Orijinalini görmek için tıklayınız : Ahmed Arif - Hayatı ve Şiirleri


diloburak
30.12.2005, 22:23
AHMED ARIF

http://haydut.cmpe.boun.edu.tr/eng101/HTML/SPRING2003/edebiyat/a16/Aarif.gifhttp://www.dosthane.de/ahmedarif.jpg
1927 yilinda Diyarbakir’da dogdu, 2 Haziran 1991 tarihinde Ankara’da öldü. Ortaögrenimini Diyarbakir Lisesi’nde tamamladi. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Cografya Fakültesi Felsefe Bölümü ögrencisi iken 1950’de Türk Ceza Yasasi’nin 141. maddesine aykiri davranmak saviyla, 1952’de gizli örgüt kurma saviyla iki kez tutuklandi, yargilandi ve 2 yil hüküm giydi. Cezaevi günleri sona erince Ankara’daki gazeteler ve dergilerde teknik islerle ugrasarak yasamini kazandi. Toplumcu gerçekçi siirimizin ustalarindandir. Yasadigi cografyanin duyarliligi ve halk kaynagindaki sesini hiç yitirmeden, lirik, epik ve koçaklama tarzini kusursuz bir kurguyla kullanarak, özgün, tutkulu, müthis ezgili çagdas siirler yazdi.



Ahmed Arif´in Siirlerinden Bazi Örnekler :

ANADOLU

Beşikler vermişim Nuh'a
Salıncaklar, hamaklar
Havva Anan dünkü çocuk sayılır
Anadoluyum ben
Tanıyor musun?

Utanırım
Utanırım fukaralıktan
Ele, güne karşı çıplak...
Üşür fidelerim
Harmanım kesat.
Kardeşliğin, çalışmanın
Beraberliğin
Atom güllerinin katmer açtığı
Şairlerin, bilginlerin dünyalarında
Kalmışım bir başıma
Bir başıma ve uzak.
Biliyor musun?

Binlerce yıl sağılmışım
Korkunç atlılarıyla parçalamışlar
Nazlı, seher-sabah uykularımı
Hükümdarlar, saldırganlar, haydutlar
Haraç salmışlar üstüme.
Ne İskender takmışım
Ne şah, ne sultan
Göçüp gitmişler, gölgesiz!
Selam etmişim dostuma
Ve dayatmışım...
Görüyor musun?

Nasıl severim bir bilsen.
Köroğlu'yu
Karayılanı
Meçhul Askeri...
Sonra Pir Sultanı ve Bedrettini.
Sonra kalem yazmaz
Bir nice sevda...
Bir bilsen
Onlar beni nasıl severdi.
Bir bilsen, Urfa'da kurşun atanı
Minareden, barikattan
Selvi dalından
Ölüme nasıl gülerdi.
Bilmeni mutlak isterim
Duyuyor musun?

Öyle yıkma kendini
Öyle mahzun, öyle garip...
Nerede olursan ol
İçerde, dışarda, derste, sırada
Yürü üstüne - üstüne
Tükür yüzüne celladın
Fırsatçının, fesatçının, hayının...
Dayan kitap ile
Dayan iş ile.
Tırnak ile, diş ile
Umut ile, sevda ile, düş ile
Dayan rüsva etme beni.

Gör, nasıl yeniden yaratılırım
Namuslu, genç ellerinle.
Kızlarım
Oğullarım var gelecekte
Herbiri vazgeçilmez cihan parçası.
Kaç bin yıllık hasretimin koncası
Gözlerinden
Gözlerinden öperim
Bir umudum sende
Anlıyor musun?

diloburak
30.12.2005, 22:24
AY KARANLIK

Maviye
Maviye çalar gözlerin
Yangın mavisine
Rüzgarda asi.
Körsem
Senden gayrısına yoksam
Bozuksam
Can benim, düş benim
Ellere nesi?
Hadi gel
Ay karanlık...

İtten aç
Yılandan çıplak
Vurgun ve bela
Gelip durmuşsam kapına
Var mı ki doymazlığım?
İlle de ille
Sevmelerim
Sevmelerim gibisi?
Oturmuş yazıcılar
Fermanım yazar
N'olur gel
Ay karanlık...

Dört yanım puşt zulası
Dost yüzlü
Dost gülücüklü
Cigaramdan yanar.
Alnım öperler
Suskun, hayın, çıyansı.
Dört yanım puşt zulası
Dönerim dönerim çıkmaz.
En leylim gecede ölesim tutmuş
Etme gel
Ay karanlık...

diloburak
30.12.2005, 22:24
BU ZINDAN, BU KIRGIN,BU CAN PAZARI

Gördüler
Yedi cihan,
In, cin Kaf daginin ardindakiler,
Kitlik da kiran da olsa
Gördüler analar neler dogurur
Aman aman hey...

Dünyalar vardir elvan,
Bir su damlasinda, bir kil ucunda,
Meyvalar vardir, meyvalar,
Agaci, omcasi yok,
Sana vurgun, sana dost.
Beride Kabil'in murdar baltas
Ve kan degirmenleri,
Kader kahpesi.
Beride borazancilari o pust ölümün,
Hazir irzini vermege
Yigitler vuruldukça.
Timsah kismi çünkü yavrusunu yer
Akarsu duruldukça.
Cadi, yalan hamurunu dag - dag yogurur
Aman aman hey

Bu zindan, bu kirgin, bu can pazari,
Macera degil.
Yasamak, sade "yasamak"
Yosun, solucan harcidir.
Öyle açar ki murat.
Susuz, günessiz de kalsa, koparilsa da
Savki, bulut güllerinden daha bir suna,
Daha bir burcu - burcudur.

Bu zindan, bu kirgin, bu can pazari
Macera degil
Sardigim topragimin altin sabridir.
O sert, erkek hüznüdür lahza basinda
Cigara degil.
Ve sevgilim uykusunda bagrir
Aman aman hey...

