Orijinalini görmek için tıklayınız : İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ve İslam


orontes
22.10.2007, 10:59
Madde 1- Bütün insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler, birbirlerine karşı kardeşlik anlayışıyla davranmalıdırlar.

Ali-İmran/28. Müminler, müminleri birakip da kâfirleri dost edinmesin. Kim bunu yaparsa, artik onun Allah nezdinde hiçbir degeri yoktur.....

Nisa/144. Ey iman edenler! Müminleri birakip da kâfirleri dost edinmeyin; (bunu yaparak) Allah'a, aleyhinizde apaçik bir delil mi vermek istiyorsunuz?

Muhammed/35. Üstün durumda iken gevseyip barisa çagirmayin. Allah sizinle beraberdir. O amellerinizi asla eksiltmeyecektir.
*******
Madde 2- Herkes, ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal veya başka bir görüş, ulusal veya sosyal köken, mülkiyet, doğuş veya herhangi başka bir ayrım gözetmeksizin bu Bildirge ile ilan olunan bütün haklardan ve bütün özgürlüklerden yararlanabilir. Ayrıca, ister bağımsız olsun, ister vesayet altında veya özerk olmayan ya da başka bir egemenlik kısıtlamasına bağlı ülke yurttaşı olsun, bir kimse hakkında, uyruğunda bulunduğu devlet veya ülkenin siyasal, hukuksal veya uluslararası statüsü bakımından hiçbir ayrım gözetilmeyecektir.

Maide/51. Ey iman edenler! Yahudileri ve hiristiyanlari dost edinmeyin. Zira onlar birbirinin dostudurlar (birbirinin tarafini tutarlar). Içinizden onlari dost tutanlar, onlardandir. Süphesiz Allah, zalimler topluluguna yol göstermez.
*******
Madde 3- Yaşamak, özgürlük ve kişi güvenliği herkesin hakkıdır.

Tevbe/5. Haram aylar çikinca müsrikleri buldugunuz yerde öldürün; onlari yakalayin, onlari hapsedin ve onlari her gözetleme yerinde oturup bekleyin. Eger tevbe eder, namazi dosdogru kilar, zekâti da verirlerse artik yollarini serbest birakin. Allah yarligayan, esirgeyendir.

Nisa/89. Sizin de kendileri gibi inkâr etmenizi istediler ki onlarla esit olasiniz. O halde Allah yolunda göç edinceye kadar onlardan hiçbirini dost edinmeyin. Eger yüz çevirirlerse onlari yakalayin, buldugunuz yerde öldürün ve hiçbirini dost ve yardimci edinmeyin.
*******
Madde 4- Hiç kimse kölelik veya kulluk altında bulundurulamaz, kölelik ve köle ticareti her türlü biçimde yasaktır.

Bakara/178. Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hüre hür, köleye köle, kadına kadın (öldürülür). Ancak her kimin cezası, kardeşi (öldürülenin velisi) tarafından bir miktar bağışlanırsa artık (taraflar) hakkaniyete uymalı ve (öldüren) ona (gereken diyeti) güzellikle ödemelidir. Bu söylenenler, Rabbinizden bir hafifletme ve rahmettir. Her kim bundan sonra haddi aşarsa muhakkak onun için elem verici bir azap vardır.

Bakara/221. İman etmedikçe putperest kadınlarla evlenmeyin. Beğenseniz bile, putperest bir kadından, imanlı bir câriye kesinlikle daha iyidir. İman etmedikçe putperest erkekleri de (kızlarınızla) evlendirmeyin. Beğenseniz bile, putperest bir kişiden inanmış bir köle kesinlikle daha iyidir. Onlar (müşrikler) cehenneme çağırır. Allah ise, izni (ve yardımı) ile cennete ve mağfirete çağırır. Allah, düşünüp anlasınlar diye âyetlerini insanlara açıklar.

