Orijinalini görmek için tıklayınız : Türüt, canlı yayında çıldırdı


başkabirdünya
18.09.2007, 16:13
ozan arif ve ismail türüt gibilerle(forum kuralları gereği içimden geçenleri yazamıyorum) zaman harcamıyalım
onların ırkçı kliplerine alternatif......


HRANT DİNK'İN HAYATI(izlerken gözyaşlarınızı tutamayacaksınız -yüreğinde insan sevgisi olanlar)

http://www.youtube.com/watch?v=lYqxzBCfcmk

SİVASTAN DÜNYAYA MESAJ

http://www.youtube.com/watch?v=asp9lTaG3D4


http://www.youtube.com/watch?v=3uMezIRFVSw








Türüt, canlı yayında çıldırdı

http://www.youtube.com/watch?v=CVOh2JSA_s0


İsmail Türüt, Fox TV'deki canlı yayına Ozan Arif'le beraber katıldı. Türüt, hakkındaki iddiaları yanıtlarken, kendisini kaybedince, Hürriyet gazetesi yazarına da küfretti.

Çok gergin olduğu yüzünden okunan Türüt, haber spikerinin sorularına sakin cevap vermeye çalışıyordu ama nafile....

Türüt, sözü geçen klipte bölücübaşı ile Başbakan'ın aynı kareye sokulduğunu ve bunun kendisini incittiğini söyledi. Türüt, bunu klibi yapanı şiddetle protesto ettiğini ve ayıpladığını söyledi.

Türüt, burada kendisinin suçsuz olduğunu söyleyerek, devletin bu klibi yapanları bulmasını istedi. Ayrıca klibin çok kötü olduğunu söyleyen Türüt, 'klibi de kabul etmiyorum' dedi.

İsmail Türüt, şarkının sözlerinin ne anlama geldiğini ise şöyle açıkladı:

"O gün öyle desinler bugün böyle desinler diyerek Ogün'ü mü kastettim, Karadeniz'de dualar bitmez dedim. Fatiha Yasin her yerde cenazede düğünde askere giderken okunur. Şarkıda bu isimler geçiyor diye kimseye övgü düzmedim.

Karadeniz'de fatiha okunması battı mı? Yoksa bu sözler bazı gazetecilere mi battı? Bu sözlerim yüzünden bazı gazeteciler hakkımda linç kampanyası başlattılar. Bu sözler yüzünden yargılanacaksam varsın yargılasınlar" dedi.

Asıl kıyamet tartışmanın ilerleyen dakikalarında koptu...

Gazetecilere oldukça kızgın olan Türüt, gazetecilerin kendisi hakkında bu ithamlarda bulunma yetkisini kimden aldıklarını sordu.

Daha önceki yazılarından dolayı Cengiz Semercioğlu'nu kastederek, 'Beni Eurovision'a göndermek istiyorlar, git ananı yolla Eurovision'a şerefsiz, babanı yolla.." sözlerini sarf eden Türüt, 'Ben Eurovision'a hakketiğim zaman giderim' dedi.

****

Hürriyet Gazetesi köşe yazarlarından Cengiz Semercioğlu, 16 Eylül 2007 tarihli yazısında İsmail Türüt'e sert eleştirilerde bulunmuştu


İsmail Türüt Eurovision'a

İsmail Türüt'ü nasıl bilirsiniz diye sorsalar bana başlarım sıralamaya; hani her canlı yayında boncuk boncuk terleyen adam değil mi...

Bir keresinde Çarkıfelek'te yatağın üzerine balıklama atlamıştı da diğer taraftan yere yuvarlanmıştı ya...

Şöhret olmadan önceki albümünde verdiği Zeki Müren pozları çıkmıştı yıllar sonra...

Meşhur "Tarabya'da uşaklar, Etiler'de yumuşaklar" polemiğinin mucidi... Hani Arto'nun, İsmail Düdük dediği...

Yine bir Çarkıfelek'te Aysel Gürel'in üzerine yuvarlanmıştı da kadının iki kaburgasını çatlatmıştı hani.

"Şeytanı değil Zekeriya Beyaz'ı taşlayacağım" demişti ya...

Bir keresinde de canlı yayında cam kapıyı görmeyip stüdyoya giriyorum sanmış ve kafayı gözü yarmıştı...

Yine bir canlı yayında oturduğu sehpa kilosuna dayanamayıp kırılınca hani yerlerde debelenmişti...

Anlayacağınız "icraatı" bitmez İsmail Türüt'ün...

Şimdi de "Plan yapmayın plan" diye bir şarkı yapmış.

Geçmişte;

"Bu medya kahpe her şeyi abartıyor

Hocamın icraatları göğsümüzü kabartıyor" diye Şevki Yılmaz'a da şarkı yapmışlığı vardır...

Melih Gökçek'e de, Sedat Peker'e de...

"İsmi Melih Gökçek'tir, dedikleri gerçektir

Eller ne derse desin, benim başkanım tektir" gibi kişiye özel şarkıların mucididir kendisi...

Son şarkısı için "Youtube'da yapılan klipten haberim yok" diyor.

Sanki şiddete, cinayete, ırkçılığa methiyeler düzen şarkının sözleri yapılan klipten farklıymış gibi...

Zirve yaptı kendisi zirve!

Bu yüzden 2008 Eurovision'unda mutlaka o temsil etmeli Türkiye'yi...

Boncuk boncuk terleyerek söylemeli;

"Türk'ün Türk'ten başka...

Dostu yoktur biliriz!

Bize puan vermeyenin...

Anasını ....!"

pravda
18.09.2007, 16:34
Ağzından salyalar akıyor köpeğin, belli ki kana susadılar yine..

spartacus
18.09.2007, 16:38
O böylesi bir tepkinin geleceğini hesaba katmamıştı. Evdeki hesap çarşıya uymayınca kıvırtmalar başladı. Her şeye rağmen insan sözünün eri olurdu. Sonuçta yarın mahkemeler senide aklayacak. Bu suç duyurusuda mahkemlerin tozlu arşivlerinde yerini alacak.
İnadına hepimiz Ermeniyiz, hepimiz Hrant Dink'iz.

makaay2077
18.09.2007, 16:38
arkadaşlar burda sadece şarkı klip meselesi değil.bu yapılanlar biz ogünüz diyen ogün kafalılara cesaret veriyor.bunları savunanların sayıları hiç te azımsanmayacak kadar değil.kimse anasından katil doğmaz.bunu böyle yapan çevresidir büyüdüğü yaşadığı ortamdır.türkiyenin hemen hemen her ilinde böyle serseri yuvası mahalleler var. aileler çocuklarını sokaklara salıyor 9 10 yaşındaki çocuklar bıçak taşıyor,sokaktan geçenlere sataşıyor,laf söylesen büyük abileri gelip adam dövüyolar.sonra aile bir bakmışki oğlu adam bıçakladı katil oldu.peki burda suç sadece çocuğun mu?

ÇaKıL
18.09.2007, 16:40
Heyyyy Türk genci neden yaptığın işin arkasında durmadın.Kuyruğu sıkışmış kedi gibi ne yapacağını ,ne diyeceğini şaşırdın.

mmmm
18.09.2007, 16:50
Özrü kabahatinden beter..Terbiyesiz insan!

ilker_che
18.09.2007, 16:52
özrü kabahatin de büyük olmusgercekten de...karadeniz de oyun oynanıyomus.türkiyenin hiçbir yerinde oynanmıyo sadece karadeniz de oyun oynanıyo...

gözdecst
18.09.2007, 17:01
İyi kıvırmaya çalışmış,daha neyini kıvırıyosun ,yaptıklarınınızın arkasında durma cesaretiniz bile yok anca küfr edin bağrın ahkam kesin başka bi şeyden anlamzsınız siz!

başkabirdünya
18.09.2007, 17:03
türütçüğüm yine kendine yakışır bir şekilde olaylara cvp vermiştir
ama o şerefsiz kelimesi ağzına yakışmadı
o kelimeyi türütçüğümün isminin başına koyacaksın....
(işte o zaman kelime hakettiği değeri bulur)

eldorado
18.09.2007, 17:04
ogün şarkıcı
bugün dansöz desinler
uyyyyyy ismail seni
tiridine banıp yesinler....

bu adamın ne söylediğini yada ne anlatmak istediğini anlayan varmı? 7,20 dakikada insan iki cümleyi bir araya getirir de kendini savunacak elle tutulur bir şeyler sunar...yok olmadı son bölümde ne güzel bir söz var;kur-an ı getirip elmi bassam,ayıptır ya,şimdi allah la aramı bozmayın he he...

safak
18.09.2007, 17:05
alevi kanalları olan su ve cem tv yede telefonla bağlandı ordada delirdi ancak sunucularımız çok güzel sııkıştırdı satılmış medya gibi haber yapmadılar içlerinden geleni sordular kendilerini tebrik ediyorum

PAÜlü
18.09.2007, 17:09
Hatası olan ve bu hatasını göstermemek için ugrasan yalanı ortaya cıkmaması

için ugrasan kişileri ;her zaman paniklediğinde, titreye titreye anlatışından

cıkabiliriz.
Yani Eğer yaptığın dogruysa niye bu kadar paniksin, niye agrasifsin demek gerekiyor.Yaptığının arkasında durmayan tırsak birşey bide haklı cıkarmaya calışıyor kendini pes dogrusu.....

eylül83
18.09.2007, 17:10
ay bu adam masum ayol yazııııkkkkkkk...Üstüne gitmeyin belliki hiç aklının ucundan geçmemiş olamazmı yani sözcükler kendiliginden bir araya gelmiş olamazmıııı(!) ne kaddar fesatsınız forumun degerli insanları lütfen yanii yapmayın arkadaslar :D

kolpa
18.09.2007, 17:13
bi dediği diğerini tutmuyor.önce klibi yapan çok güzel hazırlamış diordu,şimdi devlete şikayet ediyor.Faşoların idolü de anca böyle bir adam olabilirdi."vatan,namus,bayrak"nidaları atarak böyle geçmişi olan adamları alkışlıyolar.

Göksun
18.09.2007, 17:17
Bide konuşmasını becerse bişeyler anlatabilir belki,ne kadar kıvırırsan kıvır senin ne olduğunu herkes biliyo.Suçlu olduğun sağa sola deli gibi saldırmandan belli.....tesadüfmüş pehhhhhh

ahmetfikret
18.09.2007, 17:28
Bu konuda şunu söylemek lazım o şarkıyı yazanla, şarkıyı okuyanın ortak noktalarına bakmak gerek. Ozaman ortaya bişeyler çıkar kısacası bu faşistlerin niyeti belli, yine ortalığı karıştırmak buna bağlı olarakta aydın bir insanın canına kıyım, genç cahil birini hapse atmak ve Türkiye gündemini meşgul etmek. Bu faşistlerin önde gelen şarkıcılarının niyeti bu, başka bişey de olamaz. Ama bunları dış güçler yaptırıyor eminim bu şahıslarda alet oluyorlar.

başkabirdünya
18.09.2007, 17:38
Yazarlar skandal klibi değerlendiriyor...

