Orijinalini görmek için tıklayınız : Öğretmene Ezan Cezası


Baran336
15.10.2007, 15:35
Öğretmene ezan cezası


Kadıköy'deki Arifpaşa İlköğretim Okulu'nda göreve yapan ve Eğitim-Sen 2 No'lu şube yetkilisi olan 12 yıllık sosyal bilgiler öğretmeni Levent Kaynarcalı, 2007 Nisan ayında, ders sırasında, hoparlörü bozuk olan yakındaki camiden yükselen ezan sesini "Gürültü kirliliği oluyor" diyerek eleştirdi. Bozuk hoparlörden gelen yüksek ezan sesini eleştiren öğretmen, evinden 63 kilometre uzaktaki bir okula gönderildi.


Kadıköy'deki Arifpaşa İlköğretim Okulu'nda göreve yapan ve Eğitim-Sen 2 No'lu şube yetkilisi olan 12 yıllık sosyal bilgiler öğretmeni Levent Kaynarcalı, 2007 Nisan ayında, ders sırasında, hoparlörü bozuk olan yakındaki camiden yükselen ezan sesini "Gürültü kirliliği oluyor" diyerek eleştirdi.

Bu sözlerin duyulması üzerine Kayışdağı Arifpaşa İlköğretim Okulu Müdürü Haluk Karabulut'un isteği üzerine Kaynarcalı hakkında soruşturma başlatıldı.

Önce ücret cezası verildi

Önce sözlü, sonra yazılı ifadesine başvurulan Kaynarcalı, ezanın bozuk hoparlörden sınıfa kadar geldiğini, bunun gürültü kirliliğine örnek olduğunu belirttiğini, başka bir şey söylemediğini anlattı. 23 Temmuz'da gelen soruşturma raporunda ise Kaynarcalı'yı şoke eden şu satırlar yer aldı:

"Hakkınızda düzenlenen soruşturma raporunda; 1- Ezan çevre kirliliği yapıyor, annelerinize söyleyin okula başörtülü gelmesin, kırmızı şarap faydalıdır, küçükken yatmadan önce annem bana yarım bardak şarap içirirdi, abdest almadan namaz kılabilirsiniz, Kuran okuyabilirsiniz gibi girdiğiniz sınıfların ders konularıyla ilgili olmayan sözler söylediğiniz,

2- Derslere zamanında girmediğiniz belirtilmektedir. 657 Devlet Memurları Kanunu uyarınca 1/30 oranında aylık kesinti (45 YTL) cezası ile techiyeniz uygun görülmüştür."


Sürgün gibi atama


Bu soruşturma raporunun ardından 5 Ekim'de Kaynarcalı, evine 63 kilometre uzaklıktaki Tuzla Tepeören İlköğretim Okulu'na tayin edildi. Söylemediği sözlerin kendisine dayatıldığını savunan Kaynarcalı, hem sendika faaliyetleri yürüttüğü için hem de okuldaki yolsuzlukları ortaya çıkardığı için bu olayların yaşandığını öne sürdü. İstanbul Milli Eğitim Müdürü Ata Özer ise konu hakkında bilgisi olmadığını, öğretmen hakkındaki suçlamaların subut bulmadan yerinin değiştirilemeyeceğini, soruşturmanın tamamlanmış olabileceğini söyledi. Eğitim Sendikası 2 No'lu Şube Başkanı Hasan Toprak bunun bir yıldırma olduğunu söyledi.


www.alevi.com. alinti


AIKM kendileri bas vurunca Demokrasi oluyor, Demokratik haklarini ariyorlar.
Bunun disinda haklarini arayanlar ya vatan haini, yada Haçlı hukuku uygulayan Hıristiyan çete üyeleri" oluyor!

Farklılıklara tahammülü olmayan sözüm ona muhafazakar dinci Kardeslerimiz bakalim Türkiyeyi ne zaman bir ic kargasanin icine sürükleyecekler!