Nur/58. Ey müminler! Ellerinizin altinda bulunan (köle ve cariyeleriniz) ve içinizden henüz ergenlik çagina girmemis olanlar, sabah namazindan önce, ögleyin soyundugunuz vakit ve yatsi namazindan sonra (yaniniza gireceklerinde) sizden üç defa izin istesinler.......

Nisa/92. Yanlislikla olmasi disinda bir müminin bir mümini öldürmeye hakki olamaz. Yanlislikla bir mümini öldüren kimsenin, mümin bir köle azat etmesi ve ölenin ailesine teslim edilecek bir diyet vermesi gereklidir. Meger ki ölünün ailesi o diyeti bagislamis ola. (Bu takdirde diyet vermez). Eger öldürülen mümin oldugu halde, size düsman olan bir toplumdan ise mümin bir köle azat etmek lâzimdir. Eger kendileriyle aranizda antlasma bulunan bir toplumdan ise ailesine teslim edilecek bir diyet ve bir mümin köleyi azat etmek gerekir. Bunlari bulamayan kimsenin, Allah tarafindan tevbesinin kabulü için iki ay pespese oruç tutmasi lâzimdir. Allah her seyi bilendir, hikmet sahibidir.

Maide/89. Allah, kasitsiz olarak agzinizdan çikiveren yeminlerinizden dolayi sizi sorumlu tutmaz, fakat bilerek yaptiginiz yeminlerden dolayi sizi sorumlu tutar. Bunun da keffâreti, ailenize yedirdiginiz yemegin orta hallisinden on fakire yedirmek, yahut onlari giydirmek, yahut da bir köle azat etmektir. Bunlari bulamiyan üç gün oruç tutmalidir. Yemin ettiginiz takdirde yeminlerinizin keffâreti iste budur. Yeminlerinizi koruyun (onlara riayet edin). Allah size âyetlerini açikliyor; umulur ki sükredersiniz!
*******
Madde 5- Hiç kimseye işkence yapılamaz, zalimce, insanlık dışı veya onur kırıcı davranışlarda bulunulamaz ve ceza verilemez.

Maide/33. Allah ve Resûlüne karsi savasanlarin ve yeryüzünde (hak) düzeni bozmaya çalisanlarin cezasi ancak ya (acimadan) öldürülmeleri, ya asilmalari, yahut el ve ayaklarinin çaprazlama kesilmesi, yahut da bulunduklari yerden sürülmeleridir. Bu onlarin dünyadaki rüsvayligidir. Onlar için ahirette de büyük azap vardir.

Muhammed/4. (Savasta) inkâr edenlerle karsilastiginiz zaman boyunlarini vurun. Nihayet onlara iyice vurup sindirince bagi sikica baglayin (esir alin). Savas sona erince de artik ya karsiliksiz veya fidye karsiligi saliverin. Durum su ki, Allah dileseydi, onlardan intikam alirdi. Fakat sizi birbirinizle denemek ister. Allah yolunda öldürülenlere gelince, Allah onlarin yaptiklarini bosa çikarmaz.
Nur/2. Zina eden kadin ve zina eden erkekten her birine yüz sopa vurun; Allah'a ve ahiret gününe inaniyorsaniz, Allah'in dininde (hükümlerini uygularken) onlara aciyacaginiz tutmasin. Müminlerden bir gurup da onlara uygulanan cezaya sahit olsun.

Nur/4. Namuslu kadinlara zina isnadinda bulunup, sonra (bunu isbat için) dört sahit getiremeyenlere seksener sopa vurun ve artik onlarin sahitligini hiçbir zaman kabul etmeyin. Onlar tamamen günahkârdirlar.

