Orijinalini görmek için tıklayınız : Sifonlar sızdırmazsa dünya kurtulur mu?


sahrut75yagmur
05.07.2007, 00:03
Tamam! Bir damla suyun bile değerini bileceğiz. Damlatan, sızdıran ne varsa hemen tamir ettireceğiz.

Tamam! Kendi yaşam alanımızda bile alternatif enerji kaynakları kullanmak için çaba göstereceğiz. Standart ampuller yerine tasarruflu yeni kuşak ampuller kullanacağız. Kullanmadığımız zamanlarda elektrikli aletlerimizin fişlerini çekeceğiz. Tamam!

Yürüyerek gidilecek yere arabayla gitmeyeceğiz. Benzini az kullanan araçları tercih edeceğiz. (Sakın sadece enerji tasarrufu açısından bakmayın buna! Her 4 litre benzin tasarrufu atmosfere salınan karbondioksitten 10 kilogram eksiltir.)

Tamam! Her fırsatta fidan dikeceğiz. Çevremizdeki herkesi, ağaçlandırmaya teşvik deceğiz. Bu liste böyle uzayıp gider!

Doğrudur; küresel ısınma ve çevresel sorunlar karşısında bireysel olarak yapmamız gereken çok şey var.

Ama...

Sorunun küresel özellikte bir toplumsal sorun olduğunu görmeyip “dünya neden bu hale geldi?” diye sormadan sifonumuzla, ampulümüzle, arabamızla oynayıp duracaksak bir yalana hizmet ediyoruz, demektir.

Çünkü dünyanın artık bireysel önlemlerle kurtulacak hali kalmadı.

Hayır! Dünyayı bu hale getiren, sızan sifonlar, çok yakıt harcayan araçlar, standart ampuller ve geri dönüşsüz çöpler değil!

Dünyayı bu hale getiren, belli bir üretim tarzı. Dünyayı bu hale getiren uygarlık dediğimiz şeyin ta kendisi.

Dünyayı bu hale getiren, aynı zamanda bizim hoşnutluk ve tatmin hedeflerimizi belirleyip yönlendiren modern tüketim kültürü.

Bu gerçeği görmeden, bunları sorgulamadan çevreyi kurtarmaya çalışmak ve buna inanmak ya saflıktır ya da saf yerine konulmaktır.


***

Uzmanlar, metropolde yaşayan, karı-koca işe ayrı ayrı arabayla giden, evinde elektrik ve doğal gaz kullanan, yılda bir kez uçağa binen 3 kişilik bir ailenin yıllık toplam karbondioksit salınımının 15 ton olduğunu söylüyormuş.

Gazeteler bunu yazıp durdu. Peki biz okurken birazcık olsun derinden düşündük mü?

Eğer herkes bu aile gibi yaşayacak olsa, yeryüzünün yüzölçümünü de göze alırsak, bundan 5.5 kat daha büyük bir dünyaya ihtiyacımız olacak!

Şimdi şapkamızı önümüze koyup düşünelim!

Hani ‘çağdaş uygarlık düzeyi’ denen şey var ya, ona bütün toplumlar ulaşmayı hedeflemiyor mu? Küresel kapitalizmin görünürdeki hedefi bütün toplumları belli bir refah düzeyine çekmek değil mi?

E, nasıl olacak bu?

Yoksa hepsi yalan mı?

Ya da yalandan bile daha beter bir ihtimal var: Batı’nın UYGARLIK dediği sistem baştan aşağı yanlış bir hesap belki de...


***

Tamam! Sıcaktan yanıyoruz.

Tamam! Ankara siyaseti hiç o havalardan çalmıyor ama “küresel ısınma” da halkın ana gündem maddeleri arasına girdi. Tamam! Artık hepimiz çevre sorunlarını ciddiye almak istiyoruz.

Ama böyle olmaz!

Çevre sorunlarıyla denizdeki karpuz kabuklarını aynı şey sanarak...

Türkiye’yi önümüzdeki yıllarda da kasıp kavuracak kuraklıklarla sifondan sızan suyu aynı önem derecesinde görerek...

Olmaz!

Çevreyi ve “küresel ısınma”yı anlamak için bireysel telaş ve mızmızlanmalar yetmez. Kökten sorgulayabilmek ve siyaset yapmak gerekir.

Haşmet Babaoğlu

Aynı fikirdeyim canlar.Sadece siyaseti değil,düzeni değiştirecek politikalar ve eylemler yapılması(cumhuriyet mitingleri)taraftarıyım.Sizler ne düşünüyorsunuz?
Saygılarımla.

Nesimi
05.07.2007, 00:10
Küresel ısınma, Kapitalizm gibi sorunlara karşı çıkmak için öncelikle ülkede solun güçlenmesi lazım. Bilinçli insanların artması lazım yoksa solu sadece anti-din olarak gören "laikler" bu tarz işler için kılını kıpırdatmaz.

alevi_che
05.07.2007, 00:13
Kitlesel bir tepki olsa daha iyi olur tabiki.Bu Dünya hepimizin bütün ülkelerin birleşip ortak bir karar alması lazım...