Orijinalini görmek için tıklayınız : Washington'da Türkiye İçin Hazırlanan Dehşet Senaryosu


dedeoglu
15.06.2007, 13:51
'Dehşet senaryosu'

Yasemin Çongar
Washington

ABD'de çarşamba günü, Türkiye'den askeri yetkililerin de katılımıyla muhafazakâr Hudson Enstitüsü'nde yapılan bir toplantıda, Anayasa Mahkemesi'nin emekliye ayrılan başkanı Tülay Tuğcu'ya suikast, PKK'nın Beyoğlu'nda 50 kişiyi öldürmesi, ardından da Türkiye'nin Kuzey Irak'a girmesini içeren bir senaryonun konuşulduğu iddia ediliyor.

Yasemin Çongar'ın haberini dinlemek için tıklayın

Adalet ve Kalkınma Partisi'nin Washington'u ziyaret eden milletvekillerinden Egemen Bağış ve Reha Denemeç basın toplantısında sorular üzerine, bu toplantıyı çok sert cümleler ile eleştirdiler.

Egemen Bağış, Washington'da böylesi bir toplantıda konuşulduğu ileri sürülen şeyler eğer doğruysa, bunu konuşanların, hele bu kişiler Türkler ise, vatan haini olacaklarını söyledi.

Edindiğimiz bilgilere göre bu toplantı, Hudson Enstitüsü adlı muhafazakâr eğilimli fikir kuruluşunda düzenlendi.

Toplantı Çarşamba günü, Türkiye'den ve Washington'dan Türk askeri yetkililerin katılımıyla yapılıyor.

Türkiye'den, Genelkurmay Başkanlığı bünyesindeki Stratejik Araştırma ve Etüd Merkezi'nin Başkanı ve bazı yetkilileri katılıyor toplantıya. Ayrıca Türkiye'nin Washington'daki Savunma Ataşesi Tuğgeneral Bertan Logarlaroğlu'nun da katıldığını öğrendik.

Toplantıda ayrıca Kürdistan Bölgesel Yönetimi Washington Temsilcisi ve Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani'nin oğlu Kubat Talabani'nin de hazır bulunduğu yönünde bilgiler var.

Toplantıyı tartışmalı kılan, anlayabildiğimiz kadarıyla, bu toplantıda katılımcılara daha önce yazılı olarak sunulan, inanılması son derece güç bir dehşet senaryosunun masaya yatırılmış olması.

Bu senaryoda, Türkiye'de Anayasa Mahkemesi'nin emekliye ayrılan başkanı Tülay Tuğcu'nun suikaste kurban gitmesi ele alınıyor.

Tülay Tuğcu'nun henüz görevindeyken, Anayasa Mahkemesi Başkanı iken, bir suikast sonucu öldürülmesi ve yine aynı zaman diliminde, İstanbul Beyoğlu'nda PKK'nın üstlendiği bir eylemde, 50 kişinin hayatını yitirmesi üzerinde duruluyor.

Bu iki vahim senaryo da, Haziran ayının son günleri için öngörülüyor ve bu olayların gerçekleşmesinden sonra Türkiye, 50 bin askerlik bir kuvvet ile Kuzey Irak sınırını geçerek, bir askeri harekât düzenliyor.

Tartışılan senaryo bu ve anlayabildiğimiz kadarıyla, farklı farklı kaynaklardan doğrulatabildiğimiz kadarıyla, bu senaryo tartışılırken esas yanıtı aranan soru, Amerika'nın böyle bir durumda nasıl tepki vereceği.

Toplantıya Türk diplomatlarının davet edilmediğini de öğrendik.

Türk askeri yetkililerinin hazır bulunduğu ortamda, bu senaryo tartışılırken bir de, Amerika'nın PKK'nın Kuzey Irak'taki liderlerini yakalayıp teslim etmesi konusu ele alınıyor.

Bu çerçevede de, PKK liderlerinin bu aşamada Türkiye'ye teslim edilmesinin, siyasi sakınca doğurabileceğini ifade eden bir Türk uzman ve yetkilinin bulunduğunu iddia ediyor bazı katılımcılar.

