tykhe
09.07.2007, 13:54
http://www.petrol-is.org.tr/Web_Arastirma/Sektor_ARASTIRMA/petkim/petkim03.jpg
İŞTE AKP HÜKÜMETİNİN SATTIĞI PETKİMİN DURUMU
PETKİM SANAYİNİN İTİCİ GÜCÜDÜR!
AKP hükümeti, programındaki tüm özelleştirmeleri seçim sonrasına erteledi. Ama, Petkim'in % 51'lik kamu payını apar topar satıyor...
Hükümetin gözden çıkardığı PETKİM;
Türkiye dünyanın 5. büyük petrokimya pazarıdır. PETKİM’de burada üretim yapıyor.
• Yılda 2,2 milyon ton üretim gerçekleştiriyor.
• 1,6 milyar dolar ciro elde ediyor.
• 41 milyon dolar kâr ediyor.
• Kendi kaynaklarıyla 437 milyon dolar yatırım yapıyor.
• 3.596 kişiye istihdam sağlıyor.
• 5 yılda ülke ekonomisine 1,4 milyar YTL katkı yapabiliyor.
• 2001-2005 yılları arasında toplam 4 milyar dolar döviz tasarrufu sağlayabiliyor.
• AB standartlarındaki ürün kalitesiyle dünya pazarlarıyla rekabet ediyor.
Hükümetin gözden çıkardığı PETKİM;
Son derece gelişkin alt yapı olanaklarına sahiptir.
• 14 adet ana üretim fabrikası.
• 8 adet yardımcı işletme.
• 150 milyon m3 hacminde bir baraj.
• 20 km2'lik arazi.
• Rıhtım ve iskeleleri ile donatılmış liman.
Halkımızın birikimleriyle yaratılan bu servet, iktidarın satış hırsına kurban ediliyor...
İhale ilanı tehlikeye işaret ediyor!
16 Mart 2007 tarihinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın yayınladığı İhale İlanı'nda, sektörel deneyim, uzmanlaşma vb. hiçbir kriter getirilmemiştir. Üstelik, talip olan firmalarda aranacak finansal kriterler, Petkim'in performansı düşük şirketler tarafından da ele geçirilebileceğini göstermektedir. Petkim'in öz sermayesi, kriterde koşul olarak koyulan meblağın tam 7 katı büyüklüğündedir!
Petkim hisselerinin % 9'u halen yabancı yatırımcıların elindedir. Ülkemizde petrokimya sektöründeki yerli özel şirketler, İhale İlanı'ndaki yetersiz ve düşük kriterleri bile karşılayamamaktadır. Petkim yabancılaştırılmaktadır!
Bu satışla Anadolu’ya yayılmış binlerce plastik üreticisi, üretimden çekilecektir.
Ülkemizde sektöründe tek olan Petkim, bu niteliğini kamu yararı doğrultusunda kullanarak küçük firmaların da ham maddeye ucuz ve kolay ulaşmalarını sağlamaktadır. Petkim’in özelleştirilmesi durumunda sektörde denetim özel sektöre geçecektir. Üretim arzı, bileşimi ve fiyatlar özel sektörün kâr hırsına ve oluşacak özel tekel gücüne terk edilmiş olacaktır. Bundan ise petrokimyasal ürünlerin kullanıcıları KOBİ'ler ve diğer tüketiciler zarar görecektir.
Petkim'in kamuda kalması, yatırımların güvencesidir.
Petkim, 437 milyon dolar harcayarak dev bir yatırım hamlesi yapmış, tamamen kendi kaynaklarıyla modernizasyonunu gerçekleştirmiştir. Türkiye'nin yeni petrokimya tesislerine ihtiyacı vardır. Bu ihtiyaç, ancak kamu eliyle Petkim öncülüğünde karşılanabilir.
Petkim, geniş altyapı olanaklarıyla son derece modern bir kamu işletmesidir. Petkim'in özelleştirilmesi, bu tesislerin üretim yapmak yerine altyapı olanaklarından yararlanarak, kimyasal maddelerin ticaretinin yapıldığı tank çiftliklerine dönüşmesi tehlikesine yol açacaktır.