Hala mantigimin aklimin almadigi, Secimlerden önce alanlarda, Türkiye Laik´tir Laik kalacaktir naralari atan Yüzbinlerce Milyonlarca insan secimlerde neredeydi? Farkliliklara tahammülü olmayan bu kafa tascilara Meydan birakildi!

garcia
15.10.2007, 23:11
türkiye'de hiç bir zaman laiklik olmadı,aksini iddia etmek,laikliğe ihanet etmektir.bu ülkede yıllarca sünni islam vecibelerine göre,orta okul ve liselerde yani,orta öğretimin her iki aşamasındada(ilköğretimler açılmadan önce orta okullar, orta öğretimin başlangıç aşaması sayılıyordu) dersliklerde,din dersi hocaları tarafından(ahlak bilgisiyle bu dersin hiç alakası yok,çünkü ahlak ve din,iki farklı tanımlamadır.) namaz kıldırıldı.farklı inançlardan gelen insanlar(özellikle aleviler ve hristiyanlar) namaz kılmayı bilmedikleri için dışlandı.12 eylül askeri-faşist darbesi öncesinde seçmeli olan din dersi,darbeyle zorunlu hale getirilerek,tarikatlar,kur'an kursları sol düşüncenin gelişimine karşı, bir karşı güç olarak bizzat gene darbecilerinde büyük desteğiyle, bir çığ gibi,büyüyerek çoğaldı.çünkü din,insanın bilimsel-felsefi,siyasi anlamda gelişmesine engel olan,en büyük sömürü aracıdır.

şimdi bu öğretmenimize yapılanları nefretle kınıyorum.1980 den sonra gerici-faşist kadrolaşma,eğitim kurumlarında ve özelliklede milli eğitim bakanlığına bağlı kurumlarda,bu iyice kendini göstermeye başladı.yıllarca ilerici öğretmenler,sürgün edildi ve asılsız suçlamalarla kovuşturmalara tabii tutuldu,hatta kimiside meslekten men edildi.

yapılması gereken,bence burda öğretmenin dava açması,gerekirsede manevi tazminat davası açması,sendikanında bu olanların takipçisi olması ve aynı zamanda,tüm ilerici-demokratik kurum ve kuruluşların bu öğretmenin haklı davasına sahip çıkması gerekir.çünkü tepki gösterilmeyen,haksız uygulamalarda,bu uygulamayı yapan kurumlar ve görevlilere geri adım attırmanın yolu bundan geçer.

H.BaranYıldırım
15.10.2007, 23:32
AIKM kendileri bas vurunca Demokrasi oluyor, Demokratik haklarini ariyorlar.
Bunun disinda haklarini arayanlar ya vatan haini, yada Haçlı hukuku uygulayan Hıristiyan çete üyeleri" oluyor!

Farklılıklara tahammülü olmayan sözüm ona muhafazakar dinci Kardeslerimiz bakalim Türkiyeyi ne zaman bir ic kargasanin icine sürükleyecekler!

Hala mantigimin aklimin almadigi, Secimlerden önce alanlarda, Türkiye Laik´tir Laik kalacaktir naralari atan Yüzbinlerce Milyonlarca insan secimlerde neredeydi? Farkliliklara tahammülü olmayan bu kafa tascilara Meydan birakildi!

Biraz haddimi aşacağım ama...
Haberi gazetede okuduğumda aklıma gelen neyse aşağı yukarı aynısı burada var, demek ki aklın yolu birmiş diyeyim... (Ben de kendimi akıllı ilan edeyim bari)


Ama bir de eklemek istediğim başka bir örnek var: Kendi dilllerinde eğitim isteyince Bölücü olunuyo ve bu öğrenciler okullardan kovuluyor ve bu tavır alkışlanıyor. Hani sizin demokratlığınız?

Sadece başörtüsü konusunda dilleri uzun bu Laiklik naraları atanların, diğer konularda ise bildiğimiz klasik Kemalist tavırlar işte...

dilan_7670
16.10.2007, 00:13
Tamamen politik bir soruşturma olduğu belli.Miletin dini duygularını okşamak"bakın işte bunlar dinimize saygı duymuyur" dedirtmek isteyen baştaki dinci taifesinin işidir bu...

