Orijinalini görmek için tıklayınız : Severken terk etmek


sahrut75yagmur
05.07.2007, 01:29
Güler misin, ağlar mısın? Yeni öğrendim ki, savcılık NTV'den 301. maddeyi tartıştığımız bizim Neden programının bandını istetmiş.
Programdaki konuşmalarda 301. maddeden dava açılabilecek suç unsurları olup olmadığını incelemek istemiş.
Programın konuşmacılarından biri Hrant Dink'ti.
Bence soruşturma sürdürülmeli ve bu ülkede ölümün bile kurtuluş olmadığı cemi cümleye iyice belletilmelidir.
***
Hrant, hakkında birbiri peşi sıra açılan davalar üzerine demişti ki:
"Bu süreçlerden herhangi birinden aklanamazsam ülkemi terk edeceğim."
Geç kaldı.
Dink'in katlini planlayan Yasin Hayal'in "Orhan Pamuk akıllı olsun, akıllı" tehdidinin ardından Pamuk da gitti.
Yaşar Kemal'le bir cenazede buluştuk geçen hafta... Taziyelerden sonra koluma girip "Hadi çıkalım şuradan" dedi, "Bu millet ölü sever oldu. Diriden esirgediği sevgiyi ölüye veriyor."
Gidip bir yerde baş başa yemek yedik.
Edebiyattan çok, ölümden konuştuk. Yazıdan çok silahlanmaktan, son romanından çok yurtdışına gidip gitmeme kararından...
***
Amaç da bu zaten; hayatı değil, ölümü konuşmamızı sağlamak...
Karamsarlık, umutsuzluk, korku yaymak...
Severken terke zorlamak...
Ve ülkeyi, beyni dışarı akmış bir mevtaya dönüştürmek...
Son haftalarda tribünlerden ırkçı sloganlar haykıran o öfkeli kalabalıklara, 1930'lar Almanya'sındaki Yahudi bilim adamlarının anılarını okumak isterdim..
Onlardan Ernst Hirsch ("Anılarım", TÜBİTAK, 1997), Almanya'yı hangi koşullarda terk ettiğini hicranla yazmıştır:
"Ülke içi politik durum her geçen gün daha da kötüleştiği halde yasaların güvencesi altında olduğumuza inanıyorduk. Zarar görebileceğimizi tasavvur edemiyorduk."
Bir yargıç olan Hirsch, gamalı haç pazıbentli genç ayaktakımının tehditlerine muhatap olmuştu. O tehditler, zamanla azınlıklara yönelik silahlı bir saldırganlığa dönüştü. Arkadaşları "Ülkeyi terk et" demeye başlamıştı.
Hirsch anılarında şöyle yazdı:
"Polis, Yahudilere saldırılmasına, onların aşağılanmasına seyirci kaldı. Halk da bütün bu zorbalıkları, bir film izler gibi kılını kıpırdatmadan seyretti. Sonunda yurtdışına çıkmaya karar verdim."
***
Benzer durumlar, değil mi?
Sonra ne olduğunu hatırlıyor musunuz peki?
Göç eden aydınlarla Almanya "beynini kaybetti" ve faşizmin kucağına düştü. Kafası koparılmış bir tavuk gibi kan saçarak etrafa saldıran Nazilerden kurtulmak, hem Almanya'ya hem dünyaya çok pahalıya mal oldu.
Yahudi bilim adamları mı?
Belki tribündeki ırkçılar bilmezler; onların bir kısmı Almanya'dan kaçıp Atatürk'ün Türkiye'sine sığındı.
Hirsch onlardan biriydi. İstanbul ve Ankara hukuk fakültelerinde, "çok iyi koşullarda" 20 yıl çalıştı.
Anılarında şöyle yazdı:
"Kendi vatanında aşağılanıp terke zorlanan ben, dünyanın bir ucundaki Türkiye'de saygıdeğer bir profesör olarak yaşadım."
***
Peki ne oldu bu ülkeye?
Ne oldu da zulümden kaçan aydınlara sığınak olan ülke, bugün kendi aydınlarının sığınak aradığı bir korku diyarı haline geldi.
"Beynini, yüreğini, vicdanını yitiren" ülkelere ne olduğu, tarih kitaplarında yazıyor.
Buna geçit vermemeliyiz.

Can Dündar

''Bu millet ölü sever oldu. Diriden esirgediği sevgiyi ölüye veriyor."
Evet millet ölü sever.diriyken ihbar ettikleri,itibar etmedikleri,yada korkarak biraz da özenerek baktıkları şimdi ilahları ya da idoleri oluyor.
Şu an ki idollerimizde Ernesto Che Guvara,Deniz Gezmiş,Yılmaz Güney,Taylan Özgür,Ulaş Bardakçı,Mahir Çayan,M.Kemal Atatürk,Uğur Mumcu,Ahmet Kaya,İbrahim Kaypakkaya...Sizce ölmeden sevgimizi gösterseydik ,eserlerini,müziklerini,filmlerini,yazılarını,düşü ncelerini,idealerini onlarla birlikte savunup ,onlarla birlikte dile getirseydik böylemi olurduk!Bende dahil onlar kadar cesur olmadık,olamıyoruz...Cesur yürekler dileğiyle...
Saygılarımla.

Seyduna
05.07.2007, 09:32
Bu yaziya katilmamak elde degil. Millet olu seviyor, calisip ugrasip birseyler yapmak, biryerlere gelmek yerine, olen insanlari seviyor putlastiriyor, anlatiyor duruyor. Ben isin bir de baska boyutunu ele almak istiyorum.

Sivas'ta yananlar olmedi deyip bagrimiza tas basiyoruz da ne oluyor? Ne yapiyoruz daha sonraki yanacaklari engellemek icin bos bos konusmaktan baska? Ayni seyler Babai isyaninda da oldu, Seyh Bedrettin zamaninda da Sah Ismail ve Pir Sultan zamaninda da. Yakin tarihte Maras ve Corum'da da. Ne yaptik peki yenilerini engellemek icin. Bu akdar uzun zamandir Aleviler katlediliyor da "Unutturmayacagiz" sozu bir sey sagliyor mu bize? Ya da mitingler yurusyusler protestolar neye yariyor ? Su bilinmelidir ki devletin yonetici kademelerine, olmadi bir sekilde yonetimi etkileyecek kisiler haline gelemedikten sonra, bu katliamlar devam edecektir.

Bir sey daha soyleyeyim. Maras'i Corum'u ve de Sivas'i biz unuturuz onlar unutmaz, unutmadiklarini da biliyorum. Nasil kestik dogradik, yaktik diye konusmalarindan biliyorum. Olanagini bulunca yine yapacaklarini da biliyorum. Engellemek icin ise gerekli olan tek sey calisarak ele gecirilmesi gereken yonetim gucu.

dilan_7670
16.09.2007, 22:59
Evet o insan terkedildiği için kahrolur ama bilmediği şey gidenin, terkedenin beraberinde götürdüğü kahırdır. Asıl o gidenin senin mutluluğun olmadığı için nasıl cebelleşmektedir kendisiyle bilmezsin. Senin onu görmemen onun için ne acıdır. Ve seni ardında bıraktığı için nasıl acı çeker bilmezsin. Evet yalnız terkedilenler değil terkedenler de acı duyarlar... Hatta belki daha çok acı duyarlar.