Orijinalini görmek için tıklayınız : Kürtlerİn Nazim'i Yok Mu?
Gökçe Fıratın, Türk solu dergisindeki yazı önemsenecek derecededir.Günümüzde kullanılan bazı terimlerin yanlışılığına deyinmesi ve bu konuda okuyucuyu Aydınlatması takdirlik bir durumdur.Hepsinden önemlisi bir çağrıda bulunmakta,kardeşlik adına,herkesin istediği barış adına ve Nazımca...Buyrun yazıyı okuyunca daha iyi anlayacaksınız eminim....
Elinize bir dünya haritasi alin ve bir tarih yolculuguna baslayalim...
1930'larin ortasina dogru Ikinci Dünya Savasi yaklasmaktadir.
Hitler Almanyasi'nin, Mussolini Italyasi'nin gelismesi tüm insanligi korkutmaktadir. Ama ayni dönemde dünyanin öbür ucunda da Japonya ayni yolu tutmaktadir.
Japonya Almanya'dan önce baslar yayilmaciliga ve Çin'i isgal etmeye baslar. Yil 1937'dir, daha Ikinci Dünya Savasi'nin baslamasina da üç yil vardir.
Çin Ordusu ve hükümeti Japonlara teslim oldugu sirada, tüm muhalif güçler farkli yollar önerirken bir isim bambaska bir öneriyi ortaya atar, atmakla kalmaz hayata geçirmeye koyulur.
O isim Mao Zedung'dur, önerisi ise gerilla savasidir.
Gerilla, ilk defa Çin'i isgal eden Japon emperyalizmine karsi bir "direnme savasi" olarak ortaya çikar.
...
Ikinci Dünya Savasi basladiginda Almanlar Fransa'yi isgal edip Balkanlar'a inerler; Yugoslavya, Bulgaristan, Yunanistan isgal edilir.
Bu isgale karsi Mao'nun gerillasi bu defa Balkanlar'da ortaya çikar. Artik adi partizandir.
...
Mussolini ise Afrika'ya dogru baslatmistir isgal hareketini.
Ama o dönemde kendi ülkesi Italya'da kendisine karsi baslar partizan savasi.
Dilimizden düsürmedigimiz "Çav Bella" türküsü, partizanin Mussolini fasizmine karsi direnis ezgisidir.
...
Ikinci Dünya Savasi biterken Fransiz emperyalizmi Vietnam'i isgal eder.
Isgale karsi direnis yine devletten ve ordudan degil, halktan gelir ve Ho Si Minh "Direnme Savasi"ni baslatir.
Tam 9 yil süren gerilla savasinin sonunda, Fransa Vietnam'i terk ederken bu defa ABD'liler isgal ederler.
Vietnam'da bu defa gerilla harbi Amerikan emperyalizmine karsi verilir.
...
Gerilla bu asamadan sonra tüm dünyaya yayilir, çünkü emperyalizm, Ikinci Dünya Savasi'nin hemen ardindan, fasizm belasindan "kurtardigi" dünyayi sömürgelestirmeye baslamistir.
Latin Amerika'da gerilla o zaman baslar. Baslarinda Fidel ve Che Guevara Küba'da basariyla sonuçlandirirlar gerilla savasini.
Ayni dönemde Cezayir'de Fransiz emperyalizmine karsi baslar gerilla.
Kongo'da Lumumba Belçikali ve Amerikali isgalcilere gerillayla karsi çikar.
...
Dünyanin neresine giderseniz gidin, emperyalizmin ayak bastigi her yerde karsisinda gerilla vardir artik.
Gerilla o nedenle ezilen halklar için kutsal bir sözcüktür.
...
Gerilla isminin ilk kirletilmesi ise Amerikan emperyalizmi tarafindan gerçeklestirilir.
Nikaragua'da Sosyalist Devrim gerçeklesince, ABD bu ülkede sosyalist iktidara karsi "gerilla savasi" baslatir.
Bu ülkede sosyalist iktidara karsi Amerikan emperyalizmi tarafindan silahlandirilan ve kendi ülkesine saldirtilan bu sözde gerillanin adi kontra-gerilla olarak kalir; kisaca kontralar olarak anilirlar.
Çünkü halk gerillayi sahiplenmis, Amerikan askerligine soyunanlari ise gerilla karsitlari olarak degerlendirmistir.
...
Bugünlerde gerilla isminin yeniden kirletildigine yakindan taniklik ediyoruz.
Irak'a karsi pesmerge, Türkiye'ye karsi PKK, Iran'a karsi PEJAK adiyla ortaya çikan kirli bir savasla karsi karsiyayiz.
Bu insanlar kendilerine "gerilla" adini veriyorlar ve öyle de anilmak istiyorlar.
En son Yasar Kemal de bunlara gerilla demisti bu nedenle.
...
Ancak çok degisik bir "gerilla" ile karsi karsiyayiz!
Mesela pesmerge.
Pesmerge, 1991 Körfez Savasi'ndan sonra Kuzey Irak'tan ABD helikopterleri ile kaçirilip, ABD'ye Guam Adasi'na götürülüp, egitilip, CIA ve Pentagon tarafindan yeniden helikopterlerle Kuzey Irak'a birakilan bir askeri kuvvet.
Bunun karsiligi olsa olsa Nikaragua'daki gibi Kontra-gerilladir.
Pesmerge bugün Kuzey Irak'ta dogrudan ABD Ordusu'na bagli bir alt birim olarak çalisiyor.
Yemeklerini ABD veriyor, silahlarini ABD veriyor.
Ama çok daha önemlisi görevlerini ABD veriyor.
Bunlari herkes biliyor, görüyor.
...
Ama bir de kimilerinin pek kabullenmedigi bir gerçek var.
Ayni Kuzey Irak'ta bir de PKK adli örgüt var.
PKK'nin da parasini, silahini ABD karsiliyor.
PKK'nin Iran kolu PEJAK'in da parasini ve silahini ABD veriyor.
Hatta PKK elebasilari bu ABD destegini açiktan savunuyorlar.
ABD ile ortak hareket ettiklerinden söz ediyorlar, bununla övünüyorlar.
...
Siz hiç emperyalizmin destekledigi bir gerilla gördünüz mü bugüne kadar?
Ya destegin ötesinde emperyalizmin dogrudan örgütledigi bir gerilla?
Siz hiç Kalasnikof degil de Amerikan tüfegi ile savasan gerilla gördünüz mü?
Sorarim size bu nasil istir, bu nasil gerilladir?
Mao'nun, Fidel'in, Ho Amca'nin gerillasi hep emperyalizme karsiydi ve emperyalistler de hep bu gerillalara karsi savasti.
Peki simdi nasil oluyor da ayni emperyalizm baska tür bir gerillanin arkasinda oluyor?
Gerilla emperyalizme karsi savasan askerken, birileri çikip emperyalizmin askerligini yapmayi, parali askerligini yapmayi kime ve nasil gerilla olarak yutturabilir...
...
Simdi biraz elinizi vicdaniniza koyun ve söyleyin, bir ilericiye, bir devrimciye, bir demokrata Amerikan emperyalizminin destekledigi bir hareketi herhangi bir gerekçeyle desteklemek yakisir mi?
Hani bu hareket kendisini ABD'ye karsi lanse etse yine anlariz, ama adamlar açiktan "biz Amerikan çikarlari için ABD ile ortak çalisiyoruz. Çünkü Kürtlerin çikarlari ile ABD'nin çikarlari ortaktir." diyorlar.
...
Ve ne adina yapiyorlar bunu; halklarin kardesligi adina...
Kim kardes, kim degil öyleyse.
Araplar, Türkler ve Iranlilar düsman; Amerikalilar kardes öyle mi!
Yillarca "Amerika kalles" türküsünü söyle sonra gel bugün Amerikan kardesligine soyun.
...
Halklarin kardesligi diyenlere biz Türklerin tarihinden bir örnek verelim.
Nâzim'in çokça bilinen bir siiri vardir, vatan haini diye...
"Nâzim Hikmet vatan hainligine devam ediyor hâlâ.
Amerikan emperyalizminin yari sömürgesiyiz,
dedi Hikmet.
Nâzim Hikmet vatan hainligine devam ediyor hâlâ."
Bir Ankara gazetesinde çikti bunlar, üç sütun üstüne,
kapkara haykiran puntolarla,
bir Ankara gazetesinde, fotografi yaninda
Amiral Vilyamson'un
66 santimetre karede gülüyor, agzi kulaklarinda,
Amerikan amirali
Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti,
120 milyon lira.
"Amerikan emperyalizminin yari sömürgesiyiz,
dedi Hikmet
Nâzim Hikmet vatan hainligine devam ediyor hâlâ."
Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz,
siz yurtseverseniz,
ben yurt hainiyim, ben vatan hainiyim.
Vatan çiftliklerinizse,
kasalarinizin ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
vatan, sose boylarinda gebermekse açliktan,
vatan, sogukta it gibi titremek ve sitmadan
kivranmaksa yazin,
fabrikalarinizda al kanimizi içmekse vatan,
vatan tirnaklariysa agalarinizin,
vatan, mizrakli ilmühalse, vatan, polis copuysa,
ödeneklerinizse, maaslarinizsa vatan,
vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombasi,
Amerikan donanmasi topuysa,
vatan, kurtulmamaksa kokmus karanligimizdan,
ben vatan hainiyim.
Yazin üç sütun üstüne kapkara haykiran puntolarla:
Nâzim Hikmet vatan hainligine devam ediyor hâlâ.
...
Buradaki "Amerikan üsleri, Amerikan bombasi, Amerikan donanmasi!" tabirlerine dikkat çekmeyecegiz.
Bu siirin öyküsü baskadir.
ABD Ordusu Kore'ye çikartma yapar.
Türkiye daha NATO üyesi bile degilken ABD'nin yaninda Kore'ye asker gönderir.
Türk askeri Kore'de Amerikan çikarlari için Koreli kardeslerini öldürmeye gönderilir ve iste o zaman Nâzim bir siiir yazar Mehmetçige:
"...
Yitirmedinse insanligini
çoluk çocuk nasiyla dolu bir çukurda
teslim ol.
Biz Türkler yigitizdir.
Yigitligin zerresi kaldiysa sende,
teslim ol.
Teslim ol ananin basa için,
teslim ol Türk halki adina
Ahmet, kardesim,
kardeslerine teslim ol"
...
Bu siir üzerine basin Nâzim Hikmet'e karsi bir linç kampanyasi baslatir, vatan hainligi ile suçlanir Nazim Hikmet ve o çok bilinen vatan hainiyim siiriyle cavap verir.
Kendi ulusunun çikarini her seyin önünde tutmak Nâzim'a göre degildir.
Hele hele kendi ulusu Amerikan emperyalizminin yaninda askerlige baslamissa...
Iste o noktada halklarin kardesligi girer devreye bir devrimci için, inanmis bir sosyalist için.
Kardes Kore halkidir, kalles ise Amerika.
...
Halklarin kardesligini Türkler adina savunanlara da "Kürtler" adina savunanlara da seslensek acaba.
Bir kere olsun "Türk Ordusu silahi biraksin", "Baris istiyoruz" degil de, Amerikan askerligine soyunmus "Kürt" kardeslerinize, siz de, Nâzim gibi, "gidin kardeslerinize teslim olun" diyebilir misiniz?
Siz de Nâzim kadar hümanist, Nâzim kadar enternasyonal, Nâzim kadar yurtsever olabilir misiniz?
Siz de Nâzim kadar halklarin kardesliginden yana olabilir misiniz?
Evet sevgili "Kürtler", "Kürt aydinlari".
Hadi gösterin kardesliginizi ve PKK'daki sizin "gerilla" dediginiz insanlara seslenin Nâzim gibi:
Teslim ol kardesim, kardeslerine...
Gökçe FIRAT/Türk solu dergisi
yaw ben anlamadım bu yazının sahibi dingil kürt istilası var deyip ırkçılık yapanlardan değilmi? acaba dikkate alınacak bir tarafı var mıydı? insan özelliğine sahipler bizim başımızın tacıdır gerisini uzaya gönderlim mümkünse...
yaw ben anlamadım bu yazının sahibi dingil kürt istilası var deyip ırkçılık yapanlardan değilmi? acaba dikkate alınacak bir tarafı var mıydı? insan özelliğine sahipler bizim başımızın tacıdır gerisini uzaya gönderlim mümkünse...
Ne yazık ki herkes sizinle aynı görüşte olamaz benimle ,yahut yazarla olamadığı gibi...Kimseyi uzya göndemeden ortak bir nokta bulmak daha önemli değil mi!
makaay2077 17.10.2007, 19:45 Cezam Arkadaşa son derece katılıyorum.Kendilerine solcu diyip kürtlere istilacı diyen zihniyetlere destek vermemeliyiz.
Nasyonal Solcularla ne gibi bir ortak yan olabilirmiş?. Solculuk adı altına faşistliğin daniskası yapanlara ne haltla itibar edilir?. Solculuk ırksal manada düşüncelerin kanatları altındaysa o kanatlar benzine verilip yakılması çevreye en az zararı verecektir. Deniz Gezmiş'in asılışı sırasında onlar bilmezlermi ki Yaşasın Kürt ve Türk Halkları cümlesi son sözleri olduğunu? Bunu söyleyen bir kişinin adını kullanarak Kürtleri bu ülkenin en büyük istilacıları gibi göstermeleri solculuğun neresine sığmaktadır?. Gökçe bunak herifin tekidir bunaktan ne çıkacak ancak zırvalıklar çıkar!. Bu ülkenin geleceğinin parlak olması için çalışan aydınlarımızdan olan Hran Dink'in ölümünün ardından şu linkte yazılı olan yazısı ne çabuk unutuldu? http://www.turksolu.org/124/basyazi124.htm bakında görün ne demiş? ''türkiye bir düşmanını kaybetti'' bu nedir? faşistlerle aynı kulvarda gezenler halkların kardeşliği üzerine laf söyleme hakkına sahip değillerdir. Onlar gitsin provakasyolarıyla, zırvalarıyla koyun koyun yatsınlar.
Böylelerinin içinde Hitlerin ruhu vardır!.
Not:Bu yazı, bu sitedeki kişilere karşı rencide edici niyetinde yazmadım. Gökçe Fırat denilince aklıma nelerin geldiğini belirtmek için yazdım aslında yazacağım çok şey var ama...
devrim69 17.10.2007, 21:04 Türk solu adlı derginin içeriğini bilmeyenimiz yoktur.Ben o dergiyi ilk okuduğumda irkildim.En faşist dergilerden daha faşist bir dergi ve aydınları hedef gösteren bir dergi.Ayrıca nasıl bir solsa sadece türk ırkının üstünlüğüne inananların bir araya gelip birbirilerini ağırladıkları bir dergi.Ben orada yazılanlara asla itibar etmem
D-e-v-r-i-m-c-i 18.10.2007, 10:40 talihsiz bir yazı olmuş.herşey hakim erk in elindeyken PKK den böyle bir teslimiyet beklemek aptallık olur.mussolini ye ve hitlere karşı partizanlar yani gerilla,ABD ye karşı fransaya karşı japonyaya karşı gerilla ama türkiyeye karşı NO gerilla.çok ilginç.pkk hareketinin ABD devletince sadece ırak işgalinden sonra desteklenmiş olduğunu düşünürsek o işgalden önce PKK nin misyonu ve ismi neydi.eğer o aralar gerillaysa o zaman türkiye ve tutumu ve o zamanki ismi ne olurdu.sömürgeci,kapitalist veya sizce.ben kahvaltıda ne yediğimi bile unuttum.hele savaşlardan hoşlanmayan biri olarak artık kirli şeyleri de unuttum.harbi arkadaşlar PKK neydi...?
