Orijinalini görmek için tıklayınız : İslamdan Önce Muhammed Sapıktı!


Zahir
06.07.2007, 09:01
Duha (Kuşluk Vakti) Suresi:


Rahman ve Rahim olan Allahın Adına...
.
.
6. Ayet; O Seni Yetim olarak bulup Barınağa kavuşturmadımı?
7. Ayet; Seni Sapıtmış olarak bulup Hidayet etmedi?
8. Ayet; Seni Aile geçindirme zorunluluğunda bulup zengin etmedimi?
9.Ayet; O Halde yetimi kahretme!
10.Ayet; İsteyeni Azarlama
11. Ayet; Ve Rabbinin Nimetini söz ve fiillerinle ortaya koy.

Arkadaşlar;

Ben Müslümanım ve şunu sölüyorum. Allah Birdir Muhammed Allahın Resulü ve Nebilerin sonuncusudur.

Diyeceksiniz ki bu konuda nerde çıktı??? Aslında bu ayeti bir çok defa forumda tartışırken dile getirmiştim. Ama konu başlığı ile açmamıştım.

Geçenler canım acayip sıkıldı. Nasıl Hırıstiyanlar İsaya Allahın oğlu dediler Nasıl Yahudiler Üzeyire Allahın oğlu dediler ise Sunnilerde Muhammedi putlaştırıp asli görevi dışında birey ile Yaratıcımız Allah arasına sanki Dinin ikinci hüküm kaynağı olarak Peygamberimizi sokup hüküm vermekte ve toplumu yanlış bilinçlendirmekteler.

Çevremde elçi ile ilgili bir tartışma olurken bende çaktırmadan bu surede Peygamberimiz için Rabbimiz tarafından kullanılan "Sapıtmıştın" ifadesini çok iyi Arapça ve Osmanlıca bilenen Babama sordum. Ben kelimenin anlamını biliyorum ama yinede kalıplaşmış düşüncelerinden dolayı çaktırmadan işin içine girdim.

Dedim ki; " Baba Arapça Dallen kelimesi ne demek." (henüz ne söleyeceğimi bilmiyo tabi)

Hiç Tereddüt etmeden " Arapça Dallen Kelimesinin karşılığı Sapık Demek" dedi.

Hemen elime Diyanetin Arapça ve Türkçe çevirili Kuranını aldım. Sonra Bu sureyi okumaya başladım. Baba dedim bu surenin muhatabı kim??? Elçi dedi. Sonra 7. ayete gelince " Baba bu ayette Arapça Dallen yazıyo sen az önce Dallen kelimesinin Sapık anlamında olduğunu söledin, Peygamberimiz İslamın tebliğinden yani Peygamber olmadan önce Sapmış vaziyettemi idi???"

Cevap " Ha ......tirrrrrr " :p


Arkadaşlar; Mekkede islamın tebliğinden önce mekkeliler gibi yaşayan Peygamberimiz Allahın hidayeti ile doğru yolu bulmuş, güzel ahlak sergilemiş elçilik görevini en iyi şekilde yapmış ve Allahın Rahmetine girmiştir. Peygamberimizin İslamdan önceki yaşantısı peygamber olduktan sonra onun güzel ahkalından, doğruluğundan, dürüstlüğünden hiç bir şey eksiltmez. Dallen sözcüğünün gerçek manasını, elçinin islamdan önceki yaşantısını ifade etmek ne Peygamberimize hakarettir nede başka bişe.

Biz Müslümanlar Rabbimizin tüm elçilerine inanır iman ederiz. Hiç birini diğerinden ayırmayız. Elçiler arasındaki üstünlük Ancak Rableri katındadır. Bu husustada bize laf sölemek düşmez.

Açtığım bu konu ile bana tepki gösteren bir çok arkadaş olacaktır. Bakın burda bir birimizle inatlaşmakla, dogmatik düşüncelerimizin bu konuyu red etmesi ile bir yere varamayız. Eğer bu ayetteki Dallen sözcüğünün anlamını yanlış sölüyorsam ve siz gerçekten samimi iseniz sadece ayette geçen bu kelimenin analamını araştırın. Arapça bilenlere sorun, itikatiniz kimse ona sorun, Diyanete sorun...

LA İLAHE İLLA ALLAH
İSA, MUSA, MUHAMMED.....RESUL ALLAH

Övgüler Evrenlerin Rabbi Olan ALLAHA dır...

Hepinizi Saygı ile Selamlarım...

selef
06.07.2007, 11:41
dellan kelimesi fatiha suresinde de geçer . Aynı anlamda değil.

Ama madem ki tek referans kuranı alıyorsun. O zaman kuranın dediğini yap dikkat edersen Peygamberik öncesinden hiç bahsetmez. Peygamberimizin peygamber olmadan önceki hayatı ile hiç ilgilenmez. Kuranda böyle bir şey bulamazsın.

Zahir
06.07.2007, 11:47
dellan kelimesi fatiha suresinde de geçer . Aynı anlamda değil.

Ama madem ki tek referans kuranı alıyorsun. O zaman kuranın dediğini yap dikkat edersen Peygamberik öncesinden hiç bahsetmez. Peygamberimizin peygamber olmadan önceki hayatı ile hiç ilgilenmez. Kuranda böyle bir şey bulamazsın.

Peki Duha süresi kimin yaşantısından bahsediyor???

Ayetlerde demiyor mu ki; Sen fakirdin seni biz zengin ettik, sen yetimdin seni biz barındırdık.....

Bu ayetlerdeki hitap elçiye değilse kime???

readme
06.07.2007, 11:59
Duha (Kuşluk Vakti) Suresi:


7. Ayet; Seni Sapıtmış olarak bulup Hidayet etmedi?
...

Allah a göre allahın nezdinde sapıklık başka bir durum olabilirmi? yani bizim algıladığımız toplumdan sapmış.. genelde cinsel ve dürtüsel kaygıları normal insanlarınknden farklı ve abartılı olanmı. yada allaha göre yalnızlık ta bir nevi sapıklıkmıdır?

hidayet in tersidir dallen (dalalet-sapıklık anlamıda var kısmen) fakat bu değişimi en iyi hidayet yaşayanlar anlayabilir.

sertur
06.07.2007, 12:12
be hey! be hey! ben O'nun bastığı yer olam,

halitseyfi
06.07.2007, 12:36
Sevgili Zahir

Burda bahsettiiniz kelime bu günkü anlamıyla bahsedilen sapıklık olduğunu pek sanmıyorum.

Bence burda bahsedilen eski inançların gereğini yerine getiren yani put perest olan olmalıdır diye düşünüyorum.

Birde konu başlığı biraz iddalı bir başlık, değişmesinde fayda var sanıyorum.

Güzelyürek
06.07.2007, 13:16
bu ne biçim bir inanç yaa....

arkadas_62
06.07.2007, 13:20
ZAHİR sen çok tuhaf birisin seni tanımak isterdim...:)

Zahir
06.07.2007, 13:32
Allah a göre allahın nezdinde sapıklık başka bir durum olabilirmi? yani bizim algıladığımız toplumdan sapmış.. genelde cinsel ve dürtüsel kaygıları normal insanlarınknden farklı ve abartılı olanmı. yada allaha göre yalnızlık ta bir nevi sapıklıkmıdır?

hidayet in tersidir dallen (dalalet-sapıklık anlamıda var kısmen) fakat bu değişimi en iyi hidayet yaşayanlar anlayabilir.

Çok iyi çok güzel tespitler ve analizler yapıyorsun.

Zaten ayette dalalet sözcüğü zıt anlamlısı olan hidayet sözcüğü ile kullanılmıştır. Fatiha ve Leyl surelerinden edindiğimiz bilgiye göre Hidayet Allah yolunu göstermektir. Dolayısla hidayetin zıt anlamlısı dalalette hidayet dışında olmak Allah yolu dışında olmak demek olur.

Seninde de dediğin gibi Allaha göre; Allah yolu dışında olmayı Rabbimiz dalalet yani sapıklık olarak nitelemiştir.

Konuya vakıf olamayan heyacanlı sunni putperestler malesef Muhammed, Peygamber olmadan İslam olmadan önce sapıktı dememizi anlıyamıyo. Çünkü dinden bi haber.

Haliyle sapık kelimesi ile günümüzde sübyancı, ahlaksız, topluma aykırı... işlemler yapan birini anladığından biz bu kelimeyi elçi için kullandığımızda aynı kavramları düşünüyorlar.

Medeniyet görmemiş bu çöl uşakları azcık Kuran okusalar her şeyin gayet açık net anlaşılır ortada olduğunu Kurandan başka sözlere itibar etmemeleri gerektiğini anlayacaklar.

Arkadaşlar; Tekrar sölemekte fayda var. Rabbimiz Dallen kelimesi ile Allah yolunda olmayan kişileri sapık olarak nitelemiştir. Dolayısla Peygamberimizde İslamla tanışmadan 40 yaşına kadar Tek Tanrı Dinden bi haber olduğundan yani adı Allah olan Tek bir İlahı bilmediğinden, Allah yolu üzerinde olmadığından Rabbimiz tarafından kendisine elçilik verilmesi ile Hidayeti bulduğundan Duha suresinin 7. ayetinde dikkati çekilerek hatırlatmada bulunulmuştur.

karayazili
06.07.2007, 16:31
yazını okumadım ve okuma gereği duymuyorum fakat içeriği ne olursa olsun aynı başlık atatürk için atılsa dünyayı ayağa kaldırırlar
biraz başkalarının inançlarına saygınız olsun

Zahir
06.07.2007, 16:36
yazını okumadım ve okuma gereği duymuyorum fakat içeriği ne olursa olsun aynı başlık atatürk için atılsa dünyayı ayağa kaldırırlar
biraz başkalarının inançlarına saygınız olsun

Bu forumda Başlıklara değil başlığın ihtiva ettiği konulara yorum yapılır.

Haşa Ben Allahmıyım... Elçisinin islamdan önceki yaşantısına ilişkin bilgiyi elçisine veren ben değil Bizzat Allah. Zahmet edipte ayeti okuyu verin.

ÖzgürEfe
06.07.2007, 16:43
Şimdi benimde aklım karıştı. Surenin 8 farklı mealini araştırdım sadece bir tanesinde Edip Yüksel'in yazdığı meal de ''7. Ayet; Seni Sapıtmış olarak bulup Hidayet etmedi?'' şeklinde yazılmış. Hemen hemen meallerin tamamında yoldan sapma, ve şaşkınlık manasında kullanılmış. Buradan yorum farklılıkların olduğu ortaya konulabilir. Şahsen ben yoldan şaşırma anlamını çıkarttım.

karayazili
06.07.2007, 16:44
Bu forumda Başlıklara değil başlığın ihtiva ettiği konulara yorum yapılır.

Haşa Ben Allahmıyım... Elçisinin islamdan önceki yaşantısına ilişkin bilgiyi elçisine veren ben değil Bizzat Allah. Zahmet edipte ayeti okuyu verin.

o zaten örnek bir insan olduğu için peygamber oldu sen benim peygamberim hakkında bu şekilde başlık atamazsın
sen ne hakla milyarlarca insanın peygamber ine bu şekilde hakaret edersin
atatürkün adını ulu öndersiz söyletmeyen sizler ne akla hizmet 1,5 milyar insanın peygamberine bu şekilde hitab edersin
saygı duy en azından!!!!!

Zahir
06.07.2007, 16:50
o zaten örnek bir insan olduğu için peygamber oldu sen benim peygamberim hakkında bu şekilde başlık atamazsın
sen ne hakla milyarlarca insanın peygamber ine bu şekilde hakaret edersin
atatürkün adını ulu öndersiz söyletmeyen sizler ne akla hizmet 1,5 milyar insanın peygamberine bu şekilde hitab edersin
saygı duy en azından!!!!!


Arkadaşlar güzel güzel yorum yapıyorlar. Boş sözlerle megul etme topiği.

Yezidi duyguların kabarıyor ama o duygularını burda kusamazsın.

Zahir
06.07.2007, 16:52
Şimdi benimde aklım karıştı. Surenin 8 farklı mealini araştırdım sadece bir tanesinde Edip Yüksel'in yazdığı meal de ''7. Ayet; Seni Sapıtmış olarak bulup Hidayet etmedi?'' şeklinde yazılmış. Hemen hemen meallerin tamamında yoldan sapma, ve şaşkınlık manasında kullanılmış. Buradan yorum farklılıkların olduğu ortaya konulabilir. Şahsen ben yoldan şaşırma anlamını çıkarttım.


(Bu yorumumu gözden kaçırmışsın)


Çok iyi çok güzel tespitler ve analizler yapıyorsun.

Zaten ayette dalalet sözcüğü zıt anlamlısı olan hidayet sözcüğü ile kullanılmıştır. Fatiha ve Leyl surelerinden edindiğimiz bilgiye göre Hidayet Allah yolunu göstermektir. Dolayısla hidayetin zıt anlamlısı dalalette hidayet dışında olmak Allah yolu dışında olmak demek olur.

Seninde de dediğin gibi Allaha göre; Allah yolu dışında olmayı Rabbimiz dalalet yani sapıklık olarak nitelemiştir.

Konuya vakıf olamayan heyacanlı sunni putperestler malesef Muhammed, Peygamber olmadan İslam olmadan önce sapıktı dememizi anlıyamıyo. Çünkü dinden bi haber.

Haliyle sapık kelimesi ile günümüzde sübyancı, ahlaksız, topluma aykırı... işlemler yapan birini anladığından biz bu kelimeyi elçi için kullandığımızda aynı kavramları düşünüyorlar.

Medeniyet görmemiş bu çöl uşakları azcık Kuran okusalar her şeyin gayet açık net anlaşılır ortada olduğunu Kurandan başka sözlere itibar etmemeleri gerektiğini anlayacaklar.

Arkadaşlar; Tekrar sölemekte fayda var. Rabbimiz Dallen kelimesi ile Allah yolunda olmayan kişileri sapık olarak nitelemiştir. Dolayısla Peygamberimizde İslamla tanışmadan 40 yaşına kadar Tek Tanrı Dinden bi haber olduğundan yani adı Allah olan Tek bir İlahı bilmediğinden, Allah yolu üzerinde olmadığından Rabbimiz tarafından kendisine elçilik verilmesi ile Hidayeti bulduğundan Duha suresinin 7. ayetinde dikkati çekilerek hatırlatmada bulunulmuştur.

izmir_35
06.07.2007, 17:58
Sevgili Zahir

Burda bahsettiiniz kelime bu günkü anlamıyla bahsedilen sapıklık olduğunu pek sanmıyorum.

Bence burda bahsedilen eski inançların gereğini yerine getiren yani put perest olan olmalıdır diye düşünüyorum.