Nisa/34. Allah'in insanlardan bir kismini digerlerine üstün kilmasi sebebiyle ve mallarindan harcama yaptiklari için erkekler kadinlarin yöneticisi ve koruyucusudur. Onun için sâliha kadinlar itaatkârdir. Allah'in kendilerini korumasina karsilik gizliyi (kimse görmese de namuslarini) koruyucudurlar. Bas kaldirmasindan endise ettiginiz kadinlara ögüt verin, onlari yataklarda yalniz birakin ve (bunlarla yola gelmezlerse) dövün. Eger size itaat ederlerse artik onlarin aleyhine baska bir yol aramayin; çünkü Allah yücedir, büyüktür.
******
Madde 6- Herkesin, her nerede olursa olsun, hukuksal kişiliğinin tanınması hakkı vardır.

Tevbe/29. Kendilerine Kitap verilenlerden Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, Allah ve Resûlünün haram kildigini haram saymayan ve hak dini kendine din edinmeyen kimselerle, küçülerek elleriyle cizye verinceye kadar savasin.
*******
Madde 7- Herkes yasa önünde eşittir ve ayrım gözetilmeksizin yasanın korunmasından eşit olarak yararlanma hakkına sahiptir. Herkesin bu Bildirgeye aykırı her türlü ayrım gözetici işleme karşı ve böyle işlemler için yapılacak her türlü kışkırtmaya karşı eşit korunma hakkı vardır.

Nahl/75. Allah, hiçbir seye gücü yetmeyen, baskasinin mali olmus bir köle ile katimizdan kendisine verdigimiz güzel riziktan gizli ve açik olarak harcayan (hür) bir kimseyi misal verir. Bunlar hiç esit olurlar mi? Dogrusu hamd Allah'a mahsustur. Fakat onlarin çogu (bunu) bilmezler.
Nahl/76. Allah, su iki kisiyi de misal verir: Onlardan biri dilsizdir, hiçbir sey beceremez ve efendisinin üstüne bir yüktür. Onu nereye gönderse bir hayir getiremez. Simdi, bu adamla, dogru yolda yürüyerek adaleti emreden kimse esit olur mu?
*****
Madde 8- Herkesin anayasa yada yasayla tanınmış temel haklarını çiğneyen eylemlere karşı yetkili ulusal mahkemeler eliyle etkin bir yargı yoluna başvurma hakkı vardır.

Maide/44 ....... Kim Allah'in indirdigi (hükümler) ile hükmetmezse iste onlar kâfirlerin ta kendileridir.

Maide/......Kim Allah'in indirdigi ile hükmetmezse iste onlar zalimlerdir.

Maide/47. Incil'e inananlar, Allah'in onda indirdigi (hükümler) ile hükmetsinler. Kim Allah'in indirdigi ile hükmetmezse iste onlar fâsiklardir.
********.
Madde 10- Herkesin, hak ve yükümlülükleri belirlenirken ve kendisine bir suç yüklenirken, tam bir şekilde davasının bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından hakça ve açık olarak görülmesini istemeye hakkı vardır.

Madde 11-
1. Kendisine bir suç yüklenen herkes, savunması için gerekli olan tüm güvencelerin tanındığı açık bir yargılama sonunda, yasaya göre suçlu olduğu saptanmadıkça, suçsuz sayılır.
2. Hiç kimse işlendiği sırada ulusal yada uluslararası hukuka göre bir suç oluşturmayan herhangi bir eylem veya ihmalden dolayı suçlu sayılamaz. Kimseye suçun işlendiği sırada uygulanabilecek olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez.

Tevbe/5. Haram aylar çikinca müsrikleri buldugunuz yerde öldürün; onlari yakalayin, onlari hapsedin ve onlari her gözetleme yerinde oturup bekleyin. Eger tevbe eder, namazi dosdogru kilar, zekâti da verirlerse artik yollarini serbest birakin. Allah yarligayan, esirgeyendir.
******
Madde 16-
1. Yetişkin her erkeğin ve kadının , ırk, yurttaşlık veya din bakımlarından herhangi bir kısıtlamaya uğramaksızın evlenme ve aile kurmaya hakkı vardır.