Kızıldeli 20.10.2007, 00:18 [QUOTE=CeZaM;514624]Nasyonal Solcularla ne gibi bir ortak yan olabilirmiş?. Solculuk adı altına faşistliğin daniskası yapanlara ne haltla itibar edilir?. Solculuk ırksal manada düşüncelerin kanatları altındaysa o kanatlar benzine verilip yakılması çevreye en az zararı verecektir. Deniz Gezmiş'in asılışı sırasında onlar bilmezlermi ki Yaşasın Kürt ve Türk Halkları cümlesi son sözleri olduğunu? Bunu söyleyen bir kişinin adını kullanarak Kürtleri bu ülkenin en büyük istilacıları gibi göstermeleri solculuğun neresine sığmaktadır?. Gökçe bunak herifin tekidir bunaktan ne çıkacak ancak zırvalıklar çıkar!. Bu ülkenin geleceğinin parlak olması için çalışan aydınlarımızdan olan Hran Dink'in ölümünün ardından şu linkte yazılı olan yazısı ne çabuk unutuldu? http://www.turksolu.org/124/basyazi124.htm bakında görün ne demiş? ''türkiye bir düşmanını kaybetti'' bu nedir? faşistlerle aynı kulvarda gezenler halkların kardeşliği üzerine laf söyleme hakkına sahip değillerdir. Onlar gitsin provakasyolarıyla, zırvalarıyla koyun koyun yatsınlar.
Böylelerinin içinde Hitlerin ruhu vardır!.
Not:Bu yazı, bu sitedeki kişilere karşı rencide edici niyetinde yazmadım. Gökçe Fırat denilince aklıma nelerin geldiğini belirtmek için yazdım aslında yazacağım çok şey var ama...[/QUOTE
DENİZ GEZMİŞ diyince benimde aklıma bazı şeyler geldi.mesela kendisi KEMALİZMİ savunurdu ve ANTİEMPERYALİSTİ..biliyosunuz türk bayraklarıyla yürüyüsler yaparlardı ve amerikan perverlere it kadar değer vermezlerdi..acaba DENİZ GEZMİŞTEMİ IRKÇIYDI SANA GÖRE?..
bazı kürt arkadaşlar NAZIM HİKMETİ ırkçı bulurlar onun bir vatansever olmasını içlerine sindiremezler.kürtlerinde bir nazım hikmeti olabilirmi sorusunu kürtler arasındada antiemperyalist solcu bir aydın çıkabilirmi şeklinde algıladım ve bunun olabilceğini düşünüyorum şahsen...
IRKÇILIK benim bildiğim emperyalizmin en şoven en kanlı YÜZÜDÜR.EMPERYALİST ülkelerin demokrasi maskesini indirdiğinizde görürsünüz gamalı haçı.emperyalistlerin türkiyede tarihi olarak bilinen iki uzantası vardır cumhuriyet kurulalı beri.bunlar:
-TEALİ KÜRT CEMİYETİ:bugün PKK olarak varlığını sürdürmektedir
-TEALİ İSLAM CEMİYETİ:bugün AKP olarak varlığını sürdürmektedir
EĞER Kİ SİZ SOSYALİSTİM DİYORSANIZ VE BUNLARI GÖRMÜYOSANIZ YAZIKLAR OLSUN!!!
Kızıldeli 20.10.2007, 00:25 Dağlarda tek
tek
ateşler yanıyordu.
Ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtılar ki
ŞAYAK KALPAKLI ADAM
nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden
güzel, rahat günlere inanıyordu
ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında,
birdenbire beş adım sağında onu gördü.
Paşalar onun arkasındaydılar.
O, saatı sordu.
Paşalar : «Üç,» dediler.
SARIŞIN BİR KURDA BENZİYORDU
Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
Yürüdü uçurumun başına kadar,
eğildi, durdu.
Bıraksalar
ince, uzun bacakları üstünde yaylanarak
ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak
Kocatepe'den Afyon Ovası'na atlıyacak
NAZIM HİKMET RAN
anatolya44 20.10.2007, 00:47 Dağlarda tek
tek
ateşler yanıyordu.
Ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtılar ki
ŞAYAK KALPAKLI ADAM
nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden
güzel, rahat günlere inanıyordu
ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında,
birdenbire beş adım sağında onu gördü.
Paşalar onun arkasındaydılar.
O, saatı sordu.
Paşalar : «Üç,» dediler.
SARIŞIN BİR KURDA BENZİYORDU
Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
Yürüdü uçurumun başına kadar,
eğildi, durdu.
Bıraksalar
ince, uzun bacakları üstünde yaylanarak
ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak
Kocatepe'den Afyon Ovası'na atlıyacak
NAZIM HİKMET RAN
mustafa supi ile berabeer 15 yoldaşının karadenizde katledilmesinden sonra nazım hikmet; mustafa kemale yazdığı bir şiir var. onuda yayınlarsan burda çok sevinirim.
Kızıldeli 20.10.2007, 01:31 mustafa supi ile berabeer 15 yoldaşının karadenizde katledilmesinden sonra nazım hikmet; mustafa kemale yazdığı bir şiir var. onuda yayınlarsan burda çok sevinirim.
KUVAyi MİLLİYE DESTANI 1940 LARDA YAZILMIŞTIR..madem ki nazım hikmet mustafa suphilerin öldürülmesini atatürkten biliyodu neden kuvayi milliye destanını yazarak atatürkü ve kemalist mücadeleyi övdü.
o bahsettiniz şiiri ben bilmiyorum eğer siz biliyosanız sizyayınlayın.unutmayın kurtuluş savaşı ve devrimleri lenin tarafından desteklenmiştir.kuvayi milliye ve kızılordu kardeş ordulardır.mustafa suphilerin şehit edilmesinin atatürkle alakası yoktur....
anatolya44 20.10.2007, 02:08 KUVAyi MİLLİYE DESTANI 1940 LARDA YAZILMIŞTIR..madem ki nazım hikmet mustafa suphilerin öldürülmesini atatürkten biliyodu neden kuvayi milliye destanını yazarak atatürkü ve kemalist mücadeleyi övdü.
o bahsettiniz şiiri ben bilmiyorum eğer siz biliyosanız sizyayınlayın.unutmayın kurtuluş savaşı ve devrimleri lenin tarafından desteklenmiştir.kuvayi milliye ve kızılordu kardeş ordulardır.mustafa suphilerin şehit edilmesinin atatürkle alakası yoktur....
Kemalist Tarihin En Kanlı Sayfalarından Biri:
Onbeşlerin Katli
1921
Kanunisani 28
Karadeniz
Burjuvazi
Biz
Onbeş kasap çengelinde sallanan
Onbeş kesik baş
Onbeş arkadaş
Yoldaş
Bunların sen isimlerini aklında tutma
fakat
28 Kanunisaniyi unutma!
28 Ocak 1921, Türkiye devrimci hareketinin tarihinde önemli dönemeç noktalarından biridir. Türkiye komünist hareketinin Ekim Devrimi-Kızılordu pratiği içinde yetişmiş en değerli kadrolarını kaybettiği Karadeniz katliamı, aynı zamanda aslında TKP tarihinde bir gerilemenin başlangıcı olmuştur.
10 Eylül 1920’de Bakü’de Sovyetler Birliği’nden, Anadolu’nun değişik yörelerinden ve İstanbul’dan gelen 74 delegeyle toplanan TKP’nin kuruluş kongresi, her şeyden önce o dönemde Anadolu (Yeşil Ordu, Halk İştirakiyun Fırkası) İstanbul (Türkiye İşçi Çiftçi Sosyalist Fırkası ve diğer komünist gruplar) ve Sovyetler’deki komünistler olmak üzere üç koldan gelişen komünist hareketi birleştirmek amacını güdüyordu ve bunu da büyük ölçüde başarmıştı. Bütün bu gelişmeleri bir program etrafında gerçekleştiren Kongre’nin en önemli kararlarından biri de Anadolu’da gelişen işgale karşı mücadelenin içine girme, sıcak mücadelenin orta yerine atılarak önderliğe soyunmaktı. Kongre’de yapılan konuşmalar, alınan kararlar, ortaya konulan tüzük ve program Ekim Devrimi’nin ve 3. Enternasyonal’in devrimci ruhunun damgasını taşıyordu. Örgütlü çalışmanın ağırlık merkezini Anadolu’ya kaydırma kararı alan Kongre, genel başkanlığa Mustafa Suphi’yi, genel sekreterliğe Ethem Nejat’ı ve bunlarla birlikte toplam 7 kişilik bir Merkez Komitesini seçerek tamamlandı.
Kongreden yaklaşık 4 ay sonra, 1921’in başında, Ankara ile iletişim kuran Mustafa Suphi, Ethem Nejat ve kalabalık bir komünist topluluk Türkiye’ye geçmeye karar verdi. Hedef Ankara’ya, Anadolu ayaklanmasının kalbine ulaşmaktı. Bu yüzden tarihçi M. C. Kutay’ın sözleriyle, “onları Ankara’ya sokmamak Yunanı denize dökmek kadar önemliydi!” Bu yüzden törenlerle karşılandıkları Kars’tan sonra provokasyonlar birbirini izledi. Erzurum’da kışkırtılmış halk tarafından şehre sokulmadılar. Batum üzerinden Bakü’ya geri yollanmak üzere Trabzon’a yollandılar. Yol boyu düzmece gösteriler sürdü. Trabzon yakınlarında da kayıkçılar kahyası Yahya kaptanın adamlarının saldırısına uğradılar. Şehre girmelerine izin verilmedi ve bir iskeleden bindirildikleri takayla denize açıldılar. Arkalarından yetişen Yahya kaptanın adamları silahları alınmış olan Mustafa Suphi ve ondört yoldaşını bıçak, kurşun ve süngülerle delik deşik edip denize attılar. 28 Ocak’ı 29 ‘una bağlayan gece Onbeşler, Karadeniz’e gömüldü.
Daha sonraları, Mustafa Kemal’i bu işin sorumluluğundan sıyırmak için çok demagoji yapıldı. Ancak açık gerçek, M. Kemal’in siyasal olarak bu katliamın arkasında olduğu ve muhtemelen bizzat konuyla ilgilendiğidir. Erzurumluların Suphi ve yoldaşlarını şehre sokmadığı haberi gelince ayakta alkış yapan meclis bu meclistir ve sonradan Nutuk’ta “Erzurumlular böyle bir adamın memleket dahiline girmesinden son derece rahatsız olmuşlar ve bu adam memleketimize girerse parçalarız demişler” gibi laflarla olayı yerel bir infial gibi göstermek isteyen de M. Kemal’dir. Kaldı ki, bizzat Suphi’nin telgrafıyla geleceklerinden haberdar olan, olayı Kazım Karabekir aracılığıyla adım adım izleyen de M. Kemal’dir. Aynı M. Kemal, Nutuk’ta “Bu adam Lenin’in yegane adamıdır ve Lenin Türkiye hakkında bir iş yapmadan evvel mutlaka Mustafa Suphi ile danışır” diyecek kadar hasmının niteliklerini bilmektedir.
Sonuçta olayın faillerinden Yahla Kaptan da bir süre sonra öldürülmüş ve ortada tanık da kalmamıştır. Daha sonraları pek çok siyasi cinayette görüleceği gibi...
Serhatlı 20.10.2007, 02:10 Mutlaka vardır ama bunu ırkçı biri gibi çıkıp şu şudur veya bu böyledir gibi belirtmek O değeri YÜCELTMEZ sadece belirli bir çevreye vede çerçeveye OTURTUR nasıl ki bugün biri çıkıp derse ne mutlu türk ümü IRK çılık olarak algılıyorsam çıkıpda benden birinin bu şekilde anılması veyahut savunulmasıda ben için IRKçılıktır Onun için SOL anlayışa göre binlerce hatta milyonlarca solcu kürt vardır konu da sorulan KÜRT lerin NAZIM ı YOKMU DA NE DEMEK ŞİMDİ benim kimsenin şusun busun demesine ihtiyacım yokki öyle de bir talebim olsun eğerki hala kendine SOL cuyum diyip ırk sal yönünden kurtulamamış gibi bir örnek vereceksek olursak yaşar kemal ORHAN PAMUK aynı kategoriye girer HEMDE noBEL Lİ biri şimdi bunun ne önemi var veyahut neye ihtiyaç niye boş konulara getirelim veya niye boşuna topiği işgal edelim o AYDIN kürt OLsa NE OLMASA ne ÖNEMLİ olan bana göre İNSAN MI BU BEN için önemlidir yukarda bahsedilen kişiler SAYGIYLA anılacak olsada bazıları hepsi döneminin öne çıkanıydı ŞUDUR budur şöyle yapardı o zamana göreydi BU GÜNE GELELİM geçmişi UNUTMAMAK ama ondada kalmamak GEREKİR bana göre BEN sonuna KADAR sol CUyum Başkasının özellikle IRKi yönü beni ne ilgilendirir ki benimde aklıma şu geldi birden acaba che Türkiye uğramışmıydı Hiç veyahut alakası varmıydı BU ırk çı SOL cularla bende onu merak ettim şimdi :D
Kızıldeli 20.10.2007, 02:29 [QUOTE=amadeus_era;516107]Kemalist Tarihin En Kanlı Sayfalarından Biri:
Onbeşlerin Katli
1921
Kanunisani 28
Karadeniz
Burjuvazi
Biz
Onbeş kasap çengelinde sallanan
Onbeş kesik baş
Onbeş arkadaş
Yoldaş
Bunların sen isimlerini aklında tutma
fakat
28 Kanunisaniyi unutma!
bu şiirin atatürk e itafen yazıldığına dair bi ibareye kapılmadım.ayrıca bu katliamı atatürk ün yaptırdına dair senin hislerinden başka bişey göremedim..kusura bakma ama ben senin altıncı hissine güvenerek olayları. değerlendiremem.lenin in atatürk ü desteklediği tarihsel kanıtlarıyla ortadadır.ayrıca mustafa suphilerinde kuvayi milliye hareketine katılmak için geldikleri ve birçok sosyalistinde bu hareketin içinde olduğu bilinmektedir.sen yanılgılar içindesin....
