa,dhivalhi gibi afrika dillerinide bulunduğu 57 dile çevrilmiş.kısacası ünü yedi kıtaya ve 72 millete yayılmış bir alim.

HERŞEYİN UZMANI

yaratılış atlasları incelendiğinde harun yahya'nın felsefe,matematik,tarih,ilahiyat gibi alanların;fizik,kimya,astronomi,biyoloji,jeoloji gibi temel doğa bilimerinin;sosyoloji,antropoloji,arkeoloji,filolo ji gibi toplum ve insan bilimlerinin;tıp,genetik ve mühendislik gibi uygulamalı bilimerişn ve bütün bu bilim dallarının alt dallarının,ayrıntı konularında tartışma yapabilecek kadar uzmanı olduğu anlaşılıyor.dünya bu güne kadar bu çapta bir ''ALİM'' görmedi!harun yahya her şeyin uzmanıdır.

örneğin, harun yahya,aklınıza gelebilecek bütün canlı türlerinin uzmanıdır.memeli,sürüngen,kuş,balık,böcek,bitki... hepsinin yapısını en ince ayrıntısına kadar bilir.görülmemiş bir biyolog,zoolog ve botanikçi olduğu gibi,bunların hepsinin alt dallarındada uzmandır.moleküler biyoloji,sitoloji(hücrebilimi),histoloji(dokubilim i),fizyoloji,anatomi,embriyoloji biyokimya,mikrobiyoloji,taksonomi,ekoloji,viroloji ,patoloji...aklınıza ne gelirse,hepsinde iddialı yorumlar getirecek,ortaya kuramlar atacak,tüm tartışma konularına nokta koyacak kadar bilgi sahibidir.

harun yahya, yaşamaın kökeni sorununu çözdüğü gibi,dilin kökeni sorununuda bir çırpıda çözmüş bir dil bilimcidir.''herşeye nutku verip konuşturan allah,bizi konuşturdu''(kuran,fussilet,21)
harun yahya materyalizmi bir vuruşta alt eden ve böylece 5000 yıllık sorunu çözen bir bir filozoftur aynı zamanda.