Bu duyumlara göre, PKK liderlerinin yakalanıp bu aşamada teslim edilmesinin siyasi açıdan sakıncalı olacağı, AKP'ye yarayacağı ve Amerika'nın Türkiye'deki bazı siyasi partileri kayırdığı izlenimi yaratacağı ifade ediliyor.

http://www.bbc.co.uk/turkish/news/story/2007/06/070615_washington_scenarios.shtml
--------------------------------------------------------------------

Bu nasıl bir senaryodur, neler dönüyor? İnanmak mümkün değil, umarım doğru değildir.

Yine Filler tepiniyor, olan çimenlere oluyor.

Serhatlı
15.06.2007, 14:17
umarım asparagas haberdir böyle birşeyler yokdur diyecem ama öyle bir şeye benzemiyor.

ne diyelim hakkımızda hayırlısı senaryolar la bu ülkenin çöküşünü hızlandırmaya çalışıyolar zaten cılızlaşan ülke gittikçe çöküyor ve bunlarda söz de ülke menfaati altında çöküşü hızlandıracaklar.bence Türkiye Kuzey Irak a girmemeli bunun yerine başka çıkış yolları bulmak zorunda.

Anatolianman
15.06.2007, 14:28
Bu aralar toplum mühendisleri iş başında ve yoğun mesai içerisindeler anlaşılan.
Cumhurbaşkanlığı krizi
Erken seçim kararı
Güneydoğuda bir anda artan terör
Iraka sınır ötesi harekat.
Hepsini alt alta toplayınca görünen fotoğrafa göre içerde yoğun bir şekilde mevcut hükümetin seçimlerle tasviyesinin sağlanması ve kamuoyunun o yönde telkini öngörülüyor. Ayrıca yine bu tabloda abd ve israilin de bölgeye ilişkin uzun vadeli emellerini konumlandırmak gerekir.

dedeoglu
15.06.2007, 14:39
Bu aralar toplum mühendisleri iş başında ve yoğun mesai içerisindeler anlaşılan.
Cumhurbaşkanlığı krizi
Erken seçim kararı
Güneydoğuda bir anda artan terör
Iraka sınır ötesi harekat.
Hepsini alt alta toplayınca görünen fotoğrafa göre içerde yoğun bir şekilde mevcut hükümetin seçimlerle tasviyesinin sağlanması ve kamuoyunun o yönde telkini öngörülüyor. Ayrıca yine bu tabloda abd ve israilin de bölgeye ilişkin uzun vadeli emellerini konumlandırmak gerekir.

Aynen katılıyorum. Birileri, bir yerlerde düğmeye basıyor, olaylar ardı sıra geliyor. Uluslararası bir oyunun içindeyiz ve bizler saf vatandaşlar olarak kullanılıyoruz. Bu oyunlar daha önce de sağ/sol, Alevi/Sünni olarak sahneye konuldu, şimdi de Türk/Kürt ve Laik/Anti-Laik olarak devam edeceğe benziyor.

Toplantıyı düzenleyen Hudson Enstitüsü, çoğunluğu Yahudiler'den oluşan, Beyaz Saray ve Pentagon'da Başkan'a kadar uzanan sağlam uzantıları olan bir kuruluş. Geçen yıl "2007'de Türkiye'de darbe olma olasılığı %50" demişlerdi.

ugursarak
15.06.2007, 15:26
Türk askeri yetkililerinin hazır bulunduğu ortamda, bu senaryo tartışılırken bir de, Amerika'nın PKK'nın Kuzey Irak'taki liderlerini yakalayıp teslim etmesi konusu ele alınıyor.

Bu çerçevede de, PKK liderlerinin bu aşamada Türkiye'ye teslim edilmesinin, siyasi sakınca doğurabileceğini ifade eden bir Türk uzman ve yetkilinin bulunduğunu iddia ediyor bazı katılımcılar.