Meltemin bir tadi, ustura agzi
Biri, kiz memesi, tilsim,
Yagmurun bir damlasi süzülmüs küfür,
Bir damlasi, ask.
Senin uykularin hayin,
Düslerin kardes.
Duyar misin, anlayip sizlar misin ki?
Gece, samanyollarinda rüzgar çikincayadek,
Misralarim kardes - kardes çagirir
Aman Aman hey...

Serabin bir sonu vardir,
Ufkun, siradagin sonu.
Uçarin, kaçarin bir sonu vardir
Senin sonun yok.
Mandalarin, kavaklarin pazari olur,
Senin pazarin olamaz.
Sensiz nar çatlamaz, bebek giii demez.
Beni böyle sair, dizane etmez,
Kizimin çatal gögsü.
Senin yüzün suyu hürmetinedir
Bugdalara, cevizlere yürüyen
Kara topragin ak südü...

Bir bilsen kimlere tasa, kedersin,
Anlar misin, sasirip aglar misin ki?
Bir bilsen kardeslerim ne can çocuklar
Ve bilsen nasil vurur beni bu duvar.
Aksam - aksam, kara sevdam agirir
Aman, aman hey...

diloburak
30.12.2005, 22:25
HASRETİNDEN
PRANGALAR ESKİTTİM

Seni, anlatabilmek seni
İyi çocuklara, kahramanlara.
Seni anlatabilmek seni
Namussuza, halden bilmeze
Kahpe yalana.

Art arda kaç zemheri
Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu.
Dışarda gürül gürül akan bir dünya...
Bir ben uyumadım
Kaç leylim bahar
Hasretinden prangalar eskittim.
Saçlarına kan gülleri takayım
Bir o yana
Bir bu yana...

Seni bağırabilsem seni
Dipsiz kuyulara
Akan yıldıza
Bir kibrit çöpüne varana
Okyanusun en ıssız dalgasına
Düşmüş bir kibrit çöpüne.

Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin
Yitirmiş öpücükleri
Payı yok, apansız inen akşamlardan
Bir kadeh, bir cigara, dalıp gidene
Seni anlatabilsem seni...
Yokluğun, cehennemin öbür adıdır
Üşüyorum, kapama gözlerini...

diloburak
30.12.2005, 22:25
İÇERDE

Haberin var mi tas duvar?
Demir kapi, kör pencere,
Yastigim, ranzam, zincirim,
Ugruna ölümlere gidip geldigim,
Zulamdaki mahzun resim,
Haberin var mi?
Görüsmecim, yesil sogan göndermis,
Karanfil kokuyor cigaram
Daglarina bahar gelmis memleketimin...

TERKETMEDİ SEVDAN BENİ

Terketmedi sevdan beni
Aç kaldım, susuz kaldım
Hayın, karanlıktı gece
Can garip, can suskun
Can paramparça...
Ve ellerim, kelepçede
Tütünsüz uykusuz kaldım
Terketmedi sevdan beni...

Lamekan
30.12.2005, 22:29
Saolasın ustanın şiirlerinden seçme yapmışsınız...

Diyarbakır kalesinen notlar ve adiloş bebenin ninisi de benim favorilerim arasındadır...

Naz
31.12.2005, 00:20
Leylim Leylim

Leylim leylim, dünyamızın yarısı
Al-yeşil bahar,
Yarısı kar olanda,
Gene kavim-kardaş, can-cana düşman,
Gene yediboğum akrep, sarı engerek,
Alnımızın aklığında puşt işi zulüm
Ve canım yarı geceler,
Çift kanat kapılarına karşı darağaçları
Mapushanede çeşme
Yandan akar olanda,
Gelmiş, yoklamış ecel,
Kaburgam arasından,
Yoklasın hele..

Çağıdır can dayanmaz,
Çağıdır, en çalat, en ası
Cehennem koncası memelerinin.

Çağıdır, kırk gün kırk gece
Kolların boynuma kemend
Ne canım, kötüye inat.
Vaaah ki ne desem?
Kurşunları namluya sürülü,
İk'elleri kan,
Devriyeler uykumuzu yıkar olanda
Alır yüreğim:

Yankın yasak, aynalara.
İnemem, bahçanda talan,
Tam, boş yanı bu derim, namussuzun
Tam, bıçağım cehennem gibi güzelken
Aklıma düşüyorsun,
Ellerim arık..
Bilmiş bütün zulalar
Eğri hançer, kara mavzer, kan pusu
Ve insan düşünün o en orospu,
O en ayıp, frengili yemişi
Çıldırtılmış uranyum,
Bilmiş,
Bilsinler,
Sana nasıl yandığımı
Uuuyyy gelin..
İşte kan tutmuş korsanlar,
Haramla beslenmiş, azgın,
Düzmece peygamberler
Ve cüceleri,
Ve iğdiş ve aptal kölelerine karşı
İşte bir kez daha, bu can bendeyken,
Deli divanenim işte,
Uuuyyy gelin..

Bu yasaklar firavun kalıntısı,
Yoksun akdan karadan,
Gizline, canevine kurulu faklar,
Gün ola, umut kesip korkunç yetinden
Murdar tutkusuna dünyasızlığın,
Gün ola, düşesin bekler.
Düşme, ölürüm.
Gözlerinden gözlerinden olurum
Leylim leylim, ayvalar nar olanda,
Sen bana yar olanda,
Belalı başımıza
Dünyalar dar olanda..

AHMED ARIF

-------------
d.n--arkadaslar ustanin isminin sonu T degil D aklimizda bulunsun ;)

Naz
31.12.2005, 00:24
Akşam erken iner mahpusaneye

Akşam erken iner mahpusaneye.
Ejderha olsan kar etmez.
Ne kavgada ustalığın,
Ne de çatal yürek civan oluşun.
Kar etmez, inceden içine dolan,
Alıp götüren hasrete.