En büyük düşman, düşmanların düşmanı, ne falan ne de filan milletler; bilakis bu, adeta her tarafı kaplanmış ve bir saltanat halinde bütün dünyaya hakim olan, kapitalizm afeti ve onun çocuğu olan emperyalizmdir.. " .(Hakimiyet-i Milliye, 20 Temmuz 1336/1920) M.K. ATATÜRK
anatolya44 20.10.2007, 02:48 [QUOTE=amadeus_era;516107]Kemalist Tarihin En Kanlı Sayfalarından Biri:
Onbeşlerin Katli
1921
Kanunisani 28
Karadeniz
Burjuvazi
Biz
Onbeş kasap çengelinde sallanan
Onbeş kesik baş
Onbeş arkadaş
Yoldaş
Bunların sen isimlerini aklında tutma
fakat
28 Kanunisaniyi unutma!
bu şiirin atatürk e itafen yazıldığına dair bi ibareye kapılmadım.ayrıca bu katliamı atatürk ün yaptırdına dair senin hislerinden başka bişey göremedim..kusura bakma ama ben senin altıncı hissine güvenerek olayları. değerlendiremem.lenin in atatürk ü desteklediği tarihsel kanıtlarıyla ortadadır.ayrıca mustafa suphilerinde kuvayi milliye hareketine katılmak için geldikleri ve birçok sosyalistinde bu hareketin içinde olduğu bilinmektedir.sen yanılgılar içindesin....
En büyük düşman, düşmanların düşmanı, ne falan ne de filan milletler; bilakis bu, adeta her tarafı kaplanmış ve bir saltanat halinde bütün dünyaya hakim olan, kapitalizm afeti ve onun çocuğu olan emperyalizmdir.. " .(Hakimiyet-i Milliye, 20 Temmuz 1336/1920) M.K. ATATÜRK
ben şiiri atatürke itafen yazıldıgını solemdım zaten. ama o şiiri bulcam ben sana. bu arada benım hislerim fılan degıl yazıyı bır daha oku ıstersen ıyı okuyamamışsın orda nutukta kesitlerde vardı.
anatolya44 20.10.2007, 02:56 [QUOTE=amadeus_era;516107]Kemalist Tarihin En Kanlı Sayfalarından Biri:
Onbeşlerin Katli
1921
Kanunisani 28
Karadeniz
Burjuvazi
Biz
Onbeş kasap çengelinde sallanan
Onbeş kesik baş
Onbeş arkadaş
Yoldaş
Bunların sen isimlerini aklında tutma
fakat
28 Kanunisaniyi unutma!
bu şiirin atatürk e itafen yazıldığına dair bi ibareye kapılmadım.ayrıca bu katliamı atatürk ün yaptırdına dair senin hislerinden başka bişey göremedim..kusura bakma ama ben senin altıncı hissine güvenerek olayları. değerlendiremem.lenin in atatürk ü desteklediği tarihsel kanıtlarıyla ortadadır.ayrıca mustafa suphilerinde kuvayi milliye hareketine katılmak için geldikleri ve birçok sosyalistinde bu hareketin içinde olduğu bilinmektedir.sen yanılgılar içindesin....
En büyük düşman, düşmanların düşmanı, ne falan ne de filan milletler; bilakis bu, adeta her tarafı kaplanmış ve bir saltanat halinde bütün dünyaya hakim olan, kapitalizm afeti ve onun çocuğu olan emperyalizmdir.. " .(Hakimiyet-i Milliye, 20 Temmuz 1336/1920) M.K. ATATÜRK
1921 yılı Ocak ayının 28'ini 29'una bağlayan gece, Trabzon açıklarında seyreden bir motora, arkadan gelen bir diğer motor yetişti. İki tekne bordo bordoya geldiler. Yolcuları limanda silahsızlandırılmış ilk teknedekilerin aksine; arkadan yetişenler dişinden tırnağına silahlıydı. İlk teknedekiler, altı ay önce kurulan Türkiye Komünist Partisi'nin, Genel Başkan Mustafa Suphi dâhil, önder kadrosundandı. Arkadan yetişenler Trabzon limanı kâhyası ve Kuvayı Milliye kumandanı Yahya Kâhya'nın adamlarıydı. Komünistler işgal altındaki vatanın bağımsızlığı için savaşmak üzere Anadolu'ya gelmişlerdi. Yahya Kâhya, Ankara'dan emir almıştı.
Nazım Hikmet'in söylediği gibi, İki motorda iki sınıf çarpışıyordu.
Burjuvazi için öncelik milli düşmanlıkta değil; sınıf düşmanlığındadır. Burjuva Fransa'nın Halk Ordusu, Prusya desteğinde Paris Komüncülerini katliamdan geçirdi. Çin'in burjuva milliyetçi ordusu, sömürgecilerin desteğinde Şanghay işçilerinin ayaklanmalarını bastırır, komünist katliamı yapardı. Vb.
Henüz kurulmakta olan Cumhuriyetin temellerine komünist kanı dökülen 28 Kânunusani'den (Ocak) 24 gün sonra, 21 Şubat 1921'de Londra Konferansı başlayacaktı. İstanbul Hükümeti'nin yanı sıra, Ankara Hükümeti de Konferansa davetliydi. Mustafa Kemal ve yakın çevresi, İngiltere emperyalizmine güvence vermeye çalışıyordu. "Yunanistan'ın arkasındaki desteğinizi çekin, desteğinizi bize verin, biz de silahlarımızı Şarka (Sovyetler Birliği) çevirelim.(1) Güvenceler birbirini izliyordu. TKP önderlerinin katledilmesi, Kuvayı Seyyare'nin tasfiyesi; TBMM'deki Halk Zümresi/Yeşil Ordu'nun ve Türkiye Halk İştirakiyun Fırkası'nın dağıtılması, Londra Konferansı'nın hemen öncesinde ve eşzamanlı olarak gerçekleştirildi. Emperyalizme şu söyleniyordu: Kemalistler, Anadolu'da komünistlere, halkçı/devrimci güçlere göz açtırmayacaktır.
Bununla yetinilmedi. İngiltere emperyalizminin gönlünü kazanmak için, Londra Konferansı'nın başladığı 21 Şubat'ta, Misak'ı Milli sınırları içinde olmayan ve Sovyetler'in daha önce savaş sebebi sayacağını açıkladığı Batum'un işgali için Kazım Karabekir Paşa'ya emir telgrafı gönderildi. Karabekir Paşa "Şark siyasetimiz böyle değildir" diye direndiyse de, Ankara'nın ısrarı üzerine, 11 Mart'ta Batum işgal edildi. Kızılordu ile Türk birlikleri karşı karşıya geldiler. Daha Sakarya savaşı bile yaşanmamıştı.
Ancak İngiltere siyasetini değiştirmedi. Ankara temsilcisi Bekir Sami Bey'in İngiltere Başbakanı Lloyd George ile yaptığı ve gizli kalacağını sandığı görüşmenin tutanaklarından bir nüshayı Sovyet Dışişleri Bakanlığına teslim etti.
Kemalizmin emperyalizmle uzlaşma hayallerinin ilk aşaması hüsranla sona ermişti. Sovyetlerle Moskova anlaşması imzalandı ve Batum boşaltıldı.
Devletin tarihçisi Cemal Kutay işte bu ortam içinde işlenen komünist katliamını şöyle açıklıyor: "Onları Ankara'ya sokmamak, Yunan'ı denize dökmekten daha hayati bir şart olmuştu. ...Ve bu şerefli vatan vazifesini nefislerine layık görenler, 28 Ocak 1921 gecesi, Trabzon açıklarında Mustafa Suphi ve on beş Yoldaş'ının cesetlerini Karadeniz'in dalgalarına teslim ettiler." (1968) (2)
Komünistlere, devrimcilere, düzen muhaliflerine karşı siyasi cinayetleri "şerefli vatan vazifesi" gören zihniyetin, 80 yıldır tarihçileri de eksik olmadı, tetikçileri de, hükümetleri de...
Cinayetten 4 ay sonra; ortalık biraz yatışıp, Sovyetler Birliği'nin ve TBMM'nin tepkileri kontrol altına alındıktan sonra, Yahya Kâhya'ya bir tebrik telgrafı ulaştı:
"Hissiyat ve teminat-ı vatanperveranenize teşekkür ederim. T.B.M.M. Reisi Mustafa Kemal. (1921) (3)
Sonradan Yahya Kâhya ileri geri konuşmaya başlayınca, bir otomobilin içinde, faili meçhul bir cinayete kurban gitti.
Tanıklar, öldürenlerin Topal Osman'ın adamlarından olduğunu söylediler. Başka nedenlerle birlikte, Topal Osman'ın tasfiyesinde bu cinayetin de payı oldu. Topal Osman Ankara'da öldürüldü. Cinayet zincirinin her halkası, azmettirici siyasi merkezin kanlı parmak izlerini silmeyi amaçlıyordu. Bu cinayetler dizisine 1974'te bir ışık düştü. "Mustafa Kemal Paşa'nın özel muhafızı olan İsmail Hakkı (Tekçe), ölümünden sonra yayınlanan hatıralarında, aldığı bir emir üzerine Topal Osman'ın iki adamını yanına alarak Ankara'dan gidip Yahya Kâhya'yı kendisinin öldürdüğünü açıklamaktadır. (4)
Komünistler, cinayetin dosyası açılsın, katiller açığa çıkarılsın peşinde değil. Katiller de öldürüldü ve onların katillerinden de öldürülenler oldu. Önemli olan cinayetin hangi siyasi geleneğin dosyasına yazılacağıdır. Azmettirici siyasi merkez o gün de görmeyi bilenler için apaçık ortadadır, bugün de... Cinayetin nasıl planlandığını öğrenmek isteyenler için, cinayetin gerçekleşmesinden 12 gün önce, 17 Ocak 1921 tarihinde, TBMM'de yapılan Gizli Celse'de Mustafa Kemal'in yaptığı uzun konuşmayı okumalarını öneriyoruz. (5) umarım bu yazıyada hislerim demessin.
[QUOTE=CeZaM;514624]Nasyonal Solcularla ne gibi bir ortak yan olabilirmiş?. Solculuk adı altına faşistliğin daniskası yapanlara ne haltla itibar edilir?. Solculuk ırksal manada düşüncelerin kanatları altındaysa o kanatlar benzine verilip yakılması çevreye en az zararı verecektir. Deniz Gezmiş'in asılışı sırasında onlar bilmezlermi ki Yaşasın Kürt ve Türk Halkları cümlesi son sözleri olduğunu? Bunu söyleyen bir kişinin adını kullanarak Kürtleri bu ülkenin en büyük istilacıları gibi göstermeleri solculuğun neresine sığmaktadır?. Gökçe bunak herifin tekidir bunaktan ne çıkacak ancak zırvalıklar çıkar!. Bu ülkenin geleceğinin parlak olması için çalışan aydınlarımızdan olan Hran Dink'in ölümünün ardından şu linkte yazılı olan yazısı ne çabuk unutuldu? http://www.turksolu.org/124/basyazi124.htm bakında görün ne demiş? ''türkiye bir düşmanını kaybetti'' bu nedir? faşistlerle aynı kulvarda gezenler halkların kardeşliği üzerine laf söyleme hakkına sahip değillerdir. Onlar gitsin provakasyolarıyla, zırvalarıyla koyun koyun yatsınlar.
Böylelerinin içinde Hitlerin ruhu vardır!.
Not:Bu yazı, bu sitedeki kişilere karşı rencide edici niyetinde yazmadım. Gökçe Fırat denilince aklıma nelerin geldiğini belirtmek için yazdım aslında yazacağım çok şey var ama...[/QUOTE
DENİZ GEZMİŞ diyince benimde aklıma bazı şeyler geldi.mesela kendisi KEMALİZMİ savunurdu ve ANTİEMPERYALİSTİ..biliyosunuz türk bayraklarıyla yürüyüsler yaparlardı ve amerikan perverlere it kadar değer vermezlerdi..acaba DENİZ GEZMİŞTEMİ IRKÇIYDI SANA GÖRE?..
bazı kürt arkadaşlar NAZIM HİKMETİ ırkçı bulurlar onun bir vatansever olmasını içlerine sindiremezler.kürtlerinde bir nazım hikmeti olabilirmi sorusunu kürtler arasındada antiemperyalist solcu bir aydın çıkabilirmi şeklinde algıladım ve bunun olabilceğini düşünüyorum şahsen...
IRKÇILIK benim bildiğim emperyalizmin en şoven en kanlı YÜZÜDÜR.EMPERYALİST ülkelerin demokrasi maskesini indirdiğinizde görürsünüz gamalı haçı.emperyalistlerin türkiyede tarihi olarak bilinen iki uzantası vardır cumhuriyet kurulalı beri.bunlar:
-TEALİ KÜRT CEMİYETİ:bugün PKK olarak varlığını sürdürmektedir
-TEALİ İSLAM CEMİYETİ:bugün AKP olarak varlığını sürdürmektedir
EĞER Kİ SİZ SOSYALİSTİM DİYORSANIZ VE BUNLARI GÖRMÜYOSANIZ YAZIKLAR OLSUN!!!
Öncelikle Deniz Gezmiş hakkında yazmış olduğum yazıyı yanlış anlamışsın. Bu konuda demek istediğim Türkiye halklarının onurlu yaşamı için mücadele etmiş birisini alıp faşistlik ruhlarıyla perçinleştirerek kendi saflarında duruyormuş gibi göstermeleri ve Deniz Gezmiş'i de kendileri gibi gösterme çabaları var. Eğer sen şimdi kürtleri emperyalistlerin aleti olarak görüyorsan bunun nedeni Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren Kürtleri yok saymanın nedenidir!. suçu kendinizde de arama huyunu bir türlü öğrenemediniz gitti. Bugün PKK olmamış olsaydı yerine başka bir gerilla grubu olacaktı. Bu böyle sorun PKK'nin hayatta olması değil sorun Daha PKK gibi hareketler başlamadan bunu önlemek ve buna zemin hazırlamaktı. Ama maalesef Türkiye bunu yapmadı veya yapamadı her ikiside olabilir. bir başbakanın yardımcısı eğer abd yönetimine başbakanı kullanın diyorsa ve ondan önceliklerde türkiyeyi amerikanın bir eyalati olarak yönetmişse bunda PKK'nin ne etkisi olmuş olabilir?. Bu devlet başından beri emperyalizmin kucağındadır nedense bunu bir türlü kabul etmek istemiyorsunuz. ha şöyle birşeyde deniyor kürtlerden aydın çıkabilir mi? Bizim aydınlarımızı cezaevlerinde bok yedirdiler, karılarına tecavüz etmekle tehdit ettirdiler, maaşlı adam tutup vurdurdular böyle bir ortamda nasıl bir aydının çıkmasını bekliyorsunuz?. Eğerki sizde tüm bunları görüp hepimizin emperyalizmin etrafında dolandığımızı görmüyor ve bunun için gerekli pratikleri oluşturmuyorsanız size de yazıklar olsun düşünceniz ne olursa olsun!
