CaNCa
28.06.2007, 20:33
Bağımsız Alevi Aday Muhterem Aktaş ile Söyleşi (Röportaj)
http://www.alevihaber.org/images/stories/muhterem.JPG
İstanbul 2. Bölge Bağımsız Milletvekili Adayı Muhterem Aktaş'a neden adaylık sorusuna verdiği yanıtları; Muhterem Aktaş neden bağımsız adaylık sorumuza verdiği yanıtta "Bağımsız Demokratik bir Türkiye’nin demokratik, özgürlükçü ve bağımsız Milletvekilleri eliyle kurulabileceğini düşünüyorum. Ancak hiçbir angajmanı olmayan kişiler demokratik ve özgürlükçü Türkiye’yi inşa edebilirler." diye cevap veriyor ve ekliyor "Bu saatten itibaren Ülkemiz siyasal iklimine bir alternatif renk olarak girmiş bulunuyorum. Bu alternatif çıkışı gerçekleştirme sorumluğu bana, bu hareketi başarıya ve geleceğe taşıma onuru ise harekete /demokrasiye elverenlere ait olacaktır."
İstanbul 2. Bölge Bağımsız Milletvekili Adayı Muhterem Aktaş'ın söyleşimize verdiği yanıtlar;
Türkiye idari yapılanmasının en ücra köşesi olan Sivas ili, Zara ilçesi, Bağlama Köyü, Üçoluk mezrasında 1973 te doğmuşum. Yani Mezradan Merkeze Geldim.
Okul süreci; Yatılı okul, ilkokul, ortaokul, Zara lisesi, A.Ü.Hukuk Fakültesi
Askerlik; 1996–1997 Mardin Yedek Subay olarak askerlik yaptım.
İş Hayatı; 1998 den bu tarafa Şişli de Serbest Avukatlık yapıyorum.
Medya ;Ocak 2007 den bu tarafa Su Tv. de Her Cuma Canlı yayınlanan Suyun Gündemi isimli programı hazırlayıp sunuyorum. Ezberletilmiş doğrular yerine yaşanmış ve yaşanmakta olan Gerçekleri canlı yayında Stüdyo konukları ve izleyicilerle birlikte tartışıyoruz.
DKÖ hayatı;2000 yılında 27 yaşındayken PSAKD Alibeyköy Şb. Alibeyköy cemevi Yönetim Kurulu başkanlığına geldim. 6 yıl bu görevi sürdürdüm. 2004 – 2007 arasında Alevi-Bektaşi federasyonu yönetim kurulu üyeliği yaptım.
Lise yıllarından beri siyaseti takip ediyorum. 1987 seçimlerinde Öğrenci harçlığımdan o zamanki SHP ye bağışta bulundum. Siyasi partilerle ilişkim, Sosyal demokrat partilere oy verme düzeyindedir. Hiçbir partinin üyesi değilim.
İçinden geldiğim toplumun kitlesel olarak yöneldiği partilerin zaman içinde giderek tabandan koptuğunu ve artık bu tabanı (benim içinden çıktığım tabanı) istemediğini gördüm.
Buna rağmen içimizden çıkan bazı insanlar ve tabanımızın bir kısmı bazı siyasi partilerin koltuk değnekliğini yapmaya devam etmektedir.
Dünyanın en güzel coğrafyasında yer alan ve en zengin yer altı-yerüstü kaynaklarına sahip olan ülkemizin, basiretsiz siyasetçiler eliyle içerisine düşürüldüğü ve aydınlanacağına dair bir umut da bulunmayan bu karanlık ortamda BİR İŞARET FİŞEĞİ ÇAKMAK GEREKİYORDU. Benim İstanbul 2. Bölgeden Bağımsız Milletvekili adayı olmam; Karanlığa atılmış bir İŞARET FİŞEĞİDİR.
Antidemokratik seçim yasaları ve siyasi partiler yasası nedeniyle halkın gerçek temsilcilerinin TBMM’ne gitme olanağı yoktur. Dünyanın hiçbir uygar ülkesinde bulunmayan %10 seçim barajı yüzünden bugün itibariyle halkın %45’i TBMM de temsil edilmiyor. Seçmenlerin %25 oyunu alan AKP iktidarı hiç hak etmediği halde seçim yasasındaki antidemokratik düzenleme nedeniyle TBMM de %66 oranında temsil ediliyor.
