Orijinalini görmek için tıklayınız : Tuzla cehenneminde 5. iş cinayeti
başkabirdünya 03.09.2007, 14:13 KARTAL (03.09.2007)- Tuzla tersaneleri son on günde 5 işçinin ölümüne yol açtı. Tersane patronları önlem almıyor, yetkililer susuyor. Limter-İş Sendikası yaptığı yazılı açıklamada iş cinayetlerinin son bulması için bir an önce önlem alınmasını istedi.
http://img102.imageshack.us/img102/624/tersanelerdebirolumdahaas8.jpg
Tuzla tersaneleri, işçilerin dedikleri gibi bir 'cehennem'. Milyon dolarlık gemilerin inşa edilmesiyle övünülen Tuzla tersaneler bölgesinde son on günde tam 5 işçi, aşırı kar harsının kurbanı oldu. İşçiler, talep ettikleri önlemler bir türlü alınmadığı için her gün işe 'ölme' tehlikesi altında gidiyor. Seri cinayet halini alan iş cinayetlerinin son kurbanı Desan Tersanesi'nde çalışan işçi Bekir Özmen oldu.
http://img102.imageshack.us/img102/6297/tersanelerdebirolumdahark0.jpg
Desan Tersanesi'ne bağlı Emre Gemi isimli taşeron firmada çalışan Özmen, bugün sabah saatlerinde elektrik çarpmasının yol açtığı iş cinayetinin kurbanı oldu.
Sessiz kalan devlet yetkilileri ölümlere kapı aralıyor
Tersane işçilerinin örgütlendiği DİSK'e bağlı Limter-İş Sendikası yaptığı yazılı açıklamada ölümlerin tersane patronlarının tüm itirazlara rağmen iş güvenliği önlemleri almamalarından kaynaklandığını söyledi. Sendika adına yapılan açıklamada, “Üç günde bir işçinin öldüğü tersanelerde daha kaç işçi üç kuruşluk iş güvenliği önlemleri alınmadığından dolayı yaşamanı yitirecek. Tersane patronlarının örgütü GİSPİR'in sessiz kalmasını, ölümleri onaylamasına anlam verebiliyoruz. Peki devlet yetkililerinin susması ölümlere kapı araladığı anlamına gelmiyor mu?” denildi.
Sendika olarak iş kazalarına karşı, insanca iş koşulları sağlanana kadar mücadelelerini sürdüreceklerini belirten Limter-İş tüm emek dostlarını iş cinayetlerine karşı duyarlı olmaya çağırdı
alevi_che 03.09.2007, 16:11 Bu ülkede işçi yi insan yerine koymuyorlar.Ne devlet ne de iş verenler...
bu ülkede insan olmak zor işci ve emekci olmak dahada zor.emek sömürücüleri.emekcini alın terinin üzerinden şaşalı partiler veren insanlar düşündünüzmü?eşlerinizin konken ve kürk paraları,cocuklarınızın uyuşturucu ve lüks tüketimleri hızlı araba paraları,sizin lüks puro ve özel arkadaş paralarınızda bu insanların alın teri yatıyor.hiç bişe demiyorum artık.yazıklar olsun
işte buda ABDyi örnek alan bir devlet. onlar gibi kapitalist olma isteğiyle içleri yanan ve bu ateşi söndürmemek içinde, işçinin emeğiyle kar elde edip içinde o kapitalist hırsı daha da arttırmaya çalışan (umutsuz) bir azınlık (!). Devlet bunun arkasını aramaz bir tül çeker.2 gün gecer unuttulur. Benim annem ve babamda işçi.Düşünüyorumda işverenler o şahane koltuklarında otururken keyif atarken işçilerimiz hep ter atıyor. Köle gibi çalıştırılıyor.Bence artık durmalı bu oyun...
bu ülkede 2şey çok ucuz
1.insan hayatı
2.tarihi eserler
bu ülkede 2şey çok ucuz
1.insan hayatı
2.tarihi eserler
emin ol insan hayatı daha ucuz.20ytl için 10 ytl için öldürülen insanlar var.hayatlar artık pamuk ipliğine bağlı olmuş.helede işciysen bittin.ben calıştığım yerden örnek veriim.idari personelle işçiler aynı yemekhaneyi paylaşıyoruz.bize sunulan yemek farklı onlarınki farklı biz 12 ile 13 arası onlar 13 14 arası yemek yer.şirkette idari personelle yemek yemiyen tek kişi benim.işci saatini bekler işcilerle yerim.bu konuda çoook uyarı aldım.ama tınn yani.
başkabirdünya 03.09.2007, 20:21 ESP yarın Tuzla'da yapılacak eyleme çağırdı
İSTANBUL (03.09.2007)- Ezilenlerin Sosyalist Platformu, Tuzla'da Desan Tersanesi'nde yaşanan iş cinayetinin ardından ilerici, devrimci, demokrat kamuoyunu eyleme çağırdı. ESP, yarın sabah 07.30'da Tuzla İçmeler Tren İstasyonu'nda eylem yapacak.
