Orijinalini görmek için tıklayınız : Mehmet Uzun hayatını kaybetti! :(


DiLkeT-CeZaM
11.10.2007, 12:36
http://www.xelkedondurma.com/cand/ca_img/mehmet_uzun.jpg

Mide kanseri nedeniyle uzun süredir tedavisi gören Kürt yazar Mehmet Uzun vefat etti. Geçen yıl Ekim ayında Diyarbakır’ın büyüsüyle yaşama dönen Uzun, bir yıl sonra yine aynı ayda gözlerini yumdu yaşama.

Hastalığında kısmi düzelme görülen Uzun, dün aniden fenalaşarak Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Yoğun Bakım Ünitesi'ne kaldırıldı. Uzun, bugün saat 11.05'te yaşama gözlerini yumdu. Uzun en son kendisini yaşama bağlayan Diyarbakır’da 16 Ekim 2006 tarihinde taburcu olmuştu.

DİYARBAKIR ONU YAŞAMA DÖNDÜRMÜŞTÜ
Bir yıl sonra aynı Ekim ayında yaşamını yitirdi. Geçen yıl taburcu olduğu gün Mehmet Uzun, “Yukarı Mezopotamya toprağının, Diyarbakır’ın bana şifa olacağından emindim. Halkımın moral desteği ile bugünlere geldim. Ez qurbana wan im ” diyordu. Diyarbakır’ın büyüsü onu tekrar yaşama döndürmüştü. Zira Amerika ve İsveç’te yapılan tedaviler sonuç vermemiş ve bir haftalık ömrü var demişlerdi.

‘’Beni Diyarbakır ayağa kaldırdı’’ diyen Mehmet Uzun, geçen yıl 13 Aralık 2006’da Diyarbakır Yenişehir Belediye Başkanı Fırat Anlı'ya yaptığı ziyaret sırasında bu yüzden Diyarbakır romanını yazacağını söylüyordu.

BARIŞA OLAN UMUDU
Barış ve kardeşliğe olan umudunu her fırsatta dile getiren yazar Kürt sorununun çözüleceğini, ‘’bunun için çalışmak ve üretmek zorundayız’’ diyordu. Uzun barışa bir mektup da yazmıştı. 14 Ocak 2007 tarihinde Türkiye Barışını Arıyor konferansının kapanış konuşmasını yapması gereken, ancak sağlık sorunları nedeniyle Ankara’ya gidemeyen Uzun, konferansa “Türkiye’de Barış ve Umutlar” başlıklı bir konuşma metni göndermişti. Uzun mektubunda barışa olan umudunu dile getiriyordu.

‘’Konumuz barış ve barışla ilgili her şeye umutla başlamak gerektiğine inanıyorum’’ diyen Uzun, ‘’Daha fazla romantik ya da ilgi çekici olmak için değil, tersine daha fazla hakikatlere yakın olmak için umuda ihtiyacımız var. Umut, yaşanan hakikatlerin bir üst düzeyidir; arzuladığımız hakikatlerin dinamosudur. Barışa ilişkin eylem planımızın ilk adımıdır. İnsanlık tarihinin bize öğrettiği hakikatlerden biri de şu; hiçbir siyasal ya da toplumsal atılım, değişim ve yenilenme umudu olmadan gerçekleşmez. Umut imkansız bir sevda değil, imkansızı gerçeğe dönüştürecek bir yol haritasıdır’’ sözleri ile umudu anlatıyordu.

Eğer insanlık, tüm olumsuzluklara, felaketlere ve musibetlere rağmen bugünkü haline ulaşmışsa, bunda umudun belirleyici bir rolü olduğunu söylüyordu. Uzun, ‘’En berbat koşullarda bile umutlu olmamızı gerektirecek çok fazla neden var’’ diye not düşüyordu.

KÜRTÇE’YE ROMANLARIYLA HAYAT VERDİ
Kürtçe'nin bir edebiyat dili olmasında önemli katkıları olan Mehmet Uzun aynı zamanda modern Kürt romanının da kurucusu sayılıyor. Asimilasyon ve yasaklarla boğuşan bir dil olan Kürtçe'ye romanlarıyla hayat veren Mehmed Uzun, 1953 Siverek'te doğdu. 1977 yılından beri İsveç'te yaşayan Uzun, Kürtçe, Türkçe ve İsveççe yazdığı kitapları yirmiye yakın dilde yayınlandı. 1985 yılından bu yana romanlarını kaleme alan Uzun hakkında Türkiye'de çok sayıda dava açıldı.

