Orijinalini görmek için tıklayınız : Sanat Hakkinda GörüŞlerİnİz...


sahrut75yagmur
08.09.2007, 20:50
Bu yazıyı Antalya Kemer Belediyesi'nin heykel protesto eylemi haberi doğrultusunda yazmaya karar verdim,bir dostun sayesinde..
Evet canlar soruyorum...
Sizce sanat,sanat için mi olmalı?
Sanat toplum için mi olmalı?
Neden..?

Ben sanatın toplum için olmasından yanayım...Sanatın toplumu kucaklayan,ilerleten,mücadeleci ,teşvik edici olmasından yana...Benden ileri olan ...Benim anlamadığım...Beni kucaklayamayan...Benimle toplumsal savaşlar veremeyen sanat ...Benim ve toplumun algı sürecinin dışında olacak ve böyle ilerlememiş ,ilerletilmemiş toplumlarda protestolara maruz kalacaktır.
Bu nedenle toplum için sanat...

Saygılarımla.

rozerin62
08.09.2007, 20:54
Şahrut arkadaş çok güzel bir konuya değinmişsiniz.Bence sanat insanların estetik duygularını esere dönüştürmeleridir.Yani eğer bir heykel,bir şarkı,yada bir tablo insanlarda şehvet uyandırıyorsa gerçektende vay halimize.Çünkü ben böyle insanları sapık olarak görürüm.Örneğin geçen aylarda küçük bir kıza tecavüz edip öldüren bir adam küçük kızın giyiminden tahrik olduğunu söylemişti.İşte bence bunlar birbiriyle aynı zihniyettir.

ÇaKıL
08.09.2007, 21:00
Tolstoy,

"İnsanın bir zamanlar yaşamış olduğu duyguyu, kendinde canlandırdıktan sonra, aynı duyguyu başkalarının da hissedebilmesi için hareket, ses, çizgi, renk veya kelimelerle belirlenen biçimlerle ifade etme ihtiyacından sanat ortaya çıkmıştı" der.

Şimdi bu cümle üzerinden konuşursak sanat toplum için olmalı derim.

rynart
08.09.2007, 21:05
Bu konu senelerce tartışıldı hatta benim tiyatro oynadığım dönemde arkadaşlarımla her zaman bu konuyu tartışmaktan yılmadık herzaman kendimize sorduk.. sanat ne için... kendi adıma şunu söyleye bilirim... ne toplum için dene sanat için.. sanat kendim için... sanırım eğoistim ben :devil2:

Bakır
08.09.2007, 21:07
sanat toplum için,

toplumu ayağa kaldıracak Propoganda için,

ve toplumu ileriye götürmek için olmalıdır.........

Nihat
08.09.2007, 21:10
sanatın bu şeklini hiç düşünmedim dersem yalan olmaz sanırım bu başlık altında verilecek her bir yazıyı dikkatle takip edeceğim bende . sanat bu şekılde bir ayrım cılık ile bakış açımızı değiştiriyor verilen cevaplarda sonra bende yorumumu yapabilecek bir sezgiile yorumlayacağım.sanatın tolum içinmi yoksa sanat olduğu içinmi bu çok önemli bir bakış açısı . ben iki şıkında sanat için gelişimin çok büyük olduğunu düşünüyorum .sanat toplum için yapılır tabiki .ama toplumlar bazen sanatın gerçek mecrası olan daha büyük sanatın gerçekliği bazen bizim gibi toplumlarda gerçekçi bir göz ile değilde daha değişik düşünceler altında sunulmak istenir .gerçektende bu şekilde eğer düşüncelerimizi daha real ve dünya görüşümüz açısında sanat ile bütünleştirmek istersek sanırm bu iki şıkıda sanatın birer dalı olarak görmeliyiz

alenya
08.09.2007, 21:13
bende sanat toplum için olmalı diyenlerdenim ama günümüz koşullarında sanatın her türlüsü para için olmuş durumda

İliryali
08.09.2007, 21:15
Değerli Canlar;

" Pinochet, 11 Eylül 1973 Perşembe gecesi, Armas Meydanı’nda bulunan Moneda Sarayı’nı kuşatmış ve ülkede 17 yıl sürecek bir diktatörlüğün ilk hareketini gerçekleştirmiştir. Ardında CIA, dünyaca ünlü Amerikan iletişim firması ITT ve Şili bakır sanayisinin patronları vardır.
Sabah; sıkı yönetimin askerleri, ülkenin ilerici kabul edilen sanatçılarını, bilim adamlarını ve diğer direnişçileri sokakta insan avına çıkmış vahşiler gibi toplayıp, Estadıo Chile’ye (Şili Stadyumu) dolduruyordu. Sokaklar direnişçilerin cesetleriyle doluydu. Tanrı’nın adaletinin namlunun ucundaki mermiyle ölçüldüğü bu ilk birkaç gün çok kan döküldü. Darbenin ertesi günü Victor Jara üniversitede tutuklanıp stadyuma getirildi. Gitarı yine yanındaydı. Stadyum insan kaynıyordu. Jara’nın o gün yazdığı bir şarkıya dayanarak stadta en az 5000 kişinin olduğunu biliyoruz. Stadın en yüksek rütbeli subayı Albay Mario Manriquez Bravo, lideri Pinochet’in gözdelerinden biriydi. Kendi halkına ateş emri verdirecek kadar Pinochet’ci ...
Bir süre sonra halkın uğultusu yavaşça kesildi. 5000 kişilik stadta yalnızca güzel bir ses duyuluyordu şimdi. Bir şarkı ... Victor Jara, Sergio Ortega’nın o meşhur şarkısını söylemeye başlamış; ardından dalga dalga 5000 kişi hep bir ağızdan aynı şarkıya eşlik etmeye başlamıştı.

