iyidost69
06.01.2006, 16:57
Bir can bağışlayın...
BU bayram bir can bağışlayın.
Bir can...
Yaratılması için káinatın kaç trilyon yıl hazırlandığını bilmediğimiz, bir sevdanın ürünü, uğruna annesinin sancılar çektiği, yaşaması için yaradanın özenle tasarladığı, yüreği olan bir can...
Bağışlayın bu bayram...
Öldürmek ile yaşatmak aynı olabilir mi?
Gözlerinin içine bakın, başını okşayın...
Onun bir annenin peşinden koşacak kadar özlem, yavrusunu arayıp bulacak kadar sevgi, ölüm karşısında çırpınıp kaçmak isteyecek kadar duygu taşıdığını düşünün.
Bağışlayın...
*
Yok eğer kesmek bir ibadetse ve tüm din adamlarının ‘Çocuklar görmesin’ önerisine inanıyorsanız, kendinize sormalısınız:
Çocuklardan gizli bir ibadet olabilir mi?
Hocamız Prof. Dr. Hüseyin Hatemi, ‘Mutlaka hayvan kesilsin diye bir emir yok. Amaç yoksullara yardımdır. Kesmek yerine para verin’ diyor.
Güney Asya’da yetim-öksüz kalmış 45 bin çocuk yardım bekliyor.
Geçen gün LÖSEV’in (0 312 447 06 60) lösemili yoksul çocuklarını gördüm. Kaderin kurbanlarıdır onlar.
Onlar büyüsünler, mutlu yaşasınlar, acısız nefes alsınlar diye neler vermezdim.
Kuzuları kesip-boğazlayıp öldürmek yerine parasını LÖSEV’e verin, çocuklar yaşasın.
*
Bizler insanız.
Allah’ın bizlere verdiği akılla övünürüz.
O akıl bize; binlerce yıl önce belki de zorunlu nedenlerle konulmuş ‘kesme bayramının’ bu çağda ‘yaşatma bayramına’ dönüşmesi gerektiğini söylemiyorsa...
Çocuklardan gizli gizli ‘kesme ibadeti’ aklınıza yatıyorsa...
Bari elinizi vicdanınıza koyun.
Merhamet edin.
*
Yaşatmak ile öldürmek aynı olabilir mi?
Bir kurbanlığın başını okşayın.
Gözlerine bakın.
Onun da yaşamak istediğini, korktuğunu, biraz daha nefes alabilmek için çırpındığını görün.
Biz insanız.
Bağışlayın...
BU bayram bir can bağışlayın.
Bir can...
Yaratılması için káinatın kaç trilyon yıl hazırlandığını bilmediğimiz, bir sevdanın ürünü, uğruna annesinin sancılar çektiği, yaşaması için yaradanın özenle tasarladığı, yüreği olan bir can...
Bağışlayın bu bayram...
Öldürmek ile yaşatmak aynı olabilir mi?
Gözlerinin içine bakın, başını okşayın...
Onun bir annenin peşinden koşacak kadar özlem, yavrusunu arayıp bulacak kadar sevgi, ölüm karşısında çırpınıp kaçmak isteyecek kadar duygu taşıdığını düşünün.
Bağışlayın...
*
Yok eğer kesmek bir ibadetse ve tüm din adamlarının ‘Çocuklar görmesin’ önerisine inanıyorsanız, kendinize sormalısınız:
Çocuklardan gizli bir ibadet olabilir mi?
Hocamız Prof. Dr. Hüseyin Hatemi, ‘Mutlaka hayvan kesilsin diye bir emir yok. Amaç yoksullara yardımdır. Kesmek yerine para verin’ diyor.
Güney Asya’da yetim-öksüz kalmış 45 bin çocuk yardım bekliyor.
Geçen gün LÖSEV’in (0 312 447 06 60) lösemili yoksul çocuklarını gördüm. Kaderin kurbanlarıdır onlar.
Onlar büyüsünler, mutlu yaşasınlar, acısız nefes alsınlar diye neler vermezdim.
Kuzuları kesip-boğazlayıp öldürmek yerine parasını LÖSEV’e verin, çocuklar yaşasın.
*
Bizler insanız.
Allah’ın bizlere verdiği akılla övünürüz.
O akıl bize; binlerce yıl önce belki de zorunlu nedenlerle konulmuş ‘kesme bayramının’ bu çağda ‘yaşatma bayramına’ dönüşmesi gerektiğini söylemiyorsa...
Çocuklardan gizli gizli ‘kesme ibadeti’ aklınıza yatıyorsa...
Bari elinizi vicdanınıza koyun.
Merhamet edin.
*
Yaşatmak ile öldürmek aynı olabilir mi?
Bir kurbanlığın başını okşayın.
Gözlerine bakın.
Onun da yaşamak istediğini, korktuğunu, biraz daha nefes alabilmek için çırpındığını görün.
Biz insanız.
Bağışlayın...