Birde konu başlığı biraz iddalı bir başlık, değişmesinde fayda var sanıyorum.

kesinlikle katılıyorum
bir konu açaksak daha dikkatli ve düzgün başlık seçmeliyiz bu Hz.Peyganberimize karşı hakaret olarak algılana bilir

aspava
06.07.2007, 18:02
zahir can samimi bir biçimde kafanın ararştırdıkların karşısında karıştığını ve amacının peygamberler hakkında kötü düşünce ile konuşmak olmadığını ancak bizlerle araştırmaların sonucu çıkardığın sonuç ve duyguların arasında kalmışlığını ifade ve paylaşımını anlıyorum ve sana hak veriyorum kuran'da öyle ayetler vardırki bazen insan mantığı ile haraket ettiği zaman duguları ile zıt düşebiliyor
şimdi senin araştırmana göre Allah (c.c) kuran da peygamberimizin fakir ve yetim olduğundan bahsediyor dedin peygamber efendimiz Muhammed (sav) yetimdir evet doğru fakat hiç fakir bir hayat sürmemiş aksine en zengin kabilenin varislerinden biri imiş buda demek oluyorki bazı surelerin açıklamalarının aslında çokdaha üzerinde durup düşünülmesi gerektiğini gösterir bana göre, çünkii kuran' da öyle sözzükler vardırki onlar tam anlamıyla birar şifre niteliğindedir buda aslında peygamberlerin kötülenmesi anlamını taşımıyor çok daha farklı olay ve olguların anlatımı olarak alıyorum kendi açımdan çünki her surenin içinde herbiri farklı olaylar anlatan fakat sonunda aynı yere bağlandığı ve anlatım açısından farklılık gösterdiği halde gelinmek istenen noktaya varıldığını genellikle görmüşümdür

Urfalı
06.07.2007, 19:13
Roma imparaorluğu döneminde de, kadınlara yakınlık duyan erkeklere "sapık" gözüyle bakarlarmış! Hemcinsleriyle cinsel yaşam, etik olanmış!
Şimdi bir başka düzene bakalım. Sodom ve Gomore şehri (3000 yıl önce, bugünkü Ürdün'de) de aynı roma imp. gibi homoseksüellik (erkek erkekle, kadın kadınla cinsel yaklaşım) yaygındı. Lut peygamerin karısı da bu gruba dahil olmuştur.
Ama arkadaşım, Hz. Muhammed dönemine gelinceye kadar, bu değer yargıları çok değişti. O günlerde erdemli ilişki sayılan konular bugün erdemsizlik olarak değerlendiriliyor. Çok değil 1300 sene gibi bir zamanda, insanların (cinsellik konusundaki) değer yargıları neredeyse bugünkü değer yargılarına yakındır. Hz.Muhammed'e bu tür yorumlar bence yakıştırlmamalı. Sonuçta, döneminin en büyük devrimcilerindendir; insanlık, özellikle kadınların kurtuluşu için adımlar atmıştır.
Kaldı ki, cinsel yaşamında da, çok eşli evliliği yaşamış biri (bu konuda da kimse eline su dökemez hani!), sapık olabilir mi?
Bence, yorum yapmayı, o günün koşullarını da dikkate alarak yapmalı sonuçta.
Saldırarak yorum yapmak değil.
Saygılar.

Amedli
06.07.2007, 19:22
Zahir iyici abartmaya basladin..
Bizki Alevi felsefesinin hosgörü zengini insanlariyiz..
O basligi KOYMAN cok yalnis...
forumda sunni arkadaslar var...onlarin ve hatta bizlerin kutsal degerlerine bukadar basit bir sekilde hakaret etmen yalnis..seni KINIYORUM...cok yazik

zazatürk
06.07.2007, 19:23
Peki Duha süresi kimin yaşantısından bahsediyor???

Ayetlerde demiyor mu ki; Sen fakirdin seni biz zengin ettik, sen yetimdin seni biz barındırdık.....

Bu ayetlerdeki hitap elçiye değilse kime???

bu kadar basit düşünmeyin. orda ince anlamlar var. Kuran sadece peygambere hitab etmez. O'nun aracılığıyla tüm insanlığa seslenir. Ve her bi cümlede çıkarılması gereken bir ders vardır... (Bu arada Duha okumasını en sevdiğim sure =)

pir alevi
06.07.2007, 19:49
işte bizim farkımız her şeyi sorgularız

nihati
06.07.2007, 20:28
zahiri kınamayın fütfen arkadaşlar bence mantıkan dogru söylüyor. ama bu demek degildirki bende onun gibiyim ama bu ko9nuyu ben araştıracagım sonra yorumumu7 yapacagım .sevgilerle

angelus
06.07.2007, 20:33
Tabiki aklımıza takılan şeyleri burada tartışacağız ama bence konu başlığı pek uygun değil.Böyle bir başlığı görünca birçok kişi daha yorumları okumadan sinirlenecektir.

aytek
06.07.2007, 20:37
Ben çok adam tanıyorum,
İslamdan sonra da sapık, hemde müslim sapık...

Gene Kuranı baz alıp, Sn. Zahir' in öncülüğünde yanlış bir tartışma içindeyiz!!! Amaçsız ve sebebsiz bir konu!!!

Saygılar

EREN izm
06.07.2007, 20:39
kendinden kaç yaş büyük kadınla evlenmişti :D:D

nihati
06.07.2007, 20:42
TEFHİMÜ-L KUR'AN'DAN
Duha Suresi 7. Ayet ve Tefsiri


Ve seni yol bilmez iken, doğru yola yöneltip iletmedi mi?7


7. Buradaki "dallin" kelimesi "dalalet" anlamındadır. Arapça'da bu kelime birkaç anlama gelir. Bir manası "sapıklıktır." İkinci manası, "yol bilmeyen kimse" ve yol ayrımında şaşkınlık içinde hangi tarafa döneceğini bilmeyen kimsedir. Diğer bir manası da "kaybolmuş kimse"dir. Mesela Arapça'da "suda kaybolmuş" denir. Çoğunlukla, çevresinde ağaç bulunmayan tek ağaca da "dalle" denmektedir. Bir şeyin kaybolması anlamında da "dalle" kullanılmaktadır. Mesela, müsait olmayan şartları dolayısıyla birşeyin kaybolmasıdır. Gaflet içinde bulunmayı anlatmak için de "dalel" kelimesi kullanılır.

Kur'an'da bu şekilde kullanıldığı vakidir: "Dedi ki, onların bilgisi Rabbimin yanında bir kitaptadır. Rabb'im şaşmaz ve unutmaz" (Taha 52). Duha suresindeki ayette bu çeşitli anlamlardan birincisi geçerli değildir. Çünkü Rasulullah çocukluktan nübüvvete kadar hayatında hiçbir zaman putperestlik yapmamış, şirke inanmamıştır. Bu nedenle ayetteki "dall"e, akide ve amel bakımından sapıklık içinde bulunduğu anlamı verilemez. Fakat diğer anlamlar olabilir. Birincisi dışındaki bütün manalar burada geçerli olabilir. Rasulullah nübüvvetten önce de Allah'a inanıyor ve onun birliğini biliyordu. Rasulullah'ın hayatı masiyetlerden temizdi ve o, yüksek bir ahlâka sahipti. Ancak o, hak dinin usul ve amelleri hakkında bilgi sahibi değildi. Bununla ilgili olarak Kur'an'da şöyle buyurulmuştur. "İşte sana da böyle emrimizden bir ruh vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu bir nur yaptık. Kullarımızdan dilediğimizi onunla hidayete iletiyoruz. Ve şüphesiz ki sen doğru yola götürüyorsun" (Şuara 52) Duha suresindeki ayet şu manadadır: Rasulullah cahili bir toplumda kaybolmuştu. Bu toplumda nübüvvetten önce, hidayet önderi ve rehber olarak varlığı açık değildi. Şu manada da olabilir: Rasulullah, cahiliyet çölünde yapayalnız bir ağaç gibiydi. Bu ağaç meyva verebilir. Hatta bir bağ meydana getirebilme özelliğine sahiptir. Ama nübüvvetten önce bu özellikler, fonksiyonunu icra edemiyorlardı. Şu manada da olabilir: Allah'ın Rasulullah'a verdiği kuvvetler cahiliye şartları altında ziyan olmaktaydı. "Dalalet!", "gaflet" manasında da olabilir. Yani Rasulullah, o hakikatlerden ve bilgilerden gafildi. Allah (c.c.) bunları ona nübüvvetten sonra bildirmişti. Bu gerçek hakkında Allah (c.c.) Kur'an'da şöyle buyurmuştur: "Sen o (Kur'an)'dan önce gafildin" (Yusuf 3). (Ayrıca Bkz. Bakara 228, Şuara 20).

readme
06.07.2007, 20:52
yazını okumadım ve okuma gereği duymuyorum fakat içeriği ne olursa olsun aynı başlık atatürk için atılsa dünyayı ayağa kaldırırlar
biraz başkalarının inançlarına saygınız olsun

önemli olan niyettir, din ve inançları kıvama ulaştıracak önemli bir katalizor güçtür sorgulamak. sapık kelimesi bizde başka şekilde yorumlanır, başka kültürlerde başka şekilde, fakat yinede bir konu üzerinde araştırma yapılıurken kavram ın içeriği ve uzantıları hakkındaki bilgilerden yana emin olmak gerekiyor... atatürkçülerin sorunu ''dünyayı ayağa kaldıracak'' bir mesele varsa...

nihati
06.07.2007, 21:04
ANA SAYFA'YA DÖN

DUHA SURESİ TEFSİRİ

Âyetlerin meali:

اعوذ بالله من الشيطان الرجيم

بسم الله الرحمن الرحيم

1-3. Şu kuşluğa,

Gelip oturduğu vakit geceye andolsun ki,

Rabbin seni terk etmeyecek ve sana darılmayacak.

4, 5- Sonrası senin için öncesinden elbette daha hayırlı olacak.

Ve Rabbin sana verecek sen de hoşnut olacaksın.

6- O seni yetim olarak bulup barınağa kavuşturmadı mı?

7- Seni şaşırmış olarak bulup hidâyet etmedi mi?

8- Seni aile geçindirme zorluğu içinde bulup da zengin etmedi mi?

9- o halde yetimi kahretme!

10- İsteyeni azarlama.

11-Ve Rabbinin nimetini söz ve fiillerinlerinle ortaya koy!

Âyetlerin tefsiri:

İlk inen surelerden. Mekke’de 11. sırada inmiştir. Onbir âyettir.

Vahyin tedriciliği devam etmektedir.

Bu sure ile Rasülüllah’ın ve vahyin teminat/garanti altında olduğu açıklanmıştır. Ayrıca bundan evvelki Fecr suresinde değinilen ilkeler de pekiştirilmiş ve biraz daha detaylandırılmıştır.

Anlatılan sebebi nüzul senaryolarına göre Fecr suresinden sonra Fetret başlamış. Bir hayli sonra bu sure nazil olmuş da durum düzelmiş.

Fetret: sözlük anlamı olarak, “bir çeviklikten sonra gevşeme, sertlikten sonra yumuşama, güçlülükten sonra gelen zayıflık, aralık, boşluk” anlamınadır. konumuz itibariyle ise kısaca, “ Tebliğsiz dönem” demektir. Rivâyetlerde 12, 15, 25 ve 40 gün hatta 3 sene olduğu ileri sürülür.

Hatırlarsanız 1/Alak suresi tefsirinde de zorunlu olarak bu konuya değinilmişti. Meseleyle ilgili gerekli tahlil orada da yapılmıştı.Tutarsız rivayetlere göre Alak suresinde ileri sürülen Fetret konusu aynı rivayetler ile Duha suresi için de ileri sürülmüştür.

Bu anlatımlara göre fetretin nedenleri: (Razî’den nakil)

Ehli Beyt içinde tırnağı uzun olanlar varmış,

Peygamber efendimiz bir savaşta ayağını taşa vurup kanatmış. İşte o zaman “Sen, kanayan ve karşılaştığı şey, Allah yolunda sayılan bir parmak mısın?” diye sızlanmış. Buna da Allah kızmış. Vahyi kesivermiş. (Bu, yıllar sonraya ait bir olaydır. Sahih-i Buharî’de başka konularda yer verilmiştir.)

(İbn Zeyd adıyla) Peygamber efendimizin evinde Hz. Hasan ile Hüseyin’e ait köpek yavruları varmış. Onun için melek Cebrail peygamberin evine girememiş.

( Ehli sünnet kaynaklarında Vahyin başlangıcında Hz. Fatıma beş yaşında çocuktu. Ehlibeyt imamlarına göre ise bi’setten beş yıl sonra doğdu. Hicretin ikinci yılında Hz. Ali ile evlendi. Hz. Hasan ve Hüseyin ondan sonra doğdular. Dikkatinize.)

4- Yahudiler Rasülüllah’a zülkarneyn ve Ashab-ı Kehf hakkında sorular sormuşlar, Rasülüllah da “yarın cevap vereyim” demiş. İnşaallah” dememiş. Halbuki Zülkarneyn ve Ashab-ı Kehf 69/Kehf suresinde yer alıyor.

Razi’nin bu 4 maddelik izahına İbn-i Kesir’den de iki madde ilave edelim:

“İbn-i Cerir Taberi’nin rivâyetine gelince, o der ki,: Bize ibn-i Ebu Şevarib ….. Abdullah İbn Şeddad’dan nakletti ki; Hz. Aişe Rasülüllah’a; “Ne oluyor, Rabbım sana darıl dı mı? demiş. Bunun üzerine “Andolsun kuşluk vaktine….” suresi nazil olmuş.

(Bu dönemlerde Aişe valide henüz çocuk idi. Dolayısıyla da Rasülüllah ile bir yakınlığı yoktu. Atmışlar. Bize yutturmuşlar.)

Yine Taberi’nin Ebu Kuryb’den rivâyetine göre Hz. Hadice “ senin durumundan anladığıma göre rabbımın sana darıldığını sanıyorum” demiş. Bunun üzerine bu sure nazil olmuş.

Biz Kur’ân’dan biliyoruz ki Kur’ân’ın inişinin bir planı ve her gün iki âyet, üç âyet; veya haftada ayda bir sure inecektir şeklinde belirlenmiş bir protokol yoktur.

A’la suresinde bildirildiğine göre Rabbimiz okutacaktır, Kur’ân indirecektir. Furkan suresi 32, 33. âyette ifade edildiği gibi belirli gerekçelerle Kur’ân tedricen inecektir. Bu iniş 23 sene gibi bir süre sürmüştür. Bunun ara boşluk dönemlerini fetret kabul etmek Kur’ân’ın ruhuna aykırıdır. Furkan suresinin 32, 33. âyetlerini anlamamaktır.

Suredeki edebi sanatlar: Tıbak, Mukabele, Cinas-ı nakıs, Seci-i murassa.

Gelelim âyetlerin tefsirine:

1-3. Şu kuşluğa,

Kuşluk, günün ilk aydınlık saatleridir. Ki burada artık karanlık dönemlerin bittiği, Fecrden/şafaktan sonra aydınlığın başladığına dikkat çekilmektedir. Yani artık ruhî bunalımlar bitmiş, işler yoluna girmiştir. İnsanlar müminleşmeye başlamışlardır. Geriye dönüş yoktur. İleride daha iyi günler de gelecektir.