Bu duyumlara göre, PKK liderlerinin yakalanıp bu aşamada teslim edilmesinin siyasi açıdan sakıncalı olacağı, AKP'ye yarayacağı ve Amerika'nın Türkiye'deki bazı siyasi partileri kayırdığı izlenimi yaratacağı ifade ediliyor.

http://www.bbc.co.uk/turkish/news/story/2007/06/070615_washington_scenarios.shtml
--------------------------------------------------------------------



Ordunun görevi PKK'yı mı Hükümeti mi bitirmek :)
Bu yazı doğruysa generaller için PKK ve ölen şehitler çokta önemli değil, bikaç tane daha asker ölsün n'olcak, önemli olan AKP'yı seçimlere kadar daha da zayıflatmak, burası Türkiye demokrasiyi yıkmak, seçimlerde halkın dinç kafayla oy vermesini engellemek için her yol mübah, şehit vermek bile...
Tabi BBC'nin verdiği bu haber doğruysa( ben doğru olduğuna inanıyorum)

Comrat86
15.06.2007, 16:12
Yasmin yazmıs aferin ona.

readme
15.06.2007, 16:32
Ordunun görevi PKK'yı mı Hükümeti mi bitirmek :)
Bu yazı doğruysa generaller için PKK ve ölen şehitler çokta önemli değil, bikaç tane daha asker ölsün n'olcak, önemli olan AKP'yı seçimlere kadar daha da zayıflatmak, burası Türkiye demokrasiyi yıkmak, seçimlerde halkın dinç kafayla oy vermesini engellemek için her yol mübah, şehit vermek bile...
Tabi BBC'nin verdiği bu haber doğruysa( ben doğru olduğuna inanıyorum)

sana katılıyorum ama olurmu olur, demedende edemiyorum.
dönen dolaplardan birinin haberi.


Ümraniye'de ele geçirilen cephaneliğin sahibi emekli astsubay Oktay Yıldırım'ın İstanbul'un ünlü eğlence kulübü Reina'nın güvenlik müdürlüğünü yaptığı ve oradan gözaltına alındığı ortaya çıktı

Ümraniye'de bir gecekondunun çatısında ele geçirilen 27 adet taarruz tipi el bombası, TNT kalıpları ve fünyelerin sahibi emekli astsubay Oktay Yıldırım'ın, İstanbul'un ünlü sosyetik eğlence kulübü Reina'nın güvenlik müdürlüğünü yaptığı ortaya çıktı. Yıldırım, geceyarısı operasyonuyla Reina Gece Kulübü'nde gözaltına alındı. Danıştay saldırısında ismi azmettirici olarak geçen Muzaffer Tekin bıçakla intihara kalkıştıktan sonra hastaneye kaldırılınca ilk yardımına koşan kişilerden biri olan Oktay Yıldırım'ın adı, üç gün önce Ümraniye'de bir gecekondu baskınıyla gündeme gelmişti. Gecekonduya baskın yapan polis, 27 adet taarruz tipi el bombası, TNT kalıpları ve fünyeler ele geçirmiş, evin sahibi Mehmet Demirtaş, “Patlayıcılar, yanında askerlik yaptığım emekli astsubay Oktay Yıldırım'a ait” demişti.

BOMBALAR İNCELENİYOR

Demirtaş ile evde oturan ve Ali Yiğit gözaltına alınmış, Demirtaş'ın ifadesi üzerine polis, Oktay Yıldırım'ın peşine düşmüştü. Oktay Yıldırım'ın, Danıştay'a yapalın kanlı baskını yapan avukat Alparslan Arslan ve arkadaşlarını azmettirmek suçlanan Muzaffer Tekin'in çok yakın arkadaşı olduğu belirlenmişti. Polis, Ümraniye'deki taarruz tipi el bombalarının, Alparslan Arslan ve arkadaşları tarafından Cumhuriyet Gazetesi'ne atılan patlayıcılarla aynı seriden olduğu görüşünde. Mehmet Demirtaş ve Ali Yiğit'le birlikte gözaltında bulunan Oktay Yıldırım'ın, susma hakkını kullandığı, belirtildi. Yıldırım ve arkadaşları, yarın sabah adliyeye çıkarılacak.

