orontes
22.10.2007, 10:57
Sen sofusun hep dinden dem vurursun
Banada sapık dinsiz der durursun
Peki ben ne görünüyorsam o’yum
Ya sen ne görünüyorsan o’musun
Ömer Hayyam
Tanrı deyince aklımıza ne gelir...?
Göklerde elinde asası tahtında oturan, bazen öfkelenip gazaba gelen, gazaba geldikçe kullarını cehennem ateşinde yakan, bazen de bizi bağışlayan ve cennetin hayallere bile zor sığan nimetleri ile mükafatlandıran bir Göksel Varlık..? Ya da, skolastik düşüncenin kurucusu Johannes Scotus Eriugena’nın dediği gibi sonsuzdan gelip sonsuza uzanan bir sır, ucu bucağı olmayan bir enerji, bir Kozmik Bilinç'midir Tanrı dediğimiz ?
Bir Kutsal kitap düşünün, kainatı ve bu kainattaki bütün canlıları yaratan, onların sevgi ile birbirlerini kucaklamalarını isteyen Tanrı adına onun hükümlerini size ilettiğini söylüyor..
Ve o hükümler ki, milyarlarca insanın yaşamlarını bir şekilde etkiliyor.. Bir kısım insanlar hep o hükümlere göre karar veriyor, yaşamlarını inançları doğrultusunda hep o hükümlere göre düzene sokuyor.. Ve bazıları sadece kendi yaşamlarını değil, başkalarının yaşamlarını da bu hükümlere uydurmaya çalışıyor öyleki, bu insanlar Kutsal kitaptaki hükümler gereği olarak bu uygulamaların yerine getirilmesinde kendilerini vazifeli hissediyor..
İnsanlığın en büyük yanlışı bu mu, sorusu da buradan, bu sonsuz enerjinin insanlara kitaplar gönderdiği inancından başlıyor görünmekte.. Öyle bir inanç ki dünya asırlardır bu dinsel inançlar yüzünden birbirine girmiş durumda.. Bu kavram içinde, herşeye muktedir olan sonsuz enerji, yani Tanrı'nın insanlara verdiği akılla onları kontrol etmediği, ya da edemediği ama, kitaplar ve peygamberler göndererek, onların vasıtası ile yarattığı insanları ısrarla kendine inandırmaya ve kontrol altına almaya çalıştığı görülüyor.
Gönderdiği son kitap olan Kuran'a baktığımızda, Allah'ın insanları, bu konuda akıllarına gelen soruları kabul etmeden, hatta bunu büyük günah sayaraktan, onları biraz da sonu gelmeyen cehennem ayetleri ile cezalandıracağını söyleyerek doğrudan kendisine ve peygamberine inanca çağırdığını görüyoruz..
Kuran, içeriğindeki ayetlerin devamlı olarak Allah’dan geldiğini, diğer dinlerin değil, İslam’ın hak dini olduğunu söylüyor ve bu ayetlerin Allah kelamı olduğunun inkar edilemiyeceğini tekrarlıyor.
Al-i Imran/19… Allah nezdinde hak din İslâm'dır. Kitap verilenler, kendilerine ilim geldikten sonradır ki, aralarındaki kıskançlık yüzünden ayrılığa düştüler. Allah'ın âyetlerini inkâr edenler bilmelidirler ki Allah'ın hesabı çok çabuktur.
Al-i Imran/102…Ey iman edenler! Allah'tan, O'na yaraşır şekilde korkun ve ancak müslümanlar olarak can verin.
Kişi Müslüman olarak ölmediyse durumu ne olacaktır..?
Tanrı, bir din göndermiş olmamıştır, sonra bir din daha göndermiş bu din de amacına ulaşmamıştır.. Son olarak da İslam dinini göndermiş ve son gönderdiği ile diğerlerini sapıklıkla suçlamıştır..
3. Ali Imran../ 85..İslam’dan başka dinlere rağbet edenler tam bir sapıklık ve ziyan içerisindedirler..
Bu ifadeye göre, dünyada 5 milyardan fazla insan, Müslüman olmadığı için sapıklık ve ziyan içindedirler..
Ömer Hayyam, kendisinden başkasını doğru görmeyen, diğerlerine sapık diyen Müslümanları dörtlüğünde anlatıyor. Bu dörtlük bugün, herşey Kuran'da yazılıdır, batı bilimi Müslümanlardan almıştır diyen softa politikacılar için iyi bir örnektir.