FOSİLİN FOTOĞRAFINI GÖSTER GERİSİNE KARIŞMA!
harun yahya fosil bilimini gereksiz kılacak kadar(çünkü zaten hepsi aynen yaşıyor:yaşayan fosiller teorisi!)müthiş bir fosil bilimcidir..yahya,herhangi bir canlı fosilinin(hayvan,bitki,hangi canlı türü olursa olsun) sadece fotoğrafına bakarak,onun bu gün yaşayan akrabasıyla tıpatıp aynı olduğunu şıp diye anlayabilmektedir!800 sayfalık yaratılış atlaslarının 600 sayfasındada bu ''hikmet''ini sergiler.
kaplumbağa,sırtlan,tavşan,yılan,kurbağa,timsah,uça nbalık,mersin balığı,yengeç,vatoz,istiridye,karides,ringa,ıstako z,denizkestanesi,çamurbalığı,
kürebalığı,kerevit,kedibalığı,denizlalesi,köpekbal ığı,deniziğnesi,soyu tükenmiş ve ya yaşayan kuş türleri,çitlembik,eğreltiotu,kayın ağacı,zelkova,ginkgo,karaağaç,akasya,huş ağacı,söğüt,üvez ağacı,kayarmudu,manolya,sekoya,gürgen,sabunağacı,k ozalak,amerikan çınarı,incir,palmiye,keaki,kızılağaç,sakızağacı,ce viz,mazı,akdiken ağacı,dişbudak ağacı,hanımeli,atkestanesi,çıyan,hamamböceği,kambu rsinek, bataklıkböceği,galsineği,buğdaybiti,sivrisinek,kar asinek,kırkayak,arı,yakıböceği,
yosun böceği,karınca,akrep,yaprakbiti,pire,örümcek,tahta kurusu,yusufçuk,tatarcık,pedilid böceği,yaprakkınkanatlısı,kene,mayıssineği,embiopt era,sudakoşanböceği,ağustosböceği,
trips,odunböceği,koşnil,çiçekböceği,yılansineği,cı cırböceği,suikastçıböcek,çomakböceği,tosböceği,yür üyen çalı,dinozor...bitki,hayvan,hangi canlı türü ve hangi dönemden olusa olsun..harun yahya bütün bu türlerin uzmanıdır.hemde ne uzmanlık!uzun uzun incelemey gerek yok.iki fotoğraf yeter.harun yahya,bir fosilin (bir diş,kemik,kılçık,yaprak ve ya dal yeter!)fotoğrafına bakar birde bu gün yaşayan akrabasının fotğrafına ve hemen kesin yargıya varabilir:''aynı!tıpkı rabbimizin yarattığı gibi!hiç değişmemiş,evrim geçirmemiş!''
yahya,maymun ve insan konusunda ise gözü kapalı teşhis koyacak kadar bilgi sahibidir:ausrolopithecus,homo habilis,homo rudolfensis?geçin onları,onlar maymundur!homo erectus? ''onlar 700 bin yıl önce çok iyi inşaa edilmiş gemilerle okyanus yolculukları yapıyorlardı''! homo neanderthalis?ha,o mu?o,'' kızgın kumlarda biçimli sandaletlerle gezen'' bir insan ırkıdır.
bakın bu sayıdaki makalesinde Pof.Dr.Mehmet Sakınç ne yazıyor:
''fosili tanıyabilmek ve onun hangi canlıya ait olduğunu bilebilmek için bazı kurallara ve özelliklede bilgilere gereksinim vardır.sürüngenler için başka ya da bitkiler için çok daha başka bilgilere ihtiyaç vardır.iklim çalışmaları için farklı,ortamsal çalışmalar için farklı fosiller kullanılacağındanbunlarla ilgili bilgi birikimleride farklı olacaktır.kısaca fosil bilimi o kadar çok yönlüdürki,nasıl kullanılacağıo kişinin bilgi düzeyinin derinliği ile orantılı olmak zorundadır''
harun yahya bütün bu fosilleri-hemde sadece fotoğraflarından-şıp diye tanıyabildiğine ve yorumlayabildiğine göre,demekki bütün bu bilgilere sahip bir alimdir.!