Tersanelerde yaşanan iş cinayetleri serisine bugün bir yenisi daha eklendi. Sabah saatlerinde Desan Tersane'sine bağlı Emre Gemi isimli taşeron firmada çalışan Bekir Özmen isimli işçi elektrik çarpmasının yol açtığı iş cinayetinin kurbanı oldu.
Konuya ilişkin yazılı açıklamalar yapan DİSK'e bağlı Limter-İş Sendikası ve Türk-İş'e bağlı sendika şubeleri işçilerin yaşamlarının tehdit eden iş cinayetlerine karşı yetkilileri göreve çağırdı. Gerekli iş güvenliği önlemlerinin alınmasını istedi.
Sabah 07.30'da İçmeler'de basın açıklaması
Ezilenlerin Sosyalist Platformu da konuya ilişkin bir açıklama yaptı. ESP, iş cinayetlerinin son bulması, işçilerin taleplerinin dikkate alınması ve gerekli iş güvenliği önlemlerini almayan sorumluların yargı önüne çıkarılmasını istedi. ESP ilerici devrimci demokratik kamuoyuna da eylem çağrısında bulundu. Yarın sabah Tuzla İçmeler Tren İstasyonu'nda yapılacak basın açıklamasına katılmaya çağırdı.
Tekstil-Sen: Bundan sonra yaşanacak iş cinayetlerini durduralım
Öte yandan Tekstil-Sen'de yaptığı yazılı açıklama ile yaşanan iş cinayetini protesto etti. Sendika Limter-İş'in daha önce yaptığı eylemleri hatırlatırken, tersanelerde örgütlü bulunan Dok Gemi-İş'in ise sessiz kalmasını eleştirdi.
Sendika açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Yaşanan bu iş cinayetlerine karşı mücadele etmek sadece Limter-İş’in bir sorunu olmaktan çıkmıştır. Sendikaların birlikte hareket etmesi güncel bir sorun haline gelmiştir. Bazı duyarlı sendikaların iş cinayetlerine ilişkin yaptıkları yazılı açıklama yerinde ama yetmez. Başta tarımda ve tersanelerde yaşanan ölümler, diğer işkollarının da ortak sorunudur.
Bu nedenledir ki, iş güvenliği biz sendikaların önemli gündemlerinden biri olma güncelliğini koruyor. Sendikalar cephesinden oluşan tepkiyi büyütmenin zamanıdır. Birleşik etkin bir kampanya, en azından bundan sonra yaşanabilecek iş cinayetlerini azaltıcı bir rol oynayacaktır. Tekstil-Sen olarak bu yönde atılacak en ufak bir ortak adımın içinde olmaya hazırız.”
sistem sistem sistem değişmesi gerek.halkımızın çoğu emekci ama niye bişi yapamıyoruz?sendikalar ne kadar güvenilirki?herşey paraya dönmüş sendika başkanlarını doyur olay biter olan işciye emekciye oluyor.
kimseden kimseye hayır yok herkes kendi derdinde ölen işçiler için kim üzülür ailelerinden başka sendikaların umrundamı dünya
başkabirdünya 03.09.2007, 23:58 sistem sistem sistem değişmesi gerek.halkımızın çoğu emekci ama niye bişi yapamıyoruz?sendikalar ne kadar güvenilirki?herşey paraya dönmüş sendika başkanlarını doyur olay biter olan işciye emekciye oluyor.
neden bişey yapamıyoruz??
sistemin karşısında örgütlü ve bilinçli bir halk olmadığı sürece
egemen sınıfların bizi ezmesine engel olamıyacagız
Tek insan ne yapabilir sinip gizlenmekten başka?
