Orijinalini görmek için tıklayınız : Uyuşturucu Kullanımının Önüne Nasıl Geçilebir?


dilan_7670
18.09.2007, 14:29
Toplumu Zehirleyen Bu etmeni ne durdurur...

dilan_7670
18.09.2007, 14:46
Bence Asıl Sorun Başımızdaki Başıboş Rejimin Bu Durumu Daha Çok Tetiklemesi. Devletin Görevi Kötü Olan Birşeyin Üzerine Sadece Ceza ile Gitmek. Devlet Sadece Ceza Keser Ancak Sebebe Gitmez. Dediğim Gibi Onun İçin Kötü Birşey Varsa Üzerine Sadece Cezalandırmak Mantığıyla Gitmektir. Devlet İçin Sebep Değil Sonuç Önemlidir. Bu İki Şeyi Bir Birinden Ayırmak Gerekli. Uyuşturucu Kullanmak Durumuda Yaşadığımız Koşullarla Alakalı. Çok Kötü Bir Durum Bu Kesin Ancak, Bu Durum İçin Sadece Ceza Üretilir Ancak Çözüm Değil. Uyuşturucunun En Büyük Sebebi İse, Benim Düşüncem; Sosyal Çöküntüden, Yozluktan, İşsizlikten Ve Yalnızlıktan Gelmektedir. Bunları Yaşayan Bir İnsanın Hayatından Memnun Olmadığı Kesindir Ve Gençler Ne Yazıkki Bu Uyuşturucu Adı Verilen İllete Kapılacaklardır. Bunun Çözümü Aslında Yazılacak Birkaç Cümleyle Bitmez. Fakat Bilinmelidirki Bunun En Büyük Çözümlerinden Bir Tanesi Sosyal Mücadelenin Bilincine Varıp, Yapılabilecek En Küçük Katkı Dahi Olsa Bu Katkıda Bulunmaktır...

eylül83
18.09.2007, 15:04
Senin düşüncene tamamen katılıyorum dilan_7670 toplumdaki yozlaşma asimilasyon yalnızlık mutsuzluk umutsuzluk boşluk duyguları sürüklüyor genc beyinleri bu illete. Ailede alamadıgı toplumdan bulamadıgı bir vatandaş olarak devletten yararlanamadıgı aç olduğu duyguları bu eksik yönleri birseylerle kapatmak gereği duyuyor. Bunun herşeyde olduğu gibi ilk eğitimin ilk sosyal çevrenin sunulduğu ailede önlenebileceğini düşünüyorum.Aileler Çocuklarına kendi kültürünü (çocugun) kendi fikirlerini kendi yaşam tarzlarını benimsetmeleri gerekiyor. Güven duygusuna doyurmaları içlerindeki boşlukları doldurmaları gerekiyor. Bu temeli sağlam bir sekilde alan çocuk zaten genç,yetişkin bir birey olduğunda kendini her türlü kötülükden korumayı bilecektir.

ilker_che
18.09.2007, 15:26
uyusturucu satımı cok büyük bi sektör artık.üretimi satımı durdurulamaz bence.sarıgöl,hacıhüsrev gibi mahalleler istanbulun uyusturucu merkezi konumundalar.ve polisler giremiyo oralara.ayrıca o kadar yaygınlastırıldı ki,ortaokuldaki cocuklar kösebaslarındaki çiğköftecilerden esrar satın alabiliyolar.abarttıgımı düşünmeyin gercekti yazdıgım.ben uyusturucu kullnımının durdurulmasına ihtimal wermiyorum...

makaay2077
18.09.2007, 15:32
ortaokullara kadar girmiş bu olay tamamen önlenemez ancak kullanımının azaltılması için yapmak gereken bunları gençlere verenleri tesbit etmek ve sınırdan geçişini engellemektir ancak bazı rüşvetçi memurlar yüzünden burda tam verim alınamıyor.Yıllardır türkiye asyayla avrupa arasında uyuşturucu köprüsü görevi gördü ve halen daha devam ediyor.haberlerde görüyoruz bilmem kaç yüz kilo uyuşturucu ele geçirildi.peki ya yakalanamayanlar.......bir kere alıştırıldı mı ne kadar eğitim versende boş

dilan_7670
18.09.2007, 21:07
eroinin tarihinden bir alıntı yapmak istiyorum.(aspirinden otesi diyebiliriz)