Akşam erken iner mahpusaneye.
İner, yedi kol demiri,
Yedi kapıya.
Birden, ağlamaklı olur bahçe.
Karşıda, duvar dibinde,
Üç dal gece sefası,
Üç kök hercai menekşe...

Aynı korkunç sevdadadır
Gökte bulut, dalda kaysı.
Başlar koymağa hapislik.
Karanlık can sıkıntısı...
"Kürdün Gelini"ni söyler maltada biri,
Bense volta'dayım ranza dibinde
Ve hep olmayacak şeyler kurarım,
Gülünç, acemi, çocuksu...

Vurulsam kaybolsam derim,
Çırılçıplak, bir kavgada,
Erkekçe olsun isterim,
Dostluk da, düşmanlık da.
Hiçbiri olmaz halbuki,
Geçer süngüler namluya.
Başlar gece devriyesi jandarmaların...

Hırsla çakarım kibriti,
İlk nefeste yarılanır cıgaram,
Bir duman, kendimi öldüresiye.
Biliyorum, "sen de mi?" diyeceksin,
Ama akşam erken iniyor mahpusaneye.
Ve dışarda delikanlı bir bahar,
Seviyorum seni,
Çıldırasıya

diloburak
31.12.2005, 00:36
NAZ sagolasin Bacim iki tanede sen eklemissin.
Ayrica yanlissimi düzeltigin icinde tesekkürler. ;-)))

Naz
31.12.2005, 01:06
Hani Kurşun Sıksan Geçmez Geceden

Yiğit harmanları, yığınaklar,
Kurulmuş çetin dağlarında vatanların.
Dize getirilmiş haydutlar,
Hayınlar, amana gelmiş,
Yetim hakkı sorulmuş,
Hesap görülmüş.
Demdir bu...

Demdir,
Derya dibinde yangınlar,
Kan kesmiş ovalar üstünde Mayıs...
Uçmuş, bir kuştüyü hafifliğinde,
Çelik kadavrası korugan ların.
Ölünmüş, canım,ölünmüş
Murad alınmış...

Gelgelelim,
Beter, bize kısmetmiş.
Ölüm, böyle altı okka koymaz adama,
Susmak ve beklemek, müthiş
Genciz, namlu gibi,
Ve çatal yürek,
Barışa, bayrama hasret
Uykulara, derin, kaygısız, rahat,
Otuziki dişimizle gülmeğe,
Doyasıya sevişmeğe,yemeğe...
Kaç yol, ağlamaklı olmuşum geceleri,
Asıl, bizim aramızda güzeldir hasret
Ve asıl biz biliriz kederi.

İçim, bir suskunsa tekin mi ola?
O Malta bıçağı,kınsız,uyanık,
Ve genç bir mısradır
Filinta endam...
Neden, neden alnındaki yıkkınlık,
Bakışlarındaki öldüren buğu?
Kaç yol ağlamaklı oluyorum geceleri...
Nasıl da almış aklımı,
Sürmüş, filiz vermiş içimde sevdan,
Dost, düşman söz eder kendi kavlince,
Kınanmak, yiğit başına.
Bu, ne ayıp, ne de yasak,
Öylece bir gerçek, kendi halinde,
Belki, yaşamama sebep...

Evet, ağlamaklı oluyorum, demdir bu.
Hani, kurşun sıksan geçmez geceden,
Anlatamam, nasıl ıssız, nasıl karanlık...
Ve zehir - zıkkım cıgaram.
Gene bir cehennem var yastığımda,
Gel artık...

---------

Ahmed Arif, Cemal Sureya, Nazim Hikmet ve Attila Ilhan... akan sular duruyor...

Yakapınarlı
31.12.2005, 02:46
en severek okuduğum şiiri beni ayrı dünyalara taşır hep bu şiir


UY HAVAR!
Yangınlar,
Kahpe fakları,
Korku çığları
Ve irin selleri, aç yırtıcılar,
Suyu zehir bıçaklar ortasındasın.
Bir cana, bir başa kalmışsın vay vay!
Pusatsız, duldasız, üryan
Bir cana bir de başa
Seher vakti leylim - leylim
Cellat nişangahlar aynasındasın.
Oy sevmişem ben seni...

Üsküdardan bu yan lo kimin yurdu!
He canım...
Çiçekdağı kıtlık, kıran,
Gül açmaz, çağla dökmez.
Vurur alnım şakına
Vurur çakmaktaşı kayalarıyla
Küfrünü, Medetsiz, Munzur.
Şahmurat Suyu kan akar
Ve ben şairim.

Namus işçisiyim yani
Yürek işçisi.
Korkusuz, pazarlıksız, kül elenmemiş,
Ne salkım bir bakış
Resmin çekeyim,
Ne kınsız bir rüzgar
Mısra dökeyim.
Oy sevmişem ben seni...

Ve sen daha demincek,
Yıllar da geçse demincek,
Bıçkılanmış dal gibi ayrı düştüğüm,
Ömrümün sebebi, ustam, sevgilim,
Yaran derine gitmiş,
Fitil tutmaz, bilirim.
Ama hesap dağlarladır,
Umut, dağlarla.

Düşün, uzay çağında bir ayağımız,
Ham çarık, kıl çorapta olsa da biri
Düşün, olasılık, atom fiziği
Ve bizi biz eden amansız sevda,
Atıp bir kıyıya iki zamanı
Yarının çocukları, gülleri için,
Koymuş postasını,
Görmüş restini.
He canım,
Sen getir üstünü.

Uy havar!
Muhammed, İsa aşkına,
Yattığın ranza aşkına,
Deeey, dağları un eder Ferhadın gürzü!
Benim de boş yanım hançer yalımı
Ve zulamda kan - ter içinde asi,
He desem, koparacak dizginlerini
Yediveren gül kardeşi bir arzu
Oy sevmişem ben seni...