D-e-v-r-i-m-c-i 20.10.2007, 10:43 ben ömrüm boyunca devletlerin kendi sorunlarını kendilerinin yarattıklarını düşündüm.zaten cezam nickli arkadaşımızında yazısını okuduğumuzda yine aynı neticeye varıyoruz.kürtlerde aydın çok.musa anter,mehmet uzun,ahmedé xané,feqiyé teyran,ahmet arif,(iyi uyusunlar)yılmaz odabaşı vs vs..bunlarda çok sorun yaşadı.örneğin musa anter jitem tarafından öldürüldü.yılmaz odabaşı ahmet arif hapis yatıp türlü türlü işkenceden geçtiler.mehmet uzun yıllarca sürgün yaşadı.genç yaşta sayabileceğimiz bir dönemde kürt edebiyatına çok şeyler katarak gitti aramızdan.önemli olan yılmamaktır.önemli olan hangi amaca hizmet ettiğini bilmektir.Eğer bir millet büyükse kendisini tanımakla daha büyük olur.
Kızıldeli 20.10.2007, 19:15 [QUOTE=Kızıldeli;516120]
ben şiiri atatürke itafen yazıldıgını solemdım zaten. ama o şiiri bulcam ben sana. bu arada benım hislerim fılan degıl yazıyı bır daha oku ıstersen ıyı okuyamamışsın orda nutukta kesitlerde vardı.
ben o kesitleri de okudum ama yinede bi sonuca varamadım....
Kızıldeli 20.10.2007, 19:33 [QUOTE=amadeus_era;516131][QUOTE=Kızıldeli;516120]
1921 yılı Ocak ayının 28'ini 29'una bağlayan gece, Trabzon açıklarında seyreden bir motora, arkadan gelen bir diğer motor yetişti. İki tekne bordo bordoya geldiler. Yolcuları limanda silahsızlandırılmış ilk teknedekilerin aksine; arkadan yetişenler dişinden tırnağına silahlıydı. İlk teknedekiler, altı ay önce kurulan Türkiye Komünist Partisi'nin, Genel Başkan Mustafa Suphi dâhil, önder kadrosundandı. Arkadan yetişenler Trabzon limanı kâhyası ve Kuvayı Milliye kumandanı Yahya Kâhya'nın adamlarıydı. Komünistler işgal altındaki vatanın bağımsızlığı için savaşmak üzere Anadolu'ya gelmişlerdi. Yahya Kâhya, Ankara'dan emir almıştı.
Nazım Hikmet'in söylediği gibi, İki motorda iki sınıf çarpışıyordu.
Burjuvazi için öncelik milli düşmanlıkta değil; sınıf düşmanlığındadır. Burjuva Fransa'nın Halk Ordusu, Prusya desteğinde Paris Komüncülerini katliamdan geçirdi. Çin'in burjuva milliyetçi ordusu, sömürgecilerin desteğinde Şanghay işçilerinin ayaklanmalarını bastırır, komünist katliamı yapardı. Vb.
Henüz kurulmakta olan Cumhuriyetin temellerine komünist kanı dökülen 28 Kânunusani'den (Ocak) 24 gün sonra, 21 Şubat 1921'de Londra Konferansı başlayacaktı. İstanbul Hükümeti'nin yanı sıra, Ankara Hükümeti de Konferansa davetliydi. Mustafa Kemal ve yakın çevresi, İngiltere emperyalizmine güvence vermeye çalışıyordu. "Yunanistan'ın arkasındaki desteğinizi çekin, desteğinizi bize verin, biz de silahlarımızı Şarka (Sovyetler Birliği) çevirelim.(1) Güvenceler birbirini izliyordu. TKP önderlerinin katledilmesi, Kuvayı Seyyare'nin tasfiyesi; TBMM'deki Halk Zümresi/Yeşil Ordu'nun ve Türkiye Halk İştirakiyun Fırkası'nın dağıtılması, Londra Konferansı'nın hemen öncesinde ve eşzamanlı olarak gerçekleştirildi. Emperyalizme şu söyleniyordu: Kemalistler, Anadolu'da komünistlere, halkçı/devrimci güçlere göz açtırmayacaktır.
Bununla yetinilmedi. İngiltere emperyalizminin gönlünü kazanmak için, Londra Konferansı'nın başladığı 21 Şubat'ta, Misak'ı Milli sınırları içinde olmayan ve Sovyetler'in daha önce savaş sebebi sayacağını açıkladığı Batum'un işgali için Kazım Karabekir Paşa'ya emir telgrafı gönderildi. Karabekir Paşa "Şark siyasetimiz böyle değildir" diye direndiyse de, Ankara'nın ısrarı üzerine, 11 Mart'ta Batum işgal edildi. Kızılordu ile Türk birlikleri karşı karşıya geldiler. Daha Sakarya savaşı bile yaşanmamıştı.
Ancak İngiltere siyasetini değiştirmedi. Ankara temsilcisi Bekir Sami Bey'in İngiltere Başbakanı Lloyd George ile yaptığı ve gizli kalacağını sandığı görüşmenin tutanaklarından bir nüshayı Sovyet Dışişleri Bakanlığına teslim etti.
Kemalizmin emperyalizmle uzlaşma hayallerinin ilk aşaması hüsranla sona ermişti. Sovyetlerle Moskova anlaşması imzalandı ve Batum boşaltıldı.
Devletin tarihçisi Cemal Kutay işte bu ortam içinde işlenen komünist katliamını şöyle açıklıyor: "Onları Ankara'ya sokmamak, Yunan'ı denize dökmekten daha hayati bir şart olmuştu. ...Ve bu şerefli vatan vazifesini nefislerine layık görenler, 28 Ocak 1921 gecesi, Trabzon açıklarında Mustafa Suphi ve on beş Yoldaş'ının cesetlerini Karadeniz'in dalgalarına teslim ettiler." (1968) (2)
Komünistlere, devrimcilere, düzen muhaliflerine karşı siyasi cinayetleri "şerefli vatan vazifesi" gören zihniyetin, 80 yıldır tarihçileri de eksik olmadı, tetikçileri de, hükümetleri de...
Cinayetten 4 ay sonra; ortalık biraz yatışıp, Sovyetler Birliği'nin ve TBMM'nin tepkileri kontrol altına alındıktan sonra, Yahya Kâhya'ya bir tebrik telgrafı ulaştı:
"Hissiyat ve teminat-ı vatanperveranenize teşekkür ederim. T.B.M.M. Reisi Mustafa Kemal. (1921) (3)
Sonradan Yahya Kâhya ileri geri konuşmaya başlayınca, bir otomobilin içinde, faili meçhul bir cinayete kurban gitti.
Tanıklar, öldürenlerin Topal Osman'ın adamlarından olduğunu söylediler. Başka nedenlerle birlikte, Topal Osman'ın tasfiyesinde bu cinayetin de payı oldu. Topal Osman Ankara'da öldürüldü. Cinayet zincirinin her halkası, azmettirici siyasi merkezin kanlı parmak izlerini silmeyi amaçlıyordu. Bu cinayetler dizisine 1974'te bir ışık düştü. "Mustafa Kemal Paşa'nın özel muhafızı olan İsmail Hakkı (Tekçe), ölümünden sonra yayınlanan hatıralarında, aldığı bir emir üzerine Topal Osman'ın iki adamını yanına alarak Ankara'dan gidip Yahya Kâhya'yı kendisinin öldürdüğünü açıklamaktadır. (4)
Komünistler, cinayetin dosyası açılsın, katiller açığa çıkarılsın peşinde değil. Katiller de öldürüldü ve onların katillerinden de öldürülenler oldu. Önemli olan cinayetin hangi siyasi geleneğin dosyasına yazılacağıdır. Azmettirici siyasi merkez o gün de görmeyi bilenler için apaçık ortadadır, bugün de... Cinayetin nasıl planlandığını öğrenmek isteyenler için, cinayetin gerçekleşmesinden 12 gün önce, 17 Ocak 1921 tarihinde, TBMM'de yapılan Gizli Celse'de Mustafa Kemal'in yaptığı uzun konuşmayı okumalarını öneriyoruz. (5) umarım bu yazıyada hislerim demessin.[/QUOT
MADEMKİ ATATÜRK İNGİLİZLERE YARANMAK İÇİN MUSTAFA SUPHİLERİ ÖLDÜRTTÜ.VEDE SİLAHINI EMPERYALİZMDEN SOVYET RUSYAYA ÇEVİRCEKTİ,PEKİ NEDEN MUSTAFA SUPHİ lerin ŞEREFSİZCE KATLEDİLMESİ OLAYINDAN SONRADA LENİN-ATATÜRK DAYANIŞMASI DEVAM ETTİ?? ve neden ingiltereyle herhangi bir yakınlaşma olmadı....emrin ankarada verildini söylüyosunuz, ismail hakkı tekçe denen şahıs atatürkten emir aldını söylemiş..bu bana inandırıcı gelmedi.yalnız 17 ocak 1921 deki atatürkün yaptığı uzun konuşmayı okumak isterim..
kurtuluş savaşı sürecince sovyet rusya kuvayi milliye hareketini desteklemiştir.eğerki bu yardımlar olmasa kurtuluş savaşının başarılı olması pek mümkün değildi.böylesine kritik bir süreçte leninin bizzat kurtuluş savaşını desteklemek üzere gönderdiği mustafa suphi ve arkadaşlarını atatürk ün öldürtmesi aptalca olurdu(bunun böle oldunu düşünmekte pek akıllıca gözükmüyo zaten)..zaten leninde bu nun böle olmadını biliyorduki kemalist haraketi her alanda desteklemmeyi sürdürdü.YOKSA LENİNDEMİ İYİ BİR SOSYALİST DEĞİLDİ SİZE GÖRE 'FAŞİST' OLAN ATATÜRK Ü DESTEKLEDİ..SİZ LENİNDEN DAHAMI İYİ BİLİYOSUNUZ. SİZ KİMSİNİZ YAA!!!
anatolya44 20.10.2007, 22:49 [QUOTE=amadeus_era;516131][QUOTE=Kızıldeli;516120]
1921 yılı Ocak ayının 28'ini 29'una bağlayan gece, Trabzon açıklarında seyreden bir motora, arkadan gelen bir diğer motor yetişti. İki tekne bordo bordoya geldiler. Yolcuları limanda silahsızlandırılmış ilk teknedekilerin aksine; arkadan yetişenler dişinden tırnağına silahlıydı. İlk teknedekiler, altı ay önce kurulan Türkiye Komünist Partisi'nin, Genel Başkan Mustafa Suphi dâhil, önder kadrosundandı. Arkadan yetişenler Trabzon limanı kâhyası ve Kuvayı Milliye kumandanı Yahya Kâhya'nın adamlarıydı. Komünistler işgal altındaki vatanın bağımsızlığı için savaşmak üzere Anadolu'ya gelmişlerdi. Yahya Kâhya, Ankara'dan emir almıştı.
Nazım Hikmet'in söylediği gibi, İki motorda iki sınıf çarpışıyordu.
Burjuvazi için öncelik milli düşmanlıkta değil; sınıf düşmanlığındadır. Burjuva Fransa'nın Halk Ordusu, Prusya desteğinde Paris Komüncülerini katliamdan geçirdi. Çin'in burjuva milliyetçi ordusu, sömürgecilerin desteğinde Şanghay işçilerinin ayaklanmalarını bastırır, komünist katliamı yapardı. Vb.
Henüz kurulmakta olan Cumhuriyetin temellerine komünist kanı dökülen 28 Kânunusani'den (Ocak) 24 gün sonra, 21 Şubat 1921'de Londra Konferansı başlayacaktı. İstanbul Hükümeti'nin yanı sıra, Ankara Hükümeti de Konferansa davetliydi. Mustafa Kemal ve yakın çevresi, İngiltere emperyalizmine güvence vermeye çalışıyordu. "Yunanistan'ın arkasındaki desteğinizi çekin, desteğinizi bize verin, biz de silahlarımızı Şarka (Sovyetler Birliği) çevirelim.(1) Güvenceler birbirini izliyordu. TKP önderlerinin katledilmesi, Kuvayı Seyyare'nin tasfiyesi; TBMM'deki Halk Zümresi/Yeşil Ordu'nun ve Türkiye Halk İştirakiyun Fırkası'nın dağıtılması, Londra Konferansı'nın hemen öncesinde ve eşzamanlı olarak gerçekleştirildi. Emperyalizme şu söyleniyordu: Kemalistler, Anadolu'da komünistlere, halkçı/devrimci güçlere göz açtırmayacaktır.
Bununla yetinilmedi. İngiltere emperyalizminin gönlünü kazanmak için, Londra Konferansı'nın başladığı 21 Şubat'ta, Misak'ı Milli sınırları içinde olmayan ve Sovyetler'in daha önce savaş sebebi sayacağını açıkladığı Batum'un işgali için Kazım Karabekir Paşa'ya emir telgrafı gönderildi. Karabekir Paşa "Şark siyasetimiz böyle değildir" diye direndiyse de, Ankara'nın ısrarı üzerine, 11 Mart'ta Batum işgal edildi. Kızılordu ile Türk birlikleri karşı karşıya geldiler. Daha Sakarya savaşı bile yaşanmamıştı.
Ancak İngiltere siyasetini değiştirmedi. Ankara temsilcisi Bekir Sami Bey'in İngiltere Başbakanı Lloyd George ile yaptığı ve gizli kalacağını sandığı görüşmenin tutanaklarından bir nüshayı Sovyet Dışişleri Bakanlığına teslim etti.
Kemalizmin emperyalizmle uzlaşma hayallerinin ilk aşaması hüsranla sona ermişti. Sovyetlerle Moskova anlaşması imzalandı ve Batum boşaltıldı.
Devletin tarihçisi Cemal Kutay işte bu ortam içinde işlenen komünist katliamını şöyle açıklıyor: "Onları Ankara'ya sokmamak, Yunan'ı denize dökmekten daha hayati bir şart olmuştu. ...Ve bu şerefli vatan vazifesini nefislerine layık görenler, 28 Ocak 1921 gecesi, Trabzon açıklarında Mustafa Suphi ve on beş Yoldaş'ının cesetlerini Karadeniz'in dalgalarına teslim ettiler." (1968) (2)
Komünistlere, devrimcilere, düzen muhaliflerine karşı siyasi cinayetleri "şerefli vatan vazifesi" gören zihniyetin, 80 yıldır tarihçileri de eksik olmadı, tetikçileri de, hükümetleri de...
Cinayetten 4 ay sonra; ortalık biraz yatışıp, Sovyetler Birliği'nin ve TBMM'nin tepkileri kontrol altına alındıktan sonra, Yahya Kâhya'ya bir tebrik telgrafı ulaştı:
"Hissiyat ve teminat-ı vatanperveranenize teşekkür ederim. T.B.M.M. Reisi Mustafa Kemal. (1921) (3)
Sonradan Yahya Kâhya ileri geri konuşmaya başlayınca, bir otomobilin içinde, faili meçhul bir cinayete kurban gitti.