Hrant Dink'in defalarca katledilişi

Karadenizliliği övme bahanesiyle Hrant Dink'in Karadenizliler tarafından katledilişini yeniden ve yeniden üreterek tüketime sunan Türüt'ün 'Plan yapmayın plan' türküsüne You Tube'da yayınlanan bir klip çekildi. Bu da yetmiyormuş gibi, üniversite öğrencileri tarafından kurgulanan bir de Dink suikasti klibi yapıldı. Bir coğrafyada yaşayan halkın niteliklerini ille de övmenin kuşkusuz birçok yolu bulunabilir. Ama böylesine bir cinayetten medet umulması ülkesini sevenlerin düstûru olabilir mi? Yurtseverlik ve milliyetçilik gibi gerekçelere sığınılarak en hain cinayetlerin bile meşrulaştırılması karşısında zımnî bir kabulleniş mi geliştirmemiz bekleniyor bizden? Türküdeki baştan sona tehditkâr dil, sahiden de millete, devlete duyulan bir sevginin haykırışı olabilir mi? 'Vatan satsa bir kişi anında biter işi' denilerek Dink'in vurulup yerde yatan cesedinden bir popüler türkü beklentisi devşirilmesi ne derece ahlâkîdir? Birbirinden çarpıcı sözleriyle 'hit' olması planlanan böyle bir türküden elde edilecek kâr da cabası. Bu durumda asıl satılan nedir diye de sormayalım mı?

LEYLA İPEKÇİ / ZAMAN

IRKÇILIĞIN ÇİRKİN SURATI

Köken bakımından olağanüstü karmaşık bir yapıya sahip olan bu topraklarda sıradan ırkçılığın çirkin yüzünün ikide bir, hem de en insanlık dışı şekillerde ortaya çıkmasını herhalde ancak ruhbilimciler açıklayabilir.
Son çirkin ırkçılık olayının başoyuncusu da sevimli bir Karadenizli türkücü oldu. Bu komik çocuğun ırkçı imalar yüklü ve Hrant Dink cinayetiyle ilgili, hele hele en çok kendine sanatçı diyen, kendisini sanatçı zanneden kişilerin uzak olması gereken bir ruh haliyle yaptığı şarkı, hemen daha başka çirkin suratların ortaya çıkmasına yol açtı.
Kimileri, bu türkücüye yönelik tepkileri “Karadenizli vatandaşlara” yönelik diye çarpıtarak yeni ırkçı tartışmaların temellerini atmak istiyor. Hayır, bu ırkçılığa tepkinin Karadenizli vatandaşlarla bir ilgisi yoktur. Bu surat ne yazık ki ülkemizin her yerinde ortaya çıkıyor. Samsun’da da çıkıyor, Trabzon’da da çıkıyor, Malatya’da da çıkıyor.
Bitlis’teki ayı cinayetinde de çıkıyor.
Bunlar aynı ruhun farklı kökenli insanlarda ama aynı surat şeklinde ortaya çıkmış örnekleridir. Bir yavru ayıyı çivili sopalarla, taşlarla öldürenlerle bir siyasi cinayeti destekleyenler aynı gerçeğin, aynı çirkin gerçeğin iki yüzünden başka bir şey değildir.
Aynı surat, tribünlerde futbol bahanesiyle cinayet işleyenlerin de sokakta köpek öldürenlerin de suratıdır. Ve bu çirkin suratlar ne yazık ki her imkân bulduğunda en çirkin, en insanlık dışı halleriyle ortaya çıkıyor. Çıkıyor çünkü bu suratların oluşmasını engellemekle, bu suratların ne kadar insanlık dışı durumlara yol açtığını anlatmakla görevli olanlar topluma karşı görevlerini yerine getirmiyor.
Hrant Dink cinayetinin sanığına karakolda kahraman muamelesi yapanlara ceza vermeden, ceza verir gibi yapanlar, olayı böylece kapatanlar böyle türkücüleri doğuruyor, o türkücüler de ayı katillerini doğuruyor.
Son haberlere göre bu türkücü için soruşturma açılmış, ama soruşturma türküye eklenen Hrant Dink cinayeti görüntüleriyle ilgili olarak açılmış, türkünün kendisi için açılmamış. Bu türkücü şahıs kendisinin bu görüntülerle ilgisi olmadığını söyleyecek, aslında teknik olarak bunun kanıtlanması mümkün olduğu halde konu bir yerde kapanacak ve aynı türkücü gelecek bir başka fırsatı beklemeye başlayacaktır. Bu arada yine insan ve hayvan cinayetleri işlenecektir.
Bugün bu türkücü ortaya çıkabiliyorsa, bunun birinci sorumluları karakoldaki kafası karışık kamu görevlilerine ceza vermeyen ve onları koruyan “yüksek” yetkililerdir. Sokakları giderek daha fazla kaplayan sokak ırkçılığını ve varoş kültürünü bastırmadığınız, bunun insanın en kötü halinin bir yansıması olduğunu söz ve hareketlerinizle anlatmadığınız sürece daha çok cinayet işlenecektir.

OKAY GÖNENSİN / VATAN

'HEPİMİZ TÜRÜT'ÜZ!'

Almanya'da bir grup dazlak kafalı neo-Nazi, bir Türk ailesinin evini ateşe verip çoluk çocuk, diri diri yaktığında yüzlerce duyarlı Alman hemen olay yerine koşup katliamı protesto eden sloganlarla yürümüştü.
Dillerindeki slogan neydi hatırlıyor musunuz:
"Hepimiz Türküz!"

* * * Bu, bir duyarlılık sloganıdır.
Bu, "Size yapılan haksızlığa inat, biz de sizdeniz" demenin, acıyı paylaştığını ilan etmenin en yalın, en manalı yoludur.
Şimdi Alman faşistlerinin bu jeste karşılık bir şarkı yazıp "Plan yapmayın plan / gitmez Alamanya'da / kahpelik yalan dolan / tutmaz Alamanya'da" dediğini düşünün. Aynı şarkıda Türk evlerini kalleşçe ateşe verenlere övgüler düzülsün, "Hans'larla, Patric'ler / bitmez Alamanya'da" diye tehdit savrulsun.
Şarkının klibinde de "Bırakın ezan okumayı / Türkçülük taslamayı / Millet böyle dolmayı / yutmaz Alamanya'da" denilsin ve "Hepimiz Türküz" diye yürüyen Almanlar hedef gösterilsin.
Alman makamları bu şarkıyla suça övgü düzen ırkçıların derhal yakasına yapışırdı.
Ya Almanya'daki Türk toplumu ne hissederdi; düşünsenize...

* * * Prof. Oran ve Prof. Kaboğlu'nun devletin isteğiyle hazırladığı Azınlık Hakları Raporu'nu "halkı kin ve düşmanlığa tahrik edici" bulan, orada yazılanlarda "yakın ve açık tehlike" kokusu alan yargının bu türkü karşısında ne yapacağını merakla bekliyoruz.
Dava açılır, kaset toplatılır, klip yasaklanırsa, Dink cinayetini savunanların tepki sloganını tahmin etmek zor değil:
"Hepimiz Türüt'üz!.."

* * * İsmail Türüt belki Karadeniz'in bir bölümünden alkış almak, belki ırkçı bir damarı gıdıklamak uğruna ucuz bir propaganda türküsünü seslendirmiş, açıkça suçu ve suçluyu övmüştür.
Yine de ben Türüt'ün, bir gazeteciyi, bir aydını, düşünen bir beyni kalleşçe kurşunlayan bir katili övecek kadar gaddar olabileceğine inanmıyorum.
Gerçekten dünkü Milliyet'e söylediği gibi "Bir Müslüman olarak" bir insanın öldürülmesinden haz duymuyorsa, bir an için kendini öldürülen o insanın ailesinin yerine koymalı ve türküsünü piyasadan toplatıp özür dilemelidir.
Hatta türküsünü biraz tadil etse, Karadeniz için de iyi olur:
"Bir uşak ensesinden / vurulmaz Karadeniz'de
Öyle kalleşçe pusu / kurulmaz Karadeniz'de...
Fatihmiş, Yasinmiş / bilinmez Karadeniz'de
Katillere kahraman / denilmez Karadeniz'de..."

* * * Tabii işin Türüt'ün özrüyle, savcıların girişimiyle bitmeyeceğini de biliyoruz.
Asıl, bu kini üreten toplumsal kültürü, hepimizin içindeki "Türüt"ü sorgulamak gerektiğine inanıyoruz.
"Masum bir bebekten bir İsmail Türüt çıkaran bu kültürel iklim sorgulanmadıkça bizlere huzur yok kardeşlerim."

CAN DÜNDAR / MİLLİYET



BU AKILLAR, NİCE AKILLAR BÖYLE?

İnsanları ırk, din, mezhep, sosyal arka-plan açısından farklılıklar arz eden bir ülkede, bir grubu diğeri aleyhine kışkırtmanın, birilerini 'vatan haini' ilân etmenin, suçlananların yok edilmesinden mutluluk duymanın, katilleri övmenin vatan ve millet sevgisiyle bir ilgisi olabilir mi? Bunu yapabilen insanlar, kendilerinin 'milliyetçi' olduğuna nasıl inanabilir, dinden-imandan nasıl söz edebilirler? Milliyetçilik ne zamandan beri milleti bölmenin, birlik ve bütünlüğü tahrip etmenin adı oldu? Din ile öldürmek nasıl aynı cümle içinde olumlu biçimde yer alabilir?

Böylesine bir işe sıvananların Türk tarihinden de habersiz oldukları ortada. Koskoca bir imparatorluğu ilkel hislerin akıl ve mantığı esir aldığı bir ortamda kaybettik biz. Yüzyıllarca bir ve beraber yaşadığımız insanların 'farklı' yönlerinin fazlaca vurgulandığı, vatan söz konusu olduğunda sıcacık sevgi sözcükleri yerine 'ihanet' ve 'satma' türü soğuk ithamların gündemi işgal ettiği bir hayhuy içerisinde... O karanlıkta imparatorluk çöktü; imparatorluğun çökmesine katkıda bulunanların bir bölümü o dönemde de 'devleti hainlerden kurtarma' sevdalısı oldukları iddiasındaydılar.