Gelip oturduğu vakit geceye andolsun ki,

Gece (küfür, şirk, ruhi bunalımlar) de etkisini yetirmiştir.

Rabbin seni terk etmeyecek ve sana darılmayacak.

Âyetin lafzî anlamı “Rabbin sana darılmadı ve seni bırakmadı” şeklindedir. Konu akışı içerindeki anlamı ise “Rabbin sana darılmayacak ve seni bırakmayacak da” demektir.

Bu âyet ile Hz. Muhammed’in ve misyonunun teminat/güvence altında olduğu açıklanmıştır.

Âyetteki ifadeler kesinlik kazandırmak (olacağın kesinliğini tenbih) için geçmiş zaman kipiyle gelmiştir. Kur’ân’da bunun yüzlerce örneği vardır. (Şakkı kamer vs.) Duha surenin söz akışı da bunu ifade eder.

4,5- Sonrası senin için öncesinden elbette daha hayırlı olacak.

Ve Rabbin sana verecek sen de hoşnut olacaksın.

Bundan sonraki hayatın geçmiş hayatından daha iyi olacak. Rabbin sana çok şeyler verecek sen de çok memnun olacaksın.

Rasülüllah’ın hayatı tetkik edilirse Peygamberlik hayatı her türlü açıdan geçmiş hayatından kat kat daha iyi olmuştur.

Bu âyet çarpıtılıp âhiret hayatının dünya hayatından iyi olacağını ve âhirette kendisine şefaat yetkisi verilmek suretiyle çok memnun olacağı bir durumun sağlanacağı mânâlarına kaydırılmıştır. Ki bu Müslümanları aldatma ve uyutmaya yönelik bir faaliyetin bir parçasıdır.

6- O seni yetim olarak bulup barınağa kavuşturmadı mı?

Rasülüllah’ın geçmişi hatırlatılıyor. Yetim doğuşu, Dedesi Abdülmüttalib’in himayesi, onun ölümünde sonra amcası Ebu Talib’in himayesi.

Bu âyette farklı bir anlam da var. Arapların “dürretün yetimetün/eşsiz inci” diye bir deyimleri vardır. Bundan hareketle “Rabbin seni, Kureyş arasında tek ve benzersiz olarak bulup da, seni himaye etmedi mi? Yani, sana senin kensisine sığınacağın birilerini hami/koruyucu kılmadı mı? demek olur.

7- Seni şaşırmış olarak bulup hidâyet etmedi mi?

Bu âyette geçen “Dâllen” sözcüğü meal ve tefsirlerin çoğunda öz ifadesinin aksine yumuşatılarak verilmektedir. Ki bu husus ile ilgili tam yirmi tane zoraki yorum yapılmış. Halbuki Dalâletin zıddı olan Hidâyet ile beraber zikredildiğine göre sözcüğü tam mânâsında almak gerekir. Peygamberin gece evinin yolunu kaybettiği, vs. âyetin ruhuna aykırıdır. Hidâyet mefhumu evin yolunu, köyün yolunu göstermek anlamına değildir. Hidâyet, Allah yolunu gösterme anlamındadır. Buna Fatiha suresi ve Leyl surelerinde değinmiştik.

Dalalet de Allah yolunun dışında bulunmaktır. Öyleyse şu âyetleri dikkate almak gerekir.

Şura suresi âyet 52:

“….. Sen kitap nedir, İMAN nedir bilmiyordun. …”

Yusuf suresi âyet 3:

“ ….Bundan önce sen gafillerden idin. ….”

Zümer suresi âyet 65:

“Eğer sen şirk koşarsan amelin boşa gider…..”

Muhammed suresi âyet 19:

“….. kendi günahın için istiğfar et……”

Sebe suresi âyet 50:

“ …..Eğer saparsam, kendi aleyhime saparım….”

Not: Necm suresi âyet ikide beyan edilen “ Arkadaşınız sapmadı ve azmadı” ifadesi vahy almaya başlamasından sonraki durumu ile ilgilidir.

Öyleyse Rasülüllah kendisine vahy gelmezden evvel Mekke’de Mekkeliler gibi yaşamakta iken (hanif bir yaşayışla putlara tapmaksızın ve şirk koşmaksızın) vahy gelerek ona da İslâm yolu gösterildi. Ve bu âyette işte bu nimetlerin en büyüğü ile nimetlenişine değiniliyor.

8- Seni aile geçindirme zorluğu içinde bulup da zengin etmedi mi?

“Âil” ihtiyaç sahibi demektir. Rasülüllah’ın zenginliği ise şöyle izah edilebilir:

İlk yıllarda, yetim olmasına rağmen dedesi ve amcasının himayesinde hiç sıkıntı çekmeden yetişmiş olması,

Hz. Hatice ile evlenip zengin bir aile reisi konumuna geçivermesi,

İslâm’ı tebliğe başladığında da Ebu Bekir, Ömer, Osman gibi zenginlerin mal varlıklarını Rasülüllah’ın emrine vermeleri.

Bu âyetten “Sen burhan ve hücetten yoksun idin, vahy sayesinde bilgilendin, burhan ve hüccet sahibi oldun.”

“Sen yalnız bir kimse idin sana bir çok arkadaş kazandırdık” anlamları da anlaşılır.

9- O halde yetimi kahretme!

Yetimi kahretme. Yetimi heder etme. Yetimi ezme!

Kahr, Bir şeyi normal konumundan kötü bir duruma sokmanın adıdır. Araplar etin tencerede börkmesine, pörsümesine kahr derler. Bir insanı olması lazım gelen konumdan aşağı bir duruma sokmak onu kahretmektir. Kahr ikramın (üstün kılmanın, saygın hale getirmenin) zıddıdır. Yetimi üstün kılma, saygın hale getirmeye bundan evvelki Fecr suresinde değinilmişti. Burada ise zıt anlamından hareket etmek suretiyle mesele pekiştirilmiştir.

Yetim konusu, yetim hukuku İslâm ilkelerinin ilklerinden ve üzerinde önemle durduklarındandır. Yetimin heder edilmemesi konusunda Bakara suresi âyet 220’de “ Sana yetimlerden de soruyorlar: De ki: “Onları, ıslah/işe yarar hale getirmek kendileri için daha hayırlıdır. Eğer onlarla bir arada yaşarsanız, onlar sizin kardeşlerinizdir.” denilmiştir. Ayrıca bu konuyla ilgili Nisa suresinin 1-10. âyetlerinde, “ Yetimlerin akraba grubu içerisine alınması, Yetim mallarının süiistimal edilmemesi, yetimlerin üvey evlat konumuna getirilmesi, yetim mallarının korunması, bölgedeki miras taksimatında mutlaka bölgenin yetimlerine rızık payı olarak pay ayrılması (bir nevi veraset vergisi), Ve de kendi çocuklarının heder olması istemeyenlerin yetimleri de heder etmekten kaçınması uyarısı ve yetim malı yiyenlerin ateşten başka bir şey yemediği” açıkça açıklanmıştır.

Bazı meallerdeki “yetime kahretme!” mânâsı, âyetin mesajını kaydırmaktadır. Zira Türkçe’de “Yetimi kahretme!” ile “Yetime kahretme” cümlelerinin anlamı başka başkadır. Söz konusu mânâ “yetime darılma, gücenme” gibi bir anlama gelmektedir. Halbuki esas mânâ “yetimin kahrolması, mahvolması”dır. Ki emir şöyledir: “Ne yapın yapın yetimler analı-babalı gibi büyütülsün, öğretim ve eğitimi sağlansın ve topluma, değerli, saygın kişiler olarak kazandırılsın, kesinlikle sokaklarda, köprü altlarında eğitimsiz, öğretimsiz, işsiz-güçsüz, evsiz-barksız heder olmasınlar!”

Bu âyet indiği dönemde şimdiki gibi eğitim, öğretim veren, sanat öğreten okullar henüz yoktu.Bir baba çocuğunun hem hamisi hem de eğitmeniydi. Babasından doğan boşluk kamu otoritesi tarafından doldurulmalıydı.

10- İsteyeni azarlama.

“Sail”, İsteyen demektir. Aynı zamanda “soran” da demektir. Çünkü her soruda bilgi istemek anlamı vardır.“Âyette cümlenin tümleci mahzuftur. Yer almamıştır. Yani isteyenin ne istediği bildirilmemiştir. Ki, bununla anlam genişlemesi sağlanmıştır. “Yiyecek, içecek isteyen, bilgi isteyen, din ile iman ile ilgili soru soran…..vs”. tümleç anlamlarını uzatabiliriz.

11-Ve Rabbinin nimetini söz ve fiillerinlerinle ortaya koy!

Yani sana sağlanmış maddi ve manevi nimetleri de göz önüne alarak görevini (peygamberliğini, vahyin tebliğini) iyi yap. Göreve devam…..

nihati
06.07.2007, 21:10
şindilik çıkıyorum siz bunları bi okuyun arkadaşlar daha sonra bende bi yorum yaparım sevgilerle

demet..
06.07.2007, 23:14
ya bu başlık çok itici ya bune

tykhe
07.07.2007, 00:25
Arkadaşlar; Tekrar sölemekte fayda var. Rabbimiz Dallen kelimesi ile Allah yolunda olmayan kişileri sapık olarak nitelemiştir. Dolayısla Peygamberimizde İslamla tanışmadan 40 yaşına kadar Tek Tanrı Dinden bi haber olduğundan yani adı Allah olan Tek bir İlahı bilmediğinden, Allah yolu üzerinde olmadığından Rabbimiz tarafından kendisine elçilik verilmesi ile Hidayeti bulduğundan Duha suresinin 7. ayetinde dikkati çekilerek hatırlatmada bulunulmuştur.

"Bu ne şiddet" diyorum yorumları okurken. Sanırım kimse Zahirin bu sözlerini dikkate almamış.. Kimse Hz. Muhammede bugünkü anlamıyla çirkin bir ithamda bulunmamıştır Zahir de öyle.. Ben sizin dikkatli okuyunca sizin gibi anlamadım nedense..

halitseyfi yazmış:
Sevgili Zahir

Burda bahsettiiniz kelime bu günkü anlamıyla bahsedilen sapıklık olduğunu pek sanmıyorum.

Bence burda bahsedilen eski inançların gereğini yerine getiren yani put perest olan olmalıdır diye düşünüyorum.

Birde konu başlığı biraz iddalı bir başlık, değişmesinde fayda var sanıyorum.

Halit Abim bu konuda en doğru yorumu yapmış çünkü konunun özünü anlamış..

bende bu başlığı biraz kaba buldum. Başlığı ilk okuduğumda ki an ile konuyu okuduğum an sonrası fikrim değişti tabi ama Zahire bir öneridir bu başlık değiştirilse iyi olur. Baksana kimse yazdıklarını okumadan direkt başlık üstünde yorum yapmış

Nesimi
07.07.2007, 00:26
Ben defalarca söylüyorum Zahir Alevi değildir. İşin kötüsü Zahirin açtığı konuları okuyup Aleviler hakkında olumsuz görüşler yazıyorlar. islami forum sitesinde bakın Aleviler neler yapıyor gibisinden eleştiriyorlar ve hepsi zahirin konuları. Herneyse Zahirin Alevi olmadığını tekrar belirtmekde fayda var malum siteyi sunni vatandaşlarda okuyor.

Ayrıca buradaki sapık kelimesi malum islamda kendisinden olmayanı kötüleme anlamaındandır. Muhammed belirli yaşdan sonra islamı tebliğ etti bundan önce bu dine mensup değildi o dönem anlatılıyor. Ayrıca 9 yaşında kız ile evlenen 52 yaşında bir insandır bu pek çok Arap-İslam ülkelerinde mevcut başlığı görünce bu konu sanmıştım.

karayazili
07.07.2007, 18:42
Arkadaşlar güzel güzel yorum yapıyorlar. Boş sözlerle megul etme topiği.

Yezidi duyguların kabarıyor ama o duygularını burda kusamazsın.

hala saygısızlık ve ahlaksızlık sünni bir müslümanım ben ve senin gibi bir sapıkla aynı kefeye asla konulmayı hak etmiyorum
aylardır şu forumdayım bir tek kişinin inancını değiştirmye yönelik bile bir mesajım olmamıştır ve hiç kimseyide aşağılamadım araştır forumda gör
fakat sen kalkmışsın benim inancıma peygamberime hakaret ediyorsun sen kendi işine baksana başka işin yokmu? ne insanların inançları ile uğraşıyorsun

biriside Hz. Muhammed 'in 9 yaşında bir kızla evlendiğini yazmış
iftira ki 1,5 milyar insanın peygamberine atılmış bir iftira hiç bir insana yakışmaz

kimse çıkıp dürziye veya yezidi ye veya başka bir inanca mensup insanlara senin inancın yanlış senin peygamberin önderin böyle böyle bir adamdı deme hakkına sahip değildir.

insanlara saygı duymak için değiştirmek gerekmez olduğu gibi kabul etmek lazım

alevilerde müslüman dır veya bir çoğu öyle.

Zahir
09.07.2007, 16:48
Ben defalarca söylüyorum Zahir Alevi değildir. İşin kötüsü Zahirin açtığı konuları okuyup Aleviler hakkında olumsuz görüşler yazıyorlar. islami forum sitesinde bakın Aleviler neler yapıyor gibisinden eleştiriyorlar ve hepsi zahirin konuları. Herneyse Zahirin Alevi olmadığını tekrar belirtmekde fayda var malum siteyi sunni vatandaşlarda okuyor.



Bende Defalarca Sölüyom olmadığımı. Ama medeniyet görmemiş çöl uşakları açtığım konudan ziyade başlığı görüp hemen Yezidileşiyorlar.

Öyle görüyorum ki; Sanki Sunnilerin sizlere bakış açısının, Kerbala olaylarının, Sivas, Maraş, Çorum ve ismini daha sayamadığım bütün katliamların sorumlusu benmiş gibiyim...

Yahu benim konularımı okusalar ne okumasalar ne. 1400 yıl bu adamların size bakış açısı belli değil mi? Son zamanlarda değiştilerde ben mi çomak soktum.

Valla Nesimi yani senden hiç beklenmedik bir yorum... Hani başkası sölese gam yemem de...


Neyse; Profilimde DİKKAT ALEVİ DEĞİLDİR yazdım. Artık Çöl Uşakları bunuda görmezse ne diyem ki???

eryed
09.07.2007, 20:04
zahir ben dediğin surenin mealini okudum.orda 'sapıtmış' değil 'şaşırmış' yazıyo.şimdi o mu yanlış yazıyo yoksa senmi yanlış bilgi veriyosun bize. hangisi acaba.

nihati
09.07.2007, 20:28
Andolsun kuşluk vaktine,



93:2 Ve dingin olduğu zaman geceye,



93:3 Rabbin seni ne bıraktı ne de sana darıldı.



93:4 Senin için son (ahiret) ilkten (dünyadan) daha iyidir.



93:5 Rabbin yakında sana verecek ve sen de beğeneceksin.



