Orijinalini görmek için tıklayınız : Beşağaçta Şok Gelişme


Serhatlı
15.10.2007, 21:36
Beşağaç’ta şok gelişme:
Tetiği ranta göz diken korucular çekti


SİDAR BORAN -ANF

ŞIRNAK (12.10.2007)- Şırnak’ın Beytüşşep ilçesine bağlı Beşağaç (Hemkan) köyünde 12 köylünün öldürülmesi ile sonuçlanan katliamın üzerindeki sis perdesi aralanıyor. Katliamın köye su getirme ihalesi ile köy sakinlerinin kullandığı Hemkan yaylasına göz diken korucu aşiretlerince işlendiği ortaya çıktı. Katliamdan yaralı kurtulan Memduh Ecer’in savcılık ve jandarma istihbaratına katliamı aydınlatan bilgiler verdiği, katliamdan sonra köyü ziyaret eden yarbayın köylülere cinayeti korucuların işlediğini söylediği belirtiliyor.

Saldırının PKK tarafından yapılmadığını söyleyen subaylar, hangi aşiretin ve kimlerin saldırıda rol aldığını gazetecilere yaptıkları "sohbette" anlattı.

Alınan bilgilere göre, Beytüşşebap ilçesine bağlı Beşağaç (Hemkan) köyünde 29 Eylül akşamı işlenen katliam aşama aşama şu şekilde yaşandı. Beytüşşebap ilçesine bağlı Beşağaç (Hemkan) köyü, koruculuğu kabul etmediği için 1993 yılında boşaltıldı. Pirozhan aşiretine bağlı olan köy sakinleri, sığındıkları Jirki aşiretinin de desteğini çekmesi üzerine Şırnak, Hakkari, Van ve Beytüşşebap ilçe merkezine dağıldı. Köy sakinleri, 2004 yılında koruculuğu kabul ettikten sonra ancak tekrar köylerine geri dönebildiler. Ancak köylülerin geri dönüşü, 11 yıldır Hemkan yaylasını kullanan diğer korucu aşiretlerini rahatsız etti. Son iki yılda yaylaya çıkmaları sorun olan Beşağaç Köyü sakinleri, herşeye rağmen köylerinde kaldı ve köylerini yeniden inşaa etti. Köyde yaşanan susuzluk problemi üzerine, AKP hükümetinin hayata geçirdiği KÖYDES projesi kapsamında yaklaşık 3 ay önce ihale yapıldı.

BEŞAĞAÇ SU İHALESİ TEHDİTLE BİTTİ!

Beşağaç yaylasında bulunan "Avazer" suyunun 14 kilometrelik su hattı ile köye getirilmesi için proje hazırlandı. KÖYDES projesi kapsamında açılan ihaleye Jirki aşireti ve AKP'ye yakınlığı olan Beytüşşebap'lı Kamil Durmuş ile Yusuf Ataman'ın şirketleri katıldı. 200 milyarlık ihaleyi yüzde 20 kırımla Durmuş ve Ataman'ın şirketleri aldı. Ancak ihaleyi alan şirket yöneticileri üstü kapalı tehditlere maruz kalınca, "Avazer" suyunun Beşağaç'a getirilmesi projesinde çalışacak işçi bulanamadı. Muhtar Yusuf Acer'in ısrarları sonucunda, ihaleyi alan firma Beşağaç köyünde kalan gençlerin inşaatta çalışmasına karar verdi.

11 Eylül tarihinde başlanan su bendi inşaatı devam ederken, Beşağaç köylülerine yeniden tehditler gelmeye başladı. Hem ihaleden rant elde edemeyen, hem de köye su çekilmesiyle birlikte Beşağaç köylülerinin artık yerleşik hayata geçerek kalıcı olacağını düşünen bazı çevreler, su projesinin hayata geçmemesi için tehdit silahına başvurdu. Beşağaç köylüleri, geri dönüşlerinden kimlerin rahatsız olduğunu ve ne tür tehditlere maruz kaldıklarını biliyorlardı. Ancak her şeye rağmen köylerine su getirilmesinde kararlı olan köylüler, 29 Eylül günü 18 gün boyunca çalıştıkları su bendi inşaatından minibüsle döndükleri akşam, silahlı saldırıya maruz kaldılar.