Vatanını, milletini, devletini sevenlerin, sulh ve sükun içerisinde yaşamaya lâyık insanlarımızı birbirine düşman edecek fitnenin fitilini ateşlemekten kaçınması gerekir her şeyden önce... Bir kesimin sürekli kuşkuyla baktığı bir bölgenin insanları, daha geçen hafta, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün ziyareti sırasında, birlik ve beraberlik görüntüleriyle ortak vatana sahip çıkmadılar mı?

Her zamankinden daha uyanık ve tetikte olmanın zamanıdır.

FEHMİ KORU / YENİ ŞAFAK

başkabirdünya
18.09.2007, 17:38
KATİLLERDEN KAHRAMAN ÇIKARMAK

İSMAİL Türüt’ün türküsüne yapılan ve Youtube sitesinde yayına sokulan bir video klip Hrant Dink cinayeti zanlılarına övgüler yağdırdığı için tepki çekti. Türkünün sözleri de zaten sanki bu amaçla yazılmış gibi. Türkünün, "vatan satsa bir kişi, anında biter işi" kısmı Hrant Dink’in yerde cansız yatan vücudunun gösterildiği karenin üzerine söyleniyor. Cinayet zanlıları O.S. ve Yasin Hayal de türkünün "söz kahramanları" arasında. Türküsü nedeniyle eleştirilen ve "suçu övme suçunu" işlediği çok açık olan İsmail Türüt de dün Vatan’da yayımlanan röportajında şöyle diyor: "Bir Ermeni’ye çattım diye bazıları feryat ediyor." Daha da vahim olanı son 24 saat içinde benzer kliplerin sayısının artmış olması. Çok açık ortaya çıkıyor ki vatan millet sevgisini, katil olmakla karıştıran çok sayıda genç var aramızda. Öyle bir toplumsal iklimimiz var ki şiddet ve şiddete özenmek en belirgin özelliğimiz haline gelmiş. Katiller kolayca kahraman olabiliyor, arkalarından şarkılar yazılıp, klipler hazırlanabiliyor. Böyle bir ülkede, siyasi cinayetler işlettirmek için gerçekten büyük provokasyonlara, ince hesaplanmış komplolara hiç gerek yok. Böylesine "mümbit bir katil toprağı" haline dönüşmüş olmamız ne kadar acı.

MEHMET Y. YILMAZ / HÜRRİYET

'PLAN YAPMAYIN PLAN / ÇAKAL YESUN ANANİ'

İsmail Türüt diye 1 yaratık var.
Şişmandan ziyade şişmiş 1 adam: Böyle helllyum gazını basmışlar arkasından, şişirmişler şişirmişler, bi iple bağlı yere, ipi kessen bi yerinden uçup gidecek: öyle bi amorf balon. Ve fakat Osman Yağmurdereli vs. bütün kötücül şişmeler gibi; bunların çok şirin/sevinilesi/komikşekerpofpof olduklarına dair, psikolojide (eskilerden) 'Picnic Type' tabir edilen tiplerden olduklarından- böyle güçlü 1 inançları var herrr halleriyle katlanılası/beğenilesi olduklarına dair. Nitekim 'Fıkralarla Türkiye'nin sunucusu İsmail Türüt KANAL 7'DE.
Vakti zamanında Şevki Yılmaz'ın seçim kampanyası için yaptığı bi besteleme neticesinde yargılanmış. Fikir suçundan! Öylesine zararziyan fikirlerle şarkı attırabiliyor yani. "Tarabya'da uşaklar/Etiler'de yumuşaklar" demesinin akabinde, sahnede bacağından vurulmuştu. Sıkı durun: daha önce Arto'yu da vurmuş bulunan Tolga Bilgi tarafından. Arto, Ermenilerin Yüz Karası diyebileceğimiz, çene ishalinden mustarip, karga sesli 'kişi'. Gerçek ismi: Harutyun Dalga. Her şey şaka gibi değil mi? Bizler de zaten Fıkralarla Yaşayanlarız. Yalnız Hrant Dink öldü. Biz yaşıyoruz. O önce mahkûm edildi, sonra öldürüldü.
Büyük Faşist Ozanbeyin Ozan Arif yazıyor, İsmail Türüt okuyor. Parçanın adı: 'Plan Yapmayın Plan'- içinde Ogün'ler, Yasin'ler geçiyor. Sözleri yazan Ozan Arif Faşisti "Sözlerimin arkasındayım" diyor. Ve fakat yasinlerle, fatihalarla tabii ki bizim anladığımız şeyleri kast etmemiş. Dualarla yazılmış mısralarmış'a getiriyor. Kullanılırmış bunlar tabir olarak!
İsmail Türüt diyelim, bu parçasının içinde bulunduğu DÜNYA TATLISI kasetinin etiketinin Ogün Müzik'ten olmasını da açıklayamıyor. İnternette filan Ogün Müzik'ten çıkmış gözüküyor 'Dünya Tatlısı'. Menajeri "Ogün Müzik'le çalışmıyoruz. Melodi Müzik'ten çıktı" diyor. Zaten Unkapanı'nda Ogün Müzik diye bi şirketin izi bulunamıyor. Rahip Santoro'yu öldüren de 'Küçük Ogün'dü, Hrant Dink'i öldüren de 'Küçük' Ogün. Çok sevilen, çok anlamlı bir isim Karadeniz'de anlaşılan. Şarkıda da: "O gün öyle desinler/Bugün böyle desinler/Fatiha'lar, Yasinler/Bitmez Karadeniz'de" deniliyor zaten.
Evet, Dünya Tatlısı olduğuna inanan 1 Fıkracı Adam. Uşaklar/Yumuşaklar sallamasının ardından bacağından kurşunlanıyor. Bir de röfleli/makyajlı/fırfır takım elbiseli fotoğrafları çıkmıştı ortaya. Bi zamanlar muhayyilesinin Etilerindeki 'yumuşaklar' janrında takılıyormuş yani. Şevki Yılmaz için öylesine radikal sözler attırıyor ki propaganda türküsünde, mahkemeye veriliyor. Kanal 7'nin sevilen elemanı ayrıca!
'Parçasıyla' ilgili, "Karadeniz'de oynanan oyunlara dikkat çekmek istedim" diyor. Çekti nitekim. Avusturya'da yaşayan ve vatan/millet sevgisinden çatlayan 1 Takım Türkler, Dink Cinayetini ÖVEN bir klip attırıp YouTube'a koyuyorlar.
'Dünya Tatlısı' Fıkracı Türüt Uşakları'nın şerefine!

PERİHAN MAĞDEN / RADİKAL

İSMAİL TÜRÜT EUROVISION'A

İsmail Türüt'ü nasıl bilirsiniz diye sorsalar bana başlarım sıralamaya; hani her canlı yayında boncuk boncuk terleyen adam değil mi... Bir keresinde Çarkıfelek'te yatağın üzerine balıklama atlamıştı da diğer taraftan yere yuvarlanmıştı ya... Şöhret olmadan önceki albümünde verdiği Zeki Müren pozları çıkmıştı yıllar sonra... Meşhur "Tarabya'da uşaklar, Etiler'de yumuşaklar" polemiğinin mucidi... Hani Arto'nun, İsmail Düdük dediği... Yine bir Çarkıfelek'te Aysel Gürel'in üzerine yuvarlanmıştı da kadının iki kaburgasını çatlatmıştı hani. "Şeytanı değil Zekeriya Beyaz'ı taşlayacağım" demişti ya... Bir keresinde de canlı yayında cam kapıyı görmeyip stüdyoya giriyorum sanmış ve kafayı gözü yarmıştı... Yine bir canlı yayında oturduğu sehpa kilosuna dayanamayıp kırılınca hani yerlerde debelenmişti... Anlayacağınız "icraatı" bitmez İsmail Türüt'ün... Şimdi de "Plan yapmayın plan" diye bir şarkı yapmış. Geçmişte; "Bu medya kahpe her şeyi abartıyor Hocamın icraatları göğsümüzü kabartıyor" diye Şevki Yılmaz'a da şarkı yapmışlığı vardır... Melih Gökçek'e de, Sedat Peker'e de... "İsmi Melih Gökçek'tir, dedikleri gerçektir Eller ne derse desin, benim başkanım tektir" gibi kişiye özel şarkıların mucididir kendisi... Son şarkısı için "Youtube'da yapılan klipten haberim yok" diyor. Sanki şiddete, cinayete, ırkçılığa methiyeler düzen şarkının sözleri yapılan klipten farklıymış gibi... Zirve yaptı kendisi zirve! Bu yüzden 2008 Eurovision'unda mutlaka o temsil etmeli Türkiye'yi... Boncuk boncuk terleyerek söylemeli; "Türk'ün Türk'ten başka... Dostu yoktur biliriz! Bize puan vermeyenin... Anasını ....!"

CENGİZ SEMERCİOĞLU / HÜRRİYET

İÇİMİZDEKİ KATİL…

Mafyaya övgülerin, korkak ve alçakça pusulara, cinayetlere alkışların, bu denli alenileşmesi, bu kadar modelleşmesi olacak iş değil… Ne hale geliyor bu ülke… Biri öldürüyor, diğeri şiirini yazıyor, bir başkası türküsünü okuyor… Beteri, bunu, yapılanı savunan binlerce insan var, olmaz diyene isim ve cisimleriyle küfür, tehdit, mesaj yolluyorlar… İnsanı kahreden aslında bu… İnsanı kahreden ruhumuzun derinliklerindeki, içimizdeki katil… Bin değil bir kişi bile katılsa, alkışlasa yapılan infazı ya da infazın alkışını, insan utanıyor ve sarsılıyor… Ensesinden korkakça vurulan bir cumhuriyet vatandaşının, kökeni Ermeni diye, fikri farklı diye katli vacip mi olacak? Katiller alkışlara mı boğulacak? Nasıl olabilir bu? Ölüye tükürmek, pusu kurarak öldürmekten de alçakçadır… Siyaset, hukuk bir yana… Ahlak ne olacak ahlak? Ya da utanma duygusu veya yüz kızarması… Ama hırsıza hırsız, katile katil demek neye yarıyor?