Mehmet Uzun yıllar İsveç Yazarlar Birliği yönetim kurulu üyeliği yaptı. Ayrıca İsveç Pen Klübü ve Uluslararası Pen Klüp'te aktif çalıştı. İsveç ve Dünya Gazeteciler Birliği'nin de üyesi olan Uzun'un bugüne kadar çok sayıda Kürtçe roman yazdı.

Mehmed Uzun, "Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık" romanı ve "Nar Çiçekleri" adlı deneme kitabı ile ilgili olarak 2001 baharında yargılandı. Aynı yıl Türkiye Yayıncılar Birliği'nin her yıl verdiği Düşünce ve İfade Özgürlüğü Ödülü'nü, roman sanatına ilişkin belirleyici katkılarından dolayı Berlin Kürt Enstitüsü'nün Edebiyat Ödülünü, yarattığı edebiyat ve sözün özgürlüğüne ilişkin duruşundan dolayı İskandinavya'nın en önemli ödüllerinden olan Torgny Segerstedt Özgürlük Kalemi Ödülünü ve 2002'de İsveç kültür yaşamına sunduğu değerli katkılarından dolayı İsveç Akademisi'nin Stina-Erik Lundeberg Ödülü'nü aldı.

MEHMET UZUN'UN ESERLERİ
TU (Sen), Roman, 1985; Mirina Kalekî Rind (Yaşlı Bir Rind'in Ölümü), Roman, 1987; Siya Evînê (Yitik Bir Aşkın Gölgesinde), Roman, 1989; Rojek ji Rojên Evdalê Zeynikê (Evdalê Zeynikê'nin Günlerinden Bir Gün), Roman, 1991; Destpêka Edebiyata Kurdî (Kürt Edebiyatına Giriş), İnceleme, 1992; Hêz û Bedewiya Pênûsê (Kalemin Gücü ve Görkemi), Denemeler, 1993; Mirina Egîdekî (Bir Yiğidin Destanı), Destan-Ağıt, 1993; Världen i Sverige (Tüm Dünya İsveç'te), Edebiyat Antolojisi, M. Grive ile Birlikte, 1995; Antolojiya Edebiyata Kurdî (Kürt Edebiyat Antolojisi), Antoloji, iki cilt, 1995; Bîra Qederê (Kader Kuyusu), Roman, 1995; Nar Çiçekleri, Deneme, 1996; Ziman û Roman (Dil ve Roman), Söyleşiler, 1997; Bir Dil Yaratmak, Söyleşiler, 1997; Dengbêjlerim, Deneme, 1998; Ronî Mîna Evînê - Tarî Mîna Mirinê (Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık), Roman, 1998; Zincirlenmiş Zamanlar Zincirlenmiş Sözcükler, Deneme, 2002; Dicle'nin Sesi I - Hawara Dîcleyê (Dicle'nin Yakarışı), Roman, 2002; Diclenin Sesi II - Dicle'nin Sürgünleri, Roman, 2003.

Kaynak: ANF NEWS AGENCY


__________________________________________________ _______________
Çok değerli bir edebiyatçımızı ve insanımızı kaybettik ben çok üzüntülüyüm :( Hepimizin başı sağolsun.

sausen
11.10.2007, 12:43
Merhaba,

Bende dün televizyondan son dakika haberi olarak gördüm.
Güzel bir yazardı, büyük kayıp gerçekten.
Allah rahmet eylesin...

Saygılarımla...

başkabirdünya
11.10.2007, 12:53
en sevdiğim yazarlardan birisiydi
çook üzüldüm:(

ilk 'aşk gibi aydınlık ölüm gibi karanlık' kitabını okumuştum ve çok etkilenmiştim
saygıyla anıyorum........