Devlete yükü olmayan borçsuz ve güçlü bir kuruluşumuz olan Petkim'in özelleştirilmesinde hiçbir kamu yararı bulunmamaktadır.
Petkim satışa çıkarılmak yerine, 1969'dan beri yanan bu meşale güçlendirilmeli ve ülkemizin geleceğini aydınlatacak yeni meşaleler yakılmalıdır.
TÜRKİYE’NİN YENİ PETKİM’LERE İHTİYACI VAR!
SATMAYALIM, YENİLERİNİ BİRLİKTE KURALIM!
AKP hükümeti, Türkiye'nin petrokimya sektöründeki entegre tek işletmesi olan Petkim'i
Hükümet, Petkim'i daha önce de satmayı denemişti...
2003 yılında Petkim'in % 89'u Uzan Grubuna 605 milyon dolar karşılığında satılmış ancak, alıcı grubun yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle satış iptal edilmişti. Hükümet, 2004 yılında çıktığı ihalede de Petkim'i satmayı başaramadı.
Nisan 2005'te ise bu defa halka arz yöntemiyle Petkim parça parça satılmak istendi. Petkim'in % 34'lük kamu hissesi 267 milyon dolara halka arz edildi. Ancak bu para, Petkim’e bırakılmadı.
AKP hükümeti, Petkim'in halka arzından elde ettiği kaynağı, kendi çıkarları ve programları doğrultusunda kullandı. Yüz milyonlarca dolar buharlaştırıldı. Bu sefer de Petkim'in % 51'lik hissesinin blok satışından elde edilecek geliri seçimlerde kullanacaktır.
AKP hükümeti, üç yıl sonra bir kez daha Petkim'in satışı için düğmeye bastı. Hükümet, enerji özelleştirmeleri, Halkbank ve Tekel fabrikalarının satışı ile Sosyal Güvenlik Reformu vb. uygulamaları ertelemesine rağmen, Petkim'i elden çıkarmakta ısrarlı davranıyor. Halkımızı yoksullaştıran IMF politikalarının sadık takipçisi olan AKP, satışta ısrar ederek uluslararası sermaye çevrelerine seçimler öncesinde şirin görünmeye çalışıyor.
Hükümetin tüccar siyasetine dur diyebilmek için, Petkim'in satışına karşı çıkılmalıdır. Türkiye sanayisinin lokomotifi olan Petkim'e sahip çıkılmalı, üretimin meşalesinin sönmesine izin verilmemelidir.
http://www.petrol-is.org.tr/Web_Arastirma/Sektor_ARASTIRMA/petkim/petkim03.jpg
PETKİM ÇALIŞANLARINDAN EYLEM
http://www.petrol-is.org.tr/subeler/aliaga/basin/album/060607_petkim/petkim07.JPG http://www.petrol-is.org.tr/subeler/aliaga/basin/album/060607_petkim/petkim02.jpg http://www.petrol-is.org.tr/subeler/aliaga/basin/album/060607_petkim/petkim01.jpg
Neden bütün özelleştirmeler seçim sonrasına bırakılırken PETKİM
özelleştiriliyor? Bunlar soru işaretidir" dedi.
PETKİM'in, Aliağa'daki tesislerinden gelen Petrol-İş üyeleri, PETKİM'in
yüzde 51 hissesinin satışına ilişkin ihalenin yapıldığı Swiss Otel yakınında toplandı.
"Memleketi babalar gibi satanlara cevabımız, 22 Temmuz'da sandıkta" ve
"PETKİM özelleştirilemez" yazılı pankartlar açan sendika üyeleri, özelleştirme aleyhinde sloganlar attılar.
Petrol-İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Öztaşkın, burada yaptığı açıklamada, Türkiye'nin elinde kalan son sanayi kuruluşunun da satıldığını ifade etti. PETKİM'in, Türkiye'nin tek petro-kimya ürünleri üreten tesisi olduğunu anlatan Öztaşkın, Türkiye'nin bu konuda büyük açığının bulunduğunu kaydetti. Kuruluşun, petro-kimya alanında iç talebin yüzde 28'ini karşıladığını, bunun bazı
ürünlerde yüzde 23'e kadar düştüğünü anlatan Öztaşkın, geçen yıl Türkiye'nin petro-kimya için 6 milyar dolar ödediğini söyledi. Bunun 5.2 milyar dolarının ithalat için ödendiğini bildiren Öztaşkın, "Türkiye, petro-kimya ürünleri için bir ithalat cennetidir. Türkiye, dünyanın 5. büyük petro-kimya pazarıdır. Bu pazar, her yıl yüzde 15 büyümektedir. Türkiye'nin petro-kimya ihtiyacının değeri 2014'te 15 milyar dolar olacaktır" dedi.
