Orijinalini görmek için tıklayınız : Kızıldere'de Öldürülen Devrimcileri Övmek Suç!


Baran336
21.10.2007, 13:14
Kızıldere'de Öldürülen Devrimcileri Övmek Suç!


Mahkeme, 35 yıl önce yapılan Kızıldere direnişini övdüğü gerekçesiyle "Tek Yol Devrim Hareket" dergisi yazı işleri müdürü Bozkurt'u mahkum etti.

İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi, bir yazıda 1972 yılında Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamını engellemek için gerçekleştirilen Kızıldere eylemini "destansı bir tarih" olarak nitelendirdiği için "Tek Yol Devrim Hareket" dergisi yazı işleri müdürü Kemal Bozkurt'u mahkum etti.

Derginin Mart 2004 tarihli sayısında yer alan "Bir Gün Mutlaka" başlıklı yazıda "suç sayılan fiili övdüğü" gerekçesiyle mahkeme, dün (18 Ekim) görülen karar duruşmasında Bozkurt'u Ceza Yasası'nın (TCK) 215. maddesine dayanarak bir ay hapisle cezalandırdı.


Bozkurt'a verilen cezayı 218. madde uyarınca cezayı bir ay 15 güne çıkaran mahkeme, 50. maddeye dayanarak da cezayı 45 gün adli para cezası karşılığında 900 YTL'ye çevirdi.

Duruşmada söz alan Bozkurt'un avukatı Erdal Doğan, "Kızıldere olayı bundan 35 yıl önce gerçekleşmiş, o dönem içinde suç bile olsa artık ceza takibinde olmayacak bir durumdur" dedi.

Doğan: İfade özgürlüğü sarsıcı da olabilir

Doğan, daha önce verdiği yazılı savunmasında da, "İfade özgürlüğü, yalnızca iyi karşılanan veya rahatsız edici bulunmayan veya kayıtsız kalınan bilgi ve fikirler için değil, aynı zamanda saldırgan bulunan, sarsıcı bir etki yaratan veya rahatsız eden türdeki bilgi ve fikirler için de geçerlidir. Bunlar demokratik toplumun vazgeçilmez özelliği olan çoğulculuğun, açık fikirliliğin ve hoşgörünün gereğidir" tespiti yapmıştı.

Suçlanan ifadeler

26 Nisan 2004 tarihli iddianamede suça gerekçe gösterilen yazıda şu bölümler de yer alıyordu:

Mahir Çayan ve arkadaşlarının direnişiyle ilgili bir yazıda, "Deniz, Hüseyin ve Yusuf'un idam edilmesini engellemek için giriştikleri bir eylemle katledildiler. 1972 yılının Kızıldere'si devrimcilerin bilincine kazınmış destansı bir tarihtir (...) Üzerlerine yağan kurşunlara göğüs gerdiler, inançlarının asla yok edilemeyeceğini, teslim alınmayacağını egemenlere destansı bir direnişle gösterdiler. Birlikte mücadele etmenin de tarihi Kızıldere'de yazılmıştır."

"Terör propagandası"ndan beraat

Bozkurt ve dergi sahibi Çağrı Karadağ, "Kürtler Kardeşimdir, E Tipindekiler evlatların" ve "1 Eylül Dünya Barış Günü" başlıklı yazılardan açılan davada beraat etmişti.

Eylül-Ekim 2004 tarihli dergi sayısında çıkan yazılarda "terör örgütü propagandası yapıldığı" gerekçesiyle Karadağ ve Bozkurt, Terörle Mücadele Yasası'nın (TMY) 7/2-son maddesi gereğince yargılanıyordu.

-alinti-
http://www.aleviforum.com/attachment.php?attachmentid=14323&stc=1&d=1192960609
Onurlu Mücadelenin Sehitleri Ölümsüzdür


Korkunun Ecele faydasi yok… Sözde Laik Demokratik Düzenin Piyonlari
Aradan Yillar Gecmesine ramen Devrim Sehitlerinin Anilmasindan isimlerinin Telafuz edilmesinden bile hala korkuyorlar. 35 Yil sonra bile Düzen korkuyorsa onurlu mücadelenin onayidir bu.
Baski ve caydirma Politikalariyla bir yerlere varamayacaklarini ögrenememisler. O dönemler bile baskiyla zulümle vazgeciremediniz simdi mi vazgecireceksiniz. Güzden ekilen fidanlar yesermeye basladi, Tomurcuklari durdu, bunlarin korkusu bundandir.

Kaldiki sözüm ona birde düsünce özgürlügü var
Iyi ki var, varda böyle, birde olmasa.....

yozgatlı
21.10.2007, 13:49
devlet büyük ihtimalle yaptığı katliamın yeni nesil tarafından duyulmasını istemediği için böyle yapıyor bunuda kişinin ifade özgürlüğünü engelleyerek kullanıyor devlet aydınlanmış kendini özgürce dile getirebilen düşüncelerini açıkça belirten insan istemiyor maalesef o yüzdende yerimizde sayıyoruz...

H.BaranYıldırım
21.10.2007, 15:01
Hiçbir güç, hiçbir kuvvet, hiçbir baskı, hiçbir ceza benim o insanların yaptıkları ve eylemi sevmemi engelleyemez.

Kızıldere ONUR'umuzdur.

İliryali
21.10.2007, 16:31
Değerli Canlar,

Can Dündar'ın da içinde bulunduğu bir kurul tarafından hazırlanan "12 Mart Belgeseli"nde yer alan, Emekli bir polis şefinin anlattığı bir anekdotu, aklımda kaldığınca aktarmak istiyorum.

Polis Şefinin anlatımına göre;

Sinan Cemgil'in cenazesinin babasına teslimi sırasında, etrafta köylüler birikmiş. Babası Cenazenin başından köylülere doğru bir kaç adım atmış. Onlara hitaben
"Biz varlıklı bir aile sayılırız. Hiç bir maddi sorunumuz yok. Oğlum, yüksek bir puanla Türkiye'nin en iyi üniversitesi olan ODTÜ'ye girdi. Başarılı bir öğrenciydi. Bir-kaç sene sonra mezun olacaktı. Mezun olduktan sonrada, yüksek maaşla, yüksek mevkilere gelecekti. Rahat bir yaşam sürebilecekti. Ama öldü. Neden öldü hiç düşündünüz mü? O sizin için öldü, burada bir tabut içinde yatıyor, sizse uzaktan bakıyorsunuz."

şeklinde konuşmuş, yine polis şefinin anlatımına göre, toplanmış olan köylüler,
kafalarını önlerine eğip, sessiz kalmışlar.

buradaki konuyu okuyunca, ne kadar bağlantılı olduğunu bilmiyorum ama, yine de sizlerle paylaşmak istedim.

Saygılarımla

ilker_che
21.10.2007, 16:38
Kızıldere adın ahire kalsın
Yiğitlik sanı Mahire kalsın...

hiç kimse onlara olan sevgi ve saygımıza engel olamaz...

Baran336
21.10.2007, 23:32
Oy dere kizil dere
Böyle akisin nere
Bizde halmi biraktin
Sana can vere vere

Dere bizim evimiz
Suyu alin terimiz
Söyle nedendir dere
Vurulur gençlerimiz

Dere böyle durulmaz
Gence kursun sikilmaz
Sanma fasist olandan
Birgün hesap sorulmaz