Bakara/221. İman etmedikçe putperest kadınlarla evlenmeyin. Beğenseniz bile, putperest bir kadından, imanlı bir câriye kesinlikle daha iyidir. İman etmedikçe putperest erkekleri de (kızlarınızla) evlendirmeyin. Beğenseniz bile, putperest bir kişiden inanmış bir köle kesinlikle daha iyidir. Onlar (müşrikler) cehenneme çağırır. Allah ise, izni (ve yardımı) ile cennete ve mağfireteçağırır. Allah, düşünüp anlasınlar diye âyetlerini insanlara açıklar.
******
Madde 18- Herkesin düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne hakkı vardır. Bu hak, din veya topluca, açık olarak ya da özel biçimde öğrenim, uygulama, ibadet ve dinsel törenlerle açığa vurma özgürlüğünü içerir.

Madde 19- Herkesin düşünce ve anlatım özgürlüğüne hakkı vardır. Bu hak düşüncelerinden dolayı rahatsız edilmemek, ülke sınırları söz konusu olmaksızın, bilgi ve düşünceleri her yoldan araştırmak, elde etmek ve yaymak hakkını gerekli kılar.

Tevbe/5. Haram aylar çikinca müsrikleri buldugunuz yerde öldürün; onlari yakalayin, onlari hapsedin ve onlari her gözetleme yerinde oturup bekleyin. Eger tevbe eder, namazi dosdogru kilar, zekâti da verirlerse artik yollarini serbest birakin. Allah yarligayan, esirgeyendir.
******
Madde 23-
1. Herkesin çalışma, işini serbestçe seçme, adaletli ve elverişli koşullarda çalışma ve işsizliğe karşı korunma hakkı vardır.
2. Herkesin, herhangi bir ayrım gözetmeksizin, eşit iş için eşit ücrete hakkı vardır.
3. Herkesin kendisi ve ailesi için insan onuruna yaraşır ve gerekirse her türlü sosyal koruma önlemleriyle desteklenmiş bir yaşam sağlayacak adil ve elverişli bir ücrete hakkı vardır.
4. Herkesin çıkarını korumak için sendika kurma veya sendikaya üye olma hakkı vardır.

Madde 24- Herkesin dinlenmeye, eğlenmeye, özellikle çalışma süresinin makul ölçüde sınırlandırılmasına ve belirli dönemlerde ücretli izne çıkmaya hakkı vardır.

(Bakınız Madde 4 için verilen ayetler (Köleliğin İslam'da meşru sayılması))

*******
Madde 25-
1. Herkesin kendisinin ve ailesinin sağlık ve refahı için beslenme, giyim, konut ve tıbbi bakım hakkı vardır. Herkes, işsizlik, hastalık, sakatlık, dulluk, yaşlılık ve kendi iradesi dışındaki koşullardan doğan geçim sıkıntısı durumunda güvenlik hakkına sahiptir.
2. Anaların ve çocukların özel bakım ve yardım görme hakları vardır. Bütün çocuklar, evlilik içi veya evlilik dışı doğmuş olsunlar, aynı sosyal güvenceden yararlanırlar.

(İslam'da Zekat, Kurban eti, Sadaka vardır ve 1400 yıldır hiçbir coğrafyada bu sorunlara hiçbir çözüm getirememiştir)
*********
Madde 26-
1. Herkes eğitim hakkına sahiptir. Eğitim, en azından ilk ve temel eğitim aşamasında parasızdır. İlköğretim zorunludur. Teknik ve mesleksel eğitim herkese açıktır. Yüksek öğretim, yeteneklerine göre herkese tam bir eşitlikle açık olmalıdır.
2. Eğitim insan kişiliğini tam geliştirmeye ve insan haklarıyla temel özgürlüklere saygıyı güçlendirmeye yönelik olmalıdır. Eğitim, bütün uluslar, ırklar ve dinsel topluluklar arasında anlayış, hoşgörü ve dostluğu özendirmeli ve Birleşmiş Milletlerin barışı koruma yolundaki çalışmalarını geliştirmelidir.
3. Çocuklara verilecek eğitimin türünü seçmek, öncelikle ana ve babanın hakkıdır.