Yaşayan en yüce güç, en aşılmaz barikat
Halkın örgütüdür
Tıpkı bir okyanus gibi; kurumayan
Örs gibi, çekiç gibi; şekil veren demire
Kabaran dalgalarla karşılayan; uğuldayan rüzgarı
Halkın örgütüdür
Gücü güce ulanır, yükselir
Derinleşir, arınır, dayanıklanır...
neden bişey yapamıyoruz??
sistemin karşısında örgütlü ve bilinçli bir halk olmadığı sürece
egemen sınıfların bizi ezmesine engel olamıyacagız
Tek insan ne yapabilir sinip gizlenmekten başka?
Yaşayan en yüce güç, en aşılmaz barikat
Halkın örgütüdür
Tıpkı bir okyanus gibi; kurumayan
Örs gibi, çekiç gibi; şekil veren demire
Kabaran dalgalarla karşılayan; uğuldayan rüzgarı
Halkın örgütüdür
Gücü güce ulanır, yükselir
Derinleşir, arınır, dayanıklanır...
engel olamazsın artık çok geç büyükler dahada büyüdü küçükler iyice küçüldü ortada uçuurm oldu herşey onların elinde tekelleşti
gazeteler radyolar kanallar ellerinde polis devlet ellerinde herşeyi istediği gibi yönetiyorlar bizim ruhumuz duymadan yönetirler bu haberler gözebatsa onu bile yayınlatmazlardı işimiz allaha kaldı desek
seçimlerde giderler dedik adamlar eze eze geldiler biz sessizlerin sesi kaldık
peygamerimiz demiştir bir hadis-i şerifinde
^^Her millet layık olduğu şekilde yönetilir^^ biz ezilmeyi horgörülmeyi soyulmayı hakediyoruz bunu biz istedik
İliryali 04.09.2007, 00:41 Desan Tersanesi'ne bağlı Emre Gemi isimli taşeron firmada çalışan Özmen, bugün sabah saatlerinde elektrik çarpmasının yol açtığı iş cinayetinin kurbanı oldu.
Sessiz kalan devlet yetkilileri ölümlere kapı aralıyor
Tersane işçilerinin örgütlendiği DİSK'e bağlı Limter-İş Sendikası yaptığı yazılı açıklamada ölümlerin tersane patronlarının tüm itirazlara rağmen iş güvenliği önlemleri almamalarından kaynaklandığını söyledi. Sendika adına yapılan açıklamada, “Üç günde bir işçinin öldüğü tersanelerde daha kaç işçi üç kuruşluk iş güvenliği önlemleri alınmadığından dolayı yaşamanı yitirecek. Tersane patronlarının örgütü GİSPİR'in sessiz kalmasını, ölümleri onaylamasına anlam verebiliyoruz. Peki devlet yetkililerinin susması ölümlere kapı araladığı anlamına gelmiyor mu?” denildi.
Sendika olarak iş kazalarına karşı, insanca iş koşulları sağlanana kadar mücadelelerini sürdüreceklerini belirten Limter-İş tüm emek dostlarını iş cinayetlerine karşı duyarlı olmaya çağırdı
---------------------------
Değerli Canlar,
Yukarıdaki haberin benzerleri ülkemizin sanayi bölgelirinde ölümle sonuçlanmasa da her gün yaşanan ve toplumun kanıksadığı (!) olaylardan biri. Dikkat ederseniz bu ve benzeri haberler gazetelerin 3. sayfalarında yer almakta.
Bu haberde yer alan, "Desan Tersanesi'ne bağlı Emre Gemi isimli taşeron firma" cümlesi bence işçi kardeşimizin ölümü kadar acıdır.
Çünkü;
Taşeronluk; Ülkemizde işçi sınıfını örgütsüzleştirmek ve mümkün olduğu kadar ucuza çalıştırmak için ortaya konulan bir tezgahtır. Sendikaların bu konuda sessiz kalmaları da anlamlıdır.
Bir arkadaşımızın belirttiği "idari personel ile işçiler" ayrı ayrı yemek yiyorlar şeklindeki açıklamasından daha acı olan "Kadrolu işçi - Taşeron işçisi" ayırımıdır.
Büyük sanayi kuruluşlarında çalışan işçiler gayet iyi bilirler ki; "Kadrolu işçiler"in, "Taşeron işçiler"den önce yemekhanede sıraya girme, çay makinalarından öncelikli yararlanma gibi sözde "ayrıcalık(!)"ları vardır. Ve bu çoğu işyerinde sanki sendikanın bir başarısıymış gibi, "işçi temsilcileri" tarafından titizlikle uygulanmasına "gayret"(!) gösterilir.