Dünya üç beş bilgisizin elinde
Onlarca her bilgi kendilerinde.
Üzülme, eşek eşeği beğenir
Hayır var sana kötü demelerinde..
Tanrı, daha önce gönderdiği dinlerle insanları yola getiremediğini görerek, son olarak da İslam’ı gönderiyor ve başka dinden olanların bu dine dönmesini istiyor.. Bütün bu inanç sistemine baktığımızda, Tanrı tekdir ama gönderdiği dinler birden fazladır… Herşeye muktedir olan Tanrı'nın, ilk gönderdiği dinler ile amacına ulaşamayıp, daha sonra İslam dinini göndermesi ise meçhul sırlar taşımaktadır.
Şirk kelime anlamı olarak Tanrı’ya ortak koşmaktır.. İslam inancına göre Allah’a ortak koşan kimse Müşrik’dir ve yeri cehennemdir..
Kuran'da Allah herşeyden önce, ısrarla kullarının kendisine inanmalarını ve kesinlikle başka bir ilaha inanmamalarını istemektedir.. En büyük günah şirktir.. Başka ilaha inananların gidecekleri tek yer de cehennemdir ve bu Kuran’da çeşitli ayetlerde defalarca yazar.
2.Bakara/22. O Rab ki, yeri sizin için bir döşek, göğü de (kubbemsi) bir tavan yaptı. Gökten su indirerek onunla, size besin olsun diye (yerden) çeşitli ürünler çıkardı. Artık bunu bile bile Allah'a şirk koşmayın.
5.Maide/82. İnsanlar içerisinde iman edenlere düşmanlık bakımından en şiddetli olarak Yahudiler ile, şirk koşanları bulacaksın. Onlar içinde iman edenlere sevgi bakımından en yakın olarak da "Biz Hristiyanlarız" diyenleri bulacaksın. Çünkü onların içinde keşişler ve râhipler vardır ve onlar büyüklük taslamazlar.
31.Lokman/13. Lokman, oğluna öğüt vererek: Yavrucuğum! Allah'a ortak koşma! Doğrusu şirk, büyük bir zulümdür, demişti.
69.Hakka/9. Firavun, ondan öncekiler ve altı üstüne getirilen beldeler halkı (Lût kavmi) hep o günahı (şirki) işlediler.
4.Nİsa/116. Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz; ondan başka günahları dilediği kimse için bağışlar. Kim Allah'a ortak koşarsa büsbütün sapıtmıştır.
17.İsra/39. İşte bunlar, Rabbinin sana vahyettiği hikmetlerdir. Allah ile birlikte başka ilâh edinme; sonra kınanmış ve (Allah'ın rahmetinden) uzaklaştırılmış olarak cehenneme atılırsın.
22.Hac/ 31. Kendisine ortak koşmaksızın Allah'ın hanifleri (O'nun birliğini tanıyan müminler olun). Kim Allah'a ortak koşarsa sanki o, gökten düşüp parçalanmış da kendisini kuşlar kapmış, yahut rüzgâr onu uzak bir yere sürüklemiş (bir nesne) gibidir.
29.Ankebut/ 68. Allah'a karşı yalan uyduran yahut kendisine hak gelmişken onu yalan sayandan daha zalimi kimdir? Cehennemde kâfirlere yer mi yok!
29/69. Ama bizim uğrumuzda cihad edenleri elbette kendi yollarımıza eriştireceğiz. Hiç şüphe yok ki Allah iyi davrananlarla beraberdir.
46. Ahkaf/5. Allah'ı bırakıp da kıyamet gününe kadar kendisine cevap veremeyecek şeylere tapandan daha sapık kim olabilir? (Oysa) onlar, bunların tapmalarından habersizdirler.
Bu kadar yüce bir varlığın yarattığı kulları tarafından kendisine ortak koşulmamasını isteme gibi bir zorunluluğa ihtiyacı varmıdır…? Bu akla ilk gelecek olan soru olarak beliriyor.
İkinci soru ise, ısrarla kullarının kendisine inanmasını isteyen kutsal kitaplardaki Tanrı, neden sorgulayan kişilere içinde çelişkilerle dolu bir kitap yerine, daha inandırıcı bir ileti sistemi bulamamıştır..? Tanrı yarattığı insana bir akıl vermiştir, ama o insanın o akılla kendi içinde sorgulama yapmasını istememektedir..