(Bu Maddenin ikinci şıkkını tekrar okuyun ve İslam'ı düşünün)

kece_dine
23.10.2007, 05:09
tsk ederim yeniden orontes can..guzel bi nokta yakalamissin yine.... islamiyette bunun aksi konusulur..bu yuzdenki islamiyet veya diger dinler mantigima ters gelir benim..

devrim69
23.10.2007, 13:58
Ne güzel bir karşılaştırma olmuş orontes:D düşünülmesi gerekir.

yozgatlı
23.10.2007, 14:02
çok güzel bir çalışma olmuş emeğine sağlık

barısyıldırım
23.10.2007, 14:45
Arkadaşlar Alevimen (Erhan Ozbey) den bir ricada bulunucam Aleviforum sitesine altarnatif bir forum açsın. Bu forumun adıda Antikuranforum olsun. Bu site bir Alevi sitesimi yoksa Kurana peygambere ve yoluna düşman bir sitemi?
Her fırsatta Kuran ayetlerini kendi fikrinizce yorumluyor ve beşer insanların yazdığı dünyevi konu başlıklarıyla kıyaslıyorsunuz ve kıyaslayanlarıda gördümmü büyük keyif alıyorsunuz.Sorarım bu ayetlari yorumlayan dostlarıma hangi ilminize güvenerek bu ayetleri yorumluyorsunuz. İlim-i Ledun'a sahipmisiniz? Profillerinizde gördüğüm kadarıyla Orontes dostumuz hariç hepiniz alevisiniz . Soruyorum İmam Ali yi severmisiniz.Eğer cevabınız evetse şunu bilin O ki Müminlerin Emiri Ali - el Murtaza hepinizin bildiği gibi Sıffın savaşın da düzenbaz Amr b. As ın hilesi üzere Kuran ayetlerini mızraklar ucuna taktırmış İmam Ali kuran'a olan saygısı nedeni ile düşman birliklerine saldırmamıştır.Onlara hitaben yaptığı konoşmada kendisinin Kuranı Natık olduğunu beyan etmiştir.

xolxol_12
23.10.2007, 15:31
Kur'an hoşgörülüdür diye ortalıkda dolananlar bunları okursa sevinirim

readme
23.10.2007, 15:43
emperyalist arguman ve beyinler tarafından beslenmiş '' insan hakları evrensel beyannamesi'' ile bazı kuran ayetlerini mukayese etmek, magna carta ile tevratı kıyaslamak kadar saçma. merak edilmesin yarın başka beyannemalerin çıkarılmasıda kolaydır!.

bu topicte hinlik aramak gerektiğini düşünüyorum.


redhouse sözlügüne baktığımızda magna carta şu sekilde tanımlamıştır. "ingiliz derebeyleri ve kral john tarafindan çıkarılan büyük ferman ki halkın şahsi masumiyetini veşahsi haklarını tanıyan ilk siyasi vesikadir, ingiliz demokrasisinin temelini teskil eder; sahsi hürriyeti müdafaa eden bir anayasa" (redhouse, s.633)

magna carta ile insanlara bazı hakların tanındığıda inker edilemez. ancak batılıların "insan haklarının temelini" bu fermanla başlatma iddialari tamamen asılsızdır. oysa ki yeryüzünde insan hak ve vecibeleri konusnuda ilk yazili belge hz. muhammedin başkanlığnda 4 büyük grubu temsil eden yetkilerin imzaladıkları medine sözlesmesidir.