93:6 Seni bir öksüz olarak bulup barındırmadık mı?



93:7 Seni bir sapık olarak bulup doğruya iletmedik mi?



93:8 Seni fakir bulup zengin etmedik mi?



93:9 Öyleyse, öksüzü yüzüstü bırakma.



93:10 Dilenciyi de azarlama.



93:11 Ve Rabbinin sana yaptığı iyilikleri de anlat.







evet bu mealin kime ait oldugu buldum edip yüksele ait. bu kişi bir felsefe doktoru amerikada yasıyor anladıgım kadarıyla sadece tanrıya inanıyor hz muhammede fazla inanmıyır emine şenlikoglunun okul arkadası olacak hatta bir ara ceviz kabuguna katılmıştı bir halifenin mürüdi imiş reşat adında şindilik bunları bulabildim sevgilerle

Nesimi
09.07.2007, 21:14
Bende Defalarca Sölüyom olmadığımı. Ama medeniyet görmemiş çöl uşakları açtığım konudan ziyade başlığı görüp hemen Yezidileşiyorlar.

Öyle görüyorum ki; Sanki Sunnilerin sizlere bakış açısının, Kerbala olaylarının, Sivas, Maraş, Çorum ve ismini daha sayamadığım bütün katliamların sorumlusu benmiş gibiyim...

Yahu benim konularımı okusalar ne okumasalar ne. 1400 yıl bu adamların size bakış açısı belli değil mi? Son zamanlarda değiştilerde ben mi çomak soktum.

Valla Nesimi yani senden hiç beklenmedik bir yorum... Hani başkası sölese gam yemem de...


Neyse; Profilimde DİKKAT ALEVİ DEĞİLDİR yazdım. Artık Çöl Uşakları bunuda görmezse ne diyem ki???


Yezidin bize bakış açısı 1000 senedir değişmedi. Bize sempati ile bakanları bizde severiz bizi sevmeyenle muattab olmayız. Esasında Aleviler bu konuları umursamaz ama sunnilerle aran eminim çok kötüdür. Bunu kendinde söylüyorsun dediğin gibi akılları geride kalmış ve beyinleri örümcek bağlamış insanlara her insan karşı çıkmalı.

karaşar
09.07.2007, 23:54
Ayetteki sözcüğün tam anlamını bulmak için ayetin hangi olaydan sonra ve neyi açıklamak için indirildiğine bakmak gerekir. Meale bakarak bunu anlamak çok zordur. Ancak Kuran Tefsirlerine bakarak daha sağlıklı bilgi edinilebilir. Bu konuda seyyit kutub'un Fizil-alil Kuran adlı tefsirini tafsiye edebilirim.

Konu başlığından dolayı gösterilen hassasiyetten dolayı tüm canlara sonsuz teşekkür ederim.

nihati
20.07.2007, 23:30
ulaç
7- Ve seni yol bilmez iken, 'doğru yola yöneltip iletmedi mi?
Diyanet Vakfı
7. Şaşırmış bulup da yol göstermedi mi?
Edip Yüksel
7. Seni bir sapık olarak bulup doğruya iletmedik mi?
Elmalılı Hamdi Yazır
7-Seni, yol bilmez iken (doğru) yola koymadı mı?
Süleyman Ateş
7. Seni şaşırmış bulup yola iletmedi mi?
Yaşar Nuri Öztürk
7 Seni şaşırmış olarak bulup da kılavuzluğunu üstlenmedi mi?
----------
şindi arkadaşlar
hadi edip yükseli bırakalım diger mealerede bakıyoruz orda da hep hz muhamede allah diyorki şaşırmız,yol bilmez,yanlış yolda oldugunu söylemiyormu? taman sapık degil peygamberimiz ama şaşırmış biryolda dogru olmayan .yada allahın yolunda degilde acaba putpereslerinmi yolundaydı .yoksa isevi yada yahudi yolundamıydı peygamberimiz bu bence tartışma konusudur bunu araştırmak lazım bu ayetin hangi atrihde indigini ne amaçla indigini araştırmak lazım,allahın peygamberileri genelde doguştan beri allah yolunda dogro yolda olmazlarmı neden tanrı peygamberimizin dogru yolda olmadıgını ifade ediyor ?yanlış yol neydi ki?dogru yola cagırdı yada dogru yol neydi? bunun hem felsefl hem tarihi acıklamaları vardır.şindi ben arkadaşlardan bu konu bi araştırmalarını tavsiye ederim.
birde hz muhammedim 9 yasında biri ile evlendigi dogrudur,hatta ogulugu olan zeydin karısı olan hala kızı zeynebide zeydin elinden bi bakımka zorla almıştır,ben deki kitaba göre 24 evlilik yapmıştır,
her kese sevgiler sunarım

Orkinos
21.07.2007, 00:08
Arkadaşlar,bu tür yorumlar için Kuran tefsirine bakmak gerekir.Bir kelimenin birden fazla kavramı olabiliyor;bu durumda farklı yorumlarla karşılaşılabiliyor.
Hz.Ali doğduğunda Hz.Muhammed 30 yaşlarındadır;Hz.Ali'yi babasının izniyle Hz.Muhammed yetiştirmiştir.Hz.Muhammed'e resullük geldiğinde de Ali babasına da danışarak İslam dinini kabul etmiştir.
Muhammed,insanların en hayırlısıdır.O'nun ismini "sapıkllık" gibi bir kelimeyle yan yana koymak bize yakışmaz.
Hz.Muhammed'e kin besleyenler dahi onun doğruluğunu kabul etmiştir.Günümüzde de türlü sebeplerden dolayı Muhammed'e kin besleyenler vardır...
O,en yakınlarını öldürenleri dahi affetmiştir.Cahiliye araplarının diri diri kızlarını gömdükleri bir dönemde gelmiştir.Biricik kızı Fatma anamıza öyle bir şevkatle sarılmıştır ki dünya kız çocuğunu sevmeyi ondan öğrenmiştir.Kızı Fatıma'ya "Ey babasının anası" sözleriyle iltifat edebilen yüce bir insandır.Zaten Fatma da babasına duyduğu aşırı sevgi ve bağlılıktan dolayı babasının vefatından birkaç ay sonra ölmüştür,Hz.Ali tarafından da defnedilmiştir.
O,haksız yere bir cana kıymamıştır;hatta yavrularını emziren bir köpek rahatsız olmasın,ezilmesin diye başında bulunduğu kafilenin yerini değiştirmiştir.
O'nu seven ehlibeyiti,ehlibeyiti seven O'nu sever...

Westside
21.07.2007, 15:57
Turan Dursun'un ''Din Bu'' kitaplarını okumanızı tavsiye ediyorum.Orada Muhammed'in cok zeki bir adam olup isine geldiginde kendisine vahiy geldigini söylediginden bahsediliyor.

nihati
21.07.2007, 18:37
bunlar cevap olamazlar ben başka bişey diyorum yol bilmez diyor allah hz muhammede onu acıklayabilirmisiniz taman sapıklıgı bende kabul etmiyorum
o yol neydiki allah o yoldan hz muhamedi gogru yola cagırdı onu soruyorum tüm araştırmacı arkadaşlara,zahir bence ilhan arselin ve turan dursunun kitaplarını okuyor çünkü bende okuyorum .

zeytin_dalı84
21.07.2007, 20:01
sadece başlık biraz ürkütücü onun dışında içerik güzeldi.. bu arda karayazılı hz. muhammet sadece senin değil hepimizin peygamberi... konun içeriğini pek okumamışsın anlaşılan

Şah-Mat
22.07.2007, 13:37
Sevgili peygamberimiz Muhammed Mustafa'nın hayatında şu öğelerde önemlidir...

Hz. Resulullah (s.a.a) on iki yaşında iken, Ebu Talib’le birlikte Şam’a yolculuğa çıkarlar. Bu yolculukta Buheyra isminde bir rahiple karşılaşırlar. Buheyra, Hıristiyan alimlerinin en bilginlerindendi. Hz. Peygamber’i görür görmez, O’nun ahir-uz zaman Peygamberi olduğunu hemen anlar ve Ebu Talib’e dönüp şöyle der: “Önceki semavi kitaplarda bu gencin peygamberliğiyle ilgili haber vardır"


Diğer bir nokta..;

Hz. Resulullah (s.a.a), erginlik çağına kadar Hz. Ebu Talib’in evinde kalılar ve ahlak, yiğitlik, halkla geçinmek ve emanete riayet etmek bakımından öyle bir yüce ahlak ve erdemlilik sergilerler ki halk ona “Emin” lakabını takarlar.



Diğer bir nokta ;

"Ya habibim yaratmasaydım seni yaratmazdım alemi "
"Ancak o ,Allah'ın resulü ve peygamberlerin sonuncusudur"

ayetinide eklersek bir sonuca ulaşılabilir.


Yani bana göre böyle bir şey yoktur...

Bu yüzden sevgili peygamberimizin hayatını iyi bilmemiz gerekiyor...

nihati
22.07.2007, 14:42
Sevgili peygamberimiz Muhammed Mustafa'nın hayatında şu öğelerde önemlidir...

Hz. Resulullah (s.a.a) on iki yaşında iken, Ebu Talib’le birlikte Şam’a yolculuğa çıkarlar. Bu yolculukta Buheyra isminde bir rahiple karşılaşırlar. Buheyra, Hıristiyan alimlerinin en bilginlerindendi. Hz. Peygamber’i görür görmez, O’nun ahir-uz zaman Peygamberi olduğunu hemen anlar ve Ebu Talib’e dönüp şöyle der: “Önceki semavi kitaplarda bu gencin peygamberliğiyle ilgili haber vardır


Diğer bir nokta..;

Hz. Resulullah (s.a.a), erginlik çağına kadar Hz. Ebu Talib’in evinde kalılar ve ahlak, yiğitlik, halkla geçinmek ve emanete riayet etmek bakımından öyle bir yüce ahlak ve erdemlilik sergilerler ki halk ona “Emin” lakabını takarlar.



Diğer bir nokta ;

"Ya habibim yaratmasaydım seni yaratmazdım alemi "
"Ancak o ,Allah'ın resulü ve peygamberlerin sonuncusudur"

ayetinide eklersek bir sonuca ulaşılabilir.


Yani bana göre böyle bir şey yoktur...

Bu yüzden sevgili peygamberimizin hayatını iyi bilmemiz gerekiyor...
"senin yazdıklarından peygamber efendimizin islamdan önceki yaşamını ve inancını ben iyi cıkardım taman o zaqmn o ayette(duha süresinin 7. ayeti) neden yol bilmezdin diyor tanrı muhammede ben onu soruyorum.yoksa o hrıstiyan rahibin inancındamıydı hz muhammed de islam gelince onu dogru yola iletti? bende hz .muhammedim hanif dinine inandıgını okumuz-ştum islam dininden önce.yani hz muhammed islamdan önce bir dine inanıyordu bence ve tanrı bu dini begenmediki onunla islamı getirdi.

Şah-Mat
22.07.2007, 15:10
"senin yazdıklarından peygamber efendimizin islamdan önceki yaşamını ve inancını ben iyi cıkardım

Ne güzel....sizin adınıza sevindim.



taman o zaqmn o ayette(duha süresinin 7. ayeti) neden yol bilmezdin diyor tanrı muhammede ben onu soruyorum.

Arapçada bir harf anlam karşılığı bazan 50 farklı sözcük içerebiliyor.Farklı cümle yapıları vardır.Şimdi bir şeyi değerlendirirken özel durumu parça bütün ilişkisi içerisinde gözederek bakmamız gerekiyor.Bildiğiniz üzere dünyaya gelen insanoğlu hiç bir günah işlemeden dünyaya zuhur eder.Yani saftır,temizdir,arıdır.Buradaki ayeti süper bir şekilde açıklayabilecek bilgi birikimimde yok.

Her insan hata yapabilir...misal Yunus Peygamberin durumu...öyle değil mi ?

Yada atamız Adem ve havva annemizin durumu....?

Bunlar örnek olarak sunulabilir...


Buradaki durum Hz.Muhammed'in bulunduğu çevre içerisinde 40 yaşına kadar ne bir melekle nede allahın bir kelamıyla asla karşılaşmamış olmasındandır.Yani bulunduğu durum o zamanki arap döneminde gerçekten zor ve yalnız kalmasına sepep olmuştu.Bu yüzden MAĞARAYA çekilmiyor muydu...?



Bunu geniş düşünürsek olay basit ve net bir şekilde ortadadır.Yani siz istemediğiniz bir şeyle karşı karşıyasınız ve baskı var.Örnek olarak Hz.Muhammedin neden putlara tapmadığını ve putlara tapması için baskılar yapıldığı yaşayan ve anlatılanlardan biliniyor.Bulunduğunuz hal ve vaziyet içerisinde TEK başınıza bir şey yapmanız imkansızdır.




Hz.Muhammedin sapıtmış birisi olarak değil Şaşırmış oldugundan bahsedilir.Bulunduğu ortamda ne yapacağını bilemez halde oldugu vurgulanır.Zahir abinin bahsettiği hal ve durumları içermez ve içermemektedir.Ayetleri okurkende (http://www.kuran.gen.tr/?x=s_main&y=s_middle&kid=2&sid=93) lütfen bütünü ele almanızı istiyorum.Tek bir sözcükten kusur bulmaya çalışan çok insan var.


Hz.Muhammed arapların ibadet ettikleri putların kendilerine bile bir faydası olmadıgını biliyordu.Bunun için Hz.İbrahim efendimizin durumunuda gözden geçirebiliriz.Bu nedenle Hz.Muhammed zorla ve baskı karşısında peygamber olmadan önce bu tür olayları yaşamıştır.


Kendisinin bir dine inanmadığını sadece bulunduğu durumdan dolayı şaşırıp kaldıgını,ne yapacağını bilemediğini,bu nedenle mağaraya çekildiğini,diğer insanlardan uzaklaşmak istediğini..vs vurgular.

Sapık oldugunu veya yanlış yolda oldugunu vurgulamaz...

Peygamberimize SAPIK diyen ilk kişi ebu lehep'ti....bu yüzden iyi düşünmek lazım

diye düşünmekteyim...:)

dede_27
26.07.2007, 01:08
7. Ayet; Seni Sapıtmış olarak bulup Hidayet etmedi?


Burdaki sapıklığı cinsel olarak değilde bilgisizlik olarak yorumlayabiliriz ...

Unutmayın canlar cahillik en büyük sapıklıktır ..

Eyvallah ..

sahrut75yagmur
26.07.2007, 02:08
1- Andolsun kuşluk vaktine.

2- Ve sakinleştiği zaman geceye ki,

3- Rabbin seni bırakmadı ve darılmadı.

4- Ahiret senin için dünyadan iyi olacaktır.

5- Rabbın sana verecek ve sen hoşnut olacaksın.

6- O seni yetim bulup da barındırmadı mı?

7- Seni yol bilmez bulup yola iletmedi mi?

8- Seni yoksul bulup zengin etmedi mi?