Herhalde bu sorular İslam inanırlarının öncelikli olarak cevabını bulmaları gereken sorular olarak geliyor.
Her nekadar İslam'ın bir hoş görü dini olduğu söyleniyor olsa da, Kuran, Şirk içinde olan insanlar için farklı bir konum getirmektedir.
Tevbe/113. (Kâfir olarak ölüp) cehennem ehli oldukları onlara açıkça belli olduktan sonra, akraba dahi olsalar, (Allah'a) ortak koşanlar için af dilemek ne peygambere yaraşır ne de inananlara.
Rivayet edildiğine göre Resulullah amcası Ebu Talib için Allah’tan mağfiret dilemek istemiş, bunun üzerine yukarıdaki ayet inmiştir.. Daha öncede İbrahim Peygamber, babasının affı için Allah’a dua edeceğine dair babasına söz vermiş ve Allah’tan onun affını istemişti.. Fakat babasının Allah düşmanı olduğunu anlayınca dua etmeyi bırakmıştır.. Aşağıdaki ayet de onunla ilgilidir..
Tevbe/114. Ibrahim'in babası için af dilemesi, sadece ona verdiği sözden dolayı idi. Ne var ki, onun Allah'ın düşmanı olduğu kendisine belli olunca, ondan uzaklaştı. Şüphesiz ki Ibrahim çok yumuşak huylu ve pek sabırlı idi.
Konuyla ilgili bir hadiste şöyle der..
Yine Ebu Hureyre Radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Kıyamet günü, ateşten bir parça, boyun şeklinde uzanır. Bunun, gören iki gözü, işiten iki kulağı, konuşan bir dili vardır. Der ki: "Ben üç takım (insanı cezalandırmak) için vazifelendirildim: Allah'la birlikte bir başka ilaha dua eden kimse, bile bile zulmeden cebbâr, tasvirciler."
Tirmizi, Cehennem 1, (2577).
Kardeşlik, dostluk ve sevgi dini olduğu iddia edilen Islâm, diğerlerine nasıl bakar..?
Önce En'am /108. Ayette, Allah'tan başkasına tapanlara (ve putlarına) sövmeyin; sonra onlar da bilmeyerek Allah'a söverler. Böylece biz her ümmete kendi işlerini câzip gösterdik. Sonunda dönüşleri Rablerinedir. Artık O ne yaptıklarını kendilerine bildirecektir. Der..
Sonra, Tevbe / 28...Ey iman edenler! Müşrikler ancak bir pisliktir.. demektedir..
Kimdir Müşrik…?
Sözlük tanımına göre, Müşrik, şirke giren yani Tanrı’ya, ortak koşan, birden fazla Tanrı inancında olandır.. İslam anlayışı, Müşrik kelimesinin manasını, bir kulun ebedi hayatını cehenneme hak kazandırması şeklinde görür.. Müşrik olmak, İslam anlayışında, Allah ile birlikte, Allah’a ait olan kavramlarda, kullara bir şekilde bir pay vermek, Allah'dan başka varlıklardan medet beklemek, Allah'ın kanunlarındanbaşka kanun kabul etmek gibi Kuran ve Sünnetle şirk olduğu sabit olmuş hususlarda Allah’dan başkasına nasip ayırmaktır. Bu nasip ayrılan varlık taş, ateş, güneş veya herhangi bir gezegen, bir yıldız olabileceği gibi bir Peygamber veya bir melek de olabilir.
Tevbe Suresi / 30..ayete baktığımız zaman, Yahudiler, Uzeyr Allah’ın oğludur dediler..Hıristiyanlar’da İsa Allah’ın oğludur dediler.. Bu onların ağızları ile geveledikleri sözlerdir.. Sözlerini daha önce kafir olmuş kimselerin sözlerine benzetiyorlar.. Allah onları kahretsin, Nasılda haktan batıla döndürülüyorlar.. dediğini görüyoruz.. Burada, Yahudilere ve Hristiyanlara yönelik bir nefret vurgulanıyor.. Sebep, Yahudilerin Uzeyr Allah’ın oğludur, Hristiyanların da İsa Allah’ın oğludur demeleri.., yani Allah’a ortak koşarak şirke girmeleridir..