SALDIRGANLAR 5 KİŞİ

Silah kullanarak direkt aracı hedef alan 3 kişi ile birlikte toplam 5 kişi eylemi gerçekleştirdi. Saldırıda minibüste bulunan Yusuf Acer (54) oğlu Rahmi Acer (27), Zeki Acer (35), Orhan Acer (25), Kadir Acer (28), Kamil Akdoğan (38) ve Kazım Acer(16) Reşit Acer (22), Sefer Acer (17), Bangin Acer (19), Harun Acer (17) ve Cuma Armağan (18) hayatını kaybetti.

Saldırıda Memduh Ecer ile Erdal Ecer ise yaralı olarak kurtuldu. Kato dağı eteklerinde yaşanan katliamda saldırganlar, bir haftadan bu yana süren operasyonlarda civarda ve tepelerde asker bulunmasına rağmen ellerini kollarını sallayarak olay yerinden ayrıldılar. Askerlerin işbirliği ile işlenen katliamın ardından basın ve bölgeye gelen yetkililer ilk elden, saldırının PKK tarafından gerçekleştirildiğini açıkladılar. Saldırıda yaralı olarak kurtulan iki kişinin ifadesi jandarma istihbarat ve Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığı'nca alındı. Yaralı kurtulanlardan Memduh Ecer (23), ilk ifadesinde aracı tarayanların sayısını, ne tür silah kullandıklarını ve hangi giysileri giydiklerini olduğu gibi anlattı. Memduh Ecer ayağından aldığı kurşun yarası sonrasında taburcu edilince, onun adına basına ve bölgeye gelen heyetlere açıklamayı korucu başları yaptı.

HPG ARMALI ASKERLER

12 kişinin öldürüldüğü saldırıdan bir gün sonra gazeteciler bölgeye giderek köylülerle görüşmek ve taranan minibüsü çekmek istediler. 30 Eylül tarihinde sabah saatlerinde Beytüşşebap ilçesinden olay yerine gitmek isteyen gazetecilerin önü, minibüsün tarandığı yere 3 kilometre kala, göğüslerinde HPG ve yeşil-kırmızı-sarı armalar bulanan, taşıdıkları Kalaşinkof marka silahların dipçiğinde PKK, HPG rozetleri bulunan 7 kişilik bir grup tarafından kesildi. Gazetecilerin buraya nasıl geldiklerini, kimden haber aldıklarını soran bu grup, kimlik kontrolü yaptıktan sonra gazetecilerin geçişlerine izin vererek, "İşinizi bitirin, askerler gelmeden buradan ayrılın" dedi.

KORUCUBAŞLARI BAKANLARDAN ÖNCE HAZIR KITA

Beşağaç katliamının ardından Hükümet, bölgeye bakanları gönderdi. Ancak bakanlardan önce, bölgede tanınan aşiret lideri korucu başları Beşağaç köyüne geldi. Jirki aşireti lideri Tahir Adıyaman, Tatar ailesi lideri Beşir Tatar, Babat ailesi lideri Hazım Babat ve Tayan aşireti lideri Kamil Atak köye gelerek, saldırının PKK tarafından gerçekleştirildiğini, bu konuda şüpheleri olmadığını söyledi. Köye gelen basın mensuplarına açıklamada bulunan Mala Beyre ailesi lideri Hazım Babat, PKK ve Roj TV aleyhine küfürlü konuşma yaptıktan sonra, korucular olarak her zaman PKK karşısında olacaklarını söyledi. Bakanlar gelmeden gazetecilere konuşan diğer korucu başları da, bu olayın kendileri için net olduğunu ve ısrarla PKK'nin katliamı işlediğini anlattılar.