Sizlere 1989 yılında, işçi sınıfı tarihine "Bahar Eylemleri" diye damgasını vuran ve bunun sonucunda 1990-1991 yılındaki Zonguldak Maden işçilerinin grevini ve yürüyüşünü anımsatmak isterim.
Bilindiği gibi, Zonguldak Maden işçileri grev süresinin uzaması, zamanın iktidarının duyarsızlığı ve "Yüksek Hakem Kurulu" diye özgür toplu iş sözleşmelerine müdahale edebilen bir sisteme karşı yürüyüş başlattılar.
Bolu'ya kadar geldiler, Ankara' il sınırına dayandılar. İşçi drenişi artık siyasi iktidarı zorlar noktasına gelmişti. Bağlı oldukları maden iş sendikası ile işverenler sendikası anlaşma sağlayarak grevi bitirdiler.
Buraya kadar anlattıklarım da olağan dışı bir durum yok. Yalnız bundan sonraki gelişmeler, yukarıdaki habere ve "Taşeron işçilik" sistemine zemin hazırladı.
Evet, Anlaşma sağlanmıştı. Haberlerde flaş haber olarak veriyordu. Ve spiker, güler yüzlü bir şekilde şunları söylüyordu: "İşçi ve İşveren sendikalarının anlaşmalarının dışında Sayın Cumhurbaşkanımız Turgut Özal, toplu sözleşmede anlaşılan ücretin dışında işçilerin saat ücretine 50 TL.(yanlış hatırlamıyorsam) verdi." Bu haberden sonra, tamam dedim "Bu haberden sonra sendikalar ayaklanır." Çünkü; "bu hareket işçilerin toplu pazarlık sistemine müdahaledir. Buna sessiz kalınırsa, ilerde aleyhte müdahalelerde elden birşey gelmeyebilir" diye düşündüm. Fakat hiç ses çıkmadı. İşçiler, Cumhurbaşkanının verdiği "ulufeyi" kabul ettiler. Sendikalarda, olayı tatlıya bağladıkları için memnun, masalarının başına geçtiler.
Sonuç olarak; işçiler örgütlenmedikçe, Sendika yönetimlerinde söz sahibi olmadıkça, Kendilerini sınıf bilinci ile donatmadıkça, bu tür haberler gazetelerde çok yayınlanacaktır.
Saygılar
başkabirdünya 04.09.2007, 01:05 engel olamazsın artık çok geç büyükler dahada büyüdü küçükler iyice küçüldü ortada uçuurm oldu herşey onların elinde tekelleşti
gazeteler radyolar kanallar ellerinde polis devlet ellerinde herşeyi istediği gibi yönetiyorlar bizim ruhumuz duymadan yönetirler bu haberler gözebatsa onu bile yayınlatmazlardı işimiz allaha kaldı desek
seçimlerde giderler dedik adamlar eze eze geldiler biz sessizlerin sesi kaldık
peygamerimiz demiştir bir hadis-i şerifinde
^^Her millet layık olduğu şekilde yönetilir^^ biz ezilmeyi horgörülmeyi soyulmayı hakediyoruz bunu biz istedik
1950 lilerdede herşey onların elindeydi ama 10 yıl sonra
1960 lara gelinde karşımızda bambaşka bir halk vardı
umutsuzluğa kapılmamalıyız
gün gelir devran döner...
Merhaba,
Bu hayat ne acıdır böyle.
İnsanlar emeğini koydukları işyerinde ölüyorlar.
Ve bu kadar duyarsızlık ve umursamazlık.
Böyle olmaz mücadele verilmeli.
İşçiler bir fabrika gibi olmalı üretmeli hak arayışlarını.
Ve bizlerde destek olmalıyız...
başkabirdünya 04.09.2007, 01:22 Tersane işçilerinden GİSBİR patronlarına öfkeli tepki...
http://img502.imageshack.us/img502/5885/tersanetaksim5020907ks8.jpg
TİB-DER eylemlerine devam ediyor...