Öncelikle, bilinmesi gerekir ki, Yahudilerin, Uzeyr Peygamberi, Allah'ın oğlu olarak gördükleri Tevrat'ın hiç bir bölümünde yazmadığı gibi, tarihin hiç bir yerinde de, belirtilmemiştir.. Ayrıca On Emir'in ilk hükmü, Karşımda başka ilahların olmayacak. şeklindedir.. Tevrat / Çıkış / Bap 20/3. Dolayısı ile, Muhammed'in, bu yakıştırmayı hangi amaçla buraya koyduğu belirsizdir.
Ancak İncil'e baktığımızda, İslam inancına göre, İncil'deki öğretinin şirk'e yani Allah'a ortak koşma durumuna geldiğini görürüz..
Matta Bap/28
18-İsa yanlarına geldi ve onlara söyleyip dedi: Gökte ve yeryüzünde bütün hakimiyet bana verildi.
19-Imdi siz gidip bütün milletleri şakirt edin, onları Baba ve Oğul ve Ruhülkudüs ismiyle vaftiz eyleyin..
Yuhanna Birinci Mektup..Bap/5
4-Çünkü Allah'tan doğmuş olan herkes dünyayı yener ve dünyayı yenmiş olan galebe budur, yani imanımızdır..
5-İsa'nın Allah'ın oğlu olduğuna iman edenden başka, dünyayı yenen kimdir.?
6-Su ve kan vasıtası ile, yalnız su ile değil, fakat su ile ve kan ile gelmiş olan budur, İsa Mesihtir..
7-Ve şehadet eden Ruhtur, çünkü Ruh hakikattir.
8-Çünkü şehadet edenler üçtür. Ruh ve su ve kan. Ve üçü birde mutabıktırlar.
9-Eğer insanların şehadetini kabul ediyorsak, Allah'ın şehadeti daha büyüktür, çünkü Allah'ın kendi oğlu hakkında ettiği şehadet budur
10-Allah'ın oğluna iman edenin onda şehadeti vardır, Allah'a iman etmiyen onu yalancı etmiştir, çünkü Allah'ın kendi Oğlu hakkında ettiği şehadete iman etmemiştir..
Yuhanna / Bap/3
16- Zira Allah dünyayı öyle sevdiki biricik Oğlunu verdi, ta ki ona iman eden her adam helak olmasın, ancak ebedi hayatı olsun..
17-çünkü Allah dünyaya hükmetsin diye değil, ancak dünya onunla kurtulsun diye, Oğlunu dünyaya gönderdi..
Tevbe Suresi 30 ve 31. Ayetlerde geçen teslis konusu, yani Hristiyanların, Kuran’daki ayetlerde yazıldığı şekli ile, Allah’dan başka, kutsal ruh ve İsa’yı kendilerine Rab edinmeleri, İncil’de bu şekilde belirtilmiştir.. Kuran, İncil’de belirtilen bu ayetlere dayanarak, Hristiyanların teslis inancını red eder..
9. Tevbe /31.. Yahudiler Allah’ı bırakıp bilginlerini, Hristiyanlar’da rahiplerini ve Meryem oğlu İsa’yı rabler edindiler.. Halbuki onlara ancak tek ilaha kulluk etmeleri emrolundu...
Aynı şekilde Maide / 73
5:73. Andolsun "Allah, üçün üçüncüsüdür" diyenler de kâfir olmuşlardır. Halbuki bir tek Allah'dan başka hiçbir Tanrı yoktur. Eğer diye geldiklerinden vazgeçmezlerse, içlerinden kâfir olanlara acı bir azap İsabet edecektir.
Müşrik kelimesinin tanımına göre, Putperestler birer müşrikdir, çünkü putları kendilerine şefaatçi sayarak Allah'a eş koşmaktadırlar. Hernekadar Tevrat'da belirtilmediyse de, Kuran'a göre Yahudiler, Uzeyr Peygamber Allah'ın oğludur, demişlerdir ve dolayısı ile Uzeyr'i Tanrı’ya eş koştukları için İslam anlayışına göre onlar da Müşrikdirler.. Aynı şekilde İsa’yı Allah’ın oğlu olarak gördükleri için, dolayısı ile Tanrı’ya eş koşmuş olduklarından, Hristiyanlar da Müşrik tanımlaması içine girmektedirler… Yani İslam’ın dışındaki bütün dinlerden olanlar İslam’a göre bir şekilde müşrik kavramı içindedirler..
Kuran’da müşrikler hakkında yazılı olan ayetler ise bugün İslami radikal kesimden bir çok kişiyi tahrik eder ifadeler içermektedir..