Pinar17
11.10.2007, 12:53
Cok üzüldüm,hepimizin basi sagolsun,bu mide kanseri cok igrenc,benimde sevdiklerimi bizden almasindan korkuyorum :bitmisbu:


Sevgilerle onu anicagiz,bundan eminim

H.BaranYıldırım
11.10.2007, 13:00
Hakikaten çok üzüldüm... Özellikle de Bıra Qedere müthiş bir romandı ve kurgu olarak da türünün tek örneği idi...

yağmuryüreklim
11.10.2007, 13:16
başlığı görünce şaşırdım çok üzüldüm gerçekten başımız sağ olsun allah rahmet eylesin torağı bol mekanı cennet olsun

orontes
11.10.2007, 13:28
uzun ola ömrün
seni
Yazıyor heredot
Tereddütsüz
Sayfalarına tarihin...

Bir ulus düşün
Dört parça,
Bir ulus hep dağınık
Hep isyan
Hep yenilgi
Bir ulus ki
Bir günü yok
Etrafı sarılmamış
Çocukları öldürülmemiş
Dili yasaklanmamış


Mehmet
Uzundur yarası kürdün
Mehmet bir asi
Değiştirir kaderini
Bir neslin,dilini
Tarihini..

Mehmet uzun
Uzun ola ömrüm
Ana dilinde ağlayamayan çocukların
Göz yaşlarını anlattın anadillerinde...
Senindir zafer
Kansız,silahsız zafer senindir



Diyarbekir yani amed
Hasta yatağı, yani umut
Sana emanet
Acımın kalemi
Vermeyesin kaderini bir halkın
Ellerine azrailin
Asimleye!
Ağlayabilsin diye herkes
Kendi dilinde

Mehmet uzun
Uzun ola ömrün



Çocukları düşünüyorum.
Bugünün çocuklarını,
Yarının büyüklerini...
Nereye ey Ape Memed?

Daha onlar için bir şiir,
Onlar için bir masal bile yazmadan, yazamadan...
Nereye?

Daha ben çocuğuma;
"Bak bu Ape Memedin kitabı,senin için imzalamış çocuklar geleceğimizdir demiş" demeden
Nereye ey Ape Memed, nereye?



Daha dur bitmedi anlatacaklarım.
Diyarbakır'ı bir de benim ağzımdan dinlemedin,
Sevdamı, nefretimi, kinimi, acımı;
Ama en önemlisi
İçindeyken bu şehrin, bu şehri özlemeyi...

Dur gitme sözlerim bitmedi daha
Daha sana
Sana çok şey anlatacağım.
Hadi dayan az daha...








Senle tanımıştı
Dicleyi
Diclenin sürgün halkı

Senle tanımıştı
Yasaklı dilin anlatıcılarini
Dengbejlerini

Senle dinlemeye başladı
Kürt çoçuklari
Kendi hikayelerini, masallarını

Ve sen şimdi
Yoksun diye
Dicleye bakmakta
Diclenin sürgünlerinin
Gözleri

Sen ise onlara bakmaktasın
Diclenin ortasında

lion12
11.10.2007, 13:51
allah rahmet eylesin kendisine güzel eserler kazandırmış edebiyat dünyasına.

Xece
11.10.2007, 14:10
O kadar üzgünümki şuan şok oldum resmen.Onunla yakından tanışma fırsatını kaçırmış biri olarak üzüntüm katlandı şimdi.Kürtçeyi yeniden diriltmişti.Eserleriyle payidar olacaktır.Seni hiç unutmayacağız ...

spartacus
11.10.2007, 14:21
Daha yeni öğrendim, gerçekten çok üzüldüm. Ne diyeceğimi bilemiyorum, aydın görüşlü ve uzun yıllar sürgünde geçen bir yaşamda, muhakak ki bu sürgün sürecin etkisi olmuştur. Edebiyat dünyasının nadide yazarlarından biri olan Mehmet Uzun için üzüntülerimi belirtmek istiyorum. Onu seven okurlarına ve başta kürt halkı olmak üzere tüm Türkiye' halkına baş sağlığı diliyorum.