SİZİ GİDİ ESTETİK DÜŞMANLARI!
harun yahya'nın en iddialı oduğu alanlardan biride ''estetik''dir.fizyoloji ile estetiği birleştiren kuramların sahibidir.YARATILIŞ ATLASI'ndan bir kaç örnek verelim.
''gözler,çok iyi korunmalarını yanı sıra vücutta,görmeyi en rahat ve en ideal biçimde sağlayacak bir bölgeye yerleştirilmişlerdir.acaba gözler yüzün başka bir yerinde,örneğin burnun altında bulunsalardı ne olurdu?hem emniyet açısından riskli bir durum oluşur hemde estetik açıdan oldukça çirkin bir görünüm meydana gelirdi''(cilt 2,s.37)
''gözlerin her yönden,olabilecek en ideal yerde,simetrik bir biçimde bulunmaları estetiğede son derece uygundur.iki gözün arası ortalama tek göz boyundadır.bu oran,bozulduğunda,gözlerin arası daha açık ve ya daha yakın olunca yüzün tüm ifadesi değişir''(cilt2,s.37)
''bugünkü en mükemmel ve estetik görünümlü canlılar oluşmadan önce,bu canlıların anormal organları ve estetik dışı görünümleri olmalıydı.örneğin iki kulak,iki göz,burun ve ağızdan oluşan son derece simetrik insan yüzü meydana gelmeden önce,simetrisi bozuk şekilde çok sayıda kulağı ve gözü olan,burnu iki gözü arasında ve ya çenesinde yer alan,gözlerinin bir kısmı kafasının arkasında ve ya yanaklarının üzerinde bulunan,burnu kulağının yerinde bulunup boynuna kadar uzayan ve bu şekilde milyonlarca hatta milyarlarca farklı şekilde örneklendirebileceğimiz anormal yüzler oluşmalıydı''(cilt 2,s.31)
''eğer darvinistlerin iddiaları doğru olsaydı tesadüflerin ve mutasyonların insan vücudunda pek çok orantısızlık,dengesizlik ve gariplik oluşturması gerekirdi.kusursuz ve muntazam olan insan bedeninde,kafatasının kalça kemiği üzerinde gelişmesi,omuzlardan birden fazla kol kemiğinin çıkması,kaburga kemiklerinin ve ya kalça kemiğinin çok sayıda olması gibi anormallikler ortaya çıkardı.kol ve ya bacak kemiklerinin şimdiki olduğu gibi değil,yamuk olması gerekirdi.ancak bu şekilde tek bir örnek bile bulunmamaktadır'' (cilt 2,s.32)
''hatta bu aşamaya gelmeden önce ayağının altında kulağı ve ya sırtında gözü olan,ağzı karnında yer alan,kafatasının içinde,bir yerine 2-3 ayrı beyne sahip,diz kapakları henüz oluşmadığı için ayakta duramayan,gövdesinin iki yanından birer tane yerine 3'er, 5'er farklı uzunlukta kol çıkan,ayak kemikleri dengede durabileceği şekilde öne değil arkaya ve ya yana bakan garip varlıklarda yaşamalıydı.bu iddiaya göre yeraltında her aşaması ayrı anormalliklere sahip bu yapıların fosillerinden