9- Öyleyse sakın yetimi ezme.

10- Dilenciyi de azarlama.

11- Fakat Rabbinin nimetini anlat da anlat.


1. Andolsun o duhâya. Duhâ diye bilinen kuşluk vaktine ki, güneşin parlayıp yükselmeğe başladığı, gündüzün gençliği zamanıdır. "Lâm" cins için olur. Yahut, kuşluk vakitleri içinde seçkin bir kuşluk vaktine ki, "lâm" aht için olarak hakikat güneşinin Muhammed ufkundan doğup "âlemlere rahmet olarak"(Enbiya, 21/107) her tarafa elçilik göreviyle ışıklar saçmaya başladığı zamana işarettir.
2. Ve sessizliğe büründüğü, kararını bulup sakinleştiği zaman geceye andolsun. Yani tam tavına gelip durduğu, içindekilerin sakinleştiği vakit ki, gecenin başından bir süre geçtikten sonraki orta anlarıdır. O vakit karanlık artacağı kadar artmış, örteceğini örtmüş, kararını bulmuş, bir de ses seda kesilmiş, dinmiş olur. "Karanlığın çöktüğü, ortalığı örttüğü veya rüzgarın kesildiği" veya "gecenin tükendiği sıra" diye de düşünülebilir ki her birini duhâ'ya bir karşılık olması veya bir şekilde bir benzeyişi vardır. Biri neşe biri keder, yahut kederin yok oluşunu ifade eder.
3. Kısacası, karanlıktan aydınlığa aydınlıktan karanlığa her saat durmadan değişen zaman farkları içinde bilhassa ilk hayat ve marifet neşesinin yükselmesi anı olan parlak kuşluk vaktine ve ona arız olmakla beraber gelecek bir hayat ve mutluluk neşesinin başlangıcı ve müjdecisi olan gecenin dindiği sessizlik anına yemin olsun ki ey Muhammed! Rabbın seni terketmedi, veda edip bırakıvermedi.
4. Bu daha çok açıklanarak da buyruluyor ki: Ve her halde son, bulunduğun her halin sonu, mesela hayatının başlangıcına nazaran peygamberlik hayatı, peygamberliğin başlangıcında vahyin gelişine nazaran kesilişi hali, vahyin kesilişine nazaran tekrar böyle başlayışı hali, böyle bu sûrenin inişinden sonra zamanla ulaşacağın her halin ard arda sonu, nihayet ölümden sonra ahiret nimeti, kısacası, peygamberliğinin başlangıcına nazaran sonrası, hayat ve ölümünde bulunduğun ve bulunacağın her halin önüne nazaran sonu ve bütün dünyaya nazaran ahiret senin için önceden, evvelden daima hayırlıdır. Yani sen böyle halden hale, hayırdan daha hayırlısına durmadan yükselip gideceksin.
5. Bu hayırlı olma durumu daha çok açıklığa kavuşturulmak ve desteklenmek üzere de şöyle buyruluyor: "Rabbin sana verecek."

Bu lâm, 'deki lâm gibi başlangıç lâmı olarak takdirinde olması da, her ikisinin yemin olması da caiz görülmüştür. İki durumda da cümlenin mânâsını vurgulayarak desteklemek içindir. Yemin ile tekit (vurgu), daha kuvvetlidir.
6. "Seni bir yetim bulup da barındırmadı mı?" Yüce Allah'ın güzel isimleriden biri de "Vâcid" ism-i şerifidir ki vücud, vicdan vecid (vâv'ın üç harekesiyle) mastarlarının ism-i fâilidir. Bunun asıl meşhur mânâsı varlık, buluş ve zenginliktir. Yüce Allah vücudun da, vicdanın da, ilmin de, vücdün yani zenginliğin, kudretin sahibi ve faili mânâsına "Vâcid"dir.
7. "Seni yol bilmez bulup da." Bu, önceki cümlenin özet olarak ifade ettiği mânâ üzerine bağlanmıştır. Zira olumsuz cümlede bulunan istifham-ı inkârî, olumsuzu inkâr ve olumluyu anlatmak demek olduğundan bunlar da onun özeti üzerine "vav" atıfası (bağlacı)yla bağlanmak suretiyle istifham-ı takrirî şeklinde ifade olunmuştur. ile olumsuz yapılan muzari fiiline bağlanarak onun hükmüne dahil olması da caizdir ki "Seni yetim olarak bulup barındırmadı mı ve seni yolunu şaşırmış bulup yol göstermedi mi?" demek olur.
8. Ve seni yoksul iken bulup seçip de zengin yapmadı mı?

AİL, "ayle" yani fakir ve ihtiyaç sahibi yoksul, bir de çok çoluk-çocuk sahibi, yani kendisine muhtaç olan ailesi, yoksulları çok, çok yoksullu mânâlarına gelir. Burada iki mânâ ile de tefsir yapılmıştır.

BİRİNCİSİ, sen serveti yok bir yoksul iken yine seni seçip zengin kılmadı mı? demektir. Resulullah (s.a.v.)'a babasından bir dişi deve ile bir cariyeden başka miras kalmamıştır. Sonra yüce Allah onu önce Şam'a yaptığı ticaret seferinden elde edilen bereketli kâr ile, Hz. Hatice ile evlendikten sonra da onun bütün servetini hibe etmesiyle zengin etmiş, daha sonra Hz. Ebubekir de malının hepsini Allah için Resulullah (s.a.v)'a getirmiş, "çoluk-çocuğuna ne bıraktın?" buyurduğunda "Allah ve Resulünü" demişti. Daha sonra da yüce Allah'ın ihsan buyurduğu fetihler ve ganimetler ile zenginlik elde edilmiştir. Fakat bu fetihler Medine'ye hicretten sonra olduğu için bu sûrenin inişi sırasında değil "Rabbin sana verecek ve sen razı olacaksın." mânâsınca ilerde olacağı vaad edilmiş olan lütuflar arasındadır.

İKİNCİSİ, sen yoksullu idin, birçok çoluk-çocuğun, muhtaç arkadaşların vardı. Senin yüzünden, senin ilim ve irşadından feyiz bekliyorlardı. Allah seninle onları zengin etti, hidayete erdirdi demek olur. Fakat açık olan evvelki mânâdır. Bunlarla daha önce geçenler arasında bir irtibat kurunca mânâ şu olmuş oluyor: Görülüyor ki bunların hepsinde sonu evvelinden hayırlı olmuştur. İşte böyle senin için bundan sonra da her halin sonu başından daha hayırlıdır. Şimdi bunun neticesi olarak şu üç şeyin yapılması gerekir:
9. O halde, yani hal böyle olunca, sen de Rabb'ının bu var olan ve olması vaad edilen ihsan ve nimetlerinin bir şükür alâmeti olmak üzere yetime, herhangi bir yetime sakın kahretme, zayıf sayıp da hor bakma ki, hakkını kaybetmeyesin. Çünkü yetimliği tattın ve hakkındaki ilâhî lütfu gördün.
10. İsteyene gelince, sakın onu koğma. İsteyeni yahut soranı azarlama, yani azarlayarak koğma da lutfet: İhtiyacını gider, yahut yumuşak dille reddet.
11. Ama Rabbinin nimetini, gerek mevcut, gerekse olacağı vaad edilen nimetini hemen söyle, anlat da anlat. Sade lafını ederek ve gösteriş yaparak gururlanmak için değil, hakkını takdir, şükrünü yerine getirmek için eserini gösterecek, başkalarını da istifade ettirecek şekilde sözlü veya fiilî olarak anlat.

(yukarıda yazılanlar ELMALILI MUHAMMED HAMDİ YAZIR'ın kitabından alıntıdır.)

Bence anlatılmak istenen yukarıda yazıyor. Birçok arkadaşından vurguladığı gibi farkı bir şey ifade ediliyor yazılanlardan ve sizin yazdıklarınızdan.Ayrıca ister sünni ister alevi olalım peygamber hepimizin peygamberidir.İnançsız bile olsak o devirde böyle akıllı ve binlerce insanı peşinden sürükleyen biri olarak aklına saygı duymalıyız,kelime oyunlarıyla inançları kirletmemeliyiz.
Saygılarımla.

alenya
26.07.2007, 02:28
kuranı kerimde bahsedilen sapkınlık.başka anlamda kullanılır.müslümanlığı kabul etmeden önceki yaşam için.yani doğruyu bulmadan yaşadılar o anlamda.

Zahir
26.07.2007, 08:40
(yukarıda yazılanlar ELMALILI MUHAMMED HAMDİ YAZIR'ın kitabından alıntıdır.)

Bence anlatılmak istenen yukarıda yazıyor. Birçok arkadaşından vurguladığı gibi farkı bir şey ifade ediliyor yazılanlardan ve sizin yazdıklarınızdan.Ayrıca ister sünni ister alevi olalım peygamber hepimizin peygamberidir.İnançsız bile olsak o devirde böyle akıllı ve binlerce insanı peşinden sürükleyen biri olarak aklına saygı duymalıyız,kelime oyunlarıyla inançları kirletmemeliyiz.
Saygılarımla.



وَوَجَدَكَ ضَالًّا فَهَدَى

Bakın arkadaşım 7. ayet olan duha suresinde kalın olarak yazdığım kelime dallen kelimesi olup bütün Kuranlarda ayetin arapçası bu şekildedir. Ayetin anlamını yumaşatarak hiç bir yere varamassınız. Dallen kelimesi Arapça Sapık demektir. Bu kelime Rabbimiz tarafından Muhammedin islamın tebliğinden önceki yaşatısında Allah yolu dışında olduğu, doğru itikat üzerinde olmadığı, Allah adı ile bilinen bir İlahtan haberdar olmadığı ancak Allahın hidayeti ile elçi olup islamla tanışıp Allahın nimetleri ile nimetlendiğini göstermektedir.

La İhale İlla Allah

Muhammed, İsa, Musa.... Resul Allah....

Evrenlerin Rabbi olan Allaha Övgüler olsun...

sertur
26.07.2007, 09:48
وَوَجَدَكَ ضَالًّا فَهَدَى

Bakın arkadaşım 7. ayet olan duha suresinde kalın olarak yazdığım kelime dallen kelimesi olup bütün Kuranlarda ayetin arapçası bu şekildedir. Ayetin anlamını yumaşatarak hiç bir yere varamassınız. Dallen kelimesi Arapça Sapık demektir. Bu kelime Rabbimiz tarafından Muhammedin islamın tebliğinden önceki yaşatısında Allah yolu dışında olduğu, doğru itikat üzerinde olmadığı, Allah adı ile bilinen bir İlahtan haberdar olmadığı ancak Allahın hidayeti ile elçi olup islamla tanışıp Allahın nimetleri ile nimetlendiğini göstermektedir.

La İhale İlla Allah

Muhammed, İsa, Musa.... Resul Allah....

Evrenlerin Rabbi olan Allaha Övgüler olsun...


yani Hz.Muhammet (s.a.v) sapıklık konusunda kuranı kerimden de ayet sundun ya iyice şaşırttın beni, Peygamberimizden istediğiniz nedir? sizi bu kadar düşman eden ne? forumda hz. Muhammedi karalama onu kötüleme, onu sapık gösterme gayenizi nerdedeyse 1,5 yıldır inanın anlayamadım. bu kadar hassas bir konuda değişik kelime oyunlarıyla, peygamberimize hakaret etmenizi ki hakaret değil bile deseniz 'sapık' kelimesi ile Onun ismi nin yan yana gelmesi bile Efendimize yapılan büyük bir saygısızlıktır, Lütfen bundan sonra bu gibi hassas inanç kriterleri taşıyan durumlarda kullanılan kelime ve usluba lütfen dikkat edelim şahsen ben Gönül koyuyorum. bizi burada biraraya getiren esas unsurumuzun inancımız olduğunu unutmayalım. saygılarımla


konu başlığı sapık kelimesi yerine cahil olarak değiştirilebilir

koçgirli
26.07.2007, 11:01
sertur kardeşimizin dediğine katılıyorum
bu sıfatın peygamber efendimizin adının yanında söylenmesi çok büyük bir saygısızlık ve bence bu kasıtlı yazılmış bende az buçuk arapça biliyorum
bazen bir kelime farklı anlamlara gelebilir
yanlış hatırlamıyorsam Hz.Muhammed(s.a.v.) Arapların büyük kısmı putlara taparken o mağarada inzivaya çekilip doğru yolu bulmaya çalışıyordu
Allah onu peygamberimiz olarak vasıflandırdıysa eğer bu diğer insanlardan farklı olduğunu bizlere kanıtlar
ve sapıklık sıfatı ile uzaktan yakından bir alakası olmadığını da bizlere gösterir
lütfen yazdıklarımıza dikkat edelim amacını aşan yazılar yazmayalım

Seyduna
26.07.2007, 11:52
Sevgili Zahir

Burda bahsettiiniz kelime bu günkü anlamıyla bahsedilen sapıklık olduğunu pek sanmıyorum.

Bence burda bahsedilen eski inançların gereğini yerine getiren yani put perest olan olmalıdır diye düşünüyorum.

Birde konu başlığı biraz iddalı bir başlık, değişmesinde fayda var sanıyorum.

Ama Hz. Muhammed'in, Islamiyet'ten once cevresindekiler gibi davranmadigi da belirtiliyordu. Yani tamam dedigmiz sapikliklar degil ama putperestlik, faizcilik yapmadigni, yalan soylemedigini de biliyorsak, sapiklik bu anlamlarda olsa bile, neden hala sapiktin veya sapkindin diye hitap etmis ilginc.

Bana ilginc gelen bir baska sey de konuyla ilgili olmamasina ragmen, yillarca tuccarlik yapip, kervanlar isleten bir insanin, okuma yazma bilmemesi ve yaptigi her hesabi muhtemelen aklinda tutmasidir ki, sanirim ortalama bir muhasebe programi kadar super bir hafizaya sahip olmalidir insan..

Mesut Gündüz
26.07.2007, 16:48
Ama Hz. Muhammed'in, Islamiyet'ten once cevresindekiler gibi davranmadigi da belirtiliyordu. Yani tamam dedigmiz sapikliklar degil ama putperestlik, faizcilik yapmadigni, yalan soylemedigini de biliyorsak, sapiklik bu anlamlarda olsa bile, neden hala sapiktin veya sapkindin diye hitap etmis ilginc.

Bana ilginc gelen bir baska sey de konuyla ilgili olmamasina ragmen, yillarca tuccarlik yapip, kervanlar isleten bir insanin, okuma yazma bilmemesi ve yaptigi her hesabi muhtemelen aklinda tutmasidir ki, sanirim ortalama bir muhasebe programi kadar super bir hafizaya sahip olmalidir insan..


Sapık bir adam olsa, Matematiği ve edebiyatı iyi olmasa kuran-ı kerimi oluşturup bu kadar insanı biraraya getiremezdi zaten...Saf İnancı olanın sapıklığından söz edilemez zaten.. Şu soru sorulabilir. Peygamberin inancı saf bir inançmıydı.Matematiksel ve edebi bi inançmıy dı?