Jilwan
11.10.2007, 16:58
Haber icin sagol, ama cok üzüldüm.......
Basimiz sagolsun.............

uzun yillar avrupada yasadi ve bizlere kendisiylen tanisma imkani sagladi...gecen yil iyidi durumu, demek hala hastaymis ve simdi ne yazik ki ölüm haberini aldim...

bir degerli insani daha kaybettik

Saygilarla

çerkez_ethem
11.10.2007, 17:31
yazarın hemşehrim olması , ve şimdi İsviçre de yaşayan öz yeğniyle eski dostluğum bu ,ölüm haberi karşısında dahada derinden sarsılmama sebep oldu. tüm anadolu medeniyetlerinin başı sağolsun.....

rewhat
11.10.2007, 17:36
dedi ki:
...

* ... "benim yazarlığım farklıdır, ben farklı bir yazarım. benim konumumu öteki yazarlarla karıştırmamak lazım. türkiye'de benim durumumda olan bir tek yazar bile yoktur. ben yasak bir dilde yazıyorum. ve bu benim yazdığım her türlü sözcüğe yansıyor. ben o ruh haliyle yazıyorum. ben bu dili 18 yaşında cezaevinde öğrendim. musa anter bana öğretti. ve bin bir güçlükle bir edebiyat dili kurdum.

* bir yazarın sahip olması gereken, yazarlığın sürdürülebilmesi için zorunlu olan hiçbir şeye sahip olmayan biriyim. ne benim devletim oldu, ne kütüphanelerim, ne üniversitelerim, ne iletişim kanallarım, medyam oldu ne de okuyucularım. bütün bunları yaratmak gerekiyordu.

* bir türk yazarı "ben roman yazacağım" dediğinde kurulmuş bir dil var, o dilin olgunlaşmış bir edebiyat dünyası var. medyası, üniversitesi, okuru, bir derneği, binlerce kitap, binlerce yazar, binlerce edebi ses var. yapması gereken tek şey kendine ait bir ses. ben bunların hepsinden mahrumum.

* ama ben kendimi herkesten fazla güçlü de hissediyorum. bunun nedeni de benim okuyucum. ben okuyucumu çok seviyorum. onu çok takdir ediyorum, ona çok saygı gösteriyorum.

* ben, ruhu zedelenmiş, sesi kısılmış, kendisini ifade etmekte çok güçlük çeken insanların yazarıyım. onlarda da bana karşı çok büyük bir coşku görüyorum. dünyada hiçbir yazarın buna nasip olacağını zannetmiyorum.

* dünyanın en mutlu yazarı benim, artık ölsem de gam yemem."

gule gule

nusayri
11.10.2007, 18:21
mailesef insanlar yitirildikten sonra değerleri anlaşılyor,bu insanların insanlığa olan katkıları kendi kişisel çıkarlarından üstün tutarak evrensel düşüncelere ve barışı önem verip zorlanan şartlara meydan okurcasına çözüm yoları göstermaktadirler.
yılardır ülkesinden sürgün edilmesi bireysel hakların ihlalı ile insanlığa yapılan en büyük hakarettir,barışçıl düşüncelere tahammul etmiyen zihniyet halkların en büyük düşmanıdir.
deyerli yazarımızın kayabı türkiyede halkların kaybıdır barışın ve sevginin kaybıdır, hepimizin ve tüm halkımızın başı sağolsun.








saygılarımla.

alişero
11.10.2007, 18:28
yazarın hemşehrim olması , ve şimdi İsviçre de yaşayan öz yeğniyle eski dostluğum bu ,ölüm haberi karşısında dahada derinden sarsılmama sebep oldu. tüm anadolu medeniyetlerinin başı sağolsun.....

benimde hemşehrim ve yakın aile dostlukları olan bir abim..


MEXEMEDo ye bra xemu welatpareza kurda mexemedo ye bırodırej diroke median mexemedo ye şaratulk şarıstaniyen mezopotamian.

çok üzgünüm tüm sevenlerinin kürd halkının ve türkiye halklarının başı sağ olsun eserleriyle önümüze ışık tutacak..