milyonlarcasının bulunması gerekirdi.ama tek bir tane bile yoktur.iki,üç,dört,beş başlı insanlar böcekler gibi yüzlerce göze sahip, bir çok kolu olan ve hatta 2-3 metrelik kolları olan ve bu tarzda anormalliklere sahip pek çok insan fosili bulunmalıyıd.aynı bu şekilde her hayvan ve bitki türü içinde anormal örnekler olması gerekirdi.bütün deniz hayvanlarının da ara fosillerinin son derece anormal varlıklara dönüşmesi gerekirdi.ancak bunlardan da tek bir tane bile yoktur.fosilleri bulunan milyonlarca örneğin hepsi normal canlılara aittir.''(cilt 2,s.35)
evet,bu kuramlara ve kanıtlara ne diyeceksiniz,estetik düşmanı Darwinistler!çarpılmadığınıza şükredin!

garcia
17.05.2007, 17:53
-2-

YAHYA'NIN TARİH TEZİ HANGİ BULGULARA DAYANIYOR?
harun yahya sümerolog,egyptolog,hindolog,sinolog,mayalog,inkal og,antropolog,paleoantropolog
sosyolog...kısacası her türlü ''...log''dur.
tarihin bambaşka biçimde yeniden yazılmasını gerektirecek çapta kuramlararın sahibi bir tarihticidir.
buyuruyor:
''ilkel insan hiçbir zaman var olmamış,taş devri hiçbir zaman yaşanmamıştır''
''insan var olduğu günden bu yana insandır.var olduğu günden bu yanada yüksek bir kültüre sahiptir.dolayısıyla ''tarihin evrimi'' de hiçbir zaman gerçekleşmemiştir.''
harun yahya işkembeden atmıyor!tarihin yeniden yazılmasını gerektirecek bu ''tarih tezi'' müthiş bulgulara dayanıyor.işte YARATILIŞ ATLASI'na göre bunlardan bazıları:
-100 binyıllık metal kap kalıntısı (cilt 2,s.491,494) (hani metal kullanımı taş çatlasa 6-7 bin yıllıktı?)
-33 milyon yıllık havan ve tokmağı (cilt 2 s.495) (darwincilere kalsa ilk primatlar sarmısak dövüyordu!)
-213 milyon yıllık ayakkabı tabanı fosili (cilt 2, s.495) (siz dinozorları ne sanıyorsunuz?çıplak ayklamı geziyorlardı?!)
-260-320 milyon yıllık altın zincir (cilt 2, s.524) (kertenkele ve kurbağalarında gelişmiş zevkleri vardır!)
-300 milyon yıllık demir çömlek (cilt 2,s.491,494) (demek ki demircilik ilk sürüngenler arasında revaçta bir meslekti!)
-387 milyon yıllık demir çivi (cilt 2,s.524) (daha karaya çıkılmadığı söyleniyordu.deniz kızları,köpekbalıklarından korunmak için geliştirmiş olmasın?!)
-2,8 milyar yıllık doğal yoldan oluşamayacak metal küreler ( cilt 2, s.491) (buna artık söylenecek bir şey yok.gelişmiş teknolojiye sahip bir bakteri ve ya virüs türü olsa gerek!)
şaka değil,YARATILIŞ ATLASI'nın yalancısıyız.yahya'nın tarih tezi işte bu bulgulara dayanmaktadır.şimdi gelelim daha yakın dönemlere...