Lamekan
31.12.2005, 03:10
Diyarbekir Kalesinden Notlar Ve Adiloş Bebenin Ninnisi




Varamaz elim
Ayvasına, narına can dayanamazken,
Kırar boynumu yürürüm.
Kurdun, kuşun bileceği hal değil,
Sormayın hiç
Laaaaal...
Kara ferman çıkadursun yollara,
Yarin bahçesi tarumar,
Kan eder perçem

Olancası bir tutam can,
Kadasına, belasına sunduğum,
Ben öleydim loooy...
Elim boş,
Ayağım pusu.
Bir ben bileceğim oysa
Ne afat sevdim.
Bir de ağzı var dili yok
Diyarbekir Kalesi...

2.

Açar,
Kan kırmızı yediverenler
Ve kar yağar bir yandan,
Savrulur Karacadağ,
Savrulur zozan...
Bak, bıyığım buz tuttu,
Üşüyorum da
Zemheri de uzadıkça uzadı,
..........
..........



Ahmed Arif

Adiloş Bebenin Ninnisi


Doğdun,
Üç gün aç tutuk
Üç gün meme vermedik sana
Adiloş bebem,
Hasta düşmeyesin diye,
Töremiz böyle diye,
Saldır şimdi memeye,
..........
..........



Ahmed Arif



agzımızla istedik kimse yazmadı bari kendim yazayım yav.....

Seyduna
04.01.2006, 00:19
1940 lı yıllarda yapılan katliamın anısına yazmıstır buyuk usta. Her okudumda tuylerim titrer..

OTUZ ÜÇ KURSUN

1.
Bu dað mengene dagidir
Tanyeri atanda Van'da
Bu dag Nemrut yavrusudur
Tanyeri atanda Nemruda karsi
Bir yanin çig tutar, Kafkas ufkudur
Bir yanin seccade Acem mülküdür
Doruklarda buzullarin salkimi
Firari güvercinler su baslarinda
Ve karaca sürüsü,
Keklik takimi

Yigitlik inkar gelinmez
Teke tek dögüþte yenilmediler
Bin yillardan bu yana, bura usagi
Gel haberi nerden verek
Turna sürüsü degil bu
Gökte yildiz burcu degil
Otuzüç kursunlu yürek
Otuzüç kan pinari
Akmaz,
Göl olmus bu dagda...

2.
Yokusun dibinden bir tavsan kalkti
Sirti alaçakir
Karni sütbeyaz
Garip, ikicanli, bir dag tavsani
Yüregi agzinda öyle zavalli
Tövbeye getirir insani
Tenhaydi, tenhaydi vakitler
Kusursuz, çirilçiplak bir safakti
Bakti otuzüçten biri
Karninda açligin agir boslugu
Saç, sakal bir kariþ
Yakasinda bit,
Baakti, kollari vurulu,
Cehennem yürekli bir yigit,
Bir garip tavsana,
Bir gerilere...

Düstü nazli filintasi aklina
Yastigş altinda küsmüs,
Düstü, Harran ovasindan getirdigi tay
Perçemi mavi boncuklu,
Alninda akitma, üç topugu ak
Eþkini hovarda, kivrak,
Doru, seglavi kisragi.
Nasil uçmuslardi Hozat önünde!
Simdi böyle çaresizve bagli,
Böyle arkasinda bir soguk namlu
Bulunmayaydi.
Siginabilirdi yüceltilere.
Bu daglar, dost daglar, kadrini bilir,
Evellallah bu eller utandirmaz adami,
Yana cigaranin külünü,
Güneslerde çatal kivilcimlanan
Engeregin dilini,
Ilk atimda uçuran usta elleri...

Bu gözler, bir kere bile faka basmadi
Çig bekleyen bogazlarin kiyametini
Karli yumusacik hiyanetini
Uçurumlarin
Önceden bilen gözleri...
Çaresiz
Vurulacakti,
Buyruk kesindi,
Gayri gözlerini kör sürüngenler
Yüregini les kuþlari...
Kesindi...

3.
Vurulmusum
Daglarin kuytuluk bir bogazinda
Vakitlerden bir sabah namazinda
Yatarim,
Kanli, upuzun...
Vurulmusum
Düsüm, gecelerden kara
Bir hayra yoranim çikmaz
Canim alirlar ecelsiz
Sigdiramam kitaplara
Sifre buyurmus bir pasa
Vurulmusum hiç sorgusuz, yargisiz

Kirvem hallarimi ayni böyle yaz
Rivayet sanilir belki
Gül memeler degil
Domdom kursunu
Paramparça agzimdaki...

4.
Ölüm buyrugunu uyguladilar,
Mavi dag dumanini
Ve uyur-uyanik seher yelini
Kanlara buladilar.
Sonra oracikta tüfek çatip
Koynumuzu usul usul yoklayip
Aradilar,
Didik didk ettiler
Kirmansah dokumasi al kusagimi
Tespihimi, tabakami alip gittiler
Hepsi de armagandi Acemelinden...

Kirveyiz, hisimiz, kanla bagliyiz
Karsiyaka köyleri, obalariyla
Kiz alip vermisiz yüzyillar boyu,
Komsuyuz yaka yakaya
Birbirine karisir tavuklarimiz.
Bilmezlikten degil,
Fikaraliktan pasaporta isinmamiþ içimiz
Budur katlimize sebep suçumuz,
Gayri eskiyaya çikar adimiz
Kaçakçiya, soyguncuya, hayina...

Kirvem hallarimi ayni böyle yaz
Rivayet sanilir belki
Gül memeler degil
Domdom kursunu
Paramparça agzimdaki...

5.
Vurun **** vurun
Ben kolay ölmem
Ocakta küllenmis közüm,
Karnimda sözüm var haldan bilene.
Babam gözlerini verdi Urfa önünde
Üç de kardasini
Üç nazli selvi,
Ömrüne doymamis üç dag parçasi.
Burçlardan, tepelerden, minarelerden
Kirve, hisim asiret çocuklari
Fransiz kursununa karsi koyanda.
Biyiklari yeni terlemis daha
Benim küçük dayim Nazif
Yakisikli,
Hafif,
Iyi süvari.
Vurun kardas demis
Namus günüdür
Ve saha kaldirmiþ atini.