ÖZEL HARPÇİ, EYLEM ADAMI

Emekli astsubay Oktay Yıldırım, Özel Harp Kuvvetler Komutanlığı'nda görev yaparken yaralandı. Bu olaydan sonra, malulen emekli olan Yıldırım, kendini, ulusalcı hareketin eylemlerine adadı. Türkiye'nin dört bir yanında düzenlenen ulusalcı etkinlikleri kaçırmayan Oktay Yıldırım, 2006 yılının Mayıs ayında, emekli Tuğgeneral Veli Küçük'le birlikte, Hrant Dink'in yargılandığı 'Türklüğe hakaret' davasının görüldüğü mahkemeye, müdahil olmak için başvurdu. Oktay Yıldırım, AB aleyhtarı gösterilerde ve Kıbrıs mitinglerinde de boy gösterdi. Yıldırım, Perihan Mağden, Orhan Pamuk ve Elif Şafak'ın yargılandığı davalarda da adliyenin önünde, gösteri yapanların en önünde boy gösterdi.

Patlamayı eleştirdi, bombayla yakalandı

'www.acikistihbarat.com' ve 'www.kuvvaimilliye.com' adlı internet sitelerinde düzenli olarak yazılar yazan Oktay Yıldırım, son yazısında Ankara Ulus'taki intihar saldırısına dikkat çekerek, “Ankara Ulus meydanında, ulusa karşı, Türk ulusuna karşı bir saldırı yapıldı. Yeni bombalar patlayacak memleketin kalbinde. Belki yeni cinayetler işlenecek ve suikastlar yapılacak yeni kaoslar için” ifadelerini kullandı. Kuva-i Milliye Derneği'nin internet sitesine dün konulan bir yorum yazısında, Oktay Yıldırım'ın, elegeçirilen bombaların sahibi olduğu haberlerinin, 'dinci' basının gayretiyle tüm basına yayıldığı iddiası yer aldı. Yazıda ifadelere yer verildi: “Oktay Yıldırım üzerinden Kuvvai Milliyeciler ve Kahraman Türk Ordusu yıpratılmaya çalışılıyor. Bombaların Yıldırım'a ait olduğuna dair belge ya da Yıldırım'ın, 'Bombaları Hasdal Kışlası'nın çöplüğünden topladım' şeklinde bir ifadesi yoktur. Bombaların Cumhuriyet Gazetesi'ne yapılan saldırıda kullanılanlarla aynı olduğu iddiaları da kendileri tarafından azmettirilen Danıştay ve Cumhuriyet saldırılarını örtbas etmek için düzenlenen bir tertiptir. Peki neden Oktay Yıldırım. Malum zevat bir taşla iki kuş vurma istiyor. 1- Ordu,
2- Kuvvai Milliye oluşumları.”

Hükümeti iktidardan uzaklaştırma girişimi

Bülent Orakoğlu: Türkiye'yi istikrarsızlaştırma adına bir takım faaliyetler olduğunu biliyoruz. Yeni çıkan kitabımda da söz ettim. Bu amaçla oluşturulmuş 20 kadar çete olabilir. Medyaya yansıyanlara bakılırsa bombalar MKE yapımı, Cumhuriyet gazetesi saldırısında kullanılanlarla aynı. Gözaltındakiler de Danıştay'a karışanlarla irtibatlandırılıyor. Bu tür çeteler, belki de hükümeti iktidardan uzaklaştırma operasyonu içerisindeler. Bana kalırsa sanki bir şeyleri gizliyor bu çeteler. Bazıları yarın o birgün kendilerine baskın yapılması ihtimaline karşı bir takım malzemeleri, silah ve patlayıcıları, devletten alınmış diğer malzemeleri saklasın diye emekli olmuş personele veriyor olabilirler.

Askerlerin kullanıldığı gizli servis operasyonu

Mahir Kaynak: Bu bir gizli servis operasyonudur. Bu nedenle değerlendirme yapmak zor. Bir yargıya varabilmek için içeride olmak, verileri toplamak gerekiyor. Fakat asker kişilerin kullanıldığı bir operasyon olduğu belli. Kullananı bilemiyoruz. Herkes ön yargılarla hareket ediyor. Bazıları 'asker yapmıştır' diyor. Bu bizi çatışmaya götürür. Asıl mesele bunun arkasını bulmaktır. Sorun budur. Gizli servisler izlerini kaybettirmek için sahte izler bırakırlar. Kesin olan şu: Bir operasyon yapılıyor. Devlet bunun arka planını mutlaka ortaya çıkarmalıdır. Biz karar vermeyelim.