1868’de Ludwigsburg’da dogan Felix,
> Cenevre’de kimya, Münih’te Farmakoloji
> okuyor. Aldigi yüksek
> notlarla hocalarinin dikkatini çekiyor. Alman ilaç
> sanayiinin
> liderlerinden Friedrich Bayer adam olacak eczaciyi
> gözünden taniyor, genç
> kimyageri kesfedip ise aliyor.
>
> Felix ise eski misir papirüslerinde bile yazili olan
> bir agri kesici ile
> baslamak istiyor. Zira o günlerde babasi romatizma
> agrilarindan çok bizar
> oluyor. Müslümanlarin sulak yerde yetisen agaçlarin
> kabuklarini sirkeyle
> kaynatip agri kesici yaptiklarini iyi biliyor.
> Özellikle sögüt agacinin
> kabuklarinda bulunan “salicin” sis
> indiriyor, agri dindiriyor
> ve vücuda direnç kazandiriyor. Bundan hareketle
> yaptigi ilaç bayagi bayagi
> is görüyor, lâkin ihtiva ettigi sodyum salisilat
> mideyi tahris ediyor.
> Genç eczaci daha az asitli formüller üzerinde
> çalisiyor ve
> “asetilsalisilik asit”i sentezlemeye
> muvaffak oluyor. Herr
> Bayer bu ilaca “aspirin” gibi kulaga hos
> gelen bir isim
> takiyor ve hizla imalata basliyor.
>
> Ama Felix durmuyor, daha güçlü bir agri kesici için
> kollari siviyor. Verem
> ve kanser gibi hastaliklarda hem agri dindirebilen,
> hem de tedavi edebilen
> bir ilaç kesfedebilmek için laboratuvara kapaniyor.
> O Agustos sicaginda
> fokur fokur kaynayan tüplerin basında saf morfini
> asit anhidritle isliyor
> ve yorucu bir çalismanin ardindan “eroin
> hidroklor” adli beyaz
> tozu yakaliyor. Bayer firmasi aspirinden sadece 11
> gün sonra kesfedilen
> ilaci tam bir yil boyunca kobaylar üzerinde deniyor,
> baz morfinden 8 kat
> güçlü olan ilaç en dayanilmaz acilari bile
> dindiriyor.
> “Heroin” adiyla piyasaya sürülen toza
> ilk tepkiler çok müspet
> çikiyor, izdiraptan kivranan hastalari bile mutlu
> oluyor. 1. Cihan
> Harbinde kolu bacagi kopan askerler bununla
> rahatliyor, iç organlari
> dagilanlar bile huzura kavusuyor. Bayer böylesine
> cazip bir mali
> pazarlamanin rahatligi ile aspirinleri ambara
> kaldiriyor. Artik kimse o
> aci ve eksi tabletleri görmek istemiyor.
>
> Derken heroinin surubu da yapiliyor, basi disi
> agriyan iki firt çekti mi
> gülücükler dagitiyor. Alan memnun, satan memnun,
> eczanelere mal
> yetismiyor. Gel gelelim hasta olmayanlarin bile
> eroine meyli Amerikan
> saglik dairesini killandiriyor. Bayer firmasi
> sikayetleri ciddiye aliyor,
> kimyagerlerden biri ilaci bizzat kendi üzerinde
> denemeyi kabul ediyor ve
> ilk dozdan sonra alçaktan uçusa geçiyor. Gögsünü
> yumruklayip “ben
> kahramanim” demeye basliyor. Eroini mercek
> altina alinca bunun pek
> de “masum” bir ilaç olmadigi ortaya
> çikiyor ama bu süre
> zarfinda klinikler, kahramanlarla dolup tasmaya
> basliyor, krize girenler
> ortaligi dagitiyor. ilaç eczanelerden kaldiriliyor,
> lâkin seytanin tozu
> siseden kaçiyor. 1931 yilinda kanunen yasaklaniyor
> ama eroinmanlar yasagi
> masagi sallamiyor, küçük bir doz için büyük paralar
> ödemekten çekinmiyor.
> iste o gün bugündür bir sektör doguyor, uyusturucu
> kartelleri hava, kara
> ve deniz trafigini kullanarak mal tasiyor. icabinda
> bürokratlari satin
> aliyor, hükümetleri yikiyor. Bu arada milyonlarca
> kahraman, kahramanlik
> gösteremeden mevta oluyor!
>
> Takdir edersiniz ki böylesine cazip bir üretim
> kalemini kaybeden Bayer
> iflasin esigine geliyor. Depolarinda tonlarca
> aspirin bulunuyor ama
> eroinden agzi yanan yöneticiler aspirini üflemeye
> basliyor. Yeni bir
> sabikali ürüne daha tahammül edemeyeceklerini
> düsünüyorlar. Hatta
> Felix’in eli degdi diye aspirini de zehir
> sayanlar çikiyor, tonlarca
> tablet çöpe atiliyor. Ancak zorda kalinca elde
> kalanlari “ürke
> korka” piyasayaveriyorlar ve Bayer
> “Bayer” oluyor. Bu
> küçümencik haptan bir imparatorluk doguyor. Bu sirin
> tablet tarihe
> geçiyor, iki dünya savasi arasindaki yillar
> “aspirin çagi”
> olarak aniliyor. ingilizler Almanlarla savastiklari
> yillarda aspirinin
> eksikligini çok hissediyor ve bunu yapabilecek
> eczaciya 20.000 Sterlin
> ödül koyuyorlar.
>
> Zamanla aspirinin sadece agri kesmedigi, kalb-damar
> hastaliklarina, yüksek
> tansiyona, miyokardiyal enfarktüse iyi geldigi ve
> vücut aktivitelerindeki
> düzenleyici rolü oldugu tespit ediliyor. Sadece
> Amerika’da her yil
> 1.250.000 kisinin kalp krizi geçirdigi ve yarim
> milyon insanin öldügü
> düsünülürse aspirinin kiymeti anlasiliyor. Derken
> beyin damarlarindaki
> daralmalari da önledigi ve felçlere mani oldugu
> ortaya çikiyor. Hele
> migren agrilarini azaltmasi, çok kimsenin yüzünü
> güldürüyor.
>
> Aspirin günümüzde akciger, gögüs ve özellikle
> colorectal (kalin bagirsak)
> kanserine, sonra katarakta, kisirliga, zonaya,
> alzheimere karsi
> “tedbir olarak” kullaniliyor. Hekimler
> aspirinin faydalarini
> müsahede etmekle birlikte çalisma mekanizmasini
> çözemiyorlar. Ancak Dr.
> John Vane bu ilacin hormon bezi gibi çalistigini
> ‘prostaglandin’ maddesinin üretimini
> engelleyerek aci
> sinyallerinin beyne intikalini önledigini tespit
> ediyor ve bu çalismasi
> ile “Nobel ödülü”ne hak kazaniyor.
>
> Bas, dis, diz, boyun, bel agrisina, kiriklik,
> incinme, burkulmaya derken
> aspirin tuzluk gibi elimizin altinda bulundurdugumuz
> bir ilaç oluyor,
> ayilana, bayilana kosturuluyor. Ve dile kolay her
> yil 50 bin ton aspirin
> piyasaya veriliyor. Yarim gramlik haplardan
> hesaplarsaniz oluþturacaginiz
> zincir birkaç defa aya gidip geliyor. Düsünün Neil
> Armstrong bile yanina
> aspirin almadan fezaya çikmiyor. Bazi ülkelerde
> aspirin para gibi
> kullaniliyor. Zira ona kimse hayir diyemiyor. Yalniz
> aspirinin
> giderilemeyen bir kusuru var. Bazilari onu
> “ucuz oldugu için”
> ciddiye almiyor.