LaDY
11.10.2007, 18:34
Aşka en çok çaresizlerin mi ihtiyacı vardır? dedi ve beni kendisiyle tanıştırdı, bir vitrin camından görüp almıştım "Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık" romanını ne akıtmıştı o roman yaşlarımı, şimdi bu başlığı okuyunca yine tutamadım yaşlarımı...
Ama... Ben bildik ölüm cümleleri kurmayacağım Mehmet Uzun için... Çünkü ben biliyorum ki o ardında bize bıraktıkları ile her zaman yaşamaya devam edecek, uzun bir yolculuktur gittiği, Yolun açık olsun, HOŞÇAKAL üstad...

Dj Eco
11.10.2007, 18:37
allah rahmet eglesin, mekani cennet olacaktir...

kreşmir
11.10.2007, 19:53
bir ceylandı o ölümlerin kol gezdiği diyarlarda....

ölümün bir haykırış içimde ve sen herzaman aynı yerde....

mmmm
11.10.2007, 20:05
Allah rahmet eylesin..Kendisini tanımıyorum..Ama anladığım kadarıyla birçok eserleri varmış..

Amedli
12.10.2007, 14:15
Baskici cuntanin insafsizligindan payini almis cok önemli bir yazarimizdir Mehmet Uzun.
Kürtlerin ve Ermenilerin karsilastigi acilari objektif olarak beyinlere kazidi.
Mehmet Uzun bir demokrasi sehididir..
Mekani cennet olsun..

D-e-v-r-i-m-c-i
12.10.2007, 15:25
* bir türk yazarı "ben roman yazacağım" dediğinde kurulmuş bir dil var, o dilin olgunlaşmış bir edebiyat dünyası var. medyası, üniversitesi, okuru, bir derneği, binlerce kitap, binlerce yazar, binlerce edebi ses var. yapması gereken tek şey kendine ait bir ses. ben bunların hepsinden mahrumum.


te bi zimaneki qedexe nivisand
pénusa te aşiti belav dikir.
le kesi aşiti neda te
qé tu baweri gellé te
qé tu baweri geliyen amedé
ewé te jı bir bikin
em li virin apé mıheme
em li amedé ne
gellé te heye
gellé te li ser bırcén amedéye
em di dilétedene.
oxira te a xérébe...

çok üzgünüz.benimde hemşerim.geçen sene amede hastahaneye gelmişti ben okuldaydım bugün gideceğim yarın derken gidemedim.üzüntümü tarif edemem.elini sıkma şerefinden mahrum kaldım...onun savunduğu ve yasak dildeki tüm umutlarını biz amed gençliği olarak yerine getirmek için kanımızın son damlasına kadar ter dökeceğiz...
diclenin çocukları yüzünü hala sabah erkenden güneşe tutuyor mehmet uzun ve biz biliyoruz ki o güneş birgün bizim için parlayacak.aydınlıklar firara durmayacak...mavzerler değil,sokaklarda çocuklarımızın tınısı yayılacak.yıllardır bekaretini koruyan surlarımız yıkılmaz,yıkamazlar.sen memleketinde rahat uyu.
esenkal....mina eviné roni,mina miriné tari.....

DiLkeT-CeZaM
12.10.2007, 15:46
Tarık Ziya Ekinci'nin de onun üzerine yazmış olduğu bir makaleyi sizlere sunmak istiyorum ve bu yazının virgülüne kadar katılıyor ve gerçekçi olarak savunuyorum!.

Kürt yazın ve Kültür yaşamında yeri doldurulamayacak olan Mehmet Uzun, modern Kürt edebiyatının kurucusu ve öncüsüydü. Kürt halkının yaşadığı sosyal ve politik dramın canlı bir tanığı ve bu tanıklığı evrensel dile aktaran büyük bir sanatçıydı.

Büyük Kürt yazarı Mehmet Uzun’u en verimli çağında kaybetmenin derin acısı içindeyiz.

En güç koşullarda, her türlü imkandan yoksun, yasaklar ve baskılar altında Kürt dilini yeniden yaratan ve ona hayatiyet kazandıran büyük bir yetenekti. Tarihin Kürtlere tanıdığı büyük bir şanstı.

Yasaklar, yokluklar, cehalet ve acılar içinde yaşamaya mahkum edilmiş bir halkın içinden çıkan Mehmet Uzun kendi çabalarıyla kendisini var eden bir değerdi. Böylesi ağır koşullarda onun sahip olduğu üstün yetenekte bir değerin ortaya çıkması tarihin bir azizliğidir En verimli çağında aramızdan ayrılması ise Kürt halkının bir talihsizliğidir.