Bu eylemlerden biri de bugün Taksim Emek Sineması önünde saat 14.00’de gerçekleşti. Yaklaşık 150 tersane işçisi, “Artık yeter iş cinayetlerine son!”, “Tersanelerde sigortasız çalışmaya, iş cinayetlerine son!/Tersane İşçileri Birliği” pankartı ve “Katil GİSBİR hesap verecek!”, “Artık ölmek istemiyoruz!”, “Tersaneler cehennemm işçiler köle kalmayacak!”, “1 haftada 4 ölüm, kahrolsun ücretli kölelik düzeni!”, “Cabbar Ongun, Güney Akarsu, Cengiz Tatlı, Kenan Kara sırada ki kim?” dövizlerini taşıdılar.
http://img130.imageshack.us/img130/2766/tersanetaksim4020907xn5.jpg
Emek Sineması önünden yürüyüşe geçen tersane işçileri, “Artık ölmek istemiyoruz!”, “Kahrolsun ücretli kölelik düzeni!”, “Katil GİSBİR hesap verecek!”, “Ücret haktır gaspedilemez!”, “Sigorta haktır, gasepedilemez!”, “Tersaneler cehennem, işçiler köle kalmayacak!” sloganlarıyla Galatasaray Postanesi önüne kadar yürüdü.
http://img130.imageshack.us/img130/381/rtemagicctersanetaksim2on7.jpg
Taksim’de tersane işçilerinin sesi yükseldi...
aykırdıkları gür sloganlarla meydana doğru yürüyen işçilere etraftaki işçi ve emekçiler alkışlarla destek verdi. Kolluk güçleri, tersane işçilerinin Galatasaray Postanesi’ne kadar yaptığı yürüyüş engelleyemedi
alıntı:kızılbayrak
başkabirdünya 05.09.2007, 15:06 Tersane işçileri yaşam hakkı için yürüdü
KARTAL (05.09.2007)- Limter-İş üyeleri tersanelerde son iki haftada yaşanan iş cinayetlerinde beş işçinin yaşamını yitirmesini protesto etmek için bu sabah saatlerinde “Artık ölmek istemiyoruz” diyerek yürüdü. İşçiler, iş güvenliğinin sağlanmasını ve yaşam haklarını istedi.
Limter-İş Sendikası üyeleri bugün sabah 07.30'da Tuzla Gemi önünde buluşarak iş cinayetlerine karşı yürüdü. “Savaşta değil, tersanede öldüler” yazan ve iş cinayetine kurban giden işçilerin isimlerinin yer aldığı pankart açan işçilere, pek çok sendikacı da destek verdi. Eyleme Basın-İş Genel Başkanı Ertuğrul Bilir, Deri-İş Tuzla Şube Başkanı Binali Tay ve şube sekreteri Haydar Canpolat, Tekstil-Sen Genel Sekreteri Beycan Taşkıran, Emekli-Sen temsilcisileri, ESP, EMEP ve Çağdaş Hukukçular Derneği üyeleri destek verdi.
İş cinayetlerinin son bulması için gerekli önlemlerin alınması ve sorumluların yargılanmasını isteyen işçiler buradan son iş cinayetinin yaşandığı Desan Tersanesi önüne yürüdü. Yürüyüş boyunca yolu trafiğe kapatan işçiler, “Sıra kimde, artık ölmek istemiyoruz” diye haykırdı.
Tersane patronları ve taşeronlardan başka kimse mutlu değil
Tersane önünde Limter-İş Genel Başkanı Cem Dinç basın açıklaması yaptı. Tersane işçilerinin yaşadığı sorunları aktaran Dinç, Tuzla tersanelerinde çalışan işçilerin ellerinden grostonluk muhteşem gemiler çıktığını, fakat patronlar ve işçi simsarı taşeronlar dışında kimsenin tersanelerde mutlu olmadığını aktardı.
Tersane patronlarının örgütü Gis-Bir'in Yönetim Kurulu Başkanı Murat Bayrak'ın “Bunlar Anadolu'dan gelmiş cahil insanlar” diyerek işçileri aşağıladığını belirten Dinç, bir kaç gün önce yaptıkları açıklama ile patronların ucuz iş gücünden kazandıklarını ve iş güvenliği tedbirlerini almaya niyetleri olmadığını ortaya koyduğunu hatırlattı.