cem_sultan
18.09.2007, 21:28
uyuşturucunun önüne uyuşturucu tacirlerini yakalarak yada uyuşturucu madde yakalayarak geçemezsiniz..uyuşturucu tacilerinin uyuşturucu satmak için en çok kullandıkları yöntem gençleri bir akıma yöneltmek.daha sonra o akımın içinde kullandırtmak...önemli olan bu akımların önüne geçmek...örneğin satanizm uyuşturucu tacirlerinin çıkardığı bir akımdır...bu gibi nice örnekler mevcuttur...

dilan_7670
19.09.2007, 16:02
Kapitalizm bir şekilde gençliğe karşı şiddet kullanıyor. Bu noktada burjuvazinin elleriyle beslediği çetelere karşı devrimci şiddet en acımasız şekilde kullanılmalıdır.

xolxol_12
19.09.2007, 16:06
Kesinlikle ve Kesinlikle üstüne basa basa söylüyorum EĞİTİM SEVİYESİ!!!!!!!!!!!!!!!!

sonerk
19.09.2007, 16:26
Uyuşturucu satımının önüne nasıl gecilebilir ;herkes kendi
uyuştucusunu kendi üretirse kimsenin başkasından uyuşturucu almasına gerek
kalmaz uyuşturcu satımının öüne geçmek için tıpkı avrupanın bazı ülkelerinde
olduğu gibi yasal hale getirilebilmek,cem yılmazın deyimiyle "satıcı değil yiyici
olamakla" gecilebir....:rolleyes:

Bakır
19.09.2007, 20:22
uyuşurucu içmenin önüne nasıl mı geçilir?

sigaraya başlamayarak.

bu gün sigara tutan eller yarın alkol,esrar,hap,.........(noktalı yerleri söylemeye gerek yok,biliyorsunuzdur) tutar.bu sıra hiç bir zaman değişmez.aile çocuğuna sahip çıksın,mümkünse sigara içmesine izin vermesin.çünkü sigara içmeyen biri kesinlikle uyuşturucu kullanmaz...uyuşturucuya başlayan biride kolay kolay bırakamıyor ne yazık ki...

Hakkarili
19.09.2007, 21:07
ben açıkçası uyuşturucu gibi büyük bir belanın eğitimle ilgili olduğunu düşünmüyorum bu gün üniversiye öğrencileri arasında bile uyuşturucu kullanımı yaygınlaşmıştır.bence bunun sebebi ergenlik çağında model alarak öğrenme denilen olgunlaşma dönemindeki gençlerin kendilerine model aldıkları insanlardan ve meraktan kaynaklanıyor.diğer bir sebebi ise bir gruba ait olma düşüncesi ve bu maddeleri kullanan insanlarla arkadaşlık etmesi diğer bir sebebi ise hayır diyememe karşımızdaki insanı kaybetme korkusuyla ona hayır diyememe tabi eğitimle bunun önüne belki geçilebilir ama anne babaların duyarsızlığını da göz ardı etmeyelim...

mmmm
19.09.2007, 21:34
Eğitim seviyesinin yüksekliğiyle ne demek istediniz??