Tanıklar, öldürenlerin Topal Osman'ın adamlarından olduğunu söylediler. Başka nedenlerle birlikte, Topal Osman'ın tasfiyesinde bu cinayetin de payı oldu. Topal Osman Ankara'da öldürüldü. Cinayet zincirinin her halkası, azmettirici siyasi merkezin kanlı parmak izlerini silmeyi amaçlıyordu. Bu cinayetler dizisine 1974'te bir ışık düştü. "Mustafa Kemal Paşa'nın özel muhafızı olan İsmail Hakkı (Tekçe), ölümünden sonra yayınlanan hatıralarında, aldığı bir emir üzerine Topal Osman'ın iki adamını yanına alarak Ankara'dan gidip Yahya Kâhya'yı kendisinin öldürdüğünü açıklamaktadır. (4)
Komünistler, cinayetin dosyası açılsın, katiller açığa çıkarılsın peşinde değil. Katiller de öldürüldü ve onların katillerinden de öldürülenler oldu. Önemli olan cinayetin hangi siyasi geleneğin dosyasına yazılacağıdır. Azmettirici siyasi merkez o gün de görmeyi bilenler için apaçık ortadadır, bugün de... Cinayetin nasıl planlandığını öğrenmek isteyenler için, cinayetin gerçekleşmesinden 12 gün önce, 17 Ocak 1921 tarihinde, TBMM'de yapılan Gizli Celse'de Mustafa Kemal'in yaptığı uzun konuşmayı okumalarını öneriyoruz. (5) umarım bu yazıyada hislerim demessin.[/QUOT
MADEMKİ ATATÜRK İNGİLİZLERE YARANMAK İÇİN MUSTAFA SUPHİLERİ ÖLDÜRTTÜ.VEDE SİLAHINI EMPERYALİZMDEN SOVYET RUSYAYA ÇEVİRCEKTİ,PEKİ NEDEN MUSTAFA SUPHİ lerin ŞEREFSİZCE KATLEDİLMESİ OLAYINDAN SONRADA LENİN-ATATÜRK DAYANIŞMASI DEVAM ETTİ?? ve neden ingiltereyle herhangi bir yakınlaşma olmadı....emrin ankarada verildini söylüyosunuz, ismail hakkı tekçe denen şahıs atatürkten emir aldını söylemiş..bu bana inandırıcı gelmedi.yalnız 17 ocak 1921 deki atatürkün yaptığı uzun konuşmayı okumak isterim..
kurtuluş savaşı sürecince sovyet rusya kuvayi milliye hareketini desteklemiştir.eğerki bu yardımlar olmasa kurtuluş savaşının başarılı olması pek mümkün değildi.böylesine kritik bir süreçte leninin bizzat kurtuluş savaşını desteklemek üzere gönderdiği mustafa suphi ve arkadaşlarını atatürk ün öldürtmesi aptalca olurdu(bunun böle oldunu düşünmekte pek akıllıca gözükmüyo zaten)..zaten leninde bu nun böle olmadını biliyorduki kemalist haraketi her alanda desteklemmeyi sürdürdü.YOKSA LENİNDEMİ İYİ BİR SOSYALİST DEĞİLDİ SİZE GÖRE 'FAŞİST' OLAN ATATÜRK Ü DESTEKLEDİ..SİZ LENİNDEN DAHAMI İYİ BİLİYOSUNUZ. SİZ KİMSİNİZ YAA!!!
sana kaynakata gösterdim ama sen inanmamakta kararlısın galiba yada inanmak istemiyorsun.Öncelikle Ulusal Kurtuluş Savaşı olarak adlandırılan mücadelenin niteliğini iyi anlamak gerekiyor. Osmanlı İngiltere, Fransa, İtalya ve Yunanistan tarafından işgal edilmiştir. Zaten çökmekte olan İmparatorluk, I. Paylaşım Savaşı olarak adlandırılan savaş ile paylaşılmaya başlanmıştır. Bir yanda Osmanlı diğer yanda Çarlık Rusya'sı paylaşılacak alanlardır. Ancak Çarlık Rusya'sında 1917 Ekiminde gerçekleştirilen Proleter Devrim, emperyalist ülkelerin hesaplarının değişmesine neden olmuştur.
1917 Ekim devrimi etkisi ile Anadolu'da bir yandan halklar diğer yandan İttihat Terakki ve Teşkilatı Mahsusa içindeki kimi kadrolar (Enver Paşa, Çerkes Ethem gibi) sosyalizmden etkileniyor ve yüzünü Rusya'ya dönüyordu. Karadeniz'de Laz ve Pontos'lar kızıl bayrak çekiyor ve kendilerini şura ilan ediyorlardı. İç Anadolu'da Aleviler ayaklanıyordu. Wilson prensipleri sosyalizmin kurulduğu ve halklara özgürlük ve kendi kaderlerini tayin hakkı tanıdığı bir zaman diliminde, prensiplerini sunuyordu. Ekim Devriminin etkileri yayılırken, sosyalizmin bölgeyi etkilemesinin engellenmesi de gerekiyordu. İşte bu noktada Mustafa Kemal öncelikle Karadeniz'deki gerillayı bastırmak ve zaten örgütlenmiş olan anti işgal hareketi kontrol altına almak üzere Samsun'a gönderilerek, görevlendiriliyordu. Yapılan tüm kongrelerde ABD, Fransız ve İngiliz delegeleri ya da gayri resmi görevlileri de hazır bulunuyor, alınan kararlardan ve gelişmelerden bizzat haberdar ediliyorlardı. Ekim Devriminin yayılmasını durdurmak amacıyla TC devletinin kurulmasına izin veriliyor ve Misak-ı Milli sınırları çiziliyordu. Gerçekten tarihe baktığımız zaman verilmiş bir ulusal kurtuluş mücadelesi yoktur. Hangi halk-ulus kurtulmuştur? Kuşkusuz bir anti-işgal mücadele verilmiştir, ancak bu mücadele Ankara'dan doğru değil, çetelerden, halk hareketlerinden ve İngiltere'ye karşı Müdafa-ı Hukuk cemiyetlerinde örgütlenen İttihat Terakki kadrolarından doğru gelişmiştir. Mustafa Kemal bu gelişen hareketin rotasının sosyalizme dönmemesi göreviyle donatılmıştır. Yeni kurulan sosyalist devlet, anti işgal hareketinin en büyük destekçilerinden biridir. Ayrıca büyük umuttur.
Ekim Devrimini boğmak ve yayılmasını engellemek üzere emperyalist savaş masa başında yapılan pazarlıklarla sonlandırılmıştır. Bir süre Yunanistan ile süren savaş, yine emperyal devletlerin anlaşmasıyla sonlandırılmıştır.ulusal kurtuluş mücadelesi olarak adlandırılan mücadelenin hangi noktasında ve yerinde İngilizlere, Fransızlara, İtalyanlara bir kurşun sıkılmıştır. Bunun yanı sıra bu yeni devletin oluşumunda tek dil, tek din, tek ırk ideolojisine karşı çıkan herkes ve halk imha edilmiştir. "Demokratik" varlığını da böyle oturtmuştur TC devleti.
Komünist Enternasyonalin burada tarihi bir hatası vardır. Ancak daha büyük tarihi hata onbeşlerin hunharca katlinin Enternasyonal bünyesinde tartışma ve eleştiri konusu yapılmayıp gerekli derslerin çıkarılmayışı olmuştur. Hatta Sovyetler Birliği, bunun sorumlusunun Ankara olduğu açık olduğu halde Ankara’ya mali ve askeri destek vermeye devam etmiştir. Bu hata daha sonrakilerden farklı olarak Enternasyonalin Lenin’in sağlığındaki devrimci döneminde yaşanmıştır. Yeterli önem verilmediği için dünya komünist hareketi bu trajik hatadan pek haberdar değildir. Burjuvaziye asla güvenme, onu başka renklere boyama!
bu arada ben misakki milli sınırlarını tanımıyorum. t.c devleti sunni bir devlettir. bu bolgee anadoludur.(anatolya) güneşin doğduğu şafak ülkesidir. halklar mozağidir. halkların imhası ve inkarı uzerine kurulan bir devleti asla tanımıyorum.
Kızıldeli 21.10.2007, 12:00 PEKİ KARDEŞİM İNGİLTERENİN DESTEKLEDİĞİ BU KUVAYİ MİLLİYE HAREKETİNİ AYNI ZAMANDA SOVYETLER BİRLİĞİ NEDEN DESTEKLEDİ???..EĞER KUVAYİ MİLLİYE HAREKETİ EMPERYALİZME KARŞI DEĞİLDİ İSE EMPERYALİZMLE UZLAŞARAK SOVYET DEVRİMİNİN YAYILMASINA KARŞI BİR HAREKETSE NEDEN SOVYET REJİMİ KURTULUŞ SAVAŞINI HER AŞAMADA DESTEKLESİNDİ...SEN BU SORUYA CEVAP VERSENE.ADAMMI KANDIRIYOSUN?bu sorunun cevabını vermediğin sürece söylediklerinin hiçbir anlamı yok benim nezdimde....
Kızıldeli 21.10.2007, 12:08 (Komünist Enternasyonalin burada tarihi bir hatası vardır. Ancak daha büyük tarihi hata onbeşlerin hunharca katlinin Enternasyonal bünyesinde tartışma ve eleştiri konusu yapılmayıp gerekli derslerin çıkarılmayışı olmuştur. Hatta Sovyetler Birliği, bunun sorumlusunun Ankara olduğu açık olduğu halde Ankara’ya mali ve askeri destek vermeye devam etmiştir. Bu hata daha sonrakilerden farklı olarak Enternasyonalin Lenin’in sağlığındaki devrimci döneminde yaşanmıştır. Yeterli önem verilmediği için dünya komünist hareketi bu trajik hatadan pek haberdar değildir. Burjuvaziye asla güvenme, onu başka renklere boyama! )
BU NE SAÇMALIK SEN BUNLARI NERDEN BULUP YAPIŞTIRIYOSUN, KİMİN GÖRÜŞLERİ BUNLAR KENDİ FİKİRLERİN YOKMU SENİN! KENDİ FİKİRLERİNLE GEL.SEN VEYA BU FİKRİ SAHİBİ KİMSE LENİNDEN DAHAMI İYİ BİLİYOR BU İŞLERİ..YA BIRAKIN BU İŞLERİ SİZ SOSYALİST FALAN DEĞİLSİNİZ..GÜYA KURTULUŞ SAVAŞINI EMPERYALİZMİN GÖZYUMMASIYLA KAZANILMIŞ LENİNDE BUNU GÖRMEMİŞ VE KURTULUŞ SAVAŞINI DESTEKLEMEYE DEVAM ETMİŞ! DE GEDİN YAAAAA:lol:
Kızıldeli 21.10.2007, 12:31 Osmanlı Devleti'nin içinde bulunduğu grup, I. Dünya Savaşı'nda yenilmiş, Osmanlı ordusu her tarafta zedelenmiş, şartları ağır bir ateşkes anlaşması imzalanmış. Büyük Savaş'ın uzun yılları boyunca millet yorgun ve fakir bir durumda. Milleti ve memleketi I. Dünya Savaş'ına sürükleyenler, kendi hayatlarını kurtarma kaygısına düşerek memleketten kaçmışlar. Saltanat ve hilafet makamında oturan Vahdettin soysuzlaşmış, şahsını birde tahtını koruyabileceğini hayal ettiği alçakça tedbirler araştırmakta. Damat Ferit Paşa'nın başkanlığında ki hükümet aciz, haysiyetsiz ve korkak. Yalnız padişahın iradesine boyun eğmekte ve onunla birlikte kendilerini koruyabilecekleri herhangi bir duruma razı.
Ordunun elinden silahları ve cephanesi alınmış ve alınmakta…
İtilaf devletleri, ateşkes anlaşmasının hükümlerine uymayı gerekli bulmuyorlar. Birer bahane ile itilaf donanmaları ve askerleri İstanbul'da. Adana ili Fransızlar; Urfa, Maraş, Ayıntap (Gaziantep) İngilizler tarafından işgal edilmiş. Antalya ve Konya'da İtalyan askerleri bulunuyor. Her tarafta yabancı subay ve memurlar ile özel ajanlar faaliyette. Nihayet, konuşmamıza başlangıç olarak aldığımız tarihten dört gün önce, 15 Mayıs 1919'da, İtilaf Devletleri'nin uygun bulması ile Yunan ordusu da İzmir'e çıkartılıyor. Bundan başka, memleketin her tarafında Hrıstiyan azınlıklar gizli veya açıktan açığa kendi özel emel ve maksatlarını gerçekleştirmeye devleti bir an önce çökertemeye çalışıyorlar. Sonradan elde edilen güvenilir bilgi ve belgelerle iyice anlaşılmıştır ki, İstanbul Rum Patrikhanesi'nde kurulan Mavri Mira Heyet'i illerde çeteler kurmak ve idare etmek, gösteri toplantıları ve propagandalar yaptırmakla meşgul. Yunan Kızılhaç'ı ve Resmi Göçmenler Komisyonu, Mavri Mira Heyeti'nin çalışmalarını kolaylaştırmakla görevli. Mavri Mira Heyet'i tarafını, olan yönetilen Rum Okullarının izni teşkilatları, yirmi yaşından yukarı gençleri de içine almak üzere her yerde kuruluşunu tamamlıyor.
Kızıldeli 21.10.2007, 12:41 Şeyh Sait İsyanı'nın ne maksatla tahrik edildiği, iki ecnebinin başkentlerine 'geçtikleri' raporlardan anlaşılmaktadır:
1/ İngiliz Büyükelçisi Lindsay'ın 3 Mart 1925 günkü telgrafına eklediği, askeri ataşe Bnb. Harenc'in raporunda şöyle deniliyordu: 'Şeyh Sait Ayaklanması, dinci, milliyetçi ve cumhuriyet karşıtıdır; bu etkenlerden hangisinin sonucu etkileyeceği kestirilemez; şu anda Halep'te yaşayan, Abdülhamid'in oğullarından Selim Efendi'nin, Kürtler tarafından ayaklanmanın başı olarak, ya da gelecekteki Kürdistan'ın 'kralı' olarak kabul edildiği söyleniyor.''
2/ Daha ilginci, Bağdat 'taki Fransız Yüksek Komiserliği'nin Paris 'e gönderdiği raporda yazdıkları:
''...Kürt ayaklanması, kendiliğinden birdenbire meydana çıkmadı; Kürdistan dağları, yabancıların kışkırtması ve desteği ile ayaklandı; Ayaklanma işareti İstanbul'daki Kürt yanlısı çevrelerden geldi. Bu bölgede meydana çıkan olaylar, İngilizlerin uğradıkları yenilgiden sonra, hiç affedemedikleri Mustafa Kemal'e ve Ankara'daki Meclis'e karşı yürüttükleri siyasetin bir parçasıdır...''
EMPERYALİSTLERİN YEDEĞİNDEKİ KÜRT HAREKETLERİ DEVAM ETMİYORMU DERSİNİZ???