Bu koşullarda Ülkemizin sorunlarının meşru yasal siyasal zeminlerde çözümlenmesini isteyen insanların önünde iki alternatif var:
Ya Halka sırtını dönerek Siyasi partileri kuşatan genel başkanların ve etrafındakilerin kulu kölesi olmayı kabul edip, tam bir biat anlayışı ile gidip bütün iradenizi Genel başkanın iki dudağı arasına teslim edeceksiniz.
Ya da halka yüzünüzü dönüp; “Biz varız, varolduğumuzu göstereceğiz” diyeceksiniz. Ben Genel Başkan vekili olmayı değil, milletvekili olmayı tercih etmek gerektiğine inandığım için ve kimseye de hiçbir mihnetim olmadığı için Bağımsız Milletvekili adayı olmayı tercih ettim.
Tam Bağımsız Türkiye’nin Tam bağımsız Milletvekilleri eliyle kurulabileceğini düşünüyorum. Ancak hiçbir angajmanı olmayan kişiler Tam bağımsız Türkiye’yi inşa edebilirler.
Bağımsız Adaylığı düşünürken de, adaylığa müracaat ederken de hiçbir kişi, kurum ve kuruluştan izin veya icazet almadım.
Açığım yok kapalım yok dünya da
Ne ise ahvalim sorsunlar beni
Hiç kimseye vebalim yok dünyada
Boş kuru hasıra sarsınlar beni.
Ben kitlemi ve halkımı tanıyorum. Kitlem ve halkım da beni tanıyor.
Kitlemiz, kendisine koyun sürüsü muamelesi yapan çobanlara, HALK olduğumuzu gösterecektir. Bunun tam zamanıdır.
Şu ortamda milletvekillerinin büyük çoğunluğu TBMM’ de birer parmak durumundadırlar. Yani vekillerimizin Siyasetteki karşılığı BİR ADET PARMAK haline gelmiştir.
Bundan sonra halkımız, Parti Genel başkanlarının ellerine parmak vermesin, Demokrasiye El versin diye Bağımsız aday oldum.
Büyük yokluk ve yoksulluk içinde olmasına rağmen Cumhuriyetimizi Kuran Ulu önder M. Kemal ATATÜRK’e elveren Anadolu insanının, Atatürk ilke ve devrimlerinin korunması ve evrensel ilkelerle bütünleştirilmesi için demokrasiye de elvererek kendi bağımsız adayını Kendi Meclisine göndereceğine olan inancım tamdır.
Benim bugün tek başına yaptığım çıkış, halkımızın sahiplenmesi sonucu gerçek demokrasinin inşasının yolunu açacak ve Halkın gerçek temsilcilerinin yönetim kademelerine gelişini sağlayacak büyük siyasal oluşum ve organizosyonların kurulmasını sağlayacaktır.
Ya çaresizsiniz. Ya da ÇARE SİZSİNİZ. Bu sebeple “Kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz.”
Pir Sultan’a Hüda yardım etmez mi.
Müminler bağında bülbül ötmez mi.
Bunca Yattığımız gayrı yetmez mi,
Kalkalım bakalım nic’olursa olsun.
Bu işe soyunmadan önce siz saygıdeğer kurum temsilcilerin ve dostlarımın fikrini sormadım. Bu sebeple bu yürüyüşümde yanımda yer almak zorunda değilsiniz. Benimle birlikte hareket etmediğiniz zaman size hiçbir şekilde darılman söz konusu dahi değildir.
Gelme gelme, Dönme dönme, Gelenin malı, dönenin canı düsturumuz doğrultusunda bana inanan ve güvenenlerle birlikte giriştiğim bu mücadeleyi sonuna kadar götürmeye kararlıyım.
Bu saatten itibaren Ülkemiz siyasal iklimine bir alternatif renk olarak girmiş bulunuyorum. Bu alternatif çıkışı gerçekleştirme sorumluğu bana, bu hareketi başarıya ve geleceğe taşıma onuru ise harekete / demokrasiye elverenlere ait olacaktır.
Gelin Canlar Bir olalım.
