alevi_che
11.09.2007, 14:15
ALLENDE,PİNOCHET VE KANLI DARBE
Tam otuz dört yıl önce bugün 1973’te Şili’de başlıca endüstriler ile yabancı tekelleri kamulaştıran ve halkçı bir sosyal reform planı uygulayan Sosyalist Başkan Salvador Allende; başarılı olmasından ve diğer Latin Amerika ülkeleri için örnek oluşturmasından kaygı duyan uluslar arası tekelci kapitalizmin ve ABD -CIA destekli faşist general Augusto Pinochet tarafından kanlı bir darbeyle devrildi.
İktidarı gasp etmesinin ardından meclisi de fesheden, demokratik hakları askıya alan ve tüm politik etkinlikleri yasaklayan Augusto Pinochet, kendini Şili’nin devlet başkanı ilan etti. Şili’yi kan gölüne çeviren “komünizmden kurtardığını” iddia eden ABD destekli faşist Pinochet’nin diktatörlük döneminde, aşağı yukarı 30 bin kişi işkenceden geçirildi, binlercesi bu işkencehanelerde yaşamını yitirdi, katledilen devrimcilerin yurtseverlerin cesetleri helikopterlerle okyanusa atıldı.
“Ölüm Karavanı” adlı özel bir askeri manga, ülkeyi karış karış dolaşarak muhalifleri tutukladı ve başkent Santiago’daki Ulusal Stadyum’a götürerek, işkenceden geçirdi. Ulusal Stadyum’da katledilen binlerce Şilili devrimci ise, ülkenin yasaklı alanı Atacama Çölü’ne gömüldü ya da askeri helikopterlerle okyanusa atıldı. Yabancı bankalarda yüz milyon doları aşkın serveti bulunan diktatör Augusto Pinochet, 91. yaş gününde yaptığı açıklamada, “iktidarı sırasında olup bitenlerin tüm sorumluluğunu üstlendiğini” söylemişti.
İspanyol Komünist Partisi (PCE) önderlerinden Dolores Ibarruri İspanya iç savaşın başladığı ilk günün gecesinde radyodan yaptığı konuşmada “Dizlerinizin üzerinde yaşamaktansa ayaklarınızın üzerinde ölmek yeğdir. No Passaran (Geçit Yok)” diye seslenmişti. Bu şiar yıllar sonra bütün anti-faşist direnişin saflarında yankılandı. Bu şiarın sayısız pratiğin en önemlilerinden biri de 11 Eylül 1973’de Şili Devlet Başkanı Salvador Allande tarafından onurluca sergilendi. Allende elinde silahıyla halkının özgürlüğünü, iktidarını seçme hakkını ve sosyalizmi savunurken öldürüldü.
Şu ya da bu biçimde savaşmak ve diz çökmemek gerekiyordu. Öyle de oldu.
Regis Debray, Allende’nin en eski dostu aynı zamanda danışmanı Allende’ye sadık kaldığı için işkenceyle öldürülen Augusto Olivaras’e şöyle bir soru sorar: “Kuvvet Komutanları, ya kabul mabul istemeden, muhtıralarını koltuk altlarına alıp, bürosunu bastırırlarsa ne olacak?”
“Ne olacağını pekâlâ bilirsin: Kim ateş ederse o kurtulacak! Salvador ölmeyi teslim olmaya yeğler.”
Salvador Allende Türkçeye çevrilediğindeki üç anlamıyla bir caballero’ydu. Bay/ caballero / beyefendi caballero / şövalye…
Allande’nin kesin bir caballero olduğunu sergileyen iki fotoğrafını saymak yeterli. Birinci fotoğraf Allende’nin ABD güdümündeki diktatör Pinochet tarafından katledilmeden önceki son fotoğrafı. Allende, son dakikalarında ve son nefesinde ayrılmaz bir yoldaş gibi eşlik eden Kalaşnikov’la görülür yani son ana kadar elindeki silahını bırakmamıştı. İkinci fotoğrafta ise Allende’nin bir Bolivya pançosuna sarılmış cesedi askerler ve itfaiye erleri tarafından başkanlık sarayından çıkarılmasıdır.
Yine kanlı darbenin yıl dönümündeyiz.ALLENDE nin Şili halkı için yaptığı reformlar,yenilikler,özgürlükler hala unutulmamış.ALLENDE hala Şili de yaşatılıyor.
Hatırlıyorumda PİNOCHET öldüğünde Şili halkının bir kısmı, o günü bayram ilan etmişlerdi.Sanırım bu PİNOCHET in yarattığı vahşetin bir sonucu.