Uyuşturucunun zararları hakkında eğitimse haklı olabilirsiniz..

Ama normal eğitim seviyesinin yüksekliği ile sorun hallolsaydı eğitim seviyesi düşük ülkeler üretici,eğitim seviyesi yüksek ülkeler tüketici olmazdı..

Bence sigara dahil tüm zararlıların üretimi yasaklanmalı( günde 2 paket sigara içiyorum:))

eylülde
19.09.2007, 21:39
uyuşturucu gittikçe artan illet bir hastalık.özellikle gençlerimiz damarlarındaki zehre her gün biraz daha yenik düşüyorlar.bence bunda çarpık aile tutumlarının büyük rolü var.aşırı gereksiz ilgi ve ya ilgisizlik...başta ailleler bu konuda eğitilmeli

Montana
21.09.2007, 10:35
Akıllı olan kimse kendisine hiçbir faydası olmayan aksine birçok zararı olan şeyi kullanmaz. Bunun eğitimle falan alakası yok, aklını kullanabilen kimse uyuşturucu kullanmaz..

dilan_7670
17.04.2008, 15:42
Akıllı olan kimse kendisine hiçbir faydası olmayan aksine birçok zararı olan şeyi kullanmaz. Bunun eğitimle falan alakası yok, aklını kullanabilen kimse uyuşturucu kullanmaz..

bunun direk akılla bagdaştırmanız şaşırtıcı,bilinçli olan gençlerimiz zaten bu tür zararlı uyuşturucuyu kullanmaz.peki yapanları nasıl durdurabiliriz...
burada daha üretici olmamız gerek sanırım...

dali
17.04.2008, 16:36
Uyuşturucu Kullanımın önüne hiç bir zaman geçilemez. Ne idam ne eğitim... uyuşturucu mucizeler olmadığı sürece dünya tarihi boyunca devam edecektir...

dilan_7670
17.04.2008, 17:24
Uyuşturucu Kullanımın önüne hiç bir zaman geçilemez. Ne idam ne eğitim... uyuşturucu mucizeler olmadığı sürece dünya tarihi boyunca devam edecektir...

bunu akılla bagdaştıran arkadaşa ne demeli?

geygel60
17.04.2008, 17:45
Bu kelimeyi bir kez lügattan silmemiz lazım.Bu kelimeye sansür koymamız lazım işitsel ve görsel yayında medyada bunlardan hiç bahsetmemeli uyuşturucu ve esrar bu adlar hiç bir yerde geçmemeli bunlarla ilgili haber yapilmamalı çünki böyle şeyler insanda bir ilgi uyandırıyor ona karşı.Bunlardan bahsetmeyelim.

dilan_7670
17.04.2008, 18:02
Bu kelimeyi bir kez lügattan silmemiz lazım.Bu kelimeye sansür koymamız lazım işitsel ve görsel yayında medyada bunlardan hiç bahsetmemeli uyuşturucu ve esrar bu adlar hiç bir yerde geçmemeli bunlarla ilgili haber yapilmamalı çünki böyle şeyler insanda bir ilgi uyandırıyor ona karşı.Bunlardan bahsetmeyelim.

daha çok yoz kalınsın öyle mi?
insanlar bilinçlendirilmesin ve daha cabuk gençlerimiz bu illete bulaşsın...
daha çok bilgilendirmeli bana göre...

Kara Davut
17.04.2008, 18:14
Bence ilk iki maddeye yönelik çalışmalara önem verilmeli.Türkiye'de uyuşturucu madde satanlara ceza verilirken,kullanımı söz konusu insanlara herhangi bir ceza verilmemekte.bence kullanıımda ağr cezalar içermeli.zira serbest kalan bu kişiler sayesinde kullanım artıyor.bu kişiler çevrelerindeki kişileri bulaştırıyor bu belaya.ayrıca sanırım esrar kullanımının tedavisi yapılabiliyor ve rehabilite edilebiliyor ancak eroin,kokain gibi uyuşturucuların tedavisi zor ve uzun bir tedavi süresi gerektiriyor.bunun için devlet,bu gençleri ücretsiz olarak tedavi etmeli.satanlara ve sattıranlara gelince,bence idama varan cezaları bu kişiler hak ediyor.

geygel60
17.04.2008, 19:15
daha çok yoz kalınsın öyle mi?
insanlar bilinçlendirilmesin ve daha cabuk gençlerimiz bu illete bulaşsın...
daha çok bilgilendirmeli bana göre...
ben çocukluğumda esrarı tanımıyordum böyle bir şeyin olduğunu dahi bilmiyordum
zamanla tv sinema gazete derken herkes bu illetle ilgili bilgi sahibi oldu ve meraktan içmeye yada kullanmaya başladı.Gazetelerde hergün boy boy esrar partileri ile ilgili haber ister istemez gençlerimizin ilgisini çekiyor.Yasaklayalım sansürleyelim.Tabii bunlarla mücadelede tüm etkinliği ile devam etsin.Kullananlar taşıyanlar bulunduranlar en ağır şekilde cezalandırılsın.