Öztaşkın, PETKİM'in satılmayarak piyasada düzenleyici ve denetleyici rol
oynamaya devam etmesi gerektiğini savunarak, ihaleye giren firmaların
yeni petro-kimya tesisleri kuramayacaklarını söyledi.
-"OYUN OYNANIYOR"-
"İhalenin yapıldığı otelde, bir oyun oynandığını" öne süren Öztaşkın, PETKİM'in değil, Türkiye'nin ve Türk toplumunun geleceğinin satılmak istendiğini savundu. Mustafa Öztaşkın, "Bir senaryo var ve sonucu belli, hatta müşterisi belli. Bunu ihale sonrasında değerlendireceğiz" dedi.Öztaşkın, şunları kaydetti:
"Seçime 15 gün kala PETKİM'in satılmasının altında başka neden mi var?
Acaba önceden söz mü verildi? Bir gecede pazarlandı mı? Neden bütün
özelleştirmeler seçim sonrasına bırakılırken PETKİM özelleştiriliyor?
Bunlar soru işaretidir."
PETKİM'in barajı ve elektrik santralinin bulunduğunu anlatan Öztaşkın, sadece barajın değerinin 1 milyar dolar olduğunu ifade etti. Barajın ve elektrik santralinin ulusal su ve elektrik ihtiyacına da katkıda bulunduğunu ifade eden Öztaşkın, sadece PETKİM'in bu tesislerinin değerinin 3 milyar dolar olduğunu kaydetti. Öztaşkın, "Böyle bir kuruluşun satılmasını protesto ediyoruz. Satış, fiilen gerçekleşse bile devir işlemlerinin yapılmamasını savunuyoruz" dedi.
Aliağa'da üretimin durdurulduğunu ve işçilerin Ankara'ya geldiğini ifade eden Öztaşkın, amaçlarının sadece satışı protesto etmek değil, PETKİM'e ve Türkiye'nin geleceğine sahip çıkmak olduğunu söyledi.
İhaleye, 8 firmanın katıldığına dikkati çeken Öztaşkın, şirketlerden bazılarının yabancı ülkelerin devlet şirketleri olduğuna işaret etti.
Öztaşkın, açıklamanın ardından ihaleyi izlemek üzere otele girdi.
Bu arada polis, Jose Marti Caddesi'nde Swiss Otel'in bulunduğu kısmı barikatla kapattı.
Petrol-İş sendikası üyelerinin protestoları devam ediyor.
Petrol-İş Başkanı: Gerçek değeri 5-6 milyar dolar
Petkim'de örgütlü Petrol-İş Sendikası'nın Genel Başkanı Mustafa Öztaşkın, daha önce ihale ilanı ve şartnamenin iptali istemiyle dava açtıklarını, ihale sonucunu da yargıya göstereceklerini belirterek şunları söyledi: "Tüpraş'ın yüzde 14.75'lik hisse satışındaki skandalın benzerinin burada yaşanmamasını umuyorum. Bugünkü ihale devir anlamına gelmez. Daha 30-45 günlük bir devir süreci var. Önümüzde seçim süreci var. Sonrasında yeni siyasi iradenin Petkim konusunu yeniden ele alacağını düşünüyorum."
'Kim bu şirket' 'TransCentralAsia Petrochemical Holding'
İhalenin 'soru işaretleriyle dolu olduğunu' söyleyen Öztaşkın, ihaleyi kazanan firmanın "kim olduğu, sermaye yapısının ne olduğunun ve Tüpraş ihalesinde olduğu gibi tabela şirket mi yoksa güçlü bir ekonomik yapısı olan şirket mi olduğunun bilinmediğini" kaydetti.Öztaşkın, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, ihalede 'dramatik bir durumun' yaşandığını ifade ederek, "Türkiye'nin sahipsiz olduğunun 70 milyon tarafından izlendiği" iddiasında bulundu.
