Orijinalini görmek için tıklayınız : Bayrampaşa Cezaevi Gerçeği


başkabirdünya
14.09.2007, 00:16
bir subay kitap çıkarıyor.
bayrampaşa katliamında görevli bir subay
kitabın adı:Bayrampaşa Cezaevi Gerçeği
ve burada itiraf gibi yazılar var
hiç bir kurumdan,savcılardan ses yok
düzeni aklamaya devam ediyorlar
ancak 6 kadın tutsağın diri diri yakılmasını tarih unutmaz.........

SORUMLULAR YARGILANSIN.....

Katliamcı devlet gerçeği…



(31.08.07) - 19 Aralık katliamının ardından sermaye devleti onlarca yalan söyledi. Devrimciler "kendilerini yakmış"tı, jandarmayı görür görmez "ateşli silahlarla saldırmışlar"dı ve hatta "birbirlerini vurmuşlar"dı. Ancak operasyonun 7. yılında yalanlar bir bir ortaya çıkmaya başladı. Hatta bu gerçeği ifşa edenlerin bir kısmı, 19 Aralık günü operasyonu yürütenler arasındaydı. Örneğin "Hayata Dönüş" operasyonu davasında katliama katılan askerlerden birinin ifadesi; devrimciler tarafından vurulduğu iddia edilen bir askerin yine asker tarafından vurulduğunu ortaya çıkarmıştı. Şimdi ise operasyonun Bayrampaşa ayağına katılmış ve hatta bu operasyondan sonra terfi ile ödüllendirilmiş emekli Binbaşı Zeki Bingöl’ün yazdığı kitap konuşuluyor. “Bayrampaşa Cezaevi Gerçeği” isimli kitap, devrimcilerin operasyona dair söylediklerini doğrular nitelikte.

Zeki Bingöl’ün kitabı neden kaleme aldığının zerre kadar önemi yok. Bir vicdan rahatlaması mı yaşamak istiyor, yoksa yıllarca askeri olduğu devleti aklamak mı bunu kitaptan anlamak mümkün değil. Ancak yazılanlar akıllardan hiç çıkmayan 19 Aralık görüntülerinin tekrarı sanki…

Zeki Bingöl Bayrampaşa Cezaevi’de ilk kurşunu jandarmanın sıktığını ifade ediyor. Ve bu ifadesini yer ve gerekçe vererek açıklıyor. Ayrıca “bizi diri diri yaktılar” cümlesini işittiğimiz kadın tutsakların karşı karşıya kaldıkları terörden de ayrıntılarıyla bahsediyor. Yangının nasıl çıktığı, neden söndürülemediği… Bingöl yangını içeride bulunan bir yanıcı maddeden dolayı söndüremediklerini iddia etse de, iki satır sonra yazdığı “tavandaki birlikler gaz atıyordu” cümlesi; “yukarıdan yanıcı madde atıyorlardı” iddiasının da gerçek olduğunu ortaya çıkartıyor. Bunların bir cins yuvarlak lastik topa benzeyen gaz bombaları olduğunu da belirtiyor.

"Hayata Dönüş" operasyonunda cezaevlerinde korkunç bir katliam gerçekleşti. Ancak katliam kadar devrimci tutsakların sergilediği direnişin görkemi de hala akıllardan çıkmadı. Sermaye düzeni direnişi karalamak için binbir yalan söyledi. Zira 19 Aralık direnişi devletin acizliğini gözler önüne serdi. Her türlü teçhizatla denetimi altındaki cezaevlerine operasyon düzenleyen ancak devrimci iradenin duvarına çarpan devlet direnişi karalayarak politik olarak aldığı yenilginin üzerini örtmeye çalıştı. Bu yüzden medyayı da kullanarak toplumun bilincini manipüle etmeye, gerçekleri yalan ve demagojilerle çarpıtmaya çalıştı. Ama bunlar da bir yere kadar… Gerek devrimci tutsakların anlatımlarından gerekse de eli kanlı katillerin ifşaatlarından gerçekler eninde sonunda ortaya çıkmaya devam ediyor! Katliamın boyutunu itiraf edenler hizmet ettikleri düzenleriyle beraber yaptıklarının hesabını verecekler. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın



'HAYATA DÖNÜŞ' OPERASYONU

DEVLET NASIL HAYAT KURTARIR ?


http://www.youtube.com/watch?v=UHsKMYleWf8

http://img503.imageshack.us/img503/3336/image001ca6.gif

http://img503.imageshack.us/img503/6438/19aralik200008msk3.gif

http://img522.imageshack.us/img522/7218/adszbh1.png

http://img527.imageshack.us/img527/2295/adsz4552qy7.png

http://img522.imageshack.us/img522/7786/ferhanglldq8.jpg

alevi_che
14.09.2007, 00:26
Bu memlekette devrimci olmak zor...

Üzerinize yalanlar,suçlamalar.... daha bunlara benzer bir çok karalama kampanyaları atılır.Hemde haklı olduğunuz halde.Sonrada size bütün işkenceleri yapıp,yine sizin üzerinize atarlar.

Operasyonun adı "Hayata Dönüş". Ancak gerçekten hayata mı döndürüyor? Yoksa hayatlara mı son veriyor? Bu da bir çelişki...