dali
17.04.2008, 19:51
ben önceki yazımdan uyuşturucu önlenilmez dedim en azından buna bağlı olarak bir yorum daha yapmak gerekirse şimdi sigara örneğini vererek bir cocuga sen sigaranın sürekli kötü olduğunu sakın içme öldürür falan dersen bu çocuğun ilgisini çeker. ilerde sigaraya başlama ihtimali yüksek olur ama aynı çocuğa sigaradan hiç bahsetmezsen sigarayı normal bir sey olarak hissetirirsen cocugun sigaraya başlama ihtimali o derece düşük olur.. bazen hatta cogu kez diyelim hersey meraktan baslar. bunu da uyusturucu ile bagdastırabiliriz.

saygılarımla

CrAzY_AnGeL
17.04.2008, 21:11
nasıl önüne nasıl geçilir bilmiyorum ama bunun eğitimle çözüleceğine inanmıyorum çünkü kusenim ankara Özel Bilkent Lisesi Müdürü ve onun vesilesiyla lise ve üniversiteye çok gidip geliyorum ve oradaki eğitim seviyesi sizlerde bilirsinizki devlet okullarından 1 kat daka iyidir öyle okullarda bile uyuşturucu almış başını gidiyo ve engel olunamıyosa eğitimle çözüleceğini zannetmıyorum....ama ne ile çözüleceğinide bılmıyorum arkadaş ortamıdır çoğunlukla insanı kötüye sürükleyen ( bende sigaraya arkadasarım yüzünden başladım) ama buda demek değilki kkimsenin arkadası olmasın :S:S:S: ama suna kesin katılıyorum ki uyuşturucuyu satanları asmak...belki diyorum belki azalr:S:S:bunun bile kısa süreli bir çözüm olacağını düşünüyorum.....

yeşiltepe
17.04.2008, 21:54
arkadaşlar bunun önüne kimse gecemez ne egtim ne de bilic tamamen insanların bir boşluk anlarına denk getirilmeleri tek carenin onda oldugunu aslında dünyada buyuk terör örgütler para kaynaklarını bu tur uyuşturucu ve benzeri şeylerden kazanıyorlar uyuşturuyu bitirdik diyelim satan adamları idam ettik sonra onun icin herkes daha dikkatli olmalı ve lütfen arkadaşlarımızı iyi secelim sonra pişman olacagımız şeylere kalkışmayalım

Comrat86
18.04.2008, 00:41
ya önce adamın niye kullandıgına bakmak lazım belki cok derin dertleri vardır önüne gecilemyen dertleri

dilan_7670
18.04.2008, 00:47
ya önce adamın niye kullandıgına bakmak lazım belki cok derin dertleri vardır önüne gecilemyen dertleri

ya demek öyle bu nasıl bir cevap,nasıl bir öneri...

Kara Davut
18.04.2008, 01:01
ya önce adamın niye kullandıgına bakmak lazım belki cok derin dertleri vardır önüne gecilemyen dertleri

helal olsun.ne kadar düşüncelisin!derdi olanlara biz dağıtalım dersin sen yarında,veya bu işi devlet yapsın ne dersin!!!...

onury12
18.04.2008, 01:41
Gerçekçi olmak gerekirse uyuşturucu üretimi, kullanımı ve satışına tamamiyle engel olmak söz konusu olamaz. Burada tartışmamız gereken sanırım üretimi, kullanımı ve satışını azaltmak olmalı. Bence bu konuya en güzel çözüm Hollanda modeli olur. Çünkü yasaklar caziptir.

Kul Sefili
18.04.2008, 23:22
Toplumu Zehirleyen Bu etmeni ne durdurur...

Sevgili Dilan böylesi hayati bir konuyu açtığın için sana teşekkür ederim.

Uyuşturucu, yani insan beynini uyuşturmak ve olaylardan duyarlı insanları, yada yeni yetişen gençliğimizi uzakta tutmak, uyutmak, uyutmak. Bunun tek pan zehiri iyi bir eğitim ve kültür seviyemizin yükseltilmesidir. Ama bunların ikiside Türkiye de zor, kan emici sülükler başımızda olduğu sürece de imkansız. Çünkü beyni uyuşmuş, ne yapacağını bilmeyen, geleceğinden bnir haberi olmayan toplum her zaman bu kan emicilerin işine gelir.
Bu zehir yok etmek bu düzeni yok etmekten, bu kan emici sülükleri başımızdan defetmekten ve akabinde eğitime önem vermekten geçer. Saygılar.