ALİ BAYRAMOĞLU / YENİ ŞAFAK

pazarcıklı
18.09.2007, 17:39
dün akşam bende izledim,o haberi...milleti afedersiniz aptal yerine koymaya çalışıyolar...konuşurken çok heyecanlıydı,belli ki o da bu kadarını beklemiyodu...
söylediği iki cümle arasındaki çelişkiye bakın;

ben kesinlikle,ne sebep olursa olsun insan canına kıyılmasına karşıyım... (Dink için)

bizim orada vatan satanların kafasına vururuz,alkış yok bizde...işi biter
falan diyodu...

ilginç geldi,aradaki bu çelişki:confused1 :confused1 ...

başkabirdünya
18.09.2007, 20:11
. TIRT ve O. ARIF ICIN

BIRAK KOLPAYI YAVŞAK

Hem çürüksün, hem tırtsın
Hem yavşaksın, hem hırtsın
katilin şakşakçısı
katilden de düşüksün

Bırak kolpayı yavşak
Yok planmış, yok Rusmuş
Belli validen seni
Doğurmamış da kusmuş

Lazmış, Karadenizmiş
Sen misin Karadeniz
Arkadan adam vurmak
Bu mu sizin töreniz

Değildir elbette ki
Karadeniz temizdir, Karadeniz Kazım'dır
Hayal değil gerçek şu:
Vatan bize lazımdır

Bugün hepimiz Hrant
Hepimiz Ermeniyiz
Döktüğü kanda iti
Boğacak olan biziz.

alıntı

Akgüney
18.09.2007, 20:33
daha dün bu ozan arif ' adamin biri cikip kani pis türkler demis bisey olmamis da simdi mi bisey oldu.bu sarki onlara degil ama iki karadenizli gencimize sarki yapmaktan da cekinmem' demedi mi?
Simdi ne inkar ediyor?!!!!

KELIME OYUNLARINA GEREK YOK TÜRKIYE BUNLARA KALIRSA DAHA COK CANIMIZDAN CAN GIDICEK

sonerk
18.09.2007, 20:46
Canı yanan köpek gibi çeniliyor,
bırak şarkı zöylemeyi kıvırmayı bile beceremiyor,
söylediğin şarkının arkasında bile değil vatan milletden bahsediyor,
yazık yazık çok kalleş oynuyorlar.....

Akgüney
18.09.2007, 20:48
bide benim anlamadigim KARADENIZ asagi KARADENIZ yukari.
bu insanlarin cogu türk bile degil irk olarak ama o kadar cok TÜRK gibi davraniyorlar ki...hani cogumuzdan daha da türkler....
bende karadenizli sayilirim ama bu kadar da olmaz...

irkcilik; NEFRET EDIYORUM

en guzel yaziyi CAN DÜNDAR yazmis yine beni kendine hayran birakti...cok güzel söylemis daha üstüne bisey denilmez aslinda

Hakkarili
18.09.2007, 20:50
bence siz ismil türütün üzerine çok gidiyorsunuz bazı tesadüflere hiçmi inanmazsınız bu kelimeler tesadüfen bir araya geldi tesadüfen ismail türüt söyledi ve tesadüfen böyle olay yarattı yazık bu adama ya çok yazık(!)herkes haksız yere üzerine varıyor adam akıl etsede hakkını arasa hani haksızlığa uğradıyaaa millet işi gücü bırakmış bu sanatçı müsveddesiyle uğraşıyor tabi yalakalarıda kasetini satın alıp cebini bir taraftan dolduruyor keşke hrant dink kadar cesaretin olsada söylediğin sözlerin arkasında dursan en azından bir ölü kadar cesaretin olsun yüreksizzz

cem_sultan
18.09.2007, 21:01
hamsi gibi zıplama

Xece
18.09.2007, 21:24
Bakın şimdi bu iki eküri ifade vereceklerya bu gece uyuyamazlarda.Sağa dönüp inkar etsek diye düşünürler.Bu sefer ülkücülerden rest yiyecekler vazgeçerler.Sola dönerler gerçeği itiraf etsek derler.Bu seferde işin ucunda hapis cezası var.Gerçi böylelerinin içeri temelli tıkıldığını hiç göremedik ama neyse.Geceleri uyuyamayın o şarkıdakiler rüyalarınızdan çıkmasında görün gününüzü.

ezgede
18.09.2007, 21:29
Türüt ün arabasının plakası 34 MHP 61
Bu zihniyet Maraşın, Sivas ın, Çorum, un devamı,
Apo ya Sayın diyenler suçluyu övmekten hapis cezaları alıp yatıyorlar.
Türüt ün yargılanma sonucu Türk adaletinin tarafsızlığı ve bağımsızlığını gösterecek.
Ölen pkk lıya şehit diyenler tutuklandılar bile
Yargıda eşitlik ilkesini göreceğiz.
Yargıda tarafsızlığı göreceğiz.
Diyarbakır,a Dtp nin kalesi diyenler hakkında soruşturma açıldı.
Türüt ün mahkemeye çıkacağı gün adliye kapısında Veli Küçük, İbrahim Şahin, Kemal Kerinçsz leri göreceğiz. Türk bayrakları sallayıp hepimiz Ogün üz diyenlerin naraları duyulacak
Emniyetin tarafsızlığını göreceğiz.

tercan82
18.09.2007, 22:01
ozan arifinde ismail türütünde geçmişi belli hele ismail türüt adam birilerine yalakalık yapıp kaset satacam destekçim olsun dye daha düne kadarda bi mafya babasına şarkı yapmıştı ne oldu bizim ülkemizde böyle arkadaşlar mafya sempatizanı olacaksın terör örgütü sempatizanı olacaksın yalakalık yapacaksın olay bitecek yanlız şunuda es geçmeyelim bu olayları ben çok kınıyorum ama sakın hrant dinki de dünyayı kurtaran adam türkiye için çok önemli bir şahsiyet olarak göstermeyin en azından + sını - sini araştırın olaylara sazan gibi zıplamayın bunlarda sonuçta provakasyon he pkk yı da sakın övmeyin yada bu adamlarıda sakın o kefeye sokmayın aynı kantarda tartmayın sonuçta ikiside hayvan pisliği ama biri kuzu diğeri deve pisliği tüm canlara selam olsun

başkabirdünya
18.09.2007, 23:20
ozan arifinde ismail türütünde geçmişi belli hele ismail türüt adam birilerine yalakalık yapıp kaset satacam destekçim olsun dye daha düne kadarda bi mafya babasına şarkı yapmıştı ne oldu bizim ülkemizde böyle arkadaşlar mafya sempatizanı olacaksın terör örgütü sempatizanı olacaksın yalakalık yapacaksın olay bitecek yanlız şunuda es geçmeyelim bu olayları ben çok kınıyorum ama sakın hrant dinki de dünyayı kurtaran adam türkiye için çok önemli bir şahsiyet olarak göstermeyin en azından + sını - sini araştırın olaylara sazan gibi zıplamayın bunlarda sonuçta provakasyon he pkk yı da sakın övmeyin yada bu adamlarıda sakın o kefeye sokmayın aynı kantarda tartmayın sonuçta ikiside hayvan pisliği ama biri kuzu diğeri deve pisliği tüm canlara selam olsun

düşünceleri yüzünden öldürülen bir insandan bahsediyoruz
HRANT DİNK in artısının birçoğumuzun artısından fazla olduğuna eminim

O yürekliydi
zamanında TKP/ml tikko da sorumluluklar üslenmiş bir militandı
muhalif olmaktan hiç çekinmedi

solcuydu,
ermeniydi,
susmuyordu,
korkmuyordu
işte bu yüzden hedef seçildi

eğer kuzu pisliğinden kasıt bu güzel insansa(inş yanlış anlamışımdır)
sende türütlerin kategorisine giriyorsun.........

bu sözleri okursan hrantı azda olsa anlarsın

Ruh halimin güvercin tedirginliği

Başlangıcında, “Türklüğü aşağılamak” suçlamasıyla Şişli Cumhuriyet Savcılığı’nca hakkımda başlatılan soruşturmadan tedirginlik duymadım. Bu ilk değildi. Benzer bir davaya zaten Urfa’dan aşinaydım. 2002 yılında Urfa’da gerçekleşen bir konferansta yaptığım konuşmada “Türk olmadığımı... Türkiyeli ve Ermeni olduğumu” söylediğim için “Türklüğü aşağılamak” suçlamasıyla üç yıldan beri yargılanıyordum.
Duruşmaların gidişatından dahi habersizdim. Hiç ilgilenmiyordum. Urfa’dan avukat arkadaşlar gıyabımda yürütüyorlardı celseleri. Şişli Savcısı’na gidip ifade verdiğimde de hayli umursamazdım. Sonuçta yazdığıma ve niyetime güveniyordum. Savcı, yazımın sadece birbaşına hiç bir şey anlaşılmayan o cümlesini değil, yazının bütününü değerlendirdiğinde, benim “Türklüğü aşağılamak” gibi bir niyetimin bulunmadığını kolaylıkla anlayacaktı ve bu komedi de bitecekti. Soruşturma sonunda bir dava açılmayacağına kesin gözüyle bakıyordum.

Kendimden emindim
Ama hayret işte! Dava açılmıştı. Yine de iyimserliğimi kaybetmedim. O kadar ki, telefonla canlı olarak bağlandığım bir televizyon programında, beni suçlayan avukat Kerinçsiz’e “Çok heveslenmemesini, bu davadan herhangi bir ceza yemeyeceğimi, eğer ceza alırsam bu ülkeyi terk edeceğimi” dahi dile getirdim. Kendimden emindim, gerçekten yazımda Türklüğü aşağılamak gibi bir niyetim ve kastım -hiç ama hiç- yoktu. Dizi yazılarımın tamamını okuyanlar bunu çok net olarak anlayacaklardı. Nitekim işte, bilirkişi olarak tayin edilen İstanbul Üniversitesi öğretim üyelerinden oluşan üç kişilik heyetin mahkemeye sunmuş olduğu rapor da bunun böyle olduğunu gösteriyordu. Endişelenmem için bir sebep yoktu, davanın şu ya da bu aşamasında muhakkak yanlıştan dönülecekti.

“Ya sabır” çeke çeke...
Ama dönülmedi. Savcı, bilirkişi raporuna rağmen cezalandırılmamı istedi. Ardından da hakim altı ay mahkumiyetime karar verdi. Mahkumiyet haberini ilk duyduğumda, kendimi, dava süresi boyunca beslediğim ümitlerimin acı tazyiki altında buldum. Şaşkındım... Kırgınlığım ve isyanım had safhadaydı. “Bak şu karar bir çıksın, bir beraat edeyim, siz o zaman bu konuştuklarınıza, yazdıklarınıza nasıl pişman olacaksınız” diye dayanmıştım günlerce, aylarca. Davanın her celsesinde “Türkün kanı zehirlidir” dediğim dile getiriliyordu gazete haberlerinde, köşe yazılarında, televizyon programlarında. Her seferinde “Türk düşmanı” olarak biraz daha meşhur ediliyordum. Adliye koridorlarında üzerime saldırıyordu faşistler, ırkçı küfürlerle. Pankartlarla hakaretler yağdırıyorlardı. Yüzlerceyi bulan ve aylardır yağan telefon, email, mektup tehditleri her seferinde biraz daha artıyordu. Tüm bunlara “Ya sabır” çekip, beraat kararını bekleyerek dayanıyordum. Karar açıklandığında nasıl olsa gerçek ortaya çıkacak ve bu insanlar yaptıklarından utanacaklardı.