Banada sapık dinsiz der durursun
Peki ben ne görünüyorsam o’yum
Ya sen ne görünüyorsan o’musun
Ömer Hayyam
Tanrı deyince aklımıza ne gelir...?
Göklerde elinde asası tahtında oturan, bazen öfkelenip gazaba gelen, gazaba geldikçe kullarını cehennem ateşinde yakan, bazen de bizi bağışlayan ve cennetin hayallere bile zor sığan nimetleri ile mükafatlandıran bir Göksel Varlık..? Ya da, skolastik düşüncenin kurucusu Johannes Scotus Eriugena’nın dediği gibi sonsuzdan gelip sonsuza uzanan bir sır, ucu bucağı olmayan bir enerji, bir Kozmik Bilinç'midir Tanrı dediğimiz ?
Bir Kutsal kitap düşünün, kainatı ve bu kainattaki bütün canlıları yaratan, onların sevgi ile birbirlerini kucaklamalarını isteyen Tanrı adına onun hükümlerini size ilettiğini söylüyor..
Ve o hükümler ki, milyarlarca insanın yaşamlarını bir şekilde etkiliyor.. Bir kısım insanlar hep o hükümlere göre karar veriyor, yaşamlarını inançları doğrultusunda hep o hükümlere göre düzene sokuyor.. Ve bazıları sadece kendi yaşamlarını değil, başkalarının yaşamlarını da bu hükümlere uydurmaya çalışıyor öyleki, bu insanlar Kutsal kitaptaki hükümler gereği olarak bu uygulamaların yerine getirilmesinde kendilerini vazifeli hissediyor..
İnsanlığın en büyük yanlışı bu mu, sorusu da buradan, bu sonsuz enerjinin insanlara kitaplar gönderdiği inancından başlıyor görünmekte.. Öyle bir inanç ki dünya asırlardır bu dinsel inançlar yüzünden birbirine girmiş durumda.. Bu kavram içinde, herşeye muktedir olan sonsuz enerji, yani Tanrı'nın insanlara verdiği akılla onları kontrol etmediği, ya da edemediği ama, kitaplar ve peygamberler göndererek, onların vasıtası ile yarattığı insanları ısrarla kendine inandırmaya ve kontrol altına almaya çalıştığı görülüyor.
Gönderdiği son kitap olan Kuran'a baktığımızda, Allah'ın insanları, bu konuda akıllarına gelen soruları kabul etmeden, hatta bunu büyük günah sayaraktan, onları biraz da sonu gelmeyen cehennem ayetleri ile cezalandıracağını söyleyerek doğrudan kendisine ve peygamberine inanca çağırdığını görüyoruz..
Kuran, içeriğindeki ayetlerin devamlı olarak Allah’dan geldiğini, diğer dinlerin değil, İslam’ın hak dini olduğunu söylüyor ve bu ayetlerin Allah kelamı olduğunun inkar edilemiyeceğini tekrarlıyor.
Al-i Imran/19… Allah nezdinde hak din İslâm'dır. Kitap verilenler, kendilerine ilim geldikten sonradır ki, aralarındaki kıskançlık yüzünden ayrılığa düştüler. Allah'ın âyetlerini inkâr edenler bilmelidirler ki Allah'ın hesabı çok çabuktur.
Al-i Imran/102…Ey iman edenler! Allah'tan, O'na yaraşır şekilde korkun ve ancak müslümanlar olarak can verin.
Kişi Müslüman olarak ölmediyse durumu ne olacaktır..?
Tanrı, bir din göndermiş olmamıştır, sonra bir din daha göndermiş bu din de amacına ulaşmamıştır.. Son olarak da İslam dinini göndermiş ve son gönderdiği ile diğerlerini sapıklıkla suçlamıştır..
3. Ali Imran../ 85..İslam’dan başka dinlere rağbet edenler tam bir sapıklık ve ziyan içerisindedirler..
Bu ifadeye göre, dünyada 5 milyardan fazla insan, Müslüman olmadığı için sapıklık ve ziyan içindedirler..
Ömer Hayyam, kendisinden başkasını doğru görmeyen, diğerlerine sapık diyen Müslümanları dörtlüğünde anlatıyor. Bu dörtlük bugün, herşey Kuran'da yazılıdır, batı bilimi Müslümanlardan almıştır diyen softa politikacılar için iyi bir örnektir.