saheser
19.04.2008, 00:02
Uyusturucu kullanmayi bizler engelleyemeyiz bizleride kimse umursamaz.Satanida kullananida iceri atacan satana ömür boyu icenede bir 5 sene belki akillanir tabi bunu dememle olmaz.Yasi tutmayan gencler icin özel havali dag basinda yer yapilmali ve orda egitim verilmeli pisikolog esliginde icenleride tedavi edip toplum icine salmali daha cocuk uyusturucuya baslamadan ilk olkulda egitim verilmeli kücükden egitecen vede cevredeki uyusturucu saticilarini okul cevresinde barindirmiyacaksin devlet koruyamiyorsa polis koruyamiyorsa bazi polislerde isin icinde devlette olanlardanda isin icinde olanlar var.En iyisi saglami aile koruyacak cocugunu gerekirse gidip okul önünde sirayla nöbet tutulur diyecem oda olmaz diyelimki uyusturucu satani yakaladi ne olcak karakolun ön kapisindan girip arka kapisindan cikacak ne olcak olan o insana olcak vay sen beni nasil iceri attirdin diye canini alacak yok bu is cok zor.

Canan1
19.04.2008, 00:08
selamlar....

bazi insanlar hayatlarinda cok seylerden memnun degil, nasil kendilerini iyi hissetmek icin yollar ariyorlar, cogu kez iste bu yanlis yollardir..uyusturucu nedir? Uyusturucu alkol ile basliyor ve sigara ile bitiyor..bunlar legal olan uyusturucu türleri,hafife almamak gerek....sonra yasak olan uyusturucu cesitleri var..bunlari kullanmak isteyen insan heryerde bile kullanir, hapishanelerde bile...bunu engellemek veya önüne gecmek cok zor...sadece gencleri bilgilendirmeklen baslar, her okulda uyusturucu icin dersler verilmeli (sosyal ve bioloji derslerde bile olur- Avrupada bioloji derslerde konu olarak isleniyor) Insanlar bilincdirilmeli, derneklerle ve kurumlarla calismali bütün egitimciler, aileler.....

Yozlasmanin bittigi yerde sanirim uyuturucuda biter: bu iste zor.........
Dünyanin her tarafinda en cok para kazandiran uyusturucudur...bunu unutmamak gerek...gercekler bunlar, ne kadar insanin zoruna gitsede...

saygilar

özcan1
19.04.2008, 00:57
Eyitici konuyu açan kardeşimize teşekür ederim..

insanlığın yüz karası Uyuşturucu Bağımlılıgını önlemek,
ilk okul çağlarından başlamak üzere verilecek doğru bir eyitimle önlenebilir.

Uyuşturucu maddeleri türleri:

A- Afyon ve türleri
1-Reçine esrar
2-Toz esrar
3-Pres esrar
4-Gonca esrar
5-Likit(sıvı) esrar

B- Kenevir ve türleri
1-Afyon
2-Morfin
3-Kodein
4-Metadon
5-Eroin- aşirı bağımlılık yaptığı gibi insanın kurtulmasi çok zor.sonu ölüm..

C- Uyarıkcılar
1-Amfetamin
2-Kokain- Kapitalistlerin hastalığı
3-Kafein

D- Sentetick olanlar -Avrupada el altından(Discolarda) gençlere satılan tablet.
1-Ecstasy (MDMA)
2-Captagon
3-Methamfetamin
4-Lysergic Asid Diethylamid (LSD)
5-Gamma Hydroxybutyrate (GHB)
6-Ketamine Hydrochloride (Ketamin)
7-Phencylidine (PCP)

E- SAKİNLEŞTİRİCİLER
1-Barbituratlar
2-Trankizanlar
3-Sedatifler

Yunancayla uyku anlamında ki "narke"den gelen ve İngilizce'ye "narkotik" olarak geçen uyuşturucu sözcüğü, uyuşturma özelliği olan, uyuşturan, duymaz hale getiren demektir.
Uyuşturucu madde kavramı genellikle, uyuşturma özelliğine sahip maddeleri ifade eder.Ancak, keyif veren, kışkirtan, yatıştıran, uyanıklık sağlayan kimi maddeler içinde kullanılmaktadır.
Uyuşturucu maddeler; merkezi sinir sistemini etkileyerek kullanan kişinin ruhsal ve fiziksel dengesini bozan; bu kişide fiziksel ve ruhsal bağımlılığa yol açan; kişisel ve toplumsal yönden ekonomik ve sosyal çöküntü oluşturan maddelerdir.

Sigaradan itibaren bütün uyuşturucuların en büyük zararı ve tahribatı beyin ve merkezi sinir sistemi üzerindedir.:kzgn

Bu sebeple beynin mazrufu olan aklı ve iradeyi işlemez hale getirir. Kişiyi dengeden, normal yaşam ve davranışlardan uzaklaştırırlar. Bağımlilarda beliren ilk olgu; akıl ve sinir hastalıkları ve arizalarıdır. Delilik, erken bunama, şuur kaybı, uykusuzluk, felçler hezeyan (sayıklama, saçmalama, akıl dışı davranışlar ) halüsinasyon (vehim, hayal görme, işitme vs. ) lar, zeka ve hafıza kayıpları.En kısa ifade ile: Akıl hastalıkları, zihni ve ruhi karmaşa ve kaoslar .