Özel Harpçiler bombayla gezmeyi çok severler !

Emin Gürses: Bu olayda Muzaffer Tekin'le bağlantı kurulmaya çalışılıyor. Ümraniye'de bulunan bombalar ise şu: Herhangi bir Özel Harpçi'nin evini arayın bir sürü bomba bulursunuz. Dağ başında savaşıyorlar. Elleri altında birçok bomba depoları var. Tasfiye ettiler Özel Harpçileri, çekildiler bir kenara bu operasyon birimleri. Ellerinde de birçok bomba kaldı. Öyle bir şey olduğunu düşünüyorum. Bombalara alışmışlar çünkü. Ümraniye'de yakalanan astsubay da neyse ki saklamış da bir yerlere atmamış. Kaldı ki adam denildiği gibi çok profesyonel olsa 15 -20 bombayla yakalanmaz.

özdilek
15.06.2007, 17:01
Gercekten okurken bile dehsete düstüm.Umarim gercek degildir.Yani ülkemizi 80yillara döndürmek icin bazilari acayip mesai yapiyor.Ama isin icinde abd veya ab varsa hersey olabilir.Seytanlarin plani resmen ürkütücü ve dehset verici.

KızılBant
15.06.2007, 17:07
Türkiye çakalın çukalın elinde olduğu sürece nerde ne zaman başımıza ne geleceği belli değil ALeviler ve Kürtler olarak yıllardır nesillerdir ezildik horlandık yeter artık. Barış istiyoruz.

Osmanlıda oyun çok her tür kötülük beklenir bunlardan. Türkiye akıllı davranıp ekonomiyi ve sosyal hakları iyileştirmeli böyle yaparsa kazançlı çıkar aksi halde milliyetçilik yüzünden ülkeyi kendi elleriyle 3-4 parçaya bölecekler aleviler bir yandan kürtler derken bakarsınzı 4-5 parça olmuş. Atatürkün ilkesine uysalar "yurtta sulh, cihanda barış" lafını uygular ve huzurlu yaşardık.. ABD ye destek vermeyi çekmeliler

iusjure
16.06.2007, 20:16
Irakın ve Filistinin nasıl iç savaşa düştüklerini, bu haber bize iyi bir şekilde anlatıyor bence. Bu tür operasoynların kimbilir kaç tanesi Irak ve Filistinde yapıldı da birbirlerine düştüler. Umarım, Türkiye benzer bir duruma düşmez. Aynı milletin mensubu, aynı dili konuşan Arapları bile şimdilik 21 ayrı parçaya bölen bu "tezgah"lar umarım Türkiye'de tutmaz. :thumbdown

halitseyfi
16.06.2007, 20:28
Irakın ve Filistinin nasıl iç savaşa düştüklerini, bu haber bize iyi bir şekilde anlatıyor bence. Bu tür operasoynların kimbilir kaç tanesi Irak ve Filistinde yapıldı da birbirlerine düştüler. Umarım, Türkiye benzer bir duruma düşmez. Aynı milletin mensubu, aynı dili konuşan Arapları bile şimdilik 21 ayrı parçaya bölen bu "tezgah"lar umarım Türkiye'de tutmaz. :thumbdown

Sevgili can

Bu tür olaylar sürekli türkiyeni gündeminde var,yeni değil.

Fakat hiç bir dönemde demokratik güçler bu kadar şaşı ve kör bakmamıştı. Nerdeyse ABD bazıları tarafında özgürlük savaşçısı ilan edilecek.

Neden mi böyle düşünüyorum?

Şu seçim dönemine bir bakın, demokrasi diyerek ülkemizdeki bölünme ve zıtlaşmaların hangi noktaya geldiğine bir bakın, siyasilerin icazet aldıklar yerin neresi olduğuna bir bakın, ülkemiz için neler yapmamız gerektiğini bize söyleyenlere bir bakın.

Bir sözü size hatrlatmak istiyorum.