Tek silahım samimiyetim
Ama işte karar çıkmıştı ve tüm ümitlerim yıkılmıştı. Gayrı, bir insanın olabileceği en sıkıntılı konumdaydım. Hakim “Türk Milleti” adına karar vermişti ve benim “Türklüğü aşağıladığımı” hukuken tescillemişti. Her şeye dayanabilirdim ama buna dayanmam mümkün değildi. Benim anlayışımla, bir insanın birlikte yaşadığı insanları etnik ya da dinsel herhangi bir farklılığı nedeniyle aşağılaması ırkçılıktı ve bunun bağışlanır bir yanı olamazdı. İşte bu ruh haliyle, kapımda hazır bekleyen ve “Daha önce dile getirdiğim gibi ülkeyi terk edip etmeyeceğim”i teyit etmek isteyen basın ve medyadan arkadaşlara şu açıklamada bulundum: “Avukatlarıma danışacağım. Yargıtay’da temyize başvuracağım ve gerekirse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne de gideceğim. Bu süreçlerden herhangi birinden aklanamazsam ülkemi terk edeceğim. Çünkü böylesi bir suçla mahkum olmuş birinin benim kanaatimce aşağıladığı diğer yurttaşlarla birlikte yaşama hakkı yoktur.” Bu sözleri dile getirirken yine her zamanki gibi duygusaldım. Tek silahım samimiyetimdi.

Kara mizah
Ama gelin görün ki beni Türkiye insanının gözünde yalnızlaştırmaya ve açık hedef haline getirmeye çalışan derin güç, bu açıklamama da bir kulp buldu ve bu kez de yargıyı etkilemeye çalışmaktan hakkımda dava açtı. Üstelik bu açıklamayı tüm basın ve medya vermişti ama onların gözüne batan ille de AGOS’takiydi. AGOS sorumluları ve ben, bu kez de yargıyı etkilemekten yargılanır olduk. “Kara mizah” dedikleri bu olsa gerek. Ben sanığım, bir sanıktan daha fazla kimin yargıyı etkileme hakkı olabilir ki? Ama bakın şu komikliğe ki sanık bu kez de yargıyı etkilemeye çalışmaktan yargılanıyor.

“Türk Devleti adına” İtiraf etmeliyim ki Türkiye’deki “Adalet sistemi”ne ve “Hukuk” kavramına olan güvenimi fazlasıyla yitirmiş durumdaydım. Nasıl yitirmeyeyim? Bu savcılar, bu hakimler üniversite okumuş, hukuk fakültelerini bitirmiş insanlar değiller mi? Okuduklarını anlayacak kapasitede olmaları gerekmiyor mu? Ama gelin görün ki, bu ülkenin Yargı’sı bir çok devlet adamının ve siyasetçinin de dile getirmekten çekinmediği gibi bağımsız değil. Yargı yurttaşın haklarını değil, Devlet’i koruyor. Yargı yurttaşın yanında değil, Devlet’in güdümünde. Nitekim şundan bütünüyle emindim ki, hakkımda verilen kararda da her ne kadar “Türk Milleti adına” deniyor olsa da, şu çok açık ki “Türk Milleti adına” değil, “Türk Devleti adına” verilmiş bir karardı bu. Dolayısıyla, avukatlarım Yargıtay’a başvuracaklardı, ama bana haddimi bildirmeye karar vermiş derin güçlerin orada da etkili olmayacaklarının garantisi neydi? Hem sonra zaten, Yargıtay’dan hep doğru kararlar mı çıkıyordu? Azınlık Vakıfları’nın mülklerini elllerinden alan haksız kararlara aynı Yargıtay imza atmamış mıydı?

Başsavcının çabasına rağmen
Nitekim işte başvuruda bulunduk da ne oldu? Yargıtay Başsavcısı tıpkı bilirkişi raporunda olduğu gibi suç unsuru bulunmadığını belirtti ve beraatimi istedi ama Yargıtay yine de beni suçlu buldu. Ben yazdığımdan ne kadar eminsem Yargıtay Başsavcısı da o kadar okuyup anladığından emindi ki, karara da itiraz etti ve davayı Genel Kurul’a taşıdı. Ama, ne diyeyim ki, bana haddimi bildirmeye soyunmuş olan ve muhtemelen de davamın her kademesinde bilemeyeceğim yöntemlerle varlığını hissettiren o büyük güç, işte yine perde arkasındaydı. Nitekim Genel Kurul’da da oy çokluğuyla benim Türklüğü aşağıladığım ilan edildi.

Güvercin gibi Şu çok açık ki, beni yalnızlaştırmak, zayıf ve savunmasız kılmak için çaba gösterenler, kendilerince muradlarına erdiler. Daha şimdiden, topluma akıttıkları kirli ve yanlış bilginin tesiriyle Hrant Dink’i artık “Türklüğü aşağılayan” biri olarak gören ve sayısı hiç de az olmayan önemli bir kesim oluşturdular. Bilgisayarımın güncesi ve hafızası bu kesimdeki yurttaşlar tarafından gönderilen öfke ve tehdit dolu satırlarla yüklü. (Bu mektuplardan birinin Bursa’dan postalandığını ve yakın tehlike arzetmesi açısından da hayli kaygı verici bulduğumu ve tehdit mektubunu Şişli Savcılığı’na teslim etmeme rağmen bugüne değin herhangi bir sonuç alamadığımı yeri gelmişken not düşeyim.) Bu tehditler ne kadar gerçek, ne kadar gerçek dışı? Doğrusu bunu bilmem elbette mümkün değil. Benim için asıl tehdit ve asıl dayanılmaz olan, kendi kendime yaşadığım psikolojik işkence. “Bu insanlar şimdi benim hakkımda ne düşünüyor?” sorusu asıl beynimi kemiren. Ne yazık ki artık eskisinden daha fazla tanınıyorum ve insanların “A bak, bu o Ermeni değil mi?” diye bakış fırlattığını daha fazla hissediyorum. Ve refleks olarak da başlıyorum kendi kendime işkenceye. Bu işkencenin bir yanı merak, bir yanı tedirginlik. Bir yanı dikkat, bir yanı ürkeklik. Tıpkı bir güvercin gibiyim... Onun kadar sağıma soluma, önüme arkama göz takmış durumdayım. Başım onunki kadar hareketli... Ve anında dönecek denli de süratli.

İşte size bedel
Ne diyordu Dışişleri Bakanı Abdullah Gül? Ne diyordu Adalet Bakanı Cemil Çiçek? “Canım, 301’in bu kadar da abartılacak bir yanı yok. Mahkum olmuş hapse girmiş biri var mı?” Sanki bedel ödemek sadece hapse girmekmiş gibi... İşte size bedel... İşte size bedel... İnsanı güvercin ürkekliğine hapsetmenin nasıl bir bedel olduğunu bilir misiniz siz ey Bakanlar..? Bilir misiniz..? Siz, hiç mi güvercin izlemezsiniz?

“Ölüm-Kalım” dedikleri
Kolay bir süreç değil yaşadıklarım... Ve ailece yaşadıklarımız. Ciddi ciddi, ülkeyi terk edip uzaklaşmayı düşündüğüm anlar dahi oldu. Özellikle de tehditler yakınlarıma bulaştığında... O noktada hep çaresiz kaldım. “Ölüm-Kalım” dedikleri bu olsa gerek. Kendi irademin direnişçisi olabilirdim ama herhangi bir yakınımın yaşamını tehlike altına atmaya hakkım yoktu. Kendi kahramanım olabilirdim, ama bırakın yakınımı, herhangi bir başkasını tehlikeye atarak, yiğitlik yapmak hakkına sahip olamazdım. İşte böylesi çaresiz zamanlarımda, ailemi, çocuklarımı toplayıp, onlara sığındım ve en büyük desteği de onlardan aldım. Bana güveniyorlardı. Ben nerede olursam onlar da orada olacaktı. “Gidelim” dersem geleceklerdi, “Kalalım” dersem kalacaklardı.

Kalmak ve direnmek
İyi de, gidersek nereye gidecektik? Ermenistan’a mı? Peki, benim gibi haksızlıklara dayanamayan biri oradaki haksızlıklara ne kadar katlanacaktı? Orada başım daha büyük belalara girmeyecek miydi? Avrupa ülkelerine gidip yaşamak ise hiç harcım değildi. Şunun şurasında üç gün Batı’ya gitsem, dördüncü gün “Artık bitse de dönsem” diye sıkıntıdan kıvranan ve ülkesini özleyen biriyim, oralarda ne yapardım? Rahat bana batardı! “Kaynayan cehennemler”i bırakıp, “Hazır cennetler”e kaçmak herşeyden önce benim yapıma uygun değildi. Biz yaşadığı cehennemi cennete çevirmeye talip insanlardandık. Türkiye’de kalıp yaşamak, hem bizim gerçek arzumuz, hem de Türkiye’de demokrasi mücadelesi veren, bize destek çıkan, binlerce tanıdık tanımadık dostumuza olan saygımızın gereğiydi. Kalacaktık ve direnecektik. Bir gün gitmek mecburiyetinde kalırsak ama... Tıpkı 1915‘teki gibi çıkacaktık yola... Atalarımız gibi... Nereye gideceğimizi bilmeden... Yürüyerek yürüdükleri yollardan... Duyarak çileyi, yaşayarak ızdırabı... Öylesi bir serzenişle işte, terk edecektik yurdumuzu. Ve gidecektik yüreğimizin değil, ama ayaklarımızın götürdüğü yere... Her neresiyse.

Ürkek ve özgür
Dilerim böylesi bir terk edişi hiç ama hiç yaşamak mecburiyetinde kalmayız. Yaşamamak için fazlasıyla umudumuz, fazlasıyla da nedenimiz var zaten. Şimdi artık Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuruyorum. Bu dava kaç yıl sürer, bilemem. Bildiğim ve beni bir miktar rahatlatan gerçek şu ki, hiç olmazsa dava bitene kadar Türkiye’de yaşamaya devam edeceğim. Mahkemeden lehime bir karar çıkarsa kuşkusuz çok daha sevineceğim ve bu da demektir ki artık ülkemi hiç terk etmek zorunda kalmayacağım. Muhtemelen 2007 benim açımdan daha da zor bir yıl olacak. Yargılanmalar sürecek, yeniler başlayacak. Kimbilir daha ne gibi haksızlıklarla karşı karşıya kalacağım? Ama tüm bunlar olurken şu gerçeği de tek güvencem sayacağım. Evet kendimi bir güvercinin ruh tedirginliği içinde görebilirim, ama biliyorum ki bu ülkede insanlar güvercinlere dokunmaz. Güvercinler kentin ta içlerinde, insan kalabalıklarında dahi yaşamlarını sürdürürler. Evet biraz ürkekçe ama bir o kadar da özgürce.