Sindirim Sisteminde:
Bulantı, kusma, karın ağrıları, kabızlık, ishal, mide ve bağırsak spazmları, kanama ve yaraları, gastrit, ülser vs.

Karaciğer ve Böbreklerde:
Bu zehirlerin organizmadan atılmasında en ağır görev bu organlara düşmekte olup, karaciğer ve böbreklerde büyük arıza ve tıkanmalara, karaciğerde yetersizlik, yağlanma ,sertleşme (siroz)...
Böbreklerde büyük tahribat, albümin, kan ve idrar çoğalması, tıkanmalar ,ağır böbrek hastalıkları

Gözlerde:
Işık ve mesafede uyumsuzluk, şaşılık gece körlüğü, göz bebeği büyümesi, küçülmesi, göz adele felci bilinen sonuçlar ve tezahürlerdir.

Solunum Sisteminde:
Nefes darlığı, öksürük, boğulma hissi, bu yolla kalp sıkışmaları, solunum felçleri ve ölümler bilinen olaylardır.

Kan organlarında:
Kan ,insan hayatının en önemli organı olup, uyuşturuculardan büyük zararlar görür. Kansızlık ,kan zehirlenmeleri, kan hücrelerinde şekil ve miktar değişiklikleri, kanın korkulu arızası olan pıhtılaşma ve kangrenler başlıca arızalardır.

Zehirlenme:
Uyuşturucuların başta gelen olumsuzluğu zehirlenmeler ve bu yolla gelen ölümlerdir. İlk defa olursa HAD, tekerrür ederse "Müzmin Zehirlenme" adını alır.

-Sosyal ve Maddi Etkileri*
Sosyal bir varlık olan insanın çevresi ile uyum içinde olması, akıl ve zihin sağlığı ile mümkündür.

Bu sebeple akli ve zihni hayatın en büyük düşmanı olan uyuşturucular, insanın uyum gücünü zaafa ve iflasa götürmekle onu aileden, toplumdan ve çevresinden kopararak, yalnizliğa, bunalima ve hemen ardından da sorumsuz, hipisel (hayvani) bir hayata mahkum eder. Bağımlıyı yaşayan bir ölü haline getirir. (Hip Kültür)

İntiharların, cinayetlerin, her türlü fuhşiyat, gasp ve anarşinin temelinde uyuşturucu vardır.

İç ve dış düsmanların en tahripkar silahı uyusturucu ve uyuşturucu salgınlarının itici gücü olan uyuşturucu kültürü (hip kültür) dür. Cemiyetleri inkıraza götüren her türlü maddi ve manevi tahribatın temeldeki sebebidir. Bunlar.

Ayrıca AİDS, frengi, verem, kanser, kangren ve benzeri bir çok ölümcül hastalığın yayılmasında da en büyük fail uyuşturucular ve bağımlılarıdır.

Avrupada zehir kapsamlı bilgiler Üniversitelerde ders olarak verilmektedir evlatlarımız gerek sevgiyi ve mutluluğu muhakkak ki kendi yuvalarında aramalıdırlar,Kötü arkadaş guruplarından uzak durmaları gerekir..

Başta belirttiyim gibi ilk okul çağlarından başlamak üzere cocuklarımızda yapılacak doğru bir eyitim safhası ilerisi için faydalı olacağını Avrupadaki bilim adamları kanıtlamışlardır. yazı uzun oldu! bende eyitici konuyu açan kardeşimize bir kez daha teşekür ederim..

dilan_7670
19.04.2008, 01:01
Eyitici konuyu açan kardeşimize teşekür ederim..

insanlığın yüz karası Uyuşturucu Bağımlılıgını önlemek,
ilk okul çağlarından başlamak üzere verilecek doğru bir eyitimle önlenebilir.

Uyuşturucu maddeleri türleri:

A- Afyon ve türleri
1-Reçine esrar
2-Toz esrar
3-Pres esrar
4-Gonca esrar
5-Likit(sıvı) esrar

B- Kenevir ve türleri
1-Afyon
2-Morfin
3-Kodein
4-Metadon
5-Eroin- aşirı bağımlılık yaptığı gibi insanın kurtulmasi çok zor.sonu ölüm..

C- Uyarıkcılar
1-Amfetamin
2-Kokain- Kapitalistlerin hastalığı
3-Kafein

D- Sentetick olanlar -Avrupada el altından(Discolarda) gençlere satılan tablet.
1-Ecstasy (MDMA)
2-Captagon
3-Methamfetamin
4-Lysergic Asid Diethylamid (LSD)
5-Gamma Hydroxybutyrate (GHB)
6-Ketamine Hydrochloride (Ketamin)
7-Phencylidine (PCP)

E- SAKİNLEŞTİRİCİLER
1-Barbituratlar
2-Trankizanlar
3-Sedatifler

Yunancayla uyku anlamında ki "narke"den gelen ve İngilizce'ye "narkotik" olarak geçen uyuşturucu sözcüğü, uyuşturma özelliği olan, uyuşturan, duymaz hale getiren demektir.
Uyuşturucu madde kavramı genellikle, uyuşturma özelliğine sahip maddeleri ifade eder.Ancak, keyif veren, kışkirtan, yatıştıran, uyanıklık sağlayan kimi maddeler içinde kullanılmaktadır.
Uyuşturucu maddeler; merkezi sinir sistemini etkileyerek kullanan kişinin ruhsal ve fiziksel dengesini bozan; bu kişide fiziksel ve ruhsal bağımlılığa yol açan; kişisel ve toplumsal yönden ekonomik ve sosyal çöküntü oluşturan maddelerdir.