Kızıldeli 21.10.2007, 14:22 ŞEHİTLER
Şehitler, Kuvayi Milliye şehitleri,
mezardan çıkmanın vaktidir!
Şehitler, Kuvayi Milliye şehitleri,
Sakarya'da, İnönü’nde, Afyon’dakiler
Dumlupınar’dakiler de elbet
ve de Aydın’da, Antep’te vurulup düşenler,
siz toprak altında ulu köklerimizsiniz
yatarsınız al kanlar içinde.
Şehitler, Kuvayi Milliye şehitleri,
siz toprak altında derin uykudayken
düşmanı çağırdılar,
satıldık, uyanın!
Biz toprak üstünde derin uykulardayız,
kalkıp uyandırın bizi!
uyandırın bizi!
Şehitler, Kuvayi Milliye şehitleri,
mezardan çıkmanın vaktidir!
Nazım Hikmet 1959
anatolya44 23.10.2007, 02:55 (Komünist Enternasyonalin burada tarihi bir hatası vardır. Ancak daha büyük tarihi hata onbeşlerin hunharca katlinin Enternasyonal bünyesinde tartışma ve eleştiri konusu yapılmayıp gerekli derslerin çıkarılmayışı olmuştur. Hatta Sovyetler Birliği, bunun sorumlusunun Ankara olduğu açık olduğu halde Ankara’ya mali ve askeri destek vermeye devam etmiştir. Bu hata daha sonrakilerden farklı olarak Enternasyonalin Lenin’in sağlığındaki devrimci döneminde yaşanmıştır. Yeterli önem verilmediği için dünya komünist hareketi bu trajik hatadan pek haberdar değildir. Burjuvaziye asla güvenme, onu başka renklere boyama! )
BU NE SAÇMALIK SEN BUNLARI NERDEN BULUP YAPIŞTIRIYOSUN, KİMİN GÖRÜŞLERİ BUNLAR KENDİ FİKİRLERİN YOKMU SENİN! KENDİ FİKİRLERİNLE GEL.SEN VEYA BU FİKRİ SAHİBİ KİMSE LENİNDEN DAHAMI İYİ BİLİYOR BU İŞLERİ..YA BIRAKIN BU İŞLERİ SİZ SOSYALİST FALAN DEĞİLSİNİZ..GÜYA KURTULUŞ SAVAŞINI EMPERYALİZMİN GÖZYUMMASIYLA KAZANILMIŞ LENİNDE BUNU GÖRMEMİŞ VE KURTULUŞ SAVAŞINI DESTEKLEMEYE DEVAM ETMİŞ! DE GEDİN YAAAAA:lol:
sen daha komiksin bence. sen kımsınkı benım sosyalist olup olmadığı sorguluyabılıosun. madem leninle,beton mustafa bu kadar iyi olmasına rağmen neden anadolu topraklarında sosyalist devlet kurulmadı. peki 1921 de londra konferansında sovyetler birliğine karşı ortak saldırı planları görüşülmedimi?
kafkasya ya girilerek ingilterenin işine gelen bir politika güdülmedimi? refet paşa ingiltere ile bir olunabileceğini solemedemi sen bunlarda gülersin şimdi ? sana dedimki gizli celse zabıtlarını oku ama sen okumamıssındır tabiki gizli celsede sadece komünizm üzerine beton mustafanın yazısını okuman yeterli. o donemde bir anti işgal hareketi var bunu inkar eden yok yazıları ıyı okursan çıkartırsın. anti işgal hareketini verenler halktı. çeteler,köylüler,yeşil ordu,çerkez ethemlerdir.düzenli ordu bile yok. yeşil ordunun başına çerkez ethem geçtikten sonra beton mustafa bu durumdan çok rahatsız olmuştur. yeşil orduyu dağıtmaya çalışmıştır.ama başaramamıştır. nedeni açıktır. sosyalizm propagandası yapmak ve bolşevizim yanlısı olduğu için. mustafa kemal bu topraklara komünist parti lazımsa bunuda bız kurarız dedı. ve yaptı bu parti ankara da 18 ekim 1920 de mustafa kemal in emriyle kuruldu kurulma sebebi ise bolşevik yanlsı gibi gözükmek ve kemalist amaçlara kanalize etmekti. sınıf savaşını reddetmistir. 3. enternasyonel kararlarını revize etmiştir ve hatta 3. enternasyonele girmek istemiş ama alınmamıştır. ve kısa bir zamanda da dağılmıştır. sana atatürkün komünizm hakkında kısa bir yazısını buraya yazıyorum. belki sen gizli celseleri okumassın.
Hakim Efendiler!
Memleketteki Komünistler sadece bizim tevkif ve hapsettiklerimizden ibaret değildir! Bu işlerle bizzat yakından alakadar olacağımı aklınızdan çıkarmayınız
************
Türk Milletinin içtimai nizamını bozmaya müteveccih didinmeler (yani komünist faaliyetleri) boğulmaya mahkumdur.Türk Milleti, memleketin yüksek menfaatleri aleyhine çalışmak isteyen müfrit,sefil,vatansız ve milliyetsiz sulu beyinlilerin hezeyanlarındaki gizli ve kirli emelleri anlayamayacak ve onlara müsamaha edecek bir heyet değildi.O, şimdiye kadar olduğu gibi doğru yolu görür! Onu Yolundan saptırmak isteyenler ezilmeye mahkumdur! Bunda,köylü,amele ve bilhassa kahraman ordumuz candan beraberdir!
Buna da kimsenin şüphesi olmasın!
**********************
"Bugün Avrupa'nın doğusunda bütün uygarlıkları ve hatta bütün insanlığı tehdit eden yeni bir güç belirmiştir. Bütün maddi ve manevi imkanlarını top yekün bir şekilde, dünya ihtilali gayesi uğruna, seferber eden bu korkunç kuvvet, üstelik Avrupalılar ve Amerikalılarca henüz malum olmayan, yepyeni siyasal metodlar tatbik etmekte ve rakiplerinin en küçük hatalarından bile mükemmelen istifade etmesini bilmektedir. Avrupa'da çıkacak bir savaşın başlıca galibi ne İngiltere, ne Fransa, ne de Almanya'dır. Sadece bolşevizmdir. Rusya'nın yakın komşusu ve bu memleketle en çok savaşmış bir millet olarak biz Türkler, orada cereyan eden olayları yakından izliyor ve tehlikeyi bütün çıplaklığıyla görüyoruz. Uyanan Doğu milletlerinin düşünce yapılarını mükemmelen sömüren, onların milli ihtiraslarını okşayan ve kinleri tahrik etmesini bilen bolşevikler, yalnız Avrupa'yı değil, Asya'yı da tehdit eden başlıca kuvvet halini almışlardır." (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, c. 3, s. 94-95
bolşevizim bu kadar tehlikiliyse ataturk neden tkp yi kurdu ?
komikliğe devam edelim. 14.000 pontos gerillası mustafa kemal tarafından katledilmiştir. ve bir çok isyan mustafa kemalin sağ kolu olan topal osman tarafından bastırılmıştır. daha sonra topal osmanda mustafa kemal tarafından oldurulmuştur. bu arada lenin atatürke son yazdığı kızgın mektupları var gazi üniversitesinin arşivlerinde var. ordan bakabılırısn ben bulursam yayınlarım burda.
anatolya44 23.10.2007, 02:57 28 Kanunu Sani
- Ta ta aa ta ta Ha ta tta ta
Tarih
sınıf-ların
mücadelesidir.
*
- 1921
Kanunusani 28
- Karadeniz
- Burjuvazi
- Biz
- On beş kasap çengelinde sallanan
On beş kesik baş
- On beş arkadaş
- Yoldaş
Bunların sen
isimlerini aklında tutma
fakat
28 kanunusaniyi unutma!
*
- "Siyah gece
"Beyaz kar
"Rüzgar
"Rüzgar
- Trabzon’dan bir motor açılıyor
- Sa-hil-de ka-la-ba-lık!
- Motörü taşlıyorlar
- Son perdeye başlıyorlar!
- Burjuva Kemal’in omuzuna binmiş
Kemal kumandanın kordununa
Kumandan kahyanın cebine inmiş
Kahya adamlarının donuna
- Uluyorlar
- hav...hav... hak...tü
- Yoldaş unutma bunu
Burjuvazi
ne zaman aldatsa bizi
böyle haykırır:
- hav...hav...hak...tü
- Gördün mü ikinci motörü?
- İçinde kim var?
- Arkalarından gidiyorlar.
- İkinci motör birinciye yetişti
- Bordoları bitişti
- Motörler sarsılıyor
- Dalgalar sallıyor
Sallıyor dalgalar
- Hayır
iki motörde iki sınıf çarpışıyor.
- Biz
Onlar!
- Biz silahsız
Onlar kamalı
- tırnaklarımız
- Kavga son nefese kadar
- Kavga
- Dişlerimiz ellerini kemiriyor
- Kamanın ucu giriyor
- girdi...
- Yoldaşlar, ey!
artık lüzum yok fazla söze:
Bakın göz göze
- Karadeniz
On beş kere açtı göğsünü,
On beş kere örtüldü.
Onbeşlerin hepsi
Bir komünist gibi öldü.
Nazım Hikmet
şiirin tammamını buldum al bak bakalım şiirde kımın ismi geçıyor birde nazım birilerini kopek yerıne koymuş hav hav :D buda sana kapak olsun tamammı :D
Kızıldeli 23.10.2007, 20:20 [
**********************
"Bugün Avrupa'nın doğusunda bütün uygarlıkları ve hatta bütün insanlığı tehdit eden yeni bir güç belirmiştir. Bütün maddi ve manevi imkanlarını top yekün bir şekilde, dünya ihtilali gayesi uğruna, seferber eden bu korkunç kuvvet, üstelik Avrupalılar ve Amerikalılarca henüz malum olmayan, yepyeni siyasal metodlar tatbik etmekte ve rakiplerinin en küçük hatalarından bile mükemmelen istifade etmesini bilmektedir. Avrupa'da çıkacak bir savaşın başlıca galibi ne İngiltere, ne Fransa, ne de Almanya'dır. Sadece bolşevizmdir. Rusya'nın yakın komşusu ve bu memleketle en çok savaşmış bir millet olarak biz Türkler, orada cereyan eden olayları yakından izliyor ve tehlikeyi bütün çıplaklığıyla görüyoruz. Uyanan Doğu milletlerinin düşünce yapılarını mükemmelen sömüren, onların milli ihtiraslarını okşayan ve kinleri tahrik etmesini bilen bolşevikler, yalnız Avrupa'yı değil, Asya'yı da tehdit eden başlıca kuvvet halini almışlardır." (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, c. 3, s. 94-95
--------------------------------------------------------------------------
Ben ki benim fikirlerim bütün arkadaşlarımca paylaşılmaktadır,bir yandan Batının işçi sınıfı,öte yandan Asya ve Afrika'nın köleleştirilmiş halkları milletlerarası sermayenin kendilerini yıkmak ve efendilerine büyük çıkarlar sağlamak için köle durumuna getirmek istediğini anladığı ve sömürge politikasının işlediği suç Dünya işçilerince kavrandığı gün,burjuvazinin kuvveti sona erecektir.Ben buna inanıyorum.
İnsanlıpa müteveccih fikir hareketi ergeç muhavvak olacaktır.Bütün mazlum milletler,zalimleri bir gün mahv edecek ve ortadan kaldıracaktır.O zaman dünya yüzünden zalim ve mazlum kelimeleri kalkacak,insanlık kendisine yakışan bir toplumsal duruma kavuşacaktır.Bizim milletimiz o zaman bu gayeye vasıl olan milletler arasında takaddümüyle cidden iftihar edecektir.
Şarktan şimdi doğacak olan güneşe bakınız.
Bugün günün ağardığını nasıl görüyorsam,uzaktan bütün Şark milletlerinin de uyanışlarını öyle görüyorum.İstiklal ve hürriyetine kavuşacak çok kardeş millet vardır.Onların yeniden doğusu,şüphesiz ki,terakkiye verefada müteveccih olacaktır.Bu milletler bütün güçlüklere rağmen muzaffer olacaklar ve kendilerini bekleyen istiklale ulaşacaklardır.
Müstemlekecilik ve emperyalizm yeryüzünden yok olacak ve yerlerine milletlerarasında hiç bir renk,din ve ırk farkı gözetmeyen yeni bir ahen işbirliği çağı hakim olacaktır.
Kaynak:
Çiçerin'e mektup 22Ekim 1920 - Atatürk'ün bütün eserleri
Hakimiyet-i Milliye, 4 Kanunsani 1922
-------------------------------------------------------------------------
KAPİTALİZM SADECE FALAN VE FİLAN DEVLETLERİN DÜŞMANI DEĞİLDİR.BİLAKİS BÜTÜN DÜNYANIN BÜTÜN MİLLETLERİN MÜŞTEREK DÜŞMANIDIR...BU
ZALİMİNDE BAŞARILI OLMAK İÇİN MÜRACAAT ETTTİĞİ MUHAREBELER YEGANE KUVVETLERİ YEGANE SİLAHLARI DEĞİLDİR.BANKALAR,SENDİKALAR ONUN EN KUVVETLİ SİLAHLARIDIR.VE BÜTÜN MİLLETLERİ BU SİLAHLA MAĞLÜP EDER.MEMLEKETİMİZE BAKIN :REJİLER DUYUNU UMUMİYELER KAPİTİLASYONLAR ŞİMENDİFERLER LİMANLAR GEMİLER BANKALAR TİCARET EVLERİ,BÜTÜN BU KURUMLAR AVRUPA KAPİTALİZMİNİN BİZİ MAHVETMEK İÇİN SENELERDEN BERİ KULLANDIĞI İBLİSHANE BİR MAKİNENİN PARÇALARIDIR....BİZE BUGÜN HUDUT İTİBARİYLE DÜNYANIN EN GÜZEL EN HAYALE SIĞMAZ SULH ŞARTLARINI VERSELER, KAPİTALİZM DOLABI MEMLEKETTEN BUGÜNKÜ ŞEKLİNDE KALDIĞI TAKTİRDE MAHVIMIZ MUHAKKAKTIR.HATTA DEĞİL BÖYLE BU ŞEYTAN MAKASININ DÖRTTE BİRİ BİLE MEVCUT OLSA BİZİM İİÇİN HAYAT İMKANI BİLE TASAVVUR EDİLEMEZ...
M.K.ATATÜRK
üstte yazdığınız söylev ve demeç lerden alıntı çok büyük bir yalandan ibarettir..harun yahya nın sitesinde kopyalayıp yapıştırdınız AMA BU ŞARLATANLIK DÜZEYİNDE Kİ YALANI SORGULAMADAN BURAYA YAPIŞTIRMANIZ İLGİNÇ.üstte nutuk tan ve altta doğu halkları kurultayından alıntılar sundum...eğer bunların yalan oldunu düşünüyosan pratiğe bakmalısın.sen pratiğe bakamassın ama .... bir beyin SENİNKİSİ!