NUH'UN GEMİSİ BUHARLI GEMİYDİ!
harun yahya'nın insanlık tarihine ilişkin çok önemli bulgularından biri, hz.nuh'un inşaa ettiği geminin buharlı gemi olduğunu tespit etmesidir.şimdiye kadar bildiğimiz,ilk buharlı geminin 22 ağustos 1787 yılında amerikalı mucit john fitch tarafından delaware nehri'ne indirildiği,1807 yılında ise yine amerikalı bir mucit robert fulton tarafından buharlı geminin ilk kez ticari olarak işletildiğidir.bu büyük keşif ile birlikte harun yahya,insanoğlunun buharlı gemilere binlerce yıldır sahip olduğunu göstermiş oluyor!yahya'nın bu konuda son derece sağlam kanıtları vardır.kendisinden okuyalım:
''kuran'da yer ala bilgiden hz. nuh'un inşa ettiği geminin buharlı bir gemi olduğu anlaşılmaktadır.bu bilgiye,ayette yer alan ''tandır feveran ettiği zaman'' ifadesiyle dikkat çekilmektedir.''sonunda emrimiz geldiğinde ve tandır feveran ettiği zaman,dedik ki:her birinden ikişer çift (hayvan) ile aleyhlerinde söz geçmiş olanlar dışında,aileni ve iman edenleri ona yükle...'' (hud suresi,40)
tandır hala çeşitli bölgelerde kullanılan bir tür ocaktır.feveran etmek,fışkırmak ve kaynamak anlamındadır.hz.nuh'un gemisinin,tandırın feveran etmesiyle yani ocağın(kazanın) kaynamasıyla hareket etmeye hazır hale geldiği anlaşılmaktadır.'' (cilt 2,s.529)
harun yahya'nın bu bulgusunun çokı sağlam bir dayanağı daha var:''nitekim elmalılı hamdi yazar tefsirinde de,hz.nuh'un gemisinin 'kazanla çalışan yani,bir tür buharlı gemi' olduğu açıklanmaktadır'' (cilt 2,s.529)
yahya'dan sonra hamdi de böyle düşünüyorsa,artık bize inanmak düşer.