Dünya üç beş bilgisizin elinde
Onlarca her bilgi kendilerinde.
Üzülme, eşek eşeği beğenir
Hayır var sana kötü demelerinde..
Tanrı, daha önce gönderdiği dinlerle insanları yola getiremediğini görerek, son olarak da İslam’ı gönderiyor ve başka dinden olanların bu dine dönmesini istiyor.. Bütün bu inanç sistemine baktığımızda, Tanrı tekdir ama gönderdiği dinler birden fazladır… Herşeye muktedir olan Tanrı'nın, ilk gönderdiği dinler ile amacına ulaşamayıp, daha sonra İslam dinini göndermesi ise meçhul sırlar taşımaktadır.
Şirk kelime anlamı olarak Tanrı’ya ortak koşmaktır.. İslam inancına göre Allah’a ortak koşan kimse Müşrik’dir ve yeri cehennemdir..
Kuran'da Allah herşeyden önce, ısrarla kullarının kendisine inanmalarını ve kesinlikle başka bir ilaha inanmamalarını istemektedir.. En büyük günah şirktir.. Başka ilaha inananların gidecekleri tek yer de cehennemdir ve bu Kuran’da çeşitli ayetlerde defalarca yazar.
2.Bakara/22. O Rab ki, yeri sizin için bir döşek, göğü de (kubbemsi) bir tavan yaptı. Gökten su indirerek onunla, size besin olsun diye (yerden) çeşitli ürünler çıkardı. Artık bunu bile bile Allah'a şirk koşmayın.
5.Maide/82. İnsanlar içerisinde iman edenlere düşmanlık bakımından en şiddetli olarak Yahudiler ile, şirk koşanları bulacaksın. Onlar içinde iman edenlere sevgi bakımından en yakın olarak da "Biz Hristiyanlarız" diyenleri bulacaksın. Çünkü onların içinde keşişler ve râhipler vardır ve onlar büyüklük taslamazlar.
31.Lokman/13. Lokman, oğluna öğüt vererek: Yavrucuğum! Allah'a ortak koşma! Doğrusu şirk, büyük bir zulümdür, demişti.
69.Hakka/9. Firavun, ondan öncekiler ve altı üstüne getirilen beldeler halkı (Lût kavmi) hep o günahı (şirki) işlediler.
4.Nİsa/116. Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz; ondan başka günahları dilediği kimse için bağışlar. Kim Allah'a ortak koşarsa büsbütün sapıtmıştır.
17.İsra/39. İşte bunlar, Rabbinin sana vahyettiği hikmetlerdir. Allah ile birlikte başka ilâh edinme; sonra kınanmış ve (Allah'ın rahmetinden) uzaklaştırılmış olarak cehenneme atılırsın.
22.Hac/ 31. Kendisine ortak koşmaksızın Allah'ın hanifleri (O'nun birliğini tanıyan müminler olun). Kim Allah'a ortak koşarsa sanki o, gökten düşüp parçalanmış da kendisini kuşlar kapmış, yahut rüzgâr onu uzak bir yere sürüklemiş (bir nesne) gibidir.
29.Ankebut/ 68. Allah'a karşı yalan uyduran yahut kendisine hak gelmişken onu yalan sayandan daha zalimi kimdir? Cehennemde kâfirlere yer mi yok!
29/69. Ama bizim uğrumuzda cihad edenleri elbette kendi yollarımıza eriştireceğiz. Hiç şüphe yok ki Allah iyi davrananlarla beraberdir.
46. Ahkaf/5. Allah'ı bırakıp da kıyamet gününe kadar kendisine cevap veremeyecek şeylere tapandan daha sapık kim olabilir? (Oysa) onlar, bunların tapmalarından habersizdirler.
Bu kadar yüce bir varlığın yarattığı kulları tarafından kendisine ortak koşulmamasını isteme gibi bir zorunluluğa ihtiyacı varmıdır…? Bu akla ilk gelecek olan soru olarak beliriyor.
İkinci soru ise, ısrarla kullarının kendisine inanmasını isteyen kutsal kitaplardaki Tanrı, neden sorgulayan kişilere içinde çelişkilerle dolu bir kitap yerine, daha inandırıcı bir ileti sistemi bulamamıştır..? Tanrı yarattığı insana bir akıl vermiştir, ama o insanın o akılla kendi içinde sorgulama yapmasını istememektedir..