Hrant Dink (19 Ocak 2007) AGOS Sayı: 564

başkabirdünya
18.09.2007, 23:31
OZAN ARİF'dEN TEHTİT


Ozan Arif şarkısını savunurken tehdit gibi sözler sarfetti. Ali Bayramoğlu yanıt verdi. Ne istiyorsun? Davet mi ediyorsun çakallarını?



İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, türkücü İsmail Türüt'ün 'Plan yapmayın plan' adlı şarkısı ve bu şarkıya yapılan kliple ilgili soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında şarkının sözlerini yazan Ozan Arif ve şarkıyı seslendiren İsmail Türüt'ün ifadeleri alınacak. Soruşturma çift yönlü gerçekleştirilecek.

Ozan Arif'in konuyla ilgili özel bir TV kanalına yaptığı açıklamalar ise birtakım çevrelere hedef gösterir cinsten. Arif, ülkücülere yakınlığıyla bilinen Yeniçağ TV'ye verdiği demeçte, Yeni Şafak yazarlarından Ali Bayramoğlu'nu kastederek, ?Artık özel mercek altına almamız gerekiyor? dedi.

OGÜN'E SAHİP ÇIKARIM

Ozan Arif, televizyon programındaki konuşmasında, gazeteci Hrant Dink'in katil zanlısı Ogün S'yi kast ederek, ?Öcalan'a sahip çıkan varsa ona da sahip olan çıkacak. İlla beni oraya itiyorsanız ben sahip çıkıyorum derim? ifadelerini kullandı.

Ozan Arif, şarkıyı ve youtube.com'a konan klibi gündeme getiren Yenişafak gazetesine de ?Size mi düştü lan? diye tepki gösterdi. Arif'in açıklamalarında göze çarpan diğer noktalar ise şöyle:

'ANLADIKLARI ŞEKİLDEN TEDİRGİN DEĞİLİM'

?Bunlar herhalde nedir bu gazetecinin (Hrant Dink'i kastediyor) önemi bilmiyorum ama bunun yıldönümünü böyle bir şeyle gündeme getirmek istediler. Bula bula da bizim bu şeyi buldular. Teşekkür de ederiz yani. Yenişafak'tan zaman zaman beni ararlar. Çok konuştuğumuz oldu. Çok yabancımız olan bir şey değil. Bakış açılarını biliriz. Vay anasını ya... Size mi düştü lan. Orada var bir-iki tane yazar. Herhalde bir ağababaları var, bir tane. Yani bilmiyorum hangi akla hizmet ediyor. Yani artık özel mercek altına almak gerekiyor herhalde. Şunu da açık söyleyeyim; bunların anladıkları şekilden de çok rahatsız, tedirgin değilim. Eğer bu şiir o kafalarda böyle bir şeyler uyandırıyorsa vallahi helal olsun. Şiir iyi vazife yapıyor demektir.?

İsmail Türüt ise ?Şarkı sözlerini severek okudum, Ozan Arif'in eline bileğine sağlık. Bir kelimesinden bile rahatsız değilim? şeklinde açıklama yaptı.

Klibe erişim engellendi

Savcılık soruşturması kapsamında skandal şarkının sözlerini yazan Ozan Arif ile türkücü İsmail Türüt'ün ifadeleri alınacak. Öte yandan, İstanbul 1. Sulh Ceza Mahkemesi, Youtube'deki Dink suikastini öven video görüntülere erişimin engellenmesini kararlaştırdı. Dink ailesinin avukatları savcılığın başlattığı soruşturmaya müdahil olacaklarını belirterek kendilerinin de suç duyurusunda bulunma haklarının saklı olduğunu ifade ettiler. İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi de suç duyurusunda bulunulacağını belirtti.

Sansursuz.com

KONUYLA İLGİLİ ALİ BAYRAMOĞLU'NUN KÖŞE YAZISI

İçimizdeki katil…

Türküyle, şiirle, kliple suça övgü, ölüye tahkir, kutuplaşmaya ve silaha davet, cuma günü ve hafta sonu Yeni Şafak başta olmak üzere (Hürriyet, Milliyet ve Radikal dışındaki) tüm gazetelere manşet oldu.

Görülmüş iş değil…

Mafyaya övgülerin, korkak ve alçakça pusulara, cinayetlere alkışların, bu denli alenileşmesi, bu kadar modelleşmesi olacak iş değil…

Ne hale geliyor bu ülke…

Biri öldürüyor, diğeri şiirini yazıyor, bir başkası türküsünü okuyor…

Beteri, bunu, yapılanı savunan binlerce insan var, olmaz diyene isim ve cisimleriyle küfür, tehdit, mesaj yolluyorlar…

İnsanı kahreden aslında bu…

İnsanı kahreden ruhumuzun derinliklerindeki, içimizdeki katil…

Bin değil bir kişi bile katılsa, alkışlasa yapılan infazı ya da infazın alkışını, insan utanıyor ve sarsılıyor…

Ensesinden korkakça vurulan bir cumhuriyet vatandaşının, kökeni Ermeni diye, fikri farklı diye katli vacip mi olacak?

Katiller alkışlara mı boğulacak?

Nasıl olabilir bu?

Ölüye tükürmek, pusu kurarak öldürmekten de alçakçadır…

Siyaset, hukuk bir yana…

Ahlak ne olacak ahlak?

Ya da utanma duygusu veya yüz kızarması…

Ama hırsıza hırsız, katile katil demek neye yarıyor?

İki gün önce Yeniçağ televizyonunda Türüt'ün malum şarkısının söz yazarı "şair" Arif, "şiiri" konusunda bakın neler söylüyordu:

"Öcalan'a sahip çıkan varsa ona da sahip olan çıkacak. İlla beni oraya itiyorsanız ben sahip çıkıyorum derim. Hiç aklıma getirmediğim bu sözü söylüyorum. Bunlar bunu yapmak istiyor. Bunlar, herhalde nedir bu gazetecinin (Hrant Dink'i kastediyor) önemi bilmiyorum ama bunun yıldönümünü böyle bir şeyle gündeme getirmek istediler (…)"

Böyle başlıyor, ardından azıyordu "şair":

"Yenişafak'tan zaman zaman beni ararlar. Çok konuştuğumuz oldu. Çok yabancımız olan bir şey değil. Bakış açılarını biliriz. Vay anasını ya... Size mi düştü lan (…)"

Sona doğru hüküm biçiyordu:

"Orada var bir iki tane yazar. Herhalde bir ağababaları var bir tane. Yani bilmiyorum hangi akla hizmet ediyor. Yani artık özel mercek altına almak gerekiyor herhalde…"

Ve sadede geliyordu:

"Şunu da açık söyleyeyim; bunların anladıkları şekilden de çok rahatsız tedirgin değilim. Eğer bu şiir o kafalarda böyle bir şeyler uyandırıyorsa vallahi helal olsun, şiir iyi vazife yapıyor demektir…"

Helal olsun sana "şair"!

O gazetecinin, Hrant Dink'in önemi ne biliyor musun?

İnsan olması insan…

Buralı olması… Düşünmeyi simgelemesi… Alçakça öldürülmüş olması…

Sen, candan, insandan, hayattan, fikirden anlar mısın "şair"…

"Lan" demekle, ucuz kafiyelerle, masaya yüzük vurmakla olmaz…

Her neysen Türk, Fransız, Ermeni olmak yetmez, yanında yürek gerekir, vicdan gerekir, ahlak gerekir…

Biliyor musun, sen, asıl benzerlik PKK kurşununa sahip çıkan ile Samast'ın kurşununa sahip çıkan arasındadır…

Sadece sen değil, senin gibi düşünenler, düşünce hakkında hüküm verenler, canın değerini kanın türüyle ölçenler, "Size mi kaldı lan…"cılar, pusu kurma geleneğinden gelip pusuyla yol alanlar, bilsinler ki, kurşuna övgüdedir benzerlik…

Şair, ağababa olduğumu hiç sanmam, ama belli ki beni kastediyorsun…

Özellikle mercek altına alın diyorsun…

Ne istiyorsun kafiyeci?

Bir pusu da bana mı kursunlar…

Davet mi ediyorsun "çakalları"!

Ali Bayramoğlu / Yeni Şafak

Akgüney
18.09.2007, 23:55
agzina ellerine saglik !

sonbahar
19.09.2007, 10:03
Nasılda kıvırmış... insanın ona bakınca midesi karışıyo emin olun bu kadarıda olmaz...

başkabirdünya
19.09.2007, 10:23
Ogün'den önce Hilal vardı, ama kimse türkü yapmadı

Trabzonlu 12 yaşındaki Hilal Coşkuner, yarışı kazanmak üzereyken geri dönüp düşen rakibine el uzattığı sırada;
Birkaç yaş büyük Trabzonlu Ogün S.'yi tanımıyorduk; çünkü henüz "düşman bellediği"ne arkadan sinsice yaklaşıp ensesinden vurmamış, cansız yere düşürmemişti.

Lakin, birileri, "Ogün'ün abisi Yasin Hayal"i çoktan bombacı yapmış, bir masaya resimler sermiş, kalleşçe düşürülecek insanlar seçiyordu.
Trabzonlular bilir; kimi ona kızar, belki kimi bana:

"Bombacı Yasin"e övgü için özel internet sitesi yapanların aklına asla "Hilal için" bir şey gelmemiş; suikastle, cinayetle gurur duyan kimileri, başka Trabzonluların "Hilal gururu"nu muhtemelen hissetmemişti bile.
Yeni hedef gösteren "duygulu" ozanların, türüttürkücülerin diline de ilham vermemişti Hilal.
.......

umur talu-sabah

azel24
19.09.2007, 10:35
Türüt, canlı yayında çıldırdı= beter olsun ırkçı faşist.........................