HZ.SÜLEYMAN UÇAK KULLANIYORDU!
hz.nuh buharlı gemiyle dolaşırda hz. süleyman uçakla gezmezmi?harun yahya'nın teknoloji tarihine ilkişkin bir diğer büyük keşfide budur:
''hz. süleyman döneminde de,bu kutlu peygamber vesilesiyle bilim,sanat ve teknolojide çok önemli ilerlemeler sağlanmıştır.örneğin,kuran'da hz.süleyman döneminde uçak gibi hızlı ulaşım araçlarının kullanıldığına işaret edilmektedir:'süleyman içinde,sabah gidişi bir ay,akşam dönüşü bir ay (mesafe) olan rüzgara (boyun eğdirdik) ...' (sebe suresi 12) bu ayet-i kerimede ulaşılması oldukça uzak olan mesafelere, hz. süleyman döneminde kısa sürede ulaşılabildiğine dikkat çekilmektedir.bu, günümüzdeki uçak teknolojisine benzer bir teknoloji kullanılan,rüzgarla hareket eden vasıtalara işaret etmektedir.'' (cilt 2,s.529)
bu arada,uçak buharla çalışmayacağına göre hz. süleyman'ın çok daha gelişmiş makine ve motorların bilgisine sahip olduğu anlaşılıyor(bir kaç yorumda biz eklemek istedik!)kaldıki harun yahya'da, hz. süleyman'ın ''çok gelişmiş inşaat ve mimari teknolojisi kullandığını'' ''emrinde bina ustaları ve dalgıçlar bulunduğunu'' ''deniz altından petro,altın gibi kıymetli madenleri çıkarıp işlediğini'' belirtmektedir.
demek ki hz. süleyman uçağında kullandığı petrolü denizin altından çıkarmaktadır;binlerce yıl önce!
harun yahya, dönemin diğer hazretlerininde yeteneklerine işaret etmiş.örneğin hz. davut demiri işlemeyi ve zırh sanatını çok iyi bilmekte,hz. zulkarneyn betonarme teknolojisinden faydalanmaktadır.yahya'ya göre bunların hepsi kuran'da yazmaktadır.
bütün bunlardan,nuh'un gemi inşaat,süleyman'ın uçak ve petrol,davutun metalurji,zulkarneyn'in de inşaat mühendisliği eğitimi aldığı anlaşılıyor!

ANTİK DÖNEM HAVA KUVVETLERİ!
harun yahya'nın tarih tezine göre,eski dönemlerde uçak kullananlar hz. süleyman ile sınırlı değil.hatta antik dönemde oldukça yoğun bir hava trafiği olduğu anlaşılıyor!örneğin eski mısırlılar,sümerler,mayalar ve on bin yıl önceki japonlar,ciddi hava kuvvetlerine sahipmiş.YARATILIŞ ATLASI'ndan aktarmaya devam edelim:
''geçmiş medeniyetlere ait kalıntılar incelendiğinde,hava ulaşımının bildiğimiz tarihetn çok daha eskilere uzandığı anlaşılmaktadır.mayaların kalıntılarında,mısır piramitlerindeki resimlerde,sümer yazıtlarında ve japonya'da bulunan kalıntılarda çeşitli uçak,planör,helikopter benzeri araçlara,pilot giysili heykellere sıkça rastlanmaktadır'' (cilt 2,s.554)
''geçmiş medeniyetlerin hava ulaşımını kullandıklarına işaret eden delillerden biri,mısır'da bulunan planör modelidir(m.ö. 2000). concorde uçaklarda olduğu gibi,hızdan minimum kayıpla maksimum yük taşıyabilecek şekilde tasarlanmıştır.bu durum,antik mısırlıların çok iyi aerodinamik bilgisine sahip olduklarını gösterir'' (cilt 2,s.554)
''abydios tapınağı'nın (mısır) duvarlarında dr. ruth hilver tarafından bulunan bu resimlerdeki araçların, günümüzde kullanılan helikopter,jet ve uçak gibi araçlarla olan benzerliği dikkat çekicidir'' (cilt 2,s.555)
''dogular (eski japonya2dan kalma küçük heykeller) binlerce yıl önce yaşamış pilotlarmı?diye soran harun yahya,daha sonar şu müthiş açıklamayı yapıyor:
''dogu kıyafetlerinin çok kapsamlı teknik donanıma sahip oldukları görülmektedir.bu kıyafetler, 20.yüzyılın ilk çeyreğinde kullanılan pilot ya da dalgıç kıyafetlerine benzemektedir.dogu kıyafetlerinin üzerindeki zırh, insana hareket imkanı sağlayan eklem yerlerine sahiptir.nefes alma bölümleri bulunmaktadır.gözler özel bir gözlükle korunmaktadır.çıkarılabilir eldivenleri bulunmaktadır.özelliklede miğferler çok ilgi çekicidir:yuvarlak,hava kanallı,kulaklıklı,nefes alma düzenekli ve korunaklı gözlüklere sahip şekilde tasarlanmıştır'' (cilt 2,s.557)
harun yahya güney amerikalı eski medeniyetlerinde gelişmiş hava araçlarına sahip olduklarını bulmuştur.aktaralım:
''(güney amerika,colombia'da bir mağarada bulunan som altından)bu küçük heykelciğin aerodinamik yapısı,kuyruk bölümündeki kenarları çıkıntılı dümeni,günümüzdeki modern uçaklardan farklı değil'' (cilt 2, s.556)
''vera cruz'da bulunan,m.s. 200 yılına ait olan bu heykel,araştırmacılar tarafından bir hoverkrafta,yani hem karada giden hemde deniz üzerinde hareket edebilen bir taşıta benzetilmektedir.kenarlarındaki kanatlar havanın dairesel şekilde hareket etmesini sağlamakta,kuyruğu dümen görevi görmekte,aracın egzoz çıkışı ve kumanda paneli görevi gören bir bölüm bulunmaktadır.aracı kullanan pilotun giysisi de bu özelliği doğrular niteliktedir'' (cilt 2 ,s.556)
bütün bunlar tarihi alt üst edecek çok büyük buluşlar olmalarının yanı sıra,harun yahya'nın bir diğer yeteneğinede işaret etmektedir.yahya, tıpkı bir fosil fotoğrafından o canlı türünün bütün özelliklerini şıp diye anladığı gibi,bir küçük heykel fotoğrafındaki ''egzos çıkışı'' ''hava kanalı'' türü ayrıntıları hemen anlayabilmektedir.kimsenin göremediklerini görme yeteneğine haizdir yahya!