batıda insan haklarının ikinci dönemeci kabul edien "fransız insan ve yurttaş hakları beyannamesi"dir. fransız ihtilaninin etkisiyle meydana getirilen fransız halkının milli meclis halinde toplanan mümessilleri tarafindan ilan edilen bu beyannameye ancak sınıf çatışması, kan, savaş ve buhran sonucu ulaşılabilmiştir.
islam, yaratılışının gereği insana tüm hakları vermiştir. insanlar arasında mal-mülk, kabile, renk, cins ayrımı yoktur. bunlar insanı insan olarak değerlendirme-de ölçü olarak kabul edilmemiştir. insana verilen bu değer kuranda ifadesini şöyle bulmuştur. "ey insanlar! biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık. millet ve kabileler halinde topluluklar kıldık ki birbirinizi tanıyasınız.''

islam, habeşli bir köleyi ordularının başına getirirken, ezilenleri, dışlananarı koruma mücadelesi verirken, dünya bu alanda düsünmeyi bile aklına getirmiyordu.

Islam'in insanliga sagladigi bazi haklari söyle maddelendirebiliriz:

Bütün insanlar dogustan günahsizdir. Suç ve ceza mefhumlari ergenlikten itibaren söz konusudur.
insanlar Adem'in çocuklari olup esit hak-lara sahip olarak dogarlar.
Her dogan canli yasama ve özgürlük hakkina sahiptir.
Insanlarin canlari, mallari ve irzlari koruma altinda olup kutsaldir.
Adalet dünya hayatinin temelidir. Herkes adaletten pay alma hakkina sahiptir. (Nisa, 58)
Insanlarin meskenleri koruma altindadir. Izinsiz girmek yasaktir. (Nur, 27)
Baskalarina zarar vermedikçe insanlarin neyle ugrastiklariyla ugrasmak, casusluk yapmak yasaktir. (Hucurat, 12)
Ferdi sorumluluk esastir. Kimse kimsenin yaptigindan dolayi sorumlu tutulamaz. (En'am, 164)
Herkes, istedigi gibi düsünme ve düsündügünü açiklama hakkina sahiptir. (Kur'an kendisine karsi çikanlara her türlü yolu denemeleri için meydan okur)
. Insanlar, inanç özgürlügüne sahiptirler. (Bakara, 256)
. Hiçkimsenin mali haksiz yollarla gaspedilemez. (Nisa, 29)
. Herkes kazanma hakkina sahiptir. Rantiyecilik yoktur.
. Herkes siyaset yapma hakkina sahiptir. (Bakara, 279)
. Zulmün, iskencenin ve haksizligin her çesidi yasaklanmistir. Zulüm yasak oldugu gibi, zulme karsi çikmamak ta yasaktir. (Bakara, 283)
. Her insan egitim ve ögretim özgürlügüne sahiptir. Ögrendiklerini baskalarina ögretme hakkina da sahiptir.
. Haklarin korunmasi için sahitlik yapma ve isteme hakki vardir. (Isra, 23)
. Ailede ana-babaya itaat esastir. (Ankebut, 8)
. Devlet hizmetinde çalisan ya da özel islerde çalisanlarin devlet ya da isverenleri üzerinde günün kosullarinda normla sartlarda geçinebilecekleri bir ücret alma haklari vardir.

mekzunsincari
24.10.2007, 17:50
bir de kendimize alevi diyeceğiz.

neden aleviler hz. ali (As)'ı hırıstiyanlar kadar araştırmıyor??

lübnanlı hıristiyan corc cordak 5ciltlik hz. ali ve insan hakları beyarnamesi diye bir kitap yazmış . bu kitapta insan hakları evrensel beyarnamesinin neredeyse tamamının hz. ali (as)'ın sözlerinden alıntı olduğu görülmektedir.
nehcul belağayı okursanız söylediklerimin kanıtını görürdünüz.
not: bilmeyen olabilir nehcul belağa hz. Ali (as)'ın hutbelerini ve kısa sözlerini içeren bir kitaptır.
lütfen aleviliği ve islamı daha iyi araştırarım....