Herhalde bu sorular İslam inanırlarının öncelikli olarak cevabını bulmaları gereken sorular olarak geliyor.
Her nekadar İslam'ın bir hoş görü dini olduğu söyleniyor olsa da, Kuran, Şirk içinde olan insanlar için farklı bir konum getirmektedir.
Tevbe/113. (Kâfir olarak ölüp) cehennem ehli oldukları onlara açıkça belli olduktan sonra, akraba dahi olsalar, (Allah'a) ortak koşanlar için af dilemek ne peygambere yaraşır ne de inananlara.
Rivayet edildiğine göre Resulullah amcası Ebu Talib için Allah’tan mağfiret dilemek istemiş, bunun üzerine yukarıdaki ayet inmiştir.. Daha öncede İbrahim Peygamber, babasının affı için Allah’a dua edeceğine dair babasına söz vermiş ve Allah’tan onun affını istemişti.. Fakat babasının Allah düşmanı olduğunu anlayınca dua etmeyi bırakmıştır.. Aşağıdaki ayet de onunla ilgilidir..
Tevbe/114. Ibrahim'in babası için af dilemesi, sadece ona verdiği sözden dolayı idi. Ne var ki, onun Allah'ın düşmanı olduğu kendisine belli olunca, ondan uzaklaştı. Şüphesiz ki Ibrahim çok yumuşak huylu ve pek sabırlı idi.
Konuyla ilgili bir hadiste şöyle der..
Yine Ebu Hureyre Radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Kıyamet günü, ateşten bir parça, boyun şeklinde uzanır. Bunun, gören iki gözü, işiten iki kulağı, konuşan bir dili vardır. Der ki: "Ben üç takım (insanı cezalandırmak) için vazifelendirildim: Allah'la birlikte bir başka ilaha dua eden kimse, bile bile zulmeden cebbâr, tasvirciler."
Tirmizi, Cehennem 1, (2577).
Kardeşlik, dostluk ve sevgi dini olduğu iddia edilen Islâm, diğerlerine nasıl bakar..?
Önce En'am /108. Ayette, Allah'tan başkasına tapanlara (ve putlarına) sövmeyin; sonra onlar da bilmeyerek Allah'a söverler. Böylece biz her ümmete kendi işlerini câzip gösterdik. Sonunda dönüşleri Rablerinedir. Artık O ne yaptıklarını kendilerine bildirecektir. Der..
Sonra, Tevbe / 28...Ey iman edenler! Müşrikler ancak bir pisliktir.. demektedir..
Kimdir Müşrik…?
Sözlük tanımına göre, Müşrik, şirke giren yani Tanrı’ya, ortak koşan, birden fazla Tanrı inancında olandır.. İslam anlayışı, Müşrik kelimesinin manasını, bir kulun ebedi hayatını cehenneme hak kazandırması şeklinde görür.. Müşrik olmak, İslam anlayışında, Allah ile birlikte, Allah’a ait olan kavramlarda, kullara bir şekilde bir pay vermek, Allah'dan başka varlıklardan medet beklemek, Allah'ın kanunlarındanbaşka kanun kabul etmek gibi Kuran ve Sünnetle şirk olduğu sabit olmuş hususlarda Allah’dan başkasına nasip ayırmaktır. Bu nasip ayrılan varlık taş, ateş, güneş veya herhangi bir gezegen, bir yıldız olabileceği gibi bir Peygamber veya bir melek de olabilir.
Tevbe Suresi / 30..ayete baktığımız zaman, Yahudiler, Uzeyr Allah’ın oğludur dediler..Hıristiyanlar’da İsa Allah’ın oğludur dediler.. Bu onların ağızları ile geveledikleri sözlerdir.. Sözlerini daha önce kafir olmuş kimselerin sözlerine benzetiyorlar.. Allah onları kahretsin, Nasılda haktan batıla döndürülüyorlar.. dediğini görüyoruz.. Burada, Yahudilere ve Hristiyanlara yönelik bir nefret vurgulanıyor.. Sebep, Yahudilerin Uzeyr Allah’ın oğludur, Hristiyanların da İsa Allah’ın oğludur demeleri.., yani Allah’a ortak koşarak şirke girmeleridir..