**alişer**
16.10.2007, 01:06
yapar bunlar ...
dine hakarettir onların gözünde allah için yapıyorlar sorsan.. hak yiyor onlar...
ey yüce rabbim senin adını kullanarak iş yapanları ıslah et...
bu yoldan çıkmışları din bezirganlığı yapanları sen ıslah et...
bunlar allah deyipte hak yiyenlerden..
yani ben dürüstüm diye söyleyip hırsızlık yapmak gibi....
bunlar daha beter...
allah bunları ıslah etsin ...
biz başedemiyoruz insan gibi davranarak belki yeri geldiğinde..
allah ıslah etsin...
yoksa yakında başka şekilde anlatıcaz gibi gözüküyor.bakınız tarihteki gibi,
tarih tekerürden ibarettir.bizim başımız hiç beladan kurtulmuyor bu kendini bilmezler yüzünden...
yine sabırlar, hergün daha çok zorlanıyorr...

spartacus
16.10.2007, 01:10
Bilim ve teknolojinin ilerlediği bu dönemde ibadete bu şekilde insanları çağırmak gürültü kirliliğidir. Zaman kavramının iyi bilinmediği dönemler insanlara ibadet vaktini çan ve ezan yoluyla öğrenirlerdi. Günümüzde süper teknolojik ürünlerle bu vakit bildirimlerinin tedariği varken, eski yöntemlerden ısrar resmen gürültü kirliliğidir. Birde bir mahallede birbirlerinin sesini bastıran ezanlar yarışı yok mu? Dahası bir çocuğun avazı çıktığında, kulaklarımızı sağır edercesine miktofona yüklenişi.

Öğretmenimiz tamamen siyasi bir anlayışın kurbanı olmuş.
Bir kaç gün önce Türkiye'nin ana gündemi şu soruya cevap arayalım:
Türkiye Endonezya olur mu?
Olur mu diye sormaya ne gerek var ki! Onlardan ne farkımız kalmış?

sausen
16.10.2007, 01:24
Merhaba,

Biz ve bizim gibiler ne kadar doğruyu söylerse baskı görecektir.
Önemli olan devamlı doğruya yönelmek ve onu haykırmak...
Mücadele devam ettikçe doğrular kazanacaktır...

Haklıyız Kazanacağız...

yoldaş1903
16.10.2007, 02:42
Evet ezan bir ses kirliliğidir,bunda gocunulacak hiç bir şey.İşin aslı herkesce bilinen,sosyalist düşünen insanları.Yaptıkları işten bu tür sürgünlerle yıldarmadır.Acı olan bir gerçekse,daha kötü günlerin bizi beklediği...

suveydiyeli
16.10.2007, 07:31
Merhaba,

Biz ve bizim gibiler ne kadar doğruyu söylerse baskı görecektir.
Önemli olan devamlı doğruya yönelmek ve onu haykırmak...
Mücadele devam ettikçe doğrular kazanacaktır...

Haklıyız Kazanacağız...
...........
Çok güzel özetlemişsiniz......

Bu nasıl bir cezadır???? ... Biz İslam eğitimi almış Din Kültürü Öğretmenleri de gördük..Ne kadar düzen insanı olduklarını, düşüncesini sadece aile hayatında yaşatıp evden dışarı çıkınca nasıl değişik davrandığını da gördük.........

Bu örümcek beyinli zihniyet malesef artmakta ve baskılar yapmakta........

Şu an yakınmak yerine bir an önce tepkiler verilmelidir,..........

Zahir
16.10.2007, 08:37
Konunun Tamamen Polemik ve Siyasi Amaçlı olduğu, " 657 Sayılı Devlet memurları Kanunun 125. maddesindeki Disiplin Cezaları Başlıklı C bendinde Memurun Aylığından 1/30-1/8 oranında kesinti şu hallerde yapılır " başlığına baktığımızda anlaşılacaktır.

Aylıktan kesme cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:

a) Kasıtlı olarak; verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçleri korumamak, bakımını yapmamak, hor kullanmak,

b) Özürsüz olarak bir veya iki gün göreve gelmemek,

c) Devlete ait resmi belge, araç, gereç ve benzerlerini özel menfaat sağlamak için kullanmak,

d) Görevle ilgili konularda yükümlü olduğu kişilere yalan ve yanlış beyanda bulunmak,

e) Görev sırasında amirine sözle saygısızlık etmek,

f) Görev yeri sınırları içerisinde her hangi bir yerin toplantı, tören ve benzeri amaçlarla izinsiz olarak kullanılmasına yardımcı olmak,

g) İkamet ettiği ilin hudutlarını izinsiz terketmek,

h) Toplu müracaat veya şikayet etmek,

ı) Hizmet içinde Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak,

j) Yasaklanmış her türlü yayını görev mahallinde bulundurmak.