Her tersaneye doktor, revir ve ambulans
Dinç, tersaneleri toplama kampına benzetti. Dinç, "Elimizin kopması, bacağımızın kırılması, gözümüze çapak kaçması iş kazasından sayılmıyor. Ancak ölürsek iş kazasından sayılıyor" dedi. İş güvenliği kemerinin dahi çok görüldüğünü söyleyen Dinç, “İşçilerin yaşam haklarına saygı duymak zorundasınız” diyerek patronlara yönelik işçi öfkesini dile getirdi. "İşçilerin yaşam hakkına saygı duymak zorundasınız. Onun için çalışma saatleri kısaltılmalı, her tersaneye doktor, revir ve ambulans sağlanmalıdır" dedi.
Yıllardır kölelik zincirlerini kırmak, işçilere insanca bir yaşam koşullarının sağlanması için tüm araçları kullandıklarını ifade eden Dinç, “Meclis'e ve Çalışma Bakanlığı'na gönderilmek üzere defalarca imza topladık, GİSBİR'in önüne tabutlarla yürüdük, 16 Haziran 2005'de olduğu gibi binlerce işçiyle saatlerce tersaneler güzergahını mesken eyleyerek “Ölmek istemiyoruz” dedik. Eylemlerimizi Taksim'e taşıdık.” diye belirti. Dinç, “Limter-İş, mücadelesine sonuna kadar devam edecek” şeklinde devam etti.
Bu çark mutlaka dönecek, bunların hesabı sorulacak
Basın-İş Genel Başkanı Ertuğrul Bilir, patronların iş cinayetlerine kader dediğini hatırlatarak, mücadeleyi yükseltme çağrısı yaptı. Deri-İş Tuzla Şube Başkanı Binali Tay ise, “Davamıza, ekmeğimize sahip çıkmadığımız, yarımız içerde yarımız dışarda olduğu için bu ölümler yaşanıyor” diyerek, işçilerin ölümlere tepki göstermeleri gerektiğini belirtti. “Bu çark mutlaka dönecek, bunların hesabı sorulacak” diyen Tay, işçileri sendika etrafında örgütlenmeye çağırdı.
Nerde tersane patronu Ali Torlak, nerde MHP, AKP, CHP
Tekstil-Sen Genel Sekreteri Beycan Taşkıran, hükümetin yeni dönem programını açıkladığını, ancak her gün iş cinayetlerine kurban giden işçiler için programda bir şey olmadığını belirtüti. “Nerde tersane patronu milletvekili Ali Torlak'ın partisi MHP, nerede AKP, nerede CHP” diye tepkisini dile getiren Taşkıran, işçilerin kendi sorunlarına ancak kendilerinin sahip çıkabileceğini belirtti.
Polis işçilerin duymasını engellemeye çalıştı
Konuşmalar esnasında tersane önünde eylemi takip eden işçileri zorla tersane içine sokmaya çalışan polis, Cem Dinç basın açıklamasını okurken de, trafiği düzenleme bahanesiyle sürekli düdükler çalarak açıklamayı engellemek istedi.
“Ölmek istemiyorsan örgütlen”, "Örgütlüysen güçlüsün, Yaşasın örgütlü gücümüz” ,“Bıçak kemikte” ve “Sıra kimde?” yazılı dövizlerin taşındığı eylemde sık sık, “Kaza değil, cinayet”, “Artık ölmek istemiyoruz”, “Susma sustukça sıra sana gelecek”, “İşçiyiz haklıyız Limter-İş'le güçlüyüz” sloganları atıldı
“Örgütlüysen güçlüsün, Yaşasın örgütlü gücümüz”
geçen sene tersanede çalısırken yaşadığım olayları anlatmak istedim...
ben esasen öğrenciyim,geçen sene hem zaman geçiririm hemde üç-beş kuruş bişey kazanırım diye yaz tatilinde bir aylığına tersanede çalıştım.haliyle pek çok kaza tehlikesi atlattım,defalarca düşük voltajlı elektrik akımına maruz kaldım,ve büyüklü küçüklü pek çok kazaya şahit oldum.
hele işten çıkacağım gün,yanımızdaki gemiden inanılmaz gürültüde bir patlama oldu.daha sonra gemiye giren çıkan belli olmadı.3ü ağır 7 yaralı çıkarttılar o cehennemden.
tabi duyarlı ve bilinçli kişiler daha sonra eylem yaptı,bunula beraber yan tarafında can pazarı yaşanırken hala hiç bişey olmamış gibi işinin başına dönen kişiler de yok değildi.
ama hala ölümler devam ettiğine göre yapılan eylemler godomanların önlem almasına neden olmamış...ölümler kim bilir daha ne kadar sürecekki insanca yaşam koşulları sağlansın...
|
|