Orijinalini görmek için tıklayınız : YabancilaŞmanin DüŞmani,örgütlü Bİreydİr


sendiren
24.09.2007, 20:34
YABANCILAŞMANIN DÜŞMANI,ÖRGÜTLÜ BİREYDİR


Gün geçtikçe daha çok bireycileşen,yalnızlaşan,kendine dönen,çıkarcı,bencil bir toplulukla karşı karşıya bulunmaktayız.Bu süregiden ve derinleşen bir durumdur.Bunun temel nedeni,elbette tüm sınıflı-sömürücü toplumların sonuncusu olan kapitalizm ve onun doğal sonucu olan yabancılaşmadır.Bu yabancılaşmadır ki,giderek kronikleşen ve devasa büyüyen sorunlar üretmektedir.
Emperyalist kapitalizmin zirvesinde-doruğunda olan metropollerde bu yabancılaşma ve kişisel yaşantıya yansımaları ciddi toplumsal psikolojik sorunlar üretmekle beraber;çıkışsızlığın,alternatif olamamanın ve kişisel güçsüzlüğün de etkisiyle sürü psikolojisini hedef-temel alan akımların etkisine hızla sürüklenmektedir.Son 25-30 yıla damgasını vuran başlıca temel sorunlar:
a.Ciddi bir biçimde dine-tarikatlara yönelim ve bunların sonucunda zaman zaman toplu intiharlar
b.Uyuşturucu-alkol ve bağımlılık oranlarının yükselişe geçmesi ve kullananların yaş oranlarının düşmesi
c.Her türlü fanatizm ve holiganizm,şiddetin güçlenmesi,çeşitli sportif ve insani aktivitelerin kolayca şiddetin dışavurumuna yönelik alanlar haline gelmesi ya da getirilmesi
d.Yükselen ırkçı,ayrımcı ve faşist hareket.
e.İnsan başta olmak üzere tüm canlılara ve doğaya dönük bilinçli-bilinçsiz yok edim hareketleri,canice akla-mantığa sığmayacak düzeyde yapılan katliamlar,tatminsizlik-doyumsuzlukların en üst safhada olması.
Tüm bunlar,metropollerde yabancılaşmanın dışavurumlarından sadece bir kaçıdır.Bunlar çoğaltılabilir ama sanırız ki , bu birkaç başlık bile ne kadar korkunç ve ürkütücü boyutta yabancılaşmanın seyrettiğine kanıt olarak yeterlidir.
Emperyalist kapitalizmin metropolleri dışında kapitalizmin gelişme ve ilerleme düzeyine göre,çeşitli derece ve kademelerde yaşanan bu sorun ve sonuçlar,yine bizatihi kapitalizmin yıkıcı-yok edici etkilerinden kaynağını almaktadırlar.Kapitalizm canavarı,insanı insan olarak yutan,öğüten,tüketen,bitiren,yok eden bir içeriğe ve eylemsel sonuca sahiptir,ki sınıfsal duruşunun esası da bunun üzerinedir.İnsanın paçavraya çevrilmesinin doruğudur kapitalizm.
Tüm bu sonuç ve sorunlar,aynen daha derecesel olarak geride olsa bile ülkemiz topraklarında da yaşanmaktadır.Yabancılaşmanın tüm sonuçları;kimliksizleşme,bireycilik,çıkarcılık vs aynen ülkemiz topraklarında da yaşanmaktadır.Uyuşturucu-alkol ve sigara kullanımı had safhada olup,kullanma ya da başlama yaşı 10’lu yaşların altına düşmüştür.Holiganizm-fanatizm,ileri düzeyde hastalık derecesindedir.Faşist-ırkçı-ayrımcı hareket ve tarzlar revaçta ve üst boyuttadır.Din ve tarikatlara yönelim yine en uç sınırlarda seyretmektedir.Ahlaksızlığın her emaresi,temel ahlaki kurallar haline gelmiş ya da olağan karşılanmakta ve algılanmaktadır.Her türden şiddetin kutsandığı bir şiddet kültürü oluşmuştur.tüm bu sorun ve sonuçlar,yabancılaşma ve yok oluşun en uç sınırlarına varıldığının göstergeleridir.