Kirvem hallarimi ayni böyle yaz
Rivayet sanilir belki
Gül memeler degil
Domdom kursunu
Paramparça agzimdaki...

Asli
04.01.2006, 10:10
Arkadaşlar Paylaştiğiniz Için Saolun şiirler çok Güzel:))

astokomlu
18.03.2006, 00:57
şiirler çok güzel..ellerinize sağlık...

arkadaşlar elimde Ahmet Arif'in kendi sesinden sesli şiirleri var..isteyen olur sa paylaşabilirim...

umut_121
26.03.2006, 00:04
Unutamadığım


Açardın,
Yalnızlığımda
Mavi ve yeşil,
Açardın,
Tavşan kanı, kınalı-berrak.
Yenerdim acıları, kahpelikleri...

Gitmek,
Gözlerinde gitmek sürgüne.
Yatmak,
Gözlerinde yatmak zindanı.
Gözlerin hani?

"To be or not to be" değil.
"Cogito ergo sum" hiç değil...
Asıl iş, anlamak kaçınılmaz'ı,
Durdurulmaz çığı
Sonsuz akımı.

İçmek,
Gözlerinde içmek ayışığını.
Varmak,
Gözlerinde varmak can tılsımına.
Gözlerin hani?

Canımın gizlisinde bir can idin ki
Kan değil,sevdamız akardı geceye,
Sıktıkça cellad,
Kemendi...

Duymak,
Gözlerinde duymak üç-ağaçları
Susmak,
Gözlerinde susmak,
Ustura gibi...
Gözlerin hani?

Ahmed Arif

skandinava
26.03.2006, 17:05
mükemmelsiniz arkadaşlar yüreğinize sağlık

Roşna
27.03.2006, 11:50
KARANFİL SOKAĞI


Tekmil ufuklar kışladı
Dört yön, onaltı rüzgar
Ve yedi iklim beş kıta
Kar altındadır.

Kavuşmak ilmindeyiz bütün fasıllar
Ray, asfalt, şose, makadam
Benim sarp yolum, patikam
Toros, Anti-toros ve asi Fırat
Tütün, pamuk, buğday ovaları, çeltikler
Vatanım boylu boyunca
Kar altındadır.

Döğüşenler de var bu havalarda
El, ayak buz kesmiş, yürek cehennem
Ümit, öfkeli ve mahzun
Ümit, sapına kadar namuslu
Dağlara çekilmiş
Kar altındadır.

Şarkılar bilirim çiğ tutmuş
Resimler, heykeller, destanlar
Usta ellerin yapısı
Kolsuz, yarı çıplak Venüs
Trans-nonain sokağı
Garcia Lorca'nın mezarı,
Ve gözbebekleri Pierre Curie'nin
Kar altındadır.

Duvarları katı sabır taşından
Kar altındadır varoşlar,
Hasretim nazlıdır Ankara.
Dumanlı havayı kurt sevsin
Asfalttan yürüsün Aralık,
Sevmem, netameli aydır.
Bir başka ama bilemem
Bir kaçıncı bahara kalmıştır vuslat
Kalbim, bu zulümlü sevda,
Kar altındadır.

Gecekondularda hava bulanık puslu
Altındağ gökleri kümülüslü
Ekmeğe, aşka ve ömre
Küfeleriyle hükmeden
Ciğerleri küçük, elleri büyük
Nefesleri yetmez avuçlarına
-İlkokul çağında hepsi-
Kenar çocukları
Kar altındadır.

Hatip Çay'ın öte yüzü ılıman
Bulvarlar çakırkeyf Yenişehir'de
Karanfil Sokağında gün açmış
Hikmetinden sual olunmaz değil
"mucip sebebin" bilirim
Ve "kafi delil" ortada...

Karanfil sokağında bir camlı bahçe
Camlı bahçe içre bir çini saksı
Bir dal süzülür mavide
Al - al bir yangın şarkısı,
Bakmayın saksıda boy verdiğine
Kökü Altındağ'da, İncesu'dadır.

AHMED ARİF

Roşna
27.03.2006, 11:52
YURDUM BENİM ŞAHDAMARIM

Engereğin dişlerine işledim,
Ağu dişlerine
Oluklu, çentik...
Ve vurgun,
Gözleri bir çift cehennem
Burnuna kan tütmüş
Pars bıyığına...
Dağın pulat yüreğine işledim,
Şimşeğin masmavi usturasına
Sevdanı usul-usul
Sevdanı mısra-mısra
Lo ben seni hapislerde sevmişim,
Ben seni sürgünlerde.
Yurdum benim şahdamarım...

Yücende buzul
Ve kar,
Maviş dağ tavşanları
Gün vuranda alaran
Zemheri yılanları
Ve yahut bir hışımla
Öyle çakılan
Sonsuzluğun yakışığı kartallar.
...........
Başım gözüm üstünesin
Suskum, avazım üstüne...
Adından başka silah
Yazgından başka günah
Daha yazmamış
Hiçbir gizli dosyada
Hiçbir açık kitapta.

AHMED ARİF

Roşna
28.03.2006, 12:54
KALBİM DİNAMİT KUYUSU

Beni, gözlerin götürür
Gözlerin
Aşkla, acıyla...
Kuşatmışlar
Sesimi, soluğumu
Kesilmiş
Tuz-ekmek payım
Vurgunum
Ve darda,
Gözaltındayım.
Dal, kor keser
Penceremde açarsa
Kuş, vurulur
Üzerimden uçarsa.
Ve hal böyle böyle,
Yol bu yöndeyken
Gelir,
Ki her gelişinde
Daha da içten
Gelir,
Soluk soluğa
Benim olursun.
Amansız sarmasında
Kollarımın
Esrik,
Çığlık çığlığa
Erir, kar gibi vücudun...
Nicedir,
Kahpe ağzında
Bir salgın,
Bir deprem gibi künyemiz.
Nicedir,
Başımıza zindan dünyamız.
Biz ki
Yarınıyız halkın,
Umudu, yüzakıyız,
Hıncı, namusu...
Şafakları,
Taa şafakları
Hey canım,
Kalbim
Dinamit kuyusu...