garcia
17.05.2007, 17:55
- 3-

MISIR'DA ELEKTRİK,YUNAN'DA BİLGİSAYAR!
harun yahya'nın bir diğer büyük buluşuda antik dönemde elektrikli alet kullanımının yoğun olduğudur.bu alanda başı yine h.z süleyman ve mısırlılar çekmektedir.uçakları,denizaltıları bulunan,denizin altından petrol çıkaran,gelişmiş inşaat ve mimarlık teknolojileri kullanan hz. süleyman'ın elektriği bilmemesi zaten şaşırtıcı olurdu!harun yahya'yı dinleyelim:
''bir başka aytte ise hz. süleyman'ın ''erimiş bakırı sel gibi'' kullandığı haber verilmiştir(sebe 12).erimiş bakırın kullanılması ile, hz. süleyman döneminde elektrik kullanılan yüksek bir teknolojinin varlığınada işaret edilmektedir.bilindiği gibi bakır,elektriği ve ısıyı en iyi şekilde ileten metallerden biridir ve bu yönüyle elektrik sanayinin temelini oluşturmaktadır.ayette geçen ''sel gibi akıttık'' ifadesiyle, muhtemelen hz. süleyman'ın döneminde yüksek miktarda üretilen elektriğin,teknolojininde pek çok alanında kullanıldığına dikkate çekilmektedir'' (cilt 2,s.529)
yahya'ya göre,mısırlılar da elektrik üretiminde ve elektrikli aydınlatma tekniklerinde üstün başarı göstermişlerdir:
''dendera'daki hathor tapınağın'da bulunan bazı duvar resimlerin yer alan figürler,antik mısırlıların elektriği bildiği ve kullandığı ihtimalini gündeme getirmiştir.söz konusu resim dikkatlice(harun yahya yöntemiyle e.h) incelendiğinde,tıpkı günümüzdeki gibi yüksek voltaj yalıtımının o günlerdede kullanıldığı görülür:ampul görünümündeki şekil dikdörtgen bir sütun(bu sütun izolatör olarak kullanıldığı tahmin edilen ve ced sütunu olarak adlandırılan bir sütundur) tarafından desteklenmektedir.resimdeki şeklin günümüz elektrik lambalarıyla olan bu şaşırtıcı benzerliği,çok dikkat çekicidir'' (cilt 2,s.560)
''mısır hiyerogliflerinde sıkça rastlanan ced sütunu,bir tür elektrik malzemesini sembolize ediyor olabilir.ced sütunu jenaratör görevi görüyor ve bu şekilde aydınlatma sağlanıyor olabilir'' (cilt 2,s.560)
harun yahya,antik mısır'da elektrik kullanıldığını ''dahice'' bir akıl yürütmeylede kanıtlamaktadır.
''mısır'da elektriğin kullanılmış olabileceğini gösteren delillerden biri de piramitlerin iç duvarlarında hiç is izinin bulunmamasıdır.eğer evrimci arkeologların iddia ettiği gibi,aydınlatma için meşale ve benzeri malzemeler kullanılmış olsaydı duvarlarda mutlaka is olması gerekirdi'' (cilt 2,s.560)
doğru ya,is yoksa elektrik olsa gerektir!
mısırlılar elektriği kullanırda antik yunanlılar bilgisayarı yapmazmı!tabiiki yapmışlardır.harun yahya,YARATILIŞ ATLASI'nın ''evrimcilerin senaryolarını alt üst eden keşif:2000 yıllık analog bilgisayar'' başlıklı bölümünde,ege'de bir batıkta bulunan bu ''bilgisayarı'' tuşlarının işlevlerine kadar anlatmaktadır (cilt 2, s.558-559)
yahya'nın bir diğer önemli kanıtıda bağdat yakınlarında bulunan '''pil'' dir!harun yahya yine bu ''pil''in fotoğrafına bakmakta ve bakır diskine,demir çubuğuna,asfalt kapağına kadar analiz etmekte ve mekanizmasını şıp diye çözmektedir.sonra gelsin ''bilimsel'' yorum:
''bundan 2000 yıl önce pil,ne için kullanılmaktadır?ortada bir pil olduğuna göre,pille kullanılan birçokda cihaz ve alet olması gerektiği açıktır'' (cilt 2, s.567)
3000 yıllık ''nemrud merceği'' ni ve mayaların kullandığı dişli çarklarıda ekleyelim.evrimci arkeologlar,tarihçiler bütün bu kanıtlar karşısında ne diyebilirlerki?
MISIRLI DOKTORLARIN MARİFETLERİ
binlerce yıl önce incelikli yöntemlerle ve başarıyla beyin ameliyatının ve 8 bin yıl önce profesyonel yöntemlerle diş tedavisinin yapıldığını ortaya çıkaran harun yahya,antik mısır'daki tıp sistemini ve mısırlı doktorların üstün meziyetlerinide anlatıyor(cilt 2, s.544-545) yahya,yaptığı araştırmalar ve mantık yürütmelerle şu sonuçlara varmış:
-çeşitli dallarda uzman hekimler bulunmaktaydı.
-mısırlı doktorlar tam techizatlı laboratuarlarda çalışmaktaydılar.
-antibiyotiğin çeşitleri biliniyor ve tedavide kullanılıyordu.