SİZ ATATÜRK E BETON KEMAL DEDİNİZ DEĞİLMİ...
AKLIMA KARNINI KAŞIYAN BİR HANZO GELDİ BİRDENBİRE..YAKALANDIĞI ANDA ANASININ TÜRK OLDUNU HATIRLAYIVEREN BU ADAM TÜRK BAYRAĞININ ALTINDA ... TİTREYEREK BANA GÖREV VERİN DİYİVERDİ.
İŞTE KARNINI KAŞIYAN ÖNDERDEN VECİZELER
-BİR KÜRT KARIDAN DAHA KARIDIR,BİR KÜRT ERKEĞİ BİR KARI İÇİN DAVASINI SATAR BİR KÜRT KARISI DA ERKEK İÇİN DAVASINI SATAR,
-BEN İSE BÜTÜN KARILARI DAVA İÇİN KULLANMASINI BİLİRİM
GÜNDEM GAZETESİ KAYNAKÇA....
Kızıldeli 23.10.2007, 20:34 komikliğe devam edelim. 14.000 pontos gerillası mustafa kemal tarafından katledilmiştir. ve bir çok isyan mustafa kemalin sağ kolu olan topal osman tarafından bastırılmıştır. daha sonra topal osmanda mustafa kemal tarafından oldurulmuştur. bu arada lenin atatürke son yazdığı kızgın mektupları var gazi üniversitesinin arşivlerinde var. ordan bakabılırısn ben bulursam yayınlarım burda.
-------------------------------------------------------------------------
BUGÜN 14000 KÜRT GERİLLASINI AMERİKALILARIN DESTEKLEDİĞİ GİBİ PONTUS GERİLLARINIDA İNGİLİZLERMİ DESTEKLİYODU ACABA KAFAMA TAKILDI???..M.K ATATÜRK İNGİLİZLERLE ANLAŞIP SOVYETLER BİRLİĞİNE KARŞI BİR CEPHE OLUŞTURSADA LENİN ATATÜRK Ü EKONOMİK ASKERİ SİYASİ ANLAMDA DESTEKLEMEYE DEVAM ETTİ; FEKAT, TEPKİ OLARAK ATATÜRK E KIZAN MEKTUPLARMI GÖNDERDİ DİYOSUN:biggrin: ...SEN KOMİK DEĞİL TRAJİ KOMİK OLMAYA BAŞLADIN...
Kızıldeli 23.10.2007, 20:39 Senİ Cİddİ Olmaya Davet Edİyorum..kendİne Gel
anatolya44 23.10.2007, 20:40 [
**********************
"Bugün Avrupa'nın doğusunda bütün uygarlıkları ve hatta bütün insanlığı tehdit eden yeni bir güç belirmiştir. Bütün maddi ve manevi imkanlarını top yekün bir şekilde, dünya ihtilali gayesi uğruna, seferber eden bu korkunç kuvvet, üstelik Avrupalılar ve Amerikalılarca henüz malum olmayan, yepyeni siyasal metodlar tatbik etmekte ve rakiplerinin en küçük hatalarından bile mükemmelen istifade etmesini bilmektedir. Avrupa'da çıkacak bir savaşın başlıca galibi ne İngiltere, ne Fransa, ne de Almanya'dır. Sadece bolşevizmdir. Rusya'nın yakın komşusu ve bu memleketle en çok savaşmış bir millet olarak biz Türkler, orada cereyan eden olayları yakından izliyor ve tehlikeyi bütün çıplaklığıyla görüyoruz. Uyanan Doğu milletlerinin düşünce yapılarını mükemmelen sömüren, onların milli ihtiraslarını okşayan ve kinleri tahrik etmesini bilen bolşevikler, yalnız Avrupa'yı değil, Asya'yı da tehdit eden başlıca kuvvet halini almışlardır." (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, c. 3, s. 94-95
--------------------------------------------------------------------------
Ben ki benim fikirlerim bütün arkadaşlarımca paylaşılmaktadır,bir yandan Batının işçi sınıfı,öte yandan Asya ve Afrika'nın köleleştirilmiş halkları milletlerarası sermayenin kendilerini yıkmak ve efendilerine büyük çıkarlar sağlamak için köle durumuna getirmek istediğini anladığı ve sömürge politikasının işlediği suç Dünya işçilerince kavrandığı gün,burjuvazinin kuvveti sona erecektir.Ben buna inanıyorum.
İnsanlıpa müteveccih fikir hareketi ergeç muhavvak olacaktır.Bütün mazlum milletler,zalimleri bir gün mahv edecek ve ortadan kaldıracaktır.O zaman dünya yüzünden zalim ve mazlum kelimeleri kalkacak,insanlık kendisine yakışan bir toplumsal duruma kavuşacaktır.Bizim milletimiz o zaman bu gayeye vasıl olan milletler arasında takaddümüyle cidden iftihar edecektir.
Şarktan şimdi doğacak olan güneşe bakınız.
Bugün günün ağardığını nasıl görüyorsam,uzaktan bütün Şark milletlerinin de uyanışlarını öyle görüyorum.İstiklal ve hürriyetine kavuşacak çok kardeş millet vardır.Onların yeniden doğusu,şüphesiz ki,terakkiye verefada müteveccih olacaktır.Bu milletler bütün güçlüklere rağmen muzaffer olacaklar ve kendilerini bekleyen istiklale ulaşacaklardır.
Müstemlekecilik ve emperyalizm yeryüzünden yok olacak ve yerlerine milletlerarasında hiç bir renk,din ve ırk farkı gözetmeyen yeni bir ahen işbirliği çağı hakim olacaktır.
Kaynak:
Çiçerin'e mektup 22Ekim 1920 - Atatürk'ün bütün eserleri
Hakimiyet-i Milliye, 4 Kanunsani 1922
-------------------------------------------------------------------------
KAPİTALİZM SADECE FALAN VE FİLAN DEVLETLERİN DÜŞMANI DEĞİLDİR.BİLAKİS BÜTÜN DÜNYANIN BÜTÜN MİLLETLERİN MÜŞTEREK DÜŞMANIDIR...BU
ZALİMİNDE BAŞARILI OLMAK İÇİN MÜRACAAT ETTTİĞİ MUHAREBELER YEGANE KUVVETLERİ YEGANE SİLAHLARI DEĞİLDİR.BANKALAR,SENDİKALAR ONUN EN KUVVETLİ SİLAHLARIDIR.VE BÜTÜN MİLLETLERİ BU SİLAHLA MAĞLÜP EDER.MEMLEKETİMİZE BAKIN :REJİLER DUYUNU UMUMİYELER KAPİTİLASYONLAR ŞİMENDİFERLER LİMANLAR GEMİLER BANKALAR TİCARET EVLERİ,BÜTÜN BU KURUMLAR AVRUPA KAPİTALİZMİNİN BİZİ MAHVETMEK İÇİN SENELERDEN BERİ KULLANDIĞI İBLİSHANE BİR MAKİNENİN PARÇALARIDIR....BİZE BUGÜN HUDUT İTİBARİYLE DÜNYANIN EN GÜZEL EN HAYALE SIĞMAZ SULH ŞARTLARINI VERSELER, KAPİTALİZM DOLABI MEMLEKETTEN BUGÜNKÜ ŞEKLİNDE KALDIĞI TAKTİRDE MAHVIMIZ MUHAKKAKTIR.HATTA DEĞİL BÖYLE BU ŞEYTAN MAKASININ DÖRTTE BİRİ BİLE MEVCUT OLSA BİZİM İİÇİN HAYAT İMKANI BİLE TASAVVUR EDİLEMEZ...
M.K.ATATÜRK
üstte yazdığınız söylev ve demeç lerden alıntı çok büyük bir yalandan ibarettir..harun yahya nın sitesinde kopyalayıp yapıştırdınız AMA BU ŞARLATANLIK DÜZEYİNDE Kİ YALANI SORGULAMADAN BURAYA YAPIŞTIRMANIZ İLGİNÇ.üstte nutuk tan ve altta doğu halkları kurultayından alıntılar sundum...eğer bunların yalan oldunu düşünüyosan pratiğe bakmalısın.sen pratiğe bakamassın ama betonlaşmış bir beyin SENİNKİSİ!
SİZ ATATÜRK E BETON KEMAL DEDİNİZ DEĞİLMİ...
AKLIMA KARNINI KAŞIYAN BİR HANZO GELDİ BİRDENBİRE..YAKALANDIĞI ANDA ANASININ TÜRK OLDUNU HATIRLAYIVEREN BU ADAM TÜRK BAYRAĞININ ALTINDA ... TİTREYEREK BANA GÖREV VERİN DİYİVERDİ.
İŞTE KARNINI KAŞIYAN ÖNDERDEN VECİZELER
-BİR KÜRT KARIDAN DAHA KARIDIR,BİR KÜRT ERKEĞİ BİR KARI İÇİN DAVASINI SATAR BİR KÜRT KARISI DA ERKEK İÇİN DAVASINI SATAR,
-BEN İSE BÜTÜN KARILARI DAVA İÇİN KULLANMASINI BİLİRİM
GÜNDEM GAZETESİ KAYNAKÇA....
ne harun yahyası. çamur atma işinegelmedi dimi. sana kaynak gosterdım şiiride buldum sana nazım hikmetin yazdığı çok da soru sordum hiç birine cevap vermedın
çamur atmaktan başka bir şey yapmıosun sana kaynak gosterdığim halde.sen karşı devrımcısın gozumde. atgozluklerını taktıgın surece zaten senın tartışmak pek geregı yok. bılgısızsın sen bılgının bıttıgı yerde çamur atıosun çunku. konuya hakım degılsın ve senın gıbı biriyleartık tartişmanın bır anlamı yok. her yerde benim heykellerım yok beton mustafanın var betonlaşmış. :D
Arkadaşlar ne tartışıyorsunuz burda ya?
Dünya'da komunizm mi kalmış ki siz yok Atatürk bunu dedi şunu dedi diye birbirinize geriyorsunuz?
Çin'in ve Rusya'nın bile hali belli.
Atatürk de kanımca büyük devletler arasındaki çelişkiyi kullanmıştır. Eğer baştan anti-kapitalist bir söylem tuttursaydı hem Kurtuluş Savaşı 3 sene değil 30 sene de bitmezdi hem de ekonomik olarak şu an Çin'in doğusundan farksız olurdu. :(
Kızıldeli 23.10.2007, 22:18 Arkadaşlar ne tartışıyorsunuz burda ya?
Dünya'da komunizm mi kalmış ki siz yok Atatürk bunu dedi şunu dedi diye birbirinize geriyorsunuz?
Çin'in ve Rusya'nın bile hali belli.
Atatürk de kanımca büyük devletler arasındaki çelişkiyi kullanmıştır. Eğer baştan anti-kapitalist bir söylem tuttursaydı hem Kurtuluş Savaşı 3 sene değil 30 sene de bitmezdi hem de ekonomik olarak şu an Çin'in doğusundan farksız olurdu. :(
--------------------------------------------------------------------------
aslında önemli bir konuyu tartışıyoruz.arkadaşın idaası KURTULUŞ SAVAŞIMIZ antiemperyalist ve ilerici bir mücadele değildi ve sovyetler birliğinden yardım almadı DEMEYE GETİRİYO..aldıysa bile bunuda LENİN İN 'salaklına' bağlıyo SANIRIM..sanki biz emperyalizmle mücadele etmedik de emperyalizmle anlaşarak savaşı kazandık ve emperyalistlerle sovyetler birliğine karşı bir blok oluşturduk..mustafa süpilerde bu emperyalizmle işbirliği halindeki kuvayi milliye hareketini desteklemek içinmi gelmişlerdi acaba??
o halde padişah vahteddin kuveyi milliyeye karşı halkı DİN ELDEN GİDİYOR NİDALARIYLA AYAKLANDIRIRKEN vede KOMİSTTİR VE KATLİ VACİPTİR FETVALARIYLA ATATÜRKÜN KELLESİNİ İSTERKEN ANTİEMPERYALİST BİR MÜCADELE Mİ VERİYORDU??..VE SONRADA VAHDETTİN SOVYET RUSYAYA MI SIĞINMIŞTI ACABA?? YOKSA İNGİLTEREYEMİ?? KOMİK ARKADAŞIMIZ BUNLARADA CEVAP VEREBİLİRMİ ACABA..
ÇERKEZ ETHEM NEDEN YUNANİSTANA SIĞINDI::wink:
ARKADAŞIN BURDAKİ AMACI ATATÜRK DE ASLINDA EMPERYALİSTLERLE İŞBİRLİĞİ İÇİNDEYDİ DİYEREK,BUGÜN EMPERYALİSTLERİN TAŞORONU OLAN PKK NIN DURUMUNU NORMALLEŞTİRMEYE ÇALIŞIYOR...
AMA YEMEZLER!
Kızıldeli 23.10.2007, 22:42 [QUOTE=amadeus_era;518029]28 Kanunu Sani
- Ta ta aa ta ta Ha ta tta ta
Tarih
sınıf-ların
mücadelesidir.
*
- 1921
Kanunusani 28
- Karadeniz
- Burjuvazi
- Biz
- On beş kasap çengelinde sallanan
On beş kesik baş
- On beş arkadaş
- Yoldaş
--------------------------------------------------------------------------
İŞTE SANA NAZIM HİKMET' İN ATATÜRK' E MEKTUBU.. PEK ZANNETMİYORUM AMA İNŞALLAH OKURSUN(ATATÜRK BU SIRADA ŞUURUNU YİTİRMİŞTİ HAKKA YÜRÜYORDU O YÜZDEN HİÇBİRZAMAN OKUYAMADI BU MEKTUBU)
Türk Ordusunu "isyana teşvik" ettiğim iddiasıyla "onbeşyıl ağır hapis"cezası giydim.Şimdi de Türk Donanmasını "isyana"teşvik etmekle töhmetlendiriliyorum.
Türk inkılabına ve senin adına and içerim ki suçsuzum
Askeri isyana teşvik etmedim.
Kör değilim ve senin yaptığın her ileri dev hamleyi anlayabilen bir kafam,yurdumu seven bir yüreğim var.
Askeri isyana teşvik etmedim.
Yurdumun ve senin karşında alnım açıktır.
Yüksek askeri makamlar,devlet ve adalet,küçük, bürokrat GİZLİ REJİM DÜŞMANLARINCA ALDATILIYORLAR,
Askeri isyana teşvik etmedim.
Deli,serseri,mürteci,satılmış,inkılap ve yurt haini değilim ki bunu bir an olsun düşünebileyim.
Askeri isyana teşvik etmedim.
Senin eserine ve sana,aziz olan Türk dilinin inanmış bir şairiyim.Sırtıma yüklenen ve yükletilebilecek
hapis yıllarını taşıyabilecek kadar sabırlı olabilirim.
Büyük işlerinin arasında seni bir Türk şairinin felaketi ile alakalandırmak istemezdim.