“Venceremos!

Kıralım zincirlerimizi!

Venceremos!

Zulme ve yoksulluğa paydos!”


Albay, 5000 kişinin aynı anda söylediği bu şarkıdan son derece rahatsız olmuş; havaya sıktırdığı mermilere rağmen, şarkının olanca gücüyle devam ettiğini görünce şarkıyı başlatanı yani Victor Jara’yı buldurtmuştu. Victor Jara askerlerin onu dövmesine aldırmadan şarkısına devam edince; önce dipçiklerle parmaklarını kırdılar, Venceremos’u söylemeye ıslıkla devam edince de dilini kestiler. Hırsını alamayan Albay Bravo, can çekişen Jara’nın bir kez daha gitar çalmasını engellemek için önce kollarını kestirir. Sonra da Jara’yı o halde herkesin görebileceği bir yere astırır. Stadyum bu vahşete tanıklık eder. Venceremos direnişin ve onurlu ölümün sembolü olmuştur artık."

İŞTE!! BU SANAT'TIR.

SANAT : Halkların, bugünkü karanlığı yıkıp, yarını kurmadaki "silah"larından biridir.


Saygılarımla

sausen
08.09.2007, 21:27
Merhaba,

Bana göre sanat toplum içindir.
Tarihte bunun birçok örneği vardır.
Her uyanışın temelinde sanatçılar vardır.
Bu da gösteriyor ki sanatçı yaptığı sanatla bir yol göstericidir.

sahrut75yagmur
09.09.2007, 04:15
Sanat; gerçekliği özel bir yansıtma biçimidir. Gerçeklik daima önce gelir gerçek burada varlık ile eş anlama gelmektedir. Varlık, organik inorganik, ruhsal ve sosyal gerçeklik olabilir. Sanat tümünü yansıtabilir. Ancak Marksizm için bu gerçekliğin özünde, ne olduğu sorusunda ortaya çıkar. Bu gerçekliğin, sanatın objesi olması sorgular. Bu sorgulama Marksist Estetiğe yön verir
Sanat tümünü yansıtabilir. Ancak Marksizm için bu gerçekliğin özünde, ne olduğu sorusunda ortaya çıkar. Bu gerçekliğin, sanatın objesi olması sorgular. Bu sorgulama Marksist Estetiğe yön verir

Binlerce yıldır insanoğlu çiçeklerin güzelliğini anlatmıştır. Bu anlatım ve alınan estetik haz toplumsal tasavvurdan kaynaklanmaktadır. Bitki kendi başına estetik bir etki yapmaz, tersine -bizim için olan varlığı- onların doğal varlığına insanın kattığı insansal-toplumsal varlıktır.

Sanat, sosyal ve insansal doğayı yalnız bir açıdan ele alır. Bu açı insandır. İnsanın dışından gerçeklik olamaz. Bu gerçeklik sosyal olaylardan doğanın fiziksel varlığına kadar uzanır. Biricik gerçeklik insan gerçekliğidir.

“Bir sanat yapıtı da bir üründür. Ancak bir sanat eserine gereksinim var ise ürün olarak kabul edilir. Sanat ürünü onunla estetik ilgi kuran ondan haz duyarak onu bir tüketim objesi yapan bir suje için bir üründür.”

Sanat yapıtının amacı, beğeni sahibi bir insan için bir obje olmaktır. Bu beğeni, Kant’tan beri “Sanat yapıtından haz duyma ve onu güzel, çirkin olarak değerlendirme” yetisidir.

Bu beğeni sanatçının dehası ile paralellik gösterir. Deha sanatçının yaratma gücü, beğeni ise yapıtla ilgi kuran, ondan haz duyan ve onu değerlendiren, insanda bulunan bir yetidir. Dolayısıyla beğenisiz dehanın yarattığı sanat yapıtının bir estetik değeri yoktur.
Ancak bu beğeni insanın durumuna kişiliğine, yaşam bilgisine, sanat deneyimine, kültürüne, zaman zaman ruh haline göre biçimlenir. Bu koşullar psikolojik, karakteristik, sosyal, kültürel niceliktedir.

Marksist Estetikte beğeni tamamen pozitivist, bilimsel bir tavır alır. Bu tavır toplumsal gerçeklik ve insansal gerçeklik şeklinde biçimlenir. Halkın beğenisinin yetkinleşmesi ve sanatçının toplumsal sorumluluğunun artmasıyla, toplumun sahip olduğu ortak beğeni ortaya çıkar.

Çocuklarımız ve insanlık sanata uzak değildir. Önemli olan onlara kaliteli, yoruma açık olanı sunabilmektir. Böylece kültürel bir emperyalizme karşı bütün sanat dalları görevini doğru yapmış olacaktır.

Not: Türkiye Felsefe Öğrencileri Kongresi’nde bildiri olarak sunulan yazıdan alıntıdır.


Saygılarımla.