AHMED ARİF

Naz
22.08.2006, 21:05
SEVDAN BENI

terketmedi sevdan beni,
ac kaldim, susuz kaldim,
hayin, karanlikti gece,
can garip, can suskun,
can paramparca...
ve ellerim, kelepcede,
tutunsuz uykusuz kaldim,
terketmedi sevdan beni...

Ahmed Arif

Gülseren58
22.08.2006, 22:15
Kimi şairler vardır, onlarca kitap yayınlamışlardır ama insanların aklında sadece bir ya da iki şiirinin dışında hiçbiri iz bırakmaz.
Ahmed Arif başka türlü bir şairdir. Onun tek kitabı vardır ve o kitaptaki her satır, her sözcük adeta ölümsüzleşmiştir okuyanların hafızasında. O kitabın adı Hasretinden Prangalar Eskittim'dir ve Pranga sözcüğünü ilk duyduğum yerdir Hasretinden Prangalar Eskittim.Pranga, eskimesi hiç de mümkün olmayan ama insana esaret yaşatan bir objedir.
Ahmed Arif Hasretten Prangalar Eskitmiştir ama geçen zamana karşın onun tek şiir kitabı hiç eskimemiştir.
Ahmed Arif'in şiir okuyuşu da başka bir tad verir insana. Dinlemeyenlerin, onun sesinden kendi şiirlerini dinlemesini ayrıca öneririm.

Seyduna
22.08.2006, 23:42
Bir saf sar vardir Taks,m'de biryerlerde de hala cikar aklinca siir okur. Bir keresinde konusurken soyle demisti :
- Ahmet Arif de unlu biri mi adamin sadece bir tane kitabi var. Oysa ben siirle amator olarak ugrasmama ragmen, 5 tane kitabim var.

Son kitaplarindan birini de bir sair edasiyla imzalayip bana vermisti. Niye verdiyse artik bu talihsiz aciklamadan sonra.

gezgin_robot
23.08.2006, 00:54
okudukça tekrar tekrar okuyası geliyor insanın bu şiirleri. teşekkürler diloburak arkadaş.

DrmdrM
12.09.2006, 02:24
SUSKUN

Sus, kimseler duymasIn.
Duymasin ölürüm ha.
Aydım yarI gecede
Yesil bir yagmur sonra...
Yağıyor yesil.

En uzak, o adsız ve kimselersiz,
O yitik yıldızlarda duyuyor musun?
Bir stradivarius inler kendi kendine,
Yayi, recinesi, köprüsü yeşil.
Once bendim diyor ve sonra benim...
Ölümsüz, güzel ve çetin.
Ezgisidir dolasan butun evreni,
Bilinen, bilinmeyen ıssızlıkları
Canımı, tüylerimi sarmada simdi
Kendi ruzgariyla vurgun...
Sariyor yesil.

Rüya, bütün cektigimiz
Rüya kahrım, rüya zindan.
Nasıl da yılları buldu,
Bir mısra boyu maceram...

Bilmezler nasıl aradık birbirimizi,
Bilmezler nasıl sevdik,
Iki yitik hasret,
Iki parça can.

Çatladi yüregi cakmaktaşının,
Aglıyor gök kuşaklarının serinliginde
Çaglardır bogulmus bir su...
Agliyor yesil.
Yivlerinde yesil guller fiskirmis,
Susmus butun namlular...
Susmus dag,
Susmus deniz.
Dunya misil-misil,
Uykular derin,
Yılan su getirir yavru serceye,
Kısır kadın, mavis bir kız dogurmus.
Memeleri bereketli ve serin...
Sagıyor yesil.
Aydim yari gecede,
Neron, cocuk kitaplarinda cirkin bir surat,
Ve Sezarsa, bir ad yikintilarda.
Ama hancer tasi sanki
Koca Kartaca!
Hani, kibrit suyu vermislerdi ustune
Bak nasil alıyor, yigit,
Binlerce yıl da sonra
Aliyor yesil.
Vurur dagin dorugundan
Atmacamın calkara,
Yalın golgesi.
Kus vurmaz, tansan almaz,
Ama ac, azgın
Köpek balıklarıydı parçaladıkları
Bak, Tiber saygili, suskun.
Bak nilufer dizisi zinciri.
Bunlar bukagisi, kolbaglaridir,
Cihanin ilk umudu, ilk sevgilisi,
Ve ilk gerillasi Spartakus'un.
Susuyor yesil.

Sus, kimseler duymasın,
Duymasın, ölürüm ha.
Aymışam yari gece,
Seni bulmuşam sonra.

Seni, kaburgamın altın parcasi.
Seni, dislerinde elma kokusu.
Bir daha hangi ana dogurur bizi?
Ruhum...
Misra cekiyorum, haberin olsun
Carşıların en küçük meyhanesi bu,
Saclari yuzumde kardes, cocuksu.
Derimizin altinda o ölüm namussuzu...
Ve Ahmedin işi ilk rasgidişi...
İlktir dost elinin hançersizligi...
Agliyor yesil.