EREN izm
19.09.2007, 10:35
beter olsun köperk hiç sevmiyorum. bi konudan bahsediyo tam anlatamadan
başka bir konuya geçiyo. bu nasıl böyle ünlü oldu yaw onu bırakın sanatcı oldu bide

eldorado
19.09.2007, 10:36
bence siz ismil türütün üzerine çok gidiyorsunuz bazı tesadüflere hiçmi inanmazsınız bu kelimeler tesadüfen bir araya geldi tesadüfen ismail türüt söyledi ve tesadüfen böyle olay yarattı yazık bu adama ya çok yazık(!)herkes haksız yere üzerine varıyor adam akıl etsede hakkını arasa hani haksızlığa uğradıyaaa millet işi gücü bırakmış bu sanatçı müsveddesiyle uğraşıyor tabi yalakalarıda kasetini satın alıp cebini bir taraftan dolduruyor keşke hrant dink kadar cesaretin olsada söylediğin sözlerin arkasında dursan en azından bir ölü kadar cesaretin olsun yüreksizzz

ismail türüt içi boş bir milliyetci ama şöhret ve para için yapmayacağı şeyde yoktur ha birde eğitimden yoksun...aklı olan bir insan o şarkıyı söylemez,zaten aklı olan bir insan ilk önce söyleyeceği şarkı sözlerini şöyle bir okur,sakıncalı yada zarar verici düşünceler taşıyorsa yorumlamaz...ama işte işin kötü yanı şu,o sözlerin anlamını kavrayamayacak bir zihniyettir ismail türüt...kısaca kullanılacak bir piyon....bencede bu insanın üzerine o kadar aşırı düşmeye gerek yok...içi boş bir insanla ancak içi boş zihniyetler uğraşır...asıl konu şu OZAN ARİF...akıllı adam,madem bu sözlerin gerçekliğinden ve güzel oluşundan bahsediyorda kendini neden yorumlamamış,nasılsa türüt gibi ahmak ve para düşkünü insanlar dururken riske girmek aptallık olurdu...söylediğim gibi daha iki kelimeyi bir araya getirmekten aciz,sıkıştığında küfür edecek kadar huysuz biri...şimdi böyle bir insanı hedef almak demek kukla oynatıcısılarında ekmeğine yağ sürmek olur...BİRAZ İRDELEMEK LAZIM...hangi çapanoğlu yatıyor işin altında...bence bilinçli yapılmış bir eylem bu,hedeflenen amaç ne olabilir? bu sözler kimlere atıf gitti? birazda bunları konuşalım....

başkabirdünya
19.09.2007, 10:46
ismail türüt içi boş bir milliyetci ama şöhret ve para için yapmayacağı şeyde yoktur ha birde eğitimden yoksun...aklı olan bir insan o şarkıyı söylemez,zaten aklı olan bir insan ilk önce söyleyeceği şarkı sözlerini şöyle bir okur,sakıncalı yada zarar verici düşünceler taşıyorsa yorumlamaz...ama işte işin kötü yanı şu,o sözlerin anlamını kavrayamayacak bir zihniyettir ismail türüt...kısaca kullanılacak bir piyon....bencede bu insanın üzerine o kadar aşırı düşmeye gerek yok...içi boş bir insanla ancak içi boş zihniyetler uğraşır...asıl konu şu OZAN ARİF...akıllı adam,madem bu sözlerin gerçekliğinden ve güzel oluşundan bahsediyorda kendini neden yorumlamamış,nasılsa türüt gibi ahmak ve para düşkünü insanlar dururken riske girmek aptallık olurdu...söylediğim gibi daha iki kelimeyi bir araya getirmekten aciz,sıkıştığında küfür edecek kadar huysuz biri...şimdi böyle bir insanı hedef almak demek kukla oynatıcısılarında ekmeğine yağ sürmek olur...BİRAZ İRDELEMEK LAZIM...hangi çapanoğlu yatıyor işin altında...bence bilinçli yapılmış bir eylem bu,hedeflenen amaç ne olabilir? bu sözler kimlere atıf gitti? birazda bunları konuşalım....

:clap:

türüt ve ozan arifin şahsında bütün faşistleri teşhir edelim:gun_banda :gun_banda

toprak62
19.09.2007, 10:49
Arkadaşlar Can Dündarın yazısını okuduysanız söylenecek bir şey kalmamıştır bence insan nasıl bozulur derseniz okuyun bu cevap tüm geri kafalı insanlara yeter bu salak herif önce söylediklerimin önündeyim dedi sonra videoyu yapanlara suç attı hani söylediklerinin önündeydin tanıdığın tüm milliyetçiler antimilliyetçi ör. verim askerlik yapmamak için okul uzatırlar yasadışı yollarla kaçak dersane açarlar vergi kaçırırlar silah dağıtırlar köylere ruhsatsız sizce bu ülke yararına mı zararınamı bu milliyetçilik mi anti miliyetçilikmi... söz sizde ülkenin aydınlık yüzleri bizim gibi aleviforumdaki aydın insanlar oldukça herzamanki gibi faşizme geçit yok

Labrys
19.09.2007, 11:27
çok güzel gerdan kırıyomuş yeni farkettim, bi ara masaya çıkar orda devam eder kıvırmaya, stüdyodakilerde para takar diye bekledimde konuyu erken kestiler.

Güzelyürek
19.09.2007, 11:30
hadi madem klipten haberin yok e gerizekalı insan madem onaylamıyosun hayvanat bahçesi kılıklı insan neden ısmarlama yaptırdığın şarkıda bırakın çan çalmayı ermenici olmayı dedirtiyorsun.hani onaylamıyodun insan ölmesini.bu lazların alayı böle milliyetçi pislikler.kana doymuyolar bu adiler.kaç gündür sinirden çatlıyorum ya.şerefsizler.

başkabirdünya
19.09.2007, 11:40
hadi madem klipten haberin yok e gerizekalı insan madem onaylamıyosun hayvanat bahçesi kılıklı insan neden ısmarlama yaptırdığın şarkıda bırakın çan çalmayı ermenici olmayı dedirtiyorsun.hani onaylamıyodun insan ölmesini.bu lazların alayı böle milliyetçi pislikler.kana doymuyolar bu adiler.kaç gündür sinirden çatlıyorum ya.şerefsizler.
hayvanat bahçesi kılıklı herif:lol:
(ancak bir noktaya itirazım var
sende ırkçılık yapıyorsun
kazım koyuncu
volkan konak
fuat saka
bunlarda lazlar
lazlara laf yok
ırkçılara ve faşistlere serbest)

Güzelyürek
19.09.2007, 11:44
hayvanat bahçesi kılıklı herif:lol:
(ancak bir noktaya itirazım var
sende ırkçılık yapıyorsun
kazım koyuncu
volkan konak
fuat saka
bunlarda lazlar
lazlara laf yok
ırkçılara ve faşistlere serbest)

haklısın galiba.onları tenzi ediyor genelleme yapmıyorum.özür diliyorum sevenlerinden.ayrıca bende çok severim

İrMaK_D
19.09.2007, 12:27
bu adamdan zaten nefret ediyordum... nefret etmekde de ne kadar haklıymışım onu bir daha gördüm...pis ırkçı adi herif...:cursing: :cursing:

yagmur12
19.09.2007, 12:37
Anca ellerinde sopalar ve Türk Bayrağı olan kamalarla grup halinde bir kişinin üzerine çullanırken kendini güçlü ve korkusuz hisseden varlıkların bir parçası olan bu adam neden gerçeklerden bahsedilince erkeklikten uzak tavırlar sergiliyor ve ağzından köpükler saçan kuduzlar gibi hırçınlaşıyor acaba?

Evet ama hatırladım kuduz olanlar karanlık yerde saklanır “bu” da aydınlığa çıkınca içindekini saklayamadı :) normaldir elbette!

Konu için teşekkürler Başka Bir Dünya.

sausen
19.09.2007, 12:50
Merhaba,

Tepki alınca benimle ilgisi yok demek kolay.
Sinirlenip salyalar saçmak kolay.
Bu zihniyet hiçbir zaman değişmez.

Kahrolsun Faşizm...

cem_art
19.09.2007, 13:57
Ismail Kizir
Yeni moda bastonlu milliyetçilik mi?

Biz, bu milletin çocukları üç dört yabancı dil bilsin, kendi mesleklerinde zirvelere tırmansın, dünyanın dört bir yanında tüm cihana, atalarının yaptığı gibi önce zekası ve ahlakı ile örnek olsun, gerekirse kafa tutsun diye uğraşırken ...


Birileri, Karadenizli genç hemşerilerimize, yetimhanelerde yetişmiş, ayakkabasının altı delik, kendince doğru yanlış, ama dürüstçe mücadelesi olan garibanları kahpece arkadan vurarak kahraman olacakları telkininde bulunuyor. Daha önce söyledik, bir daha söylüyoruz. Hrant Dink `i vuran da vurduran da HAİNDİR! Türk Milleti o kahpece suikast ile tüm dünyada yıllarca telafi edemeyeceği bir itibar kaybına uğradı!


Çok muhtemelen anlamış olduğunuz gibi, peşpeşe gazetelerde manşete çıkarak, artık tüm Türkiye `nin gündemine giren "klip" vakıasından bahsediyoruz:


Serde Karadenizlilik var. Gerçekten kıpır kıpır bir müzik olmuş, yerimizde duramadık dinlerken.


Lakin, Ozan Arif `in kaleminden çıkan sözler de böğrümüze saplandı: "Yazıklar olsun" diyor başka birşey diyemiyoruz! Biz onun şiirleri ile büyüdük. Ama gün gelecek, duyguları aklını bu kadar karartacak diye düşünemezdik.


Bir karadenizli, Eğer gerçekten ihanet varsa ve ortada devlet kalmamış ise, bir adamın kafasına hain diye sıkacağı zaman, çakal gibi arkadan pusu kurarak yapmaz, hedef olarak da garibanın birini seçmez!. İnanmayan, gider, Ulusal Kanal `da darbe çığırtkanlığı yaptığı bir program sonrasındaki tartışmamızda "Tanklar yürüyecek önünde duramayacaksın, ordunun içinde kaç tane cunta var biliyor musun?" diye bize gözdağı verdiğinde Nurettin Veren `e ne cevap verdiğimizi sorar: "Git o cuntacılarına söyle: Hiyerarşik yapıyı bozarak vatana ihanet edenin apoletlerini söker, kafasına bizzat kendimiz sıkarız!". Koruma polisi de şahidimizdir. Tasmalarını tutan, var olduğunu iddia ettikleri cuntacı ağabeyleri dua etsinler, hiyerarşik yapı sadece bir kelle alarak, öyle bir yanlış yapmalarına izin vermeden olayı kapadı da iş bizim dededen kalma "Kiziroğlu " deliliğimize kalmadı.


Bizim takıldığımız ayrıntı başka. Sözde "amatör" klipteki bir ayrıntıya takıldık: "Baston" ayrıntısına. Eşofmanı ile Türk Bayrağı `nın önünde "amatörce" poz veren 17 yaşındaki velet, neden "aksesuar " olarak ilginç bir "baston" kullanır diye takıldı kafamıza üç gündür.