YARBAY ÇAKIR: " KATLİAMI SİZ YAPTINIZ"

Hükümeti temsilen bakanların köye gelmesinden iki saat önce Beşağaç'a gelen Komando Yarbay Serdar Çakır ise, taziye için gelen korucubaşlarının da bulunduğu çadır içinde, katliamı kimin gerçekleştirdiğinin sinyalini verdi.

Gazetecilerin alınmadığı taziye çadırında konuşan Yarbay Serdar Çakır, taziyeye gelen aşiret lideri korucu başlarına hitaben, 11 yıldır bölgede PKK'ye karşı mücadele verdiğini belirterek, "Devlet size yardım ediyor. Okulunuzu yapıyor, öğretmen gönderiyor, defter-kalem gönderiyor. Aklınızı başınıza toplayın. 11 yıldır terörle mücadele ediyorum. Teröristlere yardım ediyorsunuz. Onlara ekmek veriyorsunuz. PKK zaten düşmanımız. Dağdakileri affetmemiz mümkün değil. Her türlü yardımı devlet size yapıyor. Ama bu olayı siz yaptınız. Yapan sizsiniz. Böyle giderse sizinle de aramız açılacak" şeklinde konuştu.

Yarbay Çakır'ın bu konuşmasının ardından 2 saat sonra İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, Devlet Bakanı Mehmet Şimşek ve Emniyet Genel Müdürü Oğuz Kağan Köksal, helikopterle köye inerek taziye ziyaretinde bulundular. Bakanların ziyaretinin ardından, TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu üyeleri, CHP heyeti ve İHD heyeti de köye gelerek incelemelerde bulundu.

YARALI KONUŞTURULMUYOR

Bu tür saldırılarda ilk elden bilgi olaydan sağ kurtulan yaralılardan alınmasına rağmen, katliamdan sağ kurtulan Memduh Ecer'in gazetecilerle görüştürülmesine korucu başları tarafından izin verilmedi. Tedavi gördüğü Şırnak Asker Hastanesi'nde Jandarma İstihbarat ve Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığı'na ifade veren Memduh Ecer'in konuşması engellendi. Heyetler ve gazetecilerin görüşme isteği, yanında bulunan korucu başı ya da sivil askerler tarafından engellendi.

Basına sadece Memduh Ecer'in ağzından, başka bir korucu başının açıklamaları yer aldı. Yaralı Memduh Ecer, minibüs taranırken nasıl olaydan sağ kurtulduğu, nasıl araç dışına çıktığı, aracı tarayanların kaç kişi olduğu, ne tür silah kullandıkları ve ne tür giysi giydikleri konusunda hiçbir açıklama yapmadı.

Korucu olmadıkları için köylerini terk eden, sonra koruculuğu zorunlu kabul ederek köylerine dönebilen, köy nöbeti dışında operasyonlara çıkmayan, yerleşik hayata geçmeye çalışan Beşağaç köyünde 12 kişinin katledilmesinin ardında yatan gerçekler, jandarma istihbarat birimlerinin aldığı notlarda, köylülerin köye yerleşmesiyle bundan olumsuz etkilenen korucu aşiretlerinin göz diktiği rantta gizli.

:surrender :surrender :surrender :surrender

Serhatlı
15.10.2007, 21:39
DTP Beytüşebap Katliamını Meclise Taşıdı





ANKARA (02.10.2007) - DTP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, Meclis Başkanlığı'na sunduğu yazılı soru önergesi ile Şırnak'ın Beytüşebap İlçesi'nde meydana gelen ve 12 kişinin ölümüne yol açan saldırının aydınlatılmasını istedi.

DTP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan tarafından İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, şunlara yer verdi:

* Beytüşebap İlçesi Beşağaç Köyü'nde meydana gelen olayın henüz failleri kim oldukları belirlenmeden resmi makamlarca kamuoyuna yapılan açıklamaların dayanağı nedir? Daha önce 1994 yıllında Güçlükonak İlçesi'nde benzer şekilde yapılan bir saldırının faillerinin karanlık suç çeteleri olduğu ortaya çıktığına göre, resmi makamların daha dikkatli olması gerekmiyor mu?