Öncelikle, bilinmesi gerekir ki, Yahudilerin, Uzeyr Peygamberi, Allah'ın oğlu olarak gördükleri Tevrat'ın hiç bir bölümünde yazmadığı gibi, tarihin hiç bir yerinde de, belirtilmemiştir.. Ayrıca On Emir'in ilk hükmü, Karşımda başka ilahların olmayacak. şeklindedir.. Tevrat / Çıkış / Bap 20/3. Dolayısı ile, Muhammed'in, bu yakıştırmayı hangi amaçla buraya koyduğu belirsizdir.
Ancak İncil'e baktığımızda, İslam inancına göre, İncil'deki öğretinin şirk'e yani Allah'a ortak koşma durumuna geldiğini görürüz..
Matta Bap/28
18-İsa yanlarına geldi ve onlara söyleyip dedi: Gökte ve yeryüzünde bütün hakimiyet bana verildi.
19-Imdi siz gidip bütün milletleri şakirt edin, onları Baba ve Oğul ve Ruhülkudüs ismiyle vaftiz eyleyin..
Yuhanna Birinci Mektup..Bap/5
4-Çünkü Allah'tan doğmuş olan herkes dünyayı yener ve dünyayı yenmiş olan galebe budur, yani imanımızdır..
5-İsa'nın Allah'ın oğlu olduğuna iman edenden başka, dünyayı yenen kimdir.?
6-Su ve kan vasıtası ile, yalnız su ile değil, fakat su ile ve kan ile gelmiş olan budur, İsa Mesihtir..
7-Ve şehadet eden Ruhtur, çünkü Ruh hakikattir.
8-Çünkü şehadet edenler üçtür. Ruh ve su ve kan. Ve üçü birde mutabıktırlar.
9-Eğer insanların şehadetini kabul ediyorsak, Allah'ın şehadeti daha büyüktür, çünkü Allah'ın kendi oğlu hakkında ettiği şehadet budur
10-Allah'ın oğluna iman edenin onda şehadeti vardır, Allah'a iman etmiyen onu yalancı etmiştir, çünkü Allah'ın kendi Oğlu hakkında ettiği şehadete iman etmemiştir..
Yuhanna / Bap/3
16- Zira Allah dünyayı öyle sevdiki biricik Oğlunu verdi, ta ki ona iman eden her adam helak olmasın, ancak ebedi hayatı olsun..
17-çünkü Allah dünyaya hükmetsin diye değil, ancak dünya onunla kurtulsun diye, Oğlunu dünyaya gönderdi..
Tevbe Suresi 30 ve 31. Ayetlerde geçen teslis konusu, yani Hristiyanların, Kuran’daki ayetlerde yazıldığı şekli ile, Allah’dan başka, kutsal ruh ve İsa’yı kendilerine Rab edinmeleri, İncil’de bu şekilde belirtilmiştir.. Kuran, İncil’de belirtilen bu ayetlere dayanarak, Hristiyanların teslis inancını red eder..
9. Tevbe /31.. Yahudiler Allah’ı bırakıp bilginlerini, Hristiyanlar’da rahiplerini ve Meryem oğlu İsa’yı rabler edindiler.. Halbuki onlara ancak tek ilaha kulluk etmeleri emrolundu...
Aynı şekilde Maide / 73
5:73. Andolsun "Allah, üçün üçüncüsüdür" diyenler de kâfir olmuşlardır. Halbuki bir tek Allah'dan başka hiçbir Tanrı yoktur. Eğer diye geldiklerinden vazgeçmezlerse, içlerinden kâfir olanlara acı bir azap İsabet edecektir.
Müşrik kelimesinin tanımına göre, Putperestler birer müşrikdir, çünkü putları kendilerine şefaatçi sayarak Allah'a eş koşmaktadırlar. Hernekadar Tevrat'da belirtilmediyse de, Kuran'a göre Yahudiler, Uzeyr Peygamber Allah'ın oğludur, demişlerdir ve dolayısı ile Uzeyr'i Tanrı’ya eş koştukları için İslam anlayışına göre onlar da Müşrikdirler.. Aynı şekilde İsa’yı Allah’ın oğlu olarak gördükleri için, dolayısı ile Tanrı’ya eş koşmuş olduklarından, Hristiyanlar da Müşrik tanımlaması içine girmektedirler… Yani İslam’ın dışındaki bütün dinlerden olanlar İslam’a göre bir şekilde müşrik kavramı içindedirler..
Kuran’da müşrikler hakkında yazılı olan ayetler ise bugün İslami radikal kesimden bir çok kişiyi tahrik eder ifadeler içermektedir..