Petkim'in gerçek değerinin 5-6 milyar dolar olduğunu, yeniden kurulum bedelinin de 2.5 milyar dolar olduğunu belirten Öztaşkın şunları söyledi: "Türkiye'nin en büyük petrokimya şirketi 14 fabrikadan, sekiz yan işletme, 150 milyon metreküplük barajı, büyük tonajlı gemilerin geleceği bir limanı var. Lojistik önemi de göz ardı edilemez. Üstelik Aliağa ve İzmir'in su ihtiyacı da bu barajdan karşılanıyor." Aldıkları duyuma göre, şirketin Rus, Kazak ve Malezya bağlantılı olduğunu ifade eden Öztaşkın, "Kazak şirketin arkasında Kazakistan devlet başkanının (Nursultan Nazarbayev) olduğu tahmin ediliyor" dedi. Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşunun kimliği belli olmayan bir şirkete verilmek istendiğini öne süren Öztaşkın, Danıştay'da daha önce iki dava açtıklarını ve devrin gerçekleşmemesi için ellerinden gelen her şeyi yapacaklarını bildirdi. "Konunun peşini bırakmayacaklarını" kaydeden Öztaşkın, "Kısa bir süre sonra yeni bir davayı gündeme getireceğiz" diye konuştu.
Türkiyede ki tüm iş yapan kurumlar birerbirer yabancı sermayeye peşkeş çekiliyor. Hemde bir daha o rakamlarla kurulması imkansız rakamlara.. AKP hükümetinin gözden çıkardığı PETKİM in gerçek değerinin 5-6 milyar dolar olduğunu, yeniden kurulum bedelinin de 2.5 milyar dolar olduğunu SATIŞ RAKAMININ 2 milyar 50 milyon dolar olduğu gerçekliğiyle ortaya hazin bir tablo çıkıyor.. PETKİMin, üretim ve çıktılarıyla Türk ekonomisinde çok büyük bir paya sahip olduğu düşünülürse SATILAMAZ demekten başka bir söz kalmıyor geriye...
İŞTE AKP HÜKÜMETİNİN SATTIĞI PETKİMİN DURUMU
PETKİM SANAYİNİN İTİCİ GÜCÜDÜR!
AKP hükümeti, programındaki tüm özelleştirmeleri seçim sonrasına erteledi. Ama, Petkim'in % 51'lik kamu payını apar topar satıyor...
Hükümetin gözden çıkardığı PETKİM;
Türkiye dünyanın 5. büyük petrokimya pazarıdır. PETKİM’de burada üretim yapıyor.
• Yılda 2,2 milyon ton üretim gerçekleştiriyor.
• 1,6 milyar dolar ciro elde ediyor.
• 41 milyon dolar kâr ediyor.
• Kendi kaynaklarıyla 437 milyon dolar yatırım yapıyor.
• 3.596 kişiye istihdam sağlıyor.
• 5 yılda ülke ekonomisine 1,4 milyar YTL katkı yapabiliyor.
• 2001-2005 yılları arasında toplam 4 milyar dolar döviz tasarrufu sağlayabiliyor.
• AB standartlarındaki ürün kalitesiyle dünya pazarlarıyla rekabet ediyor.
Hükümetin gözden çıkardığı PETKİM;
Son derece gelişkin alt yapı olanaklarına sahiptir.
• 14 adet ana üretim fabrikası.
• 8 adet yardımcı işletme.
• 150 milyon m3 hacminde bir baraj.
• 20 km2'lik arazi.
• Rıhtım ve iskeleleri ile donatılmış liman.
Halkımızın birikimleriyle yaratılan bu servet, iktidarın satış hırsına kurban ediliyor...
İhale ilanı tehlikeye işaret ediyor!
16 Mart 2007 tarihinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın yayınladığı İhale İlanı'nda, sektörel deneyim, uzmanlaşma vb. hiçbir kriter getirilmemiştir. Üstelik, talip olan firmalarda aranacak finansal kriterler, Petkim'in performansı düşük şirketler tarafından da ele geçirilebileceğini göstermektedir. Petkim'in öz sermayesi, kriterde koşul olarak koyulan meblağın tam 7 katı büyüklüğündedir!