-ameliyatlarda yaralar dikişle kapatılıyordu.
-harun yahya'nın mısırlı cerrahların aletlerini saydığı bölüm ise yaptığı araştırmaların boyutunu gösteriyor!
''cerrahi alet kutusu içinde büyük metal bir makas,cerrahi bıçaklar,testereler,sondalar,spatulalar,küçük kancalar ve pensler mevcut''
doğrusu insanın firavunlar dönemine dönesi geliyor!
BU GÜN BİLE HAYAL EDEMEYECEĞİMİZ TEKNOLOJİLER!
harun yahya,antik döneme ait bazı toplumların günümüzde dahi hayal edemeyeceğimiz yüksek teknolojiler kullandıklarını kanıtlamaktadır!
-M.Ö. 3200 yıllarında inşa edildiği söylenen dublin yakınlarında nevgrange'deki taş yapıt yüksek inşaat teknikleri ve astronomi teknikleri gerektirmekteydi (cilt 2, s.535-536)
-ingiltere'deki stongenhe (5000 yıl önce) belkide bizim tahmin bile edemeyeceğimiz bir teknoloji kullanılarak inşa edilmiştir.
-11 bin yıl önce göbekli tepe'de yaşayan taş ustaları eğe,levye,rende gibi metal aletler kullanıyordu.
-peruda'ki duvara ait taş blokların nasıl kesilip birbirlerine monte edildikleri anlaşılamamıştır.muhtemelen inkalar döneminde bizim bu gün hayal bile edemeyeceğimiz ileri bir teknoloji kullanılmıştır. (cilt 2, s.539)
-yunanistan'da jüpiter tapınağı'ndaki büyük taşların madenden çıkarılıp taşınması,kullanılan inşaat makinelerinin gelişmişliğinin göstergesidir .(cilt 2, s.540)
-antik mısır'da büyüteçle sayılabilen dokumalardaki ipliklerin inceliği,bugün makine ile dokunan ipek kumaşlar ayarındadır. (cilt 2, s.548)
-mısır piramitlerinin inşasıyla ilgili sırlar bu günkü bilgiyle bile çözülemedi (cilt 2, s.550)
harun yahya,hayal bile edemeyeceğimiz çapta yüksek kültüre sahip toplulukların neden taş yapıtlardan başka bir iz bırakmadıkları sorusuna ise şu yanıtı vermektedir:
''belki de son derece konforlu konaklarda oturan, bakımlı bahçeleri olan,iyi hastanelerde tedavi olma imkanına sahip, ticari faaliyetlerde bulunan, sanata edebiyata önem veren,geniş kültür birikimine sahip bu topluluktan geriye sadece bu taş yapıt kalmıştır'' (cilt 2, s.536)
yazık!
SONUÇ:
bu bir mizah yazısı değil,benim öyle bir yeteneğim yok.yaptığım şey sadece harun yahya'nın YARATILIŞ ATLASI'ndan bölümler aktarmak.bu atlas,görüldüğü gibi yeteri kadar mizah unsuru barındırıyor.
peki, bütün bunları neden yazdık?birincisi atlas'ı okumayan sadece fotoğraflarına bakan bazıları evrim kuramına karşı güçlü bir yanıt verildiğini sanabilir.hologram kapaklar,kuşe kağıtlar, renkli fotoğraflar bazılarının gözlerini kamaştırabilir.böylece ortaya atılan iddiaların niteliği gözden kaçabilir.gözleri kamaşanları uyandırmak istedik.
ikincisi, bilimden uzaklaşmanın ve evrim düşüncesini reddetmenin insanı nelere götürebileceğini göstermek istedik.sağ olsun harun yahya bu konuda bol malzeme veriyor.
üçüncüsü ve en önemlisi uyarmak istedik.başka koşullarda böylesi bir ATLAS'a gülünüp geçilebilirdi.ama ülkemizdeki bazı makamları işgal edenler ve bazı makamlara aday olanlar göz önüne alındığında,sadece gülüp geçemiyoruz.
çok daha güçlü ve köklü bir aydınlanma atağına ihtiyacımız var.

huseyn
17.05.2007, 17:59
harun yahya daha kendi ismiyle bile çıkmaya cesaret edemeyen bir kişilik zaten...

garcia
18.05.2007, 01:54
bu harun yahya (malum şahıs) denen adam kişileri nasıl uyutuyor,hangi yolu,yöntemi deneyerek onların beynini yıkıyor bilinmez.adam; herşeye tanrı istedi bak oldu işte,şimdi birde fotoğrafa bak,falan filan saçmalardan seçmelerle,insanlığı karanlığa gömmek için yüzlerce sayfalık kitap bastı,dağıtımını ücretsiz yaptırdı.galiba, abd emperyalizmi kumandaya bastı gibi görünüyorki,harun yahya'da alel acele bol fotoğraflı kitabını bastı.

Tokatlim_60
18.05.2007, 02:38
Merhaba arkadaslar! garcia can emegine cok tsk
ama o atlasi Harun Yahyanin sitesinden indirebilirsiniz! Cok sacma birsey ama bi insanin ve var olan "aklinin" bunlara inanmasi cok ama cok garip! Akillarini ne icin kullaniyorlar ya!

http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/5687