AHMET ARİF

DrmdrM
01.10.2006, 17:18
ÖYLE YIKMA



öyle yıkma kendini

öyle mahsun, öyle garip...

nerede olursan ol

içerde, dışarda, derste, sırada,

yürü üstüne üstüne

tükür yüzüne celladın

fırsatçının, fesatçının, hayının...

dayan kitap ile

dayan iş ile

tırnak ile, diş ile

umut ile, sevda ile, düş ile

dayan rüsva etme beni!

lamekan bawo
07.11.2006, 23:26
o sessiz bir gemi idi limandan ayrılan, gitti... gözlerinde kan, yüreğinde bir sevda kuşu, sevgi idi o kuşun adı... ... Üstad yapma ne olur gel ay karanlık :sad:

suyunsesi
08.11.2006, 00:19
ONUR DA AĞLAR

Gözlerinin pınarında
Bir bulut,
Boşandı boşanacak
Nerdeyse.
Aklımdan geçenleri
Okuyorsun su gibi.
Dünya gördü
Bizi boğazladılar...

Tutma gözyaşlarını
Onur da ağlar...
Bırak yıkansın gökyüzü,
Lacivert, yeşil, altın
Işıkları günbatımın.
İşte şafaktayız gene
Çırılçıplak
Ve mavi.
İşte sanki dağ yeli
Ve işte sanki meltem...

Kimse toz konduramaz
Kesip attığımız tırnağa bile.
Sen en güzel kızısın
Bütün galaksilerin
Bense tözüyüm artık
Akkor tözüyüm
Prometheus'u yakan
Kara sevdanın...

Ne alnımızda bir ayıp
Ne koltuk altında
Saklı haçımız
Biz bu halkı sevdik
Ve bu ülkeyi.
İşte bağışlanmaz
Korkunç suçumuz..

AHMED ARİF

Dostum Ahmed Arifin bu güzel şiirini sana armağan ediyorum

suyunsesi
08.11.2006, 00:54
UY HAVAR!

Yangınlar,
Kahpe fakları,
Korku çığları
Ve irin selleri, aç yırtıcılar,
Suyu zehir bıçaklar ortasındasın.
Bir cana, bir başa kalmışsın vay vay!
Pusatsız, duldasız, üryan
Bir cana bir de başa
Seher vakti leylim - leylim
Cellat nişangahlar aynasındasın.
Oy sevmişem ben seni...

Üsküdardan bu yan lo kimin yurdu!
He canım...
Çiçekdağı kıtlık, kıran,
Gül açmaz, çağla dökmez.
Vurur alnım şakına
Vurur çakmaktaşı kayalarıyla
Küfrünü, Medetsiz, Munzur.
Şahmurat Suyu kan akar
Ve ben şairim.

Namus işçisiyim yani
Yürek işçisi.
Korkusuz, pazarlıksız, kül elenmemiş,
Ne salkım bir bakış
Resmin çekeyim,
Ne kınsız bir rüzgar
Mısra dökeyim.
Oy sevmişem ben seni...

Ve sen daha demincek,
Yıllar da geçse demincek,
Bıçkılanmış dal gibi ayrı düştüğüm,
Ömrümün sebebi, ustam, sevgilim,
Yaran derine gitmiş,
Fitil tutmaz, bilirim.
Ama hesap dağlarladır,
Umut, dağlarla.

Düşün, uzay çağında bir ayağımız,
Ham çarık, kıl çorapta olsa da biri
Düşün, olasılık, atom fiziği
Ve bizi biz eden amansız sevda,
Atıp bir kıyıya iki zamanı
Yarının çocukları, gülleri için,
Koymuş postasını,
Görmüş restini.
He canım,
Sen getir üstünü.

Uy havar!
Muhammed, İsa aşkına,
Yattığın ranza aşkına,
Deeey, dağları un eder Ferhadın gürzü!
Benim de boş yanım hançer yalımı
Ve zulamda kan - ter içinde asi,
He desem, koparacak dizginlerini
Yediveren gül kardeşi bir arzu
Oy sevmişem ben seni...

Ahmed arifin en çok sevdiğim şiirleri:
Hasretinden prangalar eskittim
sevdan beni
uy havar

lamekan bawo
08.11.2006, 22:38
Ahmed arifin en çok sevdiğim şiirleri:
Hasretinden prangalar çürüttüm
sevdan beni
uy havar

can hasretinden prangalar eskittim :(

halitseyfi
09.11.2006, 00:28
Arkadaşlar sayenizde 12 eylül öncesini hatırladım sağolun varolun.
birazda hüzünlendim meğer şiire nekadar uzak kalmışım.....................

alevi.cc
09.11.2006, 02:11
emenige sağlık

suyunsesi
09.11.2006, 17:53
Lamekan bawo kardeş;
2 Gün öncede bir dostla Ahmed Arifin şiirlerini konuşurken dedim benim en çok sevdiğim şiiri hasretinden prangalar çürüttüm.
Dediki sakın prangalar eskittim olmasın?
Buna rağmen yine ben prangalar çürüttüm yazmışım demekki bu benim bilinç altıma prangalar çürüttüm diye yerleşmiş uyarın için sağol.

f_adar
09.11.2006, 18:34
Mendilimde Kan Sesleri



Her yere yetişir
Hiçbir şeye geç kalınmaz

Çocuğum beni bağışla
Ahmet Abı sen de bagisla.

Boynu bukuk duruyorsam eğer
içimden böyle geldiği için değil
Ama hiç değil
Ah güzel Ahmet Abım benim
insan yaşadığı yere benzer
O yerin suyuna, o yerin toprağına benzer
Suyunda yüzen balığa
Toprağını iten çiçeğe
Dağlarının, tepelerinin dumanlı eğimine
Konyanın beyaz
Antedin kırmızı düzlüğüne benzer
Göğüne benzer ki gözyaşları mavidir
Denizine benzer ki dalgalıdır bakışları
Evlerine, sokaklarına, köşe başlarına
Öylesine benzer ki
Ve avlularına
(Bir kuyu halkasıyla sıkıştırılmıştır kalbi)
Ve sözlerine
(Yani bir cep aynası alim-satımına belki)
Ve bir gün birinin bir adres sormasına benzer
Sorarken üzünçlü bir ev görüntüsüne
Camcının cam kesmesine, dülgerin rende tutmasına
Öyle bir cidara yakımına, birinin gazoz açmasına
Minibüslerine, gecekondularına
Hasretine, yalanına benzer
Anisi issizliktir
Acısı bilincidir
Bıçağı gözyaşlarıdır kurumakta olan
Gülemiyorsun ya, gülmek
Bir halk gülüyorsa gülmektir
Ne kadar benziyoruz Türkiye’ye Ahmet Abı.
Bir güzel kadeh tutusun vardı eskiden
Dirseğin iskemleye dayalı
-- Bir vakitler gökyüzüne dayalı, derdim ben --
Cidara paketinde yazılar resimler
Resimler: cezaevleri
Resimler: özlem
Resimler: eskidenleri
Ve bir kasın yukarı kalkık
Sevmen acele
Dostluğun çabuk
Bakıyorum da simdi
O kadeh bir küfür gibi duruyor elinde.