Düşük bir ihtimalde olsa Umarım Sorumlular Yargılanır.

devrim69
14.09.2007, 00:32
Her ne kadar medya olayı çarptırmaya çalışsada,bizler ekran başında hastahaneye götürülen kadın mahkumun bizi diri diri yaktılar haykırışlarından öğrenmiştik tüm gerçeği.O bir cümle herşeyi anlatıyordu.

alenya
14.09.2007, 00:47
solcu ve devrimciler ya yakılarak yada emniyetin üst katlarında gezintiye cıkarılarak öldürülüyor.sonrada yok kendilerini yaktılar yok düştüler.bizde kekiz ya yiyoruz.kahretsin başka hiç bişi demiyorum.hayata dönüş operasyonuymuş?doğru ahret hayatına dönüş operasyonu.

başkabirdünya
14.09.2007, 10:23
Binbaşı'dan şok itiraflar!

Yaklaşık 6.5 yıldır gerçek sanıkların ismine dahi ulaşılamayan Hayata Dönüş Operasyonu dava ve soruşturmasının kilidi, dönemin Bayrampaşa Cezaevi Jandarma Tabur Komutanlığı istihbarat, harekat ve eğitim subayı Zeki Bingöl'ün kaleme aldığı kitapta yer alıyor.

Bingöl'ün "Bayrampaşa Cezaevi Gerçeği" adlı kitap, operasyonun 'bazı karanlık noktaları'nı aydınlatıyor. Operasyonun Bayrampaşa koordinasyonundan sorumlu olan Bingöl, 12 tutuklunun ölümü üzerine sorumluluğu kimsenin üzerine almak istemediğini, dönemin Jandarma Bölge Komutanı E.H.'nin emriyle harekât emrinin toplatıldığı, birliklerin isimlerinin savcılardan saklandığını savundu.

Evraktan kaçış!

Operasyonu üstlenmek istemeyen askeri ve sivil yetkililerin cezaevinden nasıl "kaçtıkları" kitapta şöye anlatılıyor:

"Operasyon günü Amasya'dan gelen 66. Tugay Komutanı general, ilk ölüm haberleri gelmeye başlayınca cezaevinden hemen gitmişti. Yani hiç kimse adının operasyon evraklarında geçmesini istemiyordu.

Çünkü öldürülme korkusu vardı. Savcılar kendi yapmaları gereken işi jandarma ve cezaevi idaresine yaptırmış ve sonra da onların yaptıklarının yanlış olduğunu ortaya koyarak böylece tüm kin ve nefretin kolay hedef olan bu kişilere yönlendirilmesi sağlanmış olacaktı.

Savcılar, tutulacak tutanakta 'imza hanesinde isim olmasın' demişlerdi. Sicil numarasında da değişiklik yapılabilir demişlerdi. Öyle de yapıldı. Eğer cezaevine müdahale etmek yanlış ve suç idiyse o zaman emri verenler yargılanmalıydı?

Eğer cezaevine müdahale etmek doğruysa o zaman emri verenler çıkıp 'evet doğru' demeliydi. İki halde de münferit suç işleyen oldu ise mutlaka yargılanmalıydı. Ama yargılanmadan katliamcı ilan edildiler. Sadece emirleri yapmışlardı."

Bingöl, ayrıntılı olarak planlanan operasyonun koridorda nöbet tutan tutuklunun bağırmasıyla çöktüğünü öne sürüyor. Bu olay kitapta şöyle anlatıldı:

PKK'lılara anons

"Bütün koğuş kapıları ele geçirilince megafonla tutuklulara anons yapılacaktı. Sonra tahliye başlayacaktı... PKK tutuklularının koğuşunun önünde biri belirdi. Bağırmaya başladı. O esnada bağıran PKK koğuş gözlemcisi ayağından vuruldu. İlk silah patlamıştı. PKK'lılara anonsla operasyonun PKK'ya karşı yapılmadığı söylendi. DHKP-C koğuşlarından malzemeler koridora atıldı. Ateşe

verilen bu barikat, koridorda durma imkânı vermiyordu. Askerler gaz maskesi takıyordu ama etkisizdi ve ısı dayanılmazdı. Koridor terk edildi."

Topa benzer gaz bombası

Operasyondaki dehşet anının da anlatıldığı kitapta Bingöl, ölümlere neden olduğu iddia edilen gaz bombasının kullanılması konusunda da şu bilgileri verdi:

"DHKP-C kadın koğuşu yanmaya başladı. İtfaiye hazırlıklı olduğu halde yangın bir türlü sönmüyordu. Kapı hem içeriden hem de dışarıdan kapalıydı. Göz göre göre insanlar yanıyordu. Askerler duvarları kırmaya çalıştılar ama olmadı. Silah sesleri devam ediyordu. Tavandaki birlikler gaz atıyorlardı. Amasya 66. Tugay Komutanı emir vermiş, bir cins yuvarlak lastik topa benzeyen gaz bombaları getirtmişti. Bunlar birliklere dağıtılıyordu. Gaz bombası bitince çatıdaki birlikler bunları kullanacaktı."

Kaynak: MİLLİYET

başkabirdünya
14.09.2007, 10:40
'HAYATA DÖNÜŞ' OPERASYONU

DEVLET NASIL HAYAT KURTARIR ?


http://www.youtube.com/watch?v=UHsKMYleWf8

http://img503.imageshack.us/img503/3336/image001ca6.gif

http://img503.imageshack.us/img503/6438/19aralik200008msk3.gif

http://img522.imageshack.us/img522/7218/adszbh1.png

http://img527.imageshack.us/img527/2295/adsz4552qy7.png

http://img522.imageshack.us/img522/7786/ferhanglldq8.jpg