Amedli
06.09.2007, 15:10
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzerine birçok AKP ve CHP'li milletvekilleri hakkında çetecilik, zimmet, kalpazanlık ve sahtecilik suçlarında adalet önüne çıkarılamazken, toplumsal barışı savunan DTP'li vekiller hakkında yargı sürecinin işletilmesi hukuki ve siyasi ayrımcılığı gözler önüne serdi.
İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi, Anayasa'nın 14. maddesine dayanarak, DTP Milletvekilleri Aysel Tuğluk ve Ayla Akad Ata'nın 'örgüt propagandası' yaptıkları savıyla yargılanmalarına devam kararı verdi. Meclis'teki bir açıklaması nedeniyle DTP Grup Başkanı, Mardin Milletvekili Ahmet Türk hakkında TCK'nin 301. Maddesi'nden başlatılan savcılık incelemesi de sürüyor. DTP İstanbul Milletvekili Sabahat Tuncel hakkındaki yargılamaya devam edilip edilmeyeceğine ise 11 Ekim'de karar verilecek. DTP'li vekiller hakkında birbiri ardına yargısal süreç başlatılırken, ihaleye fesat karıştırmaktan sahtekarlık ve kalpazanlıktan zimmete kadar bir çok adi suça karışan aralarında Başbakan Erdoğan'ın da bulunduğu AKP ve CHP'li vekillere dokunulmaması dikkat çekiyor. Yargıdaki bu çifte standart, ister istemez, 'Yargının gücü sadece barışı savunanlara mı yetiyor?' sorusunu akıllara getiriyor. Bu arada ÖDP İstanbul Milletvekili Ufuk Uras, DTP'li milletvekilleri haklarında açılan davada, yargılanmalarına devam edilmesini çifte standart olarak nitelendirdi. Uras, 'Bu Meclis, Sedat Bucak'tan Mehmet Ağar'a... Fezlekeler indirilmediği için bu insanlar yargılanamazken, şimdi DTP'li milletvekilleri için Meclis iradesini hiçe sayan bir uygulamanın kabul edilebilir bir yanı olmadığını düşünüyoruz' dedi. Dokunulmazlık nedeniyle yargılanamayan AKP ve CHP'li Milletvekilleri arasında Başbakan Erdoğan hakkında, zimmet, kamu taşıma biletlerinde kalpazanlık, resmi evrakta ve kayıtlarında sahtecilikle cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak gibi suçlar bulunuyor.
Bunlar ne zaman yargılanacak?
Cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra milletvekilliği düşen Abdullah Gül'ün kayıp trilyon ve DP Genel Başkanı Mehmet Ağar. Sedat Edip Bucak'ın da Susurluk çetesiyle ilgili ne zaman adalet önüne çıkarılacakları ise merakla bekleniyor. Bu arada 22 Temmuz erken genel seçimlerinde milletvekillerini seçilemeyerek dokunulmazlıklarını yitiren eski milletvekillerinin de ne zaman adalet önünde hesap verecekleri bilinmiyor. Cumhurbaşkanı Gül'ün kayıp trilyon davasıyla ilgili dosyası ise Meclis'ten Başbakanlığa oradan da Adalet Bakanlığı'na havale edilecek. Gül, Meclis Adalet-Anayasa Karma Komisyonu tarafından 26 Mayıs 2004'te dokunulmazlığının kaldırılmasını istemişti. Gül'ün bu istemi, AKP milletvekillerinin oylarıyla reddedilmişti. Gül'ün ve Ağar ile diğer milletvekillerinin dosyalarını Adalet Bakanlığı ele alacak.
İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi, Anayasa'nın 14. maddesine dayanarak, DTP Milletvekilleri Aysel Tuğluk ve Ayla Akad Ata'nın 'örgüt propagandası' yaptıkları savıyla yargılanmalarına devam kararı verdi. Meclis'teki bir açıklaması nedeniyle DTP Grup Başkanı, Mardin Milletvekili Ahmet Türk hakkında TCK'nin 301. Maddesi'nden başlatılan savcılık incelemesi de sürüyor. DTP İstanbul Milletvekili Sabahat Tuncel hakkındaki yargılamaya devam edilip edilmeyeceğine ise 11 Ekim'de karar verilecek. DTP'li vekiller hakkında birbiri ardına yargısal süreç başlatılırken, ihaleye fesat karıştırmaktan sahtekarlık ve kalpazanlıktan zimmete kadar bir çok adi suça karışan aralarında Başbakan Erdoğan'ın da bulunduğu AKP ve CHP'li vekillere dokunulmaması dikkat çekiyor. Yargıdaki bu çifte standart, ister istemez, 'Yargının gücü sadece barışı savunanlara mı yetiyor?' sorusunu akıllara getiriyor. Bu arada ÖDP İstanbul Milletvekili Ufuk Uras, DTP'li milletvekilleri haklarında açılan davada, yargılanmalarına devam edilmesini çifte standart olarak nitelendirdi. Uras, 'Bu Meclis, Sedat Bucak'tan Mehmet Ağar'a... Fezlekeler indirilmediği için bu insanlar yargılanamazken, şimdi DTP'li milletvekilleri için Meclis iradesini hiçe sayan bir uygulamanın kabul edilebilir bir yanı olmadığını düşünüyoruz' dedi. Dokunulmazlık nedeniyle yargılanamayan AKP ve CHP'li Milletvekilleri arasında Başbakan Erdoğan hakkında, zimmet, kamu taşıma biletlerinde kalpazanlık, resmi evrakta ve kayıtlarında sahtecilikle cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak gibi suçlar bulunuyor.
Bunlar ne zaman yargılanacak?
Cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra milletvekilliği düşen Abdullah Gül'ün kayıp trilyon ve DP Genel Başkanı Mehmet Ağar. Sedat Edip Bucak'ın da Susurluk çetesiyle ilgili ne zaman adalet önüne çıkarılacakları ise merakla bekleniyor. Bu arada 22 Temmuz erken genel seçimlerinde milletvekillerini seçilemeyerek dokunulmazlıklarını yitiren eski milletvekillerinin de ne zaman adalet önünde hesap verecekleri bilinmiyor. Cumhurbaşkanı Gül'ün kayıp trilyon davasıyla ilgili dosyası ise Meclis'ten Başbakanlığa oradan da Adalet Bakanlığı'na havale edilecek. Gül, Meclis Adalet-Anayasa Karma Komisyonu tarafından 26 Mayıs 2004'te dokunulmazlığının kaldırılmasını istemişti. Gül'ün bu istemi, AKP milletvekillerinin oylarıyla reddedilmişti. Gül'ün ve Ağar ile diğer milletvekillerinin dosyalarını Adalet Bakanlığı ele alacak.