mekzunsincari
24.10.2007, 17:52
Hz. Muhammed ve onunla beraber Hicret edenler müzakere döneminde bunları da göz önüne almak durumundaydılar. Bütün bunlara rağmen onlar olağanüstü bir Vesika hazırlamış ve tüm kabile ve inanç guruplarını bu metin etrafında ortak hareket eder noktaya getirmişlerdir. Hz. Ali’nin Mektuparını, Medine Vesikası / Rıza Şehri Mutabakatını ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesini okuyup karşılaştıralım. Bakalım önümüze nasıl bir İslam tablosu çıkıyor. Bütün bunları yan yana getirdiğimizde şunları görürüz.

1- İnsan Hakları Evrensl Beyannamesi aslında Hz. Muhammed ve Hz. Ali tarafından hazırlanmış, Batı Dünyası ise Evrensel Beyannameyi, Hz. Muhammed’in sunduğu Mutabakattan tam 1326 sene sonra ancak deklare edebilmiştir.
2- Batı Dünyasının bunu 1948 yılında deklare etmesinin altında yatan asıl gerçek, 2. Dünya Savaşının acılarını küllendirmek ve bir barış ortamının oluşmasına hizmet etmektir.
3- Batı Dünyasının önderlik ettiği Deklarasyonda, bunun hazırlanmasının neden geç kalındığı ve nereden esinlendiğini anlatılmamıştır.
4- İnsan Hakları Evrensl Beyannamesi ağırlıklı olarak Batı Dünyasının değerlerini gözetmektedir.Bu yüzden bazı ülkelere Birleşmiş Milletlerde Veto Hakkı tanımıştır. Veto Hakkı tanınan ülkeler genelde batı değerlerine sahip olan ve gözeten ülkelerdi.r
5- Bu ülkelerden 2 tanesi İngilltere ve Fransa birer Avrupa ülkeleridir. İnanç olarak Hristiyan ülkeleridir. 3. Ülke ABD ise Batı Avrupa’nın değerlerinin devamıdır. Süreçte siyasal ve ekonomik alanda öne çıkmasına rağmen egemen anlayış Hristiyan Batı mentaliteleridir. Temel değerleri oradan gelmedir ve orası ile örtüşmektedir. 4. Ülke olan Rusya kısmı olarak Avrupa’lıdır. Dinsel ağırlık olarak Hristiyanlığın başka bir mezhebi olan Ortadoks inancı egemendir. Evrensel Beyanname imzalandığında siyasal olarak Sosyalist inşaa dönemi içinde olması itibarı ile kısmi bir farklılık görülse de, netice olarak batı değerlerini gözetir ve aynı dindendir. Kaldı ki Sosyalist inşaa sürecinde yaşaması temel değerlerinden uzaklaşmamıştır. Örneğin bu dönem içinde Hristiyan dini uygulamalarına kısmi sınırlamalar getirse de, dini arşivleri yok etmemiş, hiç bir Kiliseyi yıkmamış, bilakis geldiği değerleri korumuş ve kollamıştır. Bu oluşuma mesafeli olan tek ülke Çin’dir. Gerek coğrafi, gerek inanç ve kültürel mentalitesi ile, ve gerekse siyasal yönetim şekli ile batıdan ayrıdır. Fakat bu ülkenin varlığının, bütün içinde fazla bir farklılık arz etmediği göz ardı edilmemelidir.
6- Birleşmiş Milletlerde Veto Hakkı olan ülkelerden hiç bir İslam değildir. Hiç biri Afrika coğrafyasından değildir. Hiç biri Latin Amerika, başka deyimle yerleşik (tarihsel) Amerikan değerlerinden değildir. Bunların içinde siyasal ve ekonomik alanda yoksulların coğrafyasından, başka deyimle 3. Dünya ülkelerinden hiç biri yoktur. İlginç bir örtüşme ile Hristiyan ve Batı ülkelerinin değerleri egemendir.