Av. Muhterem AKTAŞ
İstanbul 2. Bölge BAĞIMSIZ Milletvekili Adayı
Cumartesi, 09 Haziran 2007
KAYNAK: http://www.alevihaber.org
http://www.alevihaber.org/images/stories/muhterem.JPG
İstanbul 2. Bölge Bağımsız Milletvekili Adayı Muhterem Aktaş'a neden adaylık sorusuna verdiği yanıtları; Muhterem Aktaş neden bağımsız adaylık sorumuza verdiği yanıtta "Bağımsız Demokratik bir Türkiye’nin demokratik, özgürlükçü ve bağımsız Milletvekilleri eliyle kurulabileceğini düşünüyorum. Ancak hiçbir angajmanı olmayan kişiler demokratik ve özgürlükçü Türkiye’yi inşa edebilirler." diye cevap veriyor ve ekliyor "Bu saatten itibaren Ülkemiz siyasal iklimine bir alternatif renk olarak girmiş bulunuyorum. Bu alternatif çıkışı gerçekleştirme sorumluğu bana, bu hareketi başarıya ve geleceğe taşıma onuru ise harekete /demokrasiye elverenlere ait olacaktır."
İstanbul 2. Bölge Bağımsız Milletvekili Adayı Muhterem Aktaş'ın söyleşimize verdiği yanıtlar;
Türkiye idari yapılanmasının en ücra köşesi olan Sivas ili, Zara ilçesi, Bağlama Köyü, Üçoluk mezrasında 1973 te doğmuşum. Yani Mezradan Merkeze Geldim.
Okul süreci; Yatılı okul, ilkokul, ortaokul, Zara lisesi, A.Ü.Hukuk Fakültesi
Askerlik; 1996–1997 Mardin Yedek Subay olarak askerlik yaptım.
İş Hayatı; 1998 den bu tarafa Şişli de Serbest Avukatlık yapıyorum.
Medya ;Ocak 2007 den bu tarafa Su Tv. de Her Cuma Canlı yayınlanan Suyun Gündemi isimli programı hazırlayıp sunuyorum. Ezberletilmiş doğrular yerine yaşanmış ve yaşanmakta olan Gerçekleri canlı yayında Stüdyo konukları ve izleyicilerle birlikte tartışıyoruz.
DKÖ hayatı;2000 yılında 27 yaşındayken PSAKD Alibeyköy Şb. Alibeyköy cemevi Yönetim Kurulu başkanlığına geldim. 6 yıl bu görevi sürdürdüm. 2004 – 2007 arasında Alevi-Bektaşi federasyonu yönetim kurulu üyeliği yaptım.
Lise yıllarından beri siyaseti takip ediyorum. 1987 seçimlerinde Öğrenci harçlığımdan o zamanki SHP ye bağışta bulundum. Siyasi partilerle ilişkim, Sosyal demokrat partilere oy verme düzeyindedir. Hiçbir partinin üyesi değilim.
İçinden geldiğim toplumun kitlesel olarak yöneldiği partilerin zaman içinde giderek tabandan koptuğunu ve artık bu tabanı (benim içinden çıktığım tabanı) istemediğini gördüm.
Buna rağmen içimizden çıkan bazı insanlar ve tabanımızın bir kısmı bazı siyasi partilerin koltuk değnekliğini yapmaya devam etmektedir.
Dünyanın en güzel coğrafyasında yer alan ve en zengin yer altı-yerüstü kaynaklarına sahip olan ülkemizin, basiretsiz siyasetçiler eliyle içerisine düşürüldüğü ve aydınlanacağına dair bir umut da bulunmayan bu karanlık ortamda BİR İŞARET FİŞEĞİ ÇAKMAK GEREKİYORDU. Benim İstanbul 2. Bölgeden Bağımsız Milletvekili adayı olmam; Karanlığa atılmış bir İŞARET FİŞEĞİDİR.
Antidemokratik seçim yasaları ve siyasi partiler yasası nedeniyle halkın gerçek temsilcilerinin TBMM’ne gitme olanağı yoktur. Dünyanın hiçbir uygar ülkesinde bulunmayan %10 seçim barajı yüzünden bugün itibariyle halkın %45’i TBMM de temsil edilmiyor. Seçmenlerin %25 oyunu alan AKP iktidarı hiç hak etmediği halde seçim yasasındaki antidemokratik düzenleme nedeniyle TBMM de %66 oranında temsil ediliyor.
Bu koşullarda Ülkemizin sorunlarının meşru yasal siyasal zeminlerde çözümlenmesini isteyen insanların önünde iki alternatif var:
Ya Halka sırtını dönerek Siyasi partileri kuşatan genel başkanların ve etrafındakilerin kulu kölesi olmayı kabul edip, tam bir biat anlayışı ile gidip bütün iradenizi Genel başkanın iki dudağı arasına teslim edeceksiniz.
Ya da halka yüzünüzü dönüp; “Biz varız, varolduğumuzu göstereceğiz” diyeceksiniz. Ben Genel Başkan vekili olmayı değil, milletvekili olmayı tercih etmek gerektiğine inandığım için ve kimseye de hiçbir mihnetim olmadığı için Bağımsız Milletvekili adayı olmayı tercih ettim.
Tam Bağımsız Türkiye’nin Tam bağımsız Milletvekilleri eliyle kurulabileceğini düşünüyorum. Ancak hiçbir angajmanı olmayan kişiler Tam bağımsız Türkiye’yi inşa edebilirler.
Bağımsız Adaylığı düşünürken de, adaylığa müracaat ederken de hiçbir kişi, kurum ve kuruluştan izin veya icazet almadım.
Açığım yok kapalım yok dünya da
Ne ise ahvalim sorsunlar beni
Hiç kimseye vebalim yok dünyada
Boş kuru hasıra sarsınlar beni.
Ben kitlemi ve halkımı tanıyorum. Kitlem ve halkım da beni tanıyor.
Kitlemiz, kendisine koyun sürüsü muamelesi yapan çobanlara, HALK olduğumuzu gösterecektir. Bunun tam zamanıdır.
Şu ortamda milletvekillerinin büyük çoğunluğu TBMM’ de birer parmak durumundadırlar. Yani vekillerimizin Siyasetteki karşılığı BİR ADET PARMAK haline gelmiştir.
Bundan sonra halkımız, Parti Genel başkanlarının ellerine parmak vermesin, Demokrasiye El versin diye Bağımsız aday oldum.
Büyük yokluk ve yoksulluk içinde olmasına rağmen Cumhuriyetimizi Kuran Ulu önder M. Kemal ATATÜRK’e elveren Anadolu insanının, Atatürk ilke ve devrimlerinin korunması ve evrensel ilkelerle bütünleştirilmesi için demokrasiye de elvererek kendi bağımsız adayını Kendi Meclisine göndereceğine olan inancım tamdır.
Benim bugün tek başına yaptığım çıkış, halkımızın sahiplenmesi sonucu gerçek demokrasinin inşasının yolunu açacak ve Halkın gerçek temsilcilerinin yönetim kademelerine gelişini sağlayacak büyük siyasal oluşum ve organizosyonların kurulmasını sağlayacaktır.
Ya çaresizsiniz. Ya da ÇARE SİZSİNİZ. Bu sebeple “Kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz.”
Pir Sultan’a Hüda yardım etmez mi.
Müminler bağında bülbül ötmez mi.
Bunca Yattığımız gayrı yetmez mi,
Kalkalım bakalım nic’olursa olsun.
Bu işe soyunmadan önce siz saygıdeğer kurum temsilcilerin ve dostlarımın fikrini sormadım. Bu sebeple bu yürüyüşümde yanımda yer almak zorunda değilsiniz. Benimle birlikte hareket etmediğiniz zaman size hiçbir şekilde darılman söz konusu dahi değildir.
Gelme gelme, Dönme dönme, Gelenin malı, dönenin canı düsturumuz doğrultusunda bana inanan ve güvenenlerle birlikte giriştiğim bu mücadeleyi sonuna kadar götürmeye kararlıyım.
Bu saatten itibaren Ülkemiz siyasal iklimine bir alternatif renk olarak girmiş bulunuyorum. Bu alternatif çıkışı gerçekleştirme sorumluğu bana, bu hareketi başarıya ve geleceğe taşıma onuru ise harekete / demokrasiye elverenlere ait olacaktır.
Gelin Canlar Bir olalım.
Av. Muhterem AKTAŞ
İstanbul 2. Bölge BAĞIMSIZ Milletvekili Adayı
Cumartesi, 09 Haziran 2007
KAYNAK: http://www.alevihaber.org