"Balta beni kesemez de sapı benden"

özdilek
16.06.2007, 21:24
Irakın ve Filistinin nasıl iç savaşa düştüklerini, bu haber bize iyi bir şekilde anlatıyor bence. Bu tür operasoynların kimbilir kaç tanesi Irak ve Filistinde yapıldı da birbirlerine düştüler. Umarım, Türkiye benzer bir duruma düşmez. Aynı milletin mensubu, aynı dili konuşan Arapları bile şimdilik 21 ayrı parçaya bölen bu "tezgah"lar umarım Türkiye'de tutmaz. :thumbdown

Arkadasim dedigin gibi umarim bu planlar tutmaz.Unutmayin canlar hepimiz bu gemideyiz gemi batarsa hepimizde batariz.türkü,kürdü,lazi alevisi,sünnisi hic fark etmez.hepimiz bu geminin yolcusuyuz

tykhe
16.06.2007, 23:50
Bahsedilen bu Amerikan araştırma kuruluşlarının adı "THINK TANK" denilen bir 20.yy akımıdır. Politika üreten STK lardır diğer bir deyişle. Bu ABD Think Tank leri genellikle 3. dünya ülkeleri üzerinde senaryolar üretirler. Think Tank kuruluşlarının senaryo üretikleri ülkeler içinde gerek stratejik gerekse ekonomik anlamda en gelişmiş ülke Türkiyedir. Küba ve Venezuella ise stratejik ve siyasal anlamda haklarında en çok senaryo üretilen ülkelerdir.

(Bizim ülkemizdede Genelkurmayın kurmuş olduğu ilk Think Tank SAREM dir.)

Aslında bence gerçek sorun şudur. Bu senaryolar her zaman yapılan şeylerdir ve hiç bir şekilde dışarıya bilgi çıkışı bu kadar aleni olmazdı. Neden böylesi zor bir dönemecin içinde bulunduğumuz bir dönemde bu senaryolar ortaya atıldı asıl düşünülmesi gereken konu budur. Türkiye gibi gerek konum gerekse siyasal anlamda bu kadar ince bir çizgide bulunan bir ülkede bu söylemlerin varlığı bu işin eyleme geçirilmiş hali kadar yankı bulacaktır ve de hep bulmuştur. Tehlikeli olan bir başka şeyde hedefler isim olarak verilmiştir. Bu olayın ne kadar zıvanadan çıkıldığının bir göstergesidir. Bunlar gizli bilgilerin bir şekilde ortaya çıkışmış değil tamamen bilerek medyaya yansıtılmıştır.

Ülkenin ve bizlerin nereye sürüldüğümüz bellidir. Bu son dönemde yaşanan her türlü olay tamamen yazılan senaryoların uygulanmasıdır. Amaç belli hedef belli.
Amaç ABD Iraka adım atmışken bir daha Conileri buraya getirmeden Türkiyeye tamamen yerleşmek yani İŞGAL planıdır. Bunu sağlamanın en güzel yoluda içten çökertilmiş kargaşa ortamındaki bir ülkeye saldırmaktır. Irakdada böyle olmadımı???

tykhe
17.06.2007, 00:00
Ordunun görevi PKK'yı mı Hükümeti mi bitirmek :)
Bu yazı doğruysa generaller için PKK ve ölen şehitler çokta önemli değil, bikaç tane daha asker ölsün n'olcak, önemli olan AKP'yı seçimlere kadar daha da zayıflatmak, burası Türkiye demokrasiyi yıkmak, seçimlerde halkın dinç kafayla oy vermesini engellemek için her yol mübah, şehit vermek bile...
Tabi BBC'nin verdiği bu haber doğruysa( ben doğru olduğuna inanıyorum)

Şimdi bu lafların üstüne diyeceğimki "ortadaki savaş tamamen bir tezgahtır" buna kızacaksınız.Çıkar çevreleri nasıl istiyorsa öyle dönen bir tezgah bu. Tek taraflıda olsa aylardır süren bir ateşkes vardı. Neden bu dönemde bu olaylar tırmanışa geçti?? Düşünmekte fayda var. İnşallah düşüncelerimde yanılıyorumdur.

AKP konusuna gelince bu seçimde istediği oyu alamayacaklar .AKP ABD destekli nasıl geldiyse yine öyle bir oy kaybına uğrayacak. Çünkü iktidar olduğu dönemde ABD nin istediklerinin hepsini veremedi. Senaryo aynen devam ama bu kez oyuncular değişecek...