Mehmet Uzun ayni zamanda Türk sanat ve kültür yaşamına da büyük katkı yaptı.Türk toplumuna çoğulculuğun, çokkültürlülüğün, barış içinde kardeşçe bir arada yaşamanın erdemini öğretti.

Tarih onu yalnız Kürtlerin, yalnız Türklerin değil tüm dünyanın en büyük yazarı, kültür adamı, barış ve özgürlük savaşçısı olarak anacaktır.

Onun açtığı yolda, onun yetenek ve cesaretine sahip genç Kürt kültür ve yazın ustalarının çıkmasını görmek en büyük tesellimiz olacak.

Mehmet Uzun’u ebediyete uğurlarken, Kürt kardeşlerime, barış sever Türkiye halklarına, ailesine, yakınlarına ve dostlarına baş sağlığı diliyorum.

Sevgili Mehmet;

Başlattığın barış ve özgürlük mücadelesinde seni izleyen, Kürt kültür ve yazın sanatını geliştirmeye çalışan, sana layık genç kuşaklar yetişiyor. Gözün arkada kalmasın!,

Güle, güle Mehmet Uzun, güle, güle sevgili kardeşim.

Toprağın bol, yerin aydınlık olsun.



Mehmed Uzun'un 2007 yılının şubatındaki düşünceleri;

"Doktorlar bana, hayatımın son günlerini yaşamaya başladığımı söylediler. Benim için en iyisinin, dünyadan göçmeden bu son günlerimi ailemle geçirmem olacağını söylediler. Ya doktorların tavsiyesini dinleyip, gerçeği olduğu gibi kabullenip ölümü bekleyecektim ya da hastalığa karşı direnecektim. Kimseye söylemek istemiyordum ama yayıldı hasta olduğum ve bunun üzerine arkadaşlarım gelmeye başladılar. Türkiye'den de sevgili Yaşar Kemal ve sevgili eşi geldi. Yaşar Kemal'le Ayşe bana bir nazar boncuğu ve uğur böceği getirmişler ve uğur getireceğini söylemişlerdi.

Yaşar Kemal bana direnmem gerektiğini, yazmak zorunda olduğumu, kendi projelerinden bir bölümünü bana devretmek niyetinde olduğunu söyledi. Ben de direnmek zorunda olduğuma karar verdim. Dostlarım ve ailem için, halkım, dilim için, romanlarım, yarattığım ve yaratacağım karakterler için direnmem gerekiyordu.

Çok uzağında olduğumu tasavvur ettiğim ölüm, çok yakınıma gelmişti. Nefesini ensemde hissetmeye başladım. Fazlasıyla ölümü yazmış bir yazar olarak ölümden korkmadım ben. Ancak samimi bir itirafta bulunayım. Burada dost dosta konuşuyoruz. Ölümsüz olmak istedim. Bu bir arzu. Yazarın ölümsüzlüğüne yazar değil, yarattığı karakterler karar verir. Yaratılan karakterler yazarın ölümünden sonra da yaşıyorlarsa o yazar ölümsüz payesine ulaşabiliyor." demişti :uzgunsok:

Lütfen böyle değerlerimize sahip çıkalım asıl mücadele, Mehmed Uzun, Hrant Dink gibi insanları koruyarak ve onlarla beraber yürüyerek verilir. Çünkü böyle müthiş insanlar kolay gelmezler...

kolpa
12.10.2007, 15:58
siyasete,olaylara onun "nar çiçekleri" kitabı sayesinde bir edebiyatçının,sözcüklerin dengbejinin penceresinden bakma şansım oldu.kendisi kürtçe edebiyatını yaşatma sorumluluğunu yüklenerek halkımıza en büyük iyiliği yaptı.ancak şimdi yarım kaldı kürt edebiyatı onsuz.daha yazacak romanları vardı belki,ellerden düşmeyecek romanlar.ama ruhunun her bir parçası ondan kalan romanlara dağılmış saklanmıştı elbette,onun mirasını saklayacağız.