Saygılar,
MG

poseid0n
26.07.2007, 19:26
tamam ama koskoca dinin peygamberine sapık demek yakısıyomu bence insanların görüşlerine saygı duymadan bize saygı duyulmasını bekleyemeyiz...çok yalnış ve insanda kötü duygular ve hisler uyandıran bi başlık... önce saygı....

Zahir
27.07.2007, 08:46
nerdedeyse 1,5 yıldır inanın anlayamadım.

Sertur; Sen 1,5 yıldır hangi konulara ilgi duyuyorsan onlara yorum yaparsan sevinirim.

Bu senin anlayacağın bir konu değil.

sertur
27.07.2007, 10:20
Sertur; Sen 1,5 yıldır hangi konulara ilgi duyuyorsan onlara yorum yaparsan sevinirim.

Bu senin anlayacağın bir konu değil.

konu Peygamberim olunca anlamasamda balıklama dalarım işte böyle, benim ve bütün insanlığın peygamberine islamdan önce bile olsa sapık diyemezsiniz, üstelik kuranı bu sapkınlığa alet ederek ...

işte efendimin özetle hayatı dünyası; ben bir sapıklık göremiyorum gören varsa buyursun,

Hz. Muhammed, 570 yılında Mekke’de doğdu. Ailesi Kureyş kabilesindendi. Hz. Muhammed’in babası Abdullah o henüz doğmadan ölmüştü. Annesi Amine (Emine) de altı yaşındayken ölünce çocukluğu dedesi Abdülmuttalib sonra da amcası Ebu Talip’in yanında geçti. (Bu arada belirtmek gerekir ki; Ebu Talip Hz. Ali’nin babasıdır.)

Hz. Muhammed ticaretle uğraşan Ebu Talip ile beraber Suriye ve Yemen de dahil olmak üzere bir çok yere gitti. Bu arada kervanlar sahibi olan Hz. Hatice ile evlendi. Bu evlilikte Hz. Fatma doğdu. Bilindiği gibi Hz. Fatma, Hz. Ali ile evlendi ve böylece peygamberin soyu sürdü.

Hz. Muhammed ticaret yaşamında bir çok yeri gezip görmüş ve Arap yarımadasının toplumsal yapısını yakından tanımıştı. Hz. Muhammed ticaretle zenginleşen Mekke’de gördüğü adaletsizliklerden bunalmış ve ticaretten uzaklaşmıştı. 605 yılında ve izleyen yıllarda sık sık toplumdan uzaklaşıp Nur dağına çıkıp Hıra mağarasında tek başına kalmaya, düşünmeye başlamıştı. Bu durum yaklaşık 5 yıl kadar sürdü. Ve günlerden bir gün Tanrının meleklerinden Cebrail Hz. Muhammed’e ilk ayetleri bildirdi. Hz. Muhammed bunların ne anlama geldiğini bilmiyordu. Daha sonraları bunların Vahiy olduğunu öğrendi. Cebrail bir süre görünmedi. 613 yılında yeniden gelmeye başlayan ayetler peygamberliğini insanlara duyurmasını buyuruyordu. Hz. Muhammed’e ilk inananlar Hz. Ali ve eşi Hz. Hatice`ydi. Ama putlara tapan Mekkeliler Hz. Muhammed’e inanmadılar. Hz. Muhammed’e inananların sayısı hızla artmaktaydı. Bu durum zengin Mekke’lileri tedirgin etmeye başlamıştı. Çünkü Hz. Muhammed çok tanrıcılığı (putperestliği) ve onun etrafında gelişen adaletsizliği reddediyordu. Ve Müslümanlık bütün kötülüklere karşı en güzel seçenekti. Mekke’nin ileri gelenleri Hz. Muhammed’i peygamberliğinden vazgeçirmeye çalıştılar. Vazgeçiremeyince de baskıya ve şiddete başvurdular. Bunun üzerine Hz. Muhammed Müslümanların daha güvenlikli yerlere göç etmelerine izin verdi. 615’te bir bölüm Müslüman Habeşistan’a (Etiyopya) gittiler. Hz. Muhammed ve yakın çevresi mücadelelerini Mekke’de sürdürmeye devam ettiler. 619’da Hz. Muhammed’in en büyük destekçileri Ebu Talip (Hz. Ali’nin babası) ve eşi Hz. Hatice vefat edince baskılar artmaya başladı. Hz. Muhammed Medine halkından gelen davet üzerine Medine’ye Hicret (göç) etti. Hicret (göç) denilen bu olay İslam takvimi olan Hicri takviminin de başlangıcıdır.

Ama Mekkeliler gel işen İslamiyet’ten hoşnut değillerdi. Bu yüzden de Hz. Muhammed’e karşı bazı Arap kabillerini kışkırtıyorlar ve onların Hz. Muhammed’e saldırmalarını örgütlüyorlardı. Buna karşın Hz. Muhammed’de Müslümanları örgütleyerek onları savaşa hazırlıyordu.

Bu savaşların en önemlileri şunlardır:

Bedir 624, Uhud 625, Hendek 627, Hz Muhammed bütün bu savaşlardan zaferle çıktı.

630 yılının ocak ayında Hz. Muhammed Mekke’ye girdi. Kentteki bütün putları yok etti. Mekkeliler için af ilân etti. Hz. Muhammed bundan sonra Müslümanlara direnen kabilelere karşı harekete geçti. Bundan sonra Arabistan yarımadasında yaşayanların çoğu Müslüman oldular. Hz. Muhammed 632’de ilk ve son kez hac ziyaretinde bulunduktan sonra (ki buna veda haccı da denilir) Medine’de hakka yürüdü.

yoklama
27.07.2007, 10:34
Bu dünyda din tartışması kadar boş ve zararlı bir konu pek azdır.Dön dolaş aynı yere gelirsin.Başının döndüğü ile kalırsın.Hele din adına yapılan savaşlar resmen bir cinyettir.

Din ticaret için her kapıyı açan bir anahtardır.
Siyasi güç elde etmek için istismara açıktır.
Yöneticiler için ordular,polisler kadar güvenlik unsurudur.


Dine biraz olsun saygı duyma iddasında olanlar dini gündelik hayatın dışına çekerek samimiyetlerini ortaya koymuş olurlar.

Ben kendi adıma "din" ortalığa serenlere güven duyup,itibar etmiyorum.

Hele hele din ve mezhep farklılığını sevimsiz bir dille ifşa edenlere esef ediyorum.

YAŞASIN HALKLARIN BİRLİKTE YAŞAMA İNANCI
YAŞASIN İŞÇİLER EMEKÇİLER
YAŞASIN DEVRİMCİLER

İFLAH OLMASIN HER TÜRDEN VE MEZHEPTEN GERİCİLER
İFLAS ETSİN DİN TACİRLERİ

yusufçukgecegez
27.07.2007, 13:01
işte sapığın sözlükteki anlamı..
sapık..........
1 Tavır ve davranışları doğanın gösterdiği yoldan ya da geleneklerden, törelerden ayrılan (kimse), °gayri tabii, °anormal.
Sapık düşünce. Cinsel sapık.
2 Delice davranışları olan, °meczup.

görüldüğü gibi sapık kelimesiaslında çok geniş bir mana içeriri fakat günümüzde sapıklık,cinsel sapıklık ve insanlık dışı hareket manasında biliniyor.

ayrıca kuranda sapıtmış ifadesi geçer.sapıtmış kişi sapık değil sapkındır.sapkın ise sözlükte
1 Doğru yoldan ayrılmış olan.
2 Sapkıya uğramış olan.
olarak geçer.kuradaki asıl mana budur.

kelimeler zamanla mana değiştirir.mesela eski türk filmlerinde birbirini seven iki insan için sevişirlerdi kelimesi kullanılırdı.günümüzde bu kelime başımızı belaya sokabilir.:yamukgul:

Seyduna
27.07.2007, 13:26
Sapık bir adam olsa, Matematiği ve edebiyatı iyi olmasa kuran-ı kerimi oluşturup bu kadar insanı biraraya getiremezdi zaten...Saf İnancı olanın sapıklığından söz edilemez zaten.. Şu soru sorulabilir. Peygamberin inancı saf bir inançmıydı.Matematiksel ve edebi bi inançmıy dı?

Saygılar,
MG

Hz. Muhammed suphesiz etrafindakilerden farkliydi. Ama her ozelligi de farkli miydi bunu bilemem. Kimbilir belki de Mevlana gibi, Mansur gibi, insan-i kamil olan insalar gibi kendi kendine bir cikar yol bulmustur. Boyle insanlar dunyevi ihtiyaclardan uzaklasarak kendilerini bir yere kapatir ve gunlerce sadece dusunurlerdi. Cile denilen sey yani. Hz. Muhammed de Hira daginda boyle bir islevi yerine getirmis olabilir efenim. Ama diger buyuk dusunurler dunyevi islerden uzak durmalarina karsin, Hz. Muhammed ticaretle ugrasamayacak kadar hayatin disina da cikmamis. Ikisini bir arada goturebilmis. Iyi dusunmus, gusel kurgulamis eger kendi kurduysa. Oyle bir devrim yapmis ki dunyanin cehresini bu kadar degistirebilmis. Insan saygi duymadan edemiyor. Helal olsun bea..

Zahir
28.07.2007, 10:52
konu Peygamberim olunca anlamasamda balıklama dalarım işte böyle, benim ve bütün insanlığın peygamberine islamdan önce bile olsa sapık diyemezsiniz, üstelik kuranı bu sapkınlığa alet ederek ...

işte efendimin özetle hayatı dünyası; ben bir sapıklık göremiyorum gören varsa buyursun,

İslam bilincin ehemmiyetini vurgular. İslam dogmatik değildir. İslam körü körüne ataları taklit etmemizi ister vs...

Balıklama dalmak sana hiç bir şey kazandırmaz. Dö dolaş aynı yerde kalırsın...

Elçinin hayatı, yaşantısı tarih kitaplarından değil en güzel şekilde Kurandan öğrenilir. Evet tarih kitapları bizi bazı konularda aydınlatır ama en sağlıklı bilgi Kurandan elde edilir.

Sertur arkadaş; ben heva hevesimden konuşmuyorum. Kendi zanlarımıda Kurana dayandırmıyom. Eğer bil bilgi sunuyor isek bu senin programına (dogmatik olduğundan dolayı) ters geliyor ise bu elinin tersi ile itmek yerine en azından bana itikatin olmadığından kime itikatin varsa araştırma cihetine gitmelisin.

Öyle sanıyorum ki sende başlığı görüp yorumda bulunanlardansın. Oysa konuyu ve yapılan yorumları tam okumuş olsaydın Elçinin İslamı tebliğ etmeden önce yani İslamla tanışmadan önce Tek Tanrılı inanca sahip olmadığını, adı Allah olarak bilinen İlahı bilmediğini ve Rabbimizin de bu bilince sahip olmayanları sapık olarak nitelediğini görecektin.

Sığ düşünen insanlar gibi sapıklık kavramını bugünki anlamıyla ahlaksız, sübyancı, topluma aykırı hareket eden vs vs anlamında düşünüp Kurandaki DALLEN ifadesinin de bu anlamda olduğunu düşünmek sana yakışmaz.

Rabbimiz diyor ki; " Muhammed, sen elçi olmadan önce Tek Tanrılı inanca sahip değildin, Adı Allah olan ilahı bilmiyordun... Muhammed sen yetimdin, Muhammed sen Fakirdin... Benim Hidayetimle zengin oldun, benim Hidayetimle seni barındırdım, Benim Hidayetimle adı Allah olan ilahı tanıdın seni elçi seçtim ve insanlara tebliğ ettin.."

Bunda aykırı olan ne var? Bundan elçiyi küçülten ne var? Muhammed yine Allahın Resulü Nebilerin sonuncusudur. Güzel ahlak sahibidir. Elçilik görevini en iyi şekilde yapmıştır.

Rasyonel olalım, dogmatik düşüncelerimizi bir kenara bırakalım, körü körüne atalarımızı taklit etmeyelim. Kuranı rehber edenilem....

Övgü Alemlerin Rabbi , Tüm varlıkların EFENDİSİ olan Allahadır.

gunes_87
28.07.2007, 16:03
çok tuhaf...:garibbak:

sertur
28.07.2007, 18:16
Öyle sanıyorum ki sende başlığı görüp yorumda bulunanlardansın. Oysa konuyu ve yapılan yorumları tam okumuş olsaydın Elçinin İslamı tebliğ etmeden önce yani İslamla tanışmadan önce Tek Tanrılı inanca sahip olmadığını, adı Allah olarak bilinen İlahı bilmediğini ve Rabbimizin de bu bilince sahip olmayanları sapık olarak nitelediğini görecektin.

Sığ düşünen insanlar gibi sapıklık kavramını bugünki anlamıyla ahlaksız, sübyancı, topluma aykırı hareket eden vs vs anlamında düşünüp Kurandaki DALLEN ifadesinin de bu anlamda olduğunu düşünmek sana yakışmaz.



dallen le falan kafamızı bulandıryorsun:confused1 ne gerek var böyle şeylere, ozaman şaibeli be provake :devil2: başlık kullanma olsun bitsin, yemi at, balık ne yapsın, tekerrürde fayda var:clover: HZ MUHAMMET İSLAMDAN ÖNCEDE SONRADA PAK İDİ:clover:

anadolu75
28.07.2007, 18:21
yalan oldugu net belli bunu hz muhammedi kirletmek icin,iftira atmak icin uydurmuslar.

mahmet ali
28.07.2007, 18:54
Sapık bir adam olsa, Matematiği ve edebiyatı iyi olmasa kuran-ı kerimi oluşturup bu kadar insanı biraraya getiremezdi zaten...Saf İnancı olanın sapıklığından söz edilemez zaten.. Şu soru sorulabilir. Peygamberin inancı saf bir inançmıydı.Matematiksel ve edebi bi inançmıy dı?