Gerek ulusal ve gerek uluslar arası arenada bu yaşananlara karşıt olarak elbette ki olumlu gelişmelerde mevcut ve yaşanmaktadır.Zira,her şey kendi karşıtını geliştirip ve yaratarak ancak ilerleyip gelişebilir.Zira dünyada sol-devrimci-komünist hareket giderek güçlenmektedir.Gerek legal ve gerekse de illegal alanda gelişmekte olan ciddi muhalif hareketlerden,proleter devrimci hareketlerden söz etmek olanaklı hale geldi artık.Bunun emperyalist kapitalist kuşatmayı kırıp enternasyonalist bir kanala ilerleyeceğini de söylemek sanırız kehanet değildir.Zira emperyalist kapitalizm küreselleştikçe ve dünyayı küçülttükçe,bu durumun aynı zamanda proleter ve devrimci hareketleri de yakınlaştırıp ortaklaştıracağını söylemek anti-bilimsel olmayıp tam tersine bilimsel bir tespittir.
Ulusal ve yerel anlamda komünist devrimci bir liderlik olmasa da,sınıf hareketinin kendi kanallarını açmaya başladığını ve güçlenmekte olduğunu görmekteyiz.(Ki bu süreç derinleşerek ilerleyecektir.Emperyalist kapitalizmin yapısal ekonomik krizi giderek derinleşmekte ve buna eşlik eden siyasal krizlerin boyutlanacağını söylemeliyiz.)Kürt ulusal hareketi,dışsal nedenlerden kaynaklı-zorunlu olarak devrimci bir yola girmektedir.Emperyalizmin yerli uşaklarının işaret ettiği gibi yapısal kriz artık kırılgan periyodik etkilerini her an,her dakika hissettirmekte ve toplumsal huzursuzluk pratik yankılarının yolunu açmaktadır ve açacaktır.
Yani yabancılaşma ya da zorunluluk,kendi karşıtı olan özgürleşmeyi de dolaysız olarak geliştirmektedir.Zira bencilliğin karşısına dayanışma,bireyciliğin karşısına toplumsallık,çıkarcılığın karşısına paylaşma,ayrımcılık ve faşizan kültürün karşısına insani değerler çıkacaktır,çıkmaktadır,çıkarılmalıdır.
Proleter devrimci mücadele,aynı zamanda kapitalizmin her türlü sorun ve sonucuna müdahale ve mücadele demektir.Devrim,eğer yeni insanların eseri olacaksa ya da diğer bir deyimle yeni toplum yeni insanlar ile kurulacaksa ,bunun yabancılaşmanın her boyutuna karşı ideolojik-pratik-teorik mücadele kesinkes bir zorunluluk ve elzemdir.İnsani olan tüm değerlerin yüceltilmesi,kapitalizmin yabancılaştırma politikalarına karşı radikal bir özgürleştirme-özgürleşme politikasının yürütülmesi temel bir zorunluluktur.Günü birlik politikada,ajitasyon ve propaganda da ,ideolojik-teorik mücadelede ,bu temel sorun irdelenmek,vurgulanmak ve aşılmak zorundadır.Kapitalizmin temel sömürü halkası,artı-değerdir,emektir yani emeği üreten proleter insandır.Zaten bu doğal sonuç olan yabancılaşma kaçınılmaz olmaktadır.Emek ile ürettiği değerler arasındaki fark ve buradan başlayıp ilerleyen süreçtir yabancılaşma.Bu kaçınılmaz süreçtir ki,kapitalizmin ömrünü uzatan.
Komünizmin temeli de,insanı;her türden gerici-ırkçı-ayrımcı-dejenere ve insani olmayan tüm değerlerden uzaklaştırmak ve gerçek-yeni insanı yaratmaktır deyim yerindeyse.Komünizmin gerçek temel sloganı olan insanlık düzenine ise,ancak ve ancak yabancılaşma sınırlarını aşmış,paylaşımcı-toplumsal-dayanışmacı vs niteliklere sahip olan yeni insanlar ve örgütlü bireylerle ulaşılabilir.Özgürleşen bireyler ve özgürleşen örgütlü bireyler ,bunun yapı taşıdır.Yeni insan ve yeni toplumun öznesi kesinlikle,örgütlü-özgür bireylerden oluşacaktır.Aksi düşünülemez bile.Tek tek insanların cılız ve sonuç alıcı olamayacak sesleri birleştikçe,gürleştikçe,özgürlüğe ulaşılır ve özgür bir dünya kurulup korunabilir.Kapitalizmi yıkmanın ve yeni toplumu inşanın kilididir örgütlü bireyler ve onların ortak hedefler uğruna olan birlik örgütleri-toplulukları.

YAŞASIN ÖZGÜRLÜK YAŞASIN SOSYALİZM
YAŞASIN İNSANLIK DÜZENİ OLAN KOMÜNİZM
YABANCILAŞMANIN DÜŞMANI ÖRGÜTLÜ BİREYDİR


MahmutHalilCan(Sendiren)

http://www.ateshirsizi.org

http://www.ateshirsizi.org/forum/index.php