7- Batı Dünyası öncülük ettiği ve oluşturduğu İnsan Hakları Evrensel Beyanamesinin uygulanmasında zaman zaman önemli ölçüde ihlal de bulunmaktadır. Kanlı Savaşların çıkması ve sürdürülmesi, Kapitalist üretim ilişkilerinin değerlerinin öne çıkarılması, yoksul ülkelerin kapitalist sömürüye maruz kalmalarına rağmen rehabilitasyonunlarının ihmal edilmesi, korkunç bir silahlanma yarışı ile insan kaynaklarının heba edilmesi doğal olarak bu oluşumun samimiyetini sorgulatır. Ayrıca Birleşmiş Milletlerin, başka ülkelerin özlük haklarını ihlal eden ülkelere karşı zaman zaman müsamaha göstermesi, hatta Veto hakkı olan kimi ülkelerin bu ihlallere öncülük etmesi (Irak Savaşın da olduğu gibi) samimiyetini sorgulatan diğer önemli etkenlerdendir.
8- Batının İnsan Hakları ve Demokrasinin gelişim sürecinde, Batı dünyası dışındaki coğrafyayı görmede özellikle ketum davrandığını, İslamın veya başka etkenlerin katkılarını es geçip ulaşılan medeniyetin Antik Helenistik çağın (Eski Yunan) değerlerinin devamı olduğunu vurgulaması, dinler, kültürler ve mentalitelerin iyi anlaşılmasında ciddi bir örtü görevi görmektedir.
9- Hz. Muhammed ve Hz. Ali’nin dönemini kapsayan Beyannamede olası tereddütler ve iyi anlaşılamayan noktaların, o günün şartları gözetilerek yorumlanması ve değerlendirilmesi gerektmektedir.
10- Rıza Şehri Beyannamesine göre insanlar Din, Dil, Irk, Cinsiyet konusunda eşit ve özgürdürler.
11- Rıza Şehri Beyannamesine göre İslam da (inançta) zorlama yoktur.
12- Rıza Şehri Beyannamesine göre İslam tüm insanlığa Evrensel Değerler gözetilerek bakar. Evrensel değerlere denk düşmeyen yaklaşımlar red edilir.
13- İslam Dini ve Rıza Şehri Beyannamesi, Ehli Beyt ve onu sevenler, onu sahiplenenler tarafından sürdürülmüştür. Aynı değerlerin devamını savunan örneğin Hacı Bektaş Veli’nin EDEB (eline, diline, beline sahip ol) felsefesi, 72 Millete tek nazarla bakmayı slogan etmesi, Kadını okumayan Milletin yükselmeyeceği (gelişmeyeceği) tesbitleri de gösteriyor ki İslam dini ve Evrensel değerleri Ehli Beyt ve ona bağlı olanlar tarafından savunulmakta ve ileriye taşınmaktadır.
14- Aleviliğin temel inanç kurallarından biri olan 4 Kitaba bir nazarla bakmak, özellikle vurgu yapılan Kalü Bela’dan (Ezelden beri) İslam olmak, söylemlerinde sevgiyi öne çıkaran Yaradılanı Severim Yaradandan Ötürü (Yunus Emre), sözleri gibi deyimler, İslamın Evrensel Değerlerinin hem batıdan çok daha önce deklare edildiğini, hem her türlü eşitliği içerdiği ve hem de sevgiyi (Tasavvuf) öne çıkarması bakımından birer örnektir.
15- Bütün bunlar bir araya getirildiğinde Aleviliğe virtinde görülen veya öyle yansıyan İslam elbisesinin dar geldiği, Aleviliğin Evrensel olduğu, Aleviliğin diğer semavi dinlerin doğrularını da sahiplendiğini görmekteyiz.

not: bu bölüm "ehli beyt" isimli bir kitaptan alıntıdır.