Bağışla beni.Seni bir an kendimle meşgul ettimse,alnıma vurulmak istenen bu "inkılap askerini isyana teşvik" damgasını ancak senin ellerinle silinebileceğine inandığımdandır.
BAŞVURABİLECEĞİM EN İNKİLAPÇI BAŞ SENSİN
Kemalizm'den ve senden adalet istiyorum.
Türk inkılabına ve senin başına and içerim ki suçsuzum.
Nazım HİKMET
*Nazım Hikmet bu mektubunu Dolmabahçe Sarayında yatan Atatürk'e postayla gönderebilmek için,annesinin ya da Piraye'nin gelmesini bekliyordu ki,
*17 ağustos 1938 günüHaluk Şahsuvaroğlu, ona İstanbul'a gideceğini,kitap falan istiyorsa getirebileceğini,postaya atılacak mektubu varsa atabileceğini söylemiş.
*Nazım Hikmet kendisini Erkin gemisinde kapatıldığı ayakyolundan kurtaran güverteye çıkıp hava almasını sağlayan Piraye'nin ailesi Altunizadeler'e komşu bir ailenin çocuğu olan bu genç subay'ın insanlığına güven duyuyordu.
*Atatürk'e yazdığı mektubu postaya atıp atamayacağını sordu.Olumlu yanıt alınca içini okuyabilmesi için
kapatmadığı zarfı ona verdi.
*Haluk Şahsuvaroğlu tarihsel değeri olduğuna inandığı bu mektubu,bir kopyasını çıkardıktan sonra postaya attı.
*General Ali Fuat Cebesoy'un(Nazım Hikmet'in dayısı) verdiği bilgiye göre, mektup,Dolmabahçe Sarayına gelmiş.Özel kalem de kayda geçmiş,Atatürk'ün yanına girip çıkabilenlerden İçişleri Bakanı Şükrü Kaya'ya teslim edilmiş,ama hiçbir uygun zaman bulunarak Atatürk'e okunamamıştır..çünkü o sırada atatürk hastaydı ve bidaha kendine gelemedi hiç..SEN ŞİMDİ NAZIM HİKMET GERÇEK FİKİRLERİNİ SÖYLEMİYODU ZOR ŞARTLARDA KENDİNİ İNKAR EDEREK BUNLARI YAZDI DERSİN AMA BUNU DERSEN HİÇBİR CİDDİYETİN KALMAZ BENİM KARŞIMDA..ÇÜNKÜ NAZIM ASLA BÖYLE BİRŞEY YAPMAZ...
[QUOTE=Kızıldeli;516120]
ben şiiri atatürke itafen yazıldıgını solemdım zaten. ama o şiiri bulcam ben sana. bu arada benım hislerim fılan degıl yazıyı bır daha oku ıstersen ıyı okuyamamışsın orda nutukta kesitlerde vardı.
Mustafa Kemalî karalam çaban nedir anlamıyorum.Bende Neyzen Teyfik'in şiirini yazsam olur mu?Yaran varsa gocunursun elbet.Şuanda ırkçılık yapan,ayrımcılık yapanda illede "bizim görüş" diyenler yapıyor.Sizin görüşünüze saygım olsun ama sizin bizimkilere neden yok anlamıyorum.Yazıyı eleştirirsiniz fakat Atatürk'en ne istersiniz anlmam.Bakın benim gibi bir kaç Atatürkçü vatansever adaptasyon dönemine alınmış.Bu ayrılık değil midir?
Ne ararsın Tanrı ile aramda
Sen kimsin ki orucumu sorarsın?
Hakikaten gözün yoksa haramda
Başı açığa neden türban sorarsın?
Rakı, şarap içiyorsam sana ne
Yoksa sana bir zararı, içerim
İkimiz de gelsek kıldan köprüye
Ben dürüstsem sarhoşken de geçerim.
Esir iken mümkün müdür ibadet
Yatıp kalkıp Atatürk'e dua et...
Senin gibi dürzülerin yüzünden
Dininden de soğuyacak bu millet.
İşgaldeki hali sakın unutma
Atatürk'e dil uzatma sebepsiz
Sen anandan yine çıkardın amma
Baban kimdi bilemezdin şerefsiz
Neyzen Teyfik
anatolya44 27.10.2007, 23:03 [QUOTE=amadeus_era;516128]
Mustafa Kemalî karalam çaban nedir anlamıyorum.Bende Neyzen Teyfik'in şiirini yazsam olur mu?Yaran varsa gocunursun elbet.Şuanda ırkçılık yapan,ayrımcılık yapanda illede "bizim görüş" diyenler yapıyor.Sizin görüşünüze saygım olsun ama sizin bizimkilere neden yok anlamıyorum.Yazıyı eleştirirsiniz fakat Atatürk'en ne istersiniz anlmam.Bakın benim gibi bir kaç Atatürkçü vatansever adaptasyon dönemine alınmış.Bu ayrılık değil midir?
Ne ararsın Tanrı ile aramda
Sen kimsin ki orucumu sorarsın?
Hakikaten gözün yoksa haramda
Başı açığa neden türban sorarsın?
Rakı, şarap içiyorsam sana ne
Yoksa sana bir zararı, içerim
İkimiz de gelsek kıldan köprüye
Ben dürüstsem sarhoşken de geçerim.
Esir iken mümkün müdür ibadet
Yatıp kalkıp Atatürk'e dua et...
Senin gibi dürzülerin yüzünden
Dininden de soğuyacak bu millet.
İşgaldeki hali sakın unutma
Atatürk'e dil uzatma sebepsiz
Sen anandan yine çıkardın amma
Baban kimdi bilemezdin şerefsiz
Neyzen Teyfik
28 Kanunu Sani
- Ta ta aa ta ta Ha ta tta ta
Tarih
sınıf-ların
mücadelesidir.
*
- 1921
Kanunusani 28
- Karadeniz
- Burjuvazi
- Biz
- On beş kasap çengelinde sallanan
On beş kesik baş
- On beş arkadaş
- Yoldaş
Bunların sen
isimlerini aklında tutma
fakat
28 kanunusaniyi unutma!
*
- "Siyah gece
"Beyaz kar
"Rüzgar
"Rüzgar
- Trabzon’dan bir motor açılıyor
- Sa-hil-de ka-la-ba-lık!
- Motörü taşlıyorlar
- Son perdeye başlıyorlar!
- Burjuva Kemal’in omuzuna binmiş
Kemal kumandanın kordununa
Kumandan kahyanın cebine inmiş
Kahya adamlarının donuna
- Uluyorlar
- hav...hav... hak...tü
- Yoldaş unutma bunu
Burjuvazi
ne zaman aldatsa bizi
böyle haykırır:
- hav...hav...hak...tü
- Gördün mü ikinci motörü?
- İçinde kim var?
- Arkalarından gidiyorlar.
- İkinci motör birinciye yetişti
- Bordoları bitişti
- Motörler sarsılıyor
- Dalgalar sallıyor
Sallıyor dalgalar
- Hayır
iki motörde iki sınıf çarpışıyor.
- Biz
Onlar!
- Biz silahsız
Onlar kamalı
- tırnaklarımız
- Kavga son nefese kadar
- Kavga
- Dişlerimiz ellerini kemiriyor
- Kamanın ucu giriyor
- girdi...
- Yoldaşlar, ey!
artık lüzum yok fazla söze:
Bakın göz göze
- Karadeniz
On beş kere açtı göğsünü,
On beş kere örtüldü.
Onbeşlerin hepsi
Bir komünist gibi öldü.
Nazım Hikmet
Kılıç Ali 28.10.2007, 00:07 Her nedense konu kürtlerin nazımı yokmuluğundan Atatürk'e betol kemal demeye getirilmeye kadar gidildi... Önce insan olmayı öğreneceksin ondan sonra yazacaksın!!! Her lider gibi Atatürk'ünde hataları olabilir bu onun eleştirilmeyeceği anlamına gelmez, ama burda amaç üzüm yemek değil bağcıyı dövmekse birileride dur bakalım neler oluyor der...Yobaz ve softa ağzıyla konuşkmak isteyen zatlar, hizbullahın ve ibda-c'nin sitelerine rahatlıkla girip yazı yazabilirler orda içinizdeki irini boşalta bileceğiniz ve sizi anlaya bilecek!!! bir çoklarının bulunduğuda aşikardır...
Nazım da mükemmel bir insan değildir elbet, onun da yaptığı hatalar vardır kuşkusuz ama bir kemalist değil de bir komünist olduğu su götürmez bir gerçektir.
Haa Nazım Türklerin Nazım'ı mıdır?
Hayır Nazım Türk kökenli ve Türkçe yazan bir dünya şairidir ve hiçbir ırka değil sanata aittir, sosyalist gerçekçi sanata, Nazım'ın bir dili vardır o da dünya proleter dilidir.
Yazı'da kastedilen Nazım'dansa birçok kişi vardır ama Türk Solu bunu çarptırmakta ustaca davranmış ama yazıya ırkçılığı karıştırmasıyla iğretiliği ortaya çıkmıştır. Yazı da bana göre doğru tespitler vardır ama yazının götürdüğü sonuç çarpık ve halkı ayırıcı bir uslupta.
Ortak değerlerimiz var bizim Nazım Hikmet, Ehmede Xani, Yaşar Kemal gibi ve bu halk ancak beraber olduğunda gerçek savaşını verecektir.
anti-fasist 01.11.2007, 01:16 yanlız ben anatolya arkadasa şunu sormak istiyorum burada pkk nın kendi kardeşlerine saldırmasını masum insanları öldürmesini okul minibsünü bile mayınla havaya uçurmasını geçtim abd desteğinden söz etsin yoksa o kıçı kırıkların botlarından donlarına kadar abd mi alıyor_??? O yüzden mi bu konuya hiç eğilmedi sayın kardeşim!!
Milliyetçi mücadeleler bizden ıraktır kardeşim ben insanlar için mücadele ederim sosyalizm için asla ve asla sadece bir millet için mücadele etmem!!!
Benim mücadelem sınıf mücadelesidir!!Kürt bağımsızlığı gibi milliyetçi bir mücadele değildir.Ayrıca beni yok kuzey ırak yok diğer türk devletleri falan ilgilendirmez beni ülkem ilgilendirir...
Benim ülkemdeki her kürt diğer Türki cumhuriyetlerdeki Türklerden daha değerlidir benim için...
Ama sadece Ahmet Türkle rahmi koçun aynı şey olduğunu ikisininmde halkı sömürdüğünü bilsin düşmanlarımız ağa olan ahmet türkle patron olan diğer iş adamlarıdır.
Leyla Zana nın babasının da binlerce dönüm arazisi vardır bunlar solcu değil ağadırlar abd nin uşağıdırlar!!
anatolya44 01.11.2007, 01:36 yanlız ben anatolya arkadasa şunu sormak istiyorum burada pkk nın kendi kardeşlerine saldırmasını masum insanları öldürmesini okul minibsünü bile mayınla havaya uçurmasını geçtim abd desteğinden söz etsin yoksa o kıçı kırıkların botlarından donlarına kadar abd mi alıyor_??? O yüzden mi bu konuya hiç eğilmedi sayın kardeşim!!
Milliyetçi mücadeleler bizden ıraktır kardeşim ben insanlar için mücadele ederim sosyalizm için asla ve asla sadece bir millet için mücadele etmem!!!
Benim mücadelem sınıf mücadelesidir!!Kürt bağımsızlığı gibi milliyetçi bir mücadele değildir.Ayrıca beni yok kuzey ırak yok diğer türk devletleri falan ilgilendirmez beni ülkem ilgilendirir...
Benim ülkemdeki her kürt diğer Türki cumhuriyetlerdeki Türklerden daha değerlidir benim için...
Leyla Zana nın babasının da binlerce dönüm arazisi vardır bunlar solcu değil ağadırlar abd nin uşağıdırlar!!
merhaba kardeşim bende sınıf mucadelesı veren bır insanım aynı zamanda sosyalistim. bunu bilmeni isterim. şimdi demissin ki pkk kendi kardeşlerini olduruyor. münubusleri taradı diye bu tarz eylemleri bende onaylamıyorum. sivil halka yapılan hiç bir eylem meşru değildir. bu kim tarafından yapılırsa yapılsın devrimciler de dahil. zaten bu tarz eylemler harekete zarar vericeği için hiç bir örgut bu tarz eylemler yapmaz.
demişsinki pkk bugun amerikanın emri altında yada ona bağlı diye. ben yazıklarından onu anlıyorum yanlışım varsa eger sen duzeltırsin. pkk nin bana bir tane amerika ile ilgi anlaşamsını gosterr. var mı bole bir şey ? he ama goruşmeleri olmuştur olabılerde bu gayet dogal geçmışte mitle de goruşemelrı oldu goruştu diye mıt çımı oldu ? tabıkı değil.
diyorsunki beni ilgilendiren sınıf mucadelesidir. eğer kendıne marksist ve lenınınst diyorsan sınıf muacedelesinden yanaysan ulusların kendi kaderini tayin hakkını savunman gerekir. eziline halkların milliyetçisi olurmu kardeşim ?
ahmet türk ve leyla zana için ağadırlar. demiissin bu kişiler kürt burjuvazisini temsil etmekedirler. bu konuda senle hem fikiririz. ve sana katılıyorum.
Kızıldeli 02.11.2007, 21:14 merhaba kardeşim bende sınıf mucadelesı veren bır insanım aynı zamanda sosyalistim. bunu bilmeni isterim. şimdi demissin ki pkk kendi kardeşlerini olduruyor. münubusleri taradı diye bu tarz eylemleri bende onaylamıyorum. sivil halka yapılan hiç bir eylem meşru değildir. bu kim tarafından yapılırsa yapılsın devrimciler de dahil. zaten bu tarz eylemler harekete zarar vericeği için hiç bir örgut bu tarz eylemler yapmaz.
demişsinki pkk bugun amerikanın emri altında yada ona bağlı diye. ben yazıklarından onu anlıyorum yanlışım varsa eger sen duzeltırsin. pkk nin bana bir tane amerika ile ilgi anlaşamsını gosterr. var mı bole bir şey ? he ama goruşmeleri olmuştur olabılerde bu gayet dogal geçmışte mitle de goruşemelrı oldu goruştu diye mıt çımı oldu ? tabıkı değil.
diyorsunki beni ilgilendiren sınıf mucadelesidir. eğer kendıne marksist ve lenınınst diyorsan sınıf muacedelesinden yanaysan ulusların kendi kaderini tayin hakkını savunman gerekir. eziline halkların milliyetçisi olurmu kardeşim ?
ahmet türk ve leyla zana için ağadırlar. demiissin bu kişiler kürt burjuvazisini temsil etmekedirler. bu konuda senle hem fikiririz. ve sana katılıyorum.
-----------------------------------------------------------------
ahmet türk ve leyla zana kaçtane işçi çalıştırıyolar yanlarında ne üretiyolar merak ettim nerde bunların fabrikaları????
|
|