* Alınan bazı duyumlara göre, olay bölgesinde iki beyaz minibüs içinde sayıları tahmini olarak 25 kadar olan sivil giyimli kişilerin gezdiği, yanlarında mataraların olduğu, muhtemelen resmi görevli oldukları söylenmektedir. Güvenlik görevlileri bu tür arazi çalışmaları yapmakta mıdır? Olayın yaşandığı saat 17.00 sıralarında yurttaşlarımıza ateş açanlardan ikisinin maskeli olduğu söylentileri doğru mudur? Olay duyulduktan sonra sarp coğrafyada ateş açanların kısa bir sürede uzaklaşması ihtimali olmadığına göre güvenlik güçleri bu konuda ne yapmıştır?

* Hakkari-Şırnak ve Siirt illerinin güvenlik bölgesi ilan edildiği ve bölgede yüz bini aşkın askerin bulunduğu olay yerinde on binlerce askerin operasyon yaptığı dikkate alınacak olursa; yaşamını yitiren yurttaşlarımızın yol ve can güvenliğinin sağlanmamasında, neden güvenlik önlemi alınmamıştır. Korunmaları doğrultusunda bir güvenlik ihmali ve zaafı var mıdır? Sivil yurttaşlarımızın güvenliğinin ihalesine son verilmesi ve koruculuğun kaldırılması sosyal hak ve güvencelerinin sağlanması konusunda bir çalışma düşünülüyor mu?

ANF NEWS AGENCY

YoRuMSUzZ

makaay2077
15.10.2007, 21:47
Daha önceki bir yazımdada söyledim.Bu korucular gündüz askere akşam pkk ya çalışıyorlar.Doğudaki ağaların,aşiretlerin köylüleri sömürdükleri,ezdikleri yetmedi,bi de onları koruma adı altında devletten para alıyorlar.Karşı çıkanlar oluncada hunharca katlediliyor.Aşiret liderlerinin Para ve Güç hırsı yüzünden 12 kişi öldürüldü.Bunun hesabı sorulmalı.Koruculuğa son verilmesini istiyoruz.

spartacus
15.10.2007, 22:29
Son dönemlerdeki gelişmelere resmi ideolojinin ve medyanın tesiri altında bakmadığım için, gelişmeleri objektif olarak önceden kestirebilmiştim. Çünkü bu ülkede süren kirli savaşın a,b,c si haline geldi bu tür komplolar.

Bakınız olayın sıcağı sıcağına ne demiştim:

http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=35455&page=2

Bu saldırının düşündürücü tarafı var. Münibüste 7 korucu var, ama silahları yanlarında değil. Acaba ortamı germek isteyenlerin işi olabilir mi? Geçen emekli generalin açıklamları ardından şüphelerim oluştu. Yoğurdu üfleyerek yiyorum.

http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=35267

Öte yandan DTP'de bu saldırıyı kınayınca terddütlerim arttı. Ölenlerden 7'si köy koruyucu geriye kalan 6 kişi ise bunların ailelerdir. Normalde gerillanın işi olmuş olsaydı sivillere dokunmaması icap ederdi. Dolayısıyla köy koruyucularının aileleri halktan görülmelidir. Dolayısıyla kim tarafından yapılırsa yapılsın tasvip edilemez. Özellikle Erdoğan'ın ABD olması ve Irak ile terörle mücadele konusunda anlaşma imzalanması sırasında bu hadisenin olması aklıma komplo teorilerinide getirmektedir.

sausen
16.10.2007, 13:30
Merhaba,

Bu tür olaylar senelerden beri devam ediyor.
Çoğu olay örtpas edilerek kayıplara karıştı.
Ama bilinmelidir ki bu tür komplolar devamlı yapılmaktadır.
Çünkü yaşananları bir grubun üstüne atmak çok kolay o bölge de.
Ve bazı çıkar sahipleri bu tür olayları hiç düşünmeden uyguluyor.
Çünkü suçlanacak kesim belli.

huseyn
16.10.2007, 13:32
zaten korucuların ne iş yaptıklarını herkes bilmekte... neyi kimi kimden koruyolar??