Mesele Yandaki resimde "bastonu " ile görülen "velet"te değil, bastonda! Üzerinde Trabzonspor armalı eşofmanı, Türk Bayrağı `nın önünde "amatörce" poz veren "velet", neden elinde bir "asa " tutar? Nerden gelmiştir aklına? Herkes sorsun bunu kendisine önce: "O resimdeki bastonun anlamı nedir?" diye. Bir genç adam için, baston kolayca bulunacak birşey değil. Özel olarak düşünülmesi, gidip bir yerlerden edinilmesi lazım! Bir mesaj olmalı o baston!


Üç gündür araştırıyoruz baston da baston diye.


En sonunda aradığımızı tanımadığımız, ama aynı üniversitede okuduğumuz bir kişinin Galatasaray Üniversitesi `nde verdiği, aslında konumuz ile alakasız bir ödevde bulduk. Bulduğumuz bizi hiç şaşırtmadı. Dileyenlerin, tamamını search ?q=cache :om1roQfe8egJ:www .alanyadevlethastanesi.gov.tr/indir1.asp %3Fid%3D79 t%C4 %B1p hermes asa &hl =tr&ct =clnk&cd =1&gl =tr&client =firefox -a>buradan okuyabilecekleri ödevden baston ile ilgili detayları geçiyoruz:


Hermes Kimdir?


Yakın zamanlarda başka bir Yunanlı tanrı Hermes `in (diğer adıyla Merkür ) asası (caduceus, karykeion) da tıbbın sembolü olarak kullanılmaktadır.


Zeus , asıl karısı Hera ile evlenmeden önce su perisi Maia `ya gönül verir. Bir gece, diğer bütün tanrılar uyurken, onu hamile bırakır. Sabaha karşı dağın dik yamaçlarında, oldukça geniş ve derin bir mağarada Maia doğum yapar. Zeus oğluna Hermes adını verir... Hermes büyür, bir gün açlıktan, Apollon `un sığırlarını çalar... Apollon `a götürülür...

Apollon `un öfkesinin dinmediğini gören Hermes , onun gönlünü almak için kendi elleriyle yaptığı lir ile Apollon `a şarkılar söyler. Apollon ahenkli sesler çıkaran bu müzik aletine hayran kalır ve sahip olmak ister. Karşılığında da Hermes `e sürüsünü verir. Liri alır ve hemen yumuşak melodiler çalmaya başlar. Sesler öylesine güzeldir ki Apollon çalarken kendinden geçer. Böylece iki kardeşin arası düzelir. Hermes sürüye çobanlık ederken boş durmaz ve sazlardan kendisine bir flüt yapıp çalmaya başlar. Yeni müzik aletini de çok beğenen Apollon , ona da sahip olmak ister. Bu sefer de karşılığında zenginlik ve servetin sihirli asasını verir. Hermes asa ile yetinmez, kehanet sanatını da öğrenmek ister.

Asa , uyuşmazlık içinde olan herhangi iki adam, canavar veya elementi uzlaştırma gücüne de sahiptir. Hermes yeni asasını denemek ister ve birbirlerine öfkeyle tıslayan iki yılanın arasına sokar. Yılanlar kavgalarını unutup, asanın etrafına sarılırlar ve o günden sonra hep asanın üzerinde kalırlar.


Yukarda mezkur ödevden yaptığımız alıntıda bahsedilen Hermes bize yabancı değil.

"Tanrıların habercisi", "Ölülerin yol gösterici" Hermes `i, Mason "kardeşlerimiz" üzerinden biraz tanırız.

Engin Ardıç Ağabey de bolca bahsetmiştir yazılarında dalgasını geçerek, dileyen arşivleri tarar okur.


Masonluk denilince, bir de politik alandan konuşuluyorsa akla ilk gelen Büyük Doğu Locası (Grand Loge Orient ) olacaktır. Zira bu loca diğer locaların aksine, aklını fikrini politika ile bozmuş bir locadır.


Bununla da bitmiyor ...


Araştırmamızı biraz daha genişlettiğimizde, karşımıza, yine Grand Loge Orient bağlantılı "hermetik " bir cemiyet olan, Thule ve İttihat Terakki Cemiyeti çıkıyor. Ayrtılarını buradan okuyabileceğiniz yazıdan bir alıntı yapalım aşağıya. Yazının başlığı, Hitler `i Türk Sabetayistler iktidara getirmiş.


...Kırmızı Çizgi adlı aylık haber dergisinde, İlhami Yangın imzasıyla yer alan bilgiler Hitler `in bir Türk sayesinde iktidara gelmesini konu ediyor. Gazeteci İlhami Yangın `ın önümüzdeki günlerde, "Doktor ve Baron " adlı kitabında ayrıntısıyla yer alacak iddialar şöyle:


Hitler `i iktidara taşıyan Baron Rudolf von Sebottendorff`la Aydınlık Dergisi `nin Kurucusu Doktor Şefik Hüsnü aynı kişi. Türkiye Komünist Partisi `nin (TKP ) efsanevi lideri ve Aydınlık Dergisi `nin Kurucusu Şefik Hüsnü ve Hitler `i iktidara taşıyan Thule adlı Masonik örgütlenmenin esrarengiz lideri Baron Rudolf von Sebottendorff`la ilgili bilgiler bir muamma halindeydi. Çünkü bu kişilerle ilgili bütün bilgiler Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından gizleniyordu. Gizlenen bilgi ve belgeler arasında Şefik Hüsnü `nün ailesi ile ilgili olanlar da yer alıyordu.


İşte bunlardan en basiti ve herkesin test edebileceği bir bilgi: Şefik Hüsnü `nün kardeşi Avukat Hakkı Bey , İstanbul Barosu `na kayıtlı. Ancak baro kayıtlarına baktığımız zaman, "1313 sicil numaralı Hakkı Deymer"in soyadının olmadığını, soyadı hanesinin boş bırakıldığını görüyoruz....


`Yıl 2006 ve İstanbul Barosu gibi bir kurumda üstelik avukat olan bir kişinin soyadı hanesi boş. Soyadı olmayan bir kişi avukat olabilir mi? Mahkemeye girebilir mi?` Şefik Hüsnü Değmer`in babası bir `paşa`. Ancak kimdir, hangi paşadır, bu da gizli` Necip Fazıl Kısakürek , Nihal Atsız gibi yüzlerce araştırmacı yazar bu ilginç olayı araştırmış ancak aydınlatıcı hiçbir bilgi bulamamışlar. İlginç değil mi? ...



Birileri "araları bozuk kişileri" kendi meşreplerince barıştıracak akılları sıra. Lakin bir problem var, onların her çözümleri kaostan geçer, ancak kaostan düzen türetebilirler(Ordo ab chao)!

Biz konuyu ilginç bulduk, "devam et" derse okuyucularımız, malzeme buluruz. Thule ve İttihat Terakki bağlantısı ilginç konudur mesela. Thule `nin kurucusu Baron `un Hitler ile olan ilişkileri de ilginçtir.


"Elin Hermetik bastonu ile Türk-İslam Ülküsü`nü savunduğunu sanan" gafillere duyurulur.


Diğer yandan, biz de Yeni Şafak `dan birilerini kendimizce mercek altına aldık, burası doğru!


Lakin, mercek altına aldığımız sadece Ali Bayramoğlu değildir. Ali Bayramoğlu - Etyen Mahçupyan - Çetin Altan ve Mahdumları- Kürşat Bumin , bir mason ağabeyimizin kendi camiasını eleştirirken kullandığı orjinal ve ironik tabiri ile, MASON (Mutual Adoration Societies Network - Karşılıklı Hayranlık Dernekleri Şebekesi) takılıyorlar kendi aralarında. Romantizm diz boyu! Yanıbaşında bir milyon insan ölür çıtları çıkmaz. Burada eften püften çiçek böcek konusu bulsalar, "ben sana hayran sen cama tırman" şeklinde, "cemaatçek" üstüne atlar liberal teorinin faydaları üzerine kürsüdeki rahip edasıyla ders verirler. Tuttu mu da bırakmazlar adamı! Hep aynı cümleler, ezberlenmiş kalıplar. Ah biraz Irak `dan İran `dan bahsetseniz de samimiyet testini geçseniz.


Daha çok, ulus modellerinin kapıştığı şu hengamede, Fransız bir Gazeteci(!)`nin 15 gün evvel gelerek Beyoğlu `ndaki "Afrikalı Göçmenleri" mercek altına almasını köşesine taşıyan Sayın Kürşat Bumin `i mercek altına almak istedik biz. Burada "hermes "çileri deşifre ettiğimiz gibi, gün olur Bumin `in Fransız Gazetecilerle ilişkilerinin ayrıntlarını da öğrenir, anlatırız okurlarımıza!

ALINTIDIR: http://www.tumgazeteler.com/?a=2245429 saygılarımla :


cem_art

ulasirmola
19.09.2007, 14:07
ben çok şaşırmadım .seviyesine göre cevap vermiş .kahraman türk gençliği gibi atıp tutar ama aslanı görüncede vatanı ilk o satar.tayyibe atıp tutuyolardı noldu şimdi uşağı oldular bunların milliyetçiliği bu kadar işte

onur melis
19.09.2007, 18:37
asıl bu nuda diyer pisliklerle beraber asmaları lazım

başkabirdünya
20.09.2007, 01:53
HRANT DİNK'İN HAYATI(izlerken gözyaşlarınızı tutamayacaksınız -yüreğinde insan sevgisi olanlar)

http://www.youtube.com/watch?v=lYqxzBCfcmk

SİVASTAN DÜNYAYA MESAJ

http://www.youtube.com/watch?v=asp9lTaG3D4


http://www.youtube.com/watch?v=3uMezIRFVSw

putikanli
20.09.2007, 02:05
Boşverin şunları,İsmail Türüt ve Ozan Arif miş.İtin görevi havlamak.Az fırsat buldum mu ısırmak.İtle, köpekle uğraşacak vaktimiz yok.Asıl bunları konuşturanlara bakalım.

EyLüLüM
21.09.2007, 09:45
ismail Türüt Sitesine girdim .Allah belanı versin ve yandaşların.agızlarınıza almayın deniz gezmişi adını kirletiyorsunuz.AYRICA küfürlerinizi aynen sizlere geri iade ediyoruz...Çünkü bize ne küfür nede adamı arkadan vurmak yakışır..

Beşiktaşli58
21.09.2007, 10:07
Ismail Türüt zaten manyagin teki, çildirsa ne fark ederrrrr çildirmasa ne fark eder.

Ama elbet bir gün devran döner, sira sanada gelecek Türütttt

DiLkeT-CeZaM
21.09.2007, 10:33
türüt gibilerinin leşini köpeklere yemesi için bile vermeye değmez!. çünkü köpekleri bile zehirleyecek zehirleri var. akıtsınlar bakalım içlerindeki zehiri ne olacak?