Sigaradan itibaren bütün uyuşturucuların en büyük zararı ve tahribatı beyin ve merkezi sinir sistemi üzerindedir.:kzgn

Bu sebeple beynin mazrufu olan aklı ve iradeyi işlemez hale getirir. Kişiyi dengeden, normal yaşam ve davranışlardan uzaklaştırırlar. Bağımlilarda beliren ilk olgu; akıl ve sinir hastalıkları ve arizalarıdır. Delilik, erken bunama, şuur kaybı, uykusuzluk, felçler hezeyan (sayıklama, saçmalama, akıl dışı davranışlar ) halüsinasyon (vehim, hayal görme, işitme vs. ) lar, zeka ve hafıza kayıpları.En kısa ifade ile: Akıl hastalıkları, zihni ve ruhi karmaşa ve kaoslar .

Sindirim Sisteminde:
Bulantı, kusma, karın ağrıları, kabızlık, ishal, mide ve bağırsak spazmları, kanama ve yaraları, gastrit, ülser vs.

Karaciğer ve Böbreklerde:
Bu zehirlerin organizmadan atılmasında en ağır görev bu organlara düşmekte olup, karaciğer ve böbreklerde büyük arıza ve tıkanmalara, karaciğerde yetersizlik, yağlanma ,sertleşme (siroz)...
Böbreklerde büyük tahribat, albümin, kan ve idrar çoğalması, tıkanmalar ,ağır böbrek hastalıkları

Gözlerde:
Işık ve mesafede uyumsuzluk, şaşılık gece körlüğü, göz bebeği büyümesi, küçülmesi, göz adele felci bilinen sonuçlar ve tezahürlerdir.

Solunum Sisteminde:
Nefes darlığı, öksürük, boğulma hissi, bu yolla kalp sıkışmaları, solunum felçleri ve ölümler bilinen olaylardır.

Kan organlarında:
Kan ,insan hayatının en önemli organı olup, uyuşturuculardan büyük zararlar görür. Kansızlık ,kan zehirlenmeleri, kan hücrelerinde şekil ve miktar değişiklikleri, kanın korkulu arızası olan pıhtılaşma ve kangrenler başlıca arızalardır.

Zehirlenme:
Uyuşturucuların başta gelen olumsuzluğu zehirlenmeler ve bu yolla gelen ölümlerdir. İlk defa olursa HAD, tekerrür ederse "Müzmin Zehirlenme" adını alır.

-Sosyal ve Maddi Etkileri*
Sosyal bir varlık olan insanın çevresi ile uyum içinde olması, akıl ve zihin sağlığı ile mümkündür.

Bu sebeple akli ve zihni hayatın en büyük düşmanı olan uyuşturucular, insanın uyum gücünü zaafa ve iflasa götürmekle onu aileden, toplumdan ve çevresinden kopararak, yalnizliğa, bunalima ve hemen ardından da sorumsuz, hipisel (hayvani) bir hayata mahkum eder. Bağımlıyı yaşayan bir ölü haline getirir. (Hip Kültür)

İntiharların, cinayetlerin, her türlü fuhşiyat, gasp ve anarşinin temelinde uyuşturucu vardır.

İç ve dış düsmanların en tahripkar silahı uyusturucu ve uyuşturucu salgınlarının itici gücü olan uyuşturucu kültürü (hip kültür) dür. Cemiyetleri inkıraza götüren her türlü maddi ve manevi tahribatın temeldeki sebebidir. Bunlar.

Ayrıca AİDS, frengi, verem, kanser, kangren ve benzeri bir çok ölümcül hastalığın yayılmasında da en büyük fail uyuşturucular ve bağımlılarıdır.

Avrupada zehir kapsamlı bilgiler Üniversitelerde ders olarak verilmektedir evlatlarımız gerek sevgiyi ve mutluluğu muhakkak ki kendi yuvalarında aramalıdırlar,Kötü arkadaş guruplarından uzak durmaları gerekir..

Başta belirttiyim gibi ilk okul çağlarından başlamak üzere cocuklarımızda yapılacak doğru bir eyitim safhası ilerisi için faydalı olacağını Avrupadaki bilim adamları kanıtlamışlardır. yazı uzun oldu! bende eyitici konuyu açan kardeşimize bir kez daha teşekür ederim..

teşekürler özcan abi...