Saygılar,
MG

Öncelikle söyleyeyim

Konu başlığı Çok iğrenç

Hz Muhammet bizim peygamberimizdir nebimizdir ışıklarımızın biridir

Atatürk için malum kişileri,n çıkardığı iğrenç yazılara benzetiyorum
tarihte hep böyle olagelmiştir

sevgili kardeşim MG

ben Hz muhammedin okuma yazma bilmeyen ümmi biri olduğuna inanmıyorum
çünkü Allah aptal ve sapık olan birini insanlara nebi seçmez

Hz muhammet ve Hz Ali ticaret esnasında gittikleri yerlerin kültürlerini ve en önemlisi tüm yunan felsefelerini ve pers öğretilerini ayrıca mezopotamya uygarlıklarını inançlarını vs. her şeyi ama her şeyi öğrendiler ayrıca buhayra gibi tüm dinler tarihini ve yunan felsefesini iyi bilen bir dostları vardı
dendiği gibi aşırı zeki insanlardı
çünkü ONLAR ÖZELDİ

ve en önemlisi Hz muhammedin 2 kişiliği vardı
1- peygamberlik
2- devlet adamlığı
bu birleşmiş iki özellik şimdiye kadar gelmiş hiç bir peygamberde yoktur hepsi sadece peygamberdi ( ufak bir ayrıntı daha sadece bizim peygamberimiz yahudi değildi)

düşününki o hiç bir işe yaramaz çölden bizans ve persiya gibi 2 süper devlete rağmen bir devlet kurmuş ve her iki süper devleti yok etmiştir

Allah aşkına
bunu okuması yazması olmayan ümmi bir kişi yapabilirmi
geçmişinde sapıklık gibi pislik bulunan biri yapabilirmi

ayrıca
gerek Hz Muhammet gerek Hz Ali hi,ç bir zaman putlara tapmamıştır onlar idris peygamber sürecinde ve semavi inancındalardı veya ona benzer inanç her ne ise ama putlara tapınmıyorlardı

mağara olayı Hz muhammedin Allah tarafından öğretiye çekilmesidir

eğer Allah olgusu Hz muhammetten evvel yok idiyse babasının ismi neden abdullahtı?

okuduklarıma araştırmalarına göre islamiyet inancı değişik isimler altında da olsa insanlığın varlığıyla beraber vardı, belkide öncesindende vardı, ben buna inanıyorum

Hz Muhammet gibi birine yakıştırılacak değil akla bile getirilecek bir şey değil bu
inanın utandım

tolstoy
28.07.2007, 23:14
Tanri`yi ve Muhammedi insanlar aklinin verdigince kavriyabilir. Birinin kavrayisi ötekinin kavrayisina benzemeyebilir. Ayrica kavrayista bulunamayanlarin birbirlerini kinamalari, birbirlerini zorlamalari dogru degildir. Vicdan ve düsünce özgürlügü dogal düzenin ürünüdür.

Mesut Gündüz
29.07.2007, 00:59
Öncelikle söyleyeyim

Konu başlığı Çok iğrenç
Hz Muhammet bizim peygamberimizdir nebimizdir ışıklarımızın biridir

Atatürk için malum kişileri,n çıkardığı iğrenç yazılara benzetiyorum
tarihte hep böyle olagelmiştir

sevgili kardeşim MG

ben Hz muhammedin okuma yazma bilmeyen ümmi biri olduğuna inanmıyorum
çünkü Allah aptal ve sapık olan birini insanlara nebi seçmez

Hz muhammet ve Hz Ali ticaret esnasında gittikleri yerlerin kültürlerini ve en önemlisi tüm yunan felsefelerini ve pers öğretilerini ayrıca mezopotamya uygarlıklarını inançlarını vs. her şeyi ama her şeyi öğrendiler ayrıca buhayra gibi tüm dinler tarihini ve yunan felsefesini iyi bilen bir dostları vardı
dendiği gibi aşırı zeki insanlardı
çünkü ONLAR ÖZELDİ

ve en önemlisi Hz muhammedin 2 kişiliği vardı
1- peygamberlik
2- devlet adamlığı
bu birleşmiş iki özellik şimdiye kadar gelmiş hiç bir peygamberde yoktur hepsi sadece peygamberdi ( ufak bir ayrıntı daha sadece bizim peygamberimiz yahudi değildi)

düşününki o hiç bir işe yaramaz çölden bizans ve persiya gibi 2 süper devlete rağmen bir devlet kurmuş ve her iki süper devleti yok etmiştir

Allah aşkına
bunu okuması yazması olmayan ümmi bir kişi yapabilirmi
geçmişinde sapıklık gibi pislik bulunan biri yapabilirmi

ayrıca
gerek Hz Muhammet gerek Hz Ali hi,ç bir zaman putlara tapmamıştır onlar idris peygamber sürecinde ve semavi inancındalardı veya ona benzer inanç her ne ise ama putlara tapınmıyorlardı

mağara olayı Hz muhammedin Allah tarafından öğretiye çekilmesidir

eğer Allah olgusu Hz muhammetten evvel yok idiyse babasının ismi neden abdullahtı?

okuduklarıma araştırmalarına göre islamiyet inancı değişik isimler altında da olsa insanlığın varlığıyla beraber vardı, belkide öncesindende vardı, ben buna inanıyorum

Hz Muhammet gibi birine yakıştırılacak değil akla bile getirilecek bir şey değil bu
inanın utandım

Slm,

Sn.Abicim konuyu açan ben değilim.
Sn.Zahir arkadaş kafasına takılan bir konuyu tartışmaya açmış.Ve onun korktuğu kadar seviyesiz gitmiyor.Konu güzel ilerliyor. Ancak Zahir'in yazdıklarını ve açtığı başlığı iğrenç olarak nitelendirmeniz; sonraki yazdığınız bilgilerin tılsımını bozmuş.

Saygılar,
MG

yusufçukgecegez
29.07.2007, 15:40
günümüzde kelime dağarcığımız magazin ağırlıklı olduğundan,sapık kelimesi çok fena bir anlamda yerleşmiş.yani yolda giderken imdat sapık var diye bağırsanız bütün ahali o sapık kişiye hucum eder ve linçe bile kalkar.çünkü ilk çağrışımı cinsel sapık veya piskopat katil kişilktir.onun için burada muhammet sapıktı demek sansasyonel olur ve öylede olmuş zaten.bugün bir meydanda muhammet sapıktı diye bağırsanız pek hoş karşılanmaz.burasıda sanal meydan ve pek hoş karşılanmamış.

nihati
30.07.2007, 19:39
tanrı hangi sürede diyor bu son yazdıgın sözleri bi zahmet söylermiisn zahir kardeş

gül_rasul
30.07.2007, 22:24
zahir söyledıklerını kulakların duyuyor mu sen EF sav e nasıl sapık der ve buna kurandan delıl getırırsın!?ALLAH cc kuranda bır cok yerde muhammederrasulullah dıye zıkretmıs sonra O ALEMLERE RAHMETTIR dıye sereflendırmıstır sonra O SIZIN GUZEL BIR ORNEKTIR dıye zıkretmıstır yıne ve sen tekrar soruyorum neden bu ayetı ozellıkle secıp EF e yakısmayan bır sekılde mana verebılırsın Mevla teala hzlerı o ayetı kerıme sen sapıklık ıcındeydın derken EF zamanında yasayan kafırlerın ıcınde yasamaktaydın lakın sana ıslamı gonderdık onlarla beraber sen de ıslama gırdın dıyor ...ayrıca EF ibrahım as ın dınınden baskasına asla ınanmamıs dıger kafırler gıbı putlara da tapmamıstır..kısacası bu ayette bu ayette sapıklıkla MEVLA Ef ın oz zatını degıl onun etrafındakılerı kastederek sen de onların ıclerınde yasıyordun demek ıstemıstır...bılmek anlatabıldım mı bır daha da ayetlere mana vermeden yorumlamadan once onu bı suclama karalama amacıyla degıl gercek manasını gercek sebebı nuzulunu ogrenmeye calısıp ondan sonra ınsanlara bılgı vermeye baslasanız cok ıı olur...........

gül_rasul
30.07.2007, 22:32
ya zahır Alaah askına ya ben hafızım ama dedıgın gıbı bı ayet hıc okumadım tamam kabul duha suresının bır kac ayetını dırek cevırı olarak yazmıssın ama solermısın kuranı kerımın neresınde 'SEN ELCİ OLMADAN TEK TANRILI INANCA SAHIP DEGILDIN ADI ALLAH OLAN ILAHI BILMIYORDUN ' gecıyor bılgılendırırsen memnun OLACAKSIN bılıyorum ama bunu yapamayacaksın cunku kuranda bole bır ayet yok lutfen bole bılgımız olmadan yazmayallım hem EF ibrahımın dınınden gayrısına tapmamıstır kı İbrahım as da ayetle sabıttır kı tek basına aklıyla Rabbımızı bulup ona ınanmıstır hatta bu yuzden buyuklerı tarafından dıslanmıstır cunku ataları putlara tapardı Ef de ıbrahım as gıbı Allah ınanırdı İSLAMIYETTEN ONCE DE.....tez zamanda cevap verırsen sevınırım (cevap verebılecegını sanmıyorum)

yusufçukgecegez
30.07.2007, 22:41
zahir kuyuya bir taş atmış bakalım çıkaran olabilecekmi,konuyu ilgiyle takip ediyorum.

gül_rasul
30.07.2007, 23:07
ya zahır sen ne dıosun yaa attın ortaya cahıllıgınle bı sey ortalıgı karıstırdın delı kuyuya bır tas atmıs bın akıllı cıkaramamıs umarım sana cvp olarak yazdıklarımı herkes okur.......

gül_rasul
30.07.2007, 23:08
yusufçukgecegez benım yazdıgım ıkı mesaj var ona karsılık lutfen okur musun?

yusufçukgecegez
31.07.2007, 01:44
yusufçukgecegez benım yazdıgım ıkı mesaj var ona karsılık lutfen okur musun?
olaya birde şöyle bakın,peygamberimiz annemizden ve babamızdan öndedir.birisi ailemiz hakkında olumsuz bişey söylediğinde biz tepki gösteririz vede karşımızdakinin isteğini yerine getirmiş oluruz. şimdi konuyu açanda sünnilerin peygamber sevgisini
bildiğinden,sıradan bir olayı,en olumsuz şekilde sundu,sünnileri tepkisini topladı yani istediği şey oldu.bunu hangi maksatla yaptığınada siz düşünün artık.

mahmet ali
01.08.2007, 13:47
Slm,

Sn.Abicim konuyu açan ben değilim.
Sn.Zahir arkadaş kafasına takılan bir konuyu tartışmaya açmış.Ve onun korktuğu kadar seviyesiz gitmiyor.Konu güzel ilerliyor. Ancak Zahir'in yazdıklarını ve açtığı başlığı iğrenç olarak nitelendirmeniz; sonraki yazdığınız bilgilerin tılsımını bozmuş.

Saygılar,
MG

ya iyi de
valla belki ben biraz duygusal bir yaratık olabilirim
dokunuyo

bir de şu var
evet kuranda kutsal kitapta olmaması gereken yazılar var yani insan mantığın dışında şeyler, kol bacak kesme, kadınları dışlama vs.
bunlar emeviler zamanında işlenmiş konulardır
yok muhammet sapık yoldaydı da sonradan doğru yola girdi
yok muhammet 5 vakit namaz kıldı gibi şeyler sonradan eklendi
ve kimse itiraz edemesin diye orjinali yok edildi

arkadaşımız topiği açmış ama
tamam yazılan doğrudur
araştırması da iyidir
de
gene bana dokunuyo ya
zoruma gidiyo

naapim kusuruma bakmayın
yaşlılık işte

gül_rasul
01.08.2007, 18:50
arkadaslar duyurulur !!!!!!!
zahır sordugum ayetı bulamamakla beraber bana verecek cevabı da bulamayınca bana ozel mesaj atmıs hakaret ıceren!!!!!!!!!! bolelerıne ınanmayın daha soledıgının kanıtını bıle yapamıyor lutfen anlayın artıkkkkk ben burdan zahıre seslenıyorum herkes duysun zahır eger soledıklerının hala dogru oldugunu dusunuyorsan bız sunnılere ve bu forumda bana katılan arkadaslara (alevı ya da bektasıoldukları halde)kanıtlarını sun aksı halde senın bos yere konustugunu ınsaları koru korune bıseye baglamaya calıstıgını dusunmeye baslıcaz (kı bence olesın :) )

mekzunsincari
08.08.2007, 15:09
Duha (Kuşluk Vakti) Suresi:


Rahman ve Rahim olan Allahın Adına...
.
.
6. Ayet; O Seni Yetim olarak bulup Barınağa kavuşturmadımı?
7. Ayet; Seni Sapıtmış olarak bulup Hidayet etmedi?
8. Ayet; Seni Aile geçindirme zorunluluğunda bulup zengin etmedimi?
9.Ayet; O Halde yetimi kahretme!
10.Ayet; İsteyeni Azarlama
11. Ayet; Ve Rabbinin Nimetini söz ve fiillerinle ortaya koy.

Arkadaşlar;

Ben Müslümanım ve şunu sölüyorum. Allah Birdir Muhammed Allahın Resulü ve Nebilerin sonuncusudur.

Diyeceksiniz ki bu konuda nerde çıktı??? Aslında bu ayeti bir çok defa forumda tartışırken dile getirmiştim. Ama konu başlığı ile açmamıştım.

Geçenler canım acayip sıkıldı. Nasıl Hırıstiyanlar İsaya Allahın oğlu dediler Nasıl Yahudiler Üzeyire Allahın oğlu dediler ise Sunnilerde Muhammedi putlaştırıp asli görevi dışında birey ile Yaratıcımız Allah arasına sanki Dinin ikinci hüküm kaynağı olarak Peygamberimizi sokup hüküm vermekte ve toplumu yanlış bilinçlendirmekteler.

Çevremde elçi ile ilgili bir tartışma olurken bende çaktırmadan bu surede Peygamberimiz için Rabbimiz tarafından kullanılan "Sapıtmıştın" ifadesini çok iyi Arapça ve Osmanlıca bilenen Babama sordum. Ben kelimenin anlamını biliyorum ama yinede kalıplaşmış düşüncelerinden dolayı çaktırmadan işin içine girdim.

Dedim ki; " Baba Arapça Dallen kelimesi ne demek." (henüz ne söleyeceğimi bilmiyo tabi)

Hiç Tereddüt etmeden " Arapça Dallen Kelimesinin karşılığı Sapık Demek" dedi.

Hemen elime Diyanetin Arapça ve Türkçe çevirili Kuranını aldım. Sonra Bu sureyi okumaya başladım. Baba dedim bu surenin muhatabı kim??? Elçi dedi. Sonra 7. ayete gelince " Baba bu ayette Arapça Dallen yazıyo sen az önce Dallen kelimesinin Sapık anlamında olduğunu söledin, Peygamberimiz İslamın tebliğinden yani Peygamber olmadan önce Sapmış vaziyettemi idi???"

Cevap " Ha ......tirrrrrr " :p


Arkadaşlar; Mekkede islamın tebliğinden önce mekkeliler gibi yaşayan Peygamberimiz Allahın hidayeti ile doğru yolu bulmuş, güzel ahlak sergilemiş elçilik görevini en iyi şekilde yapmış ve Allahın Rahmetine girmiştir. Peygamberimizin İslamdan önceki yaşantısı peygamber olduktan sonra onun güzel ahkalından, doğruluğundan, dürüstlüğünden hiç bir şey eksiltmez. Dallen sözcüğünün gerçek manasını, elçinin islamdan önceki yaşantısını ifade etmek ne Peygamberimize hakarettir nede başka bişe.

Biz Müslümanlar Rabbimizin tüm elçilerine inanır iman ederiz. Hiç birini diğerinden ayırmayız. Elçiler arasındaki üstünlük Ancak Rableri katındadır. Bu husustada bize laf sölemek düşmez.