Ve zaman dediğimiz nedir ki Ahmet Abı
Biz eskiden seninle
istasyonları dolaşırdık bir bir
O zamanlar Malatya kokardı istasyonlar
Nazilli kokardı
Ve yağmurdan ıslandıkça Edirne postası
Kil gibi ince İstanbul yağmurunun altında
Esmer bir kadın sevmiş gibi olurdun sen
Kadının ütülü patiskalardan bir teni
Upuzun boynu
Kirpikleri
Ve sana Ahmet Abi
uzaktan uzaktan domates peynir keserdi sanki
Sofranı kurardı
Elini bir suya koyar gibi kalbinden akana koyardı
Cezaevlerine düşsen cigaranı getirirdi
Çocuklar doğururdu
Ve o çocukların dünyayı düzeltecek ellerini islerdi bir dantel gibi
O çocuklar büyüyecek
O çocuklar büyüyecek
O çocuklar...
Bilmezlikten gelme Ahmet Abı
Umudu dürt
Umutsuzluğu yatıştır
Diyeceğim su ki
Yok olan bir şeylere benzerdi o zaman trenler
Oysa o kadar kullanışlı ki simdi
Hayalsiz yasıyoruz nemdeyse
Çocuklar, kadınlar, erkekler
Trenler tıklım tıklım
Trenler cepheye giden trenler gibi
İsçiler
Almanya yolcusu isçiler
Kadınlar
Kimi yolcu, kimi gurbet bekçisi
Ellerinde bavullar, fileler
Kolonyalar, su şişeleri, paketler
Onlar ki, hepsi
Bir tutsak ağaç gibi yanlış yerlere büyüyenler
Ah güzel Ahmet Abım benim
Gördün mu bak
Dağılmış pazar yerlerine benziyor simdi istasyonlar
Ve dağılmış pazar yerlerine memleket
Gelmiyor içimden hüzünlenmek bile
Gelse de
Öyle sürekli değil
Bir caz müziği gibi gelip geçiyor hüzün
O kadar çabuk
O kadar kısa
iste o kadar.

Ahmet Abı, güzelim, bir mendil niye kanar
Diş değil, tırnak değil, bir mendil niye kanar
Mendilimde kan sesleri.

Edip Cansever



bu şiiri edip cansever ahmed arifemi yazdı acaba bilgisi olan varmı,ben okuyunca ahmed arife yazdığını düşünürüm hep...

acareftelya
09.11.2006, 20:07
Tutuklu

Birden
Kurşun yemiş gibi susar,
Gözbebeklerime karşı.
Susar da, açılıp yol verir şehir,
Sade radyolarda bir gamlı hava:
'Elaziz uzun çarşı...'

Firarda gözüm yok,
Namussuzum yok,
Yok pişmanlık bir halim;
Yaslanıp, bir cıgara yakmak isterim
Dumanı cevahir değer.

Mağlup mu desem, mahçup mu?
Ama ikisi de değil,
Ben garip, sen güzel, dünya mutlu...
Öyle tuhafım bu akşam üstü,
Sevgilim,
Canavar götürür gibi
İki yanım, iki süngü...

.

Ahmed Arif

aytek
11.01.2007, 07:13
Nazımdan sonra şiir yazılamaz dendi bu ülkede...
Sonra bi adam çıktı,aşiret çocuğu...
Tavrı, eşsizdir...Okumanın tadı ayrı, kendi sesiyle dinlemek ayrı bir hazdır!
Şiir yazdı,sadece şiir!!!
Ustamdır!!!!!

puduhepa
15.01.2007, 15:55
Bir Umudum da Sende

o anlamsız, kendini bilmez çatışmaların
ortasında kaldım sevdiceğim
kim kazanırsa kazansın, savaş savaştır
ölenlerin ötesinde, düşenlerin adresleri de bilinmez

ne sevgilim diyen dudağın titriyor
ne de ellerin sarmalamış beni
ateşin içindeyim

bir görsen o kurşun vızıltılarını
benzetemezsin uzaktan gazel okumaya
şiirlerini dinliyorum inadına senin sesinden
'bir umudum da sende' diyorsun ya bağıra bağıra
elim ayağım kırılıyor Ahmed Arif
nasıl düşürürüm ki
titriyorken üstümde delikanlı bir yürek

kitabın ortasında durdum elimde olmadan
bir bilsen, nasıl da haykırmak istiyor canım

anlamsız savaşların zaferine koşuyorlar
bir şair daha vuruldu diyor radyoda
kareli bir defterin içinde şiirleri
esaret kokan ellerde

senin o dizelerini okuyorum
'bir umudum da sende' diyorsun ya durmadan
diyar diyar, yankılanıyor sesin...

Ercan CENGİZ

Erdem12
15.01.2007, 16:03
Öldüğünde ağlamış ve birkaç gün kendime gelememiştim.Aşağı yukarı yaşıtım olan tek çocuğu Filinta'nın yiğit şairin tabutunu taşıyan gazetedeki resmi halen gözümün önünde. Şiirlerini her okuyuşumda beni daha genç ve dirençli kılan ''Köroğlu yürekli şair.''