Yinede biz ALLENDE yi onurlu mücadelesi için saygı ile anıyoruz.
Tam otuz dört yıl önce bugün 1973’te Şili’de başlıca endüstriler ile yabancı tekelleri kamulaştıran ve halkçı bir sosyal reform planı uygulayan Sosyalist Başkan Salvador Allende; başarılı olmasından ve diğer Latin Amerika ülkeleri için örnek oluşturmasından kaygı duyan uluslar arası tekelci kapitalizmin ve ABD -CIA destekli faşist general Augusto Pinochet tarafından kanlı bir darbeyle devrildi.
İktidarı gasp etmesinin ardından meclisi de fesheden, demokratik hakları askıya alan ve tüm politik etkinlikleri yasaklayan Augusto Pinochet, kendini Şili’nin devlet başkanı ilan etti. Şili’yi kan gölüne çeviren “komünizmden kurtardığını” iddia eden ABD destekli faşist Pinochet’nin diktatörlük döneminde, aşağı yukarı 30 bin kişi işkenceden geçirildi, binlercesi bu işkencehanelerde yaşamını yitirdi, katledilen devrimcilerin yurtseverlerin cesetleri helikopterlerle okyanusa atıldı.
“Ölüm Karavanı” adlı özel bir askeri manga, ülkeyi karış karış dolaşarak muhalifleri tutukladı ve başkent Santiago’daki Ulusal Stadyum’a götürerek, işkenceden geçirdi. Ulusal Stadyum’da katledilen binlerce Şilili devrimci ise, ülkenin yasaklı alanı Atacama Çölü’ne gömüldü ya da askeri helikopterlerle okyanusa atıldı. Yabancı bankalarda yüz milyon doları aşkın serveti bulunan diktatör Augusto Pinochet, 91. yaş gününde yaptığı açıklamada, “iktidarı sırasında olup bitenlerin tüm sorumluluğunu üstlendiğini” söylemişti.
İspanyol Komünist Partisi (PCE) önderlerinden Dolores Ibarruri İspanya iç savaşın başladığı ilk günün gecesinde radyodan yaptığı konuşmada “Dizlerinizin üzerinde yaşamaktansa ayaklarınızın üzerinde ölmek yeğdir. No Passaran (Geçit Yok)” diye seslenmişti. Bu şiar yıllar sonra bütün anti-faşist direnişin saflarında yankılandı. Bu şiarın sayısız pratiğin en önemlilerinden biri de 11 Eylül 1973’de Şili Devlet Başkanı Salvador Allande tarafından onurluca sergilendi. Allende elinde silahıyla halkının özgürlüğünü, iktidarını seçme hakkını ve sosyalizmi savunurken öldürüldü.
Şu ya da bu biçimde savaşmak ve diz çökmemek gerekiyordu. Öyle de oldu.
Regis Debray, Allende’nin en eski dostu aynı zamanda danışmanı Allende’ye sadık kaldığı için işkenceyle öldürülen Augusto Olivaras’e şöyle bir soru sorar: “Kuvvet Komutanları, ya kabul mabul istemeden, muhtıralarını koltuk altlarına alıp, bürosunu bastırırlarsa ne olacak?”
“Ne olacağını pekâlâ bilirsin: Kim ateş ederse o kurtulacak! Salvador ölmeyi teslim olmaya yeğler.”
Salvador Allende Türkçeye çevrilediğindeki üç anlamıyla bir caballero’ydu. Bay/ caballero / beyefendi caballero / şövalye…
Allande’nin kesin bir caballero olduğunu sergileyen iki fotoğrafını saymak yeterli. Birinci fotoğraf Allende’nin ABD güdümündeki diktatör Pinochet tarafından katledilmeden önceki son fotoğrafı. Allende, son dakikalarında ve son nefesinde ayrılmaz bir yoldaş gibi eşlik eden Kalaşnikov’la görülür yani son ana kadar elindeki silahını bırakmamıştı. İkinci fotoğrafta ise Allende’nin bir Bolivya pançosuna sarılmış cesedi askerler ve itfaiye erleri tarafından başkanlık sarayından çıkarılmasıdır.
Yine kanlı darbenin yıl dönümündeyiz.ALLENDE nin Şili halkı için yaptığı reformlar,yenilikler,özgürlükler hala unutulmamış.ALLENDE hala Şili de yaşatılıyor.
Hatırlıyorumda PİNOCHET öldüğünde Şili halkının bir kısmı, o günü bayram ilan etmişlerdi.Sanırım bu PİNOCHET in yarattığı vahşetin bir sonucu.
Yinede biz ALLENDE yi onurlu mücadelesi için saygı ile anıyoruz.