Açtığım bu konu ile bana tepki gösteren bir çok arkadaş olacaktır. Bakın burda bir birimizle inatlaşmakla, dogmatik düşüncelerimizin bu konuyu red etmesi ile bir yere varamayız. Eğer bu ayetteki Dallen sözcüğünün anlamını yanlış sölüyorsam ve siz gerçekten samimi iseniz sadece ayette geçen bu kelimenin analamını araştırın. Arapça bilenlere sorun, itikatiniz kimse ona sorun, Diyanete sorun...

LA İLAHE İLLA ALLAH
İSA, MUSA, MUHAMMED.....RESUL ALLAH

Övgüler Evrenlerin Rabbi Olan ALLAHA dır...

Hepinizi Saygı ile Selamlarım...


bay sapık seninle dallen kelimesini daha önce tartıştım ama hala inat etiiğini görüyorum.
boş iddialarda bulunuyorsun daha öncede peygamberin babasının (abdullat) olduğunu iddia etmiştin. bende sana kanıtlamazsan en adi şer...sin dedim buyur kanıtla sapık efendi.

mekzunsincari
08.08.2007, 15:11
forumdaki tüm kardeşlere son mesajlarımdaki uslubumdan dolayı kusuruma bakmasınlar ama bu tür canlılar ancak bunu hakeder.

mekzunsincari
08.08.2007, 15:52
arkadaslar duyurulur !!!!!!!
zahır sordugum ayetı bulamamakla beraber bana verecek cevabı da bulamayınca bana ozel mesaj atmıs hakaret ıceren!!!!!!!!!! bolelerıne ınanmayın daha soledıgının kanıtını bıle yapamıyor lutfen anlayın artıkkkkk ben burdan zahıre seslenıyorum herkes duysun zahır eger soledıklerının hala dogru oldugunu dusunuyorsan bız sunnılere ve bu forumda bana katılan arkadaslara (alevı ya da bektasıoldukları halde)kanıtlarını sun aksı halde senın bos yere konustugunu ınsaları koru korune bıseye baglamaya calıstıgını dusunmeye baslıcaz (kı bence olesın :) )

böyle bir terbiyesizin bu forumda bırakılması forum yönetiminin ayıbıdır. aleviliğe hakaret eden canlıları bu forumda neden tutarlar anlamıyorumki??????????

Zahir
08.08.2007, 16:01
bay sapık seninle dallen kelimesini daha önce tartıştım ama hala inat etiiğini görüyorum.
boş iddialarda bulunuyorsun daha öncede peygamberin babasının (abdullat) olduğunu iddia etmiştin. bende sana kanıtlamazsan en adi şer...sin dedim buyur kanıtla sapık efendi.

Şeytan taşlayan sübyancı android,

Medeniyet görmemiş çöl uşağı,

Kıçını sol elle silip aynı elle kuskus yiyen, ibni bin ümmügülsüm rivayetleri ile masalları ile avunan kuş beyinli.....

sen kim bu konuyu anlamak kim?

Sana defalarca söledim adam gibi yaz adam gibi yorum yap. Salyalarını akıtıp saldırma.

Kuş beyinli; Ayeti aç oku. Arapçasını oku. Ayette geçen dallen kelimesinin manasını araştır. Sözlüklere bak, Arap dilini en iyi bilene sor, Diyanete yaz sor, Arap büyük elçiliğine sor kime sorarsan sor... eğer ayette geçen dallen kelimesinin manasını sapıklık manası dışında başka mana sölerseler kabül ediyorum ben şerefsizim. Yok eğer dallen kelimesinin anlamını sapık derseler bu forumda her kesin önünde ben zahire böyle üslup kullandığım için şerefsizim diyecek misin?

Bak Android; Allah elçisine diyorki, seni peygamber yapana kadar İslamdan bi haberdin, adı Allah olarak bilinen ilahı bilmiyordun. Bir çok ayette kitabı okuyanlardan, sağ elinle yazanlardan değildir diyor. Yani İncili ve Tevratı. Benim hidayetimle sana öğrettim.

Allah; bunu sapıklık olarak niteliyo kuş beyinli. Yoksa senin bildiğin günümüzde kullandığımız, ahlahsız, sübyancı akla mantığı aykırı haraketler yapan kişilere dediğimiz sapıklığı kast etmiyor.

Kuş beyinli; kimse Muhammede bu anlamda sapık demiyo.

mekzunsincari
08.08.2007, 16:11
Şeytan taşlayan sübyancı android,

Medeniyet görmemiş çöl uşağı,

Kıçını sol elle silip aynı elle kuskus yiyen, ibni bin ümmügülsüm rivayetleri ile masalları ile avunan kuş beyinli.....

sen kim bu konuyu anlamak kim?

Sana defalarca söledim adam gibi yaz adam gibi yorum yap. Salyalarını akıtıp saldırma.

Kuş beyinli; Ayeti aç oku. Arapçasını oku. Ayette geçen dallen kelimesinin manasını araştır. Sözlüklere bak, Arap dilini en iyi bilene sor, Diyanete yaz sor, Arap büyük elçiliğine sor kime sorarsan sor... eğer ayette geçen dallen kelimesinin manasını sapıklık manası dışında başka mana sölerseler kabül ediyorum ben şerefsizim. Yok eğer dallen kelimesinin anlamını sapık derseler bu forumda her kesin önünde ben zahire böyle üslup kullandığım için şerefsizim diyecek misin?

Bak Android; Allah elçisine diyorki, seni peygamber yapana kadar İslamdan bi haberdin, adı Allah olarak bilinen ilahı bilmiyordun. Bir çok ayette kitabı okuyanlardan, sağ elinle yazanlardan değildir diyor. Yani İncili ve Tevratı. Benim hidayetimle sana öğrettim.

Allah; bunu sapıklık olarak niteliyo kuş beyinli. Yoksa senin bildiğin günümüzde kullandığımız, ahlahsız, sübyancı akla mantığı aykırı haraketler yapan kişilere dediğimiz sapıklığı kast etmiyor.

Kuş beyinli; kimse Muhammede bu anlamda sapık demiyo.


çok güzel işte böyle gerçek kimliğini tüm forum üyeleri görsünler bay sapık
yazdığın hakaretlerin hepsi senin karakterini göstermekte benim karekterim bu tür hakaretler yapmama engel olmakta o yüzden senin seviyene inmiyorum.
sana sapık diyorum çünkü sen benim peygamberime sapık diyorsun ben sana daha önce dedim bana hakaret edersen sana cevap bile yazmam ama peygamberime söversen işte o zaman hakkettiğin dilde sana hitap ederim bay sapık.


dallen kelimesine gelince peygamberin en azılı düşmanları emeviler bile bu kelimeyi bu şekilde tercüme etmemiştir ama sen ille sapıklığını göstereceksin o yüzden kelimeyi sapık diye tercüme ediyorsun arapçada kelimelerin bulundukları cümle içinde farklı anlam verdiklerini bilemiyecek kadar aptalsın. diyanett diyorsun sana zahmet git lübnana oradaki hırıstiyan arapça dil bilginlerine sor bakalın senin tercüme ettiğin gibi tercüme ederlermi????
aynen devam et sapıklığını herkese göster...

mekzunsincari
08.08.2007, 16:14
sapık isimli üye sen istediğin cevabı yaz ben en kısa sürede birdaha internete gireceğim o zaman sana cevap yazarım.


sapıklığınla öğünebilirsin............

Zahir
08.08.2007, 16:27
sen benim peygamberime sapık diyorsun

Adam gibi sohbet et adam gibi yorum yaz. Kimseye burda yazdıklarından dolayı şerefsiz diyemezsin. Kimseye hakaret edemessin.

Ben demiyorum Allah diyo bunu Allah. Ayeti yazıyorum kelimenin bu manaya geldiğini sölüyorum. Sende adam gibi deki arkadaşım felan çeviri, filan kişi, felan sözlükte araştırdım baktım sordum kelimenin manası bu yanılıyorsun de. Salyalarını akıtıp saldırma.

Adama bak ya. Senin kadar Muhammede bende inanıyorum. Allahın resulü olduğunu tasdik ediyorum. Bu günkü kullandığımız sapılık manasında bu kelimenin Kuranda kullanıldığını ve Rabbimizin bu manada elçisine sapık demediğini delarca söledim. Saygısızlık, saldırganlık senin kişiliğinde var galiba.

.

Şura 52; ......Sen kitap nedir iman nedir bilmiyordun

Yusuf 3; Bundan önce sen gafillerde idin

Allah elçisine ne diyor kuranda bakın yaaa. ben de diyorum ki Muhammed elçi olana kadar adı Allah olarak bilnen ilahı tanımıyordu Allah bu manada sapıklık kelimesini kullanıyo.


Seni son kez uyarıyorum. Laflarına dikkat et

Labrys
08.08.2007, 16:47
kelime anlamı sapıklık değil sapkınlık... hz muhammede kitap inmeden önce arap kıtasında her alanda sapkınlık vardı zaten düzeltinsin diye gelmedimi?sapkınlık her şeyde olabilir... lütfen konu başlığına dikkat edelim,değiştirelim...

mekzunsincari
08.08.2007, 20:44
Adam gibi sohbet et adam gibi yorum yaz. Kimseye burda yazdıklarından dolayı şerefsiz diyemezsin. Kimseye hakaret edemessin.

Ben demiyorum Allah diyo bunu Allah. Ayeti yazıyorum kelimenin bu manaya geldiğini sölüyorum. Sende adam gibi deki arkadaşım felan çeviri, filan kişi, felan sözlükte araştırdım baktım sordum kelimenin manası bu yanılıyorsun de. Salyalarını akıtıp saldırma.

Adama bak ya. Senin kadar Muhammede bende inanıyorum. Allahın resulü olduğunu tasdik ediyorum. Bu günkü kullandığımız sapılık manasında bu kelimenin Kuranda kullanıldığını ve Rabbimizin bu manada elçisine sapık demediğini delarca söledim. Saygısızlık, saldırganlık senin kişiliğinde var galiba.

.

Şura 52; ......Sen kitap nedir iman nedir bilmiyordun

Yusuf 3; Bundan önce sen gafillerde idin

Allah elçisine ne diyor kuranda bakın yaaa. ben de diyorum ki Muhammed elçi olana kadar adı Allah olarak bilnen ilahı tanımıyordu Allah bu manada sapıklık kelimesini kullanıyo.


Seni son kez uyarıyorum. Laflarına dikkat et

adam gibi sopet et diyorsun
sen sapıkça yazılar yaz ve saygı bekle valla bizim burada sapıklara saygı gösterilmez. sapıklara sapık denir dünyanın her yerinde böyle
sen insanların inancına hakaret et insanlarda sana beni edem desin yok bunu benden bekleme ben herkese hak ettiği sıfatla hitap ederim

sapık kardeşim benim şahsıma yapacağın tüm hakaretler senin kendi kişiliğini yansıtmaktadır seningibilere bizim burada salaklakiye denir.

sıra neferi
08.08.2007, 21:25
çok gereksiz ve tahrik edici bir başlık.zahir arkadışımızın hangi amaçla bu yazıyı yazdığını merak ediyorum.lütfen insanların inançları sözkonusu oldu mu biraz hassas olalım.bu yazı hacı bektaşı veli yada alevilerin başka bir değeri hakkında yazılmış olsaydı kıyamet kopardı.aleviforumda olmamız bize diğer inançlar hakkında düzeysiz yazılar yazma hakkını vermez..

ilker_che
08.08.2007, 22:05
zahir böle küfürleşme waracak tartısmalara yol açan,saçma sapan konular açıp yorumlar yazmaktan baska hiçbir işin yok!!!

sertur
09.08.2007, 09:33
böyle bir terbiyesizin bu forumda bırakılması forum yönetiminin ayıbıdır. aleviliğe hakaret eden canlıları bu forumda neden tutarlar anlamıyorumki??????????

Şeytan taşlayan sübyancı android,

Medeniyet görmemiş çöl uşağı,

Kıçını sol elle silip aynı elle kuskus yiyen, ibni bin ümmügülsüm rivayetleri ile masalları ile avunan kuş beyinli.....

sen kim bu konuyu anlamak kim?

Sana defalarca söledim adam gibi yaz adam gibi yorum yap. Salyalarını akıtıp saldırma.

Kuş beyinli; Ayeti aç oku. Arapçasını oku. Ayette geçen dallen kelimesinin manasını araştır. Sözlüklere bak, Arap dilini en iyi bilene sor, Diyanete yaz sor, Arap büyük elçiliğine sor kime sorarsan sor... eğer ayette geçen dallen kelimesinin manasını sapıklık manası dışında başka mana sölerseler kabül ediyorum ben şerefsizim. Yok eğer dallen kelimesinin anlamını sapık derseler bu forumda her kesin önünde ben zahire böyle üslup kullandığım için şerefsizim diyecek misin?

Bak Android; Allah elçisine diyorki, seni peygamber yapana kadar İslamdan bi haberdin, adı Allah olarak bilinen ilahı bilmiyordun. Bir çok ayette kitabı okuyanlardan, sağ elinle yazanlardan değildir diyor. Yani İncili ve Tevratı. Benim hidayetimle sana öğrettim.

Allah; bunu sapıklık olarak niteliyo kuş beyinli. Yoksa senin bildiğin günümüzde kullandığımız, ahlahsız, sübyancı akla mantığı aykırı haraketler yapan kişilere dediğimiz sapıklığı kast etmiyor.

Kuş beyinli; kimse Muhammede bu anlamda sapık demiyo.

ayıp hemde çok ayıp, sizi edebe davet ediyorum, burası içinizi dökme stres atma yeri değildir, lütfen seviyeli davranınız, size hiç ama hiç yakıştıramadım:no:

Zahir
09.08.2007, 10:07
ayıp hemde çok ayıp, sizi edebe davet ediyorum, burası içinizi dökme stres atma yeri değildir, lütfen seviyeli davranınız, size hiç ama hiç yakıştıramadım:no:

Sen kendi edebine bak. Edepsiz olanı defalarca edeple uyardım. Anlamayana anladığı dilden konuştum.

Biliyorum seninde içinde kabaran duyguları.

LaDY
09.08.2007, 11:15
arapça "dallen" sapık değildir bir kere Osmanlıca ve Arapça'yı iyi bilen babana saygısızlık etmek istemem Salim abi ama öyle... "Dallen" arapça okunuşuyla "l-dallin" kalanlar anlamına geliyor. kaynağın Diyanetin mealiymiş, yalnız şu da var mealler kitaptan kitaba deyişiyor. bendeki Türkçe meale bakacak kadar zamanım olsa idi bir de bendeki meale bakardım....
Ayrıca başlık bence de çok çirkin olmuş Salim Abi :( Hz. Muhammed ben gibi bir çok insan için değerdir. sen bir değere bu tarz bir kelime oyunuyla bu şekilde hitap edemezsin üzüldüm açıkçası... yine sonuçtan başlamışsın.
ayrıca son mesajlardaki usluplar hiç de hoşuma gitmedi belirtmek isterim. daha düzeyli yazışmalarda bulunmakta fayda var...