Petkim hisselerinin % 9'u halen yabancı yatırımcıların elindedir. Ülkemizde petrokimya sektöründeki yerli özel şirketler, İhale İlanı'ndaki yetersiz ve düşük kriterleri bile karşılayamamaktadır. Petkim yabancılaştırılmaktadır!
Bu satışla Anadolu’ya yayılmış binlerce plastik üreticisi, üretimden çekilecektir.
Ülkemizde sektöründe tek olan Petkim, bu niteliğini kamu yararı doğrultusunda kullanarak küçük firmaların da ham maddeye ucuz ve kolay ulaşmalarını sağlamaktadır. Petkim’in özelleştirilmesi durumunda sektörde denetim özel sektöre geçecektir. Üretim arzı, bileşimi ve fiyatlar özel sektörün kâr hırsına ve oluşacak özel tekel gücüne terk edilmiş olacaktır. Bundan ise petrokimyasal ürünlerin kullanıcıları KOBİ'ler ve diğer tüketiciler zarar görecektir.
Petkim'in kamuda kalması, yatırımların güvencesidir.
Petkim, 437 milyon dolar harcayarak dev bir yatırım hamlesi yapmış, tamamen kendi kaynaklarıyla modernizasyonunu gerçekleştirmiştir. Türkiye'nin yeni petrokimya tesislerine ihtiyacı vardır. Bu ihtiyaç, ancak kamu eliyle Petkim öncülüğünde karşılanabilir.
Petkim, geniş altyapı olanaklarıyla son derece modern bir kamu işletmesidir. Petkim'in özelleştirilmesi, bu tesislerin üretim yapmak yerine altyapı olanaklarından yararlanarak, kimyasal maddelerin ticaretinin yapıldığı tank çiftliklerine dönüşmesi tehlikesine yol açacaktır.
Devlete yükü olmayan borçsuz ve güçlü bir kuruluşumuz olan Petkim'in özelleştirilmesinde hiçbir kamu yararı bulunmamaktadır.
Petkim satışa çıkarılmak yerine, 1969'dan beri yanan bu meşale güçlendirilmeli ve ülkemizin geleceğini aydınlatacak yeni meşaleler yakılmalıdır.
TÜRKİYE’NİN YENİ PETKİM’LERE İHTİYACI VAR!
SATMAYALIM, YENİLERİNİ BİRLİKTE KURALIM!
AKP hükümeti, Türkiye'nin petrokimya sektöründeki entegre tek işletmesi olan Petkim'i
Hükümet, Petkim'i daha önce de satmayı denemişti...
2003 yılında Petkim'in % 89'u Uzan Grubuna 605 milyon dolar karşılığında satılmış ancak, alıcı grubun yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle satış iptal edilmişti. Hükümet, 2004 yılında çıktığı ihalede de Petkim'i satmayı başaramadı.
Nisan 2005'te ise bu defa halka arz yöntemiyle Petkim parça parça satılmak istendi. Petkim'in % 34'lük kamu hissesi 267 milyon dolara halka arz edildi. Ancak bu para, Petkim’e bırakılmadı.
AKP hükümeti, Petkim'in halka arzından elde ettiği kaynağı, kendi çıkarları ve programları doğrultusunda kullandı. Yüz milyonlarca dolar buharlaştırıldı. Bu sefer de Petkim'in % 51'lik hissesinin blok satışından elde edilecek geliri seçimlerde kullanacaktır.
AKP hükümeti, üç yıl sonra bir kez daha Petkim'in satışı için düğmeye bastı. Hükümet, enerji özelleştirmeleri, Halkbank ve Tekel fabrikalarının satışı ile Sosyal Güvenlik Reformu vb. uygulamaları ertelemesine rağmen, Petkim'i elden çıkarmakta ısrarlı davranıyor. Halkımızı yoksullaştıran IMF politikalarının sadık takipçisi olan AKP, satışta ısrar ederek uluslararası sermaye çevrelerine seçimler öncesinde şirin görünmeye çalışıyor.
Hükümetin tüccar siyasetine dur diyebilmek için, Petkim'in satışına karşı çıkılmalıdır. Türkiye sanayisinin lokomotifi olan Petkim'e sahip çıkılmalı, üretimin meşalesinin sönmesine izin verilmemelidir.
http://www.petrol-is.org.tr/Web_Arastirma/Sektor_ARASTIRMA/petkim/petkim03.jpg
PETKİM ÇALIŞANLARINDAN EYLEM
http://www.petrol-is.org.tr/subeler/aliaga/basin/album/060607_petkim/petkim07.JPG http://www.petrol-is.org.tr/subeler/aliaga/basin/album/060607_petkim/petkim02.jpg http://www.petrol-is.org.tr/subeler/aliaga/basin/album/060607_petkim/petkim01.jpg
Neden bütün özelleştirmeler seçim sonrasına bırakılırken PETKİM
özelleştiriliyor? Bunlar soru işaretidir" dedi.
PETKİM'in, Aliağa'daki tesislerinden gelen Petrol-İş üyeleri, PETKİM'in
yüzde 51 hissesinin satışına ilişkin ihalenin yapıldığı Swiss Otel yakınında toplandı.
"Memleketi babalar gibi satanlara cevabımız, 22 Temmuz'da sandıkta" ve
"PETKİM özelleştirilemez" yazılı pankartlar açan sendika üyeleri, özelleştirme aleyhinde sloganlar attılar.
Petrol-İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Öztaşkın, burada yaptığı açıklamada, Türkiye'nin elinde kalan son sanayi kuruluşunun da satıldığını ifade etti. PETKİM'in, Türkiye'nin tek petro-kimya ürünleri üreten tesisi olduğunu anlatan Öztaşkın, Türkiye'nin bu konuda büyük açığının bulunduğunu kaydetti. Kuruluşun, petro-kimya alanında iç talebin yüzde 28'ini karşıladığını, bunun bazı
ürünlerde yüzde 23'e kadar düştüğünü anlatan Öztaşkın, geçen yıl Türkiye'nin petro-kimya için 6 milyar dolar ödediğini söyledi. Bunun 5.2 milyar dolarının ithalat için ödendiğini bildiren Öztaşkın, "Türkiye, petro-kimya ürünleri için bir ithalat cennetidir. Türkiye, dünyanın 5. büyük petro-kimya pazarıdır. Bu pazar, her yıl yüzde 15 büyümektedir. Türkiye'nin petro-kimya ihtiyacının değeri 2014'te 15 milyar dolar olacaktır" dedi.
Öztaşkın, PETKİM'in satılmayarak piyasada düzenleyici ve denetleyici rol
oynamaya devam etmesi gerektiğini savunarak, ihaleye giren firmaların
yeni petro-kimya tesisleri kuramayacaklarını söyledi.
-"OYUN OYNANIYOR"-
"İhalenin yapıldığı otelde, bir oyun oynandığını" öne süren Öztaşkın, PETKİM'in değil, Türkiye'nin ve Türk toplumunun geleceğinin satılmak istendiğini savundu. Mustafa Öztaşkın, "Bir senaryo var ve sonucu belli, hatta müşterisi belli. Bunu ihale sonrasında değerlendireceğiz" dedi.Öztaşkın, şunları kaydetti:
"Seçime 15 gün kala PETKİM'in satılmasının altında başka neden mi var?
Acaba önceden söz mü verildi? Bir gecede pazarlandı mı? Neden bütün
özelleştirmeler seçim sonrasına bırakılırken PETKİM özelleştiriliyor?
Bunlar soru işaretidir."
PETKİM'in barajı ve elektrik santralinin bulunduğunu anlatan Öztaşkın, sadece barajın değerinin 1 milyar dolar olduğunu ifade etti. Barajın ve elektrik santralinin ulusal su ve elektrik ihtiyacına da katkıda bulunduğunu ifade eden Öztaşkın, sadece PETKİM'in bu tesislerinin değerinin 3 milyar dolar olduğunu kaydetti. Öztaşkın, "Böyle bir kuruluşun satılmasını protesto ediyoruz. Satış, fiilen gerçekleşse bile devir işlemlerinin yapılmamasını savunuyoruz" dedi.
Aliağa'da üretimin durdurulduğunu ve işçilerin Ankara'ya geldiğini ifade eden Öztaşkın, amaçlarının sadece satışı protesto etmek değil, PETKİM'e ve Türkiye'nin geleceğine sahip çıkmak olduğunu söyledi.
İhaleye, 8 firmanın katıldığına dikkati çeken Öztaşkın, şirketlerden bazılarının yabancı ülkelerin devlet şirketleri olduğuna işaret etti.
Öztaşkın, açıklamanın ardından ihaleyi izlemek üzere otele girdi.
Bu arada polis, Jose Marti Caddesi'nde Swiss Otel'in bulunduğu kısmı barikatla kapattı.
Petrol-İş sendikası üyelerinin protestoları devam ediyor.
Petrol-İş Başkanı: Gerçek değeri 5-6 milyar dolar
Petkim'de örgütlü Petrol-İş Sendikası'nın Genel Başkanı Mustafa Öztaşkın, daha önce ihale ilanı ve şartnamenin iptali istemiyle dava açtıklarını, ihale sonucunu da yargıya göstereceklerini belirterek şunları söyledi: "Tüpraş'ın yüzde 14.75'lik hisse satışındaki skandalın benzerinin burada yaşanmamasını umuyorum. Bugünkü ihale devir anlamına gelmez. Daha 30-45 günlük bir devir süreci var. Önümüzde seçim süreci var. Sonrasında yeni siyasi iradenin Petkim konusunu yeniden ele alacağını düşünüyorum."
'Kim bu şirket' 'TransCentralAsia Petrochemical Holding'
İhalenin 'soru işaretleriyle dolu olduğunu' söyleyen Öztaşkın, ihaleyi kazanan firmanın "kim olduğu, sermaye yapısının ne olduğunun ve Tüpraş ihalesinde olduğu gibi tabela şirket mi yoksa güçlü bir ekonomik yapısı olan şirket mi olduğunun bilinmediğini" kaydetti.Öztaşkın, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, ihalede 'dramatik bir durumun' yaşandığını ifade ederek, "Türkiye'nin sahipsiz olduğunun 70 milyon tarafından izlendiği" iddiasında bulundu.
Petkim'in gerçek değerinin 5-6 milyar dolar olduğunu, yeniden kurulum bedelinin de 2.5 milyar dolar olduğunu belirten Öztaşkın şunları söyledi: "Türkiye'nin en büyük petrokimya şirketi 14 fabrikadan, sekiz yan işletme, 150 milyon metreküplük barajı, büyük tonajlı gemilerin geleceği bir limanı var. Lojistik önemi de göz ardı edilemez. Üstelik Aliağa ve İzmir'in su ihtiyacı da bu barajdan karşılanıyor." Aldıkları duyuma göre, şirketin Rus, Kazak ve Malezya bağlantılı olduğunu ifade eden Öztaşkın, "Kazak şirketin arkasında Kazakistan devlet başkanının (Nursultan Nazarbayev) olduğu tahmin ediliyor" dedi. Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşunun kimliği belli olmayan bir şirkete verilmek istendiğini öne süren Öztaşkın, Danıştay'da daha önce iki dava açtıklarını ve devrin gerçekleşmemesi için ellerinden gelen her şeyi yapacaklarını bildirdi. "Konunun peşini bırakmayacaklarını" kaydeden Öztaşkın, "Kısa bir süre sonra yeni bir davayı gündeme getireceğiz" diye konuştu.
Türkiyede ki tüm iş yapan kurumlar birerbirer yabancı sermayeye peşkeş çekiliyor. Hemde bir daha o rakamlarla kurulması imkansız rakamlara.. AKP hükümetinin gözden çıkardığı PETKİM in gerçek değerinin 5-6 milyar dolar olduğunu, yeniden kurulum bedelinin de 2.5 milyar dolar olduğunu SATIŞ RAKAMININ 2 milyar 50 milyon dolar olduğu gerçekliğiyle ortaya hazin bir tablo çıkıyor.. PETKİMin, üretim ve çıktılarıyla Türk ekonomisinde çok büyük bir paya sahip olduğu düşünülürse SATILAMAZ demekten başka bir söz kalmıyor geriye...