Orijinalini görmek için tıklayınız : Askerlikten nasıl yırtabilirim?


kızılgüneş
29.06.2007, 01:59
askerlikle ilgili görüşlerimizi paylaşalım
ben militarizme karşıyım
SAVAŞSIZ VE SİLAHSIZ BİR YAŞAM DÜŞLÜYORUM
yorum yazarken dikkat edin HALKI ASKERLİKTEN SOĞUTMAYIN:pisman

VE GÜZEL BİR YAZI

"Askerliği reddetmek ve yapmak istememek, hiçbir özel nedeni gerektirmeyen apaçık bir talep ve haktır. Kişiyi silahlı eğitime zorlamak, onun özgür iradesini körelterek ölmeye ve öldürtmeye mecbur kılmak, insan onurunun ve değerinin apaçık bir şekilde ayaklar altına alınmasıdır ve asıl hesabı verilmesi gereken budur..."

Türk vatandaşı olan, askere gitmeyi reddeden ya da istemeyenler için kimi basit bilgiler

'Askerlik yapmak istemiyorum, ne yapmalıyım?'
Türk vatandaşıysanız ve askerlik yapmayı istemiyorsanız, kesin kararınızı vermeden önce ihtiyatla düşününüz: Türkiye’de askerlik yükümlülüğünden kesin olarak kurtulmak son derece güçtür ve yıllar boyu sürecek olan çeşitli risk ve tehlikeler içererebilir! İyi düşünülmemiş bir adım sizi zor durumda bırakabilir ve yaşamınızı son derece olumsuz yönde etkileyebilir. Hatta zorla askere alınabilir, dayak, işkence, hakaret ve kötü muamele yoluyla askerlik yapmaya zorlanabilirsiniz!

Burada, askerlik yapmama eğiliminde olanlar için, akla gelen çıkış yolları ve karşılaşacakları zorluklar hakkında fikir verici türden basit bilgileri biraraya getirildi. Düşünme ve karar vermeyi bir parça kolaylaştırabilmek için bu bilgileri çeşitli alt başlıklara ayırdık.

„Bedelli askerlik“, askerliğin, devlet ve ordu kurumlarınca düzenlenmiş bir diğer şekli olduğu için, zorunlu hizmete karşı gerçek bir seçenek olarak görülmemiş ve dolayısıyla üzerinde durulmamıştır. Ayrıca, hafife alınmayacak bir tutarın zorla dayatılan bir „yükümlülük“ için talep edilmesi, ölçüsüz bir küstahlık, sosyal adaletsizliğin devlet eliyle utanmazca kullanılması olarak görülmelidir.

Yurtiçinde İseniz
a. Çürüğe çıkmak
b. Gizlenerek yaşama
c. Vicdani redçi’ olma
d. Yüksek öğrenim yoluyla zaman kazanma

Yurtdışı seçenekleri
a. Yurtdışına göçmen olarak gitmek
b. Bir başka ülkede politik sığınma hakkı talep etmek
c. Bir başka ülkeye geçmek ve orada kaçak olarak yaşamak
d. Türk vatandaşlığından ayrılmak

Yurtiçinde iseniz

a. Çürüğe çıkmak
Kimi psikolojik ve bedensel rahatsızlıklar (örn. şizofreni, şeker hastalığı, ileri düzeyde görme zayıflıkları) gereken şekilde belgelendiği, askeri heyet ve hastanelerce onaylandığı takdirde çürüğe alınmanızı sağlayabilir. Düztabanlık, boy ve kilo arasındaki aşırı oransızlıklar (aşırı yüksek veya düşük kiloda olmak) da aynı şekilde çürüğe alınma nedeni teşkil edebilir. Bu türden rahatsızlık, bedensel özür vb. gibi şeylerin ne yazık ki tam bir listesi yoktur. Pratikteki örneklere bakmak en akıllıcasıdır.

Son derece aşağılayıcı ve onur kırıcı bir prosedüre göre yürütülmekle birlikte, ordu, eşcinselliği de „hastalık“ olarak görmekte ve askerlerden oluşan bir heyete „pasif eşcinsel“ olduğunu pornografik fotoğraflarla „kanıtlayan“ kişileri çürüğe almaktadır. Bu heyet, askerler ve ordu doktorlarından meydana gelmekte ve fotografların yanısıra, doğrudan yapılan bir görüşme ile de eşcinselliğe ikna olmak istemektedir.

Çürüğe çıkmaya çalışmak, pekçokları için ilk akla gelen yol olduğundan çürüğe çıkarma prosedürü genel olarak ordu tarafından katı kriterlere bağlanmıştır. Başvurular titizlikle incelenmektedir. Bu konuda şansınız olduğunu düşünüyorsanız, bürokratik ve tıbbi süreçler hakkında kişisel olarak güvenilir kaynaklardan bire bir bilgi edininiz ve hazırlıklarınızı zamanında yapınız.

Askerlik yapmaya engel görülen bazı rahatsızlıklar ve bedensel uygunsuzluklarda, çürüğe alınma ilk planda yalnızca bir yıl içindir. Kesin kurtuluş için, çoğu durumda üç yıl ardıardına askeri hastenede yeniden muayeneden geçmeniz ve çürük raporunuzun yenilenmesi gerekir. Bizce bilindiği kadarıyla bu uygulamaya, kiloyla bağlantılı elverişsizlikler ve kimi görme zayıflıklarında başvurulmaktadır.

b. Gizlenerek yaşama
Polis, resmi merciler, ordu ve diğer kolluk kuvvetlerinden gizlenerek askere alınmaktan kaçabilirsiniz. Bu, Türkiye’de adeta gelenekselleşmiş ve her zaman için en çok başvurulmuş ve başvurulmakta olan yoldur. Bununla birlikte denetim ve kontrol mekanizmalarının çeşitlenmesi ve artması ile asker kaçağı olarak saklanarak yaşamak da güçleşmektedir. Ayrıca, Türkiye’de askerlik yapmamış bir kişinin askerlik yükümlülüğü – başka bazı ülkelerde olduğu gibi – zaman aşımına uğramaz, yani saklanma yaşam boyu olacaktır. Buna karar verdiğinizde, tüm yaşamınız ve yakınlarınızın yaşamı bundan şüphesiz ağır bir şekilde etkilenecektir.

Sürekli asker kaçağı olarak yaşamak, maddi ve manevi olarak son derece yıpratıcıdır. Bu, ‚sosyal ölüm’ olarak nitelenen sosyal-kamusal ortam ve imkanlardan sürekli bir dışlanma durumunu beraberinde getirir. Saklanarak yaşamak, çalışmadan eğitime, aile yaşamından gündelik yaşamın her alanına dek toplumun ve devletin sayısız yaptırımıyla mücadele etmeyi göze almanızı zorunlu kılar. Yıllar süren başarılı bir gizlenmeden sonra basit bir kimlik kontrolü sırasında asker kaçağı olduğunuz yine de ortaya çıkabilir ve ciddi bir şekilde tehlikeye girebilirsiniz.

c. "Vicdani redçi" olma
Ordu ve askerlik konusundaki görüşlerinizi, askerlik yapmayı reddettiğinizi nedenlerini de belirterek açıkça dile getirebilir ve askere çağırıldığınızda sizden askerlik yapmanızı bekleyenlerle açık bir hesaplaşmaya girebilirsiniz. Tavrınızı basına da taşıyarak, durumunuzun kamuoyunca bilinmesine çalışabilirsiniz; en nihayetinde kimsenin sizi zorla askere alma hakkı yoktur ve Türkiye’de sizin dışınızda askerlik yapmaktan çekinen binlerce insan vardır.

Ne var ki, bu seçenek de en az diğerleri kadar riskli ve tehlikelidir. Ordu sizi, temel bir hakkını kullanan kişi olarak değil, (diğer şeylerin yanısıra) basit bir asker kaçağı olarak görecek, akla gelen her yolla iradenizi kırmaya ve size askerlik yaptırtmaya çalışacaktır. Buna ek olarak, ordu ve askerlik hakkında kullandığınız ifadeler basın-yayın organlarına yansıdığında alehinize ek davalar açılmasına yol açabilir.

Açık tavır takınma yolunu seçmiş olan vicdani redçiler, askeri hapishanelerde - işkence ve ölüm tehdidi dahil olmak üzere - son derece olumsuz deneyimler yaşamışlardır. Bu kişiler, ancak kendilerine ülke içinde ve dışında verilen hukuki, politik, maddi ve manevi büyük destek sayesinde tekrar serbest kalabilmişlerdir. Basında iyi tanınan, yoğun destek görmüş olan bu az sayıdaki vicdani redçilerin dışında, kaderi ve sonu meçhul sayısız vicdani redçi de vardır.

Böyle bir yolu seçmeden önce, bu konuda çalışan ve ne yazık çok sayıda olmayan gruplara ya da en azından insan hakları alanında aktif dernek ve örgütlere doğrudan danışınız. Kararı bireysel olarak vermek kaçınılmaz olmakla birlikte, asla bireysel hareket etmeyiniz: Sizi her şekilde destekleyecek ve tutuklandığınızda sizinle yoğun bir şekilde ilgilecek kişilerin ve grupların olmaması durumunda, vicdani redçi olarak ordunun karşısına çıkmanız intahardan farksız olacaktır!

d. Yüksek öğrenim yoluyla zaman kazanma
Yüksek öğrenimi kullanarak tecil, bir üniversite ya da yüksekokula kaydolma şansına sahip olanların sıkça başvurduğu bir yol olmakla birlikte, elbette ki kesin bir çözüm değildir. Bir üniversite ya da yüksekokula kaydolup, lisans öğreniminizi uzatarak 29 yaş sonuna dek askerliği tecil ettirebilirsiniz. Bunu takiben lisansüstü öğrenime (yükseklisans/master ve doktora) devam ettiğiniz taktirde, doktora öğrencisi olmak kaydıyla 33 yaşın sonuna dek (yurt içinde ya da yurtdışında) askerliği tecil ettirebilirsiniz. Ancak bu sınırdan sonra, askerlik denen tatsız konu yine yakanıza yapışacaktır. Dolayısıyla bu süreyi başka seçenekler üzerine ciddi şekilde kafa yormak için kullanmak en makulüdür.

Yurtdışı seçenekleri
Yaygın kanının aksine, Türk vatandaşı olarak yurtdışında askerlikten kurtulmaya çalışmak Türkiye’dekinden daha güçtür. Bir kez dışarı çıkıldığında meselenin‚ hallolmuş’ olduğu yolundaki yanlış kanı, ne yazık ki Türkiye’de‚ Batı’ hakkındaki yerleşmiş olumlu önyargılar tarafından da beslenmektedir: Örn. Batı’da „insan hakları“ adı altında „evrensel“ bir takım hak ve değerlerin olduğu inancı tarafından… Bu yanlış kanaatler kısmen sözkonusu toplumların kendileri hakkında bilinçli olarak yaydıkları fantazilerle, kısmen de Türkiye ve benzeri diğer bazı ülkelerin tarihsel-politik nedenlerle bunlara inanmaya yatkın oluşuyla ilgilidir.

Türk devletinin yurtdışındaki Türk vatandaşlarına karşı askerlik konusunda kullandığı başlıca baskı yöntemi pasaporttur. Türk konsolosluğu, askerliğini yapmayan ya da yasal yollarla tecil ettirmeyen kişinin, pasaportunun geçerlilik süresini uzatmaz. Bu, kişiyi gittiği ülkede son derece zor bir duruma düşürür. Geçersiz bir pasaportla legal olarak ikamet etmek ve elbette ki çalışmak, ev kiralamak vs. olanaksızdır. Geçerli pasaportu olmayana oturum izni verilmez, verilmiş olan bir izin varsa da uzatılmaz ve geçersiz sayılır. Böyle bir kişi, er ya da geç polis zoruyla geldiği ülkeye iade edilecektir.

Yurtdışında asker kaçağı durumuna düşüp Türkiye’ye giriş yapmaya çalışan ya da iade edilen kişi, elbette ki pasaport kontrolü sırasında alıkonulmaktadır. Bunu takiben nelerin olacağını kestirmek mümkün değildir; günler boyu sorgulanıp jandarma nezaretinde askerlik şubesine gönderilebileceğiniz gibi, şansınız varsa kısa bir dayak ve hakaret faslından sonra yoklamanızı yaptırmanız söylenerek serbest de bırakılabilirsiniz.

İşçi/yasal göçmen statüsünde yurtdışında yaşıyor olmanız durumunda, Türk konsolosluklarında askerliği 38 yaş sonuna dek tecil ettirebilirsiniz. Bunu olanaklı kılan, devletin sizi bir döviz kaynağı olarak görüyor olması ve „bedelli askerlik hakkınız“dan yararlanacağınızı varsaymasıdır. Bu zaman zarfında, bulunduğunuz ülkenin vatandaşlığına geçme koşullarını yerine getirmeye bakmalısınız; aksi taktirde 38 yaş gibi görece ileri bir yaşta tatsız bir sürprizle karşılaşabilirsiniz.

Tüm yasal ve bürokratik engellerin ötesinde askerlikten kurtulmak için yurtdışına çıkmaya karar verdiğinizde, yabancı bir ülkede karşılaşacağınız tüm güçlükleri gerçekçi bir şekilde gözönünde tutmanız gerekir: Örneğin, Almanya, Avusturya ya da İsviçre’de nüfusun çoğunluğu yabancıları birer fazlalık olarak görür ve genel olarak göçmenlere karşı açık ya da gizli bir düşmanca tutum içerisindedir. Hangi ülkeden ve neden gelmiş olduğunuz bu noktada pek bir rol oynamayacaktır; bu durum üzerinizde sürekli bir psikolojik gerginlik yaratacaktır. Refah düzeyi göreli olarak yüksek Batı ülkelerinin birçoğunda, yaşamınızın her alanında çeşitli düzeylerde etnik damgalanma, ayrımcılık ve bu ülkelerin tarih ve kimliğinin bir parçası olan ırkçı-kültürel klişelerle karşılaşacağınızı gözönünde tutmanız gerekir.

Ayrıca, yurtdışında askerlik yükümlülüğünden tam olarak kurtulmanız seneler sürebilir; bu zaman zarfında yakınlarınız, aileniz, dost çevreniz ve yakınlarınızdan uzakta yaşamak zorunda olmak gibi bir faktör de psikolojinizi şüphesiz olumsuz etkileyebilir.

Yurtdışına giderek askerlikten kurtulma konusundaki ilk akla gelen seçeneklere daha yakından bakalım:

a. Yurtdışına göçmen olarak gitmek
Avrupa Birliği ülkeleri göçmen kabul etmemektedir. Bununla birlikte Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Avustralya gibi bazı ülkeler kimi koşulları yerine getiren kişilerin bir kısmını her yıl göçmen olarak ülkelerine kabul etmekte ve bu kişilere belli bir süreden sonra vatandaşı olma hakkı vermektedir. Askerliği bu noktaya dek tecil ettirmeyi başarırsanız, bu sizin için bir çıkış yolu olabilir. Fakat bu ülkelerin göçmen kabul etme kriterleri son derece ayrıntılı ve yerine getirilmesi zordur (eğitim düzeyi, yabancı dil bilgileri, yaş sınırlamaları vs.). Bu koşullar yerine getirildiğinde dahi, kabul edilme şansı son derece düşüktür. Zira göçmenlik için başvuranların sayısı oldukça yüksektir.

Bunun dışında Türk vatandaşları için değil legal olarak göç etmek, birçok ülke için turistik amaçlı vize almak bile – doğrudan o ülkeden davet edilmediğiniz taktirde - gayet zordur ve bürokratik bariyerlerle neredeyse imkansız hale getirilmiştir – oysa göç ya da turistik seyahat amacıyla bir başka ülkeye giriş, bir Avrupa Birliği üyesi ülke vatandaşı için karşılaştırılamayacak derecede basittir.

Yasal yollardan Türkiye’den göç etmek, eşiniz bir başka ülke vatandaşı olmadığı sürece imkansız gibidir. Yoklama kaçağı ya da bakaya olmanız durumunda, bir başka ülkenin vatandaşlığına sahip olan eşinizin de size doğrudan bir yardımı dokunmayacaktır, çünkü emniyet size pasaport çıkartılmasına ilk planda engel olacaktır.

b. Bir başka ülkede politik sığınma hakkı talep etmek
Sığınma veya iltica hakkı adı altında herkese kolayca tanınan bir hak dünyanın hiçbir ülkesinde, hele Avrupa Birliği’nde kesinlikle yoktur! Özellikle Avrupa Birliği ülkeleri son yıllarda Türkiye’den gelen ve sığınma başvurusu yapanlara (tüm diğer sığınmacılara olduğu gibi) kalma, barınma ve çalışma hakkı vermemek için büyük bir çaba sarfetmektedirler. Kaçak olarak ülkelerinden çıkan ve sığınma talebinde bulunanların çoğu, önce adil hukuk prosedürü kisvesi altındaki bürokratik kısır döngülere sokularak her haktan yoksun bırakılmakta ve ardından da iade edilmektedirler.

kızılgüneş
29.06.2007, 02:00
yazının devamı
Birleşmiş Milletler Yüksek Komiserliği Sığınmacılar Komisyonu’nun verdiği Mart 2006 rakamlarına göre, refah düzeyi yüksek toplam 38 ülkede, başvuruları kabul edilen sığınmacıların sayısı 1987’den beri en düşük düzeydedir. En başta İngiltere, Danimarka ve Federal Almanya, sığınmacı kabul oranını neredeyse sıfıra indirgemeyi başarmıştır.

Asker kaçağı, firari veya vicdani redçi olmanız, bu ülkelere sığınmayı istediğinızde ne yazık ki size hiç bir artı sağlamayacaktır. Tam tersine: Vicdani red hakkı, örneğin Almanya’da, sadece o ülke vatandaşları için öngörülen bir haktır ve politik sığınma gerekçesi olarak açık ve kesin olarak geri çevrilmektedir. Geçmiş yıllarda bu konuda görülmüş istisnaların ardında, son derece yoğun destek kampanyaları ve mağdur kişilere geniş destekçi kitlelerinin verdiği yardım yatmaktadır.

c. Bir başka ülkede kaçak olarak yaşamak
Avrupa Birliği özelinde konuşulacak olursa bu, Türkiye’de asker kaçağı olarak yaşamaktan kesinlikle kat kat daha zor olan bir seçenektir. Elinizdeki ülkeye girmekte kullanmış olduğunuz Türk pasaportunun süresi dolduğunda, hangi türden olursa olsun size bulunduğunuz ülkenin verdiği vize ya da ikamet izni de (yukarıda belirtildiği gibi) yanmaktadır. Bu durumda, elinizde geçerli hiçbir kimlik kalmayacak ve bir yabancı da olmanız buna eklendiğinde, yakalanmanız ve Türkiye’ye iade edilmeniz bir an meselesi olacaktır. Elbette böyle bir kişinin, hiç bir sağlık hizmeti ve sosyal imkandan yararlanması da sözkonusu değildir. Saklanmak ve gizlenerek yaşamak, sürekli yardım ve destek almayı gerektirdiğinden, bu koşullar altında iyice güçleşir.

Bu noktada değişik Avrupa Birliği ülkeleri arasındaki farkları, tanıdık ve yakınlardan gelmesi muhtemel destek ve yardım gibi şeyleri de gözönünde tutmak gerekir: Örneğin, İsviçre’de kaçak olarak yaşamak hemen hemen imkansız iken, aynı şey İspanya’da göreli olarak daha basittir veya Polonya, ek bir külfet ve zahmet gerektirdiğinden, iade veya sınırdışı etme işlemlerinin üzerine gitmemektedir. Ancak bu tip uygulamalar da zaman içinde değişmektedir. Bu konularda birinci elden, şahsen ve güvenilir şekilde bilgi edininiz! Gizlenerek yaşamanın uzun vadede bir çıkış yolu olamayacağını ve sadece aşırı durumlarda ve geçici olarak göze alınabileceğini akılda tutunuz!

d. Türk vatandaşlığından ayrılmak
Askerlikten kurtulmak konusundaki en kesin ve nihai çözüm budur. Ama bu en temel özgürlük bile Türk devleti tarafından kısıtlanmıştır: Türk konsoloslukları sizi vatandaşlıktan çıkarmak için, bir başka ülkenin sizi kesin olarak vatandaşlığına alacağını resmen belgelemenizi beklemektedir!

Bir başka ülkenin vatandaşlık hakkını, ancak uzun süredir orada yaşamakta ve çalışmakta olan bir göçmenseniz ya da eşiniz o ülkenin vatandaşlığına sahipse elde edebilirsiniz. Bu koşullar detayda ülkeden ülkeye farklılık gösterir, fakat vatandaşlık tanımanın koşulu olarak genellikle, bir o ülke vatandaşı ile belli bir süredir evli omak veya yine belli bir süreyi doldurması şartı ile göçmen/işçi statüsünde o ülkede yaşıyor ve çalışıyor olmak görülür.

Eğer halihazırda yurtdışında yaşamaktaysanız, süratle bulunduğunuz ülkenin vatandaşlığına geçme yol ve koşullarını araştırmalısınız. Şayet böyle bir şansınız varsa, yağmurdan kaçarken doluya tutulmamak için, o ülkede zorunlu askerliğin olup olmadığı ya da askerliği reddetme koşulları hakkında bilgi edininiz.

Eğer çifte vatandaşlığınız varsa, Türk vatandaşlığından yine de çıkmanız gerekir, çünkü Türk makamları askerlik yapmasanız bile sizden buna karşılık bir ‚bedel’ ödemenizi beklemektedir.

Önemli Not:
Burada verdiğimiz bilgiler, sadece ve sadece karşılaşılacak zorluklar hakkında çok yüzeysel bir fikir vermek amacı taşımaktadır ve asla eksiksizlik veya tam bir güncellik iddiasında değildir. Yurtdışı seçenekleri konusunda bilgiler, başta Almanya olmak üzere Avrupa Birliği dikkate alınarak hazırlanmıştır.

Askerlikten kurtulmak isteyen kişilerin, tek tek somut durumları, çıkış noktaları ve olanakları ister istemez farklı farklı olacaktır. Kimileri, yakınları ve dostlarından gelecek destek ve yardım sayesinde birden fazla olanağı kullanarak bir çıkış yolu arayabileceği gibi, kimisi de içinden çıkılması imkansız problemlerle de karşılaşabilir. Örneğin, yurtdışında yaşamakta yakınları olan bir kişi, birçok engeli süratle aşarak, görece kolay bir şekilde ordu ve askerlik korkusundan uzak bir yaşam sürebilir. Buna karşılık, bir yıllık mülteci kampı hayatından sonra İtalya’dan Türkiye’ye iade edilen Kürt bir asker kaçağı orduda çok ağır baskılara ve kötü muameleye maruz kalabilir…

Askerliği reddetmek ve yapmak istememek, hiçbir özel nedeni gerektirmeyen apaçık bir talep ve haktır. Kişiyi silahlı eğitime zorlamak, onun özgür iradesini körelterek ölmeye ve öldürtmeye mecbur kılmak, insan onurunun ve değerinin apaçık bir şekilde ayaklar altına alınmasıdır ve asıl hesabı verilmesi gereken budur... Ne var ki, günümüzün politik coğrafyasına egemen olan ulus devletler, itaatsizlere ve uymak istemeyenlere yaşam hakkı tanımamak, onları ezmek ve yıldırmak için aşılması güç kontrol ve denetim mekanizmaları kurmuşlardır. Kısacası, askerlik yapmamakta kararlı kişinin karşısında ne yazık ki son derece ciddi bir dizi problem vardır ve kararı dikkatle düşünerek kendisi vermek zorundadır!

Savaş Karşıtları

sertur
29.06.2007, 09:39
askerlikten kaçmak, kaçmanın yollarını aramak vs.vs bu kadar korkma arkadaş, kaldıki askerlik ölme ve öldürme yeri değildir, eğer bu vatanda yaşıyorsan, askerlik yapacaksın, yok yapmam diyorsan, sen bilirsin binlerce asker kaçağı var, vicdani redci olabilirsin, yada öylebir hakka, bir düşünün önüne gelen vicdani redçi olsa, yarın askere alınacak adam kalmaz, ve inanın ordusu zayıf bir Türkiyeyi iki günde parçalarlar (komşularımız malüm) ben 18 ay yaptım askerliği davulla zurnayla gönderildik, ama geriye dönüp baktığımda gurur duyacağım bir zaman dilimi olmuştur askerlik vazifesi...saygılarımla..

doktor62
29.06.2007, 10:02
Askerlikten yırtmanın en kolay yolu yüksek öğrenim yapmaktır.Zaten bitireceğin okul 4-5 yılını alır.Bittikten sonrada 4 yıllık bir açık öğretim fakültesine kayıt yaptırırsın.Yaş haddinden askerlikten muaf olursun.

onur melis
29.06.2007, 10:02
arkadaşım ben tuncelinin eşsiz güzelligindeki daglarında yaptım yeni insanlar tanıdım her sehirde bir evim oldu hadi onu butun tunceliyi gezme imkanım oldu bence kacacagına aslanlar gibi yap bizlere kacmak yakışmaz

alevi_siyah
29.06.2007, 10:36
askerlikten kaçmak, kaçmanın yollarını aramak vs.vs bu kadar korkma arkadaş, kaldıki askerlik ölme ve öldürme yeri değildir, eğer bu vatanda yaşıyorsan, askerlik yapacaksın, yok yapmam diyorsan, sen bilirsin binlerce asker kaçağı var, vicdani redci olabilirsin, yada öylebir hakka, bir düşünün önüne gelen vicdani redçi olsa, yarın askere alınacak adam kalmaz, ve inanın ordusu zayıf bir Türkiyeyi iki günde parçalarlar (komşularımız malüm) ben 18 ay yaptım askerliği davulla zurnayla gönderildik, ama geriye dönüp baktığımda gurur duyacağım bir zaman dilimi olmuştur askerlik vazifesi...saygılarımla..

Korkmakla ilgisi yok kardeş. Biz Zorunlu askerliğe karşıyız. Sıcak savaş yokken ve Düşman olmayan komşularımız düşman gibi gösterilirken askere gitmek istemem ve gitmiyorumda zaten öğrenciyiz :p

alevi_siyah
29.06.2007, 10:37
Askerlikten yırtmanın en kolay yolu yüksek öğrenim yapmaktır.Zaten bitireceğin okul 4-5 yılını alır.Bittikten sonrada 4 yıllık bir açık öğretim fakültesine kayıt yaptırırsın.Yaş haddinden askerlikten muaf olursun.

benim hedefimi yazmışsın :D

anadolu75
29.06.2007, 20:44
15 ay askerlik cekilmez kesinlikle yapacaksan 3 hafta yapmalisin.askere gitmek istemeyen arkadaslarada hak veriyorum cunku simdiki asker tam bir fasizan olmus acikcasi bende gitmek istemem.yurt disinda yaparim daha iyi.

renas_kurd
29.06.2007, 20:47
askerlik insanları öldürmek onları siddete alısdırmak niye barıs
varken savaasıyım

aytek
29.06.2007, 21:00
Zaten askerliğin ilk üç ayı mecburi gözükür,geriye kalan 12 ayı gönüllü olarak yaptığımızı söyleyen bir kağıtla usta birliğine teslim olunur!!!
Vatan DEVLET borçuymuş.... Devlet ne zaman borçlarını bize verecek?
Saygılar

Agop
29.06.2007, 21:18
Askerlikten yırtmanın en kolay yolu yüksek öğrenim yapmaktır.Zaten bitireceğin okul 4-5 yılını alır.Bittikten sonrada 4 yıllık bir açık öğretim fakültesine kayıt yaptırırsın.Yaş haddinden askerlikten muaf olursun.

Valla benim okul 5 yıl türkiyede (ki garanti 2 yıl falan kalırım 7 yıl eder) 2 yılda fransada yüksek lisans toplam en az 7 , yuvarlak hesap 10 yıl sürüyor. mezun olduğumda 24 yada 27 yaşında oluyom. Yani ben yırtıyommu :stuart:

vitamin
29.06.2007, 21:25
Dedelerimiz öyle şafak saymadan ne kadar yapacağını bilmeden açlık sefalet içinde tüm şerefiyle askerliklerini yapmışsa bizde o şerefli insanların torunları olarak görevimizi yerine getirmeliyiz bu topraklar KAN'la kazanıldı...

readme
29.06.2007, 22:15
Valla benim okul 5 yıl türkiyede (ki garanti 2 yıl falan kalırım 7 yıl eder) 2 yılda fransada yüksek lisans toplam en az 7 , yuvarlak hesap 10 yıl sürüyor. mezun olduğumda 24 yada 27 yaşında oluyom. Yani ben yırtıyommu :stuart:

mümkün deil. nice 60 yaşındakileri gördük. ama sen fransada kalacaksan bedelli askerlik yapabilirsin.

aytek
29.06.2007, 22:30
Dedelerimiz öyle şafak saymadan ne kadar yapacağını bilmeden açlık sefalet içinde tüm şerefiyle askerliklerini yapmışsa bizde o şerefli insanların torunları olarak görevimizi yerine getirmeliyiz bu topraklar KAN'la kazanıldı...

Bu topraklar kanla kazanıldı, üç beş kuruşa karış karış fabrika fabrika satıldı!!! Benim dedemde şerefiyle askerlik yaptı, askerlik dediğin Afganistan da, Filistin de Amerikanın, NATOnun emrine bırakıldı!!!
Saygılar

vitamin
29.06.2007, 22:38
Bu topraklar kanla kazanıldı, üç beş kuruşa karış karış fabrika fabrika satıldı!!! Benim dedemde şerefiyle askerlik yaptı, askerlik dediğin Afganistan da, Filistin de Amerikanın, NATOnun emrine bırakıldı!!!
Saygılar

dediklerin şeylerde haklısın ama genelleme yaparsak askerliği yapmamalıyız siyasilern işadamalrının oğulları batıda en güzel yerlerde yaparken garibanlar doğuya gidip şehit oluyor gazi oluyor sahipsiz bırakılıyor

YoRuM78
29.06.2007, 22:51
askerlik yapanlar ne yapsın peki benım gibi.18 ay bunun 3 ayı izmir yenifoco kalan 15 ayı bıtlisin daglarında gecti ve bır cok yer tanıdım gordum..bence askerden kacmak cozum digil.. vatanı savunmak cokmu kotu bir sey?

aytek
29.06.2007, 23:07
Bu ülke de ekonomiden en büyük pay askeriyeye ayrılıyor... Sakın bana "türkiye'nin içinde bulunduğu durum, jeopolitik konumu vb" kalıplaşmış şeyleri tekrarlamayın...
20 yaşındaki bir gence, zorunlu olarak askerlik yaptırmak hiç bir şekilde açıklanabilir bir şey değildir!!! Ülkenin en güzel yerleri, yazlık en güzel yerler ordu evleri... 20 yaşında ordu evinde askerlik yapan bir erin, 10 yaşındaki bir komutan çocuğuna KOMUTANIM çekmesi nasıl bir vatan borçu anlayışıdır!!!
Komutanlar ordu evlerinde ve sağlanan imkanlarla gelecek kaygısı çekmeden sefa içinde, orgerenaller 20 yıldır yönetimde söz sahibi olamadıklar için kuyruk acısı çekiyor, ona buna saldırıyor,nasıl punduna getirsekte bir darbe yapsak diye kıvranıyor, kayıtlı 2 milyondan fazla askerde vatan borçu ödüyor öyle mi?
Mantıksız ve saçma!!!
Saygılar

çeşm-i naz
29.06.2007, 23:09
Neden böyle düşünüyorsunuz anlamış değilim sizin değiminizle yırtmak!
Garipsiniz her askere giden savaşıyor mu hadi savaşıyorsa bu askerler yüzünden mi oluyor
Bayanlar için aynı durum olsa seve seve giderim

anadolu75
29.06.2007, 23:27
savasacaksam sirf vatan icin savasirim o kadar.isin icinde emperyalizme karsi yurdumu savunmak icin askerden kacmam ama diger konularda askerlikten uzak dururum.

esme
30.06.2007, 00:57
Neden böyle düşünüyorsunuz anlamış değilim sizin değiminizle yırtmak!
Garipsiniz her askere giden savaşıyor mu hadi savaşıyorsa bu askerler yüzünden mi oluyor
Bayanlar için aynı durum olsa seve seve giderim

her yolda yürüyen ölmüyorda,yada her uçak düşmüyorda tıpkı her askere gidenin savaşmadığı gibi ama mesele savaşmak değil mesele askerlik mantığını kabuletmemek insan hakkı ihlali olarak görmek artı şuna inanmalısın askere gidenler çok cesur ,kahraman ,askere gitmeyenler korkak ,yüz karası değiller özünde.bende seve seve askere giderdim ama ;vergim dışında vatana bir borcum varsa hala, bunu silah taşıyarak inanmadığım bi savaşa girerek yapmak istemezdim.gene askerlik yapardım bir çocuk esirgeme kurumunda ücretsiz çocuk bakarak yada bir hastanede hasta bakarak yada yaşlılar yurdunda yaşlılara yardım ederek daha olmadı avukatsam ücretsiz avukatlık yaparak öğretmensem öğretmenlik yaparak.ewet bende seve seve askere giderdim ama vatan borcumu (verdiğim vergiler hatta vergilerin vergisi dışında kalan )borcumu silah çekerek yatıp kalkıp sürünerek ödemek yerine kamu hizmeti vererek,devletimde ücretsiz çalışarak ,halka hizmet ederek ödemek isterdim.inanıyorum ki böyle bir hizmet biçimi hem ülkemize ekonomik getiri sağlar hemde kamu alanlarında hizmet kalitesi artardı (askeri disiplinle yapılırdı)yani can askerlik özünde kahramanlık yeri değil asker kaçaklarının bi çoğunun siyasi ve ekonomik koşullarla alakalı sorunları var yani pekte öyle seve seve gidilemiyor malasef:no:

atmali1982
30.06.2007, 01:30
askerlikten hep nefret etmişimdir kaçacaktım zaten kaçmayıda kafama koymuştum ama annem engel oldu anne işte insan bir şey diyemiyor... ama birdaha oraya allah kimseyi düşürmesin çok kötü bir şey deil aslında yani adam akıllı zaten bir egitim yok haybeye gidiyorsun geliyorsun ama özgürlük denilen olay tamamiyle yok oluyor artık başkası senin üstünde inananılmaz derecede hüküm kuruyor işte burası çok kötü..eyer bir ömür boyu kaçma imkanı olan varsa bence denesin eyer yoksa boşuna denemeyin çünkü neredeyse 60 yaşına yakın bir adamla aynı yerde askerlik yaptım

CaNCa
30.06.2007, 01:34
vicdani ret kavramı bireyselliği aşmayıp yani toplumsal bir çağrışım yaratıp kitleleri askerlik kavramından soğutmadıktan sonra normal karşılıyorum. yurt dışındaki bazı ülkerde askerlik yapmak istemeyenler, devletin bazı kamu kuruluşlarında veya sosyal yardımlaşma amaçlı bazı sivil toplum faaliyetlerinde görevlendiriliyorlar.

tabiki kimse barış varken savaşmak istemez ama malesef kahramanları olduğumuz hayat sandığımız kadar romantik değil. düzenli bir ordusu olmayan bir ülke, hiç bir güvence altında olamaz. bunu en son israil'in lübnan'a saldırılarından sonra çok iyi anladık. pasif, doğru düzgün bir askeri gücü olmayan, belki adına barışçıl bir mantık diyebileceğiz her mantalite savaşcı olanların kurbanı olacaktır. tam anlamıyla barış dolu bir dünyada yaşamak için, buna kişisel bir katkı sağlamak amaçlı askerlik yapmamayı tercih etmeden önce, evrensel bir barış olgusunun yakalanmış olup tehdit altında bir coğrafyada yaşamamış olmanız gerekiyor.

ÖzgürEfe
30.06.2007, 02:02
Askere gitmeden önce 20 yaşındaki gençlerin damızlık olarak tutuldukları çiftlik olarak düşünürdüm.Mantığı mantık değil yaşantısı yaşantı değil ülke ekonomisine getirdiği yük, üstelik yat kalk sürünmeleri de cabası...şeklinde düşünürdüm. Tamam Doğrudur.
Şu an biraz daha farklı düşünüyorum. Askerlik hayatı mecburen paylaşmak zorunda kaldığın her türden her ırktan insanı bir arada görebileceğin, yurdum insanını daha yakından tanıyabileceğin en büyük hayat okullarından biridir. Bir de olayın bireysel kısmı var : Kendin... Kendinle başbaşa kalırsın. O yaşa geldiğin süre içinde neler yaptığını teker teker düşünürsün ve sonrası, Hayatının geri kalanını planlarsın... liste uzayıp gidiyor. Oradan çıktıktan sonra seçenek çıkıyor ortaya: Ya askerlik mantığı içinde daha mantıklı olmayı öğrenir memleketine insanlarına daha faydalı birey olarak çıkarsın Ya da tabir biraz kaba olacak ama Yontulmamış Kalas olarak topluma geri dönersin...
Burada Askerliği kelimelerle anlatmak biraz vasat olur, Bence Askerlikten Yırtmak yerine Yaşamak daha doğru olur.
Saygılarımla...

alirada
30.06.2007, 02:03
gercekci olmak lazim ordusu zayif bir turkiyenin nasil talan edileceyini hepimiz biliyoruz bilmezlikten gelenler kendini kandirir.siyasilerin yalnis politikalarina ramen askerlik her delikanlinin vazifesidir.saygilarimla

sausen
30.06.2007, 02:22
Merhaba Canlar,

Bunun birçok yolu olduğu doğru.
15 ay yapmak kimsenin işine gelmiyor.
İmkanı olanlar yükseköğretim yapıp kısa dönem yapıyor.
Bu ülkeden kaçmak hiç doğru değil bence. Çünkü ben özlerim memleketimi.
Ayrıca ülke içinde kaçak yaşamak oldukça zor. Çevremde bu şekilde yaşayanlar var.
Vicdani red'e gelince bu en zor olanı.
Belki askere alınmıyorsunuz ama türlü işkencelerden geçiyorsunuz.
Bunun ilk örneği olan vatandaşın başına gelenler malüm.
Yani bir şekilde yapmak gerekiyor.

efkeriliercan
30.06.2007, 05:09
Askerlıkten Yırtmak gıbı bagımsız olan seylerı bence beynınız yormanıza gerek yok cıkacaksın 15 ay yapacaksın odamı olmadı kısa donem 6 ay yapacaksın bırı ıcın degıl veya kendın ıcın yapmıyorsun bu askerlıgı vatan ıcın yapıyorsun tamam sevmedıgın olabılır bu vatanda ama unuma kı suan ailen veya sen rahat bır ortamda ısen bu askerlerın yanı sızlerın bızlerın askere gıdeceklerın sayesınde rahat bır ortamdasın.. Saygılar Safak 45 :)) bak benım bıttı

Agop
30.06.2007, 15:06
Türkiyede askerlik yapmak Emperyalist güçlerin , natonun emir erliği demektir. Kaça bilen kaçsın. Kaçamayanda en kısa sürede bitirmeye çalışsın.

ilkay123
30.06.2007, 15:45
Askerligi tüm canlarin tatmasini isterim.Doguda katledilen askerlerimize bakarak askerlikten kacmak isteyen arkadaslara hak veriyorum.ama tüm olumsuzluklara ragmen askerligi yasamalarini tavsiye ederim.Ordunun dogudaki sorunlari (pkk ile )disinda bence bir abartili proplemleri yok. askerligi yasamak insani degistiriyor.her kesin Askerlik öncesi ve sonrasi , kendilerini degerlendirmelerini tavsiye ederim.Askerlikten nasil yirtarim düsüncesinden uzaklasmakta fayda var.saygilar.

aytek
30.06.2007, 17:11
Aslında bizim askerlikle ilgili sorunumuzu yırtmak kelimesiyle anlatmak basitlik oluyor... Ayrıca hiç birimizin Doğu da ölen gençlere bakarak askerlikten soğuduğu gibi bir durum söz konusu değildir, bizler doğuda ölen gençecik askerleri gördükçe askerlikten nefret eder hale geldik...

Bakın Gabar dağlarında bilinen 35 tane terörist var, hadi bilinen bilinmeyen toplam 100 tane olsun... O bölgede TSK ya kayıtlı 100.000den fazla asker var... Yani ordu balyozla sinek öldürmeye çalışıyor...Acemi birliğinde toplamda 5 kere silahlı eğitime katılmış, çoğu daha şarjör takmayı bilmiyen 100lerce asker, dağ şartlarını ve bölgeyi avucunun içi gibi bilen teröristlerin kucağına bırakılıyor...

Toplamda iki milyondan fazla asker olan ülkemizde bir askerin günlük maliyetinin 5 YTL olduğunu düşünürsek sadece silah altındaki erlerin ülke ekonomisine verdiği ağırlığı siz hesaplayın... Ordu evlerinde, sosyal hayatta sefa süren, emekliliğnde krallar gibi yaşayan komutanlar da çabası...
Saygılar

ONU®
30.06.2007, 17:17
Askerlik, oy kullanmak gibi bir vatandaşlık görevidir, bir borçtur ve de ödenmelidir diye düşünüyorum.Sonuçta bu vatan öyle savaşarak alındı, biz de atalarımızın emanetini korumak için canımız pahasına savaşırız.
İkincisi askerlik bana göre insana ciddi bir disiplin kazandırıyor.
Bizim örfümüzde askerden kaçmak yoktur.Ama kaçana da karışmam.O kendi tercihidir.

bıldırcın24
30.06.2007, 17:52
Askerlik sadece bahsettiğiniz,düşünüp kafanızda var ettiğiniz gibi savaşmak,vurmak ya da vurulmak değildir.
Askerlik anakucağından,babaocağından arkadaş ve eş sevdasından farksızdır.sadece silahlı teçhizatlara değil,tüm doğa felaketlerine ve şartlarına
karşı da kendini savunma ve öğrenme bilgidağarcığını genişletme yeridir.

Savaş'a karşıyız diye savaşma sanatını öğrenip icra etmeyelim.ya da bize karşı taaruza geçmiş,savaş açmış bir ülke'ye kusura bakmayın biz savaş'a karşı olduğumuz için bu sanatı öğrenip icra etmekten yana değiliz,siz buyrun ne istiyorsanız: yardımcı oluruz.kardak ı'da veririz gediz'ide hatta isterseniz istanbul'un ismini sizin istediğiniz şekilde telâfuz ederiz. Is tin Poli gibi ya da izmir demeyiz artık Smyrna der arayı buluruz.

Askerlikte çektiğimiz birçok zorluk sivil yaşantımızda yadsımayacağımız ciddi avantajlar sağladığını,kendimizi koruyup kollamak dışında nerden ne tür tehlikelerle karşılaşacağımız gibi bir çok savunma ve müdahale ile birlikte ciddi anlamda kendine güvenme güdümüzü kazanacağımız essiz bir yer.
Çok ciddi bir sorun olan eğitimden'de bahsetmeden geçmeyeyim güneydoğu'dan asker'e gelen çoğu arkadaşlarımı'ında okuma yazma'yı kendi derdini anlatabilmeyi ve toplum içerisinde olduğu müjdesini kendisine sunduğu farklı bir okuldur askerlik.askerlik olgunlaştığınızın sorumluluk ve görev alanlarınızın genişlediğinin farkına varmanızı sağlayan farklı bir eğitmendir.

çeşm-i naz
30.06.2007, 18:01
her yolda yürüyen ölmüyorda,yada her uçak düşmüyorda tıpkı her askere gidenin savaşmadığı gibi ama mesele savaşmak değil mesele askerlik mantığını kabuletmemek insan hakkı ihlali olarak görmek artı şuna inanmalısın askere gidenler çok cesur ,kahraman ,askere gitmeyenler korkak ,yüz karası değiller özünde.bende seve seve askere giderdim ama ;vergim dışında vatana bir borcum varsa hala, bunu silah taşıyarak inanmadığım bi savaşa girerek yapmak istemezdim.gene askerlik yapardım bir çocuk esirgeme kurumunda ücretsiz çocuk bakarak yada bir hastanede hasta bakarak yada yaşlılar yurdunda yaşlılara yardım ederek daha olmadı avukatsam ücretsiz avukatlık yaparak öğretmensem öğretmenlik yaparak.ewet bende seve seve askere giderdim ama vatan borcumu (verdiğim vergiler hatta vergilerin vergisi dışında kalan )borcumu silah çekerek yatıp kalkıp sürünerek ödemek yerine kamu hizmeti vererek,devletimde ücretsiz çalışarak ,halka hizmet ederek ödemek isterdim.inanıyorum ki böyle bir hizmet biçimi hem ülkemize ekonomik getiri sağlar hemde kamu alanlarında hizmet kalitesi artardı (askeri disiplinle yapılırdı)yani can askerlik özünde kahramanlık yeri değil asker kaçaklarının bi çoğunun siyasi ve ekonomik koşullarla alakalı sorunları var yani pekte öyle seve seve gidilemiyor malasef:no:

Bende savaş karşıtııym askerlik denince hemen akla savaş mı geliyo bakın ki bir afet olduğunda ilk halka yardıma koşan kim?
Halkın yarasını saran kim?
Neden askerliğe savaş gözüyle bakıyorsunuz
Ayrıca savaş da durduk yer çıkmıyor bakın bu günkü savaş ve askerlerin ölme sebebini anlarsınız
Askerlik erkekliği veya kahramanlığı gösterme yeri değildir sizin bu sözlerinizle geçtim şehit olan dedelerimizi kurtuşul savaşın da askere mermi taşıyan anaların bile kemikleri sızlamıştır.
Ayrıca askerlik te meslek seçimi de yapılıyor orda mesleğe göre dağılım da yapılıyor yani mesleğin varsa onun üzerine yapıyorsun askerliği
Sen bu sözleri bile burda rahatça söyleyebiliyorsan onların sağladı rahatlık sayesindedir
Bişey da anlatayım
Bir doğu ilimizde karakol yokmuş bu sebeple pkk laılar o köye girip köyde ki bütün insanları öldürmüşler kadınlara tecavüz vs vs çirkin olayla bu olay böyle gitmiş daha sonra jandarma karakol kurmuş ve bu olay bir daha yaşanmamış
ee sözün bittiği yer burası olsa gerek!

aytek
30.06.2007, 18:07
Askerlik sadece bahsettiğiniz,düşünüp kafanızda var ettiğiniz gibi savaşmak,vurmak ya da vurulmak değildir.
Askerlik anakucağından,babaocağından arkadaş ve eş sevdasından farksızdır.sadece silahlı teçhizatlara değil,tüm doğa felaketlerine ve şartlarına
karşı da kendini savunma ve öğrenme bilgidağarcığını genişletme yeridir.

Savaş'a karşıyız diye savaşma sanatını öğrenip icra etmeyelim.ya da bize karşı taaruza geçmiş,savaş açmış bir ülke'ye kusura bakmayın biz savaş'a karşı olduğumuz için bu sanatı öğrenip icra etmekten yana değiliz,siz buyrun ne istiyorsanız: yardımcı oluruz.kardak ı'da veririz gediz'ide hatta isterseniz istanbul'un ismini sizin istediğiniz şekilde telâfuz ederiz. Is tin Poli gibi ya da izmir demeyiz artık Smyrna der arayı buluruz.

Askerlikte çektiğimiz birçok zorluk sivil yaşantımızda yadsımayacağımız ciddi avantajlar sağladığını,kendimizi koruyup kollamak dışında nerden ne tür tehlikelerle karşılaşacağımız gibi bir çok savunma ve müdahale ile birlikte ciddi anlamda kendine güvenme güdümüzü kazanacağımız essiz bir yer.
Çok ciddi bir sorun olan eğitimden'de bahsetmeden geçmeyeyim güneydoğu'dan asker'e gelen çoğu arkadaşlarımı'ında okuma yazma'yı kendi derdini anlatabilmeyi ve toplum içerisinde olduğu müjdesini kendisine sunduğu farklı bir okuldur askerlik.askerlik olgunlaştığınızın sorumluluk ve görev alanlarınızın genişlediğinin farkına varmanızı sağlayan farklı bir eğitmendir.


Konuyu yanlış anlamış olman muhtemel... Bizim nefretimizin sebebi Tüek Silahlı Kuvvetleri içindeki yapılanma, erlere yapılan eziyetler, rütbelilerin içinde olduğu sefa vb...
Bizler askerlik yapmak istemiyoruz ama emin ol ki İSTANBULU VE KARDAK kayalarını da kimseye vermiyoruz!!!
Her hangi bir savaş durumunda, hele ki ABD vb emperyalist güçlerle yapılacak bir savaşta en önce savaşmaya şerefim üzerine yemin ederim!!!
Ancak Güney Doğu da, Afganistan da, Filistinde askerlik yapmanın ve burdaki kardeşlerime sadece emir aldığım için kurşun sallamanın acısını ve ayıbını kendime yakıştıramam!!!
Askerlik derken nasıl ve ne üzerinden tartıştığımıza dikkat edin!!!
Bizler NATO ve ABD emrindeki TSK da ve erlerin gördüğü eziyetin önlenemediği TSK da askerlik yapmak istemiyoruz!!!

kızılgüneş
30.06.2007, 18:10
bi düşünün hastanelere okullara maddi kaynak ayıramayan devlet
sadece bir ihaleyle katrilyonları savaş uçaklarına veriyor
bir ihaleyle.........

peki insanlar açlık sınırında yaşarken
çocuklar okumak için kilometrelerce karda yürürken
hastalar yer olmadığı için hastane kapılarında ölürken
halkın malı olan kurumlar eşe dosta peşkeş çekilirken
fabrikalar araziler emperyalistlere satılırken
her türlü zulüm baskı işkence varken
vatanı kime karşı nasıl koruyorsun

vatan savunmasına karşı değilim
fakat ordunun sürdürdüğü bu saltanata karşıyım


paralarımız kurşana gitmesin
çünkü o kurşun emperyalistlere yada düşman lara değil bize yani halklara sıkılıyor

aytek
30.06.2007, 18:13
bi düşünün hastanelere okullara maddi kaynak ayıramayan devlet
sadece bir ihaleyle katrilyonları savaş uçaklarına veriyor
bir ihaleyle.........

peki insanlar açlık sınırında yaşarken
çocuklar okumak için kilometrelerce karda yürürken
hastalar yer olmadığı için hastane kapılarında ölürken
halkın malı olan kurumlar eşe dosta peşkeş çekilirken
fabrikalar araziler emperyalistlere satılırken
her türlü zulüm baskı işkence varken
vatanı kime karşı nasıl koruyorsun

vatan savunmasına karşı değilim
fakat ordunun sürdürdüğü bu saltanata karşıyım


paralarımız kurşana gitmesin
çünkü o kurşun emperyalistlere yada düşman lara değil bize yani halklara sıkılıyor

Bu yazının altna imzamı atarım!! Çok teşekkürler!!!

eldorado
30.06.2007, 19:10
silahlı kuvvetler türkiyenin değil her ülkenin en önemli kurumudur...
ama ne gariptir tsknın askerlik anlayışı birçok ülkeye göre farklı...
artık savaşların top ve tüfekle olmayacağını öğrenmeleri gerekiyor...yani atılan nükleer bir bombaya mermiyle mi cevap vereceğiz?
en verimli zamanlarında gençlerin üretkenliğinden faydalanmak yerine, silah altına almak eğitimden daha ziyade o gençleri silahlara alıştırmak ne kadar doğru?düşünsenize her 20 yaşında olup tüfek atmayı bilmeyen bir genç türkiyede yok..öncelikli bu insanlara ilimmi gerek silahmı? hangisi daha önemli?
2-3 ay eğitim verip araziye göndermek ateşe atmak,şimdi bu askerin kendi vatanseverliliğimi,yoksa yanlış politikalar yüzünden siyasetin kirli yüzünü örtbast etmek için seçilmiş kurbanlarmı?nice insanlarımızı kaybettik...ne uğurda bilen varmı?
gelelim ekonomi boyutuna,biliyorsunuzki IMF kredi veriyor ama şartları var...ordunun silahları abd ve abd nin işaret ettiği onayladığı yerlerden alınıyor...çok fahiş fiyatlarla hemde,yani ülkenin milli gelirinin %40 ından bahsediliyor silaha yatırılan paralar...gelişemiyoruz halk olarak ama bireysel anlamda bu anlaşmalara imza atan bürokrasi şuan çok güçlü vede türkiyede gerek siyasi gerekse gidişatını konturol edebilecek kadar güçlü...
gelelim sizin sorunuza arkadaşım...askerlikten yırtmak istiyorsan o kadar düşünme...sana en kolay yolunu söyleyim..kesin ve garantili...tetiğe basacak parmağın yoksa askere almıyorlar...sanırım anladın...

Comrat86
30.06.2007, 19:27
Yahu zamanında dedelerimiz ölmeye gitmis bizim tartıstıgımız konuya bak.

eldorado
30.06.2007, 19:31
Yahu zamanında dedelerimiz ölmeye gitmis bizim tartıstıgımız konuya bak.

dedelerimiz ölmeye gitmiş haklısınız..şöyle size bir tavsiyede bulunsam kızmazsınız dimi; geçmiş tarihi iyi okuyun ve bugünün koşullarıyla bir karşılaştırınız...bakalım arada ne gibi farklar bulacaksınız...

Serhatlı
30.06.2007, 19:49
silahlı kuvvetler türkiyenin değil her ülkenin en önemli kurumudur...
ama ne gariptir tsknın askerlik anlayışı birçok ülkeye göre farklı...
artık savaşların top ve tüfekle olmayacağını öğrenmeleri gerekiyor...yani atılan nükleer bir bombaya mermiyle mi cevap vereceğiz?
en verimli zamanlarında gençlerin üretkenliğinden faydalanmak yerine, silah altına almak eğitimden daha ziyade o gençleri silahlara alıştırmak ne kadar doğru?düşünsenize her 20 yaşında olup tüfek atmayı bilmeyen bir genç türkiyede yok..öncelikli bu insanlara ilimmi gerek silahmı? hangisi daha önemli?
2-3 ay eğitim verip araziye göndermek ateşe atmak,şimdi bu askerin kendi vatanseverliliğimi,yoksa yanlış politikalar yüzünden siyasetin kirli yüzünü örtbast etmek için seçilmiş kurbanlarmı?nice insanlarımızı kaybettik...ne uğurda bilen varmı?
gelelim ekonomi boyutuna,biliyorsunuzki IMF kredi veriyor ama şartları var...ordunun silahları abd ve abd nin işaret ettiği onayladığı yerlerden alınıyor...çok fahiş fiyatlarla hemde,yani ülkenin milli gelirinin %40 ından bahsediliyor silaha yatırılan paralar...gelişemiyoruz halk olarak ama bireysel anlamda bu anlaşmalara imza atan bürokrasi şuan çok güçlü vede türkiyede gerek siyasi gerekse gidişatını konturol edebilecek kadar güçlü...
gelelim sizin sorunuza arkadaşım...askerlikten yırtmak istiyorsan o kadar düşünme...sana en kolay yolunu söyleyim..kesin ve garantili...tetiğe basacak parmağın yoksa askere almıyorlar...sanırım anladın...

artık oda eskidi geri hizmette kullanıyorlar eskiden düzdaban lılarda muaf dı ama onlarda artık geri hizmet yaparak askerlik yapıyorlar. kaçarmısn kaçmazmısın bilmem ama asker liğin ayrıca bu saydıklarımızdan hariç iyi yanlarıda var ayakların yere biraz daha sağlam basar yapınca,ve şu vardır bu ülkede asker kaçağı olmak tam bir başbelasıdır hiç birşey yapamazsın gitmesen bile çok engel çıkartır sana ben 2 sene kaçdım ama sonunda bitirdim geldim bu ülkeden çıkarsan veya öğrencilik durumun varsa uzat ama yoksa bence gidip gelmek en iyi çözüm başka seçenek yok

Comrat86
30.06.2007, 19:54
dedelerimiz ölmeye gitmiş haklısınız..şöyle size bir tavsiyede bulunsam kızmazsınız dimi; geçmiş tarihi iyi okuyun ve bugünün koşullarıyla bir karşılaştırınız...bakalım arada ne gibi farklar bulacaksınız...


Sonucta emperyalist tehdit altında olan bir ülkeyiz.gecmiste oldugu gibi bizi bugün de bölmek isteyen gücler var.Buna karsı ne kadar yurtta sulh cihanda sulh desek de askeri egitim şart.

cano62bln
30.06.2007, 19:59
T.C'de yaşıyorsak, bir T.C vatandaşıysak..vatandaşlık görevlerimizden biri olan askerliği yapmamız gerekir...çünkü atalarımızda, dedelerimizde yaşadığımız ekmek yediğimiz toprakları korudular bizlerde korumalıyız..bu ülke hepimiizn çünkü...biraz dikkatli bakarsanız dört bir yanımızın düşmanlardan çevrili olduğunu görürsünüz..

esme
30.06.2007, 23:58
Bende savaş karşıtııym askerlik denince hemen akla savaş mı geliyo bakın ki bir afet olduğunda ilk halka yardıma koşan kim?
Halkın yarasını saran kim?
Neden askerliğe savaş gözüyle bakıyorsunuz
Ayrıca savaş da durduk yer çıkmıyor bakın bu günkü savaş ve askerlerin ölme sebebini anlarsınız
Askerlik erkekliği veya kahramanlığı gösterme yeri değildir sizin bu sözlerinizle geçtim şehit olan dedelerimizi kurtuşul savaşın da askere mermi taşıyan anaların bile kemikleri sızlamıştır.
Ayrıca askerlik te meslek seçimi de yapılıyor orda mesleğe göre dağılım da yapılıyor yani mesleğin varsa onun üzerine yapıyorsun askerliği
Sen bu sözleri bile burda rahatça söyleyebiliyorsan onların sağladı rahatlık sayesindedir
Bişey da anlatayım
Bir doğu ilimizde karakol yokmuş bu sebeple pkk laılar o köye girip köyde ki bütün insanları öldürmüşler kadınlara tecavüz vs vs çirkin olayla bu olay böyle gitmiş daha sonra jandarma karakol kurmuş ve bu olay bir daha yaşanmamış
ee sözün bittiği yer burası olsa gerek!

ewet bir afet olduğunda asker koşuyor ama tıbbi eğitimden yoksum genelde yoksul gençlerden seçme erler çünkü sağlık personelimiz ve ekipmanlar yeterli değil...anaların ve dedelerin kemik sızlama konusuna gelince kesinlikle katılıyorum size ama şöyle;o zamanki emperyalist düşmanları yurdumuzdan kanları pahasına kovdular ama bugün kanla alınan parayla satılıyor bu noktada bencede kemikler sızlıyordur .meslek konusuna gelince ewet eğerki erteleme gibi durumun yoksa ve 20 yaşındayken bir mesleğin varsa:) elbetteki mesleğini icra edersin eğer ki gerek varsa ama bence 20 yaşındaki gencin canım ülkemde elle tutulur bir mesleği olamıyor malasef .son satırdaki iddalarınıza gelince olasılıktır ama terside olasılıktır yani sonuşda bir duyum üzerinden yorum getiriyorsunuz ne kadar gerçek belgesiz açıkçasdı bana inandırıcı gelmiyor bakınız gerçek değildir demiyorum ama gözü kapalı inanamamda lütfen bu tip iddalarda bulunurken belgelerle ortaya konuyu koyalım çünkü bunlar ciddi meselelerdir.son olarak hani karakol yapılmışda bi daha tecavüz olmamış yazmışsınız ya istanbulun her sokağında karakol var ama ne kap kaçı ne cinayeti nede tecavüzü bitiyor.Eee sözün bittiği yer burası olsa gerek.saygılar

çeşm-i naz
01.07.2007, 13:17
ewet bir afet olduğunda asker koşuyor ama tıbbi eğitimden yoksum genelde yoksul gençlerden seçme erler çünkü sağlık personelimiz ve ekipmanlar yeterli değil...anaların ve dedelerin kemik sızlama konusuna gelince kesinlikle katılıyorum size ama şöyle;o zamanki emperyalist düşmanları yurdumuzdan kanları pahasına kovdular ama bugün kanla alınan parayla satılıyor bu noktada bencede kemikler sızlıyordur .meslek konusuna gelince ewet eğerki erteleme gibi durumun yoksa ve 20 yaşındayken bir mesleğin varsa:) elbetteki mesleğini icra edersin eğer ki gerek varsa ama bence 20 yaşındaki gencin canım ülkemde elle tutulur bir mesleği olamıyor malasef .son satırdaki iddalarınıza gelince olasılıktır ama terside olasılıktır yani sonuşda bir duyum üzerinden yorum getiriyorsunuz ne kadar gerçek belgesiz açıkçasdı bana inandırıcı gelmiyor bakınız gerçek değildir demiyorum ama gözü kapalı inanamamda lütfen bu tip iddalarda bulunurken belgelerle ortaya konuyu koyalım çünkü bunlar ciddi meselelerdir.son olarak hani karakol yapılmışda bi daha tecavüz olmamış yazmışsınız ya istanbulun her sokağında karakol var ama ne kap kaçı ne cinayeti nede tecavüzü bitiyor.Eee sözün bittiği yer burası olsa gerek.saygılar

Gata da askerlere nasıl sağlık eğitimi verildğini çok iyi biliyorum ayrıca acemi birliğinde de ilk yardım vs vs eğitimi veriliyor bunlara zaten bilmeyen birini değil bilenleri veriyorlar bilmeyenler de eğimtimden geçiyor zaten
Burda askerlikten başlayıp vatanı satmaya getirdiniz konuyu buna katılıyorum işte kendi ağzınızla söylüyorsunuz vatanı daha da satacaklar veya vatan topraklarına tecavüz girişimleri olacaktır bunu sağlayan da askerdir sizin belli bir tarafınız var ondan bu kadar sert olduğunuz ortada
Bu bir duyum değil yaşayan insanların anlattıkları şeyler ayrıca haber ve pkk sorununu tartışılan bir platformda sölendi belgeleriyle size bence de inandırıcı gelmez çünkü düşüncelerinizi çütürecek şeyler olduğunu için inanmamanız çok doğal :)
İstanbul da ki olayla bu olaylar aynı değil orda durum daha çok farklı bir köy savunmasız ve küçük bir yer istanbul'da kim kime dum duma kimse kimsenin umrunda değil sokakta biri dövülürken kafasını çevirip gidebiliyor insan ama köy yaşantısı öyle değil küçük bir yer olduğu bilindiği için daha basit geliyor
yani bunu karşılaştıramayız bile
Öyle yada böyle askerlik şerefli bir vazifedir yapmak istemeyen insan hakları mahkemesine başvursun ama halkımıza da yapışmış bir zihniyet var bunun sonucu na da katlanır artık
Tekrar söylüyorum sizin bu rahat konuşmalarınız bile onlar sayesindedir.
ee daha söze gerek yoktur

bıldırcın24
01.07.2007, 16:54
Konuyu yanlış anlamış olman muhtemel... Bizim nefretimizin sebebi Tüek Silahlı Kuvvetleri içindeki yapılanma, erlere yapılan eziyetler, rütbelilerin içinde olduğu sefa vb...
Bizler askerlik yapmak istemiyoruz ama emin ol ki İSTANBULU VE KARDAK kayalarını da kimseye vermiyoruz!!!
Her hangi bir savaş durumunda, hele ki ABD vb emperyalist güçlerle yapılacak bir savaşta en önce savaşmaya şerefim üzerine yemin ederim!!!
Ancak Güney Doğu da, Afganistan da, Filistinde askerlik yapmanın ve burdaki kardeşlerime sadece emir aldığım için kurşun sallamanın acısını ve ayıbını kendime yakıştıramam!!!
Askerlik derken nasıl ve ne üzerinden tartıştığımıza dikkat edin!!!
Bizler NATO ve ABD emrindeki TSK da ve erlerin gördüğü eziyetin önlenemediği TSK da askerlik yapmak istemiyoruz!!!

Hayır güzel kardeşim konuyu yanlış falan anlamadım;Askerliğin silahlarla,çatışmalarla ölüm kalımla anılmaması gerektiğinin her askere gidenin bahsi geçen süreçten geçmediğinin bu sadece olağanüstü hallerde ülke'ye yönelik saldırılarda ya da girişimde bulunmalarında alınması gereken önlemlerde öğrenilmesi gerekli bir sanat olduğunu vurguluyorum.
Silahlı kuvvetler çatısı altında erler'e eziyet ediliyor derken neye istinaden böyle bir söylem'de bulunduğunu bilmiyorum.Askerlik yaptıysan birliğinle bağlantılı bir süreç orayla bağlantılı bir sorun olduğundan kuşkum yok.ama askere gitmeyip kulaktan duyma söylemlerle böyle bir beyanda bulunuyorsan bunun kocaman bir yalan olduğunu söyleyeyim.

Askerliği yapmış herkes çok iyi bilir ki askerliği çekilmez kılan önemli etkenlerden biri hasret diğeri asker'in ta kendisi evet hiç şaşırmayın aynen öyle......nasıl mı? senden üç,beş,on ay önce gelmiştir.çok çekmiştir teskere alıp giden arkadaşlarından,abilerinden çektiğini gelen kardeşlerine,arkadaşlarına çektireceği mantığı ile yola çıkıp,insanlık adına ayıplarına ayıp,cehâletine cehâlet katıp çekilmez kılıyor askerliği.......18 ay boyunca yaptığım askerlikten üst düzey ast ya da üst subaydan en ufak kötü bir söz ,söylem yada davranış görmedim.
Sen iyisen hoş ve mantıklıysan kendine yapılmasını istemediğin bir söylemi,davranış ve edayı başkası üzerinde uygulamazsan kimse gelip sana yok yere çatıp,canını sıkmaz.Zorluklar olacak,tahammülünü sabrını ve ihtişamını yokuşa süren süreçler olacak şüphesiz bu süreci sabırla ve anlayışla süslersen bu edep ve davranışla yaparsan ne kötü bir muamele görürsün ne kötü bir söz,söylem işitirsin.

Askerliğin haytım boyunca rahatsızlık duyduğum,ve sürekli muhasebesini yapıp içinden çıkamadığım şu fikirlerimi paylaşayım sizlerle ülke ekonomisine külfeti;
yeni düzenlemeyle Onbeş ay olan askerlik süresinin çok fazla bir süreç,olduğunu vurgulayayım.altı aylık bir eğitimin yeterli geleceğini düşünüyorum.20 yaşına gelmiş tüm ülke gençlerini bir yıl içerisine iki ayrı dönem belirleyerek almaları daha uygun ve ekonomik olur.
Ayrıca sarfedilen nimet'in haddi hesabının olmadığının canlı tanığıyım.tonlarca ekmek,yemek çöpe atılıyor.......Bunun yanında subay ve astsubaylar için tahsis edilen lojmanlar'da ciddi bir şekilde elektrik ve su sarfiyatı olmakta bunu bir gören olmadığı gibi müdahalede bulunup önleyenine de rastlamadım,en belirgin sebep olarak su ve elektrik ödemelerinin devlet tarafından karşılanması geldiğini rahatsızlık duyarak söyleyeyim. buna benzer örnekleri çoğaltmak mümkün.

sevgili kardeşim afganlardan filistinlerden söz etmişsin onları ben değil mevcut hükümet gelmeden önce cuma namazı çıkışı; yeşil cüppe,flama ve bayraklarla sokağa tv'lere çıkıp lanet okuyan,mevcut hükümet başa gelince sus pus olan filistinde sanki bugün kan dökülmüyormuş misali dilini yutanlar hükümetle saklambaç oynayan yobazlar düşünsün............... olmaz mı ?

esme
01.07.2007, 17:15
Gata da askerlere nasıl sağlık eğitimi verildğini çok iyi biliyorum ayrıca acemi birliğinde de ilk yardım vs vs eğitimi veriliyor bunlara zaten bilmeyen birini değil bilenleri veriyorlar bilmeyenler de eğimtimden geçiyor zaten
Burda askerlikten başlayıp vatanı satmaya getirdiniz konuyu buna katılıyorum işte kendi ağzınızla söylüyorsunuz vatanı daha da satacaklar veya vatan topraklarına tecavüz girişimleri olacaktır bunu sağlayan da askerdir sizin belli bir tarafınız var ondan bu kadar sert olduğunuz ortada
Bu bir duyum değil yaşayan insanların anlattıkları şeyler ayrıca haber ve pkk sorununu tartışılan bir platformda sölendi belgeleriyle size bence de inandırıcı gelmez çünkü düşüncelerinizi çütürecek şeyler olduğunu için inanmamanız çok doğal :)
İstanbul da ki olayla bu olaylar aynı değil orda durum daha çok farklı bir köy savunmasız ve küçük bir yer istanbul'da kim kime dum duma kimse kimsenin umrunda değil sokakta biri dövülürken kafasını çevirip gidebiliyor insan ama köy yaşantısı öyle değil küçük bir yer olduğu bilindiği için daha basit geliyor
yani bunu karşılaştıramayız bile
Öyle yada böyle askerlik şerefli bir vazifedir yapmak istemeyen insan hakları mahkemesine başvursun ama halkımıza da yapışmış bir zihniyet var bunun sonucu na da katlanır artık
Tekrar söylüyorum sizin bu rahat konuşmalarınız bile onlar sayesindedir.
ee daha söze gerek yoktur

öncelikle şunu anlamalıyız ben herhangi bir illegal yapılanmanın savunmasını yapmıyorum ama söz konusu insan hakları olunca illegal bir yapılanmadaki militan haksızlığa uğrarsa tarafı olurum.işitsel bir bilgi var elinizde falanca köyde falanca militanlar köylülere tecavüz etmiş yakmış yıkmış karakol yapılmış olaylar bitmiş yada azalmış .İşte tam bu noktada ben düşünürüm kırsalda militanlar köylülerle dayanışırlar yiyecek erzak ihtiyaçlarını istihbarat gerekliliklerini sağlarlar.Hal böyleyken açıkçası bana mantıklı gelmez militanların köylüleri karşılarına almaları bikere varlıklarını sürdürebilmeleri köylülerin onları sahiplenmelerine bağlıdır.ikinci bişey,tutunki öyle bişey oldu 1937 dersim olaylarının yaşandığında askerlerin dersimin kızlarına tecavüz ettiğini biliyor musunuz?yada göz altındaki tecavüzlerden işkencelerden haberiniz var mı?bu noktada şöyle bişey doğru olur mu bütün askeriye tecavüzcüdür yada polis teşkilatı sapıktır demek doğrumu bence değil dolayısıyla tekten tüme varmak ve işitsel bilgilerden uzak, okumak araştırmak en doğrusudur çünkü işitsel bilgiye kişiler mutlaka kendi bakış açılarını yorumlarını katarlar artı her kişinin olaya yaklaşımı bakış açısı yorumu farklıdır.istanbulla yaptığınız karşılaştırmaya gelince eğer ki kişi başına 4 polis düşüyorsa normal şartlarda buranın çok daha güvenli olması gerekmez mi?yani güvenlik kentin büyüklüğü yada küçüklüğüyle bağlantılı değil bu şekilde düşünürseniz sizin güvenliğinizden sorumlu olanlar daha fazlasını düşünürler şu sözü bilirmisiniz gerçekçi ol imkansızı iste.yani can şehir büyük olabilir ama ödenekte büyük teşkilatta büyük karşılaştırma yanlış mantıkken.Askerlik şerefli bir meslek sözüne yorum yapmıcam ama bu sözümüde yanlış anlayabilirsiniz.benim için şeref ve onur kavramları bir eylemin daha istekli ve içten yapıldığında anlamlıdır zaruriyetten yapıldığında pek anlamlı değil açıkçası.Yapmak istemiyen mahkemelere başvursun demişsiniz forumun ilk sayfasını okumadınız sanırım yada gözden kaçırdınız bu dediğiniz intihar olur ki yazmışsınızda halkımızda bir zihniyet var sonucuna katlanır ama bu halkın zihniyeti değil sistemin varlığını koruyabilmesi için dayattığı ve kolluk güçleriyle koruduğu zihniyettir.En son satıra gelince kesinlikle tam tersinin olduğuna emin olabilirsiniz ben bu gün aleviyim kürdüm yada solcuyum dahada ilerisi komünistim diyebiliyorsam bunu sağlayıcıları kesinlikle asker değildir bunu sağlıyıcıları Deniz gezmiş,mahir çayan,yusuf inan,hüseyin arslan,maraş şehitleri,çorum şehitleri,gazi şehitleri,sivas şehitleri,ibo ,ahmet kaya,nazım hikmet,ve daha ismini sayamadığım onlarca insan onurarıyla kimliklerini haykırarak şehit olanlar ve onlar sayesinde uyanışa geçen halk sayesindedir. benim elime geçen haklarım sizin değiminizle bu rahat konuşmalarım onların mücadelesi sayesinde oluyor. selam olsun halklar kardeştir ,kahrolsun emperyalist savaş diyen yüreklere.saygılar .

Serhatlı
01.07.2007, 17:29
öncelikle şunu anlamalıyız ben herhangi bir illegal yapılanmanın savunmasını yapmıyorum ama söz konusu insan hakları olunca illegal bir yapılanmadaki militan haksızlığa uğrarsa tarafı olurum.işitsel bir bilgi var elinizde falanca köyde falanca militanlar köylülere tecavüz etmiş yakmış yıkmış karakol yapılmış olaylar bitmiş yada azalmış .İşte tam bu noktada ben düşünürüm kırsalda militanlar köylülerle dayanışırlar yiyecek erzak ihtiyaçlarını istihbarat gerekliliklerini sağlarlar.Hal böyleyken açıkçası bana mantıklı gelmez militanların köylüleri karşılarına almaları bikere varlıklarını sürdürebilmeleri köylülerin onları sahiplenmelerine bağlıdır.ikinci bişey,tutunki öyle bişey oldu 1937 dersim olaylarının yaşandığında askerlerin dersimin kızlarına tecavüz ettiğini biliyor musunuz?yada göz altındaki tecavüzlerden işkencelerden haberiniz var mı?bu noktada şöyle bişey doğru olur mu bütün askeriye tecavüzcüdür yada polis teşkilatı sapıktır demek doğrumu bence değil dolayısıyla tekten tüme varmak ve işitsel bilgilerden uzak, okumak araştırmak en doğrusudur çünkü işitsel bilgiye kişiler mutlaka kendi bakış açılarını yorumlarını katarlar artı her kişinin olaya yaklaşımı bakış açısı yorumu farklıdır.istanbulla yaptığınız karşılaştırmaya gelince eğer ki kişi başına 4 polis düşüyorsa normal şartlarda buranın çok daha güvenli olması gerekmez mi?yani güvenlik kentin büyüklüğü yada küçüklüğüyle bağlantılı değil bu şekilde düşünürseniz sizin güvenliğinizden sorumlu olanlar daha fazlasını düşünürler şu sözü bilirmisiniz gerçekçi ol imkansızı iste.yani can şehir büyük olabilir ama ödenekte büyük teşkilatta büyük karşılaştırma yanlış mantıkken.Askerlik şerefli bir meslek sözüne yorum yapmıcam ama bu sözümüde yanlış anlayabilirsiniz.benim için şeref ve onur kavramları bir eylemin daha istekli ve içten yapıldığında anlamlıdır zaruriyetten yapıldığında pek anlamlı değil açıkçası.Yapmak istemiyen mahkemelere başvursun demişsiniz forumun ilk sayfasını okumadınız sanırım yada gözden kaçırdınız bu dediğiniz intihar olur ki yazmışsınızda halkımızda bir zihniyet var sonucuna katlanır ama bu halkın zihniyeti değil sistemin varlığını koruyabilmesi için dayattığı ve kolluk güçleriyle koruduğu zihniyettir.En son satıra gelince kesinlikle tam tersinin olduğuna emin olabilirsiniz ben bu gün aleviyim kürdüm yada solcuyum dahada ilerisi komünistim diyebiliyorsam bunu sağlayıcıları kesinlikle asker değildir bunu sağlıyıcıları Deniz gezmiş,mahir çayan,yusuf inan,hüseyin arslan,maraş şehitleri,çorum şehitleri,gazi şehitleri,sivas şehitleri,ibo ,ahmet kaya,nazım hikmet,ve daha ismini sayamadığım onlarca insan onurarıyla kimliklerini haykırarak şehit olanlar ve onlar sayesinde uyanışa geçen halk sayesindedir. benim elime geçen haklarım sizin değiminizle bu rahat konuşmalarım onların mücadelesi sayesinde oluyor. selam olsun halklar kardeştir ,kahrolsun emperyalist savaş diyen yüreklere.saygılar .

Başka Söze Gerek Yokdur

İMZA

çeşm-i naz
01.07.2007, 17:53
öncelikle şunu anlamalıyız ben herhangi bir illegal yapılanmanın savunmasını yapmıyorum ama söz konusu insan hakları olunca illegal bir yapılanmadaki militan haksızlığa uğrarsa tarafı olurum.işitsel bir bilgi var elinizde falanca köyde falanca militanlar köylülere tecavüz etmiş yakmış yıkmış karakol yapılmış olaylar bitmiş yada azalmış .İşte tam bu noktada ben düşünürüm kırsalda militanlar köylülerle dayanışırlar yiyecek erzak ihtiyaçlarını istihbarat gerekliliklerini sağlarlar.Hal böyleyken açıkçası bana mantıklı gelmez militanların köylüleri karşılarına almaları bikere varlıklarını sürdürebilmeleri köylülerin onları sahiplenmelerine bağlıdır.ikinci bişey,tutunki öyle bişey oldu 1937 dersim olaylarının yaşandığında askerlerin dersimin kızlarına tecavüz ettiğini biliyor musunuz?yada göz altındaki tecavüzlerden işkencelerden haberiniz var mı?bu noktada şöyle bişey doğru olur mu bütün askeriye tecavüzcüdür yada polis teşkilatı sapıktır demek doğrumu bence değil dolayısıyla tekten tüme varmak ve işitsel bilgilerden uzak, okumak araştırmak en doğrusudur çünkü işitsel bilgiye kişiler mutlaka kendi bakış açılarını yorumlarını katarlar artı her kişinin olaya yaklaşımı bakış açısı yorumu farklıdır.istanbulla yaptığınız karşılaştırmaya gelince eğer ki kişi başına 4 polis düşüyorsa normal şartlarda buranın çok daha güvenli olması gerekmez mi?yani güvenlik kentin büyüklüğü yada küçüklüğüyle bağlantılı değil bu şekilde düşünürseniz sizin güvenliğinizden sorumlu olanlar daha fazlasını düşünürler şu sözü bilirmisiniz gerçekçi ol imkansızı iste.yani can şehir büyük olabilir ama ödenekte büyük teşkilatta büyük karşılaştırma yanlış mantıkken.Askerlik şerefli bir meslek sözüne yorum yapmıcam ama bu sözümüde yanlış anlayabilirsiniz.benim için şeref ve onur kavramları bir eylemin daha istekli ve içten yapıldığında anlamlıdır zaruriyetten yapıldığında pek anlamlı değil açıkçası.Yapmak istemiyen mahkemelere başvursun demişsiniz forumun ilk sayfasını okumadınız sanırım yada gözden kaçırdınız bu dediğiniz intihar olur ki yazmışsınızda halkımızda bir zihniyet var sonucuna katlanır ama bu halkın zihniyeti değil sistemin varlığını koruyabilmesi için dayattığı ve kolluk güçleriyle koruduğu zihniyettir.En son satıra gelince kesinlikle tam tersinin olduğuna emin olabilirsiniz ben bu gün aleviyim kürdüm yada solcuyum dahada ilerisi komünistim diyebiliyorsam bunu sağlayıcıları kesinlikle asker değildir bunu sağlıyıcıları Deniz gezmiş,mahir çayan,yusuf inan,hüseyin arslan,maraş şehitleri,çorum şehitleri,gazi şehitleri,sivas şehitleri,ibo ,ahmet kaya,nazım hikmet,ve daha ismini sayamadığım onlarca insan onurarıyla kimliklerini haykırarak şehit olanlar ve onlar sayesinde uyanışa geçen halk sayesindedir. benim elime geçen haklarım sizin değiminizle bu rahat konuşmalarım onların mücadelesi sayesinde oluyor. selam olsun halklar kardeştir ,kahrolsun emperyalist savaş diyen yüreklere.saygılar .

Ne yazık ki sizinle aynı şeyleri konuşamıyoruz şöyleki
Askerlikle insan haklarını nasıl bağdaştırdınız anlamadım bunun insan haklarıyla alakası nerde ?Askerlik yapmak istemeyipte mahkemeye başvuran kişiler var hatta kazanan da olmuştu sanırsam yani burda haksızlık yapmak yok hakkını arayana karşlık veriliyormuş değil mi siz Askerlerin tümünü zaten siz yargılıyorsunuz herşeyi sizin mantığınıza uyduramayız değil mi size önerim atv haberin geçtiğimiz hafta içinde ki yayınlarına bakın görürsünüz
Dersim olaylarında neler olduğunu biliyorum o başka bir boyut o zaman ki askeriye ile bu zamanı kıyaslamak ne kadar doğru peki?sizinle aynı boyutlardan konuşamıyoruz ne yazık ki o zaman ki şerefsizliklerin bu zamanda kıyaslayamayız ben o dönemdem değil bugün kü askeriyeden söz ediyorum ya siz??
Herşeyi sisteme yüklüyorsunuz bir düşünün askere gitmeyene kız bile vermiyorlar bunu bende desteklemiyorum tabi ki askerlik erkekliği gösterme yeri yada şartnamesi değildir!yani halka yerleşmiş bir düşünce var
Siz alevisiniz kürtsünüz solcusunuz evet bunları denizler yusuflar ahmetler sayesinde söylüyorsunuz benim demek istediğim iç değil dışdı siz kendinizi odaklamışsınızz sizinle aynı boyuttan konuşamıyooruz
son cümlenizide esefle kınıyorum kimse savaş için ya da ölüm olsun diye yanıp tutuşmuyor.Bu alıntının altına bu sözü yakıştıramadım!
Yaşasın halk kardeşliği!

izmirksk
01.07.2007, 17:55
kişisel tarışmalara döndüğü için